Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tescil

Kapsül Haber Ajansı - Tescil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tescil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması Açıklandı Haber

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması Açıklandı

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması, her yıl olduğu gibi bu dönemde de bir önceki yılın Türkiye ihracat sıralamasındaki ilk 500 şirket, Kamuoyu Aydınlatma Platformu’nda Ar-Ge datalarını açıklayan şirketler ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge merkezi olan şirketlere iletilen anketlere verilen yanıtlar ile hazırlandı. Şirketlerin 2025 yılında Ar-Ge harcamaları, 2026 yılı için planlanan Ar-Ge harcamaları, Ar-Ge personel sayısı, 2025 yılında Ar-Ge merkezlerinde alınan patent sayısı, faydalı model sayısı, tasarım tescil sayısı ve marka sayısı Ar-Ge 500 Araştırmasının temel datalarını oluşturdu. 500 şirketin verilerinin analiz edildiği araştırma, 2025 yılında Ar-Ge için harcanan toplam bütçenin 257 milyar 875 milyon 205 bin TL olduğunu ortaya koydu. Türkiye’nin en yüksek Ar-Ge harcaması yapan 500 firmasını ortaya koyan araştırma ayrıca Tasarım Merkezleri arasında en yüksek harcama yapan ilk 50 firmayı da ayrı bir sıralama olarak belirliyor. TUSAŞ, 65 milyar 207 milyon 978 bin 740 TL’lik Ar-Ge yatırımıyla liderliğini sürdürerek, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da zirvedeki yerini korudu. Senelerdir ilk üç sırada yer alan TUSAŞ, ASELSAN ve ROKETSAN bu yıl da geleneği bozmadı. Ekonomi ve İş Dünyası Portalı Turkishtime, bu yıl 13. kez imza attığı prestijli “Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması” ile ülkenin inovasyon haritasını gözler önüne sererken, Türk iş dünyasının geleceğine stratejik bir pusula olmaya devam ediyor. Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin Ar-Ge harcamaları, yenilikçi projeleri, teknolojik gelişim süreçleri ve fikri mülkiyet performanslarını analiz eden araştırma, sektör profesyonelleri için referans niteliği taşıyor. Bu yıl 13’üncüsü hazırlanan raporda, Ar-Ge yatırımları ve çalışmalarında yine savunma sanayinin yükseliş gösterdiği gözlendi. TUSAŞ 65 milyar 207 milyon 978 bin 740 TL’lik Ar-Ge harcamasıyla birincilik koltuğundaki yerini bu sene de bırakmadı. ASELSAN, 48 milyar 182 milyon 526 bin 55 TL’lik Ar-Ge harcamasıyla Türkiye’nin Ar-Ge ve yüksek teknoloji ekosistemindeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koyarak ikinci sırada yer aldı. Üçüncülük koltuğunda ise yine savunma ve havacılık sanayiinin önemli oyuncularından ROKETSAN 21 milyar 409 milyon 818 bin 299 TL’lik harcaması ile yer aldı. Listenin dördüncü sırasında 9 milyar 540 milyon 715 bin 484 TL’lik harcama ile HAVELSAN bulunurken, beşinci sırasında 8 milyar 300 milyon 55 bin TL’lik Ar-Ge harcamasıyla otomotiv sektörünün önemli şirketlerinden Ford Otomotiv yer almayı başardı. Listenin ilk 5 sırasında yer alan şirketlerin toplam Ar-Ge harcaması, 2025 yılında 500 şirketin yaptığı toplam harcamanın yüzde 59,19’unu oluşturdu. AR-GE ARAŞTIRMASI HER SENE KAPSAMINI GENİŞLETİYOR Ekonomi ve iş dünyasına 13 yıldır ayna tutan “Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması”, geçtiğimiz yıl dahil edilen Tasarım Merkezleri odağını bu yıl daha da güçlendirerek sürdürüyor. Bu anlamda çalışma, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylı Tasarım Merkezlerini de markajına alıyor. Söz konusu merkezlerin harcama ve istihdam verilerini de kapsayarak tasarım temelli inovasyon süreçlerini ve ürün geliştirme yetkinliklerini gözler önüne seriyor. Bu sene ilk defa Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması kapsamında “Ar-Ge Ürünleriyle En Fazla İhracat Gerçekleştiren İlk 100” listesi hazırlandı. Şirketlerin Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirilen ürünlerinden 2023, 2024 ve 2025 yıllarında elde ettiklerini beyan ettikleri toplam ihracat tutarları esas alınarak listelendi. Araştırma bu yönüyle şirketlerin Ar-Ge faaliyetlerini ihracata ne ölçüde dönüştürebildiğini ortaya koyuyor. TÜRKİYE’NİN AR-GE YILDIZLARI KÜRESEL ARENADA FARK YARATIYOR Türkiye Ar-Ge 500 Araştırmasına katılan şirketler; Ar-Ge bütçelerinden uzman kadrolara, merkez yapılanmalarından fikri mülkiyet tescillerine kadar uzanan geniş veri havuzu sunarak, Türkiye’nin inovasyon ekosistemindeki yükselişini ve küresel rekabet gücünü somutlaştırıyor. Ülkemizin Ar-Ge görünürlüğünü uluslararası arenada pekiştiren bu kapsamlı rapor aynı zamanda katılımcı şirketlere kendi başarılarını dünya sahnesinde sergileme fırsatı sunuyor. Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan rapor, uluslararası basın ve küresel fikir liderleriyle paylaşılıyor. Bugüne kadar binlerce şirketin dahil olduğu araştırma, 13’üncü sayısı yayınlanırken “Türkiye’de Ar-Ge” bilincini oluşturan bir almanak niteliği taşıyor. ÜÇ YILDA AR-GE ÜRÜNLERİYLE YAPILAN 843,9 MİLYAR TL’LİK İHRACAT DİKKAT ÇEKİYOR Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması kapsamında bu sene ilk defa listede yer alan “Ar-Ge Ürünleriyle En Fazla İhracat Gerçekleştiren İlk 100” sıralamasında, şirketlerin 2023-2025 döneminde Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirilen ürünlerden elde ettikleri toplam ihracat 843,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Sıralamanın ilk sırasında 337,8 milyar TL ile Oyak Renault yer alıyor. Oyak Renault’u 154,2 milyar TL ile ASELSAN ve 58,9 milyar TL ile TUSAŞ izliyor. İlk üç şirketin toplamı 550,8 milyar TL’ye, ilk 100 içerisindeki payı ise yüzde 65,3’e ulaşıyor. Araştırmaya göre ilk 10 şirketin toplam Ar-Ge ürünleri kaynaklı ihracatı 653,4 milyar TL. Böylece ilk 10 şirket, ilk 100 toplamının yüzde 77,4’ünü oluşturuyor. İhracatın sektörel dağılımı incelendiğinde, otomotiv endüstrisi 404,2 milyar TL ile öne çıkarken, savunma ve havacılık sanayii 245,1 milyar TL ile ikinci sırada yer aldı. İki sektör, ilk 100’de yer alan şirketlerin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 76,9’unu oluşturuyor. EN ÇOK PATENT ALAN ŞİRKET MERCEDES-BENZ TÜRK OLDU 2025 yılı TÜRKPATENT tescilli kesin patent sayılarına göre Mercedes-Benz Türk 105 patentle ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 98 patentle Tırsan Treyler yer alırken onu 82 patentle ASELSAN izledi. Savunma ve havacılık şirketlerinden TUSAŞ 66 patentle listenin dördüncü sırasında yer alırken, beşinci sırada ise 42 patentle ROKETSAN boy gösterdi. Araştırmaya göre ilk 10 şirketin toplam tescilli patent sayısı 527. İLAÇ SEKTÖRÜ MARKALAŞMAYA AĞIRLIĞINI KOYUYOR Bu yılki ilk 500 şirketin marka sayısı incelendiğinde listenin ilk beş sırasında ilaç sektörünün ağırlığı görülüyor. Abdi İbrahim İlaç Sanayi 163 marka ile birinci sırada yer alırken, ASELSAN 128 marka ile ikinci, World Medicine 125 marka ile üçüncü, Sanovel 122 marka ile dördüncü ve Ali Raif İlaç 119 marka ile beşinci sıradaki yerini alıyor. Listede yer alan ilk 10 şirketin toplam 967 markasının yüzde 66,08’inin ilaç sektöründeki şirketlere ait olduğu ortaya çıkıyor. TASARIM TESCİLİNDE MOBİLYA SEKTÖRÜ VARLIĞINI HİSSETTİRİYOR 2025 yılında tasarımlarını tescil eden şirketler incelendiğinde ilk 10 şirketin toplam 1.341 tasarımını tescil ettiği görülüyor. İlk 10 şirket arasında yer alan Doğanlar Mobilya, Çilek Mobilya ve Yataş toplam 667 tasarım tesciline ulaşırken, bu üç mobilya şirketinin listenin ilk 10’unda yer alan şirketlerin toplam 1.341 tasarım tescilinin yüzde 49,74’ünü oluşturduğu gözleniyor. Doğanlar Mobilya 328 tasarım tesciliyle listenin ilk sırasında yer alırken, Çilek Mobilya 209 tescille ikinci sırada yer alıyor. FAYDALI MODELDE TUSAŞ LİDER Faydalı model tescillerinde otomotiv sektörü ağırlığını ortaya koydu. İlk 10’da yer alan şirketlerin 4’ü otomotiv sektöründen olurken, MAN Türkiye, Koluman Otomotiv, TürkTraktör ve Oyak Renault toplam 68 faydalı modelle ilk 10’daki 182 tescilin yüzde 37,36’sını gerçekleştirdi. Sıralamanın zirvesinde 43 faydalı modelle TUSAŞ yer alırken, onu 38 faydalı modelle MAN Türkiye ve 35 faydalı modelle ASELSAN takip etti. İlk üç şirketin toplam 116 faydalı modeli, ilk 10 şirketin toplam faydalı modellerinin yüzde 63,74’ünü oluşturdu. BİTKİ ISLAHÇI HAKKI TESCİLLERİNDE ZİRVENİN SAHİBİ MULTİ TOHUM Bitki Islahçı Hakkı tescillerinde zirvenin sahibi Multi Tohum Tarım Sanayi Ticaret A.Ş. oldu. Şirket, 2025 yılında gerçekleştirdiği 5 tescille ilk sırada yer aldı. Onu 4 tescille Anamas Tarım takip ederken, Antalya Tarım ve İstanbul Tarım 2’şer tescille sıralamada yer aldı. Söz konusu dört şirket, 2025 yılında toplam 13 Bitki Islahçı Hakkı tesciline imza attı. AR-GE İSTİHDAMINDA ASLAN PAYI SAVUNMA VE HAVACILIKTA 2025 yılında Ar-Ge merkezlerinde çalışan personel sayısında savunma ve havacılık sanayii şirketleri öne çıkıyor. ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI, 22 bin 71 kişilik Ar-Ge istihdamıyla ilk 10 şirketin toplam 25 bin 513 kişilik istihdamının yüzde 86,51’ini oluşturdu. Ar-Ge merkezlerinde çalışan toplam personel sayısında 9 bin 691 kişiyle ASELSAN ilk sırada yer alırken, TUSAŞ 5 bin 100, ROKETSAN 3 bin 390, HAVELSAN 2 bin 169 ve TEI 1.721 kişiyle ilk beşte yer almayı başardı. Kadın Ar-Ge istihdamında da yine savunma ve havacılık sanayii şirketlerinin ağırlığı dikkat çekiyor. İlk 10 şirketin Ar-Ge merkezlerindeki kadın çalışan sayısı toplam 6 bin 65 kişi olurken, listenin ilk beş sırasında 2 bin 121 kadın çalışanıyla ASELSAN birinci, 1.190 kadın çalışanla TUSAŞ ikinci ve ROKETSAN 722 kadın çalışanla üçüncü oldu. Listede HAVELSAN 535 kadın çalışanla ve TEI 305 kadın çalışanla yer aldı. İlk beş şirketin toplam kadın Ar-Ge istihdamı 4 bin 873 kişiye ulaşırken, bu sayı ilk 10 şirketin toplam kadın Ar-Ge istihdamının yaklaşık yüzde 80,35’ini oluşturuyor. PROJE LİDERİ ASELSAN Bu yılki araştırmada proje üretme sayıları incelendiğinde ASELSAN 1.253 proje ile liste başındaki yerini alıyor. İkinci sırada 611 proje ile World Medicine, 263 proje ile de Deva Holding üçüncü oldu. Listenin dördüncü sırasında 200 proje ile Arçelik yer alırken, beşinci sırasında Vem İlaç olduğu görülüyor. Listenin ilk 10 sırasında yer alan şirketlerin toplam Ar-Ge proje sayısı 3.235 olurken, ilk 10’da 5 ilaç şirketinin yer alması dikkat çekiyor. İlaç şirketlerinin toplam proje sayısı 1.308’e ulaşarak ilk 10’daki projelerin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. TASARIM MERKEZLERİ HARCAMALARINDA FLO İLK SIRADA Tasarım merkezi harcamalarında FLO Mağazacılık 434,8 milyon TL ile listenin zirvesinde yer aldı. Tasarım merkezi istihdamında da liderliğini sürdüren şirket, 173 çalışanla birinciliği kimseye kaptırmadı. Tasarım merkezlerinde hem harcama hem de istihdam sıralamalarında perakende, tekstil ve mobilya sektörlerinin ağırlığı dikkat çekti. Tasarım merkezleri harcamalarında moda ve perakende sektörünün güçlü temsili öne çıkarken, ilk beşte FLO Mağazacılık’ın yanı sıra BEYMEN, KOTON ve Ay Marka gibi Türkiye’nin önde gelen moda ve perakende markaları yer aldı. Tasarım harcamalarında ikinci sırada TUSAŞ Motor Sanayii 227,3 milyon TL ile yer alırken, BEYMEN 164,7 milyon TL ile üçüncü, KOTON 132,9 milyon TL ile dördüncü ve Ay Marka 123,2 milyon TL ile beşinci oldu. YÜKSELİŞE GEÇENLER Araştırma incelendiğinde dikkat çeken başlıklardan biri de sıçrama gösteren şirketler oldu. Bu anlamda Bimed Teknik Aletler 208 sıra, Trex Dijital 201, Mobiliva 188, Endüstriyel Elektrik Elektronik 173, Aymas Makina 168, Sun Chemical 153, IHI Dalgakıran Makina 139, Sirena Marine 137, Mamur Teknoloji 130 ve BVS Bülbüloğlu 128 basamak yükselerek dikkat çeken şirketler arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

'Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’  Haber

'Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’ 

Hamzabeyli Köyümüz Atölye ile başlayan gezide Mersin’in coğrafi işaretli ürünü kan portakalı ve mahallede kalkınma başlıkları konuşuldu. Tarsus Eshab-ı Kehf Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nde ise misafirler, Tarsus’un Sarı Ulak Zeytin’ini tatma şansı yakaladı ve üretim aşamasına şahit oldu. ‘Akdeniz’in Mirası, Toprağın Kimliği’ sloganıyla Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ev sahipliğinde düzenlenen ‘Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’ programı kapsamında Mersin’e gelen birbirinden değerli konuklar Hamzabeyli Evimiz Atölye ile Eshab-ı Kehf Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni ziyaret etti. Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde düzenlenen programda; konuklar büyükşehir tarafından hayata geçirilen Hamzabeyli Evimiz Atölye’de coğrafi işaretli ürünlerin kadınlar tarafından nasıl katma değerli ürün haline getirildiğini gördü. Ayrıca kooperatifleşmenin en iyi örneklerinden olan Tarsus Eshab-ı Kehf Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni de ziyaret eden konuklar, Tarsus’un coğrafi işaretli Sarı Ulak Zeytini’ni de görme ve tatma şansı yakaladı. Mersin’in değerlerine dikkat çekilen geziye, Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer ve Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu eşlik etti. Gezide; Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜciTA) Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, Akdeniz Üniversitesi Coğrafi İşaretler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zanbak, Türk Patent ve Marka Kurumu Sınai Mülkiyet Uzmanı Gonca Ilıcalı, Kamu ve STK İlişkileri Direktörü Derya Kılıç, Turuncu Eller Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Gürsel Appa, Hatay Defne Kadın Kooperatifi Başkanı Nesrin Deli, Antre Gourmet Berrin Bal Onur ve Çamlıyayla Dudu Ana Slow Food Üreticisi Muttalip Eker yer aldı. Hamzabeyli Köyümüz Atölye ile başlayan gezide Mersin’in coğrafi işaretli ürünü kan portakalı ve mahallede kalkınma başlıkları konuşuldu. Mahallelinin de yer aldığı toplantıda katılımcılar bilgilerini mahalleli ile paylaştı ve fikir alışverişi yapıldı. Ardından Tarsus Eshab-ı Kehf Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni ziyaret eden konuklar, Tarsus’un Sarı Ulak Zeytin’ini tatma şansı yakaladı ve üretim aşamasına şahit oldu. Şahutoğlu: “Geleceğin coğrafi işaretlerde olduğunu düşünen bir belediye olarak coğrafi işaretlere önem gösteriyoruz” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, ‘Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’ programını kentteki coğrafi işaretli ürünlerin hem tanıtılması hem korunması hem de yaygınlaştırmasını sağlamak amacıyla düzenlediklerinden söz ederek, “Biz, coğrafi işaretli ürünlerle bir geleceğin inşa edilebileceğini, geleceğin coğrafi işaretlerde olduğunu düşünen bir belediye olarak coğrafi işaretlere önem gösteriyoruz. Bu kapsamda da Mersin ilinde var olan 24 tane coğrafi işaretli ürüne ek olarak Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak çalışmalar yürütüyoruz. 5 ürünü de başvuru aşamasına getirdik. Şehrin genelinde, iklimin güzel olduğu, toprakların verimli olduğu bir coğrafyada çok daha güzel ürünlerin coğrafi işaretle işaretlenebileceğini ve bunların korunabileceğini biliyoruz. Bu anlamda da çalışmaları yürütüyoruz” dedi. Saha programı hakkında da detaylı bilgiler paylaşan Şahutoğlu, kentin coğrafi işaret potansiyeli açısından çok ciddi bir noktada olduğuna değinerek, “Desteklendiği ve çalışmalar hızlandırıldığı anda da birçok üründe coğrafi işaret alınabilecek pozisyondayız. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak 2024 yılında Gülnar Kişniş Üzümü’ne coğrafi işaret aldık. Yine Mersinden Kadın Kooperatifi’nin başvurusuyla Mersin Kan Portakalı’nın coğrafi işaretine destek veren kurumuz. Bugünlerde de yaptığımız çalışmayla Bozyazı Gölevezi, Kravga Eriği gibi ürünler olmak üzere toplam 5 üründe de coğrafi işaret çalışmalarını yürütüyoruz. Potansiyeli yüksek bir coğrafyadayız ve güçlü bir belediyeyiz. Bunun bilincinde olan bir belediyeyiz. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak da bu çalışmalara hız vererek, var olan bu potansiyeli açığa çıkartacağız” diye belirtti. Prof. Dr. Tekelioğlu: “Türkiye’de bugüne kadar coğrafi işaretlerde gerçekleştirilmiş üretici yoğunluklu ilk etkinlik oldu” YÜciTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, ‘Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’ programının çok etkileyici bir program olduğunun altını çizerek, işin başından itibaren Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer ile birlikte kentte yapacakları etkinlikte üreticilerin yoğunlukta olmasını istediklerini kaydetti. Prof. Dr. Tekelioğlu, “Salona ayağımı atar atmaz gördüğüm manzara beni çok etkilendi, gözlerim yaşardı. Çünkü biz yıllardır bu tür etkinlikleri yapıyoruz ama salonda çok az üretici oluyor. Mersin’de salon tamamen doluydu ve mevcutların yüzde 90’ı kadındı. Türkiye’de bugüne kadar coğrafi işaretlerde gerçekleştirilmiş üretici yoğunluklu ilk etkinlik oldu. Bu bakımdan kutluyorum. Gerçekten başarılı oldu ve katılımcılar hep üreticilerdi. Üreticilerden maceralarını, hikâyelerini ve sorunları dinledik, birlikte tartıştık. Gerçekten etkileyiciydi” dedi. Hamzabeyli Köyümüz Atölye Projesi’nden de çok etkilendiğini kaydeden Prof. Dr. Tekelioğlu, “Türkiye’nin bu tür projelere çok ihtiyacı var. Bu Anadolu’da kırsal kesimin kalkınması, kırsalda yaşayan kadınların üretim sürecine, ekonomiye entegre olmaları demek. Bunlar sevindirici işler. Çünkü kadınlara özellikle kırsalda çok önemli roller düşüyor. Çünkü toprağın bereketini, ürünün kalitesini, bölgenin lezzetlerini geleceğe taşıyan kadınlar oluyor. Onlar sayesinde bütün bu işler gerçekleşiyor. Ben bu hareketleri, eylemleri, faaliyetleri ve çalışmaları yerinde görmekten çok mutlu oldum” diye belirtti. Bu çalışmanın örnek olmasını temenni eden Prof. Dr. Tekelioğlu, belediyelere bu bakımdan çok büyük görevler düştüğünü dile getirdi. Kırsalın ayağa kalkması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tekelioğlu, Türkiye’de geri dönüşe ihtiyaç olduğunu sözlerine ekleyerek, “Kırsal boşaldı, şimdi yavaş yavaş özellikle Covid olayından sonra kırsala dönüşler başladı. Bu dönüşler bir anlamda bu tür etkinlikleri de güçlendiriyor. Ben çok sevindim ve mutlu oldum” ifadelerine yer verdi ve Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Mersinden Kadın Kooperatifi’ni çalışmaları adına kutladı. Mersin’in coğrafi işaret potansiyelinin çok yüksek bir kent olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tekelioğlu, Mersin’in şu anda 24 tane coğrafi işaretli ürünü olduğuna değinerek, bu rakamın çok daha yüksek olması gerektiğini dikkat çekti. Prof. Dr. Tekelioğlu, “Bu bilinçlenme son derece önemli. Mersin Kan Portakalı konusunda Mersinden Kadın Kooperatifi çok ilgilendi, biz de YÜciTA olarak çok destekledik. Ürüne tescilli alındı, coğrafi işaretle buluşturuldu. Bu gelişmeler çok olumlu ve şimdi üretim arttı. Mersinden Kadın Kooperatifi’nin çabalarıyla Mersin Kan Portakalı Hamzebeyli’de hayat buldu. Bu köy Mersin Kan Portakalı’nı üretiyor. Bu atölyede portakal işleniyor. Katma değer yaratılıyor” dedi. Coğrafi işaretlerin ülkenin geleceğinde çok önemli rolü olduğunu sözlerine ekleyerek, bunların katma değer, istihdam ve gelir yaratan ürünler olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tekelioğlu, coğrafi işaretli ürünlerin çoğaltılması gerektiğini kaydetti ve “Mersinden Kadın Kooperatifi’nin bu bakımdan yaptığı işler çok anlamlı. Diğer ürünlerde de bunu yapmak lazım. En önemlisi Mersin’in coğrafi işaret potansiyelinin bir an önce gün yüzüne çıkartılması için il düzeyinde ayrıntılı coğrafi işaretler envanterinin yapılması gerekli. Bu envanter yapıldıktan sonra coğrafi işaretlerle buluşturulması ve tescil başvurularının yapılması gerekiyor. Umarım ileride tescillenmiş coğrafi işaret sayısı 80’lere, 100’lere ve daha fazlasına ulaşır. O zaman kısal kesimde çok yüksek bir refah artışı olacak. İnsanlar daha müreffeh koşullarda yaşayacaklar. İstihdam artacak. Her şey Mersin için” dedi ve Mersin’de olmaktan duyduğu memnuniyeti aktardı. Zanbak: “Beklentimizin üstünde bir etkinlikti” Akdeniz Üniversitesi Coğrafi İşaretler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zanbak, programın dolu dolu geçtiğini ve programın düzenlenme aşamasında yoğun bir çalışma gerçekleştirildiğini aktardı. “Programın konsepti her bir oturumda çok iyi irdelendi. Bir sonraki aşamada üreticilere mikrofon uzatıldı bu açıdan daha önceki katıldığım programlardan bu programı ayıran temel özellik buydu. Beni etkileyen bir diğer konu da özellikle üretici kadınların, kooperatiflerin ve birliklerin baştan sona program da yer alması oldu” dedi. Mersin’in coğrafi işaret profilini değerlendirerek konuşmasını sürdüren Zanbak, Mersin’in gerek iklimi gerekse tarım alanındaki verimliliği açısından tescillenebilecek daha fazla ürünü olduğuna dikkat çekti. İlerleyen süreçlerde yapmış oldukları görüşmelere bağlı olarak, Mersin’de kamu kesimine ve üreticilere coğrafi işaret envanterleri ile ilgili bir eğitim vereceklerini de sözlerine ekleyen Zanbak, hem Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne hem de Mersinden Kadın Kooperatifine teşekkür ederek, “Güzel bir etkinliğin olacağını tahmin ederek geldik fakat beklentimizin üstündeydi. Ben çok etkilendim” sözlerine yer verdi. Appa: “Mersin Büyükşehir ile gurur duydum ve kıskandım” Kente yaptığı 2 günlük ziyaretinde katıldığı toplantılarda Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik adına A’dan Z’ye bir ‘sosyal belediyecilik’ kavramını yüzde 100 yerine getirdiğini gözlemlediğinden söz eden Turuncu Eller Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Gürsel Appa, “Ben bununla gurur duydum ve biraz da kıskandım. Ben de bir coğrafi işaretli ürünün işlendiği kooperatif başkanıyım. Bu bir ayrıcalık. Bunun kıymetini bilmemiz gerekiyor. Kendi bölgemizin özelliklerini taşıyan, kendine has lezzetiyle bu ürünleri sadece biz tüketmemeliyiz. Bunu ürüne erişimi olmayan kesimlere de ulaştırmak için katma değerli ürünler haline getirerek, yılın 12 ayına yayarak, tüm insanlara ulaştırmamız gerektiğini düşünüyorum. Ben kendi kooperatifim adına bu çabayı yıllardır veriyorum” dedi. Mersin’de kadın üreticilere de büyük önem verildiğine dikkat çeken Appa, “Burada gördüğüm kadarıyla üretici kadınlar da belediyenin o sonsuz katkılarıyla bu çaba yoluna girmişler. Mutlaka başaracaklar. Çünkü Mersin Büyükşehir Belediyesi ile halkın arasındaki diyaloğa imrendim. O samimiyete hayran kaldım. 2 gündür haz aldığım en güzel toplantı diyebilirim. Burada olmaktan çok mutluyum. Burada gördüklerim, öğrendiğim bilgileri kendi bölgeme de götürmeyi planlıyorum. Mersin Büyükşehir Belediyesi yetkililerine, Başkanımız Sayın Vahap Seçer’e, eşi Meral Hanım’a ve Yavuz Hoca’ya çok teşekkür ediyorum. Mersin’den İzmir’e çok dolu bilgilerle gidiyorum” diye belirtti. Appa son olarak, “Kadının olduğu yer cennet oluyor. Çünkü ‘Ana’ derler, toprağa da; ‘Toprak Ana’ derler. Bir ana hep üretiyor. Her kadının aile, bölge ve ülke ekonomisine katkısı asla inkar edilemez. Nüfusumuzun yarısı kadın olduğu düşünülünce bu istihdamı ülke ekonomisine kazandırmak gerekiyor. İşte bu yol da buralardan geçiyor” ifadelerini kullandı. Onur: “ Burada etkileşimin içinde olmak gurur verici” Programda çok değerli katılımcıların olduğunu ve seyirci kısmında üreticileri görmenin çok değerli olduğunu söyleyen Antre Gourmet Berrin Bal Onur, “Bu tür etkinliklerde amaç bir değer zincirinin bir araya getirilmesiydi ve burada amacı çok net bir şekilde gördük. Hem sunumlarda hem sahada kooperatiflerin gücünü, kooperatiflerin kurumsal yapılaşma süreçlerinin ne kadar istekle ve aslında bir amaca dönük gerçekleştiğini izledik. Geldiğimden beri çok etkilenerek dolaşıyorum. Belediyenin çok değerli katkıları var. Çok bilinçli ve süreci, zemini iyi oturtulmuş, üzerine de sağlam tuğlalar ekleniyor ve bunların planlı bir şekilde yapılması halinde Mersin'i bir kooperatif merkezi olarak görürüz. Mersin’i kadın gücünün çok etkin olduğu ama kooperatifçiliğin çok gelişeceği bir nokta olarak görmekten çok büyük memnuniyet duydum. Programda üreticiler de çok mutluydular. O etkileşimin içinde olmak da ayrıca gurur vericiydi” ifadelerini kullandı. Mersin’in gastronomi alanında çok iyi bir noktaya geldiğini ve zemininin sağlam olduğunu belirten Onur, kentteki tüm kamu kurum ve kuruluşlarının bir uyum içerisinde çalışması halinde ülkenin çok daha ileri gideceğini ifade etti. Onur, “Etkinlik, hakikaten çok ilham verdi bana, çok etkilendim ve mutlu oldum. Bu davet için çok teşekkür ediyorum. Kentin bütün kaynakları kendini programa entegre etmese biz bu hisleri hissedemeyiz. Hep söylediğimiz bir şey var, kaynaklarımız çok zengin, ülkemizin varlıkları çok zengin. Bir tarım toplumuyuz ama kaybettiğimiz bir kültürel doku var. Muhakkak ortak bir amaca hizmet etmemiz lazım. Mersin’de bunun gelişmiş olduğunu görmek, iyiye gittiğini görmek çok mutluluk verici” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçısına Teknoloji Takviyesi Haber

Ege İhracatçısına Teknoloji Takviyesi

Törene; Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ege Denetim Kalite Analizleri Araştırma Geliştirme ve Depolama Hizmetleri A.Ş. (EDEKATAŞ) Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Yiğit Tuncel, ARGEFAR Müdürü Prof. Dr. Seda Ersus ve akademisyenler katıldı. “Ürünler güvenle raflarda yer alacak” Kalite tescilli ürünlerin rekabette sağladığı avantajlara değinen Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Gıda ve tütün analizleri başta olmak üzere, ürünlerimizin uluslararası pazarlarda kabul görmesi için gereken teknik altyapıyı, yıllardır kararlılıkla güçlendirmektedir. Teknoloji yatırımıyla; dört adet cihaz, laboratuvar altyapımıza kazandırılmıştır. Bu cihazlar sayesinde; Kalıntı, pestisit, toksin ve uçucu bileşik analizlerinde daha düşük tespit limitlerine, daha hızlı ve daha hassas sonuçlara, uluslararası regülasyonlara tam uyumlu ileri seviye analiz kabiliyetine ulaşmış oluyoruz.” diye konuştu. “Ürünlerimiz ‘kalite duvarına’ çarpmadan rahatlıkla raflara girecek” Jak Eskinazi, “Bu; Ege Bölgesi’nden çıkan bir ürünün, Avrupa’da, Amerika’da, Uzak Doğu’da, “kalite duvarına” çarpmadan, rahatlıkla raflara girebilmesi demek. Bugün küresel ticarette rekabet artık sadece fiyatla değil; analiz kapasitesiyle, belgelendirme gücüyle, izlenebilirlik ve güvenilirlikle kazanılıyor. İhracatçıya “Ben bu ürünü gönül rahatlığıyla satabilirim” dedirten altyapı, işte tam olarak budur. Ege Üniversitesi ARGEFAR ile yürüttüğümüz 20 yıla yakın iş birliği, üniversite–sektör iş birliğinin en somut ve en başarılı örneklerinden biridir. Bilgi üniversitede kalmadı; sahaya, üretime, ihracata taşındı.” dedi. Yapılan bağışın önemine değinen Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, “Modern dünyada sadece üretmek yeterli değildir; ürünün yetkili otoritelerce tescil edilmesi ve onaylanması ona asıl değerini kazandırmaktadır. Ege İhracatçı Birlikleri’nin iştiraki olan EDEKATAŞ Ege Denetim Kalite Analizleri Araştırma Geliştirme ve Depolama Hizmetleri Anonim Şirketi Üniversitemiz ARGEFAR laboratuvarlarına, LC-MS/MS ve 3 adet GC-MS analiz cihazı bağışladı. Çok önemli ve anlamlı bulduğum bu bağış ile laboratuvarımızın altyapısı ileri teknoloji cihazlarla güçlendirilmiş oldu. Ege İhracatçı Birlikleri ile üniversitemizin buluştuğu bu nokta, ayrıca tescilin gücünü temsil etmektedir. Bu konuda iş birliklerimiz sürecek. Kazandırılan cihazlar ile ürünlerin analizlerinin yapılması ve ihracatı ülkemiz için çok önemli. Üniversitelerin üç temel görevi olan eğitim, araştırma ve toplumsal fayda prensipleri, bu projeyle bir araya gelmiştir. Bu yatırımın hayata geçirilmesinde emeği geçen Ege İhracatçı Birlikleri’ne ve EDEKATAŞ yönetimine teşekkür ediyoruz. İş birliğimizin devamını diliyoruz” dedi. “Akademi ve endüstri iş birliğine örnek teşkil ediyor” EDEKATAŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Yiğit Tunçel, “Ege İhracatçı Birlikleri olarak iştirakimiz EDEKATAŞ ile Ege Üniversitesi kuruluşu ARGEFAR’ın işbirliğini çok değerli buluyoruz. Bugün Ege İhracatçı Birlikleri olarak alımını yaptığımız yeni cihazlarımızla ARGEFAR’ın laboratuvarını son teknolojiye kavuşturmanın gururunu yaşıyoruz. Endüstri ve Akademinin her sektöre örnek olduğuna inandığım bu ortak çalışması ihracatımıza çok büyük katkılar sağlamaktadır. Bu nedenle sayın Rektörümüze, ARGEFAR Müdürümüze ve üniversitenin değerli çalışanlarına çok teşekkür ediyoruz.” dedi. Konuşmaların ardından Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Üniversiteye kazandırılan yeni cihazlardan ötürü Jak Eskinazi ve Süleyman Yiğit Tuncel’e plaket takdim etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çorum Şekerlemesi Coğrafi İşaretle Koruma Altına Alındı Haber

Çorum Şekerlemesi Coğrafi İşaretle Koruma Altına Alındı

. Tescille birlikte Çorum Şekerlemesi, şehrin gastronomik değerleri arasında resmî koruma altına alınan ürünler arasına girdi. Çorum Belediyesi tarafından yürütülen coğrafi işaret çalışmaları kapsamında, Çorum Baklavası’nın ardından Çorum Şekerlemesi de Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. Böylece Çorum’un coğrafi işaretli ürün sayısı 29 oldu. Çorum Şekerlemesi, Çorum Merkez ilçesinde uzun yıllardır sürdürülen geleneksel nişan adetlerinin önemli bir unsuru olarak biliniyor. Nişan merasimleri kapsamında erkek evi tarafından gönderilen baklava tepsisine karşılık olarak, gelin kızın arkadaşları ve akrabaları tarafından tören havası içerisinde hazırlanan Çorum Şekerlemesi, özenle süslenerek damat evine gönderiliyor. Bu yönüyle ürün, yalnızca bir lezzet değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir ritüelin simgesi olma özelliği taşıyor. Tescil edilen Çorum Şekerlemesi, nişan geleneklerindeki törensel işlevinin yanı sıra, Çorum yöresinde günlük tüketimde de yaygın olarak tercih edilen, kuşaktan kuşağa aktarılan bir lezzet olarak öne çıkıyor. Kültürel sürekliliği olan bu geleneksel ürün, coğrafi işaret tesciliyle birlikte hem korunacak hem de gelecek nesillere özgün kimliğiyle aktarılacak. GASTRONOMİDE ÇORUM’UN MARKA DEĞERİ GÜÇLENİYOR Çorum’un gastronomi alanında her geçen gün daha güçlü bir konuma geldiğini ifade eden Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, “Çorum, sadece leblebisiyle değil, mutfak kültürüyle de Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biridir. Coğrafi işaret çalışmalarımızla hem üreticimizi destekliyor hem de şehrimizin gastronomi kimliğini daha görünür hale getiriyoruz. Çorum Şekerlemesi’nin tescili bu vizyonun önemli bir parçasıdır.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.