Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ti̇tck

Kapsül Haber Ajansı - Ti̇tck haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ti̇tck haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Kozmetik Sektörü Kamu ile Ortak Yol Haritası Oluşturuyor Haber

Türk Kozmetik Sektörü Kamu ile Ortak Yol Haritası Oluşturuyor

KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan öncülüğündeki KÜAD heyeti kamu ve sektör temsilcilerini ziyaret etti. Ziyaretler kapsamında heyet; İKMİB Başkanı V. İbrahim Aracı, Perakende Ticaret Daire Başkanı Burak Kaplan, Reklam Denetim Daire Başkanları Fazıl Şal ve Erhan Turhan, Ticaret Bakanlığı E-İhracat, Dijital Pazarlama ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi Başkanı Hasan Önal, TİTCK Kozmetik Ürünler Daire Başkanı Esra Gizem Türkcanoğlu ile bir araya gelerek kozmetik sektörünün gündemindeki öncelikli başlıklara ilişkin görüş alışverişinde bulundu. İKMİB İLE ORTAK PROJELER VE MARKALAŞMA GÜNDEMİ DEĞERLENDİRİLDİ Program kapsamında KÜAD heyeti, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanı V. İbrahim Aracı'yı da ziyaret etti. Gerçekleştirilen görüşmede kozmetik sektörüne yönelik iş birliği fırsatları, markalaşma çalışmaları ve hayata geçirilebilecek ortak projeler ele alınırken, sektörün uluslararası rekabet gücünü artıracak çalışma alanlarına ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda ayrıca sektörün ihracat potansiyelini destekleyecek ortak çalışmalar, uluslararası tanıtım faaliyetleri ve Türk kozmetik sektörünün küresel pazarlardaki görünürlüğünü artırabilecek projeler değerlendirildi. PERAKENDE TİCARET DÜZENLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER PAYLAŞILDI Temasların devamında KÜAD heyeti, Ticaret Bakanlığı Perakende Ticaret Daire Başkanı Burak Kaplan ve beraberindeki yetkililerle bir araya geldi. Görüşmede, "Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Taslağı" kapsamında sektörün değerlendirmeleri paylaşıldı. Toplantıda kozmetik sektörünün perakende kanalındaki gelişimi, sektör paydaşlarının beklentileri ve düzenlemelerin sektöre sağlayacağı katkılar ele alınırken, uygulamaya yönelik görüş ve öneriler de ilgili yetkililere aktarıldı. REKLAM MEVZUATINDAKİ GÜNCEL DÜZENLEMELER GÖRÜŞÜLDÜ KÜAD heyeti ayrıca Ticaret Bakanlığı Reklam Denetim Daire Başkanları Fazıl Şal ve Erhan Turhan ile bir araya geldi. Görüşmede, "Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Yapılan Güncel Değişiklikler” başta olmak üzere reklam sektörünü yakından ilgilendiren düzenlemeler değerlendirildi. Toplantıda kozmetik sektörünün reklam iletişiminde karşılaştığı güncel uygulamalar, mevzuata uyum süreçleri ve tüketicinin doğru bilgilendirilmesine yönelik yaklaşımlar ele alınırken, KÜAD'ın yürüttüğü projeler ve sektörel bilgilendirme faaliyetleri hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu. E-İHRACATTA YENİ FIRSATLAR MASAYA YATIRILDI Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen IGEXX etkinliğinin ön bilgilendirme toplantısına KÜAD adına Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serdar Mutaf katıldı. Program kapsamında Ticaret Bakanlığı E-İhracat, Dijital Pazarlama ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi Başkanı Hasan Önal ile bir araya gelen Mutaf, e-ihracatın geliştirilmesine yönelik çalışmalar, dijital pazarlama uygulamaları ve yeni nesil teknolojilerin sektöre sağlayacağı katkılar üzerine değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda, Türk kozmetik sektörünün dijital kanallar aracılığıyla uluslararası pazarlardaki etkinliğinin artırılmasına yönelik fırsatlar ve e-ihracat ekosisteminin gelişimine katkı sağlayacak uygulamalar hakkında görüş alışverişi gerçekleştirildi. SORUMLU TEKNİK ELEMAN YÖNETMELİĞİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER ELE ALINDI Program kapsamında KÜAD heyeti, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Kozmetik Ürünler Daire Başkanı Esra Gizem Türkcanoğlu ve ekibini ziyaret etti. Gerçekleştirilen görüşmede, "Sorumlu Teknik Eleman Yönetmeliği" kapsamında yürütülen çalışmalar ile kozmetik sektöründeki güncel gelişmeler değerlendirildi. Toplantıda düzenlemelerin sektöre yansımaları, uygulama süreçleri ve paydaş beklentileri ele alınırken, mevzuatın etkin uygulanmasına yönelik görüş ve öneriler karşılıklı olarak paylaşıldı. Görüşme, kamu ile sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerle tamamlandı. KAMU-SEKTÖR İŞ BİRLİĞİ, SEKTÖRÜN GELECEĞİ İÇİN KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan, gerçekleştirilen temasların sektör açısından önemli bir iş birliği zemini oluşturduğunu belirterek, "Kozmetik sektörü üretimden ihracata, dijital ticaretten perakende uygulamalarına ve tüketici iletişimine kadar birçok farklı alanı kapsayan dinamik bir yapıya sahip. Bu nedenle sektörümüzü doğrudan ilgilendiren tüm başlıklarda ilgili kamu kurumlarımızla güçlü bir iletişim ve iş birliği içerisinde olmayı önemsiyoruz. Gerçekleştirdiğimiz ziyaretler sayesinde hem güncel düzenlemeleri değerlendirme hem de sektörümüzün ihtiyaç ve beklentilerini doğrudan paylaşma fırsatı bulduk. Kamu ile sektör arasında kurulacak ortak çalışma kültürünün, Türk kozmetik sektörünün rekabet gücünü artıracağına ve uluslararası pazarlardaki konumunu daha da güçlendireceğine inanıyoruz. KÜAD olarak sektörümüzün gelişimine katkı sağlayacak her platformda yapıcı diyalog ve iş birliğini sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Gerçekleştirilen ziyaretlerle KÜAD, kozmetik sektörünün ihtiyaç ve beklentilerini ilgili kurumlara doğrudan aktarmanın yanı sıra kamu ile sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Dernek, önümüzdeki dönemde de sektörün gelişimini destekleyecek ortak projeler üretmeye, üyelerinin beklentilerini ilgili paydaşlarla paylaşmaya ve kozmetik sektörünün sürdürülebilir büyümesine katkı sunacak çalışmalarını sürdürmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dijital Sağlıkta Güven ve Sorumluluk Dönemi Haber

Dijital Sağlıkta Güven ve Sorumluluk Dönemi

Özellikle açık hava aktivitelerinin, sporun ve seyahatlerin zirveye ulaştığı, hareket ve sağlık takibi ihtiyacının en çok arttığı Temmuz ayı ve yaz döneminde, bu teknolojilerin sunduğu rehberlik hayati bir önem kazanıyor. Huawei; küresel Ar-Ge yatırımları, tıp dünyasıyla gerçekleştirdiği bilimsel iş birlikleri ve uluslararası düzeyde tescillenmiş medikal sertifikasyonlarıyla dijital sağlıkta yeni bir güven ve sorumluluk dönemine öncülük ediyor. Günümüz dünyasında dijital sağlık, bireylerin kendi yaşam kalitelerini yönetme biçimini kökten değiştiriyor. Teknoloji ile sağlık arasındaki bu kesişim noktası, kullanıcıları sadece veri tüketen pasif izleyiciler olmaktan çıkarıp, kendi sağlıklarının aktif yöneticileri haline getiriyor. Ancak bu dönüşümün kalıcı ve faydalı olabilmesi, giyilebilir teknolojilerin güven, doğruluk ve sorumluluk temelleri üzerine inşa edilmesini zorunlu kılıyor. Yaz Dinamizmi ve Mevsimsel Sağlık Takibi Yaz aylarının gelişiyle birlikte artan sıcaklıklar ve nem, açık havada yapılan antrenmanlarda kardiyovasküler sistem üzerinde ek bir yük oluşturabiliyor. İnsanlar sağlıklı yaşam ilkelerini ve yazın alınması gereken önlemleri teoride çok iyi bilseler de bu bilgileri günlük alışkanlıklarına dönüştürmekte, yani eyleme geçmekte sıklıkla zorlanıyor. Sıcak havalarda vücudun sıvı dengesini korumak, kalp hızını kontrol altında tutmak ve uyku kalitesini optimize etmek, teorik bilgi ile pratik yaşam arasındaki boşluğu daha da derinleştiriyor. Giyilebilir teknolojilerin asıl sorumluluğu tam bu noktada, yani mevsimsel değişimlerin getirdiği fiziksel zorluklarda başlıyor. Akıllı cihazlar, karmaşık biyolojik verileri herkesin anlayabileceği basit, tutarlı ve proaktif geri bildirimlere dönüştürerek bu açığı kapatıyor. Kullanıcıya sıcak yaz günlerinde sadece kaç adım attığını söylemek yerine, uykusunun kalitesini analiz ederek yaşam tarzını nasıl iyileştirebileceğine dair bilimsel tavsiyeler sunan bir asistan, dijital sağlıkta gerçek bir davranışsal dönüşümü tetikliyor. Sıcak Havalarda Klinik Düzeyde Doğruluk ve Standartlar Sıcak havalarda damarların genişlemesiyle birlikte tansiyon seviyelerinde yaşanan dalgalanmalar, giyilebilir cihazların sunduğu verilerin doğruluğunu her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Teknolojinin sunduğu sağlık verilerinin hayatı iyileştirebilmesi, bu verilerin doğruluğuna ve arkasındaki bilimsel temele bağlıdır. Huawei, bu doğruluğu sağlamak adına Çin ve Avrupa’daki son teknoloji sağlık laboratuvarlarında çok disiplinli bir Ar-Ge ağı yönetiyor. Bu çalışmaların en somut kanıtı olan HUAWEI WATCH D2, sunduğu gelişmiş ölçüm teknolojileriyle yaz aylarında güvenli egzersiz yapmayı kolaylaştırıyor. Geleneksel PPG tabanlı tahmini ölçüm metotlarından ayrılan bu teknoloji, saat kayışına entegre edilen Ultra Dar Mekanik Hava Yastığı sayesinde osilometrik ölçüm metodunu temel alarak doğrudan ve kesin sonuçlar sunuyor. Cihazın kan basıncı izleme, elektrokardiyogram ve yirmi dört saatlik ayaktan kan basıncı izleme özellikleri, Avrupa Birliği'nin en sıkı medikal yazılım yönetmeliği olan CE MDR standartlarına göre belgelendirilmiş durumda. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı (TİTCK) onaylı bir medikal cihaz olarak güvenilirliğini ortaya koyan bu ekosistem, evrensel AAMI, ESH (Avrupa Hipertansiyon Cemiyeti) ve ISO standartları ile tam uyumlu olarak tasarlanıp test ediliyor. Avrupa'nın yanı sıra Çin'de NMPA ve Malezya'da MDA onaylarını da alan teknoloji, dijital sağlıkta güven sınırlarını küresel ölçekte tescilliyor. Herkes İçin Güvenli Yaz Aktivitesi Huawei'in dijital sağlık vizyonu, teknolojiyi klinik araştırmaların ve toplumsal faydanın bir parçası haline getirerek her mevsim güvenli aktiviteyi teşvik etmeyi hedefliyor. Yapay zekâ ve kardiyovasküler hastalıklar alanındaki en iddialı Avrupa Birliği girişimlerinden biri olan iCARE4CVD programına katılan tek giyilebilir cihaz üreticisi olan şirket, akıllı cihazların sürekli ölçüm yeteneğini kronik hastalık yönetiminde doktorların hizmetine sunmayı amaçlıyor. Geliştirilen yeni ekosistem özellikleri sayesinde kullanıcılar, sıcak havalarda daha da kritik hale gelen EKG ve tansiyon gibi hassas verilerini Sağlık Topluluğu aracılığıyla aile üyeleri ve hekimleriyle güvenle paylaşabiliyor. Bununla birlikte, dijital sağlığın kapsayıcı olması gerektiği inancıyla hareket eden şirket, tekerlekli sandalye kullanıcıları gibi engelli bireylerin sıcak yaz günlerinde hareket ve aktivite takibini doğru yapabilmek için özel algoritmalar geliştiriyor. Standart modellerin dışındaki ihtiyaçları anlayarak her bireye adil bir sağlık takibi sunmak, teknolojinin toplumsal sorumluluğunun en somut göstergesi olarak kabul ediliyor. Sıcak Yaz Günlerinde Tavizsiz Veri Güvenliği Sağlık verileri, özellikle seyahatlerin ve dış mekan aktivitelerinin arttığı bu hareketli dönemde bir bireyin sahip olduğu en hassas ve kişisel bilgilerdir. Bu nedenle dijital sağlıkta güven, veri güvenliğiyle eş anlamlıdır. Huawei, giyilebilir cihazlarında topladığı tüm biyometrik verileri cihaz içinde uçtan uca şifreleyerek güvence altına alıyor. Bulut aktarımları ve üçüncü taraf veri paylaşımları, yalnızca kullanıcının açık ve bilinçli onayıyla gerçekleştiriliyor. Kullanıcı, verilerinin nerede depolandığını, kimlerle paylaşıldığını ve nasıl kullanıldığını tam olarak kontrol etme hakkına sahip oluyor. Giyilebilir teknoloji, şık bir aksesuar olmanın çok ötesine geçerek yaşam kalitemizi proaktif olarak koruyan, eyleme dökülebilir tavsiyeler sunan ve en önemlisi mahremiyetimize saygı duyan güvenilir bir yaşam asistanına dönüşüyor. Huawei, bilimsel araştırmalara ve uluslararası tıp standartlarına dayanan bu yeni dönemi, teknolojinin insanlığa hizmet etme sorumluluğunun bir gereği olarak görüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Takviye Edici Gıdada Güven Artışı Dikkat Çekiyor Haber

Takviye Edici Gıdada Güven Artışı Dikkat Çekiyor

Araştırmada ortaya çıkan tablo, takviye edici gıdaların yalnızca büyüyen bir kategori olmadığını; tüketici nezdinde daha görünür, daha güvenilir ve daha kurumsal bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor. Kullanımın artması, güvenin yükselmesi ve denetim algısının güçlenmesi; sektörün istikrarlı, bilimsel ve öngörülebilir bir zeminde ilerlediğini gösteriyor. GTBD raporuna göre bu değişimde, son yıllarda güçlenen denetim mekanizmaları ile kurumlar arası görev paylaşımına dayalı mevcut yapı belirleyici rol oynuyor. Türkiye’de takviye edici gıdalar; ürün onayı, üretim, ithalat, ihracat ve piyasa denetimleri açısından Tarım ve Orman Bakanlığı’nın; sağlık beyanları açısından Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (TİTCK); reklam ve tanıtım denetimleri açısından ise Ticaret Bakanlığı’nın görev alanında yer alıyor. Bu görev paylaşımına dayalı yapı, hem gıda güvenliğini hem de tüketici sağlığını birlikte gözeten tamamlayıcı bir denetim modeli oluşturuyor. TÜKETİCİ GÜVENİNDEKİ ARTIŞ, MEVCUT YAPININ SAHADA KARŞILIK BULDUĞUNU GÖSTERİYOR Tüketici güvenindeki artışın, sektörün son yıllarda kurduğu yapının sahada karşılık bulduğunu gösterdiğini belirten GTBD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Samet Serttaş, “Bugün takviye edici gıdalar çok daha geniş bir tüketici kitlesinin düzenli olarak kullandığı bir kategoriye dönüştü. Daha da önemlisi, güven düzeyindeki artış ve denetim algısındaki yükseliş, mevcut sistemin tüketici nezdinde karşılık bulduğunu gösteriyor. Kullanım oranındaki artış, kategorinin daha görünür hale geldiğine işaret ederken; güven düzeyindeki yükseliş de tüketicinin ürün içeriği, denetim ve satın alma kanalları konusunda daha bilinçli hareket ettiğini ortaya koyuyor. Tüketici güvenindeki artışı yalnızca bir pazar göstergesi olarak değil, aynı zamanda bu yapının işlediğine dair önemli bir çıktı olarak görmek gerekiyor” dedi. GÜVENİ BÜYÜTEN BU İSTİKRARLI ZEMİNİ KORUMAK ÖNEMLİ Mevzuat tarafındaki güncel tartışmaları değerlendiren Serttaş, sektörün asıl ihtiyacının yeni bir yapı tartışması değil, tüketici güvenini destekleyen istikrarlı zeminin korunması olduğunu vurguladı. Serttaş: “Bugün tüketici güveninde gördüğümüz yükselişin arkasında, kuralların net olduğu ve denetim mekanizmalarının işlediği bir sistem var. Tüketici güveninin yükseldiği, kullanımın yaygınlaştığı ve denetim algısının güçlendiği bir tabloda, öncelik yeni bir belirsizlik alanı yaratmak değil; güveni büyüten bu istikrarlı zemini korumak olmalı” dedi. Önümüzdeki dönemde sektörün odağında tüketici güvenini destekleyen uygulamaların daha da güçlendirilmesi yer alacağını belirten Dr. Samet Serttaş, “Ürün takip sistemleri, yerli hammadde yatırımları, şeffaf etiketleme yaklaşımı ve bilimsel temelli denetim altyapısı, sektörün gelecek dönem ajandasında öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Takviye edici gıda sektöründe bugün geldiğimiz noktayı yalnızca pazar büyüklüğüyle değil, tüketicinin güveniyle okumak gerekiyor. Kullanımın artması, güvenin yükselmesi ve denetim algısının güçlenmesi; sektörün istikrarlı, bilimsel ve öngörülebilir bir zeminde ilerlediğini gösteriyor. Bundan sonraki en önemli sorumluluğumuz da bu zemini korumak ve daha da güçlendirmek” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Takviye Edici Gıdada Güven Artışı Dikkat Çekiyor Haber

Takviye Edici Gıdada Güven Artışı Dikkat Çekiyor

Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği’nin (GTBD) XSights iş birliğiyle yürüttüğü araştırmaya göre, son üç ayda en az bir takviye edici gıda kullandığını belirtenlerin oranı yüzde 49,2’den yüzde 74,8’e yükseldi. Aynı dönemde kategoriye duyulan genel güven yüzde 60’tan yüzde 77’ye çıkarken, “yeterli denetim yapılıyor” algısı da yüzde 23’ten yüzde 52’ye ulaştı. Araştırma sonuçları, takviye edici gıda kategorisinin daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşırken güven ve denetim algısı bakımından da güç kazandığını ortaya koydu. TÜKETİCİLER ARTIK ÇOK BİLİNÇLİ, ÜRÜN İÇERİKLERİNİ DETAYLI İNCELİYORLAR Araştırmada ortaya çıkan tablo, takviye edici gıdaların yalnızca büyüyen bir kategori olmadığını; tüketici nezdinde daha görünür, daha güvenilir ve daha kurumsal bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor. Kullanımın artması, güvenin yükselmesi ve denetim algısının güçlenmesi; sektörün istikrarlı, bilimsel ve öngörülebilir bir zeminde ilerlediğini gösteriyor. GTBD raporuna göre bu değişimde, son yıllarda güçlenen denetim mekanizmaları ile kurumlar arası görev paylaşımına dayalı mevcut yapı belirleyici rol oynuyor. Türkiye’de takviye edici gıdalar; ürün onayı, üretim, ithalat, ihracat ve piyasa denetimleri açısından Tarım ve Orman Bakanlığı’nın; sağlık beyanları açısından Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (TİTCK); reklam ve tanıtım denetimleri açısından ise Ticaret Bakanlığı’nın görev alanında yer alıyor. Bu görev paylaşımına dayalı yapı, hem gıda güvenliğini hem de tüketici sağlığını birlikte gözeten tamamlayıcı bir denetim modeli oluşturuyor. TÜKETİCİ GÜVENİNDEKİ ARTIŞ, MEVCUT YAPININ SAHADA KARŞILIK BULDUĞUNU GÖSTERİYOR Tüketici güvenindeki artışın, sektörün son yıllarda kurduğu yapının sahada karşılık bulduğunu gösterdiğini belirten GTBD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Samet Serttaş, “Bugün takviye edici gıdalar çok daha geniş bir tüketici kitlesinin düzenli olarak kullandığı bir kategoriye dönüştü. Daha da önemlisi, güven düzeyindeki artış ve denetim algısındaki yükseliş, mevcut sistemin tüketici nezdinde karşılık bulduğunu gösteriyor. Kullanım oranındaki artış, kategorinin daha görünür hale geldiğine işaret ederken; güven düzeyindeki yükseliş de tüketicinin ürün içeriği, denetim ve satın alma kanalları konusunda daha bilinçli hareket ettiğini ortaya koyuyor. Tüketici güvenindeki artışı yalnızca bir pazar göstergesi olarak değil, aynı zamanda bu yapının işlediğine dair önemli bir çıktı olarak görmek gerekiyor” dedi. GÜVENİ BÜYÜTEN BU İSTİKRARLI ZEMİNİ KORUMAK ÖNEMLİ Mevzuat tarafındaki güncel tartışmaları değerlendiren Serttaş, sektörün asıl ihtiyacının yeni bir yapı tartışması değil, tüketici güvenini destekleyen istikrarlı zeminin korunması olduğunu vurguladı. Serttaş: “Bugün tüketici güveninde gördüğümüz yükselişin arkasında, kuralların net olduğu ve denetim mekanizmalarının işlediği bir sistem var. Tüketici güveninin yükseldiği, kullanımın yaygınlaştığı ve denetim algısının güçlendiği bir tabloda, öncelik yeni bir belirsizlik alanı yaratmak değil; güveni büyüten bu istikrarlı zemini korumak olmalı” dedi. Önümüzdeki dönemde sektörün odağında tüketici güvenini destekleyen uygulamaların daha da güçlendirilmesi yer alacağını belirten Dr. Samet Serttaş, “Ürün takip sistemleri, yerli hammadde yatırımları, şeffaf etiketleme yaklaşımı ve bilimsel temelli denetim altyapısı, sektörün gelecek dönem ajandasında öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Takviye edici gıda sektöründe bugün geldiğimiz noktayı yalnızca pazar büyüklüğüyle değil, tüketicinin güveniyle okumak gerekiyor. Kullanımın artması, güvenin yükselmesi ve denetim algısının güçlenmesi; sektörün istikrarlı, bilimsel ve öngörülebilir bir zeminde ilerlediğini gösteriyor. Bundan sonraki en önemli sorumluluğumuz da bu zemini korumak ve daha da güçlendirmek” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.