Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ticaret Heyeti

Kapsül Haber Ajansı - Ticaret Heyeti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret Heyeti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin Temmuz Ayı İhracatı 25,6 Milyar Dolar Oldu Haber

Türkiye'nin Temmuz Ayı İhracatı 25,6 Milyar Dolar Oldu

Türkiye temmuz ayını 25,6 milyar dolarlık ihracatla tamamladı. 2026'da yedi aylık ihracat 161,6 milyar dolar olurken, son 12 aylık ihracat ise, 278,6 milyar dolara yaklaştı. Temmuz ayı ihracat verileri Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe tarafından İstanbul'da açıklandı. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, büyük bölümü pariteden kaynaklanmakla birlikte 2026'nın ilk yarısını yüzde 3,6'lık ihracat artışı ile kapattıklarını hatırlattı. Tüm zorluklara rağmen ikinci yarıya da artışla başlamanın önemli olduğunu belirten Gültepe, şöyle devam etti: Temmuz ayında ihracat yüzde 2,9 arttı “Genel Ticaret Sistemi (GTS) kayıtlarına göre, temmuz ayında yüzde 2,9 artışla, 25,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Böylece bugüne kadarki en yüksek temmuz ayı ihracatına imza attık. Aynı zamanda, Aralık 2025'ten sonra en yüksek ikinci aylık ihracat hacmimize ulaştık. Ocak-Temmuz dönemindeki ihracat 161,6 milyar dolara, son 12 aylık ihracat ise 278,6 milyar dolara yaklaştı. Hem yedi aylık hem de 12 aylık ihracatta yüzde 3,4 artıdayız. Temmuzda 19 sektörümüzün ihracatı artarken, yedisinde düşüş oldu. Sektörler sıralamasında otomotiv 3,6 milyar dolarla liderliğini sürdürdü. Otomotivi, 3 milyar dolarla kimyevi maddeler, 1,8 milyar dolarla elektrik-elektronik, 1 milyar 580 milyon dolarla hazır giyim ve 1,4 milyar dolarla demir ve demir dışı metaller sektörümüz takip etti. Otomotiv ve kimyevi maddeler, temmuzda da ilk iki sırayı paylaştı. Ancak ihracatımızda lokomotif güç olan iki sektörümüzün geçen ay daraldığını görüyoruz. Temmuz ayında otomotiv ihracatımız yüzde 6,5, kimyevi maddeler ihracatımız ise yüzde 11,4 düştü. En çok ihracat artışı olan sektörlerimiz ise yaş meyve ve sebze, demir ve demir dışı metaller ile elektrik ve elektronik şeklinde sıralandı. Yaş meyve sebzede yüzde 144, demir ve demir dışı metallerde yüzde 18,4, elektrik-elektronikte ise yüzde 15,4 artış kaydettik. Geçen ay 47 ilimiz ihracatını artırdı. Bin 108 firmamız ilk kez ihracat yaptı. Bu firmalarımızın ihracatımıza katkısı 166 milyon doları aştı. İlk yarıdaki ihracat artışında önemli payı bulunan parite ise hazirandan sonra temmuzda da ihracatımızı negatif etkiledi. Geçen ay, parite nedeniyle yaklaşık 290 milyon dolarlık kayıp yaşadık.” “Üç yıldır yüksek maliyet sorunuyla mücadele ediyoruz” Mustafa Gültepe, yılın ikinci yarısına artışla başlamanın önemli olduğunu, ancak ihracatta elde edilen sınırlı artışların işlerin yolunda gittiğini göstermediğinin altını çizdi. Gültepe, sözlerini şöyle sürdürdü: “İhracatımızdaki her artış bizi motive ediyor; daha yüksek hedeflere ulaşma azmimizi güçlendiriyor. Ama bir gerçeği de unutmuyoruz. Üç yıldır yüksek maliyet sorunuyla mücadele ediyoruz. Birçok sektörümüzün rekabetçiliği zayıflıyor. İhracat cazibesini kaybediyor. İlk kez ihracat yapan firma sayısı azalıyor. İhracatı tüm sektörlerimize ve tabana yayamıyoruz. Küresel ihracattan aldığımız pay düşüyor. Sanayimiz üç yıldır güç kaybediyor. Erken sanayisizleşme riski büyüyor. Böyle bir dönemde uygun maliyetle finansmana erişimde de zorlanıyoruz. Reeskont kredisinde limit 5 milyar liraya çıkarıldı. Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ancak bu kredilerde çok büyük yığılma var. Piyasadan borçlanmanın maliyeti ise yüzde 45-50'den başlıyor. Öte yandan, Merkez Bankasının yüzde 3'lük döviz dönüşüm desteğinin süresini 6 ay daha uzatmasını memnuniyetle karşıladık. Karar için Merkez Bankası Yönetimine teşekkür ediyorum. Ekim ayında sektörler özelinde yapılacak değerlendirmeyi de merakla bekliyoruz.” “Dünyada benzeri görülmemiş bir korumacılık dalgası yükseliyor” Mustafa Gültepe, dünyada benzeri görülmemiş bir korumacılık dalgasının yükseldiğini, hızla serbest ticaretten uzaklaşıldığını vurguladı. ABD'nin geçen hafta açıkladığı tarifelerden de görüldüğü üzere gümrük duvarlarının her geçen gün daha da yükseldiğini belirten Gültepe, “Biz tüm zorluklara rağmen üretmeye, ihracat yapmaya, firmalarımız için yeni pazarlar aramaya devam ediyoruz. Temmuz ayında TİM ve ihracatçı birlikleri olarak 2 ticaret heyeti, 17 fuar katılımı ve bir Ur-Ge faaliyeti gerçekleştirdik. Ağustos'ta Brezilya, Polonya ve Suriye'de heyetler düzenleyeceğiz.” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Egeli Yaş Meyve Sebze Sektörü İhracatını 572 Milyon Dolara Taşıdı Haber

Egeli Yaş Meyve Sebze Sektörü İhracatını 572 Milyon Dolara Taşıdı

Egeli yaş meyve sebze ihracatçıları Japonya ve Güney Kore'ye düzenleyeceği ticaret heyetiyle Uzak Doğu açılımını hızlandırıyor. Sektör, Çin pazarının yeniden açılmasıyla Türk kirazı için önemli bir fırsat doğmasını bekliyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2025 yılını sektörümüz adına başarılı bir yıl olarak değerlendiriyoruz. Üyelerimizin emeği ve alın teriyle, 128 ülkeye 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve, sebze ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdik. Bu performansla Birliğimiz, Ege Bölgesi'nde bitkisel ürün ihracatının lideri konumunu korumuştur. Türkiye'nin toplam yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatının yaklaşık beşte biri Birliğimiz üyeleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar yüzü aşkın ürünümüz dünya pazarlarına ulaşmıştır. Bu tablo, Ege topraklarının bereketini ve üyelerimizin küresel rekabet gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Üreticisinden ihracatçısına kadar bu zincirde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” dedi. En fazla ihraç edilen ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali 2026 yılına da güçlü bir başlangıç yaptıklarını vurgulayan Başkan Balık, 2025 yılının Ocak–Haziran döneminde 559 milyon dolar olan ihracatın 2026 yılının aynı döneminde 572 milyon dolara yükseldiğini söyledi. Cengiz Balık, “Küresel ekonomideki tüm belirsizliklere ve lojistik zorluklara rağmen elde edilen bu artış, sektörümüzün dayanıklılığının ve üyelerimizin azminin en somut göstergesidir. Bu dönemde yaş meyve ve sebze grubunda en fazla ihraç ettiğimiz ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali olmuştur. Özellikle kirazda ulaştığımız kalite ve pazar çeşitliliği, Türk kirazını dünya sofralarının aranan ürünü haline getirmiştir. Meyve sebze mamulleri grubunda ise kuru domates, kornişon turşusu, biber turşusu, sebze konserveleri ve elma suyu ihracatımızın lokomotif ürünleri olmuştur.” diye konuştu. Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş ülke Başkan Balık, “En fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler sıralamasında Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş sırada yer almaktadır. Bu tablo, hem geleneksel pazarlarımızdaki güçlü konumumuzu koruduğumuzu hem de okyanus ötesi pazarlarda kalıcı bir varlık oluşturduğumuzu göstermektedir. Pazar çeşitlendirme stratejimiz kapsamında fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına ağırlık veriyoruz. 2025 yılı ve 2026 yılının ilk çeyreğinde fuar ve heyet katılımlarımız kesintisiz devam etmiştir. Birliğimizce yürütülen UR-GE projesi kapsamında İngiltere, Norveç ve Kanada'ya ticaret heyetleri düzenledik. Turkish Tastes Turquality projemiz kapsamında ise ürünlerimizin Amerika Birleşik Devletleri'nde prestijli ortamlarda tanıtılması için yoğun bir çalışma yürüttük.” dedi. Japonya ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyeti Pazar çeşitlendirmede bir sonraki adımın Uzak Doğu olacağı bilgisini veren Balık sözlerine şöyle devam etti: “20-29 Kasım 2026 tarihleri arasında Japonya ve Güney Kore'ye yönelik sektörel bir ticaret heyeti düzenleyeceğiz. Yüksek alım gücüne ve kaliteli ürüne değer veren tüketici profiline sahip bu iki önemli pazarda, üyelerimizin potansiyel alıcılarla ikili iş görüşmeleri gerçekleştirmesini ve ürünlerimizin tanıtımını en etkin şekilde yapmasını hedefliyoruz. Uzak Doğu pazarlarında kalıcı bir varlık oluşturmanın, sektörümüzün uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz.” Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz Kiraz özelinde önemli bir gelişmeyi de paylaşan Başkan Balık, Türkiye'den Çin Halk Cumhuriyeti'ne kiraz ihracatının yeniden başlatılmasına yönelik çalışmalar kapsamında şunları anlattı: “Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi'nden teknik uzmanlardan oluşan bir heyet, 22-28 Haziran 2026 tarihleri arasında ülkemizi ziyaret ederek kiraz bahçelerinde, paketleme tesislerinde ve soğuk işlem ile fumigasyon uygulama merkezlerinde incelemelerde bulunmuştur. Heyete, kirazımızın bahçeden sofraya uzanan izlenebilirlik süreci ve gıda güvenliği uygulamalarımız yerinde aktarılmıştır. Heyetin hazırlayacağı rapor doğrultusunda Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz. Yılda yaklaşık 600 bin ton kiraz ithal eden ve dünyanın en büyük kiraz ithalatçısı konumundaki Çin pazarının açılması sürecinin olumlu sonuçlanmasının, Türk kirazına yepyeni bir ufuk açacağına inanıyoruz.” Cengiz Balık, “Bu güzel performansın asıl sahibi, üreticisinden ihracatçısına kadar emek veren tüm üyelerimizdir. Kendilerine, Birliğimizin değerli çalışanlarına, desteklerini her zaman yanımızda hissettiğimiz Ticaret Bakanlığımıza, Tarım ve Orman Bakanlığımıza, ve iş birliği yaptığımız tüm kurumlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri Sektöründen 459 Milyon Dolarlık İhracat Başarısı Haber

 Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri Sektöründen 459 Milyon Dolarlık İhracat Başarısı

Sektör ikinci yarıda UR-GE projeleri, sektörel ticaret heyetleri, milli katılım fuarları ve tasarım yarışmalarıyla ihracatta yeni pazar ve katma değer odaklı büyümeyi hedefliyor. Sektörün ihracat performansını ve bu süreçte gerçekleştirdikleri faaliyetleri “EİB 2026 Yılı İlk Yarı Değerlendirme Toplantısı”nda paylaşan Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, “2026 yılının ilk yarısını, küresel ticaretteki belirsizliklerin ve üretim maliyetlerindeki artışların ihracatçılarımız üzerindeki etkisini sürdürdüğü bir dönem olarak geride bıraktık. Yılın ilk altı ayında, Türkiye geneli ihracat 136 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ege Bölgesi’nden gerçekleştirilen ihracat ise 9,5 milyar dolar seviyesinde kaydedildi. Birliğimiz 6 aylık ihracatı 459 milyon dolar oldu. Tüm zorluklara rağmen 2025 yılındaki ihracat seviyemizi korumayı başardık.” dedi. Odundışı orman ürünlerinde yüzde 34’lük artış Başkan Gürle, “Alt sektörlerimiz itibarıyla kâğıt ve kâğıt mamulleri ihracatımız 266 milyon dolar, mobilya ihracatımız 94 milyon dolar, odun dışı orman ürünleri ihracatımız ise 81 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. İhracatında Türkiye lideri olduğumuz odundışı orman ürünleri sektöründe yüzde 34’lük ihracat başarısına imza attık. Özellikle kekik, defne, tıbbi ve aromatik bitkilerde güçlü tedarikçi kimliğimizi pekiştirdik. Ortaya çıkan tabloyu değerlendirirken yalnızca ihracat rakamlarına değil, ihracatçılarımızın içinde bulunduğu koşullara da bakmamız gerekiyor. Döviz kurundaki gelişmelerin hammadde, enerji, işçilik ve finansman maliyetlerindeki artışın gerisinde kalması, firmalarımızın dış pazarlardaki fiyat rekabetini zorlaştırmaktadır.” diye konuştu. Yılın ikinci yarısında da maliyet baskısı ve küresel talepteki dalgalanma devam edebilir Özellikle fiyat duyarlılığının yüksek olduğu pazarlarda ihracatçıların hareket alanının daraldığını vurgulayan Ali Fuat Gürle şunları söyledi: “Buna rağmen sektörlerimiz; üretim kabiliyeti, kalite anlayışı, tasarım gücü ve değişen pazar koşullarına uyum yeteneği sayesinde ihracattaki konumunu korumak için önemli bir mücadele vermektedir. Yılın ikinci yarısında da maliyet baskısının ve küresel talepteki dalgalanmanın devam etmesini bekliyoruz. Bununla birlikte, yeni pazarlara erişim sağlayan faaliyetlerimizin ve firmalarımızı doğrudan alıcılarla buluşturan projelerimizin ihracata olumlu katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Eylül’de Paper & Tissue Show Abu Dhabi ve Kasım’da Paper & Tissue Show Londra Fuarı Türkiye Millî Katılım Organizasyonu Mobilya sektöründe Aegean Furniture UR-GE Projesi kapsamında firmaların kurumsal ve ihracat kapasitelerini geliştirmeye devam edeceklerini belirten Başkan Gürle, “Ekim ayında Londra’da gerçekleştirmeyi planladığımız İngiltere ve Aralık ayında gerçekleştirmeyi planladığımız Sırbistan- Macaristan Mobilya Sektörel Ticaret Heyeti ile firmalarımızı ithalatçılar, distribütörler, mimarlar ve proje firmalarıyla bir araya getireceğiz. Kâğıt ve ambalaj sektöründe Aegean Paper UR-GE Projemizle firmalarımızın eğitim, danışmanlık ve yurt dışı pazarlama faaliyetlerini destekleyeceğiz. Eylül ayında düzenlenecek Paper & Tissue Show Abu Dhabi ve Kasım ayında düzenlenecek Paper & Tissue Show Londra Fuarı Türkiye Millî Katılım Organizasyonu ile sektörümüzün Avrupa pazarındaki görünürlüğünü artırmayı hedefliyoruz.” dedi. Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışması ile tasarım kültürü kâğıt ve ambalaj sektörüne taşınıyor Gürle, tasarım odaklı ihracat çalışmalarını da kararlılıkla sürdürdüklerine değinerek, “Altıncısını düzenlediğimiz Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışması’nın yanı sıra, ilk kez hayata geçirdiğimiz Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışması ile tasarım kültürünü kâğıt ve ambalaj sektörüne taşıyoruz. Odun dışı orman ürünlerinde ise Teknik Komitemiz aracılığıyla uluslararası mevzuatı yakından takip ediyor; kekik, defne ve diğer tıbbi ve aromatik bitkilerimizin ihracatında teknik engellerin aşılması için ilgili Bakanlıklarımız ve uluslararası sektör kuruluşlarıyla çalışmalar yürütüyoruz. Daha yüksek katma değerli, tasarım ve marka odaklı, sürdürülebilir ve farklı pazarlara yayılmış bir ihracat yapısı oluşturmak istiyoruz. 2026 yılının ikinci yarısında da firmalarımızı yeni alıcılarla buluşturmaya, rekabet güçlerini geliştirmeye ve sektörlerimizin sorunlarını ilgili kurumlar nezdinde takip etmeye devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Ev ve Mutfak Eşyaları Sektörü Litvanya Pazarında Yeni İş Birlikleri İçin Temaslarda Bulundu Haber

Türk Ev ve Mutfak Eşyaları Sektörü Litvanya Pazarında Yeni İş Birlikleri İçin Temaslarda Bulundu

İKMİB tarafından 15-18 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen “Ev ve Mutfak Eşyaları Sektörü Litvanya Sektörel Ticaret Heyeti” programı kapsamında ilk olarak Litvanya pazarına yönelik kapsamlı bir pazar araştırması gerçekleştirildi. Düzenlenen retail tur etkinliğinde ülkenin önde gelen perakende zincirleri arasında yer alan Rimi, JYSK, Maxima ve Kesko Senukai mağazaları ziyaret edilerek sektöre ilişkin güncel trendler, tüketici tercihleri ve dağıtım kanalları hakkında incelemelerde bulunuldu. Heyet programı çerçevesinde T.C. Vilnius Büyükelçisi Esra Toplu, Türk firma temsilcilerini Büyükelçilik Konutu’nda ağırladı. Gerçekleştirilen buluşmada Litvanya ekonomisi, ticaret fırsatları ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Yaklaşık 130 ikili iş görüşmesi yapıldı Programın en önemli ayağını ise Litvanya ve çevre ülkelerden gelen alıcı firmalarla gerçekleştirilen ikili iş görüşmeleri oluşturdu. Vilnius’ta düzenlenen organizasyonda toplam 16 alıcı firma ile yaklaşık 130 ikili iş görüşmesi yapıldı. Görüşmelerde Türk firmaları ürünlerini doğrudan potansiyel müşterilere tanıtma ve yeni iş birliklerinin temellerini atma fırsatı buldu. T.C. Vilnius Büyükelçisi Esra Toplu ve Vilnius Ticaret Müşaviri Gökhan Karaca da etkinliği ziyaret ederek firma temsilcileriyle bir araya geldi. Heyet programına ayrıca T.C. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Kimya, Toprak ve Sağlık Endüstrileri Daire Başkanı Alper Eriten ile İMMİB Genel Sekreter Yardımcısı Aydın Yılmaz eşlik etti. İbrahim Aracı: “Litvanya’da kurulan yeni iş bağlantılarının ihracatımıza katkı sağlayacağına inanıyoruz” İKMİB Başkanı V. İbrahim Aracı, Litvanya Sektörel Ticaret Heyeti’nin Türk firmalarının Avrupa pazarındaki konumunu güçlendirmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi: “Plastik ev ve mutfak eşyaları sektörümüzün ihracatı 2026 yılının ilk beş ayında 251 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde Litvanya’ya ihracatımız 327,6 bin dolar seviyesinde oldu. Küresel ekonomide yaşanan belirsizlikler ve talep daralmasına rağmen firmalarımızın yeni pazarlara erişimini desteklemeyi ve mevcut pazarlardaki etkinliğini artırmayı sürdürüyoruz. Litvanya’ya gerçekleştirdiğimiz sektörel ticaret heyeti kapsamında düzenlenen ikili iş görüşmeleriyle firmalarımız potansiyel alıcılarla doğrudan temas kurma fırsatı yakaladı. İKMİB olarak düzenlediğimiz ticaret heyetleriyle Türk firmalarımızın hedef pazarlardaki görünürlüğünü artırmayı, yeni ticari bağlantılar kurulmasına katkı sağlamayı ve ihracatımızın sürdürülebilir büyümesini desteklemeyi amaçlıyoruz. Litvanya ve çevre ülkelerde kurulan iş bağlantılarının önümüzdeki dönemde ihracatımıza olumlu yansımalarını görmeyi bekliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Mobilya İhracatçıları İngiltere Yolcusu Haber

Türk Mobilya İhracatçıları İngiltere Yolcusu

Türkiye’ye 2025 yılında 4,7 milyar dolar döviz kazandıran Türk mobilya sektörü katma değerli ihracat hedefleri doğrultusunda 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında İngiltere’ye yönelik Mobilya Sektörel Ticaret Heyeti düzenleyecek. Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (EMKOÜİB), tarafından düzenlenen ve İngiltere pazarında yeni ticari bağlantılar kurulması amaçlanan heyet programına başvurular 29 Haziran 2026 tarihinde sona erecek. İngiltere yıllık 20 milyar dolar mobilya ürünleri ithal ediyor İngiltere’nin yıllık 20 milyar doların üzerindeki mobilya ithalatıyla Avrupa’nın en büyük mobilya pazarlarından biri konumunda bulunduğunun altını çizen Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, Türk mobilya sektörünün İngiltere pazarındaki payını artırmayı hedeflediklerinin altını çizdi. Türkiye’nin İngiltere’ye 2025 yılında 157 milyon dolarlık mobilya ürünleri ihraç ettiğini vurgulayan Gürle, “İngiltere’nin mobilya ithalatında Çin, Polonya, İtalya, Almanya ve Vietnam önde gelen tedarikçiler arasında yer alırken, Türk mobilya sektörü olarak pazardaki konumumuzu güçlendirmek ve 250 milyon dolar ihracat hacmine ulaşmak istiyoruz. İngiliz tüketiciler döşemeli mobilyalar, oturma grupları, yatak odası ve yemek odası mobilyaları, ofis mobilyaları, bahçe mobilyaları ve sürdürülebilir malzemelerle üretilen tasarım odaklı ürünlere yoğun talep gösteriyor” şeklinde konuştu. “Hedefimiz kilogram değil, değer bazlı büyüme” Türk mobilya sektörünün artık miktar bazlı değil, katma değer bazlı büyüme stratejisi izlediğini vurgulayan Başkan Ali Fuat Gürle, İngiltere pazarına bu hedef doğrultusunda yoğunlaştıklarını vurguladı. Katma değerli ürün ihracatını artırmak için alım gücü yüksek pazarlara odaklandıklarının altını çizen Gürle; “Türk mobilya sektörü üretim gücü, tasarım kabiliyeti ve kaliteli üretim anlayışıyla dünyanın önemli tedarikçileri arasında yer alıyor. Ancak önümüzdeki dönemde asıl hedefimiz ihraç ettiğimiz ürünlerin birim değerini artırmak. Bugün sektörümüzün ortalama ihracat birim fiyatı 3,5 dolar seviyesinde bulunuyor. Tasarım, Ar-Ge, markalaşma ve yüksek gelir grubuna hitap eden pazarlara yönelik çalışmalarla bu rakamı orta vadede 6 dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. İngiltere yüksek satın alma gücüne sahip tüketici yapısı, tasarım odaklı ürün talebi ve güçlü perakende ağıyla sektörümüz açısından büyük fırsatlar sunuyor. Türk firmalarımızın kalite, tasarım ve hızlı teslimat avantajlarını İngiliz alıcılara daha etkin şekilde tanıtmak istiyoruz. Heyet programımız kapsamında gerçekleştirilecek ikili iş görüşmelerinin firmalarımıza yeni iş birlikleri kazandıracağına inanıyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. Güngör: “Yüksek gelirli pazarlara odaklanıyoruz” Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, küresel rekabet ortamında katma değerli ihracatın öneminin her geçen gün arttığını dile getirdi. “Mobilya sektöründe sürdürülebilir büyümenin yolu tasarım, inovasyon ve markalaşmadan geçiyor” tespitinde bulunan Güngör; “İngiliz tüketicisinin kalite, fonksiyonellik ve sürdürülebilirliği bir arada sunan ürünlere ilgisi her geçen gün artıyor. Türk mobilya sektörü bu taleplere cevap verebilecek üretim altyapısına ve tasarım yeteneğine sahip. Uluslararası pazarlama faaliyetlerimizi kesintisiz sürdürüyoruz. Geçtiğimiz 4 yıllık dönemde Güney Afrika, Fas, Hindistan, Irak, Suudi Arabistan, ABD, Romanya ve Bulgaristan’a yönelik sektörel ticaret heyetleri düzenledik. 139 firmamızın ithalatçılarla buluşmasına aracılık ettik. 2026-30 döneminde ticaret heyetlerine fuar katılımlarını da dahil etme kararı aldık. Firmalarımızın küresel pazarlardaki görünürlüğünü artırmak amacıyla 5-7 Mayıs 2026 tarihlerinde Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen HD Expo Conference 2026 Fuarı’nda Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirdik ve 10 firmamızla yer aldık. Özellikle otel, konaklama ve proje mobilyalarına yönelik dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olan HD Expo’da elde ettiğimiz temaslar, ABD pazarındaki fırsatları daha yakından görmemizi sağladı. İngiltere Sektörel Ticaret Heyetimizi de benzer şekilde yüksek katma değerli ve satın alma gücü yüksek pazarlarda Türk mobilyasının etkinliğini artırmaya yönelik stratejimizin bir parçası olarak görüyoruz. Firmalarımızın İngiltere’de kalıcı ticari ilişkiler kurmalarını ve daha yüksek katma değerli ürünlerle pazardaki paylarını artırmalarını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Turkish Contract Hub Projesiyle Mimarlar ve İç Mimarlar Hedefleniyor Türk mobilya sektörünün piyasa koşulları ve bölgesel gelişmeler nedeniyle ihracatta fiyat tutturmakta zorlandığını ifade eden Güngör, “Sektör gelişim sağlayabildiği ve globalde Çin gibi seri üretimde neredeyse rekabet edemediği ülkelere karşı kalite, tedarik süreleri ve süreç yönetimi gibi tüm unsurlarda fark yaratabildiğimiz proje çalışabilen firmaların ihracattaki paylarının arttığını gözlemliyoruz. Turkish Contract Hub markasıyla bu firmalara daha fazla odaklanacağız. Otel, hastane, ofis, okul, restoran gibi proje bazlı çalışan firmalarımızın mimarlar ve iç mimarlarla çalıştıklarında daha verimli sonuçlar alıyorlar. Londra Heyetinde Londra’daki mimarları ikili görüşmelerimize davet edeceğiz. Turkish Contract Hub markasını ilk olarak HD Expo Conference 2026 Fuarı’nda kullandık. Bundan sonraki süreçte tüm etkinliklerimizde, heyet ve milli katılım organizasyonlarımızda yer vermeye devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı. Başvurular 29 Haziran’da sona erecek 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek İngiltere Mobilya Sektörel Ticaret Heyeti’ne katılmak isteyen firmaların başvurularını 29 Haziran 2026 tarihine kadar tamamlamaları gerekiyor. Organizasyon hakkında detaylı bilgi ve başvuru sürecine ilişkin sorular için tarim4@eib.org.tr adresi üzerinden Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’yle iletişime geçilebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kurban Derilerini Ekonomiye Kazandıralım Çağrısı Haber

Kurban Derilerini Ekonomiye Kazandıralım Çağrısı

Ege İhracatçı Birlikleri’nde basın toplantısı düzenleyen Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, Kurban Bayramı döneminde yanlış kesim ve muhafaza yöntemleri nedeniyle yüz binlerce derinin ekonomiye kazandırılamadan yok olduğunu belirterek, hammaddenin deri sektörünün sürdürülebilir üretim zincirindeki kritik rolüne dikkat çekti. 10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon çanta üretecek deri çöp oluyor Son yıllarda Kurban Bayramı süresince yanlış deri yüzümü ve zamanında tuzlama yapılmaması nedeniyle yaklaşık 500 bin büyükbaş hayvan derisinin heba olduğununun altını çizen Gündoğdu; “Kaybedilen bu derilerle yaklaşık 10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon kadın çantası üretilebilirdi. Bunun yanında jelatin ve kolajen sanayisinde de ciddi bir hammadde kaybı yaşanıyor. Deri sektörü için hayvan kesimi yapılmıyor; gıda amacıyla tüketilen hayvanların yan ürünleri sürdürülebilir bir anlayışla ekonomiye kazandırılıyor. Bu yönüyle sektörümüz güçlü bir döngüsel ekonomi örneği oluşturuyor” dedi. Kurban derilerinin korunmasına yönelik alınması gereken önlemleri de sıralayan Gündoğdu şöyle devam etti; “Kurban derilerinin toplanmasıyla ilgili yerel yönetimler ve STK’lar harekete geçirilmeli. Kurbanlık hayvan satıcılarının koyun başına 2 kilogram, büyükbaş hayvan başına ise 6 kilogram kaba tuzu alıcılara vermesinin zorunlu hale getirilmesi gerekiyor. Kesim yapacak kasaplara yönelik bilgilendirme notları hazırlanması çok önemli. Deri yüzüm teknikleri, bağırsak temizliği, tuzlama ve muhafaza koşulları konusunda standart uygulamaların yaygınlaştırılması gerekiyor. Bu hususlara dikkat edildiği takdirde kurban derileri ekonomiye kazandırılır.” EDMİB sahaya iniyor 2026-30 döneminde Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin sektörün ihracat kapasitesini artırmak amacıyla fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına yoğun şekilde devam edeceğini dile getiren Halil Gündoğdu, Deri ve Deri Mamulleri Sektör Kurulu ile koordineli biçimde kapsamlı bir yol haritası oluşturdukları bilgisini verdi. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin uzun yıllardır Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu üstlendiği Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı’na 13-16 Haziran 2026 tarihlerinde 35 firmayla katılım için hazırlıklarının tamamladıklarını dillendiren Gündoğdu; “Yunanistan Atina Sektörel Ticaret Heyeti’nin ikincisini de 21-24 Eylül 2026 tarihlerinde düzenleyeceğiz. 2025 yılındaki ilk Atina heyetimiz 17 firmanın katılımıyla başarıyla gerçekleşmişti. 2026 yılında Kanada/Montreal ve ABD/New York sektör ticaret heyetlerine EDMİB üyesi firmalarımız katılım sağlayacak” ifadelerini kullandı. Gündoğdu, MIPEL Saraciye Fuarı’na 2027 yılı şubat ayında üçüncü kez milli katılım organizasyonu yapılacağını, Ocak 2027’de ise İzmir Leather & More Deri Konfeksiyon Fuarı’nın sektör paydaşlarını bir araya getireceğini açıkladı. İhracatın tabana yayılması hedefleniyor Bölgeden gerçekleştirilen deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin 350 aktif firma içerisindeki yalnızca 31 firma tarafından yapıldığına dikkat çeken Gündoğdu, sektörün sürdürülebilir büyümesi için ihracatın daha geniş bir tabana yayılması gerektiğini söyledi. Bu doğrultuda saha çalışmalarını başlattıklarını belirten Gündoğdu, ilk etapta deri ve kürk konfeksiyon firmalarının ziyaret edildiğini ifade etti. Önümüzdeki süreçte tüm alt sektörlerde ve EDMİB’in faaliyet gösterdiği şehirlerde üye firmalarla düzenli istişare toplantıları gerçekleştirileceğini belirten Gündoğdu, firmalardan gelecek talepler doğrultusunda şekillenecek fuar, heyet, eğitim ve kümelenme çalışmalarının ihracata önemli katkı sağlayacağını kaydetti. Deri OSB sektöre sürdürülebilirlik altyapısı kazandıracak İzmir’de kurulması planlanan Deri ve Deri Mamulleri Organize Sanayi Bölgesi’nin sektör için stratejik bir vizyon projesi olduğunu ifade eden Halil Gündoğdu, projenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hedefleriyle uyumlu şekilde ilerlediğini söyledi. Modern organize sanayi bölgesinin istihdamı artıracağını, nitelikli ara eleman sürekliliğini sağlayacağını ve sürdürülebilirlik altyapısını güçlendireceğini vurgulayan Gündoğdu, projenin İzmir’in çevreci ve sürdürülebilir üretim imajına da önemli katkı sunacağını dile getirdi. Finansmana erişim ve döviz dönüşüm desteği çağrısı Deri ve deri mamulleri sektörünün yüksek katma değer üreten stratejik sektörlerden biri olduğuna işaret eden Gündoğdu, özellikle deri ve kürk konfeksiyon alanında birim ihracat değerinin Türkiye ortalamasının yaklaşık 130 katına ulaştığını ifade etti. Yüksek kaliteli girdi ihtiyacı, uzun üretim süreçleri ve küresel moda trendlerine hızlı uyum zorunluluğunun işletme sermayesi ihtiyacını artırdığını belirten Gündoğdu, sektörün küresel rekabette ayakta kalabilmesi için finansman kanallarının açık tutulmasının hayati önemde olduğunu söyledi. Gündoğdu, ihracatçıların üzerindeki finansal baskının azaltılması amacıyla Merkez Bankası döviz dönüşüm desteği prim oranının yüzde 10 seviyesine yükseltilmesi ve uygulamanın süresinin yıllık olarak uzatılması gerektiğini sözlerine ekledi. Onay: “Türkiye, dünya devlerinin en tedarik alternatifi haline geldi” 2026 yılı itibariyle Körfez bölgesi merkezli tedarik zincirindeki kırılmalar ve artan küresel lojistik maliyetler, coğrafi yakınlığı ve esnek üretim modeli sayesinde Türkiye’nin dünya devleri için yeniden en güçlü alternatif konumuna geldiği bilgisini veren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Erhan Onay, bu potansiyelin fiili bir ihracat rekoruna dönüşebilmesi için özellikle ayakkabı yan sanayisindeki yapısal maliyet kemerlerinin gevşetilmesi gereğine vurgu yaptı. “Taban, ökçe, toka ve özel kimyasallar gibi temel yan sanayi bileşenleri üzerinde yük oluşturan ek korumacı vergiler ve katı gümrük barajları, nihai ürünün küresel piyasadaki rekabet gücünü doğrudan baltalamaktadır” diyen Onay; “Türkiye'nin bu fırsatı kaçırmamak adına acilen yapması gereken yerli üretimi bulunmayan ya da yetersiz kalan yan sanayi girdilerindeki gümrük duvarlarını esnetmek, üreticinin hammaddeye dünya fiyatlarıyla erişmesini sağlamak ve ihracatçıyı baskılanan döviz kuru sarmalından kurtaracak dinamik teşvik mekanizmalarını devreye almaktır. Maliyet yapımızdaki bu kamusal iyileştirmeler hızla hayata geçirilmediği takdirde, siparişlerin daha düşük maliyetli ülkelere kayması kaçınılmaz olacaktır” şeklinde konuştu. Bozkurt; “Katma değerli ürün ihracatında Türkiye ortalamasını ikiye katladık” Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nagihan Bozkurt, Ege Bölgesi’nin deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65 gibi büyük bir kısmının Avrupa Birliği pazarına yapıldığını, kilogram başına ihracat değerinde de öncü bir rol üstlendiklerini, ayakkabı grubunda Ege Bölgesi’nin 24,77 dolarlık kilogram başı ihraç fiyatıyla, Türkiye ortalamasını ikiye katladığını vurguladı. Ege Bölgesi’nin ayakkabı ihraç fiyatında yakaladığı seviyeyi Ege Bölgesi’nin kaliteli ve katma değerli üretim gücünün en somut kanıtı olarak tanımlayan Bozkurt sözlerini şöyle tamamladı; “Tam da bu yüzden, rotamızı alım gücü ve refah seviyesi yüksek olan müreffeh pazarlara daha güçlü bir şekilde çevirmek istiyoruz. Mevcut pazarlarımızı korurken küresel dalgalanmalardan etkilenmemek adına İskandinav ülkeleri, ABD ve Kanada gibi özel pazarlarda pazar çeşitliliğine gitmemiz artık bir zorunluluk halini aldı. Bu coğrafyalarda yapılacak etkinliklerde Ege’den çok aktif bir katılım sağlamayı hedefliyoruz. Bu bölgelerdeki prestijli fuarları yakından takip etmeyi, aynı zamanda düzenlenecek heyet organizasyonlarıyla ticari bağlarımızı güçlendirmeyi ve Ege Bölgesi’nin deri ve deri mamulleri sektörleri özelinde yüzde 70 pay ile lokomotif sektörümüz olan ayakkabıdaki ihracat başarısını çok daha yukarıya taşımayı amaçlıyoruz.” Gürkan: “Çalışmalarımızın odağına sürdürülebilirliği alıyoruz” Türkiye’nin; dünyanın geleceğe dair sürdürülebilirlik politikalarıyla, kendi küresel geçiş yönelimi karşısındaki tutumunu karşılaştırması ve realist adımlar atması gerektiğini dillendiren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Gizem Dönmez Gürkan, ihracatçılarımızın küresel ticarette güçlü bir yer edinmeleri amacıyla adil, şeffaf ve dünyamızın geleceğine karşı sorumluluk hisseden iş modellerine sahip olmaları için tüm çalışmalarının odağına sürdürülebilirliği aldıklarını aktardı. Uzun zamandır derinin çevreyi kirleten bir materyal olduğu düşüncesi sektörümüz karşısında bir önyargı olduğunun altını çizen Gürkan; Bugün gerek değişen tüketim alışkanlıkları ile nihai tüketiciler gerekse büyük markalar, satın almacılar sürdürülebilir ürünleri tercih ediyor. Bu taleplere karşılık verebilmek ve satış kanalları yaratarak yeni pazar fırsatları yaratabilmek için de sürdürülebilir olmanın gerektiğini düşünüyoruz. Sektörümüzde Leather Working Group sertifikalarına sahip başarı hikayesi olarak nitelendirebileceğimiz birçok firmamız mevcut. Deri sektöründeki teknolojik altyapının ve insan gücü kaynağının yeşil dönüşümü gerçekleştirebilecek adımları atabileceğini öngörüyoruz. Günümüzde yurt dışı fuarlara katılımda dahi sosyal uygunluk sertifikalarının şart koşulduğu bir durum göz önüne alındığında firmalarımızın gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamlayarak kurumsal ve çevresel dönüşümü sağlamada hızlı bir yol kat etmesinin sektörümüzün sürdürülebilirliğinde geleceğe ışık tuttuğunu düşünüyoruz. Bu amaç doğrultusunda bu dönemde de üye firmalarımızın farkındalığını artıracak adımları atmayı planlıyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Egeli Mobilya İhracatçılarına Romanya’dan Schengen Vizesinde Destek Haber

Egeli Mobilya İhracatçılarına Romanya’dan Schengen Vizesinde Destek

EMKOÜİB, sektörel ticaret heyetleri ve fuar katılımlarının önündeki en önemli engellerden biri olan Schengen vizesi süreçlerinin hızlandırılması konusunda Romanya makamlarından destek aldı. Romanya’nın İzmir Başkonsolosu Lilian Zamfiroiu ve Konsolos Nicolae Dan Dima ile bir araya gelen Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Fuat Gürle, Egeli ihracatçıların vize süreçlerinde yaşadığı sorunları gündeme taşıdı. Görüşmede, Birliğin referans olduğu Schengen vizesi başvurularında süreçlerin hızlandırılması konusunda mutabakata varıldı. Başkonsolos Lilian Zamfiroiu, Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin referans olduğu başvuruların daha hızlı değerlendirilmesi için destek vereceklerini ifade etti. Romanya’ya ticaret heyetleri hız kazanacak Vize süreçlerinde sağlanan kolaylığın ardından Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, Romanya’ya yönelik sektörel ticaret heyetleri ve fuar organizasyonları için çalışmalarını hızlandırdı. Türk mobilya sektörünün Romanya pazarında güçlü bir ivme yakaladığını belirten Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, Türkiye’nin Romanya’ya yıllık 300 milyon doların üzerinde mobilya, kâğıt ve odun dışı orman ürünleri ihracatı gerçekleştirdiğini söyledi. “Romanya’da yüzde 20 pazar payı hedefliyoruz” Türk mobilya sektörünün Balkan coğrafyasında son yıllarda önemli bir yükseliş yakaladığını dile getiren Gürle, şu değerlendirmede bulundu: “Son dört yılda Balkanlar’da güçlü bir büyüme ivmesi yakaladık. Romanya’da bugün üçüncü büyük tedarikçi konumundayız ve yüzde 12 pazar payına ulaştık. Hedefimiz Romanya pazarındaki payımızı yüzde 20 seviyesine çıkarmak.” Romanya ile ticari ilişkilerin daha güçlü bir zemine oturması için karşılıklı temasların süreceğini ifade eden Gürle, ihracatçı firmaların vize başvurularında Birlik olarak referans olacaklarını belirtti. Romanya, Türkiye’nin en büyük 8. ihracat pazarı Türkiye’nin Romanya’ya toplam ihracatının 2025 yılında yüzde 5 artışla 8 milyar dolara ulaştığını kaydeden Gürle, Romanya’nın Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı 8’inci ülke olduğunu söyledi. Gürle, “Hedefimiz Romanya’ya ihracatta 10 milyar dolar seviyesine ulaşmak” dedi. Bir sonraki görüşmede Romanya’nın İzmir Başkonsolosu Lilian Zamfiroiu’nu Ege İhracatçı Birlikleri’nde ağırlayacaklarını aktaran Gürle, Romanya’daki yatırım fırsatlarına ilişkin kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü belirtti. Gürle, “Romanya tarafı, mobilya sektörünün kümelendiği bölgeler ile yatırım ve vergi avantajlarına ilişkin bir rapor hazırlayacak. Biz de hem ihracatımızı hem de Romanya’daki yatırımlarımızı artırmayı hedefliyoruz” diye konuştu. EMKOÜİB’den 8 ülkeye ticaret heyeti Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 2022-2026 döneminde Güney Afrika, Fas, Hindistan, Irak, Suudi Arabistan, ABD, Romanya ve Bulgaristan’a sektörel ticaret heyetleri düzenledi. Türkiye’nin farklı illerinden 139 firmanın katıldığı organizasyonlarla sektörün yeni pazarlara erişimi desteklenirken, Birlik 2026-2030 döneminde ticaret heyeti programlarını daha da artırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Makinecileri’nin İlkbahar Maratonu Başladı Haber

Türkiye’nin Makinecileri’nin İlkbahar Maratonu Başladı

Turkish Machinery markasıyla dünya vitrinine çıkan Makine İhracatçıları Birliği (MAİB), Nisan’da dünya sanayi trendlerinin belirlendiği ve bu yıl tarihinde ilk kez savunma sanayii ürünlerine de yer veren Hannover Messe ile teknik tekstil dünyasının vitrini Techtextil’de gerçekleştirdiği temasların ardından, rotayı Münih ve Düsseldorf’taki dev buluşmalara çevirecek. Makineciler 4-7 Mayıs’ta çevre teknolojileri ve döngüsel ekonominin küresel referans noktası olan IFAT fuarında, hemen ardından 7-13 Mayıs’ta ambalaj endüstrisinin en büyük organizasyonu Interpack’ta yerini alacak. Geniş bir coğrafyaya yayılan tanıtım maratonu, 12-15 Mayıs’ta Güney Afrika’da düzenlenen tarım makineleri odağındaki NAMPO Harvest Day ile devam edecek. 26-29 Mayıs’ta Rusya’da gerçekleştirilecek iş makineleri ile madencilik teknolojileri fuarı CTT Mining’de ticaret heyeti düzenleyecek makineciler ayrıca, firmaların hedef pazarlarındaki ihracat potansiyellerini güçlendirmek amacıyla Endüstriyel Sistemler ve Aksamları UR-GE Projesi kapsamında kapsamlı bir İhtiyaç Analizi Çalışması başlatacak. Küresel değer zincirlerinin stratejik bir dönüşümden geçtiği, tedarik ve ticaret yollarının yeniden çizildiği bir dönemde koordine edilen yoğun takvime ilişkin değerlendirmelerde bulunan Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz şunları söyledi: “Küresel sıkılaşma politikalarına bağlı olarak yatırım ortamının eski canlılığından uzakta seyrettiği son birkaç yıl, sanayi şirketlerinin ölçeklerini çok olumsuz etkiledi. Artan jeopolitik riskler, öngörülebilirliğin zayıflaması ve piyasalardaki yüksek belirsizlik, yatırım kararlarının ertelenmesine yol açarken; bu durum reel sektör üzerinde ilave bir baskı oluşturdu. Bu süreçte yaşanan kâr kaybının ardından işletmelerin yeniden toparlanabilmesi için, küresel yatırım iştahının güçlenerek devam etmesi kritik önem taşıyor. Şu aşamada büyük sıçramalardan söz etmek mümkün olmasa da devam eden savaş belirsizliği ve artan enerji maliyetlerine rağmen sipariş akışının tamamen kesilmemiş olması, yatırım iştahının temkinli de olsa sürdüğüne işaret ediyor. Biz bu dönemde sahada olmanın, doğrudan temas kurmanın ve yeni iş birliği fırsatları yaratmanın her zamankinden daha önemli olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda, Mayıs ayında, stratejik açıdan önceliklendirdiğimiz üç farklı ülkede temaslarımızı yoğunlaştırarak yeni iş fırsatları geliştirmeyi hedefliyoruz.” “Her pazara ve her ihtiyaca göre yüksek kaliteli çözüm” Özellikle Almanya’daki buluşmaların stratejik önemine ve bu ülkeyle olan ilişkilerin basit ticaretin ötesinde, derin üretim entegrasyonuna dayandığına dikkat çeken Yılmaz şunları belirtti: “Türkiye ve Almanya makine sanayileri, üretim yapıları birbirini tamamlayan ve değer zincirinin aynı halkalarında yer alan iki aktör. Bu ülkede kurduğumuz bağlantılarla sanayii entegrasyonumuz derinleşirken sağladığımız ortaklıklarla rekabetçilik seviyemiz de yukarı taşınıyor. Nisan ayında ihracatçı firmalarımızın da güçlü bir temsil sağladığı Hannover Messe ve Techtextil platformlarında, Türkiye’nin sürdürülebilirliğe olan bağlılığını; döngüsellik, enerji tasarrufu ve dijital entegrasyon alanlarındaki çözüm ortağı kimliğini güçlü şekilde ortaya koyduğumuza inanıyoruz. IFAT ve Interpack fuarlarında da Türk makine sektörünün sadece güvenilir bir tedarikçi değil; İkiz Dönüşüm sürecinin pratikteki en güçlü taşıyıcısı ve stratejik bir mühendislik ortağı olduğunu aktarmaya devam edeceğiz.” Almanya’daki tanıtım çalışmalarının ardından Güney Afrika ve Rusya’daki tanıtım çalışmalarının sektörün uluslararası rekabetteki özgüvenini yansıttığını söyleyen Yılmaz, bu takvimin makine sektörünün küresel erişim kapasitesini daha da artıracağına inandıklarını belirterek şunları söyledi: “Küresel sıkılaşma politikalarına bağlı olarak yatırım ortamının temkinli seyrettiği bir dönemde, hem geleneksel pazarlarımızda kök salıyor, hem de farklı coğrafyalarda pazar yelpazemizi genişletiyoruz. Tarım makinelerinden madencilik teknolojilerine kadar farklı uzmanlık alanlarına hitap eden organizasyonlardaki varlığımızla, sektörümüzün her ihtiyaca göre yüksek kaliteli çözüm üretme kabiliyetini ve teknik esnekliğini kanıtlıyoruz. Yeni sanayi mimarisinde güvenilir bir teknoloji ortağı olarak, dünyanın her yerinde operasyonel süreklilik sunmaya ve 'Türkiye’nin Makinecileri' markasını küresel bir referans noktası olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.