Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toplumsal Katılım

Kapsül Haber Ajansı - Toplumsal Katılım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Katılım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ecolab İstanbul Fabrikası, Türkiye’nin İlk 5 AWS Sertifikalı Tesisinden Biri Oldu Haber

Ecolab İstanbul Fabrikası, Türkiye’nin İlk 5 AWS Sertifikalı Tesisinden Biri Oldu

Sertifika, Ecolab’ın sorumlu su yönetimine ve yerel su kaynaklarının korunmasına yönelik uzun vadeli taahhüdünün altını çiziyor. Toplam 12 aya yayılan titiz seçim süreci, kapsamlı denetimleri, saha değerlendirmelerini ve paydaş katılımını içeriyor. Sertifika sürecini değerlendiren Ecolab I+MEA (Hindistan, Orta Doğu ve Afrika) Tedarik Zinciri Başkan Yardımcısı Lütfi Doğan, konuyla ilgili şunları söyledi: “Bu sertifika, resmi bir tescilden çok daha fazlasını ifade ediyor, su kaynaklarını korumaya yönelik mevcut taahhüdümüzde stratejik bir dönüm noktasını temsil ediyor.” Doğan, küresel belirsizliklerin yaşandığı bir dönemde bu önemli aşamaya gelmiş olmaktan gurur duyduğunu belirterek, şöyle devam etti: “İstanbul fabrikamızı pazarımızdaki ilk AWS sertifikalı tesis ve ülke genelindeki ilk 5 sertifikalı tesisten biri olarak konumlandırmayı başardık, bu da kolektif çabanın ve uzun vadeli kararlılığın nasıl ölçülebilir ve olumlu bir etkiye dönüşebileceğini kanıtlıyor. Başarımız, Ecolab’ın temel amacı olan topluluklarımız için hayati olanı korurken ticari büyümeyi sürdürme hedefinin doğrudan bir yansımasıdır. Uluslararası düzeydeki bu standart, sadece İstanbul fabrikamız için değil, tüm bölgemiz için önemli bir referans noktası olacak. Her yıl yenilenen sertifika süreciyle, su yönetimindeki liderliğimizi gelecek yıllarda da sürdürmeyi ve güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Ecolab’ın AWS yolculuğunda önemli kilometre taşları Ecolab’ın Türkiye’deki AWS yolculuğu, endüstriyel süreçlerle sınırlı kalmadı ve su yönetimi ilkelerini toplumsal katılım ve ekosistem koruma girişimlerine entegre etti: Ecolab İstanbul Fabrikası / Nalco Water: Tesisin kapsamlı su sürdürülebilirliği yolculuğu, Türkiye AWS web sayfası üzerinden entegre edilerek paylaşıldı. Ömerli Barajı Çevre Faaliyetleri: Gönüllü ekipler, İstanbul’un en kritik içme suyu kaynaklarından biri olan Ömerli Barajı’nda temizlik faaliyetleri yürüttü.Akademi ve Kamu Sektörüyle İş Birliği: Sabancı Üniversitesi ile stratejik akademik iş birlikleri kuruldu ve İSKİ, yerel yönetimler ve komşu sanayi tesislerinin katılımıyla bölgesel bir farkındalık platformu olan "İstanbul Su Paneli" oluşturuldu.

Nilüfer Belediyesi Uluslararası Yeşil Enerji Araştırmasına Ev Sahipliği Yaptı Haber

Nilüfer Belediyesi Uluslararası Yeşil Enerji Araştırmasına Ev Sahipliği Yaptı

Nilüfer Belediyesi, uluslararası ölçekte yürütülen “Yeşil Enerji Dönüşümünün Sahadaki Yansımaları” başlıklı araştırma projesi çerçevesinde önemli bir ziyarete ev sahipliği yaptı. Britanya merkezli King’s College London öncülüğünde yürütülen çalışma kapsamında Nilüfer’e gelen araştırma ekibi, belediyenin sürdürülebilirlik ve yeşil enerji uygulamalarını yerinde inceledi. Nilüfer Belediyesi Alaaddinbey Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen toplantıya Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş de katıldı. Görüşmede, belediyenin yenilenebilir enerji politikaları, yerel düzeyde yürüttüğü sürdürülebilirlik çalışmaları ve toplumsal katılım modelleri hakkında kapsamlı bilgi paylaşımı yapıldı. Toplantıda konuşan Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş şunları söyledi: “Nilüfer Belediyesi olarak bugün 64 elektrikli aracımız ve 8 çatı GES projemiz ile sürdürülebilirlik noktasında başarılı uygulamalarımıza devam ediyoruz. Başta belediye binalarımız olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarımızı her yıl yükseltiyoruz. Sosyoekonomik açıdan Türkiye’nin en gelişmiş ilçelerinden biri olan Nilüfer, sürekli büyüyen bir kent. Her yıl 20 bini aşan, neredeyse bir mahalle kadar göç alıyoruz. Bursa’daki istihdamın büyük bir bölümü Nilüfer’de gerçekleşiyor. Aynı zamanda hastaneleri, özel okulları ve sosyal yaşamıyla Bursa’nın yükünü Nilüfer çekiyor. Dolayısıyla Bursa’nın yaşadığı tüm sorunlar Nilüfer’i doğrudan etkiliyor. Elbette bizler karbon emisyonlarının düşürülmesi noktasında karar mercii değiliz. Fakat hem kendimizi dönüştürmek hem de Nilüferlileri bilinçlendirmek için çalışmaya devam ediyoruz.” SAHADA İNCELEME VE BELGESEL ÇEKİMLERİ Ziyaret kapsamında araştırma ekibi, saha gözlemleri de gerçekleştirdi. Programın ikinci bölümünde Nilüfer Belediyesi Sürdürülebilirlik Parkı’nı gezen ekip, burada yer alan uygulamaları inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Heyet, programın son durağında ise Güngören Mahallesi’nde bulunan Güneş Enerji Santrali’ni (GES) ziyaret ederek, Nilüfer Belediyesi’nin yenilenebilir enerji üretimi alanındaki çalışmalarını gözlemledi. Ziyaretler süresince proje kapsamında hazırlanan belgesel için çekimler gerçekleştirildi. AKDENİZ’DE YEŞİL DÖNÜŞÜM İNCELENİYOR British Academy tarafından desteklenen uluslararası araştırma projesi; Türkiye, Yunanistan ve İtalya’da yürütülerek, yeşil enerji dönüşümünün yerel düzeydeki etkilerini çok boyutlu olarak ele alıyor. Projede Türkiye’den Kadir Has Üniversitesi, İtalya’dan Gran Sasso Üniversitesi ve Yunanistan’dan Dimitris Katsaprakakis ile yerel araştırmacılar yer alıyor. Çalışma; iklim değişikliği, sürdürülebilir ve yeşil enerjiye geçiş ile topluluk katılımı arasındaki ilişkileri inceleyerek, yerel deneyimlere odaklanıyor. Yüz yüze mülakatlar, katılımcı gözlem ve belgesel film yapımı gibi yöntemlerin birlikte kullanıldığı proje, yeşil dönüşüm süreçlerinin sahadaki karşılığını ortaya koymayı hedefliyor. Araştırma kapsamında elde edilecek bulguların, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat hedefleri doğrultusunda şekillenen enerji politikalarına yerel perspektiften katkı sunması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai Motor Türkiye ve Habitat Derneği’nden Gençlere Eşitlik Odaklı Etkinlik Haber

Hyundai Motor Türkiye ve Habitat Derneği’nden Gençlere Eşitlik Odaklı Etkinlik

Hyundai Motor Türkiye tarafından Habitat Derneği ve Türk Eğitim Vakfı iş birliğiyle gençlerin toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık kazanmasını ve çözüm üretmesini teşvik etmek amacıyla Design Jam etkinliği düzenlendi. 6 Mart tarihinde Hyundai Motor Türkiye’nin İstanbul Ofisi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, Hyundai Motor Türkiye x Türk Eğitim Vakfı üniversite bursiyerleri ve stajyerlerinden oluşan genç katılımcılar bir araya geldi. Tasarım odaklı düşünme metodolojisi kullanılarak gerçekleştirilen etkinlikte gençler; empati kurma, problem tanımlama, fikir üretme ve çözüm tasarlama aşamalarından oluşan yoğun bir çalıştay sürecine katıldı. Katılımcılar, toplumsal cinsiyet eşitliği ve eşitsizliklerin azaltılması konularını farklı yaşam alanları üzerinden ele alarak yenilikçi çözüm önerileri geliştirdi. Gençlerden Beş Farklı Alanda Çözüm Önerileri Design Jam kapsamında katılımcılar, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden beş farklı yaşam alanına odaklandı. Eğitim ve akademi, iş hayatı, gündelik yaşam, toplumsal katılım ile güvenlik, sınırlar ve özgürlük alanı başlıklarında geliştirilen fikirler; gençlerin karşılaştıkları eşitsizliklere yönelik çözüm önerileri üretmelerini hedefledi. Habitat Derneği uzmanlarının rehberliğinde yürütülen çalıştay boyunca katılımcılar, uluslararası araştırma verileri doğrultusunda farklı kullanıcı profillerini analiz ederek sosyal etki odaklı fikirler geliştirdi. Program sonunda ortaya çıkan yenilikçi çözümler, sürdürülebilir kalkınma amaçlarına katkı sağlayabilecek sosyal etki projeleri olarak değerlendirilmek üzere paylaşılacak. Hyundai Motor Türkiye’den Gençlere Destek Hyundai Motor Türkiye, sürdürülebilir sosyal fayda yaratmayı ve gençlerin toplumsal konulara aktif katılımını desteklemeyi amaçlayan projeler gerçekleştirmeye devam ediyor. Kurumsal sosyal sorumluluk ve ortak değer yaratma inisiyatifi olan Hyundai Continue kapsamında yürütülen çalışmalar, “Hope / Umut” çatısı altında genç nesillere odaklanıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında gerçekleştirilen Design Jam etkinliğiyle Hyundai Motor Türkiye, gençlere fikirlerini geliştirebilecekleri bir düşünce platformu sunarak toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratmayı ve yenilikçi çözümlerin ortaya çıkmasını destekledi. Gençlerden Eşitlik İçin Güçlü Mesajlar Etkinliğe katılan gençler, farklı bakış açılarını bir araya getiren bu çalıştayın kendileri için hem öğretici hem de ilham verici bir deneyim olduğunu ifade etti. Katılımcılar, birlikte düşünmenin ve çözüm üretmenin toplumsal sorunlara farklı perspektiflerden yaklaşmayı mümkün kıldığını vurguladı. Hyundai Motor Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen bu çalışma, gençlerin toplumsal dönüşümdeki rolünü güçlendirmeyi ve sosyal fayda odağında sürdürülebilir projeler geliştirilmesini desteklemeyi amaçlıyor. Kurumlar, gençlerin yenilikçi fikirleriyle toplumsal eşitliğe katkı sağlayan çalışmalar yürütmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Engelli Bireylerin En Temel Sorunu Erişilebilirlik  Haber

Engelli Bireylerin En Temel Sorunu Erişilebilirlik 

Türkiye’de yaklaşık 4,5 milyon engelli bireyin bulunduğunu belirten Yurdalan, engelli çalışan istihdam eden işverenlere sağlanan prim desteğinin önemine de değinerek, “Engelli çalışanlara fırsat verme kültürü bir şirketin toplumsal sorumluluk bilincinin göstergesidir” dedi. İstinye Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. S. Ufuk Yurdalan, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında engelli bireylerin Türkiye’de karşılaştığı temel sorunlara ve çözüm önerilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. TÜİK’in nüfus ve konut araştırmasında en az bir engeli olan bireylerin oranı yüzde 6,9, Ulusal Engelli Veri Sistemi’ne kayıtlı engelli birey sayısı ise yaklaşık 4,5 milyon kişi olarak bildirilmektedir. Türkiye’nin 87 milyon 774 bin 194 kişilik nüfusu göz önüne alındığında, her gün milyonlarca kişi erişilebilirlik, eğitim, istihdam ve toplumsal katılım alanlarında çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. “Erişilebilirlik hâlâ en büyük bariyer” Prof. Dr. Yurdalan, engelli bireylerin en önemli problemlerinden birinin erişilebilirlik olduğuna dikkat çekti: “Fiziksel erişilebilirlik olarak rampalar, asansörler, uygun yaya yolları, engelsiz tuvaletler ve engelli park yerleri gibi alt yapı yetersizliklerini sıralayabiliriz. Dijital erişilebilirlikte ise web siteleri, mobil uygulamalar ve dijital hizmet platformlarının engellilere uygun tasarlanmaması veya edinebilmeleri sorunlar arasında. Engellilerin eğitim ve istihdam fırsatlarına erişimi de sınırlı olabiliyor. İş bulmada ayrımcılık ve önyargılar ile engellenebiliyorlar, oysa tüm bu alanlara erişimleri bir hak, insan onuru meselesi”. Görme ve duyma engellilerin karşılaştığı özel güçlükler Prof. Dr. Yurdalan, görme engelli bireylerin özellikle eğitim, istihdam ve sosyal hayata katılımda ek bariyerlerle karşılaştıklarını, ilişkili teknolojik çözümlerden ekran okuyucular, yapay zekâ uygulamaları ve sesli yönlendirme sistemlerinin bağımsızlığı artırdığını ifade etti. Bankacılık hizmetlerinde “şahit istenmesi” uygulamasının sürdüğünü hatırlatarak bu durumun bankacılık mevzuatı ve teknolojik sistemlerle aşılabileceğini söyledi. Duyma engellilerin ise en büyük sorununun iletişim engelleri olduğuna değinen Yurdalan, “Uygun öğretim materyallerinin ve destek hizmetlerinin eksikliği eğitimde eşitsizlik yaratıyor. Aynı şekilde “iş verenlerin iş yerlerinde duyma engellilere ilişkin endişeleri istihdam edilmelerini olumsuz etkileyebiliyor” dedi. Yine duyma engelliler toplumsal etkinliklere katılımda da iletişim zorlukları nedeniyle çekimser kalarak sosyal yaşamdan izole olabiliyor. “Engelli bireylerin güçlenmesi için sosyal projeler şart” Prof. Dr. Yurdalan, engelli bireylerin toplumda kendilerini daha güçlü ve özgür hissedebilmeleri için geniş kapsamlı sosyal projelere ihtiyaç olduğunu belirterek bazı önerilerde bulundu: “Bilgisayar, el sanatları, teknik beceriler gibi iş yeterlilikleri sağlayan mesleki eğitim atölyeleri yapılmalı.CV hazırlama, mülakat eğitimi, girişimcilik danışmanlığı gibi istihdam destekleri sağlanmalı. Sanat, kültür ve gönüllülük projeleri yoluyla sosyal katılımı artırıcı faaliyetler gerçekleştirilmeli. Sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere erişimi güçlendirmek için de erişimi kolaylaştırıcı toplumsal hizmet projeleri strateji olmalı”. Şehirlerdeki en kritik sorunlar: Ulaşım ve altyapı Yurdalan, şehirlerin engelli dostu olması için atılması gereken adımlardan örnekler verdi: “Yaya yolları, rampalar, asansörler ve toplu taşıma durakları yeniden düzenlenmeli. Toplu taşımada engelli önceliği ve güvenli seyahat çözümleri hayata geçirilmeli. Kamu kurumlarında hızlı randevu ve engellilere özel işlem saatleri oluşturulmalı. Yeni tasarımlarda engelli dostu teknolojiler zorunlu hale getirilmeli. Merkezi noktalarda trafik ışıkları ve yaya geçişleri engelli kullanımına göre ayarlanmalı. Sürekli ihtiyaç analizleri yapılarak engelli transferleri ve resmi işlemlerini kolaylaştıracak bilimsel projeler desteklenmeli.” Yenilikçi teknolojiler bağımsız yaşamı güçlendiriyor Engelli bireyler için geliştirilen teknolojilerin onlara büyük kolaylıklar sağladığından söz eden Prof. Dr. Yurdalan, yapay zekâ destekli uygulamaların hızla yaygınlaştığını söyledi. Kullanılan başlıca teknolojiler arasında Be My Eyes, Microsoft Seeing AI, Ava, Apollon Gözlük, WeWALK akıllı baston, EyeSense, Otsimo gibi uygulamalar yer alıyor. “Teknoloji, engelli bireylerin sesini duyurmada ve fonksiyonel bağımsızlıklarını artırmada çok önemli bir eşitlik aracı haline geldi” diyen Yurdalan, bu alanda kamu ve özel sektörün ortak projeler geliştirmesinin etkin bir yol olduğunu işaret etti. “Yasal teşvik var, insani sorumluluk daha büyük” Engelli çalışan istihdam eden işverenlere sağlanan prim desteğinin önemine değinen Yurdalan, mevcut teşvikler dışında şu önerilerde bulundu: “Engelli çalışanlara fırsat verme kültürü bir şirketin toplumsal sorumluluk bilincinin göstergesidir. Engellilerin çalışma ortamları onların gereksinimlerine uygun düzenlenmeli. Esnek veya verim odaklı çalışma modelleri yaygınlaştırılmalı, saat bazlı iş paketleri düşünülmeli. Engelli çalışanlar yetkin oldukları alanlarda istihdam edilmeli. Ulusal ve uluslararası fonlarla iyi uygulama örnekleri yaygınlaştırılmalı. Çocuğu olan engelli çalışanlara eğitim desteği verilmeli” “Engelsiz bir Türkiye mümkün” Prof. Dr. S. Ufuk Yurdalan, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün bir farkındalık günü olmakla kalmayıp, ötesine geçmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Toplumsal yaşamın tüm alanlarında engelleri kaldırmak, bütüncül bir politika ve irade gerektirir. Fiziksel, dijital ve sosyal engelleri birlikte kaldırdığımızda tüm bireylerin eşit, özgür ve katılımcı bir yaşam sürebileceği bir Türkiye’de 3 Aralık’lar engelsiz engelliler gününe dönüşebilir.” Bunun bir örneği olarak Üniversitemiz Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğretim üyemiz Dr. Mirsad Alkan’ın yürütücülüğünde tamamlanan TÜBİTAK 4008-Özel Gereksinimi olan Bireylere Yönelik Kapsayıcı Toplum Uygulamaları projesi kapsamında 23 Ekim 2025’te Vadi Kampüs’te ”Paralimpik Sporcu Festivali: Öğren, Bilinçlen, Yeteneğini Keşfet, Sporcularla Oyna” etkinliği geniş katılımla gerçekleştirilmiş; TÜBİTAK projenin devam etmesi yönünde karar oluşturmuştur.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.