Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teslimat

Kapsül Haber Ajansı - Teslimat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teslimat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Metro Türkiye’den Bodrum Marinalarında Kesintisiz Soğuk Zincir Güvencesinde Çevreci Çözüm Haber

Metro Türkiye’den Bodrum Marinalarında Kesintisiz Soğuk Zincir Güvencesinde Çevreci Çözüm

Netlog Lojistik Grubu iş birliğiyle devreye alınan, -18°C’ye kadar soğutma kapasitesine sahip elektrikli yeni Musoshi Pop-Up Midi araçlar sayesinde Bodrum sıcağında kesintisiz soğuk zincir güvencesi sunulurken, taze ve güvenilir gıda teslimatı çevre dostu lojistik teknolojisiyle bir araya geliyor. Yat ve tekne turizminin en önemli duraklarından Bodrum'da, deniz tutkunu müşterilerinin tüm yeme-içme ihtiyaçlarını 2015 yılından bu yana marinalara kadar ulaştıran Metro Türkiye, bu özel sevkiyat hizmetinde yeni bir dönem başlattı. Netlog Lojistik Grubu bünyesinde yer alan Netfilo tarafından Metro Türkiye’ye özel olarak hazırlanan elektrikli ve soğutuculu yeni araç hizmeti, Bodrum Marina’da sevkiyata başladı. Teslimat kalitesini ve hızını artırmak üzere sahaya inen bu hizmet, sıcak yaz aylarında gıda güvenliğini en üst standartta sağlarken sürdürülebilir lojistik yaklaşımını da destekliyor. Metro Türkiye Satış ve Operasyon Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Benedykt Pacholczyk, “Tekne ve yat seyahatlerine özel olarak uzun yıllar önce başlattığımız sevkiyat hizmetimizi, müşterilerimize her zaman en güvenilir ve en kaliteli çözümleri sunmak adına yeni teknolojilerle sürekli geliştiriyoruz. Bodrum gibi sıcaklığı yüksek bir lokasyonda bizim için en büyük öncelik, ürünlerin tazeliğini ve kalitesini koruyarak gıda güvenliğinden ödün vermemek. Bu doğrultuda Netlog ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği kapsamında devreye aldığımız frigo kasalı yeni araç hizmetimiz, -18°C’ye kadar inen soğutma kapasitesiyle en kritik ürün gruplarında bile kesintisiz bir soğuk zincir koruması sağlıyor. Sipariş anından teslimat anına kadar ürünlerimizin tazeliğini tam güvence altına alarak müşterilerimizin yeme-içme ihtiyaçlarını en üst kalitede karşılıyoruz” dedi. Gıda güvenliğinin yanı sıra sürdürülebilirlik ve operasyonel verimlilik hedeflerine de dikkat çeken Pacholczyk, “Mavi yolculuğa çıkan müşterilerimizin taleplerini karşılarken, bu operasyonu çevreye duyarlı hale getirmeyi de önemsiyoruz. Yeni araç kaynağımızın tamamen elektrikli yapısı sayesinde karbon ayak izimizi azaltarak marinalarda çevre dostu bir lojistik süreç uyguluyoruz. Ayrıca genişleyen iç hacmi sayesinde tek seferde daha fazla siparişi teslim etme kolaylığı sunan, kompakt tasarımıyla da marinalardaki en dar alanlara bile sessizce erişebilen bu yeni araç yatırımıyla, müşterilerimize sunduğumuz pratik ve güvenilir hizmeti çok daha ileri bir boyuta taşımaktan mutluluk duyuyoruz” diye konuştu. Kesintisiz soğuk zincir ve yüksek taşıma kapasitesi bir arada Bodrum Marina’da hizmet vermeye başlayan Musoshi Pop-Up Midi elektrikli araçlar, özellikle marina, tekne, yat ve özel teslimat noktalarındaki dar alanlara erişim kolaylığı ve yüksek manevra kabiliyeti sunması için özel olarak tasarlandı. Sessiz çalışma performansı ve düşük emisyon avantajıyla öne çıkan yeni nesil araç hizmeti, daha geniş taşıma kapasiteleriyle operasyonel süreçlere büyük bir hız kazandırıyor. Araçta yer alan -18°C’ye kadar soğutma özellikli özel frigo kasa uygulaması taze balık çeşitlerinden et ve tavuk ürünlerine, mezelerden donmuş gıdalara kadar binlerce çeşit ürünün tazeliğini ilk günkü gibi koruyarak güvenle teslim edilmesini sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Trucks Türkiye, Master Red Edition'ın İlk Teslimatını Gerçekleştirdi Haber

Renault Trucks Türkiye, Master Red Edition'ın İlk Teslimatını Gerçekleştirdi

Renault Trucks Türkiye’nin hafif ticari araç pazarına girişini simgeleyen Master Red EDITION'ın Türkiye'deki ilk müşteri teslimatı gerçekleştirildi. Renault Trucks yetkili bayisi Erman Ticari Araçlar tarafından teslim edilen 13 m³ hacimli Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H2, Silifke'de üç şubesiyle market işletmeciliği ve yem ticareti alanında faaliyet gösteren Köse Ticaret'in filosuna katıldı. Baba mesleği olarak yıllardır market işleten Mustafa Özel yönetimindeki Köse Ticaret, farklı noktalardaki marketleri ile yem ticareti operasyonlarının ürün tedarikini ve dağıtımını kendi araç filosuyla gerçekleştiriyor. İşletme, Renault Trucks Master Red EDITION ile büyüterek operasyonel verimliliğini artırmayı hedefliyor. İlk tercih Renault Trucks Master Red EDITION oldu Köse Ticaret Firma Sahibi Mustafa Özel, Teslimat töreninde Renault Trucks Master Red EDITION'ı tercih etme nedenlerini şu sözlerle değerlendirdi: "Bizim işimizde araçlarımız, gün boyunca sürekli yükleme, boşaltma ve dağıtım yapıyor. Marketlerimize ürün sevkiyatının yanı sıra yem ve tarım ürünlerinin taşınmasında da kullanıyoruz. Bu nedenle yükleme hacmi, kullanım kolaylığı ve sürüş konforu bizim için çok önemliydi. Geniş yükleme alanı, yüksek tavanı ve zengin standart donanımıyla Renault Trucks Master Red EDITION operasyonlarımız için en uygun tercih oldu." Yoğun dağıtım operasyonları için geliştirildi Köse Ticarit’e teslim edilen Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H2 modeli, 170 bg güç ve 380 Nm tork üreten Euro 6 dizel motoruyla yüksek performans ve düşük yakıt tüketimini bir araya getiriyor. Özellikle şehir içi dağıtım operasyonları için geliştirilen araç, 13 m³ yük hacmi, düz yükleme zemini, geniş sürgülü yan kapısı ve yüksek tavan yapısıyla profesyonel kullanıcıların günlük operasyonlarını kolaylaştırıyor. Gelişmiş konfor ve güvenlik Renault Trucks Master Red EDITION, sürüş konforunu artıran birçok donanımı standart olarak sunuyor. Bunlar arasında sürücüye dönük kokpit tasarımı, 10,1 inç multimedya ekranı, kablosuz şarj ünitesi, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto desteği, otomatik klima, geniş saklama alanları yer alıyor. Yeni nesil gelişmiş sürüş destek sistemleri (ADAS) ise güvenliği ve sürüş konforunu daha da ileri taşıyor. Araçta; aktif acil fren sistemi, sürücü yorgunluk algılama sistemi, hız sabitleyici ve hız sınırlayıcı, arka park sensörleri, şerit takip asistanı ve trafik işareti tanıma sistemi gibi gelişmiş sürüş destek sistemleri standart olarak sunuluyor. Ayrıca Renault Trucks Master Red EDITION, azaltılmış dönüş çapı sayesinde şehir merkezlerinde dar alanlarda dahi yüksek manevra kabiliyeti sağlıyor. Model ayrıca Renault Trucks'a özgü tasarım detaylarıyla dikkat çekiyor. Kırmızı çerçeveli ön panjur, yan taraftaki Red EDITION logolar, yan ve arka kare amblem ile kırmızı emniyet kemerleri araca özgü bir karakter kazandırıyor. Operasyonel sürekliliği destekliyor Renault Trucks Master Red EDITION, 3 yıl veya 160 bin kilometre üretici garantisiyle sunuluyor. 30 bin kilometrelik bakım periyotları sayesinde servis ziyaretleri azalırken araçların operasyon dışında kaldığı süre minimum seviyede tutuluyor. Böylece işletmeler toplam sahip olma maliyetini daha etkin yönetebiliyor. Profesyonellerin ihtiyaçlarına göre geliştirildi Erman Ticari Araçlar Satış Danışmanı Özgen Açıkgöz ise teslimatı yapılan Renault Trucks Master Red EDITION'ın profesyonel kullanıcıların ihtiyaçları doğrultusunda geliştirildiğini belirterek şunları söyledi; "Aracımızın en önemli avantajlarından biri, Red EDITION paketinde birçok donanımın standart olarak sunulması. Ayrıca düz yükleme zemini, geniş yükleme alanı ve yüksek tavan yapısı sayesinde paletli yüklemelerde büyük kolaylık sunuyor. Köse Ticaret'in marketlerine ürün dağıtımının yanı sıra tarım ekipmanlarını da taşıması nedeniyle bu özellikler tercih sürecinde belirleyici oldu. Sürücü odaklı kokpit tasarımı, geniş görüş açısı ve tüm kumandaların kolay erişilebilir şekilde konumlandırılması da müşterimizin en çok beğendiği özellikler arasında yer aldı. Renault Trucks Master Red EDITION, hem konfor hem güvenlik hem de operasyonel verimlilik açısından profesyonel kullanıcıların beklentilerine güçlü bir şekilde cevap veriyor." Renault Trucks, Master Red EDITION ile ağır ticari araçlardaki uzmanlığını hafif ticari araç segmentine taşıyarak profesyonel kullanıcıların farklı operasyonel ihtiyaçlarına yönelik çözüm yelpazesini genişletmeye devam ediyor. Satış sonrası hizmetlerde ise uzman servis ağı, eğitimli teknisyenleri ve bağlantılı bakım çözümleriyle işletmelerin kesintisiz operasyonlarını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çukurova’da Havalimanı Ulaşımı Temsa İle Güçleniyor Haber

Çukurova’da Havalimanı Ulaşımı Temsa İle Güçleniyor

TEMSA, şehirlerarası ve havalimanı taşımacılığında tercih edilen modellerinden Safir ve Maraton model otobüsleri ile Havamaş filosunu güçlendirdi. TEMSA’nın ilk etapta gerçekleştirdiği 5 adet Safir ve 3 adet Maraton teslimatıyla birlikte, Hatay-Adana-Tarsus-Mersin hattında yolculara daha konforlu ve güvenli bir seyahat deneyimi sunulması amaçlanıyor. 11 Mayıs tarihinde TEMSA’nın Adana fabrikasında düzenlenen teslimat törenine TEMSA Yurt İçi Satış Direktörü Baybars Dağ, Havamaş Yönetim Kurulu Kooperatif Başkanı Yasin Boyraz, Yönetim Kurulu Kooperatif Üyelerinden Mustafa Polat, Bayram Sayar ve Hüseyin Genç katıldı. “Çukurova’da havalimanı ulaşımına katkı sağlamayı hedefliyoruz” TEMSA Yurt İçi Satış Direktörü Baybars Dağ: “Yolcu taşımacılığında öne çıkan Safir ve Maraton modellerimiz; sağladıkları yüksek konfor, ileri güvenlik donanımları ve işletme dostu yapılarıyla özellikle havalimanı ulaşım hizmetlerine ideal bir çözüm getiriyor. Havamaş’a gerçekleştirdiğimiz 8 adetlik teslimatın, bölgedeki ulaşım standartlarına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde iş birliğimizi daha da ileri taşıyarak farklı segmentlerdeki araçlarımızla da Havamaş filosunu desteklemeye devam edeceğiz. Ayrıca sunacağımız sürücü eğitimleriyle de güvenli ve sürdürülebilir bir kalite anlayışını benimsiyoruz. TEMSA olarak, iş ortaklarımızın tüm operasyonlarına uçtan uca değer katan çözüm ortağı olma vizyonumuz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Raben'den Türkiye-İtalya Hattında Hızlı Servis Hamlesi Haber

Raben'den Türkiye-İtalya Hattında Hızlı Servis Hamlesi

Son dönemde limanlarda yaşanan yoğunluklar ve tedarik zincirindeki aksamalar, "just-in-time" (tam zamanında) üretim modelini benimseyen ihracatçıların teslimat takvimlerini olumsuz etkiliyor. Türkiye ile birlikte 17 ülkede faaliyet gösteren asırlık lojistik şirketi Raben Group, Avrupa ülkeleri ile Türkiye arasındaki ticaret bağını güçlendirecek yeni hamleler gerçekleştirmeye devam ediyor. Türkiye ile İtalya arasında Ro-Ro ve kara yolu bağlantılı standart taşımaların yanında, şimdi de ekspres taşımalar için 72-96 saatte teslimat gerçekleştirmeye başladı. Raben, aynı zamanda askılı tekstil taşımaları konusundaki uzmanlığını bu hat üzerinde de konuşturmayı hedefliyor. Üretimden Direkt Vitrine ya da Podyuma: Askılı Taşımacılık İtalya-Türkiye hattında otomotivden yayıncılığa, iplikten ev tekstiline kadar geniş bir yelpazeye hizmet veren Raben, özellikle moda ve lüks tüketim markaları için hayati bir çözüm sunuyor. Tekstilin üretim ve tasarım üssü Türkiye ile modanın kalbi Milano’yu kesintisiz ve şeffaf bir lojistik ağıyla birbirine bağlıyor. Raben Group’un sunduğu "Askılı Taşımacılık" (GOH) hizmeti sayesinde, üretilen kıyafetler kırışmadan ve hiçbir zarar görmeden taşınıyor. Bu yöntem, teslimat anında kusursuz görünüme önem veren lüks segment markaların kalite algısını doğrudan koruyor. "Uçtan Uca" Şeffaflık Operasyonların tamamını, kendi kara yolu ağına bağlı araçlar üzerinden yürüten Raben Group, süreç üzerindeki kontrolü de maksimum seviyeye çıkarıyor. 17 ülkedeki tüm operasyonları myRaben platformu üzerinden yöneten şirket; barkod sistemleri sayesinde yükün konumundan, depodaki işlem aşamalarına kadar her detayın anlık ve şeffaf bir şekilde izlenebilmesini sağlıyor. Raben Türkiye Satış ve Müşteri Hizmetleri Müdürü Burak Yeşilova, bu hattın, şirketin uluslararası ağındaki stratejik önemine ilişkin şunları kaydetti: "İtalya-Türkiye kara yolu hattımızda düzenli seferlerimizi güçlendirmek, uluslararası ağımızın gelişimi için son derece önemli bir adım. İstikrarlı sefer programlarımızı, uzman ekibimizle ve askılı taşımacılık gibi sektörel çözümlerimizle güçlendirdik. Böylece müşterilerimize yalnızca güvenilir bir hizmet sunmakla kalmıyor, tedarik zincirlerinin gerçeklerine tam uyum sağlayan, onlara özel süreçler yönetiyoruz." 17 Ülkede Günde 11 Bin Taşıma Türkiye-İtalya hattında kara yolu odaklı bir modeli benimseyen Raben Group, bu sayede müşterilerine planlamada esneklik sağlarken, teslimat sürelerindeki sapmaları da minimuma indiriyor. Avrupa ve Avrasya pazarlarını birbirine bağlayan uluslararası bir lojistik sağlayıcısı olma rolünü pekiştiren Raben, 17 ülkedeki 170 şubesi ve günlük 11 bin taşıma operasyonuyla sektördeki konumunu daha da sağlamlaştırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Faraday Future’ın FX Aegis Robotu ABD’de Onaylandı: İşte Özellikleri ve Fiyatı Haber

Faraday Future’ın FX Aegis Robotu ABD’de Onaylandı: İşte Özellikleri ve Fiyatı

Faraday Future, geliştirdiği dört ayaklı robot FX Aegis’in ABD’de resmi satış için gerekli tüm uygunluk sertifikasyonlarını tamamladığını açıkladı. Şirket, ilk teslim edilen tüm Aegis robotlarının artık resmi satış sürecine dönüştürülebileceğini belirtti. California merkezli küresel Embodied AI (EAI) ekosistem şirketi Faraday Future Intelligent Electric Inc. (Nasdaq: FFAI), ABD Federal İletişim Komisyonu’nun (FCC) Yetkilendirme ve Sertifikasyon Birimi tarafından gerçekleştirilen testlerin başarıyla tamamlandığını duyurdu. Bu testler, Aegis robotlarının güvenlik, veri ve frekans standartlarına tamamen uygun olduğunu doğruladı. Şirketin diğer iki humanoid robotu FF Futurist ve FF Master da daha önce gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamlamıştı. Güvenlik ve Yoldaşlık İçin Geliştirildi FX Aegis, güvenlik ve günlük kullanım senaryoları için tasarlanmış profesyonel bir dört ayaklı robot olarak öne çıkıyor. Zorlu çevre koşullarına uyum sağlayabilen robot, 48 Nm’ye kadar eklem torku üretebiliyor, yaklaşık 33 cm engelleri aşabiliyor ve %40 eğimli yüzeylerde stabil hareket edebiliyor. Wi-Fi ve 5G bağlantı desteğine sahip olan Aegis, aynı zamanda uzaktan kontrol edilebiliyor ve ağ erişiminin sınırlı olduğu alanlarda bile çalışabiliyor. Bu özellikleri sayesinde açık alanlar, endüstriyel tesisler ve zorlu sahalarda görev yapabiliyor. Modüler Yapı ve Genişletilebilir Donanım FX Aegis, hem yapısal hem de fonksiyonel olarak yüksek uyarlanabilirlik sunuyor. Standart dört ayaklı yapısının yanı sıra opsiyonel olarak dört tekerlekli versiyon da sunuluyor. Robot; Lidar sensörler Derinlik kameraları İletişim modülleri Robotik kollar Yangın söndürme ekipmanları Güvenlik eklentileri gibi donanımlarla genişletilebiliyor. Bu sayede farklı sektörlerde kolayca entegre edilebiliyor. Otonom Devriye ve Akıllı Entegrasyon Yazılım tarafında ise Aegis, ev, kampüs ve endüstriyel güvenlik sistemleriyle entegre çalışabiliyor. Robot; Otonom devriye Durum takibi “Follow-me” (takip etme) modu gibi özellikleriyle minimum insan müdahalesiyle stabil şekilde görev yapabiliyor. Farklı Senaryolarda Kullanım FX Aegis’in kullanım alanları oldukça geniş: Seyahatlerde yardımcı robot Fabrika ve güvenlik operasyonlarında görevli Acil durum ve riskli alanlarda ilk müdahale aracı Envanter takibi ve küçük teslimatlar Bu çok yönlü yapı, robotu hem ticari hem bireysel kullanım için uygun hale getiriyor. Fiyat ve Satış Hedefleri Açıklandı FX Aegis serisinin başlangıç fiyatı 2.490 dolar olarak açıklanırken, ekosistem yetenek paketi ikinci geliştirme versiyonu için 1.000 dolar olarak belirlendi. Faraday Future, 2026 yılında başlattığı ilk robot teslimat sezonunda önemli bir eşiği geride bıraktı. Mart ayında 20’den fazla robot sevk edilerek hedef aşıldı. Şirket, ilk teslimat sezonunda toplam 200 robot sevkiyatı hedefliyor. Yılın ikinci yarısında ise talebe bağlı olarak teslimatların artırılması ve 2026 sonuna kadar 1.000’den fazla robot sevkiyatına ulaşılması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lojistikte Dijitalleşme Örnekleri ve Etkisi Haber

Lojistikte Dijitalleşme Örnekleri ve Etkisi

Bir sevkiyatın birkaç saat gecikmesi bazen tek bir teslimatı değil, tüm tedarik planını bozar. Bu yüzden lojistikte dijitalleşme örnekleri artık teknoloji vitrini değil, operasyonel dayanıklılık ve rekabet gücü başlığı olarak okunuyor. Saha ile merkez arasındaki veri akışı hızlandıkça, şirketler yalnızca nerede sorun çıktığını değil, sorunun neden tekrarlandığını da daha net görebiliyor. Lojistik sektörü uzun süre fiziksel hareketin yönetimi üzerinden değerlendirildi. Ancak bugün asıl farkı yaratan unsur, hareketin arkasındaki verinin kalitesi. Siparişin depoya düşmesinden yüklemenin planlanmasına, araç takibinden teslimat kanıtına kadar her aşama dijital iz bıraktığında, yöneticiler daha hızlı karar alabiliyor. Bu değişim sadece büyük ölçekli şirketlerin konusu da değil. Orta ölçekli taşımacılık firmaları, 3PL sağlayıcıları, üretici şirketlerin lojistik ekipleri ve perakende zincirleri için de benzer şekilde kritik hale geldi. Lojistikte dijitalleşme örnekleri neden stratejik önem taşıyor? Dijitalleşmenin lojistikte yarattığı etki, tek başına hız artışıyla sınırlı değil. Asıl kazanım, planlama ile uygulama arasındaki farkın küçülmesi. Geleneksel yapıda birçok karar telefon, e-posta ve manuel takip üzerinden ilerlerken, dijital altyapı bu süreci ölçülebilir hale getiriyor. Böylece maliyetler geriye dönük muhasebe konusu olmaktan çıkıp anlık yönetim alanına giriyor. Özellikle dalgalı talep, yakıt maliyetleri, sürücü planlaması, gümrük süreçleri ve müşteri beklentileri birlikte düşünüldüğünde, veri destekli operasyonlar daha öngörülebilir sonuç üretiyor. Yine de her dijital yatırım aynı sonucu vermiyor. Şirketin operasyon hacmi, ağ yapısı, müşteri profili ve mevcut sistem olgunluğu burada belirleyici. Başka bir ifadeyle, doğru araç kadar doğru kullanım senaryosu da önemli. Depoda dijitalleşme: barkoddan yapay zekaya uzanan hat Depo yönetimi, dijital dönüşümün en somut görüldüğü alanlardan biri. Barkod ve el terminali kullanımı artık temel seviye kabul ediliyor. Bunun üzerine kurulan depo yönetim sistemleri, ürün kabulünden yerleştirmeye, toplama süreçlerinden sevkiyat hazırlığına kadar tüm akışı görünür kılıyor. Buradaki en yaygın lojistikte dijitalleşme örnekleri arasında anlık stok görünürlüğü öne çıkıyor. Stok sayım farklarının azalması, toplama hatalarının düşmesi ve sipariş hazırlama süresinin kısalması, doğrudan hizmet seviyesine yansıyor. Özellikle e-ticaret ve hızlı tüketim odaklı operasyonlarda, birkaç dakikalık iyileşme bile gün sonunda ciddi kapasite farkı yaratabiliyor. Daha ileri seviyede ise görüntü işleme sistemleri, akıllı raf çözümleri ve talep tahminine bağlı slotting uygulamaları devreye giriyor. Ancak burada bir denge gerekiyor. Yüksek otomasyon yatırımı, hacmi istikrarsız ya da ürün çeşitliliği çok değişken depolarda beklenen geri dönüşü her zaman sağlamayabiliyor. Bu nedenle birçok şirket önce veri kalitesini ve süreç disiplinini güçlendirip sonra otomasyona geçmeyi tercih ediyor. Filo yönetiminde gerçek zamanlı izleme nasıl değer üretiyor? Araç takip sistemleri yıllardır kullanılıyor, fakat yeni dönemde konu yalnızca harita üzerinde araç görmek değil. Filo yönetim yazılımları artık rota sapmaları, bekleme süreleri, yakıt tüketim eğilimleri, sürüş davranışları ve bakım ihtiyaçları gibi başlıkları tek ekranda birleştirebiliyor. Bu yapı, operasyon merkezine iki önemli avantaj sağlıyor. İlki, anlık müdahale kabiliyeti. Trafik yoğunluğu, hava koşulları veya teslimat adresindeki değişiklik gibi durumlarda rota yeniden kurgulanabiliyor. İkincisi ise karar kalitesinin artması. Hangi hatta ne kadar boş kilometre oluştuğu, hangi müşteri segmentinde zaman kaybının yoğunlaştığı ya da hangi araç grubunun maliyet baskısı yarattığı daha net görülebiliyor. Yine de gerçek zamanlı izleme tek başına verimlilik garantisi vermiyor. Eğer veri yorumlanmıyor, sürücü yönetimiyle ilişkilendirilmiyor ve performans göstergelerine bağlanmıyorsa, sistem kısa sürede yalnızca rapor üreten bir araca dönüşebiliyor. Başarılı örneklerde teknoloji, insan ve süreç birlikte ele alınıyor. Rota optimizasyonu ve teslimat planlaması Son kilometre teslimatlarının büyümesiyle rota optimizasyonu daha görünür hale geldi. Buradaki dijital çözümler, teslimat noktalarını yalnızca mesafeye göre değil; zaman penceresi, araç kapasitesi, trafik verisi, müşteri önceliği ve sürücü vardiyası gibi değişkenlerle birlikte değerlendiriyor. Özellikle çok duraklı dağıtım yapan şirketlerde bu sistemler yakıt tüketimini azaltırken teslimat başına maliyeti de aşağı çekebiliyor. Ancak her operasyon için aynı matematik geçerli değil. Kırsal alanlarda teslimat yoğunluğu düşükse ya da müşteri tarafında randevu disiplini zayıfsa, en iyi rota planı bile sahada revizyona uğrayabiliyor. Bu yüzden gelişmiş firmalar sabit plan yerine dinamik planlama yaklaşımını benimsiyor. Teslimat kanıtının dijital hale gelmesi de aynı zincirin önemli bir parçası. Elektronik imza, fotoğraflı teslim teyidi ve mobil uygulama üzerinden durum güncellemesi, müşteri hizmetleri yükünü azaltırken uyuşmazlık yönetimini de kolaylaştırıyor. Tedarik zincirinde izlenebilirlik ve görünürlük Kurumsal alıcılar için artık sadece ürünün teslim edilmesi yetmiyor. Yükün nerede olduğu, hangi koşullarda taşındığı, ne zaman gecikme riski oluştuğu ve siparişin genel akışta nereye oturduğu da soruluyor. Bu nedenle görünürlük platformları, lojistikte rekabetin yeni katmanlarından biri haline geldi. İzlenebilirlik çözümleri, özellikle sıcaklık kontrollü taşımacılık, ilaç, gıda, otomotiv ve yüksek değerli ürün segmentlerinde daha kritik. Sensör destekli takip sayesinde sıcaklık sapmaları, kapı açılma bilgisi, darbe riski veya gecikme olasılığı önceden tespit edilebiliyor. Bu da yalnızca kayıp azaltma meselesi değil, aynı zamanda regülasyon uyumu ve marka güveni konusu. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, verinin çokluğu ile faydanın aynı şey olmaması. Yüzlerce veri noktası toplayıp bunları aksiyona çeviremeyen yapıların operasyon yükü artabiliyor. Etkili model, karar anında işe yarayan veriyi öne çıkaran modeldir. Evrak süreçlerinin dijitalleşmesi maliyeti nasıl etkiliyor? Lojistik operasyonlarda görünmeyen yüklerden biri evrak trafiği. İrsaliye, teslim tutanağı, fatura eşleştirme, gümrük dokümanları ve taşıma emirleri hâlâ birçok şirkette parçalı ilerliyor. Oysa doküman yönetimi dijitalleştiğinde, operasyon hızı kadar finansal doğruluk da iyileşiyor. Elektronik belge akışı, hatalı veri girişini azaltıyor ve onay sürelerini kısaltıyor. Özellikle çok şubeli yapılar, dış tedarikçilerle çalışan ağlar ve uluslararası taşıma yapan firmalar için bu alan ciddi verimlilik yaratıyor. Çünkü geciken ya da eksik belge çoğu zaman yalnızca idari sorun değil, tahsilat gecikmesi ve müşteri memnuniyetsizliği anlamına geliyor. Bununla birlikte, evrak dijitalleşmesinde entegrasyon kalitesi belirleyici. ERP, depo yönetim sistemi, taşıma yönetim sistemi ve muhasebe altyapısı birbirinden kopuksa, dijital belge akışı yeni bir karmaşa da üretebilir. Yani mesele belgeleri PDF yapmak değil, süreci uçtan uca bağlamak. Yapay zeka ve tahminleme hangi alanlarda öne çıkıyor? Son dönemde yapay zeka odaklı uygulamalar daha fazla konuşuluyor. Talep tahmini, kapasite planlama, gecikme öngörüsü, bakım ihtiyacı tahmini ve fiyatlama analitiği bu başlıkların başında geliyor. En güçlü kullanım alanı ise karar destek. Sistem, geçmiş veriyi ve anlık koşulları birlikte analiz ederek yöneticinin önüne daha isabetli senaryolar koyabiliyor. Ancak burada beklenti yönetimi kritik. Yapay zeka, veri seti zayıf olan ya da temel süreçleri standardize edilmemiş şirketlerde hızlı çözüm üretmeyebilir. Önce veri temizliği, süreç standardizasyonu ve ölçüm kültürü gerekir. Aksi halde teknoloji yatırımı, kurumsal sunumlarda güçlü görünen ama sahada sınırlı karşılık bulan bir başlığa dönüşebilir. Dönüşümde en sık görülen engeller Lojistikte dijitalleşme örnekleri çoğaldıkça, başarısız projelerin nedenleri de daha görünür hale geliyor. En sık rastlanan sorun, teknolojinin operasyon ihtiyacından kopuk seçilmesi. Şirketler bazen rakipte gördüğü çözümü kendi yapısına doğrudan uyarlamaya çalışıyor. Oysa ağ yapısı, teslimat modeli ve müşteri beklentisi farklıysa sonuç da farklı oluyor. İkinci engel, saha ekiplerinin dönüşüme dahil edilmemesi. Depo personeli, sürücüler, planlama uzmanları ve müşteri operasyon ekipleri sürecin dışında kalırsa yeni sistemler dirençle karşılaşabiliyor. Üçüncü başlık ise veri disiplini. Yanlış girilen veri, hiç toplanmamış veri kadar sorun yaratır. Bu nedenle başarılı şirketler genellikle küçük ama ölçülebilir pilotlarla ilerliyor. Önce tek depo, belirli bir rota grubu ya da sınırlı müşteri segmentinde sonuç alınıyor. Ardından yatırım kararı genişletiliyor. Bu yaklaşım hem bütçe riskini düşürüyor hem de kurum içinde güven oluşturuyor. Lojistikte dijitalleşme artık bir vitrin tercihi değil, yönetim kapasitesi meselesi. Hangi teknolojinin seçileceği kadar, hangi sorunu çözmek için devreye alındığı da belirleyici. Sektörü izleyen profesyoneller için esas soru şu: Daha fazla sistem kurmak mı gerekiyor, yoksa mevcut veriyi daha doğru kullanmak mı? Çoğu zaman gerçek sıçrama, ikinci soruya verilen net cevapla başlıyor.

Türkiye Bayramlıkları e-ticaret ile Aldı Haber

Türkiye Bayramlıkları e-ticaret ile Aldı

Hepsiburada, Ramazan ayı boyunca platform üzerinden verilen milyonlarca siparişi analiz ederek hazırladığı verileri paylaştı. Kategori tercihlerinden şehir bazlı dağılıma, teslimat verilerinden alışveriş saatlerine kadar geniş bir kapsamda açıklanan sonuçlar, kullanıcıların bu dönemdeki ihtiyaçlarını ve kampanya tercihlerini ortaya koydu. ŞAMPİYON CİRODA PANTOLON, ADETTE ÇORAP Araştırmanın en dikkat çekici taraflarından biri giyim ve çikolata/ şeker kategorilerindeki hareket oldu. Ramazan ayının ilk iki haftasında yıl ortalamalarına yakın seyreden giyim siparişleri, yaklaşan Ramazan Bayramı ile birlikte yükselişe geçti. 50’den fazla alt kategorinin yer aldığı giyim kategorisinde, verilen sipariş sayısı 750 bine yaklaştı. Diğer bir ifadeyle, müşteriler Hepsiburada üzerinden saatte 1.200’den fazla giysi siparişi gerçekleştirdi. ÇİKOLATA SİPARİŞLERİ ÜÇÜNCÜ HAFTADA TAVAN YAPTI Benzer bir trend, bayram ziyaretlerinin vazgeçilmezi çikolata ve şeker kategorisinde de görüldü. Ramazan’ın üçüncü haftasından itibaren çikolata ve şeker siparişleri yoğunlaşırken, ilk iki haftaya kıyasla satışlar yüzde 72 arttı. EN YOĞUN ALIŞVERİŞ SAATİ İFTAR SONRASI Öte yandan, Ramazan ayı genelinde kullanıcı tercihleri, iftar sofralarını evde kurma ve ailece vakit geçirme eğilimi etrafında şekillendi. Bu dönemde çocuk kitapları, kutu oyunları ve parçalı setlerin yoğun ilgi görmesi, ailelerin ortak aktivite arayışını ortaya koydu. İftarlarını evde hazırlamayı tercih eden kullanıcılar; mutfaktaki iş yükünü azaltan blender seti, rondo ve düdüklü tencere gibi pratik çözümlere yönelirken ‘evde yemek’ kültürünü benimsedi. E-ticaret trafiği ise iftar saatlerine göre şekillendi. En yoğun alışveriş saati olan 21.00 - 23.00 arasında e-ticaret trafiği zirve yaptı. Şehir bazlı dağılımda ilk 3 büyük ilin ardından en çok sipariş veren iller Bursa, Kocaeli ve Antalya oldu. Satış hacmi açısından ise Kocaeli, Bursa ve Düzce en yüksek performansa ulaşan şehirler olarak dikkat çekti. HepsiJET, Ramazan boyunca haftanın her günü kesintisiz sürdürdüğü operasyonlarıyla 7,6 milyondan fazla kargoyu adreslerine ulaştırdı; en çok teslimat ise 12.00-13.00 saatleri arasında gerçekleştirildi. PREMIUM ÜYELER ALIŞVERİŞİN MERKEZİNDE Hepsiburada ekosisteminin merkezinde yer alan Premium üyeler, Ramazan ayında diğer kullanıcılara kıyasla yüzde 15 daha fazla alışveriş yaparak platformun itici gücü oldu. Premium kullanıcılar kargo bedava avantajı ile 183 milyon TL tasarruf sağlarken; yaklaşık yüzde 23’ü, yüzde 10 cashback imkanından faydalandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hepsiburada’dan TEKNOFEST’te Yapay Zeka Destekli Lojistik Yarışması Haber

Hepsiburada’dan TEKNOFEST’te Yapay Zeka Destekli Lojistik Yarışması

Hepsiburada, T3 Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücüsü olduğu TEKNOFEST 2026 kapsamında gerçek operasyonel problemlere çözüm üretmeyi hedefleyen “Yapay Zeka Destekli Lojistik Anahat Optimizasyonu Yarışması” gerçekleştirecek. Genç katılımcılardan kapasite, hacim ve servis seviyesi kısıtlarını gözeterek teslimat atamalarını gerçekleştirebilen, transfer merkezleri arasındaki rotaları en verimli şekilde planlayabilen ve makine öğrenmesi yöntemleriyle teslimat hacimlerini öngörebilen bütüncül çözümler tasarlamaları bekleniyor. Gerçek Veri Setleriyle Ölçülebilir ve Uygulanabilir Çözümler Yarışma sürecinde takımlar, gerçek operasyonel veri setleri üzerinden çalışarak maliyet, gecikme riski, kapasite kullanımı ve operasyonel kısıtları birlikte ele alan modeller geliştirecek. Bu doğrultuda ekipler karşılaştırılabilir, ölçülebilir ve sahada uygulanabilir bir anahat optimizasyon yaklaşımı sunacak. Gençler tarafından ortaya çıkarılan projeler; lojistik operasyonlarda verimliliğin artırılmasına, hizmet seviyesinin iyileştirilmesine ve sürdürülebilir planlama modellerinin ortaya çıkmasına odaklanacak. Yarışmada finale kalan takımlar, çözümlerini fiziksel sunum aşamasında jüriye aktaracak. Kazanan ekipler ise 30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek TEKNOFEST 2026 sahnesinde ödüllerini alarak projelerini geniş kitlelerle paylaşma fırsatı yakalayacak. Son Başvuru Tarihi 22 Mart Son başvuru tarihi 22 Mart 2026 olan yarışmaya ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora seviyesinde eğitim gören öğrenciler ve mezuniyet tarihinden 1 yıl geçmemiş kişiler başvurabiliyor. Takımların en az 2, en fazla 4 kişiden oluşması şartı bulunuyor. Yarışmada birinci seçilen takım 150 bin, ikinci takım 120 bin, üçüncü takım ise 100 bin liralık ödüle hak kazanacak. Yarışma takvimi, şartlar, süreçler hakkında detaylı bilgi ve başvuru için: https://teknofest.org/tr/yarismalar/yapay-zeka-destekli-lojistik-anahat-optimizasyonu-yarismasi/ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sikorsky Yeni S-92A+ Helikopterinin Üretimini Artırıyor Haber

Sikorsky Yeni S-92A+ Helikopterinin Üretimini Artırıyor

Lockheed Martin bünyesinde faaliyet gösteren şirket, yeni helikopterlerin üretim ve montajını ABD’nin Connecticut eyaletindeki Stratford ve New York’taki Owego tesislerinde gerçekleştirecek. Yeni S-92A+ helikopterleri ilk olarak devlet başkanlığı taşımacılığı için sipariş veren bir müşteri için üretilecek. Ayrıca offshore enerji sektörü ve diğer devlet müşterilerinden yeni siparişlerin gelmesi bekleniyor. Küresel Talep Artışı Bekleniyor Sikorsky Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Rich Benton, yeni modelin şirketin modernizasyon stratejisinin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Benton açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “S-92A+ helikopteri filoyu modernize etme ve geleceğe hazırlanma stratejimizin önemli bir parçası. Beklenen talebi karşılamak için üretim kapasitemizi artırıyoruz. S-92, zorlu hava koşullarında uzun menzilli görevler için en yüksek uçuş süresine sahip helikopter olarak devlet liderleri, offshore enerji şirketleri ve arama-kurtarma ekipleri tarafından tercih ediliyor.” Şirket, devlet başkanlığı taşımacılığı için yeni bir ülkeden iki helikopter siparişi aldığını açıkladı. Böylece S-92 modelini kullanan devlet sayısı 14’e yükseldi. Sikorsky ayrıca bu iki helikoptere ek olarak üç adet daha S-92A+ helikopteri üretmeyi planlıyor. Artan talep doğrultusunda şirketin yıllık 12 helikopter üretim kapasitesine ulaşabileceği belirtiliyor. Üretim ABD’de Yapılacak Helikopterlerin bazı kritik parçaları Sikorsky’nin Stratford tesisinde üretilecek. Burada üretilecek başlıca bileşenler: ana dişli kutusu rotor palaları güç aktarım sistemleri Helikopterlerin montajı ise Owego tesisinde gerçekleştirilecek. Bu tesis daha önce S-92 platformu temel alınarak geliştirilen ABD başkanlık helikopterlerinden 23 adet teslim etmişti. 2025’te Asya ve Orta Doğu’ya Teslimat Yapıldı Sikorsky, 2025 yılında Asya ve Orta Doğu’daki devlet başkanlığı müşterilerine iki adet S-92A helikopteri teslim ettiğini açıkladı. Yeni S-92A+ modelinin ise bu platformun daha gelişmiş versiyonu olduğu belirtiliyor. S-92A+ Yeni Nesil Görevler İçin Tasarlandı S-92 helikopter ailesi uzun yıllardır güvenlik, performans ve çok yönlülük açısından sektörde önemli bir konumda bulunuyor. Yeni S-92A+ modeli, bu platformun en gelişmiş versiyonu olarak geliştirildi. Sikorsky bundan sonra üretilecek tüm S-92 helikopterlerini S-92A+ standardına göre üretmeyi planlıyor. Yeni Phase IV Ana Dişli Kutusu S-92A+ modelinin en önemli yeniliklerinden biri Phase IV ana dişli kutusu. Bu sistemin özellikleri: 6000 saatten fazla operasyon ömrü bakım aralıklarının uzaması gelişmiş güvenlik sistemleri Ayrıca sistemde bulunan yardımcı yağlama sistemi, ana yağ basıncı kaybolsa bile helikopterin uçuşu güvenli şekilde tamamlamasını sağlıyor. Daha Güçlü Motorlar Yeni modelde GE CT7-8A6 motorları kullanılıyor. Motor güncellemeleri sayesinde: yüksek sıcaklık ve yüksek irtifa koşullarında daha güçlü performans artırılmış motor gücü daha yüksek taşıma kapasitesi sağlanıyor. Helikopterin maksimum kalkış ağırlığı13 ton seviyesine çıkarıldı. Bu sayede: 1200 pound daha fazla yük veya yakıt kapasitesi daha güçlü dış yük taşıma kapasitesi (sling load) sunuluyor. Mevcut Helikopterler de Güncellenebilecek Sikorsky ayrıca S-92A+ teknolojisinin mevcut S-92A helikopterlerine retrofit kit olarak uygulanabileceğini açıkladı. Bu kit sayesinde operatörler: yeni dişli kutusu motor yükseltmesi gibi geliştirmeleri mevcut helikopterlerine ekleyebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.