Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toplumsal Sorumluluk

Kapsül Haber Ajansı - Toplumsal Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

46 Yaşında Okul Birincisi Oldu, Ayakta Alkışlandı Haber

46 Yaşında Okul Birincisi Oldu, Ayakta Alkışlandı

Üsküdar Üniversitesi 2025-2026 Akademik Yılı mezuniyet töreni, bu yıl yalnızca diplomaların verildiği bir organizasyon değil; birbirinden etkileyici yaşam öykülerinin, umut veren başarıların ve toplumsal sorumluluk mesajlarının paylaşıldığı anlamlı bir buluşmaya dönüştü. Üsküdar Üniversitesi 2025-2026 Akademik Yılı mezuniyet törenleri kapsamında Diş Hekimliği Fakültesi 1. dönem ile Tıp Fakültesi 2. dönem mezunları düzenlenen törenle diplomalarını alarak meslek hayatına uğurlandı. Ön lisans ve lisans programlarından mezun olan diğer fakülteler ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencileri ise Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen 13. Dönem Mezuniyet Töreni'nde diplomalarına kavuştu. Her iki törende de dereceye giren öğrencilerin konuşmaları zaman zaman duygu dolu anlar yaşattı, zaman zaman ise uzun süre alkışlandı. "Bu başarı annemin gözyaşlarının da başarısı" 2025-2026 Akademik Yılı üniversite birincilerinden Adli Bilimler Bölümü mezunu İlayda Usta'nın konuşması törenin en duygusal anlarından biri oldu. Üniversite birinciliğinin yalnızca bir derece olmadığını söyleyen Usta, başarısının arkasında yıllarca süren emek, sabır ve vazgeçmeyen bir irade bulunduğunu ifade etti. Ancak konuşmasının en dikkat çeken bölümü annesine ayırdığı sözlerdi. "Bugün burada durabiliyorsam bunun en önemli sebeplerinden biri annemdir. Yorulduğumda beni ayağa kaldıran, vazgeçmek istediğimde yeniden başlamam için bana güç veren tek kişi oydu. Bu başarının arkasında benim kadar onun da emeği, sabrı ve gözyaşı var. Üniversite birinciliğimi bana inanmaktan hiç vazgeçmeyen anneme armağan ediyorum." sözleri salondan büyük alkış aldı. Hem eğitim hayatını hem de iş yaşamını birlikte yürüttüğünü anlatan Usta, çalışma arkadaşlarına teşekkür ederken konuşmasını Atatürk'ün "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir." sözüyle tamamladı. Arapça yaptığı konuşmada "Ortak hayallerimizi kutluyoruz" dedi Üniversite birincilerinden Yazılım Mühendisliği mezunu Salman Anwar Ghasan Al-Quhali ise Arapça yaptığı konuşmada mezuniyetin yalnızca eğitimin sonu olmadığını vurguladı. "Biz bugün sadece akademik bir aşamanın sonunu kutlamıyoruz. Paylaştığımız hayalleri, uykusuz geceleri ve bizi bugünlere taşıyan mücadeleyi kutluyoruz." diyen Al-Quhali, ailesine ve akademisyenlerine teşekkür ederek mezunlara yaşam boyu öğrenmeyi bırakmamaları çağrısında bulundu. "En küçük çabanın bile kıymetli olduğunu unutmayacağız" 3 kişinin birinciliği paylaştığı üniversite dönem birincilerinden Psikoloji Bölümü mezunu Esra Nur Kutlar ise konuşmasını yalnızca kendi başarısı üzerine kurmadı. Savaşlar nedeniyle yaşam hakkı elinden alınan çocukları, eğitim alamayan öğrencileri ve dünyanın farklı coğrafyalarında zulüm gören insanları hatırlatan Kutlar, mezuniyetin kendileri için daha büyük sorumluluklar anlamına geldiğini söyledi. Kutlar’ın "Bu mezuniyet sadece bir diploma değil; artık daha çok çalışmanın, üretmenin ve insanlık için sorumluluk almanın başlangıcı. En küçük çabanın bile kıymetli olduğunu unutmayacağız." sözleri salondaki davetliler tarafından uzun süre alkışlandı. "Yeni bir sayfa açılıyor" Çizgi Film ve Animasyon Bölümü mezunu, fakülte birincisi ve üniversite dönem lisans ikincisi Nida Nefise Öztunç ise mezuniyetin yalnızca bir diploma değil, aynı zamanda yeni hikâyelerin başlangıcı olduğunu vurguladı. Üniversitede teknik bilginin yanı sıra entelektüel ve sanatsal bir bakış açısı kazandıklarını belirten Öztunç, "İlk gün bu kapıdan adım attığımızda önümüzde nasıl bir yol olduğunu bilmiyorduk. Bugün ise buradan anlatacak güçlü hikâyeleri ve ortaya koyacak vizyonları olan bireyler olarak ayrılıyoruz. Her son yeni bir başlangıçtır. Fakülte duvarlarının dışındaki dünya bizi bekliyor. Yolumuz açık, yaratıcılığımız ve ilhamımız bol olsun." dedi. "Bugün bir sayfa kapanırken her birimiz için yepyeni bir dönem başlıyor” Tıbbi Görüntüleme Teknikerliği Programı birincisi Sema Nur As, sağlık alanının büyük fedakârlık ve sorumluluk gerektirdiğine dikkat çekerek, iki yıllık eğitim sürecinde yalnızca mesleki bilgi değil, birlikte mücadele etmeyi ve sorumluluk almayı da öğrendiklerini söyledi. Başarısında en büyük payın ailesine ait olduğunu vurgulayan As, "Bugün bir sayfa kapanırken her birimiz için yepyeni bir dönem başlıyor. Üniversitemizde edindiğimiz bilgi ve etik değerleri meslek hayatımız boyunca en iyi şekilde taşıyacağımıza inanıyorum." dedi. 46 yaşında yeniden öğrenci oldu, ayakta alkışlandı Törenin belki de en etkileyici konuşmasını İlk ve Acil Yardım Programı birincisi Demet Erçetin yaptı. Konuşmasına "Yapay zekâdan destek almayı denedim ama çok sıkıcı bir metin hazırladı." diyerek başlayan Erçetin, hayatını değiştiren süreci anlattı. Eşinin sağlık sorunları nedeniyle yaşamlarının bir günde değiştiğini söyleyen Erçetin, yaşadığı zorlu dönemin ardından yeniden üniversite sıralarına dönme kararı aldığını belirtti. "Bu bir trajedinin başarıya ve umuda evrilme hikâyesidir. Bu, 46 yaşında kendini yeniden keşfeden bir kadının hikâyesidir. Bu, hiçbir zaman hiçbir şey için geç olmadığının hikâyesidir." diyen Erçetin, "Hiçbir zaman yeteneklerinizi ve hayallerinizi küçümsemeyin. Her tökezlemede ayağa kalkın." mesajını verdi. "Artık yalnızca hekim değil, insanların hayatına dokunan kişiler olacağız" Diş Hekimliği Fakültesi birincisi Selin Güvenç ise hekimliğin yalnızca teknik bilgiyle yapılabilecek bir meslek olmadığını söyledi. "İnsanların yalnızca dişlerine değil, gülüşlerine de dokunacağız." diyen Güvenç, diplomanın aynı zamanda büyük bir sorumluluk belgesi olduğunu ifade etti. Konuşmasının sonunda vefat eden babasını anarken duygu dolu anlar yaşadı. Doğu Türkistan'dan Türkiye'ye uzanan başarı öyküsü Tıp Fakültesi dönem birincisi Beyza Bıçakcılar ise kişisel hikâyesiyle dikkat çekti. Doğu Türkistan'dan göç eden Kazak Türklerinin torunu olduğunu anlatan Bıçakcılar, bugün aldığı diplomanın yalnızca kendisine ait olmadığını söyledi. "Bu diplomayı yalnızca kendim için değil, büyük fedakârlıklarla bugünlere ulaşmamızı sağlayan atalarım adına da taşıyorum." diyen genç hekim, konuşmasında Filistin, Doğu Türkistan ve dünyanın farklı bölgelerinde savaşın gölgesinde yaşayan çocukları da unutmadı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İletişimin Yüzde 70’i Artık Görsel Olarak Gerçekleşiyor! Haber

İletişimin Yüzde 70’i Artık Görsel Olarak Gerçekleşiyor!

Seminerde konuşan Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. And Algül, günümüzde iletişimin büyük ölçüde görsel unsurlar üzerinden kurulduğunu ifade ederek, “Artık iletişimin yaklaşık yüzde 70’i görsel olarak gerçekleşiyor. Sosyal medya, reklam ve sivil toplum kampanyaları görsel iletişimin en yoğun kullanıldığı alanlar.” dedi. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonuyla düzenlenen Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerleri kapsamında gerçekleştirilen “Tasarım Okumaları: Görsel İletişim Alanında Vaka Analizleriyle Farkındalık Yaratmak” başlıklı çevrimiçi seminere yoğun katılım sağlandı. Seminerde konuşan Üsküdar Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. And Algül oldu. Görsel iletişimin günümüz toplumsal yaşamındaki belirleyici rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Algül, görsellerin yalnızca estetik bir unsur değil, aynı zamanda güçlü bir anlam üretim aracı olduğunu vurguladı. İletişimin Yüzde 70’i görseller üzerinden kuruluyor… Prof. Dr. Algül, günümüzde iletişimin büyük ölçüde görsel unsurlar üzerinden kurulduğunu ifade ederek, “Artık iletişimin yaklaşık yüzde 70’i görsel olarak gerçekleşiyor. Sosyal medya, reklam ve sivil toplum kampanyaları görsel iletişimin en yoğun kullanıldığı alanlar. Bu nedenle bireylerin yalnızca okuryazar değil, aynı zamanda görsel okuryazar olmaları gerekiyor.” dedi. Kuram ve vaka analizi birlikte ele alındı Seminerde görsel iletişimi; Roland Barthes, Marshall McLuhan ve Stuart Hall’un kuramsal yaklaşımları üzerinden değerlendiren Prof. Dr. Algül, bu üç ismi seçme nedenini şöyle açıkladı: “Barthes ve Stuart Hall daha eleştirel bir perspektif sunarken, McLuhan daha geleneksel medya yaklaşımını temsil ediyor. Amacım, görsel anlam üretimini hem geleneksel hem de dijital medya açısından birlikte gösterebilmek.” Dijital medyada “görünmez reklam” Dijital platformlarda reklamların artık klasik biçimde sunulmadığını belirten Prof. Dr. Algül, “Bir sosyal medya platformunda örneğin paylaşılan bir içecek, reklam gibi görünmez. Gündelik hayatın doğal bir parçasıymış gibi sunulur.” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Algül, aynı içeriğin farklı mecralarda bambaşka anlamlar üretebildiğini ifade ederek, “Aynı içecek markasını televizyonda görmekle dijital platformlarda görmek aynı şey değildir. Televizyonda pasif izleyici ve tek yönlü iletişim varken, sosyal medyada etkileşim ve yeniden üretim vardır. Bu nedenle mesaj da dönüşür.” ifadesinde bulundu. Aynı görselin herkes tarafından aynı şekilde okunmadığını da dile getiren Prof. Dr. Algül, “İzleyici, mesajı kendi kültürel ve toplumsal konumuna göre çözümler.” dedi. UNICEF ve WWF örnekleriyle toplumsal farkındalık UNICEF ve WWF kampanyalarını görsel iletişim açısından değerlendiren Prof. Dr. Algül, minimalist tasarım, görsel metafor, boşluk kullanımı ve sınırlı renk paleti gibi unsurların toplumsal mesajı güçlendirdiği vurgulandı. WWF’in panda logosu üzerinden konuşan Prof. Dr. Algül, “Düz anlamda siyah-beyaz bir panda görürüz. Yan anlamda masumiyet ve korunmaya muhtaçlık vardır. Mit düzeyinde ise doğayı korumanın insani bir sorumluluk olduğu fikri üretilir.” dedi. Görsel iletişim yalnızca estetik bir tercih değil Prof. Dr. Algül, “Görsel iletişim yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda etik ve toplumsal bir sorumluluktur. Tasarım, süslemekten çok fark ettirmek için vardır.” diye konuştu. Görsellerde kullanılan imgelerin yalnızca görünen anlamla sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Algül, şu ifadeleri kullandı: “Eriyen hayvan silüetleri, insan vücuduna dönüşen doğa imgeleri, yok olan ormanlar… Bunlar sadece düz anlam taşımıyor; yan anlam ve mit de üretiyor. Düz anlamda doğa masumiyeti simgelerken, insan tahrip edici güç olarak karşımıza çıkıyor. Tasarımda bu karşıtlıklar çok önemlidir. Bu zıtlıklar izleyicide suçluluk, sorumluluk ve empati duygularını tetikleyerek farkındalık yaratır.” Çevre temalı afiş ve kampanyalarda üretilen görsel mitler ne anlatıyor? Çevre temalı afiş ve kampanyalarda üretilen görsel mitlere dikkat çeken Prof. Dr. Algül, “Görsel mitler aracılığıyla çevresel yıkım, doğal bir süreç olmaktan çıkarılıp insan eliyle yaratılan bir kriz olarak sunuluyor. Doğa, kendi kendine yok olan bir unsur değil; insan müdahalesiyle tahrip edilen bir varlık olarak kodlanıyor.” dedi. Kodlama–kod çözümleme modeli üzerinden yapılan değerlendirmelerde ise görsel mesajların tek bir anlam üretmediği vurgulayan Prof. Dr. Algül, “Üretici tarafından ‘Orman kesilirse yaşam biter’ şeklinde kodlanan mesaj, izleyici tarafından farklı biçimlerde çözümlenebiliyor. Kimisi bunu bir tehdit, kimisi bir çağrı, kimisi ise ahlaki bir sorumluluk olarak algılıyor.” ifadesinde bulundu. Prof. Dr. Algül, bazı izleyicilerin mesajı bireysel sorumluluk yerine kurumsal bir sorun olarak gördüğünü ya da görselleri “abartılı ve duygusal” bulabildiğini belirterek, “Farkındalık tek yönlü bir süreç değil. Anlam, izleyicinin toplumsal ve kültürel konumuna göre değişkenlik gösteriyor.” şeklinde konuştu. Kampanyalar yalnızca içerikleriyle değil, kullanılan mecralarla da anlam üretiyor Aynı çevresel mesajın farklı mecralarda farklı etkiler ürettiğini vurgulayan Prof. Dr. And Algül, “Mesajın afiş formunda verilmesi kamu alanında doğrudan görünürlük sağlıyor. Aynı mesaj sosyal medyada paylaşıldığında ise hızlı ve küresel bir farkındalık dalgasına dönüşüyor. Kampanyalar yalnızca içerikleriyle değil, kullanılan mecralarla da anlam üretiyor.” dedi. Earth Hour gibi küresel katılıma dayalı etkinlikleri örnek gösteren Prof. Dr. Algül, “Mesaj, medyanın doğasıyla bütünleşerek izleyicinin gündelik yaşamına doğrudan müdahale ediyor. Çevresel mesajın etkisi, içeriğin kendisinden çok iletişim aracının deneyimsel gücüyle artıyor.” diye konuştu. Görsel iletişim dönüştürücü bir güç Genel bir değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Algül, görsel iletişimin yalnızca estetik bir üretim alanı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi ve “Görsel iletişim araçları, toplumsal sorunların anlaşılmasını, görünür kılınmasını ve bu sorunlara yönelik farkındalık oluşturulmasını sağlar. Vaka analizleriyle bireylerin eleştirel düşünme becerileri gelişir, toplumsal sorumluluk bilinci güçlenir.” dedi. Gelecekte artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik ve dijital aktivizmin farkındalık yaratmada daha büyük rol oynayacağını ifade eden Prof. Dr. Algül, “Görsel iletişim tasarımı; bilinçlendiren, dönüştüren ve etki yaratan güçlü bir iletişim aracıdır.” diyerek sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Saran Group’un 23 Nisan Geleneği Devam Ediyor Haber

Saran Group’un 23 Nisan Geleneği Devam Ediyor

Saran Group, 24 yıldır sürdürdüğü sosyal sorumluluk projesi “23 Nisan İstanbul Buluşmaları” kapsamında bu yıl Kırıkkale’den gelen çocukları misafir etti. Etkinliğin ilk gününde çocuklar, Saran Group’un İstanbul’daki merkez ofisinde Saran Group Kurucu ve Onursal Başkanı Sadettin Saran ve şirket çalışanlarıyla bir araya geldi. Ofis bahçesinde düzenlenen 23 Nisan şenliğinde eğlenceli aktivitelerle bayram coşkusunu doyasıya yaşayan çocuklar, ardından dolu dolu bir İstanbul gezi programına katılma fırsatı buldu. İstanbul gezisi kapsamında çocuklar Rahmi Koç Müzesi, Miniatürk ve Vialand gibi şehrin önde gelen kültürel ve eğlence merkezlerini gezdi ve Florya İstanbul Akvaryum’da deniz yaşamını keşfetti. Eminönü’nden düzenlenen Boğaz turuyla İstanbul’u denizden izleme imkânı bulan çocuklar, Kadıköy’e geçerek Fenerbahçe Stadyumu’nu da yakından görme fırsatı yakaladı. Saran Group Kurucu ve Onursal Başkanı Sadettin Saran, projeye ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Çocuklarımız Cumhuriyetimizin en kıymetli hazineleri. Aralarında İstanbul’u ilk kez gören çocuklarımızın olması, bu buluşmayı bizim için daha da anlamlı kılıyor. Yeni yerler görmek, farklı deneyimler yaşamak ve ilham almak onların hayal dünyasını büyütüyor. Bu yolculuklara eşlik etmek, gözlerindeki heyecana ve yüzlerindeki tebessüme tanıklık etmek bizler için en büyük mutluluk.” Saran Group, toplumsal sorumluluk anlayışı doğrultusunda çocukların gelişimine katkı sağlayan projelerini sürdürmeye ve 23 Nisan coşkusunu daha fazla çocuğa ulaştırmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsunspor’un “Mor Forma” Projesine   Avrupa’dan Büyük Ödül Haber

Samsunspor’un “Mor Forma” Projesine Avrupa’dan Büyük Ödül

Avrupa Kulüpler Birliği (EFC) ve EA SPORTS FC™, futbolun toplumsal değişim gücünü kullanarak fark yaratan projeleri ödüllendirdikleri “Değişimin Sembolü” (Symbol of Change) hibelerinin 2026 yılı kazananlarını açıkladı. Türkiye’den Samsunspor, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi hedefleyen “Mor Forma” (Purple Jersey) projesiyle Avrupa’nın en prestijli toplumsal sorumluluk ödüllerinden birine layık görülerek 100 bin Euro hibe almaya hak kazandı. Lizbon’da düzenlenen EFC Club Connect etkinliğinde duyurulan ödüller; toplumsal cinsiyet eşitliği, yerel kalkınma ve gençlerin dijital eğitimi gibi kritik alanlarda dönüştürücü projeler üreten kulüplere verildi. Samsunspor, Belçika’dan Club Brugge Foundation ve Ukrayna’dan Shakhtar Donetsk ile birlikte Avrupa genelinde seçilen üç kulüpten biri olmayı başardı. Samsun’dan Yükselen Mor Dalga: 3 Bin Kişiye Dokunacak Süper Lig’in köklü ekiplerinden Samsunspor, ödül kazanan “Mor Forma” projesiyle futbolun birleştirici gücünü kadına yönelik şiddeti durdurmak ve toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik etmek için kullanıyor. Adını toplumsal cinsiyet eşitliğinin uluslararası renginden alan proje, sadece bir sembol olmanın ötesine geçerek geniş kapsamlı bir destek programı sunuyor. Proje kapsamında ev içi şiddet mağdurlarına psikolojik destek verilirken, kulüp akademisindeki genç erkek oyunculara eşitlik eğitimi ve kadınlara yönelik kendini savunma eğitimleri düzenleniyor. Yılda 3 binden fazla doğrudan faydalanıcıya ulaşması beklenen proje; 1.600 kadına psikolojik destek sağlanmasını, 600 kadının kendini savunma eğitimlerine katılımını ve 160’tan fazla akademi oyuncusunun toplumsal farkındalık eğitimi almasını hedefliyor. Ödülle ilgili açıklama bulunan Samsunspor Pazarlama Direktörü Zeycan Rochelle Yıldırım “Bu ödülün alınması, Samsunspor’da bu projeye yüreğini koyan herkes için çok büyük anlam taşıyor. Beş yıl içinde 2.400’den fazla kadına destek olduk ve daha önce futbola erişimi olmayan 215 kadın ve kız çocuğunu futbolla buluşturduk. Bu yıl, sahaya ilk kez adım atan kız çocuklarından, eşitliğin en baştan inşa edilen bir değer olduğunu öğrenen akademi erkek oyuncularına kadar doğrudan 3.000 kişiye ulaşacağız. Bu ödül, bu yapıyı kurmaya ve geliştirmeye devam etmemizi sağlayacak.” Dedi Arda Turan’ın Çalıştırdığı Shakhtar Donetsk de Ödül Aldı Samsunspor’un yanı sıra, teknik direktörlüğünü Arda Turan’ın üstlendiği Ukrayna’nın başarılı temsilcisi Shakhtar Donetsk de “LingoBall” projesiyle hibe kazananlar arasında yer aldı. Shakhtar Social Vakfı aracılığıyla yürütülen proje, 7-12 yaş arası 1200 çocuk için futbol antrenmanlarını oyunlaştırılmış İngilizce dil eğitimiyle birleştiriyor. Hareket takip teknolojilerinin kullanıldığı projeyle, çocukların hem fiziksel aktivite düzeylerinin hem de dil öğrenme kapasitelerinin artırılması amaçlanıyor. Belçika temsilcisi Club Brugge ise yerel kulüplere sosyal sorumluluk projeleri geliştirmeleri için rehberlik eden “Football Community Builders” programıyla ödülün sahibi oldu. Futbolun Kalbi Toplum İçin Atıyor Bu üç proje, bireysel olarak günümüz toplumlarının karşı karşıya olduğu toplumsal cinsiyet eşitliği, yerel kalkınma ve gençlik eğitimi gibi en önemli sosyal konulara odaklanıyor. Birlikte ele alındığında ise bu girişimler, futbolun erişim gücünü, yarattığı etkiyle eşleştirmek ve Avrupa genelindeki kulüpleri toplumlarında anlamlı ve kalıcı değişimler yaratmaları için güçlendirmek gibi.EFC ve EA SPORTS FC iş birliğinin temel hedefini yansıtıyor. EFC CEO’su Charlie Marshall, ödül töreninde yaptığı konuşmada, “Değişimin Sembolu Ödülleri (Symbol of Change Grants), futbolun sunduğu platformu kullanarak insanların hayatlarında gerçek bir fark yaratan kulüpleri kutlamayı amaçlıyor. EFC 800'den fazla üye kulübe ulaştıkça, tüm üye kulüpler ve taraftarları için değişimin birleşik sesi olma temel misyonumuzu sürdürmemiz büyük önem taşıyor. EA SPORTS FC ile olan ortaklığımız aracılığıyla kulüpleri, topluluklarına nasıl hizmet edebilecekleri ve kalıcı bir etki yaratabilecekleri konusunda yaratıcı düşünmeye teşvik ediyoruz. Samsunspor, Club Brugge Vakfı ve Shakhtar Donetsk; kadınları ve gençleri desteklemekten oyunun kuruluş köklerini güçlendirmeye kadar futbolun nasıl bir ilerleme gücü olabileceğini kanıtlayan üç güçlü örneği temsil ediyor.” dedi. EA SPORTS FC Ortaklık Pazarlama Kıdemli Direktörü James Salmon ise “Değişimin Sembolü Ödülleri, futbol kulüplerinin kendi topluluklarında anlamlı bir değişim sağlama potansiyelini açığa çıkarmayı amaçlıyor. EA SPORTS FC olarak, oyunu ilham vermek, eğitmek ve insanları bir araya getirmek için kullanan girişimleri desteklemeye kararlıyız. EFC ile ortaklık kurmak, kulüplerin harika fikirlerini Avrupa genelindeki topluluklara ulaşabilecek ve fayda sağlayacak etkili programlara dönüştürmelerine yardımcı olmamıza olanak tanıyor.” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yumurta Var Ama Denge Kırılgan Haber

Yumurta Var Ama Denge Kırılgan

YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon, Türkiye’de yumurta arzında herhangi bir sorun bulunmadığını belirtirken, üretimin sürdürülebilirliği açısından piyasa dengesinin korunmasının yanı sıra bu dengenin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Afyon, “Ülkemiz yumurta üretiminde güçlü bir altyapıya sahip. Arz tarafında bir sıkıntı yok. Ancak üretimin devamlılığı için maliyet, fiyat ve pazar dengesinin korunması kadar, bu dengenin sürdürülebilir şekilde desteklenmesi de büyük önem taşıyor. İhracat, sektörümüz için bir tercih değil, piyasa dengesini sağlayan temel unsurlardan biridir. İhracat kanallarının daraldığı dönemlerde ürünlerin iç piyasaya yönelmesi fiyatların maliyet seviyesinin altına gerilemesine neden oluyor. Bu durum, kısa vadede fiyatları aşağı çekse de orta vadede üretim gücünü zayıflatma riski barındırıyor. Bu nedenle üretim, ihracat ve iç piyasa dengesini gözeten daha bütüncül bir yaklaşımın güçlendirilmesi önem taşıyor.” dedi. RAMAZAN DÖNEMİNDE İNDİRİM YAPILDI Ramazan dönemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Afyon, sektörün tüketici hassasiyetini önceliklendirdiğini belirterek, “Ramazan ayında üreticilerimiz fiyat artışına gitmemiş, aksine çeşitli kampanya ve indirimlerle piyasaya destek olmuştur. Birçok noktada yüzde 20 ila yüzde 40 arasında değişen indirimler uygulanmıştır. Bu tablo, sektörümüzün yalnızca üretim değil, aynı zamanda piyasa dengesi ve toplumsal sorumluluk açısından da hareket ettiğini açıkça göstermektedir” ifadelerini kullandı. ‘MAYIS ÇUKURU’ UYARISI Sektörde dönemsel dalgalanmalara da dikkat çeken ve özellikle ‘Mayıs çukuru’ olarak bilinen sürece ilişkin erken önlem alınması gerektiğini vurgulayan Afyon, “Yumurta üretimi ile tüketim arasındaki dönemsel dengesizlikler, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında tüketimin düşmesiyle birlikte fiyatların ciddi şekilde gerilemesine neden olabiliyor. Geçmişte bu sürecin çok daha derin yaşandığı dönemler oldu. Bu nedenle benzer bir tablonun yeniden oluşmaması için şimdiden üretim planlaması yapılması, ihracat imkanlarının etkin kullanılması ve gıda sanayii entegrasyonunun güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Katma değerli ürünlerin artırılması ve pazar çeşitliliğinin geliştirilmesi, sektörün sürdürülebilirliği açısından artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Unico Sigorta, Geleceğin Sofraları için   Çalışmaya Devam Ediyor Haber

Unico Sigorta, Geleceğin Sofraları için Çalışmaya Devam Ediyor

Topluma fayda sağlama, sürdürülebilir ve etkili çözümler üretme yaklaşımını benimseyen Unico Sigorta, Hatay’ın İskenderun ilçesinde okul çağındaki çocukların sağlıklı beslenmesine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekledi. Dünyaca tanınan sosyal gastronomi şefi Ebru Baybara Demir liderliğinde yürütülen “Gönül Mutfağı Geleceğin Sofralarını Kuruyor” projesiyle iş birliği yapan Unico Sigorta, 16 Şubat’ta 600 öğrenci kapasiteli General Şükrü Kanadlı İlkokulu yemekhanesi açılışını gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yıl aynı proje kapsamında, toplam 800 öğrenci kapasiteli iki okulunun yemekhanelerini tamamlayan Unico Sigorta’nın destek verdiği öğrenci sayısı 1.400’e ulaştı. Açılışta Unico Sigorta gönüllü çalışanları yemek servisine katılarak, çocukların mutluluğuna ortak oldu. Unico Sigorta Stratejik Planlama ve Müşteri Deneyimi Direktörü Birol Balık, açılışta yaptığı konuşmada, şunları söyledi: “Unico Sigorta olarak çocuklarımızı geleceğimizin en kıymetli emaneti olarak görüyoruz. Onların sağlıklı beslenmesini yalnızca bir destek alanı değil, temel bir toplumsal sorumluluk olarak değerlendiriyoruz. ‘Gönül Mutfağı Geleceğin Sofralarını Kuruyor’ projesi kapsamında hayata geçirdiğimiz yemekhanelerle ilkokul çağındaki çocuklarımızın her gün sıcak ve sağlıklı bir öğüne erişmesine katkı sağlıyoruz. Ebru Baybara Demir ve Gönül Mutfağı ile kurduğumuz iş birliği, bizim için yalnızca bir proje ortaklığı değil; ortak bir dayanışma zemini anlamına geliyor. Çocuklarımızın gözlerindeki umut ve gülümseme, attığımız her adımın en kıymetli karşılığıdır.” Şef Ebru Baybara Demir ise projeye ilişkin şu değerlendirmede bulundu; “Gönül Mutfağı olarak, depremin ilk günden bu yana yalnızca sıcak yemek üretmeyi değil, bulunduğumuz yerde hayatı birlikte ayağa kaldırmayı hedefledik. Bugün geldiğimiz noktada odağımız, geleceğimiz olan çocuklarımız. ‘Gönül Mutfağı Geleceğin Sofralarını Kuruyor’ projesiyle okul çağındaki çocuklarımızın sağlıklı beslenmesine destek oluyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlı, Millî Eğitim Bakanlığı, Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İskenderun İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İskenderun Kaymakamlığı’nın destek ve iş birlikleriyle hayata geçen bu projede, Unico Sigorta’nın sürdürülebilir katkısı bizim için çok değerli. Birlikte attığımız her adımın daha fazla çocuğa ulaşacağına inanıyoruz. Hedefimiz, bu modeli daha çok okulda ve daha çok çocuğa ulaşabileceğimiz şekilde sürdürmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

14. Galatasaray Ödülü Gülser Corat’ın Oldu! Haber

14. Galatasaray Ödülü Gülser Corat’ın Oldu!

Galatasaray Ödülü’nün, Galatasaray Lisesi’nin kız öğrencilere açılışının 60. yılına denk gelen 2025 yılı teması “Kadınların Güçlenmesi ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” olarak belirlendi. Evrensel, politikalar üstü ve yüksek toplumsal karşılığı olan bu tema; Galatasaray’ın çağdaşlık, eşitlik ve toplumsal fayda ekseninde şekillenen vizyonuyla doğrudan örtüşüyor. Kökleri 1481’e uzanan Galatasaraylılık geleneğinin ortak değerlerini ve toplumsal sorumluluk anlayışını temsil eden Galatasaray Ödülü, Galatasaraylılar Derneği tarafından verilen prestijli bir onurlandırma programı olarak öne çıkıyor. Ödül; bireysel başarıyı aşan, topluma uzun vadeli katkı sunan, değer temelli liderlik anlayışını ve kalıcı etki yaratan çalışmaları odağına alıyor. Galatasaray Ödülü; popülerlikten ziyade kalıcılığı, kısa vadeli başarıdan çok uzun soluklu etkiyi esas alarak, örnek oluşturan kişi ve çalışmaları görünür kılmayı amaçlıyor. Bu yönüyle ödül, Galatasaray camiasının ortak vicdanını temsil eden bir değer ve onur nişanı olarak kabul ediliyor. “Gülser Corat’ın, çalışmaları, Galatasaray Ödülü’nün ruhuyla güçlü bir biçimde örtüşmektedir” Ödüle ilişkin açıklamalarda bulunan Galatasaraylılar Derneği Başkanı Metin Sinan Aslan, “Galatasaray Ödülü, köklü bir geleneğin yalnızca geçmişe duyduğu saygıyı değil, geleceğe dair üstlendiği sorumluluğu da temsil eder. Bizler bu ödülle; topluma kalıcı katkı sunan, evrensel değerleri savunan ve bulunduğu alanı dönüştüren isimleri onurlandırmayı amaçlıyoruz. 2025 yılı temamız olan ‘Kadınların Güçlenmesi ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’, Galatasaray’ın çağdaş vizyonunun temel taşlarından biridir. Gülser Corat’ın, yapay zekâ gibi geleceği şekillendiren bir alanda bu vizyonu küresel ölçekte temsil eden çalışmaları, Galatasaray Ödülü’nün ruhuyla güçlü bir biçimde örtüşmektedir.” dedi. Ödüle layık görülen Gülser Corat ise şu değerlendirmede bulundu: “Galatasaray geleneği; çağdaşlık, eşitlik ve toplumsal sorumluluk kavramlarını tarihsel bir süreklilik içinde taşıyan çok kıymetli bir mirası temsil ediyor. Bu mirasın parçası olan Galatasaray Ödülü’ne layık görülmek benim için büyük bir onur. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve yapay zekâ alanında yürütülen çalışmaların, böylesine köklü ve değer temelli bir kurum tarafından takdir edilmesi, bu alandaki ortak sorumluluğumuzu ve geleceğe dair umutlarımızı güçlendiriyor.” Galatasaray Ödülü, bireysel başarıyı değil; topluma dokunan çalışmaları referans alıyor Ödül süreci; ticari kaygılardan uzak, bağımsız ve ilke temelli bir değerlendirme anlayışıyla yürütülüyor. Seçimde; adayların kendi alanlarında yarattıkları toplumsal etki, uzun vadeli katkı potansiyeli, evrensel değerlere sundukları katkı ve etik duruşları belirleyici oluyor. Galatasaray Ödülü, bireysel başarıyı değil; topluma dokunan, dönüştürücü ve sürdürülebilir bir etki yaratan çalışmaları referans alıyor. Gülser Corat kimdir? Yapay zekâ ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanlarında küresel ölçekte çalışan bir düşünce lideri ve No Bias AI platformunun kurucusu olan Gülser Corat, 2004–2020 yılları arasında UNESCO Cinsiyet Eşitliği Direktörü olarak görev yaptı. Özellikle yapay zekâ teknolojilerinde cinsiyet önyargıları ve eğitimde dijital beceriler alanında yürüttüğü öncü çalışmalarla uluslararası alanda güçlü bir referans noktası oluşturan Corat’ın, 2019 yılında yayımlanan ve teknoloji dünyasında geniş yankı uyandıran “Yapabilseydim Kızardım” başlıklı raporu, yapay zekâ ekosisteminde toplumsal cinsiyet eşitliğine dair küresel ölçekte önemli bir farkındalık yarattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.