Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tıbbi Cihaz

Kapsül Haber Ajansı - Tıbbi Cihaz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tıbbi Cihaz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de Öz Bakım Politikalarında Yeni Perspektif Haber

Türkiye’de Öz Bakım Politikalarında Yeni Perspektif

Kamu, sektör, akademi ve uluslararası kuruluş temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda; tüketici sağlığı ürünlerinin toplum sağlığına katkısı ile düzenleyici çerçevenin önemi öne çıkan gündem maddeleri arasında yer aldı. Toplantı, Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ayar, Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Avni Dilber ve TÜKSA Yönetim Kurulu Başkanı Av. Süleyman Kara’nın açılış konuşmalarıyla başladı. BİLİM TEMELLİ VE GÜVEN ODAKLI DÜZENLEYİCİ YAKLAŞIM Tüketici sağlığı alanındaki düzenleyici süreçlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ayar; “Kurumumuzun temel sorumluluğu, halkımıza sunulan ürünlerin güvenli, kaliteli ve etkili olmasını sağlamaktır. Bu doğrultuda üretim süreçleri, içerik yapıları ve tesis standartları hem piyasaya arz öncesinde hem de sonrasında bilimsel kriterlerle ve risk esaslı denetim anlayışıyla değerlendirilmektedir. Uluslararası standartlara uyum ve sürekli gözetim mekanizmaları tüketici güvenliğinin temel dayanaklarını oluşturmaktadır. Sağlık alanında güven yalnızca ürün kalitesiyle değil; şeffaflık, bilimsel kanıt ve güçlü denetim kültürüyle inşa edilir. Bununla birlikte ilaç üretim süreçlerinin çevresel etkilerini de göz ardı etmemek gerekir. Sürdürülebilir üretim anlayışı, sağlık sektörünün ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Tüketici sağlığı alanında paydaşların ortak bir çatı altında buluşması, koordinasyon ve iş birliği açısından büyük önem taşımaktadır. Sağlık okuryazarlığının güçlendirilmesi ise hem bireysel bilinç düzeyini artıracak hem de sağlık sisteminin üzerindeki yükü azaltacaktır. Amacımız; üretici ile tüketici arasında güven temelli, sürdürülebilir ve öngörülebilir bir sistemin devamlılığını sağlamaktır.” dedi. TÜKETİCİ SAĞLIĞINDA DENGE VE KORUMA VURGUSU Tüketici sağlığı alanındaki düzenleyici çerçeveye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Avni Dilber; “Geldiğimiz çağda reklamın önemi her geçen gün artmakta, tanıtım faaliyetlerinin yaklaşık yüzde 75’i dijital mecralarda gerçekleştirilmektedir. Bu dönüşüm, özellikle sağlıkla ilişkili ürünlerde yapılan iletişim faaliyetlerinde daha yüksek bir sorumluluk gerektirmektedir. Reklamların doğru, dürüst ve ispat edilebilir olması; tüketiciyi yanıltmaması ve rakip ürünleri kötülememesi temel ilkeler arasında yer almaktadır. Adil rekabet ortamının korunması hem tüketici güveni hem de sürdürülebilir piyasa yapısı açısından kritik önemdedir. Özellikle OTC grubu ürünlerde hangi ifadelerin kullanılabileceği, hangi beyanların mevzuat kapsamında değerlendirilemeyeceği konusu hassas bir alan olup, bu ince çizginin doğru analiz edilmesi gerekmektedir. Sağlıkla ilgili beyan içeren tanıtımlarda mevzuatın belirlediği sınırların gözetilmesi, hem sektörün sağlıklı gelişimi hem de toplum sağlığının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı. KÜRESEL SAĞLIK POLİTİKALARINDA ÖZ BAKIM DÖNÜŞÜMÜ Küresel sağlık sistemlerindeki değişime dikkat çeken Global Self Care Federation Genel Direktörü Greg Perry, konuşmasında öz bakımın dünya genelinde sağlık politikalarının merkezine yerleştiğini belirterek; “Öz bakım artık yalnızca bireysel bir tercih değil, sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği açısından stratejik bir gereklilik olarak değerlendirilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre öz bakım; bireylerin ve toplumların sağlığı geliştirme ve yönetme kapasitesini güçlendiren bir yaklaşımdır. Kanıta dayalı reçetesiz ürünlere erişimin artması, birincil sağlık hizmetleri üzerindeki yükü azaltarak sistemde alan açmaktadır. COVID-19 sonrası dönemde artan sağlık farkındalığı ise bu dönüşüm için önemli bir fırsat sunmaktadır. Öz bakımın doğru politikalarla desteklenmesi, daha dirençli ve sürdürülebilir sağlık sistemlerinin inşasına katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı. DEMOGRAFİK DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE SAĞLIK OKURYAZARLIĞI STRATEJİK ÖNEMİ Demografik dönüşüm ve sağlık okuryazarlığının güçlendirilmesine ilişkin açıklamalarda bulunan TÜKSA Yönetim Kurulu Başkanı Av. Süleyman Kara; “Türkiye’nin içinden geçtiği demografik değişim süreci, bireylerin sağlık süreçlerinde daha bilinçli ve aktif rol üstlenmesini zorunlu kılmaktadır. Nüfusun yaşlanma eğilimi ve kronik risklerin artışı, öz bakım kültürünün güçlendirilmesini daha da kritik hale getirmektedir. Uluslararası veriler, bu yaklaşımın sistem üzerindeki etkisini açıkça ortaya koymaktadır. 150 ülkeyi kapsayan 2025 tarihli çalışmaya göre öz bakım uygulamaları küresel ölçekte 120 milyar dolarlık tasarruf potansiyeli yaratmakta; 1,8 milyar hekim saatinin serbestleşmesine ve 41 milyar iş günü kazanımına katkı sağlamaktadır. Amerika’da tüketici sağlığına harcanan her 1 doların sağlık sistemi üzerindeki 7 dolarlık yükü azalttığı görülmektedir. Sağlık okuryazarlığının güçlendirilmesi, hem bireylerin bilinçli karar almasını hem de sağlık kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlayacaktır. TÜKSA olarak bu dönüşümün sorumluluğunu üstlenmeye devam edeceğiz,” ifadelerinde bulundu. TÜKSA Tanıtım Toplantısı kapsamında gerçekleştirilen “Eczanelerle Güçlenen Özbakım Kültürü: Erişilebilirlikten Etkin Danışmanlığa”, “Türkiye’de Tüketici Sağlığında Değer Zinciri”, “Aktif Yaşlanmada Özbakımın Rolü” ve “Sağlık Okuryazarlığının Güçlendirilmesinde Sağlık İletişiminin Rolü” başlıklı panellerde; öz bakım yaklaşımının sağlık sistemindeki yeri çok boyutlu bir çerçevede ele alındı. Eczanelerin danışmanlık rolünden üretim ve düzenleyici yapıya, aktif ve sağlıklı yaşlanma perspektifinden doğru ve bilim temelli sağlık iletişimine kadar uzanan başlıklar; kamu, akademi, sektör ve sivil toplum temsilcilerinin katkılarıyla kapsamlı biçimde değerlendirildi. ÖZ BAKIM VE KÜRESEL SAĞLIK POLİTİKALARINDA YENİ DÖNEM Toplantı kapsamında gerçekleştirilen “Tüketici Sağlığı Nedir? – Globalde OTC Mevzuatı”, “Koruyucu Sağlık Modelinde Özbakımın Yeri” ve “Özbakım Eksikliğinin Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerindeki Yükü” başlıklı sunumlarda; öz bakımın hem küresel sağlık politikaları hem de Türkiye’deki sistem üzerindeki etkileri farklı boyutlarıyla ele alındı. Global Self Care Federation Genel Direktörü Greg Perry, öz bakımın dünya genelinde sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği açısından stratejik bir alan haline geldiğini vurgularken, kanıta dayalı reçetesiz ürünlere erişimin artmasının birincil sağlık hizmetleri üzerindeki yükü azalttığına dikkat çekti. Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haydar Sur ise koruyucu sağlık yaklaşımının önemine işaret ederek, sağlığın tedavi aşamasına gelmeden korunması gerektiğini belirtti; bireysel yaşam alışkanlıkları, erken müdahale ve doğru zamanlamanın kronik hastalık yükünü azaltmada belirleyici rol oynadığını ifade etti. İş ve Sosyal Güvenlik Uzmanı İsmail Sevinç de öz bakım eksikliğinin sosyal güvenlik sistemi üzerinde artan bir mali yük oluşturduğunu vurgulayarak, koruyucu uygulamaların güçlendirilmesinin hem kamu kaynaklarının etkin kullanımı hem de sistemin sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Santa Farma ve Mealis’den Yeni Stratejik İş Birliği Haber

Santa Farma ve Mealis’den Yeni Stratejik İş Birliği

Santa Farma İlaç, Dilovası GEBKİM OSB’de 150 milyon avroluk yatırımla, en ileri üretim ve bina teknolojileri kullanılarak inşa edilen ve toplam 80.000 m² alanda 44.000 m² kapalı alana sahip üretim tesisini 2015 yılında Türk İlaç Sanayinin hizmetine sunmuştur. Yıllık tek vardiyada 150 milyon kutu üretim kapasitesine, EU-GMP, TR-GMP ve Ürdün GMP sertifikalarına sahip tesiste, yalnızca Türkiye ve ihracat yapılan ülkeler için Santa Farma ürünleri üretilmekle kalmayıp, yurtdışından ürün ithal edilmekte olan global ve yerli ilaç firmalarına yerelleşme adına destek verilmektedir. Her yaşta sağlıklı yaşam kavramını kendisine ilke edinerek, 2013 yılında Dubai ve Beyrut’ta faaliyetlerine başlayan MEALIS, Türkiye faaliyetlerine ise 2014 yılında başlamıştır. MEALIS Türkiye dahil 35 farklı ülke olmak üzere Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki faaliyetlerine ilaç, tıbbi cihaz ve takviye edici gıda alanında devam etmektedir. İlaç endüstrisinin gelişimine, sürdürülebilirliğine ve toplum sağlığının geleceğine katkı sağlamayı ilke edinen MEALIS Türkiye ilaç ve ilaç dışı ürünlerin tanıtım, pazarlama, satış ve dağıtımını gerçekleştirmektedir. İmzalanan stratejik iş birliği anlaşmasıyla, ruhsatı ve üretimi Santa Farma İlaç’a ait olan Demir sükroz kompleksi etkin maddeli ilacın satış, dağıtım ve pazarlama hakları 11.12.2025 tarihi itibarıyla MEALIS’e devredilmiştir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk ve BAE Sağlık Sektörü Temsilcileri İstanbul’da Bir Araya Geldi    Haber

Türk ve BAE Sağlık Sektörü Temsilcileri İstanbul’da Bir Araya Geldi  

BAE Sağlık Sektörü Alım Heyeti, BAE Ankara Büyükelçiliği organizasyonu ve İKMİB iş birliği ile 27 Ekim 2025 tarihinde İstanbul’da başarıyla gerçekleştirildi. Tıbbi cihaz, ilaç, OTC ürünleri ve dental sektörlerine yönelik düzenlenen etkinlik kapsamında, BAE’den gelen 12 firma ile sektörde önde gelen 50 Türk firması bir araya geldi. Gün boyunca süren görüşmelerde 400’ün üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi. Bu kapsamda hem yeni ticari bağlantılar kuruldu hem de mevcut iş birliklerinin geliştirilmesi yönünde önemli adımlar atıldı. Etkinlik kapsamında heyeti ziyaret eden Birleşik Arap Emirlikleri Ankara Büyükelçisi Saeed Thani Hareb Al Dhaheri ve BAE Misyon Başkan Yardımcısı Dr. Moza Alhosani sektör ve birlik faaliyetleri hakkında bilgi alarak, katılımcı firmalara başarı dileklerini iletti. Ayrıca, BAE Büyükelçisi ve heyetiyle bir araya gelen İKMİB Tıbbi Cihaz Komitesi Üyesi ve TİM Delegesi Adil Boz ile İKMİB Genel Sekreter Yardımcısı Aydın Yılmaz, etkinliğe katılan firmaları ziyaret ederek, iş birliği fırsatlarının artırılmasına yönelik görüş alışverişinde bulundu. Etkinliğin ikinci günü 28 Ekim 2025 tarihinde BAE’li alıcı firmaların Türk sağlık sektörünü ve üretim altyapısını yerinde görmesi amacıyla, alım heyeti temsilcilerine yönelik alan gezisi düzenlendi. Böylece ülkemizin sağlık alanındaki üretim gücü ve ihracat potansiyeli tanıtıldı. Adil Pelister: “Birleşik Arap Emirlikleri, Türk sağlık sektörü için stratejik öneme sahip bir pazar” Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “İKMİB olarak Türk sağlık sektörünün uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmak ve ihracat potansiyelini güçlendirmek amacıyla yürüttüğümüz çalışmalara devam ediyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri, Türk sağlık sektörü için stratejik öneme sahip bir pazar. Eczacılık ürünleri ihracatımız 2024 yılında yüzde 1,59 artışla 1,55 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu yıl ilk dokuz aylık dönemde ise yaklaşık yüzde 16 artışla 1,28 milyar dolara ulaştı. BAE’ye yapılan eczacılık ürünleri ihracatı ise bu yıl dokuz aylık dönemde 8 milyon dolar seviyelerinde. BAE’de sağlık sektörüne yönelik büyük bir potansiyel olduğunu görüyoruz. İleri teknolojiye, inovasyona ve kaliteye dayalı üretim gücümüzle BAE ile olan ticari ilişkilerimizi daha da derinleştirmeyi hedefliyoruz. Bu tür alım heyeti organizasyonları, firmalarımızın yeni pazarlara açılması ve ihracatını artırması açısından büyük önem taşıyor. İKMİB olarak, sektörümüzün küresel ölçekte rekabet gücünü artıracak her adımı desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.