Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toplumsal Fayda

Kapsül Haber Ajansı - Toplumsal Fayda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Fayda haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TotalEnergies Türkiye’nin “Motorcu Dediğin” Projesine Altın Pusula’dan Ödül Haber

TotalEnergies Türkiye’nin “Motorcu Dediğin” Projesine Altın Pusula’dan Ödül

Motosiklet dünyasının deneyimli isimlerinden Orkun Olgar ile yürütülen proje, ürün odaklı iletişimin ötesine geçerek motosiklet kültürünün ortak değerlerini odağına aldı. Mayıs 2025–Mayıs 2026 döneminde yürütülen 12 aylık proje, motosiklet sürücülerine yönelik önyargıların azalmasına katkı sunmayı ve motosiklet kültürünün temelindeki saygı, dayanışma ve sorumluluk değerlerini görünür kılmayı amaçladı. “Birlikte Sürüyoruz” mesajıyla topluluğa dokunan iletişim “Birlikte Sürüyoruz” mesajı etrafında kurgulanan kampanya kapsamında Riva, Şile ve İzmir’de sürüş etkinlikleri düzenlendi; Motobike Istanbul, The Distinguished Gentleman’s Ride, MotoGP ve EICMA gibi ulusal ve uluslararası buluşmalarda motosiklet topluluğuyla bir araya gelindi. S Sport’ta gerçekleştirilen özel röportajın yanı sıra geleneksel ve dijital medya çalışmalarıyla kampanyanın mesajı farklı kitlelere ulaştırıldı. Sosyal medya iletişimiyle 25 milyondan fazla kişiye ulaşılırken, geleneksel ve dijital medya çalışmalarıyla 20 milyondan fazla erişim sağlandı. Böylece proje, toplamda yaklaşık 50 milyon kişiye ulaşarak motosiklet kültürünü toplumsal fayda ekseninde yeniden konumlandıran etkili bir iletişim modeli ortaya koydu. Değerleri görünür kıldık TotalEnergies Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Murat Selçuk, ödülle ilgili değerlendirmesinde şöyle konuştu: “Hayata geçirdiğimiz ‘Motorcu Dediğin’ projesinde, motosiklet dünyasını yalnızca performans ve ürün ekseninde değil, onu yaşatan topluluğun değerleriyle birlikte ele aldık. Saygı, dayanışma ve sorumluluk gibi değerleri görünür kılarak motosiklet sürücülerine yönelik önyargıların azalmasına katkı sunmayı hedefledik. Orkun Olgar’ın deneyimi ve motosiklet topluluklarının katılımıyla ‘Birlikte Sürüyoruz’ mesajını sahada ve dijital kanallarda buluşturduk. Projemizin Altın Pusula’da ödüllendirilmesi, topluluk odaklı ve toplumsal fayda yaratan iletişim yaklaşımımızın doğru bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Bu değerli takdir için TÜHİD’e ve projeye katkı sağlayan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz.” Sürdürülebilir topluluk iletişimiyle kalıcı etki Proje, tek seferlik bir kampanyanın ötesinde, motosiklet kültürüne ilişkin toplumsal algıyı uzun vadede dönüştürmeyi hedefleyen sürdürülebilir bir iletişim modeli olarak tasarlandı. Orkun Olgar ile kurulan iş birliği ve oluşturulan içerik ekosistemi, motosiklet topluluklarıyla kurulan iletişimin kampanya dönemi sonrasında da sürdürülmesine zemin hazırladı. Sürüş etkinlikleri, topluluk buluşmaları ve içerik çalışmalarıyla karşılıklı saygı temelli trafik kültürünün güçlendirilmesine katkı sağlandı, motosikletin günlük ulaşım içindeki rolüne ve güvenli sürüşün önemine de dikkat çekildi. Bu yaklaşım, TotalEnergies Türkiye’nin performans, uzmanlık ve toplumsal faydayı birlikte ele alan iletişim anlayışının bir yansıması olarak konumlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone Vakfı’ndan Gençlere Yapay Zekâ Girişimciliği Fırsatı Haber

Vodafone Vakfı’ndan Gençlere Yapay Zekâ Girişimciliği Fırsatı

Toplumsal değişim ve gelişimin öncüsü olma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Vodafone Vakfı, Habitat Derneği ile hayata geçirdiği Yapay Zekâ Yıldızları projesi kapsamında gençlerin yapay zekâ alanındaki bilgi ve becerilerini girişimcilik yetkinlikleriyle buluşturmaya devam ediyor. Projenin girişimcilik bileşeni AI Startup Studio bu yıl “Yapay Zekâ Çağında Dijital Refah” temasıyla gençlerin dijital dünyanın bireyler ve toplum üzerindeki etkilerini sorgulamalarını ve yapay zekâ destekli yenilikçi çözümler geliştirmelerini hedefliyor. Üç aşamalı kuluçka modeliyle tasarlanan program, gençlerin fikirlerini uygulanabilir projelere dönüştürmelerine olanak tanıyor. İlk aşamada 25 takımın yer alacağı programda ikinci aşamaya 10 takım devam edecek. Girişimcilik yolculuğunun sonunda ise 5 finalist takım, geliştirdikleri projeleri Demo Day'de sektör temsilcileri, montörler ve yatırımcılarla buluşturacak. Finalde birinci seçilen takım 150 bin TL'lik ödülün sahibi olacak. Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, şunları söyledi: “Yapay zekâ teknolojilerinin günlük yaşamın ayrılmaz parçası hâline geldiği günümüzde, dijital dönüşüm yalnızca yeni fırsatlar değil, bireysel ve toplumsal yaşam açısından üzerinde düşünülmesi gereken yeni sorular da ortaya çıkarıyor. Teknolojinin bilinçli kullanımı, dijital ortamlarda güvenli ve sağlıklı deneyimler geliştirilmesi, bireylerin dijital dünyayla kurduğu ilişkinin güçlendirilmesi ve teknolojinin toplumsal faydaya dönüştürülmesi daha fazla önem kazanıyor. Yapay Zeka Yıldızları projesimiz kapsamında düzenlenen AI Startup Studio, bu yılın teması olan Yapay Zekâ Çağında Dijital Refah ile gençleri bu dönüşümün aktif bir parçası olmaya davet ediyor. Program kapsamında takımlardan, teknolojinin bireyler ve toplum üzerindeki etkileriyle ilişkili bir sorun belirlemeleri ve bu soruna yapay zekâ teknolojilerinden yararlanarak yenilikçi, uygulanabilir ve toplumsal fayda odaklı çözümler geliştirmeleri bekleniyor. Gençler, dijital refah kavramını kendi deneyimleri ve gözlemleri üzerinden ele alarak yalnızca teknolojiyi kullanan değil, teknolojinin insan yaşamına olumlu katkılar sunması için fikir üreten bireyler olma fırsatı yakalayacak.” Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ise şöyle konuştu: “Habitat Derneği olarak gençlerin dijital dönüşümün yalnızca bir parçası değil, bu dönüşüme yön veren ve toplumsal fayda üreten bireyler olmalarını önemsiyoruz. Vodafone Vakfı ile yürüttüğümüz Yapay Zekâ Yıldızları projesi kapsamında gençlerin yapay zekâ alanındaki bilgi ve becerilerini geliştirmelerinin yanı sıra bu becerileri gerçek yaşam problemlerine çözüm üretmek için kullanmalarını destekliyoruz. AI Startup Studio ile gençlere fikirlerini geliştirebilecekleri, girişimcilik süreçlerini deneyimleyebilecekleri ve yenilikçi çözümlerini somut projelere dönüştürebilecekleri bir alan sunuyoruz. Bu yıl ‘Yapay Zekâ Çağında Dijital Refah’ temasıyla gençlerin dijital dünyaya kendi deneyimleri üzerinden bakmalarını, karşılaştıkları sorunlara çözüm geliştirmelerini ve teknolojinin daha güvenli, kapsayıcı ve insan odaklı kullanımına katkı sağlamalarını hedefliyoruz. 25 takımla başlayıp 5 finalist takımla tamamlanacak bu yolculukta bizim için en önemli kazanım, gençlerin yalnızca ortaya koydukları projeler değil; geliştirdikleri eleştirel düşünme, problem çözme, ekip çalışması ve girişimcilik becerileri olacak. Gençlerin teknolojiyle tüketen değil üreten bireyler olarak geleceği şekillendirmelerine katkı sunmaya devam edeceğiz.” Üç aşamalı bir program AI Startup Studio, lise öğrencilerinin fikir geliştirmeden prototiplemeye, iş modeli oluşturmadan proje sunumuna kadar girişimcilik süreçlerini deneyimleyebilecekleri kapsamlı bir gelişim yolculuğu sunuyor. Programın ilk aşamasına seçilecek 25 takım, yapay zekâ ve girişimcilik eğitimleri ile uygulamalı atölyelere katılarak proje fikirlerini geliştirecek. İkinci aşamaya ilerleyen 10 takım ise mentorluk ve koçluk destekleriyle çözümlerini olgunlaştırmaya, prototiplerini geliştirmeye ve projelerinin uygulanabilirliğini test etmeye odaklanacak. Program boyunca gençler; problem çözme, eleştirel düşünme, ekip çalışması, yaratıcı düşünme ve girişimcilik gibi geleceğin yetkinliklerini geliştirme imkânı bulacak. Üçüncü ve son aşamada 5 finalist takım, projelerini Demo Day'de sektör temsilcileri ve yatırımcılara sunacak. Finalde birinci seçilen takım 150 bin TL'lik büyük ödülle desteklenecek. AI Startup Studio bu yapısıyla gençlerin yalnızca fikir üretmesini değil, fikirlerini somut çözümlere dönüştürmelerini ve girişimcilik ekosistemiyle tanışmalarını amaçlıyor. Gençler toplumsal sorunlara çözüm geliştirecek Yapay Zekâ Yıldızları projesinin temel yaklaşımını oluşturan teknolojiyle üretim ve toplumsal fayda odağı AI Startup Studio ile girişimcilik alanına taşınıyor. Program, gençlerin yapay zekâyı yalnızca günlük yaşamlarını kolaylaştıran bir araç olarak görmelerinin ötesine geçerek toplumsal sorunlara çözüm geliştirmek için kullanmalarını teşvik ediyor. Dijital refah odağında geliştirilecek projelerle gençlerin teknoloji ve insan ilişkisini daha bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmeleri, dijital dünyanın sunduğu fırsatları toplumsal faydaya dönüştürmeleri ve kendi çözüm önerilerini geliştirmeleri hedefleniyor. Son başvuru tarihi 14 Kasım AI Startup Studio'ya 14-16 yaş aralığındaki lise öğrencileri başvurabilecek. Başvurular, en az 2, en fazla 3 öğrenciden oluşan takımlar halinde gerçekleştirilecek. Her takımın program süresince kendisine rehberlik edecek bir danışmanının bulunması gerekiyor. Programa katılmak için ileri düzey kodlama bilgisi şartı aranmıyor. Teknolojiye ilgi duyan, öğrenmeye açık ve yapay zekâ ile toplumsal sorunlara çözüm üretmek isteyen gençler programa başvurabilecek. Başvuru aşamasında takımların dijital refah teması kapsamında belirledikleri sorunu ve bu soruna yönelik geliştirmeyi planladıkları yapay zekâ temelli proje fikirlerini paylaşmaları yeterli olacak. Başvurular 14 Kasım’a kadar yapılabilecek. Yapay Zekâ Yıldızları projesi, 81 ilde çocukların ve gençlerin yapay zekâ okuryazarlığını geliştirmeyi, dijital yetkinliklerini güçlendirmeyi ve teknolojiyle üretim yapmalarını desteklemeyi amaçlıyor. Eğitimler, uygulamalı atölyeler ve farklı yaş gruplarına yönelik gelişim programlarıyla çocukları ve gençleri teknolojiyle buluşturan proje, AI Startup Studio aracılığıyla lise öğrencilerinin girişimcilik potansiyelini de destekliyor. Bu yıl dijital refah odağında gerçekleştirilecek AI Startup Studio, gençlerin yapay zekâ teknolojilerini insan ve toplum yararına kullanarak geleceğin dijital dünyasına kendi çözümleriyle katkıda bulunmalarına alan açıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Girişimci Kaşif Proje Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

Girişimci Kaşif Proje Ödülleri Sahiplerini Buldu

Türkiye’nin öncü katılım bankası Kuveyt Türk, 8-14 yaş arasındaki çocukların yenilikçi düşünme becerilerini desteklemek ve onları girişimcilik ekosistemiyle erken yaşta tanıştırmak amacıyla hayata geçirdiği Girişimci Kâşif - İlk Fikrim Programı’nın Demo Day finalini gerçekleştirdi. Türkiye genelinde geniş bir katılımla tamamlanan 2025-2026 eğitim döneminin ardından düzenlenen final organizasyonunda, genç kâşifler yenilikçi projelerini jüri üyelerine sundu. Demo Day finali kapsamında Jüri değerlendirmesi sonucunda, toplumsal ve teknolojik sorunlara özgün çözümler sunan projeler dereceye girmeye hak kazandı. Türkiye’nin dört bir yanından çocukların projeleri yarıştı Birincilik ödülünü “Dönüştür” projesiyle Çankırı’dan Hatice Zeynep Kıymaz, İkincilik ödülünü “Akıllı Rehberim” projesiyle Gaziantep’ten Özge Kevser Gözükara, üçüncülük ödülünü ise Dijital Musluk projesiyle Muş’tan Ecrin Tanış kazandı. Final heyecanına ayrıca Erzurum, Mersin, Adana, Muş, Çankırı Samsun, Mardin, Gaziantep, Tokat illerinden finale kalmayı başaran 9 öğrenci projeleriyle katılarak geleceğin teknolojisine ve girişimcilik dünyasına dair ürettikleri fikirleri paylaştı. “Çocuklarımızın Hayal Gücü Geleceğimizi Şekillendiriyor” Programın çocukların gelişimindeki rolüne ve Kuveyt Türk’ün toplumsal fayda odaklı vizyonuna değinen Kuveyt Türk İnsan Kaynakları ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Semih Sel, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Kuveyt Türk olarak, sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin yolunun çocuklarımızın yetkinliklerine yatırım yapmaktan geçtiğine inanıyoruz. Girişimci Kâşif - İlk Fikrim projemizle 3 yıl gibi kısa bir sürede 17 ilde 22 bin öğrencimize dokunmanın, 8 binden fazla çocuğumuzun eğitimlerimize katılımını sağlamanın ve Öğretmen Akademisi ile 62 öğretmenimize rehberlik etmenin gururunu yaşıyoruz. 385 mezun öğrencimizi ve bugün Demo Day finaline kalmayı başaran 9 öğrencimizin sunumu, doğru imkânlar sunulduğunda çocuklarımızın hayal gücünün hiçbir sınır tanımadığını bir kez daha gösterdi. Geleceğin üretken, yenilikçi ve sorumluluk sahibi bireylerini yetiştirme hedefimiz doğrultusunda projelerimizi büyütmeye devam edeceğiz. Dereceye giren ve finale kalan tüm öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyorum." 3 yıldır aralıksız sürdürülen program kapsamındaki uygulamalı eğitimler, seminerler ve mentorluk destekleri önümüzdeki dönemlerde de yeni şehir ve öğrencilerle buluşmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Abdi İbrahim Vakfı İyilik Evi’ne Altın Pusula’dan İki Ödül Birden Haber

Abdi İbrahim Vakfı İyilik Evi’ne Altın Pusula’dan İki Ödül Birden

İyilik Evi, 360 derece entegre iletişim çalışmalarıyla “Kurumsal Sorumluluk Sağlık” kategorisinde Altın Pusula Ödülü’nü kazanırken, “Alâeddin Asna Kurumsal Sorumlulukta Tutarlılık ve Süreklilik Özel Ödülü”ne de layık görüldü. Ödüller, 20 Ekim 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu. Abdi İbrahim Vakfı tarafından hayata geçirilen İyilik Evi, kanser tedavisi için Türkiye’nin farklı şehirlerinden İstanbul’a gelen ve ekonomik koşulları nedeniyle konaklama desteğine ihtiyaç duyan çocuklara ve ailelerine ücretsiz bir yaşam alanı sunuyor. Aynı anda 45 kişinin konaklayabildiği 18 odalı İyilik Evi’nde çocuklar aileleriyle birlikte kalabiliyor. Konaklama desteğinin yanı sıra eğitim, atölye ve psikososyal destek programları sunan İyilik Evi, çocukların tedavi sürecinde ailelerinden ve yaşamın doğal akışından kopmadan desteklenmelerini; ailelerin ise bu zorlu süreçte sosyal ve duygusal açıdan güçlenmelerini amaçlıyor. Sosyal sorumlulukta sürekliliğe özel ödül Doğrudan başvuruya açık olmayan ve özel bir seçici kurul tarafından verilen “Alâeddin Asna Kurumsal Sorumlulukta Tutarlılık ve Süreklilik Özel Ödülü”, toplumsal fayda, samimiyet, tutarlılık ve uzun vadeli sürdürülebilirlik kriterleriyle öne çıkıyor. İyilik Evi, bu özel ödülle sunduğu desteklerin yanı sıra uzun vadeli toplumsal fayda yaklaşımıyla da takdir edildi. “En büyük karşılığımız, bir çocuğun yüzündeki gülümseme” Abdi İbrahim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Abdi İbrahim İnsan Kaynakları, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Dr. M. Oğuzcan Bülbül, İyilik Evi’nin başarısını şu sözlerle değerlendirdi: “Abdi İbrahim Vakfı olarak İyilik Evi’ni, çocuklarının kanser tedavisi için Anadolu’nun farklı şehirlerinden İstanbul’a gelen ailelerin bu zorlu yolculukta kendilerini yalnız hissetmemeleri için hayata geçirdik. İstedik ki evlerinden uzakta onlara kapısını açan sıcak bir yuvaları olsun. Çocuklar tedavileri sürerken günlük hayattan ve oyun oynamaktan kopmasın, anne ve babalar da ihtiyaç duydukları psikolojik desteğe ulaşabilsin. Onların omuzlarındaki yükü bir nebze olsun hafifletebildiysek ne mutlu bize. Çünkü bizim için en büyük karşılık, bir çocuğun yüzündeki gülümseme, onun sağlığına kavuşarak evimizden ayrılabilmesi ve bir ailenin ‘İyi ki buradayız’ diyebilmesi. 114 yıldır hayatı iyileştirme yolculuğuna devam eden bir kurum olarak bu sorumluluğumuzu vakfımız aracılığıyla daha ileri taşımaya, daha fazla insanın hayatına dokunmaya kararlıyız. İyilik Evi’nin iki değerli ödüle layık görülmesi bizim için büyük bir mutluluk ve motivasyon kaynağı. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza, gönüllülerimize ve projemizi ödüle değer gören jüri üyelerine teşekkür ediyorum.” Çocuklar için umut, aileler için dayanışma “Bir Çocuk İyileşir Dünya Değişir!” anlayışıyla yola çıkan İyilik Evi, açılışından bu yana yaklaşık 250 çocuk olmak üzere, aileleriyle birlikte 500’ün üzerinde kişiyi ücretsiz olarak ağırladı. Çocukların gelişimini ve ailelerin güçlenmesini desteklemek amacıyla bugüne kadar 3.000 saati aşkın eğitim, atölye ve psikososyal destek faaliyeti gerçekleştirildi. Bu çalışmalarla çocukların duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimlerine katkı sağlanırken, ailelerin de yeni beceriler kazanmalarına ve sosyal açıdan güçlenmelerine katkı sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YEDAŞ’ın Sosyal Sorumluluk Projelerine İki Ödül Birden Haber

YEDAŞ’ın Sosyal Sorumluluk Projelerine İki Ödül Birden

YEDAŞ, “İnsana ve çevreye değer” anlayışıyla yürüttüğü kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarıyla hizmet bölgesinde fark yaratmaya devam ediyor. Son bir yılda onu aşkın projeyi hayata geçiren şirket, sunduğu kamu hizmetini toplumsal fayda sağlayan çalışmalarla güçlendiriyor. 800’den fazla başvurunun yapıldığı The Hammers Awards’ta biri Altın, biri Bronz olmak üzere iki ödül kazanan YEDAŞ, çocukların sosyal gelişimini destekleyen, biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sunan ve enerji verimliliği konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan projeleriyle öne çıkıyor. Çocukların mutluluğuna altın ödül YEDAŞ’ın Altın Ödül kazandığı “Bir Avuç Fındık Bir Kucak Mutluluk” projesi, fındık hasadı döneminde aileleriyle birlikte Ordu’ya gelen mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarının sosyal gelişimini desteklemeyi amaçlıyor. Çocukların oyun, sanat ve birlikte öğrenme deneyimleriyle buluşmasına olanak sağlayan proje, hasat dönemini onlar için keyifli anılarla zenginleştiriyor. Yüzlerce çocuğa ulaşan çalışma kapsamında düzenlenen tiyatro gösterileri ve çeşitli etkinliklerle çocukların eğlenmeleri, akranlarıyla iletişim kurmaları ve kendilerini ifade etmeleri destekleniyor. Çocuklara sunulan hediyeler ise bu buluşmaların mutluluğunu artırıyor. Proje, çocukların kendilerini değerli hissettikleri, ilgi ve yeteneklerini keşfedebildikleri bir ortam oluşturmayı hedefliyor. Çocukların ihtiyaçlarını gözeterek hayata geçirilen “Bir Avuç Fındık Bir Kucak Mutluluk”, sosyal kapsayıcılığı ve toplumsal dayanışmayı güçlendirirken her çocuğun oyun oynamaya, eğlenmeye ve mutlu bir çocukluk yaşamaya duyduğu ihtiyaca dikkat çekiyor. YEDAŞ, bu projeyle hizmet verdiği bölgelerde çocukların yaşamına dokunarak toplumsal faydayı kalıcı bir değere dönüştürmeyi amaçlıyor. Doğal yaşamın korunmasına bronz ödül Hayvan Hakları Alanında En İyi Ekip kategorisinde Bronz Ödül kazanan “Leylek Evi” projesi, YEDAŞ’ın elektrik dağıtım faaliyetlerini doğal yaşamın korunmasıyla birlikte ele aldığı çalışmalar arasında yer alıyor. Proje kapsamında leylekler için güvenli yuvalama alanları oluşturuluyor, kuşların elektrik dağıtım hatlarından kaynaklanabilecek risklerden korunmasına yönelik uygulamalar hayata geçiriliyor. 2019 yılından bu yana sürdürülen projeyle biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sunulması ve enerji altyapısı ile doğal yaşam arasındaki uyumun güçlendirilmesi amaçlanıyor. YEDAŞ, faaliyet gösterdiği bölgelerin doğal zenginliklerini korumaya yönelik bu çalışmayla çevresel sorumluluk anlayışını sahadaki uygulamalara yansıtıyor. YEDAŞ Genel Müdürü Yunus Emre Bilgi: “İnsana ve çevreye değer katan projelerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz” YEDAŞ Genel Müdürü Yunus Emre Bilgi, kurumsal sosyal sorumluluk projelerine verdikleri önemi vurgulayarak ilerleyen dönemlerde de farklı projeleri hayata geçireceklerini vurguladı. Ödül kazanmanın ekiplerin motivasyonunu artırdığını belirten Bilgi şöyle konuştu; “Şirketlerin başarısını, faaliyet gösterdikleri topluma ve çevreye sağladıkları katkıyla birlikte değerlendirmek gerektiğine inanıyoruz. Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarını, toplumun ihtiyaçlarını anlamanın, bu ihtiyaçlara çözüm üretmenin ve ortak bir geleceğe katkıda bulunmanın önemli bir yolu olarak görüyoruz. Özellikle çocukların gelişimini destekleyen, enerji verimliliği konusunda farkındalık oluşturan ve doğal yaşamı koruyan projelerin, uzun vadede daha güçlü ve duyarlı bir toplumun oluşmasına katkı sunduğuna inanıyoruz. Elektrik dağıtım hizmetimizi yerine getirirken sorumluluğumuzu yalnızca enerji altyapısıyla sınırlı görmüyoruz. Hizmet verdiğimiz bölgelerde insanların yaşamına dokunmayı ve çevremizin doğal zenginliklerini korumayı da sorumluluğumuzun bir parçası olarak kabul ediyoruz. ‘İnsana ve çevreye değer’ anlayışımız doğrultusunda son bir yılda hayata geçirdiğimiz projelerle toplumsal fayda sağlayan çalışmalar yürüttük. Önümüzdeki dönemde de yeni projelerle hizmet bölgemize değer katmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Sigorta’nın Geleceğe Değer Katan Projelerine 7 Ödül Haber

Anadolu Sigorta’nın Geleceğe Değer Katan Projelerine 7 Ödül

Şirket, The Hammers Awards’ta üç ödül kazanırken, sigorta sektörünün yenilikçi projelerini ödüllendiren Smart-i Awards’tan da üç ödülle döndü. Anadolu Sigorta’nın orman yangınlarıyla mücadeleye teknolojiyle destek veren Ormanın Gözleri projesi ise Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde ödüle layık görüldü. Anadolu Sigorta, ikinci yüzyılında toplumsal faydayı, sürdürülebilirliği ve teknolojiyi odağına alan çalışmalarıyla farklı platformlarda ödüllendirilmeye devam ediyor. Şirketin toplumsal cinsiyet eşitliğinden nitelikli eğitime, sokak hayvanlarının yaşam hakkından afetlerle mücadeleye, risk yönetiminden hasar önleyici sigortacılığa uzanan projeleri The Hammers Awards, Smart-i Awards ve Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde toplam 7 ödüle değer bulundu. The Hammers Awards’tan üç ödül Ekiplerin başarısını ve birlikte üretme kültürünü odağına alan The Hammers Awards’ta Anadolu Sigorta üç ödülün sahibi oldu. Şirketin toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarını bütüncül bir çatı altında ele alan #DahaEşit, Sosyal Sorumluluk ve Sürdürülebilirlik Bölümü’nde “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Alanında En İyi Ekip” kategorisinde Altın Ödül kazandı. Anadolu Sigorta Kütüphaneleri, aynı bölümde “Nitelikli Eğitimi ve Gençleri En İyi Destekleyen Ekip” kategorisinde Gümüş Ödül alırken, Kurtaran Araç ise Strateji Bölümü’nde “Optimum Bütçe ile Harikalar Yaratanlar” kategorisinde Gümüş Ödüle layık görüldü. Smart-i Awards’tan iki Altın, bir Gümüş ödül Anadolu Sigorta, sigorta sektörünün inovasyona dayalı ödül programı Smart-i Awards kapsamında da üç farklı projesiyle ödül kazandı. Teknoloji ve iş birlikleriyle sigortacılığın geleneksel risk karşılama rolünü riskleri öngören ve önlemeye yardımcı olan bir yapıya dönüştüren projeler iki Altın ödül kazandırdı. Anadolu Sigorta ve Werover iş birliğiyle hayata geçirilen Risk Yönetimi projesi, Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Altyapısı kategorisinde Altın Smart-i Ödülü alırken; Anadolu Sigorta ve Trio Mobil iş birliğiyle geliştirilen Hasar Önleyici Sigortacılık projesi de Ekosistem Geliştiren İş Birlikleri kategorisinde Altın Smart-i Ödülü’ne layık görüldü. Kurtaran Araç projesi ise, Sosyal Sorumluluk kategorisinde Gümüş Smart-i Ödülü’nün sahibi oldu. Ormanın Gözleri’ne Sürdürülebilir İş Ödülü Anadolu Sigorta’nın sürdürülebilirlik vizyonunun önemli projelerinden Ormanın Gözleri de Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde “Sosyal Etki ve Dayanıklılık – Çevre Odaklı” kategorisinde ödüle layık görüldü. Kalıcı etki, sürdürülebilir fayda Anadolu Sigorta, ikinci yüzyılında da toplumsal faydayı, sürdürülebilirliği ve inovasyonu iş yapış biçiminin ayrılmaz parçaları olarak konumlandırıyor. #DahaEşit ve Anadolu Sigorta Kütüphaneleri projeleriyle toplumsal dönüşüme katkı sunan şirket, Kurtaran Araç ile sokak hayvanlarının yaşamına dokunurken, Ormanın Gözleri projesiyle ormanların korunmasına teknoloji desteği sağlıyor. Werover ve Trio Mobil ile gerçekleştirilen iş birlikleriyle ise sigortacılığın hasar sonrasında devreye giren rolünün ötesine geçerek risklerin önceden tespit edilmesine ve hasarların önlenmesine katkıda bulunmayı hedefliyor. Farklı alanlarda hayata geçirilen bu çalışmalar, gerçek ihtiyaçlara çözüm üretme ve uzun vadeli toplumsal fayda yaratma ortak paydasında buluşuyor. Projelerin farklı platformlarda ödüllendirilmesi de bu yaklaşımın ve çalışmaların değerini ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şentürk Otomotiv, KIA ile Eker I Run’da Hem Yollara Hem İyiliğe Enerji Kattı Haber

Şentürk Otomotiv, KIA ile Eker I Run’da Hem Yollara Hem İyiliğe Enerji Kattı

Otomotiv sektöründeki deneyimini toplumsal fayda ve sürdürülebilir mobilite odağıyla buluşturan Şentürk Otomotiv, Bursa’nın önemli spor organizasyonlarından Eker I Run’da Kia markasıyla yerini aldı. Organizasyona sponsor olarak destek veren Şentürk Otomotiv, etkinlik boyunca Kia’nın yenilikçi mobilite vizyonunu katılımcılarla buluştururken, kurumsal koşu takımı Şentürk Runners ile anlamlı bir hedef için parkura çıktı. Takım üyeleri, KAÇUV – Kanserli Çocuklara Umut Vakfı yararına koşarak kanser tedavisi gören çocuklara destek olmak amacıyla bağış topladı. Kia’nın yeni nesil modelleri Eker I Run’da Eker I Run boyunca oluşturulan Kia deneyim alanında, Kia Sportage ile markanın elektrikli mobilite vizyonunun yeni temsilcisi Kia EV2 katılımcılarla buluştu. Ziyaretçiler modelleri yakından inceleme fırsatı bulurken, Şentürk Otomotiv ekibi araçların tasarım, teknoloji ve sürüş özelliklerini katılımcılara aktardı. Şentürk Otomotiv’in organizasyona katkısı marka deneyimiyle sınırlı kalmadı. Eker I Run’da Kia EV3 ve Kia Picanto, 5K ve 42K yarışlarında öncü ve kronometre araçları olarak parkurda görev aldı. Böylece Kia modelleri, etkinlik alanındaki marka görünürlüğünün ötesine geçerek yarışın heyecanına ve operasyonel akışına eşlik etti. Şentürk Runners çocuklar için koştu Şentürk Otomotiv çalışanlarından oluşan Şentürk Runners, Eker I Run’a sportif bir hedefin ötesinde sosyal bir amaçla katıldı. Takım üyeleri KAÇUV yararına attıkları adımları bağışa dönüştürerek, kanser tedavisi gören çocuklar ve aileleri için oluşturulan dayanışmaya katkı sağladı. Şentürk Otomotiv, çalışan gönüllülüğünü kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımının önemli bir parçası olarak görürken, sporun birleştirici gücü aracılığıyla çalışanlarını sosyal fayda yaratan çalışmaların aktif paydaşı haline getirmeyi hedefliyor. “Mobiliteyi insanları ve iyiliği birbirine bağlayan bir güç olarak görüyoruz” Şentürk Otomotiv adına yapılan değerlendirmede şu ifadelere yer verildi: “Eker I Run’da Kia markamızla yer almak bizim için klasik bir sponsorluk çalışmasının ötesinde bir anlam taşıyor. Bir tarafta Kia’nın yenilikçi ve elektrikli mobilite vizyonunu katılımcılarla buluştururken, diğer tarafta Şentürk Runners takımımızla KAÇUV yararına koşarak çok kıymetli bir sosyal faydanın parçası olduk. Araçlarımızın yarış operasyonunda öncü, kronometre ve hakem araçları olarak görev alması da Kia’yı organizasyonun doğal bir parçası haline getirdi. Şentürk Otomotiv olarak mobiliteyi yalnızca ulaşım değil; insanları, deneyimleri ve iyiliği birbirine bağlayan bir güç olarak görüyoruz.” Şentürk Otomotiv, Eker I Run iş birliğiyle marka iletişimi, sürdürülebilir mobilite, çalışan katılımı ve sosyal sorumluluğu aynı platformda buluşturdu. Kia modellerinin parkurdaki aktif rolünden Şentürk Runners’ın KAÇUV için gerçekleştirdiği yardımseverlik koşusuna uzanan çalışma, Şentürk Otomotiv’in markalarıyla yaşamın ve toplumun içinde değer yaratma yaklaşımının güçlü bir yansıması oldu. Şentürk Otomotiv, önümüzdeki dönemde de sporun birleştirici gücünü, sürdürülebilir mobiliteyi ve toplumsal faydayı aynı rotada buluşturan projeleri desteklemeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

13. Eker I Run, 5 Bine Yakın Kişinin Katılımıyla Koşu Tutkusunu Zirveye Taşıdı Haber

13. Eker I Run, 5 Bine Yakın Kişinin Katılımıyla Koşu Tutkusunu Zirveye Taşıdı

Uludağ’dan Eker Meydan’a doğru yapılan 42K Maratonu'nda kadınlar birincisi Emine Demir olurken, 42K erkeklerde ise Oğuzhan Emre Singer birinci olmayı başardı. Oğuzhan Emre Singer, üst üste dördüncü kez Eker I Run Koşularında şampiyonluk ipini göğüsledi. 13. Eker I Run'ın 42K Maratonu ve 15K Yarışı birincileri, bu yılın büyük deneyim ödülü olan Valio Helsinki City Run’a katılma hakkı kazandı. Bursa’da iki gün boyunca süren 13. Eker I Run, binlerce koşucuyu ve sporseveri sporun birleştirici gücü etrafında buluşturdu. Yarışların heyecanı, festival alanındaki etkinlikler ve dayanışma ruhuyla Bursalılar keyifli bir hafta sonu yaşarken, organizasyon sporun yalnızca fiziksel bir aktivite değil, aynı zamanda toplumsal bağları güçlendiren ve ortak bir amaç etrafında insanları bir araya getiren bir değer olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Farklı yaşlardan ve deneyim seviyelerinden katılımcıların bir araya geldiği Eker I Run, spor, eğlence ve iyiliği buluşturan atmosferiyle Bursa’da iz bıraktı. Eker Süt Ürünleri tarafından bu yıl 13’üncü kez düzenlenen Eker I Run, 3-4 Ekim tarihlerinde Bursa’da gerçekleştirildi. “Koşmak Gerek” temasıyla düzenlenen organizasyon, Türkiye’nin yanı sıra 18 ülkeden gelen yaklaşık 40 yabancı koşucunun da katılımıyla uluslararası bir buluşmaya dönüştü. İki gün boyunca binlerce sporseveri bir araya getiren etkinlik, sosyal sorumluluk çalışmaları ve festival atmosferiyle Bursa’da hareketli bir hafta sonuna ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin ilk ve tek yokuş aşağı maratonunda yeni dereceler Uludağ’dan başlayarak Eker Meydan’da sona eren 42K Maratonu, 150 sporcunun katılımıyla gerçekleştirildi. 1.800 metre rakımdan başlayan ve Türkiye’nin ilk ve tek yokuş aşağı maratonu olma özelliğini sürdüren parkur, sporculara yüksek irtifadan başlayan farklı bir yarış deneyimi sundu. Koşucular, parkurun sunduğu koşullar sayesinde kişisel en iyi derecelerini elde etme fırsatı yakaladı. 42K Maratonu'nda kadınlar kategorisinde mücadele eden Emine Demir, 03:29:33’lük finiş derecesiyle şampiyon oldu. 42K erkeklerde ise son yıllarda Oğuzhan Emre Singer istikrarlı başarısıyla bir kez daha öne çıktı. Emre Singer, 02:39:27’lik finiş derecesiyle Eker I Run Koşularında üst süte dördüncü kez birinci olarak önemli bir başarıya daha imza attı. Demir: “Soğuk havada başlayıp sıcak havada bitirmek farklı bir deneyim yaşattı” Emine Demir, 42K koşusundaki derecesiyle ilgili şunları söyledi: “15 yıldır koşuyorum. Eker I Run maratonuna ilk defa katılıyorum. Parkur gerçekten çok güzel. Soğuk havada başlayıp sıcak havada bitirmek farklı bir deneyim yaşattı. Son 2 km’de kramplar girmeye başladı, fakat maratonu güzel bir sonuçla bitirdim. Eşimden ve çocuklarımdan çok destek gördüm. Bu koşuya 3 ay öncesinden hazırlanmaya başladım. Haftada 100 km koştum. Hem çalışmak hem ev hanımı olmak hem de böyle bir maratona hazırlanmak zor ama keyifliydi. Bundan sonra hedefimde Ankara ve Gaziantep koşuları var.” Singer: “Maraton diğer koşulardan çok farklıdır” Oğuzhan Emre Singer, yarışın ardından şunları söyledi: “Zorlu bir parkurdu. Yaklaşık 14 senedir koşuyorum. 5 senedir de bu maratona katılıyorum. Sürekli kendimi hazır tutuyorum. Maraton diğer koşulardan çok farklıdır. Dağdan aşağı inmek kolay gibi görünse de bacakları zorluyor. Birinci olarak tamamlamak çok güzel. Eker I Run’ın festival havasında olması da çok güzel oluyor.” 42K Maratonu'nda ilk 3 sıralaması şu şekilde gerçekleşti: 42K Maratonu Kadınlar İlk 3 (saat.dakika.saniye) 1. Emine Demir - 03:29:33 2. Burcu Ateş - 03:34:35 3. Özlem Önen - 03:42:02 42K Maratonu Erkekler İlk 3 1. Oğuzhan Emre Singer 02:39:27 2. Hasan Sarışin 02:52:46 3. Fikret Esengiller 02:54:05 Ana yarış programında 42K Maratonu’nun yanı sıra 15K ve 5K yarışları da düzenlendi. Eker Meydan’da Minik Adımlar ve Özel Sporcular Koşusu dahil olmak üzere farklı yaş ve katılımcı gruplarına yönelik sekiz ayrı yarışın startı verildi. Özel Sporcular Koşusu’nda otizmli ve down sendromlu sporcular 500 metrelik parkurda yer alarak sporun kapsayıcı gücünü ortaya koydu. 42K Maratonu'nun yanı sıra yapılan 15K, 5K koşularında ise ilk üç sıralaması şu şekilde: 15K Yarışı Kadınlar İlk 3 1. Derya Köse - 01:03:20 2. Ceren Yılmaz - 01:06:20 3. Funda Karayaman - 01:07:23 15K Yarışı Erkekler ilk 3 1. Ercan Geleş - 00:56:32 2. Sefa Özdemir - 00:59:00 3. Mehmet Altın - 01:00:49 5K Yarışı Kadınlar İlk 3 1. Deniz Çiçek - 00:20:18 2. Melis Tuğsem Erim - 00:20:58 3. Miray Kutlay - 00:22:35 5K Yarışı Erkekler İlk 3 1. Hacı Sebahattin Çavga - 00:17:02 2. Muhammed Bilal Osman - 00:17:25 3. Doğu Güldoğan - 00:17:41 Eker I Run’ın onur konuğu Çiçek Solon Şensoy oldu Eker I Run’ın onur konuğu, Türkiye atletizmine milli atlet, antrenör ve uluslararası atletizm hakemi olarak uzun yıllar katkı sunan Çiçek Solon Şensoy oldu. Şensoy, kızı Ceylan Şensoy ile birlikte organizasyonda yer alarak Eker I Run’ın koşu heyecanını katılımcılarla paylaştı. Yardımseverlik Koşuları’nda 19 STK ile rekor katılım Eker I Run’ın toplumsal fayda odağını yansıtan Yardımseverlik Koşuları, bu yıl 19 sivil toplum kuruluşunun katılımıyla rekor seviyeye ulaştı. Adım Adım iş birliğiyle gerçekleştirilen koşular kapsamında katılımcılar, seçtikleri sivil toplum kuruluşları için bağış kampanyaları yürüttü. Bağış kampanyaları etkinliğin sona ermesinin ardından iki hafta boyunca devam edecek. Organizasyon kapsamında 3 binden fazla bağışçının katkısıyla toplam 7 milyon TL bağışa ulaşılması hedefleniyor. Böylece Eker I Run, sporun birleştirici gücünü toplumsal dayanışmayla buluşturarak daha fazla sosyal fayda yaratmayı amaçlıyor. Eker I Run, kadınların yarışlara katılımını destekleyen küresel oluşum SheRACES tarafından akredite edildi Eker I Run, kadınların yarış organizasyonlarına katılımını artırmak ve cinsiyet eşitliğini desteklemek amacıyla faaliyet gösteren küresel SheRACES oluşumundan akreditasyon alan Türkiye’deki ilk yarış oldu. Bu gelişmeyle organizasyon, kapsayıcı ve erişilebilir spor etkinlikleri oluşturma yaklaşımını uluslararası bir çerçeveyle de destekledi. Sürdürülebilirlik uygulamalarıyla çevresel farkındalık güçlendi Eker I Run, sporun yanı sıra çevresel duyarlılığı ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarını destekleyen uygulamalarıyla da öne çıktı. Minik Adımlar Koşusu’na katılan çocuklara finiş noktasında ikramlar, tek kullanımlık poşetler yerine özel tasarımlı Eker 2 kilogramlık yoğurt kovalarında sunuldu. İçerisinde yiyeceklerin yanı sıra tohum kitlerinin de yer aldığı kovalar, çocukların etkinlik sonrasında saksı olarak kullanabileceği şekilde tasarlandı. Böylece çocukların doğayla bağ kurmaları ve yeniden kullanım konusunda farkındalık kazanmaları desteklendi. Organizasyonun sürdürülebilirlik partnerleri ÜÇGE ve Revego iş birliğiyle hayata geçirilen bir diğer uygulama kapsamında ise parkurlarda ve finiş noktalarında pet şişeler toplandı. Geri dönüşüm merkezinde yeniden değerlendirilecek şişelerden elde edilen gelirin seçilecek bir sivil toplum kuruluşuna aktarılması planlandı. Bu uygulamayla geri dönüşümün yanı sıra çevresel duyarlılığın toplumsal faydaya dönüştürülmesine de katkı sağlandı. Geçtiğimiz yıl festival alanında kurulan geri dönüşüm otomatlarıyla ambalaj atıklarının ekonomiye kazandırılmasına yönelik farkındalık çalışmaları gerçekleştiren Eker I Run, bu yıl da sürdürülebilirlik yaklaşımını farklı uygulamalarla sürdürerek kaynakların verimli kullanılması ve çevre bilincinin yaygınlaşmasına katkıda bulundu. Eker I Run’da sporculara, A.O. Smith iş birliği ile arıtmalı su istasyonlarıyla kesintisiz içme suyu sunuldu. Sporcular, mataralarını veya boş şişelerini doldurarak, tek kullanımlık plastiğin aaltılmasına katkı sundu. “Köpeğin İle Koş” etkinliğinde 46 köpek parkura çıktı 13. Eker I Run’ın 3 Ekim’de Bursa Hüdavendigar Parkı’nda düzenlenen “Köpeğin İle Koş” etkinliği, 46 köpeğin ve çok sayıda hayvanseverin katılımıyla gerçekleşti. Her Eve Bir Pati Derneği (HEPAD) iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte derneğin getirdiği 10 sahipsiz köpek de katılımcılarla birlikte parkurda yer aldı. Hayvanseverlerin köpeklerle vakit geçirerek onları yakından tanıma fırsatı bulduğu etkinlik, sahipsiz hayvanların yeni yuvalara kavuşmasına destek olmayı hedefledi. Etkinlikten elde edilen gelirin HEPAD’a bağışlanmasının yanı sıra katılımcılar doğrudan bağış yaparak sosyal faydaya katkı sundu. Eker I Run şampiyonlarına Helsinki’de yarışma fırsatı Deneyim odaklı yaklaşımıyla öne çıkan Eker I Run, dereceye giren sporculara sunduğu ödülle de farklı bir deneyim yaşattı. 13. Eker I Run’ın 42K ve 15K kategorilerinde şampiyon olan sporcular, Finlandiya’nın en büyük koşu organizasyonlarından Valio Helsinki City Run’da yarışma ve Türkiye’yi uluslararası arenada temsil etme hakkı kazandı. “Koşunun enerjisini toplumsal faydayla birleştirerek daha fazla insana ulaşmayı sürdüreceğiz” Eker Süt Ürünleri Pazarlama Grup Müdürü Özge Kiraz, 13. Eker I Run’ın ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Eker I Run’ı yalnızca bir spor organizasyonu olarak değil, insanları ortak bir amaç etrafında buluşturan, dayanışmayı güçlendiren ve farklı deneyimler sunan bir platform olarak görüyoruz. Bu yıl yaklaşık 5 bin koşucuyu Bursa’da ağırlarken, 19 sivil toplum kuruluşunun katılımıyla Yardımseverlik Koşuları’nda ulaştığımız rekor katılım ve kadınların yarışlara katılımını destekleyen SheRACES akreditasyonumuz bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Özel Sporcular Koşusu’ndan Köpeğin İle Koş etkinliğine kadar farklı alanlarda hayata geçirdiğimiz uygulamalarla, herkesin kendine yer bulabildiği kapsayıcı bir organizasyon oluşturmayı önemsiyoruz. Yardımseverlik Koşusu’nu Adım Adım iş birliğiyle 10 yıldır gerçekleştiriyoruz. Bugüne kadar koşucularımızın desteğiyle toplam 13 milyon TL bağış toplandı. Bu yıl da güçlü bir katılımla bu rakamın yarısından fazlasını toplamayı hedefliyoruz. Sürdürülebilirlik yaklaşımımızı da etkinliğin farklı noktalarına taşıdık. Bu yıl çocuklarda yeniden kullanım konusunda farkındalık yaratmaya yönelik uygulamamız ve geri dönüşüm alanındaki iş birliklerimizle sürdürülebilirliği Eker I Run’ın bir parçası haline getirdik. Sporun birleştirici gücünü çevresel farkındalıkla buluşturarak gelecek nesillerde kalıcı bir bilinç oluşturmayı önemsiyoruz. Eker I Run’ın her yıl gelişerek büyümesinde koşucularımızın, gönüllülerimizin, iş ortaklarımızın ve Bursa halkının katkısı büyük. Bu yıl da hep birlikte sporun ötesine geçen, toplumsal ve çevresel faydayı odağına alan bir deneyim yaşadık. Önümüzdeki yıllarda da koşunun enerjisini toplumsal faydayla buluşturarak daha fazla insana ulaşmayı sürdüreceğiz.” Eker I Run; Bursa Büyükşehir Belediyesi, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Atletizm Federasyonu, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Uludağ Alan Başkanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği’nin resmi partnerliğinde gerçekleştirildi. Adım Adım organizasyonun sosyal sorumluluk partneri olurken SheRACES, World Athletics, World’s Marathons ve Abbott World Marathon Major uluslararası partnerler arasında yer aldı. Eker Meydan, Romatem, GA Endurance & Coaching, KIA Şentürk, Bosphorun Quarter Marathon, Medicana, Sultan, Mutlu Makarna, PowerApp, Oses Çiğ Köfte, Bursa Teleferik, Yonca Cimnastik, Mac Fit, Kentvizyon, Hisar Reklam, Aloft Bursa Hotel, Kayra Yemek, MCR Racesetter, ÜÇGE, Revego ve Plus Timing de organizasyona katkı sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Pati Elçileri, Bakımdan Sahiplendirmeye Kesintisiz Destekle Etki Alanını Büyütüyor Haber

Borusan Pati Elçileri, Bakımdan Sahiplendirmeye Kesintisiz Destekle Etki Alanını Büyütüyor

Borusan Grubu’nun kurumsal gönüllülük inisiyatifi “Okyanus Gönüllü Borusanlılar”, sahipsiz ve yardıma muhtaç sokak hayvanlarının yaşam koşullarını iyileştirmek üzere yürüttüğü “Borusan Pati Elçileri” programının kapsamını genişletti. Platform, geçtiğimiz yıldan bu yana iş birliği yaptığı Her Eve Bir Pati Derneği’nin (HEPAD) yanı sıra Kurtaran Ev ile de el ele vererek barınaklardaki 2300 can dostumuzun rehabilitasyon, bakım ve sahiplendirilme süreçlerini destekledi. Patili dostların yanında: Bakım, sosyalleşme ve yeni yuvalar Borusan Pati Elçileri, bizzat barınaklarda görev aldı. HEPAD Bahçe’de ve Kurtaran Ev bünyesindeki yaşam alanlarında kalan hayvanların beslenme ve temel bakım ihtiyaçlarını karşıladı. “Okyanus Gönüllü Borusanlılar”, sahipsiz patili dostların güvenli ortamlarda yaşaması için koruyucu ailelik modeline ve sahiplendirme çağrılarına da destek verdi. HEPAD (Her Eve Bir Pati Derneği) Uçuş Gönüllüsü Programı ile, derneğin himayesindeki terk edilmiş sokak hayvanlarının yurt dışındaki ömürlük yuvalarına güvenle ulaştırılıp yuvalandırılması sağlanıyor. Çalışan emeğiyle büyüyen sorumluluk Borusan Grubu, toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretme yaklaşımını, çalışanların doğrudan sahada yer aldığı gönüllülük projeleriyle destekliyor. 2008 yılında kurulan “Okyanus Gönüllü Borusanlılar” Platformu, Borusanlıların bilgi, deneyim ve kişisel emeklerini kurumsal bir çatıda birleştiriyor. Grup genelinde teşvik edilen bu gönüllülük kültürü sayesinde Borusanlılar; eğitimden çevreye, hayvan haklarından acil yardım faaliyetlerine kadar birçok farklı alanda toplumsal fayda yaratıyor. 2025 genelinde 1.579 Borusanlı gönüllülük faaliyetlerine aktif katıldı. Gönüllülük faaliyetlerinin önemli bir bileşeni olan kapsayıcılık programlarıyla ulaşılan kişi sayısı ise 12.575 oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.