Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teşhis

Kapsül Haber Ajansı - Teşhis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teşhis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de Nadir Hastalıklara Yönelik Farkındalık Dayanışmayla Güçleniyor Haber

Türkiye’de Nadir Hastalıklara Yönelik Farkındalık Dayanışmayla Güçleniyor

Türkiye, nadir hastalıklara yönelik farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen önemli bir dayanışma haftasına tanıklık etti. Plazma kaynaklı tedavilerde global liderlerden biri olan Kedrion Biopharma ve Pharminal İlaç 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ruhunu Dünya Primer İmmün Yetmezlik (PIY) Haftası (22-29 Nisan) ile birleştirerek kapsamlı bir sosyal sorumluluk projesini tamamladı. Ankara’nın maraton parkurlarından büyükşehirlerdeki hastanelerin infüzyon odalarına kadar uzanan kampanya, güçlü bir mesaj verdi: "Yalnız Değilsiniz." Ankara’da Umuda Koşma Farkındalık zinciri, 19 Nisan’da Ankara’da düzenlenen Bilkent RunRoll ile başladı. Kedrion Türkiye ekibi gönüllüleri, "Birlikte Daha Cesur" pankartı altında parkura çıktı. Her adım, nadir hastalıklarla yaşayan çocukların görünürlüğünü artırmaya adandı; fiziksel bir yarış, toplumsal kabul ve dayanışma için ülke çapında bir çağrıya dönüştü. “PIY’i Fark Et”: Klinik Deneyimi Dönüştürmek Ankara’daki koşu parkurlarından alınan enerji, PIY Haftası boyunca doğrudan klinik ortamlara taşındı. Kedrion Türkiye ve Pharminal İlaç iş birliğiyle İstanbul, İzmir ve Ankara’daki hastanelerde "İnfüzyon Odası Şenlikleri" başlatıldı. Bu etkinlikler Primer İmmün Yetmezlik farkındalığını artırmak ve 23 Nisan bayram sevincini tedavi gören çocuklara ulaştırarak onların kendilerini hasta değil, "ilk önce çocuk" gibi hissetmelerini sağlamak, klinik deneyimlerini dönüştürmek amacıyla tasarlandı. Erken Tanının Gücü: “Birlikte Daha Cesur” Ankara, İstanbul ve İzmir'deki hastanelerde tıp camiasının önde gelen uzmanları girişime katılarak erken teşhisin, bütüncül bakım ve "Birlikte Daha Cesur" olma ruhuyla birleştiğinde nadir hastalığı olan çocukların hayat yolculuğunu nasıl değiştirdiğini vurguladılar: Prof. Dr. Ayşe Metin - Ankara: "Bugün burada hem 23 Nisan haftasını hem de PIY haftasını bir arada kutluyoruz. Doğuştan bağışıklık yetmezliği olan primer immün yetmezlik, nadir hastalıklar kategorisindedir. Aileler bu hastalığın en temel özelliği olan sık ve hafif seyirli enfeksiyonları gözden kaçırabilirler. 22-29 Nisan haftası bu alanda farkındalığın artırılmasının hedeflendiği önemli bir hafta. Hastalarımız bizim için çok kıymetli; bir an önce teşhis alıp tedavilerine kavuşmalarını istiyoruz. Bu hastalıkta kullanılan immünoglobulin tedavisi sayesinde çocuklarımız dünyadaki hastalıklara karşı korunuyor veya hastalıkları hafif atlatıyorlar. Bu vesileyle aramızda bulunan Kedrion Biopharma ve Pharminal İlaç yetkililerine destekleri için teşekkür ediyoruz." Prof. Dr. Ferah Genel - İzmir: "Biz bu duruma 'nadir' diyoruz ama misyonumuz onu 'bilinir' kılmak. Bugün buradaki çocuklarımıza sesleniyorum: Sizler şanslı olanlarsınız çünkü tanı aldınız ve doğru tedaviye ulaştınız. Hekimleriniz yanınızda; biz birlikte daha cesur ve daha güçlüyüz." Prof. Dr. Güzide Aksu - İzmir: "Erken teşhis sadece tıbbi bir dönüm noktası değil; bir çocuğun yaşam kalitesini tamamen yeniden yazan bir güçtür. Doğru tedavi standartlarıyla, çocuklarımızın hayata inanılmaz bir dirençle tutunmalarına tanık oluyoruz." Prof. Dr. Neslihan Karaca - İzmir (Nadir hastalıkların küresel sembolü olan ‘zebra’ metaforuna atıfta bulunarak): "Bu özel çocuklar doğru tanıya ve tedaviye ulaştıklarında artık bir kenarda beklemiyorlar. Hayatın içinde dörtnala koşuyor ve 'Birlikte Daha Cesur' olduğumuzu kanıtlıyorlar." dedi. Görünmeyeni Görünür Kılmak: “Nadir Ama Gerçek” Kedrion’un küresel “Rare But Real” (Nadir Ama Gerçek) platformuna dayanan bu girişim, gerçek hikayelerin ve toplumsal kapsayıcılığın iyileştirici gücüne odaklanıyor. Yetkililer misyonu şu sözlerle özetledi: “PIY’i fark etmek hayat kurtarır. Bizim için her çocuk bir kahramandır ve her kahraman görülmeyi hak eder.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Diş Hekimliğinde Devrim Yaratıyor Haber

Yapay Zekâ Diş Hekimliğinde Devrim Yaratıyor

Yapay zekânın diş tedavilerine katkıları olduğunu belirten Prof. Dr. Yüzbaşıoğlu, “Yapay zekâ diş röntgenlerini saniyeler içinde analiz ediyor ve hekime bulguları hızlıca sunuyor. Bu da muayene süresini kısaltıyor” diyor. Yapay zekâ hayatın pek çok alanında olduğu gibi diş tedavisinde de kullanılıyor. İstinye Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emir Yüzbaşıoğlu, yapay zekânın diş röntgenlerini saniyeler içinde analiz ettiğini, hekime bulguları hızlıca sunduğunu ve muayene süresini kısalttığını belirtiyor. Yapay zekâ sayesinde bulguların doğru ve hızlı bir şekilde tespit edilebildiğini belirten Prof. Dr. Hüseyin Emir Yüzbaşıoğlu, şunları söylüyor: “Diş hekimliğinde en fazla teşhis ve röntgen görüntüleme alanlarında yapay zekâ yazılımları kullanılıyor. Hastalarımızdan aldığımız diş röntgenlerini bu sistemler tarafından incelenerek hekimin gözünden kaçabilecek çürükler, kök ucu lezyonları vb. hastalıkları çok hızlı şekilde doğru ve güvenilir şekilde tespit edilebiliyor. Yapay zekâ destekli sistemler avantaj da sağlıyor. İnsan faktöründen kaynaklanan yorgunluk, dikkat dağınıklığı gibi etkenlerle hata payı oluşabilir. Her bir röntgenin dikkatlice incelenmesi zaman alır. Yapay zekâ, diş röntgenlerini saniyeler içinde analiz ediyor ve hekime bulguları hızlıca sunuyor, bu da muayene süresini kısaltıyor. Özellikle diş röntgenlerinde, insan gözünün zor seçtiği erken aşamadaki lezyonları, çürükleri ve kemik kayıplarını saniyeler içinde tespit edebilir. Teşhiste en büyük farkı burada yaratıyor.” “İdeal yolu ve süreyi hesaplıyor” Yapay zekâyı kullanan yazılımlarla çalıştıklarını belirten Prof. Dr. Yüzbaşıoğlu, “Fakültemizde Bilgisayar Destekli Tasarım/Bilgisayar Destekli Üretim sistemlerimizde, yapay zekâyı kullanan yazılımlar kullanıyoruz. Bu yazılımlar, ağız içinden taradığımız diş ölçülerine göre kron, köprü veya inley/onley dolguların tasarımını otomatikleştirerek hassasiyeti artırıyor. Ortodonti kliniğimizde, hastamızın çene ve diş yapılarını analiz eden yapay zekâ yazılımı, hastaların dişlerinin nasıl hareket edeceğini, ideal yolu ve süreyi hesaplayarak tedavi planlamasında hekime destek oluyor” diyor. “Öğrenciler dijital çağın gerektirdiği yeteneklerle hazırlanıyorlar” “Yapay zekâ geleceğin diş hekimlerini yetiştirme şeklini kökten değiştiriyor. Yapay zekâ kullanan diş hekimleri kullanmayanlara göre birkaç adım önde olacaklar” diyen Prof. Dr. Yüzbaşıoğlu, şöyle devam ediyor: “Öğrenciler artık sadece teorik bilgi değil, dijital planlama yazılımlarını ve yapay zekâ destekli teşhis araçlarını kullanmayı öğrenerek kliniğe daha donanımlı ve dijital çağın gerektirdiği yeteneklerle hazırlanıyorlar.” “Yüze ve gülüşe en uyumlu diş şekillerini öneriyor” Yapay zekâ teknolojilerinin dijital diş hekimliğine entegrasyonu hakkında da konuşan Yüzbaşıoğlu, “Dijital diş hekimliğinde ağız içi tarayıcılar, CAD/CAM vb. teknolojiler zaten veriye yani bilgiye dayalıydı. Yapay zekanın entegrasyonu ise bu süreçleri hız, hassasiyet ve öngörü açısından üst seviyeye taşıdık” diyerek bunun hasta memnuniyetine etkilerini ise şöyle özetledi: “Bu entegrasyon tasarım ve üretim sürelerinin kısalttı. Yapay zekanın hassasiyeti sayesinde kron veya protezlerin ağza tam oturma oranı da artmış oldu. Ayrıca yapay zekâ estetik parametreleri analiz ederek yüze ve gülüşe en uyumlu diş şekillerini öneriyor. Bu da hasta memnuniyetini doğrudan artırıyor. Ayrıca şunu da belirtmeliyim, bizim temel yaklaşımımız, hasta mahremiyetini en üst düzeyde korumaktır. Bu tür sistemleri kullanırken, verilerin ulusal ve uluslararası veri güvenliği standartlarına ve yerel mevzuatlar uygunluğunu kesinlikle uyuyoruz.” “Yapay zekâ diş hekimliğini dönüştürecek” Yapay zekânın diş hekimliğini dönüştüreceğini de belirten Prof. Dr. Yüzbaşıoğlu, şu bilgileri veriyor: “Önümüzdeki 5–10 yılda yapay zekâ, diş hekimliğini geri dönüşümsüz bir şekilde kökten dönüştürecek. Günümüzde hekimin eski hastalarından elde ettiği tecrübelerini hastalarına uyguladığı ancak tedavi sonuçlarının öngörülebilirliğinin net olmadığı bir dönemden, daha öngörülebilir tedavi sonuçları alacağımız zamanlara geçiyoruz. Hekimler yapay zekâ teknolojilerinin yardımıyla daha tedavi başlangıcında tedavi süreçlerinde nelerle karşılaşabileceğini, ne gibi işlemler yapabileceğini ve nihai sonucu hastası ile tedaviye başlamadan görebilecek, tartışabilecektir. Hekim sadece teşhis koyan, dolgu yapan, diş çeken veya protez yapan değil, yapay zekanın kendisine verdiği analizleri değerlendiren, kişiselleştirilmiş tedavi planları oluşturan ve en önemlisi hasta iletişimi ve etik kararlar veren bir yöneticiye dönüşecek. Hekim, yapay zekanın asistanı değil, yapay zekâ hekimin süper asistanı olacak.” “Yapay zekâ dersleri çağın gerekliliği olarak verilmeli” Hekimlerin yapay zekâya güvenmesi ve bu teknolojileri benimsemesi konusundaki engellere de değinen Profesör, “Hekimler, yapay zekanın karar verme süreçlerini tam olarak anlamadıklarında veya sistemin sunduğu verilerin tıbbi ve hukuki sorumluluğunu kimin alacağı net olmadığında güvenmekte zorlanabilirler. Ayrıca genç hekimler veya küçük klinik sahipleri için ileri yapay zekâ sistemlerine yatırım yapmak caydırıcı olabilir” diyor. Eğitim müfredatlarının da yenilenmesi gerektiğinin altını çizen Yüzbaşıoğlu, “Fakültelerimiz öğrencilerine ‘Dijital Diş Hekimliği’ ve ‘Yapay Zekâ Uygulamaları’ derslerini bir seçenek olarak değil çağın gerekliliği olarak vermelidir” diyor. “Yeni yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesine yatırım yapılmalı” Yeni yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesine yatırım yapılması gerektiğini belirten Yüzbaşıoğlu, şunları söylüyor: “Yerli yapay zekâ çözümlerimiz ülkemizde bulunuyor. Ancak yeni yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesine yatırım yapılmalı ve bu sistemlerin kliniklerle entegrasyonu sağlanmalı. Hekimlere üniversiteler veya Diş Hekimleri Odaları tarafından organize edilen eğitimler ve bu tür sistemlerin kiralama seçenekleri sunulmalı. Bunun için üniversitelerimiz sektörle ortak AR-GE projeleri yürütmeli.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.