Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tohum

Kapsül Haber Ajansı - Tohum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tohum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Miniklerden İklim Seferberliği Haber

Miniklerden İklim Seferberliği

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çocuk Meclisi Doğa ve Ekoloji Komisyonu üyesi çocukların kararı doğrultusunda, kent genelinde çocuklara ve gençlere yönelik iklim eylemi odaklı eğitim ve farkındalık çalışmalarını güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen “Yerelde İklim Eylemi ve Çocuk Sempozyumu” serisini tamamladı. Sürdürülebilirlik Eğitimleri Planlama Komisyonu tarafından, Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışma kapsamında, sekiz pilot okulda eğitim gören çocuklara iklim krizi ve çoklu krizler konusunda farkındalık kazandırmaya yönelik eğitimler verildi. Sempozyumlar kapsamında 549 öğrenciyle tam zamanlı eğitim çalışmaları gerçekleştirildi. Eğitimlerin ardından okullar, belirlenen temalar doğrultusunda komisyonun rehberliğinde iklim odaklı kampanyalar yürüttü. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenen kapanış toplantısında ise projeye katılan okullar, yıl boyunca gerçekleştirdikleri iklim odaklı çalışmaları birbirleriyle paylaştı. Önemli bir farkındalık sürecine katkı sunan çocuklara program sonunda sertifikaları takdim edildi. İklim dostu etkinlikler Sempozyum programında; tohum, toprak, tarımsal faaliyetler ve su döngüsü ekseninde iklim değişikliği eğitimlerinin yanı sıra iklim krizi ile çocuk hakları arasındaki ilişkiyi ele alan farkındalık ve savunuculuk çalışmaları gerçekleştirildi. Eğitimlerin ardından okullar, “Su Kahramanları”, “Enerji Dedektifleri”, “Atıksız Okul”, “İklim Elçileri”, “Geri Dönüşüm Savaşçıları” ve “Hayvan Dostu Okul” başlıkları arasından seçim yaparak yıl boyunca belirledikleri alanda çalışmalar yürüttü. Bu kapsamda boş sınıflarda ışıkların kapatılması, gün ışığından daha fazla yararlanılması, su tasarrufu için muslukların kontrol edilmesi ve sızıntıların tespit edilmesi, tek kullanımlık plastiklerin azaltılması, atık pillerin toplanması, beslenme çantalarında sürdürülebilir tüketim farkındalığının artırılması, geri dönüşüm kutularının doğru kullanılması, geri dönüştürülmüş malzemelerle sanat çalışmaları yapılması ve okul bahçelerinde hayvanlar için su ve mama kapları hazırlanması gibi çok sayıda etkinlik hayata geçirildi. Öte yandan, Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda çalışmalar yürüten AIESEC’in Dünya'nın En Büyük Dersi (World’s Largest Lesson-WLL) projesi kapsamında, Sürdürülebilirlik Eğitimleri Planlama Komisyonu tarafından 30 gence yönelik eğitici eğitimi düzenlendi. AIESEC İzmir iş birliğiyle yürütülen proje sayesinde bin 500 çocuğa ulaşıldı. Çalışmalar kapsamında toplam 2 bini aşkın öğrenciyle birebir temas kurulurken, veliler ve öğretmenlerin de sürece dahil olmasıyla yaklaşık 10 bin kişiye erişim sağlandı. “İklim için birlikte hareket etmeliyiz” Sempozyum serisinin kapanış toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, çocukların yalnızca geleceğin değil, bugünün de önemli aktörleri olduğunu vurgulayarak, “Çocuklar genellikle gelecekle ilişkilendirilir. Oysa onlar tam da bugün şekilleniyor ve değişimin bir parçası oluyor. Sizler, yaşadığınız dünyaya bugün sahip çıkmanız açısından da çok değerlisiniz. Atılan küçük adımlar süreklilik kazandığında büyük değişimlere dönüşebilir. Bu farkındalığı ailelerinize, arkadaşlarınıza ve çevrenize taşıyacaksınız. Etki dalga dalga büyür ve bunu kalıcı hale getirebilirsek, iklim krizi gibi küresel sorunlarla hep birlikte mücadele edebiliriz” dedi. “Farkındayız ve çaba harcıyoruz” Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürü Emre Uysal ise, “Yerel yönetimler olarak iklim krizi ve onun yarattığı çoklu krizlere karşı gerekli dönüşümleri gerçekleştirmek zorundayız. Bu noktada en önemli hedef kitlemiz çocuklar. Çünkü kullandığımız kaynaklar aslında siz çocukların geleceğine ait. Biz büyükler olarak bunun farkındayız ve daha yaşanabilir bir dünya için çözüm üretmeye çalışıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak okullarda yürütülen bu eğitimleri çok değerli buluyoruz” dedi. “Biz değişirsek toplum değişir” İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç da sürdürülebilirliğin yalnızca çevreyle sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Genellikle sürdürülebilirlik denildiğinde akla ilk olarak çevre geliyor. Oysa sürdürülebilirliğin çevresel, ekonomik ve toplumsal olmak üzere üç temel boyutu bulunuyor. Bunlar arasında en önemlilerinden biri de toplumsal sürdürülebilirlik. Çocuklar; yönetime katılmanız, fikirlerinizi dile getirmeniz ve bizlere yol göstermeniz çok kıymetli. Siz değişirseniz bizi değiştirirsiniz, biz değişirsek toplum değişir” ifadelerini kullandı. İklim kahramanları sahnedeydi Toplantıda, Çocuk Meclisi Doğa ve Ekoloji Komisyonu üyeleri Poyraz Karagöz ve Lidya Mina Alpargu da söz alarak görüşlerini paylaştı. Projeye katılan öğrenciler ise sahneye çıkarak dönem boyunca yürüttükleri iklim dostu çalışmaları ve elde ettikleri kazanımları anlattı. Farkındalığın ve paylaşımın öne çıktığı etkinlikte, canlı müzik performansı da katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hektaş’tan Orta Asya Ve Afrika Atağı Haber

Hektaş’tan Orta Asya Ve Afrika Atağı

2026 yılının tarım sektörü açısından önemli fırsatlar barındırdığını söyleyen Genel Müdür Terzi, son yıllarda yaşanan kuraklık ve iklim kaynaklı zorlukların ardından Türk tarımında yeniden büyüme dönemine girildiğini belirtti. Türk tarımının öncü kuruluşlarından HEKTAŞ’ın, bitki koruma alanındaki liderliğini korurken tohum ve biyostimülant alanlarında da büyümesini sürdürdüğüne dikkat çeken Terzi, HEKTAŞ’ın faaliyetlerini kültürel ve coğrafi olarak yakın pazarlara taşımayı hedeflediğini kaydetti. “Tarımda yeni bir büyüme dönemine giriyoruz” HEKTAŞ olarak finansal sürdürülebilirliği önceleyen bir yaklaşım benimsediklerini vurgulayan Terzi, “Yıllardır beklenen yağışların gelmesi, barajların dolması ve üretimi olumsuz etkileyen doğal afetlerin yaşanmaması tarım sektöründe olumlu bir tablo ortaya çıkardı. Bu nedenle 2026’nın Türk tarımı açısından büyüme yılı olacağına inanıyoruz.” dedi. Terzi, HEKTAŞ’ın uzun vadeli büyüme planlarına ilişkin de bilgi vererek, önümüzdeki dönemde uluslararası pazarlardaki etkinliği artırmayı hedeflediklerini belirtti. Şirketin özellikle Orta Asya ve Afrika pazarlarına odaklanacağını ifade eden Terzi, HEKTAŞ'ın bitki koruma alanındaki güçlü deneyimini yeni coğrafyalara taşıyacaklarını, aynı zamanda geleceğin büyüme alanları olarak gördükleri yeni girişimlere de yatırım yapmaya devam edeceklerini söyledi. “10 yıl içinde Orta Asya ve Afrika’ya yöneleceğiz” Terzi, Orta Asya ve Afrika stratejilerine dair çalışmalarının devam ettiğini belirterek, şunları kaydetti: “10 yıl içinde temelde güçlü olduğumuz iş kollarını Orta Asya ve Afrika’daki ülkelere penetre etmeye çalışacağız. Hali hazırda güçlü olduğumuz bitki koruma iş kolunun yanı sıra sıvı biyostimülant ve bitki gelişimi düzenleyicileri ile tohum olmak üzere 3 ana iş kolunda ilerleyeceğiz. Bundan sonraki 10 yıl içinde enerjimizi bu iş kollarına aktaracağımızı net bir şekilde ifade edebilirim.” Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te devam eden tesis yatırımının 2027 yılı içinde tamamlanacağını aktaran Terzi, “Bu yatırımların tamamlanmasını beklemeden aktif ihracat ve satış politikalarımızla burada çok daha güçlü bir pozisyon elde etmeyi umuyoruz. Bu yatırım sadece Özbekistan'ı ilgilendirmiyor. Baktığımız zaman bulunduğu jeopolitik yer itibariyle aslında bütün Orta Asya ülkelerine hizmet verecek.” şeklinde konuştu. HEKTAŞ’ın köklü geçmişiyle önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Terzi, şirketin yeni iş kolları ve uluslararası yatırımlarla daha güçlü bir yapıya ulaşacağını kaydetti. Köklü geçmiş güçlü gelecek Bu yıl HEKTAŞ’ın 70’inci kuruluş yıldönümünü kutladığına dikkat çeken Terzi, “70 yıllık tecrübesi ile köklü bir geçmişe sahip olan HEKTAŞ, sahip olduğu deneyimi genç ve dinamik kadrosuyla birleştirerek geleceğe umutla ilerliyor. HEKTAŞ markasına duyulan güven, geleceğin ihtiyaçlarını analiz ederek yaptığımız yatırımlarımız ve yetkin kadrolarımızla büyümeye odaklanıyor, güçlü bir geleceğe hazırlanıyoruz” dedi. Tarımın uzun soluklu ve yüksek emek gerektiren bir alan olduğuna dikkati çeken Terzi, yatırımcıların HEKTAŞ’ın büyüme stratejisine güven duymaya devam etmeleri gerektiğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Contemporary’den Sanat ve Ekolojiyi Buluşturan Yeni Atölye Programı Haber

Borusan Contemporary’den Sanat ve Ekolojiyi Buluşturan Yeni Atölye Programı

16 ve 17 Mayıs tarihlerinde yetişkinlere ve gençlere özel olarak iki farklı içerikle düzenlenecek atölyeler, katılımcıları doğayla kurduğumuz ilişkiyi köklenme, bakım ve sorumluluk kavramları üzerinden yeniden keşfetmeye çağırıyor. Edward Burtynsky’nin insan eliyle dönüştürülmüş çarpıcı manzaralarından ilham alan atölyeler, sanat ve ekolojiyi bir araya getiriyor. Sanatçı ve akademisyen Dr. Işıl Eğrikavuk tarafından tasarlanan ve yürütülecek olan programlar, katılımcılara sergiden seçilen fotoğraflar, yaratıcı çalışmalar ve somut ekim pratikleri eşliğinde doğayla olan bağlarını daha derin bir perspektiften ele alma imkânı sunuyor. Yetişkinler İçin İnsan-Ötesi Bir Perspektif: “Benim Bahçem” 16 Mayıs Cumartesi günü yetişkinlere yönelik düzenlenecek “Benim Bahçem: Köklenmek, Ekoloji ve İnsan-Ötesi Düşünme” başlıklı atölye, insan-doğa ilişkisini insan-ötesi (post-human) bir yaklaşımla ele alıyor. Katılımcılar; erozyon, bakım, sorumluluk ve aidiyet gibi kavramları büyük ölçekli endüstriyel manzaralar üzerinden okurken bu temaları yazı, çizim ve farkındalık temelli pratiklerle kendi kişisel ve bedensel deneyimlerine taşıyor. Gençlerin Gözünden Gelecek Hayalleri: “Gelecek İçin Kökler” 17 Mayıs Pazar günü 16-25 yaş arası gençlerin katılımına açık olan “Gelecek İçin Kökler: Ekoloji, Sanat ve Tohum” atölyesi ise gençleri “İnsan doğayı nasıl dönüştürüyor?” ve “Gelecekte nasıl bir dünyada yaşamak istiyoruz?” soruları etrafında buluşturuyor. Deneyim, sezgi ve yaratıcı ifadenin ön planda olacağı bu atölyede gençler; yazı, çizim ve kolaj gibi araçlarla sergideki imgelerle kendi yaşamları ve gelecek beklentileri arasında bağ kurabilecekleri özgür bir ifade alanına sahip oluyor. Toprak ve Tohumla Kurulan Somut Bir Bağ Her iki atölyenin de son bölümünde katılımcılar, yalnızca kavramsal bir tartışmayla kalmayıp toprak ve tohumlarla çalışarak küçük saksılara ekim yapıyor. Bu süreçte tohum sadece bir bitkinin başlangıcı değil, süreklilik, umut ve özen gerektiren bir ilişkinin metaforu olarak ele alınıyor. Katılımcılar, atölye sonunda kendi ektikleri saksıları evlerine götürerek Borusan Contemporary’de başlayan bu ekolojik farkındalık ve bakım pratiğini günlük yaşamlarında da sürdürmeye davet ediliyor. Atölyeler, 16 ve 17 Mayıs tarihlerinde 13.00-16.00 saatleri arasında Borusan Contemporary’de 15 kişilik kontenjanlarla gerçekleştirilecek. Borusan Contemporary Çocuk Atölyeleri biletlerini Biletix üzerinden satın alabilirsiniz. PROGRAM DETAYLARI: Yetişkinlere Yönelik Atölye - Benim Bahçem: Köklenmek, Ekoloji ve İnsan-Ötesi Düşünme Tarih: 16 Mayıs Cumartesi Saat: 13.00-16.00 Kontenjan: 15 kişi Gençlere Yönelik Atölye - Gelecek İçin Kökler: Ekoloji, Sanat ve Tohum Tarih: 17 Mayıs Pazar Saat: 13.00-16.00 Yaş Aralığı: 16–25 yaş Kontenjan: 15 kişi Atölye dili Türkçedir. Katılımcıların etkinlik başlangıcından en az 15 dakika önce Borusan Contemporary’de bulunmaları gerekmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ebebek 25. Yılında Yolculuğunu ve Gelecek Vizyonunu Paylaştı Haber

ebebek 25. Yılında Yolculuğunu ve Gelecek Vizyonunu Paylaştı

Buluşmada, ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz ve ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül markanın mevcut yapısını ve önceliklerini aktardı. 25 yıl önce bebeveynlerin ihtiyaçlarına doğru ürün, doğru bilgi ve doğru deneyimle yanıt verme amacıyla yola çıkan ebebek, bugün Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca ailenin hayatına dokunan güçlü bir marka olarak yoluna devam ediyor. Bebekoloji felsefesi, uzman bebekologları ve online desteğiyle ailelerin yanında yer alan anne-bebek sektörünün öncü markası, 25. yılında hem geldiği noktayı hem de önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini basın mensuplarıyla paylaştı. 25 yıllık birikim, güçlü bir dönüşümle geleceğe taşınıyor Son yıllarda lojistik altyapısından mağaza deneyimine, dijital kanallarından hizmet süreçlerine kadar birçok alanda önemli yatırımlar gerçekleştiren ebebek, daha entegre, daha hızlı ve daha verimli bir yapıya ulaştı. Operasyonel verimlilik, müşteri deneyimi ve sürdürülebilir büyüme odağında şekillenen bu dönüşüm, markanın bugünkü gücünü daha da sağlamlaştırdı. Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor. ecording iş birliğiyle 1,1 milyon tohum doğayla buluşuyor ebebek, 25. yılı kapsamında ecording ile hayata geçirdiği iş birliğiyle sürdürülebilirlik alanında önemli bir adım attı. Proje kapsamında, Muğla bölgesinde yangın sonrası zarar gören alanların yeniden canlanmasına katkı sağlamak amacıyla ecoDrone teknolojisiyle 1,1 milyon tohumun toprakla buluşturulması hedefleniyor. 25. yıl kapsamında doğayla buluşturulan 250.000 tohum çalışmanın ilk adımlarını oluşturuyor. Biyoçeşitliliğin desteklenmesini ve doğal dengenin güçlenmesini odağına alan bu çalışma, çevresel etkinin görünür ve katılımcı bir yapıyla büyümesini amaçlıyor. ebebek, bu projeyle geleceğin bebeklerine daha yeşil bir dünya bırakma sözünü büyütürken, toplumsal faydayı iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyor. “ebebek’in hikayesi aslında daha yeni başlıyor” ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi: “25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı. Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.” ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz. Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ormanların Ekonomik Gücüne Dikkat Çekildi Haber

Ormanların Ekonomik Gücüne Dikkat Çekildi

Ormanların yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik kalkınmanın da temel unsurlarından biri olduğuna vurgu yapılan etkinlikte, küresel ormancılık eğilimleri ve Türkiye’nin bu alandaki çalışmaları kapsamlı şekilde ele alındı. Etkinlik, FAO’nun Uluslararası Orman Günü video gösterimiyle başlarken, FAO Roma’dan iletilen video mesaj ile küresel perspektif katılımcılarla paylaşıldı. Açılış konuşmalarında, ormanların doğal sermaye olarak taşıdığı değer, sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle ilişkisi ve bioekonomi içindeki rolü vurgulandı. Programda bir konuşma yapan Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, “Ormanlarımız, Türkiye ekonomisi için stratejik bir değerdir. Yerli üretimi güçlendiren, dışa bağımlılığı azaltan ve milyonlarca vatandaşımıza gelir sağlayan bir yapıdan söz ediyoruz. Diktiğimiz her fidan ise yalnızca doğaya değil, ülkemizin geleceğine yapılmış bir yatırımdır. 2025 yılında 129 bin hektarı aşan alanda ormanlaştırma çalışması gerçekleştirdik. 517 milyon fidanı toprakla buluşturduk. 2003’ten bu yana ise toplam 8 milyar fidanı ülkemize kazandırdık. Hedefimiz, 2030 yılına kadar 10 milyar tohum ve fidanı toprakla buluşturarak Yeşil Vatan’ı daha da güçlendirmek.” dedi. Program kapsamında FAO Orta Asya Alt Bölge Ofisi Ormancılık Sorumlusu Ekrem Yazıcı tarafından gerçekleştirilen ana konuşmada, FAO’nun Küresel Orman Kaynakları Değerlendirmesi (FRA) 2025 raporunun öne çıkan bulguları paylaşıldı. Sunumda, küresel orman varlığındaki değişim eğilimleri ile sürdürülebilir orman yönetiminin ekonomik ve çevresel boyutları detaylı şekilde ele alındı. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat ve FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık’ın da katılımları ile gerçekleşen etkinliğin devamında düzenlenen “Ormanlar ve Ekonomi: Küresel Veriden Politika ve Uygulamaya Geçiş” başlıklı panel oturumunda ise farklı disiplinlerden uzman isimler bir araya geldi. Panelde, ormanların ekonomik kalkınma, bioekonomi ve sürdürülebilir doğal kaynak yönetimi açısından oynadığı kritik rol tartışıldı. Katılımcılar, orman ekosistem hizmetlerinin ekonomik politikalara entegrasyonu, odun dışı orman ürünlerinin kırsal kalkınmadaki önemi ve yeşil dönüşüm sürecinde orman temelli çözümlerin sunduğu fırsatlar üzerine görüşlerini paylaştı. Panelde ayrıca küresel verilerin ulusal politikalara nasıl yansıtılabileceği ve Türkiye’nin sürdürülebilir orman yönetimi alanındaki deneyimlerinin önemi vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Tohumlar Geleceğe Emanet Haber

Nilüfer’de Tohumlar Geleceğe Emanet

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen 11. Tohum Takas Şenliği’nde yerel tohumlar toprakla buluşmak üzere vatandaşlarla paylaşıldı. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) ve Nilüfer Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenen 11. Tohum Takas Şenliği, Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde gerçekleştirildi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği şenliğe Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan yardımcıları, Meclis üyeleri, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Nilüfer Kent Konseyi, Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi ve farklı şehirlerin yerel yönetim temsilcileri ile sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri katıldı. Şenlik, Nilüfer Belediyesi Halk Dansları Topluluğu’nun gösterisiyle başladı. Etkinlikte vatandaşlar, Nilüfer Belediyesi tarafından üretilen yerel tohumlardan oluşan paketleri alarak tohum takasına katıldı. “TOHUM YAŞAMIN TA KENDİSİDİR” Şenlikte konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, yerel tohumların korunmasının hem tarımsal üretim hem de gıda güvenliği açısından büyük önem taşıdığına dikkati çekti. Tohumun yaşamın başlangıç noktası olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: “Tohum, yaşamın ta kendisidir. Tarımsal üretimin ilk halkasıdır. Bitki sağlığının, gıda güvencesinin ve güvenliğinin temelidir. Tohumsuz tarım olmaz, tarımsız hayat olmaz. Bu nedenle yerel tohumları korumak ve çoğaltmak, geleceğe bırakacağımız en değerli miraslardan biridir. Bundan 11 yıl önce küçük bir adımla yola çıktık. Yaklaşık 500 metrekarelik bir alanda birkaç çeşit yerel tohumla başladığımız bu yolculuk, bugün Ürünlü Mahallesi’nde yaklaşık 6 dekarlık kent bostanlarına dönüştü. Kent bostanlarımızda 70 parselde yüzlerce çeşit yerel tohumu üretiyor ve çoğaltıyoruz. Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifimiz ile birlikte bu tohumları büyük bir özenle koruyor, çoğaltıyor ve yeniden toprakla buluşmasını sağlıyoruz. Bu çalışmalar yalnızca Nilüfer için değil, Türkiye’de yerel tohumların korunması açısından da önemli bir dayanışma hareketine dönüştü.” YEREL TOHUMLAR TÜRKİYE’YE YAYILIYOR Nilüfer’de başlayan bu hareketin İzmir’den Eskişehir’e, Edirne’den Çanakkale’ye, Kırklareli’nden Muğla’ya kadar pek çok kente ilham verdiğini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer’de ektiğimiz tohumlar Türkiye’nin dört bir yanında filizlenmeye devam ediyor” diyerek şöyle konuştu: “Bu yıl şenliğimizde 30 farklı yerel çeşitten 15 bin paket tohumu sizlerle buluşturuyoruz. Bakla, bezelye, biber, domates, fasulye, kavun, karpuz, patlıcan ve daha birçok yerel çeşit kendi kent bostanlarımızda üretildi ve çimlenme testlerinden geçirilerek toprakla buluşmaya hazır hale getirildi. Üstelik burada yalnızca tohum dağıtmıyoruz, aynı zamanda bir dayanışma zinciri kuruyoruz. Sizler bu tohumları ekip çoğaltacak, komşularınızla ve yakınlarınızla paylaşacaksınız. Böylece yerel tohumlarımız nesilden nesle aktarılmaya devam edecek. Tohum Takas Şenliği sadece bir tarım etkinliği değil; aynı zamanda doğayla kurduğumuz bağın, paylaşmanın ve dayanışmanın bir simgesidir. Bugün burada atölyeler, etkinlikler ve buluşmalarla hep birlikte doğanın bereketini kutluyoruz.” Açılış konuşmalarında söz alan Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın ile Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Kayın, geçmişin mirasını geleceğe aktaran, coğrafyamızın en değerli hazinesi olan tohumların geleceğe aktarılması adına bu etkinliğin çok önemli olduğunu belirttiler. Şenlik kapsamında vatandaşlar gün boyunca düzenlenen etkinliklere katıldı. Konserlerin yanı sıra Tohum Ekim Atölyesi, Tohum Topu Atölyesi, Atık Yağlardan Sabun Yapım Atölyesi ve Ağaç Kardeşliği Atölyesi gibi etkinlikler gerçekleştirildi. Vatandaşlar hem yerel tohumlarla buluştu hem de doğa dostu üretim konusunda bilgi edinme fırsatı buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASAŞ “Sen de Bir Tohum At” Projesiyle Doğayı Yeniden Yeşertmeye Devam Ediyor Haber

ASAŞ “Sen de Bir Tohum At” Projesiyle Doğayı Yeniden Yeşertmeye Devam Ediyor

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşlarından ASAŞ, çevresel sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarına kararlılıkla devam ediyor. Birleşmiş Milletler Ekosistem Restorasyonu partneri olan Ecording iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında, Marmaris Hisarönü bölgesinde yangından etkilenen alanların yeniden ağaçlandırılmasına katkı sağlanıyor. ASAŞ, bu süreçte projeyi daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve toplumsal farkındalığı artırmayı hedefliyor. Yenilikçi Teknolojiyle Doğaya Dönüş Projede EcoDrone teknolojisi kullanılarak bölgeye uygun ağaç türlerinin tohumları doğayla buluşturuluyor. Kuşların uçuş hareketlerini taklit eden drone’lar sayesinde insan erişiminin zor olduğu alanlara ulaşılabiliyor ve tohumlar güvenli şekilde toprağa bırakılabiliyor. Hayvanlar tarafından yenmemesi ve rüzgârla savrulmaması için özel kil kaplama ile korunan tohumlar, küresel iklim krizinden etkilenen bölgelerde yaşayan dezavantajlı kadınlar tarafından hazırlanıyor. Böylece proje hem çevresel hem de toplumsal fayda üretmeye devam ediyor. Doğaya Umut, Geleceğe Nefes Ekim yapılacak alanlar, Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından belirlenirken, uygun ağaç türleri ekosistem uzmanlarının katkısıyla seçiliyor. Marmaris Hisarönü için belirlenen türler arasında Kızılçam, Karaçam, Keçiboynuzu ve Defne bulunuyor. Atılan tohumlar ağaca dönüştüğünde; 31.250 m² tahrip olmuş alanın yeniden yeşermesi, her yıl 8.813 ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına katkı sağlanması ve her yıl 450 milyon litre su tasarrufu hedefleniyor. Bu etkiler, projenin yalnızca bir çevre yatırımı değil, aynı zamanda gelecek nesillere bırakılacak güçlü bir miras olduğunu ortaya koyuyor. Toplumu Sürece Dahil Eden Kampanya: “Sen de Bir Tohum At” ASAŞ, bu projeyle yalnızca doğaya katkı sunmakla kalmıyor; toplumu da bu sürecin aktif bir parçası olmaya davet ediyor. “Sen de Bir Tohum At” kampanyası kapsamında kullanıcılar, ASAŞ’ın projeye özel hayata geçirdiği www.asaslagelecek.com web sitesi üzerinden bir tıklamayla doğaya tohum armağan edebiliyor. Kampanya ile hem bireylerin ekosistemin yeniden canlanma sürecine katkı sağlaması teşvik ediliyor hem de çevresel konularda toplumsal farkındalığın artırılması hedefleniyor. Böylece doğaya katkı sunmanın herkes için erişilebilir bir adım olduğu gösteriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

‘Milli Ağaçlandırma Günü’nde Çevreci Adım Haber

‘Milli Ağaçlandırma Günü’nde Çevreci Adım

Dünyanın önde gelen porselen üreticilerinden Kütahya Porselen, çevreye ve sürdürülebilirliğe olan duyarlılığını bu yıl da “11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü” kapsamında gerçekleştirdiği etkinlikle sürdürdü. Şirket, Kütahya’daki fabrikasının bahçesine 100 yeni ağaç dikerek doğaya nefes oldu. Etkinliğe Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli, Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Dr. Tanzer Polat Yılmaz ile şirket çalışanları katıldı. Katılımcılar, ağaçları hep birlikte toprakla buluşturarak çevreye olan duyarlılıklarını bir kez daha gösterdi. Kütahya Porselen, 2021 yılında hayata geçirdiği “Geleceğe Bir Tohum Bırak” projesiyle bugüne kadar 100 bin tohum topu ve 8 bin fidanı doğayla buluşturdu. Bu yıl eklenen 100 yeni ağaçla birlikte şirket, ağaçlandırma çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Doğaya karşı sorumluluk duygusuyla hareket eden Kütahya Porselen, Türkiye genelinde yürütülen Milli Ağaçlandırma Seferberliği’ni desteklerken, geçmiş yıllarda yaşanan orman yangınlarının ardından oluşturulan hatıra ormanlarıyla da iyileşme süreçlerine katkı sağlıyor. Hammadde temininden üretime kadar tüm aşamalarda çevre dostu yaklaşımı benimseyen şirket; yenilenebilir enerji kullanımı, atık geri dönüşümü ve sürdürülebilir üretim modeliyle çevre etkisini en aza indirmeyi hedefliyor. Kütahya Porselen, yaşamı yeşillendirme vizyonuyla gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

BİM’den Türkiye’nin Ormanlaştırılmasına Büyük Katkı Haber

BİM’den Türkiye’nin Ormanlaştırılmasına Büyük Katkı

BİM, çevre dostu yaklaşımını yalnızca operasyonel faaliyetlerinde değil, tüketiciyle buluşan ürünler aracılığıyla da sürdürülebilirlik ekseninde ele alıyor. BİM bu iş birliği ile çevresel sürdürülebilirliğe olan güçlü bağlılığını ve toplumsal faydayı artırma kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Proje kapsamında Ecording iş birliğinde Muğla Marmaris’de 45 futbol sahası büyüklüğüne denk gelen yaklaşık 31 hektarlık alanda, 2,5 milyon ağaç tohumu ekilecek. Hem çevre hem toplumsal faydanın hedeflendiği proje aracılığıyla biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistemlerin onarılmasına destek olunuyor. Ayrıca iklim krizi etkilerinin hissedildiği bölgede yaşayan kadınlarla tohumların işlenme süreci yürütülerek, yerel toplulukların güçlenmesine katkı sunuluyor. Proje için özel olarak üretilen ve üzerinde “Dost’tan Doğaya” mottosu yer alan Dost Süt ürünlerini tercih eden müşteriler de bu sürecin bir parçası olabiliyor. Müşteriler, ürün üzerindeki QR kodu okutarak erişecekleri tohum takip sistemi üzerinden ekosistemin gelişim yolculuğunu adım adım takip edebiliyor ve projeye katkı sağlayabiliyorlar. BİM Ticaret Başkanı Umut Baba, proje ile ilgili yaptığı açıklamada “Sürdürülebilirliği sadece bir hedef değil, tüm faaliyetlerimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bu projeyle hem doğaya hem de topluma uzun vadeli katkılar sunuyoruz. Ürünlerimiz aracılığıyla müşterilerimizi de bu sürece dahil ederek, birlikte daha yeşil bir geleceğe adım atıyoruz” dedi. 14 Ekim 2025 itibarıyla raflarda yerini alacak seçili Dost Süt ürünleri, tüketicilerin doğa ile buluşmasına ve Türkiye’de bozunmuş ekosistemlerin onarılmasına katkı sunulmasına aracılık ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.