Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Telifsiz Haber

Kapsül Haber Ajansı - Telifsiz Haber haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Telifsiz Haber haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akıllı Ulaşımın Geleceği İstanbul’da Şekilleniyor Haber

Akıllı Ulaşımın Geleceği İstanbul’da Şekilleniyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde ve İSBAK ev sahipliğinde, 27–29 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan bu prestijli kongrede akıllı ulaşımın geleceği tüm yönleriyle ele alınacak. Pek çok Avrupa şehrini geride bırakarak Avrupa’nın en prestijli teknoloji ve ulaşım etkinliklerinden biri olan 17. ITS Avrupa Kongresi’ne ev sahipliği yapma hakkını kazanan İstanbul, bu kapsamda 50'den fazla ülkeden 3 bini aşkın katılımcıyı ağırlayacak. “İnovasyona Köprü Olmak: Entegre, Güvenli ve Kesintisiz Mobilite” temasıyla gerçekleştirilecek kongrede, alanında uzman 100’ü aşkın yabancı konuşmacı; akıllı şehir teknolojileri, entegre ulaşım sistemleri, veri odaklı mobilite çözümleri ve sürdürülebilir ulaşım politikalarını küresel ölçekte tartışmaya açacak. İstanbul’un iki kıtayı birleştiren stratejik konumu, Türkiye’nin ekonomik, ticaret ve turizm merkezi olması, yoğun ve çok modlu ulaşım yapısı ile gelişmiş akıllı ulaşım altyapısı, kongre için oldukça güçlü bir ev sahipliği zemini oluşturuyor. Günlük 34 milyon yolculuğun gerçekleştirildiği dünyanın sayılı metropollerinden biri olan İstanbul; gerçek zamanlı veri analitiği, yapay zeka destekli trafik yönetimi, dijital uygulamaları ve entegre ulaşım sistemleriyle dikkat çekiyor. İSTANBUL’UN GÜNLÜK ULAŞIM HAREKETLİLİĞİ DÜNYAYI GERİDE BIRAKIYOR İBB Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Pelin Alpkökin, ulaşımdaki dönüşüm sürecine vurgu yaparak şunları kaydetti: “İstanbul, sahip olduğu çok katmanlı ulaşım yapısı ve sürekli gelişen altyapısıyla akıllı şehir uygulamaları açısından dünya genelinde önemli bir örnek teşkil ediyor. ITS Avrupa Kongresi, şehrimizin bu alandaki birikimini uluslararası paydaşlarla paylaşmak ve yeni iş birliklerine zemin hazırlamak açısından büyük bir fırsat sunuyor.” Alpkökin, İstanbul’un ulaşım dinamiklerinin dünya metropolleriyle kıyaslandığında “benzersiz” bir ölçeğe sahip olduğuna dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti: “Tokyo, Şanghay ve Londra gibi mega kentlerle benzer yoğunluklardan söz edilse de İstanbul, Haliç ve İstanbul Boğazı gibi ulaşım acısından coğrafi darboğazları olan, 15 milyonu günlük motorlu taşıtlarla ve iki kıta arasında her gün yaklaşık 2 milyon yolculuğun yapıldığı bir mega kenttir. Şehrimizde karayolu, raylı sistemlerin tüm türleri, deniz ulaşımının farklı türleri, yaya hareketliliği ve mikro mobilite türleri aynı kentsel doku içerisinde bütünleşik bir biçimde işleniyor.” TEKNOLOJİ İHRAÇ EDEN BİR KÜRESEL LABORATUVAR: İSBAK İSBAK Genel Müdürü Erdem Samut, kongreye ilişkin değerlendirmesinde İstanbul’un akıllı ulaşım alanındaki teknolojik birikimine dikkat çekti. Samut, “İstanbul’un böylesine önemli bir uluslararası organizasyona ev sahipliği yapması, şehrimizin akıllı mobilite vizyonunun ve teknik kapasitesinin güçlü bir göstergesidir. Kongre; Avrupa, Orta Doğu ve diğer bölgelerden uzmanların bir araya geleceği, deneyim paylaşımında bulunacağı ve geleceğin ulaşım çözümlerinin tartışılacağı kritik bir platform olacaktır.” dedi. İstanbul’un sahada geliştirdiği teknolojilerin artık uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu belirten Samut, “Geliştirdiğimiz çözümleri artık ihraç edebiliyoruz; örneğin Kavşak Kontrol Sistemlerimizi Irak, Romanya, Fas ve Liberya’ya ihraç ettik. İstanbul gibi yüksek yoğunluklu ve karmaşık bir şehirde test edilen çözümler, benzer zorluklara sahip diğer metropoller için güçlü bir referans oluşturuyor. Biz inovasyonu tek bir alana indirgemek yerine; farklı ulaşım modlarını, kamu ve özel sektör iş birliklerini, veri ve teknolojiyi bir araya getiren bütüncül bir yapı olarak değerlendiriyoruz. İSBAK olarak yönettiğimiz Ulaşım Yönetim Merkezi bünyesinde; 2.500’ün üzerinde akıllı kavşak, 742 sensör ve 1587 kamerayı tek bir platformda 7/24 yönetirken; dijital ikiz projeleri, yapay zekâ destekli analizler ve sürdürülebilir mobilite çözümleriyle bu entegrasyonu daha da ileri taşıyoruz.” ifadelerini kullandı. Samut, ulaşımı kolaylaştırmak adına hayata geçirilen diğer çözümlere de değindi ve sözlerine “Otobüsüm Nerede uygulamamız ile İstanbul’da yolculukları daha planlı ve öngörülebilir hale getiriyoruz. Vatandaşlarımız, nereye giderlerse gitsinler otobüs seyahatlerini anlık olarak planlayabiliyorlar. Deniz Taksi uygulamamızla ise kara trafiğine alternatif sunarak, şehir içi ulaşımını deniz üzerinden daha hızlı ve keyifli bir deneyime dönüştürüyoruz” dedi. Kongrenin sektöre sağlayacağı katkıyı ise şu sözlerle özetledi: “Bu kongre ile İstanbul’da geliştirdiğimiz çözümleri küresel pazara taşırken, dünyadaki en yeni teknolojileri de şehrimize kazandıracağız. Katılımcılar yalnızca teorik bilgi edinmekle kalmayıp, İstanbul’un sahadaki uygulamalarını yerinde deneyimleme fırsatı bulacaklar. İstanbul, sahip olduğu ölçek, coğrafi zorluklar ve çok modlu ulaşım yapısıyla yalnızca bir metropol değil; akıllı ulaşım sistemlerinin geleceğini şekillendiren küresel bir laboratuvar olarak konumlanıyor. ITS Avrupa Kongresi 2026 ise bu birikimin dünyaya açılan vitrini olmaya hazırlanıyor” diye devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik ve Beko Yetkili Satıcıları İstanbul’da Buluştu Haber

Arçelik ve Beko Yetkili Satıcıları İstanbul’da Buluştu

Arçelik, perakende ekosistemine yaptığı yatırımlar ile sürdürülebilir büyüme odağındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Şirket, İstanbul Divan Kuruçeşme’de “Gerçekliğin Yeni Ritmi” temasıyla düzenlediği Trade Show 2026 etkinliğinde Türkiye’nin dört bir yanından yetkili satıcılarını bir araya getirdi. Bu yıl 10’uncusu gerçekleşen ve Arçelik ve Beko markalarından yaklaşık 1500 yetkili satıcının buluştuğu etkinliğe Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural, Arçelik Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nihat Bayız, Arçelik Satış Kıdemli Direktörü Benay Bakışkan, Beko Satış Kıdemli Direktörü Atilla Okan ve Arçelik Türkiye Pazarlama Kıdemli Direktörü Mehmet Tüfekçi ile Arçelik ve Beko’nun üst düzey yöneticileri katıldı. Organizasyon kapsamında Arçelik’in 13 ülkeye yayılan güçlü ar-ge altyapısı ve global inovasyon ekosistemiyle geliştirdiği yeni nesil ürün ve teknolojiler yetkili satıcılarla paylaşıldı. Akıllı ve bağlantılı yaşam, enerji verimliliği, performans, kullanıcı deneyimi ve sürdürülebilirlik odağındaki yeni tasarım ve çözümler, tüketiciye sundukları değer çerçevesinde aktarıldı. Yetkili satıcılar, ürün sorumlularının yönlendirmeleriyle yaşam alanlarına entegre kurgulanan ürünleri interaktif atölyeler aracılığıyla birebir deneyimleme fırsatı bulurken, organizasyonda önümüzdeki dönem ürün stratejisi de paylaşıldı. Nespresso, Foreo ve Kärcher ile kurulan iş birlikleri kapsamında Arçelik ve Beko mağazalarında satışa sunulacak ürünler de tanıtıldı. Yetkili satıcıların gelişimini destekleyen kapsamlı içerik programı Organizasyon kapsamında, yetkili satıcıların gelişimini desteklemek amacıyla ürün bilgisi, satış becerileri, perakende ve müşteri deneyimi odağında kapsamlı oturumlar gerçekleştirildi. Programın öne çıkan bölümlerinden “İyi Kaptan Fırtınalı Denizde Belli Olur” başlıklı oturumda Prof. Dr. Emre Alkin, değişen küresel ve yerel ekonomik dinamikler ışığında perakendenin dönüşümünü değerlendirdi. Teknoloji, veri ve yapay zekâ destekli yeni nesil iş modelleri ile deneyim odaklı perakendenin geleceğine dair öngörülerini paylaşarak katılımcılara değerli içgörüler sundu. Türkiye genelinde güçlü yetkili satıcı ekosistemi Organizasyon kapsamında şirketin teknolojik gücünün tüketicilerle buluşmasında yetkili satıcı ağının kritik rolüne dikkat çekildi. Türkiye genelinde 3000’i aşkın yetkili satıcı ve yaklaşık 600 yetkili servisten oluşan yapının, şirketin hem tüketiciyle kurduğu sıcak bağın hem de hızlı ve güvenilir hizmet modelinin temelini oluşturduğu vurgulandı. Etkinlik kapsamında ayrıca 10, 15 ve 20 yıl boyunca şirket bünyesinde hizmet veren yetkili satıcıların kıdemlerine göre ödüllendirildiği “Bayi Hizmet Ödül Töreni” de gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Krone İş Birliğiyle 40 Treylerlik Yatırım Hamlesi Haber

Krone İş Birliğiyle 40 Treylerlik Yatırım Hamlesi

Üretimden lojistiğe kadar tüm operasyonel süreci kendi bünyesinde yöneten, yüksek kapasite ve yaygın dağıtım altyapısıyla faaliyet gösteren Badem Pınarı; sektörde entegre modelin finansal sürdürülebilirlik üzerindeki etkisini somut verilerle ortaya koyan örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda treyler kapasitesini 40 araca çıkararak yatırımlarını genişleten Badem Pınarı, dünyaca bilinen 120 yıllık Alman treyler üreticisi Krone’den özel plaket aldı. Krone Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü Ömürden Özacar ve Krone Türkiye Satış Bölge Yöneticisi Kerim Ocik tarafından takdim edilen plaket, Badem Pınarı’nın lojistik kapasitesindeki istikrarlı büyümenin somut bir göstergesi olarak ortaya çıkıyor… 2026-2027 yatırım stratejileri kapsamında çalışmalarını sürdüren Badem Pınarı, bünyesine kattığı 40 treyler ile lojistik kapasitesini ve buna bağlı olarak üretim ve dağıtım gücünü de arttırmaya devam ediyor. Genişleyen filo ile ürünlerin Türkiye genelinde daha hızlı ve düzenli sevk edilmesi mümkün hale geliyor. Bu yapı sayesinde maliyet yönetiminde esneklik sağlanarak, özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde erişim kapasitesini güçlendiren bölgesel yatırımlar öne çıkıyor. TÜRK MARKASI BADEM PINARI İLE İŞ BİRLİĞİMİZ KATLANARAK DEVAM EDECEK Krone Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü Ömürden Özacar, iş ortaklarının sahadaki büyümesine ilişkin açıklamalarda bulunarak; “İş ortaklarımızın sahadaki büyümesi ve operasyonel güçlerini artırmaları bizim için en önemli başarı göstergelerinden biri. Badem Pınarı’nın treyler filosunu 40 araca ulaştırması, doğru yatırım ve güçlü iş birliğinin somut bir örneğini oluşturuyor. Lojistik altyapının güçlenmesiyle birlikte operasyonel verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından önemli kazanımlar sağlanırken, tedarik zinciri süreçlerinin daha etkin yönetilmesine de katkı sunuluyor. Krone olarak müşterilerimizin büyümesini destekleyen çözümler geliştirmeye ve iş birliklerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz. Badem Pınarı ile iş birliğimiz katlanarak devam edecek” dedi. LOJİSTİK YATIRIMLAR BÜYÜMEYİ DESTEKLİYOR Lojistik kapasitesindeki artışa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Badem Pınarı Su Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Badem; “Badem Pınarı olarak üretimde yakaladığımız kalite standardını, tüketiciye en hızlı ve en doğru şekilde ulaştırmak adına lojistik altyapımızı sürekli olarak geliştiriyoruz. Lojistik yatırımlarımızı yalnızca operasyonel bir ihtiyaç olarak değil, uzun vadeli büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Filomuzdaki treyler sayısının 40’a ulaşması, sahadaki dağıtım gücümüzü önemli ölçüde artırırken, operasyonel verimliliğimize ve hizmet kalitemize de doğrudan katkı sağlıyor. Türkiye genelinde daha geniş bir erişim ağı oluşturma hedefimiz doğrultusunda, önümüzdeki dönemde de hem üretim hem lojistik alanındaki yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Güçlü bir lojistik altyapının, sürdürülebilir büyümenin en kritik unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda attığımız her adım, tüketicilerimize kesintisiz, güvenilir ve yüksek standartta hizmet sunma hedefimizi destekliyor” ifadelerinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Maysan Mando, Elektrikli Araç Ekosistemini Yenilikçi Projelerle Destekliyor Haber

Maysan Mando, Elektrikli Araç Ekosistemini Yenilikçi Projelerle Destekliyor

Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi Maysan Mando, otomotiv sektöründe dönüşüme öncülük etmeye devam ediyor. Otomotiv sektöründeki köklü değişimlere hızla adapte olan firma, faaliyetlerini geleneksel üretim alanlarının ötesine taşıyarak ülke ekonomisinin geleceğine yatırım yapıyor. Güney Kore merkezli dünya devi HL Mando ile Türkiye’nin en büyük holdinglerinden Çukurova Holding'in stratejik güç birliğiyle şekillenen şirket, Avrupa'da ağır ticari araç segmentindeki pazar liderliğini konsolide ederken, bir yandan da "yerli ve milli" vurgusuyla otomotiv ekosisteminin dönüşümüne öncülük ediyor. Maysan Mando, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) özellikle elektrikli araçlarla ilgili tüm yerli projeleri ve stratejik start-up girişimlerini destekleyerek sektörde yeni bir sayfa açıyor. Geleceğin teknolojilerine bugünden yatırım Küresel otomotiv endüstrisinin elektrikli, bağlantılı ve otonom araç teknolojileriyle hızla şekillendiği bu dönemde, Maysan Mando Ar-Ge ve inovasyona yaptığı sürekli yatırımla dikkat çekiyor. Şirket, dijital dönüşüm, Endüstri 4.0 ve sürdürülebilir üretim kapsamındaki çalışmalarını titizlikle yürütüyor. Bu kapsamda geliştirilen ve Avrupa'da bir ilk olan, tamamen temiz ve "sıfır atık, sıfır emisyon" prensibine dayalı selektif krom kaplama prosesi, Maysan Mando'nun sürdürülebilirlik ve inovasyondaki iddiasının en somut göstergesi olarak öne çıkıyor. Değişimin sadece bir takipçisi değil, yönlendiricisi olmak için çalışıyor Maysan Mando, Türkiye'deki OEM pazarında elde ettiği liderlik ve satış sonrası pazardaki güçlü konumunu, elektrkli araç ekososistemine verdiği desteklerle güçlendirmeye devam ediyor. Güçlü hissedar yapısından sağladığı global vizyon ve çeşitlilikle, ülkemizin sanayi dönüşümüne katkıda bulunmak, firmanın asli sorumluluğu. Otomotiv sektörü baş döndürücü bir hızla değişirken, Maysan Mando bu değişimin sadece bir takipçisi değil, yönlendiricisi olmak için çalışıyor. Bu anlamda şirketin 'yerli ve milli' projelere ve start-up'lara desteği artarak devam edecek. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki geleceği şekillendirecek fikirlere kapısı ve kaynakları sonuna kadar açık olan Maysan Mando’nun amacı, sadece başarılı bir şirket olmak değil, ülkemizin teknoloji ve üretim alanındaki yetkinliğini küresel ölçeğe taşıyacak bir ekosistemin parçası olmaktır. Maysan Mando, Ar-Ge ve inovasyona yaptığı sürekli yatırımla da otomotiv sektörünün geleceğine yön veren inovatif çözümler geliştirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, Türkiye’nin 50 Sürdürülebilirlik Lideri Arasında Yer Aldı Haber

TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, Türkiye’nin 50 Sürdürülebilirlik Lideri Arasında Yer Aldı

Kırsalda yaşayan kadınlardan üniversite öğrencilerine uzanan sosyal etki projeleriyle farklı kesimlere dokunan Kırçuval, sürdürülebilir bir gelecek için yürüttüğü çalışmalarla ödüle layık görüldü. Akfen Holding’in kurumsal sosyal sorumluluk çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, Fast Company Türkiye tarafından her yıl düzenlenen “Sürdürülebilirlik Liderleri 50” listesinde bu yıl da yer alarak ‘Sürdürülebilirlik Lideri’ ödülünün sahibi oldu. Fast Company Türkiye’nin bu yıl “Daha İyi Bir Dünya İçin: Karar, Denge ve Dönüşüm” temasıyla gerçekleştirdiği Sürdürülebilirlik Liderleri Zirvesi’nde takdim edilen ödül, Kırçuval’ın öncülüğünde TİKAV’ın yürüttüğü sürdürülebilir kalkınma alanındaki çok boyutlu çalışmaların bir yansıması olarak öne çıktı. 27 yıldır gerçekleştirdiği projelerle hayatın her alanından kesime ulaşarak kırsalda yaşayan kadınlardan üniversite öğrencilerine kadar farklı gruplara dokunan çalışmalara öncülük eden Kırçuval, yürüttüğü çalışmalarla Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma yolculuğuna katkı sunmaya devam ediyor. FIRSAT EŞİTLİĞİYLE ŞEKİLLENEN SÜRDÜRÜLEBİLİR ETKİ TİKAV çatısı altında hayata geçirilen projelerle fırsat eşitliğine ihtiyaç duyan bireylerin güçlenmesine odaklanan çalışmalar, eğitimden sosyal gelişime uzanan geniş bir etki alanı yaratıyor. Kadınların ve gençlerin potansiyellerini ortaya çıkaran bu projeler, yalnızca bireysel gelişimi değil, toplumsal dönüşümü de destekliyor. Bu yaklaşım, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel değil; sosyal ve ekonomik boyutlarıyla da ele alarak kalıcı bir değer yaratmayı hedefliyor. Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), hayata geçirdiği projelerle Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşayan bireylerin fırsat eşitliğine erişimini destekleyen sürdürülebilir bir etki alanı oluşturuyor. Kırsalda yaşayan kadın ve ailelerinden, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da eğitim hayatını sürdüren üniversite öğrencilerine kadar uzanan geniş bir hedef kitleye ulaşan TİKAV, bireylerin potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri imkânlar yaratmayı amaçlıyor. Eğitimden kişisel gelişime, toplumsal farkındalıktan sosyal güçlenmeye uzanan bu çalışmalar, yalnızca bireysel kazanımlar değil, uzun vadeli toplumsal dönüşüm yaratma hedefiyle kurgulanıyor. TİKAV, sürdürülebilirliği; insana yatırım, fırsat eşitliği ve kapsayıcılık temelinde ele alarak, Türkiye’nin farklı kesimlerinde kalıcı değer üretmeye devam ediyor. “BU ÖDÜL BUNDAN SONRA ATACAĞIMIZ ADIMLAR İÇİN ÖNEMLİ BİR MOTİVASYON” TİKAV’ın 27 yıldır gerçekleştirdiği projelerle toplumun her kesimine ulaşarak sürdürülebilir bir dönüşüm yaratmayı hedeflediklerini belirten TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, “Biz sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, toplumsal kalkınmanın temel bir unsuru olarak ele alıyoruz. Türkiye’nin farklı bölgelerinde, farklı ihtiyaçlara sahip bireyler için fırsat eşitliğini destekleyen projeler geliştirmek; özellikle kadınların ve gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri alanlar yaratmak bizim için büyük önem taşıyor. TİKAV olarak attığımız her adımda, bireylerin kendi hayatlarını dönüştürebilecekleri imkânlara erişimini artırmayı ve bu etkiyi kalıcı hale getirmeyi hedefliyoruz. Sürdürülebilir bir gelecek ise ancak bu kapsayıcı yaklaşımın yaygınlaşmasıyla mümkün olabilir.” ifadelerine yer verdi. Hülya Kırçuval, Fast Company Türkiye tarafından verilen bu anlamlı ödül, yalnızca bugüne kadar hayata geçirdikleri çalışmaların değil, aynı zamanda bundan sonra TİKAV’ın atacağı adımlar için de önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu da söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CDA Lojistik Çatalca’da İhracat Deposu Açtı Haber

CDA Lojistik Çatalca’da İhracat Deposu Açtı

CDA Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Cem Sular, ihracat deposu olarak faaliyete geçen tesislerinin, antrepo statüsü kazanması için gerekli lisans süreçlerini de başlattıklarını açıkladı. Türkiye ile Avrupa ve Asya arasında sunduğu uçtan uca tedarik zinciri çözümleriyle lojistik sektörünün öncü oyuncularından olan CDA Lojistik, büyüme stratejisi doğrultusunda İstanbul Avrupa Yakası’ndaki yatırımlarına hız verdi. Şirket, stratejik konumuyla öne çıkan Muratbey/Çatalca’da yeni ihracat deposu yatırımı yaptı. "Gümrüklü Antrepo Lisans Sürecinde Sona Yaklaşıyoruz" CDA Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Cem Sular, yaklaşık 15.000 metrekare büyüklüğündeki yeni depolarını yalnızca bir aktarma noktası değil, aynı zamanda çok yönlü bir lojistik üssü olarak planladıklarını açıkladı. Çatalca tesisinde ikinci faz hazırlıklarını da eş zamanlı olarak yürüttüklerini söyleyen Sular, “Hâlihazırda hizmet veren yeni ihracat depomuzun operasyonel yetkinliğini artırmak amacıyla merkezin gümrüklü antrepo statüsü kazanması için gerekli resmi lisans başvuru süreçlerini başlattık. Bu sürecin tamamlanmasıyla birlikte ihracatçılarımız gümrüklü depolama süreçlerini de Avrupa Yakası'ndaki tesisimizde yürütebilecek.” diye konuştu. Yeni tesisin devreye alınmasının, şirketin kapasite artırma vizyonunun doğal bir sonucu olduğunu belirten Sular, şunları da kaydetti: “Şirket olarak altyapı adımlarımızı, ülkemizin artan ihracat potansiyeliyle eş güdümlü olarak şekillendiriyoruz. Batıya açılan ticaretimizin en yoğun güzergâhı olan Avrupa Yakası’nda güçlü bir fiziksel varlığa sahip olmak, bizim için stratejik bir öncelikti. Gümrük sahalarına, otoyol bağlantı noktalarına ve Avrupa sınır kapılarına yakınlığıyla lojistik operasyonların kalbi konumunda olan tesisimizde operasyonlar başarıyla ilerliyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch, Endüstriyel İş Ortaklarıyla Almanya’da Bir Araya Gelerek 2026 Hedeflerini Belirledi Haber

Bosch, Endüstriyel İş Ortaklarıyla Almanya’da Bir Araya Gelerek 2026 Hedeflerini Belirledi

Yenilikçi teknolojileriyle iklimlendirme ve endüstriyel çözümler sektörüne yön veren Bosch Home Comfort, iş ortaklıklarını daha da güçlendirmek amacıyla "2026 Bosch Endüstriyel İş Ortakları Toplantısı"nı Almanya'nın Gunzenhausen kentinde gerçekleştirdi. 30 Mart ile 1 Nisan tarihleri arasında yoğun bir katılımla düzenlenen bu önemli organizasyonda, endüstriyel iş ortakları fabrikayı ziyaret ederek üretim süreçlerini yakından inceleme ve yetkililerle doğrudan bir araya gelme fırsatı yakaladı. Programın ana odak noktalarından biri olan strateji toplantısında, öncelikle 2025 yılının kapsamlı bir değerlendirmesi yapıldı. Yeni döneme güçlü bir adım atmak adına 2026 yılı hedefleri ve yenilenebilir iş stratejileri katılımcılarla paylaşıldı. Aynı zamanda, endüstriyel alanda öne çıkan projeler gündeme alınarak iş ortaklarıyla birlikte detaylı analizler gerçekleştirildi. Gunzenhausen fabrikasında düzenlenen teknik fabrika turunun yanı sıra, katılımcılar strateji toplantılarında sektördeki son gelişmeleri ve fırsatları değerlendirme imkânı buldular. Bu verimli buluşma ile Bosch Home Comfort, yenilikçi vizyonunu iş ortaklarıyla bir kez daha paylaşarak sektördeki öncü konumunu pekiştirdi. Şirket, geleceğin endüstriyel çözümlerini birlikte şekillendirdiği paydaşlarıyla sürdürülebilir büyümenin itici gücü olmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erdemir, Bursa’da Sektörle Bir Araya Geldi Haber

Erdemir, Bursa’da Sektörle Bir Araya Geldi

Toplantıda, jeopolitik gelişmeler, küresel belirsizliklerin arttığı mevcut konjonktürde demir-çelik sektörünün genel görünümü, yapısal sorunları ve geleceğe yönelik stratejik öncelikleri ele alındı. Bursa ve çevre illerdeki başta otomotiv ve yan sanayi olmak üzere çelik tüketiminin yoğun olduğu sektörlerden 650’nin üzerinde katılımcının yer aldığı etkinliğin açılış konuşmasını, Erdemir ve İsdemir Yönetim Kurulu Üyesi ve Murahhas Azası Serdar Başoğlu gerçekleştirdi. Başoğlu, sektörün içinde bulunduğu dönemin yalnızca zorluklarla değil, aynı zamanda dayanıklılığı ve dönüşüm kapasitesini test eden çok boyutlu bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin, ticaret akışlarındaki kırılmaların ve tedarik zincirlerindeki bozulmaların sektörü çok yönlü biçimde etkilediğine dikkat çeken Başoğlu, bu yeni dönemde ham madde ve enerji güvenliğinin stratejik bir öncelik haline geldiğini ifade etti. Türkiye’nin çelik ham maddelerindeki ithalata bağımlı yapısının yarattığı risklere değinen Başoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çelik üretiminin güvenliği, sanayi üretiminin teminatıdır. Güçlü ve yerli bir üretim altyapısı yalnızca sektörümüz için değil, tüm sanayi ekosistemi için stratejik bir güvencedir. Erdemir ve İsdemir olarak hedefimiz nettir: Ülkemiz ve sektörümüz için güçlenmekten başka bir seçeneğimiz yok. Yıllar boyunca pek çok zorluğu geride bıraktık; durmadan, ülkemizin belkemiği olmayı başardık. Bugün de aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Gerektiğinde sadece adım atmakla yetinmeyecek; müşterilerimizle birlikte koşacak, çözümler üretecek ve ülke ekonomisine katkımızı sürdüreceğiz.” Başoğlu, “Türk sanayisini kendi üretimimizle destekliyoruz” diyerek, maden yatırımları aracılığıyla tedarik güvenliğini arttırmayı hedeflediklerini; bu sayede dışa bağımlılığı azaltırken yerlilik oranını da arttırmayı amaçladıklarını ifade etti. Konuşmasında sektörün yapısal sorunlarına da değinen Başoğlu, küresel ölçekte artan kapasite fazlası ile daralan talep arasındaki dengesizliğin sektördeki baskıyı artırdığını belirtti. Özellikle agresif ihracat politikalarının rekabet dengesini bozduğunu ve bunun hem iç piyasa hem de ihracat pazarları üzerinde ciddi etkiler yarattığını dile getirdi. Ayrıca çelik sektörünün küresel ölçekte yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda stratejik bir güvenlik unsuru olarak değerlendirildiğine dikkat çekti. Türkiye’de uygulamaya alınan ticaret politikası önlemlerinin, yerli üretimin güçlendirilmesi ve piyasa dengelerinin korunması açısından önemli kazanımlar sağladığını vurguladı. Erdemir, otomotiv sektöründe güvenilir iş ortağı olmaya devam ediyor “Çelik Sektöründe Güncel Gelişmeler ve Otomotive Yansımaları” oturumunda konuşan Erdemir - İsdemir Pazarlama ve Satış Direktörü Kadir Şahin, elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte otomotiv sektöründe çelik talebinin köklü bir dönüşüm sürecine girdiğini belirtti. Şahin, “Elektrikli araçlarla birlikte otomotiv sektörünün beklentileri yeniden şekilleniyor. Biz bu dönüşümü yalnızca izleyen değil, yön veren bir üretici olarak liderliğimizi güçlendiriyoruz. Daha hafif, yüksek mukavemetli ve ileri kalite çelikler geliştiriyor; 2050 net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyor ve üretim altyapımızı bu vizyon doğrultusunda dönüştürüyoruz. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) hazırlıklarını titizlikle yürütüyor; müşterilerimizin uyum sürecini aktif biçimde destekliyoruz,” dedi. Erdemir’in otomotiv sektöründe stratejik bir iş ortağı olma sorumluluğuyla hareket ettiğini vurgulayan Şahin, Avrupa’ya yakın coğrafi konum, üretimde esneklik ve taleplere hızlı yanıt verebilme kabiliyetleri sayesinde Erdemir’in bugün olduğu gibi gelecekte de otomotiv sektörünün güvenilir partneri olmayı sürdüreceğini ifade etti. Değişen dengelere hızla uyum sağlıyoruz “Türkiye Yassı Çelik Sektöründe 2026 Görünümü – Talep Dinamikleri, Son Kullanıcı Endüstriler ve AB Düzenlemelerinin Etkisi” başlıklı oturumda konuşan Erdemir ve İsdemir Pazarlama Planlama Direktörü Tahir Zazaoğlu, yaşanan son jeopolitik gelişmeler doğrultusunda, savunma sanayii üretiminde ivmelenme ile yenilenebilir enerji projelerine yönelik talepte artış beklendiğini belirtti. Her yıl, yeni bir hikaye yazıldığını ve bu hikaye doğrultusunda sektörlerin yeniden dengelendiğini ifade eden Zazaoğlu, Türkiye’nin güçlü tüketim potansiyeli nedeniyle fırsatların devam ettiğini söyledi. Zazaoğlu, savunma sanayii projelerinde Erdemir’in stratejik rolüne değinerek, MÜGEM ve MİLGEM gibi kritik projelerde ana tedarikçi olarak yer aldıklarını ifade etti. Erdemir ve İsdemir’in değişen piyasa dengelerine hızla uyum sağlayacak esnekliğe sahip olduğunu vurgulayan Zazaoğlu, sektördeki etkin konumlarını güçlendirmeyi sürdürdüklerini dile getirdi. Öte yandan, Türkiye çelik sektörünün kendi hammaddelerine sahip ülkelerle rekabet ettiğine dikkat çeken Zazaoğlu, Rusya ve Çin gibi ülkelerin kendi kaynaklarına sahip olmaları sayesinde maliyet avantajı elde ettiğini; Türkiye’nin ise dolar bazında artan maliyetlere rağmen söz konusu ülkelerle aynı pazarlarda rekabet ettiğini söyledi. Bu durumun ihracat açısından zorluk yarattığını belirten Zazaoğlu, üretim verimliliğinin artırılması ve maliyet yönetiminin optimize edilmesinin kritik önem taşıdığını ifade etti. Ayrıca ithalat kaynaklı rekabet sorunlarının çözülmesinin, sektörün uzun vadeli sürdürülebilirliği ve piyasa dengeleri açısından hayati olduğunun altını çizdi. Erdemir, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sektörel diyaloğu güçlendiren çalışmalarda aktif rol almaya; tüm paydaşlarıyla birlikte Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesine katkı sunmayı sürdürmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.