Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toplumsal Etki

Kapsül Haber Ajansı - Toplumsal Etki haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Etki haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özyeğin Üniversitesi Türkiye’yi Global Ölçekte Temsil Ediyor Haber

Özyeğin Üniversitesi Türkiye’yi Global Ölçekte Temsil Ediyor

Özyeğin Üniversitesi, akademik mükemmeliyet, istihdam edilebilirlik, sektörle etkileşim ve toplumsal etki odağında geliştirdiği yaklaşımıyla araştırma üniversitesi kimliğini uluslararası iş birlikleriyle güçlendirmeyi sürdürüyor. Bu yaklaşımla üniversite, yükseköğretimde yenilikçi modellerin paylaşılmasını amaçlayan Innovation Sandbox programına dahil oldu. Future Universities Alliance tarafından hayata geçirilen girişim, yükseköğretimde yenilikçi uygulamalar geliştiren kurumları bir araya getiren 12 aylık uluslararası bir öğrenme ve iş birliği programı olarak planlandı. 23 ülkeden ve 5 kıtadan 49 yükseköğretim kurumunun yer aldığı program kapsamında katılımcılar, kurumlarında geliştirdikleri uygulamaları paylaşırken ortak öğrenme ve deneyim aktarımı süreçlerine katkı sunacak. Özyeğin Üniversitesi ayrıca, Future Universities Alliance Innovation Sandbox programında Türkiye’yi temsilen yer alan ilk ve tek üniversite olma özelliğini taşıyor. Yüksek etkili ve olgunlaşmış yenilikçi uygulamaların yaygınlaştırılmasını hedefleyen “Amplifying Signature Innovations” kategorisi, yüksek etki yaratan ve belirli bir olgunluğa ulaşmış yenilikçi uygulamaların daha geniş kitlelere ulaşmasını ve farklı kurumlar tarafından da kullanılabilecek modellere dönüşmesini destekliyor. Bu kapsamda üniversite, eğitim, uygulamalı araştırma, girişimcilik, sektör iş birlikleri ve yaşam deneyimini bir araya getirerek farklı disiplinleri ve paydaşları ortak bir paydada buluşturan ÖzÜ-X inovasyon ekosistemini uluslararası platforma taşıyacak. Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan “Geleceğin Üniversiteleri Birliği”ne dahil olmaları hakkında görüşlerini ifade etti: “Özyeğin Üniversitesi olarak, yükseköğretimde yenilikçi dönüşümü destekleyen bu küresel girişimin bir parçası olmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz. Future Universities Alliance’ın Innovation Sandbox programında Türkiye’yi temsil eden ilk ve tek üniversite olarak yer almamız; eğitim, araştırma, girişimcilik ve sektör iş birliklerini bütüncül bir yaklaşımla bir araya getiren ÖzÜ-X ekosistemimizin uluslararası düzeyde gördüğü değerin önemli bir göstergesidir. Bu süreçte ÖzÜ-X’i küresel ölçekte paylaşma, farklı üniversitelerle birlikte geliştirme ve yükseköğretimde yenilikçi uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sunma fırsatı bulacağız. Ülkemizi uluslararası bir platformda temsil ederken edineceğimiz bilgi ve deneyimlerin, hem üniversitemize hem de yükseköğretim ekosistemine değer katacağına inanıyoruz.” Program süresince ÖzÜ-X’in belgelenmesi, geliştirilmesi ve farklı yükseköğretim kurumları tarafından uyarlanabilecek bir model olarak değerlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütülecek. Süreç boyunca ekosistemin farklı üniversitelerle paylaşılması ve yükseköğretimde yenilikçi uygulamalara yönelik uluslararası bilgi alışverişine katkı sunması hedefleniyor. Temmuz 2026’da başlayacak program kapsamında katılımcı kurumlar yıl boyunca düzenlenecek çalışma toplantılarında bir araya gelecek. Programın yüz yüze gerçekleştirilecek ilk buluşması ise Ekim 2026’da Duke Üniversitesi ev sahipliğinde ABD’nin Durham kentinde düzenlenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa'nın En İyi Baumit Cepheleri Ödülle Taçlandırıldı Haber

Avrupa'nın En İyi Baumit Cepheleri Ödülle Taçlandırıldı

Baumit ürünlerinin yer aldığı cephelerin 6 farklı kategoride değerlendirildiği yarışmada ödül kazanan projeler, 13 farklı ülkeden katılım sağlayan mimarların yer aldığı jüri heyeti tarafından belirlendi. Baumit Life Challenge Büyük Ödülü'nü Almanya'dan Kellogg's Hotel'in kazandığı yarışmanın jüri üyeleri arasında Türkiye'yi temsilen KG Mimarlık Kurucusu Kurtul Erkmen yer aldı. Türkiye bu yıl yarışmaya 17 projeyle katılım gösterirken, Avrupa'nın farklı ülkelerinden finale kalan projeler cephe tasarımları ve uygulama başarılarıyla öne çıktı. Farklı kategorilerde projelerin kıyasıya yarıştığı Avrupa'nın en prestijli cephe yarışmalarından Baumit Life Challenge, 2014 yılından bu yana Avrupa'nın önde gelen mimarlık ofislerini aynı platformda buluşturuyor. Dış cephe tasarımında estetik, fonksiyon, sürdürülebilirlik ve uygulama kalitesini bir araya getiren yarışmada bu yıl katılım sağlayan 350'nin üzerinde proje arasından seçilen 36 finalist değerlendirildi. Bu yıl Türkiye'den NSMH imzalı Arapköy Ayvalık Evi projesi Müstakil Ev kategorisinde finale kaldı. Uzman jüri heyeti tarafından gerçekleştirilen değerlendirme sonucunda belirlenen finalist projeler arasından her kategorinin en başarılı yapısı ödüle layık görüldü. Avrupa'nın en iyi Baumit cephesi Kellogg's Hotel seçildi Baumit Life Challenge Büyük Ödülü'nü Almanya'dan Kellogg's Hotel kazandı. Eskiden devasa bir tahıl silosu olan yapı, Bremen'in Überseeinsel bölgesinin yeni kalbini oluşturan çarpıcı bir mimari simgeye dönüştürüldü. Bu dönüşüm, binanın endüstriyel mirasını koruyarak yapıyı modern bir otel ve canlı bir buluşma noktası olarak yeniden işlevlendirdi ve bölgenin dönüşümüne önemli katkı sundu. Müstakil Ev kategorisinde Polonya'dan Murawa 2, Çok Katlı Konut kategorisinde ise yine Polonya'dan Bernadynska 4 tasarımları ödüle layık görüldü. Konut Dışı Yapı kategorisinde Slovenya'dan Vinarstvo S tasarımının birincilik elde ettiği yarışmada, Dış Cephe Isı Yalıtımı Renovasyonu kategorisinde Slovenya'dan Ring House, Tarihi Yapı Restorasyonu kategorisinde Romanya'dan Casino of Constanta ve Dokusu ile Fark Yaratan Yapı kategorisinde İtalya'dan Fabello Funeral Home projeleri ödülle taçlandırıldı. Baumit Life Challenge 2026 ödülleri, 21 Mayıs tarihinde Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de Vigadó Konser salonunda 500'ün üzerinde davetlinin katılımıyla düzenlenen görkemli gala gecesinde sahiplerini buldu. Avrupa'nın dört bir yanından mimarları, tasarımcıları ve sektör profesyonellerini bir araya getiren organizasyon, farklı mimari yaklaşımların ve yaratıcı cephe uygulamalarının uluslararası ölçekte görünürlük kazanmasına katkı sundu. Bu yıl yarışmada Türkiye'den 17 proje yer alırken, Türk mimarlık dünyası jüri düzeyinde de temsil edildi. KG Mimarlık Kurucusu Kurtul Erkmen'in yer aldığı uluslararası jüri heyeti, farklı ülkelerden katılım sağlayan projeleri tasarım, özgünlük, uygulama başarısının yanı sıra sürdürülebilirlik, kaynak verimliliği ve toplumsal etki açısından değerlendirdi. Mimarlığın ortak dili, uluslararası platformda güçlendi Baumit Life Challenge'ın Avrupa mimarlık ekosisteminde önemli bir buluşma noktası haline geldiğini belirten Baumit Türkiye Pazarlama, Projeler ve İş Geliştirme Müdürü Selin Tümer Ataoğlu, "Baumit Life Challenge, Avrupa genelinde mimarlık ve yapı kültürünü besleyen güçlü bir paylaşım platformu. Farklı ülkelerden mimarların bir araya gelerek deneyimlerini paylaşması, yenilikçi tasarım yaklaşımlarını görünür kılması ve birbirlerinden ilham alması açısından çok değerli bir organizasyon. Bu yıl da birbirinden etkileyici projelerin yarıştığı Life Challenge'da Türkiye'nin 17 projeyle temsil edilmesinden büyük mutluluk duyuyoruz" dedi. Ödül alan projeler geleceğin cephelerine ışık tutuyor Bu yıl ödül alan projelerin yalnızca kullanıcı odaklı tasarım anlayışlarıyla öne çıkmadıklarına dikkat çeken Selin Tümer Ataoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Ödül alan projelere baktığımızda, estetik açıdan güçlü, çevreyle ilişki kuran ve sürdürülebilirlik yaklaşımını benimseyen tasarımlar gördük. Baumit olarak biz de mimarların tasarımlarını hayata geçirebilecekleri yenilikçi cephe çözümleri sunarken, Life Challenge gibi platformlarla nitelikli mimari üretimi desteklemeye devam ediyoruz. Geleneksel hale gelen yarışmamızla Avrupa'nın farklı ülkelerinden gelen başarılı projeleri bir araya getirerek geleceğin yapılarına dair önemli ipuçları sunmayı sürdüreceğiz. Baumit Life Challenge 2028'e doğru ilerlerken yarışmaya katılım sağlayacak Baumit cephelerini büyük bir heyecanla bekliyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VakıfBank Stevie Awards MENA’dan 35 Ödülle Döndü Haber

VakıfBank Stevie Awards MENA’dan 35 Ödülle Döndü

VakıfBank, farklı ihtiyaçlara yönelik geliştirdiği yenilikçi çözümlerinin yanı sıra sosyal sorumluluk projeleri ve kurum içi iletişim alanındaki yenilikçi yaklaşımıyla uluslararası arenada önemli bir başarıya imza attı. VakıfBank, Stevie Awards MENA 2026’da kazandığı 35 ödülle hem teknoloji ve yapay zekâ alanındaki yetkinliğini hem de spor ve toplumsal etki projelerindeki liderliğini ortaya koydu. Banka, dijital dönüşümden müşteri deneyimine, sosyal sorumluluktan iletişime uzanan geniş bir yelpazede geliştirdiği projelerle uluslararası arenada önemli bir başarıya imza attı. Teknoloji ve yapay zekâ alanında güçlü performans Teknoloji ve dijital dönüşüm alanında da güçlü bir performans sergileyen Fidem Mobil projesi; Kurumsal Dönüşüm ve İyileşme, Ürün İnovasyonu ve Finans kategorilerinde gümüş ve 3 bronz olmak üzere toplam 4 ödül kazandı. Fidem Mobil Dijital Çiftçi Uygulaması ise Finansal Hizmetler Sektöründe Müşteri Hizmetlerinde Teknolojinin Yenilikçi Kullanımı kategorisinde gümüş ödüle layık görüldü. Yapay zekâ tabanlı çözümleriyle de öne çıkan VakıfBank, bu alanda geliştirdiği projelerle dikkat çekti. VakıfBank Yapay Zekâ Finansal Analiz Asistanı Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi kategorisinde altın ödül kazanırken, AI destekli ATM nakit optimizasyonu platformu ve NLP tabanlı akıllı yanıt sistemi aynı kategoride gümüş ödüle layık görüldü. NLP tabanlı akıllı kategorize sistemi ise “Yılın En Yenilikçi Teknoloji Ekibi” kategorisinde altın ödül kazanarak Bankanın yapay zekâ alanındaki yetkinliğini pekiştirdi. Finansal hizmetler ve dijital bankacılık alanında geliştirilen projeler de uluslararası arenada takdir gördü. V-Ayna projesi Finansal Hizmetlerde Yenilikçi Yönetim kategorisinde altın ödül kazanırken, VakıfBank & Trendyol Dijital KOBİ kredisi projesi Teknoloji Yönetimi ve Uygulamada İnovasyon kategorisinde altın ödüle layık görüldü. VaNa gibi çözümler de müşteri deneyimi ve finans alanlarında bronz ödüller kazandı. Spor ve toplumsal etki projeleri öne çıktı VakıfBank, “Herkes İçin Voleybol” projesiyle Toplumsal İlişkiler veya Kamu Hizmeti İletişiminde İnovasyon kategorisinde altın, Kurumsal Sosyal Sorumlulukta İnovatif Başarı kategorisinde gümüş ve Etkinlik Kullanımında İnovasyon kategorisinde bronz ödülün sahibi oldu. VakıfBank Kadın Voleybol Takımı, Sponsorluklarda İnovasyon kategorisinde altın, Uluslararası Genişlemede İnovatif Başarı ve Kurumsal Sosyal Sorumlulukta İnovatif Başarı kategorilerinde ise bronz ödüller kazandı. Bosna Hersek Voleybol Okulları Stratejik İş Birliği projesi ise Kurumsal Sosyal Sorumlulukta İnovatif Başarı kategorisinde gümüş, Uluslararası Genişlemede İnovatif Başarı kategorisinde ise bronz ödüle layık görüldü. VakıfBank’ın iletişim ve marka projeleri de ödüllerle taçlandırıldı. Court of Legends projesi video kategorilerinde iki altın ödül kazanırken, BizimYerimiz Dergisi Kurum İçi Yayınlarda İnovasyon kategorisinde de altın ödüle layık görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens Türkiye, 170. Yılını AKM Sahnesinde Sanatla Kutladı Haber

Siemens Türkiye, 170. Yılını AKM Sahnesinde Sanatla Kutladı

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) tarafından her yıl düzenlenen geleneksel Gençlik Konseri, bu yıl Siemens Türkiye iş birliğiyle farklı bir içerikle hayata geçirildi. Siemens’in Türkiye’deki 170. yılını Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) kutladığı gece, Siemens’in Türkiye’deki 170. yılını Atatürk Kültür Merkezi (AKM)’de kutladığı gece; 26 yıldır düzenlenen “Siemens Türkiye Opera Yarışması”nda ödül alan, Devlet Opera ve Balesi bünyesindeki deneyimli solistler ile son yılların genç seslerini ve genç kuşağın öne çıkan keman sanatçılarından Veriko Tchumburidze’yi bir araya getirdi. Gecede, opera ve klasik müzik repertuvarının seçkin eserleri sanatseverlerle buluştu. Uluslararası sahnelerde de performans sergileyen sanatçıların yer aldığı konser, Türkiye’den yetişen yeteneklerin küresel sanat dünyasındaki yerini yansıttı. Orkestranın şefliğini ise Siemens Arts Program Sanat Direktörü ve Siemens Türkiye Opera Yarışması Jüri Başkanı Stephan Frucht üstlendi. 170 yıllık birikim, sanatla buluştu Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, geceye ilişkin değerlendirmesinde: “Siemens’in bu topraklardaki 170 yıllık yolculuğu boyunca teknoloji ve inovasyonun yanı sıra kültür ve sanatın gelişimine katkı sunmayı da önemli bir sorumluluk olarak gördük. 170. yılımızı kutladığımız bu dönemde, genç sanatçıları destekleyen bu özel geceyi hayata geçirmek bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Türkiye’den yetişen yeteneklerin uluslararası sahnelerde daha güçlü yer bulmasına katkı sağlamayı büyük bir ciddiyetle ele alıyor ve bununla ilgili olarak elimizden gelen tüm adımları atmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. “Sanatı, toplumsal etki vizyonumuzun merkezinde konumlandırmaya devam edeceğiz” Siemens Türkiye İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Özlem Özkaya ise geceye dair şunları söyledi: “Siemens Türkiye olarak 170 yıllık köklü tarihimizin bize kazandırdığı en önemli değerlerden biri, teknolojinin yanı sıra kültür ve sanata verdiğimiz sürekli destek anlayışıdır. Bu özel yılı kutladığımız kapsamlı programımız çerçevesinde, sanat ve iş dünyasını bir araya getiren anlamlı bir resepsiyonun ardından gerçekleştirdiğimiz bu gece, bizim için ayrı bir önem taşıyor. Sanatı yalnızca desteklenen bir alan olarak değil, uzun vadeli toplumsal etki vizyonumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Bu yaklaşımımızı da 170 yıllık geçmişimizden aldığımız ilhamla geleceğe taşıyoruz.” “Kurumlar arası iş birlikleri genç sanatçılar için önemli bir alan açıyor” İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün ise iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde: “Genç sanatçıların sahne deneyimi kazanması ve profesyonel üretim süreçlerine dahil olması, kariyer gelişimleri açısından büyük önem taşıyor. Bu tür iş birlikleri, genç yeteneklerin görünürlüğünü artırırken, sanat kurumları ile özel sektör arasında sürdürülebilir bir etkileşim alanı oluşturuyor. Siemens Türkiye’nin 170. yılını kutluyor, sanata ve sanatçıya verdikleri destek için teşekkür ediyorum” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IBPF 2026, Girişimcilik Ekosisteminin Öncü İsimlerini Boğaziçi'nde Buluşturuyor Haber

IBPF 2026, Girişimcilik Ekosisteminin Öncü İsimlerini Boğaziçi'nde Buluşturuyor

İş dünyası ile genç yetenekleri aynı sahnede buluşturan Inspiring Best Practices Forum (IBPF), bu yıl 12. kez kapılarını açıyor. Her forumda farklı bir tema ve konseptle kurgulanan forum, 2026’da odağını girişimciliğe çeviriyor ve “Value over Valuation” temasıyla katılımcılarını ağırlamaya hazırlanıyor. Boğaziçi Yöneticiler Vakfı tarafından düzenlenen IBPF 2026, 9 Mayıs Cumartesi günü Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’teki tarihi Albert Long Hall’de gerçekleşecek. Gün boyu sürecek forum, girişimcilerden kurumsal liderlere, yatırımcılardan öğrencilere uzanan geniş bir katılımcı kitlesini aynı çatı altında buluşturacak. Sahne programının yanı sıra fuaye alanında sponsor şirket standları ve networking ortamı oluşturularak katılımcılara etkinlik boyunca bağlantı kurma ve etkileşim imkanı sunulacak. Aynı sahnede deneyim, vizyon ve cesaret hikayeleri IBPF 2026, girişimcilik ekosistemini yalnızca başarı hikayeleri üzerinden değil, bu başarıların arkasındaki kırılma anları, cesur kararlar ve dönüşüm süreçleri üzerinden de ele alıyor. Forum, farklı disiplinlerden gelen aktörleri bir araya getirerek katılımcılara ilham verici ve çok katmanlı bir perspektif sunmayı hedefliyor. Etkinliğin konuşmacı kadrosunda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile girişimcilik ve iş dünyasının önde gelen isimlerinden Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu yer alırken, panellerde farklı sektörlerden güçlü isimler sahne alacak. “Purpose Before Profit” başlıklı panelde Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay ve İhsaniye Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ülker, iş dünyasında karın ötesinde değer üretmenin anlamını tartışacak. Moderatörlüğünü İstanbul Ticaret Odası, Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken’in üstleneceği bu oturum, sürdürülebilir etki yaratma perspektifine odaklanacak. “Intrapreneurs: Innovation from Within” panelinde Halkbank CEO Danışmanı Dr. Ömer Emeç, Türk Hava Yolları CIO’su Dr. Kerem Kızıltunç ve Turkcell Pazarlama ve Dijital Servisler Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç, kurum içi girişimciliğin dönüşüm gücünü ele alırken; oturumun moderatörlüğünü Türkiye Varlık Fonu CFO/COO'su Mahmut Kayacık üstlenecek. “Build. Break. Pivot.” panelinde ise girişimciliğin en kritik karar anları, e2vc Genel Ortağı Enis Hulli, Arz Portföy Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Murat Onuk ve Start-up Wise Guys Ortağı Günce Önür’ün katılımıyla masaya yatırılacak. Bu oturumun moderatörlüğünü Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Boğaziçi Üniversitesi Girişimcilik Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Burcu Rodopman gerçekleştirecek. Sahneden fuayeye: ilham veren bir deneyim IBPF 2026, sabah saatlerinde başlayacak kayıt ve karşılama sürecinin ardından açılış konuşmaları ve konuk konuşmalarla devam edecek. Günün ilerleyen saatlerinde panellerle derinleşen içerik, fuaye alanındaki sponsor şirket stantları ve networking ortamıyla katılımcılar arasında doğrudan etkileşim imkanı sunacak. Bu yıl ilk kez sahne alacak IBPF Demo Day kapsamında ise Boğaziçi Üniversitesi'nin güzide binalarından Albert Long Hall'de öğrenciler ve mezunlar girişimlerini sahneye taşıyacak. Demo Day’de genç girişimciler dörder dakikalık sunumlarla projelerini tanıtacak ve değerlendirme süreci sonucunda en başarılı girişimler ödüllendirilecek. IBPF Demo Day, Yıldız Ventures desteğiyle düzenleniyor. Value over Valuation: Gerçek değerin peşinde Forumun ana teması olan “Value over Valuation”, son yıllarda hızla büyüyen ancak sürdürülebilirlik tartışmalarını da beraberinde getiren girişimcilik ekosistemine cesur bir soru yöneltiyor: Bir girişimin gerçek değeri yalnızca değerleme rakamlarıyla mı ölçülmeli? IBPF 2026, girişimlerin yalnızca finansal büyüklükleriyle değil, yarattıkları toplumsal etki, çözüm gücü ve uzun vadeli katkılarıyla değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu yaklaşım, özellikle yeni nesil girişimcilere daha anlamlı ve kalıcı bir başarı tanımı sunarak onları cesaret verici bir yolculuğa davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Elektrik Enerji Bilincini Çocuklara Taşıyor Haber

Aksa Elektrik Enerji Bilincini Çocuklara Taşıyor

Türkiye’nin enerji sektöründeki güçlü oyuncularından Aksa Elektrik, toplumsal faydayı odağına alan “Gücümüz Yarınlarımız” Kurumsal Sosyal Sorumluluk platformu ile ilk yılında önemli bir etki yarattı. Platform kapsamında hayata geçirilen eğitim ve etkinliklerle 9 ilde 5 binden fazla çocuğa ulaşıldı; enerji tasarrufu ve güvenli elektrik kullanımı konularında farkındalık oluşturuldu. Aksa Elektrik, “Gücümüz Yarınlarımız” platformunu yalnızca bir sosyal sorumluluk girişimi olarak değil; geleceğe karşı sorumluluğunu somutlaştıran, sürdürülebilir değer üretmeyi hedefleyen bir toplumsal etki hareketi olarak konumlandırıyor. Şirket, faaliyet gösterdiği bölgelerde çocukların gelişimine katkı sunarak bilinçli bir gelecek neslinin oluşmasına destek olmayı amaçlıyor. Tiyatro ile Eğitim Bir Arada Platformun ilk yılında öne çıkan projelerden biri olan Aksa Elektrik Çocuk Tiyatrosu, çocuklara eğlenerek öğrenme imkânı sundu. İlk turnesine Çoruh bölgesinde başlayan tiyatro etkinliği, farklı illerde sahnelenerek binlerce çocuğa ulaştı. Tiyatro gösterimleri öncesinde Aksa Elektrik gönüllü çalışanları tarafından çocuklara enerji tasarrufu ve güvenli elektrik kullanımı konularında eğitimler verildi. Son olarak Fırat bölgesinde sahnelenen Pinokyo oyunu, çocukları tiyatronun büyülü dünyasıyla buluştururken; bu eğitimlerle desteklenen içerik sayesinde enerji bilinci eğlenceli bir anlatımla pekiştirildi. Bu sayede çocukların erken yaşta doğru enerji kullanım alışkanlıkları kazanmasına katkı sağlandı. Yaratıcılığı Destekleyen Resim Yarışması “Gücümüz Yarınlarımız” platformu kapsamında hayata geçirilen bir diğer önemli adım ise Aksa Elektrik Çocuk Resim Yarışması oldu. Çocukların hayal gücünü ve çevre bilincini teşvik eden yarışma ile enerji, çevre ve sürdürülebilirlik temaları yaratıcı bir bakış açısıyla ele alındı. Geleceğin enerjisi temasıyla düzenlenen yarışma çocukların kendilerini ifade etmelerine alan açarken; aynı zamanda enerji bilincinin sanatsal bir dille yaygınlaşmasına katkı sundu. Geleceğe Değer Katan Bir Vizyon Aksa Elektrik, sürdürülebilirlik yaklaşımını yalnızca operasyonel süreçlerinde değil, toplumsal katkı projelerinde de güçlü şekilde ortaya koyuyor. “Gücümüz Yarınlarımız” platformu ile çocuklara yapılan yatırımın, uzun vadede toplumsal dönüşümün en önemli yapı taşlarından biri olduğu vurgulanıyor. Şirket, önümüzdeki dönemde platform kapsamındaki projeleri genişleterek daha fazla çocuğa ulaşmayı ve toplumsal fayda alanında kalıcı değer üretmeyi hedefliyor. Aksa Elektrik’in sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği bu platform, şirketin topluma olan bağlılığını ve geleceğe yönelik sorumluluk bilincini güçlü bir şekilde yansıtıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Otosan, 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

Ford Otosan, 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Şirket, üretim ve finansal performansının yanı sıra, çevresel sorumluluk, teknolojik dönüşüm ve toplumsal etki alanlarında attığı somut adımlarla da küresel ölçekte dikkat çeken bir model sunuyor. Sürdürülebilir dönüşümünü yalnızca kendi operasyonlarıyla sınırlı tutmayan Ford Otosan, tedarikçileri, bayi ağı ve iş ortaklarının dahil olduğu tüm paydaş ekosistemini kapsayan değer zinciri genelinde sürdürülebilir etki yaratmayı önceliklendiriyor. Ford Otosan, Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) performansını şirket stratejisine entegre ederek, iklim krizi, küresel eğilimler ve sektörel gereklilikler doğrultusunda ekosistem genelinde dönüşüme liderlik ediyor. Türkiye’nin lider otomotiv şirketi Ford Otosan, sürdürülebilirlik alanındaki faaliyetlerini, yatırımlarını ve uzun dönemli hedefleri doğrultusunda kaydettiği ilerlemeleri kapsayan Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Raporda Ford Otosan’ın günümüz dünyasında yalnızca ekonomik başarılar elde etmenin değil aynı zamanda topluma, çevreye ve çalışanlara değer katmanın da bir şirketin başarısını tanımlayan temel ölçütler arasında yer aldığına olan inancının altı çiziliyor. Ford Otosan’ın sürdürülebilirlik odağındaki kapsamlı ve stratejik yol haritasını detaylandıran raporun ana temasını ise sorumluluk anlayışını şirket stratejilerinin merkezine yerleştiren Ford Otosan’ın sektörüne liderlik etme ve ekosistemindeki dönüşümün itici gücü olma vizyonu oluşturuyor. Mega AI ve %100 yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik enerjisiyle dönüşüme öncülük ediyor İklim kriziyle mücadeleyi bir operasyonel zorunluluk olarak gören Ford Otosan, 2050 net sıfır hedefine emin adımlarla ilerliyor. Şirketin emisyon azaltım hedefleri, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından 2025 yılında onaylanarak uluslararası standartlarca tescillendi. Yenilenebilir enerji dönüşümü, sahada kurulan güneş enerjisi yatırımlarıyla destekleniyor. Önceki yıl devreye alınan 10 MW’lık kapasiteyle enerji dönüşüm yolculuğunda güçlü bir başlangıç yapıldı. 2025 yılında Hasandede ve Çiçektepe’de hayata geçirilen 6,1 MW’lık yeni kapasiteyle birlikte; toplam 16,1 MW’lık kurulu güce ulaşıldı. 2025 yılında Sancaktepe Ar-Ge Merkezi’nde hayata geçirilen çatı GES projesi ile enerji üretimi Ar-Ge altyapısına da taşındı, böylece özkaynak elektrik tüketiminin belirli bir kısmı buradan karşılanacak. Yeniköy fabrikasında devreye alınan 2.897 kWe kapasiteli çatı GES ve fotovoltaik cam duvar uygulaması ile enerji üretimi doğrudan üretim süreçlerine entegre edildi. Ayrıca, Craiova fabrikasında kurulan çatı tipi güneş enerjisi sistemi ile 12.000 metrekarelik alanda 2.753 panel üzerinden elektrik üretimi sağlandı. Enerji yönetiminde ise Ford Otosan, yapay zekâ tabanlı MEGA AI projelerinden “Enerji Yönetiminde Yapay Zekâ – AI Powered Energy Management (APEM)” sistemi ile üretim verisini enerji yönetimiyle entegre eden bir yapı kurdu. Yapay Zeka Destekli Enerji Yönetimi projesi, WEF Global Lighthouse Network (Dünya Ekonomik Forumu) kapsamında öne çıkan dijital dönüşüm projeleri arasında yer aldı. Bu sistem, üretim hatlarından gelen verileri analiz ederek enerji tüketimini anlık olarak optimize ediyor, verimsizlik alanlarını belirleyerek operasyonel karar süreçlerine veri temelli girdi sağlıyor. Böylece enerji yönetimi, izleme temelli bir yapıdan çıkarak öğrenen ve kendini geliştiren bir sisteme dönüşüyor. Ürün ve üretimde sürdürülebilirlik: yaşam döngüsü yaklaşımı Ürün tarafında ise sürdürülebilirlik yaklaşımı tasarım süreçlerine entegre edilmiş durumda. Ford Otosan, ürünlerinin %97’sinde yaşam döngüsü analizi uygulayarak ürünlerin üretimden kullanım ve kullanım sonrası süreçlere kadar çevresel etkilerini değerlendiren bir sistem kurdu. Bu analizler, özellikle Ford Transit, Ford Custom ve Ford Courier ürün ailesi ile yeni nesil elektrikli modellerin geliştirme süreçlerinde doğrudan belirleyici rol oynuyor. Su yönetiminde döngüsel yaklaşım: sanayi ve şehir arasında iş birliği Ford Otosan, su yönetiminde geliştirdiği yenilikçi projelerle sanayide döngüsel ekonomi uygulamalarına öncülük ediyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen Gri Su Temini Projesi, kentsel atık suların ileri arıtma süreçlerinden geçirilerek üretimde yeniden kullanılmasını mümkün kılıyor. Bu proje kapsamında, arıtılmış evsel atık sular üretimde proses suyu olarak değerlendirilecek. İlk aşamada yıllık 400.000 ton, tam kapasiteye ulaşıldığında ise 750.000 ton temiz su tasarrufu sağlanması hedefleniyor. Söz konusu uygulama, yalnızca su verimliliğini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda sanayi ve şehir altyapısı arasında sürdürülebilir iş birliklerinin güçlü bir örneğini oluşturuyor. Eğitim yatırımları, mesleki gelişim ve kapsayıcı iş gücü modeli Toplumsal katkı yaklaşımını uzun vadeli ve kalıcı projeler üzerine inşa eden Ford Otosan, 2025 yılında bağış ve sosyal projelere toplam 559,9 milyon TL yatırım yaptı. Bu kapsamda Yaylacık Başiskele Atatürk Ortaokulu’nun renovasyonu ile ek bina yapımı tamamlanırken, Kocaeli’de yapımı süren Vehbi Koç Vakfı Semahat Arsel İlkokulu da 35 derslikli yapısıyla bölgenin eğitim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu yatırımla birlikte Ford Otosan’ın bölgede eğitime kazandırdığı okul sayısı beşe ulaşıyor. Ford Otosan, eğitim yatırımlarını yalnızca fiziki altyapı ile sınırlı tutmayarak, mesleki eğitimi sürdürülebilir dönüşümün kritik bir bileşeni olarak ele alıyor. Bu doğrultuda hayata geçirilen sektöre entegre okul modeli, öğrencilerin doğrudan üretim ortamıyla temas ettiği ve teorik bilgi ile pratik deneyimi bir araya getiren yenilikçi bir eğitim yaklaşımı sunuyor. Yeniköy fabrikası içinde konumlanan bu model sayesinde gençlerin mesleki teknik yetkinlikleri erken aşamada geliştirilirken, nitelikli iş gücünün sürdürülebilir şekilde yetiştirilmesi hedefleniyor. Toplumsal etki alanında fırsat eşitliğini güçlendiren projeler ‘Gelecek Şimdi’ vizyonuyla belirlediği uzun dönem sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, toplumsal fayda yaratmayı tüm operasyonlarının merkezine alan, Birleşmiş Milletler (BM) Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin (UN Global Compact) imzacısı ve UNGC üyesi olan, Ford Otosan, toplumda fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla yürüttüğü projelerle 2025 yılında önemli bir eşiği geride bıraktı. Ford Otosan, bu alanlarda kadınların güçlenmesine destek olmak üzere Vehbi Koç Vakfı’nın katkılarıyla başlattığı ‘Gelecek Hayalim’ projesi ile 2026 yılı için belirlenen 100 bin kadına ulaşma hedefini şimdiden aşarak toplam 115.079 kadın ve kız çocuğuna erişim sağladı. Bu kapsamda, şirketin tüm yerleşkelerinde STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanındaki kadın çalışan oranı ise %29,49 seviyesine yükseldi. Kapsayıcı çalışma ortamını tüm paydaşları için ortak bir standart haline getirmeyi amaçlayan Ford Otosan, İŞKUR ve Tohum Otizm Vakfı iş birliğiyle yürütülen model kapsamında, İstanbul, Kocaeli ve Eskişehir lokasyonlarında 17 nöroçeşitli birey istihdam sürecine dahil edildi. Şirket genelinde ise 22 farklı engel grubundan toplam 498 engelli çalışan istihdam edilirken, yalnızca 2025 yılı içinde 110 engelli istihdamı daha gerçekleştirildi. Çalışan gelişimi ise Ford Otosan’ın dönüşüm modelinin temel unsurlarından biri olarak ele alınıyor. 2025 yılında 2,1 milyon saatin üzerinde eğitim gerçekleştirilen Ford Otosan’da teknik eğitimler, dijital yetkinlik programları ve kapsayıcı liderlik uygulamaları ile çalışanların dönüşüme aktif katılımı destekleniyor. Güçlü performans, şeffaf raporlama Uluslararası standartlarla uyumlu şekilde hazırlanan ve bağımsız denetimden geçen 2025 Sürdürülebilirlik Raporu, Ford Otosan’ın şeffaflık ve hesap verebilirlik konusundaki kararlılığını da ortaya koyuyor. TSRS ve GRI uyumlu olarak hazırlanan rapor, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim performansını küresel ölçekte karşılaştırılabilir bir çerçevede sunarken, paydaşlara güven veren güçlü bir iletişim aracı niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Enerji İlk Entegre Faaliyet Raporu’nu Yayımladı Haber

Enerjisa Enerji İlk Entegre Faaliyet Raporu’nu Yayımladı

Türkiye’nin lider elektrik dağıtım ve perakende şirketi Enerjisa Enerji; müşteri çözümleri ve e-mobilite alanlarındaki faaliyetleriyle birlikte Türkiye’nin enerji altyapısının güçlendirilmesine ve enerji dönüşümüne katkı sağlamayı sürdürüyor. Şirket, bugüne kadar finansal ve operasyonel performansını Faaliyet Raporu ile, sürdürülebilirlik alanındaki öncelik ve hedeflerini ise ayrı bir Sürdürülebilirlik Raporu ile kamuoyuyla paylaşıyordu. Bu yıl ise Enerjisa Enerji, raporlama yaklaşımında önemli bir adım atarak söz konusu iki raporu tek bir çatı altında birleştirdi ve ilk Entegre Faaliyet Raporu’nu yayımladı. Şirket, finansal sonuçlarını ve sürdürülebilirlik performansını tek bir yapı içerisinde ele alarak uzun vadeli değer yaratım yaklaşımını daha bağlantılı ve şeffaf bir çerçevede paylaşıyor. TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu da yayımlandı Enerjisa Enerji, Entegre Faaliyet Raporu ile eş zamanlı olarak Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu da yayımladı. Bu rapor aracılığıyla şirket, iklim ve sürdürülebilirlik ile ilgili risk ve fırsatları, stratejik yönetim ve risk yönetimi süreçlerine entegre ettiğini ortaya koyarak, konuyu finansal önemlilik ilkesi ile ele alıyor. Sınırlı güvence denetiminden geçen TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu, şirketin sürdürülebilirlik performansını ölçülebilir ve karşılaştırılabilir bir çerçevede sunuyor. Ulbrich: ‘Daha İyi Bir Gelecek’ için attığımız adımları güçlü ve şeffaf bir şekilde ortaya koymaya devam edeceğiz Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “İlk Entegre Faaliyet Raporumuz, finansal performans ile sürdürülebilirliği uzun vadeli hedeflerimizin iki temel unsuru olarak birlikte ele alma kararlılığımızın güçlü bir yansımasıdır. Bu yaklaşımımız, bu iki alanın birbirine rakip değil, sağlam bir stratejinin birbirini tamamlayan unsurları olduğu yönündeki inancımıza dayanıyor. Entegre raporlama yaklaşımımızın yatırımcılarımız nezdinde güveni pekiştirdiğine ve şirketimizin uzun vadeli değer yaratma kapasitesini desteklediğine inanıyoruz. Bu rapor, birçok ekip ve uzman danışmanlık kuruluşunun katkısıyla, içeriğinden tasarımına kadar büyük bir özenle hazırlandı. Amacımız; yatırımcılarımızın şirketimizin finansal dayanıklılığını, operasyonel gücünü ve sürdürülebilir büyüme stratejisini tek bir dokümanda net, karşılaştırılabilir ve erişilebilir şekilde görebilmesini sağlamaktı. Entegre raporlama yaklaşımımız sayesinde, temiz ve güvenli enerjiye erişim konusunda daha iyi bir gelecek için attığımız adımları güçlü ve şeffaf bir şekilde ortaya koymaya koyabiliyoruz.” Taşcıoğlu: “Sürdürülebilirlik yalnızca bir raporlama başlığı değil, iş yapış biçimimizin ve karar alma süreçlerimizin doğal bir unsuru” Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, değerlendirmesinde şunları söyledi: “Entegre Faaliyet Raporumuz ile yalnızca finansal sonuçlarımızı değil; iklim, insan kaynağı, doğal kaynak kullanımı, toplumsal etki ve yönetişim alanlarındaki performansımızın finansal sonuçlarımızla nasıl bağlantılı olduğunu da bütüncül bir şekilde ortaya koyuyoruz. Bu yaklaşım, sürdürülebilirliğin Enerjisa Enerji’de ayrı bir başlık değil, iş modelimizin ve karar alma süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası olduğunu gösterirken paydaşlarımız için şeffaflık düzeyini de önemli ölçüde artırıyor. Çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansımızı uluslararası kabul görmüş çerçeve ve raporlama standartları doğrultusunda paylaşıyoruz. Bu raporlar aracılığıyla orta vadeli ESG hedeflerimize başarıyla ulaştığımızı ortaya koyarken, daha iyi bir gelecek vizyonumuz doğrultusunda sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerimizin merkezinde konumlandırmaya devam ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bristol Myers Squibb Türkiye, Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin İmzacısı Oldu Haber

Bristol Myers Squibb Türkiye, Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin İmzacısı Oldu

Hastaların ciddi hastalıklarla mücadelesine destek olacak yenilikçi ilaçları keşfetme, geliştirme ve sunma misyonuyla çalışmalarını sürdüren Bristol Myers Squibb (BMS) Türkiye, kadınların güçlenmesini hedefleyen en önemli küresel özel sektör girişimlerinden biri olan ve UN Women (Birleşmiş Milletler Kadın Birimi) tarafından yürütülen Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin (Women’s Empowerment Principles-WEPs) imzacısı oldu. Toplumsal cinsiyet eşitliğini sürdürülebilir büyüme stratejisinin merkezine alarak kadınların iş gücüne katılımını artırma hedefi doğrultusunda önemli bir adım atan BMS Türkiye, kadınların güçlenmesini temel hedef olarak belirleyen WEPs’i imzalayarak toplumsal eşitlik taahhüdünü küresel ölçekte de ortaya koydu. Toplumsal cinsiyet eşitliğini kurum kültürünün temel yapı taşlarından biri olarak konumlandıran BMS Türkiye, WEPs imzacısı şirketler arasında yer alarak kadınların iş hayatında ve toplumda daha güçlü şekilde temsil edilmesine yönelik kararlılığını bir kez daha vurguladı. “Kadınların iş gücüne katılımı sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biridir” BMS Türkiye Genel Müdürü Ece Kaşıkcı, konuya ilişkin değerlendirmesinde, kadınların iş gücüne katılımının sadece bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın ve güçlü ekonomilerin temel unsurlarından biri olduğuna inandıklarını vurguladı. Kadınların iş hayatında ve sosyal yaşamda her zaman destekçisi olduklarını ifade eden Kaşıkcı, kadın istihdamı ve kadın liderliğinin BMS Türkiye’de sadece kurumsal politikalarla sınırlı kalmayan, şirket kültürünün temel yapı taşlarından biri olduğunu kaydetti. BMS Türkiye’de kadın çalışan oranının yüzde 55, kadın yönetici oranının yüzde 52 ve Yönetim Kurulu’ndaki kadın oranının da yüzde 67 olduğuna dikkati çeken Kaşıkcı, Türkiye ve dünya ortalamasının oldukça üstünde olan bu oranların, eşitlik ilkesine verdikleri önemin somut göstergeleri arasında yer aldığını belirtti. Kaşıkcı, şu değerlendirmelerde bulundu: “BMS’in faaliyet gösterdiği 42 ülke içerisinde kadın çalışan ve yönetici oranları açısından Türkiye organizasyonumuz örnek ülke konumunda bulunuyor. Hayata geçirdiğimiz projeler aracılığıyla kurum içinden başlayarak topluma yayılan sürdürülebilir bir değer yaratmayı hedefliyoruz. Bu yaklaşımımızın en güçlü örneklerinden biri, Bristol Myers Squibb Kadın Ağı (B-NOW) platformumuzdur. B-NOW; şirketimizdeki tüm kadınların global ölçekte gelişimini, ilerlemesini ve eşit fırsatlara erişimini destekleyerek hem bireysel kariyer gelişimini hem de iş performansını artırmayı amaçlayan kapsayıcı bir oluşumdur. Kadın liderliğini güçlendiren yetenek yönetimi ve kariyer gelişim uygulamalarımızın önemli bir parçası olan bu platform, farklı ülkelerdeki kadın çalışanlarımız arasında güçlü bir bağ kurulmasına da katkı sağlıyor. BMS olarak, kadın liderliğini ve eşitliği odağına alan çalışmalarımızı önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.” Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri - WEPs, UN Women ve UN Global Compact iş birliğiyle özel sektöre yönelik hazırlanan ve kadınların ekonomik yaşamdaki konumunu güçlendirmeye yönelik bir yol haritası prensiplerinden oluşuyor. Yedi temel prensip bulunan WEPs, eşit işe eşit ücret, kapsayıcı liderlik, fırsat eşitliği, iş-yaşam dengesi, eğitim ve gelişim fırsatları, tedarik zincirinde çeşitlilik ve toplumsal etki gibi konularda şirketlere rehberlik ediyor. Dünyanın dört bir yanında özel sektörde dönüşüm yaratan WEPs, Türkiye’de de kadın istihdamının artırılmasını ve iş yerlerinde eşitliğin güçlendirilmesini destekliyor. BMS’in WEPs imzacısı olması, hem küresel değerler hem de yerel vizyon açısından dikkat çekici bir taahhüt anlamı taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.