Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toplumsal Dayanışma

Kapsül Haber Ajansı - Toplumsal Dayanışma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Dayanışma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Orhangazi Belediyesi’nden Sosyal Belediyecilikte Örnek Hizmet Ağı Haber

Orhangazi Belediyesi’nden Sosyal Belediyecilikte Örnek Hizmet Ağı

Orhangazi Belediyesi, altyapı ve üstyapı çalışmalarının yanı sıra vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştıran sosyal belediyecilik uygulamalarıyla da dikkat çekiyor. Belediye, toplumun farklı kesimlerine yönelik yürüttüğü hizmetlerle ihtiyaç sahibi vatandaşların yanında olmaya devam ederken, sosyal destek ağını her geçen gün daha da güçlendiriyor. Orhangazi Belediyesi tarafından sürdürülen çalışmalar kapsamında, belediye aşevi aracılığıyla 300 kişiye haftanın altı günü üç çeşit sıcak yemek ulaştırılıyor. Titizlikle hazırlanan yemekler, ekipler tarafından vatandaşların evlerine kadar götürülerek ailelerin hafta boyunca temel yemek ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlıyor. Belediye, yalnızca sıcak yemek desteğiyle sınırlı kalmayarak Gıda Bankası aracılığıyla da ihtiyaç sahibi vatandaşlara market konforunda hizmet sunuyor. Sosyal yardım sisteminden yararlanan aileler, belirlenen kriterler doğrultusunda gıda ürünlerine ve giysi ihtiyaçlarına erişebiliyor. Böylece vatandaşların temel gereksinimleri insan onuruna yakışır bir şekilde karşılanıyor. Sağlık alanında da önemli hizmetler sunan Orhangazi Belediyesi, evde sağlık hizmetleriyle özellikle sağlık kuruluşlarına ulaşmakta güçlük yaşayan, yatağa bağımlı veya kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşların yanında oluyor. Alanında uzman sağlık personelleri ve hemşireler, vatandaşların evlerine giderek gerekli sağlık desteklerini sağlıyor. Öte yandan belediye, tedavi süreçlerinde ulaşım sorunu yaşayan vatandaşları da yalnız bırakmıyor. Hafta içi her gün düzenlenen ulaşım hizmeti kapsamında başta kanser hastaları ve engelli bireyler olmak üzere ihtiyaç duyan vatandaşların Bursa’daki hastanelere ulaşımları sağlanıyor. Ayrıca belediye bünyesinde hizmet veren hasta nakil ambulansı ile talepte bulunan vatandaşların sağlık kuruluşlarına güvenli şekilde nakilleri gerçekleştiriliyor. Söz konusu hizmetlerden yararlanmak isteyen vatandaşlar, Orhangazi Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü, AKMASA ve Sağlık İşleri Koordinatörlüğü üzerinden önceden randevu oluşturarak destek alabiliyor. “Vatandaşlarımızın Her Zaman Yanındayız” Orhangazi Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada sosyal belediyeciliğin belediyecilik anlayışlarının temel unsurlarından biri olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: "Orhangazi Belediyesi olarak sadece fiziki yatırımlarla değil, sosyal projelerimizle de vatandaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefliyoruz. Aşevimizden evde sağlık hizmetlerine, gıda bankamızdan hasta ulaşım desteklerimize kadar her alanda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yanında olmaya devam ediyoruz. Sosyal dayanışmayı güçlendiren bu hizmetlerimizi geliştirerek sürdürmek ve daha fazla vatandaşımıza ulaşmak için çalışmalarımızı kararlılıkla devam ettireceğiz." Orhangazi Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda hayata geçirdiği hizmetlerle yalnızca bugünün ihtiyaçlarına çözüm üretmekle kalmıyor, aynı zamanda toplumsal dayanışma kültürünün güçlenmesine de katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanovel’den Alzheimer Farkındalığına Güçlü Destek Haber

Sanovel’den Alzheimer Farkındalığına Güçlü Destek

“Sağlıklı Yaşlan, Alzheimer’dan Korunmaya Bugün Başla” sloganıyla düzenlenecek etkinlikte; toplum sağlığını doğrudan ilgilendiren risk faktörleri, erken tanının önemi, hasta ve yakınlarının karşılaştığı zorluklar ele alınırken; nöroloji alanındaki tedavi yaklaşımları ve yenilikçi çözümler paylaşılacak. Ziyaretçiler, Alzheimer hastalarının günlük yaşamda deneyimledikleri algısal değişimleri bizzat fark etmelerini sağlayacak Sanovel’in alanda kurduğu stantta VR gözlük deneyimi ile hastalık hakkında bilgi sahibi olabilecekler. Sağlık alanındaki öncü çalışmalarıyla bilinen Sanovel, “Aklımda” kampanyasıyla etkinlikteki yerini alarak Alzheimer hastalığına dikkat çekecek ve ziyaretçilere VR (sanal gerçeklik) teknolojisiyle hastaların yaşadığı zorlukları deneyimleyebilecekleri özel empati alanları sunacak. Dünya genelinde nüfusun yaşlanmasıyla etkisi artan Alzheimer hastalığına karşı toplumsal bilinci yükseltmeyi amaçlayan etkinlik; hasta yakınlarını, uzmanları ve vatandaşları bir araya getirerek hem risk faktörlerine yönelik taramalar ve korunma önlemleri hakkında bilgilendirmeler yapacak hem de erken tanı ile hasta deneyimini anlamanın önemine dikkat çekecek. Etkinlik boyunca park alanında müzik dinletisi, flamenko gösterisi, halk oyunları gösterileri, fiziksel ve zihinsel aktivite çalışmaları, tavla turnuvası ve kuşaklar arası bağları güçlendiren torun köşesi gibi pek çok çeşitli aktivite ziyaretçilerle buluşacak. Ziyaretçiler Alzheimer’ı VR Deneyim Alanı ile Yaşayacak Etkinlik alanında Sanovel “Aklımda” kampanyası konseptiyle stand ve kiosk alanları kurulacak; Aynı zamanda VR (Sanal Gerçeklik) deneyim alanı ile ziyaretçilere farkındalık deneyimi yaşatılacak. Ziyaretçiler, bu teknoloji sayesinde Alzheimer hastalarının günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları bizzat sanal gerçeklik gözlüğü vasıtasıyla deneyimleyerek hastalarla empati kurma fırsatı bulacaklar. “Merkezi Sinir Sistemi Alanındaki Deneyimimizle Hasta ve Hasta Yakınlarının Yanındayız” Toplum sağlığını iyileştirmeyi temel misyon edindiklerini belirten Sanovel Stratejik İş Birimi Müdürü Aydın Alsema, şirketin Alzheimer ve nöroloji alanındaki çalışmaları hakkında şu değerlendirmelerde bulundu: “Sanovel olarak 43 yıllık köklü geçmişimiz, geniş ürün portföyümüz, yenilikçi bakış açımız ile Türk ilaç sektörüne yön vermeye devam ediyoruz. Merkezi Sinir Sistemi (MSS) alanında toplam pazarda ikinci sırada yer alan bir marka olarak, sadece tedavi edici çözümlerimizle değil, toplumsal farkındalık yaratan projelerimizle de öne çıkıyoruz. Alzheimer gibi hayatın en hassas dönemlerinde etkisini gösteren hastalıklarda en güvenilir paydaş olmayı ve bu alanda yenilikçi çözümleri takip ederek tıp dünyasına kazandırmayı sürdüreceğiz.. ‘Aklımda’ kampanyamızla, bu anlamlı günde ziyaretçilerimizin zihninde iz bırakmak ve toplumsal duyarlılığı en üst seviyeye taşımak için buradayız.” “Erken Tanı ve Toplumsal Destek Hayati Önem Taşıyor” Etkinliğin bilimsel ve toplumsal boyutuna dikkat çeken Etlik Şehir Hastanesi Nöroloji Kliniği Uzmanı ve Türkiye Alzheimer Derneği Ankara Şube Başkanı Doç. Dr. Özlem Bizpınar ise şunları söyledi: “Alzheimer, yalnızca bireyi değil, tüm aileyi ve çevreyi derinden etkileyen ve tedavi edilmediğinde ilerleyen nörolojik bir rahatsızlıktır. Türkiye Alzheimer Derneği Ankara Şubesi olarak amacımız, bu hastalıktan muzdarip bireylerin yaşam kalitesini yükseltmek, hasta yakınlarının yükünü hafifletmek ve toplumda 'sağlıklı yaşlanma' ile erken tanı bilincini yerleştirmektir. Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Sanovel’in değerli destekleriyle hayata geçirdiğimiz bu etkinlik, teorik bilgileri pratiğe dökerek toplumun her kesiminde empati duygusunu uyandırmak adına büyük bir adımdır. Unutmayalım ki Alzheimer ile mücadele, ancak toplumsal dayanışma ve farkındalıkla mümkündür.” Kritik Eşik: Erken Tanı ve Tedavi Devamlılığı Hafıza kayıplarının yaşlılığın olağan bir süreci olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Özlem Bizpınar, erken tanının ve tedavi devamlılığının önemine dikkat çekerek, “Erken evrede konulan teşhis, hastanın bağımsızlık süresini uzatmakta ve yaşam kalitesini korumaktadır. Hekim kontrolünde başlatılan tedavilerin aksatılmadan sürdürülmesi ise hastalığın ilerleme hızını yavaşlatmada kritik bir eşiktir. Öte yandan Alzheimer, yalnızca hastayı değil, bakım sürecini üstlenen hasta yakınlarını da fiziksel ve psikolojik olarak derinden etkilemektedir. Bu nedenle hasta yakınlarının bilinçlendirilmesi ve desteklenmesi de sürecin en temel bileşenidir” diye konuştu. 19 Eylül’de Doğal Yaşam ve Atatürk Çocukları Parkı’nda saat 16:00'da ücretsiz olarak kapılarını açacak olan etkinlik, gün boyunca tüm halkın katılımına açık olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Vakfı’ndan Üniversiteli Genç Kadınlara Destek  Haber

İstanbul Vakfı’ndan Üniversiteli Genç Kadınlara Destek 

İstanbul Vakfı, üniversite eğitimi için ilk kez İstanbul’a gelen genç kadınların eğitim ve yaşam ihtiyaçlarına destek olmak amacıyla bu yıl “Sen Oku Biz Yanındayız” kampanyasını başlatıyor. İstanbul Valiliği tarafından onaylanan kampanya kapsamında genç kadınlara barınma bursu, eğitim bursu, kitap bursu ve İstanbul’a uyum programlarıyla destek sağlanması hedefleniyor. Kampanyanın bağış süreci, 1 Eylül’de Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenecek “Şarkılarla İstanbul’da Yanındayız” konseriyle başlayacak. Aynı zamanda kampanyanın lansmanı niteliğini taşıyan konserde, 16 kadın sanatçı, üniversiteli genç kadınlarla dayanışmayı büyütmek için aynı sahneyi paylaşacak. KAMPANYAYA GİDEN YOL: ÜNİVERSİTELİ GENÇ KADINLARIN SESİNDEN İSTANBUL İstanbul Vakfı, kampanya öncesinde üniversite eğitimi için farklı şehirlerden İstanbul’a gelen 417 genç kadının katılımıyla “Üniversiteli Genç Kadınların Sesinden İstanbul” araştırmasını gerçekleştirdi. Araştırmada genç kadınların İstanbul’daki deneyimleri; barınma, güvenlik, kente aidiyet, sosyal desteklere erişim, sosyal ve kültürel yaşama katılım ile kariyer beklentileri çerçevesinde ele alındı. Elde edilen bulgular, genç kadınların üniversite yaşamlarının yalnızca eğitim giderleriyle sınırlı olmayan çok boyutlu ihtiyaçlar barındırdığını ortaya koydu. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 60’ı mezuniyetten sonra İstanbul’da kalmak istiyor ancak yalnızca yüzde 36’sı iş bulabileceğine inanıyor. Yüzde 45'i son altı ay içinde kendi imkânlarıyla hiçbir kültür-sanat etkinliğine bilet alamadığını belirtiyor. Barınma hariç, 20.000 TL ve altında geçinmeye çalışanların oranı ise yüzde 90. İstanbul Vakfı, araştırmada görünür hâle gelen ihtiyaçlarla paralel bir süreç başlattı ve genç kadınların İstanbul’daki eğitim ve yaşam yolculuklarını bütüncül biçimde destekleyecek “Sen Oku Biz Yanındayız” kampanyasını oluşturdu. GENÇ KADINLARA DÖRT ALANDA DESTEK Kampanya, üniversite eğitimi için ilk kez İstanbul’a gelen genç kadınların yeni bir şehirde ve üniversite yaşamında karşılaşabilecekleri temel ihtiyaçlara yanıt vermeyi amaçlıyor. Kampanya kapsamında sağlanacak destekler: Barınma bursuEğitim bursuKitap bursuİstanbul’a uyum programları İstanbul’a uyum programlarıyla genç kadınların kenti tanımalarına, kentteki olanaklara erişmelerine ve sosyal bağlarını güçlendirmelerine katkı sunulması hedefleniyor BAĞIŞ SÜRECİ DAYANIŞMA KONSERİYLE BAŞLAYACAK “Sen Oku Biz Yanındayız” kampanyasının bağış süreci ise 1 Eylül 2026 Salı günü saat 21.00’de gerçekleştirilecek “Şarkılarla İstanbul’da Yanındayız” konseriyle başlayacak. Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenecek konserde, farklı müzik türlerinden 16 kadın sanatçı, üniversiteli genç kadınlara destek olmak için bir araya gelecek. Konserden elde edilecek gelir, kampanya kapsamında genç kadınların eğitim ve yaşam ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanılacak. Aylin Aslım, Ceren Gündoğdu, Ceylan Ertem, Deniz Tekin, Dicle Olcay, Dilhan Şeşen, Eda Baba, Gaye Su Akyol, Gülinler, Kalben, İstanbulites, Nilipek., Nova Norda ve Yasemin Mori şarkılarıyla dayanışmayı büyütmek için aynı sahneyi paylaşacak. BİLETLER BİLETİX VE PASSO’DA Üniversiteli genç kadınların İstanbul’daki eğitim yolculuğuna destek olmak isteyenler, “Şarkılarla İstanbul’da Yanındayız” konserinin biletlerini Biletix ve Passo üzerinden satın alabilecek. Biletix bilet satış linki: https://www.biletix.com/etkinlik/5ISV0/TURKIYE/tr Passo bilet satış linki: https://www.passo.com.tr/tr/etkinlik/sarkilarla-istanbulda-yanindayiz-harbiye-acikhava-biletleri/12583319 Etkinlik Bilgileri Tarih: 1 Eylül 2026 Salı Saat: 21.00 Yer: Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu Bilet: Biletix ve Passo İstanbul Vakfı Hakkında İstanbul Vakfı; eğitim, eşitlik ve toplumsal dayanışma alanlarında projeler geliştiriyor. İş birlikleri ve sosyal fayda odaklı çalışmalarla bireylerin ve kurumların güçlenmesini destekleyen Vakıf, herkes için daha adil, erişilebilir ve kapsayıcı bir İstanbul’a katkı sunmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Büyükşehir Kuşakları Türkülerle Buluşturdu Haber

Mersin Büyükşehir Kuşakları Türkülerle Buluşturdu

Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen ‘Bir Kuşaktan Bir Kuşağa’ konseri, duygu dolu anlara ve büyük bir coşkuya sahne oldu. Büyükşehir Emekli Evi üyelerinden oluşan ‘Türkülü Yürekler Korosu’nun sahne aldığı gecede, sanatseverler hem unutulmaz eserlerle buluştu hem de 19 Mayıs ruhunu türküler eşliğinde yaşadı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı haftasında gerçekleştirilen ve Mersin Büyükşehir Belediyesi Türk Müziği Orkestra Şefi Erdal Koşar’ın yönettiği konserde; türküler, marşlar ve Edip Akbayram ile Zülfü Livaneli şarkıları hep bir ağızdan söylenirken, salonu dolduran vatandaşlar ellerindeki Türk bayraklarıyla geceye eşlik etti. Konser boyunca Zülfü Livaneli’nin ‘Merhaba’, ‘Yiğidim Aslanım’ ve ‘Güneş Topla Benim İçin’ eserleri büyük beğeni toplarken; Nazım Hikmet’in her notasında hüzün ve memleket özlemi olan ‘Karlı Kayın Ormanı’, Sabahattin Ali’nin ‘Leylim Ley’ eseri ile Anadolu’nun içli ezgilerinden ‘Değmen Benim Gamlı Yaslı Gönlüme’ türküsü, salonu dolduran sanatseverlerden yoğun alkış aldı. Büyükşehir Emekli Evi üyelerinden oluşan koro solistleri de gece boyunca birçok eseri solo performanslarla seslendirdi. Konserin sürprizlerinden biri ise sanatçı Edip Akbayram’ın ‘Hasretinle Yandı Gönlüm’ türküsünün, seyircilerle birlikte doğaçlama söylenmesi oldu. Yıldırım: “Büyükşehir Belediyesi her zaman emeklilerin yanında” Konserin açılışında konuşan Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Engin Yıldırım, böylesi etkinliklerin toplumsal dayanışma açısından önemli olduğunu ve Büyükşehir Belediyesi’nin her zaman emeklilerin yanında olduğunu vurgulayarak, “Her zaman emeklilerimizle beraber olmayı, etkinlikler yapmayı ve onların mutlu olması için elimizden geleni yapıyoruz. Büyükşehir Belediyesi; yıllarca ailesine, bu ülkeye, bu topraklara emek veren değerli emeklilerimizin daima yanında olacak” ifadelerini kullandı. Günel: “Emeklilik, hayatın tadını çıkarmak ve tecrübelerimizi paylaşmaktır” Konserde konuşan Mersin Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Hülya Toy Günel, emekliliğin üretimden kopmak anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Bugün karşınızda yıllarca çalışmış, üretmiş ve emekli olmuş bir yol arkadaşınız olarak bulunuyorum. Emeklilik köşeye çekilmek değil, hayatın tadını çıkarmak ve tecrübelerimizi paylaşmaktır” diye konuştu. Türkülerin, yeni nesle bırakılacak en güzel miras olduğunu kaydeden Günel, “Türkülerimiz, geçmişimizi geleceğimize bağlıyor. Başkanımız Vahap Seçer öncülüğünde, her zaman sizlerin yanınızdayız. Hayata geçirdiğimiz Emekli Evleri; bizlerin sosyalleştiği, paylaştığı ve bir araya gelip şarkılar söylediği birer yuva haline geldi. Sizlerin hayatını kolaylaştırmak ve hak ettiğiniz değeri göstermek, bizim en büyük görevimizdir” ifadelerini kullandı. Koşar: “7-8 aydır düzenli olarak bu konsere çalışıyorduk” Mersin Büyükşehir Belediyesi Türk Müziği Orkestra Şefi Erdal Koşar ise yaklaşık 7-8 aydır düzenli olarak konsere çalıştıklarını ve bu yıl repertuvarı farklı ezgilerle zenginleştirdiklerini söyleyerek, “Bu yıl farklı bir konser yapalım istedik. Halk Müziği Korosu’yuz, ama onun dışında ezgilerle bugün Mersin'i selamladık. 19 Mayıs Haftası olması nedeniyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyoruz. Onların anısına güzel bir repertuvar hazırladık. Dinleyicilerimizden aldığımız geri dönüşler de çok güzel, enerji had safhadaydı” diye konuştu. Sanatseverler, duygu ve coşku dolu geceye Türk bayraklarıyla eşlik etti Konsere katılan vatandaşlar da gece boyunca yaşanan atmosferden büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Sanatseverlerden Aysel Bezek, konserin geçen yıla göre çok daha coşkulu geçtiğini belirterek, “19 Mayıs’ı ve değerli sanatçıları anmamız çok güzel oldu. Çok memnun kaldık. İnşallah seneye de geliriz. Büyükşehir Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz” dedi. Nezahat Parlak, konserin kendisinde büyük iz bıraktığını söyleyerek, “Ben Mersin’e geldim geleli bu kadar muhteşem bir konser yaşamadım. Sanatçılarımızla, Atatürk’ümüzle, ruhuma ve kalbime çok işledi. Hepsinin emeğine sağlık” ifadelerini kullandı. Koristlerden Sultan Uyanık, yaklaşık 7-8 aydır konser için hazırlandıklarını belirterek, “Bugün bütün türkülerimizi canı gönülden ve yürekten söyledik. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Konser sonunda; Büyükşehir Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve Kent Orkestrası bünyesinde sahne alan solistler, daire başkanları ve müdürler, sahnede hep birlikte ‘Ey Özgürlük’ şarkısını seslendirdi. Vatandaşlar ise ellerindeki Türk bayraklarıyla şarkıya eşlik ederek, geceyi büyük bir coşkuyla tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Binler Cumhuriyet İçin Yürüdü Haber

Nilüfer’de Binler Cumhuriyet İçin Yürüdü

Yürüyüşün ardından gerçekleştirilen etkinliklerde gençlik mesajları verilirken, rock grubu Adamlar sahne performansıyla bayram coşkusunu zirveye taşıdı. Nilüfer Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı ilçe genelinde düzenlenen büyük bir yürüyüş ve konser programıyla kutladı. Fatih Sultan Mehmet (FSM) Bulvarı’nda başlayan yürüyüşe katılan her yaştan binlerce Nilüferli, marşlar ve sloganlar eşliğinde Nilüfer Belediyesi Halk Evi önüne kadar yürüdü. Geniş katılımın sağlandığı yürüyüşte, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir ile CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, CHP Yıldırım İlçe Başkanı Ahmet Keskin ve 24. Dönem Bursa Milletvekili İlhan Demiröz de vatandaşlarla birlikte yürüyerek bayram coşkusuna ortak oldu. Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki meydanda toplanan kalabalığa ilk olarak Nilüfer Kent Konseyi Gençlik Meclisi Eş Başkanları Ömer Faruk Söker ve Elif Varol seslendi. Hazırladıkları gençlik bildirisini okuyan ikili, toplumsal dayanışma ve eşit yaşam vurgusu yaptı. Gençlik Meclisi eş başkanları, alandaki tüm gençleri 4 Haziran’da Görükle’de gerçekleştirilmesi planlanan Gençlik Festivali’ne de davet etti. Bildirinin ardından eşi Nuray Özdemir ile birlikte Türk bayrakları eşliğinde sahneye çıkan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, meydanı dolduran vatandaşlara hitap etti. Nilüfer’in enerjisinin ve mutluluğunun kaynağının halkın kendisi olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, Mustafa Kemal Atatürk’ün 107 yıl önce Samsun’a çıkarken en büyük gücü gençlikte gördüğünü hatırlattı. “GENÇLİKLE BERABER YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Başkan Şadi Özdemir sözlerini şöyle sürdürdü: “Mustafa Kemal Atatürk, o zorlu koşullarda yola çıkarken ordulara ya da zenginliklere değil, ‘Bütün ümidim gençliktedir’ diyerek sadece ve sadece sizlere güvendi. Bugün gösterdiğiniz bu duruşla, Atamızın size neden bu kadar güvendiğini bir kez daha ispatlıyorsunuz. Biz Nilüfer Belediyesi olarak sizinle beraber yürümeye devam edeceğiz. Siz isteyeceksiniz, üreteceksiniz ve özgürce eleştireceksiniz; biz de sokaklarında özgürce şarkılar söyleyebildiğiniz, sanatla, sporla, bilimle nefes alan bir kenti hep birlikte inşa edeceğiz.” Başkan Şadi Özdemir’in konuşmasının ardından sevilen alternatif rock grubu Adamlar sahne aldı. “Döndürüyor”, “Yaktı Geçti” ve “Rüyalarda Buruşmuşum” gibi popüler şarkılarını seslendiren grup, başarılı performansıyla katılımcılara keyifli ve coşku dolu anlar yaşattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Babadağ Zirvesinde Büyük Final Haber

Babadağ Zirvesinde Büyük Final

Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık tarafından ilan edilen Gençlik Yılı kapsamında düzenlenen organizasyon, spor, doğa ve adrenalin dolu anları bir araya getirdi. Yerli ve yabancı sporcuların yoğun katılımıyla gerçekleşen etkinlik, renkli görüntülere sahne oldu. Türkiye’nin yanı sıra İngiltere, Rusya, Belçika, Ukrayna, Norveç, Polonya, İspanya, Bermuda, Avusturya ve Finlandiya başta olmak üzere toplam 15 ülkeden yaklaşık 100 yabancı sporcunun yer aldığı maraton, iki gün boyunca 1000’den fazla sporcuyla uluslararası bir spor şöleni atmosferi oluşturdu. Babadağ Ultra Maratonu, yalnızca profesyonel sporcuların değil, her yaştan katılımcının ilgisini çekti. Sabah saat 09.00 itibariyle başlayan 5K Ölüdeniz Run ve 14K Kayaköy History Run kategorilerinin ardından 23 Nisan’a özel düzenlenen Çocuk Koşusu ile etkinlik alanı adeta festival havasına büründü. Babadağ Ultra Maratonu Bölgeye Değer Katmaya Devam Ediyor Muğla Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanı Mustafa Özpoyraz, Babadağ Ultra Maratonu’nun bölgeye hem sportif hem de turistik açıdan önemli katkılar sağladığını belirtti. Özpoyraz, organizasyonun her geçen yıl daha fazla ilgi gördüğünü vurgulayarak, bu yıl da artan sporcu katılımıyla başarılı bir etkinliğe daha imza atıldığını ifade etti. Babadağ’ın eşsiz doğasında gerçekleştirilen maratonun yalnızca bir spor organizasyonu olmanın ötesine geçtiğini dile getiren Özpoyraz, etkinliğin bölgenin tanıtımına, turizm hareketliliğine ve spor kültürünün yaygınlaşmasına önemli katkı sunduğunu söyledi. Ayrıca organizasyonda emeği geçen tüm kurum ve paydaşlara teşekkür ederek, bu tür uluslararası etkinliklerin sürdürülebilir şekilde devam etmesinin hedeflendiğini kaydetti. BABADAĞ ULTRA MARATONDA SPOR VE DAYANIŞMA BİRARADA Babadağ Ultra Maratonu Genel Koordinatörü Sadık Özdemir, maratona sadece sportif bir kimlik kazandırmakla kalmadıklarını, aynı zamanda sosyal sorumluluk yönünü de güçlendirdiklerini söyledi. Organizasyon kapsamında kadın girişimciler tarafından hazırlanan yöresel lezzetlerin katılımcılara sunulduğunu belirten Özdemir, bu satışlardan elde edilen gelirin DMD kas hastası Yusuf Eymen yararına kurulan stantlar aracılığıyla bağışa dönüştürüldüğünü aktardı. Özdemir, bu yönüyle etkinliğin yalnızca bir spor organizasyonu değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve farkındalık oluşturan önemli bir platform haline geldiğini vurguladı. Öte yandan Özdemir, spor turizmi kapsamlarında bu tarz organizasyonlar yapmaya devam edeceklerini dile getirdi. Babadağ Ultra Maratonu’nda Eşsiz Parkurlar, Unutulmaz Deneyimler Babadağ Yarış Direktörü Mustafa Kızıltaş, organizasyonun hem sportif hem de destinasyon tanıtımı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, yarışın geçtiği parkurların dünyaca ünlü Likya Yolu’nun eşsiz dokusunu sporla buluşturduğunu ifade etti. Kızıltaş, Babadağ’ın sadece bir yarış alanı değil, aynı zamanda doğa, tarih ve manzaranın iç içe geçtiği özel bir deneyim sunduğunu vurguladı. Farklı mesafe ve zorluk derecelerine sahip parkurlar hazırladıklarını belirten Kızıltaş, “Her seviyeden sporcunun kendine uygun bir rota bulabileceği bir organizasyon oluşturduk. Katılımcılar, koşu boyunca hem fiziksel sınırlarını zorluyor hem de Likya Yolu’nun büyüleyici atmosferinde unutulmaz bir deneyim yaşıyor” dedi. BABADAĞ ULTRA MARATON İKİNCİ GÜN SONUÇLARI 5K Ölüdeniz Run kategorisinden Erkekler de Emre Sevinç birinciliği alırken, Mehmet Aydıngör ikinci ve Yiğit Berk Kurular üçüncü oldu. Kadınlarda ise birinci Elif Karabulut Dağdelen, ikinci Gökçe Bakar ve üçüncü Zehra Seda Yıldız oldu. 14K Kayaköy History yarışında finali gören ilk isim Gökhan Gündoğan olurken, yarışı Uğur Pehlivan ikinci, Ramis Nuraliev ise üçüncü sırada tamamlandı. Kadınlarda ise birinci Elmira Ravilova, ikinci Esra İlik üçüncü ise Ayşe Elifnaz Erbilgin oldu. BABADAĞ MARATONU’NUN EN RENKLİ SİMALARI 2 AYLIK BEBEĞİYLE KOŞAN ASLAN BEBEK VE ANNESİ Maratona katılan 41 yaşındaki Gülay İşlek, koşuya olan tutkusuna değinerek “İki yıldır koşuyorum. Son bir yıldır ise bebeğimizle birlikte koşuyoruz. Hamileliğimin 32. haftasına kadar koşmaya devam ettim. Öncesinde de koşu geçmişim vardı. Doktor tavsiyesi alarak süreci ilerlettik. Çok şükür bugün de ilk yarışımızı Babadağ’da gerçekleştirdik. Bir Fethiyeli olarak burada koşmak benim için çok özel. Bugün 5K parkurunu iki aylık bebeğimizle birlikte tamamladık.” dedi. 7’den 70’e geniş bir katılımcı kitlesine ev sahipliği yapan Babadağ Ultra Maratonu, sporun birleştirici gücünü ve doğayla iç içe yaşamın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Organizasyon, hem yarışmacılar hem de izleyiciler için unutulmaz anlara sahne oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zurich Türkiye, İzmir’de İklim Dayanıklılığını Güçlendiriyor Haber

Zurich Türkiye, İzmir’de İklim Dayanıklılığını Güçlendiriyor

Projenin tanıtım toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız ve ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari’nin katılımıyla Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirildi. Proje kapsamında yürütülen saha çalışmalarıyla, fiziksel dayanıklılığın yanı sıra toplumsal dayanışma, katılım, yerel sahiplenme ve ortak öğrenme kapasitesinin de güçlendirildiği açıklandı. İklim değişikliğinin kent yaşamı üzerindeki etkileri giderek artarken toplumun değişen çevresel koşullara uyum kapasitesini güçlendiren, yerel dayanıklılığı artıran ve ortak hareket etme becerisini destekleyen uygulamalar da giderek ön plana çıkıyor. Bu doğrultuda ICLEI – Sürdürülebilir Kentler Birliği tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ve Zurich Sigorta Grubu Türkiye’nin destekleriyle, Z Zurich Foundation öncülüğünde küresel nitelikteki Kentsel İklim Dayanıklılığı Programı yürütülüyor. Programın Türkiye ayağını oluşturan Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi ise İzmir’de yerel ihtiyaçlara dayalı, katılımcı ve uzun vadeli bir etki modeli ortaya koyuyor. “Kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir” Projenin tanıtım toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, “İklim krizi, hepimizin günlük hayatını etkileyen gerçek ama bugünün koşullarında artık sadece çevresel bir sorun olmaktan çok daha fazlası. Bu nedenle yerel yönetimlerin görevi yalnızca altyapı üretmek değil. Asıl sorumluluk; eşitsizlikleri azaltan, dayanışmayı büyüten, yurttaşı sürecin öznesi haline getiren bir iklim politikasını hayata geçirmektir. İzmir’de tam da bu anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki iklim direnci, aynı zamanda toplumsal dayanışma varsa gerçek olur. Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi, bu yaklaşımın sahadaki en somut örneği. Kadifekale ve Agora’da yürütülen çalışmalar, bize şunu açıkça gösterdi; bilgi paylaşıldığında, yurttaş sürece aktif olarak katıldığında ve mahalle ölçeğindeki örgütlenme güçlendirildiğinde kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir” dedi. “Amacımız hep beraber iklim değişikliğini ve onun olumsuz etkilerini giderecek kalıcı ve kapsayıcı çözümler bulmak” Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız da iklim değişikliğinin etkilerinin artık hayatın her alanında daha yakından hissedildiğine dikkat çekerek “Zurich Sigorta Grubu Türkiye olarak başarıyı yalnızca finansal sonuçlarla değil, tüm paydaşlarımız için yarattığımız değerle ölçüyoruz. İzmir’de 2023 yılında başlattığımız Toplumlar için İklim Dayanıklılığı projesi de yarattığımız bu değerin örneklerinden biri. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli'ne göre Türkiye, iklim değişikliği ve küresel ısınmadan en çok etkilenecek ülkelerden biri. Akdeniz Havzası bu etkilerin en yoğun hissedildiği bölgelerden biri olurken, Anadolu’da da İzmir bu riskin doğrudan hissedildiği şehirler arasında yer alıyor. Olağanüstü hava olaylarının olma sıklığı ve olduğunda yaşanan etkileri değişti. Küresel ısınma, bizzat hayatımızı etkileyen ve etkilemeye devam edecek global bir sorun. Bu projemiz İzmir Büyükşehir Belediyesi ile beraber İzmir'de yaşayan, bu havayı soluyan, bu suyu içen ve küresel ısınmadan olumsuz etkilenen vatandaşlarımızı dahil ederek, diğer paydaşları da dinleyerek, bu işin içinde olan insanların hayatlarından ve onlardan öğrendiğimiz bilgilerle oluşturulan, yaşayan ve yaşamaya devam edecek bir çalışma. Amacımız, vatandaşlarımızı ve paydaşlarımızı bu sürecin parçası yapmak ve hep beraber iklim değişikliğini ve onun olumsuz etkilerini giderecek kalıcı ve kapsayıcı çözümler bulmak.” diye konuştu. “Örnek bir model” ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari ise “İzmir’de hayata geçirilen Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi, iklim risklerini ele alırken teknik yetkinliği, topluluk öncülüğündeki çözümleri ve kamu-özel sektör iş birliklerini bir araya getirmesiyle öne çıkıyor. Yerel topluluklar, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Zurich Türkiye ile birlikte çalışan ICLEI, bu proje kapsamında geliştirilen bilgi, beceri ve çözümlerin topluluk içinde kalıcı hale gelmesini ve yerel yönetim tarafından benimsenmesini sağladı. Komşuların iklim riskleri etrafında kendi kendine organize olması, bu sosyal dokunun uzun vadeli kentsel dayanıklılığın temelini oluşturmasına katkı sunuyor. İzmir, tüm küresel ağımızdaki şehirlerin karşı karşıya olduğu iklim krizine nasıl yaklaşabileceğine dair örnek bir model sunuyor” sözlerine yer verdi. Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi Koordinatörü Nida Bilgen de proje kapsamında yapılan çalışmaları ve hedefleri aktardı. Kadifekale Mahalle Bostanı’nda ürün ekimi yapıldı Projenin tanıtım toplantısının ardından Kadifekale Mahalle Bostanı katılımcısı 98 kadın ve beraberindeki çocuklar, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ICLEI temsilcileri, Zurich Türkiye Yönetim Kurulu ve yönetici kadroları, Zurich Sigorta gönüllüsü/Zurich Ege bölgesi acente çalışanları, bostanda yazlık ürün ekimi yaptı. Ayrıca bölgede yer alan bir okulda mini bostan kuruldu. Program kapsamında iklim dirençli fide üretim serasında tohumlar ekildi. Mahallelerin iklim risklerine karşı dayanıklılığı artırıldı 2023 yılında İzmir’de başlatılan proje kapsamında, mahalle ölçeğinde iklim risklerine karşı dayanıklılığı artıran bütüncül çalışmalar hayata geçirildi. Bu çalışmalarla afetlere karşı topluluk dayanışması güçlendirilirken, mahalle sakinlerinin kriz anlarında daha bilinçli ve birlikte hareket edebilmelerini destekleyen “Mahalle İklim Afet Gönüllüleri” komitesi kuruldu. Sel ve aşırı hava olaylarına karşı önleyici çözümler uygulanarak sel riski altındaki haneler, okullar ve kamusal alanlara sel bariyeri gibi pratik destekler sağlandı. Aynı zamanda, sıcak hava dalgalarının etkisini azaltmaya yönelik mekânsal çözümler geliştirildi. Proje kapsamında ayrıca, iklim dayanıklılığına ilişkin bilgi ve farkındalığın artırılması amacıyla eğitim içerikleri geliştirildi hem okullarda hem de belediye merkezlerinde yaygınlaştırıldı. İmariye Mahallesi’nde hayata geçirilen Mahalle Bostanı iyileştirmeleri ve sera uygulamalarıyla ise gıda güvenliğini destekleyen, mahalle ölçeğinde kalıcı ve sürdürülebilir altyapı çözümleri oluşturuldu. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde proje ile yaklaşık 16 bin mahalle sakinine ulaşırken, İzmir’de iklim dayanıklılığının güçlendirilmesi adına güçlü bir model oluşturuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir’de İklim Dayanıklılığı Güçleniyor Haber

İzmir’de İklim Dayanıklılığı Güçleniyor

İklim değişikliğinin kent yaşamı üzerindeki etkileri giderek artarken toplumun değişen çevresel koşullara uyum kapasitesini güçlendiren, yerel dayanıklılığı artıran ve ortak hareket etme becerisini destekleyen uygulamalar da giderek ön plana çıkıyor. Bu doğrultuda ICLEI – Sürdürülebilir Kentler Birliği tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ve Zurich Sigorta Grubu Türkiye’nin destekleriyle, Z Zurich Foundation öncülüğünde küresel nitelikteki Kentsel İklim Dayanıklılığı Programı yürütülüyor. Programın Türkiye ayağını oluşturan Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi ise İzmir’de yerel ihtiyaçlara dayalı, katılımcı ve uzun vadeli bir etki modeli ortaya koyuyor. Proje kamuoyuna tanıtıldı Projenin Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen tanıtım toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız ve ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari’nin katılımıyla yapıldı. “Kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir” Projenin tanıtım toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, “İklim krizi, hepimizin günlük hayatını etkileyen gerçek ama bugünün koşullarında artık sadece çevresel bir sorun olmaktan çok daha fazlası. Bu nedenle yerel yönetimlerin görevi yalnızca altyapı üretmek değil. Asıl sorumluluk; eşitsizlikleri azaltan, dayanışmayı büyüten, yurttaşı sürecin öznesi haline getiren bir iklim politikasını hayata geçirmektir. İzmir’de tam da bu anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki iklim direnci, aynı zamanda toplumsal dayanışma varsa gerçek olur. Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi, bu yaklaşımın sahadaki en somut örneği. Kadifekale ve Agora’da yürütülen çalışmalar, bize şunu açıkça gösterdi; bilgi paylaşıldığında, yurttaş sürece aktif olarak katıldığında ve mahalle ölçeğindeki örgütlenme güçlendirildiğinde kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir” dedi. “Hedef, bu modeli kent geneline yaymak” Agora’da yürütülen sel hazırlık ve müdahale eğitimleriyle yüzlerce yurttaşın bilinçlenip kendi yaşam alanlarının aktif koruyucusu haline geldiğini dile getiren Sönmez, “Gönüllü ekipler kuruldu, risk altındaki hanelere doğrudan dokunan önlemler geliştirildi. Kadifekale’de ise çok daha derin bir dönüşüm sağlandı. Kadınların öncülüğünde gelişen bu süreç, iklim meselesini aynı zamanda sosyal güçlenme alanına dönüştürdü. Mahalle Bostanları, üretim seraları, atölyelerin her biri sadece bir proje çıktısı değil dayanışmanın, üretimin ve ortak bir geleceğin kurulmasının temel atımıdır. Biz, her atılan tohumu sadece toprağın değil eşitliğe, dayanışmaya ve ortak müştereklerimize atılmış bir adım olarak görüyoruz. Çocukların bu sürece dahil olması ise geleceğe dair umutlarımızı büyütüyor. Çünkü doğayla kurulan bağ ne kadar erken yaşta başlarsa o kadar kalıcı ve o kadar dönüştürücü olur. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak iklim krizine karşı mücadeleyi sadece risk azaltımı olarak tanımlamadık. Bu mücadeleyi aynı zamanda daha adil, daha demokratik, daha kapsayıcı bir kent kurma iradesi olarak görüyoruz. Hedefimiz, mahallede başlayan bu dayanışma modelini, kentin tamamına yaymak, yurttaşların bilgiye, üretime ve karar alma süreçlerine gerçek anlamda katkı koymasını sağlamak” bilgisini verdi. “Umut dolu bir gelecek için çalışmayı sürdüreceğiz” Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız da iklim değişikliğinin etkilerinin artık hayatın her alanında daha yakından hissedildiğine dikkat çekerek “Zurich Sigorta Grubu Türkiye olarak başarıyı yalnızca finansal sonuçlarla değil, tüm paydaşlarımız için yarattığımız değerle ölçüyoruz. İzmir’de 2023 yılında başlattığımız Toplumlar için İklim Dayanıklılığı projesi de yarattığımız bu değerin örneklerinden biri. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli'ne göre Türkiye, iklim değişikliği ve küresel ısınmadan en çok etkilenecek ülkelerden biri. Akdeniz Havzası bu etkilerin en yoğun hissedildiği bölgelerden biri olurken, Anadolu’da da İzmir bu riskin doğrudan hissedildiği şehirler arasında yer alıyor. Olağanüstü hava olaylarının olma sıklığı ve olduğunda yaşanan etkileri değişti. Küresel ısınma, bizzat hayatımızı etkileyen ve etkilemeye devam edecek global bir sorun. Bu projemiz İzmir Büyükşehir Belediyesi ile beraber İzmir'de yaşayan, bu havayı soluyan, bu suyu içen ve küresel ısınmadan olumsuz etkilenen vatandaşlarımızı dahil ederek, diğer paydaşları da dinleyerek, bu işin içinde olan insanların hayatlarından ve onlardan öğrendiğimiz bilgilerle oluşturulan, yaşayan ve yaşamaya devam edecek bir çalışma. Amacımız, vatandaşlarımızı ve paydaşlarımızı bu sürecin parçası yapmak ve hep beraber iklim değişikliğini ve onun olumsuz etkilerini giderecek kalıcı ve kapsayıcı çözümler bulmak.” diye konuştu. “Örnek bir model” ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari ise “İzmir’de hayata geçirilen Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi, iklim risklerini ele alırken teknik yetkinliği, topluluk öncülüğündeki çözümleri ve kamu-özel sektör iş birliklerini bir araya getirmesiyle öne çıkıyor. Yerel topluluklar, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Zurich Türkiye ile birlikte çalışan ICLEI, bu proje kapsamında geliştirilen bilgi, beceri ve çözümlerin topluluk içinde kalıcı hale gelmesini ve yerel yönetim tarafından benimsenmesini sağladı. Komşuların iklim riskleri etrafında kendi kendine organize olması, bu sosyal dokunun uzun vadeli kentsel dayanıklılığın temelini oluşturmasına katkı sunuyor. İzmir, tüm küresel ağımızdaki şehirlerin karşı karşıya olduğu iklim krizine nasıl yaklaşabileceğine dair örnek bir model sunuyor” sözlerine yer verdi. Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi Koordinatörü Nida Bilgen de proje kapsamında yapılan çalışmaları ve hedefleri aktardı. Kadifekale Mahalle Bostanı’nda ürün dikimi yapıldı Projenin tanıtım toplantısının ardından Kadifekale Mahalle Bostanı katılımcısı 98 kadın ve beraberindeki çocuklar, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı. ICLEI temsilcileri, Zurich Türkiye Yönetim Kurulu ve yönetici kadroları, Zurich Sigorta gönüllüsü/Zurich Ege bölgesi acente çalışanları, bostanda yazlık ürün dikimi yaptı. Ayrıca bölgede yer alan bir okulda mini bostan kuruldu. Program kapsamında iklim dirençli fide üretim serasında tohumlar ekildi. Mahallelerin iklim risklerine karşı dayanıklılığı artırıldı 2023 yılında İzmir’de başlatılan proje kapsamında, mahalle ölçeğinde iklim risklerine karşı dayanıklılığı artıran bütüncül çalışmalar hayata geçirildi. Bu çalışmalarla afetlere karşı topluluk dayanışması güçlendirilirken, mahalle sakinlerinin kriz anlarında daha bilinçli ve birlikte hareket edebilmelerini destekleyen “Mahalle İklim Afet Gönüllüleri” komitesi kuruldu. Sel ve aşırı hava olaylarına karşı önleyici çözümler uygulanarak sel riski altındaki haneler, okullar ve kamusal alanlara sel bariyeri gibi pratik destekler sağlandı. Aynı zamanda, sıcak hava dalgalarının etkisini azaltmaya yönelik mekânsal çözümler geliştirildi. Proje kapsamında ayrıca, iklim dayanıklılığına ilişkin bilgi ve farkındalığın artırılması amacıyla eğitim içerikleri geliştirildi hem okullarda hem de belediye merkezlerinde yaygınlaştırıldı. İmariye Mahallesi’nde hayata geçirilen Mahalle Bostanı iyileştirmeleri ve sera uygulamalarıyla ise gıda güvenliğini destekleyen, mahalle ölçeğinde kalıcı ve sürdürülebilir altyapı çözümleri oluşturuldu. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde proje ile yaklaşık 16 bin mahalle sakinine ulaşırken, İzmir’de iklim dayanıklılığının güçlendirilmesi adına güçlü bir model oluşturuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.