Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toplumsal Etki

Kapsül Haber Ajansı - Toplumsal Etki haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Etki haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enerjisa Enerji İlk Entegre Faaliyet Raporu’nu Yayımladı Haber

Enerjisa Enerji İlk Entegre Faaliyet Raporu’nu Yayımladı

Türkiye’nin lider elektrik dağıtım ve perakende şirketi Enerjisa Enerji; müşteri çözümleri ve e-mobilite alanlarındaki faaliyetleriyle birlikte Türkiye’nin enerji altyapısının güçlendirilmesine ve enerji dönüşümüne katkı sağlamayı sürdürüyor. Şirket, bugüne kadar finansal ve operasyonel performansını Faaliyet Raporu ile, sürdürülebilirlik alanındaki öncelik ve hedeflerini ise ayrı bir Sürdürülebilirlik Raporu ile kamuoyuyla paylaşıyordu. Bu yıl ise Enerjisa Enerji, raporlama yaklaşımında önemli bir adım atarak söz konusu iki raporu tek bir çatı altında birleştirdi ve ilk Entegre Faaliyet Raporu’nu yayımladı. Şirket, finansal sonuçlarını ve sürdürülebilirlik performansını tek bir yapı içerisinde ele alarak uzun vadeli değer yaratım yaklaşımını daha bağlantılı ve şeffaf bir çerçevede paylaşıyor. TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu da yayımlandı Enerjisa Enerji, Entegre Faaliyet Raporu ile eş zamanlı olarak Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu da yayımladı. Bu rapor aracılığıyla şirket, iklim ve sürdürülebilirlik ile ilgili risk ve fırsatları, stratejik yönetim ve risk yönetimi süreçlerine entegre ettiğini ortaya koyarak, konuyu finansal önemlilik ilkesi ile ele alıyor. Sınırlı güvence denetiminden geçen TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu, şirketin sürdürülebilirlik performansını ölçülebilir ve karşılaştırılabilir bir çerçevede sunuyor. Ulbrich: ‘Daha İyi Bir Gelecek’ için attığımız adımları güçlü ve şeffaf bir şekilde ortaya koymaya devam edeceğiz Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “İlk Entegre Faaliyet Raporumuz, finansal performans ile sürdürülebilirliği uzun vadeli hedeflerimizin iki temel unsuru olarak birlikte ele alma kararlılığımızın güçlü bir yansımasıdır. Bu yaklaşımımız, bu iki alanın birbirine rakip değil, sağlam bir stratejinin birbirini tamamlayan unsurları olduğu yönündeki inancımıza dayanıyor. Entegre raporlama yaklaşımımızın yatırımcılarımız nezdinde güveni pekiştirdiğine ve şirketimizin uzun vadeli değer yaratma kapasitesini desteklediğine inanıyoruz. Bu rapor, birçok ekip ve uzman danışmanlık kuruluşunun katkısıyla, içeriğinden tasarımına kadar büyük bir özenle hazırlandı. Amacımız; yatırımcılarımızın şirketimizin finansal dayanıklılığını, operasyonel gücünü ve sürdürülebilir büyüme stratejisini tek bir dokümanda net, karşılaştırılabilir ve erişilebilir şekilde görebilmesini sağlamaktı. Entegre raporlama yaklaşımımız sayesinde, temiz ve güvenli enerjiye erişim konusunda daha iyi bir gelecek için attığımız adımları güçlü ve şeffaf bir şekilde ortaya koymaya koyabiliyoruz.” Taşcıoğlu: “Sürdürülebilirlik yalnızca bir raporlama başlığı değil, iş yapış biçimimizin ve karar alma süreçlerimizin doğal bir unsuru” Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, değerlendirmesinde şunları söyledi: “Entegre Faaliyet Raporumuz ile yalnızca finansal sonuçlarımızı değil; iklim, insan kaynağı, doğal kaynak kullanımı, toplumsal etki ve yönetişim alanlarındaki performansımızın finansal sonuçlarımızla nasıl bağlantılı olduğunu da bütüncül bir şekilde ortaya koyuyoruz. Bu yaklaşım, sürdürülebilirliğin Enerjisa Enerji’de ayrı bir başlık değil, iş modelimizin ve karar alma süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası olduğunu gösterirken paydaşlarımız için şeffaflık düzeyini de önemli ölçüde artırıyor. Çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansımızı uluslararası kabul görmüş çerçeve ve raporlama standartları doğrultusunda paylaşıyoruz. Bu raporlar aracılığıyla orta vadeli ESG hedeflerimize başarıyla ulaştığımızı ortaya koyarken, daha iyi bir gelecek vizyonumuz doğrultusunda sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerimizin merkezinde konumlandırmaya devam ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bristol Myers Squibb Türkiye, Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin İmzacısı Oldu Haber

Bristol Myers Squibb Türkiye, Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin İmzacısı Oldu

Hastaların ciddi hastalıklarla mücadelesine destek olacak yenilikçi ilaçları keşfetme, geliştirme ve sunma misyonuyla çalışmalarını sürdüren Bristol Myers Squibb (BMS) Türkiye, kadınların güçlenmesini hedefleyen en önemli küresel özel sektör girişimlerinden biri olan ve UN Women (Birleşmiş Milletler Kadın Birimi) tarafından yürütülen Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin (Women’s Empowerment Principles-WEPs) imzacısı oldu. Toplumsal cinsiyet eşitliğini sürdürülebilir büyüme stratejisinin merkezine alarak kadınların iş gücüne katılımını artırma hedefi doğrultusunda önemli bir adım atan BMS Türkiye, kadınların güçlenmesini temel hedef olarak belirleyen WEPs’i imzalayarak toplumsal eşitlik taahhüdünü küresel ölçekte de ortaya koydu. Toplumsal cinsiyet eşitliğini kurum kültürünün temel yapı taşlarından biri olarak konumlandıran BMS Türkiye, WEPs imzacısı şirketler arasında yer alarak kadınların iş hayatında ve toplumda daha güçlü şekilde temsil edilmesine yönelik kararlılığını bir kez daha vurguladı. “Kadınların iş gücüne katılımı sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biridir” BMS Türkiye Genel Müdürü Ece Kaşıkcı, konuya ilişkin değerlendirmesinde, kadınların iş gücüne katılımının sadece bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın ve güçlü ekonomilerin temel unsurlarından biri olduğuna inandıklarını vurguladı. Kadınların iş hayatında ve sosyal yaşamda her zaman destekçisi olduklarını ifade eden Kaşıkcı, kadın istihdamı ve kadın liderliğinin BMS Türkiye’de sadece kurumsal politikalarla sınırlı kalmayan, şirket kültürünün temel yapı taşlarından biri olduğunu kaydetti. BMS Türkiye’de kadın çalışan oranının yüzde 55, kadın yönetici oranının yüzde 52 ve Yönetim Kurulu’ndaki kadın oranının da yüzde 67 olduğuna dikkati çeken Kaşıkcı, Türkiye ve dünya ortalamasının oldukça üstünde olan bu oranların, eşitlik ilkesine verdikleri önemin somut göstergeleri arasında yer aldığını belirtti. Kaşıkcı, şu değerlendirmelerde bulundu: “BMS’in faaliyet gösterdiği 42 ülke içerisinde kadın çalışan ve yönetici oranları açısından Türkiye organizasyonumuz örnek ülke konumunda bulunuyor. Hayata geçirdiğimiz projeler aracılığıyla kurum içinden başlayarak topluma yayılan sürdürülebilir bir değer yaratmayı hedefliyoruz. Bu yaklaşımımızın en güçlü örneklerinden biri, Bristol Myers Squibb Kadın Ağı (B-NOW) platformumuzdur. B-NOW; şirketimizdeki tüm kadınların global ölçekte gelişimini, ilerlemesini ve eşit fırsatlara erişimini destekleyerek hem bireysel kariyer gelişimini hem de iş performansını artırmayı amaçlayan kapsayıcı bir oluşumdur. Kadın liderliğini güçlendiren yetenek yönetimi ve kariyer gelişim uygulamalarımızın önemli bir parçası olan bu platform, farklı ülkelerdeki kadın çalışanlarımız arasında güçlü bir bağ kurulmasına da katkı sağlıyor. BMS olarak, kadın liderliğini ve eşitliği odağına alan çalışmalarımızı önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.” Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri - WEPs, UN Women ve UN Global Compact iş birliğiyle özel sektöre yönelik hazırlanan ve kadınların ekonomik yaşamdaki konumunu güçlendirmeye yönelik bir yol haritası prensiplerinden oluşuyor. Yedi temel prensip bulunan WEPs, eşit işe eşit ücret, kapsayıcı liderlik, fırsat eşitliği, iş-yaşam dengesi, eğitim ve gelişim fırsatları, tedarik zincirinde çeşitlilik ve toplumsal etki gibi konularda şirketlere rehberlik ediyor. Dünyanın dört bir yanında özel sektörde dönüşüm yaratan WEPs, Türkiye’de de kadın istihdamının artırılmasını ve iş yerlerinde eşitliğin güçlendirilmesini destekliyor. BMS’in WEPs imzacısı olması, hem küresel değerler hem de yerel vizyon açısından dikkat çekici bir taahhüt anlamı taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA, Sürdürülebilir Finansmanda 1 Trilyon TL Eşiğini Aştı Haber

Garanti BBVA, Sürdürülebilir Finansmanda 1 Trilyon TL Eşiğini Aştı

Garanti BBVA, sürdürülebilir finansman alanında açıkladığı uzun vadeli taahhüt kapsamında önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı. Banka, 2018–2029 yıllarını kapsayan 3,5 trilyon TL’lik yeni sürdürülebilir finansman hedefi doğrultusunda, Ocak 2026 itibariyle 1 Trilyon TL'yi aştığını duyurdu. “Sürdürülebilirliği işimizin sebebi olarak görüyoruz” Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Biz Garanti BBVA olarak sürdürülebilirliği ulaşılması gereken bir hedef değil, işimizin sebebi olarak ele alıyoruz. Kaynak tahsisinden risk yönetimine kadar tüm süreçlerimizi iklim ve doğa pozitif bir bakış açısıyla yeniden şekillendirirken, yenilenebilir enerji yatırımlarından yeşil dönüşüm projelerine, kapsayıcı büyümeden toplumsal etkiye uzanan geniş bir alanda dönüşümün finansal altyapısını inşa etmeyi sürdürüyoruz. Geldiğimiz noktada sürdürülebilir finansmanda 1 trilyon TL eşiğini aşmamızı yatırımcılarımızın, müşterilerimizin ve diğer tüm paydaşlarımızın bize duyduğu güvenin somut bir göstergesi olarak görüyoruz. Amacımız bugünün ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılarken, gelecek nesiller için de daha yaşanabilir, daha dayanıklı ve daha sürdürülebilir bir dünya bırakılmasına katkı sağlamak. Bu doğrultuda, uzun vadeli taahhüdümüz kapsamında sürdürülebilir finansmanı Türkiye’de dönüşümün en önemli kaldıraçlarından biri olarak geliştirmeye devam edeceğiz.” Finansmanın yanı sıra danışmanlık ve rehberlik rolü Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, sürdürülebilir konut finansmanı, düşük karbonlu üretim, kadın girişimcilik ve sosyal altyapı projeleri gibi pek çok alanda sağlanan finansmanla Garanti BBVA, kaynakları çevresel ve toplumsal etki yaratacak alanlara yönlendirmeye devam ediyor. Banka, müşterilerine yalnızca finansman sunmakla kalmayıp, karbonsuzlaşma planlarının oluşturulmasından iklim risklerinin yönetilmesine kadar dönüşüm yolculuklarında danışmanlık ve rehberlik rolünü de üstleniyor. Garanti BBVA, sürdürülebilir finansman yaklaşımını uluslararası standartlarda şeffaflık ve ölçümleme esaslarıyla yürütüyor. Banka, CDP’nin 2025 değerlendirmesinde İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve Orman temalarının tamamında “A” notu alarak küresel ölçekte “Üç A” derecesine ulaşan sayılı finansal kurumlardan biri olmuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şölen, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin (WEPs) İmzacısı Oldu Haber

Şölen, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin (WEPs) İmzacısı Oldu

Şirket, toplumsal cinsiyet eşitliğini sürdürülebilir büyüme stratejisinin merkezine yerleştirerek kadınların iş gücüne katılımını artırmayı hedefliyor. Şölen CEO’su Erdoğan Çoban konuyla ilgili “Bu imza toplumsal eşitlik taahhüdümüzün küresel ifadesidir” açıklamasında bulundu. Atıştırmalık sektörünün global oyuncularından Şölen, kadınların iş hayatındaki rolünü güçlendirme hedefiyle önemli bir adım attı. Şirket, Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri (Women’s Empowerment Principles – WEPs) imzacısı olarak toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki kararlılığını küresel ölçekte tescilledi. KADIN ÇALIŞAN ORANI HER YIL ARTIYOR Şölen CEO’su Erdoğan Çoban, WEPs imzasının şirketin uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin doğal bir adımı olduğunu belirterek “Kadınların iş yaşamına katılımı yalnızca bir eşitlik meselesi değil; sürdürülebilir kalkınmanın, güçlü ekonomilerin ve refah toplumlarının temel koşuludur. Şölen olarak, kadınların iş gücüne katılımını artırmak, adil ücret ve yan haklara erişimlerini güvence altına almak, kişisel gelişim ve kariyer fırsatlarını güçlendirmek her zaman önceliğimiz oldu. Sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda, farklılıklardan beslenen, ortak aklı teşvik eden, çok sesli ve şeffaf bir çalışma kültürünü destekliyoruz. Çalışma arkadaşlarımızın bireysel deneyimlerinin ve yeteneklerinin kurum kültürümüzün en güçlü unsuru olduğuna inanıyoruz. 2030 yılına kadar kadın çalışan oranımızı beyaz yakada yüzde 45’e, toplam kadın çalışan sayımızı yüzde 10 artırmayı hedefliyoruz. WEPs Destek Beyanımızla bu kararlılığımızı global ölçekte kayıt altına alıyor; iş yerinde ve toplumda cinsiyet eşitsizliğini sona erdirmek için Birleşmiş Milletler ile dayanışma içinde olduğumuzu beyan ediyoruz. Bu imza toplumsal eşitlik taahhüdümüzün küresel ifadesidir” dedi. UN Women Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond, “Şölen’in Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ne (WEPs) katılması, iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğini ilerletme konusundaki kararlı liderliğinin önemli bir göstergesidir. Dünyanın dört bir yanında özel sektörde dönüşüm yaratan WEPs’i, küresel düzeyde 11.706 şirket imzalarken, dünyada en çok imzacı şirketin bulunduğu ikinci ülke olan Türkiye’de 653 şirket, işyerinde, piyasalarda ve toplumda kadının güçlenmesini hedefleyen 7 prensibi desteklediğine dair taahhütte bulundu. Şölen’in kadın çalışan oranını artırma, fırsat eşitliğini güçlendirme ve kapsayıcı bir iş yeri kültürü inşa etme yönündeki taahhütlerinin, özel sektörde dönüşümü hızlandıracak güçlü bir adım olduğuna inanıyoruz. UN Women Türkiye olarak, iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğinin önceliklendirilmesini memnuniyetle karşılıyor, somut ilerleme, daha geniş etki ve kalıcı değişim için Şölen ile iş birliğimizi daha da güçlendirmeyi dört gözle bekliyoruz.” FIRSAT EŞİTLİĞİNİ ÖN PLANDA TUTUYOR Şölen, sürdürülebilirlik stratejisinde çeşitlilik, kapsayıcılık ve ortak akıl ilkelerini merkeze alıyor. Şirket, işe alımdan kariyer gelişimine kadar her aşamada fırsat eşitliği odaklı politikalar yürütüyor. Kadın çalışanlara yönelik eğitim programları, farkındalık projeleri ve mentorluk çalışmalarıyla eşitliği destekleyen Şölen, kadınların bilgi, yetenek ve deneyimleriyle hem yerelde hem de uluslararası arenada güçlü bir varlık göstermelerini hedefliyor. Şirketin bu adımı, yalnızca kurumsal bir imza değil; aynı zamanda iş dünyasında kadın emeğine verilen değerin ve kapsayıcı büyümenin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KADININ GÜÇLENMESİ PRENSİPLERİ - WEPs Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri - WEPs, UN Women ve UN Global Compact iş birliğiyle özel sektöre kadınların ekonomik yaşamdaki konumunu güçlendirmeye yönelik bir yol haritası sunuyor. Yedi temel ilke üzerine inşa edilen bu platform; eşit işe eşit ücret, kapsayıcı liderlik, fırsat eşitliği, iş-yaşam dengesi, eğitim ve gelişim fırsatları, tedarik zincirinde çeşitlilik ve toplumsal etki gibi konularda şirketlere rehberlik ediyor. Dünyanın dört bir yanında özel sektörde dönüşüm yaratan WEPs, Türkiye’de de işyerinde, piyasalarda ve toplumda kadının güçlenmesini destekliyor.

Uludağ Enerji Sürdürülebilirlik Raporu Yayınlandı Haber

Uludağ Enerji Sürdürülebilirlik Raporu Yayınlandı

“Dönüşümün Enerjisi” mottosuyla hazırlanan rapor, şirketin yönetişimsel uygulamalarını, topluma ve doğaya duyarlı projelerini, iklim değişikliği ve karbon yönetimi programını ve dijital dönüşüm yatırımlarını bir arada sunuyor. Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova illerinde 5 milyonu aşkın nüfusa hizmet veren Uludağ Enerji, 2024 yılı sürdürülebilirlik raporunu yayınlayarak çevresel, ekonomik ve sosyal performans sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Şirketin sürdürülebilirlik stratejisi; iklim değişikliğiyle mücadele, dijitalleşme, müşteri memnuniyeti ve toplumsal etki başlıkları üzerine inşa edilirken, finansal sürdürülebilirlik de kurumsal sorumluluğun ayrılmaz bir unsuru olarak ele alınıyor. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC), Küresel Raporlama Girişimi (GRI) ve Sürdürülebilirlik Muhasebe Standartları Kurulu (SASB) standartlarına uygun olarak hazırlanan bu ilk grup raporu, dağıtım ve perakende şirketleri dahil olmak üzere tüm grup şirketlerinin performansını bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Özvatan: “Sürdürülebilirlik hedeflerimizde yol haritamız hazır” Sürdürülebilirlik çalışmalarını değerlendiren Uludağ Enerji Grup Sürdürülebilirlik Direktörü Funda Özvatan, “Sürdürülebilirlik çalışmalarımızı, yönetişim ilkeleriyle uyumlu, güçlü bir organizasyonel yapı içinde yürütüyoruz. Çevresel ve sosyal alanlardaki risklerimizi yönetim kurulu düzeyinde ele alarak, dağıtım ve perakende faaliyetlerimizin daha dayanıklı, esnek ve güçlü bir strateji ile devamını sağlıyoruz. Enerjiye erişimde fırsat eşitliği, çevresel etkilerin azaltılması, iklime dayanıklı şebeke dönüşümü, karbonsuzlaşma çalışmalarımız ve dijital dönüşümle güçlenen altyapımız ülkemizin 2053 net sıfır hedefine katkı sunan stratejimizin de temel taşlarını oluşturuyor. Grup genelinde entegre bir yaklaşımla ilerlerken, teknolojiyi insan ve çevre yararına dönüştürmeyi önceliğimiz haline getiriyoruz. Yenilikçi ürün ve uygulamalar ile müşterilerimizin memnuniyetini sürekli geliştirmeyi, toplumsal yatırım programımız ile hizmet verdiğimiz bölgeye kalıcı fayda sunmayı hedefliyoruz. Finans kurumlarının çevresel ve sosyal performans standartlarını rehber edinerek, performansımızı sürekli geliştirmeye kararlıyız” açıklamasında bulundu. Toplumsal Gelişime Güçlü Destek Uludağ Enerji, hizmet verdiği toplumda kalıcı fayda oluşturmayı stratejisinin merkezine alarak çok çeşitli sorumluluk projeleri yürütüyor. Yaşam destek cihazı kullanan müşteriler başta olmak üzere özel tüketici gruplarının kesintisiz enerjiye erişimini güvence altına alıyor. Toplumsal farkındalık ve eğitim projeleri “Enerjini Geleceğe Taşı” ve “Enerji Danışmanım” ile çocuklara ve kadınlara enerji tasarrufu ve elektrik güvenliği eğitimi verirken, Karagöz Gölge Oyunu, boyama kitapları ve VR uygulamalarıyla enerjiyi eğlenceli öğrenme deneyimine dönüştürüyor. Arama kurtarma ekibi, afet ve acil durumlarda sahada aktif görev alırken, “Trafolar Konuşuyor” ve “Sosyal Faturalar” projeleriyle toplumsal farkındalık yaratılıyor. Ayrıca, “Hatay Yaşam ve Gelişim Kampüsü” ile Hatay bölgesinde deprem sonrası sosyal uyum desteği sağlandı. “Pembe Lambalar” ile sağlık, “Yeşil Dönüşüm Ormanları” ile çevre bilinci artırılıyor. Kırsal bölgelerde “Kardeşim Üşümesin” projesiyle ihtiyaç sahibi çocuklara destek sağlanırken, “Şehrin Işıkları” fotoğraf yarışmasıyla sanatı topluma ulaştırıyor. Bu çalışmalar, enerji hizmetlerinin ötesinde, toplumun her kesimine değer katan kapsamlı bir sosyal sorumluluk yaklaşımını ortaya koyarak şirketin sürdürülebilirlik stratejisine de güçlü katkı sunuyor.

Türk-Fransız Ticaret Odası’nın 140. Yıl Dönümünde Ekonomi Oscarları Sahiplerini Buldu Haber

Türk-Fransız Ticaret Odası’nın 140. Yıl Dönümünde Ekonomi Oscarları Sahiplerini Buldu

Farklı sektörlerden 500’ü aşkın üye firmasıyla Türkiye-Fransa arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin güçlenmesi için faaliyet gösteren Türk-Fransız Ticaret Derneği (CCIFT), 140. kuruluş yıl dönümünü İstanbul’da kutladı. Gecede, Fransa Dış Ticaret Danışmanları (CCEF) tarafından hazırlanan kapsamlı araştırmanın sonuçları baz alınarak Türkiye’deki Fransız ekonomik varlığının gelişimine önemli katkı sunan kurumlara özel bir ödül töreni düzenlendi. Bu tören, iki ülke arasında köklü bağlarla ilerleyen ekonomik ortaklığın geldiği noktayı yansıtırken, sürdürülebilirlik, inovasyon, istihdam, ihracat ve toplumsal etki alanlarında fark yaratan firmaları onurlandırdı. “Sürdürülebilir Etki: Türkiye’deki Fransız Firmaları ve Türk-Fransız Ortaklıklarının Ekonomik ve Sosyal Katkıları/2020–2024 Güncellemesi” başlıklı araştırma sonuçlarının değerlendirilmesiyle verilen ödüller kapsamında, TAV Havalimanları istihdam alanındaki güçlü performansıyla, Oyak Renault ihracata katkılarıyla, Saint-Gobain inovasyon çalışmalarıyla, Schneider Electric ise sürdürülebilirlik alanındaki stratejik adımlarıyla öne çıkarak ödüle layık görüldü. Dekarbonizasyon alanında gösterdiği ilerleme nedeniyle Veolia, ekonomik ivme ve girişimcilik başarısıyla TEB, cinsiyet eşitliğini kurumsal kültürünün merkezine taşıma yaklaşımıyla Pluxee ve toplumsal etkisiyle Sanofi gecenin diğer dikkat çeken ödüllerinin sahibi oldu. Gala gecesinde konuşan Türk-Fransız Ticaret Derneği Başkanı ve TAV Havalimanları İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Franck Mereyde, Fransız firmalarının Türkiye’de köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, bugün ülkede faaliyet gösteren Fransız ve Türk-Fransız ortaklıklı şirketlerin yaklaşık 400 bin doğrudan ve dolaylı istihdam sağladığını kaydetti. Mereyde, “Bu durum, Türkiye’ye ve Türkiye'nin geleceğine duyulan güveni açıkça göstermektedir. 2020–2024 yılları arasında toplam 4 milyar avro yatırım yapan bu firmalar, önümüzdeki üç yıl içinde 5 milyar avro daha yatırım yapmayı planlamaktadır” ifadelerini kullandı. Ödül töreninde konuşan Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont, T.C. Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Mehmet Kemal Bozay ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu ise beş yüzyılı aşan Türkiye–Fransa stratejik ortaklığının tarihsel gelişimine değinirken, bu ilişkinin ticaret, eğitim, savunma, kültür ve teknoloji gibi alanların yanı sıra günümüzde yapay zeka ve dekarbonizasyon gibi yeni nesil çalışma alanlarıyla daha da derinleştiğini vurguladılar.

Hamdi Ulukaya, Chobani ile ABD Futbol Federasyonu’nun "Resmi Beslenme Ortağı" Oldu Haber

Hamdi Ulukaya, Chobani ile ABD Futbol Federasyonu’nun "Resmi Beslenme Ortağı" Oldu

‘Hayalleri Besliyoruz’ (Feeding the Dream) sloganıyla hayata geçirilen bu anlamlı ortaklık, kökleri ve ilhamı Anadolu’ya uzanan bir başarı hikayesinin, dünyanın en büyük spor sahnelerinden birinde zirveye çıkışını simgeliyor. Chobani'nin kurucusu ve CEO'su Hamdi Ulukaya, ABD Futbol Federasyonu ile gerçekleştirilen iş birliği ile ilgili olarak "Futbol ve gıdanın insanları bir araya getirme gücü gibi sihirli bir ortak noktası var. ABD Futbol Federasyonu ile yaptığımız bu iş birliği, sahadaki bir maçtan veya antrenmandan çok daha fazlası. Bu iş birliği potansiyeli beslemek, toplulukları güçlendirmek ve herkesin hayal kurabileceği, bu hayallerini gerçekleştirmek için eşit fırsatlar bulabileceği bir gelecek yaratmakla ilgili. Birlikte, yerelde başlayıp tüm topluma yayılan ortak bir amaç etrafında harika bir gelecek inşa ediyoruz." dedi. Topluma ve Gelecek Nesillere Yatırım Chobani ile ABD Futbol Federasyonu arasında gerçekleştirilen ortaklık, Chobani'nin genç sporcular için "Chobani Ball Kids" programları, antrenör gelişim girişimleri ve ülke genelindeki gençlik futbol kulüplerine burs sağlayan "Soccer Forward Foundation" gibi sosyal fayda projelerini de kapsıyor. Ek olarak Chobani bünyesindeki gıda bilimciler ile ABD Futbol Federasyonu'nun gelişim uzmanları antrenörlere beslenme değerleri ve eğitim teknikleri konusunda destek veren bir öğrenme aracı oluşturulacak. ABD’de nüfusun üçte biri kendini futbol taraftarı olarak tanımlıyor; bu ortaklık, sporu tabana yayarken aynı zamanda toplumsal etki yaratmayı hedefliyor. Ortaklık kapsamında Chobani, ABD Futbol Federasyonu’nun tüm milli takımlarını ve teknik birimlerini tek çatı altında toplayacak Arthur M. Blank Ulusal Antrenman Merkezi’nin Kurucu Ortağı rolünü üstleniyor. Chobani’nin gerçekleştirdiği bu önemli sponsorluğun yanı sıra, yine Hamdi Ulukaya’ya ait kahve markası La Colombe da ABD Futbol Federasyonu’nun “Resmi Kahve Ortağı” oldu. Bu uzun süreli ve çok yönlü ortaklık sayesinde Chobani ve La Colombe ürün denemeleri, reklam filmleri ve uluslararası müsabakalar gibi çeşitli etkinlikler aracılığıyla 125 milyondan fazla ABD'li taraftara ulaşacak. Geçtiğimiz aylarda çocukluk sevdası Fenerbahçe’ye de sponsor olarak Avrupa’nın en büyük sponsorluk anlaşmalarından birine imza atan Hamdi Ulukaya, Türkiye ve Amerika’da sağlıklı ve erişilebilir gıdaya, spora ve girişimciliğe verdiği destekle yeni nesil, sosyal bir lider olarak ön plana çıkıyor. Fenerbahçe sponsorluğu kapsamında kız çocuklarının eğitimi için de yıllık 1 milyon dolarlık kaynak ayıran Hamdi Ulukaya, 2017 yılında kurduğu Hamdi Ulukaya Girişimi ile de Anadolu’nun farklı bölgelerinden hayallerine inanan yüzlerce gence girişimcilik desteği veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Kuşak Rotasını Değiştirdi Haber

Yeni Kuşak Rotasını Değiştirdi

Dünya genelinde 1,5 milyon gencin istihdam pazarı algılarını ölçen ve işveren markası araştırmalarında küresel otorite olarak kabul edilen Universum'un En Çekici İşverenler araştırmasının Türkiye ayağının 13.’sü tamamlandı. Araştırma, Türkiye genelinde 63 üniversitenin çeşitli fakültelerinde (İktisadi ve İdari Bilimler, Mühendislik, Bilişim Teknolojileri, Fen, Sağlık, Tıp, Edebiyat, Hukuk, Eğitim ve Sosyal Bilimler) öğrenim gören 24.129 üniversite öğrencisi ve bu alanlardan mezun olan 12.087 profesyonelin katılımıyla gerçekleştirildi. Yenilenen soru seti ve ölçümleriyle, önceki 12 yıla kıyasla Türkiye'deki yetenek piyasasına dair daha kritik ve dikkat çekici veriler sunuyor. Türkiye’nin En Çekici İşverenleri 2025 Araştırması, yetenek piyasasında ezber bozan bir değişimi gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, üniversite öğrencileri arasında “Dönüşüm Öncüsü” olarak tanımlanan profilin oranı bir yıl içinde %12’den %23’e sıçrayarak neredeyse iki katına çıktı. Bu çarpıcı veri, genç kuşağın iş hayatından beklentilerinin radikal bir şekilde değiştiğini gösteriyor. Kar Değil, Fayda Maksimizasyonu Odakta Araştırmada "Dönüşüm Öncüsü" olarak tanımlanan yetenekler, kar maksimizasyonundan ziyade fayda maksimizasyonuna odaklanıyor. Bu profilin temel beklentileri şöyle sıralanıyor: Daha Büyük Bir İyiliğe Katkı Sağlamak: Yaptıkları işin anlamlı olmasını istemek. DEI Odaklı Şirketler: Çeşitlilik, Hakkaniyet ve Kapsayıcılık ilkelerine önem veren organizasyonlarda gelişmek. Toplumsal Etki: İşleriyle toplumda somut bir etki yaratmaya odaklanmak. Kadın Öğrenciler Değişimde Öncü Araştırmanın en dikkat çekici detaylarından biri, bu dönüşümün kadın öğrenciler tarafından tetiklenmesi oldu. Kadın öğrencilerin %28'i kendisini "Dönüşüm Öncüsü" olarak tanımlarken, bu oran erkek öğrencilerde %15 seviyesinde kaldı. Genç profesyonellerde ise bu oran %13'ten %18'e yükseldi. İşverenlere Kritik Çağrı Universum Türkiye Lideri Evrim Kuran, bulgulara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Uzun yıllardır gençlerin ‘yurt dışına gitmek istiyor’ klişesiyle anıldığı bir dönemde, bu yeni kuşağın artık kalıp bulunduğu yeri dönüştürme motivasyonunu net bir şekilde görüyoruz. Bu, şirketler için sadece bir ‘yetenek sürdürülebilirliği sorunu değil, aynı zamanda ‘ülkenin potansiyelini değerlendirme’ fırsatıdır.” dedi. Kuran, sözlerine şöyle devam etti: “Yeni nesil, sadece yüksek maaş ve unvan peşinde değil. Onlar için çalıştıkları kurumun DEI karnesi ve toplumsal sorumluluk bilinci, işverenin çekiciliğini doğrudan belirliyor. Kurumlar, bu profile uygun, fayda odaklı ve kapsayıcı bir kültür yaratmadıkça, en parlak beyinleri kendilerine çekmekte zorlanacaklar.” Dünya ile Karşılaştırmalı Sonuçlar PMB 2025’te 10 Aralık’ta gerçekleşecek olan People Make The Brand Konferansı’nda Universum – Türkiye’nin En Çekici İşverenleri araştırması sonuçları dünya karşılaştırmaları ile paylaşılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.