Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ticaret

Kapsül Haber Ajansı - Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sabiha Gökçen’in Kuzey Afrika Ağı Trablus ile Genişliyor    Haber

Sabiha Gökçen’in Kuzey Afrika Ağı Trablus ile Genişliyor  

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, uluslararası bağlantı ağını yeni destinasyonlarla güçlendirmeye devam ediyor. Pegasus Hava Yolları tarafından İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı ile Trablus Mitiga Uluslararası Havalimanı arasında başlatılan seferler sayesinde Libya’nın başkenti Trablus’a direkt ulaşım olanağı sağlanacak. Uçuşlar, ilk iki hafta boyunca pazartesi, çarşamba, cuma ve pazar günleri, 19 Ekim 2026 itibarıyla ise her gün gerçekleştirilecek. Yeni hattın açılışı, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı terminal işletmecisi ISG Yönetici Direktörü Hanita Ahmad’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Açılış merasimine Libya’nın Ankara Büyükelçisi Mustafa Elgelaib, Büyükelçi Müsteşarı Mohamed Tawil, Mali Ataşe Elazher Kshair ve Pegasus Hava Yolları üst yönetimi katıldı. Yeni hat, havacılık bağlantısının ötesinde Türkiye ile Libya arasındaki güçlü ilişkilerin ve karşılıklı seyahat potansiyelinin gelişmesi açısından da önem taşırken; Sabiha Gökçen’in yeni pazarlara açılma, uluslararası erişimini çeşitlendirme ve İstanbul’un bağlantı merkezi konumunu güçlendirme hedeflerini de pekiştirdi. Trablus, Kuzey Afrika’ya açılan önemli bir kapı sunuyor Akdeniz kıyısında yer alan Libya’nın başkenti Trablus, ülkenin önemli ticaret, kültür ve yaşam merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Tarihi şehir dokusu, konumu ve bölgesel ticaretteki rolüyle dikkat çeken şehir, Türkiye ile Libya arasındaki seyahatler açısından önemli bir potansiyel taşıyor. Sabiha Gökçen’in uluslararası bağlantı ağı büyüyor Trablus hattıyla birlikte yolculara İstanbul’a direkt ulaşım imkânı sunulurken, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın geniş bağlantı ağı sayesinde Trablus çıkışlı yolcular, İstanbul üzerinden Türkiye iç hatları başta olmak üzere Avrupa, Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya’daki birçok noktaya aktarma olanağı bulabilecek. 56 ülke ve 153 şehirde, 21 hava yolu ile toplam 119 dış hat ve 39 iç hat noktasına bağlantı sağlayan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, Trablus seferleriyle farklı coğrafyaları İstanbul üzerinden birbirine bağlayan hat çeşitliliğini genişletmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alternatif Bank’tan Türk Şirketlerinin Körfez Yolculuğuna Güçlü Destek! Haber

Alternatif Bank’tan Türk Şirketlerinin Körfez Yolculuğuna Güçlü Destek!

Körfez bölgesindeki yatırım, finansman ve büyüme fırsatlarının ele alındığı etkinliğe, CBQ’nun hissedarı olduğu National Bank of Oman (Umman) ve United Arab Bank’tan (Birleşik Arap Emirlikleri) üst düzey temsilciler de katıldı. Türkiye ile Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişimine katkı sağlamayı amaçlayan etkinlikte; bölgesel yatırım ve büyüme fırsatları, finansmana erişim, sınır ötesi bankacılık, dış ticaret finansmanı ve kurumsal bankacılık çözümleri değerlendirildi. Etkinlik, Türk iş dünyası temsilcileri ile Körfez bölgesinin önde gelen finans kuruluşları arasında doğrudan temas kurulmasına imkân sağlayarak yeni iş ortaklıklarına zemin hazırladı. Etkinlikte Commercial Bank of Qatar Grup CEO’su Stephen Moss, DEİK/Türkiye-Katar İş Konseyi Başkanı Abdullah Altunkum, United Arab Bank CEO’su Shirish Bhide ve National Bank of Oman CEO’su Abdullah Al Hinai’nin de aralarında bulunduğu üst düzey isimler yer aldı. Konuk konuşmacılar Prof. Dr. Hakan Kara ve Prof. Dr. Ahmet Kasım Han ise Türkiye ve Körfez pazarlarının görünümü, jeopolitik gelişmeler ve bölgesel ekonomik koşullara ilişkin değerlendirmelerini paylaşarak yatırım ve büyüme kararlarına ışık tuttu. Alternatif Bank Yönetim Kurulu Başkanı Omar Hussain Alfardan: “Türkiye ile Körfez arasında uzun vadeli ortaklıklar için güçlü bir potansiyel görüyoruz” Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan Alternatif Bank Yönetim Kurulu Başkanı Omar Hussain Alfardan şunları söyledi: “Türkiye ile Körfez arasındaki ekonomik ilişkilerin önümüzdeki dönemde ticaretin ötesine geçerek karşılıklı yatırımlar, uzun vadeli ortaklıklar ve yeni iş birlikleriyle daha da derinleşmesi için güçlü bir potansiyel bulunuyor. Türkiye’nin üretim ve girişimcilik gücü ile Körfez’in yatırım kapasitesi ve bölgesel bağlantıları bu açıdan birbirini tamamlayan güçlü bir yapı oluşturuyor. ‘Sınırların Ötesinde’ buluşmasını da bu potansiyeli somut fırsatlara dönüştürmek, iş dünyası temsilcileri arasında yeni bağlantılar kurulmasını sağlamak ve uzun vadeli ortaklıkların önünü açmak açısından değerli bir adım olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de Alternatif Bank’ın Türkiye’deki gücünü Commercial Bank Grup’un bölgesel deneyimi ve erişimiyle bir araya getirerek, Türkiye ile Körfez arasında ticaret ve yatırım ilişkilerinin daha da gelişmesini desteklemeye devam edeceğiz.” Commercial Bank of Qatar Grup CEO’su Stephen Moss: “Yeni fırsatlarla Türkiye ve Körfez arasındaki iş birliğini güçlendiriyoruz” Commercial Bank of Qatar Grup CEO’su Stephen Moss ise etkinliğin Türkiye ile Körfez arasındaki ekonomik ilişkiler açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye, Katar ve Körfez bölgesi için önemli bir ticaret ve yatırım ortağı. Bu güçlü ekonomik ilişkinin daha da ileri taşınmasında, bölgesel ölçekte sahip olduğumuz finansal ağ önemli bir rol oynuyor. Commercial Bank of Qatar’ın Katar’daki güçlü konumunun yanı sıra National Bank of Oman’da yüzde 35,89, United Arab Bank’ta ise yüzde 39,99 oranındaki payları, grubumuzun Türkiye, Katar, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne uzanan bölgesel gücünün önemli bir parçasını oluşturuyor. Alternatif Bank ile uzun yıllara dayanan ilişkimizden güç alarak bankanın Türkiye pazarındaki bilgi birikimini Commercial Bank of Qatar, United Arab Bank ve National Bank of Oman’ın bölgesel deneyimiyle birleştiriyoruz. Böylece Türk şirketlerinin finansmana erişimini, Körfez pazarlarına açılmasını ve kalıcı iş ortaklıkları kurmasını destekleyebiliyoruz. DEİK iş birliğiyle düzenlenen Sınırların Ötesinde etkinliği bu bağlantıları yeni fırsatlara dönüştürmek ve Türkiye ile Körfez arasındaki ekonomik ilişkileri derinleştirmek için önemli bir platform sunuyor.” Alternatif Bank CEO’su Ozan Kırmızı: “Türk şirketlerinin Körfez’deki büyüme yolculuğunda güçlü bir köprü olmayı hedefliyoruz” Alternatif Bank CEO’su Ozan Kırmızı ise Türk şirketlerinin Körfez’deki büyüme yolculuğuna sundukları desteğe ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye ile Körfez arasındaki ekonomik ilişkiler gelişirken, bu potansiyeli Türk şirketleri için somut fırsatlara dönüştürmeyi hedefliyoruz. Hissedarımız Commercial Bank of Qatar’ın Katar’daki güçlü konumu, National Bank of Oman ve United Arab Bank’ın bölgesel deneyimiyle birleştiğinde bölgeye açılan güçlü bir finansal ekosistem sunuyor. Bu güç birliğiyle şirketlerin finansmana erişmelerine, yeni pazarları daha iyi tanımalarına ve büyümeleri için ihtiyaç duydukları bağlantıları kurmalarına destek oluyoruz. DEİK’in destekleriyle düzenlediğimiz “Sınırların Ötesinde: Türk İş Dünyasını Körfez Bölgesi’nde Güçlendirmek” etkinliği, Türk iş dünyasını bölgesel bankacılık ağımızla buluşturarak bu fırsatları doğrudan değerlendirme imkânı sundu. Türk şirketlerinin Körfez’de ticaretlerini büyütürken güvenilir bir finansal çözüm ortağı olarak yanlarında yer alamaya ve bu bölge ile aralarında güçlü bir köprü görevi görmeye devam edeceğiz.” DEİK/Türkiye-Katar İş Konseyi Başkanı Abdullah Altunkum: “Körfez Bölgesi, Türk iş dünyası açısından önemli bir potansiyel barındırıyor” Türkiye ile Katar arasındaki ilişkilerin ve iki ülke arasında tesis edilen güçlü diyalog ve karşılıklı güven temelinde her geçen gün geliştiğini aktaran DEİK/Türkiye-Katar İş Konseyi Başkanı Abdullah Altunkum ise, “DEİK Türkiye-Katar İş Konseyi olarak hedefimiz, bu güçlü ilişkileri daha fazla ticarete, yatırıma ve somut iş birliğine dönüştürmek. Katar’ı aynı zamanda Türk şirketlerinin daha geniş Körfez coğrafyasındaki fırsatlara erişimi açısından da önemli bir ortak olarak görüyoruz. Körfez Bölgesi; güçlü finansal yapısı, yatırım kapasitesi ve farklı sektörlerde sunduğu fırsatlarla Türk iş dünyası açısından önemli bir potansiyel barındırıyor. Ancak yeni pazarlarda güçlü ve kalıcı olabilmek için ticari fırsatlar kadar finansmana erişim, doğru iş ortaklarıyla bağlantı kurulması ve bölgenin dinamiklerinin yakından tanınması da büyük önem taşıyor. DEİK Türkiye-Katar İş Konseyi olarak bizler de Türk şirketlerinin Katar ve Körfez Bölgesi’ndeki fırsatlara daha etkin şekilde ulaşabilmelerini desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Railport, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasındaki Lojistik Bağlantılara Güç Katmaya Devam Ediyor Haber

Railport, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasındaki Lojistik Bağlantılara Güç Katmaya Devam Ediyor

Türkiye’nin ilk intermodal terminali Railport’un da destek verdiği forumda, Türkiye ile NRW arasındaki mevcut ticaret ve yatırım ilişkilerinin gelişiminde, intermodal bağlantıların ve güçlü ulaşım koridorlarının rolü ele alındı. Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmek ve yeni iş birliği alanlarını değerlendirmek amacıyla Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve NRW.Global Business iş birliğinde düzenlenen Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu; Türkiye ve Almanya’dan kamu ve iş dünyasının üst düzey temsilcilerini bir araya getirdi. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, Almanya Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Serap Güler, DEİK Başkanı Nail Olpak ve NRW.Global Business CEO’su Felix Neugart’ın açılış konuşmalarıyla başlayan forumda, iki bölge arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceği, ulaştırma bağlantıları, karşılıklı yatırımlar ve uzun vadeli iş birliği fırsatları değerlendirildi. Forum kapsamında ayrıca Türkiye ile Almanya arasındaki lojistik iş birliğini geliştirmeye yönelik mutabakat zaptı imzalandı. İmza töreninde Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkanı Özgür Kalelioğlu ile duisport CEO’su Markus Bangen de yer aldı. Kalelioğlu: “Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki lojistik konumunu güçlendirmeyi hedefliyoruz” Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu’nda Türkiye ile Almanya arasındaki ticari ve lojistik bağlantıları değerlendiren Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkanı Özgür Kalelioğlu, “Kuzey Ren-Vestfalya, Avrupa’nın en önemli sanayi ve lojistik merkezlerinden biri. Duisburg ise güçlü demir yolu bağlantılarıyla Avrupa’ya uzanan yük akışında önemli bir merkez konumunda. Duisport ile kurduğumuz ortaklık ve Railport yatırımı da Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki bu lojistik bağlantıyı ön gören önemli adımlardan biri. Türkiye’de konteyner taşımacılığındaki büyümeyle birlikte artık yalnızca deniz limanlarına değil yükü ülkenin iç kesimlerine taşıyacak intermodal terminallere de ihtiyaç duyuyoruz. Railport da bu ihtiyaca cevap vermek üzere detaylı bir hazırlık ve yatırım sürecinin ardından hayata geçti. Bugün Railport’un faaliyette olması, Türkiye’de intermodal altyapının geliştirilmesi açısından çok önemli. Uzak Doğu ile Avrupa arasındaki demir yolu bağlantılarının giderek güçlendiği bir dönemde Türkiye’nin Doğu ile Batı arasında önemli bir lojistik merkez olmasını hedefliyoruz. Bunun için liman altyapımızı güçlendirmemiz ve Railport gibi intermodal terminallerin sayısını artırmamız gerekiyor” dedi. Kartepe’den Duisburg’a haftalık demir yolu bağlantısı Almanya’nın en büyük bölgesel ekonomisi ve Avrupa’nın önde gelen sanayi ve lojistik merkezlerinden biri olan Kuzey Ren-Vestfalya, güçlü ulaşım altyapısı ve Duisburg’un Avrupa lojistik ağındaki konumuyla Türkiye’den Avrupa’ya uzanan ticaret akışında önemli bir merkez niteliği taşıyor. Arkas Holding ve duisport ortaklığıyla Kocaeli Kartepe’de hayata geçirilen Türkiye’nin ilk intermodal terminali Railport ise Türkiye’nin üretim merkezlerini Avrupa demir yolu ağıyla buluşturan stratejik bir bağlantı noktası oluşturuyor. Batıda Avrupa demir yolu ağına, doğuda ise Orta Koridor’a entegre olan Railport; Kafkasya, Orta Asya ve Çin’e uzanan bağlantılarıyla Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki köprü görevini güçlendiriyor. Bu konumuyla Railport, Türkiye–Almanya hattının ötesinde daha geniş bir Avrasya lojistik ağının parçası olarak konumlanıyor. 265 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteren Railport, yıllık 360 bin TEU konteyner, 1,5 milyon ton genel kargo, 130 bin bitmiş araç ve 125 bin treyler elleçleme kapasitesiyle Türkiye’nin intermodal lojistik altyapısına katkı sağlıyor. 20 bin metrekarelik kapalı depolama alanı bulunan terminal; konteyner, treyler, swap body, bitmiş araç ve genel kargo olmak üzere farklı yük gruplarına yönelik hizmet sunuyor. Kartepe–Duisburg arasında kurulan demir yolu bağlantısı, Türkiye ile Avrupa arasındaki intermodal taşımacılığın geliştirilmesine katkı sağlarken Railport, Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki yük akışında daha güçlü bir lojistik merkez haline gelmesi hedefinde önemli bir rol üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Railport, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasındaki Lojistik Bağlantılara Güç Katmaya Devam Ediyor Haber

Railport, Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya Arasındaki Lojistik Bağlantılara Güç Katmaya Devam Ediyor

Türkiye’nin ilk intermodal terminali Railport’un da destek verdiği forumda, Türkiye ile NRW arasındaki mevcut ticaret ve yatırım ilişkilerinin gelişiminde, intermodal bağlantıların ve güçlü ulaşım koridorlarının rolü ele alındı. Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmek ve yeni iş birliği alanlarını değerlendirmek amacıyla Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve NRW.Global Business iş birliğinde düzenlenen Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu; Türkiye ve Almanya’dan kamu ve iş dünyasının üst düzey temsilcilerini bir araya getirdi. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst, Almanya Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Serap Güler, DEİK Başkanı Nail Olpak ve NRW.Global Business CEO’su Felix Neugart’ın açılış konuşmalarıyla başlayan forumda, iki bölge arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceği, ulaştırma bağlantıları, karşılıklı yatırımlar ve uzun vadeli iş birliği fırsatları değerlendirildi. Forum kapsamında ayrıca Türkiye ile Almanya arasındaki lojistik iş birliğini geliştirmeye yönelik mutabakat zaptı imzalandı. İmza töreninde Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkanı Özgür Kalelioğlu ile duisport CEO’su Markus Bangen de yer aldı. Kalelioğlu: “Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki lojistik konumunu güçlendirmeyi hedefliyoruz” Türkiye–Kuzey Ren-Vestfalya İş Forumu’nda Türkiye ile Almanya arasındaki ticari ve lojistik bağlantıları değerlendiren Arkas Holding Liman ve Terminal İşletmeleri Grubu Başkanı Özgür Kalelioğlu, “Kuzey Ren-Vestfalya, Avrupa’nın en önemli sanayi ve lojistik merkezlerinden biri. Duisburg ise güçlü demir yolu bağlantılarıyla Avrupa’ya uzanan yük akışında önemli bir merkez konumunda. Duisport ile kurduğumuz ortaklık ve Railport yatırımı da Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya arasındaki bu lojistik bağlantıyı ön gören önemli adımlardan biri. Türkiye’de konteyner taşımacılığındaki büyümeyle birlikte artık yalnızca deniz limanlarına değil yükü ülkenin iç kesimlerine taşıyacak intermodal terminallere de ihtiyaç duyuyoruz. Railport da bu ihtiyaca cevap vermek üzere detaylı bir hazırlık ve yatırım sürecinin ardından hayata geçti. Bugün Railport’un faaliyette olması, Türkiye’de intermodal altyapının geliştirilmesi açısından çok önemli. Uzak Doğu ile Avrupa arasındaki demir yolu bağlantılarının giderek güçlendiği bir dönemde Türkiye’nin Doğu ile Batı arasında önemli bir lojistik merkez olmasını hedefliyoruz. Bunun için liman altyapımızı güçlendirmemiz ve Railport gibi intermodal terminallerin sayısını artırmamız gerekiyor” dedi. Kartepe’den Duisburg’a haftalık demir yolu bağlantısı Almanya’nın en büyük bölgesel ekonomisi ve Avrupa’nın önde gelen sanayi ve lojistik merkezlerinden biri olan Kuzey Ren-Vestfalya, güçlü ulaşım altyapısı ve Duisburg’un Avrupa lojistik ağındaki konumuyla Türkiye’den Avrupa’ya uzanan ticaret akışında önemli bir merkez niteliği taşıyor. Arkas Holding ve duisport ortaklığıyla Kocaeli Kartepe’de hayata geçirilen Türkiye’nin ilk intermodal terminali Railport ise Türkiye’nin üretim merkezlerini Avrupa demir yolu ağıyla buluşturan stratejik bir bağlantı noktası oluşturuyor. Batıda Avrupa demir yolu ağına, doğuda ise Orta Koridor’a entegre olan Railport; Kafkasya, Orta Asya ve Çin’e uzanan bağlantılarıyla Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki köprü görevini güçlendiriyor. Bu konumuyla Railport, Türkiye–Almanya hattının ötesinde daha geniş bir Avrasya lojistik ağının parçası olarak konumlanıyor. 265 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteren Railport, yıllık 360 bin TEU konteyner, 1,5 milyon ton genel kargo, 130 bin bitmiş araç ve 125 bin treyler elleçleme kapasitesiyle Türkiye’nin intermodal lojistik altyapısına katkı sağlıyor. 20 bin metrekarelik kapalı depolama alanı bulunan terminal; konteyner, treyler, swap body, bitmiş araç ve genel kargo olmak üzere farklı yük gruplarına yönelik hizmet sunuyor. Kartepe–Duisburg arasında kurulan demir yolu bağlantısı, Türkiye ile Avrupa arasındaki intermodal taşımacılığın geliştirilmesine katkı sağlarken Railport, Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki yük akışında daha güçlü bir lojistik merkez haline gelmesi hedefinde önemli bir rol üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alternatif Bank’tan Türk Şirketlerinin Körfez Yolculuğuna Güçlü Destek! Haber

Alternatif Bank’tan Türk Şirketlerinin Körfez Yolculuğuna Güçlü Destek!

Körfez bölgesindeki yatırım, finansman ve büyüme fırsatlarının ele alındığı etkinliğe, CBQ’nun hissedarı olduğu National Bank of Oman (Umman) ve United Arab Bank’tan (Birleşik Arap Emirlikleri) üst düzey temsilciler de katıldı. Türkiye ile Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişimine katkı sağlamayı amaçlayan etkinlikte; bölgesel yatırım ve büyüme fırsatları, finansmana erişim, sınır ötesi bankacılık, dış ticaret finansmanı ve kurumsal bankacılık çözümleri değerlendirildi. Etkinlik, Türk iş dünyası temsilcileri ile Körfez bölgesinin önde gelen finans kuruluşları arasında doğrudan temas kurulmasına imkân sağlayarak yeni iş ortaklıklarına zemin hazırladı. Etkinlikte Commercial Bank of Qatar Grup CEO’su Stephen Moss, DEİK/Türkiye-Katar İş Konseyi Başkanı Abdullah Altunkum, United Arab Bank CEO’su Shirish Bhide ve National Bank of Oman CEO’su Abdullah Al Hinai’nin de aralarında bulunduğu üst düzey isimler yer aldı. Konuk konuşmacılar Prof. Dr. Hakan Kara ve Prof. Dr. Ahmet Kasım Han ise Türkiye ve Körfez pazarlarının görünümü, jeopolitik gelişmeler ve bölgesel ekonomik koşullara ilişkin değerlendirmelerini paylaşarak yatırım ve büyüme kararlarına ışık tuttu. Alternatif Bank Yönetim Kurulu Başkanı Omar Hussain Alfardan: “Türkiye ile Körfez arasında uzun vadeli ortaklıklar için güçlü bir potansiyel görüyoruz” Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan Alternatif Bank Yönetim Kurulu Başkanı Omar Hussain Alfardan şunları söyledi: “Türkiye ile Körfez arasındaki ekonomik ilişkilerin önümüzdeki dönemde ticaretin ötesine geçerek karşılıklı yatırımlar, uzun vadeli ortaklıklar ve yeni iş birlikleriyle daha da derinleşmesi için güçlü bir potansiyel bulunuyor. Türkiye’nin üretim ve girişimcilik gücü ile Körfez’in yatırım kapasitesi ve bölgesel bağlantıları bu açıdan birbirini tamamlayan güçlü bir yapı oluşturuyor. ‘Sınırların Ötesinde’ buluşmasını da bu potansiyeli somut fırsatlara dönüştürmek, iş dünyası temsilcileri arasında yeni bağlantılar kurulmasını sağlamak ve uzun vadeli ortaklıkların önünü açmak açısından değerli bir adım olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de Alternatif Bank’ın Türkiye’deki gücünü Commercial Bank Grup’un bölgesel deneyimi ve erişimiyle bir araya getirerek, Türkiye ile Körfez arasında ticaret ve yatırım ilişkilerinin daha da gelişmesini desteklemeye devam edeceğiz.” Commercial Bank of Qatar Grup CEO’su Stephen Moss: “Yeni fırsatlarla Türkiye ve Körfez arasındaki iş birliğini güçlendiriyoruz” Commercial Bank of Qatar Grup CEO’su Stephen Moss ise etkinliğin Türkiye ile Körfez arasındaki ekonomik ilişkiler açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye, Katar ve Körfez bölgesi için önemli bir ticaret ve yatırım ortağı. Bu güçlü ekonomik ilişkinin daha da ileri taşınmasında, bölgesel ölçekte sahip olduğumuz finansal ağ önemli bir rol oynuyor. Commercial Bank of Qatar’ın Katar’daki güçlü konumunun yanı sıra National Bank of Oman’da yüzde 35,89, United Arab Bank’ta ise yüzde 39,99 oranındaki payları, grubumuzun Türkiye, Katar, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne uzanan bölgesel gücünün önemli bir parçasını oluşturuyor. Alternatif Bank ile uzun yıllara dayanan ilişkimizden güç alarak bankanın Türkiye pazarındaki bilgi birikimini Commercial Bank of Qatar, United Arab Bank ve National Bank of Oman’ın bölgesel deneyimiyle birleştiriyoruz. Böylece Türk şirketlerinin finansmana erişimini, Körfez pazarlarına açılmasını ve kalıcı iş ortaklıkları kurmasını destekleyebiliyoruz. DEİK iş birliğiyle düzenlenen Sınırların Ötesinde etkinliği bu bağlantıları yeni fırsatlara dönüştürmek ve Türkiye ile Körfez arasındaki ekonomik ilişkileri derinleştirmek için önemli bir platform sunuyor.” Alternatif Bank CEO’su Ozan Kırmızı: “Türk şirketlerinin Körfez’deki büyüme yolculuğunda güçlü bir köprü olmayı hedefliyoruz” Alternatif Bank CEO’su Ozan Kırmızı ise Türk şirketlerinin Körfez’deki büyüme yolculuğuna sundukları desteğe ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye ile Körfez arasındaki ekonomik ilişkiler gelişirken, bu potansiyeli Türk şirketleri için somut fırsatlara dönüştürmeyi hedefliyoruz. Hissedarımız Commercial Bank of Qatar’ın Katar’daki güçlü konumu, National Bank of Oman ve United Arab Bank’ın bölgesel deneyimiyle birleştiğinde bölgeye açılan güçlü bir finansal ekosistem sunuyor. Bu güç birliğiyle şirketlerin finansmana erişmelerine, yeni pazarları daha iyi tanımalarına ve büyümeleri için ihtiyaç duydukları bağlantıları kurmalarına destek oluyoruz. DEİK’in destekleriyle düzenlediğimiz “Sınırların Ötesinde: Türk İş Dünyasını Körfez Bölgesi’nde Güçlendirmek” etkinliği, Türk iş dünyasını bölgesel bankacılık ağımızla buluşturarak bu fırsatları doğrudan değerlendirme imkânı sundu. Türk şirketlerinin Körfez’de ticaretlerini büyütürken güvenilir bir finansal çözüm ortağı olarak yanlarında yer alamaya ve bu bölge ile aralarında güçlü bir köprü görevi görmeye devam edeceğiz.” DEİK/Türkiye-Katar İş Konseyi Başkanı Abdullah Altunkum: “Körfez Bölgesi, Türk iş dünyası açısından önemli bir potansiyel barındırıyor” Türkiye ile Katar arasındaki ilişkilerin ve iki ülke arasında tesis edilen güçlü diyalog ve karşılıklı güven temelinde her geçen gün geliştiğini aktaran DEİK/Türkiye-Katar İş Konseyi Başkanı Abdullah Altunkum ise, “DEİK Türkiye-Katar İş Konseyi olarak hedefimiz, bu güçlü ilişkileri daha fazla ticarete, yatırıma ve somut iş birliğine dönüştürmek. Katar’ı aynı zamanda Türk şirketlerinin daha geniş Körfez coğrafyasındaki fırsatlara erişimi açısından da önemli bir ortak olarak görüyoruz. Körfez Bölgesi; güçlü finansal yapısı, yatırım kapasitesi ve farklı sektörlerde sunduğu fırsatlarla Türk iş dünyası açısından önemli bir potansiyel barındırıyor. Ancak yeni pazarlarda güçlü ve kalıcı olabilmek için ticari fırsatlar kadar finansmana erişim, doğru iş ortaklarıyla bağlantı kurulması ve bölgenin dinamiklerinin yakından tanınması da büyük önem taşıyor. DEİK Türkiye-Katar İş Konseyi olarak bizler de Türk şirketlerinin Katar ve Körfez Bölgesi’ndeki fırsatlara daha etkin şekilde ulaşabilmelerini desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ATO’da 47 Aylık Çalışma Dönemi Masaya Yatırıldı Haber

ATO’da 47 Aylık Çalışma Dönemi Masaya Yatırıldı

ATO Başkanı Gürsel Baran, dört yıl önce koronavirüs pandemisinin etkilerinin sürdüğü bir dönemde göreve geldiklerini hatırlatarak, aradan geçen sürede dünya ve Türkiye ekonomisinin önemli bir dönüşümden geçtiğini söyledi. Pandeminin ardından yaşanan jeopolitik gelişmelerin yanı sıra, enerji ve emtia fiyatlarındaki artışlar ile küresel ticaret ve tedarik zincirlerindeki değişimin ekonomik dengeleri yeniden şekillendirdiğini belirten Baran, bu gelişmelerin Türkiye ekonomisi ve reel sektörü de etkilediğini kaydetti. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası sürecinde reel sektörün finansmana erişiminin zorlaştığını, üretim ve ticaret maliyetlerinin yükseldiğini, işletmelerin sermaye ihtiyacının arttığını belirten Baran, bununla birlikte enflasyondaki gerilemeyi önemli bir kazanım olarak gördüklerini söyledi. Fiyat istikrarı sağlanırken üretim, yatırım, istihdam ve ticaret kapasitesinin korunması gerektiğini vurgulayan Baran, "Her fırsatta ve her ortamda dile getirdiğimiz üzere, enflasyonla mücadele ederken reel sektörün, üretimin, yatırımın, ticaretin ve ihracatın ihmal edilmemesi gerekiyor" dedi. -VADELİ SATIŞLARDA KDV İÇİN ERTELEME ÖNERİSİ- İşletmelerin finansmana erişim ve işletme sermayesi konusunda yaşadığı sorunlara dikkat çeken Baran, ticaretin büyük ölçüde vadeli gerçekleştirildiği bir dönemde, satış bedeli tahsil edilmeden KDV ödenmesinin işletmelerin sermayesi ve nakit akışı üzerinde ilave yük oluşturduğunu ifade etti. Baran, "Ticaretin yaklaşık yüzde 90'ı vadeli yapılırken KDV'yi peşin ödemek işletme bilançolarını sıkıntıya sokuyor. Vadeli satışlarda hesaplanan KDV'nin ödeme süresinin ticari işlemin tahsilat vadesi dikkate alınarak belirlenmesi ve satış bedeli henüz tahsil edilmemiş işlemlerde KDV ödeme yükümlülüğünün 3 ay veya 6 ay süreyle ertelenmesine imkân sağlayacak bir düzenleme yapılmasını öneriyoruz" diye konuştu. -ATO'NUN 47 AYLIK ÇALIŞMA BİLANÇOSU- ATO Başkanı Baran, 47 aylık Meclis döneminin sonuna geldiklerini belirterek, yaklaşık dört yıllık süreçte Meslek Komiteleri ve Meclis üyeleriyle birlikte sektörlerin sorunlarının çözümü için yoğun çalışma yürüttüklerini anlattı. Kasım 2022'den bu yana ATO meslek komitelerinin 4 bin 950, komisyonların ise 249 toplantı gerçekleştirdiğini bildiren Baran, bu toplantılarda sektörleri ilgilendiren konuların ele alınarak toplam 8 bin 39 karara imza atıldığını kaydetti. Meslek Komiteleri ve komisyonların taleplerini ilgili makamlara taşıdıklarını ifade eden Baran, "Sizler çalıştınız, talep ettiniz. Bizler de sizlere öncülük ettik. Birlikte hareket ederek sektörlerimizin sorunlarını ilgili kurum ve kuruluşlara doğrudan aktardık" dedi. Baran, yaklaşık dört yıllık dönemde meslek komiteleri ve komisyonların talepleri doğrultusunda 100'e yakın ziyaret gerçekleştirdiklerini, 163 sektörle istişare toplantısı düzenlediklerini ve 45 sektörel eğitim faaliyeti gerçekleştirdiklerini bildirdi. Meslek Komitelerinin ülkenin ekonomik yol haritasına katkı sağlayacak 350'den fazla tespit ve çözüm önerisini içeren dosya ve raporlarını ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşlara ilettiklerini belirten Baran, üyeleri ilgilendiren yaklaşık 5 bin güncel gelişme ve mevzuat konusunu da sektörel olarak filtreleyerek üyelerle paylaştıklarını söyledi. Baran, "Bu süreçte bizleri kabul ederek, iş dünyamızın meselelerini dinleyen ve çözüm arayışlarımıza destek veren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz'a, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu'na, bakanlarımıza, bürokratlarımıza, kamu kurum ve kuruluşlarımızın yöneticilerine teşekkür ediyorum" dedi. -BARAN'DAN SAĞDUYU VE UZLAŞI İÇİNDE SEÇİM ÇAĞRISI- Konuşmasının sonunda dört yıllık görev dönemine ilişkin duygu ve düşüncelerini de paylaşan ATO Başkanı Gürsel Baran, bu süreçte atılan her adımda Ankara Ticaret Odası üyelerinin hak ve menfaatlerini gözetmeye, Başkent ve ülkenin kalkınma sürecine katkı sağlamaya gayret ettiklerini söyledi. ATO çatısı altında Ankara'nın ve Türkiye'nin ticaret ve ekonomisine hizmet etmekten büyük onur duyduğunu ifade eden Baran, "Bu kürsüden dört yıl boyunca pek çok kez konuştum. Yoğun gündem içerisinde birbirimizi kırdığımız, üzdüğümüz zamanlar olmuş olabilir. Görev süremiz içerisinde bilerek ya da bilmeyerek kırdığımız, üzdüğümüz bir arkadaşımız olduysa hakkını helal etsin. Benim hakkım varsa, benden yana sonuna kadar helal olsun." dedi. 10 Ekim'de gerçekleştirilecek Komite ve Meclis üyeliği seçimlerine de değinen Baran, seçimlerin ATO için hayırlı olması temennisinde bulunarak, "Seçim sürecinin sağduyu ve karşılıklı saygı içinde ve Ankara Ticaret Odası'nın kurumsal itibarını her şeyin üzerinde tutan bir anlayışla yürütülmesini temenni ediyorum" diye konuştu. -ÜYELERE PLAKET- Toplantının sonunda ATO organ üyelerine, Oda faaliyetlerine sundukları katkılardan dolayı plaket takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Genç Girişimcinin Yeni Rotası Tek Sektör Yerine Çok Alanlı Büyüme Haber

Genç Girişimcinin Yeni Rotası Tek Sektör Yerine Çok Alanlı Büyüme

İş dünyasında yeni nesil girişimcilik anlayışı, tek bir sektörde uzmanlaşmanın ötesine geçiyor. İnşaattan teknolojiye, e-ticaretten enerjiye, gastronomiden hizmet sektörüne kadar farklı alanlardaki fırsatları aynı anda takip eden genç girişimciler, iş modellerini de bu doğrultuda çeşitlendiriyor. Türkiye’de yeni kurulan girişimlerin sektörel dağılımı da girişimcilik ekosisteminin farklı alanlara yayılan yapısını ortaya koyuyor. Türkiye’de girişimcilik ekosistemi dönüşürken, genç iş insanlarının yatırım ve büyüme anlayışı da değişiyor. Geçmişte belirli bir sektörde uzmanlaşarak büyümek iş dünyasının temel modellerinden biri olurken, bugün farklı sektörleri birbirini besleyen yatırım alanları olarak değerlendiren yeni bir girişimci profili öne çıkıyor… Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Girişimcilik ve İş Demografisi 2024 verilerine göre, Türkiye’de girişimlerin doğum oranı yüzde 15,8 olarak gerçekleşti. Yeni girişimlerde en yüksek payı yüzde 32,1 ile toptan ve perakende ticaret alırken, ulaştırma ve depolama yüzde 16,8, inşaat ise yüzde 10,1 pay aldı. 2024 yılında hızlı büyüyen girişimlerin yüzde 23,5’i imalatta, yüzde 20,5’i ticarette ve yüzde 15,2’si inşaatta faaliyet gösterdi. Türkiye’de ekonomik yapının önemli bölümünü oluşturan KOBİ’lerin sayısı ise 2024 itibarıyla 3 milyon 928 bine ulaştı. KOBİ’ler toplam girişimlerin yüzde 99,6’sını ve istihdamın yüzde 68,5’ini oluşturdu. Bu tablo, girişimcilik ekosistemindeki hareketliliğin ve yeni iş modellerinin ekonomideki ağırlığını da ortaya koyuyor. YENİ NESİL İŞ İNSANI FARKLI SEKTÖRLER ARASINDA BAĞ KURUYOR Bu kapsamda genç girişimcilerin tek bir faaliyet alanına bağlı kalmak yerine farklı sektörlerde oluşan fırsatları takip ettiğine dikkat çeken Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve NEFA Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, yeni dönemde sektörler arasındaki sınırların giderek daha geçirgen hale geldiğini söyledi. Yılmaz, “Bugün inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir girişimcinin teknolojiyi bilmeden, dijital ticareti takip etmeden ya da enerji alanındaki dönüşümü görmeden uzun vadeli bir büyüme planı oluşturması giderek zorlaşıyor. Bizim kuşağımızda tek bir sektörde ilerlemekten ziyade farklı alanların birbirini nasıl besleyebileceğine yönelik güçlü bir merak var. İnşaat, teknoloji, e-ticaret, enerji ya da gastronomi birbirinden tamamen kopuk dünyalar değil. Doğru iş modeli kurulduğunda bir alanda edinilen deneyim ve ilişki ağı başka bir alanda yeni bir fırsat yaratabiliyor” dedi. “AMAÇ HER SEKTÖRE GİRMEK DEĞİL, FIRSATI DOĞRU OKUMAK” Çok sektörlü girişimciliğin her alanda aynı anda yatırım yapmak anlamına gelmediğinin altını çizen Yılmaz, asıl değişimin girişimcilerin bakış açısında yaşandığını belirtti. Yılmaz, “Genç girişimcinin önünde artık yalnızca yaşadığı şehir ya da içinde bulunduğu sektör yok. Dünyadaki iş modellerini, tüketici davranışlarını ve yeni yatırım alanlarını aynı anda takip edebiliyor. Bu nedenle ‘Ben inşaatçıyım, yalnızca inşaatla ilgilenirim’ ya da ‘Ben teknoloji alanındayım, başka bir sektöre bakmam’ anlayışı giderek değişiyor. Burada önemli olan her sektöre girmek değil; farklı sektörlerdeki gelişmeleri okuyabilmek ve kendi işinizle nerede kesiştiğini görebilmek” diye konuştu. Gençlerin farklı sektörlerle temas kurmasının yeni ortaklıkların önünü açabileceğini ifade eden Yılmaz, bu yaklaşımın NEFA Ticaret Platformu’nun yapısında da karşılık bulduğunu söyledi. “FARKLI MASALARDA OTURMADAN YENİ FİKİRLER ÜRETMEK ZOR” Farklı sektörlerden iş insanlarını aynı ağ içerisinde buluşturmanın girişimcilik açısından önemine değinen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir inşaatçının teknoloji girişimcisiyle, bir yazılımcının enerji sektöründen bir isimle, bir e-ticaret girişimcisinin gastronomi alanındaki bir yatırımcıyla aynı masaya oturması bazen hiç planlanmamış bir iş fikrinin başlangıcı olabiliyor. NEFA’da oluşturmaya çalıştığımız yapı da bunun üzerine kurulu. Ticaret yalnızca ürün ya da hizmet alıp satmak değil; bilgiye, deneyime ve doğru insanlara ulaşabilmek de ticaretin önemli bir parçası. Özellikle genç girişimcilerin kendi sektörlerinin dışındaki dünyalarla daha fazla temas kurması gerektiğini düşünüyorum.” Yeni dönemde girişimciliğin yalnızca şirket kurmakla değil, değişen tüketici alışkanlıklarını takip etmek, teknolojiyi iş süreçlerine dahil etmek ve farklı sektörler arasında iş birliği geliştirebilmekle şekilleneceğini belirten Yılmaz, “Önümüzdeki dönemde tek bir meslek ya da sektör tanımıyla kendisini sınırlandırmayan, farklı alanlardaki fırsatları okuyabilen girişimcileri daha fazla göreceğiz. Bence yeni nesil iş dünyasının en belirgin özelliklerinden biri de bu olacak” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrasya Ambalaj İstanbul 2026, Ambalaj Endüstrisinin Küresel Ticaret Buluşmasına Ev Sahipliği Yapacak Haber

Avrasya Ambalaj İstanbul 2026, Ambalaj Endüstrisinin Küresel Ticaret Buluşmasına Ev Sahipliği Yapacak

Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden ambalaj ürünü üreticileri ile ambalaj makineleri, baskı ve konverting çözümleri, gıda ve içecek işleme teknolojileri üreticilerini aynı çatı altında buluşturacak fuar, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın desteği, Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. ve Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) iş birliğinde düzenleniyor. Ambalaj Makinecileri Derneği (AMD), Etiket Sanayicileri Derneği (ESD), Esnek Ambalaj Sanayicileri Derneği (FASD), Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği (KASAD), Oluklu Mukavva Sanayicileri Derneği (OMÜD) ve Sert Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği’nin (SEPA) desteğiyle gerçekleştirilen Avrasya Ambalaj İstanbul, sektörün farklı alanlarından üretici, tedarikçi, yatırımcı ve satın alma profesyonellerini dört gün boyunca İstanbul’da buluşturacak. 2025 yılında 141 ülkeden 77.165 ziyaretçiyi ağırlayan fuarı, 14.017 uluslararası ziyaretçi takip etti. Aynı yıl 40 ülkeden 1.200’den fazla katılımcı firma fuarda yer aldı. 30 yılı aşan geçmişiyle Avrasya Ambalaj İstanbul, 2026 yılında da uluslararası ticari bağlantıların geliştirilmesine zemin hazırlamaya devam edecek. Ambalaj Değer Zinciri İstanbul’da Bir Araya Gelecek Avrasya Ambalaj İstanbul 2026; ambalaj ürünlerinden tamamlayıcı ambalaj çözümlerine, ambalaj makinelerinden baskı ve konverting sistemlerine, gıda ve içecek işleme teknolojilerinden sürdürülebilir üretim çözümlerine kadar geniş bir ürün ve teknoloji yelpazesini bir araya getirecek. Bu kapsam, ziyaretçilere farklı teknolojileri aynı fuar çatısı altında inceleme, alternatif tedarikçileri ve çözümleri karşılaştırma ve üretim ile yatırım ihtiyaçlarını bütüncül biçimde değerlendirme imkânı sunacak. Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinden sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturan fuar; katılımcı firmalara yeni pazarlara ulaşma, distribütör ve satın alma profesyonelleriyle doğrudan temas kurma ve ürünlerini uluslararası ziyaretçi kitlesine tanıtma fırsatı sağlayacak. Uluslararası Alım Heyeti Programı B2B Görüşmeleri Güçlendirecek Avrasya Ambalaj İstanbul 2026 kapsamında yürütülecek Uluslararası Alım Heyeti Programı ile farklı pazarlardan satın alma, yatırım ve tedarik ihtiyacı bulunan şirketlerin üst düzey temsilcileri İstanbul’da ağırlanacak. Orta Asya, Orta Doğu, Avrupa ve Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan gelecek profesyoneller ile katılımcı firmalar arasında B2B görüşmeler gerçekleşecek. Programla özellikle ambalaj makineleri, gıda işlem teknolojileri ve ilgili çözümlere yönelik satın alma talebi bulunan alıcıların doğru tedarikçilerle buluşturulması ve fuar süresince daha hedefli ticari temasların oluşturulması amaçlanıyor. İnovasyon ve Sürdürülebilir Çözümler Öne Çıkacak Değişen tüketici beklentileri, sürdürülebilirlik hedefleri ve üretimde verimlilik ihtiyacı, ambalaj sektöründeki teknoloji yatırımlarını da şekillendiriyor. Otomasyon, malzeme optimizasyonu, kaynak verimliliği ve geri dönüştürülebilir çözümler sektörün gündemindeki önemini artırıyor. Avrasya Ambalaj İstanbul 2026’da ziyaretçiler; ambalaj tasarımından makine teknolojilerine, otomasyondan kaynak verimliliği yüksek malzemelere ve döngüsel ekonomi hedeflerini destekleyen uygulamalara kadar farklı alanlardaki yeni ürün ve çözümleri yakından inceleyebilecek. Fuar, bu yönüyle sektör profesyonellerine yalnızca yeni ürün ve tedarikçileri keşfetme değil, aynı zamanda üretim süreçlerinde verimlilik ve rekabet gücünü destekleyebilecek teknolojileri değerlendirme fırsatı sunacak. Food-Tech Eurasia ile Gıda İşleme Teknolojileri de Fuarda Gıda ve içecek işleme teknolojileri, Food-Tech Eurasia Özel Bölümü kapsamında 2026 yılında da fuarın önemli bileşenlerinden biri olacak. Gıda ve içecek üreticileri; işleme ve hazırlık süreçlerinden üretim hatlarına, dolum teknolojilerinden ambalajlama çözümlerine kadar üretimin farklı aşamalarına yönelik teknolojileri aynı fuar kapsamında inceleyebilecek. Böylece üretim ve ambalaj süreçlerini birlikte değerlendirmek isteyen profesyoneller için tamamlayıcı bir teknoloji ekosistemi sunulacak. Ambalaj Endüstrisi, 13–16 Ekim’de İstanbul’da Buluşacak Avrasya Ambalaj İstanbul 2026, 13–16 Ekim 2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Dört gün boyunca ambalaj ve ilgili endüstrilerden üreticileri, tedarikçileri, satın alma profesyonellerini ve yatırımcıları İstanbul’da buluşturacak fuara ilişkin detaylı bilgiye ve 2026 katılımcı listesine packagingfair.com adresinden ulaşılabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Genç Girişimcinin Yeni Rotası Tek Sektör Yerine Çok Alanlı Büyüme Haber

Genç Girişimcinin Yeni Rotası Tek Sektör Yerine Çok Alanlı Büyüme

Türkiye’de yeni kurulan girişimlerin sektörel dağılımı da girişimcilik ekosisteminin farklı alanlara yayılan yapısını ortaya koyuyor. Türkiye’de girişimcilik ekosistemi dönüşürken, genç iş insanlarının yatırım ve büyüme anlayışı da değişiyor. Geçmişte belirli bir sektörde uzmanlaşarak büyümek iş dünyasının temel modellerinden biri olurken, bugün farklı sektörleri birbirini besleyen yatırım alanları olarak değerlendiren yeni bir girişimci profili öne çıkıyor… Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Girişimcilik ve İş Demografisi 2024 verilerine göre, Türkiye’de girişimlerin doğum oranı yüzde 15,8 olarak gerçekleşti. Yeni girişimlerde en yüksek payı yüzde 32,1 ile toptan ve perakende ticaret alırken, ulaştırma ve depolama yüzde 16,8, inşaat ise yüzde 10,1 pay aldı. 2024 yılında hızlı büyüyen girişimlerin yüzde 23,5’i imalatta, yüzde 20,5’i ticarette ve yüzde 15,2’si inşaatta faaliyet gösterdi. Türkiye’de ekonomik yapının önemli bölümünü oluşturan KOBİ’lerin sayısı ise 2024 itibarıyla 3 milyon 928 bine ulaştı. KOBİ’ler toplam girişimlerin yüzde 99,6’sını ve istihdamın yüzde 68,5’ini oluşturdu. Bu tablo, girişimcilik ekosistemindeki hareketliliğin ve yeni iş modellerinin ekonomideki ağırlığını da ortaya koyuyor. YENİ NESİL İŞ İNSANI FARKLI SEKTÖRLER ARASINDA BAĞ KURUYOR Bu kapsamda genç girişimcilerin tek bir faaliyet alanına bağlı kalmak yerine farklı sektörlerde oluşan fırsatları takip ettiğine dikkat çeken Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve NEFA Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, yeni dönemde sektörler arasındaki sınırların giderek daha geçirgen hale geldiğini söyledi. Yılmaz, “Bugün inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir girişimcinin teknolojiyi bilmeden, dijital ticareti takip etmeden ya da enerji alanındaki dönüşümü görmeden uzun vadeli bir büyüme planı oluşturması giderek zorlaşıyor. Bizim kuşağımızda tek bir sektörde ilerlemekten ziyade farklı alanların birbirini nasıl besleyebileceğine yönelik güçlü bir merak var. İnşaat, teknoloji, e-ticaret, enerji ya da gastronomi birbirinden tamamen kopuk dünyalar değil. Doğru iş modeli kurulduğunda bir alanda edinilen deneyim ve ilişki ağı başka bir alanda yeni bir fırsat yaratabiliyor” dedi. “AMAÇ HER SEKTÖRE GİRMEK DEĞİL, FIRSATI DOĞRU OKUMAK” Çok sektörlü girişimciliğin her alanda aynı anda yatırım yapmak anlamına gelmediğinin altını çizen Yılmaz, asıl değişimin girişimcilerin bakış açısında yaşandığını belirtti. Yılmaz, “Genç girişimcinin önünde artık yalnızca yaşadığı şehir ya da içinde bulunduğu sektör yok. Dünyadaki iş modellerini, tüketici davranışlarını ve yeni yatırım alanlarını aynı anda takip edebiliyor. Bu nedenle ‘Ben inşaatçıyım, yalnızca inşaatla ilgilenirim’ ya da ‘Ben teknoloji alanındayım, başka bir sektöre bakmam’ anlayışı giderek değişiyor. Burada önemli olan her sektöre girmek değil; farklı sektörlerdeki gelişmeleri okuyabilmek ve kendi işinizle nerede kesiştiğini görebilmek” diye konuştu. Gençlerin farklı sektörlerle temas kurmasının yeni ortaklıkların önünü açabileceğini ifade eden Yılmaz, bu yaklaşımın NEFA Ticaret Platformu’nun yapısında da karşılık bulduğunu söyledi. “FARKLI MASALARDA OTURMADAN YENİ FİKİRLER ÜRETMEK ZOR” Farklı sektörlerden iş insanlarını aynı ağ içerisinde buluşturmanın girişimcilik açısından önemine değinen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir inşaatçının teknoloji girişimcisiyle, bir yazılımcının enerji sektöründen bir isimle, bir e-ticaret girişimcisinin gastronomi alanındaki bir yatırımcıyla aynı masaya oturması bazen hiç planlanmamış bir iş fikrinin başlangıcı olabiliyor. NEFA’da oluşturmaya çalıştığımız yapı da bunun üzerine kurulu. Ticaret yalnızca ürün ya da hizmet alıp satmak değil; bilgiye, deneyime ve doğru insanlara ulaşabilmek de ticaretin önemli bir parçası. Özellikle genç girişimcilerin kendi sektörlerinin dışındaki dünyalarla daha fazla temas kurması gerektiğini düşünüyorum.” Yeni dönemde girişimciliğin yalnızca şirket kurmakla değil, değişen tüketici alışkanlıklarını takip etmek, teknolojiyi iş süreçlerine dahil etmek ve farklı sektörler arasında iş birliği geliştirebilmekle şekilleneceğini belirten Yılmaz, “Önümüzdeki dönemde tek bir meslek ya da sektör tanımıyla kendisini sınırlandırmayan, farklı alanlardaki fırsatları okuyabilen girişimcileri daha fazla göreceğiz. Bence yeni nesil iş dünyasının en belirgin özelliklerinden biri de bu olacak” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.