Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toplumsal Farkındalık

Kapsül Haber Ajansı - Toplumsal Farkındalık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Farkındalık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İnsani Değer Mirası Hızla Tükeniyor! Haber

İnsani Değer Mirası Hızla Tükeniyor!

Tören, Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbn-i Sina Oditoryumu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. “İnsanlık değerleri geri plana itiliyor” Açılış konuşmasını yapan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, üniversitelerin yalnızca eğitim ve bilim üretmekle kalmayıp toplumsal sorunlara çözüm üretme sorumluluğu taşıdığını vurguladı. Günümüzde maddi değerlerin artarken insani değerlerin geri plana itildiğini belirten Güngör, “İnsanlık, maddi değerleri abartarak insani değerleri ihmal ediyor.” dedi. “Değerler, hayatın rehberidir” Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise ödüllerin 2015 yılından bu yana özellikle dijital çağda insan kalabilmenin önemine dikkat çekmek amacıyla verildiğini ifade etti. Değerlerin çocukluk döneminde öğrenildiğine dikkat çeken Tarhan, “Değerler, hayata dokunan ‘trafik levhaları’ gibi rehber niteliğindedir.” dedi. Tarhan ayrıca, değerlerin öğretilmemesi durumunda bireylerin başarılı olsa da erdemsiz yetişebileceğini belirterek, küçük yaşta karakter eğitiminin önemine vurgu yaptı. “İnsani değerler kritik hâle geldi” Prof. Dr. Aysel Aziz, ödülün kendisi için hem onur hem sorumluluk olduğunu belirterek, teknolojinin merkezde olduğu günümüzde insani değerlerin korunmasının daha da önemli hâle geldiğini ifade etti. Toplumsal katkı ve özveri örnekleri Engelli oğlu Muratcan’ın yaşam yolculuğunda gösterdiği özveriyle dikkat çeken Nilgün Çiçek, anneliği bir insanî değer örneğine dönüştürmesi nedeniyle ödüle layık görüldü. Türk dili ve edebiyatı alanındaki çalışmalarıyla kültürel mirasa katkı sunan Dr. Ömer Demirbağ ise akademik üretimi ve genç kuşaklara katkısıyla öne çıktı. Arda Güler’in ailesine ödül Milli futbolcu Arda Güler’in anne ve babası Serap ve Ümit Güler de ödül alan isimler arasında yer aldı. Ümit Güler, çocuklarının başarısında en önemli unsurun karakter olduğunu vurgulayarak, “İnsanlar Arda’yı başarısı için değil, karakteri için seviyor.” dedi. “Değerler başarıyı belirler” Gazeteci-yazar Taha Akyol, gençlere hitabında değerlerin bireyin geleceğini belirlediğini ifade ederek, “Dürüstlük ve utanma duygusunu koruyan bireyler hem ahlaki hem mesleki açıdan güçlü olur.” dedi. Toplumsal farkındalık vurgusu Taha Kılınç ödülünü Uygur Türklerine ithaf ederken, Prof. Dr. Zuhal Baltaş üniversitenin gençlerin değerleri keşfetmesi için önemli bir platform sunduğunu belirtti. Prof. Dr. Acar Baltaş ise vicdan gelişimi ile başarı kavramlarının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Tören, yoğun katılım eşliğinde gerçekleşirken, Üsküdar Üniversitesi’nin değerler temelli yaklaşımının topluma örnek olma niteliği taşıdığı ifade edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

III. Türkiye Kadın Zirvesi 30 Mart’ta İstanbul’da Düzenlenecek Haber

III. Türkiye Kadın Zirvesi 30 Mart’ta İstanbul’da Düzenlenecek

Kadın liderliği, girişimcilik, kadın istihdamı ve toplumsal cinsiyet eşitliği başlıklarının ele alınacağı zirvede, farklı sektörlerde başarı hikâyeleri paylaşılacak, yeni iş birliklerine zemin hazırlanacak ve Türkiye Kadın Ödülleri sahiplerini bulacak. Türkiye’de kadınların iş dünyası, girişimcilik ve toplumsal yaşam içindeki rolünü güçlendirmeyi hedefleyen III. Türkiye Kadın Zirvesi, 30 Mart 2026’da İstanbul’da gerçekleştirilecek. Türkiye Lider Kadınlar Platformu (LİKAP) ve İstanbul İş İnsanları Derneği (İSTİNDER) iş birliğiyle düzenlenecek zirvede, kadın liderliği, girişimcilik ve toplumsal etki başlıkları ele alınacak, farklı alanlarda başarı gösteren isimlere Türkiye Kadın Ödülleri takdim edilecek. Türkiye Kadın Zirvesi Kurucusu ve İSTİNDER Başkanı Nedim Delibaş, zirvenin yalnızca bir etkinlik değil, kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü yer almasını destekleyen bir dönüşüm platformu olduğunu belirterek, iş dünyası, kamu, sivil toplum ve medyayı ortak bir amaç etrafında buluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. 700 katılımcı Raffles İstanbul’da buluşacak Raffles İstanbul’da gerçekleştirilecek ve yaklaşık 700 katılımcının yer alması beklenen zirve, iş dünyasının önde gelen temsilcileri, kadın girişimciler, kurumsal şirket yöneticileri, kamu kurumları ve yerel yönetim temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve medya profesyonellerini bir araya getirecek. Zirve programı kapsamında saat 17.00’de kokteyl ile başlayacak etkinlikte, 18.00–19.30 saatleri arasında panel oturumları düzenlenecek, ardından 20.00–21.30 saatleri arasında Türkiye Kadın Ödülleri sahiplerini bulacak. Liderlik ve girişimcilik odaklı paneller Zirvede, “Geleceği Şekillendiren Kadın Liderler: İş Dünyasında Yeni Dönem” ve “Kadın Girişimciliği ve Sürdürülebilir Başarı: Ekonomide Güçlü Kadın Etkisi” başlıklı oturumlarda kadın liderliği, ekonomik katılım ve sürdürülebilir başarı konuları ele alınacak. Moderatörlüğünü Alev Gürsoy Cimin ve Mehmet Coşkundeniz’in üstleneceği panellerde iş dünyası, kamu ve spor alanlarından önde gelen isimler konuşmacı olarak yer alacak. Farklı alanlardan güçlü kadın liderler sahnede olacak “Lider Kadınlar, Güçlü Yarınlar” temasıyla düzenlenecek oturumlarda, kamu, iş dünyası ve spor alanlarından öne çıkan isimler deneyimlerini paylaşacak. Panelde Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk, BigChefsKurucusu Gamze Cizreli, milli tenisçi Zeynep Sönmez ve Pegasus CEO’su Güliz Öztürk konuşmacı olarak yer alacak. Farklı sektörlerde elde ettikleri başarılarla öne çıkan panelistler, liderlik yolculuklarını, kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki güçlenme sürecine yönelik deneyimlerini ve geleceğe ilişkin öngörülerini katılımcılarla paylaşacak. Amaç: İstihdamı artırmak, farkındalık oluşturmak İlk kez 2022 yılında düzenlenen Türkiye Kadın Zirvesi, kadın istihdamını artırmak, kız çocuklarının eğitimine katkı sağlamak ve kadına yönelik şiddet konularında toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirildi. Bugüne kadar farklı sektörlerde başarı gösteren 100’den fazla kadın ve kadına destek veren markalar ödüllendirildi. Zirve, iş dünyasının liderleri ile kadın girişimcileri aynı platformda buluşturarak yeni iş birliklerinin geliştirilmesine, ilham veren başarı hikâyelerinin paylaşılmasına ve sürdürülebilir sosyal projelerin yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Geniş kapsamlı ödül kategorileri Türkiye Kadın Ödülleri kapsamında iş dünyası, girişimcilik, medya, sanat, spor ve sosyal sorumluluk alanlarında çok sayıda kategoride ödüller verilecek. Yılın Kadın Girişimcisi, Kadın Dostu Marka, Kadın Gazetecisi, Sosyal Sorumluluk Projesi ve Yaşam Boyu Onur Ödülü gibi başlıkların yanı sıra toplumsal fayda ve sosyal etki yaratan projeler de değerlendirilecek.  Prestijli bir sosyal etki platformu Türkiye Kadın Zirvesi, kadınlara değer katan kurum ve markaların toplumsal dönüşüm sürecinde aktif rol aldığı, kurumsal itibar ve sosyal sorumluluk açısından önemli bir buluşma noktası olarak öne çıkıyor. Zirve, kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü yer almasına katkı sağlayan projelerin görünürlüğünü artırmayı ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda kalıcı farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. . Etkinlik, medya iş birlikleri ve canlı yayın desteğiyle geniş kitlelere ulaşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Genç Zihinler İklim Değişikliği ve Kutup Araştırmaları İçin Sahaya Çıkıyor Haber

Genç Zihinler İklim Değişikliği ve Kutup Araştırmaları İçin Sahaya Çıkıyor

Lise Öğrencileri İklim Değişikliği Araştırma Projeleri Yarışması, gençleri yalnızca küresel iklim krizini anlamaya değil, aynı zamanda çözüm üretmeye teşvik ediyor. Çevre, Ekonomik Sektörler, Hava ve İklim, Sürdürülebilirlik ve Refah, Su Araştırmaları ve Toplumsal Farkındalık gibi 6 ana 22 alt kategoriyle geniş bir alanda proje geliştirme imkânı sunan yarışma, öğrencilerin gerçek dünya problemlerine bilimsel yaklaşım geliştirmesini sağlıyor. Doğal kaynakların korunması, şehirlerin iklim direncinin artırılması ve karbon salımının azaltılması gibi başlıklar, gençlerin yenilikçi fikirleriyle yeniden ele alınıyor. Bu yönüyle yarışma, sadece bir proje süreci değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün de başlangıcı olarak görülüyor. Kutupların Gizemi Genç Araştırmacılarla Çözülüyor Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışması ise öğrencileri dünyanın en zorlu ve en az keşfedilmiş bölgeleri olan kutupları bilimsel olarak incelemeye davet ediyor. Canlı bilimlerinden yer bilimlerine, fiziki bilimlerden sosyal ve beşeri bilimlere kadar uzanan disiplinler arası yapısıyla dikkat çeken yarışma, küresel iklim sisteminin merkezinde yer alan kutupların daha iyi anlaşılmasını hedefliyor. Buzulların erimesi, ekosistem değişimleri ve kutup bölgelerinin stratejik önemi gibi konular, gençlerin bilimsel merakıyla buluşarak yeni perspektifler kazandırıyor. 23 MART Son Gün: Geleceğe İmza Atma Fırsatı Her iki yarışmada da dereceye giren öğrencileri 90 bin TL’ye varan ödüller beklerken, asıl kazanımın bilimsel düşünme becerisi, araştırma kültürü ve küresel vizyon olduğu vurgulanıyor. Gençlerin bilgi tüketen değil, bilgi üreten bireyler olarak yetişmesini amaçlayan bu önemli organizasyonlar, Türkiye’nin bilim ve teknoloji yolculuğunda kritik bir rol üstleniyor. Başvuruların 23 Mart’ta sona ereceği bu büyük fırsat, geleceğe yön vermek isteyen tüm lise öğrencilerini bekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİKAV’ın “Önlem Al, Güvende Kal” Projesine ‘Değer Katan’ Özel Ödülü Haber

TİKAV’ın “Önlem Al, Güvende Kal” Projesine ‘Değer Katan’ Özel Ödülü

Eğitimde fırsat eşitliğini desteklemeyi temel öncelikleri arasında konumlandıran TİKAV, “Önlem Al, Güvende Kal” projesi kapsamında Türkiye’nin 18 ilinde 28 farklı lokasyonda yaklaşık 3.000 kişiye ulaşarak afet ve acil durumlara karşı toplumsal farkındalığın artırılmasına katkı sundu. Akfen Holding’in kurucusu olduğu ve sosyal sorumluluk projeleriyle toplumun farklı kesimlerine destek olmayı amaçlayan Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV)’ın, Akfen Yenilenebilir Enerji’nin hidroelektrik (HES), güneş (GES) ve rüzgâr (RES) santrallerinin bulunduğu bölgelerde gerçekleştirdiği “Önlem Al, Güvende Kal” projesi, Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri kapsamında “Değer Katan” kategorisinde özel ödüle layık görüldü. İş Sanat Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende ödülü, TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval aldı. Bu yıl “İnsana, Gezegene ve Geleceğe Değer” temasıyla gerçekleştirilen 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde; toplumsal cinsiyet eşitliği, kapsayıcılık, sürdürülebilirlik ve sosyal etki alanlarında fark yaratan projeler 8 ayrı kategoride toplam 30 ödülle onurlandırıldı. TİKAV’ın afet ve acil durumlara karşı toplumsal farkındalığı artırmayı hedefleyen “Önlem Al, Güvende Kal” projesi de yarattığı sosyal etki nedeniyle özel ödül alan çalışmalar arasında yer aldı. TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, kadınların eğitim, bilgi ve farkındalık alanlarına eşit şekilde erişebilmesi, daha güçlü ve dayanıklı bir toplumun oluşturduğunu ifade ederek ‘Önlem Al, Güvende Kal’ projesiyle özellikle kadınların ve ailelerin afetlere karşı bilinçlenmesine katkı sağlamayı hedeflediklerini vurguladı. Hülya Kırçuval “Kadınların eğitim, bilgi ve farkındalık alanlarına eşit şekilde erişebilmesi, daha güçlü ve dayanıklı bir toplumun temelini oluşturuyor. ‘Önlem Al, Güvende Kal’ projesiyle özellikle kadınların ve ailelerin afetlere karşı bilinçlenmesine katkı sağlamayı hedefledik çünkü bilgiye erişim arttıkça, riskleri azaltmak ve güvenli yaşam kültürünü yaygınlaştırmak da mümkün hale geliyor. TİKAV olarak yıllardır eğitimde fırsat eşitliğini destekleyen projeler geliştirirken, kadınların ve gençlerin güçlenmesini toplumsal gelişimin en önemli unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bu anlamlı ödül, yürüttüğümüz çalışmaların yarattığı sosyal etkinin görülmesi açısından bizim için çok değerli. Aynı zamanda daha fazla insana ulaşma ve toplumsal farkındalığı büyütme yolculuğumuzda bize güçlü bir motivasyon sağlıyor.” ifadelerine yer verdi. Türkiye’nin 18 ilindeki 28 farklı kırsal bölgede yaşayan kadınları her yıl düzenlediği çeşitli eğitimlerle desteklemeye devam eden TİKAV, eğitim, kişisel gelişim ve toplumsal farkındalık alanlarında yürüttüğü projelerle Türkiye genelinde geniş kitlelere ulaşmayı sürdürüyor. Vakıf, bugüne kadar gerçekleştirdiği çalışmalarla 84 bin kişinin hayatına doğrudan dokundu. 2025 yılı boyunca eğitimde fırsat eşitliğini desteklemeyi temel öncelikleri arasında konumlandıran TİKAV, 1.217 öğrenciye düzenli burs desteği sağladı. Bunun yanı sıra, “Önlem Al, Güvende Kal” projesi kapsamında Türkiye genelinde 28 farklı lokasyonda yaklaşık 3.000 kişiye ulaşarak afet ve acil durumlara karşı toplumsal farkındalığın artırılmasına katkı sundu. TİKAV BUGÜNE KADAR 5 FARKLI ULUSAL PROJEDE 9 BİN 300 KADINA ULAŞTI TİKAV ile Akfen Yenilenebilir Enerji birlikteliğinde 2017 yılında “Evde Okullu Olduk” projesiyle 0-6 yaş grubu çocukların gelişimi konusunda 15 bölgede 800 kadına ulaşıldı. Sağlık olarak belirlenen 2018 yılının temasında “Önce Sağlık” projesiyle 17 bölgede 1500 kadına sağlık eğitimi verildi. 2019 yılıyla birlikte başlayan “Hijyen Sağlıktır” projesinde de 26 farklı noktada 2 bin kadına ulaşıldı. Pandeminin ardından hayata geçirilen “Tasarruf Evimizde, Gelecek Elimizde” projesi ile çevresel ve ekonomik sorunlarının etki boyutunun arttığı günümüzde aile içerisinde tasarruf yöntemlerinin benimsenmesi ve doğa ile uyumlu bir yaşam tarzının sağlanması konusunda Akfen Yenilenebilir Enerji’ye ait enerji santralleri bölgelerinde yaşayan 2500 kadına eğitim verildi. ‘Dijitaldeki Ayak İzimiz’ projenin de uygulanması ile birlikte 5 farklı sosyal sorumluluk projesinde yaklaşık 9 bin 300 kadına çeşitli konularda yüz yüze eğitim verilmiş oldu. Projelerle dolaylı olarak ulaşılan kişi sayısı ise 20 bini aştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rahim Ağzı Kanseri Önlenebilir! Haber

Rahim Ağzı Kanseri Önlenebilir!

Hatta bir kanser türü var ki; ondan aşı ile korunmak mümkün. Ancak milyonlarca kadın bu gerçeğin farkında değil! İşte, Ocak ayı Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, Acıbadem Ankara Hastanesi, Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği ve Sağlık Gönüllüleri Derneği güçlerini birleştirerek, bilgiyi güçle buluşturmak ve önlenebilir bu kanserin farkındalığını artırmak için ‘Güç Sende’ söyleşisi gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü ünlü oyuncu ve yönetmen Meltem Cumbul’un üstlendiği toplumsal farkındalık etkinliğinde, hekimler ve sivil toplum dernekleri bilim, deneyim ve dayanışma için buluştu. Acıbadem Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Doç. Dr. Emre Özgü ve Dr. Elif Demir ile Pİ Kadın Kanserleri Derneği Başkanı Seral Çelik rahim ağzı kanserine dair çarpıcı gerçekleri, korunma yollarını ve toplumsal gücün önemini anlattı. Doç. Dr. Emre Özgü: “Aşılama mutlaka yaygınlaştırılmalı” Etkinlikte konuşan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Emre Özgü, rahim ağzı kanserinin, aşı ile önlenebilen tek kanser türü olduğunu vurgulayarak, 66 ülkenin ulusal aşılama programı içinde yer aldığını belirtti. Doç. Dr. Özgü şöyle konuştu: “Her dört kadından üçü hayatlarının bir döneminde HPV virüsü ile karşılaşıyor. Yaklaşık yüzde 95 oranında cinsel ilişki ile bulaşan HPV vücuda girdikten sonra yüzde 80’i birinci senede, yüzde 90’ı da ikinci senede bağışıklık sistemi tarafından temizlenir. Temizlenmeyen yüzde 10 rahim ağzında değişiklikler yaparak rahim ağzı kanserine dönüşebiliyor. Rahim ağzı kanserini önlemede en etkili yöntemlerden biri HPV aşısıdır. HPV aşısı bağışıklık sistemini güçlendirerek virüsü vücuttan daha hızlı atmayı sağlar. Çocuklarımızı aşılayabilirsek rahim ağzı kanseri, aşı ile engelleyebildiğimiz tek kanser türü olarak tıp literatüründe yerini alacaktır. Bu kapsamda 9 ila 15 yaş arasındaki tüm çocukların aşılanmasında büyük fayda bulunmaktadır. 11-13 yaş grubunda yüksek bir bağışıklık yanıtı alınabiliyor. Tüm anne babalar çocuklarına bu aşıyı yaptırmalı; bir baba olarak ben de kendi çocuğumun aşılanmasını planlıyorum.” Dr. Elif Demir : “Düzenli tarama testleri ve aşı kritik önem taşıyor” Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Elif Demir de konuşmasında, rahim ağzı kanserinin aşı ile önlenebilen tek kanser türü olduğu konusunda toplumsal farkındalığı artırmanın çok önemli olduğunu vurguladı. Dr. Demir şöyle konuştu: “Yaygın bir aşılama programının sağlanması özellikle genç kızların aşılanmasının sağlanması gerekiyor. Ancak sadece kız çocukları değil, erkek çocukların da kendilerini ve partnerlerini korumaları için aşılanması çok büyük önem taşıyor. Kadınlarda HPV aşısı üst yaş sınırı olmadan tüm kadınlara yapılabiliyor. Çocukluk çağında iki doz aşı yeterli iken erişkin dönemde üç doz aşı uygulanmaktadır. “ Kanser oluşmadan problemlerin çözülmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Dr. Demir sözlerine şöyle devam etti: “Korunmada HPV aşısı, düzenli jinekolojik muayenelerin yapılması, Smear ve HPV DNA testi çok önemli. Jinekolojik muayeneye insanlar çekinerek geliyorlar ama bu muayeneler ve tarama testleri hayat kurtarıcı rol oynuyor. HPV kaçınabileceğimiz bir virüs değil ama korunma yolları mevcut. Rahim ağzı kanseri hem önlenebilir hem de erken teşhis edilebilir bir hastalıktır. HPV pozitifliği aslında utanılacak bir durum değildir. İnsanların yüzde 80’i, hayatlarında bir kere HPV ile karşılaşmaktadır önemli olan bunu zamanında saptayabilmek ve aşı ile önüne geçebilmektedir.” Pİ Kadın Kanserleri Derneği Başkanı Seral Çelik: “HPV olsan bilir miydin?” Pİ Kadın Kanserleri Derneği Başkanı Seral Çelik etkinlikte, rahim ağzı kanserine yönelik toplumsal farkındalığın yeterli olmadığını belirterek şöyle konuştu: “Kadınlarımızın büyük çoğunluğunun kendi üreme organlarının sağlığı ile ilgili temel kavramları dahi bilmekten uzak olduklarını gözlemliyoruz. Tabii hal böyle olunca hastalıkların fark etmeleri de zor oluyor. Öyle ki birbirlerinden tamamen farklı hastalıklar olan rahim ağzı kanseri ile rahim kanserini karıştırabiliyorlar ya da rahim ağzı kanserini başlı başına bir organın kanseri olarak görmeyip, sadece ‘rahim kanserinin başlangıcı’ sanabiliyorlar. Ayrıca doğru bilinen pek çok yanlış da var” Bu nedenle ülke çapında HPV ve Rahim ağzı kanseri hakkında farkındalık kampanyası başlattıklarını anlatan Çelik sözlerine şöyle devam etti: “Kampanyamızın sloganı; ‘HPV olsan, bilir miydin?’. Bir soruyla başladık bu kampanyaya. Rahim ağzı kanserinin baş sorumlusunun Human Papilloma Virüs yani kısa adıyla HPV olduğunu vurgulamak istiyoruz. Bu virüsün ne olduğu ve yol açtığı hastalıkları konuşuyoruz. Maalesef ki yeterince bilinmediğini görüyoruz. Çok kişi HPV’yi ilk kez duymuş oluyor ya da başka bir virüs sanıyor. İşte bu yüzden öncelikle HPV hakkında bilgi vermek istiyoruz. Özellikle kadında yol açtığı rahim ağzı kanseri hastalığının toplumsal farkındalığını artırmak istiyoruz. Nedenlerini, korunma yollarını ve tedavisini anlatıyoruz. Uzmanlarımızla birlikte çeşitli söyleşiler düzenliyoruz, sosyal medya adreslerimizden bu bilgiyi tüm toplumla buluşturmaya çalışıyoruz.”

Sanal Kumar: 300 Milyar Dolarlık Endüstri, Bir Tıkla Dağılan Hayatlar Haber

Sanal Kumar: 300 Milyar Dolarlık Endüstri, Bir Tıkla Dağılan Hayatlar

Bunların başında ise sanal kumar bağımlılığı geliyor. Acıbadem Üniversitesi’nde düzenlenen “Sanal Kumar Bağımlılığı Sempozyumu”, dijital çağın en hızlı yayılan ancak en az fark edilen sanal kumar bağımlılığını tüm boyutlarıyla gözler önüne seriyor. Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt’un liderliğinde gerçekleştirilen sempozyum, bu tehlikenin artık bireysel sınırları aştığını, Türkiye için de ciddi bir toplumsal risk haline geldiğini ortaya koyuyor. Dünya genelinde sanal kumar ve çevrim içi bahis pazarı bugün 300 milyar dolara yaklaşan bir ekonomik hacim yaratıyor. Her yıl milyonlarca yeni kullanıcı bu dijital sistemin içine çekiliyor; kumar bağımlılığı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından davranışsal bozukluk olarak tanımlanmasına rağmen hızla yayılıyor. Türkiye’de ise tablo daha da çarpıcı bir hal almış durumda. Sanal kumar ve yasa dışı bahis pazarının yıllık yaklaşık 120 milyar dolarlık bir ciroya ulaştığı ifade ediliyor. Sadece geçen yıl yaklaşık 42 bin yasa dışı kumar ve bahis sitesi kapatılmış olmasına rağmen dijital platformlar üzerinden kumara erişim her geçen gün daha da kolaylaşıyor. Uzmanlar, yasa dışı kumar ağlarında yaklaşık 100 bin kişinin aktif olarak çalıştığını, bu yapının dolandırıcılık, hırsızlık, şiddet ve intihar vakalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguluyor. Fiziksel mekânlardan dijital ekranlara taşınarak artık bir tık uzaklıkta, kolaylıkla ulaşılabilir olan kumar, özellikle gençler için yüksek risk taşıyan, denetimi zor ve etkisi yıkıcı bir bağımlılık alanı oluşturuyor. İşte bu tablo, sanal kumarın yalnızca bireysel bir sorun değil, acil müdahale gerektiren ve aslında önlenebilen ciddi bir toplumsal tehlike olduğunu açıkça ortaya koyuyor… Araştırmalar; sanal kumarın sadece bir oyun değil, bireyin psikolojisini, ailesini ve yaşamını derinden etkileyen bir bağımlılık türü olduğunu gözler önüne seriyor. “Sanal kumar Türkiye için ciddi bir halk sağlığı tehdidi” diyen Prof. Dr. Murat Kurt, kumarın bireyin ruh sağlığını olumsuz etkilediği gibi, aile yapısını, ekonomik düzeni ve toplumsal güvenliği de tehdit ettiğine, ayrıca borçlanmayı artırarak aile içi şiddeti tetiklediğine ve suç oranlarını beslediğine de dikkat çekiyor. Prof. Dr. Murat Kurt, “Araştırmalar, sanal kumar bağımlılığı yaşayan bireylerde depresyon, anksiyete ve intihar girişimi riskinin birkaç kat arttığını gösteriyor” diyor. Kumar Mekan Değiştiriyor; Ödül Kazanmak Hızlanıyor Prof. Dr. Murat Kurt, sanal kumarın klasik kumardan en büyük farkının erişilebilirlik olduğunu anlatıyor. Eskiden kumar oynamak için belirli mekânlara gitmek gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Murat Kurt, “Bugün sanal dünya bu uzaklığı ortadan kaldırıyor. İnsanlar mekâna gitmiyor, mekân insanların ayağına geliyor” diyerek sanal kumarın artık günün her saati, herkesin kolaylıkla ulaşabildiği bir alan haline geldiğini vurguluyor. Dijitalleşme, kumarda ödül süreçlerini de hızlandırıyor. İnsanlar kısa sürede kazanıyor ya da kaybediyor. Bu hız, uzun vadeli düşünmeyi de zorlaştırıyor. Prof. Dr. Murat Kurt, paranın soyutlaşmasının risk algısını ciddi biçimde değiştirdiğini ifade ederek, “Para artık elde tutulan somut bir nesne olmaktan çıkıyor, ekranda görünen bir sayıya dönüşüyor. Bir dokunuşla transfer ediliyor, kazanılıyor ya da kaybediliyor. Bu soyutluk, kayıpların boyutuna ilişkin algıyı zayıflatıyor, harcanan paranın fark edilmesini zorlaştırıyor ve bireyi daha fazla risk almaya itiyor” şeklinde konuşuyor. “Aslında Kazanırdım” Düşüncesi, Bağımlılığa İtiyor Sanal kumar, aslında ilk başlarda sadece kazanmak için oynanan bir oyun olarak görülmüyor. Ancak zamanla stresle baş etme, yalnızlık duygusunu bastırma ve can sıkıntısını giderme aracı haline geliyor. Prof. Dr. Murat Kurt, birçok insanın sanal kumara kazanmak için değil, yalnız kalmamak için yöneldiğini söylüyor: “Dijital dünya, can sıkıntısına izin vermiyor; sosyal medya, oyunlar ve dijital içerikler sürekli bir uyarım sağlıyor. Özellikle gençlerin günde ortalama 7-8- saatlerini akıllı telefon başında geçirmesi, bu bağımlılığa zemin hazırlıyor. Bu yoğun dijital maruziyet, bireyleri sanal kumar ve bahis reklamlarına karşı daha savunmasız hale getiriyor”... Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı, ASUMA-Suç ve Şiddetle Mücadele, Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Oğuz Polat, sanal kumar bağımlılığının psikolojik döngüsüne dikkat çekiyor. Sanal kumarın, özellikle “yakın ıska” etkisinin bağımlılığı beslediğini söyleyen Prof. Dr. Oğuz Polat, “Kıl payı kaçırılan her oyundan sonra kişide ‘aslında kazanırdım’ düşüncesi oluşuyor. Bu duygu aşılamadığında ‘bir sonrakinde kesin olacak’ inancı devreye giriyor. Bu inanç, oynama süresini uzatıyor, harcanan parayı artırıyor ve bağımlılığı giderek derinleştiriyor” diyor. Aileler Dağılıyor, Hayatlar Çöküyor Uzmanlara göre sanal kumar bağımlılığı belirli evrelerden oluşuyor. İlk aşamada kazanma duygusu hâkim oluyor ve kişi kendini kontrol altında hissediyor. Ardından kayıpların arttığına ve kişinin kaybettiklerini telafi etmeye çalıştığına dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Polat, “Süreç ilerledikçe umutsuzluk ve çaresizlik duyguları yoğunlaşıyor. Son aşamada ise tükenmişlik ve çöküş yaşanıyor. Bu noktada bireyin yalnızca maddi durumu değil, psikolojik sağlığı, aile ilişkileri ve iş yaşamı da ciddi biçimde zarar görüyor” diyor… Prof. Dr. Oğuz Polat’a göre bağımlılık ilerledikçe bireysel iflaslar yaşanıyor, borçlar artıyor, aile içi çatışmalar derinleşiyor, boşanmalar artıyor, çocuklar ihmal ediliyor. Kumar bağımlılığı, hırsızlık, dolandırıcılık ve şiddet gibi suçlara da zemin hazırlıyor. Bazı vakalarda sürecin, intiharla bile sonuçlandığına dikkat çeken Prof. Dr. Oğuz Polat, “Kumar bağımlılığı aslında bir irade sorunu değil, bir ‘başa çıkma’ sorunu” diyor. Erken Müdahale Hayat Kurtarıyor Uzmanlara göre sanal kumar bağımlılığı önlenebilir, hatta tedavi edilebilir bir sorun. Erken farkındalık ise, bu noktada kritik bir rol oynuyor. Burada özellikle ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Ailelerin, çocuklarının dijital dünyadaki davranışlarını yakından takip etmesi, yargılayıcı olmayan bir iletişim dili kurması ve sağlıklı baş etme yollarını desteklemesi büyük önem taşıyor. Psikolojik destek, profesyonel tedavi yaklaşımları ve toplumsal farkındalık çalışmaları da bu bağımlılıkla mücadelede kilit rol oynuyor. Prof. Dr. Murat Kurt, sanal kumar bağımlılığıyla mücadelenin bireysel çabalarla sınırlı kalmaması gerektiğini; ailelerden eğitim kurumlarına, medyadan kamu otoritelerine kadar herkesin bu konuda sorumluluk alması gerektiğini vurguluyor. Çünkü sanal kumar, görmezden gelindikçe büyüyor; fark edildikçe ve doğru müdahalelerle ele alındıkça kontrol altına alınabiliyor.

Bu Koro Kulakların Pasını Sildi Haber

Bu Koro Kulakların Pasını Sildi

Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Anne Şehir Merkezi Defne’de Türk Halk Müziği Korosu derslerine katılan kadınlar, uzun süredir sürdürdükleri çalışmaların karşılığını sahne performanslarıyla aldı. Koro, Anne Şehir Merkezi Defne’de bulunan Kılavuz Gençlik Merkezi Konferans Salonu’nda kulakların pasını silen bir konsere imza attı. Programa Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Nagehan Malkoç ile Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürü Tuğba Yılmaz da katıldı. “SAHNEDE DAYANIŞMA, CESARET VE HAYALLERİ İZLEDİK” Programda bir selamlama konuşması yapan Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Nagehan Malkoç, “Müzik dinlemek için bir araya geldik ama bugün gerçekleştirilen etkinlik sadece bir dinleti olmayacak. Bugün sahnede dayanışmayı, cesareti, hayallerin gerçeğe ulaşmasını izlemek için toplandık. İçimizde kalan bir hikâyeyi tamamlamak için bir aradayız. Biz her zaman kadınlarımıza birbirimize ilham olalım diyoruz. Bugün kadınlar yalnız değil. Eşler, çocuklar, abiler, kardeşler herkes burada. Bugün en büyük alkışı sizler hak ediyorsunuz. Kadınları yalnız bırakmadınız” ifadesini kullandı. 10 PARÇA SESLENDİRİLDİ Türk Halk Müziği Korosu derslerine katılan 14 kadının yer aldığı koro Tolga Yıldırım şefliğinde sahne aldı. Anadolu’nun farklı yörelerinden derlenen Türk halk müziğinin seçkin eserlerinden oluşan 10 parça seslendiren koro, izleyicilere duygu dolu ve keyifli anlar yaşattı. Gecenin sonunda ise bir potpori eser seslendirildi. Kadınların sanatsal üretim yoluyla toplumsal yaşamda daha görünür olmasına katkı sunan etkinlik, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Program sonunda seslendirilen potpori seyirciler tarafından tekrarlanması istendi. Koro, seyircinin isteğini kırmadı. Gece sonunda sahne alan koro üyeleri uzun süre ayakta alkışlandı. ANNE ŞEHİR’DEN AYLAR SÜREN EMEK Programda kadınların kültür ve sanat aracılığıyla kendilerini ifade etmelerinin önemine dikkat çekilirken, bu tür etkinliklerin aile yapısının güçlendirilmesine ve toplumsal dayanışmanın artmasına katkı sağladığı vurgulandı. Kadınların sosyal hayata aktif katılımını destekleyen Anne Şehir Merkezleri’nin bireysel gelişim ve toplumsal farkındalık açısından önemli bir misyon üstlendiği kanıtlanmış oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.