Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toplumsal Refah

Kapsül Haber Ajansı - Toplumsal Refah haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Refah haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Koç Üniversitesi  32’inci Dönem Mezunlarını Verdi Haber

Koç Üniversitesi 32’inci Dönem Mezunlarını Verdi

Lisans ve lisansüstü eğitimini tamamlayan 1731 öğrencinin mezun olduğu bu yıl okul birincileri Ekonomi Bölümü ve Psikoloji Bölümü Bölümü’nden Selin Demirayak, Kimya Bölümü ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Ege Yiğit Erbil, Fizik Bölümü ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Melih Özkurt ve İşletme Bölümü ve Ekonomi Bölümü’nden Hüseyin Uygar Bağıryanık oldu. Törenin bu yılki konuk konuşmacısı, Nobel Ekonomi Ödülü sahibi ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nün (MIT) en yüksek akademik unvanı olan “Institute Professor” payesine sahip Prof. Dr. Daron Acemoğlu oldu. Törende konuşan Koç Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Cem Kozlu gençlere, “Sizi başarıya taşıyan rutinlerinizi, reflekslerinizi, çalışma şekillerinizi, sorma, soruşturma, araştırma yöntemlerinizi canlı tutup, geliştirip hayatınızın her bölümüne uygularsanız ve yol boyunca engellerle karşılaştığınızda da pes etmezseniz, başarılarınızın artarak devam edeceğine inanıyorum” diyerek seslendi. Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Sitti de, “Cesaretiniz güçlü olsun. Ve yarattığınız etki, sizden çok daha uzun yaşasın. Çünkü hayatın sonunda sahip olduğunuz unvanlar değil, dokunduğunuz hayatlar ve yarattığınız katkılar kalacak geriye. Hepiniz üniversitemizin önemli bir parçası oldunuz ve sonsuza dek öyle kalacaksınız. Sizlerden beklentilerimiz çok fazla ve her zaman yanınızda olacağız.” diye konuştu. Törende, kurumlar, politik ekonomi ve ekonomik kalkınma alanlarında gerçekleştirdiği öncü çalışmalarıyla, toplumların refah, özgürlük ve kalkınma düzeylerini belirleyen temel dinamiklere ilişkin anlayışa kalıcı ve dönüştürücü katkılarda bulunmuş çağımızın en etkili iktisatçıları arasında yer alan Prof. Dr. Daron Acemoğlu’na Şeref Doktorası takdim edildi. Koç Üniversitesi’nde lisans ve lisansüstü eğitimini tamamlayan 1731 öğrenci 27 Haziran Cumartesi günü Rumelifeneri Kampüsü’nde düzenlenen mezuniyet töreninde diplomalarını aldı. Tören, Koç Üniversitesi Mütevelli Heyet Onursal Başkanı Rahmi M. Koç, Mütevelli Heyet Başkanı Cem Kozlu, Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Sitti, Mütevelli Heyet ve Danışma Kurulu Üyeleri, akademisyenler, 2026 mezunları ve ailelerinin katılımıyla gerçekleşti. Koç Üniversitesi’nin 32. mezuniyet töreninde konuk konuşmacı Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nün (MIT) en yüksek akademik unvanı olan “Institute Professor” payesine sahip Prof. Dr. Daron Acemoğlu oldu. Törende, çağımızın en etkili iktisatçıları arasında yer alan Prof. Dr. Daron Acemoğlu’na Şeref Doktorası takdim edildi. Cem Kozlu: Hayat boyu bir öğrenci gibi araştırarak ve sorgulayarak başarıya ulaşabileceğinizi unutmayın Mütevelli Heyet Başkanı Cem Kozlu, konuşmasına Mütevelli Heyet Başkanlığı görevini büyük bir özveri ve zengin bir vizyon ile yürüten, geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Prof. Dr. Nur Yalman’ın üniversiteye yaptığı eşsiz katkılar için şükranlarını sunarak başladı. Cem Kozlu gençlere şöyle seslendi, “Değerli mezun adaylarımız 15-20 yıldır öğrencisiniz. Başarılı olmasaydınız, bugün beraber olamazdık. Sizi başarıya taşıyan rutinlerinizi, reflekslerinizi, çalışma şekillerinizi, sorma, soruşturma, araştırma yöntemlerinizi canlı tutup, geliştirip hayatınızın her bölümüne uygularsanız ve yol boyunca engellerle karşılaştığınızda da pes etmezseniz, başarılarınızın artarak devam edeceğine inanıyorum. Yolunuz ve bahtınız açık olsun.” Prof. Dr. Metin Sitti: “Milyonların Hayatına Dokunan Bir Vizyon” Törende açılış konuşmasını yapan Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Sitti, başta Üniversitenin kurucusu merhum Vehbi Koç olmak üzere Koç Üniversitesi’nin elde ettiği büyük başarılarda önemli katkıları bulunan Koç Ailesi’ne, Vehbi Koç Vakfı’na, Koç Üniversitesi Danışma Kurulu ve Mütevelli Heyetine, üniversitenin önceki yöneticilerine, akademik ve idari çalışanlara, öğrenci ve mezunlara teşekkür etti. Prof. Dr. Metin Sitti: “Bugün sizlerin başarısını kutlarken, bu başarının arkasındaki büyük vizyonu da hatırlatmak istiyorum. Bu yıl, Koç Topluluğu’nun kuruluşunun 100. Yılını kutluyoruz. Bir asır önce, Cumhuriyet’in ilk yıllarında, ülkesinin geleceğine inanan genç bir girişimci olarak yola çıkan Vehbi Koç’un ortaya koyduğu vizyon, bugün milyonlarca insanın hayatına dokunan bir etkiye dönüşmüş durumda. Ancak Vehbi Koç’un mirası yalnızca iş dünyasında yarattığı başarılarla ölçülemez. O, eğitimin, bilimin, sanatın, kültürün ve toplumsal gelişimin güçlü bir ülkenin vazgeçilmez unsurları olduğuna inanıyordu. Vehbi Koç, yalnızca ekonomik değer yaratan bir girişimci değil; eğitime, bilime, sanata ve toplumsal gelişime yatırım yaparak kalıcı kurumlar inşa eden bir vizyonerdi. Bugün Koç Üniversitesi de bu vizyonun en güçlü örneklerinden biridir. Ancak bugün, mezuniyet sevincimizi yaşarken, yakın zamanda kaybettiğimiz çok değerli bir ismimizi de anmak istiyorum. Uzun yıllar Mütevelli Heyet Üyemiz ve 2019–2025 yılları arasında Mütevelli Heyet Başkanımız olarak görev yapan Prof. Dr. Nur Yalman, yalnızca dünya çapında saygın bir akademisyen değil, aynı zamanda Üniversitemizin gelişimine yön vermiş vizyoner bir liderdi. Öğrencilerimizin yalnızca başarılı değil, aynı zamanda topluma değer katan ve olumlu değişim yaratabilen bireyler olacağına büyük güven duyardı. Bugün kendisini saygı, minnet ve özlemle anıyoruz” diye konuştu. Prof. Dr. Metin Sitti: Bilgi ancak insan hayatına dokunduğunda gerçek değer kazanır Koç Üniversitesi’nin genç bir üniversite olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Metin Sitti sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün mezun ettiğimiz sizler gibi, üniversitemiz de genç bir kurum; ancak yaşından çok daha büyük hayallere ve hedeflere sahip. Sizlerin doğduğu yıllarda henüz kuruluşunun ilk dönemlerini yaşayan üniversitemiz, bugün Türkiye'nin ve dünyanın saygın araştırma üniversiteleri arasında yer alıyor. Bu yıl da araştırmada, sağlıkta, girişimcilikte, sürdürülebilirlikte ve disiplinlerarası çalışmalarda önemli başarılara imza attık. Ancak bizi asıl heyecanlandıran, yalnızca bugün nerede olduğumuz değil; gelecekte nasıl bir üniversite olmak istediğimizdir. Çünkü üniversitelerin dünyadaki rolü de değişiyor. Üniversiteler önce eğitim, sonra araştırma kurumlarına dönüştü. Bugün ise yeni bir aşamadayız. Artık yalnızca bilgi üretmek değil, o bilgiyi toplumsal, ekonomik ve insani değere dönüştürmek gerekiyor. Bugün dünyanın en başarılı üniversiteleri yalnızca ne kadar bilgi ürettikleriyle değil, yarattıkları etkiyle de ölçülüyor. Biz de Koç Üniversitesi olarak tam bunu hedefliyoruz. Yapay zekâdan robotiğe, sağlık teknolojilerinden sürdürülebilirliğe, kuantum teknolojilerinden sosyal bilimlere kadar her alanda yalnızca bilgi üretmeyi değil, insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm üretmeyi amaçlıyoruz. Çünkü bilgi değerlidir. Ama bilgi ancak insan hayatına dokunduğunda gerçek değer kazanır. Hayatın yeni döneminde genç mezunların önünde farklı yollar olacağına dikkat çekerek sözlerine devam eden Prof. Dr. Metin Sitti, “Şu anki mezuniyet enerjiniz öyle güçlü ve hepiniz yan yana iken bu güç o kadar daha büyüyor ki, bu enerjinizi başka enerjilere dönüştürüp dünyayı pozitif yönde dönüştürün lütfen. Daha güzel ve barış, refah ve huzur dolu günler için. Unutmayın, enerji tükenmez, peki ne olur? Dönüştürülür. Enerjiniz potansiyel enerji gibi statik bir enerjiye dönüşmesin. Kinetik enerjiye ve eyleme dönüşsün. Unutmayın, güzel yeni şeyleri (mesela bir eseri, kariyeri veya itibarı) kurmak çok emek, zaman, enerji, kaynak ve mücadele gerektirirken bunları yıkmak da o kadar kolay ve hızlı ki! Kimsenin kurduklarınızı yıkmasına izin vermeyin. Hayalleriniz büyük olsun. Kalbiniz iyi olsun.” Prof. Dr. Daron Acemoğlu: “İnsan zekâsı ile yapay zekâ birbirini tamamlayan güç olmalı” Törende mezunlara seslenen Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Prof. Dr. Daron Acemoğlu ise yapay zekânın insanlık tarihinin en dönüştürücü teknolojilerinden biri olmaya aday olduğunu belirtti. Prof. Dr. Acemoğlu, son yıllarda bu alanda yaşanan hızlı gelişmelerin üretkenlik, bilimsel keşifler ve ekonomik büyüme açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Ancak teknolojik ilerlemenin toplumsal refahı ve ekonomik kazanımları kendiliğinden tüm kesimlere yaymadığını vurgulayan Acemoğlu, yapay zekânın geleceğinin yalnızca teknolojik kapasitesiyle değil, nasıl tasarlandığı, hangi amaçlarla kullanıldığı ve hangi kurumlar ile politikalar tarafından yönlendirildiğiyle de şekilleneceğini söyledi. İnsan zekâsı ile yapay zekânın birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan güçler olarak görülmesi gerektiğini belirten Acemoğlu, çalışanların becerilerini geliştiren, yaratıcılığı destekleyen ve yeni fırsatlar yaratan insan odaklı yapay zekâ uygulamalarının önemine dikkat çekti. Yapay zekâ çağında karşı karşıya olduğumuz temel sorunun teknolojinin ne yapabileceği değil, bu teknolojinin kimlerin yararına ve nasıl kullanılacağı olduğunu ifade eden Acemoğlu, mezunları teknoloji ile toplumsal sorumluluğu birlikte düşünmeye ve daha kapsayıcı bir gelecek inşa etmeye katkı sunmaya çağırdı. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nün (MIT) en yüksek akademik unvanı olan “Institute Professor” payesine sahip Prof. Dr. Daron Acemoğlu, kurumların oluşumu ile toplumsal refah üzerindeki etkilerini açıklayan araştırmaları nedeniyle 2024 yılında Alfred Nobel Anısına verilen İsveç Merkez Bankası Ekonomi Bilimleri Ödülü'ne layık görüldü. Araştırmalarında, uzun dönemli ekonomik ve toplumsal refahın temelinde kapsayıcı siyasi ve ekonomik kurumların yer aldığını, buna karşılık siyasal, ekonomik veya teknolojik gücün dar bir çevrede yoğunlaşmasının, sürdürülebilir kalkınmayı, ortak refahı ve demokratik yönetişimi tehdit eden başlıca unsurlardan biri olduğunu ortaya koydu. Törende duygu ve düşüncelerini dile getiren okul birincilerinden Kimya Bölümü ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Ege Yiğit Erbil, “Hayatın bazı dönemlerinde kendimizi çaresiz, güçsüz ve yalnız hissedeceğiz. Kontrol edemediğimiz koşullar bizi yoracak, hatta pes etmeye zorlayacak. Fakat gerçek güç, hiç düşmemek değil; her düştüğümüzde yeniden ayağa kalkmayı seçebilmektir. Çünkü bizi yolumuzdan saptıran, karşımıza çıkan engeller değil; onlara teslim olmamızdır. En büyük başarı bazen yalnızca vazgeçmemeyi seçmektir. Koç Üniversitesi’nden geleceği şekillendirecek donanım ve cesaretle ayrılıyoruz. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yolda, bugün buradan birer kıvılcım olarak çıkıyoruz; yarının alevleri olarak ülkemize ve dünyaya yön vermeye söz veriyoruz” dedi. Ekonomi Bölümü ve Psikoloji Bölümü Bölümü’nden Selin Demirayak ise “Her zaman meraklı olmanın ve olaylara farklı perspektiflerden bakabilmenin çok kıymetli olduğuna inandım. Koç Üniversitesi, merakımı doğru sorularla yönlendirmeyi öğreterek beni geleceğe hazırladı. Özellikle, ekonomiye ek olarak psikoloji eğitimi almak, hayata ve olayların altında yatan nedenlere daha derin bir bakış açısıyla yaklaşmamı sağladı. Hepimizi bugüne ve bu ana getiren ortak nokta, yolumuza devam etmeyi seçmiş olmamızdır. Ben inanıyorum ki, bu yolculukta azim, disiplin ve kararlılık ne kadar değerliyse; nezaket, yardımseverlik ve empati de bir o kadar değerlidir. Çünkü başarı yalnızca ulaşılan hedeflerle değil, başkalarının hayatlarında bırakılan olumlu etkiyle de ölçülür” diye konuştu. Bugün aslında beş yıllık bir hikâyenin sonundan çok yeni bir hikâyenin başlangıcında olduklarına dikkat çeken Fizik Bölümü ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Melih Özkurt ise sözlerine şöyle devam etti: “Birkaç dakika sonra bu kampüsten ayrılacağız; dünyanın farklı yerlerine, farklı mesleklere ve farklı hayatlara dağılacağız. Bu yüzden geride bıraktığımız yıllardan değil, önümüzdeki dünyadan bahsetmek istiyorum. Önümüzdeki dünya bizden uyum sağlamamızı, sıraya girmemizi, ‘herkes böyle yapıyor’ dememizi ve sorumluluğu bir üst makama devretmemizi isteyecek. Bugün sizden yalnızca tek bir şey istiyorum: Ne yaparsanız yapın, düşünmeyi bırakmayın. Bir mühendis, bir doktor, bir bilim insanı, bir girişimci ya da yalnızca bir yurttaş olarak, yaptığınız işin sonuçlarını sorgulamayı bırakmayın. Çünkü dünyayı ileriye taşıyacak şey büyük kahramanlıklar değil; sıradan insanların zihinlerini sisteme teslim etmemesidir” İşletme Bölümü ve Ekonomi Bölümü’nden Hüseyin Uygar Bağıryanık törendeki konuşmasında “Koç Üniversitesi’nin en kıymetli kaynağının değerli öğrencileri olduğu aşikârdır. Geleceğin liderleri şüphesiz okulumuzun sıralarından yükselecektir. Geleceğin liderlerine, okulumuzda geçirdiğim 5 yılda aldığım en önemli dersten bahsetmek isterim. Bu ders, sınıflarımızda anlatılmış olanlardan farklı olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından tam bir asır önce dile getirilmiştir. Ve benim birinci olma yolculuğumda kendi kendime tekrarladığım tek bir cümleden oluşur: “Zafer, ‘zafer benimdir’ diyebilenindir. Zor zamanlarda yaşadığımız kaygılar bizleri umutsuzluğa sürüklemesin, asla heyecanımızı ve kararlılığımızı kaybetmeyelim” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer Belediyesi Stratejik Planını Güncelliyor Haber

Nilüfer Belediyesi Stratejik Planını Güncelliyor

Nilüfer Belediyesi, 2025 – 2029 Stratejik Planı’nı yeniden ele alıyor. Değişen idari ve mali koşullara uyum sağlamak amacıyla başlatılan “2027 – 2029 Stratejik Plan Revizyon Çalıştayı”nın ilk ayağı Nilüfer Barış Meclisi’nde, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları ve birim müdürlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayın açılışında, planda revizyona gidilmesinin gerekçeleri ile önümüzdeki süreçte izlenecek yol haritasını içeren bir sunum yapıldı. Sunumun ardından katılımcılar; kentin ve kurumun geleceğini doğrudan ilgilendiren ana başlıkları masaya yatırdı. Çalıştay kapsamında yapılan anket çalışmasıyla, Nilüfer Belediyesi’nin mevcut durumu ve geleceğe yönelik potansiyeli değerlendirildi. Katılımcılar; “Güçlü Kurumsal Yapı ve Etkin Yönetişim”, “Sürdürülebilir, Dirençli ve Yaşanabilir Kent”, “Toplumsal Refah ve Sosyal Kapsayıcılık”, “Çevre ve Ekolojik Denge”, “Ekonomik ve Kırsal Kalkınma” ile “Teknoloji ve Yenilikçilik” olmak üzere 6 temel başlık altında kurumun güçlü ve zayıf yönlerini oylayarak belirledi. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “KAYNAKLARIMI EN DOĞRU VE VERİMLİ ŞEKİLDE KULLANACAĞIZ” Çalıştayda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, dinamik bir kent yapısına sahip olan Nilüfer’de ihtiyaçların da aynı hızla değiştiğine dikkat çekti. Göreve geldiklerinden bu yana Nilüfer’i daha dirençli, daha yaşanabilir ve mali yapısı daha güçlü bir kent haline getirmek için çalıştıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Değişen ekonomik şartlar ve kurumsal yapılanmamız, stratejik planımızı daha gerçekçi ve uygulanabilir hedeflerle güncellemeyi zorunlu kıldı. Bu revizyon çalışmasıyla amacımız, belediyemizin tüm kaynaklarını en doğru, en verimli ve tasarruflu şekilde halkımızın hizmetine sunmaktır. Ortak akılla, tüm çalışma arkadaşlarımızın katkısıyla Nilüfer’i geleceğe taşıyacak en doğru rotayı birlikte çizeceğiz” dedi. Çalıştayın ikinci kısmında ise Nilüfer Belediyesi Nikahevi’nde birim müdürleri ve belediye personelinin katılımıyla bir ortak akıl toplantısı düzenledi. Nilüfer Belediyesi’nin 2027 – 2029 Plan Revizyon Süreci takvimi, müdürlükler düzeyinde gerçekleştirilecek odak grup çalışmalarıyla devam edecek. Çalıştaylar ve teknik hazırlıkların tamamlanmasının ardından hazırlanan revize plan, Nilüfer Belediye Meclisi’nin onayına sunularak resmiyet kazanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KAGİDER ve Garanti BBVA, Kadın Girişimciliğinde 20 Yıllık İş Birliğini Birleşmiş Milletler’de Anlattı Haber

KAGİDER ve Garanti BBVA, Kadın Girişimciliğinde 20 Yıllık İş Birliğini Birleşmiş Milletler’de Anlattı

Kadın girişimciliğini destekleyerek kadınların ekonomik hayatta daha güçlü bir yer edinmesini amaçlayan Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu’nun (CSW) 70. oturumu kapsamında New York’ta Garanti BBVA ile önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 12 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen “Kadın Girişimciler İçin Eşit Fırsatlar ve Eşit Erişim Yaratmak: Yirmi Yıllık Bir Yolculuk” başlıklı etkinlikte, kadınların iş dünyasına erişimini ve ekonomik hayattaki varlığını güçlendirmeye yönelik projeler ve iş birlikleri ele alınırken; KAGİDER ve Garanti BBVA’nın 2006 yılından bu yana kadın girişimciliğini desteklemek amacıyla yürüttüğü çalışmaların yarattığı etki ve kazanımlar da paylaşıldı. Etkinliğin onur konuğu ise T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş oldu. Etkinlikte KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu ve Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya konuşmacı olarak yer aldı. Açılış konuşmalarını ise açılış konuşmalarını ise GlobeWomen Yönetim Kurulu Başkanı Irene Natividad ve UN Women Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond gerçekleştirdi. Panelin moderatörlüğünü August Leadership Ortağı, Beba Foundation Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Ümran Beba üstlenirken; KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi Beyza Berkol, Garanti BBVA Girişim Bankacılığı Müdürü Selin Öz, IFC (International Finance Corporation) “Banking on Women” Programı Küresel Başkanı Jessica Schnabel ve Dünya Bankası Grubu Kıdemli Özel Sektör Kalkınma Uzmanı Julia Constanze Braunmiller panelist olarak yer aldı. Etkinlikte bir konuşma gerçekleştiren T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ‘’Kadın girişimciliğine yapılan her yatırım, yalnızca ekonomik büyümeye değil, aynı zamanda ailelerin güçlenmesine, yerel kalkınmanın desteklenmesine ve daha kapsayıcı bir geleceğin inşasına katkı sunmaktadır. Kadınların girişimcilik becerilerine yapılan her yatırım, ülke kalkınmasına yapılan bir yatırımdır. Çünkü kadın girişimcilerin hayata geçirdiği her işletme, ekonomik hareketliliği artırırken ailelerin güçlenmesine de katkı sunmaktadır. Aynı zamanda şehirlerin sosyal ve ticari canlılığını beslemekte, yerel değerlerin yaşatılmasına imkân tanımakta ve yeni fırsatların önünü açmaktadır.’’ ifadelerini kullandı. “20 Yıllık İş Birliği Kadın Girişimciliğinde Güçlü Bir Model Yarattı” KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, konuşmasında KAGİDER’in 2011 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC) nezdinde Özel Danışmanlık Statüsü’ne sahip olduğunu ve 2012 yılından itibaren Kadının Statüsü Komisyonu (CSW) toplantılarında Türkiye’de hayata geçirilen iyi uygulama örneklerini uluslararası platformlara taşıdıklarını belirtti. Kadın girişimciliğinin güçlenmesinde çok paydaşlı iş birliklerinin kritik rol oynadığını vurgulayan Bezircioğlu, Garanti BBVA ile yirmi yıldır sürdürülen iş birliğinin kadınların ekonomik hayata katılımını destekleyen güçlü ve sürdürülebilir bir model oluşturduğunu ifade etti. Bezircioğlu, KAGİDER ve Garanti BBVA’nın uzun yıllardır kadın girişimcilerin görünürlüğünü artırmak, işlerini büyütmelerine katkı sağlamak ve yeni fırsatlara erişimlerini desteklemek amacıyla birçok projeyi hayata geçirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Garanti BBVA ile 20 yıldır sürdürdüğümüz güçlü iş birliği sayesinde kadın girişimciliğini destekleyen pek çok projeyi hayata geçirdik. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması ile kadın girişimcilerin başarı hikâyelerini görünür kılarak rol model olmalarını sağlarken, Ticaretin Kadınları Platformu ile kadın girişimcilerin ürün ve hizmetlerini daha geniş pazarlara ulaştırmalarını destekliyoruz. Kadınların girişimcilik yolculuğunda karşılaştıkları engelleri azaltmak, finansmana erişimlerini kolaylaştırmak ve işlerini büyütebilmeleri için gerekli bilgi, ağ ve görünürlük fırsatlarını artırmak büyük önem taşıyor. Bu nedenle yürüttüğümüz çalışmalar girişimciliği teşvik etmekle sınırlı kalmıyor; kadınların işlerini sürdürülebilir şekilde büyütebilmeleri, yeni pazarlara açılabilmeleri ve daha güçlü bir iş ağına dahil olabilmeleri için kapsamlı bir destek mekanizması da sunuyor. Kadın girişimcilerin güçlenmesi, ekonomik kalkınmanın daha kapsayıcı ve dengeli bir yapıya kavuşmasına da katkı sağlıyor. Bu anlayışla geliştirdiğimiz projeler; eğitim, mentorluk, görünürlük ve iş birliği fırsatları aracılığıyla kadınların iş dünyasında daha güçlü bir şekilde var olmalarına destek oluyor. Aynı zamanda kadın girişimcilerin birbirleriyle ve farklı sektörlerle bağlantı kurabilecekleri, deneyim paylaşımında bulunabilecekleri bir ekosistemin gelişmesine de katkıda bulunuyoruz. Kadınların ekonomik olarak güçlenmesi bireysel başarı hikâyeleri yaratmakla kalmaz; daha kapsayıcı, daha kapsayıcı, daha yenilikçi ve daha dirençli bir ekonomi için de kritik bir unsurdur.Bu nedenle kadın girişimciliğini destekleyen her adımın, sürdürülebilir kalkınma ve toplumsal refah açısından uzun vadeli bir etki yarattığına inanıyoruz.” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya konuşmasında, kadın girişimciliğinin güçlenmesinin yalnızca eşitlik meselesi olmadığını, aynı zamanda daha güçlü ve kapsayıcı ekonomilerin anahtarı olduğunu vurguladı. Kaya, “Garanti BBVA olarak bankacılığı yalnızca finansman sağlamak olarak görmüyoruz; yol arkadaşlığı, rehberlik ve uzun vadeli ortaklık olarak tanımlıyoruz. Bu anlayışla 2006 yılından bu yana KAGİDER ile birlikte kadın girişimciler için eşit fırsatlar ve eşit erişim yaratma hedefiyle çalışıyoruz. Kadın girişimcileri finansmana erişim, eğitim, cesaretlendirme ve yeni pazarlara erişim olmak üzere dört temel alanda destekliyoruz. Son beş yılda kadın girişimcilere sağladığımız finansman 350 milyar TL’yi aştı. Bu deneyimimizi UN Women başta olmak üzere uluslararası kurumlarla paylaşmak ve kadın girişimciliğini güçlendiren modelleri küresel ölçekte görünür kılmak bizim için büyük önem taşıyor. Kadınların ekonomiye eşit katılımı sağlandığında yalnızca bireysel başarı hikâyeleri değil, toplumsal dönüşüm de mümkün oluyor,” dedi. Kadın Girişimciliğini Destekleyen Bütüncül Bir Yaklaşım Etkinlikte ayrıca Women, Business and the Law 2024 (WBL 2024) raporunun ortaya koyduğu veriler ışığında kadınların ekonomik güçlenmesinin önündeki yapısal engeller de ele alındı. Rapora göre kadınların ekonomik hayata katılımını etkileyen başlıca alanlar; kadınların yasal hakları, bu hakların uygulanmasını destekleyen politika araçları ve bu hakların uygulamada hayata geçirilme düzeyi olarak öne çıkıyor. Panelde, kadın ve erkek arasında iş fırsatları açısından yasal eşitliğe daha fazla yaklaşan ülkelerde kadın girişimci oranlarının da daha yüksek olduğuna dikkat çekilerek; politika yapıcılara yönelik farkındalık ve savunuculuk çalışmalarından kapasite geliştirme programlarına, kadın girişimcileri teşvik eden uygulamalardan somut sonuçlara kadar uzanan bütüncül bir yaklaşımın nasıl hayata geçirildiğine ilişkin deneyimler paylaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.