Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ticaret Bakanlığı

Kapsül Haber Ajansı - Ticaret Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Mobilya Sektörü ABD’de Vites Büyüttü Haber

Türk Mobilya Sektörü ABD’de Vites Büyüttü

Amerika Birleşik Devletleri’nin 2025 yılında 66 milyar dolarlık mobilya ürünleri ithal ettiğini dile getiren Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, ABD’nin mobilya ithalatının 90 milyar dolarlara ulaştığı yıllar olduğunu, Türkiye’nin ABD’ye 250 milyon dolar olan mobilya ihracatını 500 milyon dolara çıkarmayı hedeflediklerini vurguladı. Sektörel ticaret heyetlerine fuar organizasyonlarını ekliyoruz Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği olarak geçtiğimiz 4 yıllık dönemde 8 ülkeye sektörel ticaret heyetleri düzenleyerek 139 firmanın pazarlama kasının güçlenmesine katkı sağladıklarını kaydeden Güngör, “Sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetlerine devam ederken HD Expo Conference 2026 Fuarı’yla ilk kez bir fuara Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştireceğiz. HD Expo Conference 2026 Fuarıyla; Türk mobilya sektörünün küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı, Türk markalarının uluslararası projelerde daha fazla yer almasını sağlamayı ve ABD pazarındaki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyoruz” diye konuştu. HD Expo Conference 2026 Fuarı’nın otel, restoran, kruvaziyer, resort ve ticari konaklama projelerine yönelik mobilya, aydınlatma, tekstil, zemin kaplamaları ve iç mekân çözümlerine odaklandığını ifade eden Güngör, HD Expo Conference Fuarı’nın; sektörün önde gelen uluslararası buluşma noktalarından biri olarak öne çıktığını. Fuarın, mimarlar, iç mimarlar, proje geliştiriciler, satın alma profesyonelleri ve zincir otel temsilcileri ile doğrudan temas kurulabilen güçlü bir ticaret platformu olduğunu ifade etti. ABD Pazarında Stratejik Tanıtım Hamlesi Amerika Birleşik Devletleri’nin, Türk mobilya ve iç mekân sektörünün hedef pazarları arasında yer aldığının altını çizen Güngör şöyle devam etti: “ABD, Tasarım gücü, üretim kapasitesi ve kalite standardı yüksek ürünlerimiz için önemli fırsatlar barındırıyor. HD Expo Conference 2026 kapsamında gerçekleştirilecek milli katılım organizasyonu ile Türk firmalarının marka bilinirliğinin artırılması, yeni ticari bağlantılar kurulması ve ihracat hacminin güçlendirilmesini hedefliyoruz.” Devlet Destekli Katılım İmkânı HD Expo Conference 2026 Fuarı’nın Ticaret Bakanlığı’nca desteklenen fuarlar listesinde olduğu bilgisini veren Güngör, mevzuatta belirtilen şartları sağlayan katılımcı firmaların, fuar katılım giderleri için belirlenen oran ve üst limitler dahilinde destekten yararlanabileceklerini vurguladı. HD Expo Conference 2026 Türkiye Milli Katılım Alanında yer alacak firmalar: 2B Stone Marble İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. Büyüksoy Bayrak ve Şemsiye San. Tic. A.Ş. Decosit Mobilya İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş. Demar Makina İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. Egeli Polisaj Mob. San. ve Tic. A.Ş. Goldsit Ofis Mobilyaları Sanayi ve Ticaret A.Ş. Karlı Orman Ürünleri A.Ş. Moreno Konsept Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti. Pi Konsept Mobilya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Yücel Bahçe Mobilya San. ve Tic. A.Ş. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri’nde İkinci Göksan Dönemi Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nde İkinci Göksan Dönemi

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığı görevini de sürdüren Jak Eskinazi, mayıs ayındaki koordinatör başkanlık seçimine kadar bu görevini sürdürecek. Turan Göksan’ın babası Ahmet Bilge Göksan, 1994-97 yılları arasında Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı olarak görev yapmıştı. Turan Göksan’ın birlik başkanı seçilmesiyle Ege İhracatçı Birlikleri’nde ikinci Göksan dönemi başladı. Turan Göksan, 2018 yılından bu yana ETHİB Başkan Yardımcılığı görevini sürdürüyordu. 42 yaşındaki Turan Göksan, Ege İhracatçı Birlikleri’ndeki 12 ihracatçı birliği başkanı arasında en genç birlik başkanı olarak dikkat çekti. Genel kurulda konuşan Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, “Pamuk bizim tedarik zincirimizin başında bir ürün. Daha fazla desteklenmesi gerekiyor. Devlet destekleri konusunda üyelerimizi daha fazla bilgilendirmeliyiz. Finansman en büyük sorunların başında geliyor, bankalarla daha fazla iletişime geçeceğiz. Döviz dönüşüm desteğinin, istihdam desteğinin artmasını istiyoruz. Yeşil dönüşüm konusunda çalışmalara devam edeceğiz. Yeni URGE başvurularımız var, yapay zeka üzerine çalışıyoruz. İhracatımız için ekip halinde çok çalışacağız ve başaracağız” dedi. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, 8 yllık başkanlığı döneminde sürdürülen projeleri özetledi. Ulusal Pamuk Konseyi’nde “GMO Free Turkish Cotton” markasıyla pamuğa katma değer kattıklarının altını çizen Eskinazi, İzmir Ticaret Borsası’yla pamuk rekoltesi çalışmalarında yer aldıklarını, Uluslararası Alanda: EURATEX’te AB politikalarına doğrudan katkı sunduklarını, Uluslararası Pamuk İstişare Konseyi’nde Türkiye’yi temsil ettiklerini dile getirdi. Sürdürülebilirlik konusunda yoğun mesai verdiklerinin altını çizen Eskinazi, “ İyi Pamuk Uygulamaları Derneği Better Cotton Standardı, kenevir çalıştayı, Tekstil ve deri teknolojileri sempozyumları, “Tekstil Sektöründe Sürdürülebilir Rekabetin Geliştirilmesi” URGE projesi sürdürülebilirlik alanında attığımız adımlar oldu. LCA Danışmanlığı faaliyetimiz Bakanlık tarafından en iyi uygulama örneği seçildi. Almanya Techtextil, Texprocess ve Heimtextil fuarları, ITMA Milano, Fashion Prime alım heyetleri, Hollanda ziyaretleri gerçekleştirdik” dedi. Halı URGE Projesiyle; Halı Firmaları için Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere ticaret heyetleri yaptıklarına değinen Eskinazi, önümüzdeki Mayıs ayında Malezya’ya heyet düzenleyeceklerini aktardı. Yoğun mesai verdikleri konu başlıklarından birisinin geri dönüşüm olduğunun altını çizen Eskinazi sözlerini şöyle tamamladı; “Uşak geri dönüşümün başkenti konumunda. Uşak’la yoğun ilişkiler kurduk. Uluslararası projelerle Avrupa fonları GREENTEX, MEDinCHAMBERS ve Ufuk Avrupa Projesi, “Tercihim Tekstil Mühendisliği” için mesai harcadık. Ticaret Bakanlığı, TİM, İzmir Ticaret Odası, İzmir Ticaret Borsası, EBSO gibi kurumlarla güçlü iş birlikleri kurduk. Üye firma ziyaretleriyle üyelerimizin yanında olduk.” Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programı kabul edildikten sonra seçimlere geçildi. Seçimlere tek aday olarak giren Turan Göksan Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı seçilirken Yönetim Kurulu’nda; “Muzaffer Turgut Kayhan, Onur Uçak, İshak Aydın Öztürk, Serdar Sağıroğlu, Ferruh Mehmet Uz, Tolga Uskuç, Jak Eskinazi, Mehmet Ünsal Gürhan Kanlı ve Murat Halıcıoğlu” yer aldı. Denetim Kurulu ise; “Mustafa Sabri Ünlütürk, Laurent Lochner ve Tevfik Aksu” isimlerinden oluştu. Turan Göksan kimdir? 1984 yılında İzmir’de doğan Turan Göksan, orta ve lise eğitimini İzmir Amerikan Koleji’nde tamamlamıştır. 2006 yılında Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun olan Turan Göksan, 2006-2008 yılları arasında Amerika’da New York Pace Üniversitesi'nde Finans Yüksek Lisansını tamamlayıp 2008 yılında aile şirketleri olan Akça Holding bünyesinde çalışmaya başlamıştır. Tekstil, kuru meyve, yenilenebilir enerji, araç muayene istasyonları işletmeciliği, seracılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Akça Holding’in Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörü olan Göksan, sektörel sivil toplum kuruluşlarında da aktif roller üstlenmiştir. 2014 yılında Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyesi olarak görev almıştır ve TİM delegesi olmuştur. 2018’den bu yana Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nde (ETHİB) Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmektedir. TÜSİAD, EGİAD ve TAİDER üyelikleri bulunmaktadır. Turan Göksan evli ve üç çocuk babasıdır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trendyol'dan e-Ticarete Atılacak Yeni Satıcılara Özel Avantaj ve Destekler Haber

Trendyol'dan e-Ticarete Atılacak Yeni Satıcılara Özel Avantaj ve Destekler

Ticaret Bakanlığı'nın Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), MÜSİAD, TOBB Türkiye E-ticaret Meclisi ve sektör oyuncularının katkısıyla yürüteceği eğitim programı, yerli üretici, esnaf ve KOBİ'leri e-ticaretle tanıştıracak. Trendyol'un da destekçileri arasında bulunduğu Elektronik Ticareti Güçlendirme Projesi, girişimciliği güçlendirip esnaf ve KOBİ'leri dijital ticaretin sunduğu yeni fırsatlarla buluşturmayı hedefliyor. Program, yerel üreticilere markalaşma, dijital görünürlük ve lojistik fırsatlarıyla yalnızca yurt içi değil küresel pazarlara da açılma fırsatı sunuyor. Trendyol’dan e-ticarete yeni başlayacaklara ayrıcalıklar Projeye destek veren şirketler arasındaki Trendyol, eğitimleri tamamlayıp e-ticarete adım atacak yeni satıcılara özel destek ve avantajlar sunacak. Trendyol'da e-ticarete başlayacak yeni satıcılar, ilk ürün yükleme sonrası 60 gün geçerli %20 komisyon indirimi, e-ticaret, e-ihracat ve satıcı paneli süreçlerinde birebir danışmanlık desteği, anlaşmalı bankalarda kredi ve ticari kart fırsatları, ilk 60 gün geçerli ücretsiz e-fatura paketi ve Trendyol satıcılarına özel avantajlı KEP adresi ücretlendirmesi gibi ayrıcalıklardan yararlanacak. Trendyol ayrıca girişimci kadınlara ve kadın kooperatiflerine özel komisyon avantajının yanı sıra Kadın Girişimci Rozeti ile görünürlük avantajı gibi ayrıcalıkları, e-ticarete başlayacak kadın üretici ve girişimcilere sağlayacak. Eğitimlerde ilk adres Aydın oldu Türkiye genelinde 30 ili kapsayacak Elektronik Ticareti Güçlendirme Projesi’nde ilk eğitimler, Aydın Ticaret Odası’nda 6 Nisan Pazartesi günü Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla başladı. Manisa, Aydın ve ilçelerindeki esnaf ve KOBİ'ler, Aydın’daki eğitimlere yoğun katılım gösterdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Expomed Eurasia, Sağlık Sektörünü  İstanbul’da 33. Kez Buluşturacak Haber

Expomed Eurasia, Sağlık Sektörünü İstanbul’da 33. Kez Buluşturacak

16–18 Nisan 2026 tarihleri arasında İstanbul’daki Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek fuar, medikal teknolojilerden gıda takviyelerine kadar sağlık sektörünün geniş ürün ve hizmet yelpazesini aynı çatı altında bir araya getiriyor. Medikal alanda kullanılan sarf malzemeler, orta ve ileri düzey teknolojik cihazlar ile ortopedik ürün alanında güçlenen yerli üretim ekosisteminin geliştirilmesi açısından fuar önemli bir merkez konumunda bulunuyor. Bu yıl Expomed Eurasia’da “Üreten Sağlık”, “Sağlıkta Dijitalleşme” ve “Yerli ve Milli Üretim” temaları ön planda yer alıyor. Sağlıkta dijital dönüşümün hız kazandığı bir dönemde düzenlenen fuar, sağlık teknolojilerindeki yenilikleri ve yeni nesil çözümleri sektör temsilcilerinin ilgisine sunmak için gün sayıyor. 30 Yılı Aşkın Tecrübe ile Bölgenin En Büyük Medikal Fuarı T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen ve prestijli fuar statüsüne sahip olan Expomed Eurasia, 30 yılı aşkın geçmişiyle Türkiye’nin medikal alandaki tek ve bölgenin ise en büyük ihtisas fuarı olarak ön plana çıkıyor. Reed Tüyap Fuarcılık A.Ş. organizasyonuyla gerçekleştirilen fuar; sektörün çatı kuruluşları arasında yer alan Tüm Tıbbi Cihaz Üretici ve Tedarikçileri Dernekleri Federasyonu (TÜMDEF) ve bağlı dernekleri ile Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS) ve Sağlık Gereçleri Üreticileri ve Temsilcileri Derneği (SADER)’in katkılarıyla düzenleniyor. Fuar, sağlık sektöründeki yenilikçi çözümleri sergilerken, aynı zamanda uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlamayı hedefliyor. İnovasyon Alanı’nda Geleceğin Sağlık Girişimleri Sahne Alacak Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ve İstanbul Sağlık Endüstrisi Kümelenmesi Derneği (İSEK) iş birliği ile hayata geçen İnovasyon Alanı’nda; genç girişimciler, kamu kuruluşları ve üniversitelerin start-up birimleri projelerini uluslararası bir platformda sergileme imkânına sahip olacak. Bu özel alanda sağlık teknolojileri ve medikal cihaz sektörlerinde değer yaratan girişimler, potansiyel iş ortakları ve yatırımcılarla buluşacak. Fuar süresince girişimciler, fikir ve projelerini Expomed Eurasia çatısı altında fuarın ziyaretçi ve katılımcılarıyla paylaşacak. Uluslararası Sağlık Profesyonelleri İstanbul’da Buluşacak Expomed Eurasia, bu yıl 15 ülkeden 500’ün üzerinde firma ve firma temsilciliğine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Fuarda hastane yapı ve tıbbi tesis yönetimi çözümlerinden elektro-medikal ekipmanlara, sarf malzemelerden gıda takviyelerine kadar uzanan birçok farklı ürün ve teknoloji fuar ziyaretçileriyle buluşacak. Fuar, dünya genelindeki Sağlık Bakanlıklarındaki üst düzey yetkililerin, kamu ve özel hastane, fizik tedavi ve rehabilitasyon ile güzellik merkezi yöneticilerinin, biyomedikal mühendislerin, ecza depolarının ve medikal ekipman ticareti yapan firmaların tedarik, yatırım ve gelişim merkezi olarak her yıl tercih ediliyor. Fuar, bu yönüyle yatırımcıların, akademik çevrelerin ve kamu temsilcilerinin bir araya geldiği uluslararası bir platform niteliğine sahip. Ziyaretçiler fuar kapsamında sektörün lider firmalarıyla doğrudan temas kurarak yeni iş birlikleri geliştirme ve güncel teknolojileri yakından inceleme fırsatını Expomed Eurasia Fuarı sayesinde elde edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Mobilyaları Dünyayı Donatıyor Haber

Türk Mobilyaları Dünyayı Donatıyor

Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlediği “Alım Heyeti” organizasyonuna; Azerbaycan, Bosna Hersek, Fas, Polonya, Kosova ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden toplam 15 yabancı alıcı firma katıldı. “Alım Heyeti”ne Türkiye tarafından 40 firmanın katıldığı bilgisini veren Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, “Alım Heyeti” kapsamında firma başına ortalama 5–10 görüşme takvimlendirdiklerini, toplamda 200’ün üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirildiğini dile getirdi. 6 ülkeye ihracatımızı 1 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz “Alım Heyeti”ne katılım sağlayan ülkelere ihracat hacmimiz hakkında açıklamalarda bulunan Gürle, “Azerbaycan’ın mobilya ithalatı 260 milyon dolar seviyesinde. Türkiye bu pazara 105,6 milyon dolar ihracat gerçekleştiriyor ve Azerbaycan’ın ithalatından yüzde 41 pay alıyoruz. Bosna Hersek’e 30 milyon dolar mobilya ihraç ediyoruz. Polonya’nın mobilya ithalatı yaklaşık 5,4 milyar dolar iken Türkiye’nin bu ülkeye ihracatı 57,4 milyon dolar olarak gerçekleşiyor. Güçlü ihraç pazarlarımızdan Fas’a 99 milyon dolar mobilya ürünleri ihraç ettik ve en büyük ikinci tedarikçi olduk. Birleşik Arap Emirlikleri’ne Türkiye’nin mobilya ihracatı 91,2 milyon dolar seviyesinde. Kosova pazarı daha sınırlı büyüklükte olsa da Türkiye’nin bölgedeki güçlü ticari ilişkileri ve coğrafi yakınlığı sayesinde Türk mobilya sektörü açısından erişilebilir ve gelişim potansiyeli taşıyan pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu 6 ülkeye 390 milyon dolar olan ihracatımızın orta vadede 1 milyar dolara çıkması için bugün önemli tohumlar attık” şeklinde konuştu. Güngör: “Savaş planlarımızı değiştirdi” ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın “Alım Heyeti” sürecinde planlarında değişikliğe yol açtığını paylaşan Ege Mobilya Kâğıt ve Ormar Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör; “Alım heyeti programı başlangıçta Hindistan, Irak, Suudi Arabistan, Fas, Bulgaristan, İngiltere, Sırbistan ve Romanya’dan daha geniş katılımlı bir yapı ile planlanmıştı. Ancak bölgemizde yaşanan savaş ve buna bağlı olarak oluşan lojistik, güvenlik ve seyahat kısıtları, bazı ülkelerden katılımı doğrudan etkiledi. Programı revize ettik ve daha sınırlı fakat nitelikli bir katılımcı profili oluşturduk; mevcut durumda 6 ülkeden 15 yabancı firmanın katılımı ile alım heyeti sürdürülebilir ve verimli bir yapıda organize ettik. Bu durum, organizasyonun ölçeğini kısmen etkilemiş olsa da hedef odaklı eşleştirmeler sayesinde iş görüşmelerinin verimliliğinin yüksek olması bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yabancı Plakalı Araçlara Yeni Sistem: Süre Aşımı Sorunu Bitiyor Haber

Yabancı Plakalı Araçlara Yeni Sistem: Süre Aşımı Sorunu Bitiyor

23 Mart 2026 itibarıyla devreye alınan yeni sistem sayesinde araç sahipleri birçok işlemi artık online olarak gerçekleştirebilecek. Süre Aşımı Mağduriyetine Son Özellikle yaz aylarında yurda giriş yapan bazı vatandaşların, araçlarının Türkiye’de kalış süresini öğrenememesi nedeniyle ciddi sorunlar yaşandığı biliniyor. Yabancı pasaportla giriş yapan kişiler için (oturum izni olanlar hariç) araçların ülkede kalış süresi en fazla 90 gün ile sınırlı. Bu sürenin aşılması durumunda ise para cezaları ve çeşitli yaptırımlar uygulanabiliyor. Yeni sistem, bu tür mağduriyetlerin önüne geçmeyi hedefliyor. Tüm İşlemler Tek Platformda Ticaret Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan e-İşlemler sayfası üzerinden erişilebilen “Yabancı Plakalı Taşıt İşlemleri” hizmeti ile kullanıcılar birçok işlemi tek noktadan yapabilecek. Yeni sistem kapsamında vatandaşlar: Araçlarının yurtta kalma süresini anlık olarak öğrenebilecek Süre bitim tarihine kolayca erişebilecek Taahhütname işlemlerini online olarak tamamlayabilecek E-posta doğrulama yaparak sistem bildirimlerini aktif hale getirebilecek Süre bitimine yaklaşırken hatırlatma e-postaları alabilecek Hatırlatma Sistemi Devrede Yeni hizmetin en dikkat çeken özelliklerinden biri ise otomatik hatırlatma sistemi oldu. Araç sahiplerine süre dolmadan önce gönderilecek e-postalar sayesinde kullanıcıların cezai durumlarla karşılaşmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Tüm Bilgilere Tek Tıkla Erişim Sistem sadece süre takibiyle sınırlı değil. Kullanıcılar ayrıca platform üzerinden: Güncel duyurular Taşıt Ön Beyan Uygulaması Sıkça Sorulan Sorular Taşıt Rehberi Trafik cezası ve geçiş ücreti ödeme ekranları gibi birçok hizmete hızlı şekilde ulaşabilecek. Yabancı Kullanıcılar İçin İngilizce Destek Yeni dijital hizmet, yalnızca Türk vatandaşları için değil, yabancı uyruklu kullanıcılar için de erişilebilir olacak. Sistem, İngilizce dil seçeneğiyle sunularak uluslararası kullanıcıların da işlemlerini kolaylaştıracak. Amaç: Yoğunluğu Azaltmak ve İşlemleri Hızlandırmak Ticaret Bakanlığı, bu yeni uygulama ile: sınır kapılarındaki yoğunluğu azaltmayı işlemleri hızlandırmayı vatandaşların mağduriyetini önlemeyi hedefliyor. Bakanlık, dijitalleşme adımlarının devam edeceğini ve vatandaşların işlemlerini daha hızlı, güvenli ve kolay şekilde gerçekleştirebilmesi için çalışmaların sürdüğünü vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PLASFED Başkanı Karadeniz: “Türkiye, Avrupa Sanayi Zincirinde  Stratejik Konumunu Güçlendirdi” Haber

PLASFED Başkanı Karadeniz: “Türkiye, Avrupa Sanayi Zincirinde  Stratejik Konumunu Güçlendirdi”

PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, bu gelişmenin özellikle ihracat odaklı sektörler için yeni fırsatlar yaratacağını ve Türkiye–Avrupa sanayi entegrasyonunu daha da güçlendireceğini belirtti. Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikaları kapsamında şekillenen “Made in Europe” yaklaşımında Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin bir parçası olarak değerlendirilmesini Türk sanayisi açısından tarihi ve stratejik bir gelişme olarak değerlendirdi. Karadeniz, Türkiye’nin AB–Türkiye Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa üretim ve tedarik zincirlerinde önemli bir aktör olarak kabul edilmesinin, Türk sanayisinin küresel rekabet gücünü artıracak bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerinin doğal bir parçası olarak görülmesinin, sanayimizin üretim gücünü ve güvenilir tedarikçi kimliğini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Karadeniz, “Özellikle otomotivden beyaz eşyaya, plastikten inşaata kadar birçok sektörde Türkiye’de üretilen parçalar ve ürünler, Avrupa üretim zincirinin güvenilir bir parçası olarak kabul ediliyor. Bu durum, Türk firmalarının Avrupa projelerine doğrudan katılmasını ve ihracat hacimlerini artırmasını sağlayarak sanayimiz için stratejik bir avantaj yaratıyor” dedi. “Plastik sektörü Avrupa sanayisi için önemli bir partner” Plastik sektörünün otomotivden ambalaja, beyaz eşyadan inşaata kadar 45’i aşkın sektörün temel girdisini sağlayan stratejik bir üretim alanı olduğunu vurgulayan Karadeniz, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve esnek tedarik kabiliyeti sayesinde Avrupa sanayisi için önemli bir partner konumunda bulunduğunu ifade etti. Türkiye’de yaklaşık 14 bin üretici firmanın faaliyet gösterdiğini, sektörün 300 bini aşkın kişiye doğrudan, toplamda 1 milyondan fazla kişiye ise dolaylı istihdam sağladığını söyleyen Karadeniz, 10 milyar doları aşan ihracat hacmiyle ekonomiye önemli katkı sunduğunu belirtti. Plastik sektörünün çatı kuruluşu PLASFED Başkanı, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin sektörün büyümesini hızlandıracağını belirtti. “Kamu ve özel sektör iş birliği, sürece katkı sağladı” Bu sürecin oluşmasında kamu kurumları, iş dünyası ve sektör temsilcilerinin yürüttüğü çalışmaların önemli rol oynadığını kaydeden Karadeniz, şu değerlendirmede bulundu: “Bu süreçte başta Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat, Ticaret Bakanlığı bürokratları, iş dünyası kuruluşları ve sektör temsilcileri önemli katkılar sundu. Türk sanayisinin Avrupa değer zincirlerindeki konumunun güçlendirilmesine destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz.” “Sürdürülebilir üretim ve rekabet gücü güçlenecek” Karadeniz, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin aynı zamanda yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim ve teknoloji yatırımları açısından da önemli fırsatlar yaratacağını belirtti. PLASFED olarak Türk plastik sanayisinin uluslararası rekabet gücünü artıracak, Avrupa pazarındaki entegrasyonunu derinleştirecek ve sürdürülebilir üretim dönüşümünü hızlandıracak her türlü çalışmayı desteklemeye devam edeceklerini ifade eden Karadeniz, Türkiye’nin Avrupa üretim ekosistemindeki rolünün önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Öz Bakım Politikalarında Yeni Perspektif Haber

Türkiye’de Öz Bakım Politikalarında Yeni Perspektif

Kamu, sektör, akademi ve uluslararası kuruluş temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda; tüketici sağlığı ürünlerinin toplum sağlığına katkısı ile düzenleyici çerçevenin önemi öne çıkan gündem maddeleri arasında yer aldı. Toplantı, Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ayar, Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Avni Dilber ve TÜKSA Yönetim Kurulu Başkanı Av. Süleyman Kara’nın açılış konuşmalarıyla başladı. BİLİM TEMELLİ VE GÜVEN ODAKLI DÜZENLEYİCİ YAKLAŞIM Tüketici sağlığı alanındaki düzenleyici süreçlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ayar; “Kurumumuzun temel sorumluluğu, halkımıza sunulan ürünlerin güvenli, kaliteli ve etkili olmasını sağlamaktır. Bu doğrultuda üretim süreçleri, içerik yapıları ve tesis standartları hem piyasaya arz öncesinde hem de sonrasında bilimsel kriterlerle ve risk esaslı denetim anlayışıyla değerlendirilmektedir. Uluslararası standartlara uyum ve sürekli gözetim mekanizmaları tüketici güvenliğinin temel dayanaklarını oluşturmaktadır. Sağlık alanında güven yalnızca ürün kalitesiyle değil; şeffaflık, bilimsel kanıt ve güçlü denetim kültürüyle inşa edilir. Bununla birlikte ilaç üretim süreçlerinin çevresel etkilerini de göz ardı etmemek gerekir. Sürdürülebilir üretim anlayışı, sağlık sektörünün ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Tüketici sağlığı alanında paydaşların ortak bir çatı altında buluşması, koordinasyon ve iş birliği açısından büyük önem taşımaktadır. Sağlık okuryazarlığının güçlendirilmesi ise hem bireysel bilinç düzeyini artıracak hem de sağlık sisteminin üzerindeki yükü azaltacaktır. Amacımız; üretici ile tüketici arasında güven temelli, sürdürülebilir ve öngörülebilir bir sistemin devamlılığını sağlamaktır.” dedi. TÜKETİCİ SAĞLIĞINDA DENGE VE KORUMA VURGUSU Tüketici sağlığı alanındaki düzenleyici çerçeveye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Avni Dilber; “Geldiğimiz çağda reklamın önemi her geçen gün artmakta, tanıtım faaliyetlerinin yaklaşık yüzde 75’i dijital mecralarda gerçekleştirilmektedir. Bu dönüşüm, özellikle sağlıkla ilişkili ürünlerde yapılan iletişim faaliyetlerinde daha yüksek bir sorumluluk gerektirmektedir. Reklamların doğru, dürüst ve ispat edilebilir olması; tüketiciyi yanıltmaması ve rakip ürünleri kötülememesi temel ilkeler arasında yer almaktadır. Adil rekabet ortamının korunması hem tüketici güveni hem de sürdürülebilir piyasa yapısı açısından kritik önemdedir. Özellikle OTC grubu ürünlerde hangi ifadelerin kullanılabileceği, hangi beyanların mevzuat kapsamında değerlendirilemeyeceği konusu hassas bir alan olup, bu ince çizginin doğru analiz edilmesi gerekmektedir. Sağlıkla ilgili beyan içeren tanıtımlarda mevzuatın belirlediği sınırların gözetilmesi, hem sektörün sağlıklı gelişimi hem de toplum sağlığının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı. KÜRESEL SAĞLIK POLİTİKALARINDA ÖZ BAKIM DÖNÜŞÜMÜ Küresel sağlık sistemlerindeki değişime dikkat çeken Global Self Care Federation Genel Direktörü Greg Perry, konuşmasında öz bakımın dünya genelinde sağlık politikalarının merkezine yerleştiğini belirterek; “Öz bakım artık yalnızca bireysel bir tercih değil, sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği açısından stratejik bir gereklilik olarak değerlendirilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre öz bakım; bireylerin ve toplumların sağlığı geliştirme ve yönetme kapasitesini güçlendiren bir yaklaşımdır. Kanıta dayalı reçetesiz ürünlere erişimin artması, birincil sağlık hizmetleri üzerindeki yükü azaltarak sistemde alan açmaktadır. COVID-19 sonrası dönemde artan sağlık farkındalığı ise bu dönüşüm için önemli bir fırsat sunmaktadır. Öz bakımın doğru politikalarla desteklenmesi, daha dirençli ve sürdürülebilir sağlık sistemlerinin inşasına katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı. DEMOGRAFİK DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE SAĞLIK OKURYAZARLIĞI STRATEJİK ÖNEMİ Demografik dönüşüm ve sağlık okuryazarlığının güçlendirilmesine ilişkin açıklamalarda bulunan TÜKSA Yönetim Kurulu Başkanı Av. Süleyman Kara; “Türkiye’nin içinden geçtiği demografik değişim süreci, bireylerin sağlık süreçlerinde daha bilinçli ve aktif rol üstlenmesini zorunlu kılmaktadır. Nüfusun yaşlanma eğilimi ve kronik risklerin artışı, öz bakım kültürünün güçlendirilmesini daha da kritik hale getirmektedir. Uluslararası veriler, bu yaklaşımın sistem üzerindeki etkisini açıkça ortaya koymaktadır. 150 ülkeyi kapsayan 2025 tarihli çalışmaya göre öz bakım uygulamaları küresel ölçekte 120 milyar dolarlık tasarruf potansiyeli yaratmakta; 1,8 milyar hekim saatinin serbestleşmesine ve 41 milyar iş günü kazanımına katkı sağlamaktadır. Amerika’da tüketici sağlığına harcanan her 1 doların sağlık sistemi üzerindeki 7 dolarlık yükü azalttığı görülmektedir. Sağlık okuryazarlığının güçlendirilmesi, hem bireylerin bilinçli karar almasını hem de sağlık kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlayacaktır. TÜKSA olarak bu dönüşümün sorumluluğunu üstlenmeye devam edeceğiz,” ifadelerinde bulundu. TÜKSA Tanıtım Toplantısı kapsamında gerçekleştirilen “Eczanelerle Güçlenen Özbakım Kültürü: Erişilebilirlikten Etkin Danışmanlığa”, “Türkiye’de Tüketici Sağlığında Değer Zinciri”, “Aktif Yaşlanmada Özbakımın Rolü” ve “Sağlık Okuryazarlığının Güçlendirilmesinde Sağlık İletişiminin Rolü” başlıklı panellerde; öz bakım yaklaşımının sağlık sistemindeki yeri çok boyutlu bir çerçevede ele alındı. Eczanelerin danışmanlık rolünden üretim ve düzenleyici yapıya, aktif ve sağlıklı yaşlanma perspektifinden doğru ve bilim temelli sağlık iletişimine kadar uzanan başlıklar; kamu, akademi, sektör ve sivil toplum temsilcilerinin katkılarıyla kapsamlı biçimde değerlendirildi. ÖZ BAKIM VE KÜRESEL SAĞLIK POLİTİKALARINDA YENİ DÖNEM Toplantı kapsamında gerçekleştirilen “Tüketici Sağlığı Nedir? – Globalde OTC Mevzuatı”, “Koruyucu Sağlık Modelinde Özbakımın Yeri” ve “Özbakım Eksikliğinin Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerindeki Yükü” başlıklı sunumlarda; öz bakımın hem küresel sağlık politikaları hem de Türkiye’deki sistem üzerindeki etkileri farklı boyutlarıyla ele alındı. Global Self Care Federation Genel Direktörü Greg Perry, öz bakımın dünya genelinde sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği açısından stratejik bir alan haline geldiğini vurgularken, kanıta dayalı reçetesiz ürünlere erişimin artmasının birincil sağlık hizmetleri üzerindeki yükü azalttığına dikkat çekti. Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haydar Sur ise koruyucu sağlık yaklaşımının önemine işaret ederek, sağlığın tedavi aşamasına gelmeden korunması gerektiğini belirtti; bireysel yaşam alışkanlıkları, erken müdahale ve doğru zamanlamanın kronik hastalık yükünü azaltmada belirleyici rol oynadığını ifade etti. İş ve Sosyal Güvenlik Uzmanı İsmail Sevinç de öz bakım eksikliğinin sosyal güvenlik sistemi üzerinde artan bir mali yük oluşturduğunu vurgulayarak, koruyucu uygulamaların güçlendirilmesinin hem kamu kaynaklarının etkin kullanımı hem de sistemin sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yemeksepeti’nde İki Önemli Atama Haber

Yemeksepeti’nde İki Önemli Atama

Türkiye’nin En Sevilen* ve En Teknolojik** Online Yemek Sipariş Markası Yemeksepeti, organizasyon yapısını sektörün deneyimli isimleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Pazarlama dünyasındaki global tecrübesiyle Mert Tanyeri ve ticaret diplomasisi ile hukuk alanındaki köklü geçmişiyle Dilan Can, Yemeksepeti’nin gelecek vizyonuna katkı sunmak üzere yeni görevlerine başladılar. Mert Tanyeri, bölgesel pazarlama deneyimini Yemeksepeti’ne taşıyor Yıldız Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği ve İşletme çift anadal programlarından dereceyle mezun olan Mert Tanyeri, kariyerine 2012 yılında PepsiCo’da başladı. Ardından Eti, Ferrero, L’Oréal ve Hepsiburada gibi yerel ve global devlerde marka yönetimi ve büyüme alanlarında kritik sorumluluklar üstlendi. Yemeksepeti ailesine Şubat 2024’te Kıdemli Pazarlama Lideri olarak katılan Tanyeri, sergilediği başarılı performansın ardından Ekim 2024’te Delivery Hero bünyesinde “Bölgesel Pazarlama Lideri” (Regional Head, Marketing Campaigns) rolüne getirildi. Bu süreçte Delivery Hero pazarlarında halen kullanılmakta olan kampanya stratejilerinin oluşturulmasına aktif katkı sağlayan Tanyeri, Ocak 2026 itibarıyla Yemeksepeti Pazarlama Lideri olarak atandı. Tanyeri, yeni görevinde markanın tüm pazarlama operasyonlarına ve büyüme stratejilerine liderlik edecek. Kamu Politikaları ve Kamu İlişkilerine Dilan Can Liderlik edecek Yemeksepeti’nin Kamu Politikaları ve Kamu İlişkileri Direktörü görevine getirilen Dilan Can, şirketin kamu kurumlarıyla olan ilişkilerini, regülasyon süreçlerini ve iş dünyası paydaşlarıyla olan temaslarını yönetecek. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan ve kariyerine avukat olarak başlayan Can, uzun yıllar T.C. Ticaret Bakanlığı bünyesinde Dış Ticaret Uzmanı olarak görev yaptı. Özellikle Dünya Ticaret Örgütü, ABD ve AB ülkeleriyle ikili ticari ilişkilerimiz ile uluslararası anlaşmalar ve hizmet ticareti konularında uzmanlaşan Can, ABD ile ikili ticari ilişkilerimizle ilgili olarak yürüttüğü çalışmalardan ötürü ABD Dışişleri Bakanlığınca düzenlenen IVLP programına iki kez davet edildi. Son olarak, Dilan Can, Çin’in üretim ve teknoloji merkezi olarak konumlanan Guangdong eyaletinin başkenti Guangzhou’da Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı Ticaret Ataşesi olarak ülkemizi temsil etti. Bu görevinde ticari ilişkilerimizin zenginleştirilmesi, sınır ötesi e-ticaret, dijital hizmetler, yatırımlar ve teknoloji ekosistemi üzerine yoğunlaşan Dilan Can, kamu nezdindeki paydaş yönetimi ve regülasyon konusundaki derin tecrübesini artık Yemeksepeti’nin kurumsal hedefleri doğrultusunda kullanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.