Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Topraksız Tarım

Kapsül Haber Ajansı - Topraksız Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Topraksız Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Farmicca’dan %30 Enerji Verimliliği, %99 Su Tasarrufu Haber

Farmicca’dan %30 Enerji Verimliliği, %99 Su Tasarrufu

Türkiye’de verimlilik temasıyla gerçekleştirilen en kapsamlı organizasyonlardan biri olma niteliği taşıyan bu fuarda, tarımı ileri mühendislik ve yazılım teknolojileriyle yeniden tanımlayan Farmicca da güçlü bir şekilde yer alıyor. Tamamı yerli ve milli teknolojiyle geliştirilen altyapısıyla, minimum kaynakla maksimum üretim yaklaşımını endüstriyel ölçekte mümkün kılan Farmicca; yalnızca bir tarım teknolojisi şirketi değil, Türkiye’den doğan ve küresel pazarlarda ölçeklenmeye hazır bir AgriTech platformu olarak konumlanıyor. Fuarın ortaya koyduğu verimlilik, sürdürülebilirlik ve yüksek katma değerli üretim vizyonunu sahaya taşıyan Farmicca, tarımın geleceğini belirleyecek teknolojilerin artık Türkiye’den çıktığını güçlü biçimde ortaya koyuyor. Tamamı yerli yatırım ve mühendislikle geliştirilen Farmicca, tarımı doğa koşullarına bağımlı bir faaliyet olmaktan çıkararak ölçülebilir, öngörülebilir ve yüksek verimli bir üretim modeline dönüştürüyor. İklim kontrollü dikey tarım tesislerinde yılın 365 günü kesintisiz üretim sağlayan sistemler, yalnızca 500 m² alanda aylık 75 bin adet kıvırcık yetiştirme kapasitesine ulaşıyor. Kapalı üretim modeli sayesinde iklim koşulları ve doğal afetlerden tamamen bağımsız çalışan bu yapı, Farmicca’yı tarımda yeni bir verimlilik standardının temsilcisi haline getirirken, dünyadaki önde gelen dikey tarım tesislerine kıyasla 2,5 kat daha yüksek verim sunuyor. Farmicca, tesis tasarımından mühendisliğe, kurulumdan devreye almaya kadar tüm süreci kapsayan anahtar teslim dikey tarım fabrikaları kurarak, tarımı bir üretim hattı disipliniyle ele alıyor. Donanım, yazılım ve üretim süreçlerini tek bir çatı altında entegre eden bu yaklaşım, yatırımcılar için hızlı devreye alınabilen, öngörülebilir getirisi olan ve sürdürülebilir üretim altyapıları sunuyor. Şirket, yakın gelecekte Türkiye’nin önde gelen tarım teknolojileri ihracatçılarından biri olmayı hedeflerken; Orta Asya, Orta Doğu ve Avrupa pazarlarında aktif büyüme stratejisi izliyor. Tam otomatik, 365 gün kesintisiz, yüksek verimli üretim modeli Farmicca’nın geliştirdiği teknolojik altyapının merkezinde yer alan Farmisense yazılım platformu, iklim kontrollü dikey tarım tesislerinin tüm operasyonunu uçtan uca ve tam otomatik olarak yönetir. Sıcaklık, nem, CO₂, ışık ve besin dengesi gibi kritik parametreleri anlık olarak izleyip optimize eden sistem, üretimi insan müdahalesine ihtiyaç duymadan en verimli seviyede sürdürür. Gelişmiş veri analitiği ve senaryo yönetimi kabiliyetleri sayesinde Farmisense, üretimi ölçülebilir ve öngörülebilir hale getirirken, kaynak kullanımını minimuma indirerek maksimum çıktı elde edilmesini sağlar. Bu yapı, Farmicca tesislerini klasik bir tarım alanı olmaktan çıkarıp tamamen dijital olarak yönetilen bir “akıllı üretim sistemi”ne dönüştürür. Akıllı Büyütme LED’i Çözümleri Farmicca’nın geliştirdiği Illuminator LED aydınlatma sistemi, bitkilere yalnızca ihtiyaç duydukları ışık yoğunluğunu sağlayarak maksimum verimlilikle minimum enerji tüketimini mümkün kılar. Akıllı dimleme altyapısı ve gün doğumu–gün batımı simülasyonu ile bitkilerin doğal büyüme döngüsü taklit edilirken, farklı dalga boylarının kontrolü sayesinde her bitki türüne özel ışık reçeteleri uygulanır. Bu yaklaşım, bitki stresini azaltarak daha homojen ve kaliteli üretim sağlarken, gereksiz enerji tüketimini ortadan kaldırır. Farmicca, bu ölçekte ve aktif üretim ortamında gelişmiş büyütme ışığı teknolojilerini kullanan öncü şirketlerden biri olarak sektörde belirgin bir teknolojik üstünlük ortaya koymaktadır. Pestisitsiz üretim ve yüksek besin değerine sahip yeşillikler Farmicca’nın iklim kontrollü topraksız tarım tesislerinde üretim, dış ortamdan tamamen izole bir yapıda gerçekleştirilir. Bu sayede pestisit, herbisit ve zararlı kimyasallara ihtiyaç duyulmadan üretim yapılabilir. Kapalı devre ve kontrollü ortamda yetiştirilen ürünler, ideal besin dengesiyle büyürken maksimum hijyen standartları korunur. Sonuç olarak tüketicilere yılın her günü aynı kalite, tazelik ve besin değerine sahip, güvenli ürünler sunulur. Bu model, sağlıklı gıdaya erişim açısından yeni bir standart tanımlar. Farmicca Campus Farmicca, Ar-Ge yatırımlarını güçlendirmek amacıyla İstanbul Çatalca’da 1.000 metrekarelik Farmicca Campus projesini hayata geçirmektedir. Birbirinden bağımsız iklimlendirme altyapısına sahip 10 farklı Ar-Ge odasından oluşan bu merkezde, farklı ürün grupları ve yetiştirme teknikleri üzerine ileri düzey çalışmalar yürütülmektedir. Farmicca Campus, yalnızca yeni teknolojilerin geliştirilmesine değil, aynı zamanda bu alanda uzmanlaşacak insan kaynağının yetiştirilmesine de katkı sağlamayı hedeflemektedir. Bu yatırım, geleceğin iklim kontrollü tarım mühendislerinin yetişmesine zemin hazırlarken, sektörün sürdürülebilir büyümesine de doğrudan katkı sunmaktadır. Gıda Güvenliği İçin Kritik Fark: 1,5 Ton Suya Karşı 8 Litre Geleneksel tarımda 1 kilogram kıvırcığın üretimi için yaklaşık 1,5 ton su tüketilirken, Farmicca’nın iklim kontrollü topraksız tarım tesislerinde bu miktar yalnızca 8 litreye kadar düşmektedir. Bu fark, sadece bir verimlilik artışı değil; su krizinin derinleştiği günümüzde tarımın geleceğini yeniden tanımlayan stratejik bir dönüşümdür. Farmicca’ya göre topraksız tarım artık bir alternatif değil; Türkiye’nin gıda güvenliği, su kaynaklarının korunması ve toplumun sağlıklı gıdaya erişimi açısından stratejik bir zorunluluktur. Bu yaklaşımın, sürdürülebilir tarım politikalarının merkezinde konumlandırılması gerektiği vurgulanmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Tarımda Kadın ve Genç İstihdamının Güçlenmesi” Raporu Yayımlandı Haber

“Tarımda Kadın ve Genç İstihdamının Güçlenmesi” Raporu Yayımlandı

Modern seracılık, niş gübre, iklim dirençli tohum ve kurutulmuş gıda alanında sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarına hız kesmeden devam eden Alarko Holding, tarım sektöründe kadın istihdamının geliştirilmesine verdiği çok boyutlu desteklerle de öne çıkıyor. Kadınları ve gençleri yenilikçi tarım uygulamaları ile düşük karbonlu ve kapsayıcı bir üretim modeline geçişin taşıyıcı gücü olarak konumlandıran Alarko, aynı vizyonu paylaştığı SKD Türkiye’nin yönetim kurulu üyesi olarak, derneğin “Tarımda Sürdürülebilirlik” isimli görev gücüne de liderlik ediyor. SKD Türkiye ve Alarko Holding öncülüğünde hazırlanan “Tarımda Kadın ve Genç İstihdamının Güçlenmesi” raporu, Ülker, İş Bankası, İmece Mobil ve Alarko Tarım Grubu’nun, Ege, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerindeki tarımsal üretim alanlarında çalışan 400’e yakın sektör paydaşının katıldığı kapsamlı bir saha araştırmasına dayanıyor. Sektörde fırsat eşitliğini güçlendirmeye, kapsayıcı istihdam modellerini teşvik etmeye ve tarımsal üretimin geleceğini daha dirençli, verimli ve yenilikçi bir yapıya kavuşturmaya katkı sağlamayı hedefleyen rapor, tarımın dönüşümünde kadınların ve gençlerin rolünü merkeze alıyor. Katılımcıların demografik özelliklerinden sektörel deneyimlerine, teknoloji, yenilikçilik ve sürdürülebilirlik algılarından, iş güvenliği, iklim değişikliği ve istihdamda karşılaşılan engellere kadar çok boyutlu bir veri setine dayanan analizler, bölgesel dinamikler açısından da önemli içgörüler sağlıyor. Raporda yer alan çıktılar, Alarko’nun ve Tarımda Sürdürülebilirlik Görev Gücü’nde yer alan diğer SKD Türkiye üyelerinin destekleriyle gerçekleşecek saha eğitimi programlarına da baz teşkil edecek. “Tarımda Kadın ve Genç İstihdamının Güçlenmesi” raporunda öne çıkan bulgular: - TÜİK verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 5 milyon kişi tarımda çalışıyor. Ancak veriler, son 10 yılda sektörün toplam istihdam içindeki payının %20’lerden %15’in de altına düştüğünü gösteriyor. Bu düşüş, tarım sektöründe nitelikli iş gücüne erişimde ciddi bir riskle karşı karşıya kalındığını ortaya koyuyor. - Tarımda çalışan kadın sayısı 2,3 milyon ve bu oran tarım istihdamının neredeyse yarısına denk geliyor. Ancak kadınların büyük bölümü kayıt dışı, güvencesiz ve ücretsiz aile işçisi konumunda. Bu tablo, kadın emeğinin görünmez hale geldiğini ve kırsal kalkınmanın sosyal güvence olmadan sürdürülemez olduğunu gözler önüne seriyor. - Kadınların eğitim seviyesi de önemli bir engel: Katılımcı kadınların %85’i ilkokul mezunu, bu da tarımda kadın istihdamını sınırlayan kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. - Gençlerin %64’ü girişimcilik eğitimine yoğun ilgi gösteriyor. Bu veri, onların tarımda yalnızca iş gücü değil, geleceğin girişimcileri olarak da rol alabileceklerini ortaya koyuyor. - Rapora katkı sağlayan katılımcıların %58’i 40 yaş altı. Bu durum, gençlerin tarım sektörüne ilgi göstermeye açık olduğunu, doğru destek mekanizmaları ile tarımın geleceğinin genç kuşaklara devredilebileceğini işaret ediyor. - Modern tarım uygulamaları, iyi tarım, topraksız tarım, tarımsal kalkınma, zararlılarla mücadele ve doğru gübre kullanımı gibi konularda ciddi bilgi eksikliği olduğu görülüyor. Örneğin, tohum ıslahı konusunda katılımcıların %52’si “fikrim yok” diyor. Bu bulgu, bilgiye erişimin ve tarımsal eğitimlerin yetersiz olduğunu, özellikle kadın ve gençler için yaygın, erişilebilir ve uygulamalı eğitim programlarının gerekliliğini ortaya koyuyor. - Katılımcıların %47’si tarımda 3 yıldan az deneyime sahipken, %30’u 10 yıl ve üzeri deneyim sahibi. Ancak mesleki gelişim imkanlarını yeterli bulanların oranı yalnızca %25. Bu da sektörde hem yeni başlayanların hem de deneyimli çalışanların gelişim ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığını gösteriyor. En çok talep edilen üç eğitim konusu ise şunlar: * Sürdürülebilir tarım uygulamaları *Girişimcilik ve iş kurma *Gübre kullanımı ve bitkisel ürün gelişimi Bu tercihler, tarımın artık yalnızca geleneksel yöntemlerle değil; çevreye duyarlı, bilgi temelli ve teknolojiyle entegre bir yapıda sürdürülmesi gerektiği yönündeki güçlü beklentiyi yansıtıyor. Kadın ve gençlerin özellikle sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve girişimcilik konularına duyduğu ilgi, onların tarımda daha aktif, yenilikçi ve üretken roller üstlenmek istediklerini ortaya koyuyor. - Rapor, teknoloji kullanımında ciddi bir açık olduğuna da vurgu yapıyor. Katılımcıların sadece %14,5’i teknoloji kullanımı konusunda kendisini yeterli görüyor. Bu bulgu, özellikle dijital okuryazarlık ve modern tarım tekniklerinin uygulanması konularında ciddi bir destek ihtiyacına işaret ediyor. - Araştırma bulguları, tarımda kadın ve gençlerin desteklenmesine yönelik mevcut politika ve uygulamaların da sınırlı kaldığının altını çiziyor. Katılımcıların yalnızca %17’si ülke tarım politikalarının kadın ve gençleri yeterince desteklediğini düşünüyor. Benzer şekilde özel sektör destekleri de %63 oranında “hiç” ya da “az etkili” bulunuyor. Bu durum, tarımda kadın ve gençlerin güçlenmesi için kamu ve özel sektörün daha erişilebilir, güçlü destek mekanizmaları geliştirmesi gerektiğini gösteriyor. - Katılımcıların %60’ı sosyal haklar konusunda bilgisinin yetersiz olduğunu belirtiyor. Bu durum, sosyal haklara dair bilgilendirme ve erişim süreçlerinin daha kapsayıcı ve yaygın hale getirilmesinin öncelikli bir alan olduğunu ortaya koyuyor. - Katılımcıların %62’si hijyen, kreş, iş güvenliği gibi imkanları yeterli bulmuyor. Bu veri de tarımda kadın ve gençlerin verimliliğini doğrudan etkileyen çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini gösteriyor. - Katılımcıların %61’i iş sağlığı ve güvenliği imkanlarını da “yetersiz” buluyor. Katılımcıların %80’i iş bulmayı “zor” veya “çok zor” olarak tanımlıyor; bu da sektördeki erişilebilir ve sürdürülebilir istihdam kanallarının sınırlı olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Katılımcıların önerileri doğrultusunda öne çıkan ihtiyaçlar: * Finansal desteklerin artırılması (hibe, faizsiz kredi) * Derinlemesine eğitim ve rehberlik programlarının yaygınlaştırılması *Yeni iş birliği ve çalışma fırsatlarının sunulması *Pazarlama ve satış desteği sağlanması *Teknolojiye erişimin kolaylaştırılması *Yerel ve uluslararası pazarlara erişimin artırılması Program kapsamındaki ilk eğitim Alarko Holding ve Alarko Tarım Akademisi tarafından düzenlendi Tarımsal üretimin yalnızca ekonominin değil, sağlıklı bir geleceğin de ana unsuru olduğuna inanan Alarko Şirketler Topluluğu, 2023 yılında giriş yaptığı tarım sektöründe jeotermal seralarda topraksız ve kalıntısız üretim yapıyor. Çankırı’da geçen yıl faaliyete başlayan hibrit teknolojiye sahip mikro granül gübre fabrikası Avrupa’nın bu alandaki en büyük üretim tesisi olma özelliği taşıyor. Tohum ıslahı alanında Ar-Ge çalışmalarını sürdüren Alarko, kurutulmuş gıda üretimi ile tarımsal üretimde israfın önüne geçmeyi hedefliyor. Alarko Tarım Grubu %75 kadın çalışan oranı ile de sektörde öne çıkıyor. Sürdürülebilir ve modern tarım alanındaki yatırımlarını hız kesmeden sürdüren Alarko, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın istihdamının artırılması konusunda yürüttüğü sosyal projeleriyle de adından söz ettiriyor. Alanında uzman sivil toplum kuruluşları ile etkin iş birlikleri yürüten Alarko, SKD Türkiye’nin “Tarımda Sürdürülebilirlik Görev Gücü”ne liderlik ediyor. Bu kapsamda SKD Türkiye bünyesinde, Alarko’nun desteğiyle yayımlanan “Tarımda Kadın ve Genç İstihdamının Güçlenmesi” raporu, sektördeki dönüşüm için atılacak adımların yanı sıra ilgili görev gücünün düzenleyeceği eğitim serilerine de ışık tutuyor. SKD Türkiye’nin Tarımda Sürdürülebilirlik Görev Gücü tarafından yürütülen program kapsamındaki ilk eğitim Alarko Holding ve Alarko Tarım Akademisi’nin destekleriyle gerçekleşti. 17 Aralık 2025 Çarşamba günü, Eskişehir Sanayi Odası’nda düzenlenen eğitim programında “Sürdürülebilir Tarım”, “Modern Tarım Teknolojileri”, “Ata ve Hibrit Tohumun Geleceği”, “Tarımda Gübre Kullanımı”, “Sektörden İyi Tarım Uygulamaları” ile “Girişimcilik ve İş Kurma Süreçleri” başlıkları her biri kendi alanında uzman akademisyenler, sektör temsilcileri ve sivil toplum paydaşları tarafından çok boyutlu bir perspektifle katılımcılara aktarıldı. Sektörden farklı markaların iyi uygulamalarının da anlatıldığı program, başta kadın ve genç tarım çalışanları olmak üzere bölgenin tüm tarım paydaşlarını bir araya getirdi. İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) Hakkında: İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), 2005 yılında 13 özel sektör temsilcisinin öncülüğünde kurulmuş ve sadece kurumsal üyelik kabul eden bir iş dünyası derneğidir. Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’nin (WBCSD - World Business Council for Sustainable Development) Türkiye’deki bölgesel ağı ve iş ortağı olan SKD Türkiye, bu iş birliğinin beraberinde getirdiği sürdürülebilirlik birikimini de çalışma grupları faaliyetleri aracılığıyla üyeleriyle ve çeşitli platformlarda paydaşlarıyla paylaşır. Hâlihazırda, SKD Türkiye çatısı altında, Türkiye’nin GSYH’nin %25’ini temsil eden ve 1,4 milyon kişiye istihdam sağlayan 14 ana sektör 45 alt sektörden 185 üye şirket bulunuyor.

450 Ton Çilek Üretim Kapasitesine Ulaşan Çilek Serası Yüksek Teknoloji İle Donatıldı Haber

450 Ton Çilek Üretim Kapasitesine Ulaşan Çilek Serası Yüksek Teknoloji İle Donatıldı

Çilek GSYF, yatırım kriterleri arasındaki en önemli husus ise dijital tarım uygulamalarına öncelik vermesi. İlerleyen dönemlerde Forte Teknoloji ortaklığıyla hayata geçecek olan Atasera projesi, yapay zeka, droneler, sensörler ve ileri düzey yazılımlar kullanarak tarımı dönüştürme vizyonunun bir parçası olacak. Forte Teknolojinin ilk topraksız tarım serası olan ForaBerry, 55 dönümlük arazide, 8 ayda 900 bin fide ile 450 ton çilek üretim kapasitesine ulaştı. Adana’daki serada kullanılan son teknoloji dronelar, yüksek çözünürlüklü kameralar, yapay zeka destekli analiz sistemleri ve sensörler, çileklerin gelişimini anlık olarak takip etmeyi sağlıyor. Bu teknolojiler, su tasarrufu ve verimlilik artışı gibi önemli avantajlar sunuyor… Çilek GSYF, yalnızca finansal yatırım yapmakla kalmayıp, aynı zamanda tarım sektöründe teknolojik ilerlemeyi desteklemeyi ve sürdürülebilir üretim yöntemlerinin yaygınlaşmasına öncülük etmeyi amaçlıyor. Fon, kadın istihdamını teşvik ederek, özellikle tarım alanındaki kadın girişimci ve çalışanları desteklemeye odaklanıyor. Bu yaklaşım, toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlayarak, ekonomik fırsatların daha geniş kitlelere ulaşmasına yardımcı oluyor. Forte, 2023 yılından itibaren Borsa İstanbul’da işlem gören bir şirket olarak, savunma sanayisine yönelik yazılımlar üretirken, aynı zamanda tarım sektörüne de büyük bir adım atıyor. Su kullanımını 8’de 1 oranında azaltıyoruz Bu projenin yalnızca bir başlangıç olduğunu belirten Forte Teknoloji Genel Müdürü Cengiz Bayrak: "Sera kurulumunun bir sonraki adımında 500 dönümlük tek parça arazi arayışımız devam ediyor. Amacımız, teknoloji ve tarımı daha geniş ölçeklere taşımak. Çiftçilerimizin çoğu geleneksel yöntemlerle tarım yapıyor, ancak biz Tarım 4.0'ı hedefliyoruz. Teknolojinin gücünü kullanarak, daha verimli ve sürdürülebilir bir üretim süreci oluşturuyoruz. Bu kapsamda, tarlada yapılan üretime göre 10 kat daha fazla verim elde ederken, su kullanımını da 8'de 1 oranında azaltıyoruz. Tam bir yılda 500 ton üretim planlıyoruz. Teknolojik yatırımlarımız sayesinde bu hedefin ötesine geçmeyi amaçlıyoruz. Çilek Girişim Sermayesi Yatırım Fonu'nu kurduk ve SPK’dan onay aldık, Bu fon, hem büyük ölçekli hem de daha küçük yatırımcıların projeye katılımını mümkün kılacak. Büyük ölçekte seralar kurmak ve yatırımcılara bu işin maliyetlerini ve kazançlarını gösterebilmek hedeflerimiz arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.