Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tofaş

Kapsül Haber Ajansı - Tofaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tofaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Otomotivde ‘Geleceğin Mobilite Sistemleri’ IAEC 2026’da Ele Alınacak Haber

Otomotivde ‘Geleceğin Mobilite Sistemleri’ IAEC 2026’da Ele Alınacak

Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.’nin Platin Sponsor olarak destek verdiği konferans, 5 Kasım 2026’da düzenlenecek. İleri güç aktarma sistemlerinden otonom teknolojilere kadar birçok konu başlığı akademisyenler ve uluslararası uzmanlar tarafından ele alınacak. Otomotiv mühendisliği alanındaki güncel teknolojilerin ve küresel gelişmelerin ele alındığı Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı – IAEC, bu yıl 11’inci kez düzenleniyor. 5 Kasım 2026 tarihinde Sheraton Grand İstanbul Ataşehir’de gerçekleştirilecek konferansın başkanlığını, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zehra Yumurtacı üstlenecek. “Gelecek Mobilite Sistemleri” temasıyla düzenlenecek IAEC 2026’da otomotiv sektörünün dönüşümünde kritik rol oynayan ileri güç aktarma sistemleri, otonom teknolojiler ve alternatif enerji kaynakları gündeme taşınacak. Otomotiv mühendisliğinin yol haritası belirlenecek Otomotiv sanayisinde elektrifikasyon, otonomi ve alternatif enerji teknolojileri hızla gelişirken, mühendislik yetkinlikleri de bu dönüşümün temel unsurlarından biri haline geliyor. IAEC 2026, bu değişimi mühendislik perspektifinden ele alarak sektörün bugünü ve geleceğine ilişkin teknik ve stratejik bir bakış sunacak. Konferans; sektör profesyonellerini, akademisyenleri ve girişimcileri bir araya getirerek yeni teknolojilerin, araştırmaların ve uygulamaların paylaşılacağı bir buluşma noktası oluşturacak. IAEC, OİB (Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği), OSD (Otomotiv Sanayii Derneği), OTEP (Otomotiv Teknoloji Platformu) ve TAYSAD (Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği) tarafından, SAE (Society of Automotive Engineers) desteğiyle düzenleniyor. Uluslararası uzmanlar otomotivin geleceğini değerlendirecek IAEC 2026’nın sabah seansı ana konuşmasını Ontario Tech Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. İbrahim Dinçer gerçekleştirecek. Enerji teknolojileri ve sürdürülebilir ulaşım alanındaki akademik çalışmalarıyla öne çıkan Prof. Dr. Dinçer, geleceğin mobilite sistemleri kapsamında enerji dönüşümünü ve yeni nesil teknolojilerin rolünü değerlendirecek. Konferansın “İleri Güç Aktarma Sistemleri” oturumunda OSTİM Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Kadir Aydın oturum başkanlığını üstlenecek. Horse Powertrain H2 ve Düşük Karbonlu Yakıt Strateji Lideri Guillermo de Paz Alcolado, E-Sürücüler (E-Drives) için Kıdemli Teknik Danışman ve Teknik Satış Müdürü Volker Ambrosius ile ZF Group Şanzıman ve Hibrit Sistemleri Küresel Strateji Başkanı Dr. Matthias Holzer, güç aktarma sistemlerinin dönüşümünü ve düşük karbonlu teknolojilerdeki gelişmeleri ele alacak. Yeni nesil çözümlere ışık tutulacak Konferansın öğleden sonraki bölümünün ana konuşmacısı Ford Otosan Araç Donanım Sistemleri Mühendisliği Lideri Simon Curwood olacak. “Otonom Teknolojiler” oturumunun başkanlığını Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gözde Bozdağı Akar yapacak. Oturumda, Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Sinan Öncü ve MathWorks Teknik Müşteri Yöneticisi Maxime François de görüşlerini aktaran isimler arasında yer alacaklar. Nottingham Trent Üniversitesi Mühendislik Bölümü Baş Öğretim Görevlisi Dr. Reza Vatankhah Barenji ise otonom sistemler ve otomotiv mühendisliğindeki yeni teknolojiler üzerine değerlendirmelerini paylaşacak. “Alternatif Enerji Kaynakları” oturumunda ise Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi, Aspilsan Yönetim Kurulu Üyesi ve Togg Yönetim Kurulu Danışmanı Doç. Dr. Mehmet Nurullah Ateş, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Nurhan Üregen Güler ve Oyak Renault Otomobil Fabrikaları Ar-Ge ve Renault Teknoloji Türkiye Mühendislik Direktörü Onur Akkozak mobilitenin enerji ihtiyacına yönelik yeni nesil çözümleri değerlendirecek. Oturumun başkanlığını Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden Doç. Dr. Yasin Karagöz gerçekleştirecek. Türkiye otomotiv sanayisinin köklü kuruluşlarından Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş., IAEC 2026’ya Platin Sponsor olarak destek veriyor. Üretim, Ar-Ge ve mühendislik alanlarındaki faaliyetleriyle otomotiv sanayisinin gelişimine katkı sağlayan Tofaş, bu desteğiyle konferansın sektör ile mühendislik dünyasını buluşturan platformuna katkı sunuyor. IAEC 2026’nın plaket sponsorluğunu infoTRON üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tofaş’ın 300 Milyon Dolarlık K9 Yatırımı Üretime Başladı Haber

Tofaş’ın 300 Milyon Dolarlık K9 Yatırımı Üretime Başladı

Bursa’daki Tofaş Fabrikası’nda, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Bursa Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, Koç Holding CEO’su ve Tofaş Yönetim Kurulu Başkanı Levent Çakıroğlu, Stellantis Orta Doğu ve Afrika Operasyon Direktörü Samir Cherfan, FIAT CEO’su Arnaud Belloni ve Tofaş CEO'su Cengiz Eroldu'nun yanı sıra bayi ve tedarikçi temsilcileri ile Tofaş çalışanlarının katıldığı törenle banttan indirilen ilk model; Türkiye hafif ticari araç pazarının en önemli modellerinden biri olan Fiat Dobló oldu. K9 projesi kapsamında Citroën Berlingo, Fiat Dobló, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner modelleri Bursa'da üretilecek. Yıllık 100 bin adet üretim kapasitesine sahip projede, üretilecek araçların yaklaşık yüzde 20'sinin ihraç edilmesi hedefleniyor. İstihdam hedefi 1.000 kişi olan ve 100'e yakın yerel tedarikçiyi bir araya getiren proje, Türkiye otomotiv sanayiinin üretim kapasitesini ve küresel rekabet gücünü artıran önemli bir yatırım hamlesi olarak öne çıkıyor. Türk otomotiv sanayiinin öncü kuruluşu Tofaş, Koç Holding ve Stellantis ortaklığının yeni dönemini simgeleyen stratejik yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Eylül 2025'te Stellantis ile imzalanan anlaşma kapsamında hayata geçirilen K9 projesi, 26 Ekim 2026, Pazartesi günü Tofaş Fabrikası'nda düzenlenen törenle seri üretim aşamasına geçti. Tören, Türk otomotiv sanayiinin hafif ticari araç üretimindeki güçlü konumunu tahkim eden tarihi bir adıma sahne oldu. Tofaş'ta yeni dönemin simgesi, Fiat Dobló oldu K9 projesinin üretime başlangıç töreninin en anlamlı anlarından birini, Fiat Dobló'nun yeniden Tofaş üretim bandından inmesi oluşturdu. İlk kez 2000 yılında Bursa'da üretilmeye başlanan ve 2023 yılına kadar Tofaş'ta üretimi devam eden Fiat Dobló, Türk otomotiv sanayiinde olduğu kadar ticari araç pazarında önemli bir başarı elde etti. Türkiye'de 26 yılda 600 bin adedin üzerinde satışa ulaşan model, farklı nesilleri ve gövde seçenekleriyle ticari hayatın en tanınan araçlarından biri haline geldi. Üç yıllık aranın ardından yeniden Bursa'da üretilecek Dobló'nun K9 projesi kapsamında banttan inen ilk araç olması, Tofaş'ın üretim mirasını geleceğe taşıyan simgesel bir başlangıç olarak öne çıktı. Yaklaşık 300 milyon ABD Doları yatırımla hayata geçirilen K9 projesi kapsamında Citroën Berlingo, Fiat Dobló, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Peugeot Partner modelleri Bursa'da üretilecek. Yıllık 100 bin adet üretim kapasitesine sahip projede, üretilecek araçların yaklaşık yüzde 20'sinin ihraç edilmesi hedefleniyor. K9 projesinin devreye girmesi ve mevcut K0 projesinin yaklaşık 100 bin adetlik tam kapasiteyle üretime devam etmesiyle Tofaş'ın yıllık bitmiş araç üretim hacminin 230-250 bin adet seviyelerine ulaşması öngörülüyor. K9 kapsamında 2034 yılının son çeyreğine kadar yaklaşık 660 bin adet aracın üretilmesi hedefleniyor. Böylece Tofaş, Stellantis'in bölgesel üretim ağı içerisindeki stratejik konumunu güçlendirirken, Türkiye'nin hafif ticari araç üretimindeki iddiasını da ileri taşıyacak. Dört farklı markayı kapsayan K9 projesiyle Tofaş, hafif ticari araç üretimindeki çok markalı yapısını daha da güçlendirecek. Citroën Berlingo, Fiat Dobló, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner modelleri, ticari taşımacılığa yönelik kargo ve yolcu taşımacılığına uygun kombi versiyonlarıyla üretilecek. Çoklu enerji platformuna uygun üretim altyapısı ise ilerleyen dönemde elektrikli hafif ticari araçlara yönelik talebin artması halinde Tofaş'a ilave üretim esnekliği sağlayacak. K9 projesiyle yaklaşık 1.000 kişilik istihdam ve yüzde 50 yerlilik hedefi K9 projesi, üretim kapasitesinin yanı sıra istihdam, yerlilik ve mühendislik alanlarında da önemli katkılar sağlayacak. Proje kapsamında Tofaş Fabrikası’nda yaklaşık 1.000 kişilik istihdam öngörülürken, 100’e yakın yerli tedarikçi firma üretim sürecine dahil edildi. Projede yüzde 50 mertebesinde yerlilik oranı hedefleniyor. Tofaş Ar-Ge Merkezi’nin mühendislik ve teknik geliştirme süreçlerinde görev aldığı projede, 300’ün üzerinde mühendis ve teknik personel çalıştı. Araçların performans, dayanıklılık, güvenlik ve kalite gerekliliklerine yönelik doğrulama ve onay testleri de Tofaş Ar-Ge Merkezi tarafından yürütüldü. K9’un Tofaş’ın sürdürülebilir büyümesine katkısının yanı sıra Türkiye’nin Avrupa’da hafif ticari araç üretimindeki liderlik iddiasını desteklemesi bekleniyor. Türkiye iç pazarındaki toplam satışlarda yerli üretim araçların payı yaklaşık yüzde 35 seviyesindeyken, K9 projesinin bu oranı yaklaşık 10 puan artırması öngörülüyor. Proje kapsamında 2034 yılının son çeyreğine kadar yaklaşık toplamda 660 bin adet araç üretilmesi hedefleniyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: “Türkiye'nin üretim gücüne ve geleceğine duydukları güvenle bu önemli yatırımı hayata geçiren Koç Topluluğu ve Stellantis'e teşekkür ediyorum.” Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tören esnasında yaptığı konuşmasında “2002’den bu yana Avrupa ekonomisinin yılda sadece %1,4 büyürken, Türkiye’nin büyümesinin %5,3 seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Otomotiv sektörünün Türk sanayisinin yüz akı olmaya devam ettiğini söyleyen Bakan Kacır “2000’lerin başında yılda ancak 300 bin aracın satıldığı Türkiye’de şimdi yılda 1,5 milyon araç satılabiliyor. Avrupa’nın yapması gereken inovasyonu hızlandırmak, verimliliği yükseltmektir” diye konuştu. 300 milyon ABD doları yatırımla hayata geçirilen K9 projesinin Tofaş’ın üretim yolculuğunda yeni bir dönemin kapılarını araladığını belirten Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır sözlerine “Küresel rakipleriyle yarışta olan Türkiye'nin üretim gücüne ve geleceğine duydukları güvenle bu önemli yatırımı hayata geçiren Koç Topluluğu ve Stellantis'e teşekkür ediyorum. K9 Projesi'nin Bursa'mızın ve ülkemizin üretim, istihdam ve ihracatına önemli katkılar sunmasını; yeni yatırımlara, başarılara ve iş birliklerine vesile olmasını temenni ediyorum” diyerek son verdi. AK Parti Bursa Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank ise törendeki konuşmasında “Avrupa'nın giderek daha da korumacı hale gelen politikalarını, sanayi hızlandırma yasası ve Made in EU yaklaşımıyla net bir şekilde görebiliyoruz” diye konuştu. Bakan Varank, Böyle bir dönemde yeni bir modelin Bursa’da üretilmesinin kararının alınması, aslında bu ülkeye bu ülkenin insanına üretim kabiliyetine duyulan güvenin ve aynı zamanda karşılıklı kazan kazan anlayışının somut bir göstergesidir” dedi. Ömer Koç: “Son 5 yılda Tofaş'a 1 milyar dolar yatırım yaptık” Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Koç Topluluğu'nun 100'üncü yaşında Tofaş'ın yeni bir stratejik yatırımı hayata geçirmesinin ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Tofaş'ın Türkiye otomotiv sanayiindeki öncü rolüne ve Koç Holding ile Stellantis arasındaki güçlü ortaklığa dikkat çeken Ömer Koç, “Otomotiv sektöründeki kurallar tüm dünyada ve bilhassa önemli bir parçası olduğumuz Avrupa'da yeniden yazılırken, ülkemize çekebildiğimiz her yatırımın son derece kıymetli olduğu kanaatindeyim” dedi. Son 5 yılda Tofaş'a yapılan yatırımın 1 milyar dolar mertebesine ulaştığını kaydeden Koç, “Memnuniyetle ve gururla belirtmek isterim ki, bu yatırımın yarısı Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarımıza yöneliktir. Şirketimiz, Stellantis'in önde gelen üretim ve Ar-Ge merkezleri arasındadır” diye konuştu. Geçtiğimiz yıl K0 projesinin başarıyla devreye alındığını hatırlatan Koç, 300 milyon dolar yatırımla hayata geçen K9 projesiyle yıllık 100 bin adet üretim hedeflendiğini dile getirdi. Koç, “Bu yeni modelin Citroen, FIAT, Opel ve Peugeot markalarımız için üretilecek olmasını Tofaş’ın sürdürülebilir büyüme yolculuğu açısından çok kıymetli bir adım olarak görüyoruz” dedi. Koç, otomotivde artan uluslararası rekabete dikkat çekerek, böyle bir dönemde K9 modelinin Türk otomotiv sanayiinin Avrupa’daki ticari araç üretim liderliğini daha da güçlendireceğini söyledi. Koç, “Tofaş'ın yetkinliklerini ve kapasitesini âzâmî şekilde kullanıp müşterilerimize daha fazla yerli model sunabilmeyi, böylece memleketimizin cârî dengesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, başka yeni modeller konusunda ortağımızla görüşmeleri sürdürüyoruz” açıklamasında bulundu. Ömer Koç, Made in EU politikasıyla Avrupa’nın 30 senelik Gümrük Birliği ilişkisini hiçe sayma basiretsizliğine düşebileceğine işaret ederek” “Bilhassa otomotiv sektörümüzde büyük emeklerle tesis edilmiş olan üretim ve mühendislik kapasitesinin muhafaza edilebilmesi için mütekabiliyet çerçevesinde bazı adımların atılması kaçınılmaz olabilir” dedi. Koç, iç pazarın büyümesine yatırımların cazibesini artıracak uygun mekanizmalarla katkı sağlanmasının şart olduğuna dikkat çekti. Samir Cherfan: “K9, Tofaş’ın Stellantis üretim ağındaki stratejik konumunu güçlendiriyor” K9 projesinin Tofaş ve Stellantis için önemine vurgu yapan Stellantis Orta Doğu ve Afrika Operasyon Direktörü Samir Cherfan konuşmasında “Koç Topluluğu’nun 100’üncü kuruluş yıl dönümünde Bursa’da yeni bir projeyi hayata geçirmenin ve bu dönüm noktasını birlikte kutlamanın, Stellantis açısından büyük bir ayrıcalık olduğuna değinerek başladı. Cherfan; 2000–2023 yılları arasında Bursa’da üretilen ve Türkiye’de 600 binden fazla müşterinin tercihi olan Doblo’nun, Tofaş ile FIAT adını dünyaya taşıdığını aktardı. Doblò, Fiorino ve Egea’nın Tofaş Fabrikası’nın en önemli başarı hikâyelerinden olduğunun altını çizen Samir Cherfan, ayrıca üç yıl sonra Doblò’nun evine dönmesinin, Tofaş için önemli bir gelişmeyi temsil ettiğini vurguladı. Samir Cherfan “K9 projesi kapsamında Fiat Doblò, Citroën Berlingo, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner olmak üzere dört markanın beş modeli için yıllık 100 bin araçlık üretim kapasitesi planlanıyor. Çoklu enerji seçeneklerini destekleyen ve elektrikli hafif ticari araç üretimine hazır olan bu platform, Türkiye’nin bölgesel üretimdeki rolünü daha da güçlendiriyor. Bu projenin temelinde, Koç Topluluğu ile yarım asrı aşan güçlü ortaklığımız, eylül 2025’te imzaladığımız stratejik anlaşmayla daha da güçlendi. Stellantis’in markalarını, platformlarını ve küresel erişimini; Koç’un liderliği ve Tofaş’ın üretim ve mühendislik yetkinlikleriyle bir araya getiren bu ortaklık vesileysiyle Tofaş, bugün Stellantis’in dünya çapındaki en önemli üretim ve Ar-Ge merkezlerinden biri konumunda” diye konuştu. Doblò’nun güçlü mirası üzerine inşa edilen K9 projesinin, Stellantis’in Orta Doğu ve Afrika bölgesine yönelik FaSTLane 2030 stratejisinin de somut bir adımı olduğunu sözlerine ekleyen Cherfan “Bu strateji kapsamında, çift haneli faaliyet kâr marjımızı koruyarak gelirlerimizi yüzde 40 artırmayı ve yerel, bölgesel ve Asya kaynaklı tedarikin payını yüzde 30’dan yüzde 90’a çıkarmayı hedefliyoruz. Bölgede, bölge için üretim yaklaşımımızla müşterilerimizin ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verirken rekabet gücümüzü ve dayanıklılığımızı artırıyoruz. K9 projesi, yıllık 100 bin araçlık planlanan üretim kapasitesiyle Tofaş’ın bu stratejideki rolünü pekiştiriyor ve bölge pazarlarına rekabetçi koşullarda hizmet sunma kabiliyetimizi güçlendiriyor” diyerek sözlerine son verdi. Cengiz Eroldu: “K9 ve K0 ile yıllık üretimimiz 250 bin adede ulaşacak” Tofaş CEO'su Cengiz Eroldu ise törende yaptığı konuşmada, Tofaş'ın 60 yıla yaklaşan üretim geçmişinde Türk otomotiv sanayiine yön veren birçok projeye imza attığını belirterek, K9 projesinin şirketin yeni büyüme dönemindeki en önemli yatırımlardan biri olduğunu söyledi. Cengiz Eroldu, Tempra ile Avrupa pazarlarına gerçekleştirilen ilk seri otomobil ihracatından Dobló'nun hafif ticari araç pazarındaki başarısına, Egea'nın üst üste 10 yıl Türkiye'nin en çok tercih edilen otomobili olmasına kadar uzanan üretim geçmişinin yeni projelere güçlü bir temel oluşturduğunu ifade etti. Stellantis ile Eylül 2025'te imzalanan stratejik anlaşma kapsamında Citroën, FIAT, Opel ve Peugeot markaları için üretilecek K9 modellerinin seri üretime başlamasından ötürü büyük gurur duyduklarını belirten Eroldu, Fiat Dobló'nun yeniden Bursa'ya dönüşünün de Tofaş için özel bir anlam taşıdığını söyledi. Eroldu, 2000-2023 yılları arasında Tofaş'ta üretilen ve uzun yıllar Türkiye hafif ticari araç pazarının en çok tercih edilen modellerinden biri olan Dobló'nun K9 projesiyle yeniden üretim programına alınmasının şirketin köklü üretim mirasını devam ettirdiğini vurguladı. K9 projesinin üretim ve ihracat hedeflerini açıklayan Tofaş CEO'su Cengiz Eroldu, “300 milyon ABD Dolarlık yatırımla hayata geçirdiğimiz K9 projesinde, yıllık 100 bin adetlik üretim kapasitesini hayata geçiriyoruz. Üretilecek K9 modelinin yaklaşık yüzde 20'sini ihraç edeceğiz” dedi. Yeni projenin Tofaş'ın toplam üretim hacmine sağlayacağı katkıya dikkat çeken Eroldu, K9'un devreye girmesi ve mevcut K0 üretiminin yaklaşık 100 bin adetlik tam kapasitesiyle devam etmesiyle birlikte Tofaş Fabrikası'nın yıllık bitmiş araç (CBU) üretim hacminin 250 bin adet seviyelerine ulaşacağını belirtti. K9 projesinin yalnızca üretim ve ihracat rakamlarıyla değil, Türkiye'nin otomotiv sanayiindeki rekabet gücüne sağlayacağı katkıyla da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Eroldu, “Projenin Tofaş'a kazandırdıkları tabii ki rakamlarla sınırlı değil. Tofaş'ın sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlamasının yanı sıra, ülkemizin hafif ticari araç üretim üssü olma iddiasını da destekleyecek olması bizim için ayrı bir gurur vesilesi” dedi. Tofaş’ın Ar-Ge gücü 600’ü aşkın çalışanla büyüyor K9 projesinin Tofaş'ın üretim altyapısının yanı sıra mühendislik ve teknoloji alanındaki birikimini de yansıttığını belirten Cengiz Eroldu, şirketin yaklaşık 20 yıldır cirosunun yüzde 3'ünü Ar-Ge faaliyetlerine ayırdığını söyledi. Stellantis'in önde gelen Ar-Ge merkezlerinden biri konumundaki Tofaş Ar-Ge Merkezi'nin 600'ün üzerinde çalışanıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Eroldu, patent başvuru sayısının da 300'e yaklaştığını ifade etti. Türkiye'de otomobil ve hafif ticari araç geliştirme ile üretim yetkinliklerini bir arada bulunduran Tofaş'ın, üniversiteler ve tedarikçilerle yürüttüğü iş birlikleriyle güçlü bir mühendislik ekosistemi oluşturduğuna dikkat çeken Cengiz Eroldu, K9 projesinin bu ekosistemin daha da geliştirilmesine katkı sağlayacağını vurguladı. Özellikle yüksek teknoloji içeren araç bileşenlerinin yerlileştirilmesinin ve yan sanayiinin ihracat potansiyelinin artırılmasının büyük önem taşıdığını belirten Cengiz Eroldu, Türkiye'nin hafif ticari araç üretimindeki güçlü konumunun bu tür yeni projelerle daha da ileri taşınacağını ifade etti. Çoklu enerji platformuna uygun K9 üretim altyapısının elektrikli hafif ticari araçlara yönelik talebin artması halinde Tofaş'a üretim esnekliği sağlayacağını belirten Eroldu, yeni modellerle birlikte fabrikanın gelecekteki üretim ihtiyaçlarına da yanıt verebilecek bir yapıya kavuşacağını söyledi. Tofaş'ın ulaştığı başarının arkasında çalışanların, mühendislerin, tedarikçilerin ve iş ortaklarının emeği bulunduğunu vurgulayan Cengiz Eroldu, K9 projesinin hayata geçirilmesine katkı sağlayan tüm ekiplere teşekkür etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın projeye verdiği desteğin önemine de değinen Eroldu, Tofaş'ın ülkeye ve tüm paydaşlarına değer yaratacak yeni projeleri hayata geçirmeye devam edeceğini belirtti. Tofaş'ta yeni dönem, yerli üretim ve ihracatla güçlenecek Türkiye otomotiv sanayiinin gelişiminde yaklaşık 60 yıldır önemli bir rol üstlenen Tofaş, K0 projesinin ardından devreye aldığı K9 yatırımıyla çok markalı üretim yapısını daha da güçlendiriyor. Koç Holding ve Stellantis'in ortak üretim ve mühendislik kabiliyetlerini bir araya getiren yeni dönem, Bursa'daki üretim merkezinin hem Türkiye hem de uluslararası pazarlar açısından stratejik önemini artırıyor. Yaklaşık 300 milyon ABD Doları yatırımla hayata geçirilen K9 projesinin yıllık 100 bin araçlık kapasitesi, yaklaşık yüzde 20'lik ihracat hedefi ve yaklaşık 100 bin adetlik K0 üretimiyle birlikte yıllık bitmiş araç üretim hacminin 250 bin adet seviyesine ulaşması, Tofaş'ın sürdürülebilir büyüme yolculuğundaki yeni dönemin temelini oluşturuyor. Bir dönem Türkiye'den farklı pazarlara ihraç edilen ve 26 yılda 600 binden fazla kullanıcıyla buluşan Fiat Dobló'nun yeniden Bursa'da üretilmesi ise Tofaş'ın geçmişten geleceğe uzanan üretim başarısının en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Holding Yılın İlk 6 Ayında 1,7 Milyar Dolar Kombine Yatırım Yaptı Haber

Koç Holding Yılın İlk 6 Ayında 1,7 Milyar Dolar Kombine Yatırım Yaptı

Koç Holding, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Buna göre Koç Holding, 2026 yılının ilk yarısında konsolide bazda toplam 36,4 milyar USD gelir elde ederken, kombine bazda yaklaşık 1,7 milyar USD yatırım gerçekleştirdi. Böylece şirketin son 5 yıldaki kombine yatırımları 16,9 milyar USD’ye ulaştı. 2026 yılının ilk yarısındaki gelişmeleri değerlendiren Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Yakın coğrafyamız başta olmak üzere tüm dünyada belirsizliklerin ve ekonomik dalgalanmaların etkisini sürdürdüğü bu dönemde ülkemiz için çalışmaya kararlılıkla devam ettik. Stratejik bakış açımız, finansal kabiliyetlerimiz ve operasyonel disiplinimiz sayesinde başarılı bir ilk yarı performansı ortaya koyduk. Yatırımlarımız, üretim ve ihracata sunduğumuz katkı, uzun vadeli sürdürülebilirlik çalışmalarımız ile ulusal ve uluslararası platformlarda elde ettiğimiz başarılar, istikrarlı performansımızın ve uzun vadeli değer yaratma anlayışımızın en somut göstergeleri olmayı sürdürüyor.” dedi. “Üretim ve ihracattaki konumumuz küresel rekabet gücümüzü pekiştiriyor” Koç Topluluğu şirketlerinin üretim ve ihracat alanında Türkiye ekonomisine sunduğu katkıya dikkat çeken Çakıroğlu, “Topluluğumuz, Türkiye ihracatındaki yüzde 8'in üzerindeki payıyla ülkemizin ekonomisine büyük katkı sağlıyor. 155’ten fazla ülkeye yaptığımız ihracatın bir yansıması olarak; Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin ‘Türkiye’nin İlk 1.000 İhracatçısı’ araştırmasında bu yıl da zirvede yer almaktan gurur duyuyoruz. Araştırmanın Mal İhracatları kategorisinde Ford Otosan on birinci kez ‘İhracat Şampiyonu’ olurken, Tüpraş altıncı, Arçelik dokuzuncu sırada yer aldı. Ayrıca Topluluk şirketlerimiz kendi sektörlerinde ‘İhracat Lideri’ seçildi. İstanbul Sanayi Odası tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’ araştırmasında ise Tüpraş birinciliğini bu yıl da korurken, Ford Otosan ikinci, Arçelik altıncı sıraya yerleşti. Koç Holding, dünyanın en büyük şirketlerinin yer aldığı Fortune Global 500 listesinde Türkiye'den yer alan tek şirket olma unvanını koruyor. Bu tablo; ülkemize duyduğumuz güvenin, uzun vadeli yatırım anlayışımızın, güçlü üretim altyapımızın, teknoloji ve Ar-Ge yetkinliklerimizin ve çalışma arkadaşlarımızın emeğinin bir sonucu. Üretim ve ihracattaki güçlü konumumuz küresel rekabet gücümüzü pekiştirirken, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasına katkı sunma sorumluluğumuzu daha da artırıyor” dedi. Çakıroğlu, yılın ikinci çeyreğinde Topluluk şirketlerinin stratejik yatırımları ile birlikte yapay zekâ teknolojisinde değer yaratmaya devam ettiklerini ifade etti. Tüpraş’ın operasyonel gücüne ve ülkemizin enerji güvenliğine sunduğu katkıya dikkat çeken Çakıroğlu, “Tüpraş, ülkemizin enerji güvenliğine kesintisiz katkı sağlarken yüksek kapasite kullanımı, esnek ham petrol tedarik yapısı, güçlü operasyonel ve finansal performansıyla tüm paydaşları için değer yaratmaya devam ediyor. Global rafinaj kapasite kullanım oranının %74'e gerilediği ikinci çeyrekte Tüpraş, %95,6 kapasite kullanım oranı, 11 farklı ülkeden gerçekleştirdiği ham petrol tedariki, operasyonel esnekliği ve çevikliği sayesinde güçlü performansını sürdürdü” dedi. Çakıroğlu, Arçelik’in bağlı ortaklığı Beko B.V.’nin, Whirlpool Grubu'nun Beko Europe B.V. sermayesinde sahip olduğu sermayenin yüzde 25'ini temsil eden hisseleri satın almak üzere anlaşmaya vardığını belirtirken, “İşlemin tamamlanmasıyla Beko B.V., Beko Europe bünyesindeki Avrupa üretim, satış ve pazarlama faaliyetlerinin tamamına sahip oldu. Bu adım, Arçelik'in karar alma süreçlerini daha etkin şekilde yönetmesine olanak sağlayarak, Avrupa’daki uzun vadeli büyüme hedeflerini destekleyecek” diye konuştu. Tofaş’ın Türkiye otomotiv pazarındaki liderliğini sürdürdüğünü ve yıllık üretim kapasitesini 500 bin araca yükselttiğini belirten Çakıroğlu, “Tofaş, global ürün geliştirme projelerinde üstlendiği önemli rollerle Türkiye ekonomisine, sanayisine ve Ar-Ge yetkinliklerine katma değer yaratmayı sürdürüyor. Bursa fabrikasında Citroën, FIAT, Opel ve Peugeot markaları için K0 kodlu orta boy hafif ticari araç ailesinin üretimini gerçekleştiren Tofaş, Türkiye’nin üst üste 10 yıl en çok tercih edilen otomobili Fiat Egea'nın üretim programının tamamlanmasının ardından, yine dört marka için K9 kodlu hafif ticari araç ailesini yakın zamanda üretmeye başlayacak. Tofaş, devreye aldığı yeni projelerle üretim ve mühendislik kabiliyetini daha da güçlendirirken, ülkemiz otomotiv sanayisinin rekabet gücüne ve ihracatına katkı sağlamayı sürdürecek.” dedi. Yapı Kredi'nin yılın ilk altı ayında uluslararası piyasalarda gerçekleştirdiği finansman işlemlerinin bankanın güçlü bilançosunu, yüksek likiditesini ve küresel yatırımcılar nezdindeki itibarını bir kez daha teyit ettiğini belirten Çakıroğlu şöyle konuştu: "Yapı Kredi yılın ikinci çeyreğinde 2 milyar ABD dolarını aşan yeni kaynak sağladı. Sermaye piyasaları, sendikasyon kredileri ve yapılandırılmış finansman araçlarını birlikte kullanarak fonlama yapısını çeşitlendiren bankamız, uluslararası yatırımcıların güvenini bir kez daha pekiştirdi. Sağlanan kaynaklar hem bankamızın sürdürülebilir büyümesini hem de ülke ekonomisine sunduğumuz finansman desteğini güçlendiriyor." “İklim değişikliği, su yönetimi ve teknoloji odaklı dönüşüm çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” Koç Topluluğu'nun ikinci yüzyılında, faaliyet gösterilen tüm alanlarda uzun vadeli değer yaratmaya odaklandığını; iklim değişikliği, su yönetimi ve teknoloji odaklı dönüşüm çalışmalarını aynı kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Levent Çakıroğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “İklim değişikliğiyle mücadele ve su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmalarımız uluslararası platformlarda da takdir görüyor. Dünyanın tek bağımsız çevresel raporlama platformu Carbon Disclosure Project’in (CDP) İklim Değişikliği ve Su Güvenliği Programı'nda Koç Holding olarak A- notu elde ederek liderlik statümüzü korumamız, attığımız adımların somut bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilirliği, gelecek nesillere karşı taşıdığımız sorumluluğun ayrılmaz bir parçası olarak görmeye ve bu alandaki liderliğimizi daha da ileri taşımaya devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Holding Yılın İlk 6 Ayında  1,7 Milyar Dolar Kombine Yatırım Yaptı  Haber

Koç Holding Yılın İlk 6 Ayında  1,7 Milyar Dolar Kombine Yatırım Yaptı 

Koç Holding, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Buna göre Koç Holding, 2026 yılının ilk yarısında konsolide bazda toplam 36,4 milyar USD gelir elde ederken, kombine bazda yaklaşık 1,7 milyar USD yatırım gerçekleştirdi. Böylece şirketin son 5 yıldaki kombine yatırımları 16,9 milyar USD’ye ulaştı. 2026 yılının ilk yarısındaki gelişmeleri değerlendiren Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Yakın coğrafyamız başta olmak üzere tüm dünyada belirsizliklerin ve ekonomik dalgalanmaların etkisini sürdürdüğü bu dönemde ülkemiz için çalışmaya kararlılıkla devam ettik. Stratejik bakış açımız, finansal kabiliyetlerimiz ve operasyonel disiplinimiz sayesinde başarılı bir ilk yarı performansı ortaya koyduk. Yatırımlarımız, üretim ve ihracata sunduğumuz katkı, uzun vadeli sürdürülebilirlik çalışmalarımız ile ulusal ve uluslararası platformlarda elde ettiğimiz başarılar, istikrarlı performansımızın ve uzun vadeli değer yaratma anlayışımızın en somut göstergeleri olmayı sürdürüyor.” dedi. “Üretim ve ihracattaki konumumuz küresel rekabet gücümüzü pekiştiriyor” Koç Topluluğu şirketlerinin üretim ve ihracat alanında Türkiye ekonomisine sunduğu katkıya dikkat çeken Çakıroğlu, “Topluluğumuz, Türkiye ihracatındaki yüzde 8'in üzerindeki payıyla ülkemizin ekonomisine büyük katkı sağlıyor. 155’ten fazla ülkeye yaptığımız ihracatın bir yansıması olarak; Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin ‘Türkiye’nin İlk 1.000 İhracatçısı’ araştırmasında bu yıl da zirvede yer almaktan gurur duyuyoruz. Araştırmanın Mal İhracatları kategorisinde Ford Otosan on birinci kez ‘İhracat Şampiyonu’ olurken, Tüpraş altıncı, Arçelik dokuzuncu sırada yer aldı. Ayrıca Topluluk şirketlerimiz kendi sektörlerinde ‘İhracat Lideri’ seçildi. İstanbul Sanayi Odası tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’ araştırmasında ise Tüpraş birinciliğini bu yıl da korurken, Ford Otosan ikinci, Arçelik altıncı sıraya yerleşti. Koç Holding, dünyanın en büyük şirketlerinin yer aldığı Fortune Global 500 listesinde Türkiye'den yer alan tek şirket olma unvanını koruyor. Bu tablo; ülkemize duyduğumuz güvenin, uzun vadeli yatırım anlayışımızın, güçlü üretim altyapımızın, teknoloji ve Ar-Ge yetkinliklerimizin ve çalışma arkadaşlarımızın emeğinin bir sonucu. Üretim ve ihracattaki güçlü konumumuz küresel rekabet gücümüzü pekiştirirken, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasına katkı sunma sorumluluğumuzu daha da artırıyor” dedi. Çakıroğlu, yılın ikinci çeyreğinde Topluluk şirketlerinin stratejik yatırımları ile birlikte yapay zekâ teknolojisinde değer yaratmaya devam ettiklerini ifade etti. Tüpraş’ın operasyonel gücüne ve ülkemizin enerji güvenliğine sunduğu katkıya dikkat çeken Çakıroğlu, “Tüpraş, ülkemizin enerji güvenliğine kesintisiz katkı sağlarken yüksek kapasite kullanımı, esnek ham petrol tedarik yapısı, güçlü operasyonel ve finansal performansıyla tüm paydaşları için değer yaratmaya devam ediyor. Global rafinaj kapasite kullanım oranının %74'e gerilediği ikinci çeyrekte Tüpraş, %95,6 kapasite kullanım oranı, 11 farklı ülkeden gerçekleştirdiği ham petrol tedariki, operasyonel esnekliği ve çevikliği sayesinde güçlü performansını sürdürdü” dedi. Çakıroğlu, Arçelik’in bağlı ortaklığı Beko B.V.’nin, Whirlpool Grubu'nun Beko Europe B.V. sermayesinde sahip olduğu sermayenin yüzde 25'ini temsil eden hisseleri satın almak üzere anlaşmaya vardığını belirtirken, “İşlemin tamamlanmasıyla Beko B.V., Beko Europe bünyesindeki Avrupa üretim, satış ve pazarlama faaliyetlerinin tamamına sahip oldu. Bu adım, Arçelik'in karar alma süreçlerini daha etkin şekilde yönetmesine olanak sağlayarak, Avrupa’daki uzun vadeli büyüme hedeflerini destekleyecek” diye konuştu. Tofaş’ın Türkiye otomotiv pazarındaki liderliğini sürdürdüğünü ve yıllık üretim kapasitesini 500 bin araca yükselttiğini belirten Çakıroğlu, “Tofaş, global ürün geliştirme projelerinde üstlendiği önemli rollerle Türkiye ekonomisine, sanayisine ve Ar-Ge yetkinliklerine katma değer yaratmayı sürdürüyor. Bursa fabrikasında Citroën, FIAT, Opel ve Peugeot markaları için K0 kodlu orta boy hafif ticari araç ailesinin üretimini gerçekleştiren Tofaş, Türkiye’nin üst üste 10 yıl en çok tercih edilen otomobili Fiat Egea'nın üretim programının tamamlanmasının ardından, yine dört marka için K9 kodlu hafif ticari araç ailesini yakın zamanda üretmeye başlayacak. Tofaş, devreye aldığı yeni projelerle üretim ve mühendislik kabiliyetini daha da güçlendirirken, ülkemiz otomotiv sanayisinin rekabet gücüne ve ihracatına katkı sağlamayı sürdürecek.” dedi. Yapı Kredi'nin yılın ilk altı ayında uluslararası piyasalarda gerçekleştirdiği finansman işlemlerinin bankanın güçlü bilançosunu, yüksek likiditesini ve küresel yatırımcılar nezdindeki itibarını bir kez daha teyit ettiğini belirten Çakıroğlu şöyle konuştu: "Yapı Kredi yılın ikinci çeyreğinde 2 milyar ABD dolarını aşan yeni kaynak sağladı. Sermaye piyasaları, sendikasyon kredileri ve yapılandırılmış finansman araçlarını birlikte kullanarak fonlama yapısını çeşitlendiren bankamız, uluslararası yatırımcıların güvenini bir kez daha pekiştirdi. Sağlanan kaynaklar hem bankamızın sürdürülebilir büyümesini hem de ülke ekonomisine sunduğumuz finansman desteğini güçlendiriyor." “İklim değişikliği, su yönetimi ve teknoloji odaklı dönüşüm çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” Koç Topluluğu'nun ikinci yüzyılında, faaliyet gösterilen tüm alanlarda uzun vadeli değer yaratmaya odaklandığını; iklim değişikliği, su yönetimi ve teknoloji odaklı dönüşüm çalışmalarını aynı kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Levent Çakıroğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “İklim değişikliğiyle mücadele ve su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmalarımız uluslararası platformlarda da takdir görüyor. Dünyanın tek bağımsız çevresel raporlama platformu Carbon Disclosure Project’in (CDP) İklim Değişikliği ve Su Güvenliği Programı'nda Koç Holding olarak A- notu elde ederek liderlik statümüzü korumamız, attığımız adımların somut bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilirliği, gelecek nesillere karşı taşıdığımız sorumluluğun ayrılmaz bir parçası olarak görmeye ve bu alandaki liderliğimizi daha da ileri taşımaya devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'nin Tasarım Hafızası Dijital Arşive Dönüşüyor Haber

Türkiye'nin Tasarım Hafızası Dijital Arşive Dönüşüyor

Tercüman ve Haliç Üniversitesi’nin iş birliğinde, sunuculuğunu Tercüman Yazı İşleri Müdürü Olcay Can Kaplan'ın üstlendiği seri, Türkiye'nin tasarım tarihine yalnızca akademik bir perspektiften değil; bizzat dönemin içinde yer almış bir ismin anlatımıyla ışık tutuyor. YouTube üzerinden yayınlanan beş bölümlük ilk seri, mimarlıktan endüstriyel tasarıma, Anadolu'nun üretim kültüründen Osmanlı sanayileşmesine ve Türkiye'nin otomotiv serüvenine uzanan geniş bir tarihsel yolculuk sunuyor. Yedi bölüm olarak planlanan podcast her Cuma günü tercüman.com ve Tercüman dijital kanallarında yayınlanıyor. Türkiye'nin Tasarım Belleği Kayıt Altına Alınıyor "Tasarımın Hafızası", yalnızca bir podcast değil; Türkiye'nin tasarım kültürünü gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleyen sözlü tarih ve kültürel miras projesi niteliği taşıyor. Serinin ilk beş bölümünde; Türkiye'de endüstriyel tasarım eğitiminin kuruluş süreci,Anadolu'nun binlerce yıllık üretim ve tasarım kültürü,Osmanlı'nın sanayileşme vizyonu ve tasarım anlayışı,Türkiye otomotiv sanayisinin gelişim süreci ve Tofaş deneyimi,Camın Büyüsü ve Paşabahçe Serüveni Prof. Dr. Önder Küçükerman'ın birebir tanıklıklarıyla ele alınıyor. Her bölüm, yalnızca tarih anlatmıyor; tasarımın toplumsal hafıza, üretim kültürü ve medeniyet inşasındaki rolünü görünür kılıyor. Endüstriyel Tasarımın Kurucu Kuşağından Bir Tanıklık Prof. Dr. Önder Küçükerman, Türkiye'de endüstriyel tasarım disiplininin oluşumunda doğrudan rol üstlenmiş en önemli akademisyen ve araştırmacılar arasında yer alıyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde Sedad Hakkı Eldem'in öğrencisi ve asistanı olarak yetişen Küçükerman, 1971 yılında Türkiye'nin ilk Endüstri Tasarımı Bölümü'nün kuruluşunda görev aldı. Akademik yaşamı boyunca endüstriyel tasarım eğitiminin gelişmesine öncülük ederken; otomotiv, cam, seramik, mobilya ve sanayi üretimi üzerine yürüttüğü çalışmalarla tasarımın yalnızca estetik değil, kültürel ve ekonomik bir kalkınma aracı olduğunu ortaya koydu. Türkiye otomotiv sanayisinin gelişim süreçlerinde, özellikle Tofaş'ın tasarım ve ürün geliştirme çalışmalarında aktif görev alan Küçükerman; aynı zamanda Osmanlı sanayi tarihi, Beykoz Camları, Anadolu üretim kültürü ve geleneksel tasarım mirası üzerine yayımladığı çok sayıdaki kitap ve araştırmayla alanının en önemli referans isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bugün yarım asrı aşan akademik birikimiyle, Türkiye'nin tasarım tarihini ilk elden anlatabilecek sayılı isimlerden biri olma özelliğini taşıyor. İlk Beş Bölüm Yayında Haliç Üniversitesi’nin destekleriyle hazırlanan ve beş bölümü yayınlanan serinin kalan iki bölümünde ise; Evimizin İçindeki Tarih: Türk Evi ve MobilyaGeleceği Tasarlamak: Yaratıcılığın Yeni Sınırları konuşulacak. "Tasarımın Hafızası", yalnızca tasarım profesyonellerine değil; mimarlık, sanat tarihi, kültürel miras, mühendislik, sanayi tarihi ve Türkiye'nin modernleşme süreciyle ilgilenen herkes için önemli bir başvuru kaynağı olmayı hedefliyor. Kültürel Bir Miras Projesi Günümüzde hızla dijitalleşen bilgi çağında, yaşayan hafızaların kayıt altına alınması her geçen gün daha büyük önem kazanıyor. "Tasarımın Hafızası", Prof. Dr. Önder Küçükerman'ın altmış yılı aşan bilgi birikimini gelecek kuşaklara aktarırken; Türkiye'nin tasarım kültürünü, üretim hafızasını ve sanayi tarihini belgelendiren kalıcı bir dijital arşiv oluşturmayı amaçlıyor. İlk beş bölümü tercüman.com ‘da yayınlanan seri, ilerleyen dönemlerde Türkiye'nin tasarım geçmişine ışık tutacak yeni söyleşiler ve tanıklıklarla büyümeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MESS,  Sanayinin İş Sağlığı ve Güvenliği Liderlerini Bir Araya Getirdi Haber

MESS, Sanayinin İş Sağlığı ve Güvenliği Liderlerini Bir Araya Getirdi

MESS üyesi işyerlerinde hayata geçirilen örnek İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) uygulamalarının ödüllendirildiği organizasyonda, 5 kategoride 33 ödül takdim edildi. MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol’un ev sahipliğinde gerçekleşen törene, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Sayın Vedat Işıkhan, ödül alan MESS üyesi şirketlerin temsilcileri ile kamu ve özel sektörden paydaşlar katıldı. İSTANBUL – MESS üye işyerlerinin sektöre ilham veren örnek İş Sağlığı ve Güvenliği uygulamalarının ödüllendirildiği “İş Güvenliğinin Yıldızları Yarışması”nın 10. yıl töreni, İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası dolayısıyla 8 Mayıs Cuma günü MESS Teknoloji Merkezi - MEXT’te gerçekleştirildi. T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Sayın Vedat Işıkhan’ın teşrifleriyle düzenlenen etkinliğe; MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, ödül alan MESS üyesi şirketlerin temsilcileri ile kamu ve özel sektörden çok sayıda paydaş katıldı. 5 Kategoride Toplam 33 Ödül İş Sağlığı ve Güvenliği alanındaki en iyi uygulamaların öne çıktığı ödül töreninde, projeler alanında uzman kişilerden oluşan Teknik Komite tarafından ön elemeden geçirildi. Ardından 55 Bin kişinin katılımı ile gerçekleştirilen halk oylaması ve jüri değerlendirmesi sonucunda ödül almaya hak kazanan projeler belirlendi. Yarışmada, 5 kategoride 33 proje ödüle layık görüldü. MESS İş Güvenliğinin Yıldızları Ödülleri Sahiplerini Buldu Çalışanların bedensel-ruhsal sağlıklarını koruyan ve gelişimine katkı sağlayan projelerin değerlendirildiği Bütünsel Sağlık Yönetimi Kategorisi'nin birincisi Oyak Renault olurken, tavsiye edilen uygulamalar ise Nurol Teknoloji ve Siemens tarafından geliştirilen projeler oldu. İş Güvenliği kültürünün gelişimine katkı sağlayan, çalışanlarda davranış değişikliğini hedef alan projelerin değerlendirildiği Davranış Odaklılar Kategorisi’nin birincisi Bosch Termoteknik olurken, tavsiye edilen uygulamalar ise Tofaş ve İzmir Demir Çelik tarafından geliştirilen projeler oldu. Endüstriyel otomasyon ve dijital teknolojilerin ön plana çıktığı İSG projelerinin değerlendirildiği Dijital İSG Kategorisi’nin birincisi Borusan Birleşik Boru olurken, tavsiye edilen uygulamalar ise Diniz Adient ve BSH tarafından geliştirilen projeler oldu. İSG alanında farklı konulara odaklanan İSG projelerinin yer aldığı İSG Özel Ödülü ise firmaların çalışan sayılarına göre kendi içerisinde üç kategoride değerlendirildi. İSG Özel Ödülü 1-499 Çalışanı Olan İşyerleri Kategorisi’nin birincisi Çelikform Gestamp olurken, tavsiye edilen uygulamalar 3M ve Oerlikon tarafından geliştirilen projeler oldu. İSG Özel Ödülü 500-1499 Çalışanı Olan İşyerleri Kategorisi’nin birincisi TKG Otomotiv olurken, tavsiye edilen uygulamalar Türk Demir Döküm ve Çimtaş Çelik İmalat tarafından geliştirilen projeler oldu. İSG Özel Ödülü 1500'den Fazla Çalışanı Olan İşyerleri Kategorisi’nin birincisi Ford Otosan olurken, tavsiye edilen uygulamalar Valeo ve Türk Traktör tarafından geliştirilen projeler oldu. Sahadaki çalışanları tarafından yapılmış öneriler sonucunda hayata geçirilmiş projelerin değerlendirildiği İSG Elçileri kategorisinde ise 15 firmaya ödül verildi: Anadolu IsuzuBaşöz EnerjiBorçelikBosch SanayiCoşkunöz Metal FormERSEMFarba OtomotivFord OtosanFrankeOtokarOyak HorseOyak RenaultT.K.G. AdapazarıTofaşTürk Traktör Uzun Yıllardır İş Güvenliğinde Rol Model Olan Üyelere Yönelik 10. Yıl Özel Ödülleri Takdim Edildi Bu yıl 10. yaşını kutlayan 'İş Güvenliğinin Yıldızları Yarışması' kapsamında oluşturulan “10. Yıl Özel Ödülü”nde kazanan firmalar; ilk günden itibaren yarışmaya olan başvuru sayısı, ödülü ve derecesi, komisyon çalışmalarına katkısı ve katılımı ile iş güvenliği alanında yürütülen araştırma faaliyetlerine katılımı kriterlerine göre belirlendi. Borusan Birleşik Boru BSHOyak Renault Siemens Tofaş Türk Traktör Törende ayrıca MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, Bakan Işıkhan’a teşekkür plaketi takdim etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

FDN Grubu’nda Üst Düzey Atama Haber

FDN Grubu’nda Üst Düzey Atama

Kariyeri boyunca Renault Group, Tofaş, LeasePlan Türkiye, Hedef Filo ve İnci GS Yuasa gibi sektörün önde gelen şirketlerinde üst düzey yöneticilik görevleri üstlenen Aytar; satış, filo yönetimi ve ticari strateji alanlarında kapsamlı deneyime sahip. Özellikle araç değer yönetimi, filo yatırımları ve finansal performans optimizasyonu konularındaki uzmanlığıyla öne çıkıyor. Filo ve Sermaye Yönetiminde Yeni Dönem FDN Grubu bünyesinde filo varlıklarının etkin yönetimi, sermaye verimliliğinin artırılması ve sürdürülebilir büyüme stratejilerinin hayata geçirilmesinden sorumlu olacak olan Aytar’ın, şirketin operasyonel kârlılığına ve finansal performansına önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Yeni görevine ilişkin değerlendirmede bulunan Barbaros Aytar, “Otomotiv ve mobilite sektörünün hızlı bir dönüşümden geçtiği bir dönemde FDN Grubu’na katılmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Filo varlıklarının doğru yönetimi ve sermaye verimliliğinin artırılması, rekabet gücünün en kritik unsurları arasında yer alıyor. Bu doğrultuda, veri odaklı karar alma süreçlerini güçlendirerek ve sürdürülebilir finansal yapıyı destekleyen stratejiler geliştirerek FDN Grubu’nun büyüme yolculuğuna katkı sağlamayı hedefliyorum” dedi. Galatasaray Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olan Aytar, yüksek lisansını İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

FIAT Markası, AUTOBEST’ten Dördüncü Ödülünü Kazandı Haber

FIAT Markası, AUTOBEST’ten Dördüncü Ödülünü Kazandı

FIAT’ın yeni küresel ürün gamının ilk temsilcisi Grande Panda, uluslararası alanda önemli bir başarı daha elde etti. İkonik İtalyan tasarımını ileri teknolojiler ve çoklu enerji seçenekleriyle yeniden yorumlayan Fiat Grande Panda, gerçekleştirilen ödül töreninde; "Avrupa’nın En İyi Otomobil Tasarımı" unvanını kazanarak önemli bir başarıya daha imza attı. Bu yıl ilk kez hayata geçirilen halk oylamasında zirveye ulaşan model, Avrupa genelindeki otomobil kullanıcılarının tercihini almayı başardı. Grande Panda, Tasarım kategorisinde kazandığı 2026 AUTOBEST CONQUEST ödülü ile birlikte markanın ulaşılabilir elektrifikasyon vizyonunu güçlü biçimde ortaya koydu. FIAT markasının AUTOBEST - Avrupa’da Satın Alınabilecek En İyi Otomobil ödülünün ilk kazanan modeli 2003 yılında Fiat Panda, ikinci model 2008 yılında Tofaş’ta üretilen Linea, üçüncü model ise 2016 yılında Tofaş’ta halen üretimi devam eden Fiat Egea/ Tipo modeli olmuştu. Ödülle ilgili değerlendirmede bulunan Marka Direktörü Altan Aytaç, FIAT markasının yeni model atağının, Grande Panda ile başladığını söyledi. Aytaç, “2025 yılında satışına başladığımız modelimiz, markamızın mirasını korurken geleceğini de yansıtıyor. Grande Panda, aynı zamanda FIAT markasının elektrikli ürün gamındaki iddiasını da temsil ediyor. Daha önce Panda, Linea ve Egea’nın Avrupa’da Satın Alınabilecek En İyi Otomobili olarak zirveye ulaştığı AUTOBEST ödüllerinde, FIAT’ın dördüncü kez Grande Panda’nın tasarım kategorisinde bu başarıya ulaşmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Bu yıl ilk kez hayata geçirilen halk oylamasında aldığı güçlü beğeniyle zirveye çıkan Grande Panda, Avrupa genelinde olduğu gibi Türkiye otomobil pazarında da ilgi görmeye devam ediyor. Otomotiv sektöründeki uzun yıllara dayanan deneyimi ve güçlü vizyonuyla Türkiye’nin en çok tercih edilen markalarından biri olan FIAT’ın Grande Panda ile başlayan model atağı ile önümüzdeki yıllarda da başarısını devam ettireceğine inanıyorum” diye konuştu. Grande Panda: İkonik Tasarım, Modern Yorum Net, ayırt edici ve çağdaş tasarımıyla günümüzün en beğenilen otomobillerinden biri olan Grande Panda, diğer beş güçlü finalistin önünde bu prestijli ödülü kazanarak Avrupalı kullanıcıların nezdinde nasıl gördüğünü bir kez daha ortaya koydu. Bununla birlikte Grande Panda, Avrupa’nın 32 ülkesini temsil eden ve aralarında tek Türk Jüri Üyesi Okan Altan’ın da aralarında bulunduğu otomotiv gazetecileri ve halk oylamasıyla zirveye çıktı. Bu başarı, halkın ilk kez Tasarım, Teknoloji ve Kullanıcı Dostu Özellikler olmak üzere üç temel alanda mobilitenin geleceğini en iyi temsil eden otomobilleri seçmeye davet edildiği yoğun bir Avrupa rekabetinin ardından geldi. Grande Panda, İtalyan tasarım mirası, akıllıca kurgulanmış araç içi deneyimi ve sıcak, sezgisel arayüzü sayesinde hem sektör uzmanlarının hem de günlük kullanıcıların beğenisini kazandı. Tasarım kategorisindeki bu takdir, Grande Panda’nın dikkat çekici tasarımı, işlevselliği ve iyimserliği yeniden şehir içi mobilitenin merkezine taşıyan bir model olduğunu doğruluyor. Modern teknolojiyle tamamlanan ikonik tasarım ve akıllı yaşam alanı Torino’daki FIAT Centro Stile’de tasarlanan Fiat Grande Panda, 80’li yılların Panda modelinden ilham alan güçlü omuz çizgileri, 3D “PANDA” ve “FIAT” yazıları ve Pixel LED aydınlatma imzasıyla markanın köklerine modern bir yorum getiriyor. 3,99 metrelik kompakt uzunluğu şehir içi kullanımda avantaj sağlarken, beş kişilik geniş yaşam alanı ve 361 litre (elektrikli) ile 412 litreye (hibrit) varan bagaj hacmiyle segmentinin üzerinde bir kullanım sunuyor. 10 inç dijital gösterge paneli ve 10,25 inç dokunmatik multimedya ekranı standart olarak sunulurken, gelişmiş sürüş destek sistemleri güvenliği üst seviyeye taşıyor. Farklı enerji ve motor seçenekleriyle, ulaşılabilir elektrifikasyon Geçtiğimiz yıl Türkiye’de yollara çıkan Grande Panda, kısa sürede kullanıcıların beğenisini kazanarak dikkat çekici bir başarı yakaladı. Markanın ulaşılabilir elektrifikasyon vizyonunu somutlaştıran model, farklı ihtiyaçlara hitap eden motor alternatifleriyle öne çıkıyor. Hibrit versiyonda yer alan 1.2 litrelik turbo beslemeli, 3 silindirli benzinli motor; 48V lityum iyon batarya ve 21 kW’lık elektrik motoruyla birlikte çalışarak verimlilik ve performansı dengeliyor. 6 ileri çift kavramalı eDCT otomatik şanzımanla desteklenen bu yapı, özellikle kalkış ve düşük hızlarda sunduğu elektrik desteğiyle daha sessiz, akıcı ve konforlu bir sürüş deneyimi sağlıyor. e-launch, e-creeping ve e-queueing fonksiyonları sayesinde belirli koşullarda tamamen elektrikli sürüş imkânı sunan model, şehir içi trafikte düşük tüketim avantajını beraberinde getirirken, frenleme sırasında geri kazanılan enerjiyle de verimliliğini artırıyor. Grande Panda’nın tam elektrikli versiyonu ise 83 kW (113 HP) gücündeki motoruyla sıfır emisyonlu bir sürüş deneyimi sunarak özellikle şehir içi mobiliteye odaklanıyor. 44 kWh kapasiteli bataryasıyla WLTP normlarına göre yaklaşık 320 kilometre menzil sağlayan model, elektrik motorunun anlık tork avantajıyla seri ve sessiz bir karakter ortaya koyuyor. Hızlı şarj altyapısıyla da öne çıkan Grande Panda Electric, DC şarj istasyonlarında yaklaşık 27 dakikada yüzde 20’den yüzde 80 doluluk seviyesine ulaşabilirken, AC şarj ile yaklaşık 4 saat 20 dakikada tam doluluğa erişebiliyor. Tüm bu özellikleriyle model, günlük kullanım ihtiyaçlarına pratik, verimli ve kullanıcı dostu bir çözüm sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.