Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toplumsal Dayanıklılık

Kapsül Haber Ajansı - Toplumsal Dayanıklılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Dayanıklılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ender Güzeler, Orta Vadeli Programı Sigortacılık Perspektifinden Değerlendirdi Haber

Ender Güzeler, Orta Vadeli Programı Sigortacılık Perspektifinden Değerlendirdi

“2027-2029 OVP hedeflerinin; yüksek sigorta penetrasyonu, çeşitlendirilmiş ürün yapısı ve riskleri gerçekleşmeden önce yönetmeye odaklanan daha güçlü bir sigorta ekosistemi açısından önemli bir dönüm noktası olması bekleniyor” diyen Ender Güzeler, OVP’ye ilişkin değerlendirmelerine şöyle devam etti: “OVP, sektöre bazı ödevler çıkartırken beraberinde bazı fırsat alanlarını da göstermekle birlikte “istikrar” ve “dayanıklılık” çerçevesinde rolü ve önemini vurguluyor. Bu vurgu sektörün 2030 Vizyonu ile de örtüştüğü şeklinde okuyoruz. Sektöre verilen ödevler Tüm afet tehlikelerini kapsayan zorunlu afet sigortası mekanizmasının geliştirilip yaygınlaştırılması, beyan/ödeme takibinin etkinleştirilmesi ve dolaysıyla afet ve bakım sigortası gibi yeni/genişleyen ürünlere aktüeryal kapasite ve reasürans kapasitesi ayırmak.Uzun dönemli bakım sigortasının altyapısının kurulması. Yaşlanan nüfus/bakım ekonomisi politikasının ürün ve aktüerya tasarımı sektöre bırakılıyor.Devlet Destekli Alacak Sigortası'nın etkinliğinin artırılması ve Eximbank ihracat kredi sigortalarının güçlendirilmesine yönelik, alacak sigortası ve ihracat kredi sigortası tarafında kamu programlarıyla (Eximbank, KGF) entegre dağıtım kurmak.BES (Bireysel Emeklilik Sistemi) /OKS (Otomatik Katılım Sistemi)'nin fon çeşitliliği ve cazibesinin artırılmasına paralel olarak, Yatırım fonlu ve birikimli hayat sigortalarının yaygınlaştırılması için hayat sigortası ürünlerini BES/OKS reformuyla uyumlu, yatırım fonlu/birikimli yapıya göre yeniden tasarlamak. Fırsatlar alanları Afet sigortasının zorunlu kapsamının genişlemesi, tarihsel olarak düşük penetrasyonlu bir branşta hacim artışı potansiyeli sunuyor. Afet sigortasının yaygınlaşması, erken yatırım yapan (fiyatlama, risk modelleme) şirketler için rekabet avantajı.Bakım ekonomisi ve uzun dönemli bakım sigortası, tamamen yeni bir ürün kategorisi ve prim havuzu ile ilk giren şirketler için marka konumlandırma ve pazar payı fırsatı getiriyor.Yurt içi tasarruf artırma hedefi, hayat sigortacılığına doğrudan siyasi destek sağlıyor; BES / OKS büyümesiyle birlikte hayat sigortasında çapraz satış ve yeni müşteri kazanımı için ürün satışı imkânı.Alacak sigortası ve ihracat kredi sigortasının kamu destekli genişlemesi, KOBİ ve ihracatçı tabanının genişlemesiyle ticari hat büyümesi. Ortaya çıkabilecek yeni ürün türleri Değer bazlı geri ödeme mantığına uyumlu ağ bazlı ve ko-ödemeli TSS paketleriBakım ekonomisi çerçevesinde yaşlı/engelli bakımını kapsayan hibrit sağlık-bakım sigortasıUzaktan sağlık hizmetleri altyapısına entegre tele-sağlık destekli sigorta paketleriAfet sigortasında parametrik/geniş kapsamlı yeni nesil ürünlerTamamen yeni olan “Uzun dönemli bakım sigorta”Hayat + Sağlık + Bakım bileşenlerini birleştiren ürünler. (BES /OKS ile çapraz satış imkânı) Bu ürün ve konsantrasyonların pazarı büyütme potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Sigorta Sektörünün “istikrar” ve “dayanıklılık” çerçevesinde plandaki rolü: Ekonomik katkı ve kapsayıcılık zemini Sektör paydaşları açısından program, özel sigortacılığı hem büyüme (tasarruf, ticari sigorta) hem toplumsal kapsayıcılık (afet, bakım) eksenlerinde genişletecek bir zemin sunuyor. Ürün portföyünün bu iki ekseni birlikte karşılayacak şekilde (bireysel tasarruf odaklı + toplumsal risk odaklı) tasarlanması, hem kârlılık hem sektörün ekonomideki görünürlüğü açısından öne çıkan fırsat alanı. OVP'de "dayanıklılık" kavramı hem makroekonomik (dış şoklara karşı) hem toplumsal-fiziksel (afet, demografik dönüşüm) hem de sektörel (tedarik zinciri, imalat sanayii) düzeyde defalarca vurgulanıyor. Özel sigortacılığın bu çerçeveye katkısını dört ayrı kanaldan okumak mümkün. Mali/finansal istikrar kanalı Program, dış şoklara dayanıklılığın temelini "yurt içi tasarrufların artırılması" ve "TL cinsinden tasarruf ve yatırım araçlarının çeşitlendirilmesi"ne bağlıyor. Hayat sigortası (birikimli/yatırım fonlu ürünler) ve BES / OKS burada doğrudan araç konumunda: uzun vadeli, TL bazlı, sabit getirili tasarrufu sisteme çekerek hem cari açığı fonlayarak döviz talebini azaltıyor hem de finansal sistemin şoklara karşı tampon kapasitesini büyütüyor. Sigorta şirketleri aynı zamanda kurumsal yatırımcı olarak sermaye piyasalarının derinleşmesine (Yatırımcı Risk Merkezi, pay piyasası reformları) katkı sunuyor. Bu da finansal istikrarın kurumsal ayağını güçlendiriyor. Fiziksel/toplumsal dayanıklılık kanalı “Ailenin güçlendirilmesi, toplumsal ve fiziki dayanıklılığın artırılması" başlığı altında şehirlerin afetlere karşı dayanıklılığı ve kentsel dönüşüm doğrudan yer alıyor; bunun mali karşılığı ise kamu maliyesi bölümündeki zorunlu afet sigortası mekanizması. Burada özel sigortacılığın rolü açık: afet riskini kamu bütçesinden özel sigorta/reasürans havuzuna kaydırarak, büyük bir depremde devletin mali dayanıklılığını koruyan bir şok emici işlevi görüyor. Bu, belgenin "çoklu şoklara karşı direnç" hedefiyle doğrudan örtüşen, sigortanın en somut katkı alanı. Dış ticaret ve tedarik zinciri dayanıklılığı kanalı Program, "tedarik zincirlerinin dayanıklılığı ve çeşitliliği" ile "dış şoklara karşı dayanıklılık"ı sanayi ve dış ticaret bölümlerinde tekrar tekrar vurguluyor. Alacak sigortası ve Eximbank ihracat kredi sigortaları burada ihracatçı/KOBİ'nin tahsilat riskini (yurt dışı alıcı iflası, kur şoku, jeopolitik kesinti) sigortalı hale getirerek firma düzeyinde dayanıklılığı artırıyor. Böylelikle toplamda sanayi sektörünün "dış şoklara karşı dayanıklılığının artırılması" hedefine mikro düzeyden katkı demek. Demografik dayanıklılık kanalı Nüfus artış hızının düşmesi ve bakım ekonomisi vurgusu, uzun dönemli bakım sigortasının altyapısını gerekli kılıyor. Bu, belgenin "demografik dönüşüme karşı dayanıklılık" hedefinin sosyal güvenlik sisteminin tek başına karşılayamayacağı bir yükü özel sigortacılığa devretmesi anlamına geliyor. Sistemin mali sürdürülebilirliğini korurken bakım ihtiyacının karşılanmasını sağlayan tamamlayıcı bir mekanizma olarak ortaya konuyor. Özetle OVP, özel sigortacılığı ekonomik dayanıklılığın "arka planda çalışan" ama kritik bir bileşeni olarak konumlandırıyor: tasarrufu besleyerek finansal istikrara, afet riskini paylaşarak mali dayanıklılığa, ticari riski teminat altına alarak dış ticaret dayanıklılığına ve bakım yükünü karşılayarak demografik dayanıklılığa katkı sunuyor. Belgede sektöre bu rol açıkça "sigortanın milli güvenlik/dayanıklılık unsuru" diye adlandırılmıyor, ama dört ayrı politika hattının kesişimi bu sonucu ortaya çıkardığını belgenin doğrudan ifadesi olmamakla birlikte bu şekilde sentezliyorum. Bu bir kamu politikası belgesi olduğu için buradaki değerlendirmeler sektörel çıkarım niteliğindedir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

6 Şubat’ın Yıl Dönümünde Afet Bilinci Semineri Haber

6 Şubat’ın Yıl Dönümünde Afet Bilinci Semineri

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve GEA Arama Kurtarma iş birliğiyle “Afetlere Hazırlık Toplantısı ve Toplumsal Dayanıklılık Semineri” düzenlendi. Nilüfer İlçe Afet ve Acil Durum Merkezi’nde gerçekleştirilen programda yenilenen Deprem Simülasyon Merkezi de eğitim faaliyetlerine yeniden başladı. ÖĞRENCİLERE DEPREM SİMÜLASYONU EĞİTİMİ Etkinlik, öğrencilerin katılımıyla Deprem Simülasyon Merkezi’nde gerçekleştirilen eğitimlerle başladı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in de takip ettiği eğitimde, deprem anında yapılması gerekenler uygulamalı olarak gösterildi. Simülasyon eğitiminin ardından düzenlenen seminere Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in yanı sıra, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, akademisyenler, meclis üyeleri ve çok sayıda gönüllü katıldı. “AFET ÖNCESİNDE SORUMLULUK ALIYORUZ” Seminerin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 6 Şubat’ta yaşanan acıların unutulmadığını belirterek, bu acılardan ders çıkararak geleceğe hazırlanılması gerektiğini vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, “Deprem sadece fay hatlarında değil; ihmalde, gecikmede ve ertelenen kararlarda yıkıcı oluyor. Zamanında yapılmayan dönüşümler, karşımıza can kaybı olarak çıkıyor. Biz Nilüfer’de sadece afet sonrasında değil, afet öncesinde de sorumluluk alan bir anlayışla çalışıyoruz” dedi. Yenilenen Deprem Simülasyon Merkezi’nin sadece bir eğitim alanı değil, bir “hayat kurtarma noktası” olduğunu ifade eden Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer için hazırladıkları kentsel dönüşüm modeline de değindi. Bilimden sapmadan, ranttan uzak durarak ve insan hayatını merkeze alarak dönüşümü gecikmeden hayata geçirmek istediklerini kaydeden Başkan Şadi Özdemir, “Çünkü biliyoruz ki kentsel dönüşüm sadece bina yenilemek değil, hayat kurtarmaktır” diye konuştu. “SİVİL TOPLUM AYAĞI GÜÇLENMELİ” Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın ise 1999 depreminden bu yana toplumun afet sonrası dayanışma konusunda güçlü olduğunu ancak afet öncesi hazırlıkta eksiklikler bulunduğunu belirtti. Afetle mücadelenin sadece devletten veya belediyeden beklenemeyeceğini söyleyen Aydın, “Bu bir kriz durumu ve ne zaman olacağı belli değil. Bu işin sivil toplum ayağının da güçlenmesi gerekiyor. Mahalle komitelerimiz ve gönüllülerimizle birlikte, her yurttaşın afet anında ne yapacağını bildiği bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. “BURSA’NIN ZEMİNİ ÖZEL ÇALIŞMA GEREKTİRİYOR” Seminerde, “Kahramanmaraş Depremleri Işığında Nilüferliler İçin Çıkarımlar” başlıklı bir sunum yapan Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Şenkaya da, Bursa’nın zemin yapısına dikkat çekti. Risk azaltma çalışmalarının afet yönetiminin en önemli parçası olduğunu vurgulayan Şenkaya, şunları söyledi: “İstanbul için hesaplanan hasarın yüzde 10’u gerçekleşse bile, Bursa’daki afet yönetimi büyük bir çıkmaza girebilir. Bursa, Nilüfer, Yıldırım ve Osmangazi bir ovanın üzerine kurulu. İstanbul’da işe yarayan zemin parametreleri burada yeterli olmayabilir. Yeni yapılan binalar yönetmeliği uygun olsa bile, zemin doğru tanımlanmazsa sıvılaşma veya büyütme etkisiyle hasar alabilir. Bu nedenle Nilüfer özelinde mikro bölgeleme çalışmaları yaparken, ilçenin kendi zemin gerçeklerine uygun şartnameler geliştirilmeli.” “BİLGİ TEK BAŞINA YETMEZ” Eğitimci sosyolog ve GEA Arama Kurtarma Ekibi sorumlusu Kemal Karadayı da afet psikolojisi ve sosyolojisi üzerine konuştu. Uluslararası arama kurtarma deneyimlerinden örnekler paylaşan Karadayı, enkaz altından kurtarılan insanların yüzde 85’inin profesyonel ekipler tarafından değil vatandaşlar tarafından çıkarıldığını söyledi. Afet anında insan beyninin ilkel tepki sisteminin devreye girdiğini anlatan Karadayı, bilginin davranışa dönüşmesi için tekrarlanması ve simülasyonlarla pekiştirilmesi gerektiğini ifade etti. Karadayı, “Bir kişi yaşayacağı şeyi önceden tecrübe etmişse, o an ilkel tepkiyi verme olasılığı düşüyor. Bu yüzden simülasyon merkezlerinin çok büyük faydası var” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.