Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tobb

Kapsül Haber Ajansı - Tobb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tobb haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel İş Ortağı Koç Holding'den COP31 Öncesi New York'ta İklim Mesaisi Haber

Küresel İş Ortağı Koç Holding'den COP31 Öncesi New York'ta İklim Mesaisi

İş dünyası, kamu, finans ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren New York İklim Haftası, Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 öncesi, 20-27 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlendi. COP31 Küresel İş Ortağı Koç Holding’i, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ve CEO Levent Çakıroğlu temsil etti. Ali Y. Koç ve Levent Çakıroğlu, ulusal ve uluslararası kuruluşların ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantılarda, özel sektörün yeşil dönüşümdeki rolüne yönelik çalışmalara katkıda bulunmak üzere değerlendirmelerde bulundu. Ali Y. Koç: “Elektrifikasyon, Türkiye’nin enerji güvenliğini, üretim gücünü, yatırımları ve istihdamı destekleyecek bir fırsat.” Ali Y. Koç, COP31 Özel Sektör Elçisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Bloomberg ev sahipliğinde, COP31 İş Forumu New York Diyaloğu etkinliğindeki panele katılarak değerlendirmelerde bulundu. Koç, şirketlerin artık rakiplerinin yanı sıra onların arkasındaki ekonomik sistemlerle de rekabet ettiğini ifade etti. Güneş paneli yatırımlarından örnek veren Koç, aynı dönüşümü gerçekleştirmeye çalışan farklı ülkelerdeki iki şirketin karşı karşıya olduğu finans maliyeti, kamu desteği ve düzenlemeler arasındaki değişkenliğin rekabet koşullarını etkilediğini belirtti. Ali Y. Koç Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol’un moderasyonunda gerçekleştirilen Üst Düzey Yuvarlak Masa Toplantısı’na da katıldı. Enerji alanında alınan kararların, önümüzdeki dönemde ülkelerin ve şirketlerin rekabet gücünü, yatırım kapasitesini ve büyüme potansiyelini belirleyeceğini kaydeden Koç, “Elektrifikasyonu Türkiye’nin enerji güvenliğini güçlendirmenin yanı sıra sanayimizin üretim gücünü destekleyecek, yeni yatırımların ve istihdamın önünü açacak önemli bir fırsat olarak görüyoruz” dedi. COP31’in resmi sosyal medya hesabına yaptığı açıklamada iklim gündeminde hedeflerden uygulamaya geçişin önemine dikkat çeken Ali Y. Koç, “Paris Anlaşması’nın ilk on yılı hedefler belirleme, taahhütleri artırma ve ilerleme yönünü tanımlama gibi iddialı adımlarla geçti. Önümüzdeki on yıl, tamamen uygulamaya odaklanacak gibi görünüyor. Birden fazla sektörde faaliyet gösteren Topluluğumuz, iklim konularında geniş kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçti. Dolayısıyla anlatacak gerçek bir hikâyemiz var” açıklamasında bulundu. Levent Çakıroğlu: “Su dayanıklılığı stratejik iş önceliğimiz” Dünya Ekonomik Forumu Doğa ve İklim Merkezi’nin düzenlediği Mavi Ekonominin Geleceği paneline katılan Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Koç Topluluğu olarak su dayanıklılığını stratejik bir iş önceliği ve iklim değişikliğine uyumun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Son 6 yılda su çekimimizi %24 azalttık. Operasyonlarımızdaki suyun %64’ünü yeniden kullanıyor veya geri dönüştürüyoruz” dedi. Hedeflerinin kendi operasyonlarıyla sınırlı olmadığını kaydeden Çakıroğlu, “Teknoloji, inovasyon ve finansman olanaklarından yararlanarak daha geniş ekosistemimizin dayanıklılığını güçlendirmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. Levent Çakıroğlu, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin su dayanıklılığı alanındaki girişimi Water Resilience Coalition üye ve paydaşlarıyla birlikte New York Borsası’nın kapanış gong töreninde de yer aldı. Can Dinçer, TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanlığını yürütüyor Arçelik CEO’su Can Dinçer de TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanı olarak COP31 Danışma Kurulu etkinliğine katıldı. Dinçer, iklim teknolojilerinde temel meselenin teknoloji eksikliğinden çok, mevcut çözümlerin ölçeklendirilmesi olduğuna dikkat çekti. Teknolojilerin yaygınlaşması için güçlü kullanım alanlarının, rekabetçi çözümlerin ve bunları destekleyecek doğru koşulların oluşturulmasının önemini vurgulayan Dinçer; finansmana erişimin, iş birliklerinin ve tüketici talebini destekleyecek mekanizmaların bu süreçte kritik rol oynadığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Küresel İş Ortağı Koç Holding’den COP31 Öncesi  New York’ta İklim Mesaisi Haber

 Küresel İş Ortağı Koç Holding’den COP31 Öncesi  New York’ta İklim Mesaisi

Koç ve Çakıroğlu; Koç Holding’in Küresel İş Ortaklığını üstlendiği COP31 öncesi, ulusal ve uluslararası kuruluşların ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantılarda, özel sektörün yeşil dönüşümdeki rolünü mercek altına aldı. Arçelik CEO’su Can Dinçer ise TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanı olarak COP31 Danışma Kurulu etkinliğine katıldı. İş dünyası, kamu, finans ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren New York İklim Haftası, Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 öncesi, 20-27 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlendi. COP31 Küresel İş Ortağı Koç Holding’i, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ve CEO Levent Çakıroğlu temsil etti. Ali Y. Koç ve Levent Çakıroğlu, ulusal ve uluslararası kuruluşların ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantılarda, özel sektörün yeşil dönüşümdeki rolüne yönelik çalışmalara katkıda bulunmak üzere değerlendirmelerde bulundu. Ali Y. Koç: “Elektrifikasyon, Türkiye’nin enerji güvenliğini, üretim gücünü, yatırımları ve istihdamı destekleyecek bir fırsat.” Ali Y. Koç, COP31 Özel Sektör Elçisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Bloomberg ev sahipliğinde, COP31 İş Forumu New York Diyaloğu etkinliğindeki panele katılarak değerlendirmelerde bulundu. Koç, şirketlerin artık rakiplerinin yanı sıra onların arkasındaki ekonomik sistemlerle de rekabet ettiğini ifade etti. Güneş paneli yatırımlarından örnek veren Koç, aynı dönüşümü gerçekleştirmeye çalışan farklı ülkelerdeki iki şirketin karşı karşıya olduğu finans maliyeti, kamu desteği ve düzenlemeler arasındaki değişkenliğin rekabet koşullarını etkilediğini belirtti. Ali Y. Koç Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol’un moderasyonunda gerçekleştirilen Üst Düzey Yuvarlak Masa Toplantısı’na da katıldı. Enerji alanında alınan kararların, önümüzdeki dönemde ülkelerin ve şirketlerin rekabet gücünü, yatırım kapasitesini ve büyüme potansiyelini belirleyeceğini kaydeden Koç, “Elektrifikasyonu Türkiye’nin enerji güvenliğini güçlendirmenin yanı sıra sanayimizin üretim gücünü destekleyecek, yeni yatırımların ve istihdamın önünü açacak önemli bir fırsat olarak görüyoruz” dedi. COP31’in resmi sosyal medya hesabına yaptığı açıklamada iklim gündeminde hedeflerden uygulamaya geçişin önemine dikkat çeken Ali Y. Koç, “Paris Anlaşması’nın ilk on yılı hedefler belirleme, taahhütleri artırma ve ilerleme yönünü tanımlama gibi iddialı adımlarla geçti. Önümüzdeki on yıl, tamamen uygulamaya odaklanacak gibi görünüyor. Birden fazla sektörde faaliyet gösteren Topluluğumuz, iklim konularında geniş kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçti. Dolayısıyla anlatacak gerçek bir hikâyemiz var” açıklamasında bulundu. Levent Çakıroğlu: “Su dayanıklılığı stratejik iş önceliğimiz” Dünya Ekonomik Forumu Doğa ve İklim Merkezi’nin düzenlediği Mavi Ekonominin Geleceği paneline katılan Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Koç Topluluğu olarak su dayanıklılığını stratejik bir iş önceliği ve iklim değişikliğine uyumun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Son 6 yılda su çekimimizi %24 azalttık. Operasyonlarımızdaki suyun %64’ünü yeniden kullanıyor veya geri dönüştürüyoruz” dedi. Hedeflerinin kendi operasyonlarıyla sınırlı olmadığını kaydeden Çakıroğlu, “Teknoloji, inovasyon ve finansman olanaklarından yararlanarak daha geniş ekosistemimizin dayanıklılığını güçlendirmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. Levent Çakıroğlu, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin su dayanıklılığı alanındaki girişimi Water Resilience Coalition üye ve paydaşlarıyla birlikte New York Borsası’nın kapanış gong töreninde de yer aldı. Can Dinçer, TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanlığını yürütüyor Arçelik CEO’su Can Dinçer de TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanı olarak COP31 Danışma Kurulu etkinliğine katıldı. Dinçer, iklim teknolojilerinde temel meselenin teknoloji eksikliğinden çok, mevcut çözümlerin ölçeklendirilmesi olduğuna dikkat çekti. Teknolojilerin yaygınlaşması için güçlü kullanım alanlarının, rekabetçi çözümlerin ve bunları destekleyecek doğru koşulların oluşturulmasının önemini vurgulayan Dinçer; finansmana erişimin, iş birliklerinin ve tüketici talebini destekleyecek mekanizmaların bu süreçte kritik rol oynadığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Schneider Electric’ten Vincent Petit, COP31 İş Forumu’na Eş Başkan Haber

Schneider Electric’ten Vincent Petit, COP31 İş Forumu’na Eş Başkan

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric'in İklim ve Enerji Dönüşümü Araştırmaları Kıdemli Başkan Yardımcısı Vincent Petit, COP31 İş Forumu bünyesindeki Elektrifikasyon ve Enerji Dönüşümü Çalışma Grubu’na eş başkan seçildi. Petit, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından yürütülen forumun yedi çalışma grubundan biri olan grubun eş başkanları arasında yer aldı. COP31 Özel Sektör Elçisi TOBB tarafından yürütülen COP31 İş Forumu, yedi çalışma grubunda toplam 700’ü aşkın üyeyi bir araya getiriyor. Forum kapsamında, COP31 Eylem Gündemi’nin uygulanmasına katkı sağlayacak bir iş dünyası yol haritası hazırlanıyor. Çalışmalarla, farklı sektörlerden şirketlerin iklim alanındaki iyi uygulama örneklerinin ve uygulamaya dönük önerilerinin resmi kanallardan COP31 Başkanlığına iletilmesi amaçlanıyor. Schneider Electric İklim ve Enerji Dönüşümü Araştırmaları Kıdemli Başkan Yardımcısı Vincent Petit, eş başkanlık görevine ilişkin şunları söyledi: “Enerji dönüşümünü hızlandırmak için bugün sahip olduğumuz teknolojileri daha yaygın kullanmamız gerekiyor. Elektrifikasyonu, temiz enerji kaynakları ve enerjiyi daha verimli kullanmamızı sağlayan dijital çözümlerle birlikte ele aldığımızda, şirketlerin emisyonlarını azaltırken enerji maliyetlerini yönetmelerine ve faaliyetlerini daha dayanıklı hale getirmelerine yardımcı olabiliriz. Schneider Electric olarak elektrifikasyon, otomasyon ve dijitalleşme alanlarındaki deneyimimizi bu çalışmalara taşımak istiyoruz. COP31 İş Forumu, farklı sektörlerin deneyimlerini paylaşması ve uygulanabilir öneriler geliştirmesi için değerli bir buluşma noktası. Çalışma grubundaki paydaşlarımızla birlikte, iş dünyasının enerji dönüşümüne katkısını artıracak öneriler üzerinde çalışmayı hedefliyoruz.” Forumun New York programı, 22 Eylül 2026’da TOBB ve Bloomberg’in ev sahipliğinde düzenlenen COP31 İş Forumu New York Diyaloğu ile başladı. New York İklim Haftası kapsamındaki programda, çalışma gruplarının 22–25 Eylül tarihli ikinci yüz yüze toplantıları da yer alıyor. Çalışmaların sonuçları, 12–13 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek COP31 İş Dünyası ve Yatırım Zirvesi’nde açıklanarak devlet ve hükümet başkanlarına sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya ve Bağlantılı Sektörler 12 İhtisas Fuarında Dünyayla Buluşacak Haber

Kimya ve Bağlantılı Sektörler 12 İhtisas Fuarında Dünyayla Buluşacak

Artkim Group Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güler, “2002 yılında Artkim'i kurduğumuzda, Türkiye'nin kimya sanayii, o zamanki ivmeyle büyüyordu. Biz, bu ihtiyacı gördük. İlk adımımızı, bilgiden yana attık ve öncelikle sektörel yayınlar gerçekleştirdik. 2006 yılında ilk Turkchem fuarını düzenledik. Bugün geldiğimiz noktada Turkchem, dünyanın en önemli kimya platformlarından biri haline geldi. Bizim için önemli olan, yalnızca büyüklük, nicelik değil. Biz fuarlarımızda nitelikli ilişkiler kurulmasını, yeni bir teknolojinin doğru hedefe ulaşmasını, ihracat bağlantılarının başlamasını ve artarak devam etmesini önemsiyoruz. Bugün Artkim; kimyadan boyaya, kozmetikten gıdaya ve ilaca, poliüretandan kompozite, yüzey işlemeye - surface teknolojiye kadar, birçok farklı sektörde, 12 adet kimya konulu, ihtisas fuarları düzenliyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde, bir organizatör bu kadar çok sayıda, kimya konulu fuar düzenlemiyor. Bu dünyada Artkim’in imza attığı bir rekordur.’’ dedi. Güler’in ardından söz alan Artkim Fuarlar Satış Direktörü Tevfik Denemeç, ‘’Kimya, ekonomimizin sessiz kahramanıdır. Çünkü üretilen hemen her ürünün içinde bir kimya girdisi var. Türkiye kimya sektörü 2025 yılını 31,9 milyar dolarlık ihracatla, ülkemizin ikinci büyük ihracatçı sektörü olarak kapattı ve 2026'da 35 milyar dolar hedefine kararlılıkla ilerliyor. Bu büyümenin arkasında yeni pazarlar, yeni temaslar, yeni iş birlikleri var. Yani tam da fuarların yaptığı iş. Çünkü bizce fuar, üç gün içinde bir yıllık ticareti başlatan yerdir.’’ Sözleriyle sektörün önemine vurgu yaptı ve 2027 fuarları hakkında bilgi verdi. Artkim Group’un 2027 yılı takvimi, kimya sanayisinin yanı sıra kozmetik, ev bakım, gıda, beslenme, ilaç, poliüretan, yapıştırıcı, kompozit, yüzey işlem ve kaplama teknolojileri gibi pek çok alanı kapsıyor. Takvim kapsamında Turkchem Azerbaijan, 6–8 Nisan 2027’de Bakü’de; CHCI Eurasia, Food & Nutritional Ingredients ve Pharmaist, 9–11 Haziran 2027’de İstanbul’da düzenlenecek. Putech Eurasia, Adhesives & Bonding Eurasia, Eurasian Composites Show, Surtech Eurasia, PaintExpo Eurasia ve Turkcoat Istanbul ise 24–26 Kasım 2027’de İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini buluşturacak. Artkim’in 12 fuardan oluşan portföyünde ayrıca 25–27 Kasım 2026’da düzenlenecek Turkchem Eurasia ile InterDye & Textile Printing Eurasia da yer alıyor. KİMYA SANAYİSİ TÜM ÜRETİM ALANLARININ TEMELİNDE YER ALIYOR Konuşmasında kimya sektörünün üretim ekonomisindeki stratejik önemine dikkat çeken TOBB Kimya Sanayi Meclisi Başkanı Timur Erk: “Kimya sanayisi, sağladığı ham madde ve ara girdilerle pek çok üretim alanının temelinde yer alıyor. Sektörel ihtisas fuarları, üreticilerimizin yeni teknolojilerle buluşması ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırması açısından önemli bir rol üstleniyor” dedi. FUARLAR SEKTÖRÜN İHRACAT GÜCÜNÜ DESTEKLİYOR PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, “Plastik sanayisi, otomotivden ambalaja, sağlıktan yapı sektörüne kadar çok geniş bir üretim ekosistemine hizmet ediyor. Artkim’in düzenlediği ihtisas fuarları, sektörümüzün teknoloji, sürdürülebilirlik ve ihracat odağında yeni iş birlikleri geliştirmesine önemli katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı. ÜRÜNÜN ARKASINA GÜÇLÜ BİR HİKÂYE KOYMALIYIZ KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan:“Dört bin yıl önce Kültepe’de kil tabletlere yazılan güven, taahhüt, kalite ve değer kavramları bugün de ticaretin temelini oluşturuyor. Araçlar değişti; kil tablet dijitale, kervanlar uçaklara, pazaryerleri fuarlara dönüştü ancak ticaretin özü değişmedi. Bugün yaklaşık 2,3 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşan kozmetik ve sabun sektörümüzün ürünleri yaklaşık 190 ülkeye ulaşıyor. Dünyaya yalnızca ürün değil, arkasında güçlü bir hikâye ve ülke kimliği de sunmalıyız” dedi. İHTİSAS FUARLARI YENİ TEKNOLOJİLERİN ÜRETİME KAZANDIRILMASINI HIZLANDIRIYOR TİYSAT Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Pehlivan: “Yapıştırıcı teknolojileri, çok sayıda sanayi kolunun üretim süreçlerinde kritik bir yere sahip. İhtisas fuarları, sektörümüze hem yenilikçi çözümlerini sergileme hem de uluslararası iş birlikleri geliştirme fırsatı sunuyor” dedi. TÜYİDER Genel Sekreteri T. Ali Selen ise yüzey işlem teknolojilerinin ürünlerin dayanıklılığı, kalitesi ve kullanım ömrü açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Sektörün tüm paydaşlarını buluşturan fuarlar, yeni teknolojilerin üretime kazandırılmasını ve bilgi paylaşımını hızlandırıyor” diye konuştu. KOMPOZİT TEKNOLOJİLERİ YENİ NESİL ÜRETİMİN MERKEZİNDE IMBEO & Composites Lounge CEO’su İlkay Özkısaoğlu ise “Kompozit malzemeler; hafiflik, dayanıklılık ve yüksek performans avantajlarıyla otomotivden havacılığa, enerjiden yapı sektörüne kadar giderek daha geniş bir kullanım alanına ulaşıyor. Sektörün uluslararası aktörlerini buluşturan fuarlar, Türkiye’nin bu alandaki üretim ve teknoloji kapasitesini dünyaya göstermesi açısından büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. GECENİN FİNALİNDE MELEK MOSSO SAHNE ALDI Artkim Group’un 25 yıllık yolculuğunu anlatan özel gösterimlerin gerçekleştirildiği gecede, şirketin geçmişten bugüne düzenlediği fuarlar ve sektörlere sağladığı katkılar da paylaşıldı. Davetliler, konuşmaların ve 2027 fuar takvimi tanıtımının ardından Melek Mosso’nun sahne performansıyla geceyi tamamladı. Artkim Group’un fuar portföyünü; Turkchem Eurasia, InterDye & Textile Printing Eurasia, CHCI Eurasia, Food & Nutritional Ingredients, Pharmaist, Putech Eurasia, Adhesives & Bonding Eurasia, Eurasian Composites Show, Surtech Eurasia, PaintExpo Eurasia, Turkcoat Istanbul ve Turkchem Azerbaijan oluşturuyor. ARTKİM GROUP HAKKINDA 2002 yılından bu yana faaliyet gösteren Artkim Group, kimya ve üretim sanayilerine yönelik geliştirdiği uluslararası organizasyonlar ve sektörel platformlarla alanının önde gelen şirketleri arasında yer almaktadır. Kimya, boya, kozmetik, gıda, ilaç, poliüretan, kompozit, yapıştırıcı, teknik köpük, tekstil, yüzey işlem ve endüstriyel boyama teknolojileri gibi farklı sektörlere yönelik uluslararası standartlarda 12 ayrı ihtisas organizasyonu gerçekleştiren Artkim Group, 24 yıllık deneyimiyle sektör profesyonellerini bir araya getirmektedir. Artkim Group, firmaların ürün ve teknolojilerini tanıtmalarına, yeni pazarlara açılmalarına ve uluslararası iş bağlantıları geliştirmelerine katkı sağlamaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Platform Günleri 2026 Sektörün Buluşmasına Yoğun İlgi Haber

Platform Günleri 2026 Sektörün Buluşmasına Yoğun İlgi

Personel Yükseltici Platform sektörünün üreticilerini, kiralama firmalarını, distribütörlerini, tedarikçilerini ve kullanıcılarını buluşturan Platform Günleri 2026 sona erdi. PLATFORMDER’in sektörün ortak gelişimi hedefi doğrultusunda, Hybrid İletişim organizasyonuyla ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) denetiminde gerçekleştirilen fuar, firmalara ürünlerini tanıtma ve yeni iş bağlantıları kurma imkânı sundu.Fuarın açılışına siyasi partilerin ilçe başkanları ve başkan yardımcıları da katıldı. Açılış töreninin ardından stantları ziyaret eden temsilciler, katılımcı firmaların ürünleri ve faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Katılımcı firmalar satışlardan memnun ayrıldı Platform Günleri 2026’ya katılan firmalar, fuar boyunca gerçekleştirdikleri satışlardan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Ürünlerini doğrudan kullanıcılarla buluşturan firmalar için etkinlik, satışların yanı sıra yeni müşteri ilişkileri geliştirme ve iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkânı sundu. Katılımcıların satışlara ilişkin olumlu değerlendirmeleri, Platform Günleri’nin sektörün ticari faaliyetlerine sağladığı katkıyı ortaya koydu. Ticari görüşmeler ve ürün lansmanları öne çıktı Üç gün boyunca gerçekleştirilen görüşmeler, sektör paydaşlarına yeni iş birliklerini değerlendirme imkânı sundu. Katılımcı firmalar yeni ürünlerini sektör profesyonellerine tanıtırken, ziyaretçiler de ekipmanları yakından inceleme ve ihtiyaçlarını doğrudan firma temsilcileriyle değerlendirme fırsatı buldu. Fuar kapsamında firmaların ürün lansmanları gerçekleştirildi. LGMG Türkiye’nin açılışı da Platform Günleri’nde düzenlenen bir kokteyl ile duyuruldu. Etkinlik boyunca birçok firmanın düzenlediği kampanyalar ve yarışmalar, stantlardaki ticari görüşmelere ve ziyaretçi etkileşimine eşlik etti. Operatörler yarıştı çocuklar için LEGO yarışması düzenlendi Quadromac sponsorluğunda gerçekleştirilen operatörler yarışması, sektör çalışanlarını bir araya getirdi. Yarışmada ilk üçe giren katılımcılara hediyeleri fuarın son gününde takdim edildi. İstanbul Vinç sponsorluğunda etkinlik boyunca düzenlenen “Soruyu Bil Hediyeyi Kap” yarışması da ziyaretçilere bilgilerini sınama ve hediye kazanma fırsatı sundu. Fuarın son gününde Quadromac standında çocuklara yönelik düzenlenen LEGO yarışmasıyla program, farklı yaş gruplarına hitap eden etkinliklerle tamamlandı. Geleceğin ustaları çalışmalarını sektörle buluşturdu Platform Günleri’nin öne çıkan çalışmalarından biri, Haydarpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde hayata geçirilen “Geleceğin Ustaları Atölyesi” oldu. Öğrenciler, öğretmenlerinin rehberliğinde okullarının revizyon merkezinde bakım ve onarımlarını yaparak yeniden kullanıma kazandırdıkları personel yükseltici platformları fuarda sergiledi.PLATFORMDER’in desteğiyle eğitim ile istihdam arasındaki bağı güçlendirmeyi hedefleyen proje, öğrencilerin mesleki becerilerini sektör temsilcilerine doğrudan gösterebilecekleri bir ortam oluşturdu. Gençlerin çalışmaları, sektörün nitelikli insan kaynağı ihtiyacına yönelik mesleki eğitimin önemini ortaya koyarken, ekipmanların ömrünün uzatılması ve kaynakların verimli kullanılması açısından da somut bir örnek sundu. Güvenli çalışma ve sürdürülebilir büyüme vurgusu PLATFORMDER Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Günaydın, açılış konuşmasında Platform Günleri’nin sektörel kalkınmaya ve birlikte büyümeye katkısını vurguladı. Güvenli çalışma kültürünün sektörün ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Günaydın, “Güvenlikte rekabet etmeyiz; güvenlikte birlikte yükseliriz.” mesajını paylaştı.Günaydın, sürdürülebilirliğin enerji verimliliği, ekipmanların doğru bakımla daha uzun süre kullanılması, kaynakların korunması ve insan kaynağına yatırım yapılmasıyla birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Yerli üreticilerin görünürlüğünün artırılması ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi de konuşmanın temel başlıkları arasında yer aldı. Hybrid İletişim Genel Müdürü Gökhan Kuyumcu ise açılış konuşmasında Platform Günleri’nin Türkiye’nin resmî fuar takvimine dâhil olmasının önemine değindi. Kuyumcu, sektörün dinamizmine ve büyüme potansiyeline işaret ederek, üreticilerin ve yatırımcıların gücü ile PLATFORMDER’in tanıtım çalışmalarının bu gelişimi desteklediğini belirtti. Platform Günleri her yıl düzenlenecek Açılışta paylaşılan gelecek vizyonu doğrultusunda, Platform Günleri’nin bundan böyle her yıl düzenleneceği duyuruldu. Bu kararla teknolojik yeniliklerin sektörle düzenli olarak buluşturulması, fuarda kurulan bağlantıların kalıcı ticari ilişkilere dönüştürülmesi ve sektörel iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Ürün tanıtımları, mesleki eğitime sağladığı görünürlük ve sektör paydaşlarını buluşturan etkinlikleriyle tamamlanan Platform Günleri 2026’da, bir sonraki buluşmanın Eylül 2027’de gerçekleştirileceği de paylaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü'ye Önemli Görev Haber

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü'ye Önemli Görev

Tütüncü, çalışma grubunun eş başkanlığını Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi (WBCSD) Başkan Yardımcısı Diane Holdorf ile birlikte yürütecek. Görevlendirme, New York İklim Haftası kapsamında gerçekleştirilen COP31 Business Forum toplantılarıyla birlikte uluslararası iş dünyasıyla paylaşıldı. Tütüncü, “COP31 İş Dünyası Forumu’nun, küresel iklim diplomasisinde taahhütlerin ötesine geçerek somut uygulama mekanizmalarını başlatmak açısından önemli bir fırsat sunduğuna inanıyorum. Özel sektörün sahadaki bilgi birikimini; uygulanabilir ve ölçeklenebilir aksiyonlar ile politika önerilerine dönüştürerek COP31 gündemine somut katkı sunmayı hedefliyoruz” dedi. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, Türkiye’nin ev sahipliğinde 9–20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e uzanan süreçte önemli bir uluslararası sorumluluk üstlendi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB), COP31 Başkanlığı tarafından COP31 Private Sector Envoy (COP31 İş Dünyası Elçisi) olarak görevlendirilmesinin ardından oluşturulan COP31 Business Forum, küresel iş dünyasının COP31 sürecine etkin ve sonuç odaklı katılımını sağlamayı amaçlıyor. Forum, iş dünyasının iklim gündemi ile kamu politikaları arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi, özel sektörün yatırım ve uygulama deneyimini COP31 gündemine taşımayı ve bu katkıyı kalıcı bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. COP31 gündemiyle uyumlu tematik çalışma grupları da uygulamaların önündeki zorlukları, çözüm alanlarını ve özel sektörün sunabileceği somut katkıları belirlemek üzere çalışmalarını sürdürüyor. Gıda Güvenliği ve Tarım için uygulanabilir öneriler Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü’nün eş başkanlığını üstlendiği Gıda Güvenliği ve Tarım Çalışma Grubu, küresel gıda sisteminin önde gelen temsilcilerini bir araya getirerek bu alanda özel sektörün sahadaki deneyimlerinden beslenen uygulanabilir ve ölçeklenebilir politika önerileri geliştirmeyi hedefliyor. Çalışma grubunun öncelikli odak alanları arasında; gıda-su-iklim bağlantısı, çiftçi ekosisteminin dayanıklılığı ve iklime dirençli tarım başlıkları yer alıyor. COP31’in resmî Gıda Güvenliği gündeminde de gıda-su-iklim bağlantısı ve iklime dayanıklı tarım temel çalışma alanları arasında yer alıyor. Çalışma grubunun geliştireceği politika önerilerinin sahada karşılaşılan uygulama zorluklarından ve özel sektör deneyimlerinden beslenmesi; gıda güvenliği ve tarım alanında somut ilerlemeye katkı sağlayacak çözümleri COP31 gündemine taşıması amaçlanıyor. Çalışma grubunun nihai çıktıları arasında yer alacak öncelikli politika önerileri, özel sektör eylemleri ve seçilecek iyi uygulama örneklerinin 12–13 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 Business and Investment Summit (COP31 İş ve Yatırım Zirvesi) kapsamında COP31 Başkanlığı ve uluslararası paydaşlara sunulması planlanıyor. New York’ta küresel iş dünyası COP31 gündemiyle bir araya geldi Mehmet Tütüncü ve Diane Holdorf’un da aralarında bulunduğu çalışma grubu eş başkanları ile küresel iş dünyasının üst düzey temsilcileri, New York İklim Haftası kapsamında COP31 Business Forum toplantılarında bir araya geldi. 22 Eylül’de Bloomberg Genel Merkezi’nde düzenlenen COP31 Business Forum – New York Dialogue (COP31 İş Dünyası Forumu – New York Diyaloğu), TOBB Başkanı ve COP31 Business Forum Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile Bloomberg L.P. ve Bloomberg Philanthropies Kurucusu Michael R. Bloomberg’in ev sahipliğinde gerçekleştirildi. 23 Eylül’de ise COP31 Business Forum Advisory Council üyeleri, çalışma grubu eş başkanları ve seçilmiş üst düzey iş dünyası liderlerinin katılımıyla High-Level Roundtable (Üst Düzey Yuvarlak Masa Toplantısı) gerçekleştiriliyor. Mehmet Tütüncü: “Gıda güvenliğini ve tarımı iklim gündeminin temel çalışma alanlarından biri olarak görüyoruz” New York İklim Haftası kapsamında COP31 Business Forum toplantılarına katılan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31’in, iklim hedeflerini somut uygulamalara dönüştürmek ve iş dünyasının çözüm üretme kapasitesini harekete geçirmek açısından önemli bir fırsat sunduğuna inanıyorum. Yıldız Holding’de ‘Bu Dünya Bizim’ anlayışımız ve ‘İsrafsız Şirket’ modelimiz doğrultusunda sürdürülebilirliği uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızın merkezinde konumlandırıyoruz. Gıda alanındaki küresel deneyimimizle; iklim dayanıklılığı, doğal kaynakların verimli kullanımı ve çiftçi ekosistemlerinin geleceğini, gıda güvenliği ve tarımın temel çalışma alanları olarak görüyoruz. COP31 İş Forumu bünyesindeki Gıda Güvenliği ve Tarım Çalışma Grubu olarak özel sektörün sahadaki bilgi birikimini; uygulanabilir ve ölçeklenebilir aksiyonlar ile politika önerilerine dönüştürerek COP31 gündemine somut katkı sunmayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Holding, “COP31 Elektrifikasyon Partneri” Oldu Haber

Sabancı Holding, “COP31 Elektrifikasyon Partneri” Oldu

Sabancı Holding, Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) Elektrifikasyon Partneri oldu. Sabancı Holding, bu stratejik iş birliğiyle iklim hedeflerine ulaşılmasında elektrifikasyonun rolüne dikkat çekerken; elektrifikasyonun enerji güvenliği, ekonomik rekabetçilik, sanayi dönüşümü ve sürdürülebilir kalkınma açısından taşıdığı önemin küresel ölçekte gündeme taşınmasına katkı sağlayacak. ELEKTRİĞİN MERKEZDE OLDUĞU YENİ BİR DÖNEME GİRİYORUZ COP31 Başkanlığı Eylem Gündemi kapsamında, bugün yüzde 20’nin biraz üzerinde olan elektriğin küresel nihai enerji talebindeki payının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılması hedefleniyor. COP31 Başkanlığı tarafından ortaya konulan “35by35” küresel hedefi, ulaşım, sanayi ve binalar başta olmak üzere bugün büyük ölçüde fosil yakıtlara dayanan alanlarda enerji güvenliği, uygun maliyetli enerjiye erişim ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda elektriğe geçişi hızlandırmayı amaçlıyor. Bu kapsamda ülkelerin yanı sıra şirketler, finans kuruluşları ve diğer paydaşların da bu dönüşümün hızlandırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Elektrifikasyonun önümüzdeki dönemin en önemli küresel dönüşümlerinden biri olacağını belirten Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye’nin lider elektrifikasyon oyuncusu Sabancı Holding olarak, COP31 Elektrifikasyon Partneri olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Dünya enerjide yeni bir döneme giriyor. Elektriğin hayatımızdaki rolü her geçen gün büyüyor. Artık elektriği yalnızca evlerimizi aydınlatmak veya fabrikalarımızdaki makineleri çalıştırmak için kullanmıyoruz. Otomobillerimiz elektrikli hale geliyor; ısınmadan ulaşıma, sanayiden günlük yaşama kadar daha fazla alanda elektrik kullanıyoruz. Yapay zekâ, veri merkezleri, robotlar ve geleceğin teknolojileri de elektriğe ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle elektrifikasyon yalnızca bir enerji veya iklim konusu değil. Ekonominin, sanayinin ve teknolojinin geleceğini şekillendirecek kapsamlı bir dönüşümden söz ediyoruz. Doğru şekilde yönetilecek bir elektrifikasyon dönüşümü, Türkiye için uzun vadeli bir kalkınma, sanayileşme ve teknolojik gelişim ve dönüşüm fırsatı yaratabilir.” “TÜRKİYE’NİN YENİ BAŞARI HİKÂYESİ ELEKTRİFİKASYON OLABİLİR” Enerji dünyasının uzun yıllardır çözmeye çalıştığı temel konunun enerji güvenliği, uygun maliyetli enerjiye erişim ve sürdürülebilirliğe aynı anda ulaşmak olduğunu belirten Zaimler, elektrifikasyonun bu denklemi değiştirebilecek en önemli araçlardan biri olduğunu söyledi. Zaimler sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye bu dönüşüm açısından çok güçlü bir potansiyele sahip. Güneş ve rüzgâr kaynaklarımızın yanı sıra güçlü bir sanayimiz, gelişmiş bir enerji altyapımız, yatırım yapabilen dinamik bir özel sektörümüz, güçlü finans kuruluşlarımız ve yetişmiş insan kaynağımız var. Jeopolitik konumumuz da önemli bir avantaj sağlıyor. Geçmişte enerji güvenliği denildiğinde petrol ve doğal gaz boru hatları öne çıkıyordu. Gelecekte ise temiz elektriğin ülkeler arasında taşınmasını sağlayan yeşil enerji koridorları daha önemli hale gelecek.” “ELEKTRİFİKASYON VE ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ ÇALIŞMA GRUBU’NUN EŞ BAŞKANLIĞINI ÜSTLENİYORUZ” COP31’in Türkiye’de düzenlenmesinin, ülkenin bu küresel dönüşümde deneyimlerini ve çözüm önerilerini paylaşması açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Zaimler, TOBB liderliğinde oluşturulan COP31 Business Forum’un kamu, özel sektör, finans dünyası ve uluslararası kuruluşları bir araya getirmesi açısından önemli bir platform olduğunu belirtti. Zaimler şöyle konuştu: “Sabancı Holding olarak biz de bu yapı kapsamında Elektrifikasyon ve Enerji Dönüşümü Çalışma Grubu’nun eş başkanlığını üstleniyoruz. Böylece kamu ve özel sektör arasındaki diyaloğu güçlendirirken, uygulanabilir ve ölçeklenebilir modelleri uluslararası paydaşlarla paylaşacağız.” Sabancı Holding’in COP31’de üstlendiği Elektrifikasyon Partneri rolünün, Topluluğun uzun vadeli stratejisiyle doğrudan örtüştüğünü belirten Zaimler, Sabancı’nın bu alandaki çalışmalarının uzun yıllara dayandığını vurguladı: “Sabancı olarak bizim farkımız, elektrifikasyonu yalnızca desteklememiz değil; bu dönüşümü doğrudan sahada hayata geçiriyor olmamız. Bu, uzun yıllardır yatırım yaptığımız ve bugün Topluluğumuzun farklı yetkinliklerini aynı hedef etrafında buluşturan stratejik bir büyüme ve dönüşüm alanı. Türkiye’nin en büyük enerji portföyüyle enerji üretimi, dağıtımı ve şebeke altyapısında güçlü bir konuma sahibiz. Enerjisa Üretim ile temiz elektrik üretiyoruz, Enerjisa Enerji ile enerji dağıtım ve şebeke altyapısında rol alıyoruz, Eşarj ve Temsa ile mobilitenin elektrifikasyonuna katkı sağlıyoruz. Çimsa, Brisa ve Kordsa gibi şirketlerimizle sanayinin dönüşümünü destekliyoruz. Akbank ile dönüşümü finanse ederken, Aksigorta ile yenilenebilir enerji, elektrikli araçlar, şarj altyapısı ve yeni teknolojilere yönelik sigorta çözümleri sunuyoruz. SabancıDx ile teknoloji geliştiriyoruz, Sabancı Climate Technologies ile iklim teknolojilerini ölçeklendiriyoruz. Sabancı Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) ile de geleceğin enerji sistemleri üzerine bilgi üretiyoruz. Kısacası, elektrifikasyonun üretimden dağıtıma, mobiliteden sanayiye, teknolojiden finansmana kadar farklı alanlarında lider olarak faaliyet gösteriyoruz. Bu yetkinliklerimizi bir araya getirerek Türkiye’nin elektrifikasyon dönüşümüne her işimizde katkı sağlıyoruz. Başlayan bu yeni elektrik çağında, hedefimiz, ülkemizi dünyadaki merkez ülkelerden biri olma yolculuğunda tüm gücümüzle desteklemek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Kazanan Şirket, Denemiş Olan Şirkettir”  Haber

“Kazanan Şirket, Denemiş Olan Şirkettir” 

Cenk Çiğdemli, “Bir pazaryerine ürün koymak ya da web sitesini İngilizceye çevirmek e-ihracat yapmak anlamına gelmiyor” diyen Çiğdemli, şirketlere önce hedef pazara uygun iş modelini kurmalarını, ardından teknolojiyi seçmelerini önerdi. Çiğdemli’nin büyümek isteyen şirketlere bir diğer mesajı ise “Kazanan şirket, denemiş olan şirkettir” oldu. Toplam 6,1 trilyon dolarlık ticaret hacmini yöneten dünyanın önde gelen e-ticaret pazaryerleri, 3-5 Eylül tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi’nde (IGEXX 2026) buluştu. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) iş birliğiyle gerçekleştirilen zirve; Amazon, Alibaba, Walmart Marketplace, eBay, TikTok Shop, SHEIN, Tmall ve JD.com’un da aralarında bulunduğu 50’ye yakın küresel e-ticaret platformunu İstanbul’da bir araya getirdi. Zirve kapsamında düzenlenen panelde konuşan TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, Türkiye’den dünyaya açılmak isteyen şirketlerin yaptığı hataları ve sürdürülebilir büyümenin kritik noktalarını anlattı. “Web sitesini İngilizce yapmak e-ihracat için yeterli değil” Ticimax olarak sahada yüzlerce şirketle çalıştıklarını ve binlerce şirketin ihtiyaçlarını dinlediklerini belirten Çiğdemli, e-ihracatta karşılaştığı en büyük yanılgının teknolojiyle işe başlamak olduğunu söyledi. “Benim gördüğüm en büyük hata, bir işletmenin iş modelinden önce teknolojiyi seçmesi” diyen Çiğdemli, Türkiye’de başarıyla çalışan bir e-ticaret modelinin aynı şekilde başka bir ülkeye taşınmasının sonuç vermeyebileceğine dikkat çekti. Çiğdemli, “Bir işletme yurt dışındaki bir pazaryerine ürünlerini koyduğunda ‘Ben e-ihracat yapıyorum’ zannediyor. Veya kendi web sitesini açıp dilini İngilizce yaptığında, döviz kurunu eklediğinde tamamen e-ihracata hazır olduğunu düşünüyor. Oysa Almanya’daki kullanıcının beklediği teslim süresi ve iade koşullarıyla Körfez ülkelerindeki tüketicinin alışkanlıkları ve ödeme yöntemleri birbirinden farklı” dedi. E-ihracata başlamadan önce bu 5 soruya cevap verin Şirketlerin teknoloji yatırımından önce hedef pazarın dinamiklerini çözmesi gerektiğini vurgulayan Çiğdemli’ye göre e-ihracata çıkmadan önce beş temel sorunun yanıtlanması gerekiyor: Hangi ülkeye satış yapacağım? Kime satacağım? Hangi ödeme yöntemiyle satacağım? Ürünü kaç günde teslim edeceğim? İade sürecini kaç günde tamamlayacağım? Bu soruların cevaplarının kullanılacak teknolojiyi de büyük ölçüde belirleyeceğini ifade eden Çiğdemli, “Eğer bu soruların cevabını verebiliyorsak, cevaplar zaten hangi teknolojiyi kullanmamız gerektiğini söylüyor. Veremiyorsak sorun teknoloji değil, iş modelinin henüz belirlenmemiş olmasıdır” diye konuştu. “Yarın olmak istediğiniz şirket hangi altyapıyı kullanıyor?” E-ticaret şirketlerinin teknoloji altyapısını yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına göre seçmemesi gerektiğini belirten Çiğdemli, şirketlere üç-beş yıl sonrasını düşünerek hareket etmelerini önerdi. “Ben üç yıl sonra olmak istediğim yerde bulunan, benden beş kat büyük bir şirketi kendime örnek alıyorsam, ‘O şirket hangi altyapıyı kullanıyor?’ diye bakmam lazım” diyen Çiğdemli, teknoloji sağlayıcılarının sunduğu uzun özellik listelerinden çok, bu özelliklerin gerçek şirketler tarafından nasıl kullanıldığına bakılması gerektiğini söyledi. Yaklaşık 21 yıldır e-ticaret teknolojileri geliştirdiklerini belirten Çiğdemli, “Size yüzlerce özellik gösterebilirim. Broşürlerde veya web sitesinde ‘Bizde şu özellikler var’ diyebilirsiniz. Ama asıl soru şu; Müşteri bunları gerçekten kullanıyor mu ve o altyapıyla hedeflediği büyüklüğe ulaşabiliyor mu? Bence en iyi kriterlerden biri bu” dedi. İkinci ülkeyle birlikte e-ihracat “mühendislik işine” dönüşüyor Tek bir ülkeye satış yapmanın görece daha kolay olduğunu ifade eden Çiğdemli’ye göre asıl sınav ikinci ve üçüncü pazara açılırken başlıyor. “Birinci ülke pazarlama, ikincisi artık mühendislik işi” diyen Çiğdemli, her yeni pazarın farklı sipariş, ödeme, lojistik, depo ve iade sistemleri anlamına geldiğine dikkat çekti. Çiğdemli, “Amerika’ya satış yapacağım, Amazon depolarını kullanacağım. Bunlara entegre olabiliyor muyum? Fransa’ya gireceğim; oranın kültürüne ve farklı ödeme sistemlerine uyum sağlayabiliyor muyum? Bunların hepsini sorgulamak gerekiyor” ifadelerini kullandı. Büyüme sürecinde gözden kaçırılan konulardan birinin teknoloji maliyetleri olduğunu söyleyen Çiğdemli, şirket hacmi büyüdükçe toplam teknoloji maliyetinin artmasının doğal olduğunu ancak birim maliyetin düşmesi gerektiğini vurguladı. Çiğdemli, “Bu altyapıda büyüdükçe, satışım arttıkça maliyetim ne olacak? İşletmenin hacmi büyüdükçe birim fiyatının düşmesi lazım. Toplam maliyet elbette artacaktır ama birim fiyatları düşerek artmalı” dedi. Altyapınızı değiştirmeniz gerektiğini gösteren 3 sinyal Çiğdemli’ye göre şirketlerin mevcut e-ticaret altyapılarının büyümelerine artık yetişemediğini gösteren üç temel sinyal bulunuyor: Operasyonu yönetebilmek için sürekli daha fazla insana ihtiyaç duyulması, ihtiyaç duyulan özelleştirmelerin yapılamaması ve dönüşüm oranlarının yükselmemesi. “Belirli bir hacme geldiniz ve kendinizi artık bir kalıbın içinde hissediyorsunuz. Bazı özelleştirmelere ihtiyacınız var ve altyapı sağlayıcınız ‘Ben bu kadarım’ diyorsa artık değiştirmeniz gerekiyor” diyen Çiğdemli, buna karşılık şirketin büyüme hızına ayak uydurabilen ve yeni ihtiyaçlara çözüm geliştirebilen altyapıların değiştirilmesine gerek olmadığını söyledi. “Kazanan şirket, denemiş olan şirkettir” E-ihracatta teknolojinin ve doğru iş modelinin yanında üçüncü bir unsurun daha kritik olduğuna dikkat çeken Çiğdemli, bunu “cesaret” olarak tanımladı. Ancak cesaretin kontrolsüz yatırım anlamına gelmediğinin altını çizen Çiğdemli, “Hiçbir fizibilite yapmadan, pazarı araştırmadan, ürün gerçekten uygun fiyata satılabilecek hale gelmeden para yakmaya başlarsanız çok sayıda başarısız işletme örneği görürsünüz. Fizibilitenin düzgün yapıldığı ve ürünlerin gerçekten kârlı biçimde satılabildiği noktada ise cesaretle gelen çok büyük başarılar gördük” dedi. Türkiye’de şirketlerin artık e-ticarete girme konusunda önemli bir çekince yaşamadığını ancak aynı cesaretin e-ihracatta henüz oluşmadığını söyleyen Çiğdemli, şirketlere küçük ölçekli denemelerle yeni pazarlara açılma çağrısında bulundu: “Kazanan şirket, denemiş olan şirkettir. Çok fazla para yakmadan deneyin, test edin, farklı stratejiler uygulayın. Olmuyorsa geri dönersiniz. Ucuza geri dönmek başka bir şeydir; hiç cesaret etmemek başka bir şey. E-ihracatta başlamak, cesaret etmek ve ilerlemek değerli.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

‘Dijitalde Hayat Kolay’ Projesinde Mentörlük ve Hibe Başvuruları Başladı Haber

‘Dijitalde Hayat Kolay’ Projesinde Mentörlük ve Hibe Başvuruları Başladı

Türk Telekom’un; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürüttüğü “Dijitalde Hayat Kolay” projesinde yeni dönem mentörlük ve hibe programı başvuruları başladı. Proje kapsamında girişimci kadınların dijital yetkinliklerinin geliştirilmesi ve işlerini büyütmeleri hedeflenirken, mentörlük programını başarıyla tamamlayan kadın girişimciler arasından seçilecek 20 girişimciye toplam 3 milyon TL hibe desteği verilecek. Türk Telekom İletişim, TV ve Dijital Platformlar Genel Müdür Yardımcısı Arif Sancaktaroğlu, “İnsanı merkeze alan ‘Türkiye’ye Değer’ vizyonumuz doğrultusunda, sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunan ve teknolojinin fırsat eşitliği sağlayan gücünü toplumun farklı kesimleriyle buluşturan projeler geliştirmeye devam ediyoruz. 2019 yılından bu yana başarıyla yürüttüğümüz ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesiyle kadınların dijital yetkinliklerini artırarak ekonomik ve toplumsal hayatta daha güçlü ve aktif rol almalarına katkı sunuyoruz. Yeni dönem mentörlük ve hibe programının tüm katılımcılarımız için verimli geçmesini ve yeni başarı hikâyelerine zemin hazırlamasını diliyorum” dedi. Teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme anlayışıyla “Türkiye’ye Değer” katan Türk Telekom; TOBB, UNDP ve Habitat Derneği iş birliğinde yürüttüğü “Dijitalde Hayat Kolay” projesiyle kadınların dijital yetkinlikler kazanarak girişimlerini büyütmelerini ve bu yol ile ekonomik ve toplumsal hayatta daha güçlü yer almalarını destekliyor. Projenin 2026 yılı yeni dönemi başladığından bu yana düzenlenen yüz yüze ve çevrim içi eğitimler ile atölyelere 8 binin üzerinde kadın katılım sağladı. Eğitim sürecini, projenin mentörlük ve hibe programı takip ediyor. 18 yaş ve üzeri tüm kadınların başvurabileceği program kapsamında, girişimci kadınların projeleri; “Dijital Çözümler ve Yapay Zekâ”, “Yaratıcı Endüstriler”, “Sosyal Girişim”, “Yerel Kalkınma ve Geleneksel El Sanatları” ve “Sürdürülebilirlik ve Çevre” olmak üzere beş farklı kategoride değerlendirilecek. Mentörlük ve hibe programına başvurular 13 Eylül tarihine kadar devam edecek. Türk Telekom İletişim, TV ve Dijital Platformlar Genel Müdür Yardımcısı Arif Sancaktaroğlu, “İnsanı merkeze alan ‘Türkiye’ye Değer’ vizyonumuz doğrultusunda, sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunan ve teknolojinin fırsat eşitliği sağlayan gücünü toplumun farklı kesimleriyle buluşturan projeler geliştirmeye devam ediyoruz. 2019 yılından bu yana başarıyla yürüttüğümüz ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesiyle bugüne kadar 60 bine yakın kadının dijital yetkinliklerini artırarak ekonomik ve toplumsal hayatta daha güçlü ve aktif rol almalarına katkı sağladık. Proje kapsamında sunduğumuz eğitimler, atölyeler, mentörlük ve hibe destekleriyle kadınların dijital dünyanın sunduğu fırsatlardan daha etkin yararlanmalarını ve girişimlerini geliştirmelerini destekliyoruz. Kapsayıcı bir anlayışla yürüttüğümüz çalışmalarımızla kadınların yalnızca teknolojik araçları kullanmalarına değil, aynı zamanda kendi başarı hikâyelerini yazmalarına da katkı sağlamayı hedefliyoruz. Yeni dönem mentörlük ve hibe programının tüm katılımcılarımız için verimli geçmesini ve yeni başarı hikâyelerine zemin hazırlamasını diliyorum” dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı Hatice Güner Kal, “Kadın girişimcilerin dijital dönüşüm sürecine güçlü bir şekilde dâhil olmaları, hem ekonomik kalkınmanın hızlanması hem de daha kapsayıcı bir girişimcilik ekosisteminin oluşması açısından büyük önem taşıyor. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu olarak, kadınların değişen iş dünyasının ihtiyaçlarına uyum sağlayabilmeleri için bilgiye, teknolojiye ve doğru iş birliklerine erişimlerini desteklemeyi önceliklerimiz arasında görüyoruz. ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi, yıllar içerisinde binlerce kadın girişimcinin dijital yetkinliklerini geliştirmesine katkı sağlayan, somut çıktılar üreten ve kadınların işlerini geleceğe taşımalarına destek olan örnek bir iş birliği modeli haline geldi. Eğitim, mentörlük ve hibe desteğini bir araya getiren bütüncül yapısıyla proje, kadın girişimcilerimizin yalnızca dijital becerilerini geliştirmekle kalmıyor; aynı zamanda işlerini büyütmelerine, yeni pazarlara açılmalarına ve rekabet güçlerini artırmalarına da önemli katkılar sunuyor. Bu programın yeni dönemde de daha fazla kadın girişimcinin potansiyelini ortaya çıkarmasına, ilham veren başarı hikâyelerinin çoğalmasına ve ülkemizin girişimcilik ekosistemine değer katmaya devam edeceğine inanıyoruz. Güçlenen her kadın girişimcinin üretime, istihdama ve sürdürülebilir kalkınmaya sağladığı katkının bilinciyle, kadınlarımızın yanında olmaya ve onları destekleyen projeler geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Mukim Temsilcisi Monica Merino, “Dijitalde Hayat Kolay projesi, kadın girişimcileri dijital dünyanın sunduğu fırsatlarla buluşturarak Türkiye genelinde kadınların ekonomiye katılımını artırıyor. Türk Telekom desteğiyle sağlanan hibeler aracılığıyla; UNDP’nin TOBB ve Habitat Derneği ortaklığında yürüttüğü bu proje ile kadınların geleceğin dijital ekonomisinin öncüleri olma potansiyelini açığa çıkarıyoruz” dedi. Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu, “Habitat Derneği olarak, kadınların dijital dönüşüm sürecinde daha aktif rol almasını desteklemek amacıyla yürüttüğümüz çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz Dijitalde Hayat Kolay projesinin yeni döneminde de girişimci kadınlara yönelik mentörlük ve hibe programını başlatmaktan mutluluk duyuyoruz. Alanında uzman eğitmenler tarafından verilen eğitimlerle katılımcıların dijital yetkinliklerinin geliştirilmesini hedeflerken, mentörlük desteği ve sağlanan hibeler aracılığıyla kadın girişimcilerin işlerini büyütmeleri, dijitalleşme süreçlerini güçlendirmeleri ve sürdürülebilir bir büyüme yakalamalarını amaçlıyoruz” dedi. Eğitimden hibeye uzanan destek programı “Dijitalde Hayat Kolay” projesi kapsamında girişimci kadınlara sunulan destek, eğitim ve atölyelerle sınırlı kalmıyor. Mentörlük ve hibe programı ile kadınların girişimlerini geliştirmeleri, işlerini büyütmeleri ve dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırmaları hedefleniyor. Başvuruların ardından gerçekleştirilecek mülakatlar sonucunda belirlenecek 40 kadın girişimciye, uzmanlar eşliğinde iki hafta sürecek mentörlük desteği sağlanacak. Mentörlük sürecinde katılımcılara; ürün veya hizmetleri için doğru hedef kitlenin belirlenmesi, etkili görsel ve yazılı içeriklerin oluşturulması, rakip analizlerinin yapılması, başarılı ve başarısız örneklerin değerlendirilmesi, dijital reklam kampanyalarının oluşturulması, çevrim içi pazar yerlerine giriş süreçleri, doğru fiyatlandırma, satış kanallarının belirlenmesi ve bütçe yönetimi gibi konularda uygulamalı eğitimler verilecek. Mentörlük programını başarıyla tamamlayan kadın girişimciler arasından jüri değerlendirmesiyle belirlenecek 20 girişimciye, işlerini geliştirmeleri amacıyla toplam 3 milyon TL hibe desteği sağlanacak. Başvurular https://www.turktelekom.com.tr/turkiyeyedeger/dijitalde-hayat-kolay adresi üzerinden gerçekleştirilecek ve 13 Eylül tarihine kadar devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.