Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toplumsal Cinsiyet

Kapsül Haber Ajansı - Toplumsal Cinsiyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Cinsiyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi’nden Veri Temelli Eşitlik Buluşması Haber

Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi’nden Veri Temelli Eşitlik Buluşması

Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında veri temelli çalışma önemine odaklanan buluşmada, mevcut durum analizleri, çözüm önerileri ve geleceğe yönelik iş birliği alanları ele alındı. Eşitlik Politikalarında Veri Temelli Yaklaşımlar Öne Çıkıyor Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi (SU Gender) ve Sabancı Vakfı tarafından, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında sürdürülebilir ve etki odaklı bir diyalog zemini oluşturmak amacıyla düzenlenen etkinlik, “Bakım Odaklı Gelecek” temasıyla gerçekleştirildi. Akademi ve sivil toplumu bir araya getiren buluşmada, toplumsal cinsiyet eşitliği için verinin önemi, sorunları daha iyi anlamak ve kalıcı çözümler üretmek için veri odaklı yaklaşımların şart olduğu vurgulandı. “Sistematik dönüşüm veri temelli ve etki odaklı yaklaşımlarla mümkün” Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, “Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda hepimizin bildiği ‘Bir kadın güçlenirse toplum güçlenir’ ve ‘Eşitlik bir insan hakları meselesidir’ gibi temel gerçekler var. Bunları biliyor, takip ediyoruz. Gelişme var ama yeterli değil. Veriler bize ne söylüyor? Kadınların iş gücüne katılımı hala istediğimiz yerlerde değil, sınırlı. Fırsatlara erişimde ciddi eşitsizlikler var. Bu nedenle alanda gerçek bir ilerleme için sistematik bir dönüşüme ihtiyacımız var. Ve bu dönüşüm ancak veri temelli ve etki odaklı yaklaşımlarla mümkün” dedi. “Filantropi yalnızca kaynak sağlayan bir yapı değil; farklı aktörleri bir araya getirerek değer üretiyor” Güler Sabancı, Sabancı Vakfı’nın 50 yılı geride bırakırken yeni bir yol haritası belirlediğini ifade ederek şunları söyledi: “Yeni döneme bakarken kendimize şu soruyu sorduk: ‘Daha etkili, daha sonuç odaklı ve kalıcı çözümler nasıl üretebiliriz?’ Bu sorunun cevabını ortak bir akılla tespit ettik. Bu yeni dönemde, veriye dayalı, bilimsel, etki odaklı ve en önemlisi iş birliğine dayalı bir yaklaşımı merkeze aldık. Bir boyut daha var ki, onu da özellikle vurgulamak isterim: Filantropinin dönüşümü. Artık mesele sadece destek vermek ya da kapasite geliştirmek değil; yaratılan etkinin en doğru şekilde yönlendirilmesi. Filantropi dünyasının önündeki bu yeni aşama da bizi yine aynı noktaya getiriyor; veriye dayalı, bilimsel ve etki odaklı bir yaklaşım. En önemlisi de akademi ile sivil toplumun birlikte çalıştığı, birlikte ürettiği güçlü iş birlikleri. Çünkü filantropi yalnızca kaynak sağlayan bir yapı olarak değil; farklı aktörleri bir araya getirerek değer üretiyor. Türkiye’de biz de bu rolü benimsiyoruz.” “Sistematik dönüşüm için veri temelli ve etki odaklı yaklaşımlara ihtiyaç var” Sabancı Vakfı’nın 2019’da OECD global filantropi raporunda toplumsal cinsiyet eşitliğine odaklanan en etkili yedi vakıftan biri olarak gösterildiğini hatırlatan Güler Sabancı, sözlerine şöyle devam etti: “OECD’nin geçtiğimiz hafta yayınlanan 2026 raporu da etkimizin ve yerimizin sürdüğünü gösteriyor. Ancak bizim için asıl önemli olan sahadaki dönüşüm. 20 yıl önce Birleşmiş Milletler ile yürüttüğümüz ortak program, Sabancı Üniversitesi ile geliştirilen Mor Sertifika Programı hep bir ihtiyaçtan doğdu, ortak akılla tasarlandı ve etkisini bugün de sürdürüyor.” “Akademi, saha ile bağlantılı çalıştığında etkiyi büyütür. Birlikte düşünmek, tasarlamak, üretmek artık bir gereklilik” Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında somut ve ölçülebilir etki yaratmanın önemine dikkat çeken Güler Sabancı, “Bugün de aynı anlayışla, daha geniş iş birlikleriyle toplumsal cinsiyet eşitliği alanında somut ve ölçülebilir etki yaratmaya devam ediyoruz. Ama artık bir adım daha ileri gidiyoruz. Etki çalışmaları bir ‘pusula’ niteliği taşıyor. Çünkü: ‘Ölçülemeyen hiçbir şeyi geliştiremeyiz.’ Burada özellikle akademi için bir parantez açmak isterim. Akademi, yenilik üretme ve modeller geliştirme kapasitesine sahip. Ancak içinde bulunduğumuz dönem bize şunu gösteriyor: Tek başına akademinin ilerlemesi yeterli değil. Akademi, saha ile bağlantılı sivil toplum ile çalıştığında etkiyi büyütür ve politika süreçlerine daha güçlü katkı sunar. Çünkü sahada etkiyi yaratan sivil toplumdur. Bir nevi sivil toplum uygulayıcıdır. Bu nedenle birlikte düşünmek, tasarlamak, üretmek ve etkisini daha sonra ölçmek artık bir gerekliliktir.” dedi. Veri temelli araştırmalar ve ortak akıl eşitlik için aynı zeminde buluştu Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki son yıllarda yürütülen veri temelli, hak temelli ve sosyal politikaya yön veren araştırmaları bir araya getirerek görünür kılan etkinlik; üniversitelerin araştırma merkezleri, sivil toplum örgütleri, uluslararası kuruluşlar ve fon sağlayıcı kurumlar arasında bilgi paylaşımı ve iş birliği zemini oluşturdu. Gün boyu süren program kapsamında düzenlenen panel ve atölye çalışmalarında bakım emeği, kadın istihdamı, geleceğin iş gücü, yapay zekâ, veri gibi başlıklar toplumsal cinsiyet perspektifiyle değerlendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsunspor’un “Mor Forma” Projesine   Avrupa’dan Büyük Ödül Haber

Samsunspor’un “Mor Forma” Projesine Avrupa’dan Büyük Ödül

Avrupa Kulüpler Birliği (EFC) ve EA SPORTS FC™, futbolun toplumsal değişim gücünü kullanarak fark yaratan projeleri ödüllendirdikleri “Değişimin Sembolü” (Symbol of Change) hibelerinin 2026 yılı kazananlarını açıkladı. Türkiye’den Samsunspor, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi hedefleyen “Mor Forma” (Purple Jersey) projesiyle Avrupa’nın en prestijli toplumsal sorumluluk ödüllerinden birine layık görülerek 100 bin Euro hibe almaya hak kazandı. Lizbon’da düzenlenen EFC Club Connect etkinliğinde duyurulan ödüller; toplumsal cinsiyet eşitliği, yerel kalkınma ve gençlerin dijital eğitimi gibi kritik alanlarda dönüştürücü projeler üreten kulüplere verildi. Samsunspor, Belçika’dan Club Brugge Foundation ve Ukrayna’dan Shakhtar Donetsk ile birlikte Avrupa genelinde seçilen üç kulüpten biri olmayı başardı. Samsun’dan Yükselen Mor Dalga: 3 Bin Kişiye Dokunacak Süper Lig’in köklü ekiplerinden Samsunspor, ödül kazanan “Mor Forma” projesiyle futbolun birleştirici gücünü kadına yönelik şiddeti durdurmak ve toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik etmek için kullanıyor. Adını toplumsal cinsiyet eşitliğinin uluslararası renginden alan proje, sadece bir sembol olmanın ötesine geçerek geniş kapsamlı bir destek programı sunuyor. Proje kapsamında ev içi şiddet mağdurlarına psikolojik destek verilirken, kulüp akademisindeki genç erkek oyunculara eşitlik eğitimi ve kadınlara yönelik kendini savunma eğitimleri düzenleniyor. Yılda 3 binden fazla doğrudan faydalanıcıya ulaşması beklenen proje; 1.600 kadına psikolojik destek sağlanmasını, 600 kadının kendini savunma eğitimlerine katılımını ve 160’tan fazla akademi oyuncusunun toplumsal farkındalık eğitimi almasını hedefliyor. Ödülle ilgili açıklama bulunan Samsunspor Pazarlama Direktörü Zeycan Rochelle Yıldırım “Bu ödülün alınması, Samsunspor’da bu projeye yüreğini koyan herkes için çok büyük anlam taşıyor. Beş yıl içinde 2.400’den fazla kadına destek olduk ve daha önce futbola erişimi olmayan 215 kadın ve kız çocuğunu futbolla buluşturduk. Bu yıl, sahaya ilk kez adım atan kız çocuklarından, eşitliğin en baştan inşa edilen bir değer olduğunu öğrenen akademi erkek oyuncularına kadar doğrudan 3.000 kişiye ulaşacağız. Bu ödül, bu yapıyı kurmaya ve geliştirmeye devam etmemizi sağlayacak.” Dedi Arda Turan’ın Çalıştırdığı Shakhtar Donetsk de Ödül Aldı Samsunspor’un yanı sıra, teknik direktörlüğünü Arda Turan’ın üstlendiği Ukrayna’nın başarılı temsilcisi Shakhtar Donetsk de “LingoBall” projesiyle hibe kazananlar arasında yer aldı. Shakhtar Social Vakfı aracılığıyla yürütülen proje, 7-12 yaş arası 1200 çocuk için futbol antrenmanlarını oyunlaştırılmış İngilizce dil eğitimiyle birleştiriyor. Hareket takip teknolojilerinin kullanıldığı projeyle, çocukların hem fiziksel aktivite düzeylerinin hem de dil öğrenme kapasitelerinin artırılması amaçlanıyor. Belçika temsilcisi Club Brugge ise yerel kulüplere sosyal sorumluluk projeleri geliştirmeleri için rehberlik eden “Football Community Builders” programıyla ödülün sahibi oldu. Futbolun Kalbi Toplum İçin Atıyor Bu üç proje, bireysel olarak günümüz toplumlarının karşı karşıya olduğu toplumsal cinsiyet eşitliği, yerel kalkınma ve gençlik eğitimi gibi en önemli sosyal konulara odaklanıyor. Birlikte ele alındığında ise bu girişimler, futbolun erişim gücünü, yarattığı etkiyle eşleştirmek ve Avrupa genelindeki kulüpleri toplumlarında anlamlı ve kalıcı değişimler yaratmaları için güçlendirmek gibi.EFC ve EA SPORTS FC iş birliğinin temel hedefini yansıtıyor. EFC CEO’su Charlie Marshall, ödül töreninde yaptığı konuşmada, “Değişimin Sembolu Ödülleri (Symbol of Change Grants), futbolun sunduğu platformu kullanarak insanların hayatlarında gerçek bir fark yaratan kulüpleri kutlamayı amaçlıyor. EFC 800'den fazla üye kulübe ulaştıkça, tüm üye kulüpler ve taraftarları için değişimin birleşik sesi olma temel misyonumuzu sürdürmemiz büyük önem taşıyor. EA SPORTS FC ile olan ortaklığımız aracılığıyla kulüpleri, topluluklarına nasıl hizmet edebilecekleri ve kalıcı bir etki yaratabilecekleri konusunda yaratıcı düşünmeye teşvik ediyoruz. Samsunspor, Club Brugge Vakfı ve Shakhtar Donetsk; kadınları ve gençleri desteklemekten oyunun kuruluş köklerini güçlendirmeye kadar futbolun nasıl bir ilerleme gücü olabileceğini kanıtlayan üç güçlü örneği temsil ediyor.” dedi. EA SPORTS FC Ortaklık Pazarlama Kıdemli Direktörü James Salmon ise “Değişimin Sembolü Ödülleri, futbol kulüplerinin kendi topluluklarında anlamlı bir değişim sağlama potansiyelini açığa çıkarmayı amaçlıyor. EA SPORTS FC olarak, oyunu ilham vermek, eğitmek ve insanları bir araya getirmek için kullanan girişimleri desteklemeye kararlıyız. EFC ile ortaklık kurmak, kulüplerin harika fikirlerini Avrupa genelindeki topluluklara ulaşabilecek ve fayda sağlayacak etkili programlara dönüştürmelerine yardımcı olmamıza olanak tanıyor.” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadınlar İzmir’den Ses Verdi Haber

Kadınlar İzmir’den Ses Verdi

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) ve TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu tarafından kadınların ekonomik hayattaki rolünü güçlendirmek ve ilham veren başarı hikâyelerini görünür kılmak amacıyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında “Cesaretin Adı: Kadın-103 Yıllık Cesaret” zirvesi yapıldı. İş dünyasının temsilcilerini, kadın girişimcileri, akademisyenleri, sanatçıları, medya mensuplarını ve gençleri aynı çatı altında buluşturan zirvede, kadın girişimciliğinden liderliğe; yapay zekâ ve toplumsal cinsiyet ilişkisinden iş dünyasında ve medyada kadının yerine kadar pek çok önemli başlık ele alındı. Yalnızca ilham veren hikâyeler değil, somut çözüm önerileri, iyi uygulama örnekleri ve iş birliği modellerinin de konuşulduğu programa İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve zirvenin fikir lideri eşi Öznur Tugay, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay da katıldı. Zirve; iş dünyası, girişimcilik, sanat, medya ve sivil toplum alanlarında ülkemize değer katan pek çok önemli ismin katkı sunduğu panellerle devam etti. “Bu takdimi onur duyarak kabul ediyorum” Programın akış yöneticiliğini üstlenen yönetim danışmanı, yazar, öğretim görevlisi İdil Türkmenoğlu, “Öznur Tugay’ın fikir liderliğindeki bu buluşmada ülkemizin çok güçlü seslerini bir araya getiriyoruz. Başarılı iş kadınları, sanat ve akademi dünyasından konuklarımız olacak. İzmir İktisat Kongresi öncesinde Kadınlar Kongresi, Mustafa Kemal Atatürk tarafından burada toplanmıştı. 103 yıldır İzmir öncülük ediyor” diyerek programı başlattı. “Güçlü hukuksal düzenlemeler hayata geçirilmeli” Projenin fikir lideri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, “Bugün burada yalnızca bir günü takvimde işaretlemek için toplanmadık. Bugün burada emeği onurlandırmak, cesareti selamlamak, kararlılığı ve umudu büyütmek için bir aradayız. Kadın, hayatın başlangıcıdır. Bir emekçinin alın terinde, bir öğretmenin rehberliğinde, bir liderin cesaretinde kendini gösterir. Tarih boyunca kadınlar kimi zaman en önde yürüyerek kimi zaman en arkada herkesi ayakta tutarak toplumların yönünü değiştirmiştir. Hak mücadelesinde, eğitimde, ekonomide, bilimde ve sanatta sessizce ama kararlılıkla iz bırakmışlardır. Tıpkı Milli Mücadele’ye büyük destek veren Halide Edip Adıvar, Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen, ilk Türk kadın avukat ve kadın hakları savunucusu Süreyya Ağaoğlu gibi… Ne yazık ki bugün hâlâ bazı kadınlar hayallerini gerçekleştirme fırsatı bulamadan hayattan koparılıyor. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri yalnızca bir trajedi değildir, toplum olarak hepimizin vicdanını yaralayan derin bir sorundur. Yapılması gereken, saygıyı yalnızca bir nezaket göstergesi olmaktan çıkarıp toplumsal bir ilke haline getirmektir ve bunu destekleyen güçlü hukuksal düzenlemeleri hayata geçirmektir” ifadelerini kullandı. “Güçlü bir gelecek, ancak birlikte inşa edilir” Türkiye’de kadınların istihdam oranının yalnızca yüzde 31,3 olduğunu kaydeden Öznur Tugay, şunları söyledi: “Kadınların büyük bir bölümü hâlâ üretimde, ekonomide ve toplumsal hayatın birçok alanında yeterince yer bulamıyor. Fırsat eşitliği yalnızca bir kavram olmaktan çıkarılıp yaşanan bir gerçeklik haline mutlaka getirilmelidir. Dünyayı değiştirmek büyük adımlarla değil, istikrarlı ve sabırlı duruşlarla mümkün olur. Bugün artık çok net biliyoruz ki bir toplumun gelişmişliği, kadınlarının özgürlüğüyle doğru orantılıdır. Bir toplumun adaleti, kadınlarının gördüğü saygıyla ölçülür. Bir toplumun yarını ise kadınlarının hayallerine verdiği değerle şekillenir. Güçlü bir gelecek, ancak birlikte inşa edilir. 8 Mart görünmeyen emeğin görünür olduğu, sessiz fedakârlıkların değer bulduğu, mücadelenin tarih yazdığı bir gündür.” “Her kadının arkasında tek bir erkek vardır; Mustafa Kemal Atatürk” Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ulaştırmakta daha fazla emek verdim, diyemez” sözlerini hatırlatan Öznur Tugay, “Mustafa Kemal Atatürk, bu sözleriyle Türk kadınının değerini ne güzel vurgulamış. Birçok Avrupa ülkesi daha kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanımamışken o bu hakkı tanımıştı. 103 yıl önce İzmir İktisat Kongresi’nde çizdiği vizyonla kadının yalnızca aile içinde değil üretimde, ekonomide ve toplumsal hayatın her alanında güçlü bir özne olmasının yolunu açtı. Bugün burada İzmir’in güçlü kadınlarının bir araya gelerek attığı bu adım sadece bir başlangıç değildir. Kadınların emeğinin, üretiminin ve dayanışmasının büyüdüğü bir geleceğin habercisidir. Çünkü biliyoruz ki bir kadının hayatına dokunan her adım aslında toplumun yarınını değiştirir ve biz inanıyoruz ki; kadınlar birlikte yürüdüğünde hiçbir hedef uzak değildir. Emeğiyle üreten, bilgisiyle yol gösteren, cesaretiyle ilham veren, yaşamı varlığıyla güzelleştiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum. İyi ki varsınız, iyi ki varız, iyi ki birlikteyiz. Bu ülkede kendi ayakları üzerinde duran her kadının arkasında tek bir erkek vardır; Mustafa Kemal Atatürk” dedi. “Yapacak çok iş var” Programda “Öznur Tugay’ın eşi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay” şeklinde takdim edilen Başkan Tugay, “Hepinizin katılımı İzmir adına onurdur. Benimle ilgili takdimi onur duyarak kabul ediyorum. Biz aslında ilk defa bir toplantıda konuşuyoruz ve eşimi gururla dinledim. Bu toplantının organizasyonundaki emeğini takdir ediyorum. Onunla her zaman gurur duydum, bugün o gururu bir kez daha hissettirdi” diye konuştu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde elde edilen kazanımların kutlandığını ancak henüz kutlanacak bir aşamada olunmadığını söyleyen Başkan Tugay, “Kadına şiddet ve kadın cinayetleri ağır şekilde yaşanıyor. Bu konu üzerimizde gölge gibi, kara bulut gibi duruyor. Yapacak çok iş var” sözlerine yer verdi. Konuşmasında kızıyla birlikte ölü bulunan Fatmanur Çelik’e değinen Başkan Tugay, “Bu konu Türkiye tarihindeki en büyük utançlarından biridir. ‘Koruyun bizi’ diye bas bas bağırmasına rağmen korumadılar. Cenazesinde kadınların erkekleri itip onlara sahip çıkmasını çok doğru buldum, onları takdir ettim. Haklıydılar. Bu üzücü konuyu anlatmak istiyorum çünkü Türkiye’nin gerçeği bu. İstismara uğradığı halde susan kaç kadın var acaba? Konuştukları zaman onların ahlaklarının sorgulandığını, kendilerinin suçlanacağını biliyorlar. Vicdanlı insanlarsak, ahlakımız varsa, hele ki Allah inancımız varsa bunu açıklayamayız. Buna güçlü şekilde tepki göstermeliyiz. Bu, bizim başımızın üzerindeki gölgedir” diye belirtti. “Kadınlar ve erkekler eşittir” Başkan Tugay, kadınların iş hayatındaki varlığı üzerinden de şu değerlendirmelerde bulundu: “İstihdam oranında kadınlar erkeklere göre çok geride ve ‘kadınlar sadece belli işleri yapabilir, belli işleri yapamaz’ deniyor. İzmir ile gurur duyuyoruz. Kadın otobüs şoförleri Türkiye’de en fazla İzmir’de var. 300 civarında kadın otobüs şoförümüz var. Kadın otobüs şoförleri daha az kaza yapıyor, daha az şikayet alıyor. 7 yıldır belediye başkanıyım, kadınların verilen göreve daha fazla sahip çıktığını gördüm. Herhangi bir yarışta kadınlar neden geri kalıyor, çünkü o noktaya getiriliyorlar. Okul çağından itibaren sürekli geride bırakılıyorlar. Bu toplumun bilinçaltında yaptığı bir şey. ‘Kadınlar üstündür’ demiyorum, ‘erkekler üstün değildir’ diyorum. ‘Kadınlar ve erkekler eşittir’ diyorum. Eşit fırsatlar tanıyacak şekilde eğitim sistemini düzenlememiz, insanları eşit şartlarda yarışır hale getirmemiz lazım. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bunu anladığı için cumhuriyeti kurarken kadınlara da çağrıda bulundu. İzmir İktisat Kongresi öncesi yaptığı Kadın Kongresi böyle bir şeydi. Bir toplumun kadınlarını geride tutarak o toplumu kalkındıramazsınız. Bu aynı zamanda bir kalkınma, bir ekonomi meselesidir.” “Aydınlık günleri hep beraber yaşayacağız” Konuşmasını Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatarak tamamlayan Başkan Tugay, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyeti kurduğu günlerde kadınların yeniden doğuşunu sağlamış bir lideridir. Biz ondan güç alarak kadını ve erkeğiyle yolumuza devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet ilelebet yaşayacak ve beklenen aydınlık günleri hep beraber yaşayacağız” dedi. “Bir toplum kadınları kadar güçlüdür” Üretim ve girişimcilikte kadın gücünün ele alındığı buluşmada konuşan BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, “8 Mart’ı sadece kutlama günü olarak görmek eksik olur. 8 Mart hatırlamak, fark etmek ve kararlılık günüdür. Kadınların güvenliği, eşitliği, emeğinin karşılığı ve fırsatlara erişimi konusunda hala çözmemiz gereken sorunlar var ama aynı zamanda kadınların güçlenmesi yalnızca bir sosyal adalet meselesi değildir. Bir kalkınma, rekabetçilik ve güçlü bir toplum sorunudur. Atatürk daha Cumhuriyet’in ilk yıllarında kadınların toplumdaki önemini, ‘Dünyada her şey kadının eseridir’ sözüyle belirtmişti. Birçok ülke kadınların temel haklarını tartışırken Türkiye’de kadınlar seçme seçilme hakkına kavuşmuştur ve bir toplum kadınları kadar güçlüdür. İzmir’e baktığımızda bu gerçeği sayılarla görüyoruz. İzmir’de kadınların iş gücüne katılım oranının Türkiye ortalamasını üzerinde olması önemli bir avantaj ama yeterli değil. Bu noktada BASİFED olarak hedefimizi açıkça ifade etmek isterim; kadınların ekonomik katılımlarını, İzmir’de büyümenin ve sosyal refahın en önemli kaldıraçlarından biri haline getirmeliyiz” ifadelerini kullandı. “İş gücünde artış olsa da cinsiyetler arası uçurum hala var” TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Deniz Celep ise “Bugün burada çok güçlü sesleri bir araya getiriyoruz. Kadınlara öncü olmuş örnek isimleri dinleyeceğiz. Bu örnek kadınların sunumlarında da göreceğimiz gibi ekonomik sosyal ve kültürel anlamda kadınların toplumda kurucu ve taşıyıcı rolü her geçen gün daha da görünür hale geliyor. Ancak 8 Mart hem kadınların başarılarının kutlandığı hem de cinsiyet eşitliği için taleplerin daha gür bir sesle dile getirildiği bir gün. Dünyada kadınlar ve kız çocuklarının erkeklerin yasal haklarının yüzde 64’üne sahip olduğunu görüyoruz. Araştırılan ülkelerde adalet alanında kadınlar yüzde 70 engelle karşılaşıyor. Hem ekonomik hem de sosyal nedenlerle milyonlarca kadın adalet sistemi dışında bırakılıyor. Dünya genelinde son 10 yılda kadınların iş gücüne katılımı pandemi nedeniyle düşük seviyelerde seyrederken sonrasında yavaş yavaş artış gösterdi. Ancak cinsiyetler arası uçurum hala görülüyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

W-Energy for Innovation’a Bir Ödül Daha Haber

W-Energy for Innovation’a Bir Ödül Daha

Aygaz, W-Energy for Innovation programı ile 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilinci” kategorisinde ödüle layık görüldü. 18–30 yaş arası genç kadın yeteneklere odaklanan program; teknoloji ve inovasyon alanında eğitim, gelişim ve mentorluk imkânları sunarak kadınların bu alanlarda daha güçlü şekilde yer almasını hedefledi. W-Energy for Innovation, Koç Holding’in Birleşmiş Milletler Kadın Birimi Nesiller Boyu Eşitlik Forumu’ndaki küresel liderliği doğrultusunda 2022 yılında eşitlik seferberliği kapsamında hayata geçirildi. W-Energy for Innovation, teknoloji ile inovasyonda cinsiyet eşitliğini sağlamayı amaçlayan W-Energy for Equality projesinin önemli bileşenlerinden birini oluşturuyor. Bu çerçevede Aygaz, kadınların teknoloji ve girişimcilik ekosistemine katılımını artırmaya yönelik uzun soluklu ve bütüncül bir yapı kurguladı. Programın başvuru süreci eşitlik ilkesi doğrultusunda tasarlandı. Açık/örgün üniversite öğrencisi, yeni mezun ya da mezun genç kadınların başvurusuna açık olan programa; kontenjan limitleri dışında herhangi bir üniversite, yabancı dil ya da teknik yeterlilik ön koşulu getirilmedi. Böylece teknoloji ve inovasyon alanına ilgi duyan her genç kadının fırsatlara erişebilmesi amaçlandı. Katılımcılar, Temel ve İleri Seviye Girişimcilik Eğitimlerini tamamladıktan sonra yapılan ölçme ve değerlendirmeler sonucunda Hackathon’a katılmaya hak kazandı. Hackathon’da dereceye giren adaylar; Aygaz bünyesinde dört aylık W-Energy for Innovation Kuluçka Staj Programı, iki aylık Hızlandırma Staj Programı ve bir aylık Yaz Stajı Programına katılma fırsatı elde etti. Bu süreçte oryantasyon programları, inovasyon mentorluğu ve çeşitli gelişim destekleriyle iş fikirlerini olgunlaştırma ve kurumsal deneyim kazanma imkânı buldular. W-Energy for Equality çatısı altında yürütülen çalışmalar kapsamında Aygaz, teknoloji, yapay zekâ, inovasyon ve girişimcilik alanlarında geniş bir kitleye ulaştı; 100 bin kadına ulaşma hedefini aşarak 103 binden fazla kadına eğitim sundu. W-Energy for Innovation programı özelinde ise bugüne kadar 17 binden fazla genç kadına erişildi; online, fiziksel ve asenkron içeriklerle tasarlanan uçtan uca gelişim yolculuğu bütünsel olarak sürdürüldü. Yapılan ön test ve son test analizlerinde, programa katılan genç kadınların STEM alanlarında kariyer yapma isteklerinde, bu alanlardaki kariyer seçeneklerine dair farkındalık düzeylerinde ve iş fikri geliştirme konusunda kendilerini yetkin hissetme oranlarında anlamlı artışlar gözlemlendi. 190’dan fazla üniversiteden öğrencinin katılım gösterdiği ve 250’nin üzerinde paydaşla iş birliği yapılan program ulusal ölçekte güçlü bir etki alanı oluşturdu. Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde elde edilen bu başarı, Aygaz’ın enerji sektöründeki liderliğini toplumsal sorumluluk anlayışıyla birleştiren yaklaşımının güçlü bir göstergesi oldu. W-Energy for Innovation projesi daha önce de önemli platformlarda takdir görmüştü. Proje, 2023 yılında TEGEP tarafından Kadınların İş Hayatına Katılımını Destekleme kategorisinde Altın Statü Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca Girişimci Kurumlar Platformu ve Fast Company iş birliğiyle düzenlenen yarışmada Jüri Özel Ödülü almaya hak kazandı. Aygaz, teknoloji ve inovasyonda daha dengeli ve kapsayıcı bir ekosistem oluşturma hedefi doğrultusunda, toplumsal cinsiyet eşitliği kapsamındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akkuyu NGS’de Dünya Kadınlar Günü Etkinliği Düzenlendi Haber

Akkuyu NGS’de Dünya Kadınlar Günü Etkinliği Düzenlendi

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Mersin’de inşa ettiği Akkuyu NGS sahasında, Dünya Kadınlar Günü etkinliği düzenlendi. Etkinliğe, Rus üniversitelerinde uzmanlık eğitimi almış kadın mühendisler ile Türk uzmanlar katıldı. Uzmanlar ve AKKUYU NÜKLEER A.Ş.’nin mühendislik ve üretim birimlerinde görevli kadın çalışanları, santralin inşaat sahasındaki etkinlikte kadınların projenin hayata geçirilmesinde sundukları katkıları ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dair konuları değerlendirdi. Etkinlikte konuşan AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, katılımcılarının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Kadınların Akkuyu NGS projesinin yapım sürecindeki katkılarına dikkati çeken Butckikh, şunları söyledi: “Akkuyu NGS sahasında 3 binden fazla kadın çalışıyor ve AKKUYU NÜKLEER A.Ş. bünyesinde kadın istihdam oranı %30 civarında. Bir nükleer güç santrali inşa eden ve gelecekte işletmecisi olacak bir şirket için bu oran, dünya ortalamasının üzerindedir. Cinsiyet farkı gözetmeksizin her uzmana kariyer ve mesleki gelişim için eşit fırsatlar sunmaya öncelik veriyoruz. Hemen her birimde görevli kadın çalışanlarımız, nitelikli birer uzman ve yöneticidir. NGS’nin güvenliği için her gün önemli kararlar alıyorlar; onlarla gurur duyuyoruz!” AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Lisanslama Destek Birimi Baş Uzmanı Elif Uğur da şu ifadeleri kullandı: “Lisanslama bir formalite değil, güvenliğin temelidir. İnşaat ve işletme hazırlığının her aşaması ulusal ve uluslararası standartlara göre denetleniyor. Mesleki gelişimim, bu sorumluluğu taşımaktan geçiyor. Santralin daha işletmeye alınmadan en katı güvenlik kriterlerine uygun olmasını sağlıyoruz.” Etkinlik kapsamında, santralin 4 ünitesini gören panoramik manzaralı seyir terasında, katılımcılar için geleneksel Rus Hohloma sanatı üzerine bir atölye çalışması da düzenlendi. Bu sanatsal atölye çalışması ile projenin önemli kilometre taşlarından olan ve 2025 Kasım ayında yapılan “Akkuyu NGS sahasına Dördüncü Güç Ünitesi için reaktör basınç kabının ulaştırılması” işlemine de atıfta bulunulmuş oldu. Basınç kabı, sevkiyat sırasında Hohloma motifleri içeren dekoratif süslemeli bir örtüyle taşınmıştı. Katılımcıları yönlendiren atölye eğitmeni, Rus Hohloma desenleri ile geleneksel Türk Tezhip sanatı arasındaki benzerliğe de vurgu yaptı. Bu benzerlik, etkinliğe kültürel bir derinlik kattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aras Kargo’dan 8 Mart’ta Anlamlı Mesaj Haber

Aras Kargo’dan 8 Mart’ta Anlamlı Mesaj

Aras Kargo’nun 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için hazırladığı özel filmle sahadan karar masalarına uzanan farklı alanlarda kadınların emeğini, katkısını ve kurum içindeki etkisini gösterirken Aras Kargo’nun insan odaklı ve kapsayıcı kültür yaklaşımını da somut bir şekilde ortaya koyuyor. Türkiye’nin öncü ve yenilikçi kargo şirketi Aras Kargo, kadınların iş hayatındaki varlığını ve liderliğini destekleyen yaklaşımını kurum kültürünün merkezine yerleştiriyor. Bu kültürel dönüşümün bir yansıması olan toplumsal cinsiyet dengesi yaklaşımıyla kapsayıcı adımlar atılırken, kadınların işe alım süreçlerinden kariyer gelişimine kadar iş hayatının her aşamasında daha görünür ve güçlü bir şekilde yer alması destekleniyor. Sahada, karar masasında, sporda: Aras Kargo’ da kadınlar olmak istedikleri yerde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için hazırlanan özel film, kadınların sahadan yönetim masasına uzanan güçlü varlığını ve yarattıkları etkiyi görünür kılıyor. Filmde; direksiyon başındaki kadın sürücüler ve dağıtım yapan kadın kuryelerin görüntüleriyle kadınların Aras Kargo’ daki aktif ve etkili rolü öne çıkıyor. Bir toplantı masasında karar mekanizmalarında yer alan kadın yöneticiler ile kadın liderlerin Aras Kargo’daki temsiliyeti, Sultanlar Ligi’nde mücadele eden Aras Kargo Kadın Voleybol Takımı ile de kadınların spordaki varlıkları vurgulanıyor. Film; Aras Kargo’ nun kadın CEO’ su, kurduğu voleybol takımı ve kadınların operasyonel alandaki rolleriyle cinsiyet dengesi yaklaşımını ortaya koyuyor. “Toplumsal Cinsiyet Dengesi kurumsal dönüşümümüzün merkezinde” Aras Kargo CEO’su Barbara Hagen kadın liderliği ve toplumsal cinsiyet dengesine verilen önemi vurgulayarak açıklamada bulundu: “ Aras Kargo’da amacımız; kadın liderlerin neşeyle bir araya geldiği, birbirine ilham verdiği ve sektörde daha fazla kadının liderlik rollerine adım atmasına cesaret veren bir alan yaratmak. Kadınların gelişebileceği bir alan yaratmanın, tüm çalışanları yukarı taşıdığına inanıyoruz. Bu nedenle karar alma süreçlerinde cinsiyet dengesini bir iyi niyet meselesi olarak değil, temel bir iş stratejisi olarak ele alıyor ve kadın lider oranımızı %40’a taşıyacak somut adımları hayata geçiriyoruz. Aras Kargo İcra Kurulu’nda ben dahil beş kadın liderin bulunması, bu yaklaşımımızı ortaya koyuyor. İnsan ve Kültür yapılanmamız altında cinsiyet eşitliğine yönelik 416 farklı KPI’ ı takip ediyor; hızlı sonuç üreten uzun vadeli dönüşümü destekleyen uygulamalar hayata geçiriyoruz. “Kadın adaylara açığız” ifadesini içeren iş ilanları, her mülakat sürecinde en az bir kadın yöneticinin yer alması ve çalışan annelere kreş desteği bu adımların bir kısmını oluşturuyor. Ebeveynliği ise bireysel değil, ortak bir yolculuk olarak görüyoruz. Erkek çalışanlarımıza tanıdığımız 30 gün babalık izni ile erkeklerin de ebeveynlik sorumluluğunu paylaşabildiği bir çalışma kültürü kurmayı önemsiyoruz. İşe Dönüş Rehberi uygulamamız ile çalışan annelerimizin iş hayatına dönmesine destek oluyoruz. Çünkü biliyoruz ki; kadınlar görüldüğünde, duyulduğunda ve desteklendiğinde sadece bireyler değil, tüm organizasyon güçlenir. 8 Mart için hazırladığımız bu özel filmle de her zaman yanlarında olduğumuz kadın çalışanlarımızın rolünü ve yarattıkları etkiyi görünür kılmayı amaçladık. Direksiyon başındaki kadın sürücülerimiz, sahada dağıtım yapan kadın kuryelerimiz, Türkiye’de ve iştirak ülkelerimizde karar masalarında yer alan kadın yöneticilerimiz ve Sultanlar Ligi’nde mücadele eden kadın voleybol takımımız başta olmak üzere kendilerini istedikleri yere taşıyan tüm kadınların her zaman yanındayız. Bu vesileyle; emeğiyle, vizyonuyla ve cesaretiyle dünyayı dönüştüren tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası’ndan Kız Çocuklarının Geleceğine Birikim Desteği Haber

İş Bankası’ndan Kız Çocuklarının Geleceğine Birikim Desteği

Kız çocuklarının eğitime, kadınların iş hayatına daha fazla katılımı ve her alanda fırsat eşitliğine sahip olmaları toplumların gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergeleri arasında yer alıyor. Girişimcilik kültürünün yaygınlaşmasının ekonomiler için taşıdığı önem ise her geçen gün artıyor. Türkiye İş Bankası da toplumsal cinsiyet eşitliği ile kadınların iş hayatındaki varlığını güçlendirme ve girişimcilik kültürünün yaygınlaştırılması vizyonunu bir araya getirerek “Girişimci Kız Çocukları Hesabı”nı hayata geçirdi. Girişimcilik Vakfı’nın katkısıyla “bir kız çocuğunun geleceği doğduğu gün başlar” yaklaşımıyla tasarlanan birikim hesabı, ebeveynleri üzerinden kız çocuklarının ilerleyen yıllarda eğitim ve iş yaşamında, özellikle girişimcilik dünyasına adım atmak istediklerinde onlara destek olmak, yarınları için finansal bir güvence oluşturmak üzere uzun vadeli tasarruf yapılmasını hedefliyor. 18 yaşına kadar enflasyon karşısında korunan uzun vadeli birikim Enflasyona karşı korumalı bir gelecek fonu olma özelliği taşıyan hesap, 8 Mart 2025 ve sonrasında doğan kız çocukları adına ebeveynleri tarafından İş Bankası şubelerinden veya mobil bankacılık uygulaması İşCep’ten açılabiliyor. 180 gün vadeli olarak düzenlenen ve talimat verilmediği sürece vade sonunda otomatik yenilenen hesaba, yıllık TÜFE değişim oranı üzerine ek faiz uygulanıyor. Böylece birikim, enflasyonun üzerinde bir getiri potansiyeline sahip oluyor. Açılış alt limiti 1.000 TL olan hesap, ebeveyni tarafından kapatma talimatı verilmediği sürece çocuk 18 yaşına gelene kadar sürdürülüyor. Kız çocuğun 18 yaşına girmesiyle birlikte hesap otomatik olarak kapatılıyor ve birikim vadesiz hesaba aktarılıyor. Böylelikle birikimin kullanım alanı çocuğun tercihine bırakılıyor. “Toplumsal cinsiyet eşitliği ve girişimcilik anlayışımızı aynı potada buluşturduk” İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye’nin bugün odaklanması gereken sürdürülebilir kalkınma hedeflerini gerçekleştirmesinin bir koşulunun toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması olduğunu, kız çocuklarının ve kadınların toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle birçok engelle karşılaştığını, bunun sadece sosyal ve ekonomik değil insani bir mesele olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Bu zorlukların aşılmasında girişimcilik kültürünün yaygınlaşmasının önemli bir rol oynayabileceğini ifade eden Aran, şöyle konuştu: “Eğer ülkemizde daha fazla girişimci kadın görmek istiyorsak onlara genç yaşlardan itibaren fikir geliştirebilecekleri ve bu fikirleri somut bir çıktıya dönüştürebilecekleri bir ortam sağlamalıyız. İşte biz de Girişimci Kız Çocukları Hesabı’nı bu anlayışla hayata geçirdik. Kız çocuklarının ekonomik bağımsızlıklarını elde ederek kendi ayakları üzerinde durabilmelerine, bir ürüne veya hizmete dönüşebilecek fikirleri varsa onu gerçekleştirmelerine katkıda bulunmak istedik. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve girişimcilik alanındaki anlayışımızı aynı potada buluşturduğumuz Girişimci Kız Çocukları hesabı ile kız çocuklarımız inanıyoruz ki hayatlarının belki de en önemli döneminde cesur adımlar atabilecek; sadece kendileri için değil aileleri ve hatta toplumumuz için değer üretebilecekler.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cam Sektöründe Kadın Gücü Haber

Cam Sektöründe Kadın Gücü

Cam dünyasının güvenilir ve global tedarikçisi Yorglass, kurum merkezinin kültürüne yerleştirdiği fırsat eşitliğini sistematik bir yapı içerisinde ele alıyor. Sanayide kadın istihdamının artmasının sosyal bir konu olmanın ötesinde bir değeri olduğuna dikkat çeken Yorglass İnsan Kaynakları Direktörü Ayşe Doğruöz, farklı bakış açılarının üretim süreçlerine dahil olmasının şirketlerin rekabet gücünü artırdığına inandıklarını belirtiyor. Şirket olarak fırsat eşitliğini sürdürülebilir büyümenin temel yapı taşlarından biri olarak gördüklerini belirten Doğruöz 8 Mart Dünya Kadınlar Günü çerçevesinde Yorglass’ın eşitlik anlayışı ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “DEI Komitesi ile şirket içi uygulamaları planlıyor, takip ediyor ve kapsayıcı bir çalışma ortamının sürekliliğini sağlıyoruz. Eğitim programları, farkındalık çalışmaları ve performans takibiyle desteklenen bu yapı ile eşitliğin günlük iş pratiklerine yansımasını amaçlıyoruz.” İş yaşamında eşitlik farkındalık çalışmaları ile destekleniyor Şirket olarak eşitliği sürdürülebilir bir yönetim anlayışına dönüştürdüklerini vurgulayan Doğruöz, “Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı 2002’de yaklaşık yüzde 27 iken, 2025’te yüzde 36,3’e yükseldi. Bu da iş dünyasında daha dengeli bir yapının mümkün olduğunu gösteriyor. Yorglass olarak benimsediğimiz eşitlik politikası çerçevesinde kadın çalışan oranımızı önümüzdeki yıllarda da artırmayı hedefliyoruz. Çeşitlilik ve kapsayıcılığı kurum kültürümüzün doğal bir parçası olarak görüyoruz. #HerSesEşittir yaklaşımımızla farklı bakış açılarını görünür kılmayı ve çalışanlarımızın potansiyelini ortaya çıkarmayı hedefliyoruz. Eşitliği günlük iş yapış biçimimize entegre ediyoruz. Ayrıca Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ile iş birliği yaparak toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik eden projeler yürütüyoruz. Bunun yanı sıra, çalışanlarımız için düzenlediğimiz eğitimlerle cinsiyet eşitliği ve kadın istihdamı konusunda farkındalık yaratmayı hedefliyoruz. Camın doğasındaki kırılganlığı dayanıklılığa dönüştürmeyi çok iyi biliyoruz, şimdi aynı uzmanlığı iş dünyasındaki kalıpları yıkmak için kullanıyor, kadın temsilinin önündeki tüm cam tavanları parçalayarak sanayide gerçek bir zihniyet devrimine öncülük ediyoruz” dedi. Sertifikalar ve projelerle desteklenen somut adımlar Şirket olarak eşitlik alanındaki çalışmalarının ulusal ve uluslararası platformlarda da karşılık bulduğuna dikkat çeken Doğruöz, şunları söyledi: “2021 yılından bu yana UN Global Compact kapsamında Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin imzacısı olarak yer alıyoruz. Bunun yanı sıra Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülü’yle birlikte sektöründe İş’te Eşit Kadın Sertifikası’nı alan ilk şirket olarak öne çıkıyoruz. Bu başarıları sadece bir belge kazanımı olarak değerlendirmiyoruz. Yüzde 97 başarı oranıyla aldığımız İş’te Eşit Kadın Sertifikası, toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik kararlılığımızın önemli bir göstergesi. Kadınların kariyer yolculuklarını desteklemek için farklı uygulamalar geliştiriyoruz. 50. yılımız kapsamında başlattığımız ‘50 Yıl, 50 Kadın Mentorluk Programı’ ile genç kadın profesyonellerin liderlik becerilerini geliştirmelerine katkı sağlıyoruz. Hamile çalışanlarımıza ayda bir gün ek uzaktan çalışma imkânı sunuyor, doğum sonrası işe dönüş sürecini destekleyen uygulamalar yürütüyoruz. Esnek çalışma modelleri ve ebeveynlik paketleriyle iş ve özel yaşam dengesini güçlendiriyoruz. Babalık iznini sekiz güne çıkararak ebeveynlik sürecine daha dengeli bir yaklaşım benimsiyoruz. Yorfuture Programı & FORHER projesi sayesinde genç yetenek oranımızı yüzde 71 seviyesine taşıdık. Kadınların iş gücüne katılımını ve liderlik yolculuklarını destekleyen projelerimizle sektörde örnek bir model oluşturmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.