Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ticari Kredi

Kapsül Haber Ajansı - Ticari Kredi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticari Kredi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ING’den Yeni İş Kuranlara Güçlü Başlangıç Desteği Haber

ING’den Yeni İş Kuranlara Güçlü Başlangıç Desteği

En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, yeni kurulan işletmelere özel geliştirdiği Yeni İşim Hesabı ile yeni iş kuranlara ilk andan itibaren kapsamlı bir destek sunuyor. Yeni İşim Hesabı; girişimcilere yeni iş kurmanın ilk aşamasında ihtiyaç duyulan finansal ve operasyonel unsurları bir araya getiren bütüncül bir çözüm sunuyor. Paket kapsamında sunulan dijital ve masrafsız bankacılık hizmetleri ile işletmelerin ilk yılındaki finansal yüklerin hafifletilmesi ve büyüme yolculuklarının desteklenmesi hedefleniyor. Yeni iş kuranlar, şubeye gitmeye gerek kalmadan uzaktan müşteri olma sürecini tamamlayarak bankacılık işlemlerini dijitalden kolayca yönetebiliyor. Masrafsız para transferi ve yüksek günlük faiz Yeni İşim Hesabı ile işletmeler, 7/24 ücretsiz EFT, havale ve FAST işlemleri sayesinde günlük bankacılık ihtiyaçlarını masrafsız şekilde yönetebiliyor. Ayrıca yabancı para transferlerini (SWIFT) de dijital kanallar üzerinden ücretsiz olarak gerçekleştirebiliyor. Bu kapsamda işletmeler, ING Mobil ve İnternet Bankacılığı aracılığıyla gönderdikleri yabancı para transferlerinde ING ve muhabir bankaya herhangi bir masraf ödemiyor. Bunun yanı sıra, işletmelerin ING Türkiye hesaplarına gelen SWIFT transferlerinden de para birimi fark etmeksizin ING tarafından herhangi bir işlem ücreti alınmıyor. İlk kez Yeni İşim Hesabı açan işletmeler, şirketlerinin ilk yılı boyunca İşim İçin Turuncu Hesap kapsamında sunulan güncel yüksek Hoş Geldin Faizi avantajından yararlanabiliyor. Günlük yüksek faiz kazandıran bu yapı sayesinde işletmeler birikimlerini vade beklemeden değerlendirebilirken, ihtiyaç duydukları anda hesaplarına para yatırıp çekerek nakit akışlarını esnek biçimde yönetebiliyor. İş kuranlara operasyonel destek ING Türkiye, Yeni İşim Hesabı ile girişimcilere yalnızca bankacılık hizmetleri değil, işlerini büyütmelerine katkı sağlayacak ek avantajlar da sunuyor. Yeni yazarkasa POS’unda ING’yi tercih eden işletmeler, belirlenen ciro koşullarını sağlamaları halinde 8.000 TL’ye varan nakit ödül fırsatından yararlanabiliyor. Bunun yanı sıra LUCA Mali Müşavir Paketi ile e-Belge entegrasyonunda 1.500 kontör avantajı ve ticari kredi ile başvurulabilen aidatsız şirket kredi kartı gibi desteklerle işletmelerin operasyonel maliyetleri azaltılıyor. Hüsniye Ulu: Yeni iş kuranlara entegre bir başlangıç paketi sunuyoruz. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Hüsniye Ulu şunları söyledi “Yeni bir iş kurma sürecinde maliyetlerin doğru yönetilmesi ve nakit akışının sağlıklı planlanması büyük önem taşıyor. Biz de bu ihtiyaçtan yola çıkarak ING Türkiye olarak girişimcilerin ilk adımlarından itibaren yanlarında olmayı ve onlara işlerini kolaylaştıran bütüncül çözümler sunmayı önemsiyoruz. Yeni İşim Hesabı ile KOBİ’lere yalnızca bir banka hesabı değil; ilk yıllarını daha az maliyetle ve daha güçlü bir finansal zeminde geçirebilecekleri entegre bir başlangıç paketi sunuyoruz. Girişimcilerin finansal süreçlerini kolaylaştırırken büyüme yolculuklarını desteklemeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ING Türkiye’nin Aktif Büyüklüğü 298.1 Milyar TLye Ulaştı Haber

ING Türkiye’nin Aktif Büyüklüğü 298.1 Milyar TLye Ulaştı

EFT, havale ve FAST işlemlerini ING Mobil’den koşulsuz ücretsiz sunan ve kredi kartı aidatını kaldıran ING, masrafsız bankacılık yaklaşımını bireysel müşterileri için yabancı para transferlerini (SWIFT) kapsayacak şekilde genişletti. ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “SWIFT işlemlerinde sunduğumuz masrafsızlıkla yabancı para transferlerindeki görünmeyen maliyetleri ortadan kaldırıyoruz” diye aktardı. En sevilen dijital banka olma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren ING Türkiye, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Yılın ilk yarısında aktif büyüklüğü 298.1 milyar TL, vergi öncesi kârı 1.8 milyar TL olarak gerçekleşen ING Türkiye’nin toplam özkaynakları 25.8 milyar TL’ye ulaştı. Banka, 182 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 209 milyar TL kredi desteğiyle ekonomiye katkı sağlamayı sürdürdü. ING Türkiye’nin mevduat büyüklüğü ise 183.9 milyar TL oldu. Yılın ilk yarısında güçlü bilanço yapısını koruyan ING Türkiye, dijital bankacılık vizyonunu müşteri deneyimini kolaylaştıran yeniliklerle desteklemeye devam etti. ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, ilk yarı sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Küresel ekonomide belirsizliklerin ve jeopolitik gelişmelerin devam ettiği bir dönemde, güçlü finansal yapımızı korurken müşterilerimize ve reel ekonomiye desteğimizi sürdürdük. Yıl sonuna göre ülke ekonomisine sağladığımız kredi desteğini yüzde 18 oranında artırırken, en sevilen dijital banka olma hedefimiz doğrultusunda bankacılığı müşterilerimiz için daha kolay, zahmetsiz ve masrafsız hale getiren adımlarımıza devam ettik.” Masrafsız bankacılık anlayışı artık SWIFT işlemlerini de kapsıyor ING Türkiye, masrafsız bankacılık yaklaşımını bireysel müşterileri için yabancı para transferlerini (SWIFT) kapsayacak şekilde genişletti. EFT, havale ve FAST işlemlerini ING Mobil’den koşulsuz ücretsiz sunan ve kredi kartı aidatını kaldıran ING, dijital kanallar üzerinden gerçekleştirilen SWIFT işlemlerini de temmuz ayında masrafsız hale getirdi. Masrafsız ve zahmetsiz bankacılığı stratejilerinin merkezine aldıklarını vurgulayan Gökgöz, “Müşterilerimizin günlük yaşamında somut değer yaratmayı önceliklendiriyoruz. Bu kapsamda, SWIFT işlemlerinde sunduğumuz masrafsızlıkla yabancı para transferlerindeki görünmeyen maliyetleri ortadan kaldırıyoruz. Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre, 2025 yılında dijital kanallar üzerinden gerçekleştirilen 1.3 milyon adet SWIFT işlemi ve 270 milyar TL’lik işlem hacmi, müşterilerin bu alandaki güçlü ihtiyacını ortaya koyuyor. Müşterilerimizin beklentilerini merkeze alarak, hayatı kolaylaştıran yenilikçi çözümler sunmayı sürdüreceğiz” dedi. KOBİ’lere dijital ve masrafsız çözümler sunuyor Masrafsız ve dijital bankacılık yaklaşımını KOBİ müşterileri için de geliştirmeye devam eden ING Türkiye, 7/24 ücretsiz EFT, havale ve FAST işlemleri, ticari kredi ile başvurulabilen aidatsız ticari kredi kartı ve nakit iade fırsatlarıyla işletmelerin günlük bankacılık işlemlerinden kaynaklanan maliyet yükünü azaltmayı hedefledi. Dijital kanallar üzerinden, şubeye gitmeye gerek kalmadan müşteri olma imkânı da sunan ING, KOBİ’lerin finansal süreçlerini sadeleştirmelerine ve işlerine daha fazla odaklanmalarına destek olmaya devam etti. ING Mobil, yatırım platformu olarak gelişmeye devam ediyor ING Türkiye, yatırım deneyimini daha kolay ve zahmetsiz hale getirmek amacıyla ING Mobil’i kapsamlı bir yatırım platformu olarak geliştirmeyi sürdürdü. ING Grubu’nun global ağından ve uzmanlığından güç alan banka, yatırımcıların farklı yatırım araçlarını tek platform üzerinden takip edebildiği, analiz edebildiği ve karşılaştırabildiği bütüncül bir deneyim sunarken, genç yatırımcıların finansal dünyayla erken yaşta tanışmasını destekleyen GNZ Fonu gibi yenilikçi uygulamalarla yatırım alanındaki dönüşümüne katkı sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enpara Bank 300 milyar TL eşiğini aştı: Müşteri sayısı 9,2 milyona çıktı Haber

Enpara Bank 300 milyar TL eşiğini aştı: Müşteri sayısı 9,2 milyona çıktı

Enpara Bank, 2026’nın ilk yarısında aktif büyüklüğünü yüzde 21 artırarak 301,8 milyar TL’ye taşıdı. Bankanın müşteri mevduatı 231,9 milyar TL’ye, net dönem kârı 3,9 milyar TL’ye ulaşırken müşteri sayısı 9,2 milyona yükseldi. Dijital bankacılık alanında faaliyet gösteren Enpara Bank, 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Banka, bilançosundaki büyümeyi sürdürerek toplam aktiflerini ilk kez 300 milyar TL’nin üzerine çıkardı. 30 Haziran 2026 tarihli konsolide olmayan finansal tablolara göre Enpara Bank’ın aktif büyüklüğü, 2025 yıl sonundaki 250,1 milyar TL seviyesinden 301,8 milyar TL’ye yükseldi. Böylece altı aylık dönemde yüzde 21’e yaklaşan büyüme kaydedildi. Söz konusu finansal tabloların sınırlı bağımsız denetimden geçtiği ve BDDK finansal raporlama mevzuatına göre hazırlandığı belirtildi. Enpara Bank’ın 30 Haziran 2026 finansal raporu Müşteri mevduatı 231,9 milyar TL’ye ulaştı Enpara Bank’ın toplam müşteri mevduatı, 2025 yıl sonuna göre yüzde 13 artarak 205,5 milyar TL’den 231,9 milyar TL’ye çıktı. Mevduatın 174,4 milyar TL’sini Türk lirası, 57,5 milyar TL’sini ise yabancı para hesapları oluşturdu. Açıklanan bilanço verilerine göre Türk lirası mevduatındaki büyüme, toplam mevduat artışında belirleyici oldu. Bankanın toplam kredi hacmi de aynı dönemde 154,7 milyar TL’den 176,5 milyar TL’ye yükseldi. Kredilerin yaklaşık 171 milyar TL’si Türk lirası, 5,6 milyar TL’si ise yabancı para cinsinden kaydedildi. Net dönem kârı 3,9 milyar TL oldu Enpara Bank, 2026 yılının ilk yarısında 10,8 milyar TL net faiz geliri elde etti. Faaliyet brüt kârı 16,2 milyar TL, vergi öncesi kârı ise 5,4 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Vergi giderinin ardından bankanın altı aylık net dönem kârı 3 milyar 868 milyon TL olarak finansal tablolara yansıdı. Enpara Bank’ın açıkladığı özsermaye kârlılık oranı ise yüzde 37,7 oldu. Bu oran, bankanın sahip olduğu özkaynağı dönem içinde ne ölçüde kâra dönüştürdüğünü gösteren temel finansal göstergelerden biri olarak takip ediliyor. Özkaynaklar yüzde 20 büyüdü Bankanın özkaynak büyüklüğü, 2025 yıl sonundaki 18,9 milyar TL seviyesinden yüzde 20 artışla 22,6 milyar TL’ye ulaştı. Enpara Bank’ın 30 Haziran 2026 itibarıyla ödenmiş sermayesi 12,5 milyar TL olarak kaydedildi. Kâr yedekleri 6,2 milyar TL’ye, cari dönem net kârı ise yaklaşık 3,9 milyar TL’ye ulaştı. Finansal gösterge 2025 yıl sonu 2026 ilk yarı Değişim Toplam aktifler 250,1 milyar TL 301,8 milyar TL %21 Müşteri mevduatı 205,5 milyar TL 231,9 milyar TL %13 Krediler 154,7 milyar TL 176,5 milyar TL %14 Özkaynaklar 18,9 milyar TL 22,6 milyar TL %20 Net dönem kârı — 3,9 milyar TL — Özsermaye kârlılığı — %37,7 — Enpara’nın müşteri sayısı kaç oldu? Enpara Bank’ın toplam müşteri sayısı da büyümeye devam etti. Şirketin açıklamasına göre 2025 yıl sonunda 8,6 milyon olan müşteri sayısı, 2026’nın ilk altı ayında yüzde 6 artarak 9,2 milyona yükseldi. Bu artışla banka, yılın ilk yarısında yaklaşık 600 bin yeni müşteri kazandı. Müşteri sayısındaki büyüme, mevduat ve kredi hacmindeki genişlemeyle birlikte gerçekleşti. Enpara, 2012 yılında QNB bünyesinde dijital bankacılık hizmeti olarak faaliyete başlamıştı. Enpara.com hizmetleri, 2025 yılında tamamlanan kısmi bölünme işlemiyle bağımsız tüzel kişiliğe sahip Enpara Bank’a devredildi. Finansal rapora göre banka, 30 Haziran 2026 itibarıyla fiziksel şubesi olmadan faaliyet gösteriyor ve 1.425 kişiye istihdam sağlıyor. Yeni yatırım ve sigorta ürünleri devreye alındı Enpara Bank Genel Müdürü Cumhur Türkmen, 2026’nın ilk yarısında güçlü bilanço yapısını koruduklarını ve toplam aktifleri 300 milyar TL’nin üzerine taşıdıklarını söyledi. Krediler, müşteri mevduatı ve özkaynaklarda sağlanan büyümenin müşterilerin bankaya duyduğu güveni yansıttığını belirten Türkmen, müşteri odaklı ve verimli çalışma modelinin güçlü özsermaye kârlılığına katkıda bulunduğunu ifade etti. Türkmen, bankanın yılın ilk yarısında ürün portföyünü de genişlettiğini açıkladı. Bireysel müşterilere yeni yatırım ve sigorta ürünleri sunulurken KOBİ müşterileri için taksitli ticari kredi kullanıma açıldı. Enpara Bank’ın büyüme stratejisi Cumhur Türkmen, önümüzdeki dönemde müşteri odaklı yaklaşımı koruyarak yeni ürün ve hizmetleri devreye almaya devam edeceklerini belirtti. Bankanın altı aylık sonuçları; bilanço büyümesinin yalnızca aktiflerde değil, mevduat, kredi hacmi, özkaynak ve müşteri sayısında da sürdüğünü gösterdi. Bununla birlikte bankacılık sektöründe kârlılığın devamı; faiz oranları, fonlama maliyetleri, kredi büyümesi, aktif kalitesi ve düzenleyici gelişmeler gibi birçok değişkene bağlı olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ING’den Profesyonel Meslek Sahiplerine 2,4 Milyon TL’ye Varan Finansman Desteği Haber

ING’den Profesyonel Meslek Sahiplerine 2,4 Milyon TL’ye Varan Finansman Desteği

Mali müşavirler, muhasebeciler, avukatlar, diş hekimleri, eczacılar, veterinerler ve doktorların yanı sıra sigorta acente ve eksperleri, mimarlar ve mühendisler de artık Profesyonel Limit’ten yararlanabiliyor. Profesyonel Limit, şahıs işletmelerine ihtiyaç duydukları finansal çözümleri tek çatı altında, uçtan uca dijital deneyimle ve esnek ödeme seçenekleriyle sunuyor. ING Türkiye Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Hüsniye Ulu, “Amacımız profesyonellerin ihtiyaç duydukları çözümlere tek başvuruyla, uçtan uca dijital ve zahmetsiz bir deneyimle ulaşmalarını sağlamak. Yenilikçi çözümlerimizle işletmelerin büyüme yolculuklarını desteklemeyi sürdüreceğiz” dedi. En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, profesyonel meslek sahiplerine yönelik geliştirdiği Profesyonel Limit finansman paketini yeniledi. Yenilenen paket kapsamında kredi, şirket kartı ve Destek Hesap limitleri toplamda 2.400.000 TL’ye yükseltilirken, hizmet verilen meslek gruplarının kapsamı da genişletildi. Mali müşavirler, muhasebeciler, avukatlar, diş hekimleri, eczacılar, veterinerler ve doktorların yanı sıra sigorta acente ve eksperleri, mimarlar ve mühendisler de artık Profesyonel Limit’ten yararlanabiliyor. Profesyonel Limit, şahıs işletmelerine ihtiyaç duydukları finansal çözümleri tek çatı altında, uçtan uca dijital deneyimle ve esnek ödeme seçenekleriyle sunuyor. Yüksek limitli finansman desteği Yenilenen paket ile profesyoneller; yatırım, büyüme ve günlük nakit akışı ihtiyaçlarını yüksek limitli finansman desteğiyle karşılayabiliyor. Tek başvuru ile ticari kredi, şirket kredi kartı ve Destek Hesap ürünlerine erişim sağlanması, finansal yönetimde önemli bir kolaylık sunuyor. Profesyoneller dijital kanallar üzerinden toplamda 2.400.000 TL’ye varan finansman desteğine başvurabilirken, paket kapsamında 1.500.000 TL’ye kadar taksitli ticari kredi, 650.000 TL’ye kadar şirket kredi kartı ve 250.000 TL’ye kadar Destek Hesap imkânı sunuluyor. Dijital, hızlı ve daha esnek finansman deneyimi ING müşterisi olan ya da olmayan şahıs işletmeleri, finansmana şubeye gitmeye gerek kalmadan dijital kanallar üzerinden hızlı ve kolay bir şekilde ulaşabiliyor. Uçtan uca dijital bir deneyimle tasarlanan hizmet ile işletmeler, dakikalar içinde başvurularını tamamlayabilirken, hızlı kredi değerlendirmesinin ardından finansmana kısa sürede erişebiliyor. Profesyonel Limit, sunduğu esnek ödeme seçenekleriyle de öne çıkıyor. Güncellenen yapıda; 3 ay erteleme seçeneği, 48 aya varan vade imkânı ve işletme ihtiyaçlarına göre şekillendirilebilen ödeme planları ile daha esnek bir finansman yönetimi sunuluyor. Hüsniye Ulu: Profesyonellerin büyüme yolculuklarını desteklemeyi sürdüreceğiz Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Hüsniye Ulu şunları söyledi: “Profesyonel meslek sahipleri işlerini büyütürken hızlı, kolay ve esnek finansman desteğine ihtiyaç duyuyor. Biz de Profesyonel Limit’i bu ihtiyaçlardan yola çıkarak daha yüksek limitler ve daha geniş bir kapsama sahip olacak şekilde yeniledik. Amacımız yalnızca finansman sunmak değil; profesyonellerin ihtiyaç duydukları çözümlere tek başvuruyla, uçtan uca dijital ve zahmetsiz bir deneyimle ulaşmalarını sağlamak. ING olarak dijital ve yenilikçi çözümlerimizle işletmelerin büyüme yolculuklarını desteklemeyi sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nadir Elementler Türkiye Sigorta Sektörü için  Bir Fırsat Penceresi Sunuyor Haber

Nadir Elementler Türkiye Sigorta Sektörü için  Bir Fırsat Penceresi Sunuyor

Daha da önemlisi, Türkiye, bu alanda erken uzmanlaşırsa sadece yerel riskleri sigortalayan değil; bölgesel ölçekte bilgi üreten ve reasüransla daha sofistike çalışan bir merkez haline gelebilir.” dedi. Son dönemde enerji dönüşümü, savunma sanayi, elektronik üretimi ve ileri teknolojinin kritik girdisi haline gelen nadir toprak elementleri, içerdiği önem ve kullanım alanları açısından sigorta sektörünün de gündeminde yer alıyor. Nadir toprak elementlerinin gelişimi ile birlikte mühendislik sigortaları, nakliyat, çevresel sorumluluk, işveren sorumluluğu, siber, siyasi risk ve proje sigortaları tarafında büyüme alanları söz konusu. Bu elementlerin yoğun kullanıldığı sektörlerde artan taleple birlikte, riskin artık daha dinamik fiyatlanması gereği ortaya çıkıyor. Jeopolitik gelişmeler ve tedarik zincirine yönelik yeni senaryolar olmalı Nadir toprak elementlerinin sigorta sektörü açısından önemini değerlendiren IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “Bugün en temel kırılganlık; nadir toprak elementlerinde üretim ve işlemenin birkaç ülke ve birkaç tesis etrafında yoğunlaşması. OECD’ye göre, nadir toprak elementleri ile lityumda küresel üretimin yüzde 90’dan fazlası üç üretici ülkede toplanıyor; Çin tek başına küresel nadir toprak arzının yaklaşık yüzde 70’ini üretiyor. Aynı dönemde, 2021-2023 arasında sanayi tipi hammaddelerin küresel ticaretinin yüzde 14’ü en az bir ihracat kısıtlamasına maruz kaldı; nadir toprak ticaretinde bu oran yüzde 46’ya ulaştı. Bu tablo, sigorta sektöründe tedarik kesintisi riski, politik risk, ticari kredi riski, fiyat oynaklığı riski ve contingent business interruption dediğimiz dolaylı iş durması risklerini daha görünür hale getiriyor. İhracat lisansının gecikmesi, jeopolitik bir kararın tedarik akışını bozması ya da belirli bir mıknatıs bileşenine erişimin yavaşlaması halinde, otomotivden rüzgâr enerjisine kadar çok sayıda sektörün üretim planının sekteye uğraması da söz konusu. IEA’nın son değerlendirmeleri, Çin’in 2025’te nadir topraklar ve ilgili ekipmanlar üzerindeki yeni ihracat kontrollerinin enerji, otomotiv, savunma, yarı iletken ve havacılık tedarik zincirleri üzerinde doğrudan etkili olabileceğini gösteriyor. Bu da sigortacıların klasik mülkiyet hasarı yaklaşımından çıkıp, jeopolitik gelişmeler ve tedarik zinciri bağımlılığı temelli yeni senaryolar kurmasını zorunlu hale getiriyor” dedi. 2050’ye kadar 3 milyar tonun üzerinde mineral ve metal ihtiyacı doğacak Murat Çiftçi, temiz enerji ve ileri teknoloji yatırımları büyüdükçe, nadir topraklara olan talebin de hızlandığına dikkat çekerek, “IEA’ya (Uluslararası Enerji Ajansı) göre net sıfır senaryosunda 2040’a kadar nadir toprak elementlerine yönelik talep yaklaşık iki katına çıkıyor; Dünya Bankası da temiz enerji dönüşümü için 2050’ye kadar birçok kritik mineral üretiminde yüzde 500’e yakın artış gerekeceğini ve 3 milyar tonun üzerinde mineral ve metal ihtiyacı doğacağını ortaya koyuyor. Bu tablo sigorta şirketlerine şunu söylüyor: Artık geçmiş yılların istatistiğiyle fiyat vermek yeterli değil; senaryo bazlı, stres testli ve tedarik zinciri entegre modelleme gerekiyor. Örneğin batarya, rüzgâr türbini, savunma elektroniği ya da ileri üretim yapan bir tesis sigortalanırken yalnızca fiziksel varlık değeri değil; kullanılan kritik mineralin tedarik kaynağı, stok süresi, ikame edilebilirliği, tek ülkeye bağımlılık oranı ve alıcı-satıcı sözleşmelerinin esnekliği de fiyatlamaya girmeli. Çünkü aynı fabrika binası iki şirkette aynı görünse de, birinin üç farklı coğrafyadan tedariki varken diğerinin tek kaynağa bağlı olması, risk profilini ciddi biçimde değiştirir. Önümüzdeki dönemde poliçe fiyatlamasında supply chain mapping, parametrik tetikleyiciler, daha sık güncellenen stok/değer beyanları ve proje bazlı teknik underwriting öne çıkacaktır” dedi. Birikimli risk hesabı daha kritik hale geliyor “Nadir topraklar artık yalnızca emtia değil; aynı zamanda stratejik güvenlik meselesi” diyen Murat Çiftçi, şunları söyledi: “OECD verileri, üretim yoğunlaşmasının ve ihracat kısıtlamalarının arttığını; IEA ise son dönemdeki ihracat kontrollerinin küresel değer zincirlerinde ciddi operasyonel aksamalara yol açabileceğini söylüyor. Böyle bir ortamda reasürörler, sadece tekil bir yangın veya makine kırılması hasarına bakmıyor; aynı zamanda aynı jeopolitik olayın birden fazla ülkedeki birden fazla sigortalıyı aynı anda etkileme ihtimalini de değerlendiriyor. Bu, reasürans açısından accumulation risk yani birikimli risk hesabını daha kritik hale getiriyor. Bunun doğal sonucu olarak, özellikle maden, işleme, kritik mineral lojistiği ve bu minerallere bağımlı ileri sanayi risklerinde reasürans kapasitesi daha seçici hale gelebilir. Teknik bilgi seviyesi düşük, tedarik çeşitliliği zayıf veya ESG uyumu sınırlı riskler için fiyatın yükselmesi; bazı durumlarda muafiyetlerin artması ya da alt limit uygulanması şaşırtıcı olmaz. Buna karşılık, tedarik zincirini çeşitlendirmiş, çevresel yönetimini güçlendirmiş, siber olgunluğu yüksek ve şeffaf veri paylaşımı yapan şirketler reasürans piyasasında daha olumlu ayrışacaktır. Kısacası artık reasürans fiyatı yalnızca hasar geçmişiyle değil, jeopolitik dayanıklılık ve yönetişim kalitesiyle de şekilleniyor.” Sadece poliçe yetmiyor, risk mühendisliği daha değerli hale geliyor Nadir toprak elementlerine yönelik sunulan sigorta çözümlerine değinen Murat Çiftçi, “Standart ürünlerin ötesine geçen özel sigorta çözümleri gündeme geliyor. Örneğin kritik mineral üreticileri için çevresel sorumluluk ve maden kapatma sonrası yükümlülükleri daha iyi kapsayan poliçeler, işleme tesisleri için tedarik zinciri kesintisine duyarlı paketler, enerji ve batarya üreticileri için kritik mineral bağımlılığına göre yapılandırılmış teminatlar geliştirilebilir. Bunun yanında, parametrik ürünler, siyasi risk ve ticari kredi ile entegre yapılar, hatta stratejik stokların korunmasına yönelik daha niş çözümler de gündeme gelebilir. Diğer taraftan danışmanlık konusu da bu noktada önemli. Çünkü müşteriler artık sadece poliçe satın almak istemiyor; risk haritasını görmek, hangi ülkede ne kadar bağımlı olduğunu anlamak da gerekiyor. Bu nedenle broker ve sigortacılar için risk mühendisliği, tedarik zinciri görünürlüğü, siber olgunluk analizi, ESG uyum danışmanlığı ve stres testi hizmetleri çok daha değerli hale geliyor. Bence bu alanda kazanan kurumlar, sadece kapasite sunan değil; müşteriye stratejik karar desteği veren kurumlar olacak” dedi. Türkiye bölgesel ölçekte merkez haline gelebilir Murat Çiftçi, Türkiye’nin nadir toprak elementleri alanındaki potansiyel fırsatlarına yönelik de şunları söyledi: “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Eskişehir Beylikova sahasında yaklaşık 694 milyon tonluk bir kaynak tespit edildi; bu sahada yıllık 570 bin ton cevher işleme, yaklaşık 10 bin ton nadir toprak oksidi üretimi ve 17 elementten 10’unun üretilebilir hale gelmesi hedefi paylaşıldı. Bu tablo, Türkiye’de yalnızca madencilik değil; işleme, rafinasyon, ileri malzeme, mıknatıs, savunma ve temiz enerji sanayii açısından da yeni bir ekosistem oluşturma potansiyeline işaret ediyor. Öte taraftan nadir toprak elementleri mühendislik sigortaları, nakliyat, çevresel sorumluluk, işveren sorumluluğu, siber, siyasi risk ve proje sigortaları tarafında büyüme alanı sunuyor. Daha da önemlisi, Türkiye bu alanda erken uzmanlaşırsa sadece yerel riskleri sigortalayan değil; bölgesel ölçekte bilgi üreten ve reasüransla daha sofistike çalışan bir merkez haline gelebilir. Bu da Türkiye sigorta piyasası için sadece bir büyüme fırsatı değil, aynı zamanda teknik uzmanlık ve stratejik konumlanma fırsatını beraberinde getiriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tahsildar Artık 100.000’den Fazla KOBİ’nin Tahsilat Ortağı Haber

Tahsildar Artık 100.000’den Fazla KOBİ’nin Tahsilat Ortağı

Tek panelden POS orkestrasyonu, linkle tahsilat, bayi/alt bayi tahsilatı ve açık bankacılık entegrasyonlarıyla işletmelerin tahsilat süreçlerini hızlandıran Tahsildar, komisyon ve valör şeffaflığıyla güvenilir bir finansal altyapı sunuyor. Platform; sanal ve fiziki POS yönetiminden anında link/SMS/QR tahsilata, ERP entegrasyonlarından otomatik mutabakata kadar uzanan uçtan uca çözümleriyle işletmelerin nakit akışını görünür ve öngörülebilir hale getiriyor. Tahsildar, 2026 itibarıyla kredi ve finansman entegrasyonlarını da platformda genişleterek işletmelerin tahsilat ve finansman deneyimini tek omurgada birleştirmeyi hedefliyor. Tahsilattan Finansmana: İşletmeler İçin Yeni Dönem Başlıyor Tahsildar, büyümenin ikinci fazında kredi ve finansman ürünleriyle tahsilat deneyimini tamamlıyor. Farklı banka ve finansal kurumlarla süren iş birlikleri kapsamında anında ticari kredi, bayi kredisi ve sektörel finansman akışları, işletmelerin stok ve operasyon ihtiyaçlarını zamanında karşılamasına olanak tanıyor. Amaç, tahsilat ve finansmanı tek bir gömülü deneyimde buluşturarak KOBİ’lerin nakit döngüsünü baştan uca iyileştirmek. Pionr Kurucu & CEO’su Yakup Sezer, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün 800’den fazla tanınmış marka, 20’nin üzerinde holding bünyesindeki şirket ve yaklaşık 100.000’in üzerinde KOBİ tarafından tercih ediliyoruz. Bunun nedeni; operasyonel mükemmellik, sahadaki hız, özelleştirilmiş ürün deneyimi ve kurumsal güvenceyi bir araya getiren “A Pionr Company” yaklaşımı. Biz tahsilatı hızlandırırken komisyon ve valör maliyetlerini görünür kılıyor, işletmelerin nakit akışını öngörülebilir hale getiriyoruz. Önümüzdeki dönemde kredi ve finansman iş birlikleriyle bu faydayı daha da büyüteceğiz. Tahsildar artık yalnızca bir “tahsilat aracı” değil, işletmeler için nakit akışını öngörülebilir kılan bir teknoloji ortağı.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.