Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toplumsal Etki

Kapsül Haber Ajansı - Toplumsal Etki haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Etki haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akbank’tan Üniversiteli Gençlere  “Fellowship” Çağrısı  Haber

Akbank’tan Üniversiteli Gençlere “Fellowship” Çağrısı 

10 ay sürecek program boyunca gençler, sürdürülebilirlikten sosyal girişimciliğe, tasarım odaklı düşünmeden kapsayıcılık&çeşitliliğe liderlikten sanata uzanan alanlarda eğitimler, atölyeler ve ilham buluşmalarıyla çok yönlü bir gelişim fırsatı yakalayacak. Başvurular 10 Ekim’e kadar devam ediyor. Gençlerin merakını, üretme isteğini ve değişim yaratma potansiyelini ortak bir öğrenme alanında buluşturan Akbank Fellowship Programı, Akbank Gençlik Akademisi çatısı altında altıncı dönem başvurularını almaya başladı. 18-25 Yaş Arası Gençler Başvurabilecek Türkiye’nin farklı şehirlerinden 18-25 yaş arasındaki ön lisans, lisans ve yüksek lisans öğrencilerine açık olan ücretsiz program, sekiz ay boyunca hibrit bir modelle ilerleyecek. Adayların okuduğu bölümden çok dünyaya nasıl baktığına, hangi meselelerin peşinden gittiğine ve topluluğa nasıl katkı sunmak istediğine odaklanan süreç; farklı disiplinlerden gençleri aynı çemberde buluşturacak. ‘Dönüşümde Söz Sahibi Olmaya Davet Ediyoruz’ Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, programın altıncı dönemine ilişkin değerlendirmesinde, “Akbank Fellowship Programı’nın altıncı yılında da farklı disiplinlerden gençlerin birbirinden öğrendiği, fikirlerini sınadığı ve toplumsal etki üreten çözümler geliştirdiği bir alan açıyoruz. Tersine mentörlükten akran öğrenmesine, etki girişimi tasarımından ilham buluşmalarına uzanan deneyimlerle gençlerin kendi yollarını kurmalarını destekliyoruz. Merak eden, sorular soran ve harekete geçmek isteyen tüm üniversiteli gençleri bu topluluğa katılmaya davet ediyoruz. Gençleri geleceğin katılımcıları olmaya değil, dönüşümün bugünden söz sahibi ortakları olmaya davet ediyoruz” dedi. Program Sekiz Ay Sürecek Sekiz aylık yolculuk boyunca Fellow’lar; sürdürülebilirlik, teknoloji, sosyal girişimcilik, davranış bilimleri, sanat, tasarım odaklı düşünme ve duygusal zekâ başlıklarında yeni bakış açıları kazanacak. Çevrim içi oturumlarla İstanbul’daki yüz yüze buluşmalarda gençleri bir araya getiren program; tersine mentörlük, akran öğrenmesi, sosyal girişim tasarımı, uzman buluşmaları ve topluluk çalışmalarıyla gençlere çok yönlü bir gelişim deneyimi sunacak. Program için başvurular 10 Ekim’e kadar devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

13. Eker I Run’da 19 Sivil Toplum Kuruluşu İçin İyilik Adımları Atılacak Haber

13. Eker I Run’da 19 Sivil Toplum Kuruluşu İçin İyilik Adımları Atılacak

Bursa’da 3-4 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek 13. Eker I Run, sporun yanı sıra dayanışma ve toplumsal faydayı da odağına alıyor. Adım Adım iş birliğiyle düzenlenen Yardımseverlik Koşuları kapsamında bu yıl 19 sivil toplum kuruluşunun projeleri için kaynak yaratılacak. Gönüllü koşucular ve bağışçılar, ipk.adimadim.org üzerinden projelere katkı sunarak her adımı iyiliğe dönüştürecek. 2025 yılında yine 19 sivil toplum kuruluşu için 5,4 milyon TL kaynak yaratılan Yardımseverlik Koşuları ile 2018’den bu yana sağlanan toplam destek 13,7 milyon TL’ye ulaştı. Türkiye’nin öne çıkan koşu organizasyonlarından Eker I Run, 13. yılında sporun birleştirici gücünü dayanışmayla buluşturmaya hazırlanıyor. “Koşmak Gerek” mottosuyla 3-4 Ekim 2026 tarihlerinde Bursa’da düzenlenecek organizasyon, farklı yaş ve seviyelerden koşucuları bir araya getirirken, Yardımseverlik Koşuları ile toplumsal faydaya da alan açıyor. Eker I Run’ın programı 3 Ekim’de Hüdavendigar Parkı’nda gerçekleştirilecek “Shake Out Run” ile başlayacak. Aynı gün düzenlenecek “Köpeğinle Koş” etkinliğiyle katılımcılar, sevimli dostlarıyla birlikte koşu deneyimini paylaşabilecek. 4 Ekim’de ise organizasyonun ana yarışları gerçekleştirilecek. Uludağ’dan Eker Meydan’a uzanan 42K Maratonu’nun yanı sıra 15K ve 5K yarışları, çocuklara yönelik Minik Adımlar ve Özel Sporcular Koşusu da programda yer alacak. Her adım toplumsal faydaya dönüşüyor Eker I Run’ın önemli bileşenlerinden biri olan Yardımseverlik Koşuları, Adım Adım iş birliğiyle hayata geçiriliyor. Gönüllü koşucular, seçtikleri sivil toplum kuruluşlarının projeleri için koşarken, bağışçılar da bireysel katkılarıyla bu projelere kaynak aktarılmasına katkı sağlıyor. Böylece yarışta atılan her adım, farklı alanlarda yürütülen sosyal fayda projelerine destek oluyor. Yardımseverlik Koşuları, Eker I Run’da yıllar içinde büyüyen bir dayanışma hareketine dönüşürken, 2025 yılında düzenlenen organizasyonda 19 sivil toplum kuruluşu için toplam 5,4 milyon TL kaynak yaratıldı. 2018’den bu yana Yardımseverlik Koşuları aracılığıyla sağlanan toplam destek ise 13,7 milyon TL’ye ulaştı. 19 STK’nın projeleri için koşulacak Eker I Run kapsamında bu yıl da 19 sivil toplum kuruluşu, farklı ihtiyaç alanlarına yönelik projeleriyle Yardımseverlik Koşuları’nda yer alıyor. Gönüllü koşucular ve bağışçılar, bu projeler arasından seçim yaparak eğitimden çocuklara, çevreden sağlığa ve sosyal kapsayıcılığa uzanan farklı alanlardaki çalışmalara katkı sağlayabilecek. Eker I Run’da yer alan sivil toplum kuruluşları şöyle: AKUT, Bir Diek Tut Derneği, Lösemili Çocuklara Yardım Derneği (LÖDER), Değişim Liderleri Derneği, Deniz Yaşamını Koruma Derneği, EGET Vakfı, Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), Köy Okulları Değişim Ağı Derneği (KODA), Koruncuk Vakfı, Nesin Vakfı, Otizmli Bireyleri Destekleme Vakfı (OBİDEV), ROBOTEL, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), Türk Eğitim Vakfı (TEV), Tohumluk Vakfı, Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı (TSÇV), Türk Eğitim Derneği (TED), UNICEF, WWF Türkiye. Tüm projeler “İPK – İyilik Peşinde Koş” platformunda (ipk.adimadim.org) yayınlanıyor. Bağışçılar ve gönüllü koşucular, diledikleri projeye destek vererek pek çok alanda toplumsal etki yaratabiliyor. 13. EKER I RUN’DA YARDIMSEVERLİK KOŞUSU YAPACAK STK’LARIN PROJELERİ: AKUT – “Her Adım Bir Hayat” Projesi AKUT Arama Kurtarma Derneği, dağ ve doğa kazaları ile deprem, sel ve yangın gibi afetlerde yardıma ihtiyaç duyan insanlara ve canlılara ulaşmak için gönüllülük esasına dayalı arama-kurtarma çalışmaları yürütüyor. Toplumu afetler ve acil durumlar konusunda bilgilendiren ve eğitim faaliyetleri gerçekleştiren AKUT, “Her Adım Bir Hayat” projesiyle 13. Eker I Run’da yer alıyor. Proje kapsamında zorlu doğa koşullarında, doğal afetlerde veya mahsur kalma durumlarında görev alabilecek daha fazla arama-kurtarma operasyon gönüllüsünün yetiştirilmesine katkı sağlanması planlanıyor. AKUT, 100 gönüllü katılımcıya ulaşarak 500.000 TL bağış toplamayı amaçlıyor. Bu kaynak, daha fazla gönüllünün arama-kurtarma çalışmalarında görev alabilmesi için gerekli eğitim ve hazırlık süreçlerine aktarılacak. Bir Dilek Tut Derneği - "Hepimizin Dileği" Projesi Make-A-Wish Türkiye / Bir Dilek Tut Derneği, riskli hastalıklarla mücadele eden çocukların dileklerini gerçekleştirerek tedavi süreçlerinde umut ve motivasyonlarını artırmalarına katkı sağlıyor. “Hepimizin Dileği” projesiyle çocuklara hiçbir şeyin imkânsız olmadığını hissettirmeyi ve yaşamla kurdukları bağı güçlendirmeyi amaçlayan dernek, bir çocuğun dileğinin gerçekleştirilmesi için gereken 60.000 TL’lik kaynağın oluşturulmasına yönelik çalışmalar yürütüyor. Projeye, 13. Eker I Run kapsamında gönüllü koşucular ve bağışçılar da katkı sunabilecek. LÖDER - "Kanserli Çocuklar Sağlığa Ulaşsın" Projesi Lösemili Çocuklara Yardım Derneği (LÖDER), kanserle mücadele eden çocuklara destek olmayı amaçlıyor. Dernek, Uludağ Üniversitesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniği’ne başvuran hastaların ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli projeler yürütüyor. Bu kapsamda, Bursa’dan veya şehir dışından kemik iliği nakli için gelen, maddi imkânı olmayan, tedavileri sırasında kalacak yer ihtiyacı olan çocuklara ve ailelerine, ayrıca kanser tedavisi gören yetişkin hastalara konukevinde yeme ve barınma hizmeti vermek üzere bağış toplanmasını sağlıyor. Bir hastanın Konuk Evi’nde konaklama ve yemek maliyeti 12.500 TL olarak belirlenmiş durumda. Dernek, 13. Eker I Run kapsamında gönüllü koşucuların ve bağışçıların katkısıyla 1.000.000 TL bağışa ulaşmayı hedefliyor. Değişim Liderleri Derneği – “Genç Kadın Liderler İçin Koşuyoruz” Projesi Değişim Liderleri Derneği, 2009’dan bu yana üniversiteli genç kadınların liderlik potansiyellerini keşfetmelerine ve bu potansiyeli sahiplenmelerine destek oluyor. Kadın liderlerin sayısını ve toplumsal etkisini artırmayı amaçlayan dernek, kadın liderliğinin dönüştürücü gücüyle daha eşit, adil ve sürdürülebilir bir toplumun oluşmasına katkı sunuyor. Bu doğrultuda hayata geçirilen “Genç Kadın Liderler İçin Koşuyoruz” projesi, üniversiteli genç kadınların liderlik becerilerini geliştirmelerine ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık kazanmalarına destek oluyor. Bir genç kadının liderlik yolculuğuna bir yıl boyunca eşlik etmenin maliyeti 51.250 TL olarak belirlenirken, dernek bu yolculuğa katkı sunmak isteyen katılımcıları projeye destek olmaya davet ediyor. Deniz Yaşamını Koruma Derneği – “Hayalet Ağ Avcıları” Projesi Deniz Yaşamını Koruma Derneği, 2015’ten bu yana başta Marmara Denizi olmak üzere Türkiye’nin denizlerinde mercan nakli, hayalet ağ temizliği, biyoçeşitlilik araştırmaları ve farkındalık çalışmaları yürütüyor. Sağlıklı deniz ekosistemlerinin ve biyolojik çeşitliliğin gelecek nesillere aktarılmasını hedefleyen dernek; mercan nakilleri, koruma alanlarının oluşturulması, farkındalık eğitimleri ve hayalet ağ temizlikleriyle deniz yaşamının sürdürülebilirliğine katkı sağlıyor. Bugüne kadar 665 bin metrekareden fazla hayalet ağı denizlerden uzaklaştıran dernek, 13. Eker I Run kapsamında da çalışmalarına destek olmak isteyen katılımcılarla buluşuyor. EGET Vakfı – “Gençlere Umut, Doğaya Nefes!” Projesi EGET – Eğitim Geriatri Ekolojik Tarım Turizm Vakfı, maddi imkânları sınırlı öğrencilerin eğitimlerine burs desteği sağlayarak ülkenin kültürel ve bilimsel gelişimine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Burs başvuruları, şeffaf ve tarafsız bir değerlendirme süreci sunan yazılım aracılığıyla değerlendiriliyor. Vakıf ayrıca ekoloji, tarım, geriatri ve gerontoloji ile sağlıklı yaşam turizmi alanlarında çalışmalar yürütüyor. “Gençlere Umut, Doğaya Nefes!” projesiyle gençlerin eğitimine katkı sunarken ekolojik duyarlılığın yaygınlaşmasına da odaklanan EGET Vakfı, bir öğrencinin bir yıllık burs bedeli olan 33.750 TL’nin karşılanmasına destekte bulunmak isteyen katılımcıları 13. Eker I Run’a davet ediyor. KAÇUV - "Umudum Eğitim Bursu" Projesi Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), maddi sorunlar nedeniyle tedavilerinin aksama riski bulunan çocukların tedavi süreçlerinin kesintisiz devam etmesine katkı sağlarken, kanserle mücadelede önemli bir ihtiyaç olan psikolojik desteği ve çocukların ihtiyaçlarına uygun tedavi ortamını da sunuyor. Vakıf, yıl boyunca ulaştırdığı hediyelerle çocukların kendilerini yalnız hissetmemelerine, moral ve motivasyonlarını korumalarına ve gündelik hayatla bağlarını sürdürmelerine katkıda bulunuyor. Bir çocuk veya gencin bir yıllık düzenli hediye ihtiyacının karşılanması için gereken tutar 8.400 TL olarak belirlenirken, 13. Eker I Run’da yapılacak katkılar, çocukların günlük yaşamla bağlarını korumalarına yardımcı olacak. KODA - "Köyde Değişim Öğretmenle Başlar!" Projesi Köy Okulları Değişim Ağı Derneği (KODA), köylerde yaşayan çocukların nitelikli eğitime erişimini güçlendirmek amacıyla öğretmenlere, öğretmen adaylarına ve ebeveynlere yönelik eğitim çalışmaları yürütüyor. Kırsalda eğitim alanında araştırma ve savunu faaliyetleri gerçekleştiren dernek, yerel ihtiyaçlara ve koşullara uygun eğitim içerikleri de geliştiriyor. Öğretmenlere yönelik eğitimleriyle bugüne kadar köylerde yaşayan 107 binden fazla çocuğun daha nitelikli bir eğitim almasına katkı sağlayan KODA, bir köy öğretmeninin yüzlerce çocuğun eğitim yolculuğunda yaratabileceği dönüştürücü etkiye dikkat çekiyor. Bir öğretmenin bir yıllık eğitim bedeli 10.200 TL olarak belirlenirken, KODA 13. Eker I Run kapsamında 500 bin TL bağışla eğitim yolculuğuna katkı sağlamayı hedefliyor. Koruncuk Vakfı - "Adımız Koruncuk Adımlarımız Çocuklara Umut" Projesi Koruncuk Vakfı, sosyo-ekonomik koşulları nedeniyle eğitim ve temel ihtiyaçlara erişimleri risk altında olan kız çocuklarına, akademik başarı ön koşulu aranmaksızın ortaokuldan üniversiteye kadar barınma ve bakım hizmeti sunuyor. Vakıf, kız çocuklarının eğitimlerini kesintisiz sürdürmelerine ve üniversite eğitimiyle birlikte mesleki gelişimlerini destekleyerek kendi geleceklerini kurmalarına katkı sağlıyor. Bir kız çocuğunun nitelikli ve kesintisiz eğitime erişimi için gereken yıllık tutar 24.000 TL olarak belirlenirken, Koruncuk Vakfı 13. Eker I Run kapsamında toplam 300.000 TL bağış hedefliyor. Nesin Vakfı – “Çocuklarla Yarına Koşuyoruz” Projesi Nesin Vakfı, Aziz Nesin tarafından 1973 yılında, eğitim olanaklarından yoksun çocukların nitelikli bir eğitim alarak kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamak amacıyla kuruldu. Vakıf, 50 yılı aşkın süredir temel haklara ve eğitime erişimi sınırlı çocukların yanında yer alıyor. Halen yaklaşık 40 çocuk, eğitim hayatları boyunca Nesin Vakfı’nın sağladığı imkânlarla yatılı olarak yaşamını sürdürürken, yüzlerce öğrenciye de burs desteği sunuluyor. Bir öğrencinin yıllık akademik ve sosyal gelişim maliyeti 57.500 TL olarak belirlenirken, 13. Eker I Run kapsamında 400.000 TL bağışa ulaşılması hedefleniyor. OBİDEV – “Otizmde Bir Gün Değil Her Gün Eğitim” Projesi Otizmli Bireyleri Destekleme Vakfı (OBİDEV), “Otizm Spektrum Bozukluğu” (OSB) tanısı almış bireylerin kaliteli ve nitelikli özel eğitimlere erişimini desteklemek için çalışmalar yürütüyor. Vakıf, OSB’li bireylerin ve ailelerinin toplumsal yaşama katılımını kolaylaştırmak amacıyla kamu kurumlarıyla iş birliği içinde çeşitli projeler geliştiriyor. Otizmli bireylerin bağımsız yaşam becerileri kazanabilmesi için bireysel ve grup eğitimleri ile dil ve konuşma terapisi, spor, resim, müzik, ergoterapi ve duyu bütünleme gibi alanlarda ihtiyaç duyulan yoğun eğitimlere fon sağlanıyor. 1 öğrencinin 1 yıllık eğitim bursu bedeli 80.000 TL olarak belirlenirken, OBİDEV katılımcıların desteğini bekliyor. Robotel - "Bir El Bir Umut" Projesi Robotel Derneği, teknolojiyi sosyal fayda için kullanan ve kullandıran bir sivil toplum kuruluşu. Dernek, doğuştan ya da sonradan el uzvunu kaybetmiş çocuklara moral desteği ve özgüven kazandırmak amacıyla, 3 boyutlu yazıcılarla ücretsiz robot eller üretiyor ve ihtiyaç devam ettiği sürece bu desteği ücretsiz olarak sürdürmeyi hedefliyor. Ülkemizde her yıl en az 100 çocuk uzuv farklılıklarıyla dünyaya geliyor. Bu çocukların özgüven kazanmaları ve sosyal hayata daha aktif katılmaları için Robotel’in katkısı büyük önem taşıyor. Çocuklar büyüme çağları boyunca 10’dan fazla robot ele ihtiyaç duyuyor. Bir çocuğun tüm büyüme dönemi boyunca ihtiyacını karşılayacak Robotel maliyeti 44.000 TL, hedeflenen toplam bağış tutarı ise 440.000 TL olarak belirlendi. Dernek, desteklerle daha fazla çocuğa umut olmayı amaçlıyor. TEGV – “Bu Bir Eğitime Destek Çağrısıdır” Projesi Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), 30 yıldır 3 milyondan fazla çocuğa nitelikli eğitim desteği sağlayarak onları çağdaş ve evrensel değerlere sahip bireyler olarak geleceğe hazırlıyor. “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” mottosuyla ilköğretim çağındaki çocukların hayallerine eşlik eden vakıf, eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. “Bu Bir Eğitime Destek Çağrısıdır” projesi katılımcıları, çocukların eğitim yolculuğuna eşlik etmeye davet ediyor. TEGV’de eğitim desteği alacak 1 çocuğun 1 yıllık eğitim gideri 2.000 TL. Vakıf, bu yıl toplam 500.000 TL bağışa ulaşmayı hedefliyor. TEV – “Eğitimde Dur Durak Yok” Projesi Türk Eğitim Vakfı (TEV), maddi imkânları sınırlı ancak başarılı öğrencilerin eğitimlerini sürdürebilmeleri için burs desteği sağlayarak gençlerin geleceğine katkıda bulunuyor. Vakıf, her yıl binlerce üniversite öğrencisinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı için eğitimini yarıda bırakma riskiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekiyor ve eğitim dostlarını gençlerin eğitim yolculuklarına katkı sunmaya çağırıyor. Bir üniversite öğrencisinin bir yıllık burs bedeli 72.000 TL olarak belirlenirken, TEV 13. Eker I Run kapsamında 1 milyon TL bağışa ulaşarak daha fazla öğrencinin eğitimini sürdürmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Tohumluk Vakfı - "Haydi Çocuklar Spora, Kırsaldan Yeni Ufuklara" Projesi Tohumluk Vakfı, köy ve kırsalda toplumsal, kültürel, ekonomik ve sosyal gelişime katkı sunmayı amaçlıyor. Vakıf, eğitim, kültür, bilim, sanat ve spor alanlarında yürüttüğü faaliyetlerle; çalışan, üreten, okuyan ve paylaşan bireylerin sayısını ve niteliğini artırmayı hedefliyor. Vakfın öncelikleri arasında, kırsalda yaşayan yetenekli ve istekli çocukların, ekonomik ve fiziksel imkânsızlıklar nedeniyle erişemedikleri spor faaliyetlerinden faydalanmalarını sağlamak yer alıyor. Çocukların özgür, dengeli ve çağdaş bir toplumda başarıya ulaşabilmeleri için onlara yeni fırsatlar sunuluyor. Bir çocuğun spora başlaması için gerekli ortalama maliyet 5.000 TL olarak hesaplanıyor. 13. Eker I Run Yardımseverlik Koşusu kapsamında ise 300.000 TL bağış toplanması hedefleniyor. TSÇV – “İlk Adımlar İçin Koş!” Projesi Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı (TSÇV), Cerebral Palsy’li çocuk ve erişkinlere teşhis, tedavi, rehabilitasyon ve eğitim hizmetleri sunarak onların sosyal yaşamda daha aktif bireyler haline gelmeleri için çalışıyor. Vakıf için en kritik alanlardan biri de erken müdahale programı. 0–3 yaş arasında engelli olma riski taşıyan bebeklere gelişim takibi, özel eğitim ve rehabilitasyon desteği sağlanarak, onların ilk adımlarını atabilmeleri, ilk kelimelerini söyleyebilmeleri ve bağımsız bir geleceğe güçlü adımlarla ilerlemeleri hedefleniyor. Bir bebeğin erken müdahale programına katılabilmesi için 20.000 TL destek gerekiyor. Vakıf, “İlk Adımlar İçin Koş!” projesine katkı sunulmasını bekliyor. Türk Eğitim Derneği - "Eğitim Değiştirir" Projesi Türk Eğitim Derneği (TED), 1928’den bu yana eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla çalışmalar yürütüyor. Maddi imkânları sınırlı, başarılı öğrencilerin eğitimlerini sürdürebilmeleri için burs sağlayan dernek, bugüne kadar yaklaşık 50 bin çocuğun eğitim yolculuğuna katkı sundu. TED, “Eğitim Değiştirir” projesiyle 13. Eker I Run’da yer alıyor. Bir öğrencinin bir yıllık burs bedeli 16.000 TL olarak belirlenirken, etkinlik kapsamında 320.000 TL bağışa ulaşılması ve böylece daha fazla öğrencinin eğitim hayatına katkı sağlanması hedefleniyor. UNICEF – “Kız Çocukları Geleceğe Hazırlanıyor’’ Projesi UNICEF, çocukların sağlık, eğitim ve korunma haklarını destekleyen çalışmalarla çocuk haklarının hayata geçirilmesine katkı sağlıyor. UNICEF Türkiye Milli Komitesi ise çocukların ihtiyaçlarına yönelik farkındalık yaratmak ve kaynak geliştirmek amacıyla özel sektör, bireyler ve farklı gruplarla iş birlikleri gerçekleştiriyor. Ergenlik çağındaki kız çocuklarına yönelik 6 haftalık yapılandırılmış eğitim programıyla onların bilgi ve yaşam becerilerini geliştirmeleri, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık kazanmaları ve toplumsal yaşama daha aktif katılmaları hedefleniyor. Bir kız çocuğunun bu eğitim programından yararlanmasının bedeli 650 TL olarak belirlenirken, 13. Eker I Run kapsamında toplam 150.000 TL bağışa ulaşılması amaçlanıyor. WWF Türkiye – “Denizlerin Geleceği için Koş” Projesi WWF’nin Türkiye temsilcisi olan “WWF-Türkiye”, doğal yaşam alanlarını ve canlı türlerini korumak, insanın doğa üzerindeki etkisini azaltmak ve doğayla uyumlu bir geleceğe katkı sağlamak amacıyla çalışmalar yürütüyor. WWF-Türkiye, Akyatan sahillerinde gerçekleştirilen çalışmalarla yeşil deniz kaplumbağalarının güvenle denize ulaşmasına yardımcı olurken, deniz ekosistemlerinin korunmasına ve iklim krizine karşı daha dirençli yaşam alanlarının güçlendirilmesine katkı sağlıyor. Bir yavru deniz kaplumbağasının güvenle denize ulaşmasını sağlamak için gereken tutar 200 TL olarak belirlenirken, 13. Eker I Run kapsamında toplam 50.000 TL bağışa ulaşılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Özyeğin Üniversitesi Türkiye’yi Global Ölçekte Temsil Ediyor Haber

Özyeğin Üniversitesi Türkiye’yi Global Ölçekte Temsil Ediyor

Özyeğin Üniversitesi, akademik mükemmeliyet, istihdam edilebilirlik, sektörle etkileşim ve toplumsal etki odağında geliştirdiği yaklaşımıyla araştırma üniversitesi kimliğini uluslararası iş birlikleriyle güçlendirmeyi sürdürüyor. Bu yaklaşımla üniversite, yükseköğretimde yenilikçi modellerin paylaşılmasını amaçlayan Innovation Sandbox programına dahil oldu. Future Universities Alliance tarafından hayata geçirilen girişim, yükseköğretimde yenilikçi uygulamalar geliştiren kurumları bir araya getiren 12 aylık uluslararası bir öğrenme ve iş birliği programı olarak planlandı. 23 ülkeden ve 5 kıtadan 49 yükseköğretim kurumunun yer aldığı program kapsamında katılımcılar, kurumlarında geliştirdikleri uygulamaları paylaşırken ortak öğrenme ve deneyim aktarımı süreçlerine katkı sunacak. Özyeğin Üniversitesi ayrıca, Future Universities Alliance Innovation Sandbox programında Türkiye’yi temsilen yer alan ilk ve tek üniversite olma özelliğini taşıyor. Yüksek etkili ve olgunlaşmış yenilikçi uygulamaların yaygınlaştırılmasını hedefleyen “Amplifying Signature Innovations” kategorisi, yüksek etki yaratan ve belirli bir olgunluğa ulaşmış yenilikçi uygulamaların daha geniş kitlelere ulaşmasını ve farklı kurumlar tarafından da kullanılabilecek modellere dönüşmesini destekliyor. Bu kapsamda üniversite, eğitim, uygulamalı araştırma, girişimcilik, sektör iş birlikleri ve yaşam deneyimini bir araya getirerek farklı disiplinleri ve paydaşları ortak bir paydada buluşturan ÖzÜ-X inovasyon ekosistemini uluslararası platforma taşıyacak. Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan “Geleceğin Üniversiteleri Birliği”ne dahil olmaları hakkında görüşlerini ifade etti: “Özyeğin Üniversitesi olarak, yükseköğretimde yenilikçi dönüşümü destekleyen bu küresel girişimin bir parçası olmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz. Future Universities Alliance’ın Innovation Sandbox programında Türkiye’yi temsil eden ilk ve tek üniversite olarak yer almamız; eğitim, araştırma, girişimcilik ve sektör iş birliklerini bütüncül bir yaklaşımla bir araya getiren ÖzÜ-X ekosistemimizin uluslararası düzeyde gördüğü değerin önemli bir göstergesidir. Bu süreçte ÖzÜ-X’i küresel ölçekte paylaşma, farklı üniversitelerle birlikte geliştirme ve yükseköğretimde yenilikçi uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sunma fırsatı bulacağız. Ülkemizi uluslararası bir platformda temsil ederken edineceğimiz bilgi ve deneyimlerin, hem üniversitemize hem de yükseköğretim ekosistemine değer katacağına inanıyoruz.” Program süresince ÖzÜ-X’in belgelenmesi, geliştirilmesi ve farklı yükseköğretim kurumları tarafından uyarlanabilecek bir model olarak değerlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütülecek. Süreç boyunca ekosistemin farklı üniversitelerle paylaşılması ve yükseköğretimde yenilikçi uygulamalara yönelik uluslararası bilgi alışverişine katkı sunması hedefleniyor. Temmuz 2026’da başlayacak program kapsamında katılımcı kurumlar yıl boyunca düzenlenecek çalışma toplantılarında bir araya gelecek. Programın yüz yüze gerçekleştirilecek ilk buluşması ise Ekim 2026’da Duke Üniversitesi ev sahipliğinde ABD’nin Durham kentinde düzenlenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa'nın En İyi Baumit Cepheleri Ödülle Taçlandırıldı Haber

Avrupa'nın En İyi Baumit Cepheleri Ödülle Taçlandırıldı

Baumit ürünlerinin yer aldığı cephelerin 6 farklı kategoride değerlendirildiği yarışmada ödül kazanan projeler, 13 farklı ülkeden katılım sağlayan mimarların yer aldığı jüri heyeti tarafından belirlendi. Baumit Life Challenge Büyük Ödülü'nü Almanya'dan Kellogg's Hotel'in kazandığı yarışmanın jüri üyeleri arasında Türkiye'yi temsilen KG Mimarlık Kurucusu Kurtul Erkmen yer aldı. Türkiye bu yıl yarışmaya 17 projeyle katılım gösterirken, Avrupa'nın farklı ülkelerinden finale kalan projeler cephe tasarımları ve uygulama başarılarıyla öne çıktı. Farklı kategorilerde projelerin kıyasıya yarıştığı Avrupa'nın en prestijli cephe yarışmalarından Baumit Life Challenge, 2014 yılından bu yana Avrupa'nın önde gelen mimarlık ofislerini aynı platformda buluşturuyor. Dış cephe tasarımında estetik, fonksiyon, sürdürülebilirlik ve uygulama kalitesini bir araya getiren yarışmada bu yıl katılım sağlayan 350'nin üzerinde proje arasından seçilen 36 finalist değerlendirildi. Bu yıl Türkiye'den NSMH imzalı Arapköy Ayvalık Evi projesi Müstakil Ev kategorisinde finale kaldı. Uzman jüri heyeti tarafından gerçekleştirilen değerlendirme sonucunda belirlenen finalist projeler arasından her kategorinin en başarılı yapısı ödüle layık görüldü. Avrupa'nın en iyi Baumit cephesi Kellogg's Hotel seçildi Baumit Life Challenge Büyük Ödülü'nü Almanya'dan Kellogg's Hotel kazandı. Eskiden devasa bir tahıl silosu olan yapı, Bremen'in Überseeinsel bölgesinin yeni kalbini oluşturan çarpıcı bir mimari simgeye dönüştürüldü. Bu dönüşüm, binanın endüstriyel mirasını koruyarak yapıyı modern bir otel ve canlı bir buluşma noktası olarak yeniden işlevlendirdi ve bölgenin dönüşümüne önemli katkı sundu. Müstakil Ev kategorisinde Polonya'dan Murawa 2, Çok Katlı Konut kategorisinde ise yine Polonya'dan Bernadynska 4 tasarımları ödüle layık görüldü. Konut Dışı Yapı kategorisinde Slovenya'dan Vinarstvo S tasarımının birincilik elde ettiği yarışmada, Dış Cephe Isı Yalıtımı Renovasyonu kategorisinde Slovenya'dan Ring House, Tarihi Yapı Restorasyonu kategorisinde Romanya'dan Casino of Constanta ve Dokusu ile Fark Yaratan Yapı kategorisinde İtalya'dan Fabello Funeral Home projeleri ödülle taçlandırıldı. Baumit Life Challenge 2026 ödülleri, 21 Mayıs tarihinde Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de Vigadó Konser salonunda 500'ün üzerinde davetlinin katılımıyla düzenlenen görkemli gala gecesinde sahiplerini buldu. Avrupa'nın dört bir yanından mimarları, tasarımcıları ve sektör profesyonellerini bir araya getiren organizasyon, farklı mimari yaklaşımların ve yaratıcı cephe uygulamalarının uluslararası ölçekte görünürlük kazanmasına katkı sundu. Bu yıl yarışmada Türkiye'den 17 proje yer alırken, Türk mimarlık dünyası jüri düzeyinde de temsil edildi. KG Mimarlık Kurucusu Kurtul Erkmen'in yer aldığı uluslararası jüri heyeti, farklı ülkelerden katılım sağlayan projeleri tasarım, özgünlük, uygulama başarısının yanı sıra sürdürülebilirlik, kaynak verimliliği ve toplumsal etki açısından değerlendirdi. Mimarlığın ortak dili, uluslararası platformda güçlendi Baumit Life Challenge'ın Avrupa mimarlık ekosisteminde önemli bir buluşma noktası haline geldiğini belirten Baumit Türkiye Pazarlama, Projeler ve İş Geliştirme Müdürü Selin Tümer Ataoğlu, "Baumit Life Challenge, Avrupa genelinde mimarlık ve yapı kültürünü besleyen güçlü bir paylaşım platformu. Farklı ülkelerden mimarların bir araya gelerek deneyimlerini paylaşması, yenilikçi tasarım yaklaşımlarını görünür kılması ve birbirlerinden ilham alması açısından çok değerli bir organizasyon. Bu yıl da birbirinden etkileyici projelerin yarıştığı Life Challenge'da Türkiye'nin 17 projeyle temsil edilmesinden büyük mutluluk duyuyoruz" dedi. Ödül alan projeler geleceğin cephelerine ışık tutuyor Bu yıl ödül alan projelerin yalnızca kullanıcı odaklı tasarım anlayışlarıyla öne çıkmadıklarına dikkat çeken Selin Tümer Ataoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Ödül alan projelere baktığımızda, estetik açıdan güçlü, çevreyle ilişki kuran ve sürdürülebilirlik yaklaşımını benimseyen tasarımlar gördük. Baumit olarak biz de mimarların tasarımlarını hayata geçirebilecekleri yenilikçi cephe çözümleri sunarken, Life Challenge gibi platformlarla nitelikli mimari üretimi desteklemeye devam ediyoruz. Geleneksel hale gelen yarışmamızla Avrupa'nın farklı ülkelerinden gelen başarılı projeleri bir araya getirerek geleceğin yapılarına dair önemli ipuçları sunmayı sürdüreceğiz. Baumit Life Challenge 2028'e doğru ilerlerken yarışmaya katılım sağlayacak Baumit cephelerini büyük bir heyecanla bekliyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VakıfBank Stevie Awards MENA’dan 35 Ödülle Döndü Haber

VakıfBank Stevie Awards MENA’dan 35 Ödülle Döndü

VakıfBank, farklı ihtiyaçlara yönelik geliştirdiği yenilikçi çözümlerinin yanı sıra sosyal sorumluluk projeleri ve kurum içi iletişim alanındaki yenilikçi yaklaşımıyla uluslararası arenada önemli bir başarıya imza attı. VakıfBank, Stevie Awards MENA 2026’da kazandığı 35 ödülle hem teknoloji ve yapay zekâ alanındaki yetkinliğini hem de spor ve toplumsal etki projelerindeki liderliğini ortaya koydu. Banka, dijital dönüşümden müşteri deneyimine, sosyal sorumluluktan iletişime uzanan geniş bir yelpazede geliştirdiği projelerle uluslararası arenada önemli bir başarıya imza attı. Teknoloji ve yapay zekâ alanında güçlü performans Teknoloji ve dijital dönüşüm alanında da güçlü bir performans sergileyen Fidem Mobil projesi; Kurumsal Dönüşüm ve İyileşme, Ürün İnovasyonu ve Finans kategorilerinde gümüş ve 3 bronz olmak üzere toplam 4 ödül kazandı. Fidem Mobil Dijital Çiftçi Uygulaması ise Finansal Hizmetler Sektöründe Müşteri Hizmetlerinde Teknolojinin Yenilikçi Kullanımı kategorisinde gümüş ödüle layık görüldü. Yapay zekâ tabanlı çözümleriyle de öne çıkan VakıfBank, bu alanda geliştirdiği projelerle dikkat çekti. VakıfBank Yapay Zekâ Finansal Analiz Asistanı Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi kategorisinde altın ödül kazanırken, AI destekli ATM nakit optimizasyonu platformu ve NLP tabanlı akıllı yanıt sistemi aynı kategoride gümüş ödüle layık görüldü. NLP tabanlı akıllı kategorize sistemi ise “Yılın En Yenilikçi Teknoloji Ekibi” kategorisinde altın ödül kazanarak Bankanın yapay zekâ alanındaki yetkinliğini pekiştirdi. Finansal hizmetler ve dijital bankacılık alanında geliştirilen projeler de uluslararası arenada takdir gördü. V-Ayna projesi Finansal Hizmetlerde Yenilikçi Yönetim kategorisinde altın ödül kazanırken, VakıfBank & Trendyol Dijital KOBİ kredisi projesi Teknoloji Yönetimi ve Uygulamada İnovasyon kategorisinde altın ödüle layık görüldü. VaNa gibi çözümler de müşteri deneyimi ve finans alanlarında bronz ödüller kazandı. Spor ve toplumsal etki projeleri öne çıktı VakıfBank, “Herkes İçin Voleybol” projesiyle Toplumsal İlişkiler veya Kamu Hizmeti İletişiminde İnovasyon kategorisinde altın, Kurumsal Sosyal Sorumlulukta İnovatif Başarı kategorisinde gümüş ve Etkinlik Kullanımında İnovasyon kategorisinde bronz ödülün sahibi oldu. VakıfBank Kadın Voleybol Takımı, Sponsorluklarda İnovasyon kategorisinde altın, Uluslararası Genişlemede İnovatif Başarı ve Kurumsal Sosyal Sorumlulukta İnovatif Başarı kategorilerinde ise bronz ödüller kazandı. Bosna Hersek Voleybol Okulları Stratejik İş Birliği projesi ise Kurumsal Sosyal Sorumlulukta İnovatif Başarı kategorisinde gümüş, Uluslararası Genişlemede İnovatif Başarı kategorisinde ise bronz ödüle layık görüldü. VakıfBank’ın iletişim ve marka projeleri de ödüllerle taçlandırıldı. Court of Legends projesi video kategorilerinde iki altın ödül kazanırken, BizimYerimiz Dergisi Kurum İçi Yayınlarda İnovasyon kategorisinde de altın ödüle layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens Türkiye, 170. Yılını AKM Sahnesinde Sanatla Kutladı Haber

Siemens Türkiye, 170. Yılını AKM Sahnesinde Sanatla Kutladı

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) tarafından her yıl düzenlenen geleneksel Gençlik Konseri, bu yıl Siemens Türkiye iş birliğiyle farklı bir içerikle hayata geçirildi. Siemens’in Türkiye’deki 170. yılını Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) kutladığı gece, Siemens’in Türkiye’deki 170. yılını Atatürk Kültür Merkezi (AKM)’de kutladığı gece; 26 yıldır düzenlenen “Siemens Türkiye Opera Yarışması”nda ödül alan, Devlet Opera ve Balesi bünyesindeki deneyimli solistler ile son yılların genç seslerini ve genç kuşağın öne çıkan keman sanatçılarından Veriko Tchumburidze’yi bir araya getirdi. Gecede, opera ve klasik müzik repertuvarının seçkin eserleri sanatseverlerle buluştu. Uluslararası sahnelerde de performans sergileyen sanatçıların yer aldığı konser, Türkiye’den yetişen yeteneklerin küresel sanat dünyasındaki yerini yansıttı. Orkestranın şefliğini ise Siemens Arts Program Sanat Direktörü ve Siemens Türkiye Opera Yarışması Jüri Başkanı Stephan Frucht üstlendi. 170 yıllık birikim, sanatla buluştu Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, geceye ilişkin değerlendirmesinde: “Siemens’in bu topraklardaki 170 yıllık yolculuğu boyunca teknoloji ve inovasyonun yanı sıra kültür ve sanatın gelişimine katkı sunmayı da önemli bir sorumluluk olarak gördük. 170. yılımızı kutladığımız bu dönemde, genç sanatçıları destekleyen bu özel geceyi hayata geçirmek bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Türkiye’den yetişen yeteneklerin uluslararası sahnelerde daha güçlü yer bulmasına katkı sağlamayı büyük bir ciddiyetle ele alıyor ve bununla ilgili olarak elimizden gelen tüm adımları atmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. “Sanatı, toplumsal etki vizyonumuzun merkezinde konumlandırmaya devam edeceğiz” Siemens Türkiye İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Özlem Özkaya ise geceye dair şunları söyledi: “Siemens Türkiye olarak 170 yıllık köklü tarihimizin bize kazandırdığı en önemli değerlerden biri, teknolojinin yanı sıra kültür ve sanata verdiğimiz sürekli destek anlayışıdır. Bu özel yılı kutladığımız kapsamlı programımız çerçevesinde, sanat ve iş dünyasını bir araya getiren anlamlı bir resepsiyonun ardından gerçekleştirdiğimiz bu gece, bizim için ayrı bir önem taşıyor. Sanatı yalnızca desteklenen bir alan olarak değil, uzun vadeli toplumsal etki vizyonumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Bu yaklaşımımızı da 170 yıllık geçmişimizden aldığımız ilhamla geleceğe taşıyoruz.” “Kurumlar arası iş birlikleri genç sanatçılar için önemli bir alan açıyor” İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün ise iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde: “Genç sanatçıların sahne deneyimi kazanması ve profesyonel üretim süreçlerine dahil olması, kariyer gelişimleri açısından büyük önem taşıyor. Bu tür iş birlikleri, genç yeteneklerin görünürlüğünü artırırken, sanat kurumları ile özel sektör arasında sürdürülebilir bir etkileşim alanı oluşturuyor. Siemens Türkiye’nin 170. yılını kutluyor, sanata ve sanatçıya verdikleri destek için teşekkür ediyorum” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IBPF 2026, Girişimcilik Ekosisteminin Öncü İsimlerini Boğaziçi'nde Buluşturuyor Haber

IBPF 2026, Girişimcilik Ekosisteminin Öncü İsimlerini Boğaziçi'nde Buluşturuyor

İş dünyası ile genç yetenekleri aynı sahnede buluşturan Inspiring Best Practices Forum (IBPF), bu yıl 12. kez kapılarını açıyor. Her forumda farklı bir tema ve konseptle kurgulanan forum, 2026’da odağını girişimciliğe çeviriyor ve “Value over Valuation” temasıyla katılımcılarını ağırlamaya hazırlanıyor. Boğaziçi Yöneticiler Vakfı tarafından düzenlenen IBPF 2026, 9 Mayıs Cumartesi günü Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’teki tarihi Albert Long Hall’de gerçekleşecek. Gün boyu sürecek forum, girişimcilerden kurumsal liderlere, yatırımcılardan öğrencilere uzanan geniş bir katılımcı kitlesini aynı çatı altında buluşturacak. Sahne programının yanı sıra fuaye alanında sponsor şirket standları ve networking ortamı oluşturularak katılımcılara etkinlik boyunca bağlantı kurma ve etkileşim imkanı sunulacak. Aynı sahnede deneyim, vizyon ve cesaret hikayeleri IBPF 2026, girişimcilik ekosistemini yalnızca başarı hikayeleri üzerinden değil, bu başarıların arkasındaki kırılma anları, cesur kararlar ve dönüşüm süreçleri üzerinden de ele alıyor. Forum, farklı disiplinlerden gelen aktörleri bir araya getirerek katılımcılara ilham verici ve çok katmanlı bir perspektif sunmayı hedefliyor. Etkinliğin konuşmacı kadrosunda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile girişimcilik ve iş dünyasının önde gelen isimlerinden Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu yer alırken, panellerde farklı sektörlerden güçlü isimler sahne alacak. “Purpose Before Profit” başlıklı panelde Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay ve İhsaniye Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ülker, iş dünyasında karın ötesinde değer üretmenin anlamını tartışacak. Moderatörlüğünü İstanbul Ticaret Odası, Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken’in üstleneceği bu oturum, sürdürülebilir etki yaratma perspektifine odaklanacak. “Intrapreneurs: Innovation from Within” panelinde Halkbank CEO Danışmanı Dr. Ömer Emeç, Türk Hava Yolları CIO’su Dr. Kerem Kızıltunç ve Turkcell Pazarlama ve Dijital Servisler Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç, kurum içi girişimciliğin dönüşüm gücünü ele alırken; oturumun moderatörlüğünü Türkiye Varlık Fonu CFO/COO'su Mahmut Kayacık üstlenecek. “Build. Break. Pivot.” panelinde ise girişimciliğin en kritik karar anları, e2vc Genel Ortağı Enis Hulli, Arz Portföy Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Murat Onuk ve Start-up Wise Guys Ortağı Günce Önür’ün katılımıyla masaya yatırılacak. Bu oturumun moderatörlüğünü Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Boğaziçi Üniversitesi Girişimcilik Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Burcu Rodopman gerçekleştirecek. Sahneden fuayeye: ilham veren bir deneyim IBPF 2026, sabah saatlerinde başlayacak kayıt ve karşılama sürecinin ardından açılış konuşmaları ve konuk konuşmalarla devam edecek. Günün ilerleyen saatlerinde panellerle derinleşen içerik, fuaye alanındaki sponsor şirket stantları ve networking ortamıyla katılımcılar arasında doğrudan etkileşim imkanı sunacak. Bu yıl ilk kez sahne alacak IBPF Demo Day kapsamında ise Boğaziçi Üniversitesi'nin güzide binalarından Albert Long Hall'de öğrenciler ve mezunlar girişimlerini sahneye taşıyacak. Demo Day’de genç girişimciler dörder dakikalık sunumlarla projelerini tanıtacak ve değerlendirme süreci sonucunda en başarılı girişimler ödüllendirilecek. IBPF Demo Day, Yıldız Ventures desteğiyle düzenleniyor. Value over Valuation: Gerçek değerin peşinde Forumun ana teması olan “Value over Valuation”, son yıllarda hızla büyüyen ancak sürdürülebilirlik tartışmalarını da beraberinde getiren girişimcilik ekosistemine cesur bir soru yöneltiyor: Bir girişimin gerçek değeri yalnızca değerleme rakamlarıyla mı ölçülmeli? IBPF 2026, girişimlerin yalnızca finansal büyüklükleriyle değil, yarattıkları toplumsal etki, çözüm gücü ve uzun vadeli katkılarıyla değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu yaklaşım, özellikle yeni nesil girişimcilere daha anlamlı ve kalıcı bir başarı tanımı sunarak onları cesaret verici bir yolculuğa davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Elektrik Enerji Bilincini Çocuklara Taşıyor Haber

Aksa Elektrik Enerji Bilincini Çocuklara Taşıyor

Türkiye’nin enerji sektöründeki güçlü oyuncularından Aksa Elektrik, toplumsal faydayı odağına alan “Gücümüz Yarınlarımız” Kurumsal Sosyal Sorumluluk platformu ile ilk yılında önemli bir etki yarattı. Platform kapsamında hayata geçirilen eğitim ve etkinliklerle 9 ilde 5 binden fazla çocuğa ulaşıldı; enerji tasarrufu ve güvenli elektrik kullanımı konularında farkındalık oluşturuldu. Aksa Elektrik, “Gücümüz Yarınlarımız” platformunu yalnızca bir sosyal sorumluluk girişimi olarak değil; geleceğe karşı sorumluluğunu somutlaştıran, sürdürülebilir değer üretmeyi hedefleyen bir toplumsal etki hareketi olarak konumlandırıyor. Şirket, faaliyet gösterdiği bölgelerde çocukların gelişimine katkı sunarak bilinçli bir gelecek neslinin oluşmasına destek olmayı amaçlıyor. Tiyatro ile Eğitim Bir Arada Platformun ilk yılında öne çıkan projelerden biri olan Aksa Elektrik Çocuk Tiyatrosu, çocuklara eğlenerek öğrenme imkânı sundu. İlk turnesine Çoruh bölgesinde başlayan tiyatro etkinliği, farklı illerde sahnelenerek binlerce çocuğa ulaştı. Tiyatro gösterimleri öncesinde Aksa Elektrik gönüllü çalışanları tarafından çocuklara enerji tasarrufu ve güvenli elektrik kullanımı konularında eğitimler verildi. Son olarak Fırat bölgesinde sahnelenen Pinokyo oyunu, çocukları tiyatronun büyülü dünyasıyla buluştururken; bu eğitimlerle desteklenen içerik sayesinde enerji bilinci eğlenceli bir anlatımla pekiştirildi. Bu sayede çocukların erken yaşta doğru enerji kullanım alışkanlıkları kazanmasına katkı sağlandı. Yaratıcılığı Destekleyen Resim Yarışması “Gücümüz Yarınlarımız” platformu kapsamında hayata geçirilen bir diğer önemli adım ise Aksa Elektrik Çocuk Resim Yarışması oldu. Çocukların hayal gücünü ve çevre bilincini teşvik eden yarışma ile enerji, çevre ve sürdürülebilirlik temaları yaratıcı bir bakış açısıyla ele alındı. Geleceğin enerjisi temasıyla düzenlenen yarışma çocukların kendilerini ifade etmelerine alan açarken; aynı zamanda enerji bilincinin sanatsal bir dille yaygınlaşmasına katkı sundu. Geleceğe Değer Katan Bir Vizyon Aksa Elektrik, sürdürülebilirlik yaklaşımını yalnızca operasyonel süreçlerinde değil, toplumsal katkı projelerinde de güçlü şekilde ortaya koyuyor. “Gücümüz Yarınlarımız” platformu ile çocuklara yapılan yatırımın, uzun vadede toplumsal dönüşümün en önemli yapı taşlarından biri olduğu vurgulanıyor. Şirket, önümüzdeki dönemde platform kapsamındaki projeleri genişleterek daha fazla çocuğa ulaşmayı ve toplumsal fayda alanında kalıcı değer üretmeyi hedefliyor. Aksa Elektrik’in sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği bu platform, şirketin topluma olan bağlılığını ve geleceğe yönelik sorumluluk bilincini güçlü bir şekilde yansıtıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Otosan, 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

Ford Otosan, 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Şirket, üretim ve finansal performansının yanı sıra, çevresel sorumluluk, teknolojik dönüşüm ve toplumsal etki alanlarında attığı somut adımlarla da küresel ölçekte dikkat çeken bir model sunuyor. Sürdürülebilir dönüşümünü yalnızca kendi operasyonlarıyla sınırlı tutmayan Ford Otosan, tedarikçileri, bayi ağı ve iş ortaklarının dahil olduğu tüm paydaş ekosistemini kapsayan değer zinciri genelinde sürdürülebilir etki yaratmayı önceliklendiriyor. Ford Otosan, Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) performansını şirket stratejisine entegre ederek, iklim krizi, küresel eğilimler ve sektörel gereklilikler doğrultusunda ekosistem genelinde dönüşüme liderlik ediyor. Türkiye’nin lider otomotiv şirketi Ford Otosan, sürdürülebilirlik alanındaki faaliyetlerini, yatırımlarını ve uzun dönemli hedefleri doğrultusunda kaydettiği ilerlemeleri kapsayan Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Raporda Ford Otosan’ın günümüz dünyasında yalnızca ekonomik başarılar elde etmenin değil aynı zamanda topluma, çevreye ve çalışanlara değer katmanın da bir şirketin başarısını tanımlayan temel ölçütler arasında yer aldığına olan inancının altı çiziliyor. Ford Otosan’ın sürdürülebilirlik odağındaki kapsamlı ve stratejik yol haritasını detaylandıran raporun ana temasını ise sorumluluk anlayışını şirket stratejilerinin merkezine yerleştiren Ford Otosan’ın sektörüne liderlik etme ve ekosistemindeki dönüşümün itici gücü olma vizyonu oluşturuyor. Mega AI ve %100 yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik enerjisiyle dönüşüme öncülük ediyor İklim kriziyle mücadeleyi bir operasyonel zorunluluk olarak gören Ford Otosan, 2050 net sıfır hedefine emin adımlarla ilerliyor. Şirketin emisyon azaltım hedefleri, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından 2025 yılında onaylanarak uluslararası standartlarca tescillendi. Yenilenebilir enerji dönüşümü, sahada kurulan güneş enerjisi yatırımlarıyla destekleniyor. Önceki yıl devreye alınan 10 MW’lık kapasiteyle enerji dönüşüm yolculuğunda güçlü bir başlangıç yapıldı. 2025 yılında Hasandede ve Çiçektepe’de hayata geçirilen 6,1 MW’lık yeni kapasiteyle birlikte; toplam 16,1 MW’lık kurulu güce ulaşıldı. 2025 yılında Sancaktepe Ar-Ge Merkezi’nde hayata geçirilen çatı GES projesi ile enerji üretimi Ar-Ge altyapısına da taşındı, böylece özkaynak elektrik tüketiminin belirli bir kısmı buradan karşılanacak. Yeniköy fabrikasında devreye alınan 2.897 kWe kapasiteli çatı GES ve fotovoltaik cam duvar uygulaması ile enerji üretimi doğrudan üretim süreçlerine entegre edildi. Ayrıca, Craiova fabrikasında kurulan çatı tipi güneş enerjisi sistemi ile 12.000 metrekarelik alanda 2.753 panel üzerinden elektrik üretimi sağlandı. Enerji yönetiminde ise Ford Otosan, yapay zekâ tabanlı MEGA AI projelerinden “Enerji Yönetiminde Yapay Zekâ – AI Powered Energy Management (APEM)” sistemi ile üretim verisini enerji yönetimiyle entegre eden bir yapı kurdu. Yapay Zeka Destekli Enerji Yönetimi projesi, WEF Global Lighthouse Network (Dünya Ekonomik Forumu) kapsamında öne çıkan dijital dönüşüm projeleri arasında yer aldı. Bu sistem, üretim hatlarından gelen verileri analiz ederek enerji tüketimini anlık olarak optimize ediyor, verimsizlik alanlarını belirleyerek operasyonel karar süreçlerine veri temelli girdi sağlıyor. Böylece enerji yönetimi, izleme temelli bir yapıdan çıkarak öğrenen ve kendini geliştiren bir sisteme dönüşüyor. Ürün ve üretimde sürdürülebilirlik: yaşam döngüsü yaklaşımı Ürün tarafında ise sürdürülebilirlik yaklaşımı tasarım süreçlerine entegre edilmiş durumda. Ford Otosan, ürünlerinin %97’sinde yaşam döngüsü analizi uygulayarak ürünlerin üretimden kullanım ve kullanım sonrası süreçlere kadar çevresel etkilerini değerlendiren bir sistem kurdu. Bu analizler, özellikle Ford Transit, Ford Custom ve Ford Courier ürün ailesi ile yeni nesil elektrikli modellerin geliştirme süreçlerinde doğrudan belirleyici rol oynuyor. Su yönetiminde döngüsel yaklaşım: sanayi ve şehir arasında iş birliği Ford Otosan, su yönetiminde geliştirdiği yenilikçi projelerle sanayide döngüsel ekonomi uygulamalarına öncülük ediyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen Gri Su Temini Projesi, kentsel atık suların ileri arıtma süreçlerinden geçirilerek üretimde yeniden kullanılmasını mümkün kılıyor. Bu proje kapsamında, arıtılmış evsel atık sular üretimde proses suyu olarak değerlendirilecek. İlk aşamada yıllık 400.000 ton, tam kapasiteye ulaşıldığında ise 750.000 ton temiz su tasarrufu sağlanması hedefleniyor. Söz konusu uygulama, yalnızca su verimliliğini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda sanayi ve şehir altyapısı arasında sürdürülebilir iş birliklerinin güçlü bir örneğini oluşturuyor. Eğitim yatırımları, mesleki gelişim ve kapsayıcı iş gücü modeli Toplumsal katkı yaklaşımını uzun vadeli ve kalıcı projeler üzerine inşa eden Ford Otosan, 2025 yılında bağış ve sosyal projelere toplam 559,9 milyon TL yatırım yaptı. Bu kapsamda Yaylacık Başiskele Atatürk Ortaokulu’nun renovasyonu ile ek bina yapımı tamamlanırken, Kocaeli’de yapımı süren Vehbi Koç Vakfı Semahat Arsel İlkokulu da 35 derslikli yapısıyla bölgenin eğitim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu yatırımla birlikte Ford Otosan’ın bölgede eğitime kazandırdığı okul sayısı beşe ulaşıyor. Ford Otosan, eğitim yatırımlarını yalnızca fiziki altyapı ile sınırlı tutmayarak, mesleki eğitimi sürdürülebilir dönüşümün kritik bir bileşeni olarak ele alıyor. Bu doğrultuda hayata geçirilen sektöre entegre okul modeli, öğrencilerin doğrudan üretim ortamıyla temas ettiği ve teorik bilgi ile pratik deneyimi bir araya getiren yenilikçi bir eğitim yaklaşımı sunuyor. Yeniköy fabrikası içinde konumlanan bu model sayesinde gençlerin mesleki teknik yetkinlikleri erken aşamada geliştirilirken, nitelikli iş gücünün sürdürülebilir şekilde yetiştirilmesi hedefleniyor. Toplumsal etki alanında fırsat eşitliğini güçlendiren projeler ‘Gelecek Şimdi’ vizyonuyla belirlediği uzun dönem sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, toplumsal fayda yaratmayı tüm operasyonlarının merkezine alan, Birleşmiş Milletler (BM) Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin (UN Global Compact) imzacısı ve UNGC üyesi olan, Ford Otosan, toplumda fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla yürüttüğü projelerle 2025 yılında önemli bir eşiği geride bıraktı. Ford Otosan, bu alanlarda kadınların güçlenmesine destek olmak üzere Vehbi Koç Vakfı’nın katkılarıyla başlattığı ‘Gelecek Hayalim’ projesi ile 2026 yılı için belirlenen 100 bin kadına ulaşma hedefini şimdiden aşarak toplam 115.079 kadın ve kız çocuğuna erişim sağladı. Bu kapsamda, şirketin tüm yerleşkelerinde STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanındaki kadın çalışan oranı ise %29,49 seviyesine yükseldi. Kapsayıcı çalışma ortamını tüm paydaşları için ortak bir standart haline getirmeyi amaçlayan Ford Otosan, İŞKUR ve Tohum Otizm Vakfı iş birliğiyle yürütülen model kapsamında, İstanbul, Kocaeli ve Eskişehir lokasyonlarında 17 nöroçeşitli birey istihdam sürecine dahil edildi. Şirket genelinde ise 22 farklı engel grubundan toplam 498 engelli çalışan istihdam edilirken, yalnızca 2025 yılı içinde 110 engelli istihdamı daha gerçekleştirildi. Çalışan gelişimi ise Ford Otosan’ın dönüşüm modelinin temel unsurlarından biri olarak ele alınıyor. 2025 yılında 2,1 milyon saatin üzerinde eğitim gerçekleştirilen Ford Otosan’da teknik eğitimler, dijital yetkinlik programları ve kapsayıcı liderlik uygulamaları ile çalışanların dönüşüme aktif katılımı destekleniyor. Güçlü performans, şeffaf raporlama Uluslararası standartlarla uyumlu şekilde hazırlanan ve bağımsız denetimden geçen 2025 Sürdürülebilirlik Raporu, Ford Otosan’ın şeffaflık ve hesap verebilirlik konusundaki kararlılığını da ortaya koyuyor. TSRS ve GRI uyumlu olarak hazırlanan rapor, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim performansını küresel ölçekte karşılaştırılabilir bir çerçevede sunarken, paydaşlara güven veren güçlü bir iletişim aracı niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.