Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teslimat

Kapsül Haber Ajansı - Teslimat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teslimat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çukurova’da Havalimanı Ulaşımı Temsa İle Güçleniyor Haber

Çukurova’da Havalimanı Ulaşımı Temsa İle Güçleniyor

TEMSA, şehirlerarası ve havalimanı taşımacılığında tercih edilen modellerinden Safir ve Maraton model otobüsleri ile Havamaş filosunu güçlendirdi. TEMSA’nın ilk etapta gerçekleştirdiği 5 adet Safir ve 3 adet Maraton teslimatıyla birlikte, Hatay-Adana-Tarsus-Mersin hattında yolculara daha konforlu ve güvenli bir seyahat deneyimi sunulması amaçlanıyor. 11 Mayıs tarihinde TEMSA’nın Adana fabrikasında düzenlenen teslimat törenine TEMSA Yurt İçi Satış Direktörü Baybars Dağ, Havamaş Yönetim Kurulu Kooperatif Başkanı Yasin Boyraz, Yönetim Kurulu Kooperatif Üyelerinden Mustafa Polat, Bayram Sayar ve Hüseyin Genç katıldı. “Çukurova’da havalimanı ulaşımına katkı sağlamayı hedefliyoruz” TEMSA Yurt İçi Satış Direktörü Baybars Dağ: “Yolcu taşımacılığında öne çıkan Safir ve Maraton modellerimiz; sağladıkları yüksek konfor, ileri güvenlik donanımları ve işletme dostu yapılarıyla özellikle havalimanı ulaşım hizmetlerine ideal bir çözüm getiriyor. Havamaş’a gerçekleştirdiğimiz 8 adetlik teslimatın, bölgedeki ulaşım standartlarına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde iş birliğimizi daha da ileri taşıyarak farklı segmentlerdeki araçlarımızla da Havamaş filosunu desteklemeye devam edeceğiz. Ayrıca sunacağımız sürücü eğitimleriyle de güvenli ve sürdürülebilir bir kalite anlayışını benimsiyoruz. TEMSA olarak, iş ortaklarımızın tüm operasyonlarına uçtan uca değer katan çözüm ortağı olma vizyonumuz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Raben'den Türkiye-İtalya Hattında Hızlı Servis Hamlesi Haber

Raben'den Türkiye-İtalya Hattında Hızlı Servis Hamlesi

Son dönemde limanlarda yaşanan yoğunluklar ve tedarik zincirindeki aksamalar, "just-in-time" (tam zamanında) üretim modelini benimseyen ihracatçıların teslimat takvimlerini olumsuz etkiliyor. Türkiye ile birlikte 17 ülkede faaliyet gösteren asırlık lojistik şirketi Raben Group, Avrupa ülkeleri ile Türkiye arasındaki ticaret bağını güçlendirecek yeni hamleler gerçekleştirmeye devam ediyor. Türkiye ile İtalya arasında Ro-Ro ve kara yolu bağlantılı standart taşımaların yanında, şimdi de ekspres taşımalar için 72-96 saatte teslimat gerçekleştirmeye başladı. Raben, aynı zamanda askılı tekstil taşımaları konusundaki uzmanlığını bu hat üzerinde de konuşturmayı hedefliyor. Üretimden Direkt Vitrine ya da Podyuma: Askılı Taşımacılık İtalya-Türkiye hattında otomotivden yayıncılığa, iplikten ev tekstiline kadar geniş bir yelpazeye hizmet veren Raben, özellikle moda ve lüks tüketim markaları için hayati bir çözüm sunuyor. Tekstilin üretim ve tasarım üssü Türkiye ile modanın kalbi Milano’yu kesintisiz ve şeffaf bir lojistik ağıyla birbirine bağlıyor. Raben Group’un sunduğu "Askılı Taşımacılık" (GOH) hizmeti sayesinde, üretilen kıyafetler kırışmadan ve hiçbir zarar görmeden taşınıyor. Bu yöntem, teslimat anında kusursuz görünüme önem veren lüks segment markaların kalite algısını doğrudan koruyor. "Uçtan Uca" Şeffaflık Operasyonların tamamını, kendi kara yolu ağına bağlı araçlar üzerinden yürüten Raben Group, süreç üzerindeki kontrolü de maksimum seviyeye çıkarıyor. 17 ülkedeki tüm operasyonları myRaben platformu üzerinden yöneten şirket; barkod sistemleri sayesinde yükün konumundan, depodaki işlem aşamalarına kadar her detayın anlık ve şeffaf bir şekilde izlenebilmesini sağlıyor. Raben Türkiye Satış ve Müşteri Hizmetleri Müdürü Burak Yeşilova, bu hattın, şirketin uluslararası ağındaki stratejik önemine ilişkin şunları kaydetti: "İtalya-Türkiye kara yolu hattımızda düzenli seferlerimizi güçlendirmek, uluslararası ağımızın gelişimi için son derece önemli bir adım. İstikrarlı sefer programlarımızı, uzman ekibimizle ve askılı taşımacılık gibi sektörel çözümlerimizle güçlendirdik. Böylece müşterilerimize yalnızca güvenilir bir hizmet sunmakla kalmıyor, tedarik zincirlerinin gerçeklerine tam uyum sağlayan, onlara özel süreçler yönetiyoruz." 17 Ülkede Günde 11 Bin Taşıma Türkiye-İtalya hattında kara yolu odaklı bir modeli benimseyen Raben Group, bu sayede müşterilerine planlamada esneklik sağlarken, teslimat sürelerindeki sapmaları da minimuma indiriyor. Avrupa ve Avrasya pazarlarını birbirine bağlayan uluslararası bir lojistik sağlayıcısı olma rolünü pekiştiren Raben, 17 ülkedeki 170 şubesi ve günlük 11 bin taşıma operasyonuyla sektördeki konumunu daha da sağlamlaştırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Faraday Future’ın FX Aegis Robotu ABD’de Onaylandı: İşte Özellikleri ve Fiyatı Haber

Faraday Future’ın FX Aegis Robotu ABD’de Onaylandı: İşte Özellikleri ve Fiyatı

Faraday Future, geliştirdiği dört ayaklı robot FX Aegis’in ABD’de resmi satış için gerekli tüm uygunluk sertifikasyonlarını tamamladığını açıkladı. Şirket, ilk teslim edilen tüm Aegis robotlarının artık resmi satış sürecine dönüştürülebileceğini belirtti. California merkezli küresel Embodied AI (EAI) ekosistem şirketi Faraday Future Intelligent Electric Inc. (Nasdaq: FFAI), ABD Federal İletişim Komisyonu’nun (FCC) Yetkilendirme ve Sertifikasyon Birimi tarafından gerçekleştirilen testlerin başarıyla tamamlandığını duyurdu. Bu testler, Aegis robotlarının güvenlik, veri ve frekans standartlarına tamamen uygun olduğunu doğruladı. Şirketin diğer iki humanoid robotu FF Futurist ve FF Master da daha önce gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamlamıştı. Güvenlik ve Yoldaşlık İçin Geliştirildi FX Aegis, güvenlik ve günlük kullanım senaryoları için tasarlanmış profesyonel bir dört ayaklı robot olarak öne çıkıyor. Zorlu çevre koşullarına uyum sağlayabilen robot, 48 Nm’ye kadar eklem torku üretebiliyor, yaklaşık 33 cm engelleri aşabiliyor ve %40 eğimli yüzeylerde stabil hareket edebiliyor. Wi-Fi ve 5G bağlantı desteğine sahip olan Aegis, aynı zamanda uzaktan kontrol edilebiliyor ve ağ erişiminin sınırlı olduğu alanlarda bile çalışabiliyor. Bu özellikleri sayesinde açık alanlar, endüstriyel tesisler ve zorlu sahalarda görev yapabiliyor. Modüler Yapı ve Genişletilebilir Donanım FX Aegis, hem yapısal hem de fonksiyonel olarak yüksek uyarlanabilirlik sunuyor. Standart dört ayaklı yapısının yanı sıra opsiyonel olarak dört tekerlekli versiyon da sunuluyor. Robot; Lidar sensörler Derinlik kameraları İletişim modülleri Robotik kollar Yangın söndürme ekipmanları Güvenlik eklentileri gibi donanımlarla genişletilebiliyor. Bu sayede farklı sektörlerde kolayca entegre edilebiliyor. Otonom Devriye ve Akıllı Entegrasyon Yazılım tarafında ise Aegis, ev, kampüs ve endüstriyel güvenlik sistemleriyle entegre çalışabiliyor. Robot; Otonom devriye Durum takibi “Follow-me” (takip etme) modu gibi özellikleriyle minimum insan müdahalesiyle stabil şekilde görev yapabiliyor. Farklı Senaryolarda Kullanım FX Aegis’in kullanım alanları oldukça geniş: Seyahatlerde yardımcı robot Fabrika ve güvenlik operasyonlarında görevli Acil durum ve riskli alanlarda ilk müdahale aracı Envanter takibi ve küçük teslimatlar Bu çok yönlü yapı, robotu hem ticari hem bireysel kullanım için uygun hale getiriyor. Fiyat ve Satış Hedefleri Açıklandı FX Aegis serisinin başlangıç fiyatı 2.490 dolar olarak açıklanırken, ekosistem yetenek paketi ikinci geliştirme versiyonu için 1.000 dolar olarak belirlendi. Faraday Future, 2026 yılında başlattığı ilk robot teslimat sezonunda önemli bir eşiği geride bıraktı. Mart ayında 20’den fazla robot sevk edilerek hedef aşıldı. Şirket, ilk teslimat sezonunda toplam 200 robot sevkiyatı hedefliyor. Yılın ikinci yarısında ise talebe bağlı olarak teslimatların artırılması ve 2026 sonuna kadar 1.000’den fazla robot sevkiyatına ulaşılması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lojistikte Dijitalleşme Örnekleri ve Etkisi Haber

Lojistikte Dijitalleşme Örnekleri ve Etkisi

Bir sevkiyatın birkaç saat gecikmesi bazen tek bir teslimatı değil, tüm tedarik planını bozar. Bu yüzden lojistikte dijitalleşme örnekleri artık teknoloji vitrini değil, operasyonel dayanıklılık ve rekabet gücü başlığı olarak okunuyor. Saha ile merkez arasındaki veri akışı hızlandıkça, şirketler yalnızca nerede sorun çıktığını değil, sorunun neden tekrarlandığını da daha net görebiliyor. Lojistik sektörü uzun süre fiziksel hareketin yönetimi üzerinden değerlendirildi. Ancak bugün asıl farkı yaratan unsur, hareketin arkasındaki verinin kalitesi. Siparişin depoya düşmesinden yüklemenin planlanmasına, araç takibinden teslimat kanıtına kadar her aşama dijital iz bıraktığında, yöneticiler daha hızlı karar alabiliyor. Bu değişim sadece büyük ölçekli şirketlerin konusu da değil. Orta ölçekli taşımacılık firmaları, 3PL sağlayıcıları, üretici şirketlerin lojistik ekipleri ve perakende zincirleri için de benzer şekilde kritik hale geldi. Lojistikte dijitalleşme örnekleri neden stratejik önem taşıyor? Dijitalleşmenin lojistikte yarattığı etki, tek başına hız artışıyla sınırlı değil. Asıl kazanım, planlama ile uygulama arasındaki farkın küçülmesi. Geleneksel yapıda birçok karar telefon, e-posta ve manuel takip üzerinden ilerlerken, dijital altyapı bu süreci ölçülebilir hale getiriyor. Böylece maliyetler geriye dönük muhasebe konusu olmaktan çıkıp anlık yönetim alanına giriyor. Özellikle dalgalı talep, yakıt maliyetleri, sürücü planlaması, gümrük süreçleri ve müşteri beklentileri birlikte düşünüldüğünde, veri destekli operasyonlar daha öngörülebilir sonuç üretiyor. Yine de her dijital yatırım aynı sonucu vermiyor. Şirketin operasyon hacmi, ağ yapısı, müşteri profili ve mevcut sistem olgunluğu burada belirleyici. Başka bir ifadeyle, doğru araç kadar doğru kullanım senaryosu da önemli. Depoda dijitalleşme: barkoddan yapay zekaya uzanan hat Depo yönetimi, dijital dönüşümün en somut görüldüğü alanlardan biri. Barkod ve el terminali kullanımı artık temel seviye kabul ediliyor. Bunun üzerine kurulan depo yönetim sistemleri, ürün kabulünden yerleştirmeye, toplama süreçlerinden sevkiyat hazırlığına kadar tüm akışı görünür kılıyor. Buradaki en yaygın lojistikte dijitalleşme örnekleri arasında anlık stok görünürlüğü öne çıkıyor. Stok sayım farklarının azalması, toplama hatalarının düşmesi ve sipariş hazırlama süresinin kısalması, doğrudan hizmet seviyesine yansıyor. Özellikle e-ticaret ve hızlı tüketim odaklı operasyonlarda, birkaç dakikalık iyileşme bile gün sonunda ciddi kapasite farkı yaratabiliyor. Daha ileri seviyede ise görüntü işleme sistemleri, akıllı raf çözümleri ve talep tahminine bağlı slotting uygulamaları devreye giriyor. Ancak burada bir denge gerekiyor. Yüksek otomasyon yatırımı, hacmi istikrarsız ya da ürün çeşitliliği çok değişken depolarda beklenen geri dönüşü her zaman sağlamayabiliyor. Bu nedenle birçok şirket önce veri kalitesini ve süreç disiplinini güçlendirip sonra otomasyona geçmeyi tercih ediyor. Filo yönetiminde gerçek zamanlı izleme nasıl değer üretiyor? Araç takip sistemleri yıllardır kullanılıyor, fakat yeni dönemde konu yalnızca harita üzerinde araç görmek değil. Filo yönetim yazılımları artık rota sapmaları, bekleme süreleri, yakıt tüketim eğilimleri, sürüş davranışları ve bakım ihtiyaçları gibi başlıkları tek ekranda birleştirebiliyor. Bu yapı, operasyon merkezine iki önemli avantaj sağlıyor. İlki, anlık müdahale kabiliyeti. Trafik yoğunluğu, hava koşulları veya teslimat adresindeki değişiklik gibi durumlarda rota yeniden kurgulanabiliyor. İkincisi ise karar kalitesinin artması. Hangi hatta ne kadar boş kilometre oluştuğu, hangi müşteri segmentinde zaman kaybının yoğunlaştığı ya da hangi araç grubunun maliyet baskısı yarattığı daha net görülebiliyor. Yine de gerçek zamanlı izleme tek başına verimlilik garantisi vermiyor. Eğer veri yorumlanmıyor, sürücü yönetimiyle ilişkilendirilmiyor ve performans göstergelerine bağlanmıyorsa, sistem kısa sürede yalnızca rapor üreten bir araca dönüşebiliyor. Başarılı örneklerde teknoloji, insan ve süreç birlikte ele alınıyor. Rota optimizasyonu ve teslimat planlaması Son kilometre teslimatlarının büyümesiyle rota optimizasyonu daha görünür hale geldi. Buradaki dijital çözümler, teslimat noktalarını yalnızca mesafeye göre değil; zaman penceresi, araç kapasitesi, trafik verisi, müşteri önceliği ve sürücü vardiyası gibi değişkenlerle birlikte değerlendiriyor. Özellikle çok duraklı dağıtım yapan şirketlerde bu sistemler yakıt tüketimini azaltırken teslimat başına maliyeti de aşağı çekebiliyor. Ancak her operasyon için aynı matematik geçerli değil. Kırsal alanlarda teslimat yoğunluğu düşükse ya da müşteri tarafında randevu disiplini zayıfsa, en iyi rota planı bile sahada revizyona uğrayabiliyor. Bu yüzden gelişmiş firmalar sabit plan yerine dinamik planlama yaklaşımını benimsiyor. Teslimat kanıtının dijital hale gelmesi de aynı zincirin önemli bir parçası. Elektronik imza, fotoğraflı teslim teyidi ve mobil uygulama üzerinden durum güncellemesi, müşteri hizmetleri yükünü azaltırken uyuşmazlık yönetimini de kolaylaştırıyor. Tedarik zincirinde izlenebilirlik ve görünürlük Kurumsal alıcılar için artık sadece ürünün teslim edilmesi yetmiyor. Yükün nerede olduğu, hangi koşullarda taşındığı, ne zaman gecikme riski oluştuğu ve siparişin genel akışta nereye oturduğu da soruluyor. Bu nedenle görünürlük platformları, lojistikte rekabetin yeni katmanlarından biri haline geldi. İzlenebilirlik çözümleri, özellikle sıcaklık kontrollü taşımacılık, ilaç, gıda, otomotiv ve yüksek değerli ürün segmentlerinde daha kritik. Sensör destekli takip sayesinde sıcaklık sapmaları, kapı açılma bilgisi, darbe riski veya gecikme olasılığı önceden tespit edilebiliyor. Bu da yalnızca kayıp azaltma meselesi değil, aynı zamanda regülasyon uyumu ve marka güveni konusu. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, verinin çokluğu ile faydanın aynı şey olmaması. Yüzlerce veri noktası toplayıp bunları aksiyona çeviremeyen yapıların operasyon yükü artabiliyor. Etkili model, karar anında işe yarayan veriyi öne çıkaran modeldir. Evrak süreçlerinin dijitalleşmesi maliyeti nasıl etkiliyor? Lojistik operasyonlarda görünmeyen yüklerden biri evrak trafiği. İrsaliye, teslim tutanağı, fatura eşleştirme, gümrük dokümanları ve taşıma emirleri hâlâ birçok şirkette parçalı ilerliyor. Oysa doküman yönetimi dijitalleştiğinde, operasyon hızı kadar finansal doğruluk da iyileşiyor. Elektronik belge akışı, hatalı veri girişini azaltıyor ve onay sürelerini kısaltıyor. Özellikle çok şubeli yapılar, dış tedarikçilerle çalışan ağlar ve uluslararası taşıma yapan firmalar için bu alan ciddi verimlilik yaratıyor. Çünkü geciken ya da eksik belge çoğu zaman yalnızca idari sorun değil, tahsilat gecikmesi ve müşteri memnuniyetsizliği anlamına geliyor. Bununla birlikte, evrak dijitalleşmesinde entegrasyon kalitesi belirleyici. ERP, depo yönetim sistemi, taşıma yönetim sistemi ve muhasebe altyapısı birbirinden kopuksa, dijital belge akışı yeni bir karmaşa da üretebilir. Yani mesele belgeleri PDF yapmak değil, süreci uçtan uca bağlamak. Yapay zeka ve tahminleme hangi alanlarda öne çıkıyor? Son dönemde yapay zeka odaklı uygulamalar daha fazla konuşuluyor. Talep tahmini, kapasite planlama, gecikme öngörüsü, bakım ihtiyacı tahmini ve fiyatlama analitiği bu başlıkların başında geliyor. En güçlü kullanım alanı ise karar destek. Sistem, geçmiş veriyi ve anlık koşulları birlikte analiz ederek yöneticinin önüne daha isabetli senaryolar koyabiliyor. Ancak burada beklenti yönetimi kritik. Yapay zeka, veri seti zayıf olan ya da temel süreçleri standardize edilmemiş şirketlerde hızlı çözüm üretmeyebilir. Önce veri temizliği, süreç standardizasyonu ve ölçüm kültürü gerekir. Aksi halde teknoloji yatırımı, kurumsal sunumlarda güçlü görünen ama sahada sınırlı karşılık bulan bir başlığa dönüşebilir. Dönüşümde en sık görülen engeller Lojistikte dijitalleşme örnekleri çoğaldıkça, başarısız projelerin nedenleri de daha görünür hale geliyor. En sık rastlanan sorun, teknolojinin operasyon ihtiyacından kopuk seçilmesi. Şirketler bazen rakipte gördüğü çözümü kendi yapısına doğrudan uyarlamaya çalışıyor. Oysa ağ yapısı, teslimat modeli ve müşteri beklentisi farklıysa sonuç da farklı oluyor. İkinci engel, saha ekiplerinin dönüşüme dahil edilmemesi. Depo personeli, sürücüler, planlama uzmanları ve müşteri operasyon ekipleri sürecin dışında kalırsa yeni sistemler dirençle karşılaşabiliyor. Üçüncü başlık ise veri disiplini. Yanlış girilen veri, hiç toplanmamış veri kadar sorun yaratır. Bu nedenle başarılı şirketler genellikle küçük ama ölçülebilir pilotlarla ilerliyor. Önce tek depo, belirli bir rota grubu ya da sınırlı müşteri segmentinde sonuç alınıyor. Ardından yatırım kararı genişletiliyor. Bu yaklaşım hem bütçe riskini düşürüyor hem de kurum içinde güven oluşturuyor. Lojistikte dijitalleşme artık bir vitrin tercihi değil, yönetim kapasitesi meselesi. Hangi teknolojinin seçileceği kadar, hangi sorunu çözmek için devreye alındığı da belirleyici. Sektörü izleyen profesyoneller için esas soru şu: Daha fazla sistem kurmak mı gerekiyor, yoksa mevcut veriyi daha doğru kullanmak mı? Çoğu zaman gerçek sıçrama, ikinci soruya verilen net cevapla başlıyor.

Türkiye Bayramlıkları e-ticaret ile Aldı Haber

Türkiye Bayramlıkları e-ticaret ile Aldı

Hepsiburada, Ramazan ayı boyunca platform üzerinden verilen milyonlarca siparişi analiz ederek hazırladığı verileri paylaştı. Kategori tercihlerinden şehir bazlı dağılıma, teslimat verilerinden alışveriş saatlerine kadar geniş bir kapsamda açıklanan sonuçlar, kullanıcıların bu dönemdeki ihtiyaçlarını ve kampanya tercihlerini ortaya koydu. ŞAMPİYON CİRODA PANTOLON, ADETTE ÇORAP Araştırmanın en dikkat çekici taraflarından biri giyim ve çikolata/ şeker kategorilerindeki hareket oldu. Ramazan ayının ilk iki haftasında yıl ortalamalarına yakın seyreden giyim siparişleri, yaklaşan Ramazan Bayramı ile birlikte yükselişe geçti. 50’den fazla alt kategorinin yer aldığı giyim kategorisinde, verilen sipariş sayısı 750 bine yaklaştı. Diğer bir ifadeyle, müşteriler Hepsiburada üzerinden saatte 1.200’den fazla giysi siparişi gerçekleştirdi. ÇİKOLATA SİPARİŞLERİ ÜÇÜNCÜ HAFTADA TAVAN YAPTI Benzer bir trend, bayram ziyaretlerinin vazgeçilmezi çikolata ve şeker kategorisinde de görüldü. Ramazan’ın üçüncü haftasından itibaren çikolata ve şeker siparişleri yoğunlaşırken, ilk iki haftaya kıyasla satışlar yüzde 72 arttı. EN YOĞUN ALIŞVERİŞ SAATİ İFTAR SONRASI Öte yandan, Ramazan ayı genelinde kullanıcı tercihleri, iftar sofralarını evde kurma ve ailece vakit geçirme eğilimi etrafında şekillendi. Bu dönemde çocuk kitapları, kutu oyunları ve parçalı setlerin yoğun ilgi görmesi, ailelerin ortak aktivite arayışını ortaya koydu. İftarlarını evde hazırlamayı tercih eden kullanıcılar; mutfaktaki iş yükünü azaltan blender seti, rondo ve düdüklü tencere gibi pratik çözümlere yönelirken ‘evde yemek’ kültürünü benimsedi. E-ticaret trafiği ise iftar saatlerine göre şekillendi. En yoğun alışveriş saati olan 21.00 - 23.00 arasında e-ticaret trafiği zirve yaptı. Şehir bazlı dağılımda ilk 3 büyük ilin ardından en çok sipariş veren iller Bursa, Kocaeli ve Antalya oldu. Satış hacmi açısından ise Kocaeli, Bursa ve Düzce en yüksek performansa ulaşan şehirler olarak dikkat çekti. HepsiJET, Ramazan boyunca haftanın her günü kesintisiz sürdürdüğü operasyonlarıyla 7,6 milyondan fazla kargoyu adreslerine ulaştırdı; en çok teslimat ise 12.00-13.00 saatleri arasında gerçekleştirildi. PREMIUM ÜYELER ALIŞVERİŞİN MERKEZİNDE Hepsiburada ekosisteminin merkezinde yer alan Premium üyeler, Ramazan ayında diğer kullanıcılara kıyasla yüzde 15 daha fazla alışveriş yaparak platformun itici gücü oldu. Premium kullanıcılar kargo bedava avantajı ile 183 milyon TL tasarruf sağlarken; yaklaşık yüzde 23’ü, yüzde 10 cashback imkanından faydalandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hepsiburada’dan TEKNOFEST’te Yapay Zeka Destekli Lojistik Yarışması Haber

Hepsiburada’dan TEKNOFEST’te Yapay Zeka Destekli Lojistik Yarışması

Hepsiburada, T3 Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücüsü olduğu TEKNOFEST 2026 kapsamında gerçek operasyonel problemlere çözüm üretmeyi hedefleyen “Yapay Zeka Destekli Lojistik Anahat Optimizasyonu Yarışması” gerçekleştirecek. Genç katılımcılardan kapasite, hacim ve servis seviyesi kısıtlarını gözeterek teslimat atamalarını gerçekleştirebilen, transfer merkezleri arasındaki rotaları en verimli şekilde planlayabilen ve makine öğrenmesi yöntemleriyle teslimat hacimlerini öngörebilen bütüncül çözümler tasarlamaları bekleniyor. Gerçek Veri Setleriyle Ölçülebilir ve Uygulanabilir Çözümler Yarışma sürecinde takımlar, gerçek operasyonel veri setleri üzerinden çalışarak maliyet, gecikme riski, kapasite kullanımı ve operasyonel kısıtları birlikte ele alan modeller geliştirecek. Bu doğrultuda ekipler karşılaştırılabilir, ölçülebilir ve sahada uygulanabilir bir anahat optimizasyon yaklaşımı sunacak. Gençler tarafından ortaya çıkarılan projeler; lojistik operasyonlarda verimliliğin artırılmasına, hizmet seviyesinin iyileştirilmesine ve sürdürülebilir planlama modellerinin ortaya çıkmasına odaklanacak. Yarışmada finale kalan takımlar, çözümlerini fiziksel sunum aşamasında jüriye aktaracak. Kazanan ekipler ise 30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek TEKNOFEST 2026 sahnesinde ödüllerini alarak projelerini geniş kitlelerle paylaşma fırsatı yakalayacak. Son Başvuru Tarihi 22 Mart Son başvuru tarihi 22 Mart 2026 olan yarışmaya ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora seviyesinde eğitim gören öğrenciler ve mezuniyet tarihinden 1 yıl geçmemiş kişiler başvurabiliyor. Takımların en az 2, en fazla 4 kişiden oluşması şartı bulunuyor. Yarışmada birinci seçilen takım 150 bin, ikinci takım 120 bin, üçüncü takım ise 100 bin liralık ödüle hak kazanacak. Yarışma takvimi, şartlar, süreçler hakkında detaylı bilgi ve başvuru için: https://teknofest.org/tr/yarismalar/yapay-zeka-destekli-lojistik-anahat-optimizasyonu-yarismasi/ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sikorsky Yeni S-92A+ Helikopterinin Üretimini Artırıyor Haber

Sikorsky Yeni S-92A+ Helikopterinin Üretimini Artırıyor

Lockheed Martin bünyesinde faaliyet gösteren şirket, yeni helikopterlerin üretim ve montajını ABD’nin Connecticut eyaletindeki Stratford ve New York’taki Owego tesislerinde gerçekleştirecek. Yeni S-92A+ helikopterleri ilk olarak devlet başkanlığı taşımacılığı için sipariş veren bir müşteri için üretilecek. Ayrıca offshore enerji sektörü ve diğer devlet müşterilerinden yeni siparişlerin gelmesi bekleniyor. Küresel Talep Artışı Bekleniyor Sikorsky Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Rich Benton, yeni modelin şirketin modernizasyon stratejisinin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Benton açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “S-92A+ helikopteri filoyu modernize etme ve geleceğe hazırlanma stratejimizin önemli bir parçası. Beklenen talebi karşılamak için üretim kapasitemizi artırıyoruz. S-92, zorlu hava koşullarında uzun menzilli görevler için en yüksek uçuş süresine sahip helikopter olarak devlet liderleri, offshore enerji şirketleri ve arama-kurtarma ekipleri tarafından tercih ediliyor.” Şirket, devlet başkanlığı taşımacılığı için yeni bir ülkeden iki helikopter siparişi aldığını açıkladı. Böylece S-92 modelini kullanan devlet sayısı 14’e yükseldi. Sikorsky ayrıca bu iki helikoptere ek olarak üç adet daha S-92A+ helikopteri üretmeyi planlıyor. Artan talep doğrultusunda şirketin yıllık 12 helikopter üretim kapasitesine ulaşabileceği belirtiliyor. Üretim ABD’de Yapılacak Helikopterlerin bazı kritik parçaları Sikorsky’nin Stratford tesisinde üretilecek. Burada üretilecek başlıca bileşenler: ana dişli kutusu rotor palaları güç aktarım sistemleri Helikopterlerin montajı ise Owego tesisinde gerçekleştirilecek. Bu tesis daha önce S-92 platformu temel alınarak geliştirilen ABD başkanlık helikopterlerinden 23 adet teslim etmişti. 2025’te Asya ve Orta Doğu’ya Teslimat Yapıldı Sikorsky, 2025 yılında Asya ve Orta Doğu’daki devlet başkanlığı müşterilerine iki adet S-92A helikopteri teslim ettiğini açıkladı. Yeni S-92A+ modelinin ise bu platformun daha gelişmiş versiyonu olduğu belirtiliyor. S-92A+ Yeni Nesil Görevler İçin Tasarlandı S-92 helikopter ailesi uzun yıllardır güvenlik, performans ve çok yönlülük açısından sektörde önemli bir konumda bulunuyor. Yeni S-92A+ modeli, bu platformun en gelişmiş versiyonu olarak geliştirildi. Sikorsky bundan sonra üretilecek tüm S-92 helikopterlerini S-92A+ standardına göre üretmeyi planlıyor. Yeni Phase IV Ana Dişli Kutusu S-92A+ modelinin en önemli yeniliklerinden biri Phase IV ana dişli kutusu. Bu sistemin özellikleri: 6000 saatten fazla operasyon ömrü bakım aralıklarının uzaması gelişmiş güvenlik sistemleri Ayrıca sistemde bulunan yardımcı yağlama sistemi, ana yağ basıncı kaybolsa bile helikopterin uçuşu güvenli şekilde tamamlamasını sağlıyor. Daha Güçlü Motorlar Yeni modelde GE CT7-8A6 motorları kullanılıyor. Motor güncellemeleri sayesinde: yüksek sıcaklık ve yüksek irtifa koşullarında daha güçlü performans artırılmış motor gücü daha yüksek taşıma kapasitesi sağlanıyor. Helikopterin maksimum kalkış ağırlığı13 ton seviyesine çıkarıldı. Bu sayede: 1200 pound daha fazla yük veya yakıt kapasitesi daha güçlü dış yük taşıma kapasitesi (sling load) sunuluyor. Mevcut Helikopterler de Güncellenebilecek Sikorsky ayrıca S-92A+ teknolojisinin mevcut S-92A helikopterlerine retrofit kit olarak uygulanabileceğini açıkladı. Bu kit sayesinde operatörler: yeni dişli kutusu motor yükseltmesi gibi geliştirmeleri mevcut helikopterlerine ekleyebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026'ya Damga Vuracak 6 E-ticaret Trendi Haber

2026'ya Damga Vuracak 6 E-ticaret Trendi

2026’da ekosistemin dinamiklerinin kökten değişeceğini söyleyen TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Tüketici artık arama yapmak yerine yönlendiriliyor, sepetten çok deneyim satın alıyor. Yapay zeka destekli keşif, sosyal platformlar üzerinden gerçekleşen alışveriş ve hız odaklı teslimat modelleri, küresel ölçekte yeni bir rekabet zemini yaratmış durumda” dedi. Bu dönüşümün yalnızca Amazon, Google veya Çinli devleri değil, Türkiye’deki tüm e-ticaret oyuncularını da doğrudan etkileyeceğine işaret eden Çiğdemli, “Önümüzdeki dönemde kazananlar, teknoloji trendlerini izleyenler değil, bu trendleri iş modeline dönüştürebilenler olacak” diye konuştu. 2026’da hem dünyada hem de Türkiye’de öne çıkacak e-ticaret trendleri konusunda bilgi veren TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “2026’da müşteri yolculuğu, artık sadece sitenin içinde değil, sitenin dışında başlayacak bir çizgiye doğru evriliyor. Ürün keşfi, arama motorundan, sosyal ağlardan ve pazar yerlerinden çıkarak yapay zeka sohbet ekranlarına taşınıyor. Google’ın Gemini üzerinden ‘sohbet içinde alışveriş’i Walmart gibi devlerle entegre etmesi, bu kanalın bir deney değil, yeni bir alışveriş katmanı olduğuna işaret ediyor. Benzer şekilde Copilot tarafında PayPal iş birliğiyle ‘chat içinde ödeme’ hamlesi de, bu anlamda önemli adımlar. Bu dönüşüm Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Çünkü Türkiye e-ticaretinde büyümenin önemli kısmı pazar yerleri ve mobil üzerinden geliyor. Yani kullanıcılar zaten platform alışkanlığına sahip. 2026’da yarış, sadece fiyat/ürün yarışından çıkıp yapay zeka odaklı keşif kanalı çerçevesinde devam edecek” dedi. Ticimax olarak da yapay zekâ (AI) alanında geliştirmeler yapmaya devam edeceklerini ifade eden Çiğdemli, “Örneğin tekstilciler için, giysileri modellere giydiren bir AI çözümümüz var. 10 dakikada e-ticaret sitesi kurulabilmesine yardımcı olan bir AI uygulamamız var. 2026’da yenileri de gelecek. Öte yandan Avrupa merkezli çatı şirketimiz team.blue, doğal dilde verilen komutlarla herkesin tam teşekküllü web uygulamaları oluşturmasını sağlayan bir AI vibe coding platformu olan Macaly’yi satın aldı. Macaly, kullanıcı niyetini çalışan yazılıma dönüştürüyor. Kullanıcılar istedikleri işlevi doğal dilde ifade ediyor; yapay zekâ ise bunu modern bir web ortamında üretime hazır koda çeviriyor. Bu satın alma da 2026’nın e-ticaret için AI yılı olacağını gösteren önemli adımlardan biri” açıklamasında bulundu. Çiğdemli 2026 e-ticaret trend öngörülerini 6 maddede anlattı. 1) Agentic ticaret: “Ben seçtim” değil, “Asistanım seçti” Yeni nesil tüketici, ürün aramaktan çok “niyetini söyleyip” seçenekleri daraltmak istiyor. AI alışveriş asistanları, kıyaslama, yorum okuma, sepet oluşturma ve hatta ödeme adımına kadar uzanıyor. Deloitte, e-ticarette keşif ve kararın giderek AI aracı katmanlara kaydığına dikkat çekmişti. Bu tablo markalar için yeni bir SEO doğuruyor. Buna GenAI görünürlüğü diyebiliriz. Ürün verisi, kullanıcı yorumları, sık sorulan sorular, iade/teslimat netliği gibi bilgilerin hepsi asistanın anlayacağı formatta olmak zorunda artık. Markalar için kendi e-ticaret sitelerini hazırlamaları ve “AI vitrini” de kritik olacak. 2) Checkout savaşı bitmedi: Yüzde 70 terk Yeni kanallar çıksa da dönüşümün en kırılgan yeri hala ödeme ve son adım. Baymard’ın derlediği çalışmalara göre ortalama sepet terk oranı yaklaşık yüzde 70 seviyesinde. 2026’nın kazananları, “müşteriyi ikna edenler” değil, müşteriyi yormayanlar olacak. Tek sayfa ödeme, misafir ödeme, şeffaf kargo/teslimat, doğru taksit seçenekleri ve sorunsuz iade çok kritik. Taksit, cüzdanlar, havale/EFT kolaylığı, kapıda ödeme gibi yerel alışkanlıkların sunulması dönüşümü belirgin şekilde artırmaya devam edecektir. Ödeme çeşitliliği artık kayıp sepeti azaltan bir zorunluluk haline geliyor. 3) Teslimat + iade = Yeni pazarlama DHL’nin 2025 trend okuması, teslimat ve iadenin dönüşümde belirleyici olduğunu, sosyal ticaret ve AI ile birlikte büyüyen ana eksenlerden biri haline geldiğini vurguluyor. 2026’da hızlı teslimat tek başına yetmeyecek. Tüketici “nerede, ne zaman, nasıl gelir?” sorusuna anlık cevap isteyecek. İade süreçleri de “müşteri hizmeti” olmaktan çıkıp sadakat mekanizmasına dönüşecek. Büyükşehirlerde aynı gün/ertesi gün standardı daha da yayılırken, Anadolu’da maliyet optimizasyonu, mikro-depo ve iade toplama noktaları rekabet avantajı yaratacaktır. 4) Sosyal & Canlı Ticaret: İçerik satışı ile alışveriş eğlencesi Sosyal ticaret 2026’da sadece “link koymak” değil; uygulama içi ödeme, canlı yayın satışları, creator iş birlikleri ve topluluk üzerinden güven inşası demek. DHL de sosyal ticaretin yükselişini ana başlıklardan biri olarak işaretliyor. Türkiye’de influencer ekonomisi zaten güçlü. 2026 farkı, kampanya bazlı içerikten sürekli shoppertainment (alışveriş eğlencesi) akışına geçiş olacak. Kısa videolar, canlı yayınlar, sınırlı stok satışları ve hızlı teslimat seçenekleri artık sosyal medyada daha çok karşımıza çıkacak. 5) Perakende Medya: Pazar yerleri reklam ağına dönüşüyor Markalar için görünürlük, giderek platform içi reklama yaslanıyor. Retail media (perakende medya), performans pazarlamanın en hızlı büyüyen alanlarından biri olmaya devam ediyor; çünkü satın alma anına en yakın veri orada. 2026’da görünürlük satın almanın maliyeti daha da artarken, organik sıralama daha da zorlaşacak gibi görünüyor. Bu yüzden marka siteleri, sadakat programları ve üyelik modelleri tekrar önem kazanacak. 6) Döngüsel ekonomi ve ikinci el: Yeni ürün tek seçenek değil Sürdürülebilirlik, 2026’da etik bir başlık olmanın ötesinde; maliyet baskısı ve kaynak verimliliği nedeniyle operasyonel bir stratejiye dönüşüyor. DHL’nin sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi odağı da bu yönelimi güçlendiriyor. Yenilenmiş ürün, ikinci el pazarları ve onarım ekosistemi, özellikle elektronik ve moda tarafında büyümesini sürdürecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.