Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Trai

Kapsül Haber Ajansı - Trai haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trai haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de Yapay Zeka Girişimi Sayısı 504’e Yükseldi Haber

Türkiye’de Yapay Zeka Girişimi Sayısı 504’e Yükseldi

Haritaya 43 yeni girişim eklenirken faaliyetini ve web varlığını sonlandıran 21 girişim kapsamdan çıkarıldı. Böylece nisanda 482 olan girişim sayısı 504’e ulaşarak ilk kez 500 sınırını geçti. Yeni eklenen girişimlerde Agentic AI 10 girişimle ilk sırada yer alırken hukuk teknolojileri, insan kaynakları ve yapay zeka altyapısı gibi uzmanlık alanları da dikkat çekti. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), 2017’den bu yana sürdürdüğü Girişim Haritası çalışmasının Ekim 2026 sonuçlarını açıkladı. Girişim ekosisteminin güncel ve güvenilir bir görünümünü sunmak amacıyla yapılan değerlendirmede, yeni kurulan şirketler haritaya alınırken faaliyetini sonlandırdığı belirlenen girişimler listeden çıkarıldı. Nisan ayındaki 482 girişime kıyasla net 22 girişimlik artışla toplam 504’e yükseldi. Böylece harita, girişim sayısındaki büyümeyle birlikte ekosistemin güncelliğini izleyen bir referans niteliğini de güçlendirdi. Yeni eklenen girişimlerin kuruluş yılları ve konumları da ekosistemin gelişimine ilişkin önemli ipuçları sunuyor. Kuruluş yılı bilinen 41 girişimin 25’i 2025 veya 2026’da hayata geçti. İstanbul yeni girişimlerin önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürürken Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Samsun, Bolu ve Gebze’den girişimler de haritaya dahil edildi. Kurucuları arasında Türk girişimciler bulunan ve merkezleri New York, Dubai veya Amsterdam’da yer alan şirketler de güncellemede yer buldu. Agentic AI 10 yeni girişimle öne çıktı Ekim güncellemesinde en fazla yeni girişimin eklendiği kategori, 10 girişimle Agentic AI oldu. Nisan ayında bu kategoriye 5 girişim dahil edilmişti. Eğitim içeriği üretimi, güvenlik operasyonları, ürün stratejisi ve kurumsal dijital çalışanlar gibi alanlarda görevleri uçtan uca üstlenebilen ajan tabanlı çözümler, yeni ürünlerin belirgin odakları arasında yer aldı. Diyalogsal Yapay Zeka ve LegalTech kategorilerine 5’er; HR Tech ile Öngörü ve Veri Analitiği kategorilerine 4’er girişim eklendi. Akıllı Platformlar ile Altyapı ve Operasyonlar/Servis kategorilerinde 3’er; HealthTech ve RPA, AI Otomasyon kategorilerinde 2’şer yeni girişim yer aldı. Görüntü İşleme, Makine Öğrenmesi, Nesnelerin İnterneti, Otonom Sistemler ve Visual AI – Görsel Üretim kategorilerinin her birine ise birer girişim katıldı. Böylece 43 yeni girişim toplam 14 farklı kategoriye dağıldı. Hukuk ve insan kaynaklarında uzmanlaşma hız kazanıyor Dikey çözümlerdeki hareketlilik özellikle hukuk ve insan kaynakları teknolojilerinde belirginleşti. LegalTech kategorisine eklenen girişim sayısı nisandaki 2’den ekimde 5’e yükseldi. Bu alandaki çözümler, avukatların içtihat araştırmalarından inşaat sözleşmelerindeki risklerin analizine kadar Türk hukuk uygulamalarına odaklanıyor. Nisan güncellemesinde yeni girişim eklenmeyen HR Tech kategorisi ise bu kez 4 girişim kazandı. Yapay zeka destekli mülakatlar, işe alım süreçlerini uçtan uca yöneten platformlar ve kritik iş görüşmelerini simülasyonla değerlendiren araçlar öne çıktı. Yapay zekayı yönetmeye yönelik çözümler de haritada daha görünür hale geldi. Altyapı ve Operasyonlar/Servis kategorisindeki 3 yeni girişim, GPU altyapısının yanı sıra kurum içi yapay zeka kullanımını ve maliyetlerini izleyen, kayıt dışı yapay zeka kullanımını (shadow AI) görünür kılan yönetişim araçları geliştiriyor. Bu tablo, yapay zeka uygulamaları yaygınlaştıkça altyapı, kontrol ve maliyet yönetiminin de ayrı bir girişimcilik alanına dönüştüğüne işaret ediyor. “500 eşiği, girişimlerle kurumları buluşturmak için önemli bir fırsat” Ekim 2026 sonuçlarını değerlendiren TRAI Genel Müdürü Can Sinemli, şu açıklamalarda bulundu: “TRAI Girişim Haritası’nda 500 eşiğinin aşılması, Türkiye’nin yapay zeka alanındaki girişimcilik birikiminin geldiği noktayı gösteriyor. Sayısal büyümenin yanında, çözümlerin çeşitlenmesi ve belirli alanlarda uzmanlaşmanın derinleşmesi de dikkat çekiyor. Bu dönemde ajan tabanlı sistemlerin, hukuk ve insan kaynaklarına yönelik uygulamaların ve yapay zeka yönetimine odaklanan çözümlerin öne çıktığını görüyoruz. Haritamıza yeni girişimleri eklerken faaliyetini sonlandıranları da çıkararak ekosistemin güncel görünümünü yansıtmaya önem veriyoruz. Amacımız, kurumların, yatırımcıların ve girişimcilerin Türkiye’deki yapay zeka birikimini takip edebilmelerine ve iş birliği fırsatlarını değerlendirebilmelerine katkı sağlamak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Yapay Zeka Girişimi Sayısı 504’e Yükseldi Haber

Türkiye’de Yapay Zeka Girişimi Sayısı 504’e Yükseldi

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), 2017’den bu yana sürdürdüğü Girişim Haritası çalışmasının Ekim 2026 sonuçlarını açıkladı. Girişim ekosisteminin güncel ve güvenilir bir görünümünü sunmak amacıyla yapılan değerlendirmede, yeni kurulan şirketler haritaya alınırken faaliyetini sonlandırdığı belirlenen girişimler listeden çıkarıldı. Nisan ayındaki 482 girişime kıyasla net 22 girişimlik artışla toplam 504’e yükseldi. Böylece harita, girişim sayısındaki büyümeyle birlikte ekosistemin güncelliğini izleyen bir referans niteliğini de güçlendirdi. Yeni eklenen girişimlerin kuruluş yılları ve konumları da ekosistemin gelişimine ilişkin önemli ipuçları sunuyor. Kuruluş yılı bilinen 41 girişimin 25’i 2025 veya 2026’da hayata geçti. İstanbul yeni girişimlerin önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürürken Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Samsun, Bolu ve Gebze’den girişimler de haritaya dahil edildi. Kurucuları arasında Türk girişimciler bulunan ve merkezleri New York, Dubai veya Amsterdam’da yer alan şirketler de güncellemede yer buldu. Agentic AI 10 yeni girişimle öne çıktı Ekim güncellemesinde en fazla yeni girişimin eklendiği kategori, 10 girişimle Agentic AI oldu. Nisan ayında bu kategoriye 5 girişim dahil edilmişti. Eğitim içeriği üretimi, güvenlik operasyonları, ürün stratejisi ve kurumsal dijital çalışanlar gibi alanlarda görevleri uçtan uca üstlenebilen ajan tabanlı çözümler, yeni ürünlerin belirgin odakları arasında yer aldı. Diyalogsal Yapay Zeka ve LegalTech kategorilerine 5’er; HR Tech ile Öngörü ve Veri Analitiği kategorilerine 4’er girişim eklendi. Akıllı Platformlar ile Altyapı ve Operasyonlar/Servis kategorilerinde 3’er; HealthTech ve RPA, AI Otomasyon kategorilerinde 2’şer yeni girişim yer aldı. Görüntü İşleme, Makine Öğrenmesi, Nesnelerin İnterneti, Otonom Sistemler ve Visual AI – Görsel Üretim kategorilerinin her birine ise birer girişim katıldı. Böylece 43 yeni girişim toplam 14 farklı kategoriye dağıldı. Hukuk ve insan kaynaklarında uzmanlaşma hız kazanıyor Dikey çözümlerdeki hareketlilik özellikle hukuk ve insan kaynakları teknolojilerinde belirginleşti. LegalTech kategorisine eklenen girişim sayısı nisandaki 2’den ekimde 5’e yükseldi. Bu alandaki çözümler, avukatların içtihat araştırmalarından inşaat sözleşmelerindeki risklerin analizine kadar Türk hukuk uygulamalarına odaklanıyor. Nisan güncellemesinde yeni girişim eklenmeyen HR Tech kategorisi ise bu kez 4 girişim kazandı. Yapay zeka destekli mülakatlar, işe alım süreçlerini uçtan uca yöneten platformlar ve kritik iş görüşmelerini simülasyonla değerlendiren araçlar öne çıktı. Yapay zekayı yönetmeye yönelik çözümler de haritada daha görünür hale geldi. Altyapı ve Operasyonlar/Servis kategorisindeki 3 yeni girişim, GPU altyapısının yanı sıra kurum içi yapay zeka kullanımını ve maliyetlerini izleyen, kayıt dışı yapay zeka kullanımını (shadow AI) görünür kılan yönetişim araçları geliştiriyor. Bu tablo, yapay zeka uygulamaları yaygınlaştıkça altyapı, kontrol ve maliyet yönetiminin de ayrı bir girişimcilik alanına dönüştüğüne işaret ediyor. “500 eşiği, girişimlerle kurumları buluşturmak için önemli bir fırsat” Ekim 2026 sonuçlarını değerlendiren TRAI Genel Müdürü Can Sinemli, şu açıklamalarda bulundu: “TRAI Girişim Haritası’nda 500 eşiğinin aşılması, Türkiye’nin yapay zeka alanındaki girişimcilik birikiminin geldiği noktayı gösteriyor. Sayısal büyümenin yanında, çözümlerin çeşitlenmesi ve belirli alanlarda uzmanlaşmanın derinleşmesi de dikkat çekiyor. Bu dönemde ajan tabanlı sistemlerin, hukuk ve insan kaynaklarına yönelik uygulamaların ve yapay zeka yönetimine odaklanan çözümlerin öne çıktığını görüyoruz. Haritamıza yeni girişimleri eklerken faaliyetini sonlandıranları da çıkararak ekosistemin güncel görünümünü yansıtmaya önem veriyoruz. Amacımız, kurumların, yatırımcıların ve girişimcilerin Türkiye’deki yapay zeka birikimini takip edebilmelerine ve iş birliği fırsatlarını değerlendirebilmelerine katkı sağlamak.” Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) Hakkında: Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), 2017’den bu yana yapay zeka alanında stratejik farkındalık yaratan ve Türkiye ekosistemini bütüncül bir yaklaşımla şekillendiren öncü bir platformdur. Kamu, özel sektör ve akademiyi ortak hedeflerde buluşturarak sürdürülebilir iş birliklerini teşvik eder. Geniş etkileşim ağı sayesinde bilgi paylaşımı, iş birliği ve uygulama alanları arasında köprü kurarak ekosistemi güçlendirir. Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, TRAI Meet-Up’lar, yapay zeka seminerleri ve demo-day gibi yüzlerce etkinlik gerçekleştiren TRAI; kuruluşundan bu yana on binlerce kişiye doğrudan temas etmektedir. Danışmanlık hizmetleri, eğitim programları ve kurumsal üyelik modeli aracılığıyla kurumların yapay zeka odaklı dönüşüm yolculuklarına somut katkılar sunar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Yapay Zeka Zirvesi İçin Geri Sayım Başladı! Haber

Türkiye Yapay Zeka Zirvesi İçin Geri Sayım Başladı!

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) tarafından düzenlenen ve geçtiğimiz sekiz yılda binlerce katılımcı ve yüzlerce konuşmacıyı bir araya getiren Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, bu yıl yapay zekadaki yeni dönüşüm dönemine odaklanıyor. Yapay zeka artık yalnızca yanıt veren, içerik üreten ya da öneriler sunan bir teknoloji değil; görev alıyor, planlıyor, farklı araçları kullanıyor, süreçleri takip ediyor ve giderek daha fazla işi yürütebiliyor. Yapay zekanın kullandığımız bir teknolojiden süreçlerin aktif bir parçasına dönüştüğü bu yeni dönemden hareketle belirlenen Zirve’nin “Ajanlar Aramızda” teması kapsamında, yapay zeka ajanlarının iş yapış biçimlerini, kurumları ve gündelik yaşamı nasıl değiştirmeye başladığı; beraberinde getirdiği yeni olanaklar, sorular ve sorumluluklarla ele alınacak. Üç sahnede yapay zekanın yeni dönemi Zirvenin 11 Kasım’daki fiziksel günü Wyndham Grand İstanbul Levent’te gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi Vizyon, Etki ve İnovasyon olmak üzere üç farklı sahnede paralel oturumlar düzenlenecek. Vizyon Sahnesi yapay zekadaki küresel gelişmelere, stratejik öngörülere ve geleceği şekillendirecek yeni yaklaşımlara odaklanırken; Etki Sahnesi yapay zekanın farklı sektörlerde yarattığı iş sonuçlarını, kullanım alanlarını ve kurumların dönüşüm deneyimlerini gündeme taşıyacak. İnovasyon Sahnesi ise girişimler, yeni ürün ve teknolojiler ile geleceğin uygulamalarına ayrılacak. Yapay zeka ajanlarından kuantuma uzanan geniş bir gündem Zirve programında yapay zeka ajanlarının yanı sıra üretken yapay zeka, siber güvenlik, kuantum teknolojileri ve yapay zekanın bireysel kullanımındaki yeni eğilimler de ele alınacak. Finans, sağlık, üretim, perakende, ulaşım, enerji ve akıllı şehirler gibi farklı alanlarda yapay zekanın yarattığı değişim; kurumsal dönüşüm, yeni kullanım alanları, gerçek uygulamalar ve teknolojinin günlük hayata etkileri üzerinden tartışılacak. Yapay zeka ekosistemi İstanbul’da buluşacak Zirvenin fuaye alanında farklı sektörlerden kurumlar, teknoloji şirketleri ve girişimler stantlarıyla yer alacak. Katılımcılar burada yapay zeka alanındaki yeni ürünleri, uygulamaları ve farklı sektörlerden kullanım örneklerini yakından inceleyebilecek; teknoloji sağlayıcıları, girişimler, yatırımcılar ve farklı sektörlerden profesyonellerle bir araya gelerek yeni bağlantılar ve iş birlikleri geliştirebilecek. Zirve 12 Kasım’da online ve ücretsiz devam edecek Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nin ikinci günü 12 Kasım’da online olarak gerçekleştirilecek. Programda uluslararası oturumların yanı sıra yapay zekanın güncel kullanım alanlarına ve teknoloji dünyasındaki yeni gelişmelere odaklanan içerikler yer alacak. İkinci gün kapsamında TRAI Akademi ve teknoloji şirketlerinin eğitim ve uygulama odaklı oturumları da programda bulunacak. 12 Kasım Zirve programı online, ücretsiz ve katılım sınırı olmadan takip edilebilecek. İlk gün 420’den fazla kurum ve 2000’in üzerinde katılımcı bir araya gelecek 2018’den bu yana her yıl düzenlenen Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, dokuzuncu yılında da yapay zeka ekosisteminin farklı kesimlerini aynı platformda buluşturacak. 11 Kasım’daki fiziksel günde 420’den fazla kurumdan 2000’in üzerinde katılımcının bir araya gelmesi beklenirken, iki günlük programda 65+ oturum ve 110+ konuşmacı yer alacak. “Ajanlar Aramızda” temasıyla şekillenecek Zirve, yapay zekayla çalışmanın yeni dönemini anlamak, tartışmak ve deneyimlemek üzere 11–12 Kasım’da gerçekleştirilecek. TRAI Yapay Zeka Araştırması’nın 2026 sonuçları Zirve’de açıklanacak TRAI, geçtiğimiz yıl olduğu gibi Türkiye’de kurumların yapay zeka kullanımını inceleyen araştırmasının 2026 sonuçlarını da Zirve’de açıklayacak. TRAI Yapay Zeka Araştırması, kurumların yapay zeka stratejilerinden kullanım alanlarına ve uygulama düzeylerine kadar Türkiye’deki güncel tabloyu ortaya koyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulutistan ve TRAI’den Türkiye’nin Yapay Zeka Girişimlerine Stratejik Destek Haber

Bulutistan ve TRAI’den Türkiye’nin Yapay Zeka Girişimlerine Stratejik Destek

Türkiye’de yapay zeka girişimlerinin başarıya ulaşması için yalnızca iyi fikirler değil; güçlü teknoloji altyapısı doğru ekosistem bağlantıları ve stratejik rehberliğin bir arada sunulması kritik önem taşıyor. Bu anlayışla Bulutistan ve TRAI iş birliği ile hayata geçirilecek Yapay Zeka Odaklı Hızlandırma Programı; girişimlere uçtan uca bir büyüme ve ölçeklenme modeli sunuyor. Program, girişimlerin doğru müşterilere erişmesini, kurumsal iş birlikleri geliştirmesini, mentorluk desteği almasını ve yatırımcılarla buluşmasını sağlayan kapsamlı bir ekosistem olarak uygulanıyor. Bu stratejik ortaklık ile Türkiye’de yapay zeka alanında üreten, gelişen ve küresel ölçekte büyümeyi hedefleyen girişimler için yeni fırsatlar yaratırken; girişimcilik ekosistemi ile kurumsal dünya arasındaki köprüyü daha güçlü hale getirmesi hedefleniyor. Bu ortaklık, yalnızca bugünün girişimlerini değil, Türkiye’nin yapay zeka odaklı geleceğini de şekillendirmeyi amaçlanıyor. Bu iş birliğini benzerlerinden ayıran en önemli unsur bulut altyapısı gücü ile yapay zeka ekosistem uzmanlığının bir araya getirmesi olarak ön plana çıkıyor. Bulutistan’ın güçlü teknoloji altyapısı ve kurumlarla olan bağı, TRAI’nin girişimcilik, yapay zeka ve ekosistem geliştirme konusundaki derin deneyimiyle birleşerek, Türkiye’de girişimlerin ölçeklenmesine gerçek anlamda katkı sunacak bütüncül bir yapı oluşuyor. Girişimlerin Ölçeklenmesini Hızlandıran Bütüncül Model TRAI, sahip olduğu geniş girişim, kurumsal üye ve paydaş ağı ile programa stratejik katkı sunarak; nitelikli girişimlerin belirlenmesi, potansiyel müşterilerle buluşturulması, mentorluk süreçlerinin desteklenmesi ve yatırımcı karşısında daha güçlü konumlanmalarının sağlanması gibi kritik alanlarda aktif rol üstleniyor. Böylece girişimlerin yalnızca görünürlük kazanması değil; somut iş fırsatlarına ulaşması, ticarileşme süreçlerini hızlandırması ve sürdürülebilir büyüme elde etmesi amaçlanıyor. Bulutistan’ın yüksek performanslı, güvenli ve ölçeklenebilir bulut altyapısı ile kurumsal dünyayla kurduğu güçlü bağ; TRAI’nin girişimcilik, yapay zeka ve ekosistem geliştirme alanındaki deneyimiyle birleşerek, Türkiye’de girişimlerin ölçeklenmesine gerçek anlamda katkı sağlayan bütüncül bir model ortaya koyuyor. Türkiye’de yapay zeka girişimleri için güçlü bir gelecek vizyonu TRAI CEO’su Halil Aksu, “Bu ortaklıkla verilmek istediğimiz mesaj çok net. Türkiye’de yapay zeka girişimlerinin başarıya ulaşması için yalnızca iyi fikirler değil; güçlü teknoloji altyapısı, doğru bağlantılar, doğru rehberlik ve doğru fırsatlar gerekir. Bulutistan ve TRAI iş birliği, Türkiye’nin yapay zeka ekosisteminde yeni başarı hikayelerinin doğmasına zemin hazırlarken, girişimcilik ile kurumsal dünya arasında çok daha güçlü bir köprü kurulmasına da katkı sağlayacak. Bu stratejik ortaklık, yalnızca bugünün girişimlerini değil, Türkiye’nin yapay zeka odaklı geleceğini de şekillendirmeyi hedefliyor” dedi. Altyapı gücü ile ekosistem uzmanlığını birleştiren stratejik model Bulutistan & SabancıDx CEO’su Mehmet Fırat ise, “Bu iş birliğini benzerlerinden ayıran en önemli unsur bulut altyapısı gücü ile yapay zeka ekosistem uzmanlığının bir araya getirmesi. Bulutistan’ın güçlü teknoloji altyapısı ve kurumlarla olan bağı, TRAI’nin girişimcilik, yapay zeka ve ekosistem geliştirme konusundaki derin deneyimiyle birleşerek, Türkiye’de girişimlerin ölçeklenmesine gerçek anlamda katkı sunacak bütüncül bir yapı oluşturmaktadır” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekada Yatırım, Yönetişim ve Kurumsal Strateji Dönemi Başlıyor Haber

Yapay Zekada Yatırım, Yönetişim ve Kurumsal Strateji Dönemi Başlıyor

12 ana trend üzerinden değerlendirilen raporda; yapay zekada ölçülebilir değer üretimi, ajan tabanlı sistemlerin yükselişi, kurumsal compute stratejileri ile güvenlik ve egemenlik odaklı mimarilerin belirleyici hâle geldiği vurgulanıyor. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), “Karar Vericiler için 2026 Yapay Zeka Trendleri” raporunu yayımladı. Ocak 2026 tarihli rapor, yapay zekanın artık bir vizyon tartışmasından çok, doğrudan önceliklendirme, yatırım ve yönetişim konusu hâline geldiğini vurguluyor. TRAI, bu çalışmayla kurumlara “hangi teknoloji mümkün?” sorusundan ziyade, “hangi yaklaşım gerçekten anlamlı, sürdürülebilir ve yönetilebilir?” sorusuna odaklanan bir çerçeve sunuyor. Raporda, yapay zekanın popülerliğine göre değil; iş değeri, risk, ölçeklenebilirlik ve yönetişim kriterlerine göre seçilmiş 12 ana trend başlığı yer alıyor. Bu başlıklar arasında pilottan katma değere geçiş ve ROI disiplini, yapay zeka ajanları ve çoklu ajan mimarileri, alan odaklı modeller, AI-native yazılım geliştirme platformları, kurumsal AI compute stratejileri, gizli ve korumalı yapay zeka yaklaşımları, dijital köken (provenance), önleyici siber güvenlik, egemen yapay zeka ve coğrafi taşınabilirlik, fiziksel yapay zekanın ölçeklenmesi ile eğitimde yapay zekanın normalleşmesi gibi kritik konular öne çıkıyor. Rapor, yapay zekayı hızlı tüketilen bir trend listesi olmaktan çıkarıp, kurumların strateji masasında tekrar tekrar başvurabileceği bir referans doküman olarak konumluyor. Pilottan katma değere geçiş: Yapay zekada “ROI disiplini” dönemi Raporda öne çıkan temel başlıklardan biri, yapay zeka projelerinin “deneme” aşamasından çıkıp ölçülebilir iş sonuçları üretme zorunluluğu. Kurumların artık çok sayıda ama etkisi belirsiz projeler yerine, daha az sayıda, ölçeklenebilir ve tekrarlanabilir kullanım senaryolarına yöneldiği vurgulanıyor. Yatırımın geri dönüşü (ROI), yapay zeka projelerinde yönetim kurulları için merkezi bir kriter hâline gelirken, model, veri, altyapı, güvenlik ve değişim yönetimi maliyetlerinin daha görünür olması, bu alanda disiplinli bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Bu çerçevede yapay zeka, yalnızca teknik bir yatırım değil, doğrudan iş değeri üreten stratejik bir araç olarak konumlanıyor. Ajanlar yükseliyor: Asistandan “dijital ekip arkadaşına” Raporun en dikkat çekici başlıklarından bir diğeri de yapay zeka ajanlarının geçirdiği dönüşüm. 2026 itibarıyla ajanlar, yalnızca öneri veren araçlar olmaktan çıkıp; görev alan, plan yapan, diğer sistemleri kullanan ve sonuç üreten “dijital ekip arkadaşları” hâline geliyor. Bilet açma, raporlama, veri çekme, e-posta yönetimi ve süreç adımlarını tamamlama gibi işler giderek ajanlar üzerinden yürütülüyor. Bu dönüşümle birlikte insanların rolü de değişiyor; operatörlükten ziyade koçluk ve denetçilik öne çıkıyor. Raporda ayrıca, karmaşık iş süreçlerinde tek bir “süper ajan” yaklaşımı yerine, uzmanlaşmış ajanların birlikte çalıştığı çoklu ajan mimarilerinin önem kazandığı vurgulanıyor. Bu yapı hem kaliteyi artırıyor hem de güvenlik, izlenebilirlik ve denetim açısından daha sağlam bir zemin oluşturuyor. Kurumsal AI compute stratejik bir yarış alanına dönüşüyor Yapay zeka modellerinin çalıştırılması, eğitilmesi ve ajan sistemlerinin ölçeklenmesi için gereken işlem gücü (compute), kurumlar için yeni bir stratejik alan olarak öne çıkıyor. Rapora göre kurumlar, yalnızca “buluttan alırız” yaklaşımıyla yetinmek yerine; kapasite planlaması, maliyet optimizasyonu ve hibrit mimariler üzerine daha bilinçli kararlar almaya başlıyor. Compute artık teknik bir detay değil, yapay zeka yatırımlarının üzerinde yükseldiği temel altyapı unsurlarından biri olarak görülüyor ve doğrudan yönetim gündemine giriyor. Güven, egemenlik ve mimari yeniden tanımlanıyor Raporda güvenlik boyutu, yalnızca siber saldırılara karşı koruma olarak değil, aynı zamanda veri, model ve içerik güveni açısından bütüncül biçimde ele alınıyor. Gizli ve korumalı yapay zeka yaklaşımları, hassas veriler üzerinde güvenli biçimde yapay zeka kullanımını mümkün kılarken; dijital köken (provenance) kavramı, içeriklerin nereden geldiğini ve kim tarafından üretildiğini kanıtlamayı giderek zorunlu hâle getiriyor. Bununla birlikte, yapay zeka altyapılarının hangi ülkede, hangi yargı alanında konumlandığı da mimariyi belirleyen kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. Egemen yapay zeka ve “coğrafi taşınabilirlik” yaklaşımı, kurumların regülasyon ve jeopolitik risklere karşı daha esnek ve dayanıklı yapılar kurmasını gerektiriyor. “Yapay zeka artık bir teknoloji değil, kurumsal strateji alanı” Raporu değerlendiren TRAI Genel Müdürü Can Sinemli, yapay zekanın geldiği noktayı şu sözlerle özetliyor: “Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji başlığı değil; kurumların rekabet gücünü, dayanıklılığını ve geleceğe hazırlık seviyesini belirleyen temel bir strateji alanı. Bugün asıl farkı yaratan, hangi modeli kullandığınızdan çok, yapay zekayı nasıl yönettiğiniz, nasıl ölçeklediğiniz ve nasıl güvenli hâle getirdiğinizdir. Bu rapor, kurumlara yapay zekayı bir deneme alanı değil, sürdürülebilir ve ölçülebilir bir kurumsal yetkinlik olarak ele almaları için bir yol haritası sunuyor. TRAI’nin “Karar Vericiler için 2026 Yapay Zeka Trendleri” raporu, yapay zekanın artık teknoloji ekiplerinin değil, doğrudan üst yönetimlerin ve karar vericilerin gündeminde yer alması gerektiğini güçlü biçimde ortaya koyuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekada Yatırım, Yönetişim Ve Kurumsal Strateji Dönemi Başlıyor Haber

Yapay Zekada Yatırım, Yönetişim Ve Kurumsal Strateji Dönemi Başlıyor

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), “Karar Vericiler için 2026 Yapay Zeka Trendleri” raporunu yayımladı. Ocak 2026 tarihli rapor, yapay zekanın artık bir vizyon tartışmasından çok, doğrudan önceliklendirme, yatırım ve yönetişim konusu hâline geldiğini vurguluyor. TRAI, bu çalışmayla kurumlara “hangi teknoloji mümkün?” sorusundan ziyade, “hangi yaklaşım gerçekten anlamlı, sürdürülebilir ve yönetilebilir?” sorusuna odaklanan bir çerçeve sunuyor. Raporda, yapay zekanın popülerliğine göre değil; iş değeri, risk, ölçeklenebilirlik ve yönetişim kriterlerine göre seçilmiş 12 ana trend başlığı yer alıyor. Bu başlıklar arasında pilottan katma değere geçiş ve ROI disiplini, yapay zeka ajanları ve çoklu ajan mimarileri, alan odaklı modeller, AI-native yazılım geliştirme platformları, kurumsal AI compute stratejileri, gizli ve korumalı yapay zeka yaklaşımları, dijital köken (provenance), önleyici siber güvenlik, egemen yapay zeka ve coğrafi taşınabilirlik, fiziksel yapay zekanın ölçeklenmesi ile eğitimde yapay zekanın normalleşmesi gibi kritik konular öne çıkıyor. Rapor, yapay zekayı hızlı tüketilen bir trend listesi olmaktan çıkarıp, kurumların strateji masasında tekrar tekrar başvurabileceği bir referans doküman olarak konumluyor. Pilottan katma değere geçiş: Yapay zekada “ROI disiplini” dönemi Raporda öne çıkan temel başlıklardan biri, yapay zeka projelerinin “deneme” aşamasından çıkıp ölçülebilir iş sonuçları üretme zorunluluğu. Kurumların artık çok sayıda ama etkisi belirsiz projeler yerine, daha az sayıda, ölçeklenebilir ve tekrarlanabilir kullanım senaryolarına yöneldiği vurgulanıyor. Yatırımın geri dönüşü (ROI), yapay zeka projelerinde yönetim kurulları için merkezi bir kriter hâline gelirken, model, veri, altyapı, güvenlik ve değişim yönetimi maliyetlerinin daha görünür olması, bu alanda disiplinli bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Bu çerçevede yapay zeka, yalnızca teknik bir yatırım değil, doğrudan iş değeri üreten stratejik bir araç olarak konumlanıyor. Ajanlar yükseliyor: Asistandan “dijital ekip arkadaşına” Raporun en dikkat çekici başlıklarından bir diğeri de yapay zeka ajanlarının geçirdiği dönüşüm. 2026 itibarıyla ajanlar, yalnızca öneri veren araçlar olmaktan çıkıp; görev alan, plan yapan, diğer sistemleri kullanan ve sonuç üreten “dijital ekip arkadaşları” hâline geliyor. Bilet açma, raporlama, veri çekme, e-posta yönetimi ve süreç adımlarını tamamlama gibi işler giderek ajanlar üzerinden yürütülüyor. Bu dönüşümle birlikte insanların rolü de değişiyor; operatörlükten ziyade koçluk ve denetçilik öne çıkıyor. Raporda ayrıca, karmaşık iş süreçlerinde tek bir “süper ajan” yaklaşımı yerine, uzmanlaşmış ajanların birlikte çalıştığı çoklu ajan mimarilerinin önem kazandığı vurgulanıyor. Bu yapı hem kaliteyi artırıyor hem de güvenlik, izlenebilirlik ve denetim açısından daha sağlam bir zemin oluşturuyor. Kurumsal AI compute stratejik bir yarış alanına dönüşüyor Yapay zeka modellerinin çalıştırılması, eğitilmesi ve ajan sistemlerinin ölçeklenmesi için gereken işlem gücü (compute), kurumlar için yeni bir stratejik alan olarak öne çıkıyor. Rapora göre kurumlar, yalnızca “buluttan alırız” yaklaşımıyla yetinmek yerine; kapasite planlaması, maliyet optimizasyonu ve hibrit mimariler üzerine daha bilinçli kararlar almaya başlıyor. Compute artık teknik bir detay değil, yapay zeka yatırımlarının üzerinde yükseldiği temel altyapı unsurlarından biri olarak görülüyor ve doğrudan yönetim gündemine giriyor. Güven, egemenlik ve mimari yeniden tanımlanıyor Raporda güvenlik boyutu, yalnızca siber saldırılara karşı koruma olarak değil, aynı zamanda veri, model ve içerik güveni açısından bütüncül biçimde ele alınıyor. Gizli ve korumalı yapay zeka yaklaşımları, hassas veriler üzerinde güvenli biçimde yapay zeka kullanımını mümkün kılarken; dijital köken (provenance) kavramı, içeriklerin nereden geldiğini ve kim tarafından üretildiğini kanıtlamayı giderek zorunlu hâle getiriyor. Bununla birlikte, yapay zeka altyapılarının hangi ülkede, hangi yargı alanında konumlandığı da mimariyi belirleyen kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. Egemen yapay zeka ve “coğrafi taşınabilirlik” yaklaşımı, kurumların regülasyon ve jeopolitik risklere karşı daha esnek ve dayanıklı yapılar kurmasını gerektiriyor. “Yapay zeka artık bir teknoloji değil, kurumsal strateji alanı” Raporu değerlendiren TRAI Genel Müdürü Can Sinemli, yapay zekanın geldiği noktayı şu sözlerle özetliyor: “Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji başlığı değil; kurumların rekabet gücünü, dayanıklılığını ve geleceğe hazırlık seviyesini belirleyen temel bir strateji alanı. Bugün asıl farkı yaratan, hangi modeli kullandığınızdan çok, yapay zekayı nasıl yönettiğiniz, nasıl ölçeklediğiniz ve nasıl güvenli hâle getirdiğinizdir. Bu rapor, kurumlara yapay zekayı bir deneme alanı değil, sürdürülebilir ve ölçülebilir bir kurumsal yetkinlik olarak ele almaları için bir yol haritası sunuyor. TRAI’nin “Karar Vericiler için 2026 Yapay Zeka Trendleri” raporu, yapay zekanın artık teknoloji ekiplerinin değil, doğrudan üst yönetimlerin ve karar vericilerin gündeminde yer alması gerektiğini güçlü biçimde ortaya koyuyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’deki Yapay Zeka Girişimleri 457’ye Yükseldi Haber

Türkiye’deki Yapay Zeka Girişimleri 457’ye Yükseldi

Ocak 2026 itibarıyla haritaya 40 yeni girişim eklenirken, 2 girişim haritadan çıkarıldı ve Türkiye’deki toplam yapay zeka girişimi sayısı 457’ye ulaştı. Güncellemenin öne çıkan başlığı haritaya eklenen her üç girişimden birinin Agentic AI kategorisinde yer alması oldu. 2025 yılında ise ekosistem yaklaşık yüzde 20 büyüdü. Türkiye’de yapay zeka ekosisteminin gelişimini izlemek ve görünür kılmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), yapay zeka alanında faaliyet gösteren yerli girişimleri düzenli olarak haritalandırmaya devam ediyor. 2017 yılında 24 olan yapay zeka girişim sayısı, Ocak 2026 itibarıyla haritaya eklenen 40 yeni girişimle birlikte 457’ye ulaştı. Aynı dönemde exit, kapanma veya çözümlerini güncelleme gerekçeleriyle 2 girişim haritadan çıkarıldı. Haritaya eklenen her üç girişimden biri Agentic AI kategorisinde yer aldı Ocak 2026 güncellemesinde haritaya eklenen girişimlerin kategori dağılımı, Agentic AI’nin açık biçimde öne çıktığını ortaya koydu. Bu dönemde haritaya dahil edilen her üç girişimden biri Agentic AI kategorisinde konumlandı. Toplam 12 girişim ile Agentic AI, eklenen girişimler arasında en yüksek paya sahip kategori oldu. Agentic AI çözümleri; bir görevi anlayan, gerektiğinde insan onayıyla ilerleyen ve çıktıyı ölçülebilir şekilde teslim eden yapılarıyla otomasyon ve karar destek senaryolarını daha görünür hale getirirken, ekosistemin “öneren asistanlar”dan işi baştan sona tamamlayan sistemlere doğru ilerlediğini ortaya koydu. Bu alanda faaliyet gösteren girişimlerin ağırlıklı olarak sektör agnostik yapıda olduğu görüldü. Agentic AI’yi, Diyalogsal Yapay Zeka (5) kategorisi izledi. Makine Öğrenmesi (3), Görüntü İşleme (3), HealthTech (3) ve Öngörü ve Veri Analitiği (3) alanlarında da eşit sayıda girişim haritaya eklendi. Altyapı ve Operasyonlar/Servis (2), LegalTech (2) ve Optimizasyon (2) kategorileri ise eklenen girişimler arasında diğer öne çıkan alanlar oldu. Bunun yanı sıra Doğal Dil İşleme (1), EdTech (1), Nesnelerin İnterneti (1), Otonom Sistemler (1) ve Görsel Üretim – Visual AI (1) kategorilerinde de yeni girişimler haritada yer aldı. 2025 yılında ekosistem yaklaşık yüzde 20 büyüdü Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) Girişim Haritası, 2025 yılı boyunca düzenli güncellemelerle izlenen istikrarlı bir büyüme çizgisi ortaya koydu. Yıla Ocak 2025’te 379 girişimle başlayan harita, bu dönemde 19 girişimin eklenmesi ve 2 girişimin çıkarılmasıyla net +17 artış kaydetti. Nisan 2025 güncellemesinde 15 yeni girişim eklenip 1 girişim çıkarıldı ve net +14 artışla toplam girişim sayısı 393’e ulaştı. Haziran 2025 itibarıyla 20 girişim eklenmesi ve 2 girişimin çıkarılmasıyla net +18 artış sağlandı; böylece ekosistem 411 girişimle ilk kez kalıcı biçimde 400+ bandına taşındı. Üçüncü çeyrekte (Eylül 2025) toplam girişim sayısı 419’a yükselirken, bu dönemin asıl kritik gelişmesi haritanın kategori yapısının yenilenmesi oldu. Bu kapsamda Üretken Yapay Zeka (GenAI) alanı; Agentic AI, Diyalogsal Yapay Zeka ve Görsel Üretim alt kırılımlarına ayrıldı ve girişimler yeni yapı doğrultusunda yeniden konumlandırıldı. Bu güncelleme, ekosistemin yalnızca ne kadar büyüdüğünü değil, aynı zamanda nasıl evrildiğini de daha net ve ölçülebilir biçimde ortaya koydu. Bu sürecin ardından Ocak 2026 güncellemesinde 40 yeni girişimin eklenmesi ve 2 girişimin çıkarılmasıyla toplam girişim sayısı 457’ye ulaştı. Son 12 aylık dönemde 78 yeni girişimin haritaya dahil edilmesiyle ekosistem yaklaşık %20 büyüme kaydederken, ortaya çıkan tablo Türkiye’de yapay zeka girişimciliğinin düzenli güncellemelerle izlenebilen, yeni oyuncularla genişleyen ve süreklilik gösteren bir yapı sergilediğini ortaya koydu. “Girişimlerin süreci sahiplenen ve sonuç üreten yapılara yöneldiğini görüyoruz” Türkiye yapay zeka ekositeminin her yıl daha da büyüdüğüne dikkat çeken TRAI Genel Müdürü Can Sinemli, güncel verileri şöyle değerlendirdi: “TRAI Girişim Haritası’nda izlediğimiz tablo, Türkiye’de yapay zeka girişimciliğinin artık teknoloji başlığı etrafında değil, gerçek iş ihtiyaçlarına dokunan, uçtan uca çözümler üreten yapılar etrafında şekillendiğini gösteriyor. Kategori yapısında yapılan güncellemelerle birlikte ekosistemin yalnızca büyüklüğünü değil, olgunlaşma yönünü de daha net izleyebiliyoruz. Bu da Türkiye yapay zeka ekosisteminin daha sürdürülebilir, daha ölçülebilir ve küresel rekabet açısından daha güçlü bir zemine oturduğunu gösteriyor.” 457 girişimle TRAI yapay zeka ekosistemi büyüyor TRAI Girişim Haritası’na eklenen girişimler, ekosistemde görünürlük kazanırken yatırımcılar, kurumsal şirketler ve potansiyel iş ortaklarıyla doğru temas noktalarına daha hızlı erişme fırsatı yakalıyor. Yatırımcılar için yeni fırsat alanlarını daha net hale getiren bu dinamik yapı; özel sektör açısından da doğru iş birliklerini, gerçek kullanım senaryolarını ve ölçeklenebilir çözümleri daha erişilebilir kılıyor. Her çeyrekte güncellenen TRAI Girişim Haritası, bu dönüşümü ölçülebilir ve karşılaştırılabilir bir çerçevede izlemek isteyen tüm paydaşlar için güncel bir referans olmayı sürdürüyor.

Turkcell’in ‘Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ Projesi’ Mezunlarını Verdi Haber

Turkcell’in ‘Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ Projesi’ Mezunlarını Verdi

Turkcell’in 12 yıldır sürdürdüğü ‘Geleceği Yazanlar’ projesi kapsamında düzenlediği ‘Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ’ programı tamamlandı. Türkiye’nin yapay zekâ alanında ihtiyaç duyduğu iş gücüne katkı sunmayı amaçlayan programın kapanış töreni, Hilton İstanbul Bosphorus’ta gerçekleştirildi. “Türkiye’nin Turkcell’i olarak; ülkemizin dijital geleceğini hep birlikte yazacağız.” Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç kadınların yapay zekâ alanında değer ve çözüm üreten bireyler olmasına katkı sağlayan ‘Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ’ Programı ile ilgili şunları söyledi: “12 yıldır bilgiye erişimde fırsat eşitliği sağlayan ‘Geleceği Yazanlar’ projemiz, Türkiye’nin en büyük yazılım topluluğu haline geldi. Bugüne kadar; yazılımdan siber güvenliğe, sürdürülebilirlikten yapay zekâya geniş bir yelpazede, yaklaşık 12 milyon kişiye dokunduk. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz ‘Geleceği Yazan Kadınlar’ ise bizim için hep ayrı bir yere sahip oldu. 2017 yılında başlattığımız bu projemizle kadınların teknoloji alanında üretim gücünü artırmayı hedefledik. Çağın gerekliliğine uygun yetkinlikler sunacağımız eğitim programları tasarladık. ‘Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ’ programımızı da bu anlayışla hayata geçirdik, ülkemizin yapay zekâ ekosistemine nitelikli insan kaynağı kazandırmayı amaçladık. Kadınların teknoloji alanında girişimcilik potansiyellerini ve istihdam olanaklarını artırmayı hedeflediğimiz ve bu yıl ilk kez gerçekleştirdiğimiz programda; ülkemizin dört bir yanından 17 bin kişiye temas ettik. Tüm arkadaşlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Türkiye’nin Turkcell’i olarak; ülkemizin dijital geleceğini hep birlikte yazacağız.” “Proje, kadınların teknoloji ekosistemindeki rolüne güç katıyor” Projenin, çok paydaşlı yapısı sayesinde kamu, özel sektör ve teknoloji ekosistemi arasında kalıcı ve ölçülebilir bir etkileşim zemini oluşturduğuna işaret eden Turkcell İnsan ve İş Destek Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu, “Yapay zekâ artık yalnızca teknik bir uzmanlık alanı değil; iş yapış biçimlerini, karar alma süreçlerini ve liderlik anlayışlarını dönüştüren yeni bir çağın adı. Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ Programı da Türkiye’nin yapay zekâ ekosistemine nitelikli insan kaynağı kazandırırken, kadınların bu dönüşümün merkezinde yer alması adına stratejik bir katkı sunuyor. Aynı zamanda teknoloji ekosistemindeki rollerine güç katıyor. Bu yolculukta bizlerle aynı vizyonu paylaşan iş ortaklarımıza ve tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyorum” dedi. Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ programını Turkcell’in yapay zekâ ekiplerinin liderliğinde hayata geçirdiklerini de ifade eden Erkan Durduşöyle konuştu: “Teknik mentorluktan kişisel gelişime 250 saat süren eğitimlerle desteklediğimiz 255 kadın Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ programımızdan mezun oldu. Bu başarıya giden yolda 40 kişisel gelişim mentoru ve 21 teknik mentor arkadaşımız katılımcılarımıza destek verdi. Teknik eğitimlerimizin yanı sıra üretken yapay zekâ ve toplumsal cinsiyet eşitliği, Türkçe’nin doğru kullanılması, CV hazırlama, mülakat teknikleri ve simülasyonu, pazar analizi, müşteri segmenti, pazar payı gibi konularda eğitimler sunduk. Kapsamlı eğitim programımızın neticesinde hayata geçirilen en iyi 3 proje ise ödül sahibi oldu. Ödül kazanan arkadaşlarımızı ve mezunlarımızı tebrik ediyorum.” Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Işınsu Kestelli şunları söyledi: “Bizim bir hedefimiz var. Kadınların; sosyal hayatta, iş hayatında daha fazla ve aktif rol almasını istiyoruz. Bu sayede ülkemizin daha güçlü ve kalkınmış olacağına inanıyoruz. İş dünyası, bilim, eğitim, kültür, sanat ve spor yaşamında büyük başarılara imza atan kadınlarımızla gurur duyuyoruz. TOBB Başkanımız Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu öncülüğünde, 81 ilde çalışmalarını sürdüren TOBB Kadın Girişimciler Kurulu il başkanlarımız ve kurul üyelerimiz ile girişimcilere rehber olmaya, hem kadın hem genç girişimci sayısının artırılmasına katkı sağlamaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, proje paydaşlarımız olan Turkcell ve Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi başta olmak üzere projeye emek veren gönül veren herkese teşekkür ediyor, programa başvuran, süreci başarı ile tamamlayan, kendini bu alanda ispat eden cesur ve başarılı kadınları en içten dileklerimle kutluyorum.” Türkiye Yapay Zekâ İnisiyatifi (TRAI) Kurucusu Halil Aksu ise “İnsanlık tarihinin en büyük teknolojik devrimi içindeyiz. Yapay zekâ her yere dokunacak, her şeyi dönüştürecek. Bu işlere kadın eli değerse, çok daha güzel olacak; çok daha insancıl olacak, çok daha estetik olacak, çok daha şefkatli olacak. Bu yüzden Turkcell’i tebrik ediyorum, Geleceği Yazan Kadınlara ihtiyacımız var, yolunuz ve bahtınız açık olsun” dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye Yapay Zekâ İnisiyatifi (TRAI) ortaklığında, 2024’ün kasım ayında başlatılan projenin mezuniyet töreninde, İleri Seviye Makine Öğrenme, Görüntü İşleme ve Doğal Dil İşleme olmak üzere üç ayrı kategoride birinciliği kazanan katılımcılara ödülleri verildi. Birinci olan projelere 200’er bin TL para ödülü Turkcell Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ programından 255 kadın mezun oldu. Bir yıl boyunca alanında uzman mentorlardan teknik ve kişisel gelişim odaklı eğitimler alan katılımcılar, süreç boyunca edindikleri bilgi ve yetkinlikleri kendi yapay zekâ projelerine dönüştürdü. Geliştirilen projeler; çok aşamalı bir değerlendirme sürecinden geçirilerek kazananlar belirlendi. Doğal Dil İşleme, Görüntü İşleme ve İleri Seviye Makine Öğrenmesi olmak üzere 3 kategoride ödüller verildi. Pentagent, Censorly, Aller Mind projeleri 200 bin TL’lik para ödüllerinin sahibi oldu.

Şirketlerin Üçte Biri Yapay Zeka Stratejisini Tanımladı Haber

Şirketlerin Üçte Biri Yapay Zeka Stratejisini Tanımladı

Stratejisini yönetim kurulu düzeyinde tanımlayan şirketlerin oranı yüzde 37,6 olurken, kurumların en çok zorlandığı alanlar yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak öne çıktı. Üretken yapay zekada en çok kullanılan modeller ise OpenAI (yüzde 80), Microsoft Copilot (yüzde 44) ve Google Gemini (yüzde 42) oldu. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin (TRAI), Türkiye’deki kurumların yapay zeka yolculuğunu ortaya koyan Yapay Zeka Araştırması 126 kurumun katılımıyla gerçekleştirildi. Türkiye’de şirketlerin yapay zeka stratejilerini, uygulama alanlarını ve karşılaştıkları zorluklara ışık tutan araştırma, Türkiye’de her 6 şirketten birinin yapay zekayı aktif olarak kullandığını beş ve üzeri proje yürüten kurum oranının ise yüzde 32,8 olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 37,6’sı yapay zekayı yönetim kurulu düzeyinde onaylanmış bir stratejiyle ele alıyor. Ancak kurumların önemli bir kısmı hâlâ “hazırlık” veya “taslak” aşamasında. Raporda, yapay zekanın stratejik olarak en çok “operasyonel verimliliği artırma”, “maliyet düşürme” ve “karar destek sistemlerini güçlendirme” amacıyla konumlandırıldığı vurgulanıyor. Yapay zekayı organizasyonel yapısına entegre eden şirket sayısı artarken, dedike yapay zeka ekibine sahip kurum oranı yüzde 15,2’ye yükseldi. Bu ekiplerin yüzde 42’si 4 ila 10 kişiden oluşuyor ve çoğu veri analitiği birimleriyle entegre biçimde çalışıyor. Bu tablo, şirketlerin yapay zekayı bireysel inisiyatiflerden çıkararak kurumsal bir uzmanlık alanı haline getirmeye başladığını gösteriyor. Üretken yapay zekada farkındalık yükseliyor TRAI raporu, Türkiye’de üretken yapay zeka (GenAI) alanında önemli bir hareketlilik yaşandığını ortaya koyuyor. Şirketlerin büyük bölümü, içerik üretimi, kurumsal eğitim, müşteri iletişimi, kodlama ve raporlama gibi alanlarda üretken yapay zekayı test ediyor. Kurumların yüzde 80’i OpenAI, yüzde 44’ü Microsoft Copilot, yüzde 42’si ise Google Gemini modellerini tercih ediyor. Bununla birlikte, Anthropic Claude, Meta Llama ve Mistral gibi alternatif modellerin de giderek yaygınlaştığı görülüyor. Bu tablo, Türkiye’de kurumların artık “tek kaynaklı” model anlayışından uzaklaştığını, farklı modellerle hibrit yaklaşımlara yöneldiğini gösteriyor. Rapora göre, üretken yapay zekanın en çok kullanıldığı alanlar arasında chatbotlar ve kurumsal asistanlar, copilotlar ve kodlama destekleri, içerik üretimi ve özetleme araçları, RAG tabanlı çözümler ve kurumsal bilgi yönetimi sistemleri yer alıyor. Ajan tabanlı yapay zeka uygulamaları yükseliyor Araştırmada “bir sonraki dalga” olarak nitelendirilen ajan tabanlı yapay zeka sistemleri, Türkiye’de yeni bir dönemin habercisi olarak öne çıkıyor. Henüz erken aşamada olan bu alanda, şirketlerin yarısından fazlası pilot projeler yürütüyor veya kavramsal kanıt (PoC) çalışmaları gerçekleştiriyor. Kurumların en çok tercih ettiği platformlar arasında Microsoft Copilot Studio, LangChain ve Google AI Agent Builder öne çıkıyor. Uygulama alanlarında ise HR Agent, Finance Agent, CRM Agent ve Doküman Asistanı gibi örnekler dikkat çekiyor. Bu bulgular, Türkiye’de şirketlerin üretken yapay zekadan “düşünen ve aksiyon alan sistemler”e geçiş sürecinde olduğunu, ajan mimarilerin giderek stratejik bir dönüşüm aracı haline geldiğini gösteriyor. Yapay zeka yolculuğunda üç temel engel: yetenek, bütçe ve kültür Araştırma, kurumların yapay zeka dönüşümünde en çok zorlandığı üç alanı yetenek (yüzde 58), bütçe (yüzde 57) ve kurum kültürü (yüzde 55) olarak sıralıyor. Katılımcıların en çok desteğe ihtiyaç duyduğu konular ise “doğru kullanım alanlarını belirleme”, “uygulama ve geliştirme süreçlerini yönetme” ve “organizasyonel adaptasyon” oldu. Ayrıca, kurumların önemli bir bölümü hâlâ veri güvenliği, yönetişim ve etik çerçeveler konusunda gelişim ihtiyacı duyduğunu belirtti. Rapora göre, kurumların büyük çoğunluğu yapay zeka projelerinde Microsoft Azure altyapısını kullanıyor; bunu Google Cloud ve AWS izliyor. Hibrit modellerin artması, bulut tabanlı çözümlerle birlikte yerel altyapıların da etkin biçimde değerlendirildiğini ortaya koyuyor. “Türkiye’nin potansiyeli büyük, ama vizyoner liderliğe ihtiyaç var” Araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan TRAI Kurucusu Halil Aksu, şunları söyledi: “Yapay zeka artık yalnızca bir teknoloji değil, geleceğin dili, ekonomilerin motoru, rekabetin yeni ölçüsü. Türkiye’de kurumlar bu dönüşümün farkında; ancak strateji, yetkinlik ve kültür dönüşümü alanlarında hâlâ gelişim alanlarımız var. Bu rapor, Türkiye’nin yapay zeka yolculuğuna ayna tutarken, aynı zamanda bir çağrı niteliğinde. Potansiyelimiz büyük ama bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmek için vizyoner liderliğe, güçlü iş birliklerine ve kararlı adımlara ihtiyaç var.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.