Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ticaret

Kapsül Haber Ajansı - Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bölgesel Kriz ve Türk İhracatçıları Bekleyen Riskler Haber

Bölgesel Kriz ve Türk İhracatçıları Bekleyen Riskler

İran Krizi ve Türkiye İhracatı:Riskler, Senaryolar ve Hazırlık Stratejileri 28 Şubat 2026'da başlayan ABD-İsrail ortak askeri operasyonu, bölgeyi son on yılların en ciddi güvenlik kriziyle karşı karşıya bırakmıştır. Hürmüz Boğazı'nın fiilen abluka altına alınması, 170'ten fazla konteyner gemisinin Körfez'de mahsur kalması, Dubai dahil birçok uluslararası havalimanının kapanması ve 5 Mart itibarıyla savaş riski sigortalarının iptal edilecek olması, küresel ticareti derinden etkileyen gelişmelerdir. Türk ihracatçıları açısından enerji ithalat maliyetlerindeki artış, TL üzerindeki kur baskısı, navlun ve sigorta primlerindeki sıçrama ile Tebriz-Ankara doğalgaz boru hattı sözleşmesinin Temmuz 2026'da dolacak olması en acil risk unsurları olarak öne çıkmaktadır. The Globby Araştırma Ekibi, bu riskleri ve olası gelişmeleri ITC TradeMap verileri, petrol fiyat senaryoları ve ambargo rejimi analizleri çerçevesinde değerlendiren kapsamlı bir rapor hazırladı. Tablo 1: Türk İhracatçılar İçin Temel Risk Alanları Risk Alanı Mevcut Durum İhracata Potansiyel Etki Hürmüz Boğazı Ablukası Fiilen kapalı; 150+ tanker demir attı Körfez'e sevkiyat durma noktasında; alternatif rota zorunlu Enerji Maliyeti Brent 77 $'a sıçradı (zirve 82+$) Girdi maliyeti artışı; enerji yoğun sektörlerde marj baskısı Navlun ve Sigorta Navlun +%50-100; sigorta primi 2 katına çıktı FOB/CIF fiyat dengesini bozar; teklif fiyatlarının güncellenmesi şart Döviz Kuru TL/USD 43,92-43,97 (rekor düşük yakını) İthal girdi maliyeti artışı; ancak dolar bazlı rekabet gücü desteği Doğalgaz Arzı Tebriz-Ankara sözleşmesi Temmuz 2026'da doluyor Arz kesintisi riski; pahalı spot LNG'ye yönelim Yaptırım Riski İran ile ticaret yapana %25 ABD tarifesi tehdidi ABD pazarı kaybı riski; uyum politikası zorunlu Kızıldeniz Tehdidi Hûsiler saldırıları yeniden başlattı Süveyş alternatif rotası da risk altında; çift darboğaz krizi Dört Senaryo, Dört Farklı Hazırlık Düzlemi Krizin gidişatına bağlı olarak Türkiye ihracatı farklı risk ve dönüşüm senaryolarıyla karşı karşıyadır. The Globby Araştırma Ekibi'nin TradeMap verileri üzerinden modellediği dört senaryoda, her birinin ihracatçılar için farklı risk profilleri ve hazırlık gereksinimleri bulunmaktadır. Enerji maliyeti artışı, navlun/sigorta şoku ve kur baskısı tüm senaryolarda önemli baskı unsurlarıdır. Öte yandan İran arz kesintisinin yarattığı pazar boşluğu, Körfez ülkelerinin yeniden inşa ihtiyacı, kara koridorlarının önem kazanması ve nearshoring eğilimi; bu baskıları dengeleyebilecek ve proaktif davranan ihracatçılara yeni kapılar açabilecek dinamikler olarak değerlendirilmektedir. Tablo 2: Senaryo Karşılaştırması, Parametreler ve Beklenen Etki Parametre S1: Kısa Çatışma S2: Uzayan Savaş S3: Rejim Değişimi S4: Kısıtlama Kalkması Süre 1-2 hafta 1-3 ay 6-12 ay 12-24 ay Brent Petrol ~80 $/varil ~95 $/varil ~75 $/varil ~65 $/varil TL/USD Ek Baskı +%3 +%8 +%5 -%2 (toparlanma) Hürmüz Boğazı Kısa kapalı Uzun süreli kapalı Kademeli açılış Tam açık İran Arz Kaybı %30 %80 %60 Toparlanma başlar Yaptırım Rejimi Mevcut devam Sıkılaşır Geçiş dönemi Kaldırılır Maliyet Baskısı -1,3 milyar $ -4,0 milyar $ -0,75 milyar $ +0,9 milyar $ (rahatlama) Dengeleyici Etki +1,6 milyar $ +5,0 milyar $ +4,0 milyar $ +1,4 milyar $ Net Etki (Tahmini) +300 milyon $ +1,0 milyar $ +3,25 milyar $ +2,3 milyar $ Sektörel Etki Haritası: Hangi Sektörlerde Ne Beklenmeli? İran'ın 13,6 milyar dolarlık yıllık ihracatında Türkiye ile doğrudan rekabet edilen kalemlerin ağırlığı dikkat çekicidir. Plastik, demir-çelik, meyve-sebze, alüminyum ve bakır gibi ürün gruplarında Türkiye'nin üretim kapasitesi İran'ın birkaç katı düzeyindedir. Kriz derinleştikçe İran arzının kesildiği pazarlarda, başta Irak, BAE, Pakistan ve Azerbaycan, tedarik arayışının hızlanması beklenmektedir. Öte yandan enerji yoğun sektörlerde (cam, seramik, demir-çelik) maliyet baskısı ciddi boyutlara ulaşabilir. Savunma sektörü ise küresel silahlanma eğilimi ve NATO bütçe artışlarıyla krizden bağımsız güçlü bir büyüme ivmesi taşımaktadır. Aşağıdaki tabloda ana sektörlerin senaryo bazlı etki projeksiyonları yer almaktadır. Tablo 3: Sektörel Etki Projeksiyonu (Milyon $, Yıllık Tahmini Ek Etki) Sektör Senaryo 1 Senaryo 2 Senaryo 3 Senaryo 4 Kritik Not Plastik (HS39) +100 +350 +250 -50 İran'ın en büyük kalemi; Çin/Pakistan ikamesi Demir-Çelik (HS72) +80 +250 +200 +50 Körfez inşaat talebi sürücü Meyve/Sebze (HS07-08) +80 +200 +150 -30 Irak, BAE'de doğrudan ikame Savunma (HS93) +200 +500 +400 +100 Krizden bağımsız +%80 büyüme trendi Çimento/İnşaat (HS25,68) +50 +180 +250 +100 Uzun vadeli Körfez/Suriye inşası Alüminyum (HS76) +40 +120 +100 +30 İran kapasitesi hasar; TR alternatif Makine (HS84) +30 +80 +150 +300 S4'te İran pazarı açılırsa dev potansiyel Otomotiv (HS87) +10 +30 +80 +200 80M nüfuslu İran pazarı uzun vade fırsatı Mineral Yakıt (HS27) -100 -300 -50 +50 Maliyet şoku; marj daralması riski İhracatçılara Çağrı: Hazırlıklı Olmak, Fark Yaratacak The Globby'nin Veri Analizinden Sorumlu Kurucu Ortağı Barış Yaşbala, kriz döneminde ihracatçıların yapması gerekenleri şu şekilde özetlemektedir: "Bu kriz, Türk ihracatçıları için ciddi riskler barındırmakla birlikte, hazırlıklı ve çevik davrananlar için önemli dönüşüm fırsatları da yaratmaktadır. Öncelik, mevcut riskleri doğru yönetmektir, sevkiyat rotalarının ve sigorta klozlarının derhal gözden geçirilmesi, teklif fiyatlamalarına enerji ve kur volatilitesinin yansıtılması, Körfez ve Irak'taki müşterilerle proaktif temasın kurulması ilk adımlardır. Orta vadede Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi kara ticaret alternatiflerinin değerlendirilmesi, İran arzı kesilen pazarlarda stratejik konumlanma ve Avrupa alıcılarına nearshoring avantajının sunulması kritik önem taşımaktadır." Yaşbala, krizin süresinin ve yaptırım rejiminin evriminin belirleyici değişkenler olduğunu, ancak Türkiye'nin coğrafyası, üretim kapasitesi ve bölgesel ilişkiler ağının her senaryoda stratejik avantaj sağladığını vurgulamaktadır. Tablo 4: İhracatçılar İçin Acil Eylem Kontrol Listesi Vade Eylem Alanı Önerilen Adım 0-3 Ay Lojistik Güvenliği Hürmüz ve Kızıldeniz alternatif rotalarını haritalanmalı; Mersin/Akdeniz rotası anlaşmalarını güncellemeli 0-3 Ay Sigorta ve Kontrat Savaş riski klozlarını gözden geçirilmeli; force majeure maddelerini kontrol et; eskalasyon klozları eklenmeli 0-3 Ay Fiyatlama Stratejisi Enerji ve kur volatilitesini teklif fiyatlarına dahil edilmeli; vadeli döviz satış kontratları yapılmalı 0-3 Ay Müşteri İletişimi Körfez ve Irak müşterilerine proaktif tedarik güvencesi verilmeli; stok seviyeleri artırılmalı 3-12 Ay Kara Koridorları Orta Koridor (Bakü-Tiflis-Kars) ve Kalkınma Yolu rotaları aktif kullanılmalı 3-12 Ay Pazar İkamesi İran arzı kesilen pazarlarda (Irak, Pakistan, BAE) sektörel satış kampanyaları başlatılmalı 3-12 Ay Nearshoring Avrupa alıcılarına Asya navlun artışı alternatifi olarak yakınlık avantajı sunulmalı 12-24 Ay İran Pazarı Hazırlığı Rejim değişikliği/kısıtlama kalkması senaryosu için pazar istihbaratı ve dağıtım ağı planlanmalı 12-24 Ay Körfez Yeniden İnşa Hasar gören altyapı projelerine (havalimanı, liman, enerji) katılım için temas başlatılmalı Tablo 5: Krizin Kritik Sayıları Gösterge Değer Günlük Hürmüz geçişi ~15 milyon varil petrol + küresel LNG'nin %20'si Körfez'de mahsur gemi sayısı 170+ konteyner gemisi (450.000 TEU) Savaş riski sigortası iptal tarihi 5 Mart 2026 (7 P&I kulübü) Tebriz-Ankara gaz sözleşmesi bitişi Temmuz 2026 İran'ın ikame edilebilir ihracat hacmi ~2,86 milyar $ (TR kapasitesi mevcut) Türkiye'nin İran ihracatındaki payı (2025) %37,6 (2006'da %8 idi) Savunma sektörü büyümesi (YoY) +%80 (2,6 → 4,7 milyar $)

Kayseri OSB Başkanı Yalçın: Kayseri’nin 2026 Ocak İhracatı 291 Milyon Dolar Oldu Haber

Kayseri OSB Başkanı Yalçın: Kayseri’nin 2026 Ocak İhracatı 291 Milyon Dolar Oldu

Türkiye İstatistik Kurumu ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen genel ticaret sistemi geçici dış ticaret verilerinin 2026 yılı Ocak ayı rakamları kamuoyu ile paylaşıldı. Rakamlara ilişkin açıklama yapan Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Türkiye’nin ihracatının 2026 yılı Ocak ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,0 azalarak 20 milyar 315 milyon dolar, ithalat yüzde 0,1 artarak 28 milyar 695 milyon dolar olduğunu kaydetti. Başkan Yalçın, “Kayseri olarak, 2026 yılının ilk ayında 291 milyon 804 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,94 oranında düşüş gerçekleşmiştir” dedi. Kayseri’nin Ocak ayı ithalat rakamının 129 milyon 532 bin dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirten Başkan Mehmet Yalçın, “Şehrimizin Ocak ayı ithalat rakamı, Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20,81 azalma göstermiştir” diye konuştu. Başkan Mehmet Yalçın, “Kayseri olarak 2025 yılını 3 milyar 846 milyon dolarlık ihracatla kapatmıştık. Sanayicilerimiz; dünyada yaşanan ekonomik dalgalanma, ABD’nin sürekli olarak gündeme getirdiği ve oransal değişikliklerle baskı kurduğu vergiler, ihracata dönük pazarlardaki daralma gibi nedenlerle zorlanmaktadır. İç piyasada yaşanan durgunluk ve nakit ihtiyacının hızlı ve karşılanabilir oranlarda giderilememesi nedeniyle de sıkıntılar yaşanmaktadır. Yaşanan tüm sıkıntılar ve olumsuzluklara rağmen, sanayiciler olarak üretmek, ihracat yapmak ve istihdamın artışına katkı sağlamak için var gücümüzle çaba gösteriyoruz. Kayseri sanayicisi olarak, 2025 yılında elde ettiğimiz ihracat başarısını 2026 yılında da sürdürmek ve 4 milyar doları aşan ihracat rakamına ulaşmak öncelikli hedefimiz olmalıdır. Hükümetimizce verilecek desteklerle sanayicimiz daha güçlü şekilde ekonomiye katkı vermeyi sürdürecektir” şeklinde konuştu. Başkan Yalçın, açıklamasının sonunda tüm ihracatçılara ve sanayicilere ekonomiye sağladıkları katkılardan dolayı teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji’de Uluslararası İş Birliği ve Yatırım Buluşması Haber

CW Enerji’de Uluslararası İş Birliği ve Yatırım Buluşması

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden CW Enerji, uluslararası düzeyde önemli isimleri bir araya getiren “Ortak Kültür, Ortak Gelecek, Ortak Yatırım” temalı buluşmaya ev sahipliği yaptı. Etkinlik Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ekonomik ve stratejik iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik kritik bir platform oluşturdu. Antalya Ticaret Platformu Derneği (ATİP) tarafından düzenlenen “Ortak Kültür, Ortak Gelecek, Ortak Yatırım” temalı uluslararası buluşmada Prof. Dr. İsmail Yüksek CW Enerji Yönetim Kurulu Üyesi olarak katılımcıları karşıladı. Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ekonomik iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen etkinlikte, sürdürülebilir enerji yatırımları ve stratejik ortaklıklar ön plana çıktı. Etkinliğe Kırgızistan Antalya Başkonsolosu Rustam Koshonov, Kırgızistan Antalya Konsolosu Zhanat Rasulzhanov, Kırgızistan Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı Türkiye Ticaret Müşaviri Chyngyz Esengul uulu, Kırgızistan Konsolosluğu Ticaret Uzmanı Mira Abdyldaeva, Korkuteli Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Osman Bahçe, Antalya Ticaret Platformu Derneği Başkanı Emrah Nas, CW Enerji Yönetim Kurulu ve yöneticileri, ATİP üyeleri ve iş insanları katılım sağladı. Misafirler, CW Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İsmail YÜKSEK tarafından karşılandı. Organizasyonda iki ülke arasındaki yatırım potansiyelinin artırılması, enerji projelerinde ortaklıkların geliştirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yeni iş birliklerinin oluşturulmasına yönelik önemli mesajlar verildi. Etkinlik kamu temsilcileri, diplomatik yetkililer, yatırım çevreleri ve iş dünyasını aynı çatı altında buluşturarak, özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarının bölgesel kalkınmadaki rolüne dikkat çekti. CW Enerji’nin stratejik yaklaşımı ve uluslararası açılım vizyonu da katılımcılara anlatıldı. Katılımcılar CW Enerji’nin üretim tesisini gezdi Uluslararası düzeyde önemli isimlerin katılım sağladığı buluşma, CW Enerji’nin küresel iş birliklerine verdiği önemi bir kez daha ortaya koydu. Yenilenebilir enerji alanındaki güçlü üretim altyapısı, teknolojik kapasitesi ve ihracat gücüyle dikkat çeken CW Enerji, iki ülke arasındaki ekonomik köprünün güçlenmesinde kilit rol üstlendi. Programın sonunda katılımcılar, Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan CW Enerji Panel Üretim Tesisi, CW SolarCell Güneş Hücresi Üretim Tesisi, CW Alüminyum konstrüksiyon üretim tesisi ile lityum batarya üretim tesisini ziyaret ederek üretim süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Hammadde girişinden panellerin sevkine kadar uzanan tüm aşamalar hakkında detaylı şekilde bilgilendirilen katılımcılara ayrıca CW Enerji’nin AR-GE faaliyetleri aktarılırken, son teknolojiyle geliştirilen inovatif ürünlerin üretim süreçleri hakkında da kapsamlı bilgi verildi. Tarık Sarvan: “Bu buluşmalar ortak geleceğe yapılan yatırımdır” CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede uluslararası iş birliklerinin sürdürülebilir büyüme açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Türkiye ile Kırgızistan arasında gelişen ekonomik ve ticari ilişkilerin enerji sektörü başta olmak üzere birçok alanda önemli fırsatlar barındırdığını belirten Sarvan, CW Enerji olarak böyle anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Sarvan, “Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olarak, yalnızca üretim gücümüzle değil, aynı zamanda uluslararası iş birliklerine verdiğimiz önemle de sektörümüze yön veriyoruz. Kırgızistan ile geliştirilebilecek yenilenebilir enerji projeleri iki ülke açısından da stratejik kazanımlar sağlayacaktır. Bu tür buluşmaları ortak geleceğe yapılan kıymetli yatırımlar olarak görüyoruz” dedi. Ziyaret kapsamında üretim tesisini gezen heyetin, CW Enerji’nin yüksek teknolojiye dayalı üretim kapasitesini yerinde inceleme fırsatı bulmasının kendileri için ayrıca değerli olduğunu belirten Sarvan, “Misafirlerimizi fabrikamızda ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduk. Üretim süreçlerimizi, kalite kontrol standartlarımızı ve AR-GE çalışmalarımızı paylaşma imkanı bulduk. Önümüzdeki dönemde de uluslararası iş birliklerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz” diye konuştu. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SARSILMAZ Enforce Tac’de AB ile Bağlarını Güçlendirecek Haber

SARSILMAZ Enforce Tac’de AB ile Bağlarını Güçlendirecek

Savunma ve güvenlik sektörünün en prestijli global organizasyonlarından biri olan Enforce Tac 2026, 23-25 Şubat tarihleri arasında kolluk kuvvetleri, güvenlik birimleri ve acil durum ekiplerine yönelik yenilikçi çözümler sunan pek çok uluslararası şirketi bir araya getirecek. Özellikle iç güvenlik uzmanlarının ihtiyaçlarına odaklanarak genel savunma fuarlarından ayrılan Enforce Tac, resmi güvenlik kurumları ve silahlı kuvvetler mensupları için yeni teknolojileri ve operasyonel stratejileri değerlendirme noktasında kritik buluşmalardan biri olarak öne çıkıyor. Türk savunma sanayiinin lider şirketi SARSILMAZ, polis, yargı, sınır koruma, gümrük, askeri polis ve silahlı kuvvetlerden sadece doğrulanmış ticari ziyaretçilerin kabul edildiği, sıkı erişim kontrolüne sahip bu özel platformda kolluk kuvvetleri ve askeri kullanıma yönelik makineli tüfekler, piyade tüfekleri ve yeni nesil tabancalarını sergileyecek. SARSILMAZ yaklaşık 150 yıllık deneyimiyle geliştirdiği büyük ilgi gören modeller; SAR9 GEN3 ve SAR 7/24 tabanca, 5.56x45 mm kalibrede piyade tüfeği SAR 56, 7.62x51 mm kalibrede piyade tüfeği MPT 76 SH, 7.62x39 mm kalibrede SAR 39 piyade tüfeği ve 12.7 mm kalibrede makineli tüfek gibi silahları tanıtacak. “Yeni iş birlikleri için verimli bir dönemdeyiz” Bu yıl organizasyonda daha yüksek ve nitelikli katılım beklediklerini söyleyen SARSILMAZ Dış Ticaret Genel Müdürü M. Nuri Kızıltan, “Uluslararası Kolluk Kuvvetleri, Güvenlik ve Taktiksel Çözümler Fuarı Enforce Tac, her yıl heyecanla katıldığımız ve güçlü ağlar kurduğumuz özel bir platform. Steadfast Dart 26 NATO tatbikatının Almanya’da icra ediliyor olması sebebiyle bu yıl organizasyonun çok daha farklı ve yoğun geçeceğini değerlendiriyoruz. Fuar, AB’nin SAFE (Security Action for Europe) Projesi açısından da doğru zamanda doğru bağlantılara ürünlerimizi tanıtacağımız bir organizasyon olacak. Savunma sanayiinde uzun vadeli iş birliklerinin temellerinin atıldığı stratejik bir buluşma noktası olan Enforce Tac Fuarı, güvenlik alanında yeni ihtiyaçları anlamak, yenilikleri görmek, uluslararası ağımızı geliştirmek bakımından büyük fırsatlar sunuyor.” değerlendirmesini yaptı. Türkiye’nin öncü savunma sanayii şirketlerinden biri olarak 80’den fazla ülkeye ihracat yaptıklarını ve yakın dönemde Avrupa Birliği stratejilerini kapsamlı şekilde gözden geçirdiklerini vurgulayan Nuri Kızıltan, “Sarsılmaz olarak mühendislik gücü, üretim kapasitemiz, kaliteli ve yenilikçi teknolojilerimizle dünya çapında rekabet ediyor, fark yaratıyoruz. Bu doğrultuda birçok yeni bağlantı kurduk ve çeşitli iş birlikleri üzerine çalışmalar yürütüyoruz.” dedi. Sarsılmaz aynı zamanda Enforce Tac fuarının hemen ardından gerçekleşecek 26 Şubat – 1 Mart tarihlerinde gerçekleşecek olan IWA Outdoor Classics fuarında ise avcılık, atıcılık, outdoor ve sivil güvenlik ekipmanlarıyla ilgilenen profesyonellerle bir araya gelecek. SARSILMAZ, bu fuarda sivil pazara da yönelik ürün gamını tanıtarak Avrupa’daki bireysel kullanıcılara ulaşmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hannover Fairs Turkey’den Bölgesel Güç Hamlesi! Haber

Hannover Fairs Turkey’den Bölgesel Güç Hamlesi!

Sanayi, otomotiv, iklimlendirme ve lojistik başta olmak üzere birçok sektörde yüksek nitelikli ticari etkileşim yaratan fuarlarıyla binlerce markayı, 100 bini aşkın ziyaretçiyi ve çok sayıda ülkeden alım heyetini buluşturan HFT, somut ticari çıktılar ve uzun vadeli iş birlikleri oluşturdu. Geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği Hannover Fairs MENA ofisiyle Avrupa–Orta Doğu–Kuzey Afrika hattında yeni bir entegrasyon modeli kuran şirket, bu yıl Avrupa’dan Afrika ve Körfez ülkelerine uzanan güçlü organizasyon takvimiyle sanayi dönüşümüne yön vererek bilgi, teknoloji ve ticaret akışını hızlandıran çok katmanlı bir uluslararası etkileşim ağı oluşturmayı hedefliyor. 1996 yılında Deutsche Messe AG’nin Türkiye’deki iştiraki olarak kurulan Hannover Fairs Turkey (HFT), düzenlediği fuarlar aracılığıyla sektörleri buluşturuyor ve ticari iş birliklerinin derinleşmesine olanak sağlıyor. Bu kapsamda 2025 yılında sanayi başta olmak üzere farklı sektörlerden on binlerce profesyoneli uluslararası fuarlar aracılığıyla bir araya getiren HFT, yüksek nitelikli ziyaretçi profili ve artan uluslararası görünürlüğüyle dikkat çekiyor. Türkiye ve MENA’da 9 ticari fuar ve 6 confex düzenleyen HFT & MENA, Deutsche Messe AG’nin yurt dışında gerçekleştirdiği organizasyonlar aracılığıyla da Türk ihracatçılarını ve üreticileri küresel pazarlara taşıyarak sektörler arası iş birliklerinin gelişmesine katkı sunuyor. “Fuarlarımız, bugünün ihtiyaçlarını karşılarken, geleceğin vizyonunu şekillendiriyor” 2025 yılında WIN EURASIA, ALUEXPO, ISK-SODEX, HOW – Hub of Warehouse ve Automechanika Istanbul gibi güçlü fuarlarla on binlerce profesyoneli ve binlerce markayı aynı platformda buluşturan Hannover Fairs Turkey, yıl boyunca sanayi ve ticaret ekosisteminde yüksek hacimli etkileşim yarattı. Yapay zekâ, otomasyon, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme başlıklarının fuar kurgularının merkezinde yer aldığını vurgulayan Hannover Fairs Turkey & MENA Genel Müdürü Mehtap Gürsoy, bu yaklaşımın katılımcılara ürünlerini tanıtabilecekleri, yeni iş birlikleri kurabilecekleri ve uzun vadeli ticari ilişkiler geliştirebilecekleri stratejik bir zemin sunduğunu belirtti. Gürsoy, “2025 yılında gerçekleştirdiğimiz tüm organizasyonlarda katılımcı memnuniyetinin ve ticari etkileşimin yüksek olduğunu net biçimde gözlemledik. B2B platformlarımız aracılığıyla gerçekleştirilen yoğun ikili iş görüşmeleri, düzenlediğimiz fuarların doğrudan ekonomik fayda üreten iş platformları olarak konumlandığını bir kez daha ortaya koydu. Fuarlarımız aracılığıyla, sektörlerin bugünkü ihtiyaçlarına yanıt verirken geleceğin sanayi ve ticaret yapısını da vizyonumuzla şekillendiriyoruz. Aldığımız tüm geri bildirimler de doğru bir stratejiyle yol aldığımızı gösteriyor” dedi. “Avrupa–Türkiye–MENA hattında yıl boyunca çalışan, sürekliliği olan bir ticaret ve iş birliği mekanizması oluşturduk” Küresel sanayi ve ticaret akışlarında yaşanan yön değişimi nedeniyle 2025 yılında Hannover Fairs MENA yapılanmasını hayata geçirdiklerini ifade eden Gürsoy, “Özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da hızlanan üretim yatırımları, devlet destekli sanayi dönüşüm programları ve bölgenin küresel tedarik zincirlerinde üstlendiği yeni rol, bu yapılanmanın kurulmasını kaçınılmaz hale getirdi. Avrupa pazarındaki doygunluğa karşılık MENA coğrafyasında yeni üretim üsleri, lojistik merkezleri ve teknoloji yatırımları hızla öne çıkıyor. Hannover Fairs Turkey olarak, bu denklemde rolümüzü aldık. 2025 yılı boyunca otomasyon, enerji verimliliği, ileri üretim teknolojileri ve dijitalleşme başlıklarında ciddi bir yatırım potansiyeli oluştuğunu sahada çok net biçimde gördük. Ancak bu talebin, güçlü ve sürdürülebilir iş platformlarıyla desteklenmediğinde kalıcı ticari değere dönüşemediğini de deneyimledik. Bu nedenle MENA yapılanmamızı kurarak fuarcılığı bölgesel bir etkinlik formatının ötesine taşıdık. Avrupa–Türkiye–MENA hattında yıl boyunca çalışan, sürekliliği olan bir ticaret ve iş birliği mekanizması oluşturduk. Attığımız bu adım, firmaların yeni pazarlara erişimini hızlandırırken, bölgedeki sanayi dönüşümünün daha sağlıklı ve planlı ilerlemesine de katkı sağladı” diye konuştu. 6 uluslararası fuar ve 4 confex gerçekleştirilmesi planlanıyor 2026 yılına hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda genişleyen bir organizasyon ağıyla hazırlandıklarını vurgulayan Gürsoy, “Hannover Fairs Turkey & MENA olarak altı uluslararası fuar ve dört confex planlıyoruz. 19–22 Mayıs’ta partnerimiz Messe Frankfurt ortaklığıyla İstanbul TÜYAP’ta Automechanika Istanbul 2026’yı, 10–13 Haziran’da İstanbul Fuar Merkezi’nde WIN EURASIA’yı, 22-24 Ekim 2026’da ise İstanbul Fuar Merkezi’nde Messe Düsseldorf ortaklığı ile Ankiros Fuarımızı gerçekleştireceğiz. Bu organizasyonlarda yüksek nitelikli ziyaretçiler, uluslararası katılımcılar ve alım heyetleriyle güçlü ekonomik katkı sağlamayı hedefliyoruz. Hannover Messe portföyü içinde yer alan Industrial Transformation serisi ile Avrupa dışındaki varlığımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. 29 Eylül–1 Ekim 2026 tarihlerinde Kazablanka’da Industrial Transformation Africa’yı, 30 Kasım–2 Aralık 2026 tarihlerinde ise Riyad’da Industrial Transformation Saudi Arabia’yı düzenleyecek; ileri üretim, otomasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilir sanayi çözümlerini odağa alarak bölgesel ve uluslararası iş birliklerini destekleyeceğiz. Ayrıca, Avrasya’nın en büyük HVAC-R ve yapı teknolojileri buluşması ISK-SODEX’i, 16–19 Kasım 2026 tarihlerinde Riyad’da ISK-SODEX Saudi olarak gerçekleştirecek; böylece Orta Doğu pazarında sektör için yüksek katma değerli iş ve büyüme fırsatları sunacağız." dedi. “Türkiye’yi küresel fuarcılık ağının merkezinde konumlandırmayı hedefliyoruz” Avrupa, Türkiye, Orta Doğu ve Afrika’yı birbirine bağlayan güçlü bir fuar ağı kurduklarının altını çizen Gürsoy, şunları söyledi: “Fuarları, geleceğin sanayisini şekillendiren platformlar olarak konumlandırıyoruz. Bu doğrultuda da sanayi ekosistemleri arasında bilgi, teknoloji ve ticaret akışını güçlendiren, sürdürülebilir büyümeye katkı sunan bir etkileşim zemini oluşturmayı amaçlıyoruz. Hannover Fairs Turkey olarak, önümüzdeki dönemde de yenilikçi içerikler, teknoloji odaklı alanlar ve sürdürülebilirlik temelli uygulamalarla fuarcılığı dönüştürerek; Türkiye’yi küresel ticaret ve sanayi buluşmalarının merkezinde konumlandırmayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Empa Elektronik, Bireyselde Aldığı Yaklaşık 1,17 Milyon Taleple 2025 – 2026 Rekorunu Kırdı Haber

Empa Elektronik, Bireyselde Aldığı Yaklaşık 1,17 Milyon Taleple 2025 – 2026 Rekorunu Kırdı

37 yıllık deneyimiyle elektronik bileşen sektörünün güvenilir ve öncü firması Empa Elektronik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (Empa Elektronik), talep toplama sürecini rekorla tamamladı. 1 milyon 173 bin 565 yurt içi bireysel yatırımcı yaklaşık 113 milyon pay talebi ile planlanan tahsisatın yaklaşık 5 katı talepte bulundu. Bu talebin 22 milyon 800 bin lotluk bölümü karşılandı. Empa Elektronik’in paylarına 293 adet yurt içi kurumsal yatırımcı, 240 milyon 606 bin 944 lot ile planlanan tahsisatın yaklaşık 15,8 katı talepte bulunurken bu talebin 15 milyon 200 bin lotluk bölümü karşılandı. Satışa sunulan 38 milyon TL nominal değerli pay için toplam tahsisatın yaklaşık 9,3 katı olmak üzere 354 milyon 303 bin 776 TL nominal değerli talep gerçekleşti. Halka arzda 1 milyon 134 bin 244 adedi yurt içi bireysel yatırımcıya, 293 adedi yurt içi kurumsal yatırımcıya olmak üzere toplam 1 milyon 134 bin 537 adet yatırımcıya pay dağıtım yapıldı. 26 Şubat’ta işlem görmeye başlayacak Halk Yatırım’ın liderliğinde gerçekleştirilen halka arzda, 19-20 Ocak tarihlerinde pay başına 22 TL sabit fiyatla talep toplandı. Halka arzın toplam büyüklüğü 836 milyon TL, şirketin halka açıklık oranı ise yüzde 22,35 oldu. Dağıtıma esas tahsisat oranları ise yurt içi bireysel yatırımcılar için yüzde 60, yurt içi kurumsal yatırımcılar için yüzde 40 olarak gerçekleşti. Katılım endeksine uygun olan Empa Elektronik hisselerinin 26 Şubat günü, Borsa İstanbul Ana Pazar’da, EMPAE koduyla işlem görmeye başlaması planlanıyor. “Yatırımcımızla birlikte büyüyeceğiz” Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, Empa Elektronik için tarihi bir eşik olan halka arzı rekorla tamamlamış olmaktan gurur ve mutluluk duyduklarını söyledi. Halka arzda aldıkları yoğun talebin, Empa Elektronik’e olduğu kadar teknoloji sektörüne ve Türkiye ekonomisine duyulan güvenin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade eden Sarpel, “Şirketimizin geleceğine inanan ve yatırım yapan tüm yatırımcılarımıza gönülden teşekkür ediyoruz. Büyüme yolculuğumuzda bizimle yürümek için isteyen tüm yatırımcılarımızın güvenine layık olmak için var gücümüzle çalışacağız” açıklamasında bulundu. Halka arzın, Empa Elektronik’in sürdürülebilir büyümesinin yanı sıra kurumsal ve şeffaf yapısına önemli bir katkı sunacağını kaydeden Sarpel, “Önümüzdeki dönemde yeni ortaklarımızdan aldığımız güçle teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarımız ile yurt içi ve yurt dışındaki satış ve pazarlama ağımızı genişletme çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Şirketimizi büyütürken yatırımcılarımızın da bu büyümeden azami faydayı sağlaması en temel hedefimiz olacak” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ömer Karadeniz: “Made in Europe” Yeni Bir Rekabet Dönemi Başlatıyor Haber

Ömer Karadeniz: “Made in Europe” Yeni Bir Rekabet Dönemi Başlatıyor

Avrupa sanayi politikalarının merkezine yerleşen “Made in Europe” yaklaşımı, üretimden enerji kullanımına, tedarik zincirlerinden kamu alımlarına kadar geniş kapsamlı bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Avrupa içinde üretimi güçlendirmeyi hedefleyen bu yeni çerçevenin, Türkiye’nin ihracat yapısı ve sanayi rekabeti açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor. Bu nedenle süreç, Türkiye sanayisi açısından hem dikkatle izlenmesi gereken bir risk alanı hem de stratejik fırsatlar barındıran yeni bir dönem olarak değerlendiriliyor. Plastik Sanayicileri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği’nin sanayide yerli üretimi güçlendirmeyi hedefleyen “Made in Europe” yaklaşımının, üretim koşullarından enerji kullanımına ve tedarik zincirlerine kadar geniş bir etki alanı oluşturduğunu belirtti. Karadeniz, Avrupa içinde üretimi güçlendirmeyi hedefleyen bu yeni çerçevenin Türkiye’nin ihracat yapısı ve sanayi rekabeti açısından önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti. “Doğru strateji Türkiye için yeni fırsatlar yaratabilir” Avrupa pazarına erişimin giderek daha fazla sürdürülebilirlik, yerelleşme ve üretim standartlarına uyumla ilişkilendirildiğini vurgulayan Karadeniz, “Uyum sağlayan firmalar rekabet avantajı elde edecek, uyum sağlayamayanlar ise maliyet artışı ve pazar kaybı riskiyle karşılaşacak” dedi. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve esnek sanayi yapısıyla bu dönüşüme uyum sağlayabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Karadeniz, kamu ve özel sektörün eşgüdüm içinde hareket etmesinin kritik önem taşıdığını kaydetti. Doğru strateji ve zamanında atılacak adımlarla sürecin Türkiye için yeni ihracat fırsatları yaratabileceğini söyledi. “Türkiye’siz Avrupa sanayisi eksik kalır” Türkiye’nin Avrupa değer zincirleri içindeki rolünün stratejik nitelik taşıdığına dikkat çeken Karadeniz, üretim ağlarının bütünlüğünün korunmasının hem bölgesel rekabet hem de tedarik güvenliği açısından hayati olduğunu ifade etti. Türkiye’nin dışarıda kalmasının yalnızca ticari değil, bölgesel ekonomik istikrar açısından da olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtti. “Gümrük Birliği güncellenmeli” Çatı kuruluş PLASFED Başkanı bu süreçte en kritik başlıklardan birinin Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi olduğunu söyledi. Mevcut iş birliği mekanizmalarının günümüz sanayi politikalarıyla uyumlu hale getirilmesinin önemine dikkat çeken Karadeniz, özellikle Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin bu açıdan belirleyici olabileceğini ifade etti. Başkan Karadeniz, şu açıklamalarda bulundu: “Ekonomik entegrasyonun derinleştirilmemesi ve Türkiye’nin yeni sanayi politikalarıyla yeterince bütünleşememesi, üretim ağlarında zayıflamalara yol açabilir. Bu durum hem Avrupa’nın rekabet gücünü hem de bölgesel ekonomik uyumu etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye’nin yeni sanayi mekanizmalarına daha fazla dahil edilmesi ve ekonomik iş birliğinin ticaret, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarındaki güncel koşullara uygun şekilde modernize edilmesi önem taşıyor.” Avrupa’daki dönüşümün yalnızca üretim politikalarıyla sınırlı olmadığını; yeşil dönüşüm, dijitalleşme, teknoloji yatırımları ve tedarik güvenliği gibi stratejik alanları da kapsadığını belirten Karadeniz, Türkiye’nin bu sürecin dışında değil, aktif bir parçası olarak konumlanmasının kritik olduğunu vurguladı. Karadeniz, Türkiye’nin bu dönüşümü yalnızca bir uyum süreci olarak değil, sanayi yapısını güçlendirecek stratejik bir fırsat olarak değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA ile Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nden Bursalı Esnaf Sanatkârlara Özel Güçlü İş Birliği Haber

Garanti BBVA ile Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nden Bursalı Esnaf Sanatkârlara Özel Güçlü İş Birliği

Garanti BBVA ile Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB), Bursa’daki esnaf ve sanatkârların bankacılık ihtiyaçlarını kolaylaştıracak kapsamlı bir iş birliğine imza attı. İmzalanan partnerlik anlaşmasıyla, BESOB’a bağlı odalara kayıtlı yaklaşık 90 bin esnaf için BESOB Bonus Business’a özel fırsat ve ayrıcalıklar sunulacak. İş birliği kapsamında, BESOB Bonus Business kart sahibi esnaf ve sanatkârların kart sahibi oldukları yıl içerisindeki oda üyelik aidatları, kartlarına Bonus puan olarak yüklenecek. İş yeri sahipleri, kazandıkları bu puanları üyelik aidatlarının ödenmesinde kullanabilecek. Programdan yararlananlar, aynı zamanda Bonus Business dünyasının sunduğu taksit ve kampanya fırsatlarından da faydalanmaya devam edecek. İki yıl boyunca geçerli olacak program kapsamında BESOB Bonus Business kartı sahibi olanlar; avantajlı bankacılık ürünlerinin yanı sıra, BESOB himayesinde yapılan anlaşmalar doğrultusunda BESOB’lu esnaf ve sanatkârlarda indirimli alışveriş imkânlarına da erişebilecek. “İş dünyasıyla güçlü iş birlikleri kurmaya kararlıyız” Garanti BBVA ile yapılan iş birliğini değerlendiren BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, “İş başına geldiğimiz zaman bu şehrin esnafı için çalışacağımızı, değer üreten projeler gerçekleştireceğimizi söylemiştik. Sözümüzü tuttuk ve bugün fikren eski ancak yeni bir projeyle karşınızdayız. Eski diyorum çünkü bugüne dek pek çok banka ve teknoloji şirketiyle görüşüldü. Garanti BBVA fikrimizin arkasında durdu ve bugüne geldik. Ellerini taşın altına koydular, kendilerine özellikle teşekkür ediyorum. Şimdi Garanti BBVA ile beraber “BESOB kart” ile karşınızdayız. Bu kart ile hem indirim anlaşması yaptığımız kurumlarda üye belgesi sorununu ortadan kaldıracağız, hem de banka Bursa esnafına özel paket hazırlayacak ve banka kart sahibi adına esnafın yıllık aidatını üyesi olduğu oda için karşılayacak. BESOB olarak her zaman esnaf ve sanatkârlarımızın yanında olmayı temel bir ilke olarak benimsiyoruz. Üyelerimizin iki yıllık oda aidatlarının banka tarafından karşılanmasını kapsayan bu protokol, Türkiye’de esnaf teşkilatları arasında bir ilk olma özelliği taşıyor. Esnafın taleplerini sadece dinleyen değil, somut ve yenilikçi çözümlerle karşılayan bir yapı olarak hareket etmeye devam ediyoruz,” dedi. Esnafla uzun soluklu bir yol arkadaşlığı Garanti BBVA Kamu ve Pazar Ortaklıkları Direktörü Nalan Kırkaç Çalışkan, “Garanti BBVA olarak esnaf ve KOBİ’lerle kurduğumuz ilişkiyi bir müşteri ilişkisi değil, uzun soluklu bir yol arkadaşlığı olarak görüyoruz. Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, ‘Birlikte Yaparız’ yaklaşımımızın sahadaki çok somut bir karşılığı. Bursa gibi üretim gücü, ticaret kültürü ve girişimci ruhuyla öne çıkan bir şehirde, yaklaşık 90 bin esnafı kapsayan bu programla onların yalnızca bankacılık ihtiyaçlarına değil, günlük iş yüklerine ve maliyetlerine de dokunmayı hedefliyoruz. Garanti BBVA’nın güçlü finansal yapısı, yaygın hizmet ağı ve iş yeri sahiplerine özel çözümleriyle, BESOB’un sahadaki gücü birleşti ve umuyoruz ki ortaya çıkan bu kıymetli sinerji bölgedeki işletmelere esnafına bir katkı olarak yansıyacak,” dedi. Garanti BBVA Marmara Bölge Müdürü Deniz Başıbüyük konuyla ilgili şunları söyledi: “Bursa gibi üretimin, ticaretin ve emeğin çok güçlü olduğu bir şehirde binlerce esnafı kapsayan bir projede yer almak bizim için son derece kıymetli. Çünkü biz, iş yeri sahiplerinin sabah dükkanını açarken, maliyet hesabı yaparken, nakit akışını planlarken yanında olmayı önemsiyoruz. Bursa’da esnafın işini büyütmesi, işini sürdürmesi, geleceğe daha güvenle bakabilmesi bizim için sadece bir bankacılık konusu değil, yerel kalkınma meselesi. Esnafın en temel yüklerinden biri olan üyelik aidatını bile kolaylaştıran, hatta fırsat ve ayrıcalıklara dönüştüren bir yapı kuruyoruz. Bursa’da bugün attığımız bu imza, çok daha büyük bir yolculuğun güçlü bir başlangıcı.” Garanti BBVA, BESOB iş birliğiyle esnafın yalnızca finansal ihtiyaçlarına değil, günlük iş akışlarına ve mali yüklerine de çözüm sunmayı hedefliyor. Banka, partnerlerle birlikte büyüme stratejisi doğrultusunda yerel ekonomiyi destekleyen projeleri yaygınlaştırmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.