Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toplum

Kapsül Haber Ajansı - Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul'da Yeşilay Haftası Coşkusu Haber

İstanbul'da Yeşilay Haftası Coşkusu

Bu çerçevede İstanbul’un simge yapılarından Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Yeşilay bayrağıyla donatıldı. İki kıtayı birbirine bağlayan köprüye asılan Yeşilay bayrağı, bağımlılıklara karşı ortak mücadele çağrısının ve sağlıklı bir toplum idealinin sembolü oldu. Yeşilay Haftası etkinlikleri kapsamında ayrıca Bağcılar Meydanı’nda “Sen de Yeşilaycısın” mottosuyla hazırlanan farkındalık tırının açılışı gerçekleştirildi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programda, bağımlılıklarla mücadeleye ilişkin bilgilendirme çalışmalarının yanı sıra çocuklar için atölyeler düzenlendi. Yeşilay’ın 106. yılını büyük bir coşkuyla kutladıklarını belirten Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, “Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak 106 yıldır insanımızın ve insanlığın bağımsızlığı için çalışıyoruz. İçinde bulunduğumuz dönemde en büyük güç, insanın hem nefsini hem de neslini bağımlılıklardan koruyabilmesidir. Yeşilay, tek bir gündemle, bağımlılıklarla mücadele amacıyla varlığını sürdürüyor. Bu nedenle her bir insanımıza ulaşana, bütün çocuklarımızı ve gençlerimizi koruyana, koruyamadıklarımızı da yeniden hayata kazandırana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” şeklinde konuştu. “HERKESİ YEŞİLAY ETKİNLİKLERİNE KATILMAYA DAVET EDİYORUZ” Dinç, Yeşilay’ın tüm şubeleri, gençlik oluşumları ve spor kulüpleriyle 1–7 Mart Yeşilay Haftası boyunca ülke genelinde çeşitli etkinlikler gerçekleştireceğini belirterek şunları söyledi: “İstanbul’da Bağcılar Meydanı’nda konuşlanan tırımızda hafta boyunca faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. İstanbul’daki Yeşilaycı dostlarımızı Bağcılar Meydanı’ndaki tırımıza bekliyoruz. Bir hafta boyunca burada olacağız. Etkinliklerimize katılmaları ve bu mücadeleye destek vermeleri bizleri memnun edecektir. Farklı şehirlerde yaşayan Yeşilaycı dostlarımızı da bulundukları illerde düzenlenen Yeşilay Haftası etkinliklerine davet ediyoruz. Hep birlikte, bağımlılıklara karşı daha güçlü bir toplumsal farkındalık oluşturacağımıza inanıyoruz.” YEŞİLAY HAFTASI BOYUNCA BAĞIMSIZLIK BİLİNCİ GÜÇLENDİRİLECEK Yeşilay Haftası boyunca Türkiye genelinde gerçekleştirilecek etkinliklerle tütün, alkol, madde, kumar ve internet bağımlılıklarına karşı toplumsal farkındalık güçlendirilirken, sağlıklı ve bağımsız bir yaşamın önemi vurgulanacak. Yeşilay Haftası boyunca düzenlenecek seminerler, atölyeler, saha etkinlikleri ve farkındalık kampanyalarıyla “bağımsızlık” bilinci daha da güçlendirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mavi, S&P Global Sustainability Yearbook 2026’ya Girmeye Hak Kazandı Haber

Mavi, S&P Global Sustainability Yearbook 2026’ya Girmeye Hak Kazandı

CSA kapsamında bu yıl Mavi’nin de yer aldığı “Textiles, Apparel & Luxury Goods” sektöründe globalde 117 şirket değerlendirildi ve sadece en yüksek performansı gösteren 13 tanesi listelere girebildi. Mavi, kendi sektöründe en yüksek puan alan ilk %15’lik dilimdeki şirketlerden biri ve kategoride Türkiye’yi temsil eden ilk ve tek hazır giyim markası oldu. “Sürdürülebilirlik yolculuğumuza kararlılıkla ve emin adımlarla devam ediyoruz” Konuyla ilgili açıklama yapan Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz şöyle konuştu: “Sürdürülebilirlik, özellikle son 6 yıldır şirket stratejimizin temel yapıtaşı konumunda. Kaliteyle sürdürülebilir büyüme üzerine kurduğumuz; İnsan, Çevre, Toplum ve Denim’i odağına alan All Blue stratejimizkapsamında sürdürülebilirliği şirket kültürüne, vizyonumuza, iş yapış şekillerine, ürünlere ve büyüme hedeflerimize entegre etmek üzere önemli yol aldık. Yolculuğumuz en başından beri, dünyanın öncü jean ve lifestyle markalarından biri olmanın verdiği sorumlulukla, uzun vadeli değer yaratma hedefiyle hareket ediyoruz. İnovasyon, tasarım, dijitalleşme ve müşteri odaklı yaklaşımımızla desteklediğimiz sürdürülebilirlik çalışmalarımızın, S&P Yearbook ile birlikte global arenada bir kez daha başarıyla taçlandırılmış olmasından mutluluk duyuyoruz. Bu yıl dünya hazır giyim sektöründen sadece 13 şirketin girmeye hak kazandığı S&P’nin Sürdürülebilirlik Yıllığı’nda yer almak, sürdürülebilirlik performansımızın uluslararası ölçekte bağımsız ve güvenilir bir metodoloji ile onaylanması anlamına geliyor. Sektörümüzdeki öncü rolümüze işaret eden bu güzel gelişme; TIME Sürdürülebilir Büyüme araştırmasında dünyanın en iyi ikinci şirketi ve moda sektörünün lideri olmak ya da CDP’den son üç yıldır üst üste double A notu alarak global iklim liderleri arasında yer almak gibi; bizi hem gururlandırıyor hem de bu alandaki kararlılığımızı ortaya koyuyor.” CSA, sürdürülebilirlik performansını bütüncül olarak ölçüyor Sürdürülebilirlik odaklı yatırımcılar için önem taşıyan CSA değerlendirmesinde şirketler, çevresel, sosyal, yönetişim ve ekonomik boyutlarıyla, sektöre özgü kriterler üzerinden puanlanıyor. İklim stratejisi, sürdürülebilir ham madde kullanımı ve ürün sorumluluğundan insan hakları, çalışan sağlığı ve güvenliği ile müşteri ilişkileri ve tedarik zinciri yönetimine kadar uzanan bu kapsamlı değerlendirme, şirketlerin sürdürülebilirlik performansını bütüncül bir yaklaşımla ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik Yıllığı’nda yer alabilmek için bir şirketin, kendi sektöründeki en yüksek puan alan %15'lik dilime girebilmesi ve yine kendi sektöründeki en yüksek puan alan şirketle olan farkının en fazla %30 olması gerekiyor. Globalde sürdürülebilirlik liderleri arasında kalıcı bir yer edindi Mavi, bu yılın başında, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak amacıyla iş dünyasının işleyişini değiştirmeyi hedefleyen dünyanın en büyük çevre raporlama platformu CDP’nin (Carbon Disclosure Project) İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarının her birinden A notu alarak, üçüncü kez üst üste çift A notuyla CDP’nin global iklim liderleri arasına girmeye hak kazandı. TIME Dergisi ve küresel veri analizi platformu Statista tarafından hazırlanan “World’s Best Companies - Sustainable Growth” isimli araştırmada, önceki yıla göre altı basamak yükselerek, sürdürülebilir büyümede dünyanın en iyi 2’nci şirketi seçildi ve global hazır giyim sektöründeki liderliğini sürdürdü. Paris İklim Anlaşması’yla uyumlu şekilde belirlediği kısa dönem emisyon azaltım hedeflerinin ardından, 2025’te net zero emisyon azaltım hedefleri de, Science Based Targets initiative (SBTi) tarafından onaylandı. Bu gelişme, markanın sürdürülebilirlik çalışmalarının bilim temelli ve titizlikle yürütüldüğünün önemli bir göstergesi oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SALT Araştırma Fonu 2026 Başvuruları için Son İki Hafta Haber

SALT Araştırma Fonu 2026 Başvuruları için Son İki Hafta

Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın bilgi üretimi ve paylaşımını desteklemek üzere 2013’ten bu yana her yıl düzenlediği Salt Araştırma Fonları’nın 2026 başvuruları, 16 Şubat Pazartesi saat 18.00’e kadar devam ediyor. Salt Araştırma Fonları ile 19. yüzyıldan günümüze Türkiye’de kent, toplum ve ekonomi ile 1950 sonrası sanat, mimarlık, tasarım alanlarında özgün belge edinimi ve araştırma hedefli projeler teşvik ediliyor. Bu yıl, Garanti BBVA’nın iki ek fonuyla birlikte toplam sekiz proje destekleniyor. Garanti BBVA Ekonomi Tarihi Fonu’yla, ekonomi tarihi alanındaki araştırmalara sürdürülebilir bir katkı sunulması amaçlanıyor. İki aşamada tamamlanacak başvuru süreci sonucunda seçilen araştırma projelerinin her birine 90.000 TL’lik fon desteği sağlanacak. Ön başvurular ile konu, dönem ve araştırma alanı bakımından içeriğin uygunluğu değerlendirilecek. Bu aşamayı geçen aday projeler için son başvuru tarihi 16 Mart Pazartesi; sonuçların duyuru tarihi 21 Nisan Salı’dır. Bu yılki değerlendirme süreci Dr. Özge Gençel (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi), Dr. Emre Gönlügür (İzmir Ekonomi Üniversitesi), Doç. Dr. Kıvanç Karaman (Boğaziçi Üniversitesi), Doç. Dr. Ayşe Ozil (Sabancı Üniversitesi), Sezin Romi (Salt) ve Lorans Tanatar Baruh’un (Salt) yer aldığı Seçici Kurul tarafından yürütülecek. Desteklenen projelerin çıktıları, Aralık ayında düzenlenecek sunumlarla kamunun yorum ve katkılarına açılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tether ve BM’den Suçla Mücadelede İş Birliği Haber

Tether ve BM’den Suçla Mücadelede İş Birliği

Kripto para ekosisteminde en hızlı büyüyen üçüncü bölge konumuna gelen Afrika, dijital varlık dolandırıcılıkları ve sahtekârlıklarına karşı giderek daha savunmasız hâle geliyor. Kısa süre önce Interpol tarafından yürütülen ve Afrika genelinde 260 milyon dolar değerinde yasa dışı kripto ve itibari para varlığının ortaya çıkarıldığı bir operasyon, kıtanın çevrim içi suçlara karşı siber güvenliğini acilen güçlendirmesi gerektiğini gözler önüne seriyor. Bu iş birliği kapsamında Tether, UNODC’nin Afrika 2030 Stratejik Vizyonu’nu destekleyerek; toplumsal dayanıklılığı güçlendirme ve dijital varlıkları koruma yoluyla barış ve güvenliğin teşvik edilmesine katkı sağlayacak. Blok zincir teknolojisi ve diğer yeni nesil teknolojilerden yararlanan girişim; siber suçlara karşı kırılganlıkları azaltmayı, ekonomik fırsatları güçlendirmeyi ve Afrika genelinde insan ticareti mağdurlarını desteklemeyi hedefliyor. Tether ve UNODC iş birliği kapsamında; Senegal’de gençlere yönelik siber güvenlik eğitimleri, mentorluk ve girişim destek programları yürütülürken, Afrika’nın farklı ülkelerinde insan ticareti mağdurlarına doğrudan destek sağlayan sivil toplum kuruluşları güçlendiriliyor. Aynı zamanda Papua Yeni Gine ve Solomon Adaları’nda üniversitelerle birlikte finansal kapsayıcılık ve dijital varlık dolandırıcılığına karşı farkındalığı artırmaya yönelik eğitimler ve blokzincir odaklı öğrenci projeleri destekleniyor. “İnovasyon ve eğitimle toplulukları güçlendiriyor, daha kapsayıcı fırsatlar yaratıyoruz” Tether CEO’su Paolo Ardoino, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“İnsan ticareti mağdurlarını desteklemek ve sömürüyü önlemeye yardımcı olmak, sektörler arası koordineli bir eylem gerektiriyor. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi ile iş birliğimiz sayesinde; inovasyon ve eğitimi bir araya getiren, toplulukları güçlendiren ve en çok ihtiyaç duyanlar için daha güvenli ve kapsayıcı fırsatlar yaratmaya yardımcı olan girişimleri destekliyoruz.” UNODC Batı ve Orta Afrika Bölge Temsilcisi Sylvie Bertrand ise şu ifadeleri kullandı:
“Dijital varlıklar, dünyanın parayla ilişki kurma biçimini yeniden şekillendiriyor ve Afrika’nın kalkınma potansiyelini ortaya çıkarmada hayati bir rol oynarken Birleşmiş Milletler’in barış ve güvenlik gündemine de katkı sağlıyor. Birleşmiş Milletler, özel sektör ve Senegal makamlarını bir araya getiren üçlü bir ortaklık perspektifi beni heyecanlandırıyor; bu ortaklık, Senegal’in Dijital Yeni Anlaşması’nın arkasındaki vizyonu destekleyecek. Bu iş birliğiyle dijital kapsayıcılığı ilerletebilir, dijital becerileri ve gençlerin istihdam edilebilirliğini güçlendirebilir, güvenli ve şeffaf dijital ekosistemleri teşvik edebilir ve organize suçları önlemek için inovasyondan yararlanırken sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik büyümeyi destekleyebiliriz.”

Kamu Teknoloji Platformu 2026'yı "Kamusal Zekâ Yılı" İlan Etti Haber

Kamu Teknoloji Platformu 2026'yı "Kamusal Zekâ Yılı" İlan Etti

Platform, bu kararla birlikte teknolojinin yönünün piyasa dinamiklerinden ziyade kamu yararı ve toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda belirlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Kamu Teknoloji Platformu; yapay zekâ, veri, yazılım, dijitalleşme ve yeni teknolojilerin kamusal alandaki etkilerini izleyen, bu alanlarda politika önerileri geliştiren ve kamu yararını merkeze alan bir sivil toplum platformu olarak faaliyet gösteriyor. Platform, teknolojinin denetimsiz biçimde güç yoğunlaştırmasına karşı; şeffaflık, hesap verebilirlik, etik ilke ve toplumsal adalet temelinde kamusal bir teknoloji anlayışını savunuyor. KTP, yerel yönetimler, akademi, sivil toplum, özel sektör ve yurttaşlar arasında teknoloji odaklı ortak akıl mekanizmaları kurmayı hedefliyor. Şeffaf ve denetlenebilir yapay zeka vurgusu Kamu Teknoloji Platfor mu'na göre "kamusal zekâ"; yapay zekâ ve dijital teknolojilerin yalnızca hız ve verimlilik aracı olarak değil; insan onuru, toplumsal adalet ve kamu yararı temelinde ele alınması anlamına geliyor. Kamusal zekâ yaklaşımı, algoritmaların değil kamunun aklının; piyasanın değil toplumun ihtiyaçlarının merkeze alındığı bir teknoloji anlayışını ifade ediyor. Günümüzde yapay zekâdan otomasyona, dijital platformlardan afet teknolojilerine kadar pek çok alanda karar alma süreçleri algoritmalar üzerinden ilerliyor. Bu süreçlerin büyük bölümü ise şeffaflıktan uzak, denetimsiz ve kamusal sorumluluk mekanizmalarından kopuk biçimde şekilleniyor. Kamu Teknoloji Platformu, Kamusal Zekâ Yılı ilanıyla bu gidişata dikkat çekmeyi ve teknolojinin yönünü toplum lehine yeniden tartışmaya açmayı amaçlıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kamu Teknoloji Platformu Başkanı Çağrı Işıklıoğlu, kamusal zekâ kav ramının yalnızca teknolojik bir tercih değil, demokratik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Işıklıoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bugün yapay zekâ konuşuluyor ama kamusal akıl konuşulmuyor. Teknoloji hızlanıyor, sistemler otomatikleşiyor; ancak toplum aynı hızda korunmuyor. Biz kamusal zekâ derken, teknolojinin denetimsiz bir güç alanına dönüşmesine itiraz ediyoruz. Teknoloji; birkaç şirketin, kapalı algoritmaların ya da piyasa çıkarlarının değil, kamunun ortak aklıyla yön verilen bir toplumsal kapasite olmalıdır. 2026'yı Kamusal Zekâ Yılı ilan etmemizin nedeni, teknolojinin geleceğini yeniden kamunun söz hakkıyla kurma iradesidir." Yeni yılda kapsayıcı hedefler Kamusal Zekâ Yılı kapsamında Kamu Teknoloji Platformu, 2026 yılının ilk altı ayında dijital şiddetle mücadeleden afet teknolojilerine, kadın liderliğinden istihdam politikalarına kadar uzanan geniş bir çer evede çalışmalar yürütecek. Dijital şiddetin hukuki, toplumsal ve teknolojik boyutları kamusal tartışma zeminlerine taşınacak; kadınların teknoloji ve karar alma süreçlerindeki görünürlüğünü güçlendiren uluslararası buluşmalar düzenlenecek. Aynı dönemde, yapay zekâ ve otomasyonun istihdam üzerindeki etkilerine kamusal bir çerçeve kazandırmayı amaçlayan Metal Yaka İstihdam Ofisi hayata geçirilecek ve afet süreçlerinde teknolojinin kamusal akılla kullanımına odaklanan kapsamlı zirveler gerçekleştirilecek. Kamu Teknoloji Platformu, Kamusal Zekâ Yılı'nı teknolojinin geleceğini toplumla birlikte yönetme çağrısı olarak tanımlıyor. Platform, 2026 boyunca kamusal zekâyı büyüten, teknolojiyi toplum lehine yeniden konumlandıran ve kamunun sözünü güçlendiren çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor. KTP'nin 2026 Yılı Kamusal Zekâ Yılı Çalışma Takvimi Dijital Şiddetle Mücade le PaneliDijital şiddetin hukuki, toplumsal ve teknolojik boyutlarının ele alınacağı bu panelde, kamusal çözüm önerileri ve politika başlıkları tartışılacak. Metal Yaka İstihdam OfisiYapay zekâ ve otomasyonun istihdam üzerindeki etkilerine kamusal bir çerçeve kazandırmak amacıyla Metal Yaka İstihdam Ofisi hayata geçirilecek. 2. Uluslararası Kadın Liderler ZirvesiKadınların liderlik ve karar alma süreçlerindeki görünürlüğünü artırmayı hedefleyen zirve, ulusal ve uluslararası katılımla 2. kez gerçekleştirilecek. Afetlerle Teknolojik Mücadele ZirvesiAfet süreçlerinde teknolojinin kamu yararı ve kamusal akıl temelinde kullanımının ele alınacağı bu zirve, çok paydaşlı bir tartışma zemini sunacak.

İnci Holding'in Geleneksel Cevdet İnci Onur Gecesi'nde Başarılar Ödüllendirildi Haber

İnci Holding'in Geleneksel Cevdet İnci Onur Gecesi'nde Başarılar Ödüllendirildi

Türkiye'nin köklü kuruluşlarından İnci Holding'in, kurucusu Cevdet İnci anısına her yıl geleneksel olarak düzenlediği "Cevdet İnci Onur Gecesi" İzmir İstinyeArt %100 Performans Arena'da gerçekleştirildi. Gecede, grup şirketlerinin başarılı projeleri ödüllendirilirken, çalışanlar ve yöneticiler bir araya geldi. İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Elbirlik, Cevdet İnci Onur Gecesi’nde yaptığı konuşmada, grubun geçmişten bugüne uzanan başarı hikayesini, geleceğe yönelik vizyonunu ve yeni nesillere olan güvenini vurguladı. Elbirlik, konuşmasında Cevdet İnci’nin kurum kültürüne kazandırdığı değer odaklı yaklaşımın bugün de İnci Holding’in uzun vadeli yol haritasını şekillendirdiğini vurgularken, “Yarının İzi” temasının, güven ve birlik temelinde sorumlu liderlikle geleceğe taşınan kurumsal duruşu temsil ettiğini ifade etti. Sadece teknoloji ve yatırım odağında değil, topluma fayda sağlama yönünde de sürekli gelişim hedeflediklerini vurgulayan Elbirlik, “40. Yılına ulaşan İnci Vakfımızla, bugüne kadar dokunduğu binlerce çocuk ve gence özel programlarıyla ışık oldukları için gurur duyuyoruz” diyerek İnci Vakfı’na teşekkürlerini dile getirdi. İnci Holding CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Şafak Ozan ise gecede yaptığı konuşmada, grubun başarılarını ve geleceğe yönelik hedeflerini vurguladı. Ozan, “Geçtiğimiz yıllarda Cumhuriyetin ikinci yüzyılında daha iddialı hedeflerin peşinden koşacağımızı dile getirmiştik. Bu sözümüzün kararlılıkla arkasında duyuyor; iş planlarımızda sürdürülebilir karlı büyümenin yanında yarına iz bırakarak, önümüzdeki beş yıl için öngördüğümüz 230 milyon dolar yatırım ve 3 milyar dolar civarında gerçekleşmesini beklediğimiz ihracatın heyecanını taşıyoruz.” diyerek grubun kararlılığını ifade etti. Sürdürülebilirlik stratejilerinin önemine değinen Zeki Şafak Ozan, “Karbon emisyonlarında sağladığımız %20’lik azaltım, geri dönüşüm oranlarımızdaki iyileşmeler gezegene duyduğumuz sorumluluğun güçlü sonuçlarını ortaya koyuyor. İnci Radar platformu aracılığıyla yürüttüğümüz girişim iş birlikleri ve PoC çalışmalarımız ise inovasyon kapasitemizin gelecek için daha da güçlendiğini gösteriyor. Çalışan gelişimine, etik yönetimine yaptığımız yatırımlar, kadın yönetici oranlarımızdaki yükseliş ise insanı merkeze alan kültürümüzün önemli bir göstergesi. Genç İnci programımız, İnci Vakfı programlarımız ve sivil toplum iş birliklerimiz topluma karşı üstlendiğimiz sorumluluğu daha geniş bir etki alanına taşıyor” dedi. Cevdet İnci Teşvik Ödülleri ile Başarılı Projeler Ödüllendirildi 21. Cevdet İnci Teşvik Ödülleri kapsamında dört ana kategoride değerlendirilen 24 proje arasından en başarılı projeler ödüllendirildi. AR-GE kategorisinde İnci GS Yuasa'nın "Carb-ON K0" projesi ile Deniz Erdal ve Cansu Çamlık liderliğindeki ekip birincilik ödülüne layık görülürken, Maxion İnci kuruluşundan "Dövme Alüminyum Jant Geliştirilmesi " projesi ile Emrah Ayran liderliğindeki ekip ikincilik ödülünü aldı. AR-GE kategorisinde birinci olan Deniz Erdal ve Cansu Çamlık liderliğindeki ekip, aynı zamanda İnovasyon Özel Ödülü’ne de layık görüldü. Hizmet kategorisinde İnci GS Yuasa'dan "Enerji Yönetimi Sistemi" projesi ile Emre Çancıoğlu ve ekibi birinci olurken, Maxion İnci kuruluşundan "Ergitme Prosesi İç Süreçlerinin Dijitalleştirilmesi" projesi ile Yetkin Sarıgün ve Tekin Reka’nın liderliğini yaptığı proje ekibi ikinciliği elde etti. Üretim kategorisinde ISM Minibar’dan "Peltier 3.0" projesi ile Aysun Yolacan ve ekibi birinci, Maxion İnci kuruluşundan "Optimus Prime" projesi ile Burak Çağrı Duba ve ekibi ikinci oldu. Kurumsal Sosyal Sorumluluk kategorisinde ise İnci GS Yuasa kuruluşundan "Her Akü Bir Tohum" projesi ile Elif Doğanalp liderliğindeki ekip birincilik ödülünü kazandı. İkincilik ödülünü ise Maxion Jantaş kuruluşundan “Kapsayıcı İstihdam Projesi” ile Damla Melek Şengil ve ekibi layık görüldü. Ayrıca, ISM Minibar kuruluşu grup genelinde yapılan İş Sağlığı ve Güvenliği alanında ödüle layık görüldü. Toplumsal Mesaj yarışmasında ise Maxion Jantaş kuruluşundan Fuat Kuloğlu “Yenilikten güç alıyor, geleceğe değer katıyoruz.” mesaj önerisiyle birinci seçildi. Ödül töreni sonrası konuşan İnci Vakfı Onursal Başkanı Şerife İnci Eren ise “Eğitimi yalnızca akademik bir kazanım olarak değil; karakter, sorumluluk ve toplumsal fayda ile ele alan Vakfımızın doğuş hikâyesini sizlerle paylaşmak benim için büyük bir mutluluk. Cevdet İnci perşembe günlerine program koymaz, kapısını açık bırakırdı. O kapı, kendisiyle iletişim kurmak isteyen tüm çalışma arkadaşlarımıza açıktı. Bu nedenle Vakfımızın oluşumunda tüm çalışanlarımızın katkısı çok büyüktür. 1985 yılına geldiğimizde, bu destekleri kurumsal ve kalıcı bir yapıya dönüştürmek istedik. “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” diyen Ata’mızın ışığında, ilerleme ve gelişimin eğitim ile mümkün olduğuna hepimiz inanıyorduk. Bizler Vakfımızı; gençlerin hayatına dokunan bir umut zinciri, eğitimle büyüyen bir gelecek vizyonu ve nesiller boyu sürecek bir emanet olarak görüyoruz.“ dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

THE PENINSULA,Jav Yerleşkesi Hatay 100. Yıl Köyü Projesi’ni Tamamladı Haber

THE PENINSULA,Jav Yerleşkesi Hatay 100. Yıl Köyü Projesi’ni Tamamladı

The Peninsula Hotels, 6 Şubat 2023 Pazartesi sabahı Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde meydana gelen 7,8 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin gerçekleştiği ilk günden itibaren, dünyanın dört bir yanındaki The Peninsula otelleri ve ekipleri ile birlikte, ihtiyaç sahiplerinin yaralarını sarmaya yardımcı olmak için Hope for Türkiye fonunu oluşturarak yerel resmi kurumlar ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içinde hareket etti. 2023 yılı boyunca, dünya çapındaki The Peninsula otellerinde gerçekleştirilen her konaklamadan ayrılan paylarla oluşturulan “Hope for Türkiye” fonu, depremden etkilenen Hatay halkına kalıcı bir destek sağlamak amacıyla, Mustafa Kemal Üniversitesi JAV Yerleşkesi 100. Yıl Köyü Projesi’nin üçüncü fazının tamamlanması için kullanıldı. Jandarma Asayiş Vakfı, Mustafa Kemal Üniversitesi, Gülmek İyileştirir Derneği ve Blocks for Hope gönüllülerinin paydaşlar arasında yer aldığı 100. Yıl Köyü Projesi, depremlerde evlerini kaybeden ve günlük rutinlerinden ayrılmak zorunda kalan öğrencilerin ve akademik kadronun eğitimlerine ve kampüs yaşamlarına kesintisiz devam edebilmelerini desteklemek amacıyla hayata geçirildi. The Peninsula, projenin üçüncü fazının bağışçısı olarak toplam 64 konutun inşasını üstlenirken; Mustafa Kemal Üniversitesi Yerleşkesi içinde yer alan projenin son fazının tamamlanmasını sağladı. Konutların hak sahipleri, kura yöntemiyle belirlenirken, 18 Kasım tarihinde gerçekleşen açılış töreni sonrası anahtar teslimleri gerçekleştirildi. The Peninsula Istanbul Genel Müdürü Jonathan H. Crook, 18 Kasım’da Hatay’da gerçekleşen, 100. Yıl Köyü Projesi üçüncü faz açılış törenindeki konuşmasında düşüncelerini şu sözlerle ifade etti: “Bugün yalnızca yeni konutların açılışı değil, bu bölgenin gösterdiği dayanıklılığı ve buradaki insanların taşıdığı gücü hatırladığımız bir gün. 64 yeni konutla, gençlerin ve akademik kadronun çalışmalarına ve eğitimlerine güvenle devam edebilecekleri bir ortam sunmayı amaçladık. The Hongkong and Shanghai Hotels olarak sorumluluğumuzun otellerimizin ötesine geçtiğine, birlikte çalıştığımız topluluklara da uzandığına inanıyoruz. Bu destek, The Hongkong and Shanghai Hotels’in ana sahipleri ve koruyucuları olan Sir Michael Kadoorie ve ailesinin değerlerini yansıtmaktadır. Birlikte ilerliyor, birlikte yeniden inşa ediyor ve geleceğe umutla bakıyoruz.” The Peninsula’nın “Hope For” yardım kampanyaları, yıllar boyunca Japonya ve Filipinler’de doğal afetlerden etkilenen binlerce insana destek olmuş; şirketin hem ekip üyelerine hem de faaliyet gösterdiği şehirlerdeki topluluklara duyduğu bağlılığın bir yansıması haline gelmiştir. Bu yaklaşım ile gerçekleştirilen “Hope for Türkiye” girişimiyle The Peninsula Hotels, bu depremlerden etkilenen topluluklara yönelik desteğini uzun vadeli bir iyileşme sürecine dönüştürmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.