Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toplumsal Sorumluluk

Kapsül Haber Ajansı - Toplumsal Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tüpraş, Temel Rafinericilik Staj Programıyla Meslek Yüksekokulu Öğrencilerini Destekliyor Haber

Tüpraş, Temel Rafinericilik Staj Programıyla Meslek Yüksekokulu Öğrencilerini Destekliyor

Temel rafinericilik eğitimleri, saha uygulamaları, kariyer gelişim oturumları ve sürdürülebilirlik içerikleriyle desteklenen programı başarıyla tamamlayan öğrenciler sertifikalarını aldı. Türkiye’nin lider enerji şirketi Tüpraş, “Enerjimiz Geleceğe” yaklaşımı ve toplumsal sorumluluk anlayışı doğrultusunda rafinerilerinin bulunduğu illerde üniversitelerle geliştirdiği iş birlikleriyle Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin gelişimini destekliyor, yerel kalkınmayı güçlendirecek yetkin insan kaynağının yetişmesine katkı sunuyor. Temel Rafinericilik Staj Programı, Tüpraş’ın rafinerilerinin bulunduğu dört ilde Kırıkkale Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Batman Üniversitesi ve Kocaeli Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirildi. Yaklaşık bir ay süren Staj Programı’nda öğrenciler, temel rafinericilik eğitimlerinin yanı sıra saha uygulamaları ve teknik gelişim içerikleriyle de enerji sektörünü yakından tanıma fırsatı buldu. Teknik bilgi ile pratik uygulamaları bir araya getiren program, öğrencilerin mesleki yetkinliklerini geliştirirken kariyer yolculuklarına yönelik içeriklerle çok yönlü bir öğrenim süreci sağladı. Staj Programı’na Meslek Yüksekokulları’nın rafineri ve petrokimya, kimya teknolojileri, elektrik, makine ve metal teknolojileri gibi alanlarında öğrenim gören öğrenciler katıldı. Tüpraş Kırıkkale, İzmir, Batman ve İzmit Rafinerilerinde düzenlenen kapanış törenlerinde, programı başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifikaları takdim edildi. “Yerel kalkınmaya katkı sağlayan üniversite-sanayi iş birliklerini güçlendirmeyi sürdüreceğiz” Tüpraş İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Önder Korkmaz Temel Rafinericilik Staj Programı ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Gençlerin mesleki gelişimlerini destekleyen, onları iş hayatına ve geleceğin yetkinliklerine hazırlayan programlar geliştirmeyi çok değerli buluyoruz. Temel Rafinericilik Staj Programı ile meslek yüksekokulu öğrencilerimizin rafinerilerimizi ve enerji sektörünü yakından tanımalarının yanı sıra, edindikleri teorik bilgileri sahada deneyimleme fırsatı bulmalarını hedefledik. Bu programın bizim için bir diğer boyutu ise rafinerilerimizin bulunduğu illerde üniversitelerimizle kurduğumuz güçlü iş birlikleri. Ortak geliştirdiğimiz bu program ile faaliyet gösterdiğimiz bölgelerin geleceğine nitelikli insan kaynağı yetiştirerek katkı sağlıyoruz. Bu yıl programın kapsamını sürdürülebilirlik içerikleriyle daha da zenginleştirdik. Gençlerin enerji dönüşümünü, sürdürülebilirliği ve geleceğin enerji dünyasını bugünden kavramalarını önemsiyoruz. Çünkü enerjinin geleceğini şekillendirecek olanlar, bugün eğitim gören gençlerimiz. Tüpraş olarak gençlerimize alan açan bu tür programları yaygınlaştırmaya, kariyer yolculuklarında destek olmaya ve üniversitelerimizle iş birliklerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz.” Sertifika törenlerine Tüpraş rafineri müdürleri ile üniversitelerin rektörleri ve rektör yardımcıları da katıldı. Törende, Tüpraş çalışanlarının öğrencilerle mesleki deneyimlerini paylaştığı panelin yanı sıra, Tüpraş İnsan Kaynakları yöneticileri tarafından özgeçmiş hazırlama ve mülakat süreçlerine yönelik kariyer gelişim oturumları gerçekleştirildi. Öğrenciler böylece enerji sektörüne ilişkin merak ettikleri soruları sektör profesyonellerine doğrudan yöneltme fırsatı yakaladı. Bu yıl program kapsamında ilk kez düzenlenen sürdürülebilirlik oturumunda da öğrenciler, Tüpraş Sürdürülebilirlik ekibiyle bir araya gelerek şirketin 2050 Karbon Nötr hedefi ve sürdürülebilirlik çalışmaları hakkında bilgi edindi. Oturumla, gençlerin sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümüne yönelik farkındalıklarının artırılması hedeflendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tüpraş, Temel Rafinericilik Staj Programıyla Meslek Yüksekokulu Öğrencilerini Destekliyor Haber

Tüpraş, Temel Rafinericilik Staj Programıyla Meslek Yüksekokulu Öğrencilerini Destekliyor

Türkiye’nin lider enerji şirketi Tüpraş, “Enerjimiz Geleceğe” yaklaşımı ve toplumsal sorumluluk anlayışı doğrultusunda rafinerilerinin bulunduğu illerde üniversitelerle geliştirdiği iş birlikleriyle Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin gelişimini destekliyor, yerel kalkınmayı güçlendirecek yetkin insan kaynağının yetişmesine katkı sunuyor. Temel Rafinericilik Staj Programı, Tüpraş’ın rafinerilerinin bulunduğu dört ilde Kırıkkale Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Batman Üniversitesi ve Kocaeli Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirildi. Yaklaşık bir ay süren Staj Programı’nda öğrenciler, temel rafinericilik eğitimlerinin yanı sıra saha uygulamaları ve teknik gelişim içerikleriyle de enerji sektörünü yakından tanıma fırsatı buldu. Teknik bilgi ile pratik uygulamaları bir araya getiren program, öğrencilerin mesleki yetkinliklerini geliştirirken kariyer yolculuklarına yönelik içeriklerle çok yönlü bir öğrenim süreci sağladı. Staj Programı’na Meslek Yüksekokulları’nın rafineri ve petrokimya, kimya teknolojileri, elektrik, makine ve metal teknolojileri gibi alanlarında öğrenim gören öğrenciler katıldı. Tüpraş Kırıkkale, İzmir, Batman ve İzmit Rafinerilerinde düzenlenen kapanış törenlerinde, programı başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifikaları takdim edildi. “Yerel kalkınmaya katkı sağlayan üniversite-sanayi iş birliklerini güçlendirmeyi sürdüreceğiz” Tüpraş İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Önder Korkmaz Temel Rafinericilik Staj Programı ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Gençlerin mesleki gelişimlerini destekleyen, onları iş hayatına ve geleceğin yetkinliklerine hazırlayan programlar geliştirmeyi çok değerli buluyoruz. Temel Rafinericilik Staj Programı ile meslek yüksekokulu öğrencilerimizin rafinerilerimizi ve enerji sektörünü yakından tanımalarının yanı sıra, edindikleri teorik bilgileri sahada deneyimleme fırsatı bulmalarını hedefledik. Bu programın bizim için bir diğer boyutu ise rafinerilerimizin bulunduğu illerde üniversitelerimizle kurduğumuz güçlü iş birlikleri. Ortak geliştirdiğimiz bu program ile faaliyet gösterdiğimiz bölgelerin geleceğine nitelikli insan kaynağı yetiştirerek katkı sağlıyoruz. Bu yıl programın kapsamını sürdürülebilirlik içerikleriyle daha da zenginleştirdik. Gençlerin enerji dönüşümünü, sürdürülebilirliği ve geleceğin enerji dünyasını bugünden kavramalarını önemsiyoruz. Çünkü enerjinin geleceğini şekillendirecek olanlar, bugün eğitim gören gençlerimiz. Tüpraş olarak gençlerimize alan açan bu tür programları yaygınlaştırmaya, kariyer yolculuklarında destek olmaya ve üniversitelerimizle iş birliklerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz.” Sertifika törenlerine Tüpraş rafineri müdürleri ile üniversitelerin rektörleri ve rektör yardımcıları da katıldı. Törende, Tüpraş çalışanlarının öğrencilerle mesleki deneyimlerini paylaştığı panelin yanı sıra, Tüpraş İnsan Kaynakları yöneticileri tarafından özgeçmiş hazırlama ve mülakat süreçlerine yönelik kariyer gelişim oturumları gerçekleştirildi. Öğrenciler böylece enerji sektörüne ilişkin merak ettikleri soruları sektör profesyonellerine doğrudan yöneltme fırsatı yakaladı. Bu yıl program kapsamında ilk kez düzenlenen sürdürülebilirlik oturumunda da öğrenciler, Tüpraş Sürdürülebilirlik ekibiyle bir araya gelerek şirketin 2050 Karbon Nötr hedefi ve sürdürülebilirlik çalışmaları hakkında bilgi edindi. Oturumla, gençlerin sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümüne yönelik farkındalıklarının artırılması hedeflendi. Tüpraş Staj Programları Hakkında: Kısa Dönem Staj Programı: Tüpraş’ın üniversite öğrencilerine yönelik sunduğu kısa dönem staj programı, gençlerin iş hayatını ve rafineri operasyonlarını yakından tanımalarını, akademik bilgilerini uygulama deneyimiyle desteklemelerini ve kariyer hedeflerini şekillendirmelerini amaçlıyor. Nextremers: Üniversitelerin 3. ve 4. sınıf öğrencileri, yüksek lisans öğrencileri ve yeni mezunlara yönelik yürütülen genç yetenek programı, yaklaşık 30.000 başvuru arasından seçilen 60 üniversite öğrencisine proje bazlı çalışma deneyimi, eğitim ve gelişim fırsatları sunarak profesyonel hayata hazırlanmalarına katkı sağlıyor. Temel Rafinericilik Staj Programı: Tüpraş’ın rafinerilerinin bulunduğu Kırıkkale, İzmir, Batman ve Kocaeli’nde üniversite iş birlikleriyle hayata geçirilen program, sürdürülebilir yerel kalkınmayı güçlendirecek nitelikli insan kaynağının yetişmesini hedefliyor. Meslek yüksekokulu öğrencilerine yönelik program; temel rafinericilik eğitimleri, saha uygulamaları, teknik ve kariyer gelişim oturumlarıyla gençlere enerji sektörünü yakından tanıma fırsatı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Salkaya Kazısı’na Eti Bakır’ın Desteği Sürüyor Haber

Salkaya Kazısı’na Eti Bakır’ın Desteği Sürüyor

2023 yılında tesadüfen bulunan taban mozaiğinin ardından 2024’te başlayan kazı çalışmaları, Roma varlığına ışık tutacak yeni mimari verileri de ortaya çıkardı. Türkiye’de madenden son ürüne üretim yapabilen tek şirket olan Eti Bakır, tarihi ve kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çalışmalarıyla da toplumsal değer üretmeye devam ediyor. Eti Bakır, “Yerin Altındaki Bütün Cevherleri Çıkarıyoruz” projesi kapsamında destek verdiği Elazığ’ın Salkaya Köyü’nde bulunan ve Roma Dönemi’ne ait olduğu değerlendirilen kazı çalışmalarına desteğini, ikinci yılında da sürdürüyor. ‘KAZI ALANINI GENİŞLETECEĞİZ’ Salkaya Kazısı Bilimsel Danışmanı ve Kafkas Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Kayhan Murat, 2023 yılında bir çiftçi tarafından şans eseri bulunan taban mozaiğinin, Roma dönemine ait bir yerleşim bölgesini ortaya çıkardığını söyledi. Mozaiğin bir villaya ait olduğunu yeni kazılarla teyit edebildiklerini dile getiren Murat, “Mozaik alanının güneyinde yer alan ve korunmuş plan özellikleriyle dikkat çeken hamam yapısı, Elazığ’da tespit edilen ilk örnek olması bakımından önem taşıyor. Yapının batı kanadında hilal formundaki mimari birimlerle o dönemde geliştirilmiş bir tür zemin altı ısıtma sistemi anlamına gelen hypocaust elemanları açığa çıkarıldı. Geçen yıl devam eden kazı çalışmalarımızda bulunan şarap üretim atölyesinin hemen güneyinde bulduğumuz depo alanlarıyla diğer villalara da yaklaştığımızı düşünüyoruz” dedi. Hamamla mozaik arasında ortaya çıkmaya başlayan düzgün kesme taşlarından oluşan yolların, yapılar arasındaki bağlantıyı göz önüne serdiğini belirten Murat, şöyle devam etti: “Önümüzdeki dört yıllık planlamamız, hamam ve mozaik arasındaki bağlantı yollarının devamını çıkarmak. Tespit ettiğimiz kilisenin kazı çalışmalarına da bu yıl başlayıp tamamını ortaya çıkarmak istiyoruz. Alanımızda duvarları bulunan ancak işlevleri belli olmayan bazı yapılar var; bu yıl o bölgede de kazı çalışmalarımızı artıracağız. Çalışmalarımıza destek veren Eti Bakır’a ve kazı çalışmalarını yürüten Elazığ Müze Müdürlüğü Başkanlığı’na teşekkür ediyoruz.” ‘DESTEKLERİMİZİ ARTIRARAK SÜRDÜRECEĞİZ’ Eti Bakır Genel Müdürü Asım Akbaş da kültürel mirasın korunmasının toplumsal sorumluluk anlayışlarının önemli bir parçası olduğunu belirtti. Elazığ’da bu yıl faaliyete başlayacak yeni tesisin neredeyse tamamlandığını kaydeden Akbaş, şunları söyledi: “350 milyon dolarlık yatırımla kurduğumuz Elazığ tesisimizle birlikte kentimizin ekonomik kalkınmasına da katkı sunacağız. Yaklaşık 750 kişilik istihdama sahip olacak Elazığ İşletmemizde yılda 1 milyon ton bakır cevheri işleyeceğiz. Bizim için bulunduğumuz bölgelerde değer üretmek yalnızca sanayi yatırımlarıyla sınırlı değil. Elazığ’ın kültürel ve tarihi değerlerinin korunmasına katkı sağlamayı da aynı anlayışın bir parçası olarak görüyoruz. Bu doğrultuda destek verdiğimiz Salkaya Kazısı çalışmalarıyla, bölgenin kültürel mirasının gün yüzüne çıkarılmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunmaya devam edeceğiz. Tesisimiz üretime başladıktan sonra kentimizdeki değerler için çalışmalarımızı da artıracağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

46 Yaşında Okul Birincisi Oldu, Ayakta Alkışlandı Haber

46 Yaşında Okul Birincisi Oldu, Ayakta Alkışlandı

Üsküdar Üniversitesi 2025-2026 Akademik Yılı mezuniyet töreni, bu yıl yalnızca diplomaların verildiği bir organizasyon değil; birbirinden etkileyici yaşam öykülerinin, umut veren başarıların ve toplumsal sorumluluk mesajlarının paylaşıldığı anlamlı bir buluşmaya dönüştü. Üsküdar Üniversitesi 2025-2026 Akademik Yılı mezuniyet törenleri kapsamında Diş Hekimliği Fakültesi 1. dönem ile Tıp Fakültesi 2. dönem mezunları düzenlenen törenle diplomalarını alarak meslek hayatına uğurlandı. Ön lisans ve lisans programlarından mezun olan diğer fakülteler ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğrencileri ise Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen 13. Dönem Mezuniyet Töreni'nde diplomalarına kavuştu. Her iki törende de dereceye giren öğrencilerin konuşmaları zaman zaman duygu dolu anlar yaşattı, zaman zaman ise uzun süre alkışlandı. "Bu başarı annemin gözyaşlarının da başarısı" 2025-2026 Akademik Yılı üniversite birincilerinden Adli Bilimler Bölümü mezunu İlayda Usta'nın konuşması törenin en duygusal anlarından biri oldu. Üniversite birinciliğinin yalnızca bir derece olmadığını söyleyen Usta, başarısının arkasında yıllarca süren emek, sabır ve vazgeçmeyen bir irade bulunduğunu ifade etti. Ancak konuşmasının en dikkat çeken bölümü annesine ayırdığı sözlerdi. "Bugün burada durabiliyorsam bunun en önemli sebeplerinden biri annemdir. Yorulduğumda beni ayağa kaldıran, vazgeçmek istediğimde yeniden başlamam için bana güç veren tek kişi oydu. Bu başarının arkasında benim kadar onun da emeği, sabrı ve gözyaşı var. Üniversite birinciliğimi bana inanmaktan hiç vazgeçmeyen anneme armağan ediyorum." sözleri salondan büyük alkış aldı. Hem eğitim hayatını hem de iş yaşamını birlikte yürüttüğünü anlatan Usta, çalışma arkadaşlarına teşekkür ederken konuşmasını Atatürk'ün "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir." sözüyle tamamladı. Arapça yaptığı konuşmada "Ortak hayallerimizi kutluyoruz" dedi Üniversite birincilerinden Yazılım Mühendisliği mezunu Salman Anwar Ghasan Al-Quhali ise Arapça yaptığı konuşmada mezuniyetin yalnızca eğitimin sonu olmadığını vurguladı. "Biz bugün sadece akademik bir aşamanın sonunu kutlamıyoruz. Paylaştığımız hayalleri, uykusuz geceleri ve bizi bugünlere taşıyan mücadeleyi kutluyoruz." diyen Al-Quhali, ailesine ve akademisyenlerine teşekkür ederek mezunlara yaşam boyu öğrenmeyi bırakmamaları çağrısında bulundu. "En küçük çabanın bile kıymetli olduğunu unutmayacağız" 3 kişinin birinciliği paylaştığı üniversite dönem birincilerinden Psikoloji Bölümü mezunu Esra Nur Kutlar ise konuşmasını yalnızca kendi başarısı üzerine kurmadı. Savaşlar nedeniyle yaşam hakkı elinden alınan çocukları, eğitim alamayan öğrencileri ve dünyanın farklı coğrafyalarında zulüm gören insanları hatırlatan Kutlar, mezuniyetin kendileri için daha büyük sorumluluklar anlamına geldiğini söyledi. Kutlar’ın "Bu mezuniyet sadece bir diploma değil; artık daha çok çalışmanın, üretmenin ve insanlık için sorumluluk almanın başlangıcı. En küçük çabanın bile kıymetli olduğunu unutmayacağız." sözleri salondaki davetliler tarafından uzun süre alkışlandı. "Yeni bir sayfa açılıyor" Çizgi Film ve Animasyon Bölümü mezunu, fakülte birincisi ve üniversite dönem lisans ikincisi Nida Nefise Öztunç ise mezuniyetin yalnızca bir diploma değil, aynı zamanda yeni hikâyelerin başlangıcı olduğunu vurguladı. Üniversitede teknik bilginin yanı sıra entelektüel ve sanatsal bir bakış açısı kazandıklarını belirten Öztunç, "İlk gün bu kapıdan adım attığımızda önümüzde nasıl bir yol olduğunu bilmiyorduk. Bugün ise buradan anlatacak güçlü hikâyeleri ve ortaya koyacak vizyonları olan bireyler olarak ayrılıyoruz. Her son yeni bir başlangıçtır. Fakülte duvarlarının dışındaki dünya bizi bekliyor. Yolumuz açık, yaratıcılığımız ve ilhamımız bol olsun." dedi. "Bugün bir sayfa kapanırken her birimiz için yepyeni bir dönem başlıyor” Tıbbi Görüntüleme Teknikerliği Programı birincisi Sema Nur As, sağlık alanının büyük fedakârlık ve sorumluluk gerektirdiğine dikkat çekerek, iki yıllık eğitim sürecinde yalnızca mesleki bilgi değil, birlikte mücadele etmeyi ve sorumluluk almayı da öğrendiklerini söyledi. Başarısında en büyük payın ailesine ait olduğunu vurgulayan As, "Bugün bir sayfa kapanırken her birimiz için yepyeni bir dönem başlıyor. Üniversitemizde edindiğimiz bilgi ve etik değerleri meslek hayatımız boyunca en iyi şekilde taşıyacağımıza inanıyorum." dedi. 46 yaşında yeniden öğrenci oldu, ayakta alkışlandı Törenin belki de en etkileyici konuşmasını İlk ve Acil Yardım Programı birincisi Demet Erçetin yaptı. Konuşmasına "Yapay zekâdan destek almayı denedim ama çok sıkıcı bir metin hazırladı." diyerek başlayan Erçetin, hayatını değiştiren süreci anlattı. Eşinin sağlık sorunları nedeniyle yaşamlarının bir günde değiştiğini söyleyen Erçetin, yaşadığı zorlu dönemin ardından yeniden üniversite sıralarına dönme kararı aldığını belirtti. "Bu bir trajedinin başarıya ve umuda evrilme hikâyesidir. Bu, 46 yaşında kendini yeniden keşfeden bir kadının hikâyesidir. Bu, hiçbir zaman hiçbir şey için geç olmadığının hikâyesidir." diyen Erçetin, "Hiçbir zaman yeteneklerinizi ve hayallerinizi küçümsemeyin. Her tökezlemede ayağa kalkın." mesajını verdi. "Artık yalnızca hekim değil, insanların hayatına dokunan kişiler olacağız" Diş Hekimliği Fakültesi birincisi Selin Güvenç ise hekimliğin yalnızca teknik bilgiyle yapılabilecek bir meslek olmadığını söyledi. "İnsanların yalnızca dişlerine değil, gülüşlerine de dokunacağız." diyen Güvenç, diplomanın aynı zamanda büyük bir sorumluluk belgesi olduğunu ifade etti. Konuşmasının sonunda vefat eden babasını anarken duygu dolu anlar yaşadı. Doğu Türkistan'dan Türkiye'ye uzanan başarı öyküsü Tıp Fakültesi dönem birincisi Beyza Bıçakcılar ise kişisel hikâyesiyle dikkat çekti. Doğu Türkistan'dan göç eden Kazak Türklerinin torunu olduğunu anlatan Bıçakcılar, bugün aldığı diplomanın yalnızca kendisine ait olmadığını söyledi. "Bu diplomayı yalnızca kendim için değil, büyük fedakârlıklarla bugünlere ulaşmamızı sağlayan atalarım adına da taşıyorum." diyen genç hekim, konuşmasında Filistin, Doğu Türkistan ve dünyanın farklı bölgelerinde savaşın gölgesinde yaşayan çocukları da unutmadı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İletişimin Yüzde 70’i Artık Görsel Olarak Gerçekleşiyor! Haber

İletişimin Yüzde 70’i Artık Görsel Olarak Gerçekleşiyor!

Seminerde konuşan Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. And Algül, günümüzde iletişimin büyük ölçüde görsel unsurlar üzerinden kurulduğunu ifade ederek, “Artık iletişimin yaklaşık yüzde 70’i görsel olarak gerçekleşiyor. Sosyal medya, reklam ve sivil toplum kampanyaları görsel iletişimin en yoğun kullanıldığı alanlar.” dedi. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından toplumsal katkı ve bilim iletişimi misyonuyla düzenlenen Toplum İçin İletişim Eğitim Seminerleri kapsamında gerçekleştirilen “Tasarım Okumaları: Görsel İletişim Alanında Vaka Analizleriyle Farkındalık Yaratmak” başlıklı çevrimiçi seminere yoğun katılım sağlandı. Seminerde konuşan Üsküdar Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. And Algül oldu. Görsel iletişimin günümüz toplumsal yaşamındaki belirleyici rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Algül, görsellerin yalnızca estetik bir unsur değil, aynı zamanda güçlü bir anlam üretim aracı olduğunu vurguladı. İletişimin Yüzde 70’i görseller üzerinden kuruluyor… Prof. Dr. Algül, günümüzde iletişimin büyük ölçüde görsel unsurlar üzerinden kurulduğunu ifade ederek, “Artık iletişimin yaklaşık yüzde 70’i görsel olarak gerçekleşiyor. Sosyal medya, reklam ve sivil toplum kampanyaları görsel iletişimin en yoğun kullanıldığı alanlar. Bu nedenle bireylerin yalnızca okuryazar değil, aynı zamanda görsel okuryazar olmaları gerekiyor.” dedi. Kuram ve vaka analizi birlikte ele alındı Seminerde görsel iletişimi; Roland Barthes, Marshall McLuhan ve Stuart Hall’un kuramsal yaklaşımları üzerinden değerlendiren Prof. Dr. Algül, bu üç ismi seçme nedenini şöyle açıkladı: “Barthes ve Stuart Hall daha eleştirel bir perspektif sunarken, McLuhan daha geleneksel medya yaklaşımını temsil ediyor. Amacım, görsel anlam üretimini hem geleneksel hem de dijital medya açısından birlikte gösterebilmek.” Dijital medyada “görünmez reklam” Dijital platformlarda reklamların artık klasik biçimde sunulmadığını belirten Prof. Dr. Algül, “Bir sosyal medya platformunda örneğin paylaşılan bir içecek, reklam gibi görünmez. Gündelik hayatın doğal bir parçasıymış gibi sunulur.” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Algül, aynı içeriğin farklı mecralarda bambaşka anlamlar üretebildiğini ifade ederek, “Aynı içecek markasını televizyonda görmekle dijital platformlarda görmek aynı şey değildir. Televizyonda pasif izleyici ve tek yönlü iletişim varken, sosyal medyada etkileşim ve yeniden üretim vardır. Bu nedenle mesaj da dönüşür.” ifadesinde bulundu. Aynı görselin herkes tarafından aynı şekilde okunmadığını da dile getiren Prof. Dr. Algül, “İzleyici, mesajı kendi kültürel ve toplumsal konumuna göre çözümler.” dedi. UNICEF ve WWF örnekleriyle toplumsal farkındalık UNICEF ve WWF kampanyalarını görsel iletişim açısından değerlendiren Prof. Dr. Algül, minimalist tasarım, görsel metafor, boşluk kullanımı ve sınırlı renk paleti gibi unsurların toplumsal mesajı güçlendirdiği vurgulandı. WWF’in panda logosu üzerinden konuşan Prof. Dr. Algül, “Düz anlamda siyah-beyaz bir panda görürüz. Yan anlamda masumiyet ve korunmaya muhtaçlık vardır. Mit düzeyinde ise doğayı korumanın insani bir sorumluluk olduğu fikri üretilir.” dedi. Görsel iletişim yalnızca estetik bir tercih değil Prof. Dr. Algül, “Görsel iletişim yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda etik ve toplumsal bir sorumluluktur. Tasarım, süslemekten çok fark ettirmek için vardır.” diye konuştu. Görsellerde kullanılan imgelerin yalnızca görünen anlamla sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Algül, şu ifadeleri kullandı: “Eriyen hayvan silüetleri, insan vücuduna dönüşen doğa imgeleri, yok olan ormanlar… Bunlar sadece düz anlam taşımıyor; yan anlam ve mit de üretiyor. Düz anlamda doğa masumiyeti simgelerken, insan tahrip edici güç olarak karşımıza çıkıyor. Tasarımda bu karşıtlıklar çok önemlidir. Bu zıtlıklar izleyicide suçluluk, sorumluluk ve empati duygularını tetikleyerek farkındalık yaratır.” Çevre temalı afiş ve kampanyalarda üretilen görsel mitler ne anlatıyor? Çevre temalı afiş ve kampanyalarda üretilen görsel mitlere dikkat çeken Prof. Dr. Algül, “Görsel mitler aracılığıyla çevresel yıkım, doğal bir süreç olmaktan çıkarılıp insan eliyle yaratılan bir kriz olarak sunuluyor. Doğa, kendi kendine yok olan bir unsur değil; insan müdahalesiyle tahrip edilen bir varlık olarak kodlanıyor.” dedi. Kodlama–kod çözümleme modeli üzerinden yapılan değerlendirmelerde ise görsel mesajların tek bir anlam üretmediği vurgulayan Prof. Dr. Algül, “Üretici tarafından ‘Orman kesilirse yaşam biter’ şeklinde kodlanan mesaj, izleyici tarafından farklı biçimlerde çözümlenebiliyor. Kimisi bunu bir tehdit, kimisi bir çağrı, kimisi ise ahlaki bir sorumluluk olarak algılıyor.” ifadesinde bulundu. Prof. Dr. Algül, bazı izleyicilerin mesajı bireysel sorumluluk yerine kurumsal bir sorun olarak gördüğünü ya da görselleri “abartılı ve duygusal” bulabildiğini belirterek, “Farkındalık tek yönlü bir süreç değil. Anlam, izleyicinin toplumsal ve kültürel konumuna göre değişkenlik gösteriyor.” şeklinde konuştu. Kampanyalar yalnızca içerikleriyle değil, kullanılan mecralarla da anlam üretiyor Aynı çevresel mesajın farklı mecralarda farklı etkiler ürettiğini vurgulayan Prof. Dr. And Algül, “Mesajın afiş formunda verilmesi kamu alanında doğrudan görünürlük sağlıyor. Aynı mesaj sosyal medyada paylaşıldığında ise hızlı ve küresel bir farkındalık dalgasına dönüşüyor. Kampanyalar yalnızca içerikleriyle değil, kullanılan mecralarla da anlam üretiyor.” dedi. Earth Hour gibi küresel katılıma dayalı etkinlikleri örnek gösteren Prof. Dr. Algül, “Mesaj, medyanın doğasıyla bütünleşerek izleyicinin gündelik yaşamına doğrudan müdahale ediyor. Çevresel mesajın etkisi, içeriğin kendisinden çok iletişim aracının deneyimsel gücüyle artıyor.” diye konuştu. Görsel iletişim dönüştürücü bir güç Genel bir değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Algül, görsel iletişimin yalnızca estetik bir üretim alanı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi ve “Görsel iletişim araçları, toplumsal sorunların anlaşılmasını, görünür kılınmasını ve bu sorunlara yönelik farkındalık oluşturulmasını sağlar. Vaka analizleriyle bireylerin eleştirel düşünme becerileri gelişir, toplumsal sorumluluk bilinci güçlenir.” dedi. Gelecekte artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik ve dijital aktivizmin farkındalık yaratmada daha büyük rol oynayacağını ifade eden Prof. Dr. Algül, “Görsel iletişim tasarımı; bilinçlendiren, dönüştüren ve etki yaratan güçlü bir iletişim aracıdır.” diyerek sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Saran Group’un 23 Nisan Geleneği Devam Ediyor Haber

Saran Group’un 23 Nisan Geleneği Devam Ediyor

Saran Group, 24 yıldır sürdürdüğü sosyal sorumluluk projesi “23 Nisan İstanbul Buluşmaları” kapsamında bu yıl Kırıkkale’den gelen çocukları misafir etti. Etkinliğin ilk gününde çocuklar, Saran Group’un İstanbul’daki merkez ofisinde Saran Group Kurucu ve Onursal Başkanı Sadettin Saran ve şirket çalışanlarıyla bir araya geldi. Ofis bahçesinde düzenlenen 23 Nisan şenliğinde eğlenceli aktivitelerle bayram coşkusunu doyasıya yaşayan çocuklar, ardından dolu dolu bir İstanbul gezi programına katılma fırsatı buldu. İstanbul gezisi kapsamında çocuklar Rahmi Koç Müzesi, Miniatürk ve Vialand gibi şehrin önde gelen kültürel ve eğlence merkezlerini gezdi ve Florya İstanbul Akvaryum’da deniz yaşamını keşfetti. Eminönü’nden düzenlenen Boğaz turuyla İstanbul’u denizden izleme imkânı bulan çocuklar, Kadıköy’e geçerek Fenerbahçe Stadyumu’nu da yakından görme fırsatı yakaladı. Saran Group Kurucu ve Onursal Başkanı Sadettin Saran, projeye ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Çocuklarımız Cumhuriyetimizin en kıymetli hazineleri. Aralarında İstanbul’u ilk kez gören çocuklarımızın olması, bu buluşmayı bizim için daha da anlamlı kılıyor. Yeni yerler görmek, farklı deneyimler yaşamak ve ilham almak onların hayal dünyasını büyütüyor. Bu yolculuklara eşlik etmek, gözlerindeki heyecana ve yüzlerindeki tebessüme tanıklık etmek bizler için en büyük mutluluk.” Saran Group, toplumsal sorumluluk anlayışı doğrultusunda çocukların gelişimine katkı sağlayan projelerini sürdürmeye ve 23 Nisan coşkusunu daha fazla çocuğa ulaştırmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsunspor’un “Mor Forma” Projesine   Avrupa’dan Büyük Ödül Haber

Samsunspor’un “Mor Forma” Projesine Avrupa’dan Büyük Ödül

Avrupa Kulüpler Birliği (EFC) ve EA SPORTS FC™, futbolun toplumsal değişim gücünü kullanarak fark yaratan projeleri ödüllendirdikleri “Değişimin Sembolü” (Symbol of Change) hibelerinin 2026 yılı kazananlarını açıkladı. Türkiye’den Samsunspor, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi hedefleyen “Mor Forma” (Purple Jersey) projesiyle Avrupa’nın en prestijli toplumsal sorumluluk ödüllerinden birine layık görülerek 100 bin Euro hibe almaya hak kazandı. Lizbon’da düzenlenen EFC Club Connect etkinliğinde duyurulan ödüller; toplumsal cinsiyet eşitliği, yerel kalkınma ve gençlerin dijital eğitimi gibi kritik alanlarda dönüştürücü projeler üreten kulüplere verildi. Samsunspor, Belçika’dan Club Brugge Foundation ve Ukrayna’dan Shakhtar Donetsk ile birlikte Avrupa genelinde seçilen üç kulüpten biri olmayı başardı. Samsun’dan Yükselen Mor Dalga: 3 Bin Kişiye Dokunacak Süper Lig’in köklü ekiplerinden Samsunspor, ödül kazanan “Mor Forma” projesiyle futbolun birleştirici gücünü kadına yönelik şiddeti durdurmak ve toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik etmek için kullanıyor. Adını toplumsal cinsiyet eşitliğinin uluslararası renginden alan proje, sadece bir sembol olmanın ötesine geçerek geniş kapsamlı bir destek programı sunuyor. Proje kapsamında ev içi şiddet mağdurlarına psikolojik destek verilirken, kulüp akademisindeki genç erkek oyunculara eşitlik eğitimi ve kadınlara yönelik kendini savunma eğitimleri düzenleniyor. Yılda 3 binden fazla doğrudan faydalanıcıya ulaşması beklenen proje; 1.600 kadına psikolojik destek sağlanmasını, 600 kadının kendini savunma eğitimlerine katılımını ve 160’tan fazla akademi oyuncusunun toplumsal farkındalık eğitimi almasını hedefliyor. Ödülle ilgili açıklama bulunan Samsunspor Pazarlama Direktörü Zeycan Rochelle Yıldırım “Bu ödülün alınması, Samsunspor’da bu projeye yüreğini koyan herkes için çok büyük anlam taşıyor. Beş yıl içinde 2.400’den fazla kadına destek olduk ve daha önce futbola erişimi olmayan 215 kadın ve kız çocuğunu futbolla buluşturduk. Bu yıl, sahaya ilk kez adım atan kız çocuklarından, eşitliğin en baştan inşa edilen bir değer olduğunu öğrenen akademi erkek oyuncularına kadar doğrudan 3.000 kişiye ulaşacağız. Bu ödül, bu yapıyı kurmaya ve geliştirmeye devam etmemizi sağlayacak.” Dedi Arda Turan’ın Çalıştırdığı Shakhtar Donetsk de Ödül Aldı Samsunspor’un yanı sıra, teknik direktörlüğünü Arda Turan’ın üstlendiği Ukrayna’nın başarılı temsilcisi Shakhtar Donetsk de “LingoBall” projesiyle hibe kazananlar arasında yer aldı. Shakhtar Social Vakfı aracılığıyla yürütülen proje, 7-12 yaş arası 1200 çocuk için futbol antrenmanlarını oyunlaştırılmış İngilizce dil eğitimiyle birleştiriyor. Hareket takip teknolojilerinin kullanıldığı projeyle, çocukların hem fiziksel aktivite düzeylerinin hem de dil öğrenme kapasitelerinin artırılması amaçlanıyor. Belçika temsilcisi Club Brugge ise yerel kulüplere sosyal sorumluluk projeleri geliştirmeleri için rehberlik eden “Football Community Builders” programıyla ödülün sahibi oldu. Futbolun Kalbi Toplum İçin Atıyor Bu üç proje, bireysel olarak günümüz toplumlarının karşı karşıya olduğu toplumsal cinsiyet eşitliği, yerel kalkınma ve gençlik eğitimi gibi en önemli sosyal konulara odaklanıyor. Birlikte ele alındığında ise bu girişimler, futbolun erişim gücünü, yarattığı etkiyle eşleştirmek ve Avrupa genelindeki kulüpleri toplumlarında anlamlı ve kalıcı değişimler yaratmaları için güçlendirmek gibi.EFC ve EA SPORTS FC iş birliğinin temel hedefini yansıtıyor. EFC CEO’su Charlie Marshall, ödül töreninde yaptığı konuşmada, “Değişimin Sembolu Ödülleri (Symbol of Change Grants), futbolun sunduğu platformu kullanarak insanların hayatlarında gerçek bir fark yaratan kulüpleri kutlamayı amaçlıyor. EFC 800'den fazla üye kulübe ulaştıkça, tüm üye kulüpler ve taraftarları için değişimin birleşik sesi olma temel misyonumuzu sürdürmemiz büyük önem taşıyor. EA SPORTS FC ile olan ortaklığımız aracılığıyla kulüpleri, topluluklarına nasıl hizmet edebilecekleri ve kalıcı bir etki yaratabilecekleri konusunda yaratıcı düşünmeye teşvik ediyoruz. Samsunspor, Club Brugge Vakfı ve Shakhtar Donetsk; kadınları ve gençleri desteklemekten oyunun kuruluş köklerini güçlendirmeye kadar futbolun nasıl bir ilerleme gücü olabileceğini kanıtlayan üç güçlü örneği temsil ediyor.” dedi. EA SPORTS FC Ortaklık Pazarlama Kıdemli Direktörü James Salmon ise “Değişimin Sembolü Ödülleri, futbol kulüplerinin kendi topluluklarında anlamlı bir değişim sağlama potansiyelini açığa çıkarmayı amaçlıyor. EA SPORTS FC olarak, oyunu ilham vermek, eğitmek ve insanları bir araya getirmek için kullanan girişimleri desteklemeye kararlıyız. EFC ile ortaklık kurmak, kulüplerin harika fikirlerini Avrupa genelindeki topluluklara ulaşabilecek ve fayda sağlayacak etkili programlara dönüştürmelerine yardımcı olmamıza olanak tanıyor.” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.