Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tıbbi Değerlendirme

Kapsül Haber Ajansı - Tıbbi Değerlendirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tıbbi Değerlendirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Panik Atak Nedir? Belirtileri Nelerdir, Panik Atak Nasıl Geçer? Haber

Panik Atak Nedir? Belirtileri Nelerdir, Panik Atak Nasıl Geçer?

Panik atak, belirgin bir tehlike bulunmadığı durumlarda bile aniden başlayan yoğun korku veya rahatsızlık hissiyle ortaya çıkabilen bir durum olarak tanımlanıyor. Atak sırasında yaşanan fiziksel belirtiler oldukça güçlü olabildiğinden kişi kalp krizi geçirdiğini, bayılacağını veya kontrolünü kaybedeceğini düşünebiliyor. Panik atak tek başına bir kez yaşanabileceği gibi bazı kişilerde tekrarlayan ataklar şeklinde de görülebiliyor. Tekrarlayan beklenmedik panik ataklara, yeni bir atak yaşama konusunda sürekli kaygının veya buna bağlı davranış değişikliklerinin eşlik etmesi ise panik bozukluk açısından değerlendirme gerektirebiliyor. Panik Atak Belirtileri Nelerdir? Panik atak belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterebiliyor. Belirtiler çoğunlukla kısa sürede yoğunlaşıyor ve hem fiziksel hem de psikolojik yakınmalar bir arada görülebiliyor. Panik atak sırasında kalp çarpıntısı, kalp hızında artış, terleme, titreme, nefes darlığı veya boğuluyor gibi hissetme, göğüs ağrısı ya da sıkışması, mide bulantısı, baş dönmesi, uyuşma ve karıncalanma gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Bunlara çevrenin gerçek dışı gelmesi, kişinin kendisine yabancılaşmış gibi hissetmesi, kontrolünü kaybetme korkusu ve ölüm korkusu da eşlik edebiliyor. Özellikle ilk kez yaşandığında bu belirtiler başka sağlık sorunlarıyla karıştırılabildiği için tıbbi değerlendirme önem taşıyor. Panik Atak Neden Olur? Panik atağın ortaya çıkmasında tek bir nedenden söz etmek her zaman mümkün değil. Genetik yatkınlık, stresli yaşam olayları ve beynin korku ve stres tepkileriyle ilişkili mekanizmaları gibi birçok faktörün etkili olabileceği düşünülüyor. Yoğun stres dönemleri ve önemli yaşam değişiklikleri bazı kişilerde atakların ortaya çıkmasıyla ilişkili olabiliyor. Bunun yanında yüksek miktarda kafein gibi uyarıcıların bazı kişilerde çarpıntı ve kaygı belirtilerini artırabileceği unutulmamalı. Benzer belirtilerin tiroit hastalıkları, kalp-damar sorunları veya farklı sağlık problemleriyle ilişkili olabilmesi nedeniyle kişinin kendi kendine “panik atak” tanısı koyması yerine bir sağlık uzmanına başvurması gerekiyor. Panik Atak Ne Kadar Sürer? Panik atak belirtileri genellikle aniden başlıyor ve kısa süre içerisinde en yoğun seviyesine ulaşabiliyor. Atağın süresi ve belirtilerin şiddeti kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor. Atak sona erdikten sonra ise bazı kişilerde yorgunluk, huzursuzluk veya tekrar atak geçirme korkusu devam edebiliyor. Panik Atak Sırasında Ne Yapılmalı? Panik atak sırasında mümkün olduğunca güvenli ve sakin bir ortamda kalmak, nefesi hızlı ve yüzeysel hale getirmemeye çalışmak ve yavaş, kontrollü nefes almaya odaklanmak rahatlamaya yardımcı olabilir. Kişinin daha önce doktor tarafından panik atak açısından değerlendirilmiş olması durumunda, kendisine önerilen başa çıkma yöntemlerini uygulaması faydalı olabilir. Ancak göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı, bayılma veya kişinin daha önce yaşamadığı şiddetli belirtiler söz konusuysa bunların yalnızca panik atağa bağlı olduğu varsayılmamalı. Özellikle ilk kez ortaya çıkan veya alışılmıştan farklı belirtilerde acil tıbbi değerlendirme gerekebilir. Panik Atak Nasıl Geçer? Tekrarlayan panik atakların tedavisinde kişinin durumuna göre psikoterapi ve gerektiğinde ilaç tedavisinden yararlanılabiliyor. Özellikle bilişsel davranışçı terapi, panik bozukluğun tedavisinde kullanılan temel psikoterapi yaklaşımları arasında bulunuyor. Tedavinin kişiye özel planlanması gerekiyor. Bu nedenle sık sık panik atak yaşayan, yeni bir atak geçirme korkusuyla günlük yaşamını kısıtlayan veya iş, okul ve sosyal hayatı olumsuz etkilenen kişilerin psikiyatri hekimi ya da uygun bir sağlık profesyoneline başvurması önem taşıyor. Panik Atak ile Kalp Krizi Nasıl Ayırt Edilir? Panik atak ile kalp krizi sırasında göğüs ağrısı, çarpıntı, terleme ve nefes darlığı gibi bazı ortak belirtiler görülebilir. Bu nedenle yalnızca belirtilere bakarak kişinin kendi kendine kesin ayrım yapması güvenli değildir. Yeni başlayan, şiddetli veya geçmeyen göğüs ağrısı; belirgin nefes darlığı, bayılma ya da ciddi bir sağlık sorununu düşündüren belirtilerde acil tıbbi yardım alınmalıdır. Panik Atak Tedavi Edilebilir mi? Panik atak ve panik bozukluk uygun değerlendirme ve tedaviyle yönetilebilen durumlardır. Erken dönemde profesyonel destek almak, kişinin belirtilerini anlamasına, ataklarla baş etme becerileri geliştirmesine ve atak korkusu nedeniyle yaşamını kısıtlamasının önüne geçilmesine yardımcı olabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş ve Tatil Yolculuklarında Pıhtı Riskini Azaltan 8 Önlem Haber

İş ve Tatil Yolculuklarında Pıhtı Riskini Azaltan 8 Önlem

Oluşan pıhtıların akciğerlere ulaşması ise hayatı ciddi şekilde tehdit edebilen pulmoner emboliye yol açabiliyor. Memorial Bodrum Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Filiz Bakkal, pıhtı riskini en aza indirmek için uzun yolculuklarda alınabilecek basit önlemler hakkında bilgi verdi. Saatlerce hareketsiz kalmak riski artırıyor Derin ven trombozu (DVT), çoğunlukla bacakların derin toplardamarlarında pıhtı oluşmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Uzun süre hareketsiz kalındığında bacak toplardamarlarındaki kan akımı yavaşlamasıyla kan göllenerek pıhtı oluşabilir. İş veya tatil yolculuklarında uçak, otobüs ya da otomobilde saatlerce aynı pozisyonda oturmak, bacaklardaki toplardamar dolaşımının yavaşlamasına neden olur. Özellikle daha önce pıhtı öyküsü bulunan, yakın zamanda ameliyat veya hastanede yatış geçmişi olan, aktif kanser hastalığı olan, ileri yaşta veya fazla kiliolu kişilerde pıhtı oluşma riski daha yüksektir. Yaz aylarında çıkılan yolculuklarda sıcak havaya bağlı olarak sıvı kaybı daha fazla olmaktadır. Bu dönemlerdeki yolculuklarda yeterli sıvı tüketilmelidir. Ancak pıhtı oluşumu açısından en önemli risk faktörlerinden biri uzun süreli hareketsizliktir. Akciğere ulaşan pıhtı hayati riske neden olabiliyor Derin ven trombozu her zaman belirgin belirtilerle ortaya çıkmayabilir. Ancak özellikle uzun yolculuk sonrasında tek bacakta şişlik, ağrı veya hassasiyet, kızarıklık ve ısı artışı gibi belirtiler görülmesi durumunda tıbbi değerlendirme yapılması önem taşır. Pıhtının akciğere ulaşması halinde ise ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı, baş dönmesi veya bayılma ve kanlı öksürük gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu belirtilerin görülmesi durumunda acil tıbbi değerlendirme gerekir. Yolculuk sırasında pıhtı riskini azaltmak için… Günümüzdeki ulaşım araçları en uzak yolu bile en kısa zamanda gitme olanağı sağlarken önlem alınmadığı taktirde bazı sağlık sorunları ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle uzun süreli yolculuklarda pıhtı riskini en aza indirmek ve bacak dolaşımını desteklemek için bu önlemlerin alınması gerekir; Düzenli hareket edin: Uygun olduğunda koltuğunuzdan kalkarak koridorda kısa yürüyüşler yapın.Otomobil yolculuklarında mola verin: Uzun süre kesintisiz araç kullanmak yerine düzenli aralıklarla durup birkaç dakika yürüyünAyak bileklerinizi çalıştırın: Oturduğunuz yerde ayak bileklerinizi yukarı-aşağı hareket ettirin ve dairesel hareketler yapın.Baldır kaslarınızı aktif tutun: Ayak parmaklarınızı ve topuklarınızı sırayla kaldırarak baldır kaslarınızı çalıştırın.Bacak bacak üstüne atmayın: Uzun süre aynı pozisyonda oturmak yerine bacaklarınızı mümkün olduğunca rahat ve hareket edebilecek şekilde konumlandırın.Yeterli sıvı alın: Yolculuk boyunca susamayı beklemeden düzenli olarak su tüketmeye özen gösterin.Sıkı kıyafetlerden kaçının: Bel ve bacak bölgesini aşırı sıkan kıyafetler yerine rahat kıyafetler tercih edin. Risk grubundaysanız hekiminize danışın: Daha önce pıhtı geçirdiyseniz veya pıhtı açısından başka risk faktörleriniz bulunuyorsa yolculuk öncesinde doktorunuzla görüşün. Kompresyon çorabı veya ilaçla korunma gibi yöntemlerin gerekip gerekmediği kişinin risk durumuna göre hekim tarafından değerlendirilmelidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekaya Sorup İlaç Alanlar Dikkat! Haber

Yapay Zekaya Sorup İlaç Alanlar Dikkat!

Son dönemde hekimlerin en sık karşılaştığı sorunlardan biri hastaların yalnızca şikâyetlerini veya kan tahlili sonuçlarını yapay zekaya sorarak tedavi kararı almaya çalışması oluyor. Birçok kişi “Kan değerlerim sınırda, ilaç başlamalı mıyım?” gibi sorularla yapay zekaya başvuruyor. Ancak İç Hastalıkları Hekimi Uzm. Dr. Giunel Mamedova bu yaklaşımın yanıltıcı olabileceğini ve yanlış ilaç kullanımına yol açabileceğini vurguluyor. Kan Tahlilleri Tek Başına Yeterli Olmuyor Bir tedaviye başlanıp başlanmayacağına yalnızca kan tahlilindeki sayılara bakılarak karar verilmediğini vurgulayan Uzm. Dr. Mamedova, bazı değerler normal sınırlarda olsa bile kişinin yaşı, aile öyküsü, eşlik eden hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve risk profilinin tedavi sürecini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Bu nedenle benzer kan değerlerine sahip iki hastaya farklı tedaviler uygulanabiliyor. Uzm. Dr. Mamedova bu noktada hastaların işaretli laboratuvar sonuçlarını internetten araştırarak ciddi hastalıklar düşünmesinin sık karşılaşılan bir durum olduğunu ifade ediyor. “Kan tahlilinde işaretli değerler görüldüğünde hastalar çoğu zaman tek bir sonuca odaklanarak endişeye kapılabiliyor” diyen Uzm. Dr. Mamedova doğru değerlendirme yapılmadan ulaşılan bilgilerin yanıltıcı olabileceğini söylüyor. Yanlış Yorum Yanlış İlaca Götürebilir İnternetten veya yapay zekadan alınan bilgilerin yanlış yorumlanması en sık olarak hatalı ilaç kullanımına neden oluyor. Yanlış ilaca başlanması hem mevcut şikâyetlerin artmasına hem de ilaçlara bağlı yeni sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına yol açabiliyor. Özellikle viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımının gereksiz olduğu sıkça vurgulanıyor. Uzm. Dr. Giunel Mamedova bu konuda “Yanlış değerlendirmeyle başlanan ilaçlar şikâyetleri azaltmak yerine artırabilir ve bazı durumlarda ciddi yan etkilere neden olabilir” diyerek bilinçsiz ilaç kullanımının risklerine dikkat çekiyor. Ayrıca hastaların kullandıkları diğer ilaçları eksik bildirmesinin aynı etken maddeli ilaçların birlikte kullanılmasına ve doz aşımına yol açabildiği belirtiyor. Tıpta Temel Yaklaşım Bütüncüldür Hasta değerlendirmesinde temel yaklaşımın bütüncül olduğunu belirten Uzm. Dr. Mamedova yalnızca şikâyetler ve kan tahlillerinin değil fizik muayene, vital bulgular, ayrıntılı öykü, özgeçmiş, soy geçmiş ve gerekli görülen tetkiklerin birlikte ele alındığını söylüyor. Bu nedenle tıpta temel prensibin hastalık değil hasta tedavisi olduğunu vurguluyor. Yapay zekanın sağlık alanında tamamen dışlanmadığını ifade eden Uzm. Dr. Mamedova doğru kullanıldığında hekimler için destekleyici bir araç olabileceğini ancak sağlık çalışanı olmayan kişiler için doğrudan tedavi önerisi almanın riskli olduğunu dile getiriyor. Uzmandan Net Uyarılar Uzm. Dr. Giunel Mamedova internet ve yapay zeka üzerinden alınan sağlık bilgilerinin nasıl ele alınması gerektiğine ilişkin şu uyarılarda bulunuyor: Kan tahlili sonuçları tek başına tedavi kararı için yeterli değildirİnternetten veya yapay zekadan alınan bilgilerle ilaca başlanmamalıdırŞikâyetler devam ediyor veya giderek artıyorsa tıbbi değerlendirme gerekirKullanılan tüm ilaçlar ve takviyeler hekime eksiksiz şekilde bildirilmelidir Tedavi Sürecinde Muayene ve Değerlendirme Şart Çamlıca Erdem Hastanesi’nden İç Hastalıkları Hekimi Uzm. Dr. Giunel Mamedova ani başlayan ya da zaman içinde kötüleşme eğilimi gösteren şikâyetlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek “İnternetten ya da yapay zekadan alınan bilgilerle ilaç kullanmak yerine mutlaka hekime başvurulmalı. Erken ve doğru değerlendirme pek çok ciddi sağlık sorununun önüne geçebilir” mesajını veriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.