Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Trafik Güvenliği

Kapsül Haber Ajansı - Trafik Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trafik Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kalitesiz Güneş Gözlüğü Katarakt Riskini Artırabiliyor Haber

Kalitesiz Güneş Gözlüğü Katarakt Riskini Artırabiliyor

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Optisyenlik Programından Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, 27 Haziran Dünya Güneş Gözlüğü Günü dolayısıyla güneş gözlüğü seçimi konusunu değerlendirdi. Güneşin zararlı ışınları göz sağlığını tehdit ediyor Yaz aylarıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımının arttığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, “Ancak birçok kişi güneş gözlüğünü yalnızca bir moda aksesuarı olarak görüyor. Oysa güneş gözlüğü, gözleri güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından koruyan önemli bir sağlık gerecidir. Güneşten gelen UV ışınları yalnızca cildimizi değil, gözlerimizi de etkiler. Uzun süre korunmasız şekilde UV ışınlarına maruz kalmak; katarakt, kornea hasarları, göz yüzeyi hastalıkları ve sarı nokta hastalığı gibi ciddi sağlık sorunlarının gelişme riskini artırabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü kullanımı estetik bir tercih değil, göz sağlığını korumaya yönelik bir gerekliliktir.” dedi. Güneş gözlüğü alırken nelere dikkat edilmeli? Güneş gözlüğü alırken dikkat edilmesi gerekenleri anlatan Dr. Özdemir, “Tüketicilerin dikkat etmesi gereken ilk ve en önemli özellik, gözlüğün UV koruma özelliğine sahip olmasıdır. Camın koyu renkli olması tek başına koruma sağladığı anlamına gelmez. Bir güneş gözlüğünün ne kadar koyu olduğu değil, UV ışınlarını ne ölçüde engellediği önemlidir. Bu nedenle satın alınacak ürünün UV400 koruma özelliğine sahip olması gerekmektedir. UV400 ibaresi, gözlüğün 400 nanometreye kadar olan UVA ve UVB ışınlarının büyük bölümünü engelleyebildiğini gösterir. Ayrıca ürün üzerinde CE işaretinin bulunması ve güneş gözlükleri için geçerli olan EN ISO 12312-1 standardına uygun olması önemlidir. Bu standart, güneş gözlüklerinin güvenlik ve performans kriterlerini belirlemektedir.” diye konuştu. Koyu cam her zaman daha fazla koruma sağlamıyor Toplumda en sık yapılan yanlışlardan birinin de koyu renkli camların gözleri daha iyi koruduğunu düşünmek olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, şöyle devam etti: “Oysa UV filtresi bulunmayan koyu camlar, bazı durumlarda hiç gözlük kullanmamaktan daha zararlı olabilir. Koyu cam nedeniyle göz bebeği büyür ve göz içerisine daha fazla ışık girer. Eğer cam yeterli UV korumasına sahip değilse, kişi gözlerini koruduğunu düşünürken daha fazla zararlı ışına maruz kalabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü seçerken sadece camın renginin koyuluğuna değil, UV koruma özelliğine odaklanılmalıdır.” Her mevsimde aynı güneş gözlüğünü kullanmak doğru değil Güneş gözlüğü seçiminde mevsimsel koşulların da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Dr. Özdemir, camların ışık geçirgenliklerine göre kategori 0’dan kategori 4’e kadar sınıflandırıldığını söyledi ve “Kategori 0 ve 1 camlar düşük ışık koşullarında kullanılırken, kategori 2 orta ışık koşullarında ve kategori 3 camlar yoğun güneş ışığında günlük kullanım için en uygun seçeneklerdir. Kategori 4 camlar ise yüksek dağlık bölgeler, kar yansımalarının yoğun olduğu alanlar ve çok güçlü güneş ışığına maruz kalınan ortamlar için tasarlanmıştır.” şeklinde konuştu. Farklı coğrafi bölgelerde de farklı cam kategorilerine ihtiyaç duyulabilir Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, günlük kullanımda en yaygın olarak kategori 2 ve kategori 3 camların tercih edildiğini ifade ederek, şöyle devam etti: “Güneş gözlüğü cam kategorilerinde cam koyuluğu kategori 0'dan kategori 4'e doğru artmakta olup günlük kullanım için en yaygın tercihler kategori 2 ve kategori 3 camlardır. Kategori 4 camlarla araç kullanılması önerilmemektedir. Bu nedenle İstanbul'da mart ayında kullanılan bir güneş gözlüğü ile temmuz ayında kullanılan güneş gözlüğünün cam kategorisinin aynı olması her zaman doğru bir tercih değildir. Tek bir güneş gözlüğünü dört mevsim kullanmak çoğu zaman yeterli görsel konforu ve korumayı sağlamayabilir. Hatta güneş ışığının daha az olduğu dönemlerde gereğinden koyu cam kullanılması, göze ulaşan ışık miktarını azaltarak görme performansını olumsuz etkileyebilir. Benzer şekilde aynı mevsimde farklı coğrafi bölgelerde de farklı cam kategorilerine ihtiyaç duyulabilir. Örneğin temmuz ayında İstanbul ve Trabzon gibi farklı iklim özelliklerine sahip şehirlerde, optimum görsel konfor ve koruma sağlayacak cam kategorileri farklılık gösterebilir. Kısacası, nasıl ki tek bir ayakkabıyla dört mevsimi geçirmek mümkün değilse, tek bir güneş gözlüğüyle de her mevsimde aynı görsel konforu ve korumayı sağlamak mümkün değildir.” Kategori 4 camlarla araç kullanılmamalı Dr. Özdemir, kategori 4 camların görünür ışığın yaklaşık yüzde 95’ini engelleyebildiğini belirterek, “Kategori 4 camlar görünür ışığın yaklaşık yüzde 95'ini engelleyebildiğinden araç kullanımı sırasında tercih edilmemelidir. Bu camlar sürücünün görüşünü olumsuz etkileyebilir ve trafik güvenliği açısından risk oluşturabilir.” dedi. Büyük çerçeveli gözlükler daha etkili koruma sağlayabiliyor Güneş gözlüğü seçiminde yalnızca cam kalitesinin değil, çerçeve yapısının da önemli olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, “Gözlüğün yüz yapısına uygun olması, buruna rahat oturması ve göz çevresini mümkün olduğunca kapatması gerekir. Büyük çerçeveli gözlükler, güneş ışınlarının üstten, alttan ve yanlardan göze ulaşmasını azaltır. Özellikle bombeli tasarıma sahip gözlükler yanlardan gelen ışınlara karşı ilave koruma sağlayabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü seçerken yalnızca görünüşüne değil, göz çevresini ne ölçüde koruduğuna da dikkat edilmelidir.” diye konuştu. Güneş gözlüğü güvenilir satış noktalarından alınmalı Günümüzde güneş gözlüklerinin marketlerden internet sitelerine kadar pek çok farklı noktada satılabildiğini hatırlatan Dr. Özdemir, “Güneş gözlükleri günümüzde tıbbi cihaz kapsamında değerlendirilmemekte, koruyucu ürün kategorisinde yer almaktadır. Bu nedenle marketlerde, benzin istasyonlarında, tekstil mağazalarında, internet sitelerinde ve seyyar satış noktalarında dahi satılabilmektedir. Ancak göz sağlığını doğrudan etkileyen bir ürünün yalnızca görünüşüne veya fiyatına bakılarak satın alınması doğru değildir. Optisyenlik müesseseleri İl Sağlık Müdürlükleri ve ilgili kamu kurumları tarafından düzenli olarak denetlenmektedir. Buna karşın farklı satış noktalarında satılan güneş gözlüklerinin UV koruma özelliklerinin doğrulanması mümkün değildir. Bu nedenle tüketicilerin güneş gözlüğü satın alırken güvenilir satış noktalarını tercih etmeleri ve ürünün teknik özelliklerini sorgulamaları büyük önem taşımaktadır.” ifadesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yavuz Sultan Selim ve Kuzey Çevre Otoyolu, "Yol Hipnozuna Dikkat" Konusunda Farkındalık Yaratıyor Haber

Yavuz Sultan Selim ve Kuzey Çevre Otoyolu, "Yol Hipnozuna Dikkat" Konusunda Farkındalık Yaratıyor

Trafik güvenliği alanındaki çalışmalarını büyük bir titizlikle sürdüren IC Altyapı Grubu bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu, keyifli bir tatilin güvenli bir yolculukla başladığını hatırlatarak, uzun ve monoton sürüşlerde görülebilen "Yol Hipnozuna Dikkat" konusuna dikkat çekiyor. IC Altyapı Grubu işletmelerinden Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, güvenli sürüş kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamak amacıyla yol kullanıcılarının bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle uzun yol sürüşlerinde ortaya çıkabilen yol hipnozu, sürücülerin dikkat seviyesinin farkında olmadan azalmasına neden olarak çevresel uyaranlara verilen tepkilerin yavaşlamasına ve sürüş performansının olumsuz etkilenmesine yol açabiliyor. Bu kapsamda Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, sürücülere ''Yol Hipnozuna Dikkat'' hakkında bilgilendirmelerde bulunurken, uzun yolculuklarda uygulanabilecek basit önlemlerle dikkat seviyesinin korunabileceğine dikkat çekiyor. Sürücülerin her iki saatte bir mola vermesini, araçtan inerek kısa yürüyüşler yapmasını, bol su tüketmesini ve temiz hava almasını öneriyor. Yol boyunca aynalara ve çevre koşullarına düzenli olarak odaklanmak da dikkat dağınıklığının önüne geçilmesine yardımcı oluyor. Ayrıca sürücüler, uykululuk hissettiklerinde yolculuğa ara vermeli ve dinlenmeden direksiyon başına geçmemeli. Yolculuk sırasında zihinsel canlılığın korunması da büyük önem taşıyor. Odağı desteklemek amacıyla sakız çiğnemek, farklı türlerde müzikler dinlemek ve sürüş boyunca dik pozisyonda oturmaya özen göstermek dikkat seviyesinin korunmasına katkı sağlıyor. Bununla birlikte uzun yolculuklara çıkmadan önce en az 6-7 saat kaliteli uyku alınması, sürüş güvenliğini artıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi Operasyon Direktörü Engin Erdoğmuş, "Yol hipnozuna dikkat, özellikle uzun yolculuklarda sürücülerin dikkat seviyesini olumsuz etkileyebilen önemli bir trafik güvenliği riskidir. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi olarak trafik güvenliği konusunda farkındalık oluşturmayı önemli sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Düzenli molalar vermek, basit fiziksel hareketler yapmak, sürüş öncesinde yeterince dinlenmek ve yorgunluk belirtilerini dikkate almak, olası risklerin azaltılmasına önemli katkı sağlıyor. Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz farkındalık çalışmalarıyla daha fazla yol kullanıcısına ulaşmayı ve güvenli sürüş konusunda bilinç oluşturmayı hedefliyoruz." açıklamalarında bulundu. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, "Yol Hipnozu" farkındalığını ön plana çıkararak bu yıl da uluslararası bir kuruluş olan ASECAP (Avrupa Ücretli Yol Altyapısı İşletmecileri Birliği) tarafından düzenlenen S(He) Works I Care kampanyasında yer alıyor. Konuyu uluslararası platformlara taşıyan işletme, kapsayıcılık ve toplumsal fayda odağındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bu Otoyol “Yol Hipnozuna Dikkat” Konusunda Farkındalık Yaratıyor Haber

Bu Otoyol “Yol Hipnozuna Dikkat” Konusunda Farkındalık Yaratıyor

IC Altyapı Grubu işletmelerinden Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, güvenli sürüş kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamak amacıyla yol kullanıcılarının bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle uzun yol sürüşlerinde ortaya çıkabilen yol hipnozu, sürücülerin dikkat seviyesinin farkında olmadan azalmasına neden olarak çevresel uyaranlara verilen tepkilerin yavaşlamasına ve sürüş performansının olumsuz etkilenmesine yol açabiliyor. Bu kapsamda Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, sürücülere ‘’Yol Hipnozuna Dikkat’’ hakkında bilgilendirmelerde bulunurken, uzun yolculuklarda uygulanabilecek basit önlemlerle dikkat seviyesinin korunabileceğine dikkat çekiyor. Sürücülerin her iki saatte bir mola vermesini, araçtan inerek kısa yürüyüşler yapmasını, bol su tüketmesini ve temiz hava almasını öneriyor. Yol boyunca aynalara ve çevre koşullarına düzenli olarak odaklanmak da dikkat dağınıklığının önüne geçilmesine yardımcı oluyor. Ayrıca sürücüler, uykululuk hissettiklerinde yolculuğa ara vermeli ve dinlenmeden direksiyon başına geçmemeli. Yolculuk sırasında zihinsel canlılığın korunması da büyük önem taşıyor. Odağı desteklemek amacıyla sakız çiğnemek, farklı türlerde müzikler dinlemek ve sürüş boyunca dik pozisyonda oturmaya özen göstermek dikkat seviyesinin korunmasına katkı sağlıyor. Bununla birlikte uzun yolculuklara çıkmadan önce en az 6-7 saat kaliteli uyku alınması, sürüş güvenliğini artıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi Operasyon Direktörü Engin Erdoğmuş, “Yol hipnozuna dikkat, özellikle uzun yolculuklarda sürücülerin dikkat seviyesini olumsuz etkileyebilen önemli bir trafik güvenliği riskidir. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi olarak trafik güvenliği konusunda farkındalık oluşturmayı önemli sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Düzenli molalar vermek, basit fiziksel hareketler yapmak, sürüş öncesinde yeterince dinlenmek ve yorgunluk belirtilerini dikkate almak, olası risklerin azaltılmasına önemli katkı sağlıyor. Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz farkındalık çalışmalarıyla daha fazla yol kullanıcısına ulaşmayı ve güvenli sürüş konusunda bilinç oluşturmayı hedefliyoruz.” açıklamalarında bulundu. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, “Yol Hipnozu” farkındalığını ön plana çıkararak bu yıl da uluslararası bir kuruluş olan ASECAP (Avrupa Ücretli Yol Altyapısı İşletmecileri Birliği) tarafından düzenlenen S(He) Works I Care kampanyasında yer alıyor. Konuyu uluslararası platformlara taşıyan işletme, kapsayıcılık ve toplumsal fayda odağındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Best Brands Grup Enerji 9 İlde 14 Araç Muayene İstasyonunun İşletmesini Üstlenecek Haber

Best Brands Grup Enerji 9 İlde 14 Araç Muayene İstasyonunun İşletmesini Üstlenecek

Araç muayene hizmetlerinde yeni dönemin önemli adımlarından biri atıldı. TURKA Araç Muayene İstasyonları tarafından 11 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen imza töreniyle birlikte, Best Brands Grup Enerji bünyesinde faaliyet gösteren Beste Araç Muayene İstasyonları ve ESBİ Araç Muayene İstasyonları, Ağustos 2027 tarihinden itibaren Ağrı, Ardahan, Bilecik, Bitlis, Erzurum, Eskişehir, Iğdır, Kars ve Van’da yer alan toplam 14 araç muayene istasyonunun alt işletmeciliğini üstlenecek. Best Brands Grup Enerji Yatırım A.Ş., geçtiğimiz aylarda TURKA Araç Muayene İstasyonları Yapım ve İşletim A.Ş. ile yürütülecek iş birliği kapsamında yüzde 100 bağlı ortaklığı olan Beste Araç Muayene İstasyonları A.Ş. ve ESBİ Araç Muayene İstasyonları A.Ş unvanlı şirketlerin kuruluşunu tamamlamıştı. Söz konusu iş birliği kapsamında Best Brands Grup Enerji, araç muayene hizmetlerinin kesintisiz, güvenilir ve yüksek kalite standartlarında yürütülmesine katkı sağlayacak. Şirket, devralacağı istasyonlarda operasyonel verimlilik, müşteri memnuniyeti, dijitalleşme ve sürdürülebilir hizmet anlayışını önceliklendirerek çalışmalarını sürdürecek. “Araç muayene istasyonları ile hizmet portföyümüz güçlenecek” Best Brands Grup Enerji'nin bağlı bulunduğu Sürkit Holding CEO’su Aziz Hasan Sürkit, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, araç muayene sektörünün trafik güvenliği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, iş birliğini şirketin hizmet portföyünü güçlendiren önemli bir adım olarak değerlendirdi. Sürkit, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye genelinde milyonlarca araç sahibine hizmet veren araç muayene sisteminin yeni döneminde yer almaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. TURKA Araç Muayene İstasyonları ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği kapsamında 9 ilde 14 istasyonun işletimini üstleneceğiz. Araç muayene sektörü, trafik güvenliği ve çevre standartları açısından kritik bir alt yapı hizmeti. Bu nedenle 9 ilde 14 istasyonun işletmesini üstlenmek, sadece ticari bir yatırım değil, aynı zamanda kamu hizmeti niteliği taşıyan stratejik bir operasyonun parçası olmak anlamına geliyor. Hizmet kalitesini, operasyonel mükemmeliyeti ve müşteri memnuniyetini odağımıza alarak güçlü bir hazırlık süreci yürütüyoruz. Önümüzdeki dönemde insan kaynağı, teknoloji altyapısı ve operasyonel süreçlere yönelik yatırımlarımızla araç muayene hizmetlerinin etkin ve verimli şekilde sürdürülmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayram Yolculuğuna Çıkacaklar Dikkat! Haber

Bayram Yolculuğuna Çıkacaklar Dikkat!

Bayram yolculuklarında alınacak basit ama kritik önlemlerin trafik kazalarının önüne geçebileceğini belirten Özgür Şener, “Seyahatin kesintiye uğraması bir kriz değil, doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabilecek bir süreçtir. Ancak panik ve kontrolsüz hareketler mevcut riski katlayarak artırabilir.” dedi. Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi, Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, Kurban Bayramı öncesinde sürücülere hayati önem taşıyan uyarılarda bulundu. Bayram yolculuklarında alınacak basit ama kritik önlemlere işaret eden Özgür Şener, “Kurban Bayramı yaklaşıyor ve ülkemizde büyük bir şehirlerarası seyahat hareketi başlayacak. Bu bayramı birlikte, trafik kazası ve bu kazalardan kaynaklı ölüm, yaralanma olmadan geçirmek, trafik kazalarını önlemek için yola çıkan tüm sürücülerimizin alması gereken tedbirler var. Bu tedbirlerin tamamı, sürüşün bir sebeple aksamaya uğraması ve yolda kalmaların olmaması için kritik öneme sahiptir.” dedi. Uykusuz sürüş kazayı kaçınılmaz hale getiriyor Sürücülerin mutlaka dinlenmiş şekilde yola çıkması gerektiğini vurgulayan Özgür Şener, “Sürücülerimiz mutlaka ama mutlaka uykusunu almış ve dinlenmiş olmalılar. Uykusunu almamış ve yeterince dinlenmemiş sürücülerin sürüş esnasında uykuları geldiğinde, öncelikle sürüş konsantrasyonları bozulur, dikkat seviyeleri azalır, tehlikeleri algılayamaz hale gelir. Sürüşe devam edilirse sürüş devam ederken sürücü uyuyakalır ve kaza kaçınılmaz olur.” diye konuştu. Yolculuk öncesinde güzergâh detaylı şekilde incelenmeli Şener, yolculuk öncesinde güzergâhın detaylı şekilde incelenmesi gerektiğini belirterek, “Sürücü, seyahat edeceği tüm güzergahı internet üzerinden incelemeli. Bu incelemede, yol üzerindeki kapalı yollar, hava durumu, trafik yoğunluğuna bakılmalıdır. Taşıtta bulunması gereken ekipmanlar (yedek lastik, lastik değişiminin yapılması için gerekli ekipmanlar, üçgen reflektör, yangın söndürme tüpü ve diğer yasal zorunluluk olan ekipmanlar dahil) sürücü ve yolcunun kıyafet seçimleri (güneş gözlüğü, yağmurluk, mont, şemsiye) bu değerlendirme doğrultusunda planlanmalıdır. Seyahat süresi belirlenirken bu şartlar değerlendirilmeli, sürüş süresi, mola süresi, 12 saati aşan sürüş saatlerinde ikinci bir sürücü planlaması veya konaklama yapılması planlanmalıdır.” şeklinde konuştu. Karanlıkta yapılan sürüş riskleri artırıyor Sürüşlerin mümkün olduğunca gündüz saatlerinde yapılmasını öneren Şener, “Sürüşler mümkün olduğunca havanın aydınlık olduğu saatlerde yapılacak şekilde yapılmalıdır. Karanlıkta yapılan sürüşler büyük oranda sadece taşıtların far aydınlatmaları ile yapılabilmektedir. Bu durum tehlikelerin (yoldaki çukurlar, silinmiş yol çizgileri sebebiyle yolun sınırlarının tam anlaşılamaması, diğer taşıtların farlarının mesafe konusunda yeterince bilgi vermemesi vb) yeterince ve zamanında anlaşılamamasına sebep olmaktadır. Elektrikli taşıtlar için bu planlara, taşıtın menziline uygun olarak şarj planlaması dahil edilmelidir.” ifadesinde bulundu. Uyku getiren ilaçlara yola çıkmadan ara verilmeli Sürücünün aldığı ilaçlar varsa ve bu ilaçların uyku getirici ilaçlar olması durumu varsa bu ilaçların kullanımına ara verilmesi gerektiğine de dikkat çeken Şener, “Yeni bir taşıtla yola çıkılıyorsa, taşıtın havalandırma, ısıtma-soğutma sistemi, şerit takip, kör nokta uyarı sistemi, otomatik fren sistemi gibi sistemler hakkında bilgi edinilmelidir. Bu bilgiler yeterince bilinmediğinde sürücüler sürüş esnasında bu teknik özellikleri birer problem olarak değerlendirebilmektedir. Sistemleri kapatmaya kadar giderek güvenlik tedbirlerini devre dışı bırakabilmektedirler.” dedi. Her 2-2.5 saatte bir mola verilmeli Uzun yolculuklarda mola vermenin önemine dikkat çeken Şener, “Tek bir seferde 2 saat 15 dakika üzerindeki sürüşler uzun mesafe sürüşü olarak değerlendirilmektedir. Bu sebeple maksimum 2 saat 15 dakika-2 saat 30 dakikada bir mola verecek şekilde sürüş planlaması yapılması gerekmektedir. Bu molalarda, sürücünün araçtan inmesi, kan akışını düzenlemek için basit egzersiz hareketleri yapılması, kısa yürüyüşleri yapılması önerilmektedir.” diye konuştu. Sürüş sırasında telefon kesinlikle kullanılmamalı Araç kullanırken cep telefonu kullanımının ciddi risk oluşturduğunu belirten Özgür Şener, şöyle devam etti: “İş ve özel hayat ile ilgili sürüşte telefon görüşmesi yapılmasını gerektiren konular mümkünse sürüş öncesi tamamlanmalı. Sürüşte zihni meşgul edecek ve telefon ile görüşme gerektirecek konular çözülmelidir. Sürüşte yolcular da varsa, ailevi konular dahil olmak üzere stres yapacak, mental durumu bozacak, konsantrasyonu bozacak konuları konuşmaktan kaçınılmalıdır. Sürüşte kesinlikle cep telefonu kullanımı yapılmamalı, tüm görüşme, mesajlaşma gibi iletişim ihtiyaçları planlanmış molalarda yapılmalıdır. Acil ve görüşülmesi gereken durumlarda mutlaka güvenli bir alanda durularak görüşme yapılmalıdır.” Arka koltuk dahil herkes kemer takmalı Emniyet kemerinin yalnızca sürücü için değil tüm yolcular için zorunlu olduğuna dikkat çeken Şener, “Sürücünün kendisi her zaman emniyet kemerini takılı halde sürüş yapmalı, arka koltuklar dahil tüm yolcuların emniyet kemerlerini takmalarını sağlamalıdır.” ifadesinde bulundu. “Sürüş esnasında diğer sürücülerin yapacakları davranışları tahmin etmeyin.” uyarısında da bulunan Özgür Şener, “Diğer taşıttaki sürücünün ne yapacağını bilme şansınız yok. Yeni sürüşe başlamış bir sürücü olabilir, sürüş kurallarını bilmiyor olabilir, yeterince iyi reflekslere sahip olmayan bir sürücü olabilir, hasta olabilir, telefon ile görüşüyor olabilir, tehlike bilinci olmayan bir sürücü olabilir, mental olarak sürüşe uygun bir durumda olmayabilir, uykusuz ve yorgun sürüş yapıyor alabilir. Her zaman kendi sürüş davranışlarınıza odaklanın. Güvenli olmayacağını düşündüğünüz hiçbir sürüş davranışında bulunmayın.” şeklinde konuştu. Araç bakımı ihmal edilmemeli Bayram yolculuğu öncesinde araç bakımının hayati önem taşıdığını vurgulayan Şener, “Taşıtın yetkili servis bakımlarının iyi seviyede yapılmış olması (Yağ kalitesi ve seviyesi uygun, elektrik sistemi uygun, aküsü uygun, silecekleri çalışır durumda, fren sistemleri uygun, aydınlatma sistemleri çalışır ve ayarlı durumda, özellikle ön camında kırık, çatlak olmaması, herhangi bir motor arızası olmaması, antifrizli cam suyu olması sağlanmalıdır). Lastiklerinde yırtık, yarık olmaması ve diş derinliklerinin uygun olması (yasal limit 1,6 milimetre olmakla birlikte güvenli sınırı yaz lastiklerinde 3 milimetre, kış lastiklerinde 4 milimetredir). Lastik hava basınçlarının fabrika ayarlarında olması (taşıtın lastiklerine uygun hava basınç bilgisi, taşıtın kılavuz kitabında, akaryakıt deposu kapağı veya sürücü kapısının içinde yazmaktadır). Unutmayınız lastik basınçları kış koşullarında veya yaz koşullarında değiştirilmez. Her zaman ve şartta fabrika değerlerinde olması gerekmektedir).” şeklinde bilgi verdi. Kırmızı üçgenler yaklaşan tehlikeyi haber verir Sürücülerin tüm yasal hız limitlerine uygun araç kullanması gerektiğini vurgulayan Şener, “Sürüş esnasında asla cep telefonu kullanılmamalı, yiyecek ve içecek tüketilmemelidir. Sürücünün dikkati yalnızca yolda olmalıdır.” ifadelerini kullandı. Trafik işaretlerinin anlamlarına ilişkin önemli bilgiler paylaşan Şener, “Trafik işaretlerine uygun sürüş yapılmalıdır. Kırmızı üçgen şeklindeki işaretler sürücülere yaklaşan bir tehlikeyi önceden haber verir. Kırmızı yuvarlak içindeki işaretler ise yasak bildirir; hız limitleri, sollama yasağı ya da taşıt giriş yasağı gibi sürücünün yapmaması gereken davranışları ifade eder.” diye konuştu. Bilgilendirici işaretlerin genellikle mavi zemin üzerine beyaz sembollerle oluşturulduğunu belirten Şener, “Şerit düzenlemeleri, anayol bilgileri ve yönlendirmeler bu tabelalarla sürücülere aktarılır. Duraklama ve park etme işaretleri park koşullarını düzenlerken, otoyol işaretleri de otoyola özgü sürüş kurallarını belirler.” dedi. Seyahatin kesintiye uğraması kriz değil, doğru yönetilmesi gereken bir süreçtir Yolculukların her zaman planlandığı gibi ilerlemeyebileceğini ifade eden Şener, özellikle araç arızaları, kazalar veya teknik problemler gibi rutin dışı durumlarda sürücülerin doğru hareket etmesinin hayati önem taşıdığını söyledi. “Seyahatin kesintiye uğraması bir kriz değil, doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabilecek bir süreçtir. Ancak bu sürecin güvenli şekilde yönetilebilmesi hem seyahat öncesi alınan tedbirlere hem de olay anındaki doğru davranışlara bağlıdır.” diyen Şener, araç durdurulurken güvenliğin birinci öncelik olması gerektiğini vurguladı. Viraj içlerinde ve görüşün kısıtlı olduğu alanlarda durulmamalı Araç arızası veya zorunlu duruş durumlarında sürücülerin öncelikle güvenli bir alan seçmesi gerektiğini belirten Şener, “Araç mümkün olan en kısa sürede trafik akışını engellemeyecek şekilde yolun sağında veya emniyet şeridinde durdurulmalıdır. Viraj içleri, tepe üstleri ve görüşün kısıtlı olduğu bölgelerde kesinlikle durulmamalıdır.” ifadelerini kullandı. Araç durduktan sonra dörtlü ikaz lambalarının hemen yakılması gerektiğini kaydeden Şener, “Yangın, yoğun duman ya da çarpışma riski gibi acil durumlar dışında yolcuların kontrolsüz şekilde araçtan inmesine izin verilmemelidir. Özellikle otoyollarda yapılan en büyük hatalardan biri, yolcuların bilinçsiz şekilde araçtan çıkmasıdır.” dedi. Panik en büyük risktir Araçtan çıkılması gereken durumlarda reflektörlerin uygun mesafeye yerleştirilmesi gerektiğini ifade eden Şener, gece koşullarında reflektif yelek kullanılmasının önemine dikkat çekti. “Yolcular mutlaka bariyer arkası ya da yol dışındaki güvenli alanlarda beklemelidir.” diyen Şener, acil durumlarda ilgili kurumlara hızlı şekilde bilgi verilmesi gerektiğini söyledi. Bayram yolculuklarında alınacak basit ama kritik önlemlerin trafik kazalarının önüne geçebileceğini belirten Özgür Şener, “Seyahatin kesintiye uğraması bir kriz değil, doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabilecek bir süreçtir. Ancak panik ve kontrolsüz hareketler mevcut riski katlayarak artırabilir.” dedi. Bu tür olaylarda paniğin en büyük risk olduğunu vurgulayan Şener, “Sürücü yönlendirici olmalı, yolcular sürücünün talimatlarına uymalıdır. Kontrolsüz hareketlerden ve yol üzerinde beklemekten kesinlikle kaçınılmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kızılcıklı Mahallesi’nde Trafik Eğitim Sokağı Açıldı Haber

Kızılcıklı Mahallesi’nde Trafik Eğitim Sokağı Açıldı

Nilüfer Belediyesi, Kızılcıklı Mahallesi’nde trafik güvenliği bilincinin artırılması amacıyla hayata geçirilen Trafik Eğitim Sokağı’nın açılışı gerçekleştirildi. Açılışa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, 24. Dönem CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Kızılcıklı Mahalle Muhtarı Ülkü Celep, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları ve Hasanağa Şehit Piyade Er Kadir Çavuşoğlu İlkokulu ve Ortaokulu idarecileri ve öğrencileri katıldı. Başkan Şadi Özdemir, kadınlar, gençler, çocuklar ve dezavantajlı grupların her zaman için öncelikleri arasında olduğunu söyledi. Bu doğrultuda projeler ürettiklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, “Kentimizde trafik eğitim parkurları var. Ancak baştan sona bu amaca ayrılmış bir sokak henüz yoktu. Burası Bursa’nın ilk trafik eğitim sokağı olacak. Bu yeri özenle seçtik. Okul çıkışlarında burada çok trafik oluyordu. Velilerimiz ve öğretmenlerimiz bu sorunu bize iletti. Biz de hemen harekete geçtik. Bu sokağı araç trafiğine tamamen kapattık. Sokağı asıl sahiplerine, yani çocuklarımıza verdik. Burada çocuklarla birlikte olmak bizlere büyük bir mutluluk veriyor. Her şey onlar için” dedi. BİSİKLET VE YÜRÜYÜŞ YOLU DA VAR Çocukların burada trafik eğitimi alacaklarını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Burada tam 40 tane trafik tabelası var. Sadece yürüyüş kurallarını öğrenmeyeceksiniz. Özel bisiklet yolumuz da var. Burada bisiklet kullanmayı güvenle öğreneceksiniz. Üstelik çevremizi de koruyoruz. Bazı tabelalarımız enerjisini doğrudan güneşten alıyor” diye konuştu. 2-8 Mayıs’ın Trafik Haftası olduğunu hatırlatan ve kutlayan Başkan Şadi Özdemir, “Amacımız burayı kalıcı bir trafik eğitim merkezine dönüştürmek. Emniyet ile birlikte çalışacağız. Başka okullardan çocuklarımız da buraya gelecek. Trafik kurallarını yaşayarak öğrenecekler” dedi. CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre de, belediyecilik denildiğinde akla şehirciliğin geldiğini dile getirerek, “Gerçekten belediyeciliğin çok önemli bir tarafı da doğrudan insana, gençlere, çocuklara, ailelere dokunan hizmetleri. Bu bakımdan, bugün burada açılışında bulunduğumuz Trafik Yolu hem gençlerin eğitimi bakımından hem de trafik güvenliği bakımından önemli bir adım” dedi. Emre, Başkan Şadi Özdemir ve ekibine emekleri için teşekkür etti. Kızılcıklı Mahalle Muhtarı Ülkü Celep ise sokağın hayırlı uğurlu olmasını diledi. POLİSLERDEN ÇOCUKLARA İLK EĞİTİM Açılışın ardından trafik polisleri tarafından kısa bir eğitim verildi. Başkan Şadi Özdemir ile Milletvekili Yunus Emre, çocuklarla pedal destekli go-kart araçlarına binerek, uygulamalı trafik eğitimine katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocuklara Trafik Güvenliği Şenliği Haber

Çocuklara Trafik Güvenliği Şenliği

Doğuş Otomotiv’in toplumsal katılım platformu Trafik Hayattır!, 2 – 8 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen Karayolu Trafik Haftası kapsamında Küçükçekmece Belediyesi ile birlikte çocuklara yönelik özel bir etkinliğe imza attı. Küçükçekmece Belediyesi bünyesinde yer alan Çocuk Trafik Eğitim Parkı’nda düzenlenen Trafik Şenliği’nde 20 okuldan 800 öğrenci 200 öğretmen ve velilerin de katılımıyla toplam 1500 katılımcıyla, çocuklarda erken yaşta trafik güvenliği bilinci oluşturulması hedeflendi.” Etkinlik kapsamında farklı yaş gruplarından öğrenciler; trafik kuralları, yaya güvenliği, emniyet kemeri kullanımı, güvenli geçiş davranışları ve trafikte dikkat edilmesi gereken temel konular hakkında uygulamalı eğitimlere katıldı. Çocuklar için özel olarak hazırlanan atölyeler, gösteriler ve parkur aktiviteleriyle trafik güvenliği konusu eğlenceli bir öğrenme deneyimine dönüştürüldü. Çocuklar trafik kurallarını deneyimleyerek öğrendi Küçükçekmece Belediyesi Çocuk Trafik Eğitim Parkı’nda gerçekleştirilen şenlikte öğrenciler, trafik işaretlerini tanıma, yaya geçidini doğru kullanma, karşıdan karşıya güvenli geçme ve trafikte sorumlu davranış geliştirme gibi konuları uygulamalı olarak deneyimledi. Etkinlik boyunca çocukların yalnızca bilgi edinmeleri değil, bu bilgileri günlük yaşamda davranışa dönüştürmeleri amaçlandı. Trafik güvenliği kültürünün küçük yaşlarda kazanılmasının önemine dikkat çekilen etkinlikte, çocuklara yönelik eğitimlerin toplum genelinde daha güvenli trafik davranışlarının gelişmesine katkı sağladığı vurgulandı. Toplumda trafik güvenliği konusunda pozitif bir kültür oluşturmak amacıyla 2004 yılından beri devam eden trafikte sorumlu, güvenli ve ekonomik araç kullanmak konusuna odaklı Trafik Hayattır! platformu, Küçükçekmece Belediyesi iş birliğiyle önümüzdeki dönemlerde farklı çalışmalara imza atmayı planlıyor. Trafik güvenliği bilinci erken yaşta başlıyor Doğuş Otomotiv’in 2004 yılında hayata geçirdiği Trafik Hayattır! platformu, toplumun tüm kesimlerinde trafik güvenliği bilincini artırmaya yönelik farkındalık projeleri yürütüyor. Platform, bugüne kadar trafik güvenliği, trafikte sorumluluk, güvenli ve ekonomik sürüş kültürü gibi başlıklarda farklı hedef kitlelere yönelik çalışmalar gerçekleştirdi. Küçükçekmece Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen Trafik Şenliği de bu yaklaşımın çocuklara yönelik önemli örneklerinden biri oldu. Trafik Hayattır! platformu ve Küçükçekmece Belediyesi’nin, çocuklarda trafik güvenliği bilincini güçlendirmeye yönelik iş birliklerini önümüzdeki dönemde de farklı çalışmalarla sürdürmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

McDonald’s Türkiye’den Sürüş Güvenliğine Dikkat Çeken İlginç Kampanya! Haber

McDonald’s Türkiye’den Sürüş Güvenliğine Dikkat Çeken İlginç Kampanya!

McDonald’s Türkiye, tatil dönemlerinde artan seyahat hareketliliğinden ilhamla hazırladığı yeni kampanyasıyla küresel ölçekte bilinen bir mesajı yaratıcı bir yorumla ele alıyor. Açık hava mecraları, dijital ve basılı yayınlara yönelik hazırlanan “Yola Kahvenle Çık” kampanyası, McCafé’yi sürüş sırasında uyanıklık ve dikkat çağrışımı üzerinden konumlandırıyor. McDonald’s’ın ikonik altın kemeri de zorlu yollarda sürücünün odağını simgeleyen güçlü bir yol çizgisine dönüşüyor. Ramazan Bayramı öncesinde devreye alınan kampanyanın fikri, dünya genelinde trafik güvenliği konusunda uzun yıllardır kullanılan “Don’t Drink and Drive – Alkollü Araç Kullanmayın” uyarısından ilham alıyor. Böylelikle McDonald’s Türkiye, küresel ölçekte yaygın biçimde bilinen bu güçlü mesajı, yaratıcı bir kelime oyunu ve görsel dille kahve tüketimi ekseninde yeniden yorumluyor. Kahve odağında “Drink and Drive” sloganı McDonald’s Türkiye CMO’su Özdeş Dönen Artak, kampanyaya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “McDonald’s Türkiye olarak iletişim çalışmalarımızda günlük hayatın gerçek anlarına dokunan fikirler üretmeye önem veriyoruz. ‘Yola Kahvenle Çık’ kampanyamız da bu yaklaşımın yaratıcı bir örneği oldu. Herkesin zihninde güçlü bir karşılığı olan ‘Don’t Drink and Drive’ uyarısını, yeni kampanyamızla birlikte kahve odağında yeniden kurgulayarak kendi dilimizle ‘Drink and Drive’ dedik. McCafé’yi ise anlatının doğal bir parçası haline getirdik. McDonald’s’ın ikonik görsel diliyle birleşen bu fikirle akılda kalıcı bir anlatım ortaya koymayı hedefledik. Yola çıkarken ya da mola verirken kendini iyi hissetmek ve tazelenmiş şekilde devam etmek isteyen herkesi kahvemizi tercih etmeye davet ediyoruz.” Kampanya için Türkiye’nin zorlu rotaları seçildi Reklam ve pazarlama dünyasına başarılı çalışmalarıyla yön veren TBWA/Istanbul tarafından tasarlanan kampanyanın görsel iletişiminde yer verilen güzergahlar da ülkemizin dikkat gerektiren rotaları arasından seçildi. Kampanyanın görsel dünyasında yer verilen güzergahlar da Türkiye’nin dikkat ve sürüş odağı gerektiren rotaları arasından seçildi. 65 kilometrelik dağ hattıyla öne çıkan Konya Kuşyuvası Geçidi, 330 kilometrelik sahil rotasıyla uzun bir sürüş deneyimi sunan Mersin - Alanya yolu ile bin 500 metreye ulaşan rakımıyla zorlu bir rota olan Bursa - Domaniç yolu kampanyanın görsel anlatısını taşıyan başlıca güzergahlar olarak dikkat çekiyor. McDonald’s Türkiye Hakkında: Brand Finance’ın “2026 Yılı En Değerli Küresel 25 Restoran” raporuna göre dünyanın en değerli restoran markası seçilen McDonald’s, Türkiye’de ilk restoranını 1986 yılında açmıştır. McDonald’s Türkiye, bugün 306 restoranı ve 10 bini aşkın çalışanıyla hizmet vermektedir. Şirket, sunduğu ürün ve hizmetlerin yüzde 98’ini Türkiye’de üretim yapan tedarikçilerden temin etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Egzoz Gazı Emisyon Ölçümünde 2026 Düzenlemeleri Araç Sahipleri İçin Önem Taşıyor Haber

Egzoz Gazı Emisyon Ölçümünde 2026 Düzenlemeleri Araç Sahipleri İçin Önem Taşıyor

Egzoz gazı emisyon ölçümü, trafik güvenliği ve araçların teknik yeterliliği açısından önemli bir unsur olarak öne çıkarken, aynı zamanda çevreyi korumaya yönelik bir uygulama olması bakımından da önem taşıyor. TÜVTÜRK, araçlardan kaynaklanan hava kirliliğinin azaltılmasında egzoz gazı emisyon ölçümünün kritik bir rol oynadığını, bu ölçümün araç muayene sisteminin tamamlayıcı bir parçası olduğunu ve araç muayenesi sırasında aracın geçerli bir egzoz gazı emisyon ölçümüne sahip olup olmadığının zorunlu şekilde kontrol edildiğini hatırlatıyor. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen yol kenarı denetimlerinde, geçerli egzoz gazı emisyon ölçümü bulunmayan sürücülere 17.957 TL, emisyon değerleri yasal sınırların üzerinde çıkan araçlara ise 35.936 TL idari para cezası uygulanabiliyor. Egzoz gazı emisyon ölçümünün bulunmaması, Periyodik Araç Muayenesi kapsamında ağır kusur olarak değerlendiriliyor. Bu durum araçların muayeneden geçememesi ve trafiğe çıkamamasıyla sonuçlanabilir. T.C Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kurumlarda yapılmalı Yürürlükteki mevzuata göre binek araçlar üç yaşını doldurduktan sonra iki yılda bir, ticari araçlar ise ilk bir yılın sonunda başlamak üzere her yıl egzoz gazı emisyon ölçümü yaptırmakla yükümlü. TÜVTÜRK, egzoz gazı emisyon ölçümlerini ve egzoz sisteminin kontrollerini uzman ve yeterli teknik donanıma sahip personel ile T.C Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş araç muayene istasyonlarında gerçekleştirirken; Türkiye genelindeki 218 sabit istasyonda egzoz gazı emisyon ölçüm hizmetini uluslararası standartlara uygun şekilde sunuyor. Egzoz gazı emisyon ölçümü, araçların çevre mevzuatına uygunluğunu doğrularken motor, yakıt ve egzoz sonrası arıtma sistemlerinin teknik yeterliliğinin değerlendirilmesine katkı sağlıyor. Bu süreç sayesinde bakımsız, yüksek emisyon salınımına neden olan araçlar tespit edilerek trafikte yer almalarının önüne geçiliyor. Hava kalitesinin korunmasına, çevresel etkilerin izlenmesine ve bakımsız, yüksek emisyonlu araçların trafikte yer almasının önlenmesine hizmet eden bu uygulama, periyodik araç muayenesiyle birlikte yürütülerek çevresel sürdürülebilirlik ve trafik güvenliğinin birlikte sağlanmasını amaçlıyor. TÜVTÜRK, 2008 yılından bu yana Türkye’de trafik güvenliğini artırma hedefiyle yürüttüğü araç muayene ve egzoz gazı emisyon ölçüm hizmetleriyle, yalnızca bugünün değil geleceğin de daha güvenli ve daha temiz ulaşım altyapısına katkı sunmayı sürdürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.