Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Telifsiz Haber

Kapsül Haber Ajansı - Telifsiz Haber haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Telifsiz Haber haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yıldız Holding’in Senenin Yıldızları Ödülleri 18’inci Kez Sahiplerini Buldu Haber

Yıldız Holding’in Senenin Yıldızları Ödülleri 18’inci Kez Sahiplerini Buldu

Yıldız Holding'in başarıları birlikte kutlama ve sürekli gelişim anlayışının köklü geleneklerinden biri olan Senenin Yıldızları Ödül Töreni, bu yıl 18’inci kez gerçekleştirildi. Dünyanın dört bir yanındaki Yıldız Holding şirketlerinden çalışma arkadaşlarını ve paydaşları bir araya getiren tören, Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda düzenlendi. Bu yıl güncellenen ödül kategorileriyle kapsamı daha da genişleyen Senenin Yıldızları’na 200’ün üzerinde proje başvurdu. En yüksek başvuru “Operasyonel Mükemmellik” kategorisinde gerçekleşirken, bu kategoriyi “Büyümeye Katkı, Müşteriyi Kazanmak ve İnsana Yatırım” kategorileri izledi. Jüri değerlendirmesi ve çalışanların oyları sonucunda 59 finalist arasından 21 proje ödül almaya hak kazandı. Yönetim Kurulu Başkanı Özel Ödülü ile toplam 8 kategoride 22 ödül sahiplerini buldu. Senenin Yıldızları Ödülleri'nde her yıl farklı bir temanın belirlendiği Yönetim Kurulu Başkanı Özel Ödülü ise bu yıl "Teknolojiyle Değer Yaratanlar" kategorisinde verildi. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü tarafından değerlendirilen bu özel ödülde; teknolojiyi değer üretmenin somut bir aracına dönüştüren, ölçülebilir ve sürdürülebilir sonuçlar yaratan, farklı şirketlere örnek olabilecek nitelikte projeler öne çıktı. Törene katılan Murat Ülker: “Senenin Yıldızları’nın 18 yılda nasıl büyüdüğünü, dünyanın dört bir yanındaki 80 bin çalışma arkadaşımızı aynı heyecan etrafında buluşturan global bir geleneğe dönüştüğünü görmek benim için büyük bir mutluluk. Bugün farklı ülkelerden, farklı kültürlerden çalışma arkadaşlarımızın İstanbul’da bir araya gelmesi de bana ayrıca mutluluk veriyor. Yıllar içinde büyüdük, dünyaya yayıldık ama bizi bir arada tutan değerlerimiz ve birlikte başarmanın heyecanı hiç değişmedi. Başarı kadar o başarıyı fark etmenin, takdir etmenin ve birlikte kutlamanın da çok kıymetli olduğuna inanıyorum. ‘Mutlu Et Mutlu Ol’ anlayışımız da tam olarak bunu söylüyor; dünyanın neresinde olursak olalım birlikte başarmak, başarıyı birlikte kutlamak ve bu mutluluğu çoğaltmak.” Mehmet Tütüncü: “Geleceğe liderlik, fikirleri değere dönüştürmekten geçiyor” Törende konuşan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü, Senenin Yıldızları'nın Holding'in güçlü kurum kültürünü yansıtan önemli bir buluşma olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Yıldız Holding ve şirketlerimizde sürdürülebilir başarımızın arkasında, değişen ihtiyaçları öngörerek kendini sürekli yenileyen ve yeni fikirleri somut sonuçlara dönüştüren güçlü bir kültür var. Bu yıl 18’inci kez düzenlenen Senenin Yıldızları, bu kültürün en önemli yansımalarından biri olarak, her geçen yıl güncellenen kategorileri ve genişleyen kapsamıyla öne çıkıyor. Bu yılki 'Teknolojiyle Değer Yaratanlar' teması da bu anlayışın bir yansıması; çünkü geleceğe liderlik etmek fikirleri değere dönüştürmekten geçiyor, teknoloji de bu dönüşümün stratejik kaldıracı. Biz bu dönüşümü yalnızca takip etmiyor, teknolojiyi iş yapış biçimlerimizi geliştiren ve çalışma arkadaşlarımızın yetkinliklerini destekleyen bir araç olarak görüyor, faaliyet gösterdiğimiz sektörlerimizin geleceğini bu anlayışla şekillendirmeyi hedefliyoruz. Bu strateji, 'Mutlu Et, Mutlu Ol' anlayışıyla kararlılıkla sahiplenen çalışma arkadaşlarımızla anlam kazanıyor. Yıldız Holding'in sürdürülebilir başarısına katkı sağlayan, yıl boyunca emek vererek başarılı projelere imza atan ve bu geleneği her yıl aynı tutkuyla büyüten tüm çalışma arkadaşlarımı yürekten kutluyorum." Dönüşüm ve teknoloji gündemi ele alındı Mehmet Tütüncü’nün konuşmasının ardından, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Dönüşüm ve Teknoloji Lideri Yahya Ülker ile teknoloji ve dönüşüm odağında özel bir söyleşi gerçekleştirildi. Ülker, gerçek dönüşümün yeni bir teknolojiyi kullanmaya başlamaktan önce sorulan soruların değişmesiyle başladığını, yapay zekayı ise insanın muhakemesinin yerine geçen değil, düşünme alanını genişleten bir araç olarak gördüğünü ifade etti. Yıldız Holding’in farklı şirketlerinde hayata geçen projelerin bu dönüşüm anlayışının somut örnekleri olduğuna dikkat çeken Ülker, yakın zamanda üstlendiği pladis Avrupa Bölge Başkanlığı görevine ilişkin değerlendirmelerinde de farklı pazarlardaki bilgi ve deneyimin birbirini besleyen bir güce dönüşmesinin önemini vurguladı. Liderler panelinde sektörlerin geleceği konuşuldu Senenin Yıldızları Ödül Töreni’nde Yıldız Holding’in faaliyet gösterdiği gıda, atıştırmalık ve perakende sektörlerindeki dönüşüm ile bu alanların geleceği farklı perspektiflerden değerlendirildi. Program kapsamında düzenlenen liderler paneline pladis Uluslararası Pazarlardan Sorumlu Bölge Başkanı Tim Brett, Yıldız Holding Perakende Grubu Başkanı ve ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel ile Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO’su Mert Altınkılınç katıldı. Panelde, değişen tüketici beklentilerinin değer, beslenme, verimlilik ve sürdürülebilirlik ekseninde sektörleri nasıl yeniden şekillendirdiği; üretimden markalara, tedarik zincirinden perakendeye uzanan değer zincirinde rekabet gücünü belirleyen dinamikler; yerel mirası güçlü markaların küresel ölçekte nasıl büyütülebileceği ve geniş bir ekosistemde ortak başarıyı mümkün kılan iş birliği kültürü ele alındı. Teknoloji ve insan aynı sahnede buluştu Senenin Yıldızları Ödül Töreni, ödül programının yanı sıra teknoloji ve yaratıcılığı bir araya getiren özel bir performansa da ev sahipliği yaptı. Sanatçı ve besteci Mehmet Ünal ile ekibinin sunduğu Kozmik Senfoni özgün bir deneyim olarak katılımcılarla buluştu. Dijital teknolojilerin insan yaratıcılığı ve dokunuşuyla birleştiği interaktif performans, katılımcıları da deneyimin aktif bir parçası haline getirdi. Kozmik Senfoni, teknolojinin insanın yerini alan değil, insan yaratıcılığını ve ifade gücünü destekleyen bir araç olarak kullanılabileceğini ortaya koyarken; Senenin Yıldızları’nın birlikte üretme, yenilikçi düşünme ve geleceğe hazırlanma yaklaşımını da sahneye taşıdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknosa’da İki Üst Düzey Atama Haber

Teknosa’da İki Üst Düzey Atama

Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olan Mustafa Aşkım Akata, profesyonel kariyerine Adana Çimento’da yatırım ve teşvik bölümünde başladı. Ardından İnterbank ve Ziraat Bankası’nda Ticari ve Kurumsal Bankacılık Satış bölümlerinde görev alan Akata, 2005-2015 yılları arasında Akbank’ta Kurumsal Şube Müdürü, Ticari Şube Müdürü ve Bölge Müdürü olarak çalıştı. Kariyerine A101’de Bölge Genel Müdürü olarak devam eden Akata, 300 mağazanın yönetiminden sorumlu oldu. Son olarak 2017-2025 yılları arasında Eve Mağazacılık’ta CEO olarak görev yapan Akata şirketin kendi markalarının yaratılması, şirkete özel markaların kazanılması, 6 milyondan fazla müşteriye ulaşan sadakat kartı ve CRM projeleri ile dijital dönüşüm çalışmalarına liderlik etti. İzmir Fen Lisesi ve ODTÜ Havacılık Mühendisliği mezunu olan Zafer Özçelik, iki yıllık kurumsal bankacılık deneyiminin ardından University of San Francisco’da MBA eğitimini tamamladı. Kariyerine San Francisco merkezli Bleu Marketing Solutions şirketinde başlayan Özçelik, Türkiye’ye döndükten sonra Doğan Online’da Pazarlama Direktörü, Dentsu Grubu’nda Dijital Grup Başkanı (CDO) ve N11’de Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı (CMO) olarak görev yaptı. 2020 yılında kurduğu Moventum Danışmanlık’ta Genel Müdür ve Danışman olarak görev alan Özçelik, pazarlama, dijital dönüşüm, e-ticaret ve yapay zeka alanlarında danışmanlık yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Cerrahi Derneği ile Medtronic Türkiye’den Cerrahi Eğitiminde Uzun Soluklu Stratejik İş Birliği Haber

Türk Cerrahi Derneği ile Medtronic Türkiye’den Cerrahi Eğitiminde Uzun Soluklu Stratejik İş Birliği

Türk Cerrahi Derneği (TCD) ile Medtronic Türkiye arasında imzalanan Stratejik Eğitim Ortaklığı kapsamında, genel cerrahi alanında hekimlerin mesleki gelişimini desteklemeye yönelik kapsamlı bir eğitim programı başlatılıyor. Obezite ve metabolik cerrahi, karın duvarı cerrahisi ve mide kanseri cerrahisi alanlarına odaklanan program; güncel bilimsel bilginin paylaşılmasının yanı sıra cerrahların teknik becerilerini geliştirmelerine, deneyimli meslektaşlarıyla birlikte çalışmalarına ve mentorluk desteği almalarına olanak sağlayacak şekilde tasarlandı. İş birliğinin en önemli özelliklerinden biri, eğitimi tek seferlik etkinliklerle sınırlamaması. Yıl boyunca devam edecek program kapsamında yüz yüze eğitimler, çevrim içi öğrenme olanakları, vaka temelli bilimsel oturumlar ve mentorluk çalışmaları gerçekleştirilecek. Katılımcılar ayrıca İstanbul’daki Medtronic İnovasyon Merkezi’nde uygulamalı eğitimlere katılma fırsatı bulacak. Programın bilimsel içeriği ve eğitim müfredatı Türk Cerrahi Derneği’nin bilimsel liderliğinde oluşturulacak; eğitmenlerin seçimi ve programa katılım ölçütleri de Dernek tarafından belirlenecek. Medtronic Türkiye ise eğitim altyapısı, teknik ve organizasyon desteğinin yanı sıra Medtronic İnovasyon Merkezi’nin olanaklarıyla programa katkı sağlayacak. Mesleki gelişimi destekleyen, sürdürülebilir bir eğitim modeli oluşturuyoruz Türk Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Serdar Karaca, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türk Cerrahi Derneği olarak cerrahların sürekli mesleki gelişimini desteklemeyi ve bilimsel bilgi paylaşımını güçlendirmeyi temel sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Bu iş birliğiyle eğitimi yalnızca belirli dönemlerde gerçekleştirilen etkinliklerle sınırlamak yerine, mentorluk ve deneyim paylaşımıyla desteklenen sürekli bir gelişim sürecine dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Obezite ve metabolik cerrahi, karın duvarı cerrahisi ve mide kanseri cerrahisi gibi genel cerrahinin önemli alanlarında meslektaşlarımızın güncel bilgiye ve deneyime ulaşabilecekleri güçlü bir eğitim ortamı oluşturmak istiyoruz. Programın bilimsel liderliğinin Derneğimiz tarafından yürütülmesi ise mesleki bağımsızlığın korunması ve akademik niteliğin güvence altına alınması açısından bizim için özellikle önemli.” Eğitim yoluyla sağlık sistemlerine uzun vadeli değer katıyoruz Medtronic Türkiye, Rusya, Orta Doğu ve Orta Asya Bölge Başkan Yardımcısı Prosun Niyogi ise şunları söyledi: “Medtronic olarak, sağlık profesyonellerini eğitim yoluyla güçlendirmenin hasta bakımını geliştirmek ve sağlık hizmetlerinin geleceğini şekillendirmek açısından kritik öneme sahip olduğuna inanıyoruz. Türk Cerrahi Derneği ile gerçekleştirdiğimiz bu ortaklık, cerrahları yüksek kaliteli eğitim, mentorluk ve uygulamalı öğrenme fırsatlarıyla destekleme konusundaki ortak kararlılığımızı yansıtıyor. Birlikte, cerrahların mesleki gelişimini destekleyecek, cerrahi mükemmeliyeti güçlendirecek ve Türkiye genelinde hastalar için daha iyi sonuçlara katkı sağlayacak sürdürülebilir bir gelişim platformu oluşturuyoruz.” Eğitim faaliyetlerinin ötesine geçen bir gelişim platformu Medtronic Türkiye Kıdemli Ülke Direktörü Mustafa Emre Sevinç ise şu değerlendirmede bulundu: “Türk Cerrahi Derneği ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, geleneksel eğitim faaliyetlerinin ötesine geçen yeni bir yaklaşımı temsil ediyor. Obezite ve metabolik cerrahi, mide kanseri cerrahisi ve karın duvarı cerrahisi tek bir platform altında bir araya getirerek, cerrahların uzun vadeli gelişimini destekleyen yapılandırılmış bir öğrenim sistemi oluşturuyoruz. Türk Cerrahi Derneği’nin bilimsel liderliği ile Medtronic’in eğitim altyapısının birleşimi, Türkiye’de cerrahi eğitimin gelişimine katkı sağlayacak güçlü bir model ortaya koyuyor.” Program kapsamında seçilecek katılımcılar, yıl boyunca alanında uzman eğitmenler ve mentorlar tarafından yürütülen eğitim faaliyetlerine katılacak. Eğitim, mentorluk, takip ve değerlendirme mekanizmalarını tek bir yapı altında bir araya getiren programın, cerrahi uygulamalarda bilgi paylaşımını ve mesleki gelişimi desteklemesi hedefleniyor. Türk Cerrahi Derneği ve Medtronic Türkiye tarafından hayata geçirilen bu ortaklık, bilimsel iş birliği ve sürekli öğrenme odağıyla Türkiye’de cerrahi eğitimin gelişimine katkı sağlamayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rönesans Enerji’ye, ICBC’den 40 Milyon Dolarlık Yeni Yurtdışı Finansmanı Haber

Rönesans Enerji’ye, ICBC’den 40 Milyon Dolarlık Yeni Yurtdışı Finansmanı

Rönesans Holding ve TotalEnergies ortaklığında faaliyet gösteren Rönesans Enerji, sürdürülebilir büyüme stratejisi doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarını desteklemek amacıyla, dünyanın önde gelen finans kuruluşlarından ICBC ile 40 milyon ABD Doları tutarında yeni bir finansman anlaşmasına imza attı. Sağlanan finansman, şirketin devam eden ve planlanan yenilenebilir enerji yatırımlarına kaynak sağlarken, uzun vadeli büyüme hedeflerine ulaşmasına da katkıda bulunacak. Rönesans Enerji, bu işlemle birlikte son 3 yılda 10 farklı finansal kuruluştan yaklaşık 600 milyon ABD Doları tutarında finansman sağlamış olacak. ICBC ile gerçekleştirilen bu iş birliği, Rönesans Enerji'nin güçlü ortaklık yapısına, sağlam finansal performansına, yatırım vizyonuna ve uzun vadeli büyüme stratejisine duyulan uluslararası güveni bir kez daha ortaya koyuyor. Bugüne kadar birçok öncü ve yenilikçi finansmana imza atan Rönesans Enerji, bu iş birliğiyle portföyüne yeni bir yurt dışı finansman kaynağı daha ekliyor. Rönesans Holding'in mühendislik ve yatırım deneyimini, TotalEnergies'in küresel enerji alanındaki uzmanlığıyla bir araya getiren şirket, uluslararası finans kuruluşlarıyla geliştirdiği stratejik iş birlikleri sayesinde Türkiye'nin enerji dönüşümüne katkı sağlayacak yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Son yıllarda gerçekleştirdiği yatırımlarla Türkiye'nin yenilenebilir enerji sektöründeki en hızlı büyüyen şirketlerinden biri haline gelen Rönesans Enerji, yaklaşık iki yıl gibi kısa bir sürede kurulu gücünü 166 MW'tan 577 MW'a çıkararak 3,5 kat artırdı. Şirketin bugün itibarıyla toplam 126 MW kurulu güce sahip dört yenilenebilir enerji projesinin inşası devam ederken, 680 MW kapasiteli projelerin geliştirme çalışmaları sürüyor. Bugün 577 MW kurulu güce sahip olan Rönesans Enerji'nin inşaat ve geliştirme aşamasındaki projelerin tamamlanmasıyla portföyü 1.400 MW'a ulaşmış olacak. Rüzgâr, güneş, hidroelektrik ve batarya depolama alanlarında yatırımlarını sürdüren Rönesans Enerji, bu yeni finansmanla birlikte yenilenebilir enerji portföyünü daha da güçlendirmeyi ve Türkiye'nin enerji dönüşümüne katkısını artırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Vakfı’nın 2026-2027  Eğitim Dönemi Burs Başvuruları Başladı Haber

Sabancı Vakfı’nın 2026-2027 Eğitim Dönemi Burs Başvuruları Başladı

Sabancı Vakfı’nın eğitim alanındaki destekleri 2026-2027 eğitim döneminde de devam ediyor. Her yıl yaklaşık 1.500 öğrenciye karşılıksız burs sağlayan Sabancı Vakfı, başarılı ve maddi desteğe ihtiyaç duyan üniversite öğrencilerinin eğitim hayatlarını üniversiteye girişten mezuniyete kadar desteklemeyi sürdürüyor. Sabancı Vakfı’nın 2026-2027 eğitim yılı için burs kontenjanı tahsis ettiği üniversiteler arasında; Ankara, Boğaziçi, Çukurova, Dokuz Eylül, Ege, Gazi, Hacettepe, İstanbul Teknik, İstanbul, İstanbul-Cerrahpaşa, Marmara, Orta Doğu Teknik ve Yıldız Teknik Üniversitesi yer alıyor. Çukurova Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa ve Marmara Üniversitesi’nde okuyan öğrencilerin başvuruları www.microfon.co web sitesi üzerinden kabul edilecek. Bu dört üniversite dışında okuyan öğrencilerin başvuruları ise üniversitelerin burslarla ilgili birimleri üzerinden gerçekleşecek. Burs tutarının, www.sabancivakfi.org web sitesi üzerinden açıklanacağı program kapsamında ödemeler, 2026-2027 eğitim döneminde Ekim-Haziran ayları arasında 10 ay süreyle yapılacak. Sabancı Vakfı’nın, üniversitelere yeni yerleşen öğrencilere yönelik farklı burs programları bulunuyor: Üniversiteye Giriş Bursu: Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) Sabancı Vakfı tarafından belirlenen taban puanları sağlayarak burs kontenjanı tahsis edilen üniversitelere yerleştirilen öğrencilere veriliyor. Kalkınmada Öncelikli İller Bursu: Sabancı Vakfı tarafından belirlenen 15 ilden birinde ortaöğrenimini tamamlayan, YKS’de yerleştirme puanı ile sıralamanın en üstünde yer alarak il birincisi olup yurt içindeki devlet üniversitelerine ya da burslu olarak Vakıf üniversitelerine yerleştirilen öğrencilere veriliyor. Engelli Öğrenciler Bursu: YKS’de yerleştirme puanı ile sıralamanın en üstünde yer alarak yurt içindeki devlet üniversitelerine ya da burslu olarak Vakıf üniversitelerine yerleştirilen görme, işitme ve ortopedik engelli 5’er öğrenciye veriliyor. Üniversiteye yeni kayıt yaptıran ve Sabancı Vakfı’nın burs programına başvurmak isteyen öğrencilerin, üniversitelerin burslarla ilgilenen ofislerini ve Sabancı Vakfı’nın resmî internet sitesi www.sabancivakfi.org adresini takip etmeleri gerekiyor. Detaylı bilgi için burs@sabancivakfi.org adresine e-posta gönderilebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ren ve Tuna Nehirlerindeki Düşük Su Seviyeleri Avrupa Ekonomisini Baskı Altına Alıyor    Haber

Ren ve Tuna Nehirlerindeki Düşük Su Seviyeleri Avrupa Ekonomisini Baskı Altına Alıyor   

Coface, su seviyelerinin kısa vadede düşük kalmasının beklendiğine, ekonomik etkilerin ise önümüzdeki aylarda devam ederek kırılgan ekonomilerde büyümeyi olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Öne çıkan veriler 8 cm: Ren Nehri’nin Kaub ölçüm istasyonundaki su seviyesi 18 Ağustos’ta 8 santimetreye kadar geriledi. Bu seviye, nehir taşımacılığının kısıtlanmaya başladığı 78 santimetrelik eşiğin oldukça altında kalırken, 2018’de kaydedilen 25 santimetrelik tarihi dip seviyeyi de geride bıraktı. Yüzde 20: Ağustos ayı başında Ren Nehri’ndeki bazı yük gemileri normal taşıma kapasitelerinin yaklaşık yüzde 20’siyle sefer yapabildi. Yüzde 72: Avrupa’daki iç su yolu taşımacılığının yüzde 60’ı Ren, yüzde 12’si ise Tuna üzerinden gerçekleştiriliyor .Büyümede 0,4 puana varan kayıp: 2018’de yaşanan son büyük düşük su seviyesi döneminde Almanya’nın reel GSYH büyümesi 0,3 ila 0,4 puan gerilemişti. Avrupa’nın nehirlerinde tarihi düşüş Avrupa’da aylardır devam eden olağanüstü sıcak ve kurak hava koşulları, birçok nehirde su akışının önemli ölçüde azalmasına yol açtı. Bu durumun etkileri, kıtanın taşımacılık ve ekonomik faaliyetlerinde stratejik rol oynayan Ren ve Tuna nehirlerinde daha belirgin şekilde görülüyor. Ren Nehri’nin su seviyesi, ağustos ayı başında Almanya’daki Kaub ölçüm istasyonunda tüm zamanların en düşük seviyesine inerken Tuna’nın Macaristan ve Romanya’daki bazı kesimlerinde de daha önce görülmemiş seviyeler kaydedildi. Düşük su seviyeleri çevresel etkilerin yanı sıra ekonomi üzerinde de doğrudan sonuçlar yaratıyor. Yük taşımacılığındaki aksamalar ve bazı enerji tesislerinin faaliyetlerinde yaşanan sorunlar, bu altyapılara bağımlı sanayi sektörlerinin üretimini de etkiliyor. Tedarik zincirlerinde lojistik baskı artıyor İç su yolu taşımacılığının Avrupa’daki toplam yük taşımacılığındaki payı sınırlı olsa da Ren ve Tuna’nın geçtiği ülkelerde bu yöntem stratejik önem taşıyor. Nehir taşımacılığının yük taşımacılığındaki payı Almanya’da yüzde 5,4, Romanya’da ise yüzde 19,2’ye kadar çıkıyor. Nehir taşımacılığının diğer ulaşım yöntemleriyle ikame edilmesi de kolay görünmüyor. Bir nehir gemisi yaklaşık 2 bin ton yük taşıyabilirken bu miktar bir yük treninde 1.500 tona, bir tanker kamyonunda ise 25 tona kadar düşüyor. Düşük su seviyelerinin taşınan yük miktarı ve maliyetler üzerindeki etkileri şimdiden görülmeye başladı. Ağustos ayı başında Ren’de seyreden bazı yük gemileri normal kapasitelerinin yaklaşık yüzde 20’sini kullanabildi. Tuna’nın Romanya bölümünde ise taşınan yük miktarının bazı kesimlerde yüzde 40’a varan oranlarda azaltılması gerekti. Benzer koşulların yaşandığı 2018’de yükleme kısıtlamaları ve operatörlerin uyguladığı ek ücretler nedeniyle nehir taşımacılığı maliyetleri kuru dökme yüklerde 2,5 katına, sıvı dökme yüklerde ise 4,5 katına kadar yükselmişti. Orta Avrupa’da enerji sektörü de baskı altında Kuraklığın etkileri taşımacılıkla sınırlı kalmıyor. Tuna Nehri, bazı nükleer enerji santrallerinin soğutma sistemleri açısından da kritik önem taşıyor. Macaristan’daki Paks ve Romanya’daki Cernavodă nükleer santrallerinin faaliyetleri düşük su seviyelerinden etkilenmeye başladı. Ülkelerindeki tek nükleer enerji üretim kaynakları olan bu santraller, Macaristan’ın elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını, Romanya’nın ise yüzde 20,5’ini karşılıyor. Üretimdeki düşüşü telafi etmek isteyen işletmecilerin elektrik ithalatına veya daha yüksek maliyetli doğal gaz santrallerine yönelmesi gerekiyor. Geniş çaplı elektrik kesintilerine ilişkin yakın vadeli bir risk bulunmasa da mevcut tablo enerji maliyetlerini yükseltiyor ve bölgesel enerji piyasaları üzerindeki baskıyı artırıyor. Romanya’da ithal elektriğin maliyeti, ülke içinde üretilen elektriğin 2 ila 2,5 katına kadar çıkıyor. Macaristan ve Romanya hükümetleri, sistem üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla bazı büyük sanayi kuruluşlarının elektrik tüketimini geçici olarak düşürmeye yönelik önlemler de aldı. Bu uygulamaların otomotiv, kimya ve yapı malzemeleri gibi enerji yoğun sektörleri daha fazla etkilemesi ve ağustos ayındaki sanayi faaliyetleri üzerinde baskı oluşturması bekleniyor. Alman kimya sektörü risklerin odağında Üretim tesislerinin önemli bir bölümü Ren Nehri boyunca konumlanan Alman kimya sektörü, nehir taşımacılığına en fazla bağımlı sektörlerin başında geliyor. Ludwigshafen’daki BASF tesisi bu bağımlılığın önemli örneklerinden biri. Kaub’daki kritik noktanın güneyinde bulunan tesis, yük taşımacılığının yaklaşık yüzde 40’ını nehir yoluyla gerçekleştiriyor. Su seviyelerinin daha da düşmesi, tesisin tedarik zinciri açısından kritik öneme sahip Amsterdam, Rotterdam ve Antwerp limanlarıyla bağlantılarında yeni aksamalara yol açabilir. Bu gelişmeler, Alman kimya sektörünün yüksek enerji maliyetleri ve rekabet gücündeki kayıpla mücadele ettiği bir dönemde yaşanıyor. Sektörün üretimi 2018’den bu yana yaklaşık yüzde 20 gerilemiş durumda. Avrupa ekonomisinin iklim kaynaklı risklere karşı kırılganlığı artıyor Kısa vadeli hidrolojik tahminler koşullarda sınırlı bir iyileşmeye işaret ediyor. Ren Nehri’nde düşük su seviyelerinin görüldüğü dönem genellikle sonbahara kadar devam ettiği için taşımacılık ve üretimdeki aksamaların önümüzdeki haftalarda da sürmesi bekleniyor. Kar örtüsündeki azalma, buzulların geri çekilmesi ve aşırı sıcak hava dalgalarının daha sık görülmesi ise benzer olayların gelecekte daha fazla yaşanabileceğine işaret ediyor. Mevcut tablo, şirketlerin ve kamu otoritelerinin iklim kaynaklı riskleri lojistik, sanayi ve enerji stratejilerinde daha fazla dikkate almasının önemini ortaya koyuyor. İç su yolu taşımacılığına bağımlı şirketler açısından konu, tek bir kuraklık döneminin yarattığı sorunları yönetmenin ötesine geçiyor. Tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve iklim kaynaklı kesintilere karşı dayanıklılığın artırılması giderek daha önemli hale geliyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Coface Ekonomisti Eve Barré, “Ren ve Tuna’daki düşük su seviyeleri, aşırı hava olaylarının çevresel etkilerinin yanında ekonomik sonuçlarının da giderek belirginleştiğini gösteriyor. Lojistik, enerji ve sanayi faaliyetleri aynı anda etkilenebiliyor. Mevcut durumun 2018’e kıyasla daha erken ortaya çıkması ve daha şiddetli seyretmesi, Avrupa ekonomisindeki zayıf büyüme görünümüyle birleştiğinde endişeleri artırıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CCN Holding’e Happy Place to Work Bilim Kurulu’ndan ‘Harika Çalışma Ortamı’ Sertifikası Haber

CCN Holding’e Happy Place to Work Bilim Kurulu’ndan ‘Harika Çalışma Ortamı’ Sertifikası

Çalışan deneyimini kurum kültürünün temel unsurlarından biri olarak konumlandıran CCN Holding, Happy Place to Work Bilim Kurulu tarafından 2026 yılında yürütülen değerlendirme sonucunda Harika Çalışma Ortamı Sertifikası’nın (Great Work Environment) sahibi oldu. Happy Place to Work değerlendirme sürecinde kurumlar, kültür, liderlik yaklaşımı, çalışan bağlılığı, çeşitlilik, eşitlik ve güven gibi başlıklarda kapsamlı analizlerden geçiyor. Değerlendirme sürecinde çalışan geri bildirimleri ile organizasyonun insan kaynakları uygulamaları birlikte ele alınıyor. CCN Holding’in Harika Çalışma Ortamı Sertifikası’nı almaya hak kazanması, holdingin insan odaklı yönetim anlayışını, çalışan deneyimine verdiği önemi ve grup genelinde ortak değerler etrafında şekillenen kurum kültürünü ortaya koyuyor. “Herkesin katkısının önemsendiği bir kültür yaratmayı önceliklendiriyoruz” CCN Holding İnsan ve Kültür Grup Başkanı Pınar Akbulut, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Çalışan deneyimini kurum kültürümüzün temel bir parçası olarak görüyoruz. Happy Place to Work tarafından verilen Harika Çalışma Ortamı Sertifikası’nı da bu yaklaşımımızın önemli bir göstergesi olarak değerlendiriyoruz. CCN Holding olarak çalışanlarımızın kendilerini değerli, güvende ve ait hissettikleri bir çalışma ortamı oluşturmayı, farklılıkların desteklendiği, fikirlerin özgürce ifade edilebildiği ve herkesin katkısının önemsendiği bir kültür yaratmayı önceliklendiriyoruz. Bu sertifika, attığımız adımların çalışanlarımızın deneyimlerinde de karşılık bulduğunu görmek açısından bizim için çok kıymetli. Önümüzdeki dönemde de çalışanlarımızın ihtiyaç ve beklentilerini dinlemeye, deneyimlerini geliştirmeye ve CCN Holding’i tüm çalışma arkadaşlarımız için daha iyi bir çalışma ortamı haline getirmeye devam edeceğiz.” CCN Holding Hakkında 2007 yılında başlayan yolculuğunu bugün yaklaşık 10.000 çalışanıyla sürdüren CCN Holding; inşaat, sağlık, entegre tesis yönetimi, teknoloji, eğitim, turizm ve yat gibi birçok sektörde faaliyet göstermektedir. Grup, yatırımlarını kalite, güven ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda, geleceğe değer katan stratejik adımlar olarak konumlandırmaktadır. Ulusal ve uluslararası ölçekte prestijli projelere imza atan CCN Holding; Zaha Hadid imzalı Bakü Haydar Aliyev Kültür Merkezi ve Bakü Alev Kuleleri gibi ikonik projelerle global referans gücü kazanmış; Türkiye’nin ilk şehir hastanesi olan Mersin Şehir Hastanesi ve dünyanın tek parçada yapılan en büyük hastanesi Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ile sağlık yatırımları ve işletmeciliğinde öncü rol üstlenmiştir. CCN Holding, inşa ettiği projeleri sürdürülebilir işletme modelleriyle yönetmekte; sağlık kampüslerinden otellere, AVM’lerden enerji tesislerine kadar geniş bir yelpazede entegre tesis yönetimi hizmetleri sunmaktadır. Teknoloji alanında faaliyet gösteren INFERA ve WISERA markalarıyla dijital altyapı, yazılım, veri analitiği ve sistem entegrasyonu çözümleri geliştirerek operasyonel mükemmeliyet ve veriye dayalı yönetim yetkinliği sağlamaktadır. Turizm, gastronomi ve deneyim tasarımı alanında Altunizade Suites by Curio, Lokanta Yoğurt, Fami, The Cube.ist markalarıyla yaşam tarzı odaklı bir hizmet ekosistemi kuran CCN Holding, yenilikçi ve sürdürülebilir yatırımlarıyla geleceği şekillendirmeye devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TAV, Kuzey Makedonya Ohrid Havalimanı’nı Yeniledi Haber

TAV, Kuzey Makedonya Ohrid Havalimanı’nı Yeniledi

Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası, TAV Havalimanları, Kuzey Makedonya’da işlettiği Ohrid Havalimanı’ndaki yenileme çalışmalarını tamamladı. Yenilenen terminal; Kuzey Makedonya Başbakanı Hristijan Mickoski, Başbakan Yardımcısı ve Ulaştırma Bakanı Aleksandar Nikoloski, TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, TAV Makedonya Genel Müdürü Nejat Kurt ile kamu kurumlarının ve bürokrasinin temsilcilerinin katıldığı törenle hizmete açıldı. Toplam 2,7 milyon avroluk yatırım kapsamında terminalin 3 bin 364 metrekarelik bölümü yenilendi. Check-in, güvenlik ve pasaport kontrol alanları genişletilirken kapılar, bagaj alım alanları ile geliş ve gidiş salonları modernize edildi. İdari binanın genişletilmesiyle havalimanı çalışanları, sınır polisi ve gümrük görevlileri için yeni çalışma alanları oluşturuldu. Projeyle havalimanının operasyonel kapasitesi artırıldı. TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, “2010’dan bu yana işlettiğimiz Üsküp ve Ohrid havalimanlarına yaklaşık 300 milyon avro yatırım yaptık. Yıllık yolcu trafiğini dört kattan fazla artırdık. Üsküp ve Ohrid, 2026’da Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanları arasında yer alıyor. Güçlü tarihsel ve kültürel bağlar bulunan ikili ilişkilere katkı sunmaktan da mutluluk duyuyoruz” dedi. Kuzey Makedonya Başbakanı Hristijan Mickoski, “TAV Havalimanları’nın başarılı çalışmaları sayesinde Ohrid Havalimanı bu yıl önemli rekorlara ulaştı. Yeni yatırımlar ve iş birliğimizle bu rakamları daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Ohrid Havalimanı’nda tamamlanan çalışmalar, Kuzey Makedonya’daki havalimanlarında sunulan hizmet kalitesinin geliştirilmesi açısından önemli bir adım. Havalimanının yeni görünümü ve artan kapasitesiyle yolcu ve havayolu sayısının yükselmesini bekliyoruz. Hükümet olarak bölgenin turizmine ve ekonomisine katkı sağlayan Ohrid Havalimanı’nı desteklemeyi sürdüreceğiz. TAV Havalimanları’na teşekkür ediyor, Üsküp ve Ohrid havalimanlarında daha birçok projeyi birlikte gerçekleştirmeyi diliyorum” dedi. Sekiz havayoluyla 17 destinasyona bağlantı sunan Ohrid Havalimanı, bu yıl tarihinin en yüksek yaz sezonu yolcu trafiğini kaydetti. Kuzey Makedonya’nın önemli turizm merkezlerinden Ohrid, doğal ve kültürel mirasıyla UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Avrupa’nın en eski yerleşimlerinden biri olan kent; milyonlarca yıllık Ohrid Gölü, zengin biyolojik çeşitliliği, tarihî yapıları ve Bizans dönemi eserleriyle öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TMB Başkanı M. Erdal Eren: “OVP, Sektörümüz Açısından Önemli Bir Yol Haritası Sunuyor” Haber

TMB Başkanı M. Erdal Eren: “OVP, Sektörümüz Açısından Önemli Bir Yol Haritası Sunuyor”

Başkan Eren, OVP’de kamu yatırımlarının ekonomik ve sosyal fayda gözetilerek önceliklendirilecek olmasının sektör açısından önem taşıdığını belirterek, “Kamu yatırım programında rasyonelleştirme sürecinin devam edecek olması, kaynakların etkin kullanımı açısından anlaşılır bir yaklaşımdır. Bununla birlikte, düşük ilerleme oranına sahip, durdurulan veya yeterli ödenek ayrılamadığı için sağlıklı biçimde sürdürülemeyen projelerde müteahhitlerimize tasfiye hakkı tanınması yönündeki beklentimizi de koruyoruz” dedi. Yaptığı değerlendirmede OVP’de 2027’den itibaren kamu ve özel sabit sermaye yatırımlarında kademeli artış öngörülmesini olumlu bulduklarını ifade eden Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, ulaştırma, demiryolu, lojistik koridorlar, enerji ve yenilenebilir enerji yatırımlarının sektör açısından yeni iş alanları yaratacağını kaydetti. Başkan Eren ayrıca, kamu ihale mevzuatının uluslararası normlara uyumlu, dijitalleşme, yenilikçilik ve sürdürülebilirliği destekleyen bir anlayışla güncellenecek olmasının da çok önemli olduğunu vurgulayarak, sektörün bu süreçte görüş ve katkı sunmaya hazır olduğunu belirtti. Yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin yüksek katma değerli ihracat kapsamında desteklenmesinin önemine de değinen Başkan Eren, “OVP’de ihracat finansmanı imkanlarının geliştirilmesi, finansman maliyetlerinin azaltılması ve Türk Eximbank’ın kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik hedefleri son derece değerli buluyoruz. Bununla birlikte, Türk müteahhitlerinin yurtdışında daha fazla proje üstlenebilmesi için Eximbank’ın özellikle alıcı kredileri, proje finansmanı, garanti ve sigorta mekanizmalarının kapsam ve kapasitesinin geliştirilmesine ihtiyaç duyuyoruz. Günümüzde uluslararası müteahhitlikte rekabet yalnızca teknik yeterlilik ve fiyat üzerinden değil, projeye finansman sağlayabilme kapasitesi üzerinden de şekilleniyor. Bu nedenle güçlü ve rekabetçi finansman imkanlarının sektörümüzün yeni pazarlardaki başarısı açısından belirleyici olacağına inanıyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.