Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tokenizasyon

Kapsül Haber Ajansı - Tokenizasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tokenizasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

3. Global İslami Ekonomi Zirvesi Tamamlandı Haber

3. Global İslami Ekonomi Zirvesi Tamamlandı

“İslam Ekonomisinde Sermaye: Sürdürülebilir Kalkınma İçin Servetin Yapılandırılması” temasıyla gerçekleştirilen zirve; devlet temsilcilerini, merkez bankası başkanlarını, ekonomi yöneticilerini, yatırımcıları, akademisyenleri, finans kuruluşlarını, girişimcileri ve iş dünyasının önde gelen isimlerini aynı platformda buluşturdu. Dört gün boyunca düzenlenen paneller, stratejik çalıştaylar, yuvarlak masa toplantıları, akademik oturumlar ve üst düzey görüşmelerde; İslami ekonominin geleceği, küresel sermaye hareketleri, dijital dönüşüm, yapay zekâ, katılım finansı, sürdürülebilir kalkınma, reel ekonomi, girişimcilik ve uluslararası iş birlikleri kapsamlı şekilde ele alındı. Zirve boyunca ortaya çıkan ortak mesaj ise netti: Küresel ekonominin karşı karşıya olduğu eşitsizlikler, artan borç yükü, finansal kırılganlıklar ve kalkınma sorunları karşısında; etik değerlere dayanan, üretimi önceleyen, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir ekonomik modele her zamankinden daha fazla ihtiyaç bulunuyor. DÖRT GÜN BOYUNCA ÜST DÜZEY KATILIM 3.Global İslami Ekonomi Zirvesi, yalnızca ele aldığı konularla değil, ağırladığı üst düzey isimlerle de uluslararası ölçekte dikkat çekti. Zirvenin üçüncü günü ise Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen resmi açılış törenine sahne oldu. Resmi açılış törenine AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Mütevelli Heyeti Başkanı Abdullah Saleh Kamel, Suudi Arabistan Kraliyet Sarayı Danışmanı ve Mescid-i Haram İmamı Şeyh Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid ile çok sayıda uluslararası davetli katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında mevcut küresel ekonomik sistemin daha adil, üretim odaklı ve ahlaki temellere dayanan yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Faizin olduğu yerde bereket olmaz” mesajıyla İslam ekonomisinin sunduğu ilkelerin küresel ölçekte giderek daha fazla önem kazandığına dikkat çekti. Açılış konuşmasını gerçekleştiren AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Mütevelli Heyeti Başkanı Abdullah Saleh Kamel ise İslam ekonomisinin yalnızca finansal bir model değil; sosyal adalet, sürdürülebilir kalkınma ve kapsayıcı büyüme hedeflerine katkı sağlayan bütüncül bir yaklaşım sunduğunu vurguladı. Kamel, İstanbul’un tarih boyunca ticaret, finans ve medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu belirterek, Türkiye’nin İslami ekonomi ve katılım finans alanındaki stratejik rolünün her geçen yıl daha da güçlendiğini ifade etti. Törende konuşan Suudi Arabistan Kraliyet Sarayı Danışmanı ve Mescid-i Haram İmamı Şeyh Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid ise ekonomik kalkınmanın yalnızca finansal göstergelerle değil; ahlaki değerler, adalet ve toplumsal sorumluluk ilkeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bin Humaid, İslam ekonomisinin insan odaklı yaklaşımına dikkat çekerek sürdürülebilir refahın ancak etik değerlerle desteklenen ekonomik modeller aracılığıyla mümkün olabileceğini ifade etti. Tören kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Türkiye Varlık Fonu tarafından özel bir hediye takdim edildi. Ayrıca Abdullah Saleh Kamel tarafından da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a özel bir hediye sunuldu. İSTANBUL, KÜRESEL İSLAMİ EKONOMİNİN BULUŞMA NOKTASI OLDU Zirvenin resmi açılışında Abdullah Saleh Kamel ve Şeyh Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid gibi İslam dünyasının önde gelen kanaat önderlerinin yer alması, organizasyonun uluslararası düzeydeki etkisini ve küresel İslami ekonomi ekosistemindeki önemini bir kez daha ortaya koydu. Ekonomi, finans, akademi ve dini düşünce dünyasını aynı platformda buluşturan zirve, disiplinler arası bir küresel diyalog zemini oluşturdu. Zirve, dünyanın farklı coğrafyalarından gelen politika yapıcıları, finans liderlerini, yatırımcıları ve düşünce kuruluşlarını İstanbul’da bir araya getirerek Türkiye’nin küresel İslami ekonomi ekosistemindeki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koydu. İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirilen program boyunca İslami finansın geleceğine yön verecek yeni fikirler, politika önerileri ve iş birlikleri masaya yatırılırken, katılımcılar İstanbul’un bölgesel ve küresel bir finans merkezi olarak yükselen rolüne dikkat çekti. ZİRVENİN ANA GÜNDEMİ: SERMAYENİN YENİDEN TANIMLANMASI Zirvenin merkezinde yer alan “sermaye” kavramı, yalnızca finansal kaynaklar çerçevesinde değil; insan kaynağı, bilgi, teknoloji, girişimcilik, sosyal etki ve sürdürülebilir kalkınma boyutlarıyla ele alındı. Dört gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda sermayenin; • Reel ekonomiye yönlendirilmesi, • Üretim kapasitesinin artırılması, • KOBİ’lerin desteklenmesi, • Altyapı yatırımlarının güçlendirilmesi, • Sosyal refahın yaygınlaştırılması, • Genç girişimcilerin desteklenmesi, • Eğitim ve bilgi üretiminin teşvik edilmesi, • Sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu hale getirilmesi gerektiği vurgulandı. Katılımcılar, sermayenin yalnızca büyüme üretmek için değil, toplumsal fayda oluşturmak ve kalkınmayı daha kapsayıcı hale getirmek için de yapılandırılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı. İSLAMİ FİNANS İÇİN YENİ BÜYÜME DÖNEMİ Zirvede öne çıkan en güçlü mesajlardan biri, İslami finansın küresel ölçekte hâlen önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığı yönündeydi. Katılımcılar, İslami finansın yalnızca Müslüman toplumlar için değil; etik yatırım, sürdürülebilirlik ve kapsayıcı kalkınma arayışındaki tüm ekonomiler için önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı. Merkez bankası başkanları, uluslararası finans kuruluşlarının temsilcileri ve sektör liderleri tarafından gerçekleştirilen değerlendirmelerde; finansal istikrar, likidite yönetimi, sermaye hareketliliği, sınır ötesi iş birlikleri ve ekonomik dayanıklılık konuları öne çıktı. DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE YAPAY ZEKÂ ZİRVENİN BELİRLEYİCİ BAŞLIKLARI ARASINDA YER ALDI Zirvenin ilk gününden son gününe kadar dijital sermaye, fintech çözümleri, dijital varlıklar, tokenizasyon, yapay zekâ destekli finansal hizmetler ve veri ekonomisi en yoğun tartışılan başlıklar arasında yer aldı. Uzmanlar, yapay zekânın yatırım süreçlerinden risk yönetimine, şeriat uyumluluğunun denetlenmesinden finansal kapsayıcılığın artırılmasına kadar geniş bir alanda dönüştürücü etkiler yaratacağını vurguladı. Son gün gerçekleştirilen oturumlarda ise yapay zekâ çağında sermayenin dönüşümü, dijital para uygulamaları, dijital finans altyapıları, İslami fintech çözümleri ve şeriata uygun dijital finans ekosisteminin geleceği kapsamlı şekilde değerlendirildi. Katılımcılar, dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir dönüşüm değil, aynı zamanda İslami finansın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacak stratejik bir fırsat olduğu konusunda görüş birliğine vardı. KOBİ’LER, GİRİŞİMCİLİK VE REEL EKONOMİ VURGUSU Zirvenin son gününde gerçekleştirilen oturumlarda, sermayenin üretime yönlendirilmesi ve reel ekonominin güçlendirilmesi konusu öne çıktı. KOBİ’lerin finansmana erişimi, girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi, sürdürülebilir iş modelleri, altyapı yatırımları ve genç iş liderlerinin desteklenmesi ekonomik kalkınmanın temel unsurları arasında gösterildi. Katılımcılar, İslami finans araçlarının özellikle gelişmekte olan ekonomilerde üretim kapasitesini artırabilecek önemli bir kaldıraç görevi üstlenebileceğini ifade etti. ETİK DEĞERLER VE SOSYAL ADALET ORTAK PAYDA OLDU Zirvenin en dikkat çekici yönlerinden biri, ekonomik büyümenin ahlaki ilkelerden bağımsız değerlendirilemeyeceğine yönelik güçlü vurgu oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilal Erdoğan, Abdullah Saleh Kamel ve uluslararası konuşmacılar tarafından yapılan değerlendirmelerde; adalet, emanet, sorumluluk, hakkaniyetli paylaşım ve toplumsal fayda kavramlarının İslam ekonomisinin temel yapı taşları olduğu vurgulandı. Katılımcılar, sürdürülebilir refahın ancak etik ilkelerle desteklenen ekonomik sistemler aracılığıyla mümkün olabileceği konusunda ortak görüş ortaya koydu. YENİ İŞ BİRLİKLERİ VE STRATEJİK ORTAKLIKLAR Zirve kapsamında uluslararası kurumlar arasında çeşitli iş birliği anlaşmaları ve mutabakat zabıtları imzalanırken, akademik kurumlar, finans kuruluşları ve uluslararası organizasyonlar arasında yeni ortaklıkların temelleri atıldı. İslam Bankaları ve Finansal Kuruluşlar Genel Konseyi (CIBAFI), İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi, Saleh Kamel İslam Ekonomisi Ödülü, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, İbn Haldun Üniversitesi ve Malezya Menkul Kıymetler Komisyonu başta olmak üzere birçok kurum arasında gerçekleştirilen anlaşmalar, zirvenin somut çıktıları arasında yer aldı. Ayrıca AlBaraka Stratejik Raporu’nun lansmanı gerçekleştirilerek İslami ekonominin geleceğine ilişkin kapsamlı bir referans çerçevesi sektörün kullanımına sunuldu. DOLMABAHÇE SARAYI'NDA KÜRESEL BULUŞMA Zirvenin üçüncü günü akşamında Dolmabahçe Sarayı Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde düzenlenen özel gala yemeği, küresel iş dünyası temsilcilerini, kamu otoritelerini, yatırımcıları ve uluslararası davetlileri bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın teşrifleriyle gerçekleştirilen gala programı, zirve boyunca kurulan uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesine ve farklı ülkelerden katılımcılar arasındaki stratejik ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağladı. Gala gecesi, küresel İslami ekonomi ekosisteminin önde gelen temsilcilerini tarihi Dolmabahçe Sarayı’nda buluşturarak zirvenin uluslararası niteliğini ve prestijini bir kez daha ortaya koydu. GELECEĞE YÖN VEREN BİR PLATFORM Dört gün boyunca gerçekleştirilen oturumlar sonunda ortaya çıkan ortak değerlendirme, İslami ekonominin artık yalnızca alternatif bir finans modeli değil; sürdürülebilir kalkınma, finansal kapsayıcılık, etik yatırım ve küresel ekonomik dayanıklılık açısından giderek daha fazla önem kazanan bütüncül bir yaklaşım sunduğu yönünde oldu. İstanbul’da gerçekleştirilen 3. Global İslami Ekonomi Zirvesi, yalnızca mevcut ekonomik sorunlara çözüm arayan bir tartışma platformu olmakla kalmadı; aynı zamanda geleceğin ekonomi ve finans mimarisine ilişkin somut fikirlerin, iş birliklerinin ve stratejik vizyonun şekillendiği küresel bir buluşma noktası olarak öne çıktı. AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Genel Sekreteri Yousef Hassan Khalawi yaptığı kapanış konuşmasında zirvenin dört günlük genel bir özetine yer verirken, başarılı bir programa imza atıldığını, her yıl farklı bir konuya odaklandıklarını bu yıl sermaye ile ilgili konuya yer verdiklerini önümüzdeki yıl ise islami yatırım ve bankacılık üzerine odaklanacaklarını açıkladı. İslami bankacılığın faizsiz olmasının yanı sıra herhangi bir katkı da sağlamaması gerektiğini vurguladı. Bunu nasıl yapacağımız ile ilgili konulara önümüzdeki sene bakacağız dedi. Khalawi ayrıca; zirvede gerçekleştirilen panellerin yanı sıra kapalı oturum olarak düzenlenen yuvarlak masa toplantılarında spesifik konuların ele alındığını ve bu görüşmelerin çıktılarının yakın gelecekte yayınlanacağını belirtti. Ayrıca her yıl bu yuvarlak masa görüşmelerinde farklı bölgelere odaklandıklarını söyleyen Khalawi, bu yıl Rusya ve Orta Asya bölgeleri ile ilgili çalıştıklarını da söyledi. Genel olarak partnerlerimiz ve sponsorlarımızın da desteğiyle başarılı bir zirveyi geride bıraktık diyen Khalawi gelecek sene için herkesi tekrardan zirveye davet ederek, teşekkürlerini sundu. GÜÇLÜ PAYDAŞLARIN DESTEĞİYLE GERÇEKLEŞTİ 3.Global İslami Ekonomi Zirvesi, kamu kurumları, finans kuruluşları, akademik yapılar ve uluslararası organizasyonların oluşturduğu güçlü bir iş birliği ağıyla hayata geçirildi. Zirvenin Stratejik Ortakları arasında yer alan Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Türkiye Varlık Fonu, İstanbul Finans Merkezi, İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) ve İbn Haldun Üniversitesi’nin temsilcileri; Global Partner AlBaraka Group, Ev Sahibi Partner Halkbank, Resmi Taşıyıcı Türk Hava Yolları, Global İletişim Partnerleri Anadolu Ajansı ve Demirören Medya, Platin Sponsor Ziraat Katılım, Medya Partneri Iqraa, Altın Sponsorlar Türkiye Katılım Sigorta, Takas İstanbul, Fuzul ve Emlak Katılım, Gümüş Sponsor Yıldız Holding ile Bronz Sponsor Kalyon İnşaat, Ayhan Hukuk ve Halal 360 sponsorlarının üst düzey temsilcileriyle birlikte gala gecesinde yer aldı. Kamu, özel sektör, akademi ve uluslararası kuruluşları ortak bir vizyon etrafında buluşturan bu güçlü paydaş yapısı sayesinde 3. Global İslami Ekonomi Zirvesi, yalnızca fikirlerin tartışıldığı bir platform olmanın ötesine geçerek yeni iş birliklerinin kurulduğu, ortak projelerin şekillendiği ve İslami ekonominin geleceğine yön veren küresel bir buluşma noktası olarak tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mastercard, TIME100 2026 En Etkili Şirketler Listesi’nde Yerini Aldı Haber

Mastercard, TIME100 2026 En Etkili Şirketler Listesi’nde Yerini Aldı

Mastercard, dünya genelinde olağanüstü etki yaratan 100 şirketin yer aldığı TIME tarafından hazırlanan “TIME100 En Etkili Şirketler 2026” listesine seçildi. Mastercard, buna ek olarak, TIME’ın sektör bazlı değerlendirmesinde 2026 yılında küresel finans sektörünün en etkili 10 şirketi arasında gösterildi. Liste, sektörde yeni standartlar belirleyen ve geleceği şekillendiren kuruluşları öne çıkarıyor. Bu başarı, Mastercard’ın yeni nesil ticareti geliştirme konusundaki rolünü yansıtıyor. Özellikle, tüketiciler ve işletmeler adına yapay zekâ asistanları aracılığıyla gerçekleştirilen güvenli ödemeleri mümkün kılmak üzere geliştirilen Agent Pay çözümü, bu alandaki çalışmaların önemli bir parçasını oluşturuyor. TIME, Mastercard profilinde; ticaretin daha akıllı hale gelmesi ve günlük deneyimlere daha fazla entegre olmasıyla birlikte, yapay zekâ asistanlı işlemlerin güvenli ve güvenilir olmasını sağlamaya yönelik çalışmalara dikkat çekti. Bu kapsamda, işlem gerçekleştirmeden önce yapay zekâ asistanlarının doğrulanabilmesine yönelik çözümler öne çıkarıldı. Ticaret dönüşmeye devam ederken Mastercard, bireylerin ve işletmelerin güvenle işlem yapabilmesini sağlayan güvenilir ve birlikte çalışabilir bir altyapı inşa etmeye odaklanmayı sürdürüyor. Tokenizasyon, kimlik doğrulama ve gerçek zamanlı dolandırıcılık önleme gibi teknolojiler sayesinde yeni nesil ticaretin güven temeli üzerine kurulması sağlanıyor. Mastercard, Türkiye genelinde iş ortaklarıyla yakın iş birliği içinde çalışarak modern bir dijital ekonominin gelişimini desteklemeye devam ediyor. Bu sayede, daha akıllı ticaret modellerinin tüketiciler ve işletmeler için erişilebilir, güvenli ve güvenilir olması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zayıf Risk İştahı Kripto Piyasasında Satış Baskısını Artırdı  Haber

Zayıf Risk İştahı Kripto Piyasasında Satış Baskısını Artırdı 

Kripto paralarda son 24 saatin öne çıkan gelişmeleri Kripto para piyasası, küresel teknoloji hisselerinde yaşanan sert düşüşlerin etkisiyle haftayı zayıf bir görünümle kapatmaya hazırlanıyor. Risk iştahındaki kırılganlık, yatırımcıların kripto varlıklardan uzak durmasına neden olurken, Bitcoin haftalık bazda değer kaybını derinleştirdi. Hafta boyunca özellikle teknoloji hisselerindeki aşırı değerleme endişeleri, küresel borsalarda satış baskısını artırdı. Bu eğilim, riskli varlıklar arasında görülen genel geri çekilmeyle birlikte kripto paralara da yansıdı. Piyasalar ayrıca ABD’deki hükümet kapanmasının ekonomik faaliyetleri aksatması ve kritik makroekonomik verilerin gecikmesi nedeniyle belirsizlikle karşı karşıya kaldı. Özel sektör istihdam verilerinin ekim ayında işten çıkarmalarda keskin bir artışa işaret etmesi ise FED’in aralık ayında faiz indirimi beklentilerini yeniden gündeme taşıdı. Kripto para piyasasının toplam değeri 3,42 trilyon dolara gerilerken, Bitcoin, güne 102.105 dolardan başladı. Bülten yazıldığı sırada Ethereum 3.353 dolardan işlem görürken, XRP 2,22 dolardan, Solana ise 157,49 dolardan fiyatlanıyordu. Dün Bitcoin ve Ethereum ETF’leri altı günlük çıkış dönemini sonlandırarak pozitif akışlar kaydetti. Bitcoin ETF’leri 240 milyon dolar giriş alırken, Ethereum ETF’lerinde 12,51 milyon dolarlık giriş kaydedildi. ASIC Başkanı, Avustralya’nın tokenizasyon konusunda harekete geçmesi gerektiğini söyledi Avustralya Menkul Kıymetler ve Yatırımlar Komisyonu (ASIC) Başkanı Joe Longo, çarşamba günü yaptığı konuşmada, dağıtık defter teknolojisinin küresel sermaye piyasalarını dönüştürdüğünü vurgulayarak ülkenin “bu fırsatı değerlendirmesi gerektiğini, aksi halde geride kalacağını” söyledi. Longo, tokenizasyonun varlıkları daha küçük, alınıp satılabilir birimlere bölerek anlık takas imkanı sağlayabileceğini ve bunun sermaye piyasalarını kökten dönüştürebileceğini ifade etti. Longo, diğer ülkelerin hızla ilerlediğine dikkat çekerek, Avustralya’nın “kaçırılmış fırsatlar ülkesi” olma riskiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyardı. Longo, İsviçre’nin dijital menkul kıymetler borsasında 2021’den bu yana 3,1 milyar doların üzerinde tokenize tahvil ihracı gerçekleştirildiğini, J.P. Morgan’ın iki yıl içinde para piyasası fonlarını tamamen tokenize etmeyi planladığını ve Nasdaq’ın gelecek yıl sonuna kadar 24 saat açık tokenize menkul kıymet ticareti başlatmayı hedeflediğini hatırlattı. “Bir zamanlar yeniliklerin öncüsü olan Avustralya, artık diğer ülkelerin gerisinde kalıyor” diyen Longo, bu durumu tersine çevirmek için ASIC Innovation Hub’ın yeniden yapılandırılarak faaliyete geçirileceğini duyurdu. Longo, yenilenen merkezin, düzenleyici engellerle karşılaşan yenilikçilere açık kapı politikası uygulayacağını ve ASIC’in sorunları sadece tespit etmekle kalmayıp çözüm üretmek için iş birliği yapacağını belirtti. Ayrıca, hükümetin fintech sektörünü güçlendirmeyi hedefleyen Geliştirilmiş Düzenleyici Sandbox incelemesini de destekleyeceklerini söyledi. Japonya’dan üç büyük banka ile ortak stablecoin denemesi Japonya Finansal Hizmetler Ajansı (FSA), ülkenin üç büyük bankasının yer aldığı stablecoin pilot projesine resmi onay verdi. Bu adım, Japonya’nın ödeme sistemlerinde dijital dönüşümü hızlandırma çabalarının bir parçası olarak görülüyor. FSA’nın yaptığı açıklamaya göre, Mizuho Bank, MUFG ve SMBC, ödemelere yönelik ortak bir stablecoin ihraç etmek üzere güçlerini birleştiriyor. Konsorsiyumda Mitsubishi Corporation, Progmat Inc. ve Mitsubishi UFJ Trust and Banking Corporation gibi isimler de yer alıyor. Pilot proje, farklı bankacılık gruplarının Japon yasalarına göre “elektronik ödeme aracı” olarak sınıflandırılan stablecoin’leri ortak şekilde ihraç edebilmesini ve bunun düzenleyici çerçeveye uygun biçimde yürütülüp yürütülemeyeceğini test edecek. FSA, denemenin Kasım 2025’ten itibaren süresiz olarak devam edeceğini, elde edilecek hukuki ve uyumla ilgili sonuçların daha sonra kurumun internet sitesinde yayımlanacağını açıkladı. Bu girişim, FSA’nın aynı gün duyurduğu Payment Innovation Project (PIP) kapsamında gerçekleştirilen ilk proje olma özelliğini taşıyor. Ajans, 2017’den bu yana fintech denemelerine destek veren FinTech Proof-of-Concept Hub bünyesinde faaliyet gösteren PIP aracılığıyla blok zinciri tabanlı ödeme inovasyonlarını hızlandırmayı hedefliyor. JPMorgan: “Bitcoin, altına kıyasla hala değerinin altında” JPMorgan analistlerine göre Bitcoin (BTC), altına göre volatilite ayarlı adil değerinin altında işlem görüyor. Analistler, ekim ayında altının tüm zamanların en yüksek seviyelerine yükselmesiyle artan volatilitenin değerli metali daha riskli hale getirdiğini, buna karşılık Bitcoin’in yatırımcılar açısından daha cazip bir konuma geldiğini belirtti. JPMorgan raporuna göre, Bitcoin-altın volatilite oranı 1,8’e gerileyerek BTC’nin altına göre 1,8 kat daha fazla risk taşıdığını gösteriyor. Raporda, “Bu volatilite oranı dikkate alındığında, Bitcoin’in mevcut piyasa değeri olan 2,1 trilyon doların yaklaşık yüzde 67 artması gerektiği, bunun da teorik olarak 170.000 dolar civarında bir fiyat anlamına geldiği” ifadelerine yer verildi. JPMorgan, bu hesaplamanın önümüzdeki 6-12 ayda Bitcoin için “önemli bir yukarı yönlü potansiyele” işaret ettiğini vurguladı. Galaxy Digital da çarşamba günü 2025 Bitcoin fiyat tahminini 185.000 dolardan 120.000 dolara çekti. Şirket, ekim ayında büyük yatırımcıların 400.000 BTC satışı, alternatif yatırım temalarına yönelim ve piyasa dinamiklerindeki değişimi gerekçe gösterdi. Galaxy’nin araştırma direktörü Alex Thorn, Bitcoin’in artık “olgunluk dönemi”ne girdiğini, bu dönemde kurumsal benimseme, pasif fon akışları ve düşük volatilitenin baskın olacağını belirtti. Thorn, ETF’lerin piyasadaki likiditeyi emmesi nedeniyle Bitcoin kazançlarının geçmişe kıyasla daha yavaş gerçekleşeceğini de sözlerine ekledi.

Kripto Para Piyasası Kısmi Toparlanmanın Ardından Nefes Aldı Haber

Kripto Para Piyasası Kısmi Toparlanmanın Ardından Nefes Aldı

Kripto paralarda son 24 saatin öne çıkan gelişmeleri Kripto para piyasası, yeni güne yükseliş eğilimiyle başladı. Son günlerde yaşanan sert dalgalanmaların ardından yatırımcıların düşük fiyat seviyelerini alım fırsatı olarak değerlendirmesi, piyasalarda kısmi bir toparlanma yarattı. Bitcoin ve önde gelen altcoin’lerde görülen alımlar, genel risk iştahındaki zayıflığa rağmen fiyatların kısa vadede nefes almasını sağladı. Ancak küresel ekonomideki belirsizlik ve FED’in aralık ayındaki faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması, bu toparlanmanın gücünü sınırlıyor. Kripto para piyasasının toplam değeri 3,44 trilyon dolara yükselirken, Bitcoin, güne 103.477 dolardan başladı. Bülten yazıldığı sırada Ethereum 3.396 dolardan işlem görürken, XRP 2,33 dolardan, Solana ise 159,76 dolardan fiyatlanıyordu. Dün Bitcoin ETF’lerinde toplam 137 milyon dolar, Ethereum ETF’lerinde ise 119 milyon dolar değerinde çıkış kaydedildi. Buna karşılık Solana ETF’ine 9,7 milyon dolarlık giriş oldu. İngiltere’den stablecoin hamlesi: Yeni düzenleme 10 Kasım’da açıklanacak İngiltere Merkez Bankası (BoE), stablecoin’ler için yeni düzenleyici çerçevesini yakında açıklamaya hazırlanıyor. Bloomberg’in haberine göre, Banka Başkan Yardımcısı Sarah Breeden, ülkenin ABD’nin gerisinde kaldığı yönündeki eleştirileri reddederek, yeni düzenlemelerin “ABD ile aynı hızda” hayata geçirileceğini söyledi. Reuters’ın aktardığına göre Breeden, stablecoin düzenlemelerine ilişkin uzun süredir beklenen istişare belgesinin 10 Kasım’da yayımlanacağını doğruladı. Yeni kurallar, ilk etapta yalnızca “sistemik” olarak değerlendirilen, yani ödemelerde yaygın şekilde kullanılma potansiyeli bulunan stablecoin’leri kapsayacak. Diğer stablecoin’ler ise daha hafif bir rejim altında Finansal Davranış Otoritesi’nin (FCA) denetiminde kalacak. Öneriler, bireyler için 20.000 sterlin (yaklaşık 26.000 dolar), işletmeler için ise 10 milyon sterline kadar geçici kullanım limitleri öngörüyor. Breeden, bu sınırların, İngiltere’de mortgage piyasasının ağırlıklı olarak bankacılık sistemi üzerinden işlemesi nedeniyle, mevduatların hızla stablecoin’lere kaymasının yaratabileceği riskleri azaltmayı amaçladığını belirtti. Franklin Templeton, Hong Kong’da ilk tokenize para piyasası fonunu başlattı Küresel yatırım devi Franklin Templeton, Hong Kong’da ülkenin ilk tokenize para piyasası fonunu hayata geçirdi. Bu adım, hükümetin yapay zeka ve blok zinciri teknolojilerini finans sektörüne entegre etmeyi hedefleyen beş yıllık yeni fintech stratejisiyle eş zamanlı olarak geldi. Lüksemburg’da kayıtlı Franklin OnChain U.S. Government Money Fund, kısa vadeli ABD Hazine tahvilleriyle destekleniyor. Fon, yatırımcı paylarını temsil eden ve mülkiyet kayıtlarını dijital ortamda tutan blok zinciri tabanlı token’lar aracılığıyla işliyor. Lansman, Hong Kong Para Otoritesi’nin (HKMA) bu hafta açıkladığı Fintech 2030 planı kapsamındaki ilk girişim oldu. Söz konusu plan, yapay zeka araçlarının finansal hizmetlerde yaygınlaştırılmasından tokenizasyon ekosisteminin geliştirilmesine kadar 40’tan fazla stratejik adım içeriyor. HKMA Başkanı Eddie Yue, kurumun gelecekte merkez bankası dijital parası (CBDC) ile entegre edilebilecek tokenize mevduat mutabakat sistemi üzerinde çalıştığını belirtti. Franklin Templeton, bu projede HSBC ve Hong Kong’un lisanslı dijital varlık platformlarından OSL Group ile iş birliği yapıyor. Project Ensemble adı verilen test ortamı, tokenize mevduatlar ve fon akışları üzerinde çalışmalar yürütüyor. HSBC yetkilileri, bu altyapının geleneksel finans sistemi ile blok zinciri tabanlı yapılar arasında anlık mutabakat imkanı sunabileceğini ifade etti. Galaxy Digital, Bitcoin tahminini 120 bin dolara düşürdü Bitcoin’in bu hafta 100.000 doların altına gerilemesi, Galaxy Digital’in 2025 yıl sonu fiyat hedefini 185.000 dolardan 120.000 dolara indirmesine yol açtı. Şirketin araştırma ekibi, kripto paranın artık “kurumsal akımların ve düşük oynaklığın” belirlediği bir olgunluk dönemine girdiğini belirtti. Galaxy’nin araştırma direktörü Alex Thorn, Bitcoin’in uzun vadeli görünümünün “yapısal olarak güçlü” olduğunu vurgularken, bu yılın yoğun balina satışları, ETF kaynaklı talep ve azalan bireysel yatırımcı ilgisiyle şekillendiğini ifade etti. Thorn, “Bitcoin 100.000 dolar seviyesini koruyabilirse, üç yıla yaklaşan boğa piyasasının yapısı bozulmaz, ancak yükselişin hızı yavaşlayabilir” dedi. Analistler, ETF çıkışları, azalan likidite ve uzun vadeli yatırımcı satışlarının piyasa güvenini zayıflattığını belirterek görünümün “kırılgan” kaldığına dikkat çekti. Galaxy, yaklaşık 470.000 Bitcoin’in (yaklaşık 50 milyar dolar) uzun vadeli cüzdanlardan kurumsal talebe geçtiğini, bunun arzın kurumsallaşmasını gösterirken aynı zamanda kritik seviyelerde direnç yarattığını aktardı. Şirket, Bitcoin’in bu yılki performansının yapısal nedenlerin yanı sıra sermayenin yapay zeka ve altın gibi diğer yatırım temalarına yönelmesiyle de baskılandığını ifade etti. Yapay zeka yatırımları ve veri merkezi odaklı hisselerdeki güçlü akışlar, güvenli liman arayışındaki yatırımcıların altına yönelmesiyle birleşince, Bitcoin’in 2025’te “gözde yatırım” olma konumunu zayıflattı. K33 Research analisti Vetle Lunde, son kaldıraç tasfiyesinin ardından piyasanın “kritik bir dönemeçte” olduğunu, ancak satış baskısının hafiflemesiyle risk iştahı geri döndüğünde yeniden yükseliş koşullarının oluşabileceğini söyledi.

Tether Gold’un Piyasa Değeri 2 Milyar Doları Aştı Haber

Tether Gold’un Piyasa Değeri 2 Milyar Doları Aştı

2025’in üçüncü çeyreğinin sonunda 1,44 milyar dolar seviyesinde olan XAUT’nin toplam piyasa değeri, ekim ayı itibarıyla yaklaşık 2,1 milyar dolara yükseldi.
Tether Gold’un ihraç ve yönetiminden sorumlu El Salvador merkezli TG Commodities S.A. de C.V., 30 Eylül 2025 itibarıyla aşağıdaki verileri doğruladı. Toplam Fiziksel Altın Rezervi: 375.572 fine troy onsDolaşımdaki Toplam XAUT Token Sayısı: 375.572 XAUTAltın Teminatı: 1:1 (Her bir XAUT token’ı, en az bir fine troy ons fiziksel altınla destekleniyor)Altın Fiyatı (30 Eylül 2025): 3.858,96 ABD doları / onsToplam Piyasa Değeri: 1,449 milyar ABD dolarıSatılan Token Sayısı: 235.820Satışa Sunulabilir Token Sayısı: 139.751 Altın rezervleri İsviçre’de, London Good Delivery standartlarına tam uyumlu kasalarda tutuluyor. Altın zirvede, tokenizasyon çağı başladı 2025 yılı boyunca altın fiyatları; enflasyonun kalıcılığı, jeopolitik gerilimler ve kurumsal yatırımcılardan gelen yoğun talep nedeniyle tarihi zirveleri gördü. Bu dönemde Tether Gold’un fiziksel rezervleri 11,6 tonu aşarak yaklaşık 1,5 milyar dolarlık tokenize değere ulaştı. Yatırımcılar, itibari paraların değer kaybı ve küresel belirsizlik ortamında “dijital güvenli liman” arayışına yönelirken, Tether Gold, blokzincir teknolojisinin sunduğu erişilebilirliği altının kalıcılığıyla birleştirerek şeffaf, teminatlı ve likit bir yatırım modeli sunuyor. “Tether Gold, geleceğin mülkiyet modelini temsil ediyor”
 Tether CEO’su Paolo Ardoino, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “Tether Gold, gerçek varlıkların zincir üzerinde hiçbir taviz vermeden büyüyebileceğini kanıtlıyor.
Altın fiyatlarının tarihi zirvelere ulaşması ve kurumsal yatırımcıların tokenize varlıklara ilgisinin artmasıyla XAUT, fiziksel güvenliği dijital özgürlükle buluşturan geleceğin mülkiyet modelini temsil ediyor.” ifadelerini kullandı. Ekim ayı itibarıyla, gerçek varlık tokenizasyonu (RWA) sektörü küresel çapta güçlü bir ivme kazandı.
Devlet kurumları, varlık yöneticileri ve finansal teknoloji şirketleri, varlık ihraç ve saklama süreçlerinde blokzincir tabanlı modelleri benimsiyor. Tether Gold bu dönüşümün öncüsü olarak; dünyanın en eski değer saklama aracını, modern finansal dünyanın ihtiyaç duyduğu şeffaflık ve erişilebilirlik ilkeleriyle yeniden tanımlıyor.
Yüzde 100 fiziksel teminat, tam düzenleyici uyum ve zincir üstü doğrulanabilirlik sayesinde, Tether Gold sorumlu tokenizasyonun küresel ölçekteki en güçlü örneği konumunda. Tether Gold, dijital çağın güvenli limanı olarak konumlanıyor Parasal dalgalanmaların arttığı bir dönemde, Tether Gold (XAUT) kullanıcılarına gerçek altın mülkiyetini aracıya gerek kalmadan, hızlı ve sınır ötesi biçimde devretme olanağı sağlıyor.
Bu yönüyle XAUT, hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar için dijital çağın güvenli limanı olarak konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.