Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toplumsal Dayanışma

Kapsül Haber Ajansı - Toplumsal Dayanışma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Dayanışma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tekirdağ'da HPV Aşısı Projesi Kamuoyuna Tanıtıldı Haber

Tekirdağ'da HPV Aşısı Projesi Kamuoyuna Tanıtıldı

Büyükşehir Belediyesi ile Rotary Kulübü işbirliğinde yürütülen HPV Aşısı Projesi’nin Tanıtım ve Lansman Programı kamuoyuna duyuruldu. Toplum sağlığını korumayı amaçlayan ve geçtiğimiz günlerde ilk doz uygulamaları tamamlanan çalışma kapsamında, ihtiyaç sahibi çocuk ve gençlere sunulan ücretsiz HPV aşısı desteğinin detayları paylaşıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, projenin toplumsal dayanışma ayağına vurgu yapıldı. Protokol konuşmaları bölümünde söz alan Çorlu Rotary Kulübü Dönem Başkanı Av. Ayhan Civan ve Kırcaali Rotary Kulübü Geçmiş Dönem Başkanı Ömer Hüseyin, yerel yönetimle kurulan bu stratejik ortaklığın önemine değinerek projenin hayata geçmesindeki kararlılığı nedeniyle Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkürlerini sundular. Rotary 2420. Bölge Geçmiş Dönem Guvernörü Dr. İlter Ergürbüz de konuşmasında bu işbirliğinin sürdürülebilir bir halk sağlığı modeline dönüştüğünü belirtti. Programın bilimsel çerçevesini çizen Anne ve Çocuk Sağlığı Komite Başkanı Prof. Dr. Oya Gökmen ise HPV virüsünün sebep olduğu hastalıklar hakkında detaylı bilgiler paylaşarak, aşılama sürecinin hayati koruyuculuğunu verilerle aktardı. CANDAN BAŞKAN "SAĞLIĞIN DEĞERİ KAYBEDİLMEDEN ANLAŞILMALI" Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, bir hekim ve bir yerel yönetici olarak koruyucu sağlık hizmetlerinin hayati önemine dikkat çektiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Yerel yöneticiler olarak hayata geçirdiğimiz her proje bizim için çok kıymetli. Her açılışta, her hizmette bir sorunu daha çözmenin gururunu yaşıyoruz. Ancak konu sağlık olduğunda; özellikle kanser, gençler, çocuklar ve kadınlar söz konusuysa bu heyecan ve sorumluluk çok daha büyük hale geliyor. Bugün burada, işte bu anlayışla son derece önemli ve anlamlı bir adımı atmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Çünkü sağlığın değerini çoğu zaman kaybedince anlıyoruz. Oysa asıl olan, hastalanmadan önce önlem almak. Bir hekim olarak da koruyucu sağlık hizmetlerinin ne kadar hayati olduğunu çok iyi biliyorum. Önlemek, hem doğru, hem de en etkili yoldur." “NE MUTLU Kİ HPV’YE KARŞI KANSERİ ÖNLEYEBİLEN BİR AŞI MEVCUT” Projenin doğuş hikâyesini ve kapsamını anlatan Candan Başkan, "HPV, bazı kanser türlerine yol açabilen bir virüs. Ne mutlu ki HPV’ye karşı kanseri önleyebilen bir aşı mevcut. Bu yönüyle HPV aşısı son derece kıymetli. Bizler yol, altyapı, ulaşım gibi temel belediyecilik hizmetlerini yaparken, vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu her alanda da ‘bu bizim görevimiz değil’ diyerek geri duramayız. Nerede bir ihtiyaç varsa, orada olmayı görev biliriz. Bu proje, geçen yıl Rotary Kulübü ile yapılan bir sohbet sırasında filizlendi. Ardından üniversitemiz, hastanemiz, hekimlerimiz ve paydaşlarımızla büyük bir dayanışma ortaya kondu. Hiç kimse ‘olur mu’ demedi; herkes taşın altına elini koydu. Bugün bu projenin hayata geçmiş olmasının mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. "MADDİ İMKÂNSIZLIKLAR SAĞLIĞA ENGEL OLMAMALI" Kanserle mücadelede erken tanının önemine değinen Başkan Yüceer, kadın sağlığının toplumsal etkisine vurgu yaparak, "Ne yazık ki kanser vakalarında tanı çoğu zaman geç konuluyor. Bu da tedavi şansını azaltıyor. O nedenle önleyici sağlık hizmetleri ve erken tanı hayati öneme sahip. Özellikle kadın sağlığı konusunda bir aşı, bir kadının hayatını kurtarabiliyor. Bu da bir ailenin, hatta toplumun geleceğini korumak anlamına geliyor. Bu yola çıkarken şunu söyledik: Bir çocuğun, bir gencin, bir kadının sağlığı maddi imkânlarla sınırlı olmamalı. HPV aşısı pahalı bir aşı ve herkesin erişimi mümkün değil. İşte bu nedenle bu projeyi başlattık. Amacımız, maddi imkânsızlıklar nedeniyle kimsenin bu haktan mahrum kalmaması. 9-24 yaş aralığındaki gençlerimiz için başlattığımız bu uygulamaya sosyal.tekirdag.bel.tr adresinden başvuru yapılabiliyor. Aşılar, Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi’nde güvenli bir şekilde uygulanıyor" ifadelerini kullandı. Candan Başkan, konuşmasının sonunda kadınlara önemli bir çağrıda bulunarak, rahim ağzı kanseri başta olmak üzere birçok hastalıkta erken tanı ve düzenli sağlık taramalarının hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Aşıya yönelik tereddütlerin farkındalık ve doğru bilgilendirmeyle aşılabileceğini belirten Başkan Yüceer, bu kapsamda bilgilendirme ve eğitim çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceğini ifade ederek, “Kanser gibi ağır bir gerçekle karşı karşıyayız. Bu nedenle tüm kadınlarımızdan düzenli kontrollerini ihmal etmemelerini istiyorum. Erken tanı hayat kurtarır. Projeye katkı sunan Rotary Kulüpleri başta olmak üzere üniversiteye, hastaneye, hekimlere, sağlık emekçilerine ve tüm paydaşlara yürekten teşekkür ediyorum. Bu proje, ilk olsun ama son olmasın. Birlikte daha pek çok projeye imza atacağız” diye konuştu. Tanıtım ve lansman programı, katılımcıların projeye olan desteğini tescilleyen toplu fotoğraf çekimiyle sona ererken, belirlenen takvim doğrultusunda aşılamanın diğer dozlarının da titizlikle uygulanmaya devam edeceği belirtildi.

65+ Yaşlı Hakları Derneği’nden Meclis’e Çağrı Haber

65+ Yaşlı Hakları Derneği’nden Meclis’e Çağrı

Dernek tarafından yapılan açıklamada, en düşük emekli aylığında öngörülen artışa rağmen mevcut düzeyin hâlen açlık sınırının altında kaldığına dikkat çekilerek, bu durumun “yoksullaşmadan, yoksunlaşmadan ve yalnızlaşmadan onurlu yaşlanma hakkı”nın fiilen kullanılmasını zorlaştırdığı vurgulandı. 65+ Yaşlı Hakları Derneği, ilk aşamada Kanun Teklifi’ni görüşecek olan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerine yönelik çağrısında, onurlu yaşlanma hakkının yalnızca sosyal bir talep değil; Anayasa ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış temel bir hak olduğunu hatırlattı. Hukuki Dayanaklar Hatırlatıldı Dernek açıklamasında aşağıdaki hukuki düzenlemelere dikkat çekildi: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Başlangıç bölümünde, her vatandaşın onurlu bir hayat sürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hakkına doğuştan sahip olduğu belirtilmektedir.Anayasa’nın 60. maddesi, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğunu; 61. maddesi ise yaşlıların devletçe korunacağını hükme bağlamaktadır.Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 22. ve 25. maddeleri, sosyal güvenlik hakkını ve yaşlılık döneminde refah ve güvenlik içinde yaşama hakkını temel bir insan hakkı olarak tanımlamaktadır.Türkiye’nin 2007 yılında kabul ettiği Avrupa Sosyal Şartı’nın 23. maddesi, taraf devletlerin yaşlı bireylerin iyi bir yaşam sürmelerini ve toplumsal hayata etkin biçimde katılmalarını sağlayacak yeterli kaynakları temin etmeyi taahhüt ettiğini belirtmektedir.Birleşmiş Milletler Yaşlı Bireylere İlişkin İlkeler (1991), yaşlı bireylerin toplumsal kaynaklara erişimini ve itibar ile güven içinde yaşamalarını temel ilke olarak kabul etmektedir.Türkiye’nin 1985 yılında taraf olduğu Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Kaldırılması Sözleşmesi (CEDAW), özellikle yaşlı kadınların yoksulluk, izolasyon ve her türlü ayrımcılıktan korunması için devletlerin özel önlemler almasını öngörmektedir. “Ekonomik Büyümenin İmkânları Toplumsal Dayanışmayla Değerlendirilmeli” 65+ Yaşlı Hakları Derneği açıklamasında, Plan ve Bütçe Komisyonu’nun önünde emekli aylıklarının onurlu yaşlanma hakkını gözeten bir düzeye yükseltilmesi için kritik bir fırsat bulunduğu vurgulandı. Dernek, ülke ekonomisinin 21 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünün resmi olarak açıklandığını hatırlatarak, bu imkânların partilerüstü bir anlayış ve toplumsal dayanışma bilinciyle değerlendirilmesi çağrısında bulundu. “Emeklilik, yoksullukla özdeşleştirilen bir yaşam evresi değil; yıllarca çalışmış bireylerin güven, saygınlık ve insan onuruna yakışır koşullarda yaşamalarının teminatı olmalıdır.”

Nilüfer’den Türkiye’de Bir İlk: Spor Manifestosu Kamuoyuna Açıklandı Haber

Nilüfer’den Türkiye’de Bir İlk: Spor Manifestosu Kamuoyuna Açıklandı

Sağlıklı kentleşme, kapsayıcı toplumsal katılım ve genç nesillerin potansiyelini artırmak hedefiyle yola çıkan Nilüfer Belediyesi, bugün Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan “Spor Manifestosu”nu kamuoyuna açıkladı. Manifesto, sporu sadece bir yaşam biçimi olarak ele almakla kalmayıp, sosyo-kültürel kalkınmanın da merkezine yerleştirerek toplumsal dönüşümün en etkin aracı olarak tanımlıyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir tarafından açıklanan ve kapsamlı bir analiz, hedef ve eylem planını bir araya getiren manifesto; eğitimden sağlığa, kent güvenliğinden gençlik politikalarına kadar uzanan geniş bir perspektifte sporun rolünü yeniden tanımlıyor. Nilüfer Belediyesi’nin, kentin sporla kurduğu bağı güçlendirmek ve bu alandaki vizyonunu kurumsal bir çerçeveye oturtmak amacıyla hazırladığı “Nilüfer Spor Manifestosu”, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Baran Güneş, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Türkiye Voleybol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Ersin Yılmaz, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or ile iş dünyası temsilcileri, sporcular ve kulüp yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilen özel bir organizasyonla paylaşıldı. “SPOR NİLÜFER’İN YAŞAM KÜLTÜRÜDÜR” Gecede Nilüfer’in spor anlayışını, vizyonunu ve geleceğini şekillendiren “Spor Manifestosu”nu açıklayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Spor, Nilüfer’in yaşam kültürüdür” mesajını verdi. Başkan Şadi Özdemir, sporu sadece yarışma ve başarıyla sınırlayan anlayışın ötesine geçiren Nilüfer Spor Manifestosu ile kentin planlamasından gençlik politikalarına, halk sağlığından toplumsal dayanışmaya kadar yaşamın her alanına yayılan, kapsayıcı ve eşitlikçi bir yaşam kültürü olduğunu vurguladı. Manifesto ile seçim döneminde “100 Güldüren Projeler” kapsamında vaat ettikleri spor vizyonunu somutlaştırdıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir; sporu toplumun ahlakını ve disiplinini güçlendiren bir değer olarak gören Mustafa Kemal Atatürk’ün yaklaşımından ilham aldıklarını söyleyerek, manifestonun temel felsefesini şu sözlerle açıkladı: “Biz sporu sadece başarıya indirgemiyoruz. Sadece kupa kazanmak olarak görmüyoruz. Bizim için spor; önleyici, koruyucu ve birleştiricidir. Gençler için bir okul, kadınlar için güçlenme alanı, toplum için ise dayanışmadır. Spor yapan genç hayata tutunur, çocuklar kendini yalnız hissetmez. İşte tam da bu yüzden Nilüfer’de sporu bir kamu sorumluluğu olarak ele alıyoruz.” Başkan Şadi Özdemir, mahallelerdeki erişilebilir spor alanlarından bisiklet yollarına, gençlere ve kadınlara yönelik programlardan engelli bireyler için oluşturulan olanaklara kadar birçok çalışmanın bu manifestonun bir parçası olduğunu dile getirdi. Konuşmasını “Bu daha başlangıç” diyerek tamamlayan Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’in sporla büyüyen hikayesini Nilüferlilerle birlikte yazmaya devam edeceklerini söyledi. “BAŞARI TESADÜF DEĞİL, İSTİKRARIN ÜRÜNÜDÜR” Nilüfer Belediyespor Kulübü’nün Türkiye’nin en köklü ve çok branşlı yapılarından biri olduğuna dikkat çeken Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or da, elde edilen başarıların planlı çalışma ve güçlü altyapı sayesinde geldiğini vurguladı. Konuşmasında Nilüfer’in yetiştirdiği voleybolculardan Öykü Saruhan’ın hikayesine atıfta bulunan Muharrem Or, “Öykü’nün başarısı yalnızca bireysel bir yeteneğin sonucu değil; doğru zamanda verilen desteklerin ve sabırla kurulan bir altyapının ürünüdür. Bizim gücümüz sadece kazandığımız kupalarda değil; çocuklara verdiğimiz umut ve gençlere açtığımız yolda yatıyor” ifadelerini kullandı. KATILIMCILARIN GÖRÜŞLERİ ALINDI Açılış konuşmalarının ardından katılımcıların görüşleri alındı. “Ortak bir spor kültürü yaratmak kentin geleceğini nasıl şekillendirir?” sorusundan yola çıkılarak yapılan ankette konukların önerilerini topladı. Anket sonuçlarının manifestonun sahadaki karşılığını güçlendireceği belirtildi. Etkinlikte, Nilüfer’de spor kültürüne emek veren sporcular ile Süperlig ve Türkiye 1. lig takımları arasındaki tek kadın baş antrenör olan İlknur Kurtuluş, Nilüfer Belediyespor Hentbol Başantrenörü Gökhan Durmaz ve Nilüfer Belediyespor Eker Voleybol A Takımı destekçisi Eker Spor Kulübü Başkanı Ece Eker’e “Onur ve Katkı Belgesi” verildi. Türkiye Voleybol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Ersin Yılmaz da, daha nice sporcuların yetişmesine duyduğu inancı temsilen, Milli Takım imzalı formayı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve Kulüp Başkanı Muharrem Or’a takdim ederken, Başkan Özdemir ve Or da Nilüfer Belediyespor Eker Voleybol A Takımı sporcularının imzaladığı formayı Yılmaz’a hediye etti. ÖZETLE NİLÜFER SPOR MANİFESTOSU Öte yandan Nilüfer Spor Manifestosu, belediyelerin geleneksel spor hizmetlerinin ötesine geçerek; sporu kent planlaması, gençlik politikaları, halk sağlığı ve toplumsal dayanışma başlıklarıyla birlikte ele alan stratejik bir çerçeve sunuyor. Manifesto; sporun yalnızca rekabet ve başarı odaklı değil, yaşam boyu katılımı teşvik eden, kapsayıcı ve eşitlikçi bir toplumsal araç olduğuna dikkat çekiyor. “SPOR, HERKES İÇİN BİR YAŞAM HAKKI” Nilüfer Spor Manifestosu, günlük yaşamda sporu herkes için ulaşılabilir kılmayı amaçlıyor. Bu çerçevede belgenin temel hedefleri şöyle öne çıkıyor: Her Yaştan Kentliye Açık Spor İmkanları: Okullar, parklar ve meydanlar başta olmak üzere kentin günlük yaşam alanlarında sporun doğal olarak yer alması. Gençlik ve Toplum Odaklı Yaklaşım: Gençlerin sadece sportif başarı değil, aynı zamanda sosyal bağ, öz güven ve yaşam becerileri geliştireceği alanlar yaratmak. Toplumsal Sağlık ve Refah: Sporu, fiziksel sağlığın ötesine taşıyarak ruh sağlığı ve toplumsal dayanışmanın temel bir bileşeni olarak konumlandırmak. Kapsayıcılık ve Fırsat Eşitliği: Dezavantajlı gruplar, kadınlar, yaşlılar ve özel gereksinimli bireyler için eşit katılım imkânları sağlamak. Manifesto; sporun yalnızca rekabet ya da başarıya odaklı bir faaliyet olmadığını; toplumun her bireyinin yaşam kalitesini yükselten, sosyal bağları güçlendiren, eşitlikçi bir araç olduğunu vurguluyor. TÜRKİYE’DE BİR İLK: STRATEJİK SPOR POLİTİKASI Belediyeler geleneksel olarak spor tesisleri inşa eder, kulüpleri destekler veya gençlik programları yürütür. Ancak Nilüfer’in Spor Manifestosu, bu çalışmaların ötesine geçerek sporu stratejik bir kamu politikası haline getiriyor ve bütüncül bir sosyal dönüşüm aracı olarak tanımlıyor. Sporun kent planlamasından eğitim politikalarına, toplumsal sağlığa kadar uzanan geniş bir vizyonla ele alınması, bu yaklaşımı Türkiye’de benzersiz kılıyor. Sporun kent yaşamına entegrasyonu ve herkese ulaşan fırsatlar sunması, manifestonun en çarpıcı yönlerinden biri. Bu vizyon, yalnızca yarışma odaklı değil; hayat boyu spor, katılımcı topluluklar ve sağlıklı nesiller yaratma perspektifini benimsiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Advertorial

Bayram ziyaretleri toplumsal dayanışmayı güçlendiriyor! Haber

Bayram ziyaretleri toplumsal dayanışmayı güçlendiriyor!

Geleneksel bayram ziyaretlerinin, kuşaklar arası iletişimi sağlanması ve kültürel aktarımın desteklenmesinde çok önemli kazanımlar sağladığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak, “Bayram ziyaretleri, fiziksel temas, yüz yüze etkileşim, bayram sofralarında bir araya gelme, hediyeleşme, çocukları sevindirme ve büyüklerle hoş sohbet etme gibi unsurlarla anlam kazanır.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Sosyal Hizmetler Programı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak, Bayram ziyaretleri toplumun dayanışma ve birlik duygusu üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Bayramlar, sosyal ve kültürel bağları güçlendiriyor Bayramların, toplumların kültürlerinde önemli bir yer tuttuğunu ve insanlar için sadece dini bir anlam taşımaktan öte, sosyal ve kültürel bağları güçlendiren, insanlar arasındaki dayanışma ve birlik duygusunu pekiştiren zamanlar olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak, “Bayram ziyaretleri, insanların bir araya gelip birbirlerinin sevinçlerini veya dertlerini paylaştığı, kurulan muhabbet ile huzurlu anların pekiştiği zamanlardır. Bu ziyaretler dayanışma ve birlik duygusunun toplum içinde yayılmasına, aile içindeki bağların güçlenmesi gibi pek çok yönden işlevsel olup, toplumun sosyal yapısında kritik bir rol oynar. Diğer taraftan bayram ziyaretleri ile bireyler arasında güven duygusu inşa edilir ve toplumun sosyal uyumunun desteklenmesi de sağlanmış olur.” dedi. Aileler bayramlar aracılığıyla bir araya geliyor Geleneksel bayram ziyaretlerinin, kuşaklar arası iletişimi sağlanması ve kültürel aktarımın desteklenmesinde çok önemli kazanımlar sağladığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak, şöyle devam etti: “Özellikle aile büyüklerinin, genç nesillere değerler, gelenekler ve kültürel miras hakkında bilgi ve tecrübelerini paylaşırken, gençler de kendi yaşam deneyimlerini büyükleriyle paylaşarak, kılavuzluk etmelerini sağlayacakları karşılıklı bir alan açabilmektedir. Bayramlar vasıtasıyla bir araya gelen ailelerin, bu karşılıklı iletişim ile kültürel mirasın ve değerlerin kuşaklar arasında aktarılmasını sağladığı gibi geçmişin deneyimlerinin ve geleneklerinin genç nesillere daha etkili bir şekilde öğretilmesine imkân tanınır. Ayrıca, aile bireylerinin böyle önemli günlerde toplanması, kalabalık ortamların oluşması, pek çok neslin bir arada bulunması, geçmişle bağ kurmalarına ve aile tarihini hatırlamalarına da olanak tanıyarak, aile kökleri ile bağ kurulması sağlanmış olur.” Bayramların kısa süreli tatil olarak görülmesi bayram ziyaretlerini azaltıyor Modernleşme dinamikleri ve kentleşme gibi süreçlerin bayram ziyaretlerinin sıklığı ve şekli üzerinde belirgin değişiklikler meydana getirdiğini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak, “Kentlerde yaşayan bireyler, iş yoğunlukları, mesafe ve zaman kısıtlamaları gibi faktörler nedeniyle geleneksel bayram ziyaretlerini yerine getirmekte zorlanmakta, bayramları kısa süreli tatil olarak değerlendirebilmektedirler. Diğer taraftan kentleşme ile ailelerin çekirdek aile yapısına dönüşmesi, aile büyükleri ile kurulan ilişkilerdeki farklılaşmalar, bireylerin sosyal yaşamları açısından bayram ziyaretlerinin azalmasının bir nedeni olarak da görülebilir. Bunun yanı sıra, bayram ziyaretleri genellikle geniş ailelerin bir araya geldiği kalabalık toplantılar şeklinde olurken, modern yaşamın getirdiği yalnızlık, bireysellik gibi etkenler bu tür toplu etkinliklerin eskiye göre önemini yitirmesine yol açabilmektedir.” diye konuştu. Görüntülü aramalar geleneksel bayram ziyaretlerinin yerini alabilir mi? Günümüzde teknolojik imkanların, özellikle görüntülü aramalar ve mesajlaşma uygulamalarının, uzak mesafelerdeki aile bireylerinin bayramda iletişim kurmalarına olanak sağladığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak, bunun bayram ziyaretlerine bir alternatif gibi görünse de geleneksel ziyaretlerin yerini tam anlamıyla alamayacağını vurguladı. Çaylak, “Bayram ziyaretleri, fiziksel temas, yüz yüze etkileşim, bayram sofralarında bir araya gelme, hediyeleşme, çocukları sevindirme ve büyüklerle hoş sohbet etme gibi unsurlarla anlam kazanır. Teknolojik araçlar, aile bireyleri ve sevdiklerimizle iletişimi kolaylaştırsa da sıcaklık ve samimiyet açısından geleneksel ziyaretlerle kıyaslanamayacak bir deneyim sunar” ifadelerini kullandı. Bayram ziyaretlerinin önemini vurgulayan farkındalıklar oluşturulmalı Toplum olarak bazı önlemler alınması gerektiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak, sözlerini şöyle tamamladı: “Aile içindeki bağlarının güçlendirilmesi, kuşaklar arası iletişimin artırılması ve kültürel mirasın yaşatılması adına, bayram ziyaretlerinin önemini vurgulayan farkındalıklar oluşturulmalıdır. Bayramlaşma geleneğinin ve bayram ziyaretlerinin sürdürülebilmesi için ayrıca, modern yaşamın getirdiği yoğunluk ve mesafe engellerine karşı, bayram ziyaretlerinin fiziksel olarak yapılması yanı sıra, imkanların oluşamaması durumunda dijital olarak yapılması konusunda bir denge bulunması ile iletişim ve birlikteliğin güçlendirilmesi sağlanabilir. Bayramlaşma geleneği, sadece geçmişin değil, toplumun sosyal dokusunun da korunmasında da çok önemli bir yere sahiptir. Bayramlar, insanların birbirine olan sevgisini, saygısını ve bağlılıklarını gösterdiği zamanlar olduğu için, toplumun ruhunu ve kültürel kimliğini yaşatmaya devam edebilmesi için bayram ziyaretlerini devam ettirmek, hassasiyet göstermek oldukça önemlidir.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.