Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Transit Ticaret

Kapsül Haber Ajansı - Transit Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Transit Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin Dev Gıda Tedarikçisine Konkordato Koruması: Fortune 500 Şirketi İçin 3 Aylık Kritik Süre Başladı Haber

Türkiye'nin Dev Gıda Tedarikçisine Konkordato Koruması: Fortune 500 Şirketi İçin 3 Aylık Kritik Süre Başladı

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, şirket ile şirket ortağı Aras Demir hakkında 3 aylık geçici mühlet kararı verirken, dosya Türkiye gıda ticareti sektöründe dikkatle izlenmeye başlandı. Mahkemenin verdiği karar, yalnızca şirketin mali yapısını değil, tarım emtiası ve dış ticaret sektöründeki finansman koşullarını da yeniden gündeme taşıdı. Özellikle son yıllarda agresif büyüme hedefleri açıklayan ve Türkiye'nin en büyük şirketleri arasında yer alan Taban Gıda'nın konkordato talebinde bulunması, sektör açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Mahkemeden 3 Aylık Geçici Mühlet Kararı İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/591 esas sayılı dosyasında görülen davada, Taban Gıda Dış Ticaret A.Ş. ile şirket ortağı Aras Demir hakkında 9 Temmuz 2026 saat 16.00 itibarıyla üç ay süreyle geçici mühlet verilmesine karar verildi. Mahkeme, konkordato sürecinin sağlıklı yürütülebilmesi amacıyla üç kişilik geçici konkordato komiser heyeti görevlendirdi. Dosyanın bir sonraki önemli aşaması ise 1 Ekim 2026 tarihinde yapılacak duruşmada değerlendirilecek. Kararda ayrıca alacaklılara da önemli bir hak tanındı. İlan tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye başvuran alacaklılar, konkordato şartlarının oluşmadığını ileri sürerek talebin reddini isteyebilecek. Fortune 500 Listesinde Yer Alan Bir Şirketti Konkordato kararı, şirketin son yıllardaki büyüme hikâyesi dikkate alındığında daha da dikkat çekici hale geliyor. Taban Gıda, resmi kurumsal bilgilerinde kendisini Vivalon AG bünyesinde faaliyet gösteren uluslararası bir gıda ticaret şirketi olarak tanımlıyor. Şirket; tahıl, yağlı tohumlar, yem hammaddeleri ve tarımsal emtia ticareti alanında faaliyet yürütüyor. Türkiye'nin yanı sıra uluslararası transit ticaret operasyonlarıyla da büyümesini sürdürdüğünü açıklayan şirket, Fortune 500 Türkiye listesinde 170'inci, Capital 500 sıralamasında ise 248'inci sırada yer aldığını duyuruyor. Kurumsal internet sitesinde yer alan açıklamalarda yeni pazarlara açılma hedefi, uluslararası büyüme stratejisi ve küresel lojistik yatırımları ön plana çıkarılıyor. Bir Dönem Yatırımlarıyla Gündeme Gelmişti Taban Gıda son yıllarda yalnızca ticari faaliyetleriyle değil, yaptığı yatırımlarla da kamuoyunun dikkatini çekmişti. Şirket geçmişte Samsun'da silo yatırımları gerçekleştirmiş, deniz taşımacılığı filosunu büyütmüş ve uluslararası tarım ticaretinde daha güçlü oyuncu olma hedefini açıklamıştı. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası oluşan küresel tahıl krizine ilişkin yaptığı değerlendirmeler de sektör tarafından yakından takip edilmişti. Şirket yönetimi birçok açıklamasında Türkiye'nin tarımsal emtia ticaretindeki stratejik konumuna vurgu yapmıştı. Konkordato Kararı Ne Anlama Geliyor? Geçici mühlet kararı, şirketin iflas ettiği anlamına gelmiyor. Konkordato sürecinde amaç; borçlu şirketin faaliyetlerini sürdürebilmesi, alacaklıların haklarının korunması ve şirketin mali yapısının yeniden düzenlenebilmesi için hukuki koruma sağlanmasıdır. Bu süreç boyunca şirket belirli hukuki korumalardan yararlanırken, konkordato komiserleri şirketin mali yapısını ayrıntılı şekilde inceleyerek mahkemeye rapor sunacak. Mahkemenin ekim ayında yapacağı değerlendirme sonucunda geçici mühletin kesin mühlete dönüştürülüp dönüştürülmeyeceğine karar verilecek. Gıda ve Tarım Ticaretinde Finansman Baskısı Artıyor Taban Gıda dosyası, yalnızca tek bir şirket özelinde değerlendirilmiyor. Son iki yılda yüksek faiz ortamı, işletme sermayesi ihtiyacındaki artış, döviz finansman maliyetleri ve küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar özellikle tarımsal ticaret yapan şirketlerin finansal yapılarını zorlamaya başladı. Tahıl ve yem hammaddesi ticareti yapan firmalar, yüksek stok finansmanı nedeniyle önemli miktarda işletme sermayesine ihtiyaç duyuyor. Banka kredi maliyetlerinin yükselmesi, tahsilat sürelerinin uzaması ve küresel piyasalardaki fiyat oynaklığı, sektörün finansman yükünü artıran temel unsurlar arasında gösteriliyor. Uzmanlara göre büyük hacimli emtia ticareti yapan şirketlerde nakit akışındaki kısa süreli bozulmalar bile ciddi likidite baskısı oluşturabiliyor. Gözler 1 Ekim'deki Duruşmada Olacak Mahkeme tarafından görevlendirilen konkordato komiserlerinin hazırlayacağı rapor, dosyanın geleceği açısından belirleyici olacak. Komiser heyeti, şirketin mevcut mali durumunu, aktif ve pasif yapısını, borç ödeme kapasitesini, faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini ve konkordato projesinin uygulanabilirliğini ayrıntılı biçimde inceleyecek. Hazırlanacak rapor doğrultusunda mahkeme, Taban Gıda'nın geçici mühlet sürecinin devam edip etmeyeceğine veya kesin mühlet verilmesine karar verecek. Türkiye'nin tarımsal emtia ticaretinde önemli oyuncularından biri olarak gösterilen Taban Gıda hakkında verilen bu karar, hem finans çevreleri hem de gıda sektöründeki paydaşlar tarafından yakından izleniyor. Özellikle şirketin uluslararası ticaret ağı, yüksek işlem hacmi ve geçmişte açıkladığı büyüme hedefleri dikkate alındığında, konkordato sürecinin nasıl sonuçlanacağı sektör açısından da önemli bir gösterge niteliği taşıyor.

 Çınar: "İhracatçılara Kurumlar Vergisi'nden Fazlası Lazım" Haber

 Çınar: "İhracatçılara Kurumlar Vergisi'nden Fazlası Lazım"

Kur etkisini ortadan kaldırmaya yetmez "Küresel rekabette bu düzenleme elbette ihracatçılara fayda sağlayacaktır. Ancak yalnızca Kurumlar Vergisi ile sağlanan bu iyileşme, bugün ihracatçılarımızın içinde olduğu sıkıntıdan kurtulmaları içi n yeterli değil. Doğrudan maliyet unsuru olan ücretlerden alınan gelir vergisi ve SGK gibi kalemlerde de çok ciddi iyileşmeler sağlanması zaruri. Kurumlar vergisi firmalar kâr elde edebildikleri sürece önemli ama unutmamak gerekir ki, işletmlerin evvela kâr elde edebilir hale gelmesini sağlamak gerekiyor. Kur etkisi ihracatçılar için halen önemli bir unsur oluşturmaya devam ediyor. Yüksek işçilik giderleri ile bilhassa emek yoğun sektörlerde rekabet, halen kurun etkisi alında ve gün geçtikçe de etkisi yükseliyor. Türk şirketlerinin üretimi farklı ülkelere taşımasına yönelik konuları tartışırken, Autoliv gibi ülkemizde yüksek istihdam sağlayan bazı yabancı sermayeli firmaların da çıkma kararı daha fazla endişe uyandırıyor. Otomotiv sektörü gibi yüksek katma değerli sektörlerde dahi bunun oluyor olması, ihracatçıların yaşadıkları rekabet sıkıntısını ortaya koymak için yeterli olsa gerek. Dolayısı ile maliyetler in düşürülmesi yönünde kurumlar vergisi iyileştirmelerinden çok daha fazlasının olması gerektiğinin artık farkına varılması gerek." Transit ticarette sağlanan sıfır vergi imkânının önemli bir gelişme olduğunu ancak sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Çınar, sözlerine şöyle devam etti: Transit ticarette sağlanan avantaj da yeterli değil " Transit ticarete yönelik getirilecek olan %95'lik, İstanbul Finans Merkezi'ne yönelik uygulanacak olan %100'lük kurumlar vergisi istisna oranları elbette gayet pozitif bir gelişme ve bilhassa yabancı yatırımcıların ilgisini arttıracaktır. Ancak bu kararın yalnızca transit ticaret kapsamında yurt dışından satın alınan malların yurt içine sokulmadan bir başka ülkeye satışları ile sınırlı tutulmaması daha doğru olurdu. Türkiye üzerinden geçirilecek olan transit ticaret işlemlerini de bu kapsama almak ve Türkiye üzerinden işlemlerin y rütülmesi, lojistik sektörüne ve ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır. Üretici olmayan ihracatçılar ile ihracata hizmet veren tüm işletmeler bu kapsamda yer almalı Konuya ilişkin olarak açıklamalarını sürdüren Dr.Hakan Çınar son olarak: "Kurumlar vergirisi avantajını yalnızca üretim yapan firmalarla sınırlı tutmamak gerekiyor. Aracı ihracatçılar ile hizmet sektöründe yer alan lojistik ve gümrük müşavirliği hizmeti veren firmaların da bu kapsama alınması, topyekün bir ihracat hamlesine dönüşür ve maliyet avantajları sağlar. Örneğin ben de gümrük müşaviriyim ve sadece dış ticaretçilere hizmet veriyorum, ihracatçıdan farklı değerlendirilmemem gerekiyor. Umuyorum Kanun yapıcılar bu hususları da göz önünde bulundururlar." diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.