Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ticaret

Kapsül Haber Ajansı - Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sri Lanka'dan Türk İş İnsanlarına "İhalelerimize Katılın" Daveti Haber

Sri Lanka'dan Türk İş İnsanlarına "İhalelerimize Katılın" Daveti

ATO Başkanı Gürsel Baran'ın makamında gerçekleşen ziyarete ATO Başkan Yardımcısı Adem Ali Yılmaz ile Genel Sekreter Ahmet Güran eşlik etti. Baran, ziyarette yaptığı konuşmada, coğrafi şekli nedeniyle Hint Okyanusu'nun incisi olarak anılan Sri Lanka ile Türkiye arasındaki ilişkilerin uzun tarihi geçmişi olduğunu belirterek, olumlu seyreden bu ilişkileri ticari ve ekonomik alanda ilerletmeyi hedeflediklerini söyledi. Küresel ekonomide dengelerin değiştiği, ticaret yollarının ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği, Asya'nın dünya ekonomisindeki ağırlığının arttığı ve Hint Okyanusu'nun da uluslararası ticaretin, enerji taşımacılığının ve küresel lojistik ağların en stratejik bölgelerinden biri haline geldiğini anlatan Baran, "Türkiye'nin üretim gücü ve geniş pazarlara erişim imkânlarıyla Sri Lanka'nın Hint Okyanusu'ndaki stratejik konumunun birbirini tamamlayan önemli avantajlar sunduğu görülüyor. Bu avantajları karşılıklı ticarete, yatırımlara ve uzun vadeli iş ortaklıklarına dönüştürmek ortak hedefimiz" dedi. İki ülke arasında ekonomik ve teknik işbirliği ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının bulunduğunu hatırlatan Baran, "Sri Lanka ile tekstil ve hazır giyim, gıda ve tarım ürünleri, madencilik, makine, sağlık, turizm, lojistik ve teknoloji sektörlerinde önemli fırsatlar görüyoruz." diye konuştu. Sri Lanka'nın Mannar Körfezi'ndeki petrol rezervlerinin çıkarılmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirten Baran, Türkiye'nin petrol ve madencilik alanlarındaki tecrübelerine dikkat çekti. Baran, "Ülkelerimiz arasında Cumhurbaşkanlarımızın belirlediği 500 milyon dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak için mevcut potansiyelimizi daha etkin değerlendirmemiz gerekiyor. Bunun için öncelikle iş dünyalarımızın birbirini daha yakından tanımasına, karşılıklı ziyaretlerin artmasına ve firmalarımız arasında doğrudan temas kurulmasına ihtiyaç var. Ankara Ticaret Odası olarak, Sri Lankalı iş insanlarıyla üyelerimizi buluşturmaya, yeni ticari bağlantılar kurulmasına ve karşılıklı yatırım fırsatlarının değerlendirilmesine katkı sunmaya hazırız" dedi. Baran, konuşmasında Ankara ekonomisi hakkında da bilgi verdi. -HAVACILIK VE TARIM SEKTÖRLERİNDE ANLAŞMA- Ziyarette konuşan Sri Lanka Dışişleri ve Yurtdışı İstihdam Bakan Yardımcısı Arun Hemachandra, Türkiye ile Sri Lanka arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirterek, bu ziyaretinde Türkiye ve Sri Lanka arasında havacılık ve tarım sektörü üzerine iki önemli ikili anlaşma imzaladıklarını bildirdi. Sri Lanka ekonomisi hakkında bilgi veren Bakan Yardımcısı Hemachandra, küresel ekonomideki zorluklara rağmen Sri Lanka ekonomisinin geçen yılı yüzde 5'lik büyümeyle dayanıklılık göstererek tamamladığını belirterek, "Ülkenizdeki yatırımcı ve iş insanlarının güçlü ekonomideki fırsatları değerlendirmelerini isteriz" dedi. Beyaz ve elektronik eşya başta olmak üzere, Türk ürünlerinin Sri Lanka piyasasındaki ağırlığının arttığını, kendisinin de evinde Türk markalarını kullandığını bildiren Bakan Yardımcısı, "Daha fazla Türk ürününün Sri Lanka piyasasında yer almasını istiyoruz" diye konuştu. Dijitalleşme konusundaki hızlı gelişmelere ve Türk şirketlerinin bu konudaki başarılı çalışmalarına dikkat çeken Bakan Yardımcısı Hemachandra, hem dijitalleşme hem de inşaat, makine dâhil olmak üzere tüm alanlarda daha fazla işbirliği yapmak için Türk şirketlerini Sri Lanka'nın açtığı uluslararası ihalelere katılmaya davet etti. Bakan Yardımcısı Hemachandra, Sri Lanka'yı tanıtmak ve işbirliği imkânlarını detaylı görüşmek üzere Baran başkanlığındaki ATO heyetini de ülkesine davet etti. -SRI LANKA EXPO 2027'YE DAVET- Sri Lanka Büyükelçisi Niluka Kadurugamuwa da yaptığı konuşmada, 14-17 Ocak tarihlerinde Başkent Kolombo'da Sri Lanka Expo 2027'nin düzenleneceği bilgisini vererek, "Sri Lanka Uluslararası Ticaret Fuarı, iş dünyası için yeni fırsatlar oluşturur. Ankara Ticaret Odası üyelerini Sri Lanka Expo'ya davet ediyoruz" dedi. Büyükelçi, Sri Lanka Expo hakkında Kasım ayında organize edilecek bir toplantıyla katılmak isteyenlere detaylı bilgi vereceklerini de söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk İnşaat Şirketleri Mekke’de 10 Bin Konut İçin Güçlerini Birleştirdi Haber

Türk İnşaat Şirketleri Mekke’de 10 Bin Konut İçin Güçlerini Birleştirdi

Türk inşaat sektörünün deneyimi, Suudi Arabistan’daki Mekke Gate projesine taşınıyor. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki yakınlaşmanın ticari alandaki yansımalarından biri olan proje, iki ülke arasındaki en büyük bütçeli ortak ticaret hamlesi olarak geniş yankı buldu. Neva Prestij Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Öztürk, Makar Yapı Dizayn Kurucusu Murat Akar ve Gammon Group Yönetim Kurulu Başkanı Şeyh Muhammet Rafiq, projenin ilk etabını kapsayan iş birliği anlaşmasına imza attı. “TÜRKİYE’DEKİ BİRİKİMİMİZİ MEKKE GATE’E TAŞIYORUZ” Neva Prestij Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Öztürk, projenin şirketin uluslararası büyümesi açısından önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi: “1980 yılında Yüksel Öztürk tarafından temelleri atılan şirketimiz, bugüne kadar 15 bine yakın konutun yanı sıra toplu konut, altyapı, petrol istasyonu, dinlenme tesisi ve otel inşaatları gibi farklı alanlarda deneyim kazandı. Şimdi bu birikimi Mekke Gate’e taşıyoruz. Gammon Group ve Makar Yapı Dizayn ile kurduğumuz ortaklıkta önceliğimiz, Türkiye’de edindiğimiz yapı üretimi deneyimini projenin ihtiyaçlarıyla buluşturmak. Bu iş birliğinin, Türk inşaat sektörünün Suudi Arabistan’daki yeni projelerde daha fazla yer almasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.” “TESLİM SONRASINDAKİ YAŞAMI BUGÜNDEN PLANLIYORUZ” Makar Yapı Dizayn Kurucusu Murat Akar ise projede üstlendikleri sorumluluğun konutların teslimiyle sona ermeyeceğine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Bir konut projesinin başarısında, inşaat kalitesi kadar yaşam başladıktan sonra sunulan hizmetler de belirleyici oluyor. Mekke Gate’te teslim sonrası yönetim ve işletmeyi de yürütecek olmamız, burada yaşayacak kişilerin ihtiyaçlarını bugünden değerlendirmemizi sağlıyor. Yapım ve işletme süreçlerini birlikte ele alarak konutların tesliminden itibaren düzenli işleyen ve sakinlerine güven veren bir yaşam ortamı oluşturmayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Yaş Meyve Sebzeleri Madrid’de Görücüye Çıktı Haber

Türk Yaş Meyve Sebzeleri Madrid’de Görücüye Çıktı

Avrupa'nın en önemli yaş meyve sebze fuarlarından biri olan Fruit Attraction, 6-8 Ekim 2026 tarihlerinde IFEMA MADRID ile İspanya Meyve Sebze Üretici ve İhracatçıları Federasyonu (FEPEX) iş birliğinde, Madrid'deki IFEMA Fuar Merkezi'nde düzenlendi. Fruit Attraction Fuarı’nın taze ürünler, lojistik, yardımcı sanayi ile inovasyon ve teknoloji alanlarını tek çatı altında buluşturan bir fuar olduğunu dile getiren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, üç gün boyunca Türkiye’nin yaş meyve sebze ürünlerindeki potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen ithalatçılarla paylaştıklarını vurguladı. İspanya’ya ihracatta yüzde 233’lük artış Türkiye’nin İspanya’ya yaş meyve sebze ihracatının 2025 yılının ocak – eylül döneminde 2,4 milyon dolarken, 2026 yılının ocak – eylül döneminde yüzde 233’lük artışla 8 milyon doları aştığını belirten Balık, kiraz, nar ve mandalinanın en çok ihraç edilen ürünler olduğunu, 2026 yılında İspanya’ya yaş meyve sebze ihracatında 10 milyon doları aşmayı hedeflediklerini, ilerleyen yıllarda 20 milyon dolar rakamına ulaşmayı amaçladıklarını kaydetti. Fuarı üç gün boyunca 150'yi aşkın ülkeden 121 binin üzerinde profesyonelin ziyaret ettiğini ifade eden Balık, “Fuarın ikinci gününde 55 bin 200'ü aşkın ziyaretçiye ulaşıldı. Bu rakamla IFEMA MADRID'de bugüne kadar düzenlenen tüm fuarlar arasında tek günde kaydedilen en yüksek ziyaretçi sayısı elde edildi. 162 bin m²'lik sergi alanında 78 ülkeden yaklaşık 2.500 firma yer aldı. Katılımcıların yüzde 51'ini İspanyol firmalar oluştururken, İspanya'nın meyve sebze üreten tüm özerk bölgeleri fuarda temsil edildi. Fuarın Madrid ekonomisine katkısı 419 milyon Avro’ya ulaştı” şeklinde konuştu. Fruit Attraction Fuarı’nda Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği standını T.C. Madrid Büyükelçisi Nüket Küçükel Ezberci ve Madrid Ticaret Başmüşaviri Önder Şafak Tongal tarafından ziyaret edildi. Ziyaretler sırasında Birliğimizin fuar çalışmaları hakkında bilgiler sunuldu. Birliğimizi fuarda; Yönetim Kurulu Başkanımız Cengiz Balık, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Sadık Demircan, Sercan Göçeren ve EİB Genel Sekreter Yardımcısı Serap Ünal temsil etti. Fuar süresince Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği standında sektörümüzün ve Türk yaş meyve sebze ürünlerinin tanıtımı gerçekleştirildi, üyelerimize iletilmek üzere ithalatçı firmaların talepleri derlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Yatırımlar 1,6 Trilyon Dolara Ulaştı Yeni Rekabet Güvende Haber

Küresel Yatırımlar 1,6 Trilyon Dolara Ulaştı Yeni Rekabet Güvende

Prestige Diplomatique Başkanı Sepehr Haddad, uluslararası yatırımların yalnızca finansal kaynaklarla değil, karşılıklı güven, istikrarlı ilişkiler ve uzun vadeli iş birlikleriyle gelişebileceğine dikkat çekiyor… Küresel ekonomide yaşanan dönüşüm, uluslararası yatırım kararlarında ekonomik göstergelerin yanı sıra ülkeler arasındaki ilişkileri ve güven ortamını da öne çıkarıyor. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu'nun (UNCTAD) 2026 Dünya Yatırım Raporu'na göre, küresel doğrudan yabancı yatırımlar 2025 yılında yüzde 6 artarak 1,6 trilyon dolara ulaştı. Ancak yatırımların dünya genelinde eşit dağılmaması, ülkeler arasındaki rekabetin yalnızca ekonomik avantajlarla sınırlı olmadığını da gösteriyor. Rapora göre, dünyadaki doğrudan yabancı yatırımların yüzde 80'inden fazlası en fazla yatırım çeken 20 ülkede yoğunlaştı. Gelişmekte olan ekonomilere yönelik yatırımlar ise yüzde 2 artışla 901 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo, uluslararası sermaye hareketlerinde öngörülebilirliğin, kurumsal ilişkilerin ve uzun vadeli iş birliklerinin önemini yeniden gündeme taşıyor. TÜRKİYE'YE 13,1 MİLYAR DOLARLIK ULUSLARARASI YATIRIM Türkiye de uluslararası yatırım hareketliliğinde dikkat çeken ülkeler arasında yer alıyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye'ye yönelik uluslararası doğrudan yatırım girişleri 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12,2 artarak 13,1 milyar dolara ulaştı. Yatırımların ticaret, imalat sanayisi ve bilgi-iletişim gibi farklı sektörlere yayılması, uluslararası ekonomik ilişkilerin çok boyutlu yapısını ortaya koyuyor. Küresel yatırım ortamında ülkelerin sunduğu ekonomik fırsatlar kadar yatırımcılarla kurdukları iletişim, uluslararası iş ağları ve karşılıklı güven ilişkileri de önem taşıyor. Diplomatik temasların iş dünyasıyla buluşması ise yeni iş birliklerinin geliştirilmesi ve mevcut ilişkilerin sürdürülebilir hale gelmesi açısından değer kazanıyor. “GÜVEN OLMADAN KALICI YATIRIM OLMAZ” Prestige Diplomatique Başkanı Sepehr Haddad, uluslararası yatırımların temelinde güvene dayalı ilişkilerin bulunduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Uluslararası yatırım kararları yalnızca rakamlardan ve finansal fırsatlardan ibaret değil. Bir ülkeye yatırım yapmayı değerlendiren iş dünyası temsilcileri için güvenilir ilişkiler kurabilmek, doğru muhataplara ulaşabilmek ve uzun vadeli bir iş birliği zemini oluşturabilmek büyük önem taşıyor. Sermaye ekonomik fırsatları takip edebilir ancak kalıcı yatırımların gelişebilmesi için güvene ihtiyaç vardır. Diplomasi, ülkeler arasında yalnızca siyasi ilişkileri değil, ekonomik iş birliklerini de güçlendiren önemli bir iletişim alanıdır.” DİPLOMASİ İLE İŞ DÜNYASI ARASINDA YENİ İŞ BİRLİĞİ ALANLARI Uluslararası ilişkilerin ekonomik boyutunun giderek daha fazla önem kazandığını ifade eden Haddad, diplomatik temsilciler ile iş dünyası arasındaki doğrudan temasların yeni fırsatların değerlendirilmesine katkı sağlayabileceğini vurguladı. “Bugün ülkeler arasındaki ilişkileri yalnızca resmi görüşmeler üzerinden değerlendirmek yeterli değil. İş dünyasının, diplomatik misyonların ve uluslararası kuruluşların birbirini daha yakından tanıması, ortak çalışma alanlarının gelişmesi açısından önemli. Güçlü iletişim ağları, farklı ülkelerden kurum ve temsilcilerin ortak hedefler etrafında buluşmasını kolaylaştırıyor. Biz de Prestige Diplomatique olarak farklı kültürler, kurumlar ve iş dünyası temsilcileri arasında diyaloğun gelişmesine katkı sağlamayı önemsiyoruz.” Diplomatik misyon temsilcilerini, uluslararası kuruluşları ve iş dünyasının farklı alanlarından isimleri bir araya getiren Prestige Diplomatique, düzenlediği özel buluşmalar ve organizasyonlarla uluslararası iletişim ağlarının gelişmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Kurum, diplomasi ile iş dünyası arasındaki diyaloğun güçlendirilmesini ve farklı ülkelerden temsilciler arasında uzun vadeli ilişkilerin kurulmasını hedefliyor Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TABA-AmCham Küresel Yatırımın Rotasını Bakü'ye Çeviriyor Haber

TABA-AmCham Küresel Yatırımın Rotasını Bakü'ye Çeviriyor

Türk Amerikan İşadamları Derneği (TABA-AmCham) öncülüğünde Bakü'de düzenlenecek olan Avrasya Yatırım ve İş Ağı Zirvesi 2026, “Hazar Köprüsü Zirvesi” temasıyla Türkiye, Azerbaycan ve ABD eksenindeki ticari ilişkileri güçlendirmeyi ve Avrasya pazarlarında yeni iş birliği fırsatlarının önünü açmayı hedefliyor. Enerjiden savunma sanayiine, teknolojiden lojistiğe uzanan stratejik sektörlerin ele alınacağı zirve, uluslararası yatırımcıları ve iş dünyasının temsilcilerini Bakü'de bir araya getirecek. TABA-AmCham Azerbaycan/Bakü Temsilciliği ev sahipliğinde ve T.C. Azerbaycan Büyükelçiliği iş birliğiyle 22 Ekim 2026 tarihinde Bakü Radisson Hotel’de hayata geçirilecek zirve; Azerbaycan Ekonomi Bakanlığı, SOCAR ve ASK’ın destekleriyle düzenlenecek. Sektörlerin Öncü İsimleri Bakü Zirvesi’nde Stratejik Oturumda Buluşuyor Yarım günlük yoğun bir program akışıyla gerçekleştirilecek zirvede; yatırım, ticaret, enerji, savunma sanayii, lojistik, teknoloji ve inovasyon, finans, turizm ve dijital dönüşüm gibi geleceğin yönünü belirleyen stratejik sektörler ele alınacak. Program boyunca katılımcılar, sektörün önde gelen isimleriyle ve yatırım fırsatlarıyla ilgili olarak kamu yöneticileriyle görüşme gerçekleştirme fırsatı bulacak. Zirvenin açılış programı, TABA-AmCham Azerbaycan/Bakü Temsilcisi Qızılı Seyidova’nın yapacağı karşılama konuşmasıyla başlayacak. Ardından TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı açılış konuşmasını gerçekleştirecek. Etkinliğin en önemli bölümlerinden biri olan "Hazar Köprüsü – Küresel Yatırım, Teknoloji, Ticaret ve Stratejik İş Birlikleri" paneli, Ramazan Karaşahin’in moderatörlüğünde gerçekleştirilecek. Bölgesel ticarete ve teknolojik yatırımlara yön veren uzman isimlerin yer alacağı panelde TABA-AmCham Yönetim Kurulu Üyesi Murat Doğan, TABA-AmCham Savunma-Havacılık-Uzay Sanayi Komite Başkanı Mert Ünsal, TABA-AmCham İngiltere/Londra Temsilcisi Cem Congar, TABA-AmCham Bilgi Teknolojileri Komite Başkan Atakan Çetintaş ile Zeynep Cıgal konuşmacı olarak yer alacak. Teknolojiden Lojistiğe Avrasya’nın Geleceği Bu Zirvede Şekilleniyor Geniş bir vizyonla kurgulanan zirvede, Avrasya coğrafyasının ekonomik dinamiklerini şekillendirecek kritik başlıklar detaylıca masaya yatırılacak. Bu kapsamda katılımcılar, Türkiye–Azerbaycan-ABD ticaretindeki yeni fırsatlar ve stratejik iş birlikleri, Avrasya stratejik sektörlerinde yatırım ve ortak girişim fırsatları, teknoloji ve dijital dönüşümün bölgesel rekabet gücüne etkisi, lojistik, gümrük ve tedarik zincirlerinde yeni koridorlar, savunma ve havacılık sanayiinde Türkiye–Azerbaycan iş birliği potansiyeli, yeni nesil teknolojiler, inovasyon ve bölgesel yatırım ekosistemi, Bakü merkezli bölgesel ticaret ve yatırım ağlarının geliştirilmesi ile Türkiye–Azerbaycan ekonomik ortaklığından Avrasya pazarlarına açılım konularını derinlemesine tartışma imkânı bulacaklar. “Yeni Yatırımlar. Güçlü Ortaklıklar. Ortak Gelecek” vizyonuyla hareket eden TABA-AmCham Avrasya Yatırım ve İş Ağı Zirvesi 2026, katılımcılarına yalnızca ticari bir platform sunmakla kalmayıp; Avrasya’ya uzanan ticaret yollarının geleceğini şekillendirecek stratejik iş birliklerine zemin hazırlayacak. Sınırları aşan fırsatları, güçlü ortaklıkları ve sürdürülebilir yatırımları bir araya getiren zirve, bölgesel iş birliğini küresel ölçekte değer üreten kalıcı bağlara dönüştürmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı Kapılarını Açtı Haber

Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı Kapılarını Açtı

Avrasya Ambalaj İstanbul 2026 üreticiler, tedarikçiler, yatırımcılar ve satın alma profesyonelleri için ticari temas ve yeni iş bağlantıları açısından önemli bir buluşma zemini oluşturuyor. Ambalaj ticaretinin Avrasya Bölgesindeki önemli platformlarından Avrasya Ambalaj İstanbul, 13–16 Ekim 2026 tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın desteği, Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. organizasyonu ve Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) iş birliğiyle gerçekleştiriliyor. Fuar; Ambalaj Makinecileri Derneği (AMD), Etiket Sanayicileri Derneği (ESD), Esnek Ambalaj Sanayicileri Derneği (FASD), Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği (KASAD), Oluklu Mukavva Sanayicileri Derneği (OMÜD) ve Sert Plastik Ambalaj Sanayicileri Derneği’nin (SEPA) de desteğini alıyor ve 120 bin metrekare kapalı alanda, 14 salonda yerli ve yabancı firma ve firma temsilcisini ağırlıyor. Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı’nın açılışına; RX Tüyap Genel Müdürü Berkan Öner, Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir, Türkiye Makina Federasyonu (MAKFED) Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Adnan Dalgakıran, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanı Ender Yılmaz, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu ile birçok sektörel sivil toplum kuruluşu yöneticileri ve iş dünyası temsilcileri katıldı. 130’ün Üzerinde Ülkeden Katılım Var RX Tüyap Genel Müdürü Berkan Öner, açılışta yaptığı konuşmada Avrasya Ambalaj İstanbul'un, Avrupa’nın ikinci büyük, Avrasya Bölgesi’nin ise her yıl düzenlenen en büyük ve en etkili ambalaj endüstrisi fuarı olduğuna işaret ederek, fuarın 35 ülkeden 1100’ün üzerinde firma ve firma temsilciliğinin katılımıyla açıldığını kaydetti. Yıl boyunca yurt içi ve yurt dışı pazarlarda kapsamlı dijital ve geleneksel tanıtım çalışmaları yürüttüklerini ve fuarın uluslararası bilinirliğini ve erişim alanını sürekli genişlettiklerini kaydeden Öner, "Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı, Türkiye ambalaj endüstrisinin küresel pazarlara açılmasında önemli bir ticaret platformu olma özelliğini taşıyor. Bu yıl 135 ülkeden ziyaretçiyi ağırlamayı hedefleyerek fuarımızın uluslararası erişimini daha da güçlendirmeyi ve küresel ambalaj sektörünün önde gelen buluşma noktalarından biri olarak konumunu pekiştirmeyi amaçlıyoruz. 40 ülkede yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde; gıda, içecek, kozmetik, e-ticaret, lojistik ve catering alanları başta olmak üzere yaklaşık 200 kişiden oluşan uluslararası VIP alım heyetimizi, katılımcı firmalarımızla karşılıklı görüştürerek yeni iş bağlantıları kurulmasına aracı olacağız. Bu ikili iş görüşmelerinin ülkemizin ihracat hacmine katkı sağlamasını temenni ediyoruz" dedi. İstanbul Dört Gün Boyunca Dünyanın Ambalaj Başkenti Olacak Fuarın açılışında konuşan Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir, Türkiye ambalaj sanayisinin dünyada kazandığı güveni pekiştirmek ve gelecek kuşaklara daha güçlü bir sektör bırakmak için birlikte çalıştıklarını belirterek, "Otuz yılı aşkın süre önce, yaklaşık bin metrekarelik bir alanda, 50 katılımcıyla başlayan bu mütevazı buluşma, bugün dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturuyor. Bu tablo, Türkiye ambalaj sanayisinin üretim gücünü ve dünyada kazandığı itibarı gösteriyor. İstanbul, bu yıl da dört gün boyunca dünyanın ambalaj başkenti olacak" dedi. Zeki Sarıbekir, sektörün 2026’nın ilk yarısında gerçekleştirdiği ihracatın geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 9 artarak 3,8 milyar doların üzerine çıktığını belirtti. Aynı dönemde dış ticaret fazlasının da yaklaşık yüzde 13 artışla 1,6 milyar dolara yaklaştığını vurgulayan Sarıbekir, sektörün böylece son yedi yılın ilk altı aylık dönemleri içinde en yüksek dış ticaret fazlasına ulaştığını ifade etti. Sektörün 2030 yılı için 50 milyar dolarlık büyüklük ve 10 milyar dolarlık ihracat hedefi bulunduğuna dikkat çeken Zeki Sarıbekir, bu hedeflere ulaşmada üretim kapasitesinin yanı sıra katma değerli ürünlerin payının artırılmasının belirleyici olacağını söyledi. Zeki Sarıbekir, "Katma değerli ürünlerin ihracatımızdaki payını artırmak, sektörümüzün kalıcı rekabet gücü için bir zorunluluk. Bunu başarabilecek tecrübemiz, mühendislik birikimimiz ve üretim altyapımız var. Küresel pazarlarda yoğunlaşan rekabette, tasarım, teknoloji ve sürdürülebilir üretimle daha güçlü bir konuma gelebiliriz. Dünyanın değişen ihtiyaçlarına kendi teknolojimiz ve tasarımımızla cevap vererek güçleneceğiz. Önümüzdeki büyüme alanı burada. Türkiye ambalaj sanayisinin bu adımı atacağına yürekten inanıyorum." ifadelerini kullandı. Türkiye Makina Federasyonu (MAKFED) Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Adnan Dalgakıran, ambalaj sektörünün ürünlerin markalaşma sürecinde kritik bir rol üstlendiğini belirterek, Türkiye’nin değişen küresel rekabet koşullarına uyum sağlaması gerektiğine dikkat çekti. Dalgakıran, “Türkiye artık düşük iş gücü maliyetleriyle rekabet edebileceği bir noktada değil. Bu nedenle yeni rekabet unsurlarımızı doğru belirlememiz gerekiyor. Ambalaj sektörü, yalnızca teknolojisiyle değil, tasarım gücüyle de Türkiye’nin yeni rekabet avantajlarından biri olabilir. Ürünlerin markalaşmasında ambalajın çok büyük önemi var. Ancak bunun için yalnızca kendi toplumumuzun değil, ihracat yaptığımız ülkelerin de sosyolojik yapısını doğru analiz etmeliyiz. Dünyada değişmeyen tek gerçek değişimin kendisi. Türkiye olarak bu değişimi yaratan ülkeler arasında olamasak bile, yaşanan dönüşümü hızla anlayıp buna uyum sağlayabilecek beceriyi göstermemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, kimya ve plastik ambalaj sektörlerinin ihracat performansına dikkat çekerek, sektörün Türkiye ekonomisine sağladığı katkıyı vurguladı. Aracı, “Bugün, ambalaj sektörümüzün Türkiye’deki en prestijli ve en büyük buluşma noktası olan Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı’nın 31’incisinin açılışında bulunuyoruz. 2026 yılı Ocak-Eylül döneminde kimya sektörü ihracatımız, bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 7 artarak 25,8 milyar dolar seviyesine ulaştı. Yıl sonu hedefimiz ise 35 milyar dolar. Bu büyük başarıda, en dinamik sektörlerimizden biri olan plastik sektörünün de önemli bir payı bulunuyor. 2026 yılının ilk dokuz ayında plastik ambalaj ihracatımız, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12,6 artarak 3,2 milyar dolara yükseldi. Bu başarının tesadüf olmadığını ve arkasında güçlü sektör yapılanmasının bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Fuarın tüm katılımcı firmalarımıza bereketli kazançlar getirmesini temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanı Ender Yılmaz, ambalaj sektörünün farklı üretim alanlarını destekleyen stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı dönüşümün önemine dikkat çekti. Yılmaz, “Ambalaj, günlük hayatımızın görünmeyen ama vazgeçilmez bir parçası konumunda. Üretilen her ürünün korunması, taşınması, saklanması ve tüketiciye sağlıklı biçimde ulaştırılması ambalaj sayesinde mümkün. Bu yönüyle ambalaj sektörü, yalnızca bir üretim alanı değil; gıdadan sağlığa, makineden lojistiğe ve perakendeye kadar geniş bir ekosistemi besleyen stratejik güç. Ambalaj sanayisinde 3 binin üzerinde şirket, 100 bini aşkın kişiye istihdam sağlıyor. Sektörün oluşturduğu ekonomik ekosistemin yıllık büyüklüğünün ise 30 milyar doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Ancak dünyada rekabet koşulları hızla değişiyor. Artık yalnızca üretmek yetmiyor; daha iyi tasarlamak, daha verimli üretmek, kaynakları daha akıllı kullanmak ve çevreye daha duyarlı çözümler geliştirmek gerekiyor. Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, sanayimizin geleceği için bir zorunluluk.” ifadelerini kullandı. Fuarın açılışında konuşan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ambalaj sektörünün Türkiye’nin sanayi ve ihracatındaki önemli rolüne dikkat çekerek, sektörün gelişiminin diğer üretim alanlarını da doğrudan desteklediğini vurguladı. Bahçıvan, “Ambalaj, hayatımızın her aşamasında yer alan ve sanayimizin gelişimine önemli katkılar sağlayan bir sektör. Ambalajınızı geliştirdikçe ürününüzün kalitesini artırmaya, ürününüzü geliştirdikçe de ambalaja yönelik yatırımlarınızı büyütmeye yöneliyorsunuz. Dolayısıyla birbirini besleyen ve sanayimizin gelişimini hızlandıran bir yapıdan söz ediyoruz. Türkiye’nin üretiminde, sanayisinde ve ihracatında ambalaj sektörümüzün çok büyük payı var. Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı ürünlerimizi, projelerimizi ve yenilikçi çözümlerimizi mevcut ve potansiyel alıcılarla buluşturarak son derece kıymetli bir görev üstleniyor. Dünyada ve ülkemizde yaşanan tüm zorluklara rağmen sanayicilerimizin bu fuara enerjisini, heyecanını ve geleceğe yönelik umudunu ortaya koyarak katılması, sektörümüzün kararlılığını ve üretim gücünü gösteriyor.” ifadelerini kullandı. Ayrıca konuşmasında Tüyap Fuarcılık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Ünal’a da özel olarak teşekkür eden Bahçıvan, Ünal’ın yıllar önce ortaya koyduğu vizyonla Türkiye’de fuarcılık sektörünün gelişimine, sanayinin güçlenmesine ve uluslararası ticaretin büyümesine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Ambalaj Sektörünün Dünya Pazarındaki Payını Artırmalıyız Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Çetin Tecdelioğlu fuarın açılışında yaptığı konuşmada, Türk ambalaj sektörünün ihracat potansiyeline dikkat çekerek, küresel pazardaki payının artırılması ve sürdürülebilir üretim yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Tecdelioğlu, “Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı’nın 31 yıldır başarıyla sürdürülmesi, sektörümüzün üretim ve ihracat gücünün önemli bir göstergesi. Türk ambalaj sektörü, geçtiğimiz yıl 7,3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu yıl ise 8 milyar dolar seviyesinin aşılması hedefleniyor. Ancak yaklaşık 380 milyar dolarlık dünya ambalaj pazarından aldığımız pay hâlâ yüzde 2 seviyesinde. Bu oranı mutlaka yukarı taşımamız gerekiyor. Daha fazla yatırım yaparak, üretim kapasitemizi artırarak ve yeni pazarlarda güçlü ticari ilişkiler kurarak Türk ambalaj ürünlerinin dünyadaki varlığını genişletmeliyiz. Bununla birlikte sürdürülebilirlik, yeni nesil ambalaj teknolojileri ve karbon ayak izinin azaltılması sektörümüzün öncelikli gündemleri arasında yer alıyor. Firmalarımızın atık yönetimi ve enerji dönüşümü alanındaki yatırımlarını hızlandırması, küresel rekabet gücümüzü korumamız açısından büyük önem taşıyor. Fuarın yeni iş birliklerine, daha güçlü ihracat rakamlarına ve sektörümüzün büyümesine katkı sağlamasını diliyorum.” ifadelerini kullandı. Ambalaj Değer Zinciri Tek Çatı Altında Avrasya Ambalaj İstanbul’da ambalaj ürünlerinden ambalaj makinelerine, gıda ve içecek işleme makinelerinden baskı ve konverting teknolojilerine, içecek ve sıvı gıda üretim teknolojilerinden entegre üretim ve lojistik sistemlerine kadar uzanan yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler tek çatı altında ziyaretçilerle buluşuyor. Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerden sektör profesyonellerini İstanbul’da buluşturan fuar, üreticiler, tedarikçiler, yatırımcılar ve satın alma profesyonelleri için ticari temas ve yeni iş bağlantıları açısından önemli bir buluşma zemini oluşturuyor. Uluslararası Alım Heyetleri B2B Görüşmeler İçin İstanbul’da Avrasya Ambalaj İstanbul kapsamında yürütülen Uluslararası Alım Heyeti Programı, farklı pazarlardan satın alma ve tedarik ihtiyaçları bulunan profesyonelleri katılımcı firmalarla bir araya getiriyor. Orta Asya, Orta Doğu, Avrupa ve Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan gelen alıcılarla gerçekleştirilen B2B görüşmelerde ambalaj makineleri, gıda işleme teknolojileri ve ilgili çözümlere yönelik ticari fırsatların geliştirilmesi hedefleniyor. Program, özellikle belirli ürün ve teknoloji gruplarına yönelik satın alma ihtiyacı bulunan profesyonellerin doğru tedarikçilerle doğrudan temas kurmasına imkân sağlıyor. Yeni Nesil Çözümler ve Sürdürülebilirlik Gündemde Ambalaj sektöründe üretim verimliliği, kaynakların daha etkin kullanılması ve sürdürülebilir üretim modellerine yönelik ihtiyaçlar teknolojik dönüşümü hızlandırıyor. Avrasya Ambalaj İstanbul da bu dönüşümün farklı başlıklarını bir araya getiriyor. Fuarda otomasyon, malzeme optimizasyonu, kaynak verimliliği, geri dönüştürülebilir malzemeler ve döngüsel ekonomi hedeflerini destekleyen uygulamaların yanı sıra ambalaj tasarımı ve üretim teknolojilerindeki yeni çözümler ziyaretçilerin incelemesine sunuluyor. Bu kapsamıyla fuar, sektör profesyonellerine yalnızca yeni ürün ve tedarikçileri keşfetmek değil, aynı zamanda üretim süreçlerini geliştirebilecek ve rekabet gücünü destekleyebilecek teknolojileri değerlendirme fırsatı da sunuyor. Food-Tech Eurasia ve Printpack & Converting Özel Bölümleri ile Anahtar Teslimi Çözümler Ambalaj endüstrisinin tüm ihtiyaçlarına yönelik kapsamlı çözümleri buluşturan Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı, sektör profesyonellerine üretimden son ürüne uzanan geniş bir ürün ve teknoloji yelpazesini keşfetme fırsatı sunuyor. Food-Tech Eurasia Özel Bölümü gıda ve içecek üreticileri ile, işleme ve hazırlık süreçlerinden üretim hatlarına, dolum teknolojilerinden ambalajlama çözümlerine kadar üretimin farklı aşamalarına yönelik teknolojileri aynı çatı altında incelemek isteyen, profesyoneller için tamamlayıcı bir teknoloji alanı olarak ön plana çıkıyor. Printpack & Converting Özel Bölümü’nde ise ambalaj baskı, etiket, oluklu mukavva, kağıt-karton ambalaj üretimi ve konverting teknolojilerine yönelik en yeni çözümler bir arada sunuluyor ve baskıdan laminasyona, kesimden kaplamaya kadar üretim süreçlerini geliştirmek isteyen sektör profesyonellerinin incelemesine sunuluyor. Genç Tasarımcılar Ödüllendirilecek Türkiye’de ambalaj tasarımı alanındaki genç yeteneklerin keşfedilmesine öncülük eden Ambalaj Ay Yıldızları Öğrenci Yarışması, 2004 yılından bu yana Ambalaj Sanayicileri Derneği tarafından, Avrasya Ambalaj İstanbul kapsamında ve Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. iş birliğiyle kesintisiz olarak düzenleniyor. Yarışmanın 22. dönem kazananları, fuarın açılış günü akşamında gerçekleştirilecek resepsiyonda açıklanacak. Fuar Sektör Ekosistemine Ev Sahipliği Yapıyor 30 yılı aşkın geçmişiyle Avrasya Ambalaj İstanbul, 2026 yılında da ambalaj endüstrisinin farklı segmentlerini uluslararası ticaret odağında bir araya getiriyor. 13–16 Ekim tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde ziyaret edilebilecek fuar; ambalaj üreticilerinden makine ve teknoloji tedarikçilerine, gıda işleme teknolojilerinden baskı ve konverting çözümlerine kadar geniş bir sektör ekosistemine ev sahipliği yapıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Diplomaside Kariyerin Kapıları Gençlere Açılıyor Haber

Diplomaside Kariyerin Kapıları Gençlere Açılıyor

Diplomasi ve uluslararası ilişkiler alanında değişen kariyer olanakları, üniversiteler ile profesyonel dünya arasındaki etkileşimin önemini artırıyor. Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü tarafından 9 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen “Beyond Academia: Careers in Diplomacy and International Affairs” başlıklı seminer, akademik eğitimin ötesindeki kariyer seçeneklerini gündeme taşıdı. Yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen programda, uluslararası ilişkiler eğitiminin diplomasi, uluslararası kuruluşlar ve iş dünyasındaki karşılığı değerlendirildi. “AKADEMİK BİLGİ SAHADAKİ DENEYİMLE DESTEKLENMELİ” Program kapsamında gençlerle bir araya gelen Prestige Diplomatique Başkanı Sepehr Haddad, diplomasi alanında kariyer hedefleyen öğrencilerin farklı disiplinlerde kendilerini geliştirmelerinin önemine dikkat çekerek, “Bugün diplomasi yalnızca devletler arasındaki resmi ilişkilerle sınırlı değil. Ekonomi, kültür, ticaret ve uluslararası iletişim de bu alanın önemli parçalarını oluşturuyor. Gençlerin üniversitede kazandıkları teorik bilgiyi sahadaki deneyimlerle desteklemeleri, farklı kültürleri tanımaları ve uluslararası gelişmeleri yakından takip etmeleri gerekiyor. Özellikle yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin sahip olduğu araştırma ve analiz becerileri, diplomasi dünyasında önemli bir karşılık bulabilir” ifadelerini kullandı. GENÇLER İÇİN YENİ KARİYER ALANLARI Uluslararası ilişkiler alanında akademik çalışmalarını sürdüren öğrenciler açısından diplomatik temsilcilikler, uluslararası kuruluşlar, kamu diplomasisi ve özel sektör gibi farklı kariyer alanlarının önem kazandığı günümüzde, üniversitelerde düzenlenen bu tür buluşmalar mesleki farkındalığın gelişmesine katkı sağlıyor. Bilkent Üniversitesi'nde gerçekleştirilen seminer de akademi ile diplomasi dünyası arasındaki bilgi ve deneyim paylaşımına zemin hazırladı. Prestige Diplomatique’in tüm iletişim süreçlerini takip eden North PR Media; kurumun medya ilişkileri, basın iletişimi, etkinlik ve özel organizasyonlarının iletişim çalışmalarını yürütüyor. North PR Media, aynı zamanda Prestige Diplomatique’in diplomasi ve iş dünyasına yönelik faaliyetlerinin ulusal ve uluslararası iletişim kanallarında daha geniş kitlelere ulaştırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

LOGISTECH’te Zengezur Koridoru ve Alsancak Limanı’nın Geleceği Konuşuldu Haber

LOGISTECH’te Zengezur Koridoru ve Alsancak Limanı’nın Geleceği Konuşuldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından 7-9 Ekim tarihlerinde Fuar İzmir’de düzenlenen LOGISTECH 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda, Zengezur Koridoru’nun bölgesel ticarete katkısı ve Alsancak Limanı’nın yeni dönem hedefleri masaya yatırıldı. Ulaştırma bağlantılarının güçlendirilmesi, dijitalleşme, operasyonel verimlilik ve altyapı yatırımları öne çıkan başlıklar oldu. “Hava, kara ve deniz taşımacılığını birlikte değerlendirmeliyiz” “Zengezur Koridoru: Türk Devletleri Arasında Ulaştırma Koridorlarının Geleceği” başlıklı oturumun moderatörlüğünü Türkiye-Azerbaycan İş Adamları ve Sanayicileri Birliği (TÜİB) Lojistik ve Nakliye Komitesi Başkanı Vusal Xalilov yaptı. Oturumda; Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yönetim Kurulu Üyesi Ayfer Vurgun, Ege Üniversitesi İşletme Bölümü Lojistik Yönetimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burcu Aracıoğlu, Lojistik Hizmet Sağlayıcılar Derneği (LOJİDER) üyesi ve Artway Lojistik Satış Müdürü Fatih Dülger, AGTL Yönetim Kurulu Üyesi ve WILAT Azerbaycan Başkanı Lamiya Xalilova ile Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Avrupa Ülkeleri Uzmanı Sena Çelikten konuşmacı olarak yer aldı. UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi Ayfer Vurgun, Zengezur Koridoru’nun Türkiye’nin uluslararası ulaştırma bağlantılarını güçlendireceğini belirterek, “Mevcut güzergâhlara alternatif bir yolun bulunması, bölgesel taşımacılık ağını güçlendiren önemli bir unsur” dedi. Koridorun yalnızca demir yolu üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Vurgun, “Hava, kara ve deniz taşımacılığını birlikte değerlendirmeliyiz. Güzergâh boyunca hizmetlerin ve fiyatlandırmanın şeffaf olması, Hazar geçişlerinde gemi ve tren seferlerinin düzenli hâle getirilmesi gerekiyor” diye konuştu. Dijitalleşme ve mevzuat uyumu öne çıktı Ege Üniversitesi İşletme Bölümü Lojistik Yönetimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burcu Aracıoğlu, Zengezur Koridoru’nun başarısının yalnızca ulaşım altyapısının kurulmasına bağlı olmadığını belirtti. Aracıoğlu, “Bir koridorun başarısı için teslimatın maliyetini, süresini ve herhangi bir sorun yaşandığında sorumluluğun kimde olduğunu baştan tanımlamak gerekiyor. Hazar geçişlerinde demir yolu ve deniz yolu entegrasyonu da bu zincirin en kritik noktalarından biri” dedi. Dijitalleşmenin yanı sıra sınır geçişlerinin ve ülkeler arasındaki mevzuat uyumunun önemine dikkat çeken Aracıoğlu, Türkiye’nin depolama, yük birleştirme ve katma değerli lojistik hizmetler alanındaki gücünün koridorla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Artway Lojistik Satış Müdürü Fatih Dülger de Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor Projesi’nin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirterek, “Orta Koridor’u tek tek güzergâhlar olarak değil, Londra’dan Çin’e kadar uzanan bütün bir hat olarak düşünmeliyiz. Dijitalleşme de koridorun verimliliği açısından zorunlu. Bir ülkede başlayan dijitalleşme diğer ülkede sekteye uğrarsa maliyet ve süre artıyor” dedi. “Taşımacılıkta belirsizlik bir maliyettir” AGTL Yönetim Kurulu Üyesi ve WILAT Azerbaycan Başkanı Lamiya Xalilova, Zengezur Koridoru’nun Türk devletleri arasındaki ulaştırma ve ticaret bağlantılarını güçlendireceğini vurguladı. Xalilova, “Bu koridor Azerbaycan ile Nahçıvan’ı, Türkiye’yi ve Orta Asya’yı birbirine bağlayan önemli bir ulaşım hattı olacak. Hazar geçişlerinin etkin ve düzenli çalışması, koridorun başarısı açısından büyük önem taşıyor” diye konuştu. UND Avrupa Ülkeleri Uzmanı Sena Çelikten ise taşımacılıkta öngörülebilirliğin önemine dikkat çekti. Çelikten, “Taşımacılıkta belirsizlik bir maliyettir. Bizim için önemli olan yalnızca yolun varlığı değil, yükün ne kadar sürede ve hangi maliyetle hareket edeceğinin öngörülebilmesi. Sınır geçişleri ve mevzuat farklılıkları da süreci etkileyecektir. Yeni yollar kadar mevcut yolların birbirine bağlanması, belgelerin dijitalleşmesi ve uygulamaların ülkeler arasında uyumlaştırılması gerekiyor” dedi. Alsancak Limanı’nda yeni dönem ve yatırım hedefleri “İzmir’in Denizden Geleceğe Açılan Kapısı: Alsancak Limanı’nda Yeni Dönem ve Yeni Vizyon” başlıklı oturumda, limanın bölge ekonomisindeki stratejik rolü, yeni işletme dönemi ve planlanan yatırımlar ele alındı. Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Danışmanı ve eski Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erdemir’in moderatörlüğündeki oturuma, İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, Türkiye Varlık Fonu (TVF) İzmir Alsancak Limanı Yatırım ve Yönetim AŞ Operasyon ve Ticari Stratejiler Genel Müdür Yardımcısı Arcan Fayatorbay ile Alport Limanlar İş Geliştirme Direktörü Onurhan Kadıoğlu katıldı. İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, Alsancak Limanı’nın İzmir ve Ege Bölgesi’nin dış ticareti açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek hız ve verimliliğin liman operasyonlarında belirleyici olduğunu vurguladı. Gemilerin limanda bekleme sürelerinin azaltılması gerektiğini belirten Öztürk, “35 yıldır bu limanı savunanlardan biriyim. Limanın temel kullanıcısı gemidir ve gemi hareket etmek ister, durmak istemez. Durmak maliyet kaybıdır. Bu nedenle limanın hızlı ve etkin çalışması gerekiyor” dedi. Alsancak Limanı’nın yük hacmi artacak TVF İzmir Alsancak Limanı Yatırım ve Yönetim AŞ Operasyon ve Ticari Stratejiler Genel Müdür Yardımcısı Arcan Fayatorbay, limanın altyapısını güçlendirerek bölgenin ticari faaliyetlerine daha fazla katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Rıhtımların rehabilitasyonu, liman sahalarının ve teknolojik altyapının geliştirilmesi, gemi yaklaşma kanalının derinleştirilmesi ve kuru liman yatırımlarının öncelikli başlıklar arasında yer aldığını belirten Fayatorbay, yük hacmini 2029 yılına kadar 1 milyon TEU’ya, ikinci faz yatırımlarıyla da kapasiteyi 3 milyon TEU’nun üzerine çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti. Alsancak Limanı’nın uluslararası rekabet gücünü artırarak Pire Limanı’ndan aktarma yükü çekmeyi amaçladıklarını belirten Fayatorbay, yatırımların İzmir ve Ege ekonomisine katkı sağlayacağını kaydetti. Limanın kapasitesi artarken kent trafiğine etkisinin azaltılmasının da hedeflendiğini belirten Fayatorbay, otoyoldan limana doğrudan bağlantı sağlanmasına yönelik çalışmaların başlayacağını söyledi. Liman çevresinde tır kuyruklarının oluşmasını önlemek için saha düzenlemeleri yapılacağını aktaran Fayatorbay, limana ait demir yolu bağlantılarının devralınması ve yakınında kurulacak kuru liman aracılığıyla yüklerin demir yoluyla taşınmasının planlandığını ifade etti. Bu düzenlemelerle artan liman kapasitesinin İzmir kent trafiği üzerindeki etkisinin en aza indirilmesi amaçlanıyor. Liman-demir yolu bağlantısı güçlendirilecek Alport Limanlar İş Geliştirme Direktörü Onurhan Kadıoğlu, yeni işletme döneminde operasyonların kesintisiz sürdürüldüğünü belirtti. Kadıoğlu, “Limanı devraldığımız anda operasyonun devamlılığı bizim için en önemli konuydu. Bundan sonraki hedefimiz, her gün bir önceki günden daha iyi bir noktaya ulaşmak” dedi. Saha, ekipman, terminal ve dijital altyapının da geliştirileceğini kaydetti. Oturumun moderatörü Aydın Erdemir ise Alsancak Limanı’nın tarihsel gelişiminde demir yolunun önemli bir rol oynadığını vurguladı. Erdemir, “İzmir’de liman ve demir yolunun birlikte gelişmesi, kentin ticari kimliğinin oluşmasında önemli rol oynadı. Bugün de liman-demir yolu bağlantısını modern altyapı ve etkin işletmecilik anlayışıyla güçlendirmek, İzmir’in lojistik geleceği açısından büyük önem taşıyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin'de Kadınlar Ekonomik Hayatta Daha da Güçlü Haber

Mersin'de Kadınlar Ekonomik Hayatta Daha da Güçlü

Bu desteklerden yararlanan üretici kadınlardan Melis Aydın, Uluslararası Tarsus Festivali’nde açtığı stantla başlayan girişimcilik yolculuğunu, kendi işletmesini kurarak sürdürdü. Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kadınlara sunduğu stant imkânları sayesinde ürünlerini vatandaşlarla buluşturma fırsatı yakalayan Aydın, festivalde edindiği deneyimin ardından kendi işletmesini açmaya karar verdi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nın kadınların üretimlerini ekonomik değere dönüştürmeleri ve girişimciliklerini geliştirmeleri amacıyla sunduğu destekler, kadınların kendi işletmelerini kurmalarına da katkı sağlıyor. Festival standından kendi işletmesine uzanan bir başarı hikâyesi Büyükşehir’in sunduğu desteklerden yararlanan ve Tarsus’ta çalışmalarını sürdüren üretici kadınlardan Melis Aydın, 1. Uluslararası Tarsus Festivali’nde açtığı stantla başlayan girişimcilik yolculuğunu, kendi işletmesini kurarak sürdürdü. Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kadınlara sunduğu stant imkânları sayesinde ürünlerini vatandaşlarla buluşturma fırsatı yakalayan Aydın, festivalde edindiği deneyimin ardından kendi işletmesini açmaya karar verdi. Takı ve toka satışı yapan üretici Melis Aydın’ın ürünleri arasında doğal taşlardan oluşan ürünler de bulunuyor. Kendi işletmesini kurarak üretimlerini ekonomik değere dönüştüren Aydın, dükkânında başka kadınların ürettiği çeşitli ürünlere de yer vererek onların emeklerini daha geniş kitlelerle buluşturmalarına ve gelir elde etmelerine katkı sağlıyor. Büyükşehir, kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer almalarına katkı sunuyor Mersin Büyükşehir Belediyesi, kadınların yalnızca üretim yapmalarını değil, ürettikleri ürünleri ekonomik kazanca dönüştürerek sürdürülebilir işletmeler kurmalarını da hedefliyor. Bu kapsamda kadın girişimcilere ve üretici kadınlara stant imkânlarının yanı sıra sosyal medya kullanımı, ticaret, satış-pazarlama ve diksiyon gibi farklı alanlarda eğitimler de veriliyor. Kadınların üretimden girişimciliğe uzanan yolculuklarında yanlarında olan Büyükşehir Belediyesi, kadın emeğini destekleyerek kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer almalarına katkı sunuyor. Sert: “Kadın girişimcilerin kendi işletmelerini açmalarına da destek oluyoruz” Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı’nda görev yapan Burcu Sert, Büyükşehir olarak kadınların sürdürülebilir bir işletme açma hedeflerinde daima yanlarında olduklarını ifade ederek, “Amacımız sadece kadınların üretim yapmalarını sağlamak değil. Aynı zamanda, onların sürdürülebilir bir şekilde kendi işletmelerini açmalarına da destek oluyoruz. Bu kapsamda üretici kadınlara sosyal medya kullanımı, ticaret, satış-pazarlama ve diksiyon eğitimi gibi çeşitli eğitimler veriyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak; kadınlara mali kaynak yaratmak için çıktığımız bu yolda, tüm kadın girişimcilerimize her anlamda destek olmaktan da ayrıca mutluluk duyuyoruz” diye konuştu. Aydın: “Ürünlerimi ekonomik değere dönüştürmek amacıyla bu yola çıktım” 4 yıl önce ticaret serüveninin başladığını ifade eden üretici Melis Aydın, etrafında farklı ürünler yapan kadınlar olduğunu ve bu ürünleri bir ekonomik değere dönüştürmek amacıyla yola çıktığına değindi. Aydın, “Bu işin henüz başındayken Uluslararası Tarsus Festivali ile tanıştım. Bir arkadaşım aracılığı ile burada stant açma teklifi geldi bana. Orası insanlarla birebir iletişim kurduğum ilk yerdi. Kadınlarla buluştum. Benim için çok güzel bir deneyimdi. Kadınlara sosyal medyadan erişiyordum, ancak bir araya gelemiyordum. Festival sayesinde bu imkâna eriştim. Şehir dışından gelenlerle kaynaşma şansım oldu ve bu sayede Mersin dışından da müşterilerim oldu” dedi. “Kadınlara destek vermek, bir yerel yönetimin vizyonunun ne kadar geniş olduğunu gösteriyor” Büyükşehir’in sağlamış olduğu desteklerle işi büyütebileceğine inandığını ve bir dükkân açmaya karar verdiğini sözlerine ekleyen Aydın, “Üretici ve girişimci kadınlara destek vermek, bir yerel yönetimin vizyonunun ne kadar geniş olduğunu gösteriyor. Mersin Büyükşehir’e çok teşekkür ediyorum. Çünkü benim hayallerime büyük katkıları var. Kadınlar çok güçlü. Yapmak isteyen her kadın bir yerden bu işe başlamalı” sözlerine yer verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.