Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Temiz Üretim

Kapsül Haber Ajansı - Temiz Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Temiz Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Togg, COP31 Türkiye’nin Mobilite Sektör Ortağı oldu Haber

Togg, COP31 Türkiye’nin Mobilite Sektör Ortağı oldu

COP31, iklim gündeminin küresel ölçekteki en önemli buluşmalarından birine sahne olmaya hazırlanıyor. Kamu, özel sektör, uluslararası kuruluşlar, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirecek zirvede Togg, “Mobilite Sektör Ortağı” olarak yer alacak. Mobiliteyi erişilebilir ve kullanıcı odaklı bir teknoloji ekosistemi olarak ele alan Togg, COP31’de elektrikli mobiliteye geçişin iklim hedeflerine katkısını, bu dönüşümü destekleyen enerji ve dijital hizmetlerle birlikte ortaya koyacak. Üretimden günlük kullanıma uzanan uygulamalarını paylaşırken, sürdürülebilir mobilite çözümlerinin yaygınlaşması için uluslararası paydaşlarla yeni iş birlikleri geliştirmeyi amaçlayacak. Fuat Tosyalı: “Türkiye’nin üretim ve teknoloji gücünü sürdürülebilir bir gelecek vizyonuyla buluşturacağız.” Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, COP31 iş birliğiyle ilgili şöyle konuştu: “Türkiye, COP31’e ev sahipliği yaparak iklim değişikliğiyle mücadelede küresel sorumluluk üstlenme iradesini ve sürdürülebilir bir geleceğe yönelik güçlü vizyonunu bir kez daha ortaya koyuyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın öncülüğünde gerçekleşecek bu önemli buluşma, Türkiye’nin üretim yetkinliklerini, teknoloji geliştirme kapasitesini ve yeşil dönüşüm hedeflerini uluslararası ölçekte ortaya koyması açısından da önemli bir fırsat sunuyor. Togg, bu anlayışın ülkemizde hayat bulmuş en güçlü örneklerinden biri. Doğuştan elektrikli akıllı cihazlarımızdan şarj altyapımıza, Gemlik’teki üretim tesisimizden geliştirdiğimiz teknolojilere kadar tüm çalışmalarımızı bu bütüncül yaklaşımla sürdürüyoruz. COP31’de Türkiye’nin mobilite ortağı olarak, kendi teknolojisini geliştiren, katma değerli üretim yapan ve sürdürülebilirlik hedeflerini somut adımlarla destekleyen Türkiye vizyonunun parçası olacağız.” Gürcan Karakaş: “İklim hedeflerine katkımızı yeni iş birlikleriyle büyütmek istiyoruz" Togg CEO’su M. Gürcan Karakaş, COP31’deki iş birliğine ilişkin şunları söyledi: “COP31’de, mobilitenin dönüşümünün iklim hedeflerine nasıl katkı sağladığını geliştirdiğimiz çözümler ve elde ettiğimiz sonuçlarla paylaşmak istiyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana dünyanın sayılı, Avrupa’nın en temiz tesislerinden biri olan Gemlik Teknoloji Kampüsü’nde kendi bataryamızı üretiyor, doğuştan elektrikli akıllı cihazlarımızı, temiz enerji çözümlerimiz ve dijital deneyim platformumuzla birlikte geliştiriyoruz. Bugün yollardaki 130 bin adete yaklaşmış akıllı cihazımızla 600 bin tona varan CO₂ emisyonunun önüne geçilmiş olması, bu yaklaşımın somut sonuçlarından biri. Türkiye’nin en büyük ultra hızlı şarj ağı Trugo ile yüzde 100 yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanan enerjiyi 81 ilde kullanıcılarla buluşturuyor, Gemlik’te üretimin çevresel etkisini azaltmaya yönelik uygulamalarımızı geliştiriyoruz. Trumore ile de kullanıcıların bu ekosistemden günlük yaşamlarında kolayca yararlanmasını sağlıyoruz. COP31, deneyimimizi uluslararası paydaşlara aktarmak ve birlikte daha ileriye taşımak için önemli bir buluşma. Girişimlerle aynı göz hizasında çalışarak yeni fikirleri kullanıcıya değer yaratan çözümlere dönüştürüyoruz. Start-up Zone’da yer almamızın amacı da iklim hedeflerine katkı sağlayabilecek bu çözümlerin yeni iş birlikleriyle büyümesine alan açmak.” Elektrikli mobiliteyi destekleyen enerji ve dijital deneyim ekosistemi Sadece Togg’un doğuştan elektrikli ve bağlantılı akıllı cihazlarını değil, ülkedeki tüm elektrikli araçları destekleyen Türkiye’nin en büyük ultra hızlı şarj ağı Trugo, 81 ilde 1.750’yi aşkın yüksek hızlı istasyonuyla hizmet sunuyor. Türkiye’nin 472 bini aşan elektrikli araç parkına açık olan ağda dört yılda 10 milyon şarj işlemi gerçekleştirildi. Şarj hizmetinde kullanılan elektriğin tamamı, YEK-G belgesiyle yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanıyor. Türkiye’de 3,8 milyon, Almanya’da 100 bin kullanıcıya ulaşan Trumore, navigasyon özelliğiyle yolculukların CO₂e emisyon verilerini kullanıcıların erişimine sunuyor. Yolculuk planlama ve şarj hizmetlerini bir araya getiren platform, uçtan uca çevrim içi satın alma süreciyle de kullanıcıların işlemlerini fiziksel bir satış noktasına gitmeden tamamlamalarına olanak sağlıyor. Uzaktan yazılım güncellemeleri ve Can.AI destekli çözümler, bazı ihtiyaçların servis ziyareti gerektirmeden karşılanmasını destekliyor. Gemlik Teknoloji Kampüsü'nde sürdürülebilir üretim uygulamaları Gemlik Teknoloji Kampüsü’nde üretimin çevresel etkisini azaltmaya yönelik uygulamalar yürütülüyor. Boyahanede metrekare başına 5 gram olan uçucu organik bileşik emisyonları, Avrupa’da izin verilen sınırın yedide biri, Türkiye’deki sınırın ise dokuzda biri düzeyinde bulunuyor. Kampüsteki 22 MWp kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali mevcut elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 50’sini karşılıyor. Elektrik tüketiminin tamamı 2023 yılından bu yana I-REC sertifikalarıyla yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanıyor. Dijital sistemler kâğıtsız üretim süreçlerini ve operasyonel verimliliği destekliyor. Güneş enerjisi santralini destekleyen batarya enerji depolama sistemi, 3 MWh’lik konteynerler ve akıllı cihazlarda kullanım ömrünü tamamlayan bataryaların ikinci ömrünü değerlendirmesine yönelik uygulamalarla şebekeden karşılanan enerji ihtiyacını yılda 1.200 MWh azaltıyor. Sistemin toplam CO₂e azaltım katkısı 549 ton olarak hesaplanıyor. Sıfır Atık belgesine sahip kampüste kompost üretimi ve kalsitin yeniden değerlendirilmesi gibi uygulamalar yürütülüyor. Kampüste su tüketimi yüzde 50 daha düşük seviyede bulunuyor. Girişimcilik ekosistemi Start-up Zone’da buluşacak Togg, COP31’de girişimcilik ve inovasyon alanındaki iş birlikleriyle de yer alacak. Start-up Zone’un ana sahne sponsorluğunu üstlenerek iklim ve teknoloji alanında çözüm geliştiren girişimcilerin yatırımcılar ve farklı paydaşlarla bir araya gelmesini destekleyecek. Açık inovasyonu kuruluşundan bu yana teknoloji yaklaşımının bir parçası olarak benimseyen Togg, mobilite ve sürdürülebilirliğin yanı sıra dijital sağlık, yapay zekâ ve veri alanlarında 2.300’ü aşkın girişimi taradı ve 59 girişimi ekosistemine dahil etti. Start-up Zone sponsorluğuyla bu iş birliği yaklaşımını uluslararası ölçekte genişletmeyi ve iklim hedeflerine katkı sağlayacak yenilikçi çözümlerin geliştirilmesine alan açmayı amaçlıyor. COP31 filminde doğa ve teknoloji aynı gelecekte buluşuyor Togg’un COP31 için hazırladığı film de zirve öncesi Togg sosyal medya hesaplarından paylaşıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile ortak kullanılacak film, Doğu ile Batı kültürlerini buluşturan, insanı ve teknolojiyi bugün ile geleceğin kesişiminde bir araya getiren Togg’un marka yaklaşımını doğa ve teknoloji arasındaki uyum üzerinden anlatıyor. Doğanın güzelliklerini temiz üretim ve elektrikli mobiliteyle buluştuğunu anlatan film, teknolojinin yaşamı kolaylaştırırken yaşadığımız dünyayı korumaya da katkı sağlayabileceğini vurguluyor. Togg’un yeniliğe yolculuğunu bu anlayışla aktarırken, geleceğe uzanan her yolun doğayla birlikte düşünülmesi gerektiği mesajını veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VakıfBank ve MEXT’ten sanayici ve ihracatçıların yeşil dönüşümüne liderlik edecek iş birliği  Haber

VakıfBank ve MEXT’ten sanayici ve ihracatçıların yeşil dönüşümüne liderlik edecek iş birliği 

Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı anlayışıyla Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlayan VakıfBank, MEXT Teknoloji Merkezi ile sanayici ve ihracatçıların dekarbonizasyon yolculuğunu destekleyecek stratejik bir iş birliğine imza attı. İş birliğinin temel amacı; sanayici ve ihracatçı firmaların SKDM uyum kapasitesini artırmak, dekarbonizasyon potansiyellerini görünür hale getirmek ve ortaya çıkan uygun yatırım ihtiyalarını finansman imkanlarıyla buluşturabilecek sürdürülebilir bir model oluşturmak olarak belirlendi. “Dönüşüme Değer” adıyla hayata geçirilen model kapsamında MEXT’in sanayi, teknoloji ve yeşil dönüşüm alanındaki yetkinliği ile VakıfBank’ın finansman gücü aynı müşteri yolculuğunda bir araya gelecek. İşletmelerin dekarbonizasyon ihtiyaçları belirlenerek enerji ve kaynak verimliliği, yenilenebilir enerji, elektrifikasyon, proses dönüşümü, temiz üretim teknolojileri ve döngüsel ekonomi gibi alanlarda şirkete özel yol haritaları hazırlanacak. Belirlenen yatırımlar VakıfBank’ın sürdürülebilir finansman çözümleri ve uygun uluslararası kaynaklarıyla desteklenirken yatırım sonrasında sağlanan emisyon azaltımı, enerji tasarrufu ve diğer dönüşüm çıktıları takip edilecek. MEXT, firmaların SKDM raporlama altyapısının geliştirilmesine, karbon ayak izi ve ilgili düzenlemeler konusunda eğitim ve kapasite geliştirmeye destek olurken; VakıfBank hedef müşteri kitlesinin belirlenmesi, uygun firmaların bilgilendirilmesi ve programa yönlendirilmesinde aktif rol üstlenecek. “Dönüşümün gerçekleşmesini sağlayacak ekosistemi birlikte kuruyoruz” VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yeşil dönüşüm artık yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; üretim gücünün, ihracat kapasitesinin ve uzun vadeli rekabetçiliğin ayrılmaz bir parçası. Sanayicimizin ve ihracatçımızın önündeki dönüşüm ihtiyacını, bir risk alanı olmanın ötesinde, yeni bir yatırım ve büyüme fırsatı olarak görüyoruz. Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı anlayışımızla yalnızca dönüşümü finanse eden değil, dönüşümün gerçekleşmesine katkı sağlayan banka olmayı hedefliyoruz. MEXT’in teknik yetkinliği ile VakıfBank’ın finansman gücünü buluşturduğumuz bu modelle müşterilerimizin ihtiyaçlarının belirlenmesinden yatırımın finansmanına, ortaya çıkan etkinin ölçülmesine kadar tüm süreçte yanlarında olacağız.” “Yeşil dönüşüm yolculuğunu uçtan uca destekleyen güçlü bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz” İş birliğie ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol “MEXT olarak; sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve yapay zekayı, Türk sanayisinin geleceğini şekillendirecek ve küresel rekabet gücünü artıracak stratejik öncelikler olarak görüyoruz. Sürdürülebilirlik odağında ise hedefimiz bu dönüşümü işletmelerimiz için yalnızca bir uyum unsuru olmaktan çıkararak, uygulanabilir fırsat alanına dönüştürmek. Bu dönüşümün kalıcı bir değer sağlayabilmesi için işletmelerin mevcut durumlarının doğru analiz edilmesi, dönüşüm ihtiyaçlarının belirlenmesi ve bu ihtiyaçların uygulanabilir yatırım planlarına dönüşmesi büyük önem taşıyor. MEXT’in sanayideki deneyimini ve dönüşüm yetkinliğini, VakıfBank’ın Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı ile bir araya getirerek, işletmelerin yeşil dönüşüm yolculuğunu uçtan uca destekleyen güçlü bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu stratejik iş birliğinin yalnızca işletmelerin dönüşümünü hızlandırmakla kalmayacağına; ülkemizin düşük karbonlu üretim kapasitesini geliştirerek daha verimli, dirençli ve uluslararası rekabette daha güçlü bir yapıya kavuşmasına da önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. İş birliği, “dönüşüm-finansman” modeli olarak kurgulandı VakıfBank ve MEXT arasında imzalanan stratejik iş birliği, tek seferlik bir finansman programından öte; sanayicinin dönüşüm ihtiyacının belirlenmesinden yatırımın gerçekleştirilmesine ve etkisinin ölçülmesine kadar uzanan sürekli bir “dönüşüm-finansman modeli” olarak kurgulandı. Modelin ilerleyen dönemde farklı sektör ve müşteri gruplarına genişletilerek Türkiye’nin düşük karbonlu üretim kapasitesine ve sürdürülebilir ihracat gücüne katkı sağlaması amaçlanıyor. Dönüşüme Değer Programı; “Ölç, Yol Haritasını Çıkar, Finanse Et, Etkiyi Ölç” olmak üzere dört aşamadan oluşuyor. Böylece işletmelerin yalnızca finansmana erişmesi değil, mevcut üretim süreçlerini analiz ederek ihtiyaçlarına uygun ve ölçülebilir bir dönüşüm yolculuğuna çıkması öngörülüyor. İş birliğinin somut göstergelerle de takip edilerek programa katılan ve süreci tamamlayan firma sayısından sektörel dağılıma, eğitim ve kapasite geliştirme sonuçlarından SKDM raporlama altyapısı kurulan firmalara, tespit edilen dekarbonizasyon yatırım temalarından finansman değerlendirmesine yönlendirilen yatırım alanlarına kadar etkisinin düzenli olarak ölçülmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çin’de Yeşil Üretim Güçleniyor: Weiqiao’nun 6. “Green Factory” Başarısı Haber

Çin’de Yeşil Üretim Güçleniyor: Weiqiao’nun 6. “Green Factory” Başarısı

Çin’in sanayi devlerinden Weiqiao Pioneering Group, yeşil üretim ve sürdürülebilir sanayi dönüşümündeki yatırımlarının karşılığını almaya devam ediyor. Grup bünyesinde faaliyet gösteren Hongzheng New Materials Technology Co., Ltd., Çin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı tarafından açıklanan 2025 Yeşil Fabrika (Green Factory) Listesi’ne girerek önemli bir başarıya imza attı. Shandong eyaletinin Zouping kentinde bulunan şirket, bu prestijli listeye dahil edilerek ulusal düzeyde “yeşil fabrika” unvanı kazandı. Böylece Hongzheng New Materials, Weiqiao Pioneering Group’un bu alandaki altıncı sertifikalı iştiraki oldu. Yeşil fabrika nedir, neden önemli? Çin’de Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı tarafından yürütülen “Ulusal Yeşil Fabrika” programı, sürdürülebilir üretim sisteminin temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Program kapsamında şirketler; Enerji verimliliği Düşük karbon salımı Çevre dostu üretim süreçleri Atık geri dönüşümü Zararsız hammadde kullanımı gibi kriterlere göre değerlendiriliyor. Hongzheng New Materials, özellikle temiz üretim teknolojileri ve düşük karbonlu dönüşümdeki başarısı ile bu unvana layık görüldü. Alüminyum sektöründe yeşil dönüşüm hızlanıyor Şirketten yapılan açıklamada, bu başarının ardından yeşil ve düşük karbon teknolojilerine yönelik yatırımların artırılacağı belirtildi. Hongzheng New Materials, özellikle: Alüminyum bazlı malzemelerde hafiflik Yüksek katma değerli ürün geliştirme Akıllı ve çevreci üretim sistemleri alanlarında Ar-Ge çalışmalarına hız verecek. Bu adımın, sadece şirketin değil, aynı zamanda küresel alüminyum ve yeni nesil malzemeler sektörünün dönüşümüne katkı sağlaması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ne Yediğini Bilmek İsteyenler Kendi Gıda Erişim Ağlarını Kuruyor Haber

Ne Yediğini Bilmek İsteyenler Kendi Gıda Erişim Ağlarını Kuruyor

Yiyeceklerinin nerede, kim tarafından, nasıl üretildiğini sorgulayarak yola çıkanların oluşturduğu gıda toplulukları, sadece gerçek gıdaya ulaşmak için değil aynı zamanda tarım ve gıda alanındaki sorunlara çözüm olabilecek bir sistem olarak gün geçtikçe yayılıyor. Gıda topluluklarını tabandan örgütlenen sivil inisiyatifler olarak tanımlayabiliriz. Bu topluluklar yediklerinin nerede, nasıl, kim tarafından üretildiğini bilmek, temiz üretim yapan yerel/küçük üreticileri bulmak ve desteklemek, gerçek gıdaya hak ettiği değeri vermek isteyen, yani gıdanın tarladan sofraya yolculuğu konusunda sorumluluk alan “türeticiler”den oluşuyor. Yeni başlayanlar için “tabandan örgütlenme”, “sivil inisiyatif” ifadeleri iddialı görünebilir, öyleyse geniş kitlelere hitap eden, organize gıda topluluklarının yola çıkarken sordukları soruya verdikleri yanıtlardan yola çıkabilirsiniz. Sağlıklı ve gerçek gıdaya nasıl ulaşırım? Bulunduğunuz bölgede kurulan halk pazarlarında mevsime uygun sebze-meyve satan 3-5 köylü tezgâhı mutlaka vardır. Onlarla sohbet edin. Sattıkları ürünleri nerede yetiştirdiklerini, nasıl gübre kullandıklarını, sebzelere gelen hastalık ve böceklerle nasıl baş ettiklerini sorun. Temiz üretim yaptığına güvendiğiniz bir çiftçiden alışveriş yapmaya başlayarak ilk adımı atmış olursunuz. Internetin nimetlerinden yararlanın ve yaşadığınız bölgede bir gıda topluluğu olup olmadığını araştırın. Türkiye’deki gıda topluluklarının listesine buradan ulaşabilirsiniz: Dahil olabileceğiniz bir gıda topluluğuna ulaşamazsanız komşularınız, iş arkadaşlarınız, ve/veya akrabalarınızla bir topluluk oluşturabilirsiniz. Bir gıda topluluğu nasıl kurulur? Bu soruya yanıt vermeden önce dünyada ve Türkiye’de bugüne kadar kurulan toplulukların nasıl işlediğine bir bakalım. Gıda toplulukları temelde iki sistem üzerine kuruluyor: Katılımcı Onay Sistemleri (KOS) ve Topluluk Destekli Tarım (TDT). Fakat bu sistemleri değişmez bir standart olarak kabul etmemek gerek. Her gıda topluluğunun kendi iç dinamikleri var. Topluluk dinamikleri kişi sayısından bireylerin ilişkilerine ve kültürlerine göre pek çok değişkene bağlı. Grup büyüdükçe tüzel bir yapıya ihtiyaç duyulabilir ve dünyanın birçok yerinde olduğu gibi tüketici kooperatifi kurma yoluna gidilebilir. Katılıcı Onay Sistemleri Katılımcı Garanti/Onay sisteminde üreticiler, tarafların aktif katılımıyla belirlenen kriter ve yöntemlere göre seçilir. Bu sistem, güven, sosyal ağlar ve bilgi/deneyim takası esasına dayanır. KOS işleyiş sürecinde topluluğu oluşturanlar önce sofralarına koymak istedikleri ürünlerin ve üreticilerin kriterlerini belirler. Örneğin küçük üreciden, pestisit ve sentetik gübre kullanmadan yetiştirilmiş ürünleri almak gibi kriterler belirleyebilirler. Ardından bu kriterlere uygun üreticileri bularak, onlardan belirli periyodlarda ürün siparişi verirler ve belli bir dağıtım gününde, mekânında üretici ve ürünleriyle buluşarak gıdalarını temin ederler. Bu süreçte gıda topluluğu üyeleri, üreticilerle görüşmeler, sipariş listelerinin hazırlanması, lojistik, dağıtım organizasyonu ve ödemelerin üreticilere ulaştırılması gibi işlerde sorumluluk alırlar. Topluluk Destekli Tarım Topluluk Destekli Tarım, gıda üretimi ve tüketimi arasında doğrudan bağlantı kuran, bir çiftlik ve destekçi topluluğu arasındaki karşılıklı bağlılığa dayalı bir ortaklığı tanımlar. Destekçiler genelde hasattan pay satın alarak, bazen çiftlik işlerine yardımcı olarak çiftliğin yıllık işletme giderlerini karşılar. Bazen de ihtiyaç duydukları ürünleri yetiştirmesi için çiftçiye alım garantisi verip ön ödeme gibi kolaylıklar sağlayarak ürün bazında ortaklık yaparlar. Karşılığında, çiftlik mümkün olan en sağlıklı ve taze mevsimlik ürünü temin eder. TDT’nin standart bir formülü yok. Uygulayan topluluğun ve çiftliğin tercihlerine göre farklı kuralları olabiliyor. İdeal bir TDT modelinin, çiftçinin karşılaştığı temel sıkıntılara çözümler sunması ve risklere ortak olması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.