Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tiktok

Kapsül Haber Ajansı - Tiktok haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tiktok haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DİMES’ten Murat 124 Hediye! Haber

DİMES’ten Murat 124 Hediye!

Zamansız akışkan marka DİMES, “Aldığınızdan Daha Fazlası” kampanyasının 90’lar pop kültürünün esintisini taşıyan eğlenceli evreninde, rasyonel faydayı sarkastik bir dil ve yine ters köşe kreatif yaklaşımla abartarak sahipleniyor. DİMES’in ezberlerin dışına çıkan özgün dili ve sürprizleriyle sürdürdüğü kampanyanın yeni fazı, COOL Lime yeşili bir Murat 124’e sahip olma şansı sunuyor! Reklamania Creative iş birliğinde 360 derece kurguyla hazırlanan kampanya, Instagram ve TikTok üzerinden gerçekleşecek bir sosyal medya yarışmasıyla devam ediyor. Yarışmayı kazanacak kişi “muradına” DİMES ile kavuşacak. Tam bir adet – evet yanlış duymadınız, tamı tamına 1 adet! – Murat 124. Hem de 1976 model; 4 kapılı, tamamı yeşil. Üstelik 4 ileri vitesli. DİMES bu yarışmayı, kampanyanın eğlenceli diline uygun şekilde “Tamı Tamına 1 Kişiye MURAT 124 HEDİYE!” sloganıyla duyurdu. 1 – 20 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek yarışmaya katılımlar, UGC (kullanıcı üretimi içerik) ve influencer pazarlama platformu Infrenzy üzerinden yapılacak. Katılımcılardan, "Ferahlamak Deyince Biz" temasına uygun içeriklerini TikTok veya Instagram üzerinden paylaşmaları ve ardından Infrenzy’e ücretsiz üye olup, içeriklerini buraya yükleyerek yarışmaya başvurmaları isteniyor. Milli Piyango İdaresi izniyle düzenlenen yarışmanın tüm detayları, dimesclub.com web sitesi ve dimesclub sosyal medya hesapları üzerinden duyurulacak. Kazanan içerik, 29 Temmuz tarihinde DİMES jürisi tarafından belirlenecek ve 30 Temmuz’da yine dimesclub.com web sitesi ve dimesclub sosyal medya hesapları üzerinden açıklanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Mavisi mi Bursa Yeşili mi Ankara Grisi mi? Sosyal Medyadaki Şehir Renkleri Akımı Gündem Oldu Haber

İstanbul Mavisi mi Bursa Yeşili mi Ankara Grisi mi? Sosyal Medyadaki Şehir Renkleri Akımı Gündem Oldu

Özellikle TikTok, X ve Instagram platformlarında paylaşılan şehir videoları, Türkiye’nin üç büyük şehrini renklerle tanımlayan yeni bir dijital tartışma başlattı. Google’da “İstanbul mavisi”, “Bursa yeşili”, “Ankara grisi”, “şehir renkleri akımı” ve “Türkiye şehir estetiği” aramalarındaki yükseliş dikkat çekiyor. Kullanıcılar yaşadıkları şehirlerin ruhunu renklerle anlatırken, ortaya hem nostaljik hem de duygusal görüntüler çıkıyor. İstanbul’un boğaz manzaraları ve mavi tonları, Bursa’nın doğayla iç içe yeşil atmosferi ve Ankara’nın gri gökyüzüyle özdeşleşen şehir yapısı sosyal medyada yoğun etkileşim almaya devam ediyor. İstanbul Mavisi Sosyal Medyada Neden Bu Kadar Konuşuluyor? Akımın en dikkat çeken başlıklarından biri olan İstanbul mavisi, şehrin denizle kurduğu güçlü bağı temsil ediyor. Özellikle Boğaz görüntüleri, vapur manzaraları, martılar ve gün batımındaki mavi tonlar kullanıcıların paylaşımlarında öne çıkıyor. Sosyal medya kullanıcıları İstanbul’u anlatırken en çok “özgürlük”, “hareket”, “karmaşa içinde huzur” ve “denizin verdiği his” ifadelerini kullanıyor. Özellikle sabah saatlerinde çekilen Boğaz görüntüleri ve tarihi yarımadaya yansıyan mavi tonlar milyonlarca görüntülenmeye ulaşıyor. Google aramalarında “İstanbul mavisi nedir” ve “İstanbul neden maviyle anılıyor” gibi başlıkların yükselmesi, akımın yalnızca sosyal medya trendi olmaktan çıkıp kültürel bir tartışmaya dönüştüğünü gösteriyor. Bursa Yeşili Şehrin Kimliğini Yeniden Hatırlattı Akımın en çok destek gören şehirlerinden biri ise Bursa oldu. Kullanıcılar özellikle Uludağ etekleri, tarihi çınarlar, parklar, kestane ormanları ve doğal yaşam alanlarını paylaşarak “Bursa yeşili” kavramını öne çıkardı. Türkiye’nin en yeşil şehirlerinden biri olarak anılan Bursa, uzun yıllardır “Yeşil Bursa” ifadesiyle biliniyor. Sosyal medyada paylaşılan drone görüntülerinde şehrin doğayla bütünleşen yapısı dikkat çekerken, birçok kullanıcı Bursa’nın betonlaşmaya rağmen hâlâ doğal dokusunu koruduğunu savunuyor. Özellikle Cumalıkızık, Gölyazı, Uludağ yolu ve şehir merkezindeki tarihi ağaçların yer aldığı videolar yoğun ilgi görüyor. Kullanıcılar Bursa’yı anlatırken “nefes alan şehir”, “doğanın içindeki şehir” ve “huzurun rengi” ifadelerini sıkça kullanıyor. Ankara Grisi Tartışmanın En Duygusal Tarafı Oldu Sosyal medyada en çok yorum alan başlıklardan biri ise Ankara grisi oldu. Başkent Ankara’nın gri gökyüzü, sert mimarisi ve sakin atmosferi kullanıcılar tarafından farklı duygularla anlatılıyor. Bazı kullanıcılar Ankara’nın gri tonlarını kasvetli bulurken, bazıları ise bu atmosferin şehre karakter kattığını savunuyor. Özellikle yağmurlu havalarda çekilen Kızılay, Tunalı Hilmi, Bahçelievler ve Anıtkabir görüntüleri milyonlarca kez izlendi. Ankara için yapılan paylaşımlarda “melankoli”, “ciddiyet”, “devletin rengi” ve “soğuk ama samimi şehir” yorumları öne çıkıyor. Google’da “Ankara neden gri”, “Ankara’nın havası neden kapalı” ve “Ankara estetiği” gibi aramalarda da artış yaşanıyor. Şehirlerin Renklerle Anlatılması Yeni Bir Dijital Kültür Oluşturdu Uzmanlara göre sosyal medyada yayılan şehir renkleri akımı, insanların yaşadıkları kentlerle kurduğu duygusal bağı ortaya koyuyor. Özellikle kısa video platformlarında şehirleri yalnızca turistik yönleriyle değil, hissettirdiği duygularla anlatan içeriklerin daha fazla ilgi gördüğü belirtiliyor. İstanbul’un hareketli mavi tonları, Bursa’nın doğayı çağrıştıran yeşili ve Ankara’nın dingin grisi; kullanıcıların şehir kimliğiyle ilgili yeni bir anlatım dili oluşturmasına neden oldu. Sosyal medya analizlerine göre şehir estetiği içerikleri son dönemin en hızlı büyüyen video kategorileri arasında yer alıyor. Özellikle genç kullanıcılar yaşadıkları şehirleri yalnızca bir yerleşim alanı değil, bir “ruh hali” olarak tanımlamaya başladı. “İstanbul Mavisi mi Bursa Yeşili mi Ankara Grisi mi?” Tartışması Büyüyor Akımın büyümesiyle birlikte kullanıcılar kendi şehirlerini de renklerle tanımlamaya başladı. İzmir için “Ege mavisi”, Trabzon için “Karadeniz yeşili”, Gaziantep için ise “bakır tonları” gibi yorumlar dikkat çekiyor. Ancak sosyal medyada en yoğun etkileşim hâlâ İstanbul, Bursa ve Ankara arasında yaşanıyor. Özellikle şehir aidiyeti üzerinden yapılan paylaşımlar milyonlarca kişiye ulaşıyor. Uzmanlara göre bu tarz dijital akımlar, şehirlerin kültürel kimliğini yeniden gündeme taşırken aynı zamanda kent estetiği konusunda da farkındalık oluşturuyor. Türkiye’nin farklı şehirlerini renkler üzerinden anlatan içerikler ise sosyal medyada büyümeye devam ediyor.

Sürdürülebilirlik Brief’i Yaratıcı Maratona Dönüştü Haber

Sürdürülebilirlik Brief’i Yaratıcı Maratona Dönüştü

Çevresel sorumluluk yaklaşımını üretim süreçlerinden sosyal projelere kadar geniş bir perspektifte ele alan Badem Pınarı, genç iletişimcilerle bir araya gelerek sürdürülebilirlik vizyonunu yeni neslin yaratıcı diliyle buluşturdu. Gün boyu süren yaratıcı maratonda öğrenciler, doğaya saygılı üretim anlayışını Z kuşağının dinamik diliyle yorumladı. Yarışmanın sonunda Başkent Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Ying Yang grubu birincilik ödülünün sahibi oldu. Reklamcılık Vakfı ve Ankara Reklamcılar Derneği iş birliğiyle düzenlenen, her yıl binlerce öğrenci ve sektör profesyonelini bir araya getiren UniAds 101’e sponsor olarak destek veren Badem Pınarı, genç iletişimcilere sürdürülebilirlik temalı özel bir iletişim brief’i sundu. Günün erken saatlerinde brief’i alan öğrenciler; kısa süre içerisinde strateji geliştirme, hikâye kurgulama ve içerik üretimi süreçlerini yöneterek markanın çevre odaklı yaklaşımını dijital dünyaya taşımak için yarıştı. TİKTOK DİLİYLE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK YARIŞI Kısıtlı sürede stratejik düşünme, içerik üretimi ve dijital iletişim becerilerini ortaya koyan öğrenciler, sürdürülebilirlik temasını kendi yaratıcı dilleriyle yeniden yorumladı. Gün boyunca hazırlanan içerikler; çevre bilincini, yaratıcılığı ve yeni neslin dijital iletişim reflekslerini aynı potada buluşturdu. İzleyicilerin oylarıyla belirlenen yarışma sonucunda Badem Pınarı’nın sürdürülebilirlik mesajını en etkili ve yaratıcı şekilde aktaran Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri birinciliğe layık görüldü. İletişim ve Tasarımı Bölümü öğrencisi Azra Doğan ile Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi Görkem Kocabaş’tan oluşan Ying Yang grubu en yüksek oyu alarak yarışmanın kazananı oldu. GENÇLERİN YARATICI BAKIŞ AÇISI BİZİM İÇİN ÇOK KIYMETLİ Etkinlik kapsamında gençlerin sürdürülebilirlik konusuna yaklaşımı ve ortaya koyduğu yaratıcı bakış açısının geleceğin iletişim dili açısından önemli olduğuna dikkat çeken Badem Pınarı Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Badem: “Sürdürülebilirlik artık yalnızca kurumların değil, genç nesillerin de güçlü şekilde sahip çıktığı ortak bir sorumluluk alanı haline geldi. Badem Pınarı olarak çevreye duyarlı yaklaşımımızı gençlerin yaratıcı dünyasıyla buluşturmayı çok değerli görüyoruz. UniAds 101 kapsamında ortaya çıkan çalışmalar, gençlerin sürdürülebilirlik konusuna yalnızca bir gündem başlığı olarak değil, aynı zamanda bir yaşam yaklaşımı olarak baktığını da gösterdi. Yeni neslin dijital dünyayı okuma biçimi, yaratıcılığı ve içerik üretme refleksi geleceğin iletişim dili açısından büyük önem taşıyor. Bu nedenle gençlerin potansiyelini destekleyen ve sürdürülebilir gelecek vizyonuna katkı sağlayan projelerin bir parçası olmaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hakan Bıçakçı, TikTok Çağında Edebiyatı Sürdürmeyi Nilüfer’de Anlattı Haber

Hakan Bıçakçı, TikTok Çağında Edebiyatı Sürdürmeyi Nilüfer’de Anlattı

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Koza Buluşmaları, edebiyat dünyasının özgün isimlerini Bursalı okurlarla buluşturmaya devam ediyor. Koza Kütüphane’de gerçekleşen söyleşinin bu ayki konuğu, çağdaş Türk edebiyatının usta kalemlerinden Hakan Bıçakçı oldu. “Yamuk Zeminler, İnce Sızıntılar ve Geçici Manzaralar” başlığıyla düzenlenen etkinlikte Bıçakçı; 12. kitabı olan Geçici Manzara’dan yola çıkarak yazarlık serüvenini, dile yaklaşımını ve şehirle kurduğu ilişkiyi anlattı. Söyleşiyi çok sayıda edebiyatsever büyük bir ilgiyle takip etti. “EDEBİYATIN GÜCÜ KARŞI TARAFA NE HİSSETTİRDİĞİNİZDE SAKLIDIR” Konuşmasına yazım sürecindeki motivasyonlarına değinerek başlayan Hakan Bıçakçı, edebiyatın sadece bir öfke kusma alanı olmadığını belirtti. Yazarken didaktik olmaktan kaçındığını ifade eden Bıçakçı, şu sözleri kaydetti: “Bir şeylerden rahatsız olmak sanat için güçlü bir çıkış noktası ama aynı zamanda tehlikeli. Nefretini kusup rahatlamak edebiyatın alanı değil. Senin ne hissettiğin değil, karşı tarafa ne hissettirdiğin önemli aslında. Edebiyatın gücü oradan geliyor. Bu yüzden öfkemi hep dizginlerim; o bastırılan şeyin okurla yazarın ortak bir noktasında buluşmasını tercih ederim.” Son kitabı Geçici Manzara’nın diğerlerinden farklı olarak, öykülerin bir amaca hizmet etmeden, kendiliğinden birikerek oluştuğunu belirten yazar, dildeki yabancılaşma hissinin önemine dikkat çekti. AFORİZMA ÇAĞINDA SADELİĞİ KORUMAK Günümüzün “aforizma çağı” olduğunu söyleyen Hakan Bıçakçı, süslü ve fiyakalı cümlelerle okuru yakalama çabasından uzak durduğunu vurguladı. Sade yazmanın en zor şeylerden biri olduğunu ifade eden Bıçakçı, “Okuru anlatıcıyla değil, doğrudan karakterin durumuyla baş başa bırakmak istiyorum. Aradan çekilip okuru bir görgü tanığı kılmaya çalışıyorum. Şeffaf ve sade bir dilin peşindeyim. Fakat artık YouTube çağı, TikTok çağını yaşıyoruz. Gittikçe her şeyin görselleştiği bir çağda dil de görselleşiyor. Hâlâ kitaplar yazılıyor ama okurgillerin nesli gittikçe aslında tükeniyor. Her şey izlemeye dönüyor. Hikayeler hep var ve hep olacak, bu bir ihtiyaç ama hikaye ihtiyacımızı artık daha çok platformlar, diziler, filmler karşılıyor. Her şey görüntüye transfer edilmeye başlandı. Betimlemeler kayboluyor” değerlendirmesinde bulundu. Şehirle kurduğu ilişkiyi “aşk-nefret” olarak tanımlayan Bıçakçı, metinlerinde geleneksel doğa betimlemeleri yerine şehrin pürüzlerini kullandığını söyledi. Bozuk kaldırımlar, titreyen floresan ışıkları ve damlayan suların kendisi için birer ilham kaynağı olduğunu belirten yazar, şehrin adeta karakterleri yutan bir canavar gibi kurgularında yer aldığını ifade etti. Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Hakan Bıçakçı, okurları için son kitabı “Geçici Manzara”yı imzaladı. Etkinlik sonunda yazara günün anısına bir hediye takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Logitech G Guinness Rekoru Sonrası “60 Saniyede En Çok Tıklama” Yarışmasını Başlatıyor Haber

Logitech G Guinness Rekoru Sonrası “60 Saniyede En Çok Tıklama” Yarışmasını Başlatıyor

Oyuncular, SUPERSTRIKE ile elde ettikleri tıklama performansını video formatında Instagram, TikTok veya X (Twitter) platformlarında paylaşarak yarışmaya katılabiliyor. Yarışma, Eylül 2026 sonuna kadar devam edecek. Her ay, genel sıralamada en yüksek skoru elde eden 1 kişi Logitech G PRO X2 SUPERSTRIKE kazanırken, seçili MediaMarkt mağazalarındaki deneyim alanlarından katılanlar arasında her mağazanın birincisi ayrıca değerlendirilerek sürpriz Logitech G ürünleriyle ödüllendirilecek. SUPERSTRIKE deneyim alanları MediaMarkt mağazalarında MediaMarkt’ın İstanbul, Ankara ve İzmir’de olmak üzere toplam 6 mağazasında kurulan SUPERSTRIKE deneyim alanları, profesyonel seviyedeki hız ve hassasiyeti birebir deneyimlemek isteyen oyuncuları bekliyor. Yarışmaya katılmak için oyuncuların, SUPERSTRIKE deneyim noktasına giderek, rekor deneme videosunu, #RecordHITS ve mağaza hashtagiyle birlikte paylaşmaları gerekiyor. Deneyim alanına gidemeyenler de yarışmaya katılabilir Logitech G, farklı şehirlerde yaşayan ve deneyim alanlarına gidemeyen oyuncular için de yarışmaya katılım imkanı sunuyor. Oyuncular, kendi PRO X2 SUPERSTRIKE mouse’larıyla ya da bir arkadaşının PRO X2 SUPERSTRIKE mouse’unu kullanarak yarışmaya dahil olabiliyor. #RecordHITS Yarışma Detayları ve Katılım Koşulları Yarışma, 10 Nisan – 30 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir.Katılım için Logitech G PRO X2 SUPERSTRIKE kullanılması gerekmektedir.60 saniyelik tıklama denemesi için cpstest.org/60-seconds.php platformu kullanılmalıdır.Katılımcılar, yarışmaya SUPERSTRIKE deneyim alanlarında ya da kendi PRO X2 SUPERSTRIKE mouse’larıyla çektikleri videolarla katılabilecektir.Katılımcı tıklama için yalnızca 1 parmağını kullanmalıdır. Videonun Instagram, TikTok veya X (Twitter) platformlarında paylaşılması gerekmektedir.Katılım videosunda mouse ve ekranın birlikte görünür olması gerekmektedir.Paylaşımlarda #RecordHITS hashtag’inin kullanılması gerekmektedir.@logitechg, @futesportsgg ve @mediamarkt_tr hesaplarının etiketlenmesi gerekmektedir.Katılım sınırsızdır; ancak bir kişi yarışma kapsamında yalnızca 1 kez ürün kazanabilecektir.Her ay en yüksek skoru elde eden 1 kişi Logitech G PRO X2 SUPERSTRIKE kazanacaktır.MediaMarkt mağazalarındaki SUPERSTRIKE deneyim alanlarından yapılan katılımlarda, paylaşıma ilgili mağazanın hashtag’inin de eklenmesi gerekmektedir. Ayrıca her ay, her mağazanın birincisi ayrı olarak değerlendirilerek sürpriz Logitech G ürünleriyle ödüllendirilecektir. Nisan ayının ödülü Logitech G PRO X Superlight 2 SE olarak belirlenmiştir. Sonraki aylar için ödül açıklaması @futesportsgg sosyal medya hesabından yapılacaktır. Kazananlar, takip eden ayın 10. günü @futesportsgg Instagram hesabında açıklanacaktır. Seçili MediaMarkt mağazalarındaki deneyim alanları: MediaMarkt İstanbul Marmara Park AVM (#MarmaraParkMM)MediaMarkt İstanbul Beylikdüzü (#BeylikdüzüMM)MediaMarkt İstanbul Meydan AVM (#MeydanMM)MediaMarkt Ankara ANKAmall AVM (#AnkamallMM)MediaMarkt Ankara Kentpark AVM (#KentparkMM)MediaMarkt İzmir Optimum AVM (#OptimumMM) Logitech, FUT Esports ve MediaMarkt ile bu şirketlerin ana şirketleri, bağlı kuruluşları, iştirakleri ve ajanslarında çalışan kişiler yarışmaya katılamaz. Ayrıca bu çalışanlarla aynı hanede yaşayan kişiler ile çalışanların eşleri, ebeveynleri, çocukları ve kardeşleri (nerede yaşadıklarına bakılmaksızın) de yarışmaya katılamaz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de çocuklar, akıllı telefon ile mutlu oluyor Haber

Türkiye’de çocuklar, akıllı telefon ile mutlu oluyor

Türkiye’nin ilk ve tek çocuklar ülkesi KidZania İstanbul, FutureBright iş birliğiyle çocukların dijital araçlarla nasıl ilişki kurduğunu, finansal farkındalıklarının nasıl şekillendiğini ve medya dünyasına nasıl baktıklarını ortaya koyan “Dijital Çocuk, Hibrit Ebeveyn” araştırmasını gerçekleştirdi. Çocukların dijital dünyaya bakışını merkeze alan araştırmanın dikkat çekici bulguları, geçtiğimiz gün, KidZania İstanbul Edutainment Zummit’te basın mensuplarının yanı sıra, pazarlama profesyonelleri ve iş dünyasından temsilcilerle paylaşıldı. Araştırmada Türkiye’den ve KidZania İstanbul’da deneyim yaşamış olan 6 ile 14 yaş arasında çocuk ve ebeveynleri yer aldı. Araştırmanın çarpıcı sonuçları, KidZania İstanbul CEO’su Ebru Timur ve FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula tarafından açıklandı. Araştırmadan öne çıkan bulgular ise alfa kuşağına ışık tutar nitelikteydi. Buna göre Alfa kuşağı, bugünün tüketicisi olmanın ötesine geçerek geleceğin ekonomik aktörü profiline hızla yaklaşıyor. Çocuklar para biriktiriyor, harçlıklarını yönetiyor ve finansal karar alma pratikleri geliştiriyor. Dijitalde sosyalleşme uzmanları Raporda dikkat çeken bir başlık, dijital hayatın gölgesinde büyüyen Alfa kuşağının sosyal gerçekliği. Çocukların neredeyse yarısında ekranlı cihazlara yönelik bir bağımlılık eğilimi gözlemleniyor. Her 10 çocuktan dördü sosyal medyada aktifken, tamamı YouTube kullanıyor. TikTok kullanımı Instagram’ı yakalamış durumda. Klasik mesleklere ilgi azalıyor Meslek hayalleri, değişen jenerasyondaki farklılıkların bir başka göstergesi. Klasik meslekleri tercih eden çocukların oranı yüzde 47’den yüzde 38’e gerilerken; sporcu, sanatçı, iş insanı ve içerik üreticisi olma isteği güçleniyor. Erkek çocuklar sporcuları, kız çocuklar ise sanatçıları ve influencer’ları rol model alıyor. Popülerlik, Alfa kuşağı için görünürlük alanı olmaktan çıkıp başarı ve anlam üretmenin temel unsurlarından biri haline geliyor. Eşya değil, anı biriktirmek istiyorlar Araştırma hem Türkiye genelinde hem KidZania’da çocukların bir şeyler satın almaktansa tatile çıkmayı, yeni yerler görmeyi ve deneyim yaşamayı daha değerli bulduğunu gösteriyor. Türkiye genelinde çocukların yüzde 61’i, KidZania deneyimi yaşamış çocukların ise yüzde 77’si bir eşya almaktansa tatile gitmeyi tercih ediyor. Türkiye’deki çocuklar için akıllı telefonlar, mutluluk ve ilgi yaratan unsurlar arasında Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye genelinde çocukların dijital dünyayla kurduğu ilişki oldukça yoğun bir seyir izliyor. Telefon ve tablet, çocukların günlük hayatında oyun oynamak, video izlemek ve arkadaşlarıyla iletişim kurmak için en çok kullanılan araçlar arasında yer alıyor. Türkiye’deki çocuklar için akıllı telefonlar, mutluluk ve ilgi yaratan unsurlar arasında üst sıralarda konumlanırken, dış görünüşü destekleyen ürünler ve elektronik cihazlar da güçlü bir çekim alanı oluşturuyor. KidZania’yı deneyimleyen çocuklarda ise tablo farklılaşıyor; bu grupta oyuncaklar ve deneyim temelli aktiviteler daha fazla öne çıkıyor. KidZania deneyimi yaşamış çocuklarda ekran bağımlılığı önemli ölçüde daha düşük seyrediyor. Para biriktirip harçlık yönetiyorlar Araştırma sonuçları, Alfa kuşağının bugünün tüketicisi olmanın ötesine geçerek geleceğin ekonomik aktörü profiline hızla yaklaştığını gösteriyor. Çocuklar para biriktiriyor, harçlıklarını yönetiyor ve finansal karar alma pratikleri geliştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Visa’dan İçerik Üreticisi Ekonomisine Işık Tutan Araştırma Haber

Visa’dan İçerik Üreticisi Ekonomisine Işık Tutan Araştırma

Visa, 11-12 Kasım 2025 tarihinde San Francisco ve Lizbon’da gerçekleşen Web Summit’te dijital içerik üreticilerini küresel ekonomide güçlü bir aktör olarak destekleme taahhüdünü bir adım ileri taşıdı. İçerik üreticilerini küçük işletmeler olarak konumlandıran Visa, ağının ölçeğini kullanarak üreticilerin kolay ve güvenli şekilde ödeme yapmalarını ve almalarını, sermayeye erişmelerini ve işletmelerini büyütmelerini sağlıyor. Bu destek, dünya çapındaki küçük işletmelere sunulan araçlar ve kaynaklarla aynı seviyede olup Visa’nın yeni araştırması “Monetized: Visa 2025 İçerik Üreticisi Raporu” ile güçlendiriliyor. İçerik üreticisi ekonomisini ele alan İçerik Üreticisi Raporu, Amerika Birleşik Devletleri, Brezilya, Avustralya, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere beş bölgeyi kapsıyor. TikTok ve Morning Consult ile yürütülen araştırma, Mayıs–Ağustos 2025 tarihlerinde ankete katılan 1.000’in üzerinde içerik üreticisinin karşılaştığı fırsatları ve zorluklarını inceliyor. Araştırma, içerik üreticilerinin işlerini küresel ölçekte nasıl kurup yönettiklerine dair yeni bir bakış açısı sunuyor. Araştırmadan Öne Çıkan Bulgular Visa’nın TikTok ve Morning Consult ile gerçekleştirdiği araştırma içerik üreticisi ekonomisine dair önemli bilgileri ortaya çıkardı. Rapordan öne çıkan bulgular ise şöyle: Dünya genelinde ankete katılan içerik üreticilerinin %88’i, önümüzdeki yıl gelirlerinin artmasını beklediğini belirtiyor. Bu oran, içerik üreticilerinin kazanç potansiyeline dair artan iyimserliğini yansıtıyor.Katılımcıların büyük bölümü, faaliyetlerini finanse ederken kişisel kaynaklarına, topluluk desteğine ve kitlesel fonlama (crowdfunding) gibi yenilikçi finansman yöntemlerine başvuruyor. Bu da, içerik üreticilerine özel finansal ürünlere duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor.Modern ödeme altyapıları, küresel kitlelere ulaşma ve kazançlara daha hızlı erişim imkânı sağladığı için üreticiler tarafından tercih ediliyor. Ancak, ödeme gecikmeleri hâlâ önemli bir zorluk olmaya devam ediyor.Ankete katılan içerik üreticileri, kendilerini küresel girişimciler olarak tanımlıyor; katılımcıların %52’si ödemelerini yurt dışından elde ettiklerini ifade ediyor.Üreticilerin %94’ü, arkadaşları ve ailelerinden teşvik gördüklerini belirtiyor. Bu bulgu, içerik üreticiliğinin artık saygın ve değerli bir kariyer yolu olarak kabul edildiğini ortaya koyuyor. İçerik üreticilerine yapay zekâ desteği Visa, raporla paralel olarak Karat Financial iş birliğiyle agentic (agent based) yapay zekâ destekli pilot programı planlarını açıkladı. İçerik üreticisi alanında lider bir fintek olan Karat, içerik üreticilerine özel kredi kartları ve işletme bankacılığı hizmeti sunuyor. Pilot uygulama, içerik üreticilerinin sıkça karşılaştığı zorlukları çözmek amacıyla yapay zekâ destekli asistan (agent) desteğinden yararlanmayı hedefliyor. Bu kapsamda, üreticilerin alacak ve borç yönetimlerini daha verimli şekilde optimize etmelerine yardımcı olunması planlanıyor. İçerik üreticilerine sunulması planlanan yeni özellikler arasında şunlar yer alıyor: • Daha akıllı ödemeler: Gerekli durumlarda insan denetimini de içeren otomasyon destekli bir yapay zekâ sistemi, ödemelerin gönderilmesi, alınması ve takibini daha verimli hâle getirebilir. • Otomatik hatırlatmalar: Geciken faturalar veya marka ödemeleriyle ilgili takipleri yöneten araçlarla nakit akışı takip edilebilir. • Güvenilir veri tabanı: Kullanıcılar, alıcı ve tedarikçi bilgilerini tek bir yerde saklayıp doğrulayarak zamandan tasarruf edebilir ve dolandırıcılık riskini azaltabilir. Visa’nın İçerik Üreticilerine Bağlılığı Visa, içerik üreticilerini dünya çapında toplulukları ve ticareti besleyen dinamik bir güç olarak görüyor. Bu bağlılık, Visa’nın 2024 yılında Web Summit’te içerik üreticilerini resmen küçük işletmeler olarak tanımasıyla resmileşti. İçerik üreticilerine yönelik araçlar geliştirme taahhüdü ve raporun bulguları, Visa’nın bu yeni nesil girişimcilere gelişmiş ödeme teknolojileri, eğitim kaynakları ve içerik üreticilerinin benzersiz ihtiyaçlarına uygun esnek finansal ürünler sunma konusundaki kararlılığını güçlendiriyor.

Türkiye’de Canlı Yayın Ekonomisinin 2030’da 5 Milyar Doları Aşması Bekleniyor Haber

Türkiye’de Canlı Yayın Ekonomisinin 2030’da 5 Milyar Doları Aşması Bekleniyor

TikTok’un global danışmanlık şirketi Kearney iş birliğiyle hazırladığı yeni raporu The Future of Entertainment’a göre, Türkiye’de canlı yayın pazarının büyüklüğünün 2024’te yaklaşık 1,6 milyar dolar seviyesindeyken 2030’a kadar 5 milyar dolar eşiğini aşması öngörülüyor. Büyümenin temel sürükleyicileri arasında genç kullanıcı tabanı, yüksek mobil penetrasyon, platform içi üretim araçlarının yaygınlaşması ve marka iş birliklerinin artması yer alıyor. Raporda Türkiye’nin genç nüfusu, sosyal medya penetrasyonu ve kültürel üretim gücüyle, canlı yayın alanında Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye (MENAT) bölgesi için bir merkez olma potansiyeline sahip olduğu vurgulanıyor. Türkiye'de canlı yayın izleyici sayısının artması, bu formatın giderek daha fazla benimsendiğini gösteriyor. Ülkemizde haftalık izleyici sayısı yaklaşık 10,2 milyon iken, canlı yayın kullanım oranı ise yüzde 16 seviyesinde. Türkiye'de sosyal medya kullanıcıları günde 13 dakika canlı yayın içeriği izliyor. En yoğun izlenme saatinin ise 21.00 civarı olduğu belirtiliyor. Türkiye'deki canlı yayın izleyicilerinin yaklaşık yüzde 72'sini 18-34 yaş arası kullanıcılar oluşturuyor. Araştırmaya göre 34 yaşın üzerindeki kullanıcılar, izleyici kitlesinin yaklaşık yüzde 20-25'i arasında yer alıyor. Canlı yayınlar istihdam sağlıyor Rapora göre Türkiye'de canlı yayın sektörünün 2030 yılına kadar 133 bin tam zamanlı iş ve 126 bin dolaylı iş yaratmasını bekleniyor. Aynı zamanda 2024'te, Türkiye'nin GSYİH'sinin yüzde 0,15'i canlı yayın sektöründen ve dolaylı etkilerinden kaynaklanıyor. Canlı yayın sektörü yalnızca içerik üreticileriyle sınırlı kalmayıp, ajans personeli, teknik ekipler, platform çalışanları ve destek hizmetleri ile çok sayıda farklı meslek grubuna istihdam yaratıyor. Raporda ayrıca, canlı yayınların yalnızca istihdam yaratmadığı; aynı zamanda içerik üreticilerin teknik yetkinliklerini, marka iş birliği kabiliyetlerini ve dijital girişimcilik becerilerini artırarak, bu yetkinliklerin medya, pazarlama ve hizmet sektörlerine aktarılabileceği belirtiliyor Türkiye İçin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli Türkiye’nin genç nüfusu, sosyal medya penetrasyonu ve kültürel üretim gücüyle, canlı yayın alanında MENAT bölgesi için bir merkez olma potansiyeline sahip olduğu vurgulanıyor. Raporda; yayıncı ekosistemini destekleyecek teşviklerin, profesyonelleşme yatırımlarının, üretim altyapısının güçlendirilmesinin ve ortak güvenlik standartları oluşturulmasının (yaş doğrulama, içerik denetimi, veri şeffaflığı) bu kapsamda önemine değiniliyor. Bu adımlar hayata geçtiğinde Türkiye’nin, sadece iç pazar büyüklüğüyle değil, bölgesel içerik üretim ve dağıtım merkezi olarak da önemli bir oyuncuya dönüşeceği de aktarılıyor. Sektörün Büyümesinde Etkili Trendler: Mobil, Etkileşim ve Yeni Formatlar Küresel çapta olduğu gibi Türkiye'de de canlı yayınların yükselişinde üç temel dinamik ön plana çıkıyor: Mobil cihazlarla içerik üretiminin kolaylaşması,İzleyiciyle anlık ve karşılıklı etkileşim kurma imkanı,Oyun dışı içeriklerin ve sohbet temelli yayınların artışı. Kullanıcılar yalnızca oyun değil; müzik, sohbet, spor, eğitim gibi farklı alanlardaki içeriklere de ilgi gösteriyor. Bu da canlı yayının artık sadece bir “geçici eğlence formatı” değil, kalıcı bir medya tüketim alışkanlığı haline geldiğini gösteriyor. İçerik Üreticileri, Ajanslar ve Platformlardan Oluşan Dinamik Bir Ekosistem Canlı yayın ekonomisi, yalnızca izleyici alışkanlıkları ya da içerik formatlarıyla değil, aynı zamanda çok aktörlü bir ekosistem yapısıyla dikkat çekiyor. Rapora göre sektör; içerik üreticiler, ajanslar, platformlar ve kullanıcılardan oluşan bir değer zinciri ile çalışıyor. Bu yapı sayesinde canlı yayın ekonomisi sadece bireysel içerik üretimi değil, aynı zamanda ölçeklenebilir bir yaratıcı endüstri haline geliyor. Bu format istihdam yaratımını, girişimciliği ve yaratıcı endüstrilerin büyümesini tetikleyerek dijital ekonominin temel taşlarından biri hâline geliyor.

“67” (Altı-Yedi) Çılgınlığı Türkiye’de İlk Kez Marka Deneyimine Dönüşüyor Haber

“67” (Altı-Yedi) Çılgınlığı Türkiye’de İlk Kez Marka Deneyimine Dönüşüyor

Başta Z kuşağı olmak üzere tüm dünyayı kısa sürede saran akımın dahil olduğu kampanya kapsamında; 6-7 Kasım tarihlerinde McDonald’s Türkiye’den 6’lı Chicken McNuggets® sipariş eden herkes 7’li Chicken McNuggets® alıyor. McDonald’s Türkiye, sosyal medyadaki yeni trend “67” (altı-yedi) akımını eğlenceli bir pazarlama kampanyasıyla Türkiye’ye tanıtıyor. Sayılar üzerinden kurulan beklenmedik ters köşeler, komik kısa videolar ve yorumlarla dijital kültürde hızla yayılan “67”, markanın en çok tercih edilen ürünlerinden Chicken McNuggets®’ın yeni kampanyasıyla birlikte lezzetseverleri şaşırtmaya hazırlanıyor. Sosyal medyadan McDonald’s menüsüne McDonald’s Türkiye’nin “67” akımına gönderme yaptığı kampanya süresince, McDonald’s restoranlarından veya eve teslim kanallarından 6’lı Chicken McNuggets® sipariş eden herkes 7’li Chicken McNuggets alıyor. Kampanyaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan McDonald’s Türkiye CMO’su Özdeş Dönen Artak, “Günümüzde eğlence bazen en basit işaretlerden doğuyor. Bir sayı bile dijital topluluğun ortak gülümseme anına dönüşebiliyor. Biz de McDonald’s Türkiye olarak kayıtsız kalamadık ve bu enerjiyi Chicken McNuggets® keyfine dönüştürdük” ifadelerini kullandı. Akım rap şarkısıyla başladı “67” akımı ilk olarak ünlü bir rap şarkısıyla ortaya çıktı. Sonra basketbolcuların da kullanmasıyla Z kuşağının dilinde hızla yayıldı. Başta TikTok olmak üzere sosyal medyada gündem olan akım, son olarak McDonald’s Türkiye’nin lezzetseverlere sunduğu Chicken McNuggets® kampanyasında yer aldı. McDonald’s Türkiye ise kampanyayı gizem ve merak temasıyla başlattı. “67” akımını işaret eden içerikler sosyal medya hesaplarında yayınlandı. Ardından içerik üreticileri kendi mizahi tarzlarında akımı yorumlayarak takipçilerine sürprizler yaptı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.