Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Trabzon

Kapsül Haber Ajansı - Trabzon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trabzon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Škoda Elektrikli Mobilite Dünyasını Karadeniz’e Taşıyor Haber

Škoda Elektrikli Mobilite Dünyasını Karadeniz’e Taşıyor

Çorum’da başlayan ve 25 Ekim’e kadar devam edecek yolculuk kapsamında mobil şarj araçları Samsun, Ordu ve Trabzon rotasında otomobil severlerle buluşurken, Škoda’nın elektrikli ürün gamı da kullanıcıların deneyimine sunulacak. Mobil şarjlar araçları Karadeniz’de Škoda Electric Routes: Karadeniz yolculuğunda iki mobil şarj aracı öne çıkıyor. 300 kWh kapasiteli araç, turun ana mobil enerji merkezi olarak elektrikli Škoda test araçlarının şarj edilmesini sağlarken, ziyaretçilere mobil şarj hizmetinin uygulamalı olarak gösterilmesine imkan tanıyor. 100 kWh kapasiteli mobil şarj aracı ise, şehir içi rotalarda elektrikli mobilite deneyimini daha geniş kitlelere taşımayı amaçlıyor. Etkinlik kapsamında kullanıcılar, Škoda’nın tamamen elektrikli modellerini yakından inceleme ve test etme fırsatı da buluyorlar. Test sürüşleri, mobil şarj uygulamaları ve şarj süreçlerinin anlatımıyla birlikte sunularak ziyaretçilere elektrikli otomobil kullanımının farklı aşamalarını tek bir deneyim içerisinde görme imkanı sağlanıyor. Bu sayede elektrikli araç kullanımı ve şarj süreçlerine ilişkin merak edilen birçok konu aynı noktada yanıt buluyor. Dört yetkili bayi Karadeniz yolculuğuna eşlik ediyor 16 gün sürecek Škoda Electric Routes: Karadeniz yolculuğunda bölgedeki dört Škoda yetkili bayi de ev sahipliği yapıyor. Turun ilk durağı Çorum’da Škoda Ahlatçı Otomotiv iş birliğiyle gerçekleştirildi. 10 Ekim’de başlayan etkinliklerde elektrikli araç test sürüşleri, mobil şarj uygulamaları ve müşteri bilgilendirmeleri ilgiyle karşılandı. Çorum programının ardından araçlar Samsun’a doğru yola çıkarak Karadeniz rotasına devam ediyor. Etkinlikler 14-18 Ekim tarihlerinde Samsun’da Škoda Asal Otomotiv, 19 Ekim’de Ordu’da Škoda Neva Otomotiv ve 22-25 Ekim’de Trabzon’da CKR Otomotiv iş birliğiyle gerçekleştiriliyor. Elektrikli araç deneyimini yalnızca otomobille sınırlamayan Yüce Auto-Škoda, bu projeyle elektrikli araç sahipliği ve şarj deneyimini kullanıcılara uygulamalı olarak aktararak elektrikli mobilitenin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

15 Bin Öğrencinin Eğitimine Uzanan 59 Yıllık Hikâye Haber

15 Bin Öğrencinin Eğitimine Uzanan 59 Yıllık Hikâye

Yaklaşık 500 davetlinin katıldığı gecede eğitim çalışmalarına destek amacıyla 85 milyon TL bağış toplandı. Her salı düzenlenen “Cemiyette Muhabbet” buluşmalarının 99’uncu programa ulaştığı gecede Prof. Dr. Ali Akyüz de Of Hayrat Cemiyeti Onursal Başkanı ilan edildi. Gecede ayrıca Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Trabzon Milletvekili ve önceki dönem Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, Prof. Dr. Cihat Yaycı, Cemiyet Başkanı Emrullah Tellioğlu, Prof. Dr. Mehmet Akif Okur, Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu ve Of Belediye Başkanı Salim Salih Sarıalioğlu’nun katılımıyla bir panel gerçekleştirildi. Of Hayrat Cemiyeti tarafından düzenlenen “Ahde Vefa Gecesi”, İstanbul’da yaklaşık 500 davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi. Cemiyet Başkanı Emrullah Tellioğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen gece; siyaset, bürokrasi, iş, akademi, sanat ve spor dünyasından çok sayıda ismi aynı çatı altında buluşturdu. 1967 yılından bu yana hemşerilik, yardımlaşma ve dayanışma kültürünü yaşatan Of Hayrat Cemiyeti’nin gecesinde, cemiyetin eğitim çalışmalarından kültürel ve sosyal faaliyetlerine, gelecek dönem projelerinden yeni yatırımlarına kadar yürüttüğü çalışmalar da paylaşıldı. Gecenin en önemli gündemlerinden biri eğitim oldu. Her yıl sayıları 650 ile 1000 arasında değişen üniversite öğrencisine burs sağlayan ve kuruluşundan bugüne yaklaşık 15 bin öğrencinin eğitimine katkı sunan cemiyet için gece boyunca 85 Milyon TL bağış toplandı. Elde edilen kaynağın başta öğrencilerin eğitimine destek olmak üzere cemiyetin çalışmalarının geliştirilmesinde kullanılması hedefleniyor. VEFA, BİZE EMEK VERENLERE TEŞEKKÜR EDEBİLMEKTİR Gecede konuşan Of Hayrat Cemiyeti Başkanı Emrullah Tellioğlu, cemiyetin yalnızca hemşerileri buluşturan bir yapı değil, kuşaklar boyunca devam eden güçlü bir dayanışma geleneğinin temsilcisi olduğunu belirtti. Tellioğlu, “Biz büyük, kocaman bir aileyiz. Aynı çatı altında buluşan, aynı değerleri paylaşan bir aileyiz. Bugün burada yalnızca geçmişimizi hatırlamak için değil, bize bırakılan emanete sahip çıkmak için bir aradayız. Vefa, geçmişi unutmamaktır. Vefa, geride bırakılan emaneti korumaktır. Vefa, bizim için emek verenlere teşekkür edebilmektir” dedi. Of insanının Türkiye’nin dört bir yanında siyasetten bürokrasiye, sanayiden akademiye, iş dünyasından spora kadar birçok alanda önemli başarılara imza attığına dikkat çeken Tellioğlu, “Bu başarıların arkasında çalışmak kadar birbirine sahip çıkma, dayanışma ve memleket bağını koruma kültürü de var. Bizim görevimiz bu birlikteliği daha da güçlendirmek ve bizden sonraki nesillere taşımaktır” ifadelerini kullandı. PROF. DR. ALİ AKYÜZ, ONURSAL BAŞKAN İLAN EDİLDİ Gecenin anlamlı anlarından biri de Prof. Dr. Ali Akyüz’ün Of Hayrat Cemiyeti Onursal Başkanı ilan edilmesi oldu. Geçmişte Of Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanlığı görevini üstlenen Akyüz, 1987 yılında Of Kültür Eğitim ve Yardımlaşma Vakfı’nın kuruluş sürecini başlatan yönetimin de başkanlığını yaptı. Genel cerrahi alanındaki akademik kariyerinin yanı sıra Türkiye’de cerrahi gastroenteroloji ve endoskopi alanının gelişimine öncülük eden çalışmalara imza atan Akyüz’e, Of Hayrat camiasına uzun yıllar boyunca sunduğu hizmetler dolayısıyla Onursal Başkanlık unvanı verildi. PANELDE AHDE VEFA VE OFLULARIN BİRLİKTELİĞİ KONUŞULDU Gecede ayrıca Of’un tarihi birikimi, hemşerilik kültürü ve dayanışma geleneğinin ele alındığı bir panel düzenlendi. Sunucu Bahar Özmen’in moderatörlüğündeki panelde Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Trabzon Milletvekili ve önceki dönem Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Of Hayrat Cemiyeti Onursal Başkanı Prof. Dr. Ali Akyüz, İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, Emekli Tümamiral ve akademisyen Prof. Dr. Cihat Yaycı, Of Hayrat Cemiyeti Başkanı Emrullah Tellioğlu, Prof. Dr. Mehmet Akif Okur, Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu ve Of Belediye Başkanı Salim Salih Sarıalioğlu yer aldı. Konuşmacılar, Ahde Vefa’nın toplumsal hafızanın ve dayanışma kültürünün korunmasındaki önemine, Ofluların geçmişten bugüne taşıdığı birlik ve beraberlik anlayışına ve güçlü hemşerilik bağlarına dikkat çekti. Bu birlikteliğin korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine vurgu yapıldı. “CEMİYETTE MUHABBET” 99’UNCU PROGRAMA ULAŞTI Of Hayrat Cemiyeti’nin her salı gerçekleştirdiği “Cemiyette Muhabbet” programı 99’uncu buluşmaya ulaştı. Akademisyenlerden sanatçılara, iş insanlarından kanaat önderlerine kadar farklı alanlardan konukları hemşerilerle buluşturan program, bilgi ve deneyimlerin paylaşıldığı güçlü bir kültür ve iletişim platformu olarak devam ediyor. GENÇLERDEN KADINLARA YIL BOYUNCA ETKİNLİK Eğitim çalışmalarının yalnızca burs desteğiyle sınırlı olmadığını belirten Tellioğlu, her ay üniversite öğrencilerine yönelik kahvaltılı Kariyer Günleri düzenlediklerini söyledi. Programlarda öğrenciler, farklı alanlarda başarı kazanmış konuşmacılarla bir araya gelerek meslek seçimi, kariyer planlaması ve iş hayatına ilişkin deneyimleri doğrudan dinleme fırsatı buluyor. Cemiyet bünyesinde her ay yalnızca kadınların katılımıyla kahvaltılı, müzikli ve konuk konuşmacıların yer aldığı özel programlar da gerçekleştiriliyor. Geleneksel hale gelen etkinlikler kapsamında her yıl yaklaşık 1000 kişinin katıldığı iftar programı düzenlenirken, Of’un düşman işgalinden kurtuluşu da her yıl 28 Şubat’ta yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı programla kutlanıyor. Kültürel değerlerin yeni kuşaklara aktarılmasına yönelik çalışmalar kapsamında ise cemiyet bünyesindeki horon kursunda yaklaşık 10 yıldır horon ve halk oyunları eğitimi veriliyor. YENİ KÜLTÜR MERKEZİ İÇİN HAZIRLIK Of Hayrat Cemiyeti’nin önümüzdeki dönem hedefleri arasında yeni kültür merkezi projesi de yer alıyor. Cemiyetin mevcut gayrimenkullerini geliştirmeye ve gayrimenkul varlığını artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Tellioğlu, yeni kültür merkezinin eğitim, kültür ve sosyal faaliyetlerin önemli buluşma noktalarından biri olacağını ifade etti. Tellioğlu, “Önümüzde kültür merkezi projemiz var. Bu proje tamamlandığında cemiyetimize ve hemşerilerimize uzun yıllar hizmet edecek önemli bir yapı kazandıracağız. Gençlerimizin, kadınlarımızın, öğrencilerimizin ve tüm hemşerilerimizin bir araya gelebileceği yaşayan bir merkez oluşturmak istiyoruz” dedi. Of Hayrat Cemiyeti Hakkında: 1967 yılında kurulan Of Hayrat Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Of Hayrat Cemiyeti adıyla Of ve Hayratlılar arasındaki birlik ve dayanışmayı güçlendirmek, kültürel değerleri yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Eğitimden kültüre, sosyal dayanışmadan hemşeri buluşmalarına uzanan faaliyetleri kapsamında her yıl sayıları 650 ile 1000 arasında değişenüniversite öğrencisine burs sağlayan cemiyet, kuruluşundan bugüne yaklaşık 15 bin öğrencinin eğitimine katkı sundu. Her salı gerçekleştirilen “Cemiyette Muhabbet” buluşmaları ise bugüne kadar 99 programa ulaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

15 Bin Öğrencinin Eğitimine Uzanan 59 Yıllık Hikâye Haber

15 Bin Öğrencinin Eğitimine Uzanan 59 Yıllık Hikâye

Her salı düzenlenen “Cemiyette Muhabbet” buluşmalarının 99’uncu programa ulaştığı gecede Prof. Dr. Ali Akyüz de Of Hayrat Cemiyeti Onursal Başkanı ilan edildi. Gecede ayrıca Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Trabzon Milletvekili ve önceki dönem Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, Prof. Dr. Cihat Yaycı, Cemiyet Başkanı Emrullah Tellioğlu, Prof. Dr. Mehmet Akif Okur, Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu ve Of Belediye Başkanı Salim Salih Sarıalioğlu’nun katılımıyla bir panel gerçekleştirildi. Of Hayrat Cemiyeti tarafından düzenlenen “Ahde Vefa Gecesi”, İstanbul’da yaklaşık 500 davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi. Cemiyet Başkanı Emrullah Tellioğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen gece; siyaset, bürokrasi, iş, akademi, sanat ve spor dünyasından çok sayıda ismi aynı çatı altında buluşturdu. 1967 yılından bu yana hemşerilik, yardımlaşma ve dayanışma kültürünü yaşatan Of Hayrat Cemiyeti’nin gecesinde, cemiyetin eğitim çalışmalarından kültürel ve sosyal faaliyetlerine, gelecek dönem projelerinden yeni yatırımlarına kadar yürüttüğü çalışmalar da paylaşıldı. Gecenin en önemli gündemlerinden biri eğitim oldu. Her yıl sayıları 650 ile 1000 arasında değişen üniversite öğrencisine burs sağlayan ve kuruluşundan bugüne yaklaşık 15 bin öğrencinin eğitimine katkı sunan cemiyet için gece boyunca 85 Milyon TL bağış toplandı. Elde edilen kaynağın başta öğrencilerin eğitimine destek olmak üzere cemiyetin çalışmalarının geliştirilmesinde kullanılması hedefleniyor. VEFA, BİZE EMEK VERENLERE TEŞEKKÜR EDEBİLMEKTİR Gecede konuşan Of Hayrat Cemiyeti Başkanı Emrullah Tellioğlu, cemiyetin yalnızca hemşerileri buluşturan bir yapı değil, kuşaklar boyunca devam eden güçlü bir dayanışma geleneğinin temsilcisi olduğunu belirtti. Tellioğlu, “Biz büyük, kocaman bir aileyiz. Aynı çatı altında buluşan, aynı değerleri paylaşan bir aileyiz. Bugün burada yalnızca geçmişimizi hatırlamak için değil, bize bırakılan emanete sahip çıkmak için bir aradayız. Vefa, geçmişi unutmamaktır. Vefa, geride bırakılan emaneti korumaktır. Vefa, bizim için emek verenlere teşekkür edebilmektir” dedi. Of insanının Türkiye’nin dört bir yanında siyasetten bürokrasiye, sanayiden akademiye, iş dünyasından spora kadar birçok alanda önemli başarılara imza attığına dikkat çeken Tellioğlu, “Bu başarıların arkasında çalışmak kadar birbirine sahip çıkma, dayanışma ve memleket bağını koruma kültürü de var. Bizim görevimiz bu birlikteliği daha da güçlendirmek ve bizden sonraki nesillere taşımaktır” ifadelerini kullandı. PROF. DR. ALİ AKYÜZ, ONURSAL BAŞKAN İLAN EDİLDİ Gecenin anlamlı anlarından biri de Prof. Dr. Ali Akyüz’ün Of Hayrat Cemiyeti Onursal Başkanı ilan edilmesi oldu. Geçmişte Of Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanlığı görevini üstlenen Akyüz, 1987 yılında Of Kültür Eğitim ve Yardımlaşma Vakfı’nın kuruluş sürecini başlatan yönetimin de başkanlığını yaptı. Genel cerrahi alanındaki akademik kariyerinin yanı sıra Türkiye’de cerrahi gastroenteroloji ve endoskopi alanının gelişimine öncülük eden çalışmalara imza atan Akyüz’e, Of Hayrat camiasına uzun yıllar boyunca sunduğu hizmetler dolayısıyla Onursal Başkanlık unvanı verildi. PANELDE AHDE VEFA VE OFLULARIN BİRLİKTELİĞİ KONUŞULDU Gecede ayrıca Of’un tarihi birikimi, hemşerilik kültürü ve dayanışma geleneğinin ele alındığı bir panel düzenlendi. Sunucu Bahar Özmen’in moderatörlüğündeki panelde Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Trabzon Milletvekili ve önceki dönem Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Of Hayrat Cemiyeti Onursal Başkanı Prof. Dr. Ali Akyüz, İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, Emekli Tümamiral ve akademisyen Prof. Dr. Cihat Yaycı, Of Hayrat Cemiyeti Başkanı Emrullah Tellioğlu, Prof. Dr. Mehmet Akif Okur, Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu ve Of Belediye Başkanı Salim Salih Sarıalioğlu yer aldı. Konuşmacılar, Ahde Vefa’nın toplumsal hafızanın ve dayanışma kültürünün korunmasındaki önemine, Ofluların geçmişten bugüne taşıdığı birlik ve beraberlik anlayışına ve güçlü hemşerilik bağlarına dikkat çekti. Bu birlikteliğin korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine vurgu yapıldı. “CEMİYETTE MUHABBET” 99’UNCU PROGRAMA ULAŞTI Of Hayrat Cemiyeti’nin her salı gerçekleştirdiği “Cemiyette Muhabbet” programı 99’uncu buluşmaya ulaştı. Akademisyenlerden sanatçılara, iş insanlarından kanaat önderlerine kadar farklı alanlardan konukları hemşerilerle buluşturan program, bilgi ve deneyimlerin paylaşıldığı güçlü bir kültür ve iletişim platformu olarak devam ediyor. GENÇLERDEN KADINLARA YIL BOYUNCA ETKİNLİK Eğitim çalışmalarının yalnızca burs desteğiyle sınırlı olmadığını belirten Tellioğlu, her ay üniversite öğrencilerine yönelik kahvaltılı Kariyer Günleri düzenlediklerini söyledi. Programlarda öğrenciler, farklı alanlarda başarı kazanmış konuşmacılarla bir araya gelerek meslek seçimi, kariyer planlaması ve iş hayatına ilişkin deneyimleri doğrudan dinleme fırsatı buluyor. Cemiyet bünyesinde her ay yalnızca kadınların katılımıyla kahvaltılı, müzikli ve konuk konuşmacıların yer aldığı özel programlar da gerçekleştiriliyor. Geleneksel hale gelen etkinlikler kapsamında her yıl yaklaşık 1000 kişinin katıldığı iftar programı düzenlenirken, Of’un düşman işgalinden kurtuluşu da her yıl 28 Şubat’ta yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı programla kutlanıyor. Kültürel değerlerin yeni kuşaklara aktarılmasına yönelik çalışmalar kapsamında ise cemiyet bünyesindeki horon kursunda yaklaşık 10 yıldır horon ve halk oyunları eğitimi veriliyor. YENİ KÜLTÜR MERKEZİ İÇİN HAZIRLIK Of Hayrat Cemiyeti’nin önümüzdeki dönem hedefleri arasında yeni kültür merkezi projesi de yer alıyor. Cemiyetin mevcut gayrimenkullerini geliştirmeye ve gayrimenkul varlığını artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Tellioğlu, yeni kültür merkezinin eğitim, kültür ve sosyal faaliyetlerin önemli buluşma noktalarından biri olacağını ifade etti. Tellioğlu, “Önümüzde kültür merkezi projemiz var. Bu proje tamamlandığında cemiyetimize ve hemşerilerimize uzun yıllar hizmet edecek önemli bir yapı kazandıracağız. Gençlerimizin, kadınlarımızın, öğrencilerimizin ve tüm hemşerilerimizin bir araya gelebileceği yaşayan bir merkez oluşturmak istiyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, KTÜ’de Kâinat ve Yapay Zekâyı Konuştu Haber

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, KTÜ’de Kâinat ve Yapay Zekâyı Konuştu

Beynin sırrını Bayesçi model üzerinden açıklayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, beynin dış dünyayı pasif bir şekilde kaydetmediğini, sürekli tahminler üreten, bu tahminleri beş duyudan gelen yeni kanıtlarla anbean güncelleyen ve geçmiş deneyimlerle harmanlayan dinamik bir sistem olarak ifade etti. Konuşmasında yapay zekâ sistemlerinin belirli amaçlar doğrultusunda çalıştığını da vurgulayan Tarhan, evrenin bir amacı olduğu görüşünü dile getirerek, “Yapay zekâyı insansız düşünemediğimiz gibi, evreni de dış zekâsız düşünemeyiz.” Şeklinde konuştu. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 1–2 Ekim 2026 tarihlerinde Trabzon’da düzenlenen 10. Uluslararası Bilimler Işığında Yaratılış Kongresi’ne davetli konuşmacı olarak katıldı. İlginin yoğun olduğu kongreye, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı’nın yanı sıra çok sayıda isim katıldı. KTÜ Osman Turan Salonu’nda “Kâinat: Ölçü, Denge ve Anlam” temasıyla gerçekleştirilen kongrenin açılış panelinde konuşan Prof. Dr. Tarhan, “Kâinat ve Yapay Zekânın Farklılıkları ve Benzerlikleri” başlıklı sunum yaptı. Tarhan, konuşmasında beynin çalışma biçimini, yapay sinir ağlarını, duyguların düzenlenmesini ve insanın anlam arayışını ele aldı. “Karşı bilimsel tez bekliyorduk” 2024 yılında yayımladıkları Yaratılış Manifestosu’na değinen Prof. Dr. Tarhan, özellikle fizik, matematik ve biyoloji alanlarında çalışan bilim insanlarından eleştiri ve karşı tez beklediklerini söyledi. Prof. Dr. Tarhan, “Bilimsel eleştiri bekliyorduk. ‘Şurası şöyle değil, böyle olmalı.’ Karşı bilimsel tez bekliyorduk. Hiç gelmedi.” ifadelerini kullandı. Gençlerin sorularına bilimsel yaklaşım vurgusu Gençlerin inanç ve yaratılışa ilişkin sorularının önemsenmesi gerektiğini belirten Tarhan, bu soruların yanıtlanmasında bilimsel yaklaşımın önemine dikkat çekti. Dinî referansları kabul etmeyen kişilerin sorularına yalnızca bu referanslarla karşılık vermenin yeterli olmayacağını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Bu zamanda bilimsel sağlamlıkla gidersek ikna ederiz.” dedi. “Devamlı kazan tüket, kazan tüket” Konuşmasında haz ile mutluluk arasındaki farklara ilişkin bir video da izleten Prof. Dr. Tarhan, ardından tüketim kültürü ve yaşam felsefesi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Kapitalist sistemin haz odaklı bir yaşamı teşvik ettiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Kapitalist sistem, beyni dopamin salgılatmaya yönelik bir sistem. Haz odaklı bir sistem. Hedonizmi yaşam felsefesi olarak sunuyor bize. Devamlı kazan tüket, kazan tüket. Beş gün kazan, iki gün eğlen, böyle bir sistem.” diye konuştu. “Anlam mutluluğunu hedeflememiz gerekiyor” Mutluluk arayışını haz ve anlam ekseninde değerlendiren Prof. Dr. Tarhan, Aristoteles’in mutluluk anlayışına atıfta bulundu. İnsanın yaşam felsefesini oluştururken anlam arayışına yer vermesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Bu anlam mutluluğunu hedeflememiz gerekiyor.” dedi. Beynin karmaşık yapısını ve farklı bölgelerinin birbiriyle ilişkisini anlatan Prof. Dr. Tarhan, beynin “fabrikalar bütünü gibi” çalıştığını söyledi. Bu yapı üzerinden insanın varoluşuna ve yaşamını nasıl düzenlemesi gerektiğine ilişkin görüşlerini paylaşan Prof. Dr. Tarhan, “Bir cihazın en iyi nasıl çalışabileceğini en iyi bilecek konumdaki kişi kimdir? O cihazı üretendir.” ifadesinde bulundu. “Bu ince ayarı kim yaptı, nasıl yapıldı?” Evrenin başlangıcına ilişkin ince ayar tartışmalarını değerlendiren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, fiziksel süreçlerdeki hassas dengeler üzerinden yaratılışa ilişkin görüşlerini paylaştı. “Peki, bu ince ayarı kim yaptı, nasıl yapıldı?” sorusunu yönelten Prof. Dr. Tarhan, bu konunun felsefi ve metafizik boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini sözlerine ekledi. Prof. Dr. Tarhan, “Metafizik sıçrama” olarak adlandırdığı yaklaşımı, evrenin varoluşunu açıklamak için yaratıcıyı araştırma ve akıl yürütme çabası olarak tanımladı. Bilgi, matematik ve tasarım üzerinden yaratılış yorumu Dijital evren modeli üzerinden değerlendirmelerini sürdüren Tarhan, insanın çıplak gözle algılayabildiği alanın elektromanyetik spektrumun sınırlı bir bölümünü oluşturduğuna dikkat çekti. Evrenin oluşumuna ilişkin kendi yaklaşımını bilgi, matematik, tasarım, enerji, madde ve canlılık sıralamasıyla anlattı. Prof. Dr. Tarhan, “Önce bilgi var, ikinci aşamada matematik var, üçüncü aşamada tasarım var, geometri. Dördüncü aşamada enerji, fizik; beşinci aşama kimya, madde; altıncı aşama biyoloji, canlı.” ifadelerini kullandı. Yapay zekânın matematiği ile evrenin matematiğini karşılaştırdı Konuşmasında yapay zekâ ile evrenin matematiksel işleyişi arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ele alan Prof. Dr. Tarhan; algoritmalar, veriler ve parametrelerle fiziksel yasalar, madde, enerji, uzay ve zaman kavramlarını karşılaştırdı. Sunumundaki karşılaştırmayı ChatGPT’ye yönelttiği sorular üzerinden hazırladığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Bunu ben yapay zekâdan aldım, bu soruları sorup. ChatGPT’den aldım, bunu söyleyeyim.” dedi. Yapay zekâda öğrenmenin veriye göre parametrelerin değişmesiyle gerçekleştiğini, doğadaki süreçlerin ise fizik yasaları çerçevesinde ele alındığını anlatan Prof. Dr. Tarhan, başlangıç koşulları, belirsizlik ve simetri başlıkları üzerinde durdu. “Yapay zekâyı insansız düşünemediğimiz gibi, evreni de dış zekâsız düşünemeyiz” Yapay zekâ sistemlerinin belirli amaçlar doğrultusunda çalıştığını belirten Prof. Dr. Tarhan, optimizasyon kavramı üzerinden evrendeki amaç tartışmasına geçti. “Yapay zekâ amaçsız çalışmıyor, amaç var. Ama kâinatta amaç ne?” sorusunu yönelten Prof. Dr. Tarhan, evrenin de bir amacı olduğu görüşünü dile getirdi. Bu görüşünü yaratılış inancıyla ilişkilendiren Prof. Dr. Tarhan, “Yapay zekâyı insansız düşünemediğimiz gibi, evreni de dış zekâsız düşünemeyiz.” dedi. Beyin, tahminlerini yeni kanıtlarla güncelliyor Beynin çalışma biçimini Bayesçi beyin modeli üzerinden anlatan Tarhan, bu modelde beynin dış dünyayı yalnızca kaydeden pasif bir yapı olarak ele alınmadığını belirtti. Prof. Dr. Tarhan, modeli, “Beynin dünyayı pasifçe kaydetmek yerine sürekli olarak tahmin yapan ve bu tahminleri yeni duyusal kanıtlarla, beş duyuyla gelen kanıtlarla güncelleyen bir sistem.” sözleriyle açıkladı. “Bu yeni kanıt, birinin girmesi hipoteziyle daha uyumluysa beyin önceki tahmini güncelliyor.” diyen Prof. Dr. Tarhan, beynin bu süreçte önceki deneyimleriyle yeni bilgileri birlikte değerlendirdiğini ifade etti. Bayesçi çıkarımda önceki beklentilerin yeni verilerle güncellenmesi üzerinde duran Prof. Dr. Tarhan, bu süreci inanç konusundaki yaklaşımıyla da ilişkilendirdi. “Kendini gerçekleştirmesi değil, kendini aşması” Maslow’un ihtiyaçlar yaklaşımına da değinen Tarhan, kendini gerçekleştirme kavramının yanı sıra “kendini aşma” ve “aşkınlık” ihtiyacının üzerinde durdu. Doğayla ve estetikle ilgili deneyimler, dinî inanç, başkalarına yardım etme ve bilimsel arayış gibi alanları bu çerçevede sıralayan Prof. Dr. Tarhan, “Psikososyal ihtiyaç, aşkınlık ihtiyacı, kendini gerçekleştirme ihtiyacından daha üstün bir ihtiyaç.” dedi. Başkalarına yardım etmenin ve manevi ihtiyaçların anlam arayışındaki önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “İnsanın kendini gerçekleştirmesi değil, kendini aşması, anlam arayışında çok daha önemli hâle geldi.” ifadelerini kullandı. Süperdeterminizm ile Levh-i Mahfuz arasında benzetme Süperdeterminizm kavramına da değinen Prof. Dr. Tarhan, bu kavram ile dinî bir kavram olan Levh-i Mahfuz arasında benzetme yaptı. Evrenin bilgisinin yaratılıştan önce var olduğu yönündeki inancını aktaran Prof. Dr. Tarhan, “Eğer süper determinizm varsa önce her şey var, bunun Kur'an-ı Kerim'deki karşılığı Levh-i Mahfuz, ana kitap. Ana kitap demek, Allah kâinat bilgisini yaratmış önce; ondan sonra matematik, tasarım, fizik, hepsini yaratmış.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trabzon, UNESCO Gastronomi Şehri Olma Yolunda Haber

Trabzon, UNESCO Gastronomi Şehri Olma Yolunda

Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri adaylık sürecinde, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'in ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısında şehrin gastronomi vizyonu paylaşıldı. Toplantıda, UNESCO adaylığının yalnızca bir unvan hedefi olmadığı vurgulandı. Trabzon'un yüzlerce yıllık gastronomi mirasını uluslararası ölçekte görünür kılacak, kültürel mirası ekonomik değere dönüştürecek stratejik bir kalkınma vizyonu olduğu ifade edildi. Trabzon'un tarih boyunca İpek Yolu'nun Karadeniz'e açılan kapısı olduğu belirtildi. Deniz, yayla, dağ ve orman kültürünün aynı sofrada buluştuğu kendine özgü mutfak yapısıyla dünyanın sayılı gastronomi miraslarından birini oluşturduğu ifade edildi. Hamsi kültürü, mısır temelli mutfak geleneği, fermente ürünler ve yayla süt ürünleriyle şekillenen Trabzon mutfağının özgün yapısı; coğrafi işaretli ürünleri, köklü işletmeleri ve yaşayan üretim kültürüyle birlikte değerlendirildi. Ayrıca Mehmet Akif Şen'in 'Gelenekten Geleceğe Trabzon Mutfağı (Kültürel Değerler ve Geleneksel Lezzetler)' adlı eserinin bu mirasın kayıt altına alınmasında önemli bir kaynak olduğu belirtildi. Toplantıda, Trabzon'un Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenen 15 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğu ifade edildi. Bunlardan 9'unun gastronomi alanında bulunduğu aktarıldı. Akçaabat Köftesi, Trabzon Kuymağı, Vakfıkebir Ekmeği, Vakfıkebir Külek Peyniri, Tonya Tereyağı, Hamsiköy Sütlacı, Sürmene Pidesi, Arsin Foşa Fındığı ve Yomra Elması'nın yalnızca yöresel ürünler değil, aynı zamanda Trabzon'un kültürel hafızasını ve üretim gücünü temsil eden önemli ekonomik değerler olduğu aktarıldı. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, "Bu adaylık bir tanıtım kampanyası değil, Trabzon'un yüzlerce yıllık gastronomi mirasını dünya kültür haritasına taşıyacak bir kültür diplomasisi hamlesidir. Hedefimiz yalnızca UNESCO unvanını almak değil; gastronomiyi turizmden tarıma, yerel üretimden kültürel mirasa kadar uzanan sürdürülebilir kalkınma modelinin merkezine yerleştirmektir. Trabzon'u yalnızca doğal ve tarihi güzellikleriyle değil, mutfağıyla da dünyanın tercih edilen destinasyonlarından biri haline getirmeyi amaçlıyoruz." dedi. Başkan Genç, adaylık sürecinin temel anlatısının "Trabzon Mutfağı Ömür Uzatır" olduğunu belirterek, bunun bilimsel verilerle desteklenen bir yaklaşım olduğunu ifade etti. TÜİK verilerine göre Trabzon'un, 80,3 yıllık doğuşta beklenen yaşam süresiyle Türkiye'nin en uzun yaşam beklentisine sahip ili olduğunu belirten Genç, Karadeniz beslenme kültürünün modern uzun ömür araştırmalarıyla örtüştüğünü ve Trabzon'un UNESCO ağına "Karadeniz Uzun Ömür Kodu" kavramını kazandırmayı hedeflediğini aktardı. Toplantıda Trabzon mutfağının bilimsel envanterinin hazırlanacağı açıklandı. Dijital gastronomi arşivinin oluşturulacağı, Trabzon Gastronomi Akademisi'nin kurulacağı, her yıl uluslararası Trabzon Gastronomi Festivali'nin düzenleneceği ve UNESCO Gastronomi Şehirleri arasında ortak projelerin geliştirileceği ifade edildi. UNESCO Gastronomi Şehri unvanının Trabzon'un uluslararası turizm rotalarındaki görünürlüğünü artıracağı vurgulandı. Gastronomi odaklı seyahatleri güçlendireceği ve yerli-yabancı ziyaretçi sayısına katkı sağlayacağı; bunun da konaklama, yeme-içme, tarım, yerel üretim, lojistik, perakende ve hizmet sektörlerinde ekonomik hareketliliği artıracağı ifade edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye COP31’de Sıfır Atık ve Sanayi Vizyonunu Tanıtacak Haber

Türkiye COP31’de Sıfır Atık ve Sanayi Vizyonunu Tanıtacak

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; sıfır atık vizyonunu üretim süreçlerine, Ar-Ge politikalarımıza entegre etmeyi sürdüreceğiz. Şimdi önümüzde, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağımız COP31 var. Bu önemli platformda, Sıfır Atık Hareketi’yle edindiğimiz tecrübeyi; sanayimizin üretim ve teknoloji kabiliyetini; adil ve kapsayıcı kalkınma anlayışımızı bütün dünya ile paylaşacağız.” dedi. Bakan Kacır, Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Trabzon Çalıştayı’nın sonuç konferansına katıldı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Osman Turan Kongre Merkezi’nden gerçekleştirilen konferansa Bakan Kacır’ın yanı sıra, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, akademisyenler ve davetliler katıldı Bakan Kacır, programda yaptığı konuşmada Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sıfır atık vizyonunu üretim süreçlerine ve Ar-Ge politikalarına entegre etmeyi kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: SANAYİ DEVRİMİ: Sanayi Devrimi’nden bu yana insanlık ailesi olarak bilimden tıbba, ulaşımdan iletişime pek çok alanda muazzam başarı hikâyelerine imza attık. Tıpta kaydedilen ilerlemeler, dünya genelinde ortalama insan ömrünü 35 yıldan 73 yıla taşıdı. Ulaşım ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler mesafeleri muazzam ölçüde kısalttı. Peşi sıra gelen sanayi devrimleri üretim kapasitesini katbekat artırdı; daha önce yalnızca belirli kesimlerin erişebildiği pek çok ürün ve hizmeti geniş toplum kesimleri için ulaşılabilir hâle getirdi. Buhar gücünden elektriğe, seri üretimden dijitalleşmeye uzanan bu büyük dönüşüm, insanlığın refahını yükseltti, dünya ekonomisine eşi benzeri görülmemiş bir ivme kazandırdı. YERKÜRE ALARM VERİYOR: Ancak bu ilerleme yolculuğuna tabiatın kaynaklarını sınırsız, kendini yenileme gücünü sonsuz kabul eden bir üretim ve tüketim anlayışı da maalesef eşlik etti. Uzun yıllar boyunca, daha fazla üretmek ve daha fazla tüketmek kalkınmanın ölçüsü sayıldı. Doğal kaynaklar, korunması gereken ortak bir emanet olmaktan ziyade; insanlığın hizmetine sunulmuş sınırsız bir hammadde deposu olarak görüldü. Sanayi devriminden bu yana yaklaşık 1,5 derece ısınan yerküre, bugün alarm veriyor. Doğal dengenin bozulması neticesinde; dünyanın bazı bölgeleri kuraklık ve susuzlukla mücadele ederken, bazı bölgeleri şiddeti ve sıklığı giderek artan sellerin, fırtınaların ve orman yangınlarının yıkıcı sonuçlarıyla karşı karşıya kalıyor. “YENİ BİR KALKINMA PARADİGMASI İNŞA ETMEK ZORUNDAYIZ”: Giderek artan atık yükü ise karşı karşıya olduğumuz bu ağır tabloyu daha da derinleştiren bir başka küresel meydan okuma olarak karşımızda duruyor. Çevreyi ve tabiatın taşıma kapasitesini gözetmeyen üretim ve tüketim anlayışının neticesinde artık, yerkürenin en bakir coğrafyalarından Antarktika’da dahi mikroplastiklere rastlıyoruz. Üretimi kaynak verimliliğiyle, büyümeyi çevresel sorumlulukla buluşturan yeni bir kalkınma paradigmasını hep birlikte inşa etmek zorundayız. Sınırsız kaynak yanılgısına dayanan tüketim anlayışını terk etmek artık bir tercih değil; dünyamıza, vatanımıza, evlatlarımıza karşı en büyük borcumuzdur. YAŞANABİLİR BİR ÇEVRE: Nitekim Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” çağrısı, bizler için yalnızca uluslararası sistemin adaletsizliğine karşı yükseltilmiş güçlü bir itiraz değildir. Bu çağrı, aynı zamanda tabiatın nimetlerinden faydalanırken külfeti yoksullara, kırılgan kesimlere ve gelecek nesillere yükleyen anlayışa karşı ortaya konulmuş esaslı bir medeniyet teklifidir. İnsanlık ailesini; adalet ve merhameti merkeze alan, temiz havayı, sağlıklı suyu, güvenli gıdayı ve yaşanabilir bir çevreyi herkesin temel hakkı kabul eden yeni bir dünya inşa etme iradesidir. Ürünü daha tasarım aşamasında uzun ömürlü ve yeniden kullanılabilir kılan, israfı oluşmadan önleyen, kullanım ömrünü tamamlayan her malzemeyi yeniden üretime kazandıran bir yaklaşımla insanlığın kalkınma yolculuğuna yeni bir istikamet çizebiliriz. Esasen bu yaklaşım, bizim medeniyetimizin mayasında vardır. Biz; nimeti emanet bilen, ölçüyü gözeten, kanaati yücelten, bereketi israfın değil paylaşmanın ve tasarrufun neticesi kabul eden köklü bir irfanın mensuplarıyız. SIFIR ATIK HAREKETİ: Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi, işte bu medeniyet birikiminin günümüzün çevre meselelerine verilmiş en güçlü cevaplarından biri. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sıfır atık anlayışını; başta imalat sanayimiz olmak üzere üretim süreçlerimizin her alanına dahil ediyor, bütüncül ve çok boyutlu mekanizmalarımızı kararlılıkla devreye alıyoruz. YEŞİL DÖNÜŞÜM PROGRAMI: Bakanlığımızın yeşil dönüşümde sanayimize rehberlik eden paydaş olarak konumlandığı Yeşil Dönüşüm Programı’nı hayata geçirdik. Programla; imalat sanayimizdeki firmalarımızın döngüsel ekonomi, atık yönetimi, kaynak verimliliği ve karbon salınımını azaltmaya dönük yatırım projelerine 226 milyon liraya kadar nakit destek, yatırımların yüzde 40’ı kadar vergi indirimi sağlıyoruz. Tabi, sanayimizin sıfır atık, sürdürülebilirlik ve verimlilik eksenindeki dönüşümü; büyük ölçekli ve nitelikli yatırımları zorunlu kılıyor. Bu nedenle, Türk sanayisi ile uluslararası finans kuruluşlarının net sıfır emisyon hedefine yönelik çabalarını ortak bir zeminde buluşturmayı stratejik bir adım olarak görüyoruz. ÇEVRECİ FİNANSMAN DESTEKLERİ: “Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu”yla, sanayimizin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030’a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlama yolunda önemli bir adım attık. Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi’nde, yeşil dönüşüm projeleri için OSB’lerimize 250 milyon avroluk finansman sağladık. Dünya Bankası iş birliğinde yürüttüğümüz 450 milyon dolar bütçeye sahip bir diğer program olan “Türkiye Yeşil Sanayi Projesi” ile sanayimizin yeşil dönüşümde teknoloji ve kapasite geliştirme sürecini hızlandıracak adımlar atıyoruz. 161 PROJEYE 914 MİLYON LİRA: Teknoloji geliştirmeden istihdama, girişimcilikten sosyal eşitsizliklerin azaltılmasına uzanan geniş bir yelpazede doğru adımları attığımız takdirde sıfır atık yolculuğumuzu refahın ülke sathında daha dengeli yayılması için bir vesile haline getirebiliriz. Bu anlayış doğrultusunda, kalkınma ajanslarımız eliyle sıfır atık hedefimize güç katan 161 projeye 914 milyon lira destek sağladık. Bölgesel kalkınmayı çevresel sürdürülebilirlikle buluşturmak üzere Dünya Bankası iş birliğinde 400 milyon dolar bütçeli (SoGreen) Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesini uygulamaya aldık. YEREL KALKINMA HAMLESİ PROGRAMI: Geçtiğimiz yıl devreye aldığımız teşvik sisteminin temel unsurları arasında yer alan Yerel Kalkınma Hamlesi Programının 2025 yılı çağrısında, 22 ilde 33 başlıkta sıfır atık ve döngüsel ekonomi anlayışını esas alan yatırımları destekleyeceğimizi ilan ettik. Başvurular arasında başarılı bulunan 33 projeyle atık geri kazanımından biyobazlı üretime, tarımsal ve endüstriyel atıkların katma değerli ürünlere dönüştürülmesinden sürdürülebilir enerji ve ileri malzeme üretimine geniş bir yelpazede 12,7 milyar liralık yatırımın önünü açtık. 2026 yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Çağrısında da atıkları çevresel bir yük olmaktan çıkarıp üretime, istihdama ve katma değere dönüştüren 14,6 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 56 proje için başvuru aldık. Bu programda desteklediğimiz projelerin her birine 301 milyon liraya kadar finansman katkısı ve yatırımın yüzde 50’si kadar vergi indirimi sağlıyoruz. “YERELDEN ULUSALA İSRAF, ATIK VE KAYNAK YÖNETİMİ”: Arzumuz; ülkemizin dört bir yanında atığı kaynağında azaltan, mevcut kaynakları yeniden değere dönüştüren ve yerel potansiyeli üretimle buluşturan bir kalkınma modelini hep birlikte tesis edebilmek. Sıfır Atık Vakfının “Yerelden Ulusala İsraf, Atık ve Kaynak Yönetimi” anlayışıyla başlattığı çalıştaylar, bu modelin fikrî zeminini güçlendiren; şehirlerimizin bilgi, tecrübe ve ihtiyaçlarını milli hedeflerimizle buluşturan çok kıymetli bir istişare mekanizması. SIFIR ATIK FORUMU: Şunu da bu vesileyle ifade etmek isterim: Sıfır Atık Hareketi, bugün artık insanlığın ortak davası hâline gelmiş küresel bir çevre seferberliğidir. Bakınız, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 2022’de kabul edilen kararla 30 Mart, “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edildi. Bu tarihî karar, ülkemizde filizlenen bir hareketin bütün insanlığın ortak vicdanında karşılık bulduğunun açık tescilidir. Geçtiğimiz haziran ayında yine vakfımızın öncülüğünde İstanbul’da gerçekleşen Sıfır Atık Forumu’nda 183 ülkeden beş bini aşkın katılımcıyı ağırladık. Bu buluşmayla, çevresel sorumlulukla ekonomik kalkınmayı; toplumsal adaletle gelecek nesillerin hakkını aynı ufukta buluşturduk. Sıfır Atık Hareketi’nin farklı ülkeleri, kurumları ve toplum kesimlerini müşterek bir gelecek ideali etrafında kenetleyen küresel gücünü, bir kez daha ortaya koyduk. Forumda kabul edilen ortak deklarasyon ve sonuç bildirgesi, bu müşterek iradenin yalnızca sözde kalmadığını; somut hedeflere, ortak sorumluluklara ve güçlü bir gelecek tasavvuruna dönüştüğünü gösterdi. “SIFIR ATIK VİZYONUNU DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”: Şimdi önümüzde, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağımız COP31 var. Bu önemli platformda, Sıfır Atık Hareketi’yle edindiğimiz tecrübeyi; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın öncülüğünde sanayimizin üretim ve teknoloji kabiliyetini; adil ve kapsayıcı kalkınma anlayışımızı bütün dünya ile paylaşacağız. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; sıfır atık vizyonunu üretim süreçlerine, Ar-Ge politikalarımıza entegre etmeyi sürdüreceğiz. TEKNOFEST’lerde, bilim merkezlerimizde ve TÜBİTAK programlarımızda sıfır atık anlayışının genç kuşaklar tarafından benimsenmesini; sıfır atık esaslı teknolojilerin geliştirilmesini ve yenilikçi çözümlerin girişimlere dönüşmesini desteklemeye devam edeceğiz. Bilime, üretime, teknolojiye, insan kaynağına yapılan yatırımların önünü açarak Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde tüm dünyada kök salan bu hareketi hep birlikte daha ileri seviyelere taşımak için gayret edeceğiz. TRABZON’A İL SIFIR ATIK HEDEF BELGESİ: İnanıyorum ki ilan edilecek Trabzon İl Sıfır Atık Hedef Belgesi de bu yürüyüşe yerelden yükselen çok güçlü bir katkı sunacak. Bizler, organize sanayi bölgelerimizin yeşil dönüşümünden kalkınma ajanslarımızın desteklerine, bölge kalkınma idarelerimizin yatırım ve projelerinden yerel kalkınma politikalarımıza geniş bir alanda bu ortak akıldan en ileri seviyede istifade edeceğiz. Böylece Trabzon’a dair belirlenen hedeflerin yatırımlara, destek mekanizmalarına ve sahada karşılığı olan somut projelere dönüşmesini sağlayacağız. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Murat Çavga: “Çin Turizminde Ektiğimiz Tohumlar Filiz Vermeye Başladı” Haber

Murat Çavga: “Çin Turizminde Ektiğimiz Tohumlar Filiz Vermeye Başladı”

Çavga, Turizm İşletmecileri ve Seyahat Acentaları Derneğimizin girişimleri, Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda;Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA), Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO), yerel yönetimler ve sektör temsilcilerinin ortak çalışmalarıyla son iki yılda Çin pazarına yönelik fuar katılımları, B2B görüşmeleri, tanıtım organizasyonları, sosyal medya kampanyaları ve sektör buluşmaları gerçekleştirildiğini ifade etti. “Çin, dünyanın en büyük yurt dışı turizm pazarıdır. Böyle bir pazardan pay alabilmek sabır, planlama ve istikrarlı çalışma gerektirir. Bugün Sayın Büyükelçinin Trabzon’da yaptığı açıklamalar, bölgemizin artık Çin’de fark edilen ve önemsenen destinasyonlardan biri haline geldiğini göstermektedir. Bu ziyaret, iki yıldır yürüttüğümüz çalışmaların doğru yolda ilerlediğinin uluslararası düzeyde teyididir.” Trabzon ve Doğu Karadeniz’in yalnızca doğal güzellikleriyle değil; tarihi, kültürü, gastronomisi ve İpek Yolu mirasıyla da Çinli turistlerin beklentilerine cevap verebilecek güçlü bir destinasyon olduğuna dikkat çeken Çavga, önümüzdeki dönemde bölgeye yönelik Çinli ziyaretçi sayısında önemli artış beklediklerini söyledi. Çavga, “Turizmde başarı hiçbir kurumun tek başına elde edeceği bir sonuç değildir. Bu başarı; ortak aklın, ortak vizyonun ve güçlü iş birliğinin ürünüdür.” ifadelerini kullanarak sürece katkı sağlayan herkese teşekkür etti. Başta TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı Sayın Adil Karaismailoğlu olmak üzere, Trabzon Valiliğine, Trabzon Büyükşehir Belediyesine, Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansına (TGA), Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansına (DOKA), Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasına (TTSO), Türk Çin Kültür Derneği Başkanı İrfan Karslı’ya, TTSO Başkan Yardımcısı Ali Haydar Baş’a ve sürece emek veren tüm paydaşlara teşekkür eden Çavga, özellikle Türkiye’nin uzak pazarlara yönelik turizm vizyonunu kararlılıkla sürdüren Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy’a şükranlarını sundu. Çavga açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Çin pazarı, Trabzon turizmi için günü kurtaracak değil, geleceği şekillendirecek stratejik pazarlardan biridir. Bugün attığımız adımların gerçek etkisini önümüzdeki yıllarda çok daha net göreceğiz. Aynı kararlılıkla çalışmaya devam ettiğimiz sürece Trabzon ve Doğu Karadeniz, Çin pazarında Türkiye’nin en güçlü destinasyonlarından biri olacaktır. Bu süreç yalnızca turizme değil; ticaretten kültürel ilişkilere kadar birçok alanda bölgemize yeni fırsatlar kazandıracaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SunExpress, Orta Doğu Uçuşlarına Yeniden Başlıyor Haber

SunExpress, Orta Doğu Uçuşlarına Yeniden Başlıyor

7 Temmuz’da başlayan İzmir-Dubai uçuşları, Salı ve Cumartesi günleri olmak üzere haftada iki kez gerçekleştirilecek. 15 Temmuz’da Çarşamba ve Pazar günleri olmak üzere haftada iki frekansla başlayacak olan Antalya-Dubai uçuşlarının ise, 4 Eylül’den itibaren haftada üç kez Çarşamba, Cuma ve Pazar günleri düzenlenmesi planlanıyor. 15 Temmuz’da başlayacak olan İzmir-Beyrut seferleri Çarşamba, Cuma ile Pazar günleri olmak üzere haftada üç kez düzenlenecek. Antalya-Beyrut hattında ise uçuşlar 16 Temmuz’da başlayacak ve Pazartesi, Salı, Perşembe ile Cumartesi günleri olmak üzere haftada dört frekansla gerçekleştirilecek. SunExpress, Irak’ın Erbil kentine de uçuşlara yeniden başlıyor. Antalya-Erbil seferleri, 15 Temmuz itibarıyla Çarşamba ve Cumartesi günleri olmak üzere haftada iki kez gerçekleştirilecek. 17 Temmuz’da yeniden başlayacak olan Trabzon-Bahreyn hattı seferlerinin ise ilk etapta Salı ve Cuma günleri olmak üzere haftada iki frekansla düzenlenmesi planlanıyor. SunExpress ayrıca uçuş ağını Suriye pazarıyla genişletiyor. Antalya-Halep hattı 1 Ağustos’ta, İzmir-Halep hattı ise 2 Ağustos’ta hizmete girecek. Antalya-Halep hattında Çarşamba ve Cumartesi günleri, İzmir-Halep hattında Cuma ve Pazar günleri haftada iki frekansla uçuş gerçekleştirilecek. SunExpress, yeniden başlattığı ve genişlettiği Orta Doğu uçuş ağıyla hem turizm hem de ticari seyahatlere katkı sağlamayı, aynı zamanda Türkiye ile bölge ülkeleri arasındaki hava bağlantısını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Bisikletinin Geleceği Hatay'da Pedal Çevirdi Haber

Türk Bisikletinin Geleceği Hatay'da Pedal Çevirdi

Türkiye'nin farklı illerinden gelen 20'den fazla kulüpten 180’nin üzerinde U11, U13 ve U15 sporcusu, üç gün boyunca Türkiye Kupası puanları için mücadele ederek Türk bisikletinin geleceğine dair umut verdi. Türkiye Bisiklet Federasyonu'nun 2026 yılı temmuz ayı faaliyet programında yer alan Türkiye Kupası 6. Etap Puanlı Yol Yarışları, 2-4 Temmuz 2026 tarihleri arasında Hatay'ın İskenderun ilçesinde tamamlandı. Yol ve kriteryum yarışlarında yaşanan rekabet ve heyecan, bisiklet sporunun tabana yayılması ve yeni nesil sporcuların gelişimi açısından önemli bir örnek oluşturdu. Yol Yarışları Sonuçları: U11 Erkekler Musap Berat Tozdan – Uğurlu Performans Spor KulübüYiğit Efe İmtek – Çatalhüyük Çumra Belediye Spor KulübüMehmet Berat Gök – Çatalhüyük Spor Kulübü U11 Erkekler Takım Klasmanı Uğurlu Performans Spor KulübüKaratay Belediye Spor Kulübü U11 Kadınlar Zeynep Nur Harmancı – Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor KulübüIrmak Ayşe Deniz – Amatör Sporcular ve Spor Adamları Spor KulübüEda Korkmaz – Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Kulübü U13 Erkekler Rüzgar Cem Kaval – Koray Kimya Lüleburgaz Spor KulübüRamazan Uğurlu – Torku Şeker Spor KulübüEray Efe Üzüm – Çatalhüyük Çumra Belediye Spor Kulübü U13 Erkekler Takım Klasmanı Torku Şeker Spor KulübüKoray Kimya Lüleburgaz Spor KulübüGiresun ATA Bisiklet Spor KulübüEge Pedal Spor Kulübü U15 Kadınlar Işıl Bade Eryılmaz – Ankara GSM Spor KulübüElif Nihan Yavuz – Giresun Spor Lisesi Spor KulübüGamze Sarı – Çatalhüyük Çumra Belediye Spor Kulübü U15 Kadınlar Takım Klasmanı BİSVO Spor Kulübü U15 Erkekler Mehmet Göktuğ Köse – Çatalhüyük Çumra Belediye Spor KulübüHüseyin Emir Solmaz – Selçuklu Belediye Spor KulübüTuna Başbuğ – Konya Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü U15 Erkekler Takım Klasmanı Çatalhüyük Çumra Belediye Spor KulübüSelçuklu Belediye Spor KulübüAydın İki Teker Bisiklet Spor Kulübü Kriteryum Yarışları Sonuçları: U11 Kadınlar Irmak Ayşe Deniz – Amatör Sporcular ve Spor Adamları Spor KulübüZeynep Nur Harmancı – Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor KulübüEda Korkmaz – Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Kulübü U11 Erkekler Musap Berat Tozdan – Uğurlu Performans Spor KulübüYiğit Efe İmtek – Çatalhüyük Çumra Belediye Spor KulübüHasan Toprak Türkmen – Çatalhüyük Çumra Belediye Spor Kulübü U13 Erkekler Ramazan Uğurlu – Torku Şeker Spor KulübüDoruk Bıçak – Giresun ATA Bisiklet Spor KulübüRüzgar Cem Kaval – Koray Kimya Lüleburgaz Spor Kulübü U13 Erkekler Takım Klasmanı Torku Şeker Spor KulübüKoray Kimya Lüleburgaz Spor KulübüGiresun ATA Bisiklet Spor Kulübü U15 Kadınlar Işıl Bade Eryılmaz – Ankara GSM Spor KulübüGamze Sarı – Çatalhüyük Çumra Belediye Spor KulübüElif Nihan Yavuz – Giresun Spor Lisesi Spor Kulübü U15 Erkekler Mustafa Güvercinlik – Şanlıurfa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor KulübüEray Sabancı – Selçuklu Belediye Spor KulübüGörkem Acar – Torku Şeker Spor Kulübü Yarışların ardından düzenlenen ödül törenlerinde dereceye giren sporcuların madalya ve ödülleri; AK Parti Hatay Milletvekili Abdulkadir Özel, İskenderun Kaymakamı Muhammet Önder, İskenderun Belediye Başkanı Mehmet Dönmez, İskenderun Belediye Başkan Yardımcısı Cihan Akyürekoğlu, Hatay Gençlik ve Spor İl Müdürü Ali Osman Bebek, Türkiye Bisiklet Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Okur, AK Parti İskenderun İlçe Başkanı Bülent Özer, İskenderun Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Ferit Ali Gündel ile Gençlik ve Spor Şube Müdürü Bekir Özçelik tarafından takdim edildi. Türkiye Kupası Yol Yarışları Sezon Boyunca Devam Edecek Hatay'da tamamlanan 6. etap yarışlarının ardından Türkiye Kupası Yol Yarışları serisi, 24-26 Temmuz tarihlerinde Trabzon'da düzenlenecek 7. Etap Puanlı Yol Yarışları ile devam edecek. Sezonun ilerleyen bölümünde ise 6-8 Ağustos'ta Isparta'da gerçekleştirilecek 8. Etap Puanlı Yol Yarışları, 11-13 Eylül'de Alanya'da düzenlenecek 9. Etap yarışları ve 16-18 Ekim'de Malatya'da gerçekleştirilecek 10. Etap yarışları ile sona erecek. Türkiye Bisiklet Federasyonu, ulusal yarış takvimi kapsamında her yaş kategorisinde sporcuların gelişimini destekleyen organizasyonlarını sezon boyunca sürdürmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.