Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toplantı

Kapsül Haber Ajansı - Toplantı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplantı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Wilma Elles'ten Türk Mutfağı Tanıtımına Destek: GTD Toplantısında İş Birliği Vurgusu Haber

Wilma Elles'ten Türk Mutfağı Tanıtımına Destek: GTD Toplantısında İş Birliği Vurgusu

GTD Yönetim Kurulu Üyesi, Ukey Danışmanlık CEO'su ve Ai Drink Satıştan Sorumlu Başkan Yardımcısı Umut Kaya'nın ev sahipliğinde Ai Drink'te gerçekleştirilen toplantıya; GTD Başkanı Gürkan Boztepe, 6. Dönem AK Parti Bitlis İl Başkanı Kadir Köstekçi, Meat Burger Yönetim Kurulu Başkanı Osman Sağdıç, Başyazıcı Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Murat Başyazıcıoğlu, Avukat Gözde Çaçan, Crowne Plaza Harbiye Genel Müdürü Yusuf Mayda, Hatay Dayanışma Derneği Başkanı Fahir Abacı, oyuncu ve model Wilma Elles ile Sabırtaşı Restoran işletmecisi Mustafa Topçuoğlu katıldı. Gerçekleşen görüşmelerde gastronomi turizminin geliştirilmesine yönelik projeler, markalar arası sinerji oluşturulması ve yerel değerlerin uluslararası platformlarda daha etkin tanıtılması konuları ön plana çıktı. Toplantı kapsamında ayrıca Ai Drink'in sağlıklı ve faydalı "longevity" içeceklerinin tadımı gerçekleştirildi. Oyuncu ve model Wilma Elles'in, Türk mutfağının uluslararası tanıtımına destek vereceği ifade edildi. Katılımcılar, özellikle yiyecek-içecek sektörü ile turizm paydaşları arasında kurulabilecek stratejik iş birliklerinin önemine dikkat çekti. Toplantı sonunda, önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek ortak projeler ve iş birlikleri üzerine çalışmaların hızlandırılması konusunda görüş birliğine varıldığı öğrenildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ANTGİAD Genişletilmiş Üye Toplantısı’nda Turizm Zirvesi Haber

ANTGİAD Genişletilmiş Üye Toplantısı’nda Turizm Zirvesi

Akra Otel’de gerçekleştirilen toplantı bünyesinde düzenlenen “Turizmin Geleceği: Antalya 2026” başlıklı panel; protokol mensupları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve sektörün önde gelen isimlerini aynı çatı altında buluşturdu. Toplantı, hem içerik derinliği hem de katılımcı profiliyle Antalya iş dünyasının en dikkat çekici buluşmalarından biri oldu. ANTGİAD’IN AKTİF YAPISI BİR KEZ DAHA ORTAYA KONDU Gecenin açılışında söz alan ANTGİAD Genel Sekreteri Av. Neslihan Yalçın, derneğin son bir ay içerisinde gerçekleştirdiği faaliyetleri katılımcılarla paylaştı. Sosyal sorumluluk projelerinden iş dünyasına yönelik temaslara kadar geniş bir yelpazeye yayılan çalışmalar, ANTGİAD’ın üretken ve dinamik yapısını bir kez daha ortaya koydu. “BARIŞ VE GÜVEN, TURİZMİN TEMELİDİR” Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş, konuşmasında küresel gelişmelerin turizm sektörü üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Orta Doğu’da yaşanan gerilimlerin oluşturduğu risklere değinen Yavaş, bu sürecin doğru yönetilmesi halinde Türkiye’nin güçlü konumunu koruyabileceğini ifade etti. “İnsanlık tarih boyunca zorlu dönemlerden geçti. Ancak her defasında barış aklı, çatışmanın önüne geçmeyi başardı. Biz de bugün, kaygılarımızı dile getirirken umudumuzu korumak zorundayız. Çünkü turizm; barışla büyür, güvenle gelişir.” Yavaş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesine de atıfta bulunarak, bu yaklaşımın yalnızca bir dış politika vizyonu değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal istikrarın temel taşı olduğunu vurguladı. Yavaş ; “Barış varsa turizm vardır. Güven varsa hareket vardır. Huzur varsa gelecek vardır.” ENERJİ VE KÜRESEL EKONOMİ VURGUSU Konuşmasında enerji başlığının stratejik önemine de değinen Yavaş, olası bir küresel enerji krizinin turizm başta olmak üzere tüm sektörleri etkileyebileceğini ifade etti. Ancak bu sürecin aynı zamanda yeni stratejiler geliştirmek için bir fırsat sunduğunu belirten Yavaş, sektörün dayanıklılığını artıracak adımların önemine dikkat çekti. ZİRVE NİTELİĞİNDE BİR BULUŞMA ANTGİAD başkanı Ercan YAVAŞ, bu açılış konuşmasının ardından moderatör sıfatıyla paneli başlattı. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Yağcı, Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı ve Limak Holding Turizm Grubu Başkanı Kaan Kavaloğlu, Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı ve Limak Otelleri Turizm Grubu Başkan Vekili Hakan Saatçioğlu, Fraport TAV Antalya Havalimanı Genel Müdürü Deniz Varol, turizm sektörünün deneyimli yöneticilerinden Umman Çetinbaş ve MTS Globe Operasyon Direktörü Rahman Kale’nin yer aldığı panel; temsil gücü yüksek yapısıyla sektörün tüm dinamiklerini aynı zeminde buluşturdu. Panele katılan isimlerin taşıdığı kurumsal sorumluluk ve sektörel temsil gücü, organizasyonu klasik bir panelin ötesine taşıyarak adeta bir turizm zirvesine dönüştürdü. Türkiye turizminin en üst düzey çatı kuruluşlarını, yatırımcılarını, operasyon yöneticilerini ve karar verici aktörlerini temsil eden bu güçlü kadro; bilgi birikimi, saha tecrübesi ve stratejik bakış açılarıyla Antalya turizminin geleceğine yön verecek nitelikte değerlendirmelerde bulundu. Panelin moderatörlüğünü üstlenen ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş ise yönelttiği çok katmanlı, analitik ve ufuk açıcı sorularla tartışmayı derinleştirerek; paneli yalnızca bir değerlendirme oturumu olmaktan çıkarıp, sektörün geleceğine ışık tutan stratejik bir düşünce platformuna dönüştürdü. Jeopolitik risklerden yapay zekaya , rekabet stratejilerinden kriz yönetimine uzanan geniş bir çerçevede yöneltilen sorular, katılımcıların perspektifini genişletirken, panelin etki gücünü belirgin şekilde artırdı. Turizm ekosisteminin farklı halkalarını temsil eden bu üst düzey katılım, paneli yalnızca bir fikir alışverişi platformu değil; aynı zamanda sektörün geleceğine dair ortak aklın şekillendiği önemli bir karar zemini haline getirdi. SEKTÖRÜN DUAYENLERİ GELECEĞİ KONUŞTU Ercan Yavaş’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, turizm sektörü ve turizmdeki değişim dinamikleri çok yönlü bir bakış açısıyla da ele alındı. YAPAY ZEKA : Yapay zekanın insanın yerini alan değil, insanı güçlendiren bir “stratejik asistan” olacağı vurgulanırken; özellikle insan kaynakları süreçlerinde sağladığı verimlilikle sektörün operasyonel kapasitesini önemli ölçüde artıracağı ifade edildi. GÜÇLÜ YÖNLER : Antalya turizminin en güçlü yönleri arasında tesis kalitesi ve yüksek hizmet standardı öne çıkarken, her şey dahil sistemine kazandırılan yenilikçi yaklaşım ve zengin içerik yapısının bu modeli hala güçlü bir rekabet avantajına dönüştürdüğü belirtildi. KRİZ YÖNETİMİ : Kriz yönetimi başlığında ise Türkiye turizminin geçmiş deneyimlerinden beslenen dirençli yapısına dikkat çekilerek, bölgesel risklere rağmen sektörün doğru stratejilerle yoluna devam edeceği ve gelir üretme kapasitesini koruyacağı ifade edildi. Krizlerden öğrenen bir turizm yapısı olduğu için, çevremizdeki savaş atmosferinin yaratacağı krizin de hızla aşılacağı dile getirildi. İNSAN KAYNAKLARI : İnsan kaynağı tarafında ise özellikle Z kuşağının doğru anlaşılması ve sektöre entegre edilmesinin, turizme yeni bir dinamizm ve yenilikçi bakış açısı kazandıracağına vurgu yapıldı. PANELİSTLER ONURLANDIRILDI Yoğun katılımla gerçekleşen toplantı, panelistlere takdim edilen ONUR PLAKETLERİ ile sona erdi. ANTGİAD’ın bu buluşması, Antalya turizminin geleceğine ışık tutan önemli bir platform olarak değerlendirilirken; sektör için stratejik bir vizyon ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ak Yatırım’dan Sermaye Piyasalarına Büyük Katkı Haber

Ak Yatırım’dan Sermaye Piyasalarına Büyük Katkı

Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hayri Çulhacı, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ve Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş’un da katılım sağladığı etkinlikte Borsa İstanbul’un önde gelen 25 şirketinden 70’i aşkın temsilci yerli ve yabancı 30’dan fazla portföy yönetim şirketinin 70’in üzerinde temsilcisiyle iki gün boyunca 170’ten fazla toplantı gerçekleştirerek yatırım kararlarına etki edecek bilgi alışverişinde bulundu. İki gün süren etkinliğin ikinci gününde düzenlenen özel oturumda katılımcılara “Küresel Belirsizliği Yönetmek” başlıkla sunumuyla seslenen T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Türkiye ekonomisi için beklentilerini ve yol haritasını katılımcılarla paylaştı. Özel oturumda gerçekleşen açılış konuşmasında duygularını paylaşan Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş “Türkiye Sermaye Piyasalarında hareket ve heyecan hiç eksik olmaz. Ancak bugün, küresel piyasaların çok daha karmaşık ve zorlu olduğu ortamda bir araya geldik. Bununla birlikte, şimdiye kadar gerçekleştirdiğimiz toplantıların katılımcılara farklı bakış açıları sunan, kilit sorulara ışık tutan son derece verimli bir zemin oluşturduğuna inanıyorum. Sayın Bakan Mehmet Şimşek’e, aramızda bulunarak bizleri onurlandırdığı için en içten teşekkürlerimizi sunmak isterim. Kendisini ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Bu yıl, Borsa İstanbul’da işlem gören 25 şirketten yaklaşık 70 temsilciyi; Avusturya, Estonya, Yunanistan, Macaristan, Norveç, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve elbette Türkiye’den 31 portföy yönetim şirketini temsilen yaklaşık 70 fon yöneticisini ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Konferans boyunca 170’in üzerinde bire bir ve grup toplantısının gerçekleşmesi bekleniyor — ki bu sayı geçen yıl 130’du. Bu artış, Türkiye’nin kurumsal dünyasına yönelik ilginin ve etkileşimin giderek güçlendiğinin önemli bir göstergesidir. Bu vesileyle, bugüne kadar bu platformun oluşmasına ve gelişmesine katkı sunan tüm çalışma arkadaşlarımıza—gerek geçmişte görev yapanlara gerek hâlen aramızda bulunanlara—yürekten teşekkür etmek isterim” dedi. 20 yıldır Türkiye Sermaye Piyasaları’na önemli katkılar sunan Türkiye Outlook Conference Serisi geçmişten bugüne ağırladığı yüzlerce farklı kurum ve kuruluştan bini aşkın katılımcıyla Türkiye Sermaye Piyasalarına katkı sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ankara Çankaya’da Bir İlk Haber

Ankara Çankaya’da Bir İlk

Çankaya Belediyesi, çocukların yerel karar alma süreçlerine katılımını güçlendirmek amacıyla Çocuk Meclisi’ni kurdu. İlk toplantı, Çankaya Kent Konseyi iş birliğiyle Belediye Meclis Salonunda gerçekleştirildi. Çocuk Hakları Gönüllüleri Derneği kolaylaştırıcılığında ve çocuk hakları alanına destek veren öğrenci ağları ile topluluklarının katkılarıyla düzenlenen Çocuk Meclisinin ilk buluşması renkli anlara sahne oldu. ÇOCUKLAR KARAR SÜREÇLERİNE KATKI SUNDU Çankaya Belediyesi tarihinde bir ilk olan ve 9-17 yaş arası çocukların katılımı ile anlam kazanan Çocuk Meclisinin ilk toplantısında çocuklar yaşadıkları çevreye dair görüşlerini paylaşarak ihtiyaçlarını dile getirip çözüm önerileri üretti. Buluşmada ayrıca çocukların karar süreçlerine katkı sunan bireyler olarak yer almaları hedeflenirken çocuk odaklı çalışma ortamı da sağlandı. MECLİS ÇALIŞMALARI DÜZENLİ OLARAK DEVAM EDECEK Çocukların yaşanılan çevreye karşı sorumluluklarını temel hedef alan Çocuk Meclisi çalışmalarının devam etmesi planlanıyor. Çocukların hak temelli katılımlarını sürdürülebilir kılmak amacıyla Meclis çalışmalarının düzenli olarak devam edeceği müjdesini veren yetkililer, bir sonraki Meclis oturumunun Çankaya Belediyesi Zübeyde Hanım Sosyal Tesislerinde yoğun bir katılımla gerçekleşeceğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa’nın Ekonomik Güvenliğinde Biyo Bazlı Malzemeler Öne Çıkıyor Haber

Avrupa’nın Ekonomik Güvenliğinde Biyo Bazlı Malzemeler Öne Çıkıyor

TEKSTİL ve dokusuz yüzeyler sektörlerine yönelik rejenere selüloz elyaf alanında önde gelen tedarikçilerden biri olan Lenzing Group, biyo bazlı malzemelerin Avrupa’nın ekonomik güvenliğini nasıl güçlendirebileceğini ve fosilsiz bir geleceğe geçişi nasıl destekleyebileceğini ele almak üzere Brüksel’de üst düzey bir toplantı düzenledi. Euractiv iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte Avrupa Komisyonu, AB nezdindeki Birleşik Krallık Misyonu, akademi, sivil toplum ve sanayi dünyasından temsilcileri bir araya geldi. Toplantının konuşmacıları arasında Avrupa Komisyonu Çevre Genel Müdürlüğü Rekabetçi Döngüsel Ekonomi ve Temiz Sanayi Politikası Direktörü Aurel Ciobanu-Dordea, AB nezdindeki Birleşik Krallık Misyonu İklim ve Çevre Başkanı ve Müsteşar Yardımcısı Dr. Daniel Bradley ile Lenzing Group Nonwovens Commercial İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Patricia A. Sargeant yer aldı. Biyo bazlı çözümler için ortak politika vurgusu Görüşmelerde öne çıkan başlıklardan biri, ıslak mendil gibi dokusuz yüzey uygulamalarında tamamen biyo bazlı ve biyolojik olarak parçalanabilir alternatifler sunan selülozik elyafların potansiyeli oldu. Avrupa, bu fosilsiz malzemeleri ölçeklendirebilecek sanayi altyapısına sahip olsa da küresel ölçekte düzenleyici farklılıklar ve maliyet asimetrileri rekabet gücünü sınırlıyor. Toplantıda, yatırımların artırılması ve pazarın daha geniş ölçekte benimsemesi açısından, Tek Kullanımlık Plastik Direktifi’nde (SUPD) yapılabilecek güncellemeler de dahil olmak üzere, açık ve tutarlı politika sinyallerinin kritik önem taşıdığı vurgulandı. Lenzing Group Yönetim Kurulu Üyesi Georg Kasperkovitz, “Avrupa, temiz sanayi dönüşümü konusunda iddialı hedefler ortaya koydu. Brüksel’de gerçekleştirdiğimiz yuvarlak masa toplantısı, biyo bazlı malzemelerin geleceğe ait bir vizyon değil; bugün için uygulanabilir ve ölçeklenebilir bir gerçeklik olduğunu gösterdi. Avrupa’da köklü bir geçmişe sahip entegre bir selülozik elyaf üreticisi olarak Lenzing, sanayinin dayanıklılığını güçlendirirken fosil bazlı sentetik elyaflardan uzaklaşma sürecini de hızlandırıyor” dedi. Sanayi rekabetçiliği ile iklim hedeflerinin birbirini destekleyen unsurlar olduğunu bir kez daha teyit edildiği toplantıda, yenilenebilir ağac hammaddesinden üretilen özellikli elyaflar, standart alternatiflere kıyasla daha düşük sera gazı emisyonu sunarken, biyolojik olarak parçalanabilir ve kompostlanabilir özellikleriyle de öne çıktığı konuşuldu. Şirketin iklim hedefleri 1,5 derece senaryosu ile uyumlu olup Science Based Targets initiative tarafından da doğrulanmış durumda. Lenzing Group Nonwovens Commercial İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Patricia A. Sargeant ise şunları söyledi; “Avrupa’daki üretim kapasitesinin korunması ve artırılması, tedarik zinciri dayanıklılığı ve stratejik özerklik açısından büyük önem taşıyor. Lenzing, Avusturya, Çekya ve Birleşik Krallık’taki büyük entegre hamur ve elyaf tesisleriyle; Avrupa merkezli Ar-Ge yatırımları sayesinde bölgede istihdamı, inovasyonu ve teknolojik bilgi birikimini destekliyor. Selülozik elyaflar, hijyen amaçlı tek kullanımlık ürünlerde kritik bir rol üstleniyor. Bu da ürünlerin, SUPD kapsamındaki kaygıları ve mikroplastik kirliliğini ele alacak şekilde, biyolojik olarak parçalanabilir malzeme çözümleri doğrultusunda yeniden tasarlanmasının gerekliliğini ortaya koyuyor.” İklim liderliği, inovasyon ve Avrupa’daki üretim gücüne yönelik uzun soluklu taahhüdüyle Lenzing Group, dayanıklı ve fosilsiz bir malzeme ekonomisinin gelişimini desteklemek amacıyla politika yapıcılar ve sektör paydaşlarıyla yakın iş birliğine devem edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuraklık, Toprak Ve Üretim Masada Haber

Kuraklık, Toprak Ve Üretim Masada

İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen yıl daha sert hissedildiği bir dönemde, İzmir’in su, tarım ve üretim geleceği, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen Sulama Kooperatifleri Toplantısı’nda kapsamlı biçimde değerlendirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra İzmir Bölgesi Sulama Kooperatifleri Birliği Başkanı Hüseyin İlhan Yavuz, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZPA Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, meclis üyeleri, tarım komisyonu temsilcileri, ilçe belediyelerinin temsilcileri, muhtarlar, sulama kooperatiflerinin başkan ve yöneticileri, üreticiler ile ziraat odalarının temsilcileri katıldı. İki saati aşkın süren ve yaklaşık 100 üreticinin yer aldığı toplantıda; su yönetimi, tarımsal sulama, yer altı su kaynaklarının durumu, toprak sağlığı ve kalkınma arasındaki ilişki bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. Cemil Tugay: Tüketimin yüzde 70’i tarımsal sulamadan kaynaklanıyor Toplantıda su krizinin yalnızca teknik bir başlık değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik bir mesele olduğuna dikkat çeken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 2025 yılının beklenenden çok daha kurak geçtiğini vurguladı. Tugay, “2025 yılı hiçbirimizin öngöremediği kadar kurak bir yıl oldu. En kurak yıllardan birini yaşadık. Biz hiçbir soruna sırtımızı dönmüyoruz. Konu Devlet Su İşleri’nin sorumluluk alanında olsa da ‘bu başkasının sorunu’ demiyoruz. İzmir’in bugün bir numaralı sorunu sudur” dedi. Yer altı sularının kontrolsüz kullanımının ciddi riskler taşıdığına işaret eden Tugay, kaçak ve ruhsatsız kuyuların her geçen gün arttığını belirtti. Su tüketimindeki dağılıma da değinen Tugay, “Toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 10’u kentlerde içme ve kullanma suyu, yüzde 20’si sanayi, yüzde 70’i ise tarımsal sulama amacıyla kullanılıyor. Bu nedenle yalnızca bireysel tasarruf çağrılarıyla bu sorunu çözemeyiz. Tarımsal sulamada verimliliği artıracak ortak adımlara ve sizlerin desteğine ihtiyacımız var” diye konuştu. “Kayıp-kaçak oranını düşürmek için yoğun çalışıyoruz” Kayıp-kaçak konusundaki yanlış algılara da değinen Başkan Tugay, şebeke sistemlerinde belirli oranda kaybın kaçınılmaz olduğunu belirterek, İzmir’de yüzde 24,8 seviyesinde olan kayıp-kaçak oranını daha da düşürmek için sahada yoğun bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Yanlış sulama yöntemleri, bilinçsiz gübreleme ve hatalı ilaçlama nedeniyle toprakların organik yapısının zayıfladığını ifade eden Tugay, tuzlanma ve asitlenme sorunlarının giderek arttığına dikkat çekti. “Kalkınma olmadan ne okul kalır ne hastane” Su ve tarım meselesinin aynı zamanda bir kalkınma meselesi olduğunun altını çizen Başkan Tugay, üretimin sürekliliğinin toplumsal yaşamın tüm alanları için hayati önemde olduğunu vurguladı. Tugay, “Sanayi, tarım ve hayvancılık için söylüyorum; üretmeye devam etmek zorundayız. Çocuklarımızın eğitim alabilmesi, insanların sağlık hizmetlerine erişebilmesi, altyapının ayakta kalması ancak kalkınmış bir ülkenin sağlayabileceği imkânlarla mümkündür. Aksi halde ne okul kalır ne hastane, ne de bu kenti ayakta tutacak başka bir yapı” dedi. Meseleye parçalı değil bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini belirten Tugay, tarım ve hayvancılığın İzmir için vazgeçilmez olduğunu ifade ederek, “Çiftçimiz, hayvancılıkla uğraşan üreticimiz göz bebeğimizdir. Emeklerinin karşılığını almaları gerekir. Ancak bunu yaparken suyu ve toprağı da korumak zorundayız” diye konuştu. “Bu süreci birlikte yöneteceğiz” Başkan Dr. Cemil Tugay, su krizine kalıcı çözümün ancak ortak akıl ve bilimsel yaklaşımla mümkün olabileceğini vurgulayarak, üniversitelerden akademisyenlerin de yer aldığı bilimsel bir Su Kurulu oluşturduklarını açıkladı. Tugay, arıtılmış suların yeniden kullanımı, modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması, sanayide su verimliliğinin artırılması ve yeni su kaynaklarının oluşturulmasına yönelik seçeneklerin birlikte değerlendirileceğini ifade etti. Sürecin çok paydaşlı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Tugay, “Bu işi ne belediye tek başına yapabilir ne de devlet. Bu süreç, kentte yaşayan herkesin; üreticinin, sanayicinin ve kooperatiflerin birlikte yöneteceği bir süreçtir” dedi. “Yalnız değilsiniz” Sulama kooperatifleri ile tarımsal kalkınma kooperatiflerinin sürecin en önemli paydaşları olduğuna dikkat çeken Başkan Tugay, yanlış yönetim anlayışlarının yarattığı sorunlara işaret etti. Tugay, “Kötü yönetimlerden, yanlış işlerden yorulduk. Bir kardeşiniz, bir evladınız olarak ricamdır: Bu ülkeye artık kimse kıymasın. Herkes elindekinin kıymetini bilsin. Bu zor değil” dedi. Görevini layıkıyla yerine getirmek için çalıştığını vurgulayan Tugay, sürecin birlikte yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Bundan sonra birlikte yol yürüyelim. Suyun mutlaka verimli kullanılması için akıllı sayaçlar gibi uygulamalardan yararlanalım. Hobi bahçelerinin daha sık denetlenmesi gerekiyor. Bu buluşma ortak bir çalışma zemini olarak devam etmeli. Ulaşabildiğimiz herkese doğru sulama tekniklerini anlatalım” diye konuştu. Su krizinin geçici bir sorun olmadığına da dikkat çeken Başkan Tugay, “Bu yıl su krizi var; önümüzdeki yıl da, sonraki yıllarda da olacak. Kimse mağdur olmamalı. Hepimiz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeliyiz. Eksikler, yanlışlar olabilir ama doğruyu birlikte bulacağız. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sizi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız” ifadelerini kullandı. “Bu para belediyenin değil, İzmirlinin parası” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, toplantıda belediye kaynaklarının kullanımına ilişkin net ve açık mesajlar verdi. Kaynakların kişisel değil, tamamen halka ait olduğunu vurgulayan Tugay, desteklerin de bu anlayış doğrultusunda planlandığını ifade etti. Tugay, “Bu para benim cebimden çıkmıyor, bir başkasının cebinden de çıkmıyor. Bu para belediyenin parası ama aslında İzmirlinin, halkın parasıdır. Bizim görevimiz de bu kaynağı doğru, adil ve verimli biçimde kullanmaktır” dedi. Desteklerin rastgele değil, sürdürülebilir üretimi esas alan bir yaklaşımla planlandığını belirten Başkan Tugay, samimiyet ve devamlılık vurgusu yaparak üreticilere şu çağrıda bulundu: “Gerçekten üretim yapmak isteyen, bahçesine sahip çıkan, hayvancılığı ciddiyetle yürüten üreticinin yanında oluruz. Ancak verdiğimiz desteğin karşılığını görmek isteriz. Bugün başlayıp yarın bırakılan işler değil, örnek olacak, sürdürülebilir çalışmalar istiyoruz. Kimin neye ihtiyacı varsa gelsin söylesin. Kendini sıkıntıda hisseden, derdi olan herkes bize ulaşsın. Biz bunun için buradayız ve bunu yapmayı gerçekten istiyoruz. İzmir’in en büyük kurumudur, en büyük gücüdür. Mali yapısı her geçen gün daha sağlam bir noktaya geliyor. Kaynaklarımız var. Önemli olan bu kaynakların heba edilmemesi ve doğru işler için kullanılmasıdır. Belediye sizin, kurum sizin; bu kurumun parası sizin. Gelin, ‘Bu işi samimi biçimde yapacağım’ deyin. Ne gücümüz varsa sizindir. Fidanıyla, desteğiyle, imkânıyla yanınızda oluruz.” Erdoğan: Saniyede yaklaşık 2 bin litre ilave suyu sisteme kazandırdık Kent merkezinde günlük içme suyu tüketiminin yaklaşık 648 bin metreküp olduğunu belirten İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, bunun saniyede ortalama 7 bin 500 litre suya karşılık geldiğini söyledi. Erdoğan, bugün bu ihtiyacı karşılayan yüzeysel su kaynaklarının büyük bölümünün ya tamamen tükendiğini ya da kritik seviyelere gerilediğini vurguladı. Barajlardan gelen su miktarının tarihsel olarak en düşük seviyelere indiğine dikkat çeken Erdoğan, “Tahtalı ve Gördes barajlarında ortaya çıkan tablo yalnızca İzmir için değil, ülkemizin birçok büyük kenti için ciddi bir uyarıdır. Bu nedenle suyu artık yalnızca mevcut kaynaklar üzerinden değil, çok yönlü ve bütüncül bir kriz yönetimi anlayışıyla ele almak zorundayız” dedi. İzmir’in içme suyunun yaklaşık yüzde 74’ünün yer altı suyu kaynaklarından karşılandığını ifade eden Erdoğan, bu oranın olağanüstü dönemler için geçici bir çözüm olduğunu belirterek, “Yer altı sularının korunması ve sürdürülebilirliği bizim için hayati önemdedir” diye konuştu. Bu kapsamda Göksu, Sarıkız, Menemen ve Halkapınar başta olmak üzere birçok bölgede kuyu yenileme ve yeni kuyu devreye alma çalışmalarını hızlandırdıklarını aktaran Erdoğan, “Yalnızca bu çalışmalar sayesinde saniyede yaklaşık 2 bin litre ilave suyu sisteme kazandırmış durumdayız” ifadelerini kullandı. “Orta ve uzun vadede alternatif kaynakları konuşmak zorundayız” Suyu artırmanın, yeni kaynak bulmak kadar önemli olduğuna dikkat çeken İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, tasarrufun en önemli ayaklarından birinin kayıp-kaçakla mücadele olduğunu vurguladı. Erdoğan, “Kent merkezinde kayıp-kaçak oranını yüzde 24,8 seviyesine düşürdük. Bu sayede yaklaşık 5,6 milyon metreküp suyu sistemde tutmayı başardık. Bizim için kayıp-kaçakta sağlanan her yüzde 1’lik düşüş, yeni bir baraj kadar değerlidir” dedi. Kısa vadede su arzını artırmaya yönelik bir diğer başlığın Tahtalı Barajı’nın ölü hacminde bulunan suyun değerlendirilmesi olduğunu belirten Erdoğan, bu konuda teknik hazırlıkların sürdüğünü ifade etti. Erdoğan, “Temmuz 2026’da bu suyun sisteme kazandırılmasına yönelik ihale sürecini başlatmayı planlıyoruz. Bu adım, İzmir’in su güvenliği açısından kritik önemdedir” diye konuştu. Orta ve uzun vadede ise alternatif kaynakların mutlaka gündeme alınması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, deniz suyu arıtma tesislerinin yüksek enerji maliyetlerine rağmen iklim değişikliği gerçeği karşısında kaçınılmaz seçenekler arasında yer aldığını söyledi. Erdoğan, “Bu yatırımları bilimsel veriler ışığında, çevresel etkileri gözeterek ve doğru finansman modelleriyle değerlendirmek zorundayız” dedi. Bulut tohumlama uygulamalarına da değinen Erdoğan, bu konuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile iletişime geçtiklerini belirterek, “Bu yöntem tek başına bir çözüm değildir; ancak uygun koşullarda destekleyici bir araç olabilir” ifadelerini kullandı. Erdoğan dayanışmanın önemine dikkat çekti İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, su krizinin yönetiminde dayanışmanın hayati önemde olduğunu vurguladı. Devlet Su İşleri (DSİ) ile yürütülen baraj ve altyapı yatırımlarının hızlandırılmasının büyük önem taşıdığını belirten Erdoğan, özellikle Başlamış ve Düvertepe barajları başta olmak üzere İzmir’in uzun vadeli su güvenliği için gerekli yatırımların ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu sürecin yalnızca İZSU’nun ya da yerel yönetimlerin tek başına yürütebileceği bir süreç olmadığını dile getiren Erdoğan, “Su krizini yönetmek için tüm kurum ve kuruluşların ortak hareket etmesi gerekiyor. Vatandaşlarımızın su tasarrufu konusundaki duyarlılığının artarak devam etmesi de elimizi güçlendiriyor. Tasarruf, bilinçli kullanım ve dayanışma, bugün İzmir’in su geleceği için en güçlü araçlarımızdır” şeklinde konuştu. Büyükşehir'in destekleri İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İzmir genelindeki kooperatif yapısı ve belediyenin yürüttüğü desteklere ilişkin ayrıntılı bilgiler paylaştı. Üngür, İzmir’de 81 sulama kooperatifi, 45 su ürünleri kooperatifi ve 163 tarımsal kalkınma kooperatifi olmak üzere toplam 289 kooperatifin faaliyet gösterdiğini belirtti. Sulama kooperatiflerine bağlı 13 bin 500 ortağın bulunduğunu ifade eden Üngür, kooperatiflerin özellikle Kemalpaşa, Ödemiş, Menderes, Bergama ve Tire ilçelerinde yoğunlaştığını aktardı. Belediyenin yetki ve sorumluluğunda 18 sulama göleti bulunduğunu kaydeden Üngür, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak sulama tesisleri, hayvan içme suyu göletleri, sondaj kuyuları, yeni gölet yapımı, bakım-onarım çalışmaları ve eğitim desteklerinin aralıksız sürdürüldüğünü söyledi. Üngür, 2024–2025 döneminde çok sayıda yeni tesisin hayata geçirildiğini, mevcut tesislerde bakım-onarım çalışmalarının yapıldığını, kuyu yapımı ve ekipman desteklerinin üreticilerle buluşturulduğunu vurguladı. Bilimsel veriler paylaşıldı Toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, iklim değişikliğinin Ege Bölgesi ve İzmir havzaları üzerindeki etkilerine ilişkin güncel bilimsel verileri paylaştı. Kurucu, yağış miktarı ve sürekliliğinde yaşanan azalmanın geçici bir durum olmadığını, yapısal bir değişime işaret ettiğini vurguladı. Sıcaklık artışlarının İzmir ve çevresinde daha şiddetli biçimde hissedildiğine dikkat çeken Kurucu, önümüzdeki 15–20 yıllık süreçte su kaynakları üzerindeki baskının daha da artacağını ifade etti. Bu nedenle havza bazlı planlama, bilimsel izleme ve uzun vadeli su yönetimi politikalarının artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini söyledi. İki saati aşkın süren toplantı, kooperatif temsilcilerinin görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.

Madencilikte Eşitlik Masada: Kadınlar, Kapsayıcılık ve Çeşitlilik İçin Bir Araya Geldi! Haber

Madencilikte Eşitlik Masada: Kadınlar, Kapsayıcılık ve Çeşitlilik İçin Bir Araya Geldi!

Madencilik Sektöründe Kadınlar Derneği, sektördeki kadın üyeleriyle bir araya gelerek Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'ndan biri olan "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği" üzerine kritik bir buluşma gerçekleştirdi. Dernek, toplantının son derece verimli ve ilham verici geçtiğini sosyal medya hesabı üzerinden duyurdu. Toplantının odak noktası, sektörde kapsayıcılığı ve çeşitliliği artırmaya yönelik stratejiler oldu. Etkinliğe katılan üyeler, Sibel Alp'in ilham verici sunumu eşliğinde derinlemesine tartışmalar yürüttü. Gündemdeki Kritik Başlıklar: İş Dünyasında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği: Sektördeki kadınların karşılaştığı zorluklar ve fırsatlar masaya yatırıldı. Kapsayıcılık ve Çeşitlilik: Çalışma ortamlarında farklılıkların bir zenginlik olarak kabul edilmesi için atılacak adımlar değerlendirildi. Dayanışma Güçlendirildi: Üyeler, sorunlara karşı "Nasıl dayanışmalıyız?" sorusuna güçlü ve uygulanabilir yanıtlar üreterek ortak hareket etme kararlılığını pekiştirdi. Dernek, bu anlamlı buluşmada emeği geçen herkese teşekkür ederek, daha eşit, kapsayıcı ve çeşitli bir gelecek için birlikte çalışmaya ve dayanışmaya devam edeceklerini vurguladı. Bu toplantı, madencilik gibi geleneksel olarak erkek egemen sektörlerde kadınların liderlik ve aktif rol alma çabalarının önemli bir göstergesi olarak kayıtlara geçti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yerel Demokrasinin Kalbi Nilüfer’de Attı Haber

Yerel Demokrasinin Kalbi Nilüfer’de Attı

Nilüfer Belediyesi, 19 Ekim Muhtarlar Günü kapsamında, kentteki 64 mahalle muhtarının katılımıyla özel bir toplantı düzenledi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Doç. Dr. Gökhan Günaydın’ın da katıldığı buluşmada, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir ev sahipliği yaptı. Programa; CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, CHP PM Üyesi Canan Taşer, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Milli Savunma ve Milli Eğitim eski Bakanı Turhan Tayan, CHP geçmiş dönem milletvekili İlhan Demiröz, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları ve meclis üyeleri ile Bursa Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yılmazer ve Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar da katıldı. “MUHTARLAR YEREL DEMOKRASİNİN SEMBOLÜ” Toplantının açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, muhtarların yerel demokrasinin, dayanışmanın ve halkla yönetim arasındaki köprünün sembolü olduğunu vurguladı. Nilüfer’in 64 mahallesinin her birinin kendine özgü kimliği ve öncelikleriyle güçlü birer yerel yapı olduğunu belirten Şadi Özdemir, bu sistemi “ağ yönetimi” olarak tanımladı. Başkan Şadi Özdemir, bir mahallenin kalbinin en iyi o mahallenin muhtarı tarafından bilindiğini ifade ederek, “Bizim görevimiz, o kalbin attığı sesi duymak, çözümü birlikte üretmektir” dedi. Nilüfer’in sosyo-ekonomik açıdan Türkiye'nin en gelişmiş 5’inci ilçesi konumuna gelmesinde muhtarların payının büyük olduğunu kaydeden Başkan Şadi Özdemir, “Bugün burada kurduğumuz sofra; dayanışmanın, ortak aklın ve yerel demokrasinin sofrasıdır. Çünkü biz biliyoruz ki; muhtar varsa, mahalle var. Mahalle varsa, kent var. Kent varsa, demokrasi var” ifadelerini kullandı. Başkan Şadi Özdemir, görev süreleri sonunda hep birlikte Nilüfer'i ilk üçe taşıyacaklarına olan inancını da dile getirdi. KATILIMCI DEMOKRASİNİN GERÇEK AKTÖRLERİ CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da, katılımcı demokrasi sistemini daha etkin hale getirmek istediklerini belirterek, bu süreçte muhtarların kritik bir role sahip olduğunu söyledi. Muhtarların siyasal parti temsilcisi olarak seçime girmediğine dikkat çeken Günaydın, “Mahallesinde sevilmeyen, saygın bir kişiliği olmayan insanların muhtar seçilebilme imkanı yoktur. Muhtarlık seçimlerinde artan rekabetle birlikte bu çok daha kıymetli. Hem seçimlerinde hem de seçimden sonraki mücadelelerinde katılımcı demokrasinin gerçek aktörleri olan muhtarlarımızı kutluyorum” diye konuştu. CHP PM Üyesi ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu da, muhtarların yerel yöneticilerden ve yasa yapıcılardan daha fazla beklentisi olduğunu dile getirdi. Demokrasiye sahip çıkan ve bu konuda öncü olan Nilüfer muhtarlarına teşekkür eden Kayışoğlu, “Bu mücadelemizi sürdürerek, daha güzel bir Nilüfer, daha güzel bir Bursa ve daha güzel bir ülke hayalimizi hep birlikte gerçekleştireceğiz” dedi. MUHTARLARA YENİ YETKİ ALANLARI ÖNERİSİ CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise, güçlü bir demokraside muhtarları dinlemenin ve onlarla birlikte şehri planlamanın önemine değindi. Öztürk, “Muhtarlarımızın özellikle kendi mahalleleri ile ilgili nüfusları, coğrafi büyüklüklerine göre yetki alanlarını biraz daha netleştirmek, belki onlara Avrupa’daki örnekleri gibi belirli bütçeleri kullanma anlamında yeni tahsisler öngörebilmek, onların aslında devletin dili kısmında, icra kısmında daha etkin kılma anlamında önemli olacaktır” görüşünü paylaştı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız da, Nilüfer’deki muhtarların Türkiye’de öncü konumda olduğunu belirterek, Nilüfer’de uygulanan mahalle iletişim personeli uygulamasını Bursa genelinde 10 bin nüfusu olan mahallelerde hayata geçirdiklerini açıkladı. Saldız, “Muhtar, mahallenin her şeyidir. O yüzden muhtarlardan gelen talepler daima bizim başımızın üstünde ve önceliklidir” dedi. HİZMET MÜCADELESİ DEVAM EDECEK Bursa Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yılmazer ise, kendilerine söylemle değil eylemle değer veren yöneticilere teşekkür ederek, “Biz muhtarlar, yerel yöneticilerimizle birlikte, halkı için doğrunun peşinde koşup, hizmet mücadelesi veriyoruz. Bundan sonraki süreçte, bu hizmetleri hep birlikte halkımıza, yaşadığımız mahallelerimize, ilçemize ve kentimize hep birlikte ulaştırmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar da muhtarların devletin vatandaşa uzanan eli, halkın sesi ve temsilcisi olduğunu vurgulayarak, “Bu görevi yaparken en büyük gücümüz vatandaşımızın güveni ve desteğidir. Nilüfer, Belediye Başkanımız Şadi Özdemir’in desteğiyle mahallelerimizin sorunlarını çözmek, daha yaşanır bir kent oluşturmak için ortak bir irade koymaktayız” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.