Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toplumsal Fayda

Kapsül Haber Ajansı - Toplumsal Fayda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Fayda haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Masal Yolcuları” 5 Bin Öğrencinin Hayal Dünyasına Misafir Olacak Haber

“Masal Yolcuları” 5 Bin Öğrencinin Hayal Dünyasına Misafir Olacak

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti veren Dicle Elektrik, toplumsal fayda anlayışı doğrultusunda çocuklara yönelik sosyal etki projelerini hayata geçirmeye devam ediyor. “Yeteri Kadar En Doğru Karar” kampanyası kapsamında Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile imzalanan protokol çerçevesinde başlatılan ‘Masal Yolcuları’ projesiyle ilk olarak 400’ü aşkın çocuğa masallarla eğitim verildi. Dünya Masal Anlatma Günü öncesi gerçekleştirilen etkinlikte, Çınar ilçesindeki Sırımkesen İlkokulu’nda 175, Yenişehir ilçesindeki Kesikağaç İlkokulu’nda ise 230 öğrenciyle bir araya gelindi. Etkinlik sonunda çocuklara, “Yeteri Kadar” yaklaşımı kapsamında hazırlanan Dicle ve Arkadaşları Doğa Dostu Etkinlik Kiti, boya kalemi ve sırt çantası hediye edildi. Sürdürülebilir gelecek fikri somut deneyime dönüşüyor Müzik ve interaktif masal anlatımını bir araya getiren proje, çocukları pasif bir dinleyici olmaktan çıkararak sürecin aktif bir parçası haline getiriyor. Projenin ana anlatılarından biri olan “Koca Çınar ve Minik Karınca” masalında, sabır, azim ve kararlılıkla atılan küçük adımların büyük dönüşümlere kapı aralayabileceği mesajı veriliyor. Masalın sonunda çocuklarla birlikte fidan dikimi vurgusu yapılırken, doğa sevgisi ve sürdürülebilir gelecek fikri somut bir deneyime dönüştürülüyor. Masal anlatımı sırasında fidan üzerinden ağaçların yaşam döngüsü, canlılar için taşıdığı önem ve enerji kaynaklarının bilinçli kullanımı çocukların anlayabileceği bir dilde aktarılıyor. Böylece sahnede başlayan hikaye, çocukların günlük yaşam pratiklerine uzanan kalıcı bir farkındalığa dönüşüyor. Çocukların erken yaşta doğa bilinciyle, kaynakların sorumlu kullanımıyla ve sürdürülebilir yaşam anlayışıyla tanışmasının hedeflendiği projeyle, 2027 yılı sonuna kadar 5 bin öğrenciye ulaşılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçısına Teknoloji Takviyesi Haber

Ege İhracatçısına Teknoloji Takviyesi

Törene; Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ege Denetim Kalite Analizleri Araştırma Geliştirme ve Depolama Hizmetleri A.Ş. (EDEKATAŞ) Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Yiğit Tuncel, ARGEFAR Müdürü Prof. Dr. Seda Ersus ve akademisyenler katıldı. “Ürünler güvenle raflarda yer alacak” Kalite tescilli ürünlerin rekabette sağladığı avantajlara değinen Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Gıda ve tütün analizleri başta olmak üzere, ürünlerimizin uluslararası pazarlarda kabul görmesi için gereken teknik altyapıyı, yıllardır kararlılıkla güçlendirmektedir. Teknoloji yatırımıyla; dört adet cihaz, laboratuvar altyapımıza kazandırılmıştır. Bu cihazlar sayesinde; Kalıntı, pestisit, toksin ve uçucu bileşik analizlerinde daha düşük tespit limitlerine, daha hızlı ve daha hassas sonuçlara, uluslararası regülasyonlara tam uyumlu ileri seviye analiz kabiliyetine ulaşmış oluyoruz.” diye konuştu. “Ürünlerimiz ‘kalite duvarına’ çarpmadan rahatlıkla raflara girecek” Jak Eskinazi, “Bu; Ege Bölgesi’nden çıkan bir ürünün, Avrupa’da, Amerika’da, Uzak Doğu’da, “kalite duvarına” çarpmadan, rahatlıkla raflara girebilmesi demek. Bugün küresel ticarette rekabet artık sadece fiyatla değil; analiz kapasitesiyle, belgelendirme gücüyle, izlenebilirlik ve güvenilirlikle kazanılıyor. İhracatçıya “Ben bu ürünü gönül rahatlığıyla satabilirim” dedirten altyapı, işte tam olarak budur. Ege Üniversitesi ARGEFAR ile yürüttüğümüz 20 yıla yakın iş birliği, üniversite–sektör iş birliğinin en somut ve en başarılı örneklerinden biridir. Bilgi üniversitede kalmadı; sahaya, üretime, ihracata taşındı.” dedi. Yapılan bağışın önemine değinen Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, “Modern dünyada sadece üretmek yeterli değildir; ürünün yetkili otoritelerce tescil edilmesi ve onaylanması ona asıl değerini kazandırmaktadır. Ege İhracatçı Birlikleri’nin iştiraki olan EDEKATAŞ Ege Denetim Kalite Analizleri Araştırma Geliştirme ve Depolama Hizmetleri Anonim Şirketi Üniversitemiz ARGEFAR laboratuvarlarına, LC-MS/MS ve 3 adet GC-MS analiz cihazı bağışladı. Çok önemli ve anlamlı bulduğum bu bağış ile laboratuvarımızın altyapısı ileri teknoloji cihazlarla güçlendirilmiş oldu. Ege İhracatçı Birlikleri ile üniversitemizin buluştuğu bu nokta, ayrıca tescilin gücünü temsil etmektedir. Bu konuda iş birliklerimiz sürecek. Kazandırılan cihazlar ile ürünlerin analizlerinin yapılması ve ihracatı ülkemiz için çok önemli. Üniversitelerin üç temel görevi olan eğitim, araştırma ve toplumsal fayda prensipleri, bu projeyle bir araya gelmiştir. Bu yatırımın hayata geçirilmesinde emeği geçen Ege İhracatçı Birlikleri’ne ve EDEKATAŞ yönetimine teşekkür ediyoruz. İş birliğimizin devamını diliyoruz” dedi. “Akademi ve endüstri iş birliğine örnek teşkil ediyor” EDEKATAŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Yiğit Tunçel, “Ege İhracatçı Birlikleri olarak iştirakimiz EDEKATAŞ ile Ege Üniversitesi kuruluşu ARGEFAR’ın işbirliğini çok değerli buluyoruz. Bugün Ege İhracatçı Birlikleri olarak alımını yaptığımız yeni cihazlarımızla ARGEFAR’ın laboratuvarını son teknolojiye kavuşturmanın gururunu yaşıyoruz. Endüstri ve Akademinin her sektöre örnek olduğuna inandığım bu ortak çalışması ihracatımıza çok büyük katkılar sağlamaktadır. Bu nedenle sayın Rektörümüze, ARGEFAR Müdürümüze ve üniversitenin değerli çalışanlarına çok teşekkür ediyoruz.” dedi. Konuşmaların ardından Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Üniversiteye kazandırılan yeni cihazlardan ötürü Jak Eskinazi ve Süleyman Yiğit Tuncel’e plaket takdim etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta’ya Ulusal ve Uluslararası   Altı Ödül Birden Haber

Anadolu Sigorta’ya Ulusal ve Uluslararası Altı Ödül Birden

“100 Yıllık İmza – Anadolu Sigorta 100. Yıl Gala Gecesi” ve prestij kitabı ile kurumsal hafızasını geleceğe taşıyan şirket, “Ormanın Gözleri” projesiyle de risk yönetimi uzmanlığını çevresel sorumlulukla buluşturarak ikinci yüzyılına güçlü bir iletişim performansıyla adım attı. Anadolu Sigorta’nın ulusal ve uluslararası arenada elde ettiği iletişim başarıları, şirketin 100. yıl vizyonunu yalnızca bir kutlama süreci olarak değil; itibar yönetimi, toplumsal fayda ve stratejik dönüşüm ekseninde kurguladığını ortaya koydu. Şirket, hem küresel ölçekte düzenlenen Mercury Excellence Awards’ta iki ayrı kategoride Bronz ödül kazanarak uluslararası başarıya imza attı hem de PRİDA İletişim Ödülleri’nde dört ayrı kategoride ödüle layık görülerek iletişim alanındaki bütüncül yaklaşımını tescilledi. Uluslararası arenada çifte başarı Anadolu Sigorta, iletişim, pazarlama ve kurumsal itibar alanlarında bağımsız bir değerlendirme sistemi olan Mercury Excellence Awards’ta iki ödül kazandı. Şirket, 100. yılına özel olarak hayata geçirdiği “100 Yıllık İmza – Anadolu Sigorta 100. Yıl Gala Gecesi” ile “Özel Etkinlikler: Diğer/Çeşitli – Yıldönümü” kategorisinde; sürdürülebilirlik vizyonunu yansıtan “Ormanın Gözleri” projesi ile ise “Kampanyalar: Kurumsal Sosyal Sorumluluk Uygulamaları” kategorisinde Bronz ödüle layık görüldü. PRİDA’da dört ayrı kategoride ödül Anadolu Sigorta’nın 100. yıl iletişim çalışmaları, Türkiye’de de önemli bir başarı elde etti. Şirket, İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği (İDA) tarafından düzenlenen PRİDA İletişim Ödülleri’nde dört ayrı kategoride ödül kazandı. “Anadolu Sigorta 100. Yıl İletişim Çalışmaları” İtibar Yönetimi kategorisinde PRİDA ödülünü alırken; “100 Yıllık İmza – Anadolu Sigorta 100. Yıl Gala Gecesi” Etkinlik İletişimi kategorisinde BAŞARI ödülü kazandı. Şirketin bir asırlık yolculuğunu belgeleyen “Yüzyıllık İmza” prestij kitabı, Kurumsal Yayın ve Raporlar kategorisinde BAŞARI ödülüne layık görülürken, Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen “Ormanın Gözleri” projesi de Kurumsal Sosyal Sorumluluk İletişimi kategorisinde BAŞARI ödülü aldı. Sahnede ödüller Anadolu Sigorta adına, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Birim Müdürü Ayça Albayrak Sezgin’e takdim edildi. “100. yılımız kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar bir kutlama sürecinin çok ötesine geçti” Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, söz konusu ödüllerin şirketin iletişim stratejilerinin ve toplumsal fayda odaklı projelerinin ulusal ve uluslararası standartlarda değer ürettiğinin güçlü bir göstergesi olduğunu vurguladı. Ergüntan, şirketin başarısıyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “100. yıl kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar, bir kutlama sürecinin çok ötesine geçti. Neredeyse Cumhuriyet’le yaşıt şirketimizin tarihsel birikimini, kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonuyla başlayan yolculuğumuzu ve geleceğe dönük hedeflerimizi bütüncül bir anlatıyla ortaya koyduk. “100 Yıllık İmza – Anadolu Sigorta 100. Yıl Gala Gecesi” kurumsal hafızamızı sahne performansları ve güçlü bir içerik kurgusuyla buluşturdu. Bu sürecin önemli parçalarından biri olan “Yüzyıllık İmza” prestij kitabımız ise şirketimizin bir asırlık serüvenini sigortacılığın tarihini de kayıt altına alarak kurumsal mirası kalıcı hale getirdi. Ayrıca yine Mercury Excellence Awards’ta ve PRİDA’da ödüllendirilen “Ormanın Gözleri” projemiz ise Anadolu Sigorta’nın risk yönetimi uzmanlığını çevresel sorumlulukla buluşturan örnek bir model olarak öne çıkıyor. 2022 yılından bu yana Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yürüttüğümüz projemizde insansız ve yeni nesil yangın gözetleme kuleleriyle yüz binlerce hektarlık alan gözetim altına alıyoruz. Ormanın Gözleri projesi yangınların erken tespitine katkı sunarken kaçak kesim, yasa dışı yapılaşma ve yaban hayatının korunması gibi alanlarda da önemli bir işlev üstleniyor. “ İletişimde bütüncül başarı Anadolu Sigorta’nın ulusal ve uluslararası ölçekte kazandığı bu ödüller, şirketin 100. yıl iletişimini yalnızca geçmişe dönük bir anlatı olarak değil, itibar, sürdürülebilirlik, toplumsal fayda ve stratejik dönüşüm odağında kurguladığını gösteriyor. Kurumsal yayınlardan gala gecesine, sosyal sorumluluk projelerinden itibar yönetimine uzanan geniş bir yelpazede elde edilen başarılar, Anadolu Sigorta’nın ikinci yüzyılına güçlü bir iletişim altyapısı ve küresel ölçekte kabul gören projelerle adım attığını ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uluslararası Gençlik Ödülü Programı Türkiye’de 21’i Aşkın Öğrenciye Ulaştı Haber

Uluslararası Gençlik Ödülü Programı Türkiye’de 21’i Aşkın Öğrenciye Ulaştı

Bugüne kadar dünya genelinde 130’u aşkın ülkede 13 milyondan fazla, Türkiye’de ise 21 bini aşkın gence ulaşan program, gençlerin bireysel gelişimlerini destekleyerek sosyal becerilerini güçlendirmeyi, öz disiplin kazandırmayı ve liderlik yetkinliklerini artırmayı hedefliyor. Akfen Holding’in sponsorluğunda ve Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) temsilinde Türkiye’de uygulanan program kapsamında, 19. Altın Kategori Ulusal Ödül Töreni 16 Şubat Pazartesi günü Terminal Kadıköy’deki ParibuArt’da düzenlendi. Törende, programı başarıyla tamamlayan 59 genç sertifikalarını alırken; TİKAV’ın bugüne kadar hayata geçirdiği projelerle 45 binin üzerinde bireye ulaşarak sürdürülebilir ve ölçülebilir toplumsal fayda yarattığı bir kez daha vurgulandı. Türkiye genelinde 181 aktif Ödül Merkezi, yaklaşık bin gönüllü Ödül Lideri, Supervisor ve 5 bin 755 aktif katılımcıyla uygulanan Uluslararası Gençlik Ödülü-Türkiye, her yıl daha fazla gence ulaşarak büyümeye devam ediyor. Bugüne kadar dünya genelinde 130’u aşkın ülkede 13 milyondan fazla, Türkiye’de ise 21 bini aşkın gence ulaşan program; gençlerin bireysel gelişimlerini destekleyerek sosyal becerilerini güçlendirmeyi, öz disiplin kazandırmayı ve liderlik yetkinliklerini artırmayı hedefliyor. Program kapsamında son bir yıl içinde, üç farklı kategoride olmak üzere 764’ü Bronz, 264’ü Gümüş ve 59’ü Altın olmak üzere toplam 1.087 katılımcı Ödül sertifikası ve rozetini almaya hak kazandı. Akfen Holding’in sponsorluğunda ve Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) temsilinde Türkiye’de uygulanan program kapsamında, Ödül Programı 19. Altın Kategori Ulusal Ödül Töreni, 16 Şubat Pazartesi günü Terminal Kadıköy’deki ParibuArt’da düzenlendi. Törende, programı başarıyla tamamlayan gençler sertifikalarını alırken; TİKAV’ın bugüne kadar hayata geçirdiği projelerle 45 binin üzerinde bireye ulaşarak sürdürülebilir ve ölçülebilir toplumsal fayda yarattığı bir kez daha vurgulandı. Törene, Uluslararası Gençlik Ödülü – Türkiye Ödül Programı Ulusal Komite Başkanı Pelin Akın Özalp, TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval ve davetliler katıldı. Katılımcılar Farklı Bölgelerden Buluştu Bu yıl Altın Ödül almaya hak kazanan katılımcılar; Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen başarılı gençleri kapsarken Bilkent Uluslararası Laboratuvar Lisesi (Ankara), Özel İzmir Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Zülfü Mevlüt Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (İzmir), Anabilim Eğitim Kurumları, British International Schools, İstek Kemal Atatürk Okulları, MEV Koleji Özel Büyükçekmece Okulları, TED Rönesans Anadolu Lisesi (İstanbul) gibi köklü eğitim kurumlarını temsil eden öğrencilerden oluştu. Tören boyunca gençlerin hedeflerine ulaşma süreçleri ve kişisel gelişim yolculukları büyük takdir topladı. Akfen Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Uluslararası Gençlik Ödülü – Türkiye Ödül Programı Ulusal Komite Başkanı Pelin Akın Özalp, törende Uluslararası Gençlik Ödül Programı’nın gençleri hayata hazırlayan güçlü bir model sunduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “TİKAV’ın 2013 yılından bu yana Uluslararası Gençlik Ödül Programı’nın Türkiye’deki yetkili ulusal otoritesi olarak yürüttüğü çalışmalar sayesinde, verilen her ödül uluslararası standartlarla aynı kalite ve güven çerçevesinde ilerliyor. Bu yapı, gençlere yalnızca bir sertifika değil; gerçek hayatta karşılığı olan bir gelişim deneyimi sunuyor.” Pelin Akın Özalp, programın bu kadar güçlü olmasının nedeninin, gençleri sadece “başarıya” değil, hayata hazırlaması olduğunu vurgulayarak öğrencileri şu sözlerle tebrik etti: “Sevgili gençler, bugün Altın Ödül’e uzanan yolculuğunuzu taçlandırıyorsunuz. Bu ödül; bir sınav sonucu, bir tesadüf ya da bir “şans” değil. Bu ödül; plan, istikrar, sorumluluk ve emek demek. Başarılarınızla yalnız kendinizi değil; ailenizi, okulunuzu ve ülkemizin geleceğe dair umudunu da güçlendiriyorsunuz.” TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval ise Uluslararası Gençlik Ödül Programı, gençleri başarıya değil hayata hazırlayan nadir gelişim modellerinden biri olduğunu vurgulayarak şunları ifade etti: “Gençler burada potansiyellerini teoride değil, pratikte görüyor; topluma katkı sunmayı, disiplinle ilerlemeyi ve sorumluluk almayı öğreniyor. Bugün Altın Ödül alan her gencimiz, yalnız kendi yolculuğunu değil, ülkemizin geleceğine dair umudu da güçlendiriyor.” Hülya Kırçuval, programın Türkiye’de sürdürülebilir şekilde büyümesinde, TİKAV’ın kurumsal emeği ve yıllara yayılan birikiminin çok kıymetli olduğunu söyleyerek TİKAV’ın 1999 yılından bu yana eğitim ve toplumsal gelişim alanında sürdürülebilir çalışmalar yürüterek özellikle fırsat eşitliğine ihtiyaç duyan gençlere ulaşmayı temel bir öncelik olarak gördüğüne de vurgu yaptı. Dünya Çapında The Duke of Edinburgh’s International Award The Duke of Edinburgh’s International Award, 1956 yılında Birleşik Krallık’ta Prens Philip, Edinburgh Dükü tarafından başlatılan ve bugün 130’dan fazla ülke ve bölgede uygulanan uluslararası bir gençlik gelişim programı olarak biliniyor. Program; Gönüllü Hizmet, Beceri Geliştirme, Fiziksel Gelişim ve Macera & Keşif Yolculuğu gibi alanları kapsayan çok yönlü bir kişisel gelişim modeli sunarken, her yıl bir milyondan fazla genç bu programa katılıyor. Katılımcılar özgüven, iletişim ve problem çözme gibi yaşam becerilerini geliştirirken; toplumsal fayda odaklı faaliyetlerle çevrelerine de katkı sağlıyor. Program, gençlerin kendi potansiyellerini keşfetmelerine ve yaşamlarında anlamlı bir fark yaratmalarına imkân tanıyan küresel bir platform olarak kabul ediliyor. TİKAV 45 Bin Kişiye Ulaştı 1999 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), eğitim ve toplumsal gelişim odaklı projeleriyle geniş bir etki alanı yaratıyor. Vakfın amiral projelerinden Bireysel Gelişim Programı kapsamında bugüne kadar 382 üniversite öğrencisi bursiyer olarak desteklendi; öğrenciler dört yıl boyunca kişisel gelişim, yabancı dil, kültür-sanat, gönüllülük ve kariyer programlarına dahil edildi. Uluslararası Gençlik Ödülü – Türkiye Programı aracılığıyla ise dünyada 13 milyondan fazla, Türkiye’de 21 bini aşkın gence ulaşılırken; program her yıl ortalama 2 bin 500’den fazla yeni katılımcıyla büyümeye devam ediyor. Ulusal projeler kapsamında Türkiye’nin kırsal bölgelerinde yürütülen çalışmalarla tüm kadınlar, anne ve çocuklar, eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleriyle desteklenirken; okul onarım projeleriyle 7 devlet okulunun fiziki koşulları iyileştirildi. Ayrıca El Ele Birlikteyiz Burs Programı kapsamında, deprem bölgesinden 3 bin üniversite öğrencisine uzun vadeli burs desteği sağlandı. TİKAV, bugüne kadar yürüttüğü projelerle doğrudan 45 binin üzerinde bireye ulaşarak, sürdürülebilir ve ölçülebilir toplumsal fayda üretmeyi başardı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

14. Galatasaray Ödülü Gülser Corat’ın Oldu! Haber

14. Galatasaray Ödülü Gülser Corat’ın Oldu!

Galatasaray Ödülü’nün, Galatasaray Lisesi’nin kız öğrencilere açılışının 60. yılına denk gelen 2025 yılı teması “Kadınların Güçlenmesi ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” olarak belirlendi. Evrensel, politikalar üstü ve yüksek toplumsal karşılığı olan bu tema; Galatasaray’ın çağdaşlık, eşitlik ve toplumsal fayda ekseninde şekillenen vizyonuyla doğrudan örtüşüyor. Kökleri 1481’e uzanan Galatasaraylılık geleneğinin ortak değerlerini ve toplumsal sorumluluk anlayışını temsil eden Galatasaray Ödülü, Galatasaraylılar Derneği tarafından verilen prestijli bir onurlandırma programı olarak öne çıkıyor. Ödül; bireysel başarıyı aşan, topluma uzun vadeli katkı sunan, değer temelli liderlik anlayışını ve kalıcı etki yaratan çalışmaları odağına alıyor. Galatasaray Ödülü; popülerlikten ziyade kalıcılığı, kısa vadeli başarıdan çok uzun soluklu etkiyi esas alarak, örnek oluşturan kişi ve çalışmaları görünür kılmayı amaçlıyor. Bu yönüyle ödül, Galatasaray camiasının ortak vicdanını temsil eden bir değer ve onur nişanı olarak kabul ediliyor. “Gülser Corat’ın, çalışmaları, Galatasaray Ödülü’nün ruhuyla güçlü bir biçimde örtüşmektedir” Ödüle ilişkin açıklamalarda bulunan Galatasaraylılar Derneği Başkanı Metin Sinan Aslan, “Galatasaray Ödülü, köklü bir geleneğin yalnızca geçmişe duyduğu saygıyı değil, geleceğe dair üstlendiği sorumluluğu da temsil eder. Bizler bu ödülle; topluma kalıcı katkı sunan, evrensel değerleri savunan ve bulunduğu alanı dönüştüren isimleri onurlandırmayı amaçlıyoruz. 2025 yılı temamız olan ‘Kadınların Güçlenmesi ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’, Galatasaray’ın çağdaş vizyonunun temel taşlarından biridir. Gülser Corat’ın, yapay zekâ gibi geleceği şekillendiren bir alanda bu vizyonu küresel ölçekte temsil eden çalışmaları, Galatasaray Ödülü’nün ruhuyla güçlü bir biçimde örtüşmektedir.” dedi. Ödüle layık görülen Gülser Corat ise şu değerlendirmede bulundu: “Galatasaray geleneği; çağdaşlık, eşitlik ve toplumsal sorumluluk kavramlarını tarihsel bir süreklilik içinde taşıyan çok kıymetli bir mirası temsil ediyor. Bu mirasın parçası olan Galatasaray Ödülü’ne layık görülmek benim için büyük bir onur. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve yapay zekâ alanında yürütülen çalışmaların, böylesine köklü ve değer temelli bir kurum tarafından takdir edilmesi, bu alandaki ortak sorumluluğumuzu ve geleceğe dair umutlarımızı güçlendiriyor.” Galatasaray Ödülü, bireysel başarıyı değil; topluma dokunan çalışmaları referans alıyor Ödül süreci; ticari kaygılardan uzak, bağımsız ve ilke temelli bir değerlendirme anlayışıyla yürütülüyor. Seçimde; adayların kendi alanlarında yarattıkları toplumsal etki, uzun vadeli katkı potansiyeli, evrensel değerlere sundukları katkı ve etik duruşları belirleyici oluyor. Galatasaray Ödülü, bireysel başarıyı değil; topluma dokunan, dönüştürücü ve sürdürülebilir bir etki yaratan çalışmaları referans alıyor. Gülser Corat kimdir? Yapay zekâ ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanlarında küresel ölçekte çalışan bir düşünce lideri ve No Bias AI platformunun kurucusu olan Gülser Corat, 2004–2020 yılları arasında UNESCO Cinsiyet Eşitliği Direktörü olarak görev yaptı. Özellikle yapay zekâ teknolojilerinde cinsiyet önyargıları ve eğitimde dijital beceriler alanında yürüttüğü öncü çalışmalarla uluslararası alanda güçlü bir referans noktası oluşturan Corat’ın, 2019 yılında yayımlanan ve teknoloji dünyasında geniş yankı uyandıran “Yapabilseydim Kızardım” başlıklı raporu, yapay zekâ ekosisteminde toplumsal cinsiyet eşitliğine dair küresel ölçekte önemli bir farkındalık yarattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapılan Her 1 TL’lik Yatırım, Topluma 4,80 TL Değer Kattı Haber

Yapılan Her 1 TL’lik Yatırım, Topluma 4,80 TL Değer Kattı

KAGİDER Başkanı Esra Bezircioğlu, “KAGİDER projelerinde yapılan her 1 TL’lik yatırım, paydaşlar için 4,80 TL değerinde sosyal fayda oluşturdu. Çarpan etkimizi Anadolu’nun her köşesine yayarak büyütmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Türkiye’de kadın girişimciliğini desteklemek ve toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmek amacıyla faaliyetlerini sürdüren Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), 2020-2025 dönemini kapsayan faaliyetlerinin sosyal etkisini ölçümlediği “Yatırımın Sosyal Getirisi Etki ve Kalitatif Araştırma Raporu” sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Dünyada en yaygın kullanılan etki analizi çerçevesi olan Yatırımın Sosyal Getirisi yöntemiyle hazırlanan araştırma sonuçlarına göre, KAGİDER’in 2020–2025 dönemindeki projelerinde yapılan her 1 TL’lik yatırım, paydaşlar için 4,80 TL değerinde sosyal fayda oluşturdu. “KAGİDER’İN ÇARPAN ETKİSİ ARTARAK DEVAM EDECEK” KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, KAGİDER ile bugüne kadar yol arkadaşlığı yapan tüm paydaşlarına teşekkür ederek toplumsal fayda sağlamayı birlikte başardıklarını söyledi. Gerçekleştirdikleri araştırma raporunun geleceğe ışık tuttuğunu belirten Bezircioğlu, “Bu rapor, sadece geçmişimizin bir özeti değil, geleceğimizin de pusulasıdır. Yatırımın Sosyal Getirisi oranımızın 1:4,80 çıkması, toplumsal fayda üretme kapasitemizin ne kadar yüksek olduğunu kanıtlarken; kadınların hayatındaki o ‘cesaret’ ve ‘aidiyet’ duygusunu görmek bizler için en büyük başarı ödülüdür. Çarpan etkimizi Anadolu’nun her köşesine yayarak büyütmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Geleceğe Dönük Kapsayıcı Yol Haritası Araştırmanın ortaya koyduğu bulgular doğrultusunda KAGİDER’in gelecek dönem stratejik önceliklerini değerlendiren Bezircioğlu, çalışmanın yalnızca etkiyi ölçen bir analiz değil, aynı zamanda derneğin güçlü yönleriyle birlikte gelişim alanlarını da bütüncül ve samimi bir biçimde ortaya koyan stratejik bir yol haritası sunduğunu ifade etti. Raporla birlikte gelecek yol haritasını da şekillendireceklerini belirten Esra Bezircioğlu, şöyle konuştu: “Dernek olarak, önümüzdeki dönemde Anadolu odaklı kapsayıcı stratejilere ağırlık vermeyi, kurumsal hafızayı dijital bir kütüphane aracılığıyla arşivleyerek bilginin sürdürülebilirliğini sağlamayı, farklı iş alanlarında kadın girişimciliğine alan açmayı ve teknoloji-yapay zeka odaklı içeriklerle kadınları güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda kamu/özel sektör iştiraklere ve tüm paydaşlara kapımız açıktır.” Anadolu Odaklı, Süreklilik Esaslı Gelecek Vizyonu Araştırma sonuçlarının KAGİDER’in gelecek döneme ilişkin stratejik yönelimini de net biçimde şekillendirdiğini belirten Bezircioğlu, daha kapsayıcı bir iletişim dilini merkeze alacaklarını, Anadolu odaklı stratejileri derinleştireceklerini ve mikro topluluklar üzerinden etkileşimi süreklilik kazanacak şekilde yapılandıracaklarını söyledi. Düzenli geri bildirim ve takip mekanizmalarıyla projelerin sahadaki etkisini daha yakından izlemeyi hedeflediklerini ifade etti. Kurumsal hafızanın korunması, bilginin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve stratejik yetenek yönetiminin önümüzdeki dönemin temel yapı taşları arasında yer aldığını vurgulayan Bezircioğlu, bu sistematik yaklaşımın KAGİDER’in mevcut etki alanını genişletirken kadınların güçlenmesine yönelik daha kalıcı, yaygın ve ölçülebilir bir dönüşüm yaratacağını söyledi. Kadınların Hayatında “Kalıcı Değişim” KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi Gülin Yücel araştırma raporunun ayrıntıları basın mensuplarıyla paylaştı. Raporda, KAGİDER’in yarattığı etkinin sadece ekonomik verilerle sınırlı kalmadığını belirten Gülin Yücel, KAGİDER Etkisi’nin paydaşların hayatında üç ana başlıkta derinleştiğini söyledi: • Profesyonel Değişim: Kadın girişimciler iş süreçlerini daha bilinçli yönetmeye ve stratejik düşünmeye başladı; KAGİDER’den alınan destek ve eğitimler girişimciler için bir “onay ve güven kaynağı” haline geldi. • Sosyal Değişim: Benzer süreçlerden geçen kadınlarla kurulan temas, girişimcilikte sıklıkla hissedilen yalnızlık hissini azalttı. KAGİDER ile ilişkili olmak, hem bireysel hem kurumsal düzeyde prestij ve itibar artışı sağladı. • Duygusal Değişim: Derneğin dokunduğu kadınlarda özgüven ve cesaret artarken, “ben de yapabilirim” inancı en belirgin dönüşüm olarak öne çıktı. Genç Kadınlardan Şirketlere Geniş Etki Ağı Gülin Yücel araştırmanın, KAGİDER’in farklı paydaş grupları üzerindeki özgün etkilerini de kanıtladığını aktardı: • Genç Kadınlar: “Geleceğin Kadın Liderleri” (GKL) gibi projelerle gençlerde “Sen yeterlisin” farkındalığı oluşturuldu ve iş dünyasına dair özgüven kazandırıldı. • Girişimci Kadınlar: Özellikle Anadolu’dan katılan kadınlarda vizyon genişlemesi ve işlerini büyütme motivasyonu sağlandı. • Kurumsal Partnerler: Fırsat Eşitliği Modeli (FEM) sertifikası alan şirketlerde toplumsal cinsiyet eşitliği uygulamaları görünürlük kazanırken, kurum içi kültürün dönüşmesine katkı sağlandı. Güçlü Marka Algısı, Gelişen Kapsayıcılık Alanları Araştırmanın, KAGİDER’in dışarıdan bakıldığında güçlü, profesyonel ve yüksek itibara sahip bir sivil toplum markası olarak algılandığını ortaya koyduğunu belirten KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi Gülin Yücel dernekle temas kuran paydaşlar açısından ise samimi, destekleyici ve güven veren bir topluluk deneyimi sunduğunu söyledi. İlk başta ‘ben nasıl KAGİDER’in parçası olabilirim’ çekincesinin, KAGİDER projelerine dahil olundukça hızla değiştiğini; güçlü bir aidiyet, destek ve dayanışma duygusunun öne çıktığını ve katılımcıların süreç boyunca son derece olumlu deneyimler yaşadığını vurguladı. Bu tespitlerin, erişilebilirlik, kapsayıcılık ve proje sürekliliği alanlarında önemli bir gelişim potansiyeline işaret ettiğini ifade etti. Kurumsal Güç, Dijital Hafıza ve Etkiyi Büyütme Alanları Proje ve insan kaynağı yönetimine ilişkin değerlendirmelerin, KAGİDER’in güçlü bir içerik üretim kapasitesine, profesyonel bir ekibe ve geniş bir gönüllü ile mezun ağına sahip olduğunu ortaya koyduğunu belirten Yücel, etkiyi daha da derinleştirmek için yapısal alanlarda çalışmaya devam edeceklerini iletti. Bu kapsamda kurumsal hafızanın dijitalleştirilmesi, bir “KAGİDER Kütüphanesi” oluşturulması, stratejik bir “Yetenek Havuzu” kurulması, paydaş segmentasyonunun güçlendirilmesi ve mezunlarla ilişkilerin daha sistematik biçimde sürdürülmesinin, KAGİDER’in çarpan etkisini artıracak önemli adımlar arasında yer aldığını vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Form Şirketler Grubu ve TEGV İş Birliğiyle Ateşböceği 1.231 Çocuğa Eğitim Ulaştırdı Haber

Form Şirketler Grubu ve TEGV İş Birliğiyle Ateşböceği 1.231 Çocuğa Eğitim Ulaştırdı

Kuruluşunun 60. yılını kutlayan Form Şirketler Grubu, toplumsal faydaya dayalı sosyal sorumluluk çalışmalarını, geleceğe yatırım niteliği taşıyan projelerle güçlendiriyor. Bu doğrultuda şirket, 2025 yılının ilk yarısında Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ile önemli bir iş birliğine imza atarak TEGV Ateşböceği Öğrenim Birimlerinden birine işletme sponsoru oldu. Mobil Öğrenim Birimi Ateşböceği eğitim tırı, kısa sürede Ordu ve Hatay illerinde çocuklarla buluştu. Proje kapsamında 27 gönüllü sahadaki desteğiyle 1.231 çocuğa erişildi ve toplam 17.965 saatlik eğitim tamamlandı. Bu sonuçlar, iş birliğinin yalnızca bir destek programı olmadığını; çocukların yaşamında somut ve ölçülebilir bir fark yarattığını da ortaya koydu. Eğitim içerikleri çocukların çok yönlü gelişimini destekledi Ateşböceği Öğrenim Birimi kapsamında çocuklara yalnızca akademik bilgi aktarmakla sınırlı kalmayan, onların düşünme biçimlerini ve ifade yeteneklerini geliştirmeyi amaçlayan kapsamlı bir eğitim programı sunuluyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda yürütülen bu çalışmalar sayesinde öğrenciler; fen ve matematik, bilişim ve kodlama, sanat ve yaratıcı drama, okuma kültürü ve sağlıklı yaşam gibi temel alanlarda hazırlanan içeriklerle hem teorik hem de uygulamalı öğrenme deneyimi yaşıyor. Bu eğitimlere ek olarak düzenlenen kısa süreli etkinliklerde ise özgüven, iletişim, problem çözme, çevre bilinci ve takım çalışması gibi 21. yüzyıl becerilerini destekleyen uygulamalar gerçekleştiriliyor. Böylece çocuklar yalnızca ders odaklı değil; sosyal, bilişsel ve duygusal yönleriyle de desteklenerek geleceğe daha donanımlı adımlar atma imkânı buluyor. “Ulaştığımız çocuk sayısının giderek artması bizleri gururlandırıyor” Eğitimin yalnızca bireysel bir kazanım değil, toplumsal dönüşümü tetikleyen en güçlü araç olduğuna vurgu yaparak değerlendirmelerde bulunan Form Şirketler Grubu Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Form olarak 60 yıldır ürettiğimiz her çözümün ardında, yaşamı dönüştüren kalıcı bir iz bırakma hedefi yatıyor. Bir çocuğun yeni bir bilgi ile tanışması, o çocuğun dünyasında yepyeni bir pencerenin açılması anlamına geliyor. Ateşböceği ile buluşan çocukların gözlerindeki merakın büyüdüğünü, kendilerini ifade ederken özgüven kazandıklarını görmek, bu projenin etkisini rakamların çok ötesine taşıyor. Ulaştığımız çocuk sayısının giderek artması bizleri gururlandırıyor. Çünkü bu çocukların her biri, geleceğin toplumsal dokusuna işlenecek yeni bir umut, yeni bir fikir ve yeni bir başlangıç demek. Eğitime destek yalnızca bugünün değil, yarının dünyasına yapılan en güçlü yatırımdır.” “Bu çocuklar, yalnızca kendi geleceklerini değil, ülkemizin geleceğini de şekillendiriyor” Eğitimin uzun vadeli etkisini değerlendiren Form Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Özden Korun ise “Bir çocuğun sanatla, bilimle ya da teknolojiyle tanışması, ona sadece yeni bilgiler kazandırmıyor; dünyayı yorumlama biçimini, hayal gücünü, kendi potansiyelini keşfetme cesaretini de besliyor. Ateşböceği projesi sayesinde çocukların kendi şehirlerinde bu imkânlara erişmesi, fırsat eşitliği açısından son derece kıymetli. Her bir eğitim saatinin, onların yaşam yolculuğunda somut bir karşılığı olduğunu görüyoruz. Bugün ulaştığımız rakamlar bizleri mutlu ediyor; çünkü bu çocuklar yeni beceriler kazandıkça, yalnızca kendi geleceklerini değil, ülkemizin geleceğini de şekillendiriyorlar. Bir çocuğun gözündeki ışığın büyüdüğüne tanıklık etmek, yaptığımız işin neden değerli olduğunu bize her defasında yeniden hatırlatıyor” dedi. "Birlikte geleceği aydınlatmaya ve daha fazla çocuğumuzu nitelikli eğitimle buluşturmaya devam edeceğiz.” TEGV Yönetim Kurulu Başkanı M. Özalp Birol, Form Şirketler Grubu ile gerçekleştirilen iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde çocuklar için yaratılan değere dikkat çekti: “TEGV olarak, 21. yüzyıl becerileriyle donatılmış; sosyal ve duygusal farkındalığı yüksek, bilim ve teknolojiyle üretken, çevreye duyarlı ve toplumsal fayda odağında düşünebilen çocuklar yetiştirmek için çalışıyoruz. Geride bıraktığımız 30 yılda 3.3 milyondan fazla çocuğun eğitim yolculuğuna bu idealle eşlik ettik. Ateşböceği Öğrenim Birimlerimiz, bu misyonun sahadaki en güçlü örneklerinden biri. Form Şirketler Grubu’nun, 60. yılında bu yolculuğa verdiği güçlü destek, çocukların hayatında kalıcı bir değere dönüşüyor. Bu anlamlı iş birliğiyle geleceği aydınlatmaya ve daha fazla çocuğumuzu nitelikli eğitimle buluşturmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

‘Yaşama İlk Adım Projesi’ 4. Yılına Başladı Haber

‘Yaşama İlk Adım Projesi’ 4. Yılına Başladı

Projede yer alan depremzede kadınlar ve ebelik öğrencileriyle çok paydaşlı bir sosyal etki modeli oluşturuluyor. Türkiye’nin doğusundaki doğum oranı yüksek illerden Ağrı’da, anne ve yenidoğan sağlığını güçlendirmek amacıyla yürütülen “Yaşama İlk Adım” sosyal sorumluluk projesi, dördüncü yılına başladı. CCN Holding’in desteklediği, İbrahim Çeçen Vakfı, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi ve Ağrı İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında bugüne dek 550’den fazla anneye ulaşıldı. 2021 yılında Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) Ebelik Bölümü öğrencilerinin sahadaki gözlemleriyle şekillenen ve İbrahim Çeçen Vakfı’nın, öğrenci sosyal sorumluluk proje hibesiyle hayata geçen “Yaşama İlk Adım”, özellikle sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşayan annelere yönelik bilgi, danışmanlık ve temel bakım desteği sunuyor. İlk eğitim Ağrı Merkez’de gerçekleşti 2026 yılının ilk oturumu, Ağrı Merkezde, 50 anneye yönelik olarak gerçekleşti. Proje kapsamında yeni anne ve anne adaylarına doğum öncesi ve sonrası komplikasyonlar, anne ve bebek bakımı ve aşıların önemine dair, AİÇÜ Ebelik Bölümü Başkanı ve Ebelik Öğrencileri tarafından eğitim verildi. Ayrıca, doğum öncesi ve sonrası süreçleri kapsayan birebir danışmanlıklarla birlikte, CCN Holding çalışanlarından oluşan CCN Gönüllülük Kulübü’nün kıymetli katkıları ile zenginleştirilen bakım setleri dağıtıldı. Projeye yönelik olarak 2025 yılında İbrahim Çeçen Vakfı ve AİÇÜ tarafından hazırlanan sosyal etki raporu ile revize edilen eğitim içerikleri ve bakım paketlerinde yer alan bazı ürünler, İbrahim Çeçen Vakfı’nın İskenderun’daki konteyner kentinde üretim yapan depremzede kadınlar tarafından hazırlandı. Bu sayede üretim süreciyle afet sonrası kalkınmaya destek sağlanıyor. Yaşama İlk Adım, Proje için aktif çalışan AİÇÜ Ebelik Bölümü Öğrencilerine, saha deneyimi sağlayarak nitelikli eğitime katkı sağlamaya devam ediyor. 2021 Yılında Öğrenci Kulübü Projesi olarak başlayan ve 2026 itibarıyla 4. yılına giren proje, öğrencilerin sosyal sorumluluk bilincini, toplumsal fayda ve gönüllülüğü destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEGV, Yeni Gönüllülerini Bekliyor Haber

TEGV, Yeni Gönüllülerini Bekliyor

“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” anlayışıyla çağdaş nesillerin yetişmesine katkı sunan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na (TEGV), gönüllü başvuruları başladı. Türkiye’nin dört bir yanındaki etkinlik noktalarında çocuklara nitelikli eğitim desteği sunan TEGV’in tüm çalışmaları, gönüllülerin özverisiyle hayat buluyor. TEGV, gönüllülüğü yalnızca bir destek faaliyeti olarak değil; çocuklar, toplum ve gönüllüler için dönüştürücü bir sosyal etki alanı olarak ele alıyor. Zamanlarını, bilgi ve deneyimlerini çocuklarla paylaşan gönüllüler; çocukların özgüvenli, sorgulayan ve güçlü bireyler olarak yetişmesine destek oluyor. Kuruluşundan bu yana 3.3 milyondan fazla çocuğa, 108 binin üzerinde gönüllüye ulaşan TEGV’in yaygın gönüllü ağı; her yıl binlerce yeni gönüllünün katılımıyla büyümeye devam ediyor. TEGV’de çocuklar, gönüllü “abla” ve “ağabey”lerinin rehberliğinde öğrenirken; gönüllüler de toplumsal fayda yaratmanın değerini deneyimliyor. Çocuklarla kurulan bağ, ekip çalışması ve ortak bir amaç etrafında bir araya gelmek; gönüllülerin toplumsal aidiyet duygusunu pekiştiriyor. Geçmişte TEGV etkinliklerine katılan birçok çocuk ise bugün gönüllü olarak vakfa geri dönüyor; edindikleri kazanımları yeni nesillere aktararak gönüllülük zincirinin bir parçası oluyor. TEGV, eğitimin dönüştürücü gücüne inanan ve geleceğe umutla katkı sunmak isteyen herkesi, “Gönüllü ol, gelecekte izin olsun” çağrısıyla gönüllü olmaya davet ediyor. Nasıl TEGV gönüllüsü olunur Türkiye’nin dört bir yanında etkinlik noktalarıyla çocuklara ulaşan TEGV’de gönüllü olmak için 18 yaşını doldurmuş ve lise mezunu olmak gerekiyor. İstisnai gönüllülük kapsamında izin süreçlerine bağlı olarak 15-17 yaş gönüllü desteği de sağlanabiliyor. Bu koşullara sahip, çocuk sevgisiyle dolu herkes TEGV’de gönüllü olabilir. Başvuru sürecinde; çocuk ve eğitim hassasiyetini merkeze alan, TEGV’in kurumsal yapısıyla uyumlu ve ISO kalite anlayışı çerçevesinde tasarlanan Adım Adım Gönüllülük Modeli uygulanıyor. www.tegv.org sitesinden başvuru yaparak gönüllü olabilmenin ilk adımı atılıyor. Daha sonra vakıf tanıtımını, temel gönüllü eğitimini ve program gönüllü eğitimini kapsayan ‘adım adım’ gönüllülük süreci belirlenmiş yönlendirmeler ve takiple yürütülüyor. TEGV gönüllülük programına gösterilen yoğun ilgi doğrultusunda, gönüllü ihtiyaçları birimler bazında planlanmakta ve başvuru süreçleri güncel ihtiyaçlara göre yönetilmektedir. Bu nedenle başvuruda bulunan adayların süreci düzenli olarak takip etmeleri önerilmektedir. Ayrıntılı bilgiye https://tegv.org/gonullu-ol adresinden erişilebiliyor. Gönüllüler anlatıyor: Bambaşka bir mutluluk kaynağı TEGV gönüllülerinden bazıları, gönüllülüğün hayatlarında yarattığı etkiyi şu sözlerle ifade ediyor: “Herhangi bir karşılığı olmadan bu denli güçlü bağların kurulabileceğini, çocukların yüzündeki o gülümsemeyi görmenin ne demek olduğunu TEGV sayesinde deneyimledim. ‘Daha ne yapabiliriz?’ diyerek birlikte çabalamak bambaşka bir mutluluk kaynağı.” “TEGV’de geçen 20 yıl, yalnızca bir gönüllülük hikâyesi değil; umutla dokunan binlerce geleceğin bir parçası olmaktı. Bir tebessümün dünyaları değiştirdiğine şahit olduğum bu yolculuk bana hayatımın en büyük mutluluğunu verdi.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.