Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tıp Bayramı

Kapsül Haber Ajansı - Tıp Bayramı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tıp Bayramı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABB, 4. Geleneksel Tıp Bayramı Koşusu’na Ev Sahipliği Yaptı Haber

ABB, 4. Geleneksel Tıp Bayramı Koşusu’na Ev Sahipliği Yaptı

Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı ve Türkiye Acil Tıp Derneği iş birliğiyle 14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen 4. Geleneksel Tıp Bayramı Koşusu, Atatürk Orman Çiftliği Doğal Yaşam Parkı’nda gerçekleştirildi. İLK START ÖZEL SPORCULAR İÇİN VERİLDİ 5 bin metrelik parkurda düzenlenen koşu, sağlık çalışanları ve sporseverleri bir araya getirdi. Etkinlik öncesinde katılımcılar ısınma hareketleri yaparak koşuya hazırlanırken, organizasyonun ilk startı özel sporcular için verildi. Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak spora ve sporculara destek vermeyi sürdüreceklerini ifade eden Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanı Doç. Dr. Serkan Yorgancılar şu ifadeleri kullandı: “Dördüncü geleneksel Tıp Bayramı Koşusu’nu gerçekleştiriyoruz. Yağışlı ve soğuk hava olmasına rağmen 400’ün üzerinde sporcumuz yarışmaya katıldı. Gün içinde çeşitli etkinliklerle Tıp Bayramı’nı kutlamış olacağız. Tüm sağlık çalışanlarımıza güzel ve iyi yaşamlar diliyorum.” “BİZİM AMACIMIZ FARKINDALIK YARATMAK” Yarışmaya ev sahipliği yaptığı için Ankara Büyükşehir Belediyesine teşekkür eden Uzman Doktor Kadir Yenal Türkiye Acil Tıp Derneği Koşu Koordinatörü yarışma ile ilgili olarak şöyle konuştu: “Bu koşuyu, hem uzmanlarımız hem asistanlarımız hem hocalarımızla sağlık için koş mottosuyla tüm Ankara’nın, belediyenin halka ve koşuculara armağanı için yaptık. Dördüncü geleneksel koşumuz, ilk üçünde Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Atletizm Federasyonu yanımızda oldu. Bu koşuda da onların desteğini aldık. Bizim amacımız farkındalık yaratmak. Herkesi bu yağmurlu havada dahi buraya çekerek onları sağlık için koşmaya davet etmek. Katılan herkese teşekkür ediyorum.” Koşu boyunca sporun sağlık üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekilirken, sağlık çalışanlarının birlik ve dayanışma ruhu da bir kez daha ön plana çıktı. Yarışın ardından tüm katılımcılara günün anısına madalya takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’den Küçükçekmece’ye Dev Sağlık Yatırımı Haber

İBB’den Küçükçekmece’ye Dev Sağlık Yatırımı

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Küçükçekmece Halk Sağlığı Merkezi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmaya Silivri’de tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını ileterek başladı. Ramazan ayının ülkeye sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni eden Aslan, “Soruyorlar: İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin görevi cami yapmak mı, cami açmak mı? Evet, biz ibadetimizi yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Daha önce burada Zeynebiye Camisi’ni, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın ve Valimizin katılımıyla hizmete açtık. İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun ve Büyükşehir Belediyesi’nin Zeynebiye Camisi’ndeki katkısını herkes biliyor. 2009’da başlayan bir inşaat yapımı Ekrem İmamoğlu gelene kadar beklemiş. Halkçı belediyecilikle ve herkese dokunma şiarıyla Zeynebiye’yi bitirdik ve hizmete açtık. Dün, Pendik’te bir cami açtık, şimdi Şişli’de bir cami açacağız. Ve Pendik’te tekrar bir cami daha açacağız. Biz bir devlet ve kamu kurumuyuz. Dolayısıyla millete hizmet etmek bizim en önemli görevimiz. Cami de açarız, çocuk etkinlik merkezi de yaparız. Milletin parasını millete harcamaya da devam ederiz” diye konuştu. “DOKTORLARIMIZI KAYBETMEMEK EN BÜYÜK ÖNCELİĞİMİZ” Tüm sağlık emekçilerinin 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlayan Aslan, hekimlerin yetişmesi için ülkenin büyük bir emek verdiğini hatırlattı. Son dönemde artan hekim göçüne dikkat çeken Aslan, “2025 yılında 5 bin civarında sağlık çalışanı Avrupa’ya gitti. Bir gün Genel başkanımızla birlikte Bakırköy’de Doktor Sadi Konuk Hastanesi’ne gittik. Orada bir hastamızın durumunu soracağız. Doktor dedi ki: ‘Başkanım, benim artık dayanacak gücüm kalmadı ve ben bu ülkeyi terk edeceğim.’ ‘Nereye gideceksin?’ ‘Almanya’ya gideceğim.’ ‘Peki, orada ne yapacaksın? Denklik belgen var mı? Normalde sizin burada üniversiteyi bitirmiş olmanız Almanya’da bitirmiş olmanız anlamına gelmiyor. Denklik diye bir şey var. Ek dersler var ya da sınavlar yapılıyor.’ ‘Ben orada hemşire olmaya razıyım. Ben burada artık yaşamak istemiyorum. Hem umudumu kaybettim hem geçim sıkıntım var.’ Genel başkanımız ona dedi ki; ‘Sakın bu ülkeden umudunu kesme. Mutlaka burada bir umut var.’ Hiç kimse bu ülkeden umudunu kesmesin. Çünkü kimsesizlerin kimsesi cumhuriyetin yetiştirdiği evlatlar olarak, vatanımızın bütün evlatlarının ve refahı için çalışmak en büyük önceliğimiz. Bu kadar yetişmiş kadroları yurt dışına asla göndermeyeceğiz. Bunu kim başaracak? Bunu siz başaracaksınız. Bu ülkenin kaderini değiştirecek olanların büyük kısmı sizlersiniz. Onu yapacak kişinin bir tanesi de Silivri zindanlarında tutulan Ekrem İmamoğlu. Genel başkanımız bunun için büyük bir mücadele veriyor, yol arkadaşlarımız büyük bedeller ödüyor, asla geri adım atmayacağız. Bu ülkeye hizmet etmekten, bu ülke için üretmekten, çalışmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Tıp alanında en yetkin isimleri yetiştirilebilen nitelikte olan Türkiye’mizde, onları kaybetmemek en önemli önceliğimiz” dedi. “ADALET ER YA DA GEÇ TECELLİ EDECEK” Yaşanan süreci hukuksuzluk olarak nitelendiren ve “İnanıyorum ki adalet yerini bulacak” diyen Aslan, “Burada çalışmalarımız 2024 yılı Mart ayında başlamıştı. 2 yıl gibi bir sürede burayı tamamlayarak hem Küçükçekmecelilerin hem de İstanbulluların hizmetine sunduk. 2025 yılında yaşadıklarımızı göz önüne aldığınızda, bunun bitmesi çok zordu. Ama biz Ekrem İmamoğlu’nun yol arkadaşlarıyız. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı belediyeciliğini uygulayıcılarıyız. Dolayısıyla bizim için millete hizmet etmek, ibadet etmek demek. Biz de ibadet edebilmek için gece gündüz çalışıyoruz. İnanıyorum, çok yakında adalet yerini bulacak. Bu ülke çeşitli hastalıklarından kurtulacak ve kendini tedavi edecek. Ekrem Başkanımız da en kısa sürede aramıza dönecek. Çünkü bu ülkede adalet er ya da geç tecelli edecek, yerini bulacak. Hiçbir şekilde iyiler kaybetmeyecek” ifadelerini kullandı. KÜÇÜKÇEKMECE’DE DEV SAĞLIK HİZMETLERİ Açılışı yapılan Küçükçekmece Halk Sağlığı Merkezi’nin sunduğu imkânları tek tek anlatan Aslan, özellikle evde banyo ve kişisel bakım hizmetinin önemine değindi. Aslan, şöyle konuştu: "Bazı hizmetleri evde veremiyoruz. İşte orada İBB nakil ambulansı gelecek, o yaş almış amcamızı, teyzemizi merkezimize getirecek. Burada tüm kişisel bakım hizmetlerini alacaklar. Tepeden tırnağa banyosunu yaptıracağız, tırnaklarını keseceğiz, saçlarını tarayacağız. Kendi annemiz, babamız gibi sahip çıkıp akşam tekrar evine, yatağına huzurla bırakacağız. Bu o kadar önemli bir şey ki. Vallahi billahi benim aklıma bundan daha büyük bir hizmet gelmiyor." Ayrıca engelli çocuğu olan anneler için "Kısa Mola" merkezlerinin hayati önem taşıdığını belirten Aslan, "Annesiniz, düşünün ki engelli bir çocuğunuz var. Çocuğunuzu bırakıp pazara, kuaföre hatta oy kullanmaya bile gidemiyorsunuz. Ama artık İBB var. Çocuğunuzu İBB’nin Kısa Mola merkezlerine bırakıyorsunuz. Ne kadar işiniz varsa, işlerinizi halledip çocuğunuzu huzurla geri alıp evinize gidiyorsunuz. İBB’nin şefkatli eli her zaman yanınızda" dedi. “CAMİ DE YAPARIZ, ÇOCUK ETKİNLİK MERKEZİ DE” İBB’nin hizmet götürürken asla ilçe veya parti ayrımı yapmadığını vurgulayan Aslan, Küçükçekmece’ye yapılan devasa yatırımlardan bahsederek, şöyle bir örnek verdi: “Küçükçekmece İstanbul’umuzun en yüksek nüfusa sahip ilçelerinden birisi. İBB de 6. en büyük yatırımını Küçükçekmece’ye yapmış. Ama İBB en çok yatırımı İstanbul’da hangi ilçeye yapmış diye sorarsanız, uzunca yıllar AK Parti tarafından yönetilen Ümraniye Belediyesi’ne yapmış. İşte Ekrem İmamoğlu bu. Kime oy verirsen ver, nereli olursan ol; Ekrem İmamoğlu varsa, hizmet her yere gelir. Cami de yapan, cemevi de yapan, çocuk etkinlik merkezi de kuran, yurtlar da yapan biziz. Kimse bizden bunu alamayacak. Tüm doktorlarımızın ve sağlık çalışanlarımızın Tıp Bayramını kutluyor, Küçükçekmece Halk Sağlığı Merkezi’miz Küçükçekmece’mize ve İstanbul’umuza hayırlı olmasını diliyorum” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Hekimleri İlk Adımı Attı Haber

Geleceğin Hekimleri İlk Adımı Attı

Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi 2025-2026 Akademik Yılı 1. sınıf öğrencileri, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen törenle hekimlik mesleğinin simgesi olan beyaz önlüklerini giydi. Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerine yeni başlayan geleceğin hekimleri, kutsal mesleklerine ilk adımı atmanın gururunu yaşadı. Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu’nda gerçekleştirilen "14 Mart Tıp Bayramı ve Beyaz Önlük Giyme Töreni", akademi dünyasını ve geleceğin doktorlarını bir araya getirdi. Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “İyi hekim olmanın yolu önce iyi insan olmaktan geçer” Ailelerin de ilgi gösterdiği törende konuşan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hekimlik mesleğinin yalnızca bilimsel bilgiye dayalı bir alan olmadığını, aynı zamanda etik değerler, insanlık ve iletişim becerileriyle şekillenen bir meslek olduğunu vurguladı. Beyaz önlük giyme töreninin hekim adaylarının hayatında unutulmaz bir dönüm noktası olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “İnsan hayatında unutulmayacak bazı günler vardır. Beyaz önlük giyme töreni de bu açıdan çok önemli bir gün. Öğrencilerimizin meslek hayatları boyunca hatırlayacakları anlamlı bir başlangıçtır.” dedi. Hekimliğin hem bir bilim hem de bir sanat olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Hekimlik sadece bir meslek değildir; aynı zamanda bir sanattır ve bilimle birlikte yürür. Bu nedenle iyi hekim olmadan önce iyi insan olmak gerekir. İyi insan olmayı başaramayan bir kişinin iyi hekim olması mümkün değildir.” diye konuştu. Prof. Dr. Tarhan, hekimliğin dünyada etik kuralları en erken gelişmiş mesleklerden biri olduğunu belirterek, meslek hayatında etik ilkelere bağlı kalmanın önemine dikkat çekti ve “Meslek hayatında sizi en güçlü şekilde koruyacak kalkan etik ilkelerdir. Küçük bir yanlış ya da küçük bir yalan zamanla büyük hatalara dönüşebilir. Büyük kötülükler çoğu zaman küçük bir hatayla başlar.” ifadesinde bulundu. “Bilimsel merakınızı kaybetmeyin” Prof. Dr. Tarhan, tıp alanında bilginin hızla değiştiğini belirterek genç hekim adaylarının sürekli öğrenmeye açık olması gerektiğini ifade ederek, “Bilginin yarı ömrü eskiden 30 yıldı, bugün 3 yıla kadar düştü. Bu nedenle bilimsel merakınızı kaybetmemek çok önemli. Hastaya zarar vermenin yollarından biri de onu tedavisiz bırakmaktır. Yeni bilgileri takip etmek, literatürü sürekli güncel tutmak gerekir.” şeklinde konuştu. “Tevazu ve eleştiriye açıklık hekimi geliştirir” Başarılı bir hekim olmanın önemli özelliklerinden birinin tevazu olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Tevazu, insana ‘Ben hata yapabilirim’ duygusunu verir. Bu duygu eleştiriye açık olmayı sağlar. Araştırmalar tevazu sahibi kişilerin daha az hata yaptığını ve karar mekanizmalarını daha sağlıklı kullandığını gösteriyor.” dedi. “İletişim, bazen ilaçtan daha etkilidir” Prof. Dr. Tarhan, hekim-hasta ilişkisinde iletişimin önemine dikkat çekerek, “İlaçtan daha etkili bir yöntem vardır; iletişim. Hastayla kurulan güven ilişkisi tedavinin başarısını doğrudan etkiler.” diye konuştu. Plasebo etkisinin de bu güven ilişkisini gösteren bilimsel bir örnek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, hastanın hekime güvenmesi durumunda tedavi sürecinin daha olumlu ilerleyebildiğini söyledi. “Hastayı vaka değil insan olarak görmek gerekir” Prof. Dr. Tarhan, hekimlikte yapılan en büyük hatalardan birinin hastayı yalnızca bir “vaka” olarak görmek olduğunu dile getirerek, “Hastayı vaka olarak değil insan olarak görmek gerekir. Hastayı dinlemek, onun duygularını anlamak tanı koymada ve tedavide büyük fark yaratır.” ifadesinde de bulundu. Konuşmasında İbn-i Sina’nın hekimlik anlayışına da değinen Tarhan, “İbn-i Sina’nın dediği gibi; ‘Hekim bazen tedavi eder, çoğu zaman teselli eder.’ Hekimin görevi sadece tedavi etmek değil, aynı zamanda hastaya umut ve güven verebilmektir.” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Tarhan, konuşmasının sonunda hekimliğin insan hayatına doğrudan dokunan çok özel bir meslek olduğunu belirterek, “Hekimin eli kutsaldır denirken aslında insanın varoluşuna ve hayatına dokunabilen bir meslekten söz edilir. Bu mesleğin size sunduğu fırsatı etik değerler ve insan sevgisiyle değerlendirmenizi diliyorum.” dedi. Prof. Dr. Hikmet Koçak: “Hekimlik bir meslek değil, bir yaşam tarzıdır” 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen beyaz önlük giyme töreninde konuşan Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Koçak, hekimliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı olduğunu vurgulayarak tıp öğrencilerini tebrik etti ve “İnsan hayatında önemli aşamalar vardır. Bunlardan biri de liseden sonra meslek seçme dönemidir. Belki bazılarınız kendi isteğiyle, bazılarınız da ailelerinin yönlendirmesiyle bu yolu seçti. Ancak sonuçta en kıymetli mesleklerden biri olan hekimliği tercih ettiniz. Hepinizi tebrik ediyorum, hayırlı olsun.” dedi. “Beyaz önlük güven ve sorumluluğun sembolüdür” Prof. Dr. Koçak, beyaz önlüğün hekimlik mesleğinde önemli bir sembol olduğunu belirterek, “Beyaz önlüğü giydiğinizde karşınızdaki hastaya aslında şu mesajı veriyorsunuz: ‘Bana güvenebilirsiniz. Ben sizin dertlerinize çare bulmak için kendimi bu mesleğe adadım.’ Aynı zamanda hekimlik, hastanın sırlarını korumayı da gerektirir. Çünkü hekim ile hasta arasında güçlü bir güven ilişkisi vardır.” ifadesinde bulundu. “Steteskop sadece bir araç değil, emeğin sembolüdür” Hekimliğin bir diğer önemli simgesinin steteskop olduğunu ifade eden Prof. Dr. Koçak, “Steteskop sadece bir kalbi dinlemek için kullanılan bir araç değildir. Gençliğinizi, hayallerinizi ve emeğinizi temsil eden bir semboldür. Beyaz önlük ve steteskop bir araya geldiğinde karşınızdaki insana güven veren bir hekim kimliği ortaya çıkar.” dedi. “Tıp geçmişten gelen bir birikimin devamıdır” Konuşmasında tıp tarihine de değinen Prof. Dr. Koçak, hekimliğin geçmişten bugüne birikerek gelen bir bilgi ve deneyim alanı olduğunu vurguladı. Bu kapsamda Hikmet Boran’ın Kurtuluş Savaşı dönemindeki rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Koçak, ayrıca Osmanlı döneminde radyoloji alanında öncü çalışmalar yapan hekimleri de anarak, Esad Feyzi’nin Türkiye’de ilk röntgen ışınlarını getiren hekimlerden biri olduğunu, İbrahim Vasıf Çınar’ın ise röntgen uygulamalarında öncü çalışmalarıyla tanındığını ifade etti. Prof. Dr. Koçak, “Hekim, geçmişten bugüne kadar oluşan bütün birikimi üzerinde taşıyan kişidir. Bugün burada aldığınız eğitim, geçmişte bu mesleğe emek vermiş insanların katkıları sayesinde mümkün olmuştur.” diye konuştu. Konuşmasının sonunda sağlığın insan hayatındaki değerine değinen Prof. Dr. Koçak, Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.” ünlü dizelerini hatırlattı. Prof. Dr. Haydar Sur: “Beyaz önlük törenleri hekimlik yolculuğunun unutulmaz anlarıdır” Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur, törende yaptığı konuşmada, hekimlik mesleğinin değerlerinin kuşaktan kuşağa aktarılan bir emanet olduğunu vurguladı ve “Törenler aslında çok önemlidir; çünkü hayatımızın ilkelerinin görünür hale geldiği anları yaşarız. Öğrencilerimizin bugün yaşayacağı bu beyaz önlük giyme töreni, onların meslek hayatları boyunca unutamayacakları anlardan biri olacaktır.” dedi. “Hekimlik değerleri bir emanettir” Akademisyenlerin öğrencileri yetiştirme sorumluluğunu büyük bir onurla taşıdıklarını ifade eden Prof. Dr. Sur, hekimlik mesleğinin temel ilkelerinin geçmişten bugüne aktarıldığını söyledi ve “Bizler burada akademik önlüklerimizle, öğrencilerimizi yetiştirmek için şerefle karşınızdayız. Bu ilkeler bize gökten inmedi; bizden önceki hocalarımızın bize bıraktığı emanetlerdi. Biz de bu emaneti kendi öğrencilerimize devrediyoruz. Eminim ki öğrencilerimiz bu emaneti bizden daha iyi sahiplenip bir sonraki kuşaklara aktaracaklar. Böylece bilim ilerleyecek, insanlığa daha iyi hizmet sunulacaktır” diye konuştu. “Öğrencilerimizi gördükçe umutlanıyoruz” Konuşmasında dünyada yaşanan savaşlar ve haksızlıklara da değinen Prof. Dr. Sur, bu durumların kendisini derinden üzdüğünü ifade etti ve “Dünyadaki savaşlar, haksızlıklar ve mazlumların yaşadığı acılar karşısında içim kan ağlıyor. Dünya hüzün içinde olabilir; ancak öğrencilerimizi gördüğümüz zaman içimiz umutla doluyor.” şeklinde konuştu. Tıp öğrencisi Yusuf Alpay: “Hekimlik yalnızca bir meslek değil, ömür boyu süren bir öğrenme yolculuğu” Tıp Fakültesi Türkçe 1. Sınıf Temsilcisi Yusuf Alpay, hekimlik yolculuğunun ilk adımlarını atmanın gururunu yaşadıklarını belirterek, tıp eğitiminin yalnızca bilgi değil aynı zamanda insan hayatına dokunma sorumluluğu taşıdığını vurguladı ve “Tıp ailesinin en genç üyeleri olarak yıllarca hayalini kurduğumuz hekimlik yolculuğunun ilk adımlarını attığımız bu dönemde böylesine köklü ve onurlu bir ailenin parçası olmanın gururunu yaşıyoruz.” dedi. Beyaz önlük sadece bir kıyafet değil Tıp fakültesine başlamanın yalnızca akademik bir süreç olmadığını vurgulayan Alpay, “O bembeyaz önlükleri omuzlarımıza geçirirken aslında sadece bir önlük giymediğimizi çok iyi biliyorduk. O önlük şifayı, umudu, merhameti ve insan hayatına duyulan derin saygıyı temsil ediyordu. Steteskoplarımız şimdilik çoğu zaman kendi heyecanlı kalp atışlarımızı dinliyor. Hücrenin, dokunun ve insan bedeninin o muazzam düzenini yeni yeni keşfediyoruz. Ancak biliyoruz ki bugün bu sıralarda öğrendiğimiz her bilgi, yarın bir insanın hayatına dokunacaktır.” ifadesinde bulundu. 14 Mart aynı zamanda bir direnişin sembolü Alpay, 14 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığını belirterek, “1919 yılında İstanbul işgal altındayken Tıbbiyeli öğrenciler okulun iki kulesi arasına devasa bir Türk bayrağı asarak bağımsızlık ateşini yakmışlardı. Tıbbiyeli Hikmet Boran ve arkadaşlarının ortaya koyduğu cesaret yalnızca bir bayrak asma eylemi değil; bilimin, özgürlüğün ve vatan sevgisinin güçlü bir sembolüdür.” dedi. Tıp öğrencisi Emre Aydın: “Beyaz önlük yalnızca bir kumaş değil, büyük bir sorumluluğun simgesidir” 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen törende konuşan İngilizce Tıp 1. sınıf öğrenci temsilcisi Emre Aydın da hekimlik yolculuğunun ilk adımlarını atmanın gururunu yaşadıklarını belirterek beyaz önlüğün sadece bir sembol değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluğun ifadesi olduğunu vurguladı. Aydın, öğrencilerin bu noktaya büyük fedakârlıklarla geldiğini ifade ederek, “Bugün giyeceğimiz bu beyaz önlüğün her bir parçasında geçmişteki uykusuz gecelerimizin, verdiğimiz emeklerin ve döktüğümüz alın terinin izleri var. Kimimiz uykusundan, kimimiz sosyal hayatından, kimimiz de gençliğinin en güzel anlarından feragat ederek bu noktaya geldi.” dedi. Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe verdiği öneme de değinen Aydın, “Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe yürümeye söz veriyoruz. ‘Bütün ümidim gençliktedir’ sözüne layık bireyler olarak aklın, vicdanın ve bilimin rehberliğinde mesleğimizi icra edeceğiz.” ifadesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.