Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Text

Kapsül Haber Ajansı - Text haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Text haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eczacıbaşı Dynavit’ten Transferde Güç Gösterisi: Avrupa’nın Skor Makinesi İstanbul Yolunda Haber

Eczacıbaşı Dynavit’ten Transferde Güç Gösterisi: Avrupa’nın Skor Makinesi İstanbul Yolunda

Avrupa voleybolunun son yıllarda yetiştirdiği en etkili hücum oyuncularından biri olarak gösterilen Ekaterina Antropova, kariyerine artık turuncu-beyazlı formayla devam edecek. Genç yaşına rağmen hem kulüp düzeyinde hem de milli takım kariyerinde önemli başarılara ulaşan yıldız pasör çaprazı, Eczacıbaşı’nın şampiyonluk hedeflerinde kilit rol üstlenecek. Uluslararası arenada sergilediği performansla dikkatleri üzerine çeken Antropova’nın transferi, yalnızca Türkiye’de değil Avrupa voleybol çevrelerinde de önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Güçlü hücumları, etkili servisleri ve kritik anlarda sorumluluk alabilen oyun karakteriyle öne çıkan oyuncu, yeni sezonda Sultanlar Ligi’nin en çok konuşulan isimlerinden biri olmaya aday. Eczacıbaşı Dynavit Yeni Sezonun En Dikkat Çeken Transferlerinden Birini Gerçekleştirdi Eczacıbaşı Spor Kulübü yönetimi, uzun süredir takip ettiği Ekaterina Antropova’yı kadrosuna katarak gelecek yıllara yönelik önemli bir yatırım yaptı. Kulüp yönetimi, genç yıldızın sahip olduğu fiziksel kapasite, teknik beceri ve uluslararası tecrübenin takımın hedefleriyle örtüştüğünü vurguladı. Kulüp Menajeri Bilun Yılmaz, transferin ardından yaptığı değerlendirmede Antropova’nın modern voleybolun ihtiyaç duyduğu tüm özellikleri bünyesinde barındırdığını ifade etti. Sahada oyunun kaderini değiştirebilecek seviyede etkiye sahip bir sporcu olduğunu belirten Yılmaz, oyuncunun kazanmaya alışkın yapısının ve üst düzey organizasyonlarda edindiği deneyimin takıma önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Yılmaz ayrıca, oyuncunun Eczacıbaşı’nın uzun vadeli vizyonuna duyduğu ilginin bu transfer sürecinde belirleyici unsurlardan biri olduğunu dile getirdi. Kulübün hedefleriyle Antropova’nın kariyer planlarının örtüşmesinin güçlü bir iş birliğinin önünü açtığı ifade edildi. Avrupa’nın En Tehlikeli Hücumcularından Biri Olarak Gösteriliyor 2003 doğumlu Ekaterina Antropova, profesyonel kariyerinde kısa sürede dikkat çekici bir yükseliş sergiledi. İtalya voleybolunun önemli kulüplerinde forma giyen başarılı oyuncu, özellikle Savino Del Bene Scandicci döneminde Avrupa çapında tanınan bir yıldız haline geldi. Sahip olduğu yüksek hücum yüzdesi, etkili servis performansı ve blok katkısıyla birçok maçta takımının en önemli silahı olmayı başaran Antropova, rakip savunmaların öncelikli olarak önlem aldığı isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Genç yaşına rağmen gösterdiği istikrarlı performans, onu Avrupa voleybolunun en değerli pasör çaprazları arasında konumlandırdı. Kulüp Kariyerinde Ödüller ve Şampiyonluklar Biriktirdi Antropova’nın kariyer yolculuğu boyunca elde ettiği başarılar, transferin neden büyük ses getirdiğini ortaya koyuyor. İtalya’da forma giydiği dönemlerde hem yerel liglerde hem de Avrupa kupalarında takımının en etkili oyuncularından biri olarak gösterildi. CEV Challenge Cup ve CEV Cup organizasyonlarında şampiyonluk yaşayan yıldız voleybolcu, her iki turnuvada da en değerli oyuncu seçilerek bireysel performansını taçlandırdı. Avrupa kupalarındaki etkileyici performansları sayesinde adını kıtanın en önemli yıldızları arasına yazdıran Antropova, daha sonra Dünya Kulüpler Şampiyonası’nda da zirveye çıktı. Turnuvanın en değerli oyuncusu seçilen başarılı pasör çaprazı, aynı organizasyonda en iyi pasör çaprazı unvanını da kazanarak kariyerinin en parlak dönemlerinden birini yaşadı. Olimpiyat Şampiyonluğundan İstanbul’a Uzanan Yolculuk Kulüp seviyesindeki başarılarını milli takım kariyerine de taşıyan Antropova, İtalya Milli Takımı’nın son yıllardaki önemli zaferlerinde aktif rol üstlendi. Özellikle uluslararası organizasyonlarda kritik anlarda ürettiği sayılarla takımının hücum yükünü taşıyan isimlerden biri oldu. Milletler Ligi şampiyonlukları yaşayan yıldız oyuncu, Paris Olimpiyatları’nda da altın madalya kazanan kadroda yer aldı. Dünya Şampiyonası zaferinde de önemli katkılar veren Antropova, büyük maçlarda ortaya koyduğu karakter ve liderlik özellikleriyle teknik ekiplerin güvendiği oyuncular arasında bulunuyor. Servis ve Hücum Gücüyle Fark Yaratıyor Ekaterina Antropova’yı rakiplerinden ayıran en önemli özelliklerin başında servis etkinliği geliyor. Kariyeri boyunca birçok kez “en iyi servis atan oyuncu” ödülünü kazanan yıldız isim, maçların kırılma anlarında yaptığı servis serileriyle skor dengelerini değiştirebiliyor. Bunun yanında hücumdaki yüksek verimliliği de dikkat çekiyor. İtalya liginde ve Avrupa kupalarında defalarca en skorer oyuncu ödülüne layık görülen Antropova, hücum gücünü istikrarlı şekilde sahaya yansıtmasıyla tanınıyor. Eczacıbaşı Dynavit’in yeni transferi, yalnızca sayı üreten bir oyuncu olmanın ötesinde, takım arkadaşlarının performansını da yukarı çekebilen bir lider profili çiziyor. Bu özelliğiyle yeni sezonda turuncu-beyazlı ekibin hem Sultanlar Ligi’nde hem de Avrupa arenasında en önemli kozlarından biri olması bekleniyor. Eczacıbaşı’nın Hedefi Avrupa’nın Zirvesi Son yıllarda Avrupa’nın en güçlü voleybol organizasyonlarında sürekli olarak zirve mücadelesi veren Eczacıbaşı Dynavit, Antropova transferiyle kadrosunu daha da güçlendirmiş oldu. Kulübün yeni sezon planlamasında önemli bir yere sahip olan yıldız oyuncunun, hücum hattına büyük bir dinamizm kazandırması bekleniyor. Transferin açıklanmasının ardından voleybol kamuoyunda oluşan beklenti, Eczacıbaşı’nın yalnızca Türkiye’de değil Avrupa’da da şampiyonluk yarışının en güçlü adaylarından biri olacağı yönünde. Genç yaşına rağmen çok sayıda kupa ve bireysel ödül kazanan Ekaterina Antropova ise kariyerinin yeni sayfasını İstanbul’da açmaya hazırlanıyor.

Mercedes-AMG’den Elektrikli Performansta Yeni Dönem: 1.169 Beygirlik Canavar Sahneye Çıktı Haber

Mercedes-AMG’den Elektrikli Performansta Yeni Dönem: 1.169 Beygirlik Canavar Sahneye Çıktı

Markanın yüksek performans departmanı tarafından sıfırdan tasarlanan yeni AMG GT 4-Door Coupé, yalnızca elektrikli bir otomobil olmanın ötesine geçerek süperspor otomobil segmentine iddialı bir giriş yapıyor. Üç elektrik motorundan aldığı güçle tam 1.169 beygire ulaşan model, 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 2,1 saniyede ulaşabiliyor. Mercedes-AMG’nin yeni nesil elektrikli mimarisi üzerine yükselen otomobil, yalnızca hızlanma rakamlarıyla değil, Formula 1’den aktarılan teknolojileri, ultra hızlı şarj kapasitesi ve sürüş deneyimine getirdiği yeniliklerle de dikkat çekiyor. Mercedes-AMG’nin İlk Tamamen Elektrikli Süperspor Otomobili Yeni AMG GT 4-Door Coupé, markanın elektrikli performans otomobilleri için geliştirdiği AMG.EA platformunun ilk temsilcisi olarak öne çıkıyor. Bu platform, geleneksel elektrikli araç anlayışından farklı olarak yüksek performans odaklı tasarlandı ve AMG mühendislerinin yarış teknolojilerinden edindiği deneyimlerle şekillendirildi. Modelin en dikkat çekici özelliklerinden biri ise güç aktarım sistemi. Mercedes-AMG, seri üretim bir otomobilde ilk kez üç adet eksenel akışlı elektrik motoruna yer veriyor. Bu teknoloji, markanın birkaç yıl önce bünyesine kattığı İngiliz mühendislik şirketi YASA tarafından geliştirildi. Önde bir, arkada ise iki motorun görev yaptığı sistem, son derece kompakt yapısına rağmen olağanüstü güç üretebiliyor. Özellikle ön akstaki motorun oldukça ince bir tasarıma sahip olması, mühendislik açısından dikkat çeken detaylar arasında yer alıyor. Toplamda 1.169 beygir güç ve 2.000 Nm tork üreten sistem, AMG tarihinin en güçlü seri üretim modellerinden birini ortaya çıkarıyor. 10 Dakikalık Şarjla Yüzlerce Kilometre Menzil Elektrikli otomobillerde performans kadar şarj süresi de büyük önem taşıyor. Mercedes-AMG, yeni modelinde bu alanda da sınırları zorlamayı hedefliyor. Araçta kullanılan batarya paketi, Mercedes-AMG High Performance Powertrains ekibinin katkılarıyla geliştirildi. Aynı ekip, markanın Formula 1 güç üniteleri üzerinde de çalışıyor. Bataryadaki binlerce silindirik hücre, özel bir sıvı soğutma sistemiyle ayrı ayrı kontrol ediliyor. Bu teknoloji sayesinde enerji transferi çok daha verimli hale geliyor. Yeni sistemin sunduğu en dikkat çekici avantajlardan biri ise 600 kW’a kadar ulaşabilen ultra hızlı şarj desteği. Bu sayede yalnızca 10 dakikalık bir şarj işlemiyle yaklaşık 460 kilometrelik sürüş menzili elde edilebiliyor. Aracın toplam menzil değerinin ise versiyona bağlı olarak yaklaşık 700 kilometre seviyesine kadar ulaşabildiği belirtiliyor. Elektrikli Ama AMG Ruhundan Vazgeçmiyor Elektrikli otomobillerin yaygınlaşmasıyla birlikte performans tutkunlarının en çok dile getirdiği konulardan biri motor sesi ve sürüş hissi oldu. Mercedes-AMG ise bu eleştirilere farklı bir çözüm geliştirmiş durumda. Marka, yeni modelde klasik AMG V8 motorlarının karakterini dijital olarak yeniden oluşturdu. Özel sürüş modunda araç, vites geçişlerini taklit eden geri bildirimler sunarken, AMG’nin efsanevi sekiz silindirli motorlarını anımsatan ses efektleri de kabine aktarılıyor. Bu sistem yalnızca birkaç yapay ses üretmekle sınırlı değil. Binlerce farklı ses dosyası gerçek zamanlı olarak işleniyor ve sürüş tarzına göre değişen bir akustik deneyim ortaya çıkıyor. Gaz tepkileri, hızlanma karakteri ve ses seviyesi sürücünün kullanım şekline göre anlık olarak farklılaşabiliyor. Yarış Teknolojileri Günlük Kullanıma Uyarlandı Mercedes-AMG, yeni elektrikli modelinde pist teknolojilerini günlük sürüşle bir araya getirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda sürücülere sunulan gelişmiş ayar sistemleri sayesinde aracın karakteri kişisel tercihlere göre şekillendirilebiliyor. Orta konsolda yer alan fiziksel kontrol elemanları aracılığıyla çekiş kontrolü, direksiyon tepkileri ve yol tutuş karakteri detaylı şekilde ayarlanabiliyor. Böylece tamamen dijitalleşen otomotiv dünyasında, sürücünün otomobille kurduğu mekanik bağ korunmaya çalışılıyor. Araçta ayrıca aktif süspansiyon teknolojileri, elektronik kontrollü denge sistemleri ve gelişmiş dört tekerlekten yönlendirme sistemi de bulunuyor. Arka tekerleklerin yön değiştirebilmesi sayesinde düşük hızlarda daha çevik bir sürüş elde edilirken, yüksek hızlarda ise stabilite artırılıyor. Aerodinamik Yapı Performansı Destekliyor Yeni AMG GT 4-Door Coupé’nin geliştirme sürecinde aerodinamik verimlilik önemli bir rol oynadı. Gövde altında yer alan aktif hava yönetim sistemleri, ihtiyaç duyulduğunda devreye girerek yere basma kuvvetini artırıyor. Aracın ön bölümündeki hava kanalları, batarya ve fren sistemlerinin sıcaklığına göre otomatik olarak açılıp kapanabiliyor. Arka bölümde yer alan aktif difüzör ve hareketli spoyler ise yüksek hızlarda daha fazla denge sağlıyor. Bu çözümler yalnızca performansı artırmakla kalmıyor, aynı zamanda enerji verimliliğine de katkıda bulunuyor. İki Farklı Versiyonla Satışa Sunulacak Mercedes-AMG’nin yeni elektrikli amiral gemisi, ilk etapta iki farklı performans seçeneğiyle müşterilere sunulacak. Serinin zirvesinde yer alan AMG GT 63 4-Door Coupé, 1.169 beygirlik gücü ve 2,1 saniyelik hızlanma süresiyle markanın şimdiye kadar geliştirdiği en etkileyici otomobillerden biri olarak konumlanıyor. Daha erişilebilir alternatif olarak hazırlanan AMG GT 55 4-Door Coupé ise 816 beygir güç üretiyor ve 100 km/s hıza yaklaşık 2,5 saniyede ulaşabiliyor. Mercedes-AMG, yeni nesil elektrikli süperspor otomobilinin üretimine 2026 yazında başlamayı planlıyor. Modelin Avrupa pazarındaki ilk teslimatlarının yılın ikinci yarısında gerçekleştirilmesi beklenirken, marka bu otomobille elektrikli performans segmentindeki rekabeti tamamen farklı bir seviyeye taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sadettin Saran’dan Memleketi Kırıkkale’ye Anlamlı Yatırım Haber

Sadettin Saran’dan Memleketi Kırıkkale’ye Anlamlı Yatırım

Türkiye genelindeki 28. spor salonu, Saran Group Onursal Başkanı ve Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran’ın ev sahipliğinde memleketi Kırıkkale’de açıldı. Kırıkkale Osman Gazi Fen Lisesi bünyesinde inşa edilen ve adını Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten alan Atatürk Spor Salonu’nun açılış törenine, Kırıkkale Vali Yardımcısı Ahmet Sait Kurnaz, Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, Kırıkkale İl Milli Eğitim Müdürü Rahmi Güney, AK Parti Kırıkkale İl Başkanı Engin Pehlivanlı, FB Kulübü yönetim kurulu üyeleri ve Saran Group yöneticileri katıldı. Saran Group’un uzun yıllardır sürdürdüğü “Gençler Parkede” sosyal sorumluluk projesi kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinde hayata geçirilen spor salonları, gençlerin sporla buluşmasını ve sağlıklı bireyler olarak yetişmesini hedefliyor. Kırıkkale’de açılan yeni spor salonu ile öğrencilerin modern ve donanımlı bir spor alanına erişimi sağlanarak fiziksel gelişimlerinin yanı sıra disiplin, takım ruhu ve özgüven kazanmalarına katkı sunulması amaçlanıyor. Tesis, öğrencilerin yanı sıra bölgedeki gençlerin de kullanımına açık olacak şekilde planlandı ve projenin tamamlanmasının ardından Milli Eğitim Bakanlığı’na devredildi. Saran Group Onursal Başkanı ve Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, açılışta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Kırıkkale benim memleketim ve burada gençler için kalıcı bir yatırım yapabilmek benim için her zaman ayrı bir anlam taşıyor. 26 yıldır Türkiye’nin farklı şehirlerinde spor salonları açıyoruz çünkü sporun gençlerin hayatında ne kadar dönüştürücü bir rolü olduğuna inanıyoruz. Spor, sadece fiziksel gelişim değil; disiplin, özgüven ve birlikte başarma kültürü demek. Bu değerler aynı zamanda Fenerbahçe’nin de temelinde var. Biz bu anlayışla sadece spor salonları değil, bugüne kadar 8 okul ve 4 etüt merkezini de hayata geçirdik. Amacımız çok basit: Gençlere fırsat vermek. Onlara iyi imkânlar sunarsanız, gerisini zaten onlar başarıyor. Kırıkkale’de açtığımız bu salonun da birçok gencin hayatına güzel bir şekilde dokunacağına inanıyorum. Saran Group, spor ve eğitim alanında hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle gençlerin gelişimine katkı sunmaya ve Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmaya devam etmektedir. “Gençler Parkede” projesi kapsamında açılan spor salonları, Türkiye’nin farklı illerinde binlerce öğrencinin sporla tanışmasına ve daha sağlıklı bireyler olarak yetişmesine katkı sağlamaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ülker’e Eşit İşe Eşit Ücret Sertifikası Haber

Ülker’e Eşit İşe Eşit Ücret Sertifikası

Türkiye’nin lider gıda şirketi Ülker, “Eşitİş, Eşitİz / Equal Work, Equal Worth” anlayışıyla fırsat eşitliğini, adil ve şeffaf ücretlendirme politikalarını kurum kültürünün ayrılmaz parçası olarak konumlandırıyor. Kapsayıcı ve sürdürülebilir insan kaynakları uygulamalarıyla iş dünyasına örnek olmayı hedefleyen Ülker, İsviçre merkezli Uluslararası Eşit Ücret Derneği (EQUAL-SALARY Foundation) tarafından yürütülen kapsamlı değerlendirme sürecini başarıyla tamamladı. Kadın ve erkek çalışanlar için eşit işe eşit ücret ilkesi uygulandığını; ücret farklarının objektif kriterlerle açıklandığını bağımsız denetimle uluslararası düzeyde belgeleyen Ülker, Türkiye’de 5 binin üzerinde çalışanı bulunan tüm şirketler arasında Eşit Ücret Sertifikası (Equal-Salary Sertifikası) alan ilk şirket oldu. Şirket ayrıca, dünya genelinde atıştırmalık sektöründe 5 binin üzerinde çalışanı bulunan Eşit Ücret sertifikalı ilk şirket unvanını elde etti. Ücret eşitliği, kapsamlı analizlerle ortaya kondu Bağımsız bir denetim firması tarafından yürütülen sürece, beyaz ve mavi yaka toplam 5 bin 379 Ülker çalışanı dahil edildi. Kadın ve erkek çalışanlara eşit işe eşit ücret ilkelerinin uygulandığı; ücret farklılıklarının da objektif ve anlamlı göstergelerle açıklandığı ortaya konmuş oldu. Ülker İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı Eylem Özgür, eşit işe eşit ücret yaklaşımının uluslararası bir sertifikayla belgelenmesinin, kapsayıcılık ve eşitlik anlayışlarının bir göstergesi olduğunu belirtti. Özgür, ayrıca şu değerlendirmelerde bulundu: “Fırsat eşitliği ve kapsayıcılık, Ülker’in sürdürülebilirlik yaklaşımının temel unsurları arasında yer alıyor. Bu uluslararası ve bağımsız tescil, Ülker’de fırsat eşitliği ve kapsayıcılığın bir hedeften öte yerleşmiş ve ölçülebilir bir kurum standardı olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Eşit Ücret Sertifikası’na hak kazanmakla, yalnızca kendi kurumumuz adına değil, faaliyet gösterdiğimiz alanda da güçlü bir örnek oluşturduk. Bu başarı, küresel ölçekte sektörün kapsayıcılık, çeşitlilik ve eşitlik odağında somut göstergelerle dönüşümüne katkı sağlayacaktır. Ülker olarak geleceğin iş dünyası standartlarını da belirleyen, eşitliği kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası haline getiren öncü uygulamalar geliştirmeyi kararlılıkla sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençler Gıda Güvenliği Ve Sürdürülebilir Sofralar İçin Farkındalık Podcast’i Hazırladı  Haber

Gençler Gıda Güvenliği Ve Sürdürülebilir Sofralar İçin Farkındalık Podcast’i Hazırladı 

Öğrenciler yayını hazırlarken gıda mühendisi, ziraat mühendisi ve doktor konukların görüşlerine de yer verdiler. Gençler yayında iklim değişikliğinin yalnızca doğayı değil, sofraları ve insan sağlığını nasıl etkilediğine değindiler. Araştırdıkları bilgileri akranlarının ve ailelerin anlayacağı şekilde ilgi çekici bir içeriğe dönüştüren öğrenciler; topluma bir hafta boyunca mevsiminde yetişmiş ürünleri tercih etmeleri, mutfakta gıda israfını azaltmaları ve tabaklarını paylaşmaları için bir farkındalık çağrısı yaptı. İklim değişikliği sofraları ve insan sağlığını etkileyen toplumsal bir mesele Dünya Meteoroloji Örgütü verileri ortalama küresel sıcaklığın sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 1,2°C artmış olduğuna dikkat çekiyor. Son yıllar tüm dünyada kayıtlardaki en sıcak yıllar olarak ölçülüyor. Deniz suyu sıcaklıkları rekor seviyelere ulaşırken, aşırı hava olaylarının sıklığı ve şiddeti artıyor. Sel, kuraklık ve orman yangınları hem doğal yaşamı hem de tarımsal üretimi doğrudan etkiliyor. Bu tablo, iklim krizinin yalnızca çevresel değil; ekonomik ve toplumsal bir mesele olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Genç sözcüler, bu çalışmayla 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) kapsamında; Açlığa Son (SKA 2), Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam (SKA 3), Sorumlu Üretim ve Tüketim (SKA 12) ve İklim Eylemi (SKA 13) hedeflerini pusula ediniyorlar. Küresel sorunlara yerel çözümler sunarak sürdürülebilir bir geleceğin inşasına katkı sağlıyorlar. Öğrencilerden sürdürülebilir sofralar için “Mevsiminde Tüketelim” çağrısı Bu küresel gerçeklik karşısında harekete geçen İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan Ortaokulu 7. sınıf öğrencileri, “Küresel İklim Değişikliği ve Gıda Güvenliği” başlıklı bir podcast hazırlayarak bu soruna dikkat çektiler. Öğrenciler çalışmalarında iklim değişikliğinin yalnızca doğayı değil, sofraları ve insan sağlığını da nasıl etkilediğini ele aldı. Yayın kapsamında bir ziraat mühendisi iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini, bir gıda mühendisi gıdanın üretiminden soframıza gelene kadar uzanan süreçte yaşanan değişimleri, bir çocuk doktoru ise gıda güvenliğinin çocuk sağlığı üzerindeki etkilerini ve sonuçlarını değerlendirdi. Böylece konu, topraktan sofraya uzanan bütüncül bir perspektifle ele alındı. Devamında da öğrenciler bu soruna yönelik çözüm önerilerini oluşturup, paylaştılar. Uzmanlara göre çevre sorunlarına; araştıran, sorgulayan ve çözüm arayan bireyler olarak yaklaşan gençlerin hazırladığı içerikler çevrelerini olumlu yönde etkiliyor Bu çalışma ile gençler çevre sorunlarına pasif izleyici olarak değil; araştıran, sorgulayan ve çözüm arayan bireyler olarak yaklaşmayı hedeflediler. Yayın hazırlığı sırasında öğrencilere rehberlik eden öğretmenler; gençlerin kendi geleceklerini doğrudan ilgilendiren bir konuda inisiyatif almaları ve sorumluluk üstlenmelerinin, çevresel farkındalığın somut bir yansıması olduğunu belirtti. Uzmanlara göre gençlerin erken yaşta çevresel bilinç geliştirmesi, sürdürülebilir davranış alışkanlıklarının yaygınlaşmasında belirleyici rol oynuyor. Gençlerin ürettiği içerikler yalnızca akranlarını değil, ailelerini ve daha geniş toplumsal çevreyi de olumlu yönde etkileyebiliyor. “Değişim bugün başlarsa etkili olur, biz çözümün bir parçası olmayı seçtik” İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan Ortaokulu öğrencileri, hazırladıkları podcast ile iklim krizine karşı seslerini yükselttiklerini ifade ettiler. Öğrenciler, iklim krizine karşı değişimin küçük ama kararlı adımlarla başlayacağını belirterek mevsiminde ürün tercih etmek, israfı azaltmak ve su ile enerjiyi dikkatli kullanmak gibi alışkanlıkların geleceği korumada önemli olduğunu vurguladı. Geleceğin yalnızca konuşulan bir kavram olmadığını, doğrudan kendi yaşamlarını şekillendirdiğini vurgulayan öğrenciler, bu nedenle sorumluluğu başkalarına bırakmak yerine çözümün parçası olmayı seçtiklerini belirttiler. Öğrenciler, değişimin yarın değil bugünden başlaması gerektiğini ve bu yayın ile çevrelerini bilgilendirmek ve çözüm önerilerini iletmek istediklerini ifade ettiler. İsteyen herkes öğrencilerin hazırladığı podcast’e İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları resmi podcast hesabından ulaşılabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın, Aile ve Çocuklar İçin Yeni Bir Yaşam Alanı Haber

Kadın, Aile ve Çocuklar İçin Yeni Bir Yaşam Alanı

Kadınların, ailelerin ve çocukların sosyal, kültürel ve ekonomik refahını artırmayı hedefleyen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit’te hayata geçirmeye hazırlandığı Anne Şehir Merkezi Lotus ile örnek bir yaşam kompleksini daha kente kazandıracak. Bu kapsamda Ömer Türkçakal Bulvarı üzerinde inşa edilen Anne Şehir Merkezi Lotus’un çalışmaları tamamlandı. Hizmete girmeye gün sayan tesis, İzmit’te önemli bir ihtiyaca cevap verecek. TEK ÇATI ALTINDA KAPSAMLI HİZMET MODELİ Anne Şehir Merkezi Lotus, diğer merkezlerden farklı olarak kapsamlı bir yaşam alanı modeli sunacak. Fiziksel aktivite alanlarından danışmanlık hizmetlerine, sosyal destek programlarından üretim atölyelerine kadar pek çok hizmet aynı çatı altında toplanacak. Anne Şehir Merkezi Lotus sayesinde kadınlar hem kişisel hem de mesleki gelişimlerini destekleyecek imkânlara erişirken, aileler güvenli ve destekleyici sosyal ortamda bir araya gelme fırsatı bulacak. PSİKOLOG, DİYETİSYEN VE FİZYOTERAPİST DESTEĞİ Anne Şehir Merkezi Lotus bünyesinde yer alan spor salonundan kadınlar aktif olarak yararlanırken, çocuğu olan annelerin çocukları da merkez içerisindeki anne yanı sınıfında güvenli ve keyifli bir ortamda vakit geçirebilecek. Tesis aynı zamanda psikolog, diyetisyen ve fizyoterapist hizmetleriyle de kadınların hem fiziksel hem de ruhsal sağlıklarını destekleyen bütüncül bir hizmet anlayışı sağlayacak. DİĞER SOSYAL DONATILARDA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR İzmit’e yeni bir sosyal yaşam alanı kazandıracak proje, yalnızca bir hizmet binası değil; kadınları, aileleri ve çocukları merkeze alan çok yönlü bir yaşam kompleksi olarak tasarlandı. Merkez bünyesinde yer alan “Gönül Bahçem”, “Ana Kafe” ve “Lokomotif Çocuk Köyü” bölümlerinde ise çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’den Kentsel Dönüşümde Stratejik Hamle Haber

İBB’den Kentsel Dönüşümde Stratejik Hamle

İBB Meclisi’ne sunulan teklifle, güçlendirme ruhsatı alan binalar kira yardımı kapsamına alınırken; Bakanlığın kira yardımı vermediği İBB yetkisindeki riskli ve rezerv yapı alanlarında da yardım miktarları artırıldı. İBB, saha çalışmalarında kentsel dönüşümü yavaşlatan mali ve teknik engelleri gidermek adına mevcut uygulamalarında önemli düzenlemeler yaptı. Yapılan çalışma, özellikle kentsel dönüşüm alanlarındaki uzlaşma süreçlerini hızlandırmayı ve riskli yapıların tahliyesini kolaylaştırmayı hedefliyor. GÜÇLENDİRME ÇALIŞMALARI KAPSAMA ALINDI Düzenlemedeki en önemli yeniliklerden biri güçlendirme yöntemine yönelik oldu. İBB’nin “Hızlı Tarama” yöntemiyle incelenen ve statik açıdan riskli olduğu tespit edilen binalar için Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği standartlarına uygun güçlendirme ruhsatı alınması halinde, hak sahipleri kira yardımı sistemine dahil edilecek. Bu sayede, binasını tamamen yıkarak yeniden inşa etmek yerine teknik olarak güçlendirmeyi tercih eden vatandaşların üzerindeki mali yük hafifletilerek, güvenli yapı stokuna geçiş süreci desteklenecek. BAKANLIK DESTEĞİ OLMAYAN ALANLARDA GÜNCELLEME İkinci düzenleme ise Bakanlık tarafından kira yardımı yapılmayan “Riskli Alan” ve “Rezerv Yapı Alanı” sınırlarındaki binaları kapsıyor. Sadece İBB tarafından kira yardımı sağlanan bu riskli ve rezerv yapı alanlarında, mevcut tutarların İstanbul’daki kira rayiçleri karşısında düşük kalması nedeniyle miktarların artırılması talep edildi. Yapılacak kira artışı ile söz konusu riskli alanlardaki tahliye süreçlerinin hızlandırılması öngörülüyor. VERİLERLE İBB’NİN DÖNÜŞÜM DESTEĞİ İBB, bugüne kadar toplam 4.287 bağımsız birimde 5.223 hak sahibine 372.181.307,56 TL kira yardımı ödemesi gerçekleştirdi. Yeni düzenlemelerle birlikte, özellikle uzlaşma görüşmelerinin tıkandığı bölgelerde çözüm üretilmesi ve İstanbul’un deprem direncinin artırılması hedefleniyor. Süreç, İBB’nin yetki alanındaki projeler dahilinde şeffaf ve çözüm odaklı bir şekilde yönetilmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de İlk Örneklerden: Tamamen Proje Odaklı Dijital Yerleşke Haber

Türkiye’de İlk Örneklerden: Tamamen Proje Odaklı Dijital Yerleşke

İstanbul Rumeli Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Bilgisayar Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Taner Çevik, RUDIC’in kuruluş sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bilişim alanındaki bölümlerin tek bir yerleşkede toplanmasının bilinçli bir tercih olduğunu belirten Çevik, şöyle konuştu: “Bilişim disiplinleri artık çok hızlı değişen ve sürekli güncellenen bir alan. Bu nedenle eğitim ortamının da bu dinamizme uyum sağlaması gerekiyor. Bölümlerimizi tematik bir kampüste bir araya getirerek hem akademik iş birliğini güçlendirmek hem de öğrencilerimize daha odaklı bir öğrenme atmosferi sunmak istedik. Merkezi konum sayesinde öğrencilerimizin kampüse erişimini de kolaylaştırmayı hedefledik.” “Dersleri Laboratuvarda, Üreterek İşliyoruz” RUDIC’te uygulanacak eğitim modelinin proje odaklı olarak tasarlandığını vurgulayan Çevik, klasik ders anlatımının ötesine geçmeyi amaçladıklarını ifade etti: “Alan derslerimizin tamamını laboratuvar ortamında yürütüyoruz. Öğrencilerimiz yalnızca dinleyen değil; kod yazan, sistem kuran, problem çözen ve proje geliştiren bir sürecin içinde yer alıyor. Dört yıllık lisans eğitimleri boyunca toplam 30 proje üreterek mezun olmalarını planlıyoruz. Böylece teorik bilgiyi aynı anda pratiğe dönüştürme imkânı buluyorlar.” Bu yaklaşımın öğrencilerin mesleki özgüvenini artırdığını belirten Çevik, “Mezunlarımızın iş hayatına başladıklarında ‘ilk kez proje yapıyorum’ demelerini istemiyoruz. Üniversite sürecinde farklı ölçeklerde projelerle deneyim kazanmış olmalarını önemsiyoruz” dedi. Yapay Zekâ ve Veri İşleme İçin Güçlü Altyapı Kampüste iki bilgisayar laboratuvarının aktif olarak kullanıldığını ifade eden Çevik, teknik altyapının kademeli olarak güçlendirileceğini söyledi: “Yaz dönemi itibarıyla özellikle yapay zekâ ve veri işleme çalışmalarına yönelik yüksek performanslı bir araştırma ve uygulama sistemini devreye alacağız. Bu sistem, çoklu terminal yapısıyla öğrencilerimizin aynı anda ileri seviye projeler geliştirmesine imkân tanıyacak. Büyük veri analizi, makine öğrenmesi ve yapay zekâ uygulamaları gibi alanlarda daha kapsamlı çalışmalar yapılabilecek.” “Sanayinin Gerçek Problemlerini Yapay Zekâ ile Çözmeyi Hedefliyoruz” RUDIC bünyesinde Yapay Zekâ ve Sektör Uygulamaları Ofisinin de faaliyet gösterdiğini belirten Çevik, bu yapının üniversite-sanayi iş birliğini daha somut bir zemine taşıdığını ifade etti: “Bugün sanayi dünyasında ürün çeşitliliği ve pazar dinamikleri giderek artıyor. Bu durum işletmeler için oldukça karmaşık operasyonel süreçler ortaya çıkarıyor. Hızlı değişen bu ortamda şirketlerin yalnızca hızlı değil, aynı zamanda tutarlı kararlar alabilmesi gerekiyor. Kurduğumuz Yapay Zekâ ve Sektör Uygulamaları Ofisi ile sanayicilerin karşılaştığı gerçek problemleri merkeze alan bir çalışma modeli oluşturduk. Akademik bilgi birikimini saha deneyimiyle birleştirerek karmaşık süreçlerin yönetimi ve optimizasyonuna yönelik çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.” Ofisin aynı zamanda eğitim modeliyle de doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Çevik, sözlerini şöyle sürdürdü: “2025–2026 akademik yılında açılan Bilgisayar Bilimleri ile Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi bölümlerimiz bu çalışmaların akademik altyapısını oluşturuyor. Proje odaklı eğitim yaklaşımımız sayesinde öğrencilerimiz henüz eğitimleri devam ederken sektörün içinden gelen gerçek iş problemleriyle çalışıyor. Öğretim üyelerimizin rehberliğinde yürütülen bu çalışmalar, öğrencilerin teorik bilgilerini sahadaki dinamik koşullarda test etmelerine imkân tanıyor.” Bu modelin hem sektör hem de öğrenciler açısından önemli kazanımlar sağladığını belirten Çevik, “Şirketler üniversitenin araştırma kapasitesinden faydalanırken öğrencilerimiz de mezuniyet öncesinde iş dünyasının beklentilerini yakından tanıma fırsatı buluyor. Amacımız veri bilimini ve yapay zekâyı sanayinin hizmetine sunan sürdürülebilir bir iş birliği ekosistemi oluşturmak” dedi. “Uluslararası Modelleri İnceledik, Türkiye’ye Uyarladık” Proje temelli eğitim yaklaşımının teknoloji odaklı ülkelerde yaygın biçimde uygulandığını belirten Çevik, RUDIC modelinin bu örneklerden ilham aldığını ancak yerel ihtiyaçlara göre tasarlandığını vurguladı: “Dünyadaki iyi uygulama örneklerini inceledik. Teorik altyapıyı güçlü tutarken uygulamayı merkeze alan bir sistem kurduk. Ancak bunu doğrudan kopyalamak yerine Türkiye’nin eğitim dinamiklerine ve sektör beklentilerine uygun biçimde uyarladık. Amacımız sürdürülebilir, ölçülebilir ve geliştirilebilir bir model ortaya koymak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.