Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tse

Kapsül Haber Ajansı - Tse haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tse haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KOMSAD WIN EURASIA 2026 ile Küresel Vitrine Çıkıyor Haber

KOMSAD WIN EURASIA 2026 ile Küresel Vitrine Çıkıyor

Türkiye’nin kompresör, vakum ve basınçlı gaz teknolojileri alanındaki çatı kuruluşu Kompresör, Vakum ve Basınçlı Gaz Ekipmanları Derneği (KOMSAD), sektörel kalite altyapısını güçlendirecek kritik bir yatırımı 2026 yılı içinde hayata geçirmeye hazırlanıyor. KOMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakub Tüfekci, uzun süredir ihtiyaç duyulan Basınçlı Hava Ölçüm Laboratuvarı için sürecin resmileştiğini, teknik değerlendirme ve satın alma aşamasına geçildiğini açıkladı. 2023 yılında kurulan KOMSAD, sanayinin tümüne hitap eden kompresör, vakum ve basınçlı gaz ekipmanları sektörünü tek çatı altında toplayarak kaliteyi artırmayı, ortak hareket kültürünü güçlendirmeyi ve güçlü bir temsiliyet sağlamayı hedefliyor. Bugün 60 üye firma ve 8 komite ile faaliyetlerini sürdüren dernek, 2025 yılı boyunca yoğun bir mesai yürüttü. İlgili Bakanlıklar, TOBB, TSE ve MAKFED nezdinde sektörün resmi temsilini üstlenen KOMSAD; ürün gruplarına ilişkin teknik rapor ve görüşlerini kamu kurumlarına iletti. Basınçlı hava ölçüm laboratuvarları konusunda yürütülen çalışmalar kapsamında TSE ile resmi protokol imzalanırken, teknik şartnameler de oluşturuldu. Hâlihazırda devam eden teknik değerlendirme ve satın alma süreciyle birlikte KOMSAD’ın hedefi, 2026 yılı içinde Türkiye’ye kazandırılacak Basınçlı Hava Ölçüm Laboratuvarı sayesinde sektörün uluslararası standartlarda test ve ölçüm altyapısına kavuşmasını sağlamak. Yeni nesil basınçlı hava teknolojileri ilk kez vitrine çıkıyor Bu yıl Hannover Fairs Turkey organizasyonuyla 10-13 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek WIN EURASIA’nın, basınçlı hava sektörü için büyümenin itici gücü olacağını ifade eden Tüfekci, fuarın sektöre yeni bir ivme kazandıracağını vurguladı. KOMSAD olarak bölgenin ve sektörün en büyük uluslararası sanayi fuarında yer almaktan memnuniyet duyduklarını belirten Tüfekci, 2024 edisyonunun ardından ikinci kez ortak katılım sağlayacaklarını ve WIN EURASIA’nın sektörde yeni iş birliklerinin önünü açarak büyüme sürecine somut katkı sağlayacağını ve sektöre yön veren bir platform olacağını vurguladı. COMVAC sektörü olarak 20’yi aşkın firma ve bin metrekareyi aşan sergileme alanıyla WIN EURASIA 2026’da güçlü bir katılım gerçekleştireceklerini belirten Tüfekci, üyelerinin hem mevcut hem de yeni ürünlerini sergileyeceğini, birçok yeni lansman ve iş birliği duyurusunun da fuar kapsamında gerçekleştirileceğini söyledi. Basınçlı hava dünyada en yoğun kullanılan ikinci enerji türü Elektrikten sonra dünyada en yoğun kullanılan ikinci enerji türünün basınçlı hava olduğunu belirten Tüfekci, “Sanayide tüketilen elektrik enerjisinin yaklaşık yüzde 20’si basınçlı hava sistemleri tarafından tüketiliyor. Bu nedenle sektörde verimlilik ve kapasite artışları, kestirimci bakım, uzaktan izleme ve yönetim teknolojileri, veri yönetimi ve bulut çözümleri gibi başlıklar kritik önem taşıyor. Basınçlı hava sistemleri, fabrikaların adeta kalbi olarak konumlanıyor. Üretici firmalar; emre amadelik, verimlilik ve kesintisiz çalışma için yeni yazılım ve otomasyon çözümleri geliştiriyor” ifadelerini kullandı. Tüfekci; “Fuarda; vidalı ve turbo kompresörlerden basınçlı hava kurutucuları ve filtrelere, blower sistemlerinden vakum pompalarına, basınçlı hava ve gaz tanklarından azot ve oksijen jeneratörlerine, sensör ve ölçüm sistemlerine kadar başlıca ürün gruplarımız sergilenecek. Bazı firmalarımız yeni ürünlerini ilk kez WIN EURASIA 2026’da vitrine çıkaracak” dedi. En büyük sorun kalitesiz ürün ithalatı Türkiye basınçlı hava sektörünün karşı karşıya olduğu en kritik sorunun, Uzak Doğu’dan yapılan standart dışı ve kalitesiz ürün ithalatı olduğunu belirten Tüfekci, “Çin menşeli ithalat adet bazlı olarak vidalı kompresörlerde toplam ithalatın yüzde 75’ine ve düşük güçte pistonlu kompresörler ve blower ürünlerinde ise yüzde 98 seviyelerine ulaşmış durumda” dedi. Tüfekci, standartlara aykırı basınçlı kaplar, uygunsuz soğutucu akışkan içeren kurutucular, deklare edilen performansın altında çalışan ve makine emniyet direktifine aykırı kompresörler; hem insan sağlığı hem de sanayi güvenliği açısından ciddi risk oluşturuyor. KOMSAD olarak; Ticaret Bakanlığı’nın İthalat ve Gümrükler Genel Müdürlükleri ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Sanayi ve Piyasa Denetim ve Gözetim Genel Müdürlükleri ve TSE ile çok sayıda görüşme gerçekleştirerek teknik rapor ve dilekçeler sunduk” ifadelerini kullandı. Süreçteki çalışmalar ile ithalat denetimlerinin sıklaştırıldığını belirten Tüfekci, “Teknik dosya kontrol sürecine geçildi, 2026 yılı itibarıyla ürünlerin Avrupa direktiflerine uyumluluğunun denetlenmesi planlandı, riskli ürünlerin piyasadan toplatılmasına yönelik çalışmalar hızlandırıldı, İlave Gümrük Vergisi (İGV) kapsamında birçok GTİP kodunda artış sağlandı” diye konuştu. COMVAC gücü WIN EURASIA ’da küresel vizyona dönüşüyor Basınçlı hava, kompresör ve vakum teknolojilerinin sanayinin sürdürülebilirliği, verimliliği ve dijital dönüşümü açısından stratejik konumda olduğunu belirten Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül ise, “KOMSAD’ın Basınçlı Hava Ölçüm Laboratuvarı yatırımı sektörel kalite altyapısı açısından önemli bir adım. WIN EURASIA 2026’ya güçlü ortak katılım ise Türkiye’nin bu alandaki kurumsal kapasitesini ve uluslararası rekabet gücünü net biçimde ortaya koyuyor” dedi. Mengül, “10-13 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenleyeceğimiz WIN EURASIA verimlilik, dijitalleşme, enerji yönetimi ve güvenlik başlıklarında sektöre yön veren teknolojilere ev sahipliği yapacak. KOMSAD ve üye firmalarının gerçekleştireceği lansmanlar ve iş birlikleri, COMVAC alanında fuarın küresel ölçekte referans bir platform olma vizyonunu güçlendirecek” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kalitesiz Ahşap Paletler Gizli Maliyetlere Yol Açıyor Haber

Kalitesiz Ahşap Paletler Gizli Maliyetlere Yol Açıyor

Türkiye'de zincir marketler ve üretim tesislerinde ahşap palet/sandık kullanımının artması, kalite konusunu tedarik zincirinin kritik bileşeni haline getirdi. TAPSİAD (Tüm Ahşap Ambalaj ve Palet Üreticileri Derneği) Başkanı Akın Balcıoğlu, piyasada standartlara uymayan üretimlerin yaygınlaşmasının; depolamada uygunsuz istif, sevkiyatta devrilme/kırılma, ürün zayiatı ve iş güvenliği sorunlarını büyüttüğünü vurguladı. Zincir marketlere çağrı: Fiyat kadar dayanıklılık ve sertifikasyon Balcıoğlu, depolarda raf ve forklift hatlarının standart ölçü ile tasarlandığını, ölçü ve malzeme kalitesi düşük paletlerin akışı bozduğunu belirtti. Balcıoğlu, "Satın alma kriterlerinde dayanıklılık testleri, izlenebilirlik ve sertifikasyon yer almalı. Aksi halde lojistik güvenliğini ve müşteri memnuniyetini riske atıyoruz" dedi. Denetim ve mevzuat: Bakanlığa ve TSE'ye ortak çağrı Başkan Akın Balcıoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın piyasa gözetimi ve denetimini güçlendirmesi, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) ile denetim ve uygulamadaki boşlukların giderilmesi gerektiğini belirtti. Balcıoğlu'na göre sektöre standart dışı ürün girişi, hem firmalar arasında haksız rekabete yol açıyor hem de iş sağlığı ve güvenliği açısından ciddi riskler oluşturuyor. Paletlerin standarda uygun üretilmesi ve sahada düzenli olarak kontrol edilmesi, işletmelerde yaşanabilecek kaza oranlarını düşürürken doğal kaynak kullanımını da optimize ediyor. Bu kapsamda TSE ile sektör paydaşlarının daha yakın çalışması, denetim süreçlerinin hem hızını hem de etkinliğini artıracak bir adım olarak değerlendiriliyor. Çevresel sürdürülebilirlik: Kısa ömür daha çok ağaç tüketimi demek "Her kırılan palet yeni bir kesim baskısı demek" diyen Balcıoğlu, paletlerin sık sık yenilenmesinin hem orman kaynakları üzerinde ekonomik bir yük oluşturduğunu hem de karbon emisyonlarını artırdığını söyledi. Balcıoğlu'na göre daha uzun ömürlü, standartlara uygun ve onarılabilir paletlerin kullanılması, tedarik zincirlerinde ciddi maliyet avantajı sağlarken doğal kaynakların korunmasına da katkıda bulunuyor. Böylece odak yalnızca üründe değil, gelecekteki çevresel etkilerde de konumlanmış oluyor. Ekonomik katkı: İhracat potansiyeli kaliteden geçiyor Türkiye'de ahşap palet ve sandık üretimi, iç pazarın yanı sıra yakın coğrafyaya yapılan ihracatla da ekonomiye önemli katkı sağlıyor. Başkan Akın Balcıoğlu, kaliteli ve standartlara uygun üretimin yalnızca ihracat imajı için değil; taşımada ürün güvenliği, lojistik maliyetlerin düşürülmesi ve tedarik zinciri verimliliği açısından da zorunlu olduğunu belirtti. Balcıoğlu'na göre sertifikalı üretim, uluslararası pazarlarda Türk ürünlerine duyulan güveni artırırken rekabetçiliği de güçlendiriyor. "Kaliteli palet; ürünü, markayı ve ormanı taşır" TAPSİAD Başkanı Balcıoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile sektör paydaşlarının piyasa gözetimi, lisanslandırma, izlenebilirlik ve eğitim başlıklarına odaklanması gerektiğini ifade etti. Balcıoğlu, standartların sahada etkin şekilde uygulanmasının hem haksız rekabeti önleyeceğini hem de kalite algısını yukarı taşıyacağını vurguladı. "Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır'ın bu konuda gerekli duyarlılığı göstereceğine inanıyoruz" diyen Balcıoğlu, ortak bir koordinasyon mekanizmasının sektörde uzun vadeli sürdürülebilirlik sağlayacağını söyledi.

Türkiye’nin İlk Kimya İhtisas OSB’si ‘‘Yeşil OSB’’ Unvanını Kazandı Haber

Türkiye’nin İlk Kimya İhtisas OSB’si ‘‘Yeşil OSB’’ Unvanını Kazandı

Bu belge ile GEBKİM OSB, yalnızca sanayi üretiminde değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda yaratmada da öncü bir rol üstlendi. GEBKİM Organize Sanayi Bölgesi, TSE tarafından yürütülen Yeşil OSB Sertifikasyon Programı’nda gerekli tüm kriterleri karşılayarak “Yeşil OSB” sertifikasını almaya hak kazandı. Enerji ve su verimliliği, atık yönetimi, yenilenebilir enerji kullanımı ve çevreye duyarlı altyapı yatırımları gibi başlıklarda gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirmeler sonucunda elde edilen bu sertifika, Türkiye’de sanayinin sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Dünya Bankası iş birliğiyle oluşturulan Yeşil OSB Sertifikasyon Programı; ekonomi, yönetim, sosyal ve çevresel kriterler dikkate alınarak yürütülen titiz bir süreç sonunda veriliyor. Programın amacı; düşük karbon ekonomisine geçişi hızlandırmak, çevresel performansı artırmak, doğal kaynakların etkin kullanımını sağlamak ve OSB’lere uluslararası rekabette avantaj kazandırmaktır. Üretimden Toplumsal Faydaya GEBKİM OSB, yalnızca üretim süreçlerinde değil; eğitimden çevreye, toplumsal faydaya uzanan projeleriyle de sürdürülebilirliği merkeze alıyor. Yenilenebilir enerji uygulamaları, su verimliliği çalışmaları, çevre dostu altyapı çözümleri ve kaynakların verimli kullanımına yönelik projeleriyle örnek bir model oluşturuyor. Kent-insan-çevre dengesini gözeten yapısı ve sosyal sorumluluk projeleriyle de fark yaratan GEBKİM OSB, sürdürülebilir üretim anlayışını Yeşil OSB Sertifikası ile resmileştirdi. “Sanayide Yeşil Dönüşümün Öncüsüyüz” GEBKİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, sürece ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için sanayinin sorumluluk alması artık bir zorunluluk. GEBKİM OSB olarak çevreye duyarlı üretim ve sürdürülebilirlik vizyonumuzu Yeşil OSB Sertifikası ile taçlandırmış bulunuyoruz. Bu belge, bölgemiz için önemli olduğu kadar, ülkemiz sanayisinin yeşil dönüşüm vizyonuna da katkı sağlamaktadır. Önümüzdeki dönemde yenilenebilir enerji yatırımları, su verimliliği projeleri ve çevre dostu altyapı çözümleriyle sürdürülebilir sanayi üretimine öncülük etmeye devam edeceğiz. GEBKİM OSB olarak hedefimiz yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak değil, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. Bu çerçevede, yeşil dönüşüm yolculuğumuzu tüm katılımcı firmalarımızla birlikte sürdürüyor; sanayide çevreye duyarlı üretim kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz. Bizler için Yeşil OSB Sertifikası bir varış noktası değil, sürdürülebilirlik vizyonumuzu geleceğe taşıyan güçlü bir başlangıçtır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Standarda aykırı inşaat projeleri durdurulacak Haber

Standarda aykırı inşaat projeleri durdurulacak

TS 825, yasal bir zemine oturan ve uyulması zorunlu bir standart olduğunu belirten Avukat Baran Usanmaz, “Bu nedenle, standartlara aykırı hareket edenler, ilgili kanun ve yönetmelikler çerçevesinde çeşitli yaptırımlarla karşılaşabilirler” dedi. Türkiye Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından yapılan kapsamlı çalışmalar sonucunda, binalarda enerji verimliliğini artırmayı hedefleyen TS 825 standardında önemli değişiklikler yapıldı. Sektörün ihtiyaçları, teknolojik gelişmeler ve kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ile uzmanların katkılarıyla revize edilen standart, 1 Nisan itibarıyla yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle birlikte ısıtma ve soğutma maliyetlerinin düşürülmesi, enerji kaynaklarının daha verimli kullanılması ve çevresel sürdürülebilirliğe önemli katkılar sağlanması amaçlanıyor. Yeni düzenleme kapsamında her yıl inşa edilecek binalarda ülke genelinde 2,5 teravat saatlik enerji tasarrufu elde edilecek. Bu miktar, Atatürk Barajı’nın üç ayda ürettiği enerjiye denk geliyor. Isı yalıtımında sağlanacak iyileştirmeler, enerji tasarrufunun yanı sıra karbon salımının azaltılmasına da katkı sunacak. Yeni standartlarla uyumlu olarak inşa edilecek yapılar sayesinde yılda yaklaşık 600 milyon ton eş değerinde karbondioksit emisyonunun önüne geçilmesi hedefleniyor. Avukat Usanmaz: Yeni Isı Yalıtım Standardı İnşaat Sektörünü Etkileyecek Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Avukat Baran Usanmaz, "Binalarda ısı yalıtım kurallarını belirleyen TS 825 standardının zorunlu uygulamaya alınması, 25 Şubat 2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğ ile mevzuata eklenmiş olup, bu düzenleme 1 Nisan 2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. TS 825 standardı, binalarda ısı yalıtımı hesaplama yöntemlerinden yapı elemanlarının yalıtım şartlarına kadar detaylı düzenlemeler içermektedir. Bu durum, ruhsat aşamasından itibaren tüm inşaat projelerinin söz konusu standartlara uygunluğunu zorunlu kılmaktadır," ifadelerini kullandı. Binalar Artık Sadece Isıtmaya Değil Soğutmaya da Göre Tasarlanacak Avukat Usanmaz, standarda aykırı inşaatların hukuki sonuçlarına da değinerek, "Tebliğ açıkça belirtiyor ki, standartlara uygun projeler ruhsat alabilecek. Ruhsat sonrası yapılan denetimlerde standartlara aykırılık tespit edilmesi halinde ise projelerin durdurulması ve mühürlenmesi gibi yaptırımlar söz konusu olabilecek. Bu durum, müteahhitler ve yapı sahipleri açısından ciddi hukuki ve mali riskler oluşturabilir. Özellikle proje aşamasında TS 825 standardının titizlikle uygulanması ve denetim süreçlerinin şeffaf bir şekilde yürütülmesi ileride yaşanabilecek hukuki ihtilafların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıyor," şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.