Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ti̇m

Kapsül Haber Ajansı - Ti̇m haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ti̇m haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Geleceğin İş Dünyasını Şekillendiren İsimler İstanbul'da Buluşuyor Haber

Geleceğin İş Dünyasını Şekillendiren İsimler İstanbul'da Buluşuyor

T.C. Ticaret Bakanlığı destekleriyle, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ev sahipliğinde Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek Türkiye Innovation Week 2026 (TIW26), yapay zekânın iş dünyasında başlattığı büyük dönüşümü gündemine taşıyacak. Harvard Business School eski akademisyeni Prof. Dr. Prithwiraj (Raj) Choudhury, Warner Bros. Pictures'ın eski üst düzey yöneticisi Jason Bevan ve Microsoft geçmişine sahip yapay zekâ stratejisti Daron Yöndem; geleceğin çalışma düzeninden Agentic AI'a, insan yaratıcılığından şirketlerin yeni organizasyon modellerine uzanan değişimi İstanbul'da anlatacak. Her çalışanın bir yapay zekâ ikizi olabilir Geleceğin çalışma modelleri üzerine araştırmalarıyla tanınan Prof. Dr. Prithwiraj Choudhury, bugün yaşanan dönüşümün uzaktan çalışmanın çok ötesine geçtiğine dikkat çekiyor. Choudhury'ye göre yapay zekâ ajanları değişimi yeni bir aşamaya taşıyacak. Gelecekte her çalışan için kişiselleştirilmiş bir AI botu oluşturulabilecek; bu botlar çalışan adına e-postaları yanıtlayabilecek, bilgi paylaşabilecek ve hatta toplantılara katılabilecek. Choudhury ve ekibinin gerçekleştirdiği bir araştırmada gerçek bir şirket CEO'sunun dijital botu oluşturuldu. Çalışanların sorularına kimi zaman CEO, kimi zaman bot yanıt verdi; çalışanlar ise yanıtın insan yöneticiden mi yoksa yapay zekâdan mı geldiğini ayırt edemedi. Choudhury, bu teknolojinin özellikle farklı ülkeler ve saat dilimlerine yayılmış ekiplerin çalışma biçimlerinde önemli bir değişim yaratabileceğini belirtiyor. Yapay zekâ artık sadece içerik değil, iş üretecek İş dünyasındaki bir diğer büyük kırılma ise Agentic AI, yani belirlenen hedef doğrultusunda görevleri planlayabilen ve gerçekleştirebilen yapay zekâ ajanlarının yükselişi. Microsoft'ta üstlendiği görevlerin ardından yapay zekâ ve organizasyonel dönüşüm üzerine çalışan Daron Yöndem, TIW26'da yapay zekânın içerik üretmekten doğrudan “iş yapmaya” geçtiği yeni dönemi ele alacak. Dijital göçebeliğin yeni hedefi aileler Dijital göçebelik ve uzaktan çalışma alanının uluslararası isimlerinden Andreas Wil Gerdes, TIW26'da dünyada hızla değişen çalışma ve yaşam düzenini anlatacak. Gerdes'e göre dijital göçebelik artık yalnızca genç profesyonellerin dünyayı dolaşarak çalıştığı bir model olmaktan çıkıyor; çocuklu aileler de işlerini yanlarına alarak yaşayacakları şehri ve ülkeyi seçiyor. Gerdes, bu yeni hareketliliğin aile dostu şehirler için nitelikli iş gücünü çekme, yerel ekonomiyi canlandırma ve küresel yetenekten pay alma fırsatı yaratacağına dikkat çekiyor. Harry Potter ve Joker'in yaratıcı aklı İstanbul'a geliyor Warner Bros. Pictures'ın eski Kreatif Geliştirme Başkanı ve EMEA Pazarlama Başkan Yardımcısı Jason Bevan, Harry Potter, Fantastic Beasts, Joker, The Dark Knight ve Aquaman gibi dünya çapında milyonlarca izleyiciye ulaşan yapımların yaratıcı pazarlama süreçlerinde edindiği deneyimi İstanbul'da paylaşacak. Bevan, yapay zekânın fikir üretiminden içerik geliştirmeye kadar yaratıcı endüstrileri dönüştürdüğü yeni dönemde, insan yaratıcılığının nasıl rekabet avantajına dönüşebileceğini ve Hollywood'un büyük fikirleri küresel hikâyelere dönüştürme yöntemlerini iş dünyasının perspektifinden ele alacak. İnsan ve yapay zekâ aynı organizasyon şemasında TIW26'nın uluslararası konuşmacıları arasında Hacking HR Kurucusu ve CEO'su Enrique Rubio, AI Institute Kurucusu Maryrose Lyons, Yapay Zekâ, Etik ve Yönetişim Uzmanı ve Galaxy for Technology Kurucusu & CEO'su Reema Diab, AQai CEO'su ve Kurucusu Ross Thornley, RoRemote Kurucusu Rowena Hennigan, Remote Work Europe Kurucusu Maya Middlemiss de yer alacak. Yapay zekâ ile insanın birlikte çalışacağı yeni şirket modellerinden değişime uyuma, küresel yetenek hareketliliğinden uzaktan çalışma ve dijital göçebeliğe kadar geleceğin iş dünyasını şekillendiren başlıklar İstanbul'da tartışılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bağlantı ve Sabitleme Çözümleri Aynı Çatı Altında Buluştu Haber

Bağlantı ve Sabitleme Çözümleri Aynı Çatı Altında Buluştu

Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. organizasyonunda, T.C. Ticaret Bakanlığının katkıları ve Bağlantı Elemanları Sanayici İş İnsanları Derneği (BESİAD) desteğiyle düzenlenen Fastener Eurasia Expo; Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Ahmet Güleç, TİM Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu, BESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Topuk, Mobilya Aksesuar Sanayicileri Derneği (MAKSDER) Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Kocabaş, MDF ve Yonga Levha Sanayicileri Derneği (YOMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Yıldız, Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü Berkan Öner ve sektör temsilcilerinin katılımıyla açıldı. Bağlantı elemanlarından üretim makinelerine, ısıl işlem ve yüzey işlem teknolojilerinden ölçüm ve kalite kontrol sistemlerine kadar sektörün farklı aşamalarını bir araya getiren Fastener Expo Eurasia’da, Türkiye’nin üretim kapasitesi ve ihracat potansiyelinin yanı sıra yüksek katma değerli bağlantı ve sabitleme çözümleri öne çıkıyor. Fuarın açılışıyla birlikte otomotiv, makine, inşaat, enerji, beyaz eşya, mobilya, savunma, havacılık ve diğer sanayi kollarının ihtiyaçlarına yönelik ürün ve teknolojiler profesyonel ziyaretçilerin karşısına çıktı. Standart üretim ürünlerin yanı sıra özel üretim ve yüksek mukavemetli bağlantı elemanlarının sergilendiği fuarda, üretim süreçlerinde verimlilik, kalite, ölçüm, yüzey işlemleri ve proses kontrolüne yönelik teknolojiler de yer alıyor. Açılışta konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Ahmet Güleç, Türkiye’nin güçlü yan sanayi yapısının üretimdeki rekabetçiliğe önemli katkı sağladığını belirterek, “Türkiye kendi yan sanayisi ve yan sanayisindeki tasarım ve patentleriyle sektörünü geliştiriyor. Özellikle hırdavat ve aksesuarlar dünyanın her tarafında rekabetçiliğimizi artırıyor. Bu başarıya katkı sağlayan tüm meslektaşlarımızla aynı gemideyiz, beraberiz. Fuarın sektörümüze ve firmalarımıza güzel sonuçlar getirmesini diliyorum” dedi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu ise İntermob’un 28 yıldır kesintisiz sürdürülmesinin önemli bir başarı olduğunu belirterek, mobilya aksesuarları, hırdavat ve bağlantı elemanları gibi birbirini tamamlayan sektörlerin birlikte büyük bir ekonomik değer yarattığını ifade etti. Tecdelioğlu, “Bu rakamları daha yukarı taşımamız gerekiyor. Bunun için daha çok üretmeli, daha çok ihracat yapmalı, sürdürülebilir ve dijital bir şekilde dünya pazarından daha fazla pay almalıyız. 5 binden fazla yurt dışı misafirimizi en iyi şekilde ağırlayarak güçlü ilişkiler kurmalı ve bu görüşmeleri siparişe dönüştürmeliyiz” dedi. Fastener Expo Eurasia ve İntermob’dan Güçlü Endüstriyel Sinerji Fastener Expo Eurasia’nın İntermob 2026 Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı ile eş zamanlı gerçekleştirilmesi de birbirini tamamlayan sektörler arasında güçlü bir ticari etkileşim de oluşturuyor. “Nitelikli Alıcıları Sektörümüzle Buluşturuyoruz” Bağlantı Elemanları Sanayici İş İnsanları Derneği (BESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Topuk, iki yılda bir gerçekleştirilen Fastener Expo Eurasia’nın sektörün Türkiye’deki en önemli organizasyonlarından biri olduğunu belirterek, “Bu yıl yaklaşık 5 bin ziyaretçi bekliyoruz ve bunların 1.000’den fazlasının yurt dışından gelmesini öngörüyoruz. Fuar organizasyonumuz ve BESİAD iş birliğiyle yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda nitelikli satın alma yapacak değerli alıcılara ulaştık. Bir önceki fuarımız katılımcılarımızın olumlu sonuçlar aldığı, oldukça verimli bir organizasyon olmuştu. Bu yıl da aynı şekilde verimli bir fuar geçireceğimizi öngörüyoruz” dedi. Fastener Expo Eurasia, üretim ekosisteminin farklı bileşenlerini aynı platformda buluşturuyor. Fuarda sektörün önde gelen yerli üreticileri dışında Almanya’dan Arnold Umformtechnik, Helmut Fischer ve ibg Prüfcomputer, Japonya’dan Mitutoyo, ABD’den Bowman Analytics, İngiltere’den Arun Technology ve Tayland’dan Alfirs Hardware’in aralarında bulunduğu uluslararası katılımcılar ve temsil edilen markalar da fuarda yer alıyor. Türkiye’nin Bağlantı Elemanları Üretimi İstanbul’da Sergileniyor Yaklaşık 3 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne sahip Türkiye bağlantı elemanları sektörü; yıllık 1 milyon tonun üzerindeki üretim hacmi, 250 binden fazla ürün çeşidi ve yaklaşık 800 milyon dolarlık ihracatıyla Avrupa’nın ikinci büyük üretim merkezi konumunda bulunuyor. Üretim kapasitesinin yanı sıra özel üretim kabiliyeti, mühendislik altyapısı ve farklı sanayi kollarına yönelik ürün çeşitliliği, sektörün uluslararası tedarik zincirindeki konumunu güçlendiriyor. Bağlantı Elemanlarından Üretim Teknolojilerine Geniş Kapsam Fastener Expo Eurasia’da standart ve özel üretim cıvata, vida, somun, rondela, ankraj, perçin ve diğer endüstriyel bağlantı elemanlarının yanı sıra farklı kullanım alanlarına yönelik yüksek performanslı çözümler de sergileniyor. Otomotiv, makine, enerji, inşaat, beyaz eşya, mobilya, savunma ve havacılık gibi sektörlerin tedarik ihtiyaçlarına yönelik ürünler fuarın önemli başlıkları arasında bulunuyor. Bağlantı elemanlarının üretiminde kullanılan filmaşin, metal ve çelik tellerin yanı sıra diş haddeleme, U-cıvata bükme, tel şekillendirme ve tam otomatik tel üretim makineleri de ziyaretçilerin incelemesine sunuluyor. Üretim teknolojilerinin yanında ısıl işlem, sementasyon, karbonitrasyon, sertleştirme, menevişleme ve yüzey işlem çözümleri de fuarın kapsamı içerisinde yer alıyor. Ölçüm, kaplama kalınlığı analizi, XRF, çatlak tespiti ve tahribatsız muayene sistemleri ile basınç, kuvvet, tork ve ivme ölçümüne yönelik sensör ve proses izleme teknolojileri ise kalite ve üretim süreçlerine yönelik çözümleri tamamlıyor. “Bağlantı Elemanları Tüm Endüstriler İçin Stratejik Öneme Sahip” RX Tüyap Genel Müdürü Berkan Öner, Fastener Expo Eurasia’nın kapsamına dikkat çekerek, bağlantı elemanlarının karayollarından demiryollarına, savunma sanayinden otomotiv, gemi, beyaz eşya, mobilya ve yapı sektörüne kadar birçok endüstri için stratejik öneme sahip olduğunu belirtti. Öner, BESİAD desteğiyle bu yıl üçüncü kez düzenlenen Fastener Expo Eurasia’nın bağlantı ve sabitleme elemanları sektörünü İstanbul’da bir araya getirdiğini ifade eden Öner, farklı endüstrilerin ihtiyaç duyduğu bağlantı elemanlarının fuarda sektör profesyonelleriyle buluştuğunu söyledi. Öner, fuarın ülke ekonomisine önemli katkıda bulunmasını temenni ederek yeni iş birliklerine vesile olmasını diledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İntermob 28. Kez Kapılarını Açtı Haber

İntermob 28. Kez Kapılarını Açtı

Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. organizasyonunda, T.C. Ticaret Bakanlığının katkıları, Mobilya Aksesuar Sanayicileri Derneği (MAKSDER) ile MDF ve Yonga Levha Sanayicileri Derneğinin (YOMSAD) destekleriyle düzenlenen İntermob 2026; Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Ahmet Güleç, TİM Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu, MAKSDER Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Kocabaş, YOMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Yıldız, Bağlantı Elemanları Sanayici İş İnsanları Derneği (BESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Topuk, Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü Berkan Öner ve sektör temsilcilerinin katılımıyla açıldı. Açılışta konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Ahmet Güleç, Türkiye’nin mobilyanın tüm alanlarında üretim yapan dünyadaki dört ülkeden biri olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye son çeyrek yüzyılda mobilyasıyla dünyanın her tarafında kendini tanıttı; kalitesi, dünya ticaretindeki yeri ve tasarımıyla kendinden söz ettirdi. Bu başarının en önemli faktörlerinden biri kendi yan sanayisini kurması. Türkiye, yan sanayisindeki tasarım ve patentlerle mobilya sektörünü geliştiriyor. Özellikle hırdavat ve aksesuarlar dünyanın her tarafında rekabetçiliğimizi artırıyor.” dedi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu ise İntermob’un 28 yıldır kesintisiz sürdürülmesinin önemli bir başarı olduğunu belirterek, mobilya aksesuarları, hırdavat ve bağlantı elemanları gibi birbirini tamamlayan sektörlerin birlikte büyük bir ekonomik değer yarattığını ifade etti. Tecdelioğlu, “Bu rakamları daha yukarı taşımamız gerekiyor. Bunun için daha çok üretmeli, daha çok ihracat yapmalı, sürdürülebilir ve dijital bir şekilde dünya pazarından daha fazla pay almalıyız. 5 binden fazla yurt dışı misafirimizi en iyi şekilde ağırlayarak güçlü ilişkiler kurmalı ve bu görüşmeleri siparişe dönüştürmeliyiz.” dedi. “İntermob Artık Marka Olmuş Bir Fuar” Mobilya Aksesuar Sanayicileri Derneği (MAKSDER) Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Kocabaş, 28’inci kez düzenlenen İntermob’un sektör açısından önemli bir buluşma noktası olduğunu belirterek, “İntermob artık marka olmuş, bütün ekosistemi bir araya getiren çok değerli bir fuar. Her fuar sonrasında bir ivmelenme yakalıyoruz; yurt dışından ziyaretçiler geliyor ve ihracat odaklı görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Bu fuardan sonra da hem ihracat hem iç piyasa tarafında sektörümüzün ve sanayicimizin daha da güçleneceği bir dönem yaşanmasını temenni ediyoruz.” dedi. “İntermob Sektörümüzün Önemli Buluşma Noktası” MDF ve Yonga Levha Sanayicileri Derneği (YOMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Yıldız, İntermob’un sektör açısından önemli bir buluşma noktası olduğunu belirterek, “Müşterilerimizin bir araya geldiği, her yıl görüşme imkânı bulduğumuz önemli bir fuar. Aynı zamanda yeni dekorlarımızı, yeni desenlerimizi ve ürünlerimizi müşterilerimize gösterme fırsatı buluyoruz. Bu nedenle İntermob’u YOMSAD olarak çok önemsiyoruz.” dedi. İntermob ve Fastener Expo Eurasia’dan Güçlü Endüstriyel Sinerji İntermob 2026’nın Avrasya Endüstriyel Bağlantı ve Sabitleme Elemanları Fuarı – Fastener Expo Eurasia ile eş zamanlı gerçekleştirilmesi de birbirini tamamlayan sektörler arasında güçlü bir ticari etkileşim oluşturuyor. “Dünyanın Dört Bir Yanından Sektör Temsilcilerini Buluşturuyor” RX Tüyap Genel Müdürü Berkan Öner, fuarlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, beş binin üzerinde uluslararası ziyaretçi beklediklerini vurgulayarak, “Şu anda ön kayıtlara baktığımızda dört bini aşan uluslararası ziyaretçi kaydı olduğunu biliyoruz. Ayrıca 102 farklı ülkeden ziyaretçimiz bulunuyor. İntermob’da Türkiye’nin yanı sıra ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Çin, Fransa, İtalya, Japonya, Kanada, Polonya ve Rusya’nın da aralarında bulunduğu farklı ülkelerden firma ve firma temsilcilikleri yer alıyor. Fuarlarımızın ülkemiz ekonomisine önemli katkılarda bulunmasını temenni ediyor, yeni iş birliklerine vesile olmasını diliyorum.” dedi. Tasarım, Sürdürülebilirlik ve Verimlilik Öne Çıkıyor İntermob’un 2026 edisyonunda sürdürülebilir malzemeler, yenilikçi yüzey çözümleri, fonksiyonel aksesuar sistemleri ve üretim verimliliğini artırmaya yönelik teknolojiler öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Tasarım ile teknik performansı bir araya getiren yeni ürün ve uygulamalar, mobilya üreticilerinden mimar ve iç mimarlara, satın alma profesyonellerinden distribütör ve uluslararası alıcılara kadar geniş bir profesyonel ziyaretçi kitlesiyle buluşuyor. 2025 yılında 470 katılımcı firmayı ve 100 ülkeden 29 bin 243 ziyaretçiyi ağırlayan İntermob, 2026 yılında da uluslararası ziyaretçi profilini ve ticaret odaklı yapısını güçlendiriyor. Sektörün Tüm Bileşenleri Tek Çatı Altında Mobilya aksesuarları ve sistemlerinden panel ve yüzey çözümlerine, orman ürünlerinden mobilya kimyasallarına, döşemelik malzemelerden üretim ekipmanlarına kadar geniş bir ürün yelpazesi İntermob’da ziyaretçilerle buluşuyor. AGT, Çamsan Entegre, Emaks Mobilya Aksesuarları, Emaks Prime, Gim Group, Haneks Orman Ürünleri, Kastamonu Entegre, Kayalar Kimya, Kronospan Orman Ürünleri, Mesan, Samet Kalıp, Schattdecor ve Yıldız Entegre’nin de aralarında bulunduğu sektörün önde gelen markaları, yeni ürün ve çözümlerini fuarda sergiliyor. Fuar; katılımcılara yeni iş bağlantıları kurma ve ihracat fırsatlarını geliştirme imkânı sunarken, ziyaretçilere de yeni tedarik kaynaklarına ulaşma, farklı çözümleri karşılaştırma ve sektördeki güncel gelişmeleri yakından takip etme fırsatı sağlıyor. Türkiye’nin Üretim Gücü Uluslararası Pazarlarla Buluşuyor Türkiye’nin 2025 yılında yaklaşık 4,6 milyar dolara ulaşan mobilya ihracatı, sektörün üretim ve ihracat açısından taşıdığı önemi ortaya koyuyor. İntermob, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısını ve mobilya yan sanayisinin geniş ürün çeşitliliğini uluslararası alıcılar ve satın alma profesyonelleriyle buluşturuyor. Mobilya üreticileri, satın alma profesyonelleri, mimarlar, iç mimarlar, distribütörler, ihracatçılar ve uluslararası alıcıların bir araya geldiği fuar, 17–20 Eylül 2026 tarihleri arasında sektörün ticaret ve iş birliği gündemine İstanbul’da ev sahipliği yapıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Kazanan Şirket, Denemiş Olan Şirkettir”  Haber

“Kazanan Şirket, Denemiş Olan Şirkettir” 

Cenk Çiğdemli, “Bir pazaryerine ürün koymak ya da web sitesini İngilizceye çevirmek e-ihracat yapmak anlamına gelmiyor” diyen Çiğdemli, şirketlere önce hedef pazara uygun iş modelini kurmalarını, ardından teknolojiyi seçmelerini önerdi. Çiğdemli’nin büyümek isteyen şirketlere bir diğer mesajı ise “Kazanan şirket, denemiş olan şirkettir” oldu. Toplam 6,1 trilyon dolarlık ticaret hacmini yöneten dünyanın önde gelen e-ticaret pazaryerleri, 3-5 Eylül tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi’nde (IGEXX 2026) buluştu. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) iş birliğiyle gerçekleştirilen zirve; Amazon, Alibaba, Walmart Marketplace, eBay, TikTok Shop, SHEIN, Tmall ve JD.com’un da aralarında bulunduğu 50’ye yakın küresel e-ticaret platformunu İstanbul’da bir araya getirdi. Zirve kapsamında düzenlenen panelde konuşan TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, Türkiye’den dünyaya açılmak isteyen şirketlerin yaptığı hataları ve sürdürülebilir büyümenin kritik noktalarını anlattı. “Web sitesini İngilizce yapmak e-ihracat için yeterli değil” Ticimax olarak sahada yüzlerce şirketle çalıştıklarını ve binlerce şirketin ihtiyaçlarını dinlediklerini belirten Çiğdemli, e-ihracatta karşılaştığı en büyük yanılgının teknolojiyle işe başlamak olduğunu söyledi. “Benim gördüğüm en büyük hata, bir işletmenin iş modelinden önce teknolojiyi seçmesi” diyen Çiğdemli, Türkiye’de başarıyla çalışan bir e-ticaret modelinin aynı şekilde başka bir ülkeye taşınmasının sonuç vermeyebileceğine dikkat çekti. Çiğdemli, “Bir işletme yurt dışındaki bir pazaryerine ürünlerini koyduğunda ‘Ben e-ihracat yapıyorum’ zannediyor. Veya kendi web sitesini açıp dilini İngilizce yaptığında, döviz kurunu eklediğinde tamamen e-ihracata hazır olduğunu düşünüyor. Oysa Almanya’daki kullanıcının beklediği teslim süresi ve iade koşullarıyla Körfez ülkelerindeki tüketicinin alışkanlıkları ve ödeme yöntemleri birbirinden farklı” dedi. E-ihracata başlamadan önce bu 5 soruya cevap verin Şirketlerin teknoloji yatırımından önce hedef pazarın dinamiklerini çözmesi gerektiğini vurgulayan Çiğdemli’ye göre e-ihracata çıkmadan önce beş temel sorunun yanıtlanması gerekiyor: Hangi ülkeye satış yapacağım? Kime satacağım? Hangi ödeme yöntemiyle satacağım? Ürünü kaç günde teslim edeceğim? İade sürecini kaç günde tamamlayacağım? Bu soruların cevaplarının kullanılacak teknolojiyi de büyük ölçüde belirleyeceğini ifade eden Çiğdemli, “Eğer bu soruların cevabını verebiliyorsak, cevaplar zaten hangi teknolojiyi kullanmamız gerektiğini söylüyor. Veremiyorsak sorun teknoloji değil, iş modelinin henüz belirlenmemiş olmasıdır” diye konuştu. “Yarın olmak istediğiniz şirket hangi altyapıyı kullanıyor?” E-ticaret şirketlerinin teknoloji altyapısını yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına göre seçmemesi gerektiğini belirten Çiğdemli, şirketlere üç-beş yıl sonrasını düşünerek hareket etmelerini önerdi. “Ben üç yıl sonra olmak istediğim yerde bulunan, benden beş kat büyük bir şirketi kendime örnek alıyorsam, ‘O şirket hangi altyapıyı kullanıyor?’ diye bakmam lazım” diyen Çiğdemli, teknoloji sağlayıcılarının sunduğu uzun özellik listelerinden çok, bu özelliklerin gerçek şirketler tarafından nasıl kullanıldığına bakılması gerektiğini söyledi. Yaklaşık 21 yıldır e-ticaret teknolojileri geliştirdiklerini belirten Çiğdemli, “Size yüzlerce özellik gösterebilirim. Broşürlerde veya web sitesinde ‘Bizde şu özellikler var’ diyebilirsiniz. Ama asıl soru şu; Müşteri bunları gerçekten kullanıyor mu ve o altyapıyla hedeflediği büyüklüğe ulaşabiliyor mu? Bence en iyi kriterlerden biri bu” dedi. İkinci ülkeyle birlikte e-ihracat “mühendislik işine” dönüşüyor Tek bir ülkeye satış yapmanın görece daha kolay olduğunu ifade eden Çiğdemli’ye göre asıl sınav ikinci ve üçüncü pazara açılırken başlıyor. “Birinci ülke pazarlama, ikincisi artık mühendislik işi” diyen Çiğdemli, her yeni pazarın farklı sipariş, ödeme, lojistik, depo ve iade sistemleri anlamına geldiğine dikkat çekti. Çiğdemli, “Amerika’ya satış yapacağım, Amazon depolarını kullanacağım. Bunlara entegre olabiliyor muyum? Fransa’ya gireceğim; oranın kültürüne ve farklı ödeme sistemlerine uyum sağlayabiliyor muyum? Bunların hepsini sorgulamak gerekiyor” ifadelerini kullandı. Büyüme sürecinde gözden kaçırılan konulardan birinin teknoloji maliyetleri olduğunu söyleyen Çiğdemli, şirket hacmi büyüdükçe toplam teknoloji maliyetinin artmasının doğal olduğunu ancak birim maliyetin düşmesi gerektiğini vurguladı. Çiğdemli, “Bu altyapıda büyüdükçe, satışım arttıkça maliyetim ne olacak? İşletmenin hacmi büyüdükçe birim fiyatının düşmesi lazım. Toplam maliyet elbette artacaktır ama birim fiyatları düşerek artmalı” dedi. Altyapınızı değiştirmeniz gerektiğini gösteren 3 sinyal Çiğdemli’ye göre şirketlerin mevcut e-ticaret altyapılarının büyümelerine artık yetişemediğini gösteren üç temel sinyal bulunuyor: Operasyonu yönetebilmek için sürekli daha fazla insana ihtiyaç duyulması, ihtiyaç duyulan özelleştirmelerin yapılamaması ve dönüşüm oranlarının yükselmemesi. “Belirli bir hacme geldiniz ve kendinizi artık bir kalıbın içinde hissediyorsunuz. Bazı özelleştirmelere ihtiyacınız var ve altyapı sağlayıcınız ‘Ben bu kadarım’ diyorsa artık değiştirmeniz gerekiyor” diyen Çiğdemli, buna karşılık şirketin büyüme hızına ayak uydurabilen ve yeni ihtiyaçlara çözüm geliştirebilen altyapıların değiştirilmesine gerek olmadığını söyledi. “Kazanan şirket, denemiş olan şirkettir” E-ihracatta teknolojinin ve doğru iş modelinin yanında üçüncü bir unsurun daha kritik olduğuna dikkat çeken Çiğdemli, bunu “cesaret” olarak tanımladı. Ancak cesaretin kontrolsüz yatırım anlamına gelmediğinin altını çizen Çiğdemli, “Hiçbir fizibilite yapmadan, pazarı araştırmadan, ürün gerçekten uygun fiyata satılabilecek hale gelmeden para yakmaya başlarsanız çok sayıda başarısız işletme örneği görürsünüz. Fizibilitenin düzgün yapıldığı ve ürünlerin gerçekten kârlı biçimde satılabildiği noktada ise cesaretle gelen çok büyük başarılar gördük” dedi. Türkiye’de şirketlerin artık e-ticarete girme konusunda önemli bir çekince yaşamadığını ancak aynı cesaretin e-ihracatta henüz oluşmadığını söyleyen Çiğdemli, şirketlere küçük ölçekli denemelerle yeni pazarlara açılma çağrısında bulundu: “Kazanan şirket, denemiş olan şirkettir. Çok fazla para yakmadan deneyin, test edin, farklı stratejiler uygulayın. Olmuyorsa geri dönersiniz. Ucuza geri dönmek başka bir şeydir; hiç cesaret etmemek başka bir şey. E-ihracatta başlamak, cesaret etmek ve ilerlemek değerli.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gültepe: Türkiye'yi E-ihracatta Marka Ülke Yapacağız Haber

Gültepe: Türkiye'yi E-ihracatta Marka Ülke Yapacağız

Ticaret Bakanlığının liderliğinde, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinasyonunda ve Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) iş birliğiyle düzenlenen İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi (IGEXX 2026), 3-5 Eylül tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştiriliyor. Bu yıl ikinci kez düzenlenen zirvenin açılışına Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Dr. Fatih Birol, ETİD Başkanı Hakan Çevikoğlu ile iş dünyasının önde gelen temsilcileri katıldı. “Beyond Borders” temasıyla gerçekleştirilen IGEXX 2026, 60 ülkeden 4 bin alıcının yanı sıra küresel e-ticaret ekosisteminin önemli aktörlerini İstanbul'da buluşturuyor. “Üretim gücümüzü erişim gücüyle buluşturmalıyız” Zirvenin açılışında konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, küresel ticarette e-ihracatın stratejik öneminin giderek arttığını söyledi. Dijitalleşmenin firmaların dünya pazarlarına erişimini hızlandırdığına dikkat çeken Gültepe, “Eskiden bir firmanın dünyaya açılması uzun yıllar alıyordu. Bugün ise doğru platformlarda dünyanın her noktasına ürün satabilmek mümkün. Dolayısıyla üretim gücümüzü erişim gücüyle buluşturmalıyız. Ben ülkemizin üretim gücüne güveniyorum. Bu gücü daha fazla pazara, daha fazla tüketiciye ulaştırmamız ve daha fazla katma değer elde etmemiz gerekiyor. E-ihracat burada çok önemli bir fırsat sunuyor.” dedi. Önümüzdeki dönemde e-ihracatın hızlı büyümesini sürdüreceğini vurgulayan Gültepe, Türkiye olarak bu dönüşümün öncüsü olmayı hedeflediklerini belirtti. Gültepe, “Bir ürün bir firmayı, bir firma bir sektörü, bir sektör bir ülkeyi marka yapabilir. Bugün e-ihracat, üreticilerimize bu yolculuğu çok daha hızlı ve çok daha geniş bir coğrafyada gerçekleştirme imkânı veriyor. Bu nedenle 60 ülkeden 4 bin alıcıyı ağırlayan IGEXX'i, dünyaya açılacak firmalarımızın buluşma noktası olarak görüyorum.” diye konuştu. “E-ihracatın payını yüzde 10'a çıkarmaya kararlıyız” Türkiye'nin dijital ticaret kapasitesinin hızla büyüdüğüne işaret eden Gültepe, 2025 yılında e-ticaret hacminin yüzde 52,2 artışla 4,5 trilyon lirayı aştığını, e-ihracattan elde edilen döviz gelirinin ise 5 milyar doların üzerine çıktığını söyledi. Türkiye'nin mevcut kapasitesiyle çok daha büyük bir potansiyele sahip olduğunu kaydeden Gültepe, “Orta vadede e-ihracatın toplam ihracatımızdaki payını yüzde 10'a çıkarmaya kararlıyız. İşte bu hedef doğrultusunda küresel e-ticaret ekosistemini İstanbul'da bir araya getiriyoruz. 3 trilyon dolarlık hacmi temsil eden 40 küresel pazaryeri bugün İstanbul'da.” ifadelerini kullandı. “Türkiye'ye yalnızca pazar olarak değil, ortak olarak bakın” Küresel pazaryerlerine ve platform temsilcilerine de seslenen Gültepe, Türkiye'nin güçlü üretim ve ihracat altyapısına dikkat çekti. Türkiye'nin 280 milyar dolarlık ihracatıyla önemli bir üretim üssü olduğunu vurgulayan Gültepe, sözlerini şöyle sürdürdü: “160 bini aşkın firmamız ve 27 sektörümüzle 200'ü aşkın ülke ve bölgeye tedarik ve hizmet sağlıyoruz. Üretimimiz hazır, ihracatçımız hazır, Türkiye hazır. Türkiye'ye yalnızca pazar olarak değil, ortak olarak bakın. Bizim gücümüz üretim, sizin gücünüz erişim. Güçlerimizi birleştirdiğimizde hepimiz kazanırız. Sizleri daha fazla Türk üreticisini küresel ağlarınıza katmaya davet ediyorum.” “Türkiye'yi e-ihracatta marka ülke yapacağız” İhracatçılara da IGEXX'in sunduğu fırsatlardan yararlanma çağrısında bulunan Gültepe, “Beyond Borders”, yani “Sınırların Ötesinde” temasının Türkiye'nin e-ihracat vizyonunu güçlü biçimde yansıttığını belirtti. Gültepe, “Erişimde sınırları aşacağız. Markalaşmada sınırları aşacağız. Ölçekte sınırları aşacağız. El birliğiyle Türkiye'yi e-ihracatta marka ülke yapacağız.” dedi. Zirvenin gerçekleştirilmesindeki liderliği dolayısıyla Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Ticaret Bakanlığına teşekkür eden Gültepe, ETİD ve ETİD Başkanı Hakan Çevikoğlu'na da katkılarından dolayı teşekkürlerini iletti. E-ihracat başarı ödülleri sahiplerini buldu IGEXX 2026 kapsamında düzenlenen E-İhracat Başarı Ödülleri'nde, e-ihracat alanında gösterdikleri başarılarla öne çıkan firmalar ödüllendirildi. Ödüller, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, TİM Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu ve ETİD Başkanı Hakan Çevikoğlu tarafından takdim edildi. Programda Almir Organizasyon, Asır Group, Erve Tekstil, Evle Global, Gulsha, Has-Mob, Heep Mücevherat, Kayra Export, Lazika, Neda Trade, Pamuka, the Champ Global, Unit Uluslararası, Benasse, Dekor Sanat ve OMAC firmaları E-İhracat Başarı Ödülü'ne layık görüldü. Zirve kapsamında ayrıca IGEXX 2026'nın Diamond Partnerleri Amazon Türkiye, Hepsiburada, Horoz Lojistik ve n11 ile Stratejik Partneri Trendyol'a katkılarından dolayı teşekkür plaketi takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye-Suriye Ticaretinde 10 Milyar Dolarlık Hedef Haber

Türkiye-Suriye Ticaretinde 10 Milyar Dolarlık Hedef

Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) organizasyonuyla düzenlenen Suriye Ticaret Heyeti programı Şam'da gerçekleştirildi. Programın açılışına Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Suriye Ticaret Odaları Federasyonu Başkanı Alaa el-Ali, TİM Başkan Vekilleri, Yönetim Kurulu üyeleri ve Birlik Başkanları ile ihracatçı heyeti, Şam Ticaret Müşavirliği ve Türkiye-Suriye iş dünyasının temsilcileri katıldı. Program kapsamında Türk ihracatçıları ile Suriyeli iş insanları ikili iş görüşmelerinde bir araya gelirken, iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik fırsatlar değerlendirildi. “Ticaret, kardeşliğin en kalıcı köprüsüdür” Programın açılışında konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe dayandığını vurguladı. İki ülke arasındaki tarihi ve kültürel bağların ticarette de güçlü bir zemine sahip olduğunu belirten Gültepe, “Bizim aramızdaki bağ yüzyıllar öncesine dayanıyor. Asırlardır Şam ile İstanbul, Halep ile Gaziantep aynı kervanların, aynı çarşıların, aynı bereketli İpek Yolu'nun durakları oldu. Dedelerimizin hanlarda, kervansaraylarda oluşturduğu o kadim ticaret hafızası bugün bize yol gösteriyor. Biz bugün sıfırdan bir hikâye yazmıyoruz. Tarihin bize emanet ettiği o büyük ticari kardeşliği modern dönemin dinamizmiyle yeniden ayağa kaldırıyoruz.” dedi. “Ticaret, kardeşliğin en kalıcı köprüsüdür.” diyen Gültepe, iki ülkenin iş dünyasının kazan-kazan anlayışıyla iş birliklerini güçlendirmesinin önemine dikkat çekti. Ticarette hedef 10 milyar dolar Türkiye ile Suriye arasındaki ticaretin son dönemde ivme kazandığını belirten Gültepe, geçen yıl iki ülke arasındaki ticaret hacminin 3,7 milyar dolara ulaştığını söyledi. Yaklaşık 5 bin 800 Türk firmasının Suriye'ye 3,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini aktaran Gültepe, bu yılın ilk yedi ayında ihracatın yüzde 16,5 artışla 2,1 milyar dolara yükseldiğini bildirdi. Mevcut rakamları bir sonuçtan ziyade başlangıç olarak gördüklerini ifade eden Gültepe, “İhracat ailesi olarak çok daha fazlasını yapabileceğimize inanıyoruz. Çözüm bekleyen konularımızda atılacak adımlarla ticaret hacmimiz büyürken 10 milyar dolarlık hedefimizin de önü açılacak.” diye konuştu. “Suriye'yi önemli bir ticaret köprüsü olarak görüyoruz” Suriye'nin Türkiye açısından yalnızca bir ihracat pazarı olmadığının altını çizen Gültepe, ülkenin Türkiye'yi Körfez bölgesine bağlayan önemli bir ticaret köprüsü konumunda bulunduğunu söyledi. Suriye'nin yeniden imar sürecinin çok sayıda sektör açısından önemli fırsatlar sunduğunu kaydeden Gültepe, çimentodan cama, mobilyadan makineye, kimyadan elektriğe kadar geniş bir ürün grubunda talep oluştuğunu ifade etti. Ticaretin karşılıklı gelişmesini önemsediklerini vurgulayan Gültepe, Suriye'den tekstil hammaddesi, zeytinyağı ve tarım ürünleri ithalatının da arttığına dikkat çekerek, “Biz tek taraflı satış değil, karşılıklı kazanç istiyoruz. Suriye üretsin, Suriye kazansın, birlikte büyüyelim.” dedi. “Suriye'nin yeniden inşasında çözüm ortağı olmaya hazırız” Yatırım alanında da somut adımlar atıldığını belirten Gültepe, sınır bölgesinde ortak sanayi bölgelerinin gündemde olduğunu ve Türk bankalarının Suriye'de şube açmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi. Ticaretin daha hızlı gelişebilmesi için gümrük işlemlerinin ve transit geçişlerin kolaylaştırılması gerektiğini vurgulayan Gültepe, sınır kapılarının kapasitesinin artırılması ile mevzuat ve belge uygulamalarında yeknesaklığın sağlanmasının önemine işaret etti. Özellikle KOBİ'ler açısından parsiyel yüklemelerde gümrük süreçlerinin daha öngörülebilir hale getirilmesi gerektiğini belirten Gültepe, 2011 yılında askıya alınan Serbest Ticaret Anlaşması'nın da yeni dönemin ihtiyaçları doğrultusunda güncellenmesinin karşılıklı ticarete önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Finansal engellerin kaldırılması için yeni nesil mekanizmaların hayata geçirilmesi gerektiğini de vurgulayan Gültepe, “Türk iş dünyası olarak Suriye'nin yeniden inşasında yatırımcı ve çözüm ortağı olmaya hazırız.” dedi. İkili iş görüşmelerinde atılacak her adımın iki ülkede de üretim, istihdam ve yeni fırsatlar anlamına geleceğini kaydeden Gültepe, Suriyeli iş dünyası temsilcilerini 10-11 Aralık tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek Türkiye-Arap Ülkeleri İş Zirvesi ve Alım Heyeti Programı'na davet etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lassa, İhracat Pazarlarında Liderlik Haritasını Genişletiyor Haber

Lassa, İhracat Pazarlarında Liderlik Haritasını Genişletiyor

Türkiye lastik sektörünün lider şirketi Brisa, Lassa markasıyla ihracat yaptığı pazarlarda istikrarlı büyümesini sürdürürken birçok ülkede sektörün en güçlü oyuncuları arasında yer alıyor. Bugün 84 ülkeye ihracat gerçekleştiren Lassa, dünya genelinde 6.000'i aşkın satış noktasında tüketicilerle buluşuyor. Marka, 250'yi aşkın tabelalı mağazasıyla küresel ölçekteki fiziksel varlığını da güçlendirmeye devam ediyor. Lassa'nın uluslararası büyümesinde özellikle Kuzey Afrika, Orta Asya ve Doğu Avrupa pazarları önemli rol oynuyor. Marka, Fas, Mısır, Moldova, Özbekistan ve Azerbaycan’da pazar lideri konumuna ulaşırken; Ukrayna, Bulgaristan, Sırbistan, Libya, Irak ve Tunus'ta da pazarın en güçlü oyuncuları arasında yer alıyor. Özellikle yoğun rekabetin yaşandığı Avrupa pazarlarında elde edilen istikrarlı büyüme performansı, markanın uluslararası konumunu güçlendirdi. Almanya, İtalya, Hırvatistan, Romanya ve Karadağ ise Avrupa'da en çok büyüme kaydedilen pazarlar arasında yer alıyor. Brisa’nın ihracattaki bu performansı, sektörel sıralamalara da yansıyor. Brisa, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) açıkladığı “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı 2025” araştırmasında ise ilk 100’e giren tek lastik şirketi olarak, ihracatta liderliğini koruyor. "Türkiye'den Dünyaya Güçlü Bir Marka İnşa Ediyoruz" Brisa Genel Müdürü Vecih Yılmaz, Lassa'nın uluslararası başarısını değerlendirirken şunları söyledi: " Lassa’nın ihracat yolculuğu, yalnızca daha fazla ülkeye ulaşmakla ilgili değil. Faaliyet gösterdiğimiz pazarlarda kalıcı ve güvenilir bir konum oluşturmayı hedefliyoruz. Bugün beş ülkede pazar lideri olmamız; ürün kalitemizin, üretim ve Ar-Ge yetkinliğimizin, iş ortaklarımızla kurduğumuz uzun vadeli ilişkilerin ve yıllardır sürdürdüğümüz yatırımların bir sonucu. Türkiye’de geliştirdiğimiz ve ürettiğimiz lastikleri dünyanın farklı coğrafyalarındaki araç sahipleri ile buluştururken, bulunduğumuz pazarlarda değer yaratmaya devam ediyoruz. 2025 yılında ihracat pazarlarında 4,7 milyon adet Lassa lastiği satışı gerçekleştirdik. İzmit ve Aksaray fabrikalarımızda ürettiğimiz lastiklerin %34’ünü ihracat pazarlarına gönderiyoruz. 40 yılı aşkın ihracat deneyimimizle önümüzdeki dönemde ihracattaki büyümemizi hızlandırmayı ve lider olduğumuz pazarlardaki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Aksaray'dan Dünyaya Uzanan Üretim Gücü Lassa'nın uluslararası büyümesinin arkasında güçlü üretim altyapısı bulunuyor. İzmit Fabrikası'nın yanı sıra, 2018 yılında faaliyete geçen Aksaray Fabrikası da ihracat performansına önemli katkı sağlıyor. 2025 yılında Aksaray Fabrikası'nda üretilen yaklaşık 1,5 milyon lastik 49 farklı ülkeye sevk edildi. Büyümenin Arkasında Yatırımlar Var Lassa'nın uluslararası başarısı, markalaşmaya yaptığımız yatırımlara ek olarak satış ve dağıtım ağını güçlendirmeye yönelik yatırımlarla da destekleniyor. Son üç yılda Singapur, Kazakistan ve Moldova'da ilk mağazalarını açan marka, Mısır'daki yatırımlarıyla da perakende varlığını güçlendirdi. Bugün Bulgaristan, KKTC, Mısır, Gürcistan, Irak, Kazakistan, Kosova, Lübnan, Libya, Kuzey Makedonya, Moldova, Karadağ, Fas, Singapur, Malezya, İspanya, Tunus, Ukrayna ve Özbekistan'da faaliyet gösteren tabelalı mağaza ağıyla Lassa, tüketicilerine daha yakın olmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İhracatçılar São Paulo'da Brezilyalı Alıcılarla Görüştü Haber

İhracatçılar São Paulo'da Brezilyalı Alıcılarla Görüştü

Ticaret Bakanlığının koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) organizasyonuyla 18-22 Ağustos 2026 tarihleri arasında Brezilya'nın São Paulo şehrine yönelik ticaret heyeti programı gerçekleştirildi. TİM Başkan Vekili Ahmet Güleç başkanlığındaki heyette; çelik, hizmet ile kimyevi maddeler ve mamulleri sektörlerinden 19 Türk ihracatçı firmanın 25 temsilcisi yer aldı. Programın açılışına T.C. São Paulo Muavin Konsolosu Buğra Özsaydı, São Paulo Ticaret Odası Dış İlişkiler Özel Danışmanı Mauricio Manfré, T.C. Brezilya Ticaret Müşavirliği ile Türkiye ve Brezilya iş dünyasının temsilcileri katıldı. “İkili ticaret mevcut potansiyeli yansıtmıyor” Programın açılışında konuşan TİM Başkan Vekili Ahmet Güleç, 213 milyonu aşkın nüfusu ve 2,3 trilyon dolarlık milli geliriyle Brezilya'nın dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer aldığını belirtti. Brezilya'nın yıllık ithalatının 280 milyar dolar seviyesinde olduğuna dikkat çeken Güleç, “Bu ithalatın Türkiye'den gelen kısmı binde üç buçuk. Yani potansiyelin çok altındayız.” dedi. Türkiye'nin 2025 yılında Brezilya'ya 985 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, buna karşılık ithalatın 4,5 milyar dolar olduğunu aktaran Güleç, ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 22 seviyesinde kaldığını ifade etti. Güleç, “2012 yılında Brezilya'ya ihracatımız 1 milyar dolardı. Bugün 985 milyon dolar. On üç yılda yerimizde saydık.” değerlendirmesinde bulundu. Brezilya'ya ihracatta kimyevi maddeler, otomotiv, makine, çelik ve madencilik ürünlerinin öne çıktığını belirten Güleç, 2026'nın ocak-temmuz döneminde ihracatın yüzde 10,1 artarak 626 milyon dolara ulaştığını kaydetti. “MERCOSUR ile serbest ticaret anlaşması önemli bir eşik” İki ülke arasındaki ticaretin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini vurgulayan Güleç, “Bugün bizlere düşen, her sektörde yeni iş birlikleri geliştirmek.” ifadelerini kullandı. Türkiye ile Brezilya arasında bir ticaret anlaşması bulunmadığına da dikkat çeken Güleç, “MERCOSUR ile bir serbest ticaret anlaşması, potansiyelin önündeki en büyük engeli kaldıracaktır.” dedi. Brezilyalı firmalar ile 200'e yakın görüşme Heyet kapsamında düzenlenen B2B görüşmelerine 71 Brezilyalı ithalatçı firma katıldı. Türk ihracatçı firma temsilcileri ile Brezilyalı iş insanları arasında 200'e yakın ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon Kimdir? Türkiye Yumurta Sektörünün Deneyimli İsmi Haber

YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon Kimdir? Türkiye Yumurta Sektörünün Deneyimli İsmi

Birliğin Genel Başkanlığı görevini uzun yıllardır sürdüren İbrahim Afyon, hem üretici kimliği hem de sektörel temsil gücüyle Türkiye yumurta sektörünün öne çıkan isimleri arasında yer alıyor. Kayseri merkezli üretim faaliyetlerinden uluslararası sektörel organizasyonlara kadar geniş bir alanda görev üstlenen İbrahim Afyon, ihracatın geliştirilmesi, üreticilerin sorunlarının çözülmesi ve Türk yumurtasının dünya pazarındaki rekabet gücünün artırılması için yürüttüğü çalışmalarla tanınıyor. Peki, YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon kimdir? İşte iş dünyası ve tarım sektörünün yakından takip ettiği ismin kariyeri… İbrahim Afyon kimdir? İbrahim Afyon, 1968 yılında Kayseri'de doğdu. İlk eğitimini TED Kayseri Koleji'nde aldı. Ortaokul eğitimini Aydınlıkevler Ortaokulu'nda, lise eğitimini ise Kayseri Lisesi'nde tamamladı. Eğitim hayatının yanı sıra kuyumculuk alanında da mesleki eğitim aldı. Vatani görevini Ankara Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı'nda tamamlayan Afyon, askerlik hizmetinin ardından aile şirketinde çalışma hayatına başladı. 1989 yılında kardeşi Mustafa Afyon ile birlikte babaları Zeki Afyon'dan devraldıkları yumurta üretimi ve ticaret faaliyetlerini büyüterek Türkiye'nin önemli üretim organizasyonlarından birine dönüştürdü. Yumurta sektöründe 35 yılı aşan deneyim Yaklaşık otuz beş yılı aşkın süredir yumurta üretim sektöründe faaliyet gösteren İbrahim Afyon, üretimden pazarlamaya, ihracattan sektör temsilciliğine kadar birçok alanda aktif görev aldı. Kayseri merkezli ETAŞ Afyon Tavukçuluk Ltd. Şti. ortağı olan Afyon, modern üretim anlayışı, gıda güvenliği ve sürdürülebilir üretim ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Üretimin yalnızca iç pazara yönelik değil, uluslararası rekabet gücünü artıracak şekilde planlanması gerektiğini savunan Afyon, ihracat odaklı büyümenin sektör açısından stratejik önem taşıdığını vurguluyor. YUM-BİR Başkanı olarak görev yapıyor İbrahim Afyon, 2018 yılından bu yana Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Genel Başkanlığı görevini yürütüyor. Türkiye genelindeki yumurta üreticilerini temsil eden YUM-BİR; üreticilerin haklarının korunması, sektörün sürdürülebilir büyümesi, biyogüvenlik uygulamalarının yaygınlaştırılması, ihracatın geliştirilmesi ve tüketicilerin güvenilir gıdaya erişiminin sağlanması amacıyla faaliyet gösteriyor. Başkanlık görevinde bulunan Afyon, sektörün karşı karşıya kaldığı maliyet artışları, üretim planlaması, hastalık riskleri ve uluslararası rekabet gibi konularda kamu kurumları ile sektör arasında koordinasyon sağlayan isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Uluslararası platformlarda Türkiye'yi temsil ediyor İbrahim Afyon, yalnızca Türkiye'de değil uluslararası platformlarda da aktif görev üstleniyor. Dünya yumurta sektörünün en önemli organizasyonlarından biri olan World Egg Organization (WEO) bünyesinde YUM-BİR'i ülke temsilcisi olarak temsil eden Afyon, Türk yumurta sektörünün küresel pazarlardaki görünürlüğünün artırılması için çalışmalar yürütüyor. Daha önce üç dönem Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği yapan Afyon, yine üç dönem Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektör Kurulu Meclis Üyesi olarak görev aldı. Ayrıca Türkiye Kanatlı Tanıtım Grubu Meclis Başkan Yardımcılığı görevini üstlenerek "Turkish Poultry" markasının uluslararası fuarlarda tanıtılmasına katkı sundu. Kayseri iş dünyasında da önemli görevler üstleniyor Sektörel temsil görevlerinin yanında Kayseri iş dünyasında da aktif rol alan İbrahim Afyon, Kayseri Ticaret Odası Hayvancılık Komite Başkanlığı ve Kayseri Ticaret Odası Meclis Üyeliği görevlerinde bulundu. Halen Kayseri Ticaret Odası Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olarak çalışmalarını sürdüren Afyon, aynı zamanda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sektör Meclisi Üyesi olarak da görev yapıyor. Akademik dünyayla da iş birliği içinde çalışmalar yürüten Afyon, Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Birim Danışma Kurulu Üyesi olarak sektöre yönelik bilimsel çalışmalara katkı sağlıyor. YUM-BİR'in öncelikleri neler? İbrahim Afyon'un başkanlığındaki YUM-BİR, son yıllarda özellikle sürdürülebilir üretim, biyogüvenlik, ihracatın artırılması ve tüketici bilincinin geliştirilmesine odaklanıyor. Afyon, sektörün temel öncelikleri arasında üretimde verimliliğin artırılması, kaliteli ve güvenilir yumurta üretiminin desteklenmesi, üreticilerin rekabet gücünün korunması ve uluslararası pazarlarda Türkiye'nin payının büyütülmesinin yer aldığını belirtiyor. Ayrıca iklim değişikliği, yem maliyetleri ve üretim süreçlerinde yaşanan küresel gelişmeler karşısında sektörün dayanıklılığını artıracak politikaların önemine dikkat çekiyor. Aile yaşamı İbrahim Afyon, 1991 yılında evlendi. Bir erkek ve iki kız çocuğu babası olan Afyon, aile yaşamını sürdürürken üretim ve sektör temsilciliği görevlerini birlikte yürütüyor. Türkiye yumurta sektörünün öne çıkan isimlerinden biri Uzun yıllara dayanan üretim tecrübesi, ihracat odaklı yaklaşımı ve sektör temsilciliği görevleriyle İbrahim Afyon, Türkiye yumurta sektörünün öne çıkan isimleri arasında yer alıyor. YUM-BİR Genel Başkanı olarak üreticilerin sorunlarının çözümü, sektörün uluslararası rekabet gücünün artırılması ve güvenilir gıda üretiminin yaygınlaştırılması amacıyla çalışmalarını sürdüren Afyon, hem ulusal hem de uluslararası platformlarda Türk yumurta sektörünü temsil etmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.