Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teminat Mektubu

Kapsül Haber Ajansı - Teminat Mektubu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teminat Mektubu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

 Offshore’da Yeni Dönem Türkiye İlk 1.000 Mw İçin Yatırım Çerçevesini Çizdi Haber

 Offshore’da Yeni Dönem Türkiye İlk 1.000 Mw İçin Yatırım Çerçevesini Çizdi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından görüşe açılan YEKA DÜRES-2026 Şartname Taslağı, Türkiye’de deniz üstü rüzgâr enerjisi yatırımlarının çerçevesini ilk kez bu ölçekte somutlaştırdı. Toplam 1.000 MW kapasiteli deniz üstü rüzgâr santraline ilişkin bağlantı kapasitesi tahsisini ve ilgili YEKA kullanım hakkını düzenleyen taslak, yalnızca yeni bir ihale sürecini değil; Türkiye’nin offshore rüzgârda nasıl bir yatırım modeli kurmak istediğini de ortaya koyuyor. ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, taslağın Türkiye açısından önemli bir başlangıç olduğunu ancak offshore’da asıl belirleyici unsurun, açıklanan modelin yatırımcı açısından sürdürülebilir ve uygulanabilir hale gelmesi olacağını söyledi. TÜRKİYE’NİN DENİZÜSTÜ POTANSİYELİ, BİRÇOK AVRUPA ÜLKESİNİN ÜZERİNDE Dünya Bankası’nın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile birlikte yürüttüğü “Offshore Wind Roadmap for Türkiye” çalışmasına göre, Türkiye’nin karasularındaki teknik denizüstü rüzgâr potansiyeli yaklaşık 75 GW seviyesinde bulunuyor. Bu potansiyelin büyük bölümü başta Ege ve Marmara olmak üzere belirlenen ana bölgelerde yoğunlaşıyor. Aynı yol haritası, Türkiye’nin 2035’e kadar yaklaşık 5 GW denizüstü rüzgâr kapasitesine ulaşabileceği bir gelişim senaryosu öngörüyor. Türkiye’nin denizüstü rüzgâr potansiyelinin birçok Avrupa ülkesinin üzerinde olduğunu vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, “Yaklaşık 75 GW’lık teknik potansiyel, Türkiye açısından offshore’un bir ‘olur mu’ sorusu değil, bir zamanlama ve model sorusu olduğunu gösteriyor. 1.000 MW’lık ilk yarışma, bu potansiyelin yalnızca küçük bir bölümüne karşılık geliyor; ancak doğru kurgulandığında arkasından gelecek çok daha büyük kapasitenin de yolunu açacak bir pilot işlevi görüyor. Kara rüzgârında Avrupa’nın önde gelen ülkelerinden biri olan Türkiye’nin sanayi birikimi, gemi inşa geleneği ve liman altyapısı, bu potansiyeli yalnızca bir enerji kaynağı değil, aynı zamanda bir tedarik zinciri ve ihracat fırsatı olarak değerlendirme imkânı sunuyor” dedi. TASLAK, GELİŞTİRME RİSKİNİ KISMEN TANIMLIYOR Taslağa göre yarışmayı kazanan yatırımcının, sözleşme imzasından itibaren en geç 1 yıl içinde ölçümlere başlaması ve en az 12 aylık meteorolojik/oşinografik ölçüm yapması gerekiyor. Ölçümler sonucunda kapasite faktörünün yüzde 40’ın altında çıkması halinde ise yatırımcı, gerekçe raporu sunarak sözleşmenin feshini talep edebiliyor. Benzer şekilde deniz tabanı araştırmaları sonrasında kapasitenin yüzde 50’sine kadar tadil edilmesi veya sözleşmeden çekilme imkânı da tanımlanıyor. Bu hakların ilk 4 yıl içinde kullanılabilmesi öngörülüyor. Şartname taslağında yatırımcı açısından en dikkat çekici başlıklardan birinin, ölçüm ve fizibilite sonuçlarına bağlı olarak tanımlanan çıkış mekanizmaları olduğunu belirten Arıcı: “YEKA DÜRES-2026 taslağı bu anlamda önemli; çünkü ilk kez offshore tarafında yalnızca potansiyel değil, ihalenin ekonomik, teknik ve operasyonel çerçevesi de tarif ediliyor. Ancak offshore gibi sermaye yoğun ve geliştirme süresi uzun bir alanda asıl mesele ihaleyi açmak değil; yatırımcının riskini doğru tarif eden, finansmanı mümkün kılan ve sahada uygulanabilir bir model kurabilmek. Bu yaklaşım önemli çünkü offshore projeler masa başında değil, sahada netleşen çok sayıda teknik veriye bağlı. Rüzgâr rejimi, deniz tabanı, temel tasarımı, kablo güzergâhı, liman lojistiği gibi değişkenler yatırımın nihai fizibilitesini ciddi biçimde etkiliyor. Taslağın bu belirsizlikleri yok saymak yerine belli ölçüde tanımlaması, yatırımcı açısından olumlu bir sinyal” diye konuştu. YERLİLİK YAKLAŞIMI DEĞERLİ, ANCAK OFFSHORE’UN GERÇEK MALİYET YAPISIYLA BİRLİKTE ELE ALINMALI Taslakta yer alan asgari yüzde 25 yerlilik zorunluluğunun ve bu oranın altında kalınması halinde eksik her yüzde 1’lik dilim için 5 milyon ABD doları ceza öngörülmesinin, Bakanlığın offshore’u yalnızca bir elektrik üretim yatırımı olarak değil, aynı zamanda sanayi politikası aracı olarak da kurguladığını gösterdiğini belirten Arıcı, “Türkiye’nin rüzgâr sanayisinde ciddi bir birikimi var; ancak offshore, karasal rüzgârdan çok daha farklı bir tedarik zinciri gerektiriyor. Burada yalnızca türbin ekipmanı değil; deniz üstü temel yapıları, denizaltı kablolama, liman altyapısı, kurulum ekipmanları, servis yapısı ve uzman insan kaynağı da devreye giriyor. Dolayısıyla yerlilik hedefi değerli olmakla birlikte, bu hedefin sektörün bugünkü kapasitesi ve offshore’un gerçek maliyet yapısı ile uyumlu bir geçiş planı içinde değerlendirilmesi kritik” dedi. Taslak yerlilikte yalnızca yaptırım değil, teşvik de tanımlıyor. Asgari %25 yerlilik oranının sağlanması kaydıyla, Ek-1’de listelenen aksamın Yerli Malı Belgeli kullanılması durumunda Nihai Alım Fiyatının uygulanmaya başladığı ilk 5 yıl boyunca fiyata ek bedel ekleniyor: jeneratör ve dişli kutusu/doğrudan tahrikli jeneratör için 0,60; kanat için 0,30; temel yapısı ve denizaltı kablolar için 0,20’şer; kule için 0,10 ABD Doları-cent/kWh. En yüksek katsayının jeneratör ve kanatta belirlenmesi, Bakanlığın yerlileştirmede hangi tedarik kalemlerini önceliklendirdiğini de ortaya koyuyor. FİYAT MEKANİZMASI YATIRIMCI İŞTAHI KADAR FİNANSMAN TARAFI İÇİN DE BELİRLEYİCİ OLACAK YEKA DÜRES-2026 taslağında yarışma için 11,00 ABD Doları-cent/kWh tavan fiyat ve 7,00 ABD Doları-cent/kWh taban fiyat belirlendiğini hatırlatan Arıcı, kapalı zarf tekliflerin ardından en düşük teklif sahipleri arasında açık eksiltme yapılacak olmasının, fiyat rekabetini artıracağını ancak offshore projelerde yalnızca yarışma fiyatına odaklanmanın eksik kalacağını ifade etti. Arıcı, “Taslağa göre ilk kabulün sözleşme imza tarihinden itibaren ilk 7 yıl içinde yapılması halinde, bu ilk 7 yıl boyunca üretilen elektrik için 12,00 ABD Doları-cent/kWh fiyat uygulanacak. İlk kabul sonrası dördüncü yılın bitiminden itibaren ise kapasite faktörü performansına bağlı nihai alım fiyatı devreye girecek. Erken devreye alma için getirilen 12 cent’lik mekanizma önemli bir teşvik unsuru. Ancak offshore projelerde finansman kuruluşlarının bakacağı başlık yalnızca ilk fiyat değil; izin süreçleri, inşaat takvimi, tedarik güvenliği, deniz operasyonlarının yönetimi ve sözleşme çerçevesinin öngörülebilirliği olacak. Dolayısıyla bu modelin gerçek gücü, sadece ihale günündeki rekabetten değil, finansman tarafında ne kadar bankable bulunduğundan anlaşılacak” değerlendirmesinde bulundu. Taslak, fiyatı üretim performansına da bağlıyor: ekonomik açıdan en avantajlı teklif %43 kapasite faktörüne göre verilmiş sayılıyor (Sözleşme Fiyatı) ve kapasite faktöründeki her bir birimlik düşüş için alım fiyatı %2,5 artırılıyor; faktörün %40’ın altına inmesi halinde %40 seviyesine karşılık gelen fiyat geçerli oluyor. Santral için Lisans süresi 49 yıl, elektrik alım süresi ise 27 yıl olarak tanımlanıyor. Bu kademelendirme, üretim performansı ile gelir arasındaki ilişkiyi finansman kuruluşları açısından öngörülebilir kılması bakımından önem taşıyor. TEMİNAT BÜYÜKLÜĞÜ VE TAKVİM, GÜÇLÜ YATIRIMCIYI ÇAĞIRIYOR AMA HATA PAYINI DARALTIYOR Taslakta başvuru aşamasında 50 milyon ABD doları, sözleşme öncesinde ise 200 milyon ABD doları tutarında teminat mektubu öngörülmesinin, Bakanlığın projeyi güçlü sermaye yapısına sahip yatırımcılarla ilerletmek istediğini gösterdiğini belirten Arıcı, “Şartnameye göre DÜRES için önlisans süresi azami 36 ay, lisans sonrası inşaat süresi de azami 36 ay olarak belirlenirken, belirli koşullarda inşaat süresine 12 aya kadar ek uzatma imkânı tanımlanıyor. Offshore projelerde takvim yalnızca yatırımcının performansına bağlı ilerlemez; deniz koşulları, tedarik takvimi, liman hazırlıkları, izin süreçleri ve şebeke bağlantısı gibi çok katmanlı unsurlar devreye girer. Bu nedenle belirlenen takvimin gerçekçi saha koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi, hem yatırımcı iştahı hem de projenin başarıyla tamamlanması açısından kritik” dedi. YEKA MODELİNİN ASIL AVANTAJI, İZİN VE ALTYAPI SÜREÇLERİNDE KAMUYU SÜRECİN İÇİNE ALMASI Taslağın yatırımcı açısından en güçlü yanlarından birinin, projeyi salt bir lisans tahsisi olmaktan çıkarıp kamuyu sürecin tarafı haline getirmesi olduğunu belirten Arıcı, “YEKA modelinin offshore’daki asıl katkısı, yatırımcıyı izin ve altyapı süreçlerinde yalnız bırakmaması. Taslakta Bakanlık; YEKA’nın yatırıma hazırlanması ve kamu kurumlarından alınması gereken izin ve onayların süresinde tamamlanması için iyi niyetle hareket etmeyi, iletim tesisleri ve nakil hatlarında koordinasyonu sağlamayı, alanın verimliliğini olumsuz etkileyecek imar düzenlemelerine karşı önlem almayı ve gerektiğinde şalt sahası ile enerji nakil hattı için acele kamulaştırma yapılabilmesini taahhüt ediyor. Bağlantı kapasitesinin baştan tahsis edilmiş olması, sahanın Resmî Gazete’de YEKA olarak ilan edilmesi ve 49 yıllık kullanım hakkı; izin ve arazi riskinin yüksek olduğu offshore’da yatırımcıya ciddi bir öngörülebilirlik sağlıyor. Buna YEKDEM kapsamındaki döviz bazlı ve uzun süreli alım garantisi eklendiğinde, model finansman tarafında güçlü bir zemin kazanıyor” dedi. Modelin sağladığı mali avantajlar da bununla sınırlı değil. Taslağa göre üretilen elektrik için TEİAŞ’a ödenen iletim tarifesi bedelleri 27 yıl boyunca YEKDEM kapsamında yatırımcıya geri ödeniyor; yatırımcı tarafından yapılan enerji nakil hattı bedelinin TEİAŞ tarafından geri ödenmesinde ise süre 1 yıl olarak uygulanıyor. Sistem işletmecisinden kaynaklanan kısıt talimatları nedeniyle oluşan gelir kayıplarının da alım süresi boyunca telafi edilmesi, yatırımcının operasyonel riskini kamu tarafıyla paylaşan bir çerçeve ortaya koyuyor. TÜRKİYE İÇİN ASIL SORU, OFFSHORE’UN BAŞLAYIP BAŞLAMAYACAĞI DEĞİL; NASIL BİR EKOSİSTEMLE BAŞLAYACAĞI Türkiye’nin deniz üstü rüzgârda sahip olduğu potansiyelin artık yalnızca enerji üretimi açısından değil; sanayi, teknoloji, mühendislik ve tedarik zinciri perspektifiyle de ele alınması gerektiğini vurgulayan Arıcı, “Bugün Türkiye açısından asıl soru offshore’a geçilip geçilmeyeceği değil; bunun nasıl bir yatırım ekosistemiyle yapılacağı. Eğer ilk proje, yatırımcıyı, tedarikçiyi, finansmanı ve kamu tarafını aynı zeminde buluşturan dengeli bir modelle ilerlerse, bu yalnızca 1.000 MW’lık bir proje olmaz; Türkiye’nin offshore rüzgâr yolculuğunun referans çerçevesine dönüşür. Bu nedenle YEKA DÜRES-2026 taslağını, ilk saha tahsisinden çok daha büyük bir yapısal başlangıç olarak okumak gerekiyor” diye konuştu. YEKA DÜRES-2026 Şartname Taslağı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından görüşe açılmış olup; taslağa ilişkin görüş ve öneriler en geç 17 Ağustos 2026 tarihine kadar resmi yazıyla veya yeka@enerji.gov.tr adresine e-posta yoluyla Bakanlığa iletilebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank, İhale Entegrasyonu Hizmetini Devreye Aldı Haber

Akbank, İhale Entegrasyonu Hizmetini Devreye Aldı

Akbank, tüzel müşterilerinin kamu ihale süreçlerini daha verimli yönetmesine destek olmak amacıyla İhale Entegrasyonu hizmetini başlattı. Yeni hizmetle birlikte işletme sahipleri ve yöneticileri, faaliyet alanlarına, lokasyonlarına ve ihtiyaçlarına uygun ihaleleri Akbank Kurumsal İnternet Şube (KİŞ) üzerinden takip edebiliyor; katılmak istedikleri ihaleler için teminat mektubu ve finansman süreçlerini kolaylıkla yönetebiliyor. Hizmet kapsamında, yapay zekâ destekli ihale-firma eşleşmesi ile firmalar için profillerine yüksek uyum gösteren ihaleler Akbank KİŞ hesaplarında öne çıkarılıyor. Böylece tüzel müşteriler, manuel takipte gözden kaçabilecek veya daha önce fark edilmeyen ihale fırsatlarına dijital kanallar üzerinden hızlıca ulaşabiliyor; teminat mektubu süreçlerini saniyeler içinde sonuçlandırabiliyor. İhalelere katılmak isteyen müşteriler, teklif aşamasındaki ihtiyaçlarını dijital olarak Akbank kanallarından yönetirken, limit veya tutar kaynaklı ek ihtiyaç oluşması halinde ise şube desteğiyle sürecin kesintisiz ilerlemesi sağlanıyor. Böylece Akbank, finansman ve danışmanlık kapasitesiyle ticari müşterilerinin iş geliştirme yolculuğuna bütüncül bir katkı sunuyor. Akbank Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Özlem Atik, yeni hizmete ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün işletmeler doğru fırsata zamanında erişmeye, kararlarını veriyle güçlendirmeye, süreçlerini sadeleştirmeye ve hızlandırmaya ihtiyaç duyuyor. Akbank olarak dijital bankacılık altyapımızı ve analitik yetkinliklerimizi bu ihtiyaca cevap verecek şekilde geliştiriyoruz. İhale Entegrasyonu da bu yaklaşımın güçlü örneklerinden biri. Bu hizmet modelimizle müşterilerimizin kendilerine uygun fırsatlara daha hızlı ulaşmasını ve ihtiyaç duydukları finansmana daha etkin şekilde erişmesini sağlıyoruz. Yapay zekâ destekli analiz kabiliyetimizi danışman bankacılık yaklaşımımızla birleştirerek müşterilerimizin işlerini büyütme yolculuklarına eşlik etmeyi sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank, Dijital Teminat Mektubu Hizmetini Genişletti; Daha Hızlı, Daha Kolay, Daha Kapsamlı Haber

Akbank, Dijital Teminat Mektubu Hizmetini Genişletti; Daha Hızlı, Daha Kolay, Daha Kapsamlı

Akbank, dijital kanallar üzerinden Kamu İhale Kanunu kapsamındaki işlemler, Eximbank ve Gümrük Müdürlükleri için sunduğu teminat mektubu hizmetinin kapsamını genişletti. Banka, Elektronik Teminat Mektubu Platformu (ETMP) üyelerine özel muhataplara ve belirli kamu kuruluşlarına yönelik teminat mektuplarını da Kurumsal İnternet Şube (KİŞ) üzerinden erişilebilir hâle getirdi. Böylece işletmeler, daha fazla muhatap için dijital ortamda çok daha hızlı teminat mektubuna erişme imkânına kavuştu. Yeni düzenlemeyle birlikte Akbanklı tüzel müşteriler, ihtiyaç duydukları teminat mektuplarını dijital kanallar üzerinden daha hızlı, kolay ve güvenli biçimde oluşturabilecek. Sürecin dijitalleşmesi, firmaların operasyonel yükünü ve zaman maliyetini azaltacak. Hedeflerinin ticari işletmelerin çevik ve kesintisiz bir iş akışı oluşturmalarını desteklemek olduğunu belirten Akbank Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Özlem Atik, “Ticari bankacılıkta müşterilerimizin beklentisi artık yalnızca finansmana erişimle sınırlı değil; süreçlerini daha hızlı yönetmelerini ve işlerini kesintisiz sürdürebilmelerini destekleyen çözümlere ihtiyaç duyuyorlar. Biz de dijitalleşmeyi tam bu noktada müşterilerimiz için somut değer üreten stratejik bir kaldıraç olarak görüyoruz. Kurumsal İnternet Şube üzerinden sunduğumuz dijital teminat mektubu hizmetinin kapsamını genişleterek müşterilerimize daha fazla hız, kolaylık ve esneklik sağlıyoruz” dedi. Akbank, teminat mektupları başta olmak üzere ticari bankacılık ürünlerinde dijitalleşmeyi derinleştirerek işletmelere hız, güven ve kullanım kolaylığı sağlamayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Müteahhitler Birliği Gündem Toplantısında Küresel Pazarlar ve Eşit Rekabet Vurgusu Haber

Türkiye Müteahhitler Birliği Gündem Toplantısında Küresel Pazarlar ve Eşit Rekabet Vurgusu

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren konuşmasında, sektörün uzun yıllara dayanan deneyimini ve uluslararası başarılarını vurgulayarak, “Müteahhitlik sektörümüz yurt dışına açılmaya 1972 yılında Libya ile başlamıştı. O günden bu yana meslektaşlarımız 138 ülkede 558 milyar dolar tutarında 13 bine yakın projeye imza attılar” dedi. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından düzenlenen “Gündem Toplantısı” iftar programı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanı sıra kamudan üst düzey temsilciler, STK temsilcileri ve TMB üyesi firmaların yöneticilerinin katılımıyla düzenlendi. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, konuşmasında “Müteahhitlik sektörümüz yurt dışına açılmaya 1972 yılında Libya ile başlamıştı. O günden bu yana meslektaşlarımız 138 ülkede 558 milyar dolar tutarında 13 bine yakın projeye imza attılar. 1972 ile 2002 yılı arasında yılda ortalama 1,5 milyar dolar yeni sözleşme imzalanırken bu tutar 2003 yılında 7, 2005 yılında 13, sonraki yıllarda ise ortalama 20 milyar dolarların üstüne çıkmıştır” ifadelerini kullandı. Başkan Eren, son yıllardaki bu artışın sadece müteahhitlerin tecrübelerinin artışına bağlı olmadığını belirterek, Dışişleri Bakanlığı merkez teşkilatı ve Türk müteahhitlerinin gittiği her ülkede ilgili makamlara daha kolay ulaşması için çalışan büyükelçilerin sektöre sağladığı desteğin de büyük rolü olduğunu vurguladı. Küresel gelişmeler ışığında Türk müteahhitlik sektörü Irak’ın yeniden imarında önemli bir potansiyel bulunduğunu vurgulayan Eren, “Kalkınma Yolu ve diğer altyapı projelerinin yanında, Su Alanında İşbirliği Anlaşması kapsamında finansmanı petrol karşılığı sağlanacak su projeleri ile Irak’ı yeniden büyük bir potansiyel şantiyemiz olarak takip ediyoruz” dedi. Libya’da 2011 yılından bu yana bekleyen alacaklar ve teminat mektubu sorunlarının çözümü ile yeni projelerin önünün açılmasının önemine değinen Eren, Türkiye-Libya Ortak Çalışma Grubu’nun etkin şekilde işletilmesine duyulan ihtiyacı ifade etti. Suriye’nin yeniden imarında ise bütüncül bir kalkınma yaklaşımının önemine işaret ederek, Körfez finansmanı ile Türk müteahhitlerinin sahadaki uygulama gücünün birlikte değerlendirilmesinin gerçekçi bir model olacağını belirtti. Avrupa Birliği ülkelerinde artan proje varlığına da değinen Eren, kamu alımları mevzuatında “Made in Europe” yaklaşımı çerçevesinde şekillenen düzenlemelerin Türk firmalarının rekabet gücünü zayıflatmaması gerektiğini vurguladı. AB ile kamu alımları alanında karşılıklı erişimi güvence altına alan kapsamlı bir anlaşmanın önemine dikkat çeken Eren, kamu ihale mevzuatının AB ile tam uyumlu hale getirilmesini desteklediklerini ifade etti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da yaptığı konuşmada, yakın coğrafyamızda yaşanan gelişmeler, küresel jeopolitik dinamikler, Hükümetin dış politika vizyonu ve stratejik öncelikler çerçevesinde kapsamlı değerlendirmelerde bulunarak, Bakanlığın yurt dışı müteahhitlik hizmetleri sektörüne desteklerinin her zaman devam edeceğini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Girişimciler için Halkbank ve Türkiye Sigorta’dan Güçlü İş Birliği Haber

Kadın Girişimciler için Halkbank ve Türkiye Sigorta’dan Güçlü İş Birliği

Türkiye Sigorta ile Halkbank’ın yeni iş birliği, kadın girişimciliğini güçlendiriyor. Proje kapsamında, kadın girişimcilerin finansal kaynaklara, mentörlük ve sektörel bilgiye erişimini sağlamak; kadın girişimciliğinin ve istihdamının artmasına katkı sunmak amaçlanıyor. Proje dahilinde kadın girişimcilerin Halkbank aracılığıyla Türkiye Sigorta acentesi olma süreci kolaylaştırılacak. Proje, 40 yaşını aşmamış; şirketini kurmuş ya da kuruluş sürecinde olan kadın girişimcilere hitap etmektedir. Acente yetki belgesi sahibi olup şirket kuruluşunu veya devrini en fazla geriye dönük 12 ay içerisinde tamamlamış olan kadın girişimciler, Türkiye Sigorta acenteliği için projeye başvurabilecek. Şirket kuruluşunu henüz gerçekleştirmemiş adaylardan; üniversitelerin dört yıllık sigortacılıkla ilgili bölümlerinden mezun olanlar, iki yıllık sigortacılıkla ilgili bölümlerden mezun olup en az iki yıllık mesleki deneyime sahip olanlar veya dört yıllık herhangi bir bölümünden mezun olup en az 18 aylık mesleki deneyime sahip olanlar başvuru yapabilecek. Mentörlük, teminat mektubu komisyon indirimi, kredi kartı, POS ve iş yeri açılış kredisi desteği verilecek olan projede; ilk yıl için 100 girişimci kadının acente açması, 3 yıl sonunda 500 acenteye ulaşılması ve bu vesileyle asgari 1000 kişiye istihdam sağlanması hedefleniyor. Başvurular 10 Mart 2026 tarihine kadar Halkbank ve Türkiye Sigorta web siteleri üzerinden yapılabilecek. Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, projeyle ilgili olarak şu açıklamalarda bulundu: “Bu projeyi hayata geçirirken çıkış noktamız; sigortacılık sektöründe kadın temsiline ilişkin önemli bir potansiyelin bulunduğunu ve bu alandaki eksikliğin, doğru destek mekanizmalarıyla giderilebileceğini görmemiz olmuştur. Bu ihtiyacı tespit ederek, kadınların sektöre daha güçlü ve sürdürülebilir şekilde katılımını sağlayacak kapsayıcı bir modeli projelendirdik. Bankamız, kadın acentelerin ihtiyaç duyacağı nakdi ve gayri nakdi finansman çözümleriyle projeyi desteklemektedir. Proje özelinde Bankamız tarafından kadın acente başına sunulacak olan 1 milyon TL üst limitli finansman paketi ile kadın girişimcilerin işlerine sağlam bir başlangıç yapmalarını mümkün kılmayı hedefliyoruz. Paket kapsamında; 6 ay ödemesiz dönem olmak üzere toplam 36 ay vadeli nakit krediyi, kadın girişimcilere uyguladığımız avantajlı faiz oranlarıyla sunacağız. Nakit kredinin yanı sıra, ödemelerinde kullanılmak üzere Paraf Üreten Kadın Kredi Kartı ve 100.000 TL üst limitli acentelik teminat mektubu ürünlerini de hizmete alacağız. Ayrıca, Paraf Üreten Kadın POS ürünümüzü de avantajlı komisyon oranı ile kadın acentelere sunacağız.” Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak da iş birliğiyle ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Kurulduğumuz günden bu yana tüm çalışmalarımızı sigortacılığın temel değeri olan ‘güven’ esasıyla sürdürüyoruz. Bu güven, kadınların olduğu yerde daha çok anlam kazanıyor. Kurum olarak sektörümüzde kadın girişimciliğinin artmasını, güçlenmesini ve kadın istihdamına katkı sağlamayı önemsiyoruz. Rakamlar da bu yaklaşımımızı net biçimde ortaya koyuyor. Toplam 3.795 acentemizin 1.253’ü kadın girişimciler tarafından yönetiliyor. Söz konusu tablo, kadınların sigortacılık sektöründe üstlendikleri rolün ve bu alandaki etkinliklerinin ne denli güçlü olduğunu ve bu projenin potansiyelini ortaya koyuyor. İki büyük kurumun güçlü iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz bu proje kapsamında kadın girişimcileri desteklemeyi hedefliyoruz. Proje kapsamında kadın girişimci acentelerimizin acente açma sürelerini kolaylaştırıyor, sigortacılık alanında eğitim ve mentörlük vermenin yanı sıra acentelik teminatlarında yüzde 50 indirim sunuyoruz. Aynı zamanda bu proje ile kadın girişimciliğinin ve kadın istihdamının artırılmasına, toplumsal kalkınmaya katkı sunmaktan gurur duyuyoruz. Halkbank ile birlikte yürüttüğümüz bu anlamlı projenin, yalnızca bugünü değil geleceği de şekillendirecek şekilde çok sayıda kadın girişimciye ulaşmasını ve ilham verici başarılara zemin hazırlamasını temenni ediyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.