Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toplumsal Cinsiyet

Kapsül Haber Ajansı - Toplumsal Cinsiyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Cinsiyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nippon Paint – Betek'te Üst Düzey Atama Haber

Nippon Paint – Betek'te Üst Düzey Atama

Şirket bünyesinde Finans Direktörü olarak görev yapan Dilek Özdemir, Şubat 2026 itibarıyla Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CFO) olarak atandı. Bu atamayla birlikte şirketin C-level yönetim kadrosunda kadın-erkek temsili eşitlenmiş oldu. Türkiye boya sektörünün öncü ismi Nippon Paint- Betek, finansal yönetimini deneyimli bir isme emanet etti. Şirket bünyesinde Finans Direktörlüğü görevini başarıyla yürüten Dilek Özdemir, 20 yılı aşkın tecrübesi ve stratejik yönetim vizyonuyla, Şubat 2026 itibarıyla Nippon Paint – Betek’in yeni Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CFO) oldu. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olan ve profesyonel kariyerine uluslararası denetim ve danışmanlık sektöründe adım atan Özdemir, 20 yılı aşkın deneyimi boyunca raporlama, finansal kontrol ve stratejik bütçe yönetimi gibi kritik alanlarda uzmanlaştı. Finansal yönetim ve sürdürülebilir büyüme odaklı yaklaşımıyla tanınan Dilek Özdemir, yeni dönemde Nippon Paint – Betek’in finansal stratejilerinin yönetiminde ve şirketin gelecek hedeflerinde kilit rol oynayacak. Özdemir, bu yeni göreviyle aynı zamanda şirketin yönetim ekibinde yer alan güçlü kadın liderlerden biri olarak sorumluluk üstlenecek. Yönetimde Kadın Gücü ve Temsilde Eşitlik Pazarlama ve İnsan Kaynakları fonksiyonlarının ardından Mali İşler liderliğine de bir kadın yöneticinin atanmasıyla birlikte, şirketin üst yönetimindeki kadın ve erkek sayısı eşitlendi. Yönetim kademesindeki bu denge, Nippon Paint – Betek’in toplumsal cinsiyet eşitliği ve fırsat eşitliği konusundaki kararlı ve vizyoner yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung ve UNDP Türkiye’nin Innovation Campus Programı Mezunlarından Toplumsal Sorunlara Teknolojik Çözümler ​​​​​​​ Haber

Samsung ve UNDP Türkiye’nin Innovation Campus Programı Mezunlarından Toplumsal Sorunlara Teknolojik Çözümler ​​​​​​​

Programın 2025 yılı mezunlarının ürettiği projeler arasında toplumsal cinsiyet eşitsizliği, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan zorluklar ve dijital yaşamın ergen gençler üzerindeki psikolojik etkisi gibi sorunlara yenilikçi çözümler öneren projeler öne çıkıyor. Samsung Electronics Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye iş birliği ile 2019 yılından bu yana yürüttüğü “Innovation Campus” programı, gençleri hem dijital hem de sosyal becerilerle donatarak geleceğe hazırlamaya ve istihdama katkı sağlamaya devam ediyor. Program, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda projeler geliştirme fırsatı sunarak toplumsal sorunlara çözüm üretmeyi de teşvik ediyor. Katılımcılar, eğitimlerini tamamladıktan sonra kendi projelerini geliştiriyor. Programın 2025 yılı mezunlarının geliştirdiği projeler de küresel çapta toplumsal sorunları odağına alarak bu sorunlara yenilikçi ve bütüncül çözümler öneriyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine analitik bir çerçeve 2025 yılı mezunlarından Beyza Fidangül, Buket Hocaoğulları, Doğa Bolcan, Miray Irmak ve Neda Esmaeilzadeh’in hayata geçirdiği “Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliğinin İnsani Gelişme Üzerindeki Etkisinin Analizi” isimli proje; UNDP’nin Gender Inequality Index (GII) ve Human Development Index (HDI) verilerini birlikte analiz ederek, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ülkelerin insani gelişmişlik düzeyi üzerindeki etkisini ortaya koymayı hedefliyor. Böylece eğitim, sağlık, yaşam beklentisi ve ekonomik katılım gibi alanlarda cinsiyet temelli eşitsizliklerin kalkınma üzerindeki yapısal etkileri veri temelli olarak görünür kılınıyor. Proje küresel çapta sosyal bir problem olan toplumsal cinsiyet eşitsizliğini çok boyutlu veri göstergeleriyle birlikte ele alarak, politika yapıcılar ve karar vericiler için karşılaştırmalı, analitik bir çerçeve sunmasıyla öne çıkıyor. Sağlık hizmetlerine erişimde yapay zekâ ile kişiselleştirilmiş öneriler Mezun projelerinin arsından öne çıkan bir diğer proje ise Mustafa Guruş, Hasan Ali Özgür, İpek Özgür Yalçın, Mustafa Uras İplikçi ve Muhammed Said Mirza Bal’ın “Yapay Zeka Destekli Hastane Randevusu Bulma ve Öneri Sistemi” isimli projesi. Sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan zorlukları azaltmak amacıyla yapay zekâ destekli bir hastane randevu bulma ve yönlendirme sistemi öneren bu proje, kullanıcıların konum, ihtiyaç, yoğunluk ve uygunluk gibi kriterlerine göre en uygun sağlık hizmetine erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Sağlık gibi temel ihtiyaçlara erişim problemini odağına alan proje, AI tabanlı akıllı yönlendirme algoritmalarıyla kullanıcıya kişiselleştirilmiş öneriler sunmasıyla fark yaratıyor. Ergen gençlerin dijital dünyayla daha dengeli ilişki kurması için bütüncül yaklaşım Sudenur Şenol, Sedanur Çalı, Oğuzhan Bayrakçı ve İkranur Sayım’ın hayata geçirdiği “Dijital Yaşam Asistanı” isimli proje de günümüz problemlerine yenilikçi bir bakış açısı sunan projelerden biri olarak göze çarpıyor. Proje, sosyal medya kullanımının ergen gençlerin stres düzeyi, psikolojik anlamda iyi oluşu ve dijital alışkanlıkları üzerindeki etkisini analiz ediyor. Böylece dijital yaşamda sağlıklı kullanım farkındalığı oluşturmak ve gençlerin dijital dünyayla daha dengeli bir ilişki kurmasına katkı sağlamak amaçlanıyor. Proje; dijital davranış verileri ile psikolojik iyi oluş göstergelerini birlikte ele alarak, dijital refah (digital well-being) kavramına odaklanan bütüncül bir yaklaşım sunmasıyla dikkat çekiyor. Program bugüne dek 688 mezun verdi 18-29 yaş aralığındaki iş arayışındaki gençleri hedefleyen Innovation Campus programına 5 yılda 81 il, 200 üniversiteden 25 binden fazla kişi başvurdu. Programdan bugüne dek 688 genç mezun oldu. Mezunların yüzde 90'ı istihdama katılırken geri kalanı da öğrenimine devam etti. Kapsamlı ve çok katmanlı tasarlanan eğitim programı 350 saat yapay zekâ, 240 saat nesnelerin interneti, 87 saat kodlama ve programlama gibi ileri teknolojileri içeriyor. Öğrencilere dijital eğitimlerin yanında sosyal beceriler de kazandırmayı amaçlayan program kapsamında işe hazırlık sürecine yönelik eğitimler de veriliyor. BM’nin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 6’sını doğrudan kapsayan programda eğitim alan öğrenciler, bugüne dek tüm amaçlara hizmet eden 100’ü aşkın bitirme projesi hazırladı. Samsung Türkiye ve UNDP Türkiye profesyonelleri, katılımcılara bitirme projelerini desteklemek amacıyla mentörlük desteği de sağlıyor. Mentörlük süreci gençlerin bireysel ihtiyaç ve beklentilerine göre tasarlanıyor. Samsung çalışanları da gençlerin kariyerlerini şekillendirmelerine destek veriyor. Eğitimi başarıyla tamamlayan gençler, uluslararası geçerliliği olan bir sertifikayla ödüllendiriliyor. Sektör Kampüste Programıyla birlikte üniversitelere yayılıyor Son olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen Milli Teknoloji Akademisi’nin dijital öğrenme platformu Sektör Kampüste Programı’nın paydaşı olan Innovation Campus Programı, yapay zekâ eğitimlerini daha fazla üniversite kampüsüne taşıyor. Bu iş birliği ile program 2026 yılında da Yıldız Teknik Üniversitesi’nde kapılarını yeni öğrencilere açmaya devam ediyor.

Schneider Electric’in ESG Başarısı Yeniden Onaylandı Haber

Schneider Electric’in ESG Başarısı Yeniden Onaylandı

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, sürdürülebilirlik performansının gücü, tutarlılığı ve uzun vadeli güvenilirliği sayesinde, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanında faaliyet gösteren küresel kuruluşlar tarafından bir kez daha takdir edildi. Schneider Electric, küresel ölçekte yaklaşık 2.000 seçilmiş şirketi kapsayan ve davet usulüyle gerçekleştirilen World Benchmarking Alliance (WBA) değerlendirmelerinde güçlü sonuçlar elde etti. Şirket, Sosyal Kriterler (Social Benchmark) sıralamasında 1’inci, Toplumsal Cinsiyet Kriterleri (Gender Benchmark) sıralamasında ise 3’üncü oldu. Bu sonuçlar; insana yakışır iş uygulamaları, etik, temsil, ücretlendirme ve yan haklar ile şiddet ve tacizin önlenmesi gibi alanlarda lider performansa işaret ediyor. Schneider Electric ayrıca, karbon dönüşümünü etkin biçimde hayata geçirme kapasitesini ortaya koyan WBA’nın ACT Core metodolojisi kapsamında dünya genelinde ‘A’ notu alan yalnızca dokuz şirketten biri oldu. Şirket, EcoVadis değerlendirmesinde 100 üzerinden 87 puan alarak Platin madalya kazandı ve üst üste altıncı kez küresel ölçekte değerlendirilen tüm şirketler arasında ilk yüzde 1’lik dilimde yer aldı. Schneider Electric Sürdürülebilirlikten Sorumlu Başkanı Esther Finidori, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Mevcut Schneider Sustainability Impact programımızın sonuna ulaştık. Elde ettiğimiz bu takdirler yaklaşımımızın tutarlılığını ve zaman içinde kaydedilen ilerlemeyi yansıtıyor. Sürdürülebilirliği strateji ve operasyonlarımızın merkezine yerleştirmenin ölçülebilir sonuçlar doğurduğunu gösteriyor. Yolculuğumuzun bir sonraki aşamasına hazırlanırken, çıtayı yükseltmeye ve paydaşlarımızı da bu kolektif sürdürülebilirlik dönüşümüne ortak etmeye devam edeceğiz.” Bu sonuçlar, Schneider Electric’in iklim, yönetişim ve risk yönetimi alanlarındaki tutarlı performansını yansıtan diğer önemli ESG değerlendirmelerindeki üst düzey notlarla da destekleniyor. Schneider Electric, Corporate Knights tarafından hazırlanan Global 100 En Sürdürülebilir Şirketler endeksine yeniden dahil edilerek, çevresel uygulamalarıyla küresel ölçekte öne çıkan şirketler arasındaki konumunu pekiştirdi. Ayrıca Schneider Electric, sürdürülebilirlik alanındaki şeffaf, tutarlı ve ileriye dönük ESG iletişimi ile yatırımcı güvenini ve uzun vadeli dayanıklılığı güçlendirmedeki rolü sayesinde IR Society Awards’ta “Sürdürülebilirlikte En İyi İletişim” ödülüne layık görüldü. Daha yakın bir dönemde ise şirket, Fortune’un “World’s Most Admired Companies™ 2026” listesinde yer alarak; stratejik uygulama gücü, liderlik yaklaşımı ve uzun vadeli vizyonuyla üst düzey yöneticiler, yönetim kurulu üyeleri ve analistler nezdindeki güçlü itibarını bir kez daha ortaya koydu. Son beş yıldır Schneider Electric’in sürdürülebilirlik stratejisine, iklim, kaynaklar, güven ve eşit fırsatlar alanlarında ölçülebilir hedefler belirleyen Schneider Sustainability Impact (SSI) programı yön veriyor. 2021–2025 dönemini kapsayan bu program, şirketin iddialı sürdürülebilirlik hedeflerini destekledi. Bu yaklaşım sayesinde Schneider Electric, hem Corporate Knights hem de Time Magazine ve Statista tarafından iki kez ‘Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketi’ seçildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erkekler “Evin Reisi Benim” Derken, Kadınlar Eşitliği Tercih Ediyor! Haber

Erkekler “Evin Reisi Benim” Derken, Kadınlar Eşitliği Tercih Ediyor!

Türkiye’de kadın ve erkek profilini karşılaştırmalı olarak ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı çalışma; 7 bölge ve 22 şehirde, 761 erkek ve 602 kadın katılımcı ile yüz yüze görüşülerek yapıldı. Temizlik ve hijyen, beden sağlığı, psikolojik sağlık, cinsel hayat ile evlilik ve aile değerlerine bakış başlıklarında toplumun röntgenini çeken araştırma; çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Araştırmanın katılımcı profili incelendiğinde; kadınların %56’sının, erkeklerin ise %60’ının evli olduğu; eğitim seviyesinde ise kadınların %35’inin, erkeklerin %32’sinin yüksek eğitim grubunda yer aldığı görüldü. Gizli iktidar savaşı: Erkekler "Reis Benim" diyor, kadınlar "Eşitiz" Erkeklerin %35’i “Evin reisi benim” derken, kadınların %46’sı “Eşimle eşitiz” diyor. Ev, erkekler için bir dinlenme ve sığınak alanı iken, kadınlar için hala bir miktar stres ve mesai barındırıyor. Kadınlar daha hijyenik… Hijyen ve bakım konularına da odaklanan araştırma sonuçlarına göre kadınlar günde ortalama 9 kez el yıkayıp bakım rutinlerini aksatmazken; erkekler gündelik bakımda biraz daha geride kalıyor ancak duş alma sıklığında kadınları geçiyor. Kadınlar hak ettikleri konumu bulmakta zorlanıyor… Çalışma sonuçlarına göre iş yerindeki statü algısında önemli bir fark bulunuyor. Kendini yönetici olarak tanımlayan erkeklerin oranı (%29), kadınların (%8) neredeyse 4 katı olarak görülüyor... Erkekler iş yerinde "saygı gördüğünü" hissederken, kadınlar hak ettikleri konumu bulmakta zorlanıyor. Ayrıca bireylerin sağlık durumlarını inceleyen çalışmada, erkek ve kadınlar arasındaki farklılıklar dikkat çekici. Erkekler daha çok sigara ve alkol tüketiyor olmasına karşın kendilerini sağlıklı hissederken; daha sağlıklı yaşayan kadınlar kronik hastalıklarla (tansiyon, şeker) daha çok mücadele ediyor. Kadın ve erkek için de aile kutsal! Tüm bu farklılıklara rağmen toplum tek bir noktada kenetleniyor: Hem kadınların hem erkeklerin %90'ından fazlası "Aile Kutsaldır" görüşünde birleşiyor. Ancak kadınlar evlilikte "resmiyet ve güvence" ararken, erkekler "imam nikahı" veya "birlikte yaşama" gibi alternatiflere daha sıcak bakıyor. Kişisel bakım ve hijyende kadınlar daha titiz! Araştırma, kadınların kişisel bakım ve hijyen konusunda erkeklerden daha titiz olduğunu ortaya koyuyor. Kadınların %84’ü kendi bakımını yeterli bulurken, erkekler %70 oranında kendini yeterli görüyor. Kadınlar günde ortalama 9 kez el yıkayıp 1,3 kez diş fırçalarken, erkeklerde bu sayılar sırasıyla 7 ve 1. Deodorant ve parfüm kullanımında kadınlar daha aktif, ancak duş alma sıklığında erkekler haftada 5,3 kez ile kadınların 4,5’ini geçiyor. Erkekler, duş alma sıklığında liderliği alıyor; kadınlar haftada ortalama 4,5 kez duş alırken, erkeklerin ortalaması 5,3’e ulaşıyor. Kadınlar sağlıkta daha gerçekçi ve temkinli… Araştırma, erkeklerin sağlık algısında daha iyimser olmasına rağmen, kadınların sağlık durumunun daha gerçekçi ve temkinli olduğunu gösteriyor. Erkeklerin %78’i kendini sağlıklı hissederken, kadınlarda bu oran %72. Kronik hastalık oranı erkeklerde %24, kadınlarda %32; özellikle tansiyon ve şeker hastalığı kadınlarda daha yaygın. Erkekler sağlık sorunlarını genellikle yaşam tarzına bağlarken, kadınlar doğrudan hastalıkla ilişkilendiriyor. Araştırma sonuçlarına göre sigara ve alkol tüketiminde erkekler açık ara önde. Sigara içen erkekler haftada ortalama 5,7 paket tüketirken, kadınlarda bu ortalama 5 pakette kalıyor. Alkol kullanımında ise erkeklerin %31’i alkol kullandığını belirtirken, kadınlarda bu oran %11 seviyesinde görülüyor. Kadınların %46’sı "Eşimle eşitiz" diyor "Evdeki rolünüzü en iyi tanımlayan ifade hangisidir?" sorusuna erkeklerin %35’i "Evin reisi benim" yanıtını verirken, bu tanımı kabul eden kadınların oranı sadece %15’te kalıyor. Kadınların %46’sı "Eşimle eşitiz" derken, erkeklerde eşitlik vurgusu %26’ya kadar düşüyor. Kadınların evdeki varlıklarını "Saygınlığım yüksektir" (%31) ifadesiyle tanımlama oranının ise erkeklerden (%28) daha yüksek ifade ettiği görülüyor. Erkeğe sığınak, kadına mesai alanı… Ev ortamı her iki cinsiyet için de en güvenli liman olarak görülüyor. Kadın %86, Erkek %85 "Güvenli" hissediyor. Erkeklerin %56’sı evde stres hissetmediğini belirtirken, kadınlarda bu oran %47’de kalıyor. Benzer şekilde erkeklerin %64’ü evde "sakin" hissettiğini söylerken, kadınlarda bu oran %55 seviyesine düşüyor. Bu veriler, evin erkekler için bir "dinlenme alanı", kadınlar için ise ev içi sorumluluklar nedeniyle hala bir "mesai alanı" olabileceğine işaret ediyor. Erkekler, ‘Ben daha çok seviyorum’ diyor… Araştırma, aşk hayatında da cinsiyetler arası algı farkını ortaya koyuyor. İlişkisi olanlarda “karşılıklı sevgi ve bağlılık” duygusu öne çıkarken (Kadın %53, Erkek %51), “Ben daha çok seviyorum” diyen erkeklerin oranı %16 iken, kadınlarda bu oran %8. Toplumun yaklaşık beşte biri ise (Kadın %20, Erkek %17) aşk hayatına sahip değil. Cam tavan yıkılmıyor! Araştırma, iş hayatında toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin statü ve unvan dağılımına nasıl yansıdığını ortaya koyuyor. Erkek çalışanların oranı %70, kadınların ise %30 olmasına rağmen asıl fark, karar verici pozisyonlardaki temsilde görülüyor. “İş ortamındaki rolünüzü en iyi tanımlayan ifade hangisidir?” sorusuna erkeklerin %29’u “Yöneticiyim” yanıtını verirken, kadınlarda bu oran %8’de kalıyor. Bu durum, kadınların iş hayatında var olsalar bile liderlik pozisyonlarına erişimde yaşadıkları zorlukları (Cam Tavan etkisi) gözler önüne seriyor. Erkeklerin yarısı işyerinde saygınlığım var diyor, kadınlar oran daha düşük Erkeklerin neredeyse yarısı (%48) iş yerinde "Saygınlığım var" diye yanıt verirken, çalışan kadınların sadece %31’i bu ifadeyi kullanıyor. Benzer şekilde, iş süreçlerinde "Fikir alırlar" diyen erkeklerin oranı %18 iken, kadınlarda bu oran %11’de kalıyor. Erkeklerin %64’ü cinsel hayatından memnun Araştırmanın cinsel yaşam ve ilişki geçmişine dair bulgular, kadınlar ve erkekler arasında hem deneyim hem de memnuniyet açısından farklar olduğunu ortaya koyuyor. Erkeklerin %64’ü cinsel hayatlarından memnun olduğunu belirtirken, kadınlarda bu oran %44’te kalıyor. Hayatları boyunca ortalama partner sayısı erkeklerde 7, kadınlarda 2 olarak belirtiliyor. Ciddi ilişki deneyimlerinde de benzer bir tablo var; erkekler ortalama 5 ciddi ilişki yaşarken, kadınlar 2 ciddi ilişki yaşadığını dile getiriyor. Kadın da erkek de evliliği insan doğasına uygun buluyor… Evlilik kurumunu insan doğasına uygun bulma konusunda erkekler (%78) ve kadınlar (%74) benzer görüşte birleşirken, çok eşlilik konusunda farklılıklar dikkat çekiyor: Erkeklerin %11’i çok eşliliğe katıldığını belirtirken, kadınlarda bu oran %5’te kalıyor. Sadakat konusunda ise kadınlar daha temkinli; aldatıldığını düşünen kadınların oranı %9 iken, erkeklerde %7. Erkeklerin %16’sı ise “Evdeki kadın çocuklarımın annesi, dışarıdaki kadın cinselliği yaşadığım kişidir” görüşünü benimseyerek evlilik ve cinselliği ayrı değerlendirme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Katılımcıların %90'dan fazlası ‘Aile kutsaldır’ diyor Araştırmanın son bölümü, yaşam tarzı ve alışkanlıklardaki tüm farklılıklara rağmen Türk toplumunun aile kavramı etrafında kenetlendiğini kanıtladı. Cinsiyet fark etmeksizin katılımcıların neredeyse tamamı aileyi dokunulmaz bir değer olarak görüyor. "Aile kutsaldır" görüşüne katılan erkeklerin oranı %93, kadınların oranı ise %92 olarak ölçülüyor. Benzer bir uzlaşı evlilik kurumunda da görülüyor; kadınların %81’i, erkeklerin ise %79’u "Evlilik kutsaldır" görüşünde birleşiyor. Kadın evlilikte yasal güvence ve resmiyet istiyor… Veriler, erkeklerin gayri resmi birlikteliklere ve alternatif evlilik modellerine kadınlardan daha sıcak baktığını gösteriyor. "Sadece imam nikahı ile evlilik olabilir" görüşünü erkeklerin %29’u desteklerken, kadınlarda bu oran %14’e düşüyor. Benzer şekilde, "Sadece imam nikahı ile çocuk sahibi olunabilir" fikrine erkeklerin %26’sı olumlu yaklaşırken, kadınlarda bu oran %15’te kalıyor. Modern birlikteliklerde de benzer bir eğilim var: "Evlilik olmasa da çiftler birlikte yaşayabilir" diyen erkeklerin oranı %30, kadınlarda %19. Evlilik dışı çocuk sahibi olmaya erkeklerin yaklaşımı (%17) kadınlara (%10) göre daha esnek. Bu veriler, kadınların evlilikte "yasal güvence ve resmiyeti" önemserken, erkeklerin daha esnek modellere yöneldiğini ortaya koyuyor. Geleneksel "görücü usulü" evlilik hâlâ geçerliliğini koruyor Araştırmaya katılan hem kadınlar (%34) hem de erkekler (%32) için en yaygın ve kabul gören evlilik biçimi "Kendimiz tanıştık, anlaştık, aileler onayladı" seçeneği olurken, geleneksel "görücü usulü" evlilik de hâlâ geçerliliğini koruyor; kadınlarda bu oran %31, erkeklerde %22 seviyesinde. Esengül Berişah: “Aile, evlilik ve ortak yaşamda güçlü bir uzlaşı var” Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah, Method Research Company ve Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde yürütülen “Kadın ve Erkeklerin Dünyası Araştırması”, yıllar içinde gençleri, ardından erkekleri ve son olarak kadınları merkeze alarak insanı, toplumsal değerleri, beklentileri ve dönüşümü anlamamıza yönelik önemli bir bakış açısı sağladığını söyledi. Berişah, araştırmanın, kadın ve erkeğin hayatın birçok alanında farklı deneyimler yaşadığını ortaya koymakla birlikte; aile, evlilik ve ortak yaşam gibi temel konularda güçlü bir uzlaşıya da işaret ettiğini kaydetti. Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: “Geleneksel ile modernin harmanlandığı toplum yapısı tüm araştırmalarımızın en belirgin özelliği” Araştırmayı değerlendiren Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: “Bugün kadın ve erkeklerin sosyal yaşamları ve sosyal kurumlara yaklaşımını özetleyen bir araştırmamızı kamuoyu ile paylaşıyoruz. Ortaya çıkan sonuç hala geleneksel kurumların ve toplumu bir arada tutan temel yapıtaşı olarak ailenin önemini koruduğu. Hala insanlar kendilerini güvende hissedebilmek için çoğuldan tekile doğru yönleniyor. Erkeklerde özgüven, kadınlarda ise fedakarlık eğilimi biraz daha yüksek. Geleneksel ile modernin harmanlandığı bir toplum yapısı tüm araştırmalarımızın en belirgin özelliği.” İfadelerini kullandı.

Eşitliğin Liderleri 2025 Ödülleri, Denizli'de Sahiplerini Buldu Haber

Eşitliğin Liderleri 2025 Ödülleri, Denizli'de Sahiplerini Buldu

Denizli'nin Gücü Kadınlar Zirvesi kapsamında düzenlenen ödül töreninde, bu yılın eşitliğe inanan erkek liderlerine ödülleri takdim edildi. Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından 19 Kasım Dünya Erkekler Günü kapsamında Türkiye'de ilk kez hayata geçirilen "Eşitliğin Liderleri Ödül Töreni"nin dördüncüsü bu yıl Denizli'nin Gücü Kadınlar Zirvesi kapsamında gerçekleştirildi. Platform, bu özel günü "Eşitliğe İnanan ve Eşitliği Güçlendiren Erkekler Günü" olarak anlamlandırıyor ve toplumsal cinsiyet eşitliği için sorumluluk alan, bu vizyonu kurumsal kültürlerine taşıyan erkek liderleri görünür kılmak amacıyla bu töreni gerçekleştiriyor. 17 Kasım'da Denizli'de Merkezefendi Kült r Merkezi ev sahipliğinde düzenlenen zirvenin ardından gerçekleştirilen tören, eşitlik odağında güçlü bir farkındalık yarattı. Farklı sektörlerden kadın ve erkek liderleri bir araya getiren etkinlik, iş dünyasında kapsayıcı dönüşümün önemine vurgu yapan mesajlarla dikkat çekti. Eşitliğe Dair Güçlü Mesajlar Verildi Birleşmiş Milletler tarafından da kabul gören 19 Kasım Dünya Erkekler Günü'nün Türkiye'de ilk kez 2022 yılında Kadın Dostu Markalar Platformu öncülüğünde özel bir törenle kutlanmasıyla başlayan bu yolculuk, bugün eşitlik savunuculuğunu görünür kılan önemli bir program haline geldi. Her yıl etki alanını büyüterek sürdürülen tören, bu yıl da eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık konusunda örnek yaklaşım sergileyen erkek liderleri onurlandırdı. Eşitlik odaklı çalışmaları, kurumsal duruşları ve örnek liderlikleriyle öne çıkarak ödüle layık görülen 10 erkek lider arasında; İDO Genel Müdürü Dr. Murat Orhan, QNB İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akıncılar, Yorglass Yönetim Kurulu Başkanı Semavi Yorgancılar, Bahçeşehir & Uğur Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Enver Yücel, Zürich Sigorta CEO'su Yılmaz Yıldız yer aldı. Ayrıca programda bu yıl Denizli'de üretime eşitlikle güç veren 5 erkek lider de ödülle onurlandırıldı. Denizli'den ödüle layık görülen erkek lider arasında ise; Yavuzçehre Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yavuzçehre, Sadık Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Oktay Mersin, Askon Demir Çelik Yönetim Kurulu Başkanı Okan Konyalıoğlu, Mercan Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Gültekin Okay Salgar ve Tosunoğlu Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tosunoğlu yer aldı. "19 Kasım, Eşitliğe Katkı Sunan Lider Ruhlu Erkeklerin Günü" Töre nde, ödül alan erkek liderler, toplumsal cinsiyet eşitliğine dair kurumlarında hayata geçirdikleri uygulamaları, dönüşüm odaklı yaklaşımlarını ve kişisel bakış açılarını katılımcılarla paylaştı. Liderlerin iş dünyasında eşitliğin güçlenmesine yönelik görüşlerini aktardıkları törende konuşma yapan Kadın Dostu Markalar Platformu Kurucu & Yönetim Kurulu Başkanı Nazlı Demirel de19 Kasım Eşitliğe İnanan ve Eşitliği Güçlendiren Erkekler Günü'ne dair yaptıkları organizasyona verdikleri önemi anlattı. 19 Kasım'ın Uluslararası Erkekler Günü olarak isimlendirilen ve Birleşmiş Milletler tarafından da desteklenen uluslararası bir gün olduğunu hatırlatan Nazlı Demirel, yaptığı konuşmada şunları söyledi; "Biz Platform olarak 19 Kasım'ı 2022 yılından bu yana 'Eşitliğe İnanan ve Eşitliği Güçlendiren Erkekler Günü' olarak kutlamaktan büyük gurur duyuyoruz. Bugün, eşi tliğe katkı sunan lider ruhlu erkeklerin günü. Eşitlik bilincini desteklemenin en önemli yolu, eşitliğe inanan ve buna güç veren erkeklerin bu yönde sunacakları katkılardır. İşte bu nedenle biz de Kadın Dostu Markalar Platformu olarak eşitlik bilincinin gelişmesi adına çok değerli projelere imza atan, bu bilince katkı sunan erkeklerimizi de özel ve ayrıcalıklı bir "gün" olan 19 Kasım'da anmak ve bir araya getirmek istedik. 19 Kasım Eşitliğe İnanan ve Eşitliği Güçlendiren Erkekler Günü'nüzü kutluyoruz!"

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.