Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tskb

Kapsül Haber Ajansı - Tskb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tskb haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TSKB’den Ova Enerji’nin Depolamalı RES Yatırımına 45 Milyon Dolarlık Finansman Haber

TSKB’den Ova Enerji’nin Depolamalı RES Yatırımına 45 Milyon Dolarlık Finansman

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), Erdem Holding grup şirketlerinden Ova Enerji ile imzaladığı anlaşma kapsamında Çayırlar Depolamalı Rüzgâr Enerjisi Santrali (DRES) yatırımı için 45 milyon ABD doları tutarında finansman sağladı. Toplam 43,5 MW kurulum kapasitesine sahip olacak proje, bünyesindeki Batarya Enerji Depolama Sistemi (BEDS) sayesinde Türk şebekesine sağlam ve yönlendirilebilir yenilenebilir enerji arzı sunacak. Gelişmiş rüzgâr enerjisiyle depolama teknolojilerini entegre eden bu projenin, şebeke istikrarı ve kapasite faktörünün artırılmasının yanı sıra Türkiye’nin karbon azaltım hedeflerine doğrudan etki etmesi amaçlanıyor. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar: “Yenilenebilir enerji yatırımlarını desteklemeyi sürdürüyoruz” Anlaşmaya dair değerlendirmede bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “Ülkemizin sürdürülebilir kalkınma yolculuğunda, yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesinin yanında enerji arz güvenliğini ve şebeke istikrarını güvence altına alan teknoloji odaklı yatırımları da stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Erdem Holding grup şirketlerinden Ova Enerji’nin ülkemizin temiz enerji dönüşümüne katkı sunan bu anlamlı projesine finansman sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz. TSKB olarak, ülkemizin düşük karbonlu ekonomiye geçişine küresel standartlarda katma değer sağlamaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Ova Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Rıza Erdem, “Ülkemizin temiz enerji geleceğine katkı sunacak Çayırlar DRES projemiz için TSKB ile yeni bir finansman anlaşmasına imza attık. 20 yıla yaklaşan TSKB ve Erdem Holding iş birliğine yeni bir proje eklemenin sevincini yaşıyoruz. Batarya depolama sistemine sahip bu entegre yatırımımız şebeke altyapımızı güçlendirirken karbon azaltım hedeflerimize de doğrudan hizmet edecek. Güçlü ortağımız TSKB ile Türkiye’nin büyümesini destekleyen sürdürülebilir yatırımlara devam edeceğiz” diyerek memnuniyetini dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB ve JBIC Arasında Dev Anlaşma Haber

TSKB ve JBIC Arasında Dev Anlaşma

T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde temin edilen kaynakla Türkiye genelinde sera gazı emisyonlarının azaltılmasını amaçlayan yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık yönetimi yatırımları ile diğer yeşil yatırımlara finansman sağlanacak. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, sağlanan kredinin JBIC ile bugüne kadar imzalanan en yüksek tutarlı kredi olduğunu belirterek, “COP31 Zirvesi’ne hazırlanan Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ve düşük karbonlu ekonomiye geçişine JBIC GREEN 4 kredisiyle katkı sağlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz” dedi. Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması için yeşil dönüşümü desteklemeyi sürdüren Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), uzun soluklu iş ortağı Japonya Uluslararası İş Birliği Bankası (JBIC) ile yürüttüğü iş birliğine bir yenisini daha ekledi. Daha önce 2015, 2022 ve 2023 yıllarında JBIC ile hayata geçirilen GREEN kredi anlaşmalarının devamı niteliğindeki bu yeni finansmanla birlikte 350 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 4 kredi anlaşması imzalandı. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğüyle sağlanan söz konusu kredi, Türkiye genelinde sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sunacak yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık yönetimi yatırımları ile diğer yeşil yatırımların finansmanında kullanılacak. Anlaşmaya JBIC’in yanı sıra temsilci banka olarak MUFG Bank, Ltd. de destek veriyor. TSKB, Samuray Bonoları ihracı aracılığıyla Japon sermaye piyasalarında başlattığı işlemlerini 1999 Marmara depreminden etkilenen firmaların desteklenmesi amacıyla 2000 yılında JBIC ile imzaladığı ilk kredi anlaşmasıyla pekiştirirken, iki kurum arasındaki stratejik ortaklığın da temellerini attı. TSKB ve JBIC arasındaki güçlü iş birliği, ilerleyen yıllarda sürdürülebilir kalkınma odağında derinleşerek devam etti. Bu kapsamda, Türkiye’de sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlamak amacıyla 150 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 1 kredi anlaşması 2015 yılında hayata geçirildi. Bunu, 2022 yılında imzalanan 220 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 2 kredi anlaşması izledi. 2023 yılında ülkemizin doğu ve güneydoğu bölgelerinde yaşanan deprem felaketinin ardından ise iki kurum arasındaki köklü iş birliğinin ve Türkiye ile Japonya arasındaki dayanışmanın bir göstergesi olarak temin edilen 200 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 3 kredisiyle, depremden etkilenen firmaların yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımları desteklendi. TSKB, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine katkı sağlamayı kararlılıkla sürdürüyor. 2015, 2022 ve 2023 yıllarında hayata geçirilen GREEN kredilerinin devamı niteliğindeki bu anlaşmayla birlikte TSKB’nin JBIC’ten son 10 yılda sağladığı toplam finansman tutarı yaklaşık 1,2 milyar dolar seviyesine ulaştı. JBIC ile imzalanan kredi anlaşması hakkında değerlendirmede bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “JBIC ile 2000 yılından bu yana başarıyla sürdürdüğümüz stratejik ortaklığımızı, Türkiye ve Japonya’nın birbirlerine destek olma konusunda uzun yıllara dayanan güçlü iş birliği geçmişinden aldığımız güçle 350 milyon dolarlık bu yeni anlaşmayla bir üst seviyeye taşımaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. JBIC’ten temin edilen en yüksek montanlı kredi olma özelliğini taşıyan GREEN 4 kredisi, ülkemizin enerji politikaları, 2053 net sıfır emisyon hedefi ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş hedefleriyle de bütünlük gösteriyor. Bu kaynakla yenilenebilir enerjiden su yönetimine kadar geniş bir yelpazedeki yeşil yatırımları destekleyerek ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkımızı daha da büyüteceğiz. Türkiye, Paris Anlaşması kapsamındaki Ulusal Katkı Beyanı (NDC) çerçevesinde 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını mevcut artış senaryosuna göre %41 azaltmayı hedeflerken, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji verimliliği, yeşil sanayi dönüşümünü öncelikli alanlar arasında konumlandırıyor. Bu kaynakla yenilenebilir enerjiden su ve atık yönetimine kadar geniş bir yelpazedeki yeşil yatırımları destekleyerek ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkımızı daha da büyüteceğiz. COP31 Zirvesi’ne hazırlanan Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ve düşük karbonlu ekonomiye geçişine JBIC GREEN 4 kredisiyle değer yaratmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu yeni finansman ile Türkiye’nin COP31 Eylem Gündem’indeki önceliklerine, özellikle temiz enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme ve iklim eylemi uygulama mekanizması eylemlerine katkı sunmayı amaçlıyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığımız garantörlüğü altında değerli iş ortağımız JBIC ile imzaladığımız bu yeni anlaşmayla sürdürülebilir kalkınma rotasında ülkemiz için güçlü bir adım daha attık. Bu kapsamda, GREEN 4 kredimiz için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na değerli desteklerinden dolayı en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi. JBIC Genel Direktörü Hiroyuki Suzuki anlaşma hakkında şu açıklamaları yaptı: “GREEN 4 kredisi, JBIC ve TSKB arasında süregelen iş birliği temelinde gelişen uzun soluklu ve yakın ortaklığı yansıtıyor. JBIC olarak, TSKB’nin finansman faaliyetleri aracılığıyla Türkiye’de sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesinde üstlendiği önemli rolü büyük bir takdirle karşılıyoruz. Bu kredinin, Türkiye’de yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve çevresel açıdan sürdürülebilir diğer yatırımların teşvik edilmesine katkı sağlaması, ülkenin enerji güvenliğini güçlendirmesi ve Japon şirketlerinin uzmanlık ve teknolojileriyle iş birliği fırsatları yaratmasını bekliyoruz. Japonya’nın politika odaklı finans kuruluşu olarak JBIC’in Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik çabalarını desteklemek ve Japonya ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkileri daha da güçlendirmek amacıyla TSKB ile yakın iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğini paylaşmak isteriz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aksa Enerji’ye EMEA Finance’ten İki Prestijli Ödül Haber

Aksa Enerji’ye EMEA Finance’ten İki Prestijli Ödül

Enerji sektöründe global ölçekte faaliyet gösteren Aksa Enerji, 8 ülkedeki 14 santral operasyonu ve 3.000 MW’ın üzerindeki kurulu gücüyle uluslararası enerji yatırımları ve proje finansmanı alanındaki başarısını bir kez daha ortaya koydu. Aksa Enerji, CEE Bölgesi’nde kazandığı "En İyi Güneş Enerjisi Finansmanı Anlaşması" ödülünü, Türkiye’de TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası) tarafından banka finansmanı gerçekleştirilen depolamalı güneş enerjisi santralleri ve müstakil elektrik depolama tesisi projeleri kapsamında elde etti. Şirket, Senegal’de geliştirdiği 255 MW kurulu güce sahip kombine çevrim doğal gaz santrali başta olmak üzere Afrika’daki enerji yatırımlarını destekleyen AFC (Africa Finance Corporation) finansman anlaşmasıyla “Afrika’da Yılın En İyi Enerji Finansmanı Anlaşması” ödülüne layık görüldü. Söz konusu finansman yapısı, Afrika’nın enerji altyapısının güçlendirilmesine katkı sağlayacak stratejik yatırımların hayata geçirilmesinde önemli rol oynadı. Türkiye’den Afrika’ya uzanan yatırım portföyüyle enerji arz güvenliğine katkı sağlayan Aksa Enerji, uzun vadeli ve sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisi doğrultusunda mevcut portföyünü yenilenebilir enerji, enerji depolama gibi yenilikçi yatırımlarla çeşitlendirirken, uluslararası finans çevrelerinden aldığı bu ödüllerle global enerji sektöründeki güçlü konumunu pekiştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beta Enerji’nin Halka Arzına SPK’dan Onay Haber

Beta Enerji’nin Halka Arzına SPK’dan Onay

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Ziraat Yatırım’ın liderliğini, Yatırım Finansman Menkul Değerler’in (YF) eş liderliğini üstlendiği Beta Enerji’nin halka arzında pay başına satış fiyatı 40 TL olarak belirlendi. Halka arzda 55 milyon TL nominal değerli paylar sermaye artırımı, 5 milyon 750 bin TL nominal değerli paylar ortak satışı şeklinde olmak üzere toplam 60 milyon 750 bin TL nominal değerli paylar, sabit fiyatla talep toplama ve en iyi gayret aracılığı yöntemiyle satışa sunulacak. Halka arz büyüklüğünün yaklaşık 2,4 milyar TL’ye ulaşması hedeflenirken, halka açıklık oranının ise yüzde 15 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. Kurulduğu günden bu yana 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdi Beta Enerji, Adana’da farklı tip güç ve gerilimlerde yağlı ve kuru tip dağıtım transformatörü, güç transformatörü ve köşk üretimine devam ediyor. Adana'daki tesislerinin yanı sıra Almanya, Ukrayna ve Amerika bölgelerindeki dağıtım ağıyla dünyanın dört bir yanına ürünlerini ulaştıran şirket, kurulduğu günden bu yana 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz girdisi sağlıyor. Beta Enerji, katma değerli ürünler üretme hedefiyle, alanında uzman 730’un üzerinde çalışanıyla faaliyetlerine devam ediyor. Yaklaşık 130 milyon dolarlık yatırım Beta Enerji sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda önemli yatırımlara imza atıyor. Şirketin, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçirdiği Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü, tam kapasite faaliyete girdiğinde Avrupa’nın en büyük teknoloji kampüslerinden biri olacak. Toplamda yaklaşık 130 milyon dolar yatırım ile hayata geçirilen kampüs, yaklaşık 115 bin 155 metrekare alana sahip. LEED (Leadership in Energy and Environmental Design) sertifikasına uyumlu bir yapıda hayata geçirilen tesis, transformatörlerden yüksek gerilim anahtarlama ürünleri ve beton köşk ürünlerine kadar uçtan uca üretim yetkinliğine sahip olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Sapro’ya 30 Milyon Euro Yatırım Haber

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Sapro’ya 30 Milyon Euro Yatırım

TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde Dünya Bankası’ndan temin ettiği kaynakla kurulan Türkiye Yeşil Fonu’nun 30 milyon Euro tutarındaki ikinci yatırımını Sapro Temizlik Ürünleri’ne gerçekleştirdi. Tamamı sermaye artırımı yoluyla sağlanan ve doğa pozitif üretime pozitif katkı sunan bu yatırımla Sapro Temizlik Ürünleri’nin yeşil dönüşüm ve büyüme stratejilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Türkiye Yeşil Fonu ile Türkiye’nin kalkınma planı doğrultusunda büyüme ve gelişme potansiyeli taşıyan alanlarda katma değer sağlayan firmalara orta-uzun vadeli yatırımlar yaparak sera gazı salımlarının azaltılması ve Türkiye ekonomisinin yeşil ve kapsayıcı dönüşümünün desteklenmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda sermaye piyasalarının iklim finansmanı odağında derinleşmesine ve çeşitlenmesinde etkin rol üstlenilerek özel sermayenin harekete geçirilmesi de sağlanacak. Avrupa’nın önde gelen ıslak mendil üreticilerinden biri olan Sapro Temizlik Ürünleri, bu ortaklık kapsamında karbon ayak izinin azaltılması, yenilenebilir enerji yatırımları, verimlilik projeleriyle atık ve su yönetimi gibi çevresel dönüşüm planlarını hayata geçirecek. Yatırım aynı zamanda Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefi doğrultusunda sanayide kapsayıcı ve yeşil dönüşümü hızlandırmayı amaçlıyor. Anlaşmaya dair değerlendirmelerde bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “75 yılı aşkın süredir Türkiye’nin çok yönlü kalkınması için çalışan bir banka olarak, kalkınma bankacılığındaki derin uzmanlığımızı yatırım bankacılığı alanındaki faaliyetlerimizle birleştirerek kurduğumuz Türkiye Yeşil Fonu kapsamında ikinci yatırımımızı gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Dünya Bankası ile uzun soluklu ilişkilerimizin güçlü bir yansıması olan Türkiye Yeşil Fonu ile ortaklığımızı daha da ileriye götürecek işlere imza atarak kalkınmaya desteğimizi büyütüyoruz. Sapro Temizlik Ürünleri ile sağladığımız bu iş birliği, sanayimizin yeşil dönüşümüne ivme kazandırmanın yanı sıra yerli üretimimizin küresel standartlarla uyumunu güçlendirecek stratejik bir adım olma özelliğini de taşıyor. Bu kıymetli iş birliğinin Sapro Temizlik Ürünleri başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Dünya Bankası kaynaklı bir fon olan Türkiye Yeşil Fonu’nun Sapro’ya yapmış olduğu yatırımın sürdürülebilirlik vizyonlarına uyum sağladığını belirten Sapro Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhun Zincirkıran, “Bugün, ıslak mendil kullanımının en önemli alanlarından biri de bebek bakımı. Ailelerin en değerli varlığı olan bebeklerin bakımı bizler için de büyük önem taşıyor. Kurulduğumuz günden beri en kıymetli varlığımız olan bebeklere zarar vermeyecek ürünler geliştiriyor, dünyamızın geleceği için sürdürülebilir ürünler tasarlıyoruz. Private label ıslak mendil üretimi alanında Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise en büyük dört üreticisinden biri olarak doğal içerikler geliştirmeye odaklanmayı sürdürüyoruz. Yüzde yüz geri dönüşümlü, biyoçözünür, kompostlanabilir, yüzde yüz bitki bazlı doğal elyaftan ürettiğimiz ıslak mendil kumaşı yatırımımızla global ölçekte hizmet vermeye devam ediyor, Türkiye’nin kendi alanında en fazla sürdürülebilirlik yatırımı yapan firmaları arasında yer alıyoruz. Türkiye Yeşil Fonu’na, şirketimize sağladığı değerli katkıları ve ülkemizin bu alandaki yatırım ihtiyaçlarını sağlayan ekosistemi oluşturdukları için teşekkürlerimizi sunarız” açıklamasını yaptı. Maxis Girişim Sermayesi Genel Müdürü Özgür Temel, Türkiye Yeşil Fonu’nun, karbonsuzlaşma ve kapsayıcı dönüşüm hedefleri doğrultusunda şirketlerin yeşil dönüşüm süreçlerini desteklemeye devam ettiğini belirterek, “Sapro Temizlik Ürünleri’ne gerçekleştirdiğimiz bu yatırım, ikinci yatırım olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık otuz yıldır faaliyet gösteren, güçlü ihracat kabiliyeti ve geniş müşteri tabanıyla sektöründe köklü bir konuma sahip olan Sapro; ileri teknoloji ve verimlilik odaklı üretim altyapısıyla dönüşüm açısından güçlü bir başlangıç noktasına sahip. Bu yatırım Türkiye Yeşil Fonu’nun sanayide yeşil dönüşümü somut ve ölçülebilir adımlarla destekleme yaklaşımının sahadaki güçlü bir örneğini oluştururken, Fon kapsamında sağlanan kaynak şirketin karbon ayak izinin azaltılması ve operasyonel verimliliğin artırılmasına yönelik çalışmalar için kullanılacak” dedi. Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez ise “Türkiye Yeşil Fonu, kamu kaynaklarının özel sermayeyi harekete geçirerek sanayide dönüşümü ve karbonsuzlaşmayı hızlandırabileceğini gösteriyor. Sapro’ya yapılan yatırım, Türkiye’de düşük karbonlu üretim için ölçeklenebilir bir finansman modelinin ortaya çıktığını işaret ediyor. Dünya Bankası, rekabet gücünü artıran, sanayide yenilikçiliği hızlandıran ve özel yatırımları harekete geçiren platformları desteklemeye kararlıdır” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OSB’lerde Değer Artışı Enflasyonun Gerisinde Kaldı Haber

OSB’lerde Değer Artışı Enflasyonun Gerisinde Kaldı

TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş., organize sanayi bölgeleri (OSB) özelindeki kapsamlı araştırmalarına 2026 yılında da devam etti. Türkiye ekonomisi ve kent gelişiminde yönlendirici bir rol üstlenen, birçok firmaya ev sahipliği yapan OSB’leri inceleyen şirket, 18 ilde yer alan 31 organize sanayi bölgesini detaylı şekilde analiz etti. Çalışmada, sanayi yapılarında talebin büyük ölçüde lojistik avantajlara göre şekillendiği görülürken, lojistik açıdan güçlü bölgelerde depolama alanlarına yönelik yüksek talebin değerleri artırıcı etkisi olduğu tespit edildi. OSB’lerde tamamen veya kısmen bedelsiz arsa tahsisine yönelik desteklerin 2029 yılına kadar uzatılması da talep üzerinde etkisini sürdürdü. Sanayi yapılarında artan maliyetlerin üretim üzerinde sınırlayıcı etkisi bulunurken, kira değerlerini yukarı yönlü etkilediği ve bu durumun yatırımın geri dönüş süresinin kısalmasına katkı sağladığı gözlemlendi. İl bazlı değerlendirmelere bakıldığında; Marmara Bölgesi’nde İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Sakarya gibi oturmuş sanayi merkezlerinde dengeli arz-talep yapısının etkisiyle kira artışlarının daha kontrollü seyrettiği görülürken, Samsun, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi illerde arzın sınırlı kalmasının etkisiyle kira artışlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek gerçekleştiği gözlemlendi. Arsa değer artışlarında ise Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Denizli ve Ankara öne çıkarken, bu artışların temelinde yeni yatırım girişlerinin etkili olduğu tespit edildi. Buna karşılık Malatya, Gaziantep ve Adana’da hem kira hem arsa değer artışlarının sınırlı kalması, talebin daha zayıf seyrettiğine işaret etti. Doluluk oranları incelendiğinde, Kocaeli, Tekirdağ ve Bursa gibi sanayi yoğun bölgelerde artışların dikkat çektiği görülürken; İstanbul, Sakarya ve Ankara gibi doluluk oranı halihazırda yüksek olan illerde artışın sınırlı kaldığı gözlemlendi. Öte yandan, Malatya ve İzmir Kemalpaşa gibi bölgelerde doluluk oranlarının görece daha düşük seviyelerde kalması, bu bölgelerde arzın henüz tam olarak dolmadığını ortaya koydu. Makbule Yönel Maya: “OSB’lerde dengelenme süreci devam ediyor” TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, OSB’lere yönelik değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Sanayi yapılarına olan talebin güçlü seyrini koruduğunu, ancak son iki yılda değer artışlarının daha dengeli bir patikaya oturduğunu görüyoruz. Kira ve arsa değer artışlarının enflasyonun altında gerçekleşmesi, piyasanın daha sürdürülebilir bir dengeye doğru ilerlediğine işaret ediyor. Doluluk oranlarının birçok bölgede üst seviyelere ulaşması, organize sanayi bölgelerine olan talebin devam ettiğini ortaya koyarken, yeni sanayi alanı üretiminin önemini artırıyor. Özellikle lojistik avantajı yüksek bölgelerde depolama ve sanayi alanlarına yönelik talebin güçlü kalmaya devam edeceğini öngörüyoruz. Yatırımcı perspektifinden bakıldığında ise geri dönüş sürelerinin 16-17 yıl bandında dengelenmesi, OSB’lerin cazibesini koruduğunu ve uzun vadeli yatırım açısından önemini sürdürdüğünü gösteriyor.” Kira artışında ivme kaybı dikkat çekti Son iki yıllık verilere göre kira değerlerindeki artışın enflasyon oranının altında seyrettiği görüldü. Geçtiğimiz yıl %36 seviyesinde olan yıllık ortalama kira artışı bu yıl 10 puan geriledi ve %26,3 olarak kaydedildi. Arsa fiyatlarının yükseldiği dönemde maliyet baskıları nedeniyle yeni inşaat faaliyetlerinin yavaşlaması arzı sınırlarken; Samsun, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi illerde kira artışlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek gerçekleşmesine neden oldu. Bölgesel bazda incelendiğinde; Marmara Bölgesi’nde dengeli arz-talep yapısının kira artışlarını kontrollü seviyede tuttuğu, Ege Bölgesi’nde ise sektör çeşitliliği sayesinde daha istikrarlı bir seyir izlendiği görüldü. İç Anadolu ve benzeri bölgelerde ise daha sınırlı talep yapısı kira artışlarının görece düşük kalmasına yol açtı. Geri dönüş süresi 13,7 ve 19,5 yıl aralığında hesaplandı Marmara Bölgesi’nde güçlü ve oturmuş talep yapısının etkisiyle geri dönüş süreleri daha kısa seyretti. Dengeli bir yatırım ortamı açısından kira artışlarının arsa değer artışını aşması beklenirken, Afyonkarahisar, Eskişehir gibi arsa fiyatlarının daha hızlı artması geri dönüş sürelerini 18-19 yıl mertebesine çıkarmaktadır. Büyükşehirlerde yüksek doluluk oranı ve sürekli üretim talebi geri dönüş sürelerini daha stabil tutarken; gelişim sürecindeki şehirlerde yatırım hareketliliği geri dönüş sürelerinde daha belirgin değişimlere yol açtı. Arsa değer artışı %25 seviyesinde gerçekleşti OSB’lerde yıllık ortalama arsa değer artışı %25 olarak hesaplandı. Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Denizli ve Ankara’da arsa değer artışlarının enflasyonun üzerinde gerçekleşmesinde yeni yatırımların etkili olduğu görüldü. Artan maliyetler nedeniyle yapı izinlerinde yaşanan gerileme arzı sınırlarken, bazı bölgelerde arsa fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Buna karşın genel ortalamada artışların enflasyonun altında kaldığı tespit edildi. Malatya, Gaziantep ve Adana’da hem arsa hem kira artışlarının sınırlı kalması talebin görece zayıf seyrettiğine işaret ederken; Kayseri’de arsa değer artışının düşük kalmasına rağmen kira artışlarının yüksek olması mevcut stok üzerindeki talep baskısını ortaya koydu. Doluluk oranı %97 ile yüksek seviyesini korudu Türkiye genelinde OSB’lerde doluluk oranlarının yüksek seviyelerde seyrettiği ve birçok bölgede %100’e ulaştığı görüldü. Bu durum, sanayi alanlarına yönelik talebin güçlü şekilde devam ettiğini ve mevcut stokun büyük ölçüde dolu olduğunu ortaya koydu. Kocaeli, Tekirdağ ve Bursa gibi sanayi yoğun bölgelerde doluluk oranlarında artış gözlemlenirken, İstanbul, Sakarya ve Ankara gibi oturmuş bölgelerde zaten yüksek olan doluluk oranlarının artış potansiyelinin sınırlı kaldığı dikkat çekti. Malatya ve İzmir Kemalpaşa gibi bazı bölgelerde ise doluluk oranlarının görece daha düşük seviyelerde kalması, bu bölgelerde arzın mevcut olduğunu ve talebin daha sınırlı seyrettiğini gösterdi. Doluluk oranlarının birçok bölgede üst sınıra ulaşması, yeni sanayi alanı üretiminin önemini artırırken, talebin mevcut alanlar üzerinde yoğunlaştığını ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB ve AFD’den 150 Milyon Euro’luk Yeni Anlaşma  Haber

TSKB ve AFD’den 150 Milyon Euro’luk Yeni Anlaşma 

TSKB ve AFD arasındaki dokuzuncu iş birliği olan bu anlaşmayla Türkiye’deki döngüsel ekonomi yatırımlarının desteklenmesi ve bu alandaki çalışmaların hız kazanması amaçlanıyor. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, sağlanan kredinin 2022 yılında imzalanan 80 milyon Euro tutarındaki döngüsel ekonomi kredisinin devamı niteliğinde olduğunu belirterek “AFD ile imzaladığımız bu anlaşma, ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasında öncelikli alanların başında gelen döngüsel ekonomi temasına vereceğimiz en kapsamlı destek olmasıyla da ayrışıyor. Bu yıl Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 Zirvesi’ne yaklaşırken döngüsel ekonomi alanındaki yatırımların finansmanına ve farkındalığın artırılmasına doğrudan katkı sağlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz” dedi. TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), Fransız Kalkınma Ajansı’ndan (AFD) 150 milyon Euro tutarında kaynak temin etti. Sağlanan bu kaynakla Türkiye’de döngüsel ekonomi alanındaki yatırımlara ve bu alandaki uygulamalarını geliştirmeyi hedefleyen şirketlere finansman desteği sunulması amaçlanıyor. TSKB ev sahipliğinde bankanın İstanbul’da bulunan Genel Müdürlük binasında gerçekleşen imza törenine Fransa Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont, Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton ve AFD Grup Türkiye Direktörü Xavier Muron katıldı. Söz konusu kaynak, 2022 yılında imzalanan ve başarılı bir şekilde tamamlanan 80 milyon Euro tutarındaki döngüsel ekonomi kredisinin devamı niteliğini taşıyor. Temin edilen ilk kredi kapsamında sağlanan hibe anlaşması çerçevesindeki teknik danışmanlık süreci de yeni anlaşmayla birlikte devam ediyor. TSKB, Döngüsel Ekonomi Yol Haritası ile bu alandaki stratejisini belirlerken birçok sektör temsilcisi ile iş birliklerini zenginleştiriyor. AFD ile imzaladıkları bu yeni anlaşmayla iş birliklerini daha da ileri taşımaktan duydukları memnuniyeti paylaşan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “Bu krediyle birlikte 2005 yılından bu yana AFD’den sağladığımız toplam kaynak tutarı 675 milyon Euro’ya ulaştı. Döngüsel ekonomi, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda giderek daha fazla önem kazanıyor. Sağladığımız finansmanla kaynak verimliliğini artıran, yeniden kullanım ve geri dönüşümü destekleyen yatırımların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. 2022 yılında hayata geçirdiğimiz döngüsel ekonomi kredimizin devamı niteliğindeki bu yeni anlaşma ile iş ortaklarımızın bu alandaki dönüşümlerine destek olurken, ölçme ve gelişim metodolojileri içeren kredi modellerimiz, mühendislik ve teknik danışmanlık yetkinliklerimizden aldığımız güçle döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde ülkemiz yatırımlarına nitelikli katkı vermeye devam ediyoruz. Ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda döngüsel ekonomi finansmanına yönelik yüksek bir odaklılıkla çalışıyoruz. Bu yıl Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 zirvesi yaklaşırken döngüsel ekonomi alanındaki yatırımların finansmanına ve farkındalığın artırılmasına doğrudan katkı sağlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz” diye kaydetti. AFD Grubu Türkiye Direktörü Xavier Muron, “TSKB ile imzaladığımız bu dokuzuncu anlaşma, uzun soluklu bir ortaklığın neler başarabileceğinin kanıtıdır. Yirmi yılı aşkın süredir, ortak bir vizyona dayanan ve her yeni anlaşmanın bir öncekinden daha ileri gittiği nadir rastlanan bir ilişki inşa ettik. TSKB’nin döngüsel ekonomi ilkelerini finansman stratejisine entegre etme taahhüdü, AFD’nin kendi önceliklerini yansıtırken örnek teşkil eden bir ortağı desteklemek bizim için gerçek bir gurur kaynağı” diye konuştu. Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont “Bu anlaşma, Fransa-Türkiye ortaklığının derinliği ve canlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Finansmanın ötesinde, bu anlaşma sürdürülebilir kalkınmanın bir kısıtlama değil, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yaparak küresel iklim gündeminin tam merkezine oturduğu bu dönemde, iki ülkenin birlikte değerlendirmeye kararlı olduğu bir fırsat olduğuna dair ortak inancımızı yansıtıyor” dedi. TSKB ve AFD, 2005 yılından bu yana yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, sağlık, eğitim, çevre, sürdürülebilir turizm ve kadın istihdamı gibi pek çok alanda önemli projelere imza attı. 2016 yılında başlayan ve 2019 yılında devam eden kadın istihdamı temalı iş birliklerine ek olarak, 2022 yılında sağlanan 80 milyon Euro tutarındaki ilk döngüsel ekonomi kredisinin başarıyla tamamlanmasının ardından bu yeni kredi hayata geçiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB, Doğa Odağı ile Güçlendirdiği Sürdürülebilirlik Çalışmalarını Kararlılıkla Sürdürüyor Haber

TSKB, Doğa Odağı ile Güçlendirdiği Sürdürülebilirlik Çalışmalarını Kararlılıkla Sürdürüyor

Türkiye’nin ilk özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankası TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu sürdürülebilirlik raporunu da içeren 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu yayımladı. Banka, raporunda sürdürülebilirlik faaliyetlerini bütünleşik bir bakış açısıyla ele alarak finansal, çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki çalışmalarını kamuoyu ile paylaştı. Sürdürülebilirlik faaliyetlerini bütünsel çerçevede ele alan TSKB, yayımladığı 2025 Entegre Faaliyet Raporu ile eş zamanlı sürdürülebilirlik politikalarını güncelledi. Sürdürülebilirlik politikaları kapsamında yayımladığı Doğa ve Biyoçeşitlilik Politikası ile Banka, analiz süreçlerini Doğa ile İlgili Finansal Açıklamalar Görev Gücü (TNFD) tarafından geliştirilen LEAP (Locate, Evaluate, Assess, Prepare) metodolojisiyle uyumlu hale getiriyor. Banka’nın iklim odaklı çevresel risk yönetimi yaklaşımı; iklim değişikliği ve doğa kaybını birlikte ele alan “ikiz kriz” perspektifi doğrultusunda şekilleniyor. Bu kapsamda bilimsel araçlar kullanılarak, kredi portföyünün sektörel ve coğrafi dağılımı üzerinden doğayla olan etkileşimlerinin de detaylıca incelenmesi hedefleniyor. Doğal sermaye ve ekosistem hizmetlerine olan bağımlılıkların, etkilerin ve bunlara ilişkin risk ve fırsatların belirleneceği bu süreçte, elde edilen bulguların kredi süreçlerine ve portföy yönetimine kademeli olarak entegrasyonu amaçlanıyor. Banka, özellikle doğaya bağımlılığın ve etkinin yüksek olduğu sektörlerde faaliyet gösteren müşterileriyle proaktif bir etkileşim kurarak, etki azaltıcı uygulamaların geliştirilmesini ve doğa pozitif çözümlerin benimsenmesini teşvik edecek. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan TSKB Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Meral Murathan, “TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporunu da içeren 2025 Entegre Faaliyet Raporumuzla önemli bir adım attık. Doğa ve biyoçeşitliliği gözeten stratejik önceliklerimiz kapsamında bu yıl da sürdürülebilirlik faaliyetlerimizi entegre bir bakış açısıyla ele alıyoruz. Bu bütüncül yaklaşım doğrultusunda Bankamızın finansal, çevresel, sosyal ve yönetişim performansını kapsamlı bir çerçevede paylaşıyoruz. Rapor kapsamında, farklı sermaye unsurları üzerinden yarattığımız somut çıktı ve etkiyi ortaya koyarken gelecek hedeflerimizi çok yönlü bir yaklaşımla aktarıyoruz” dedi. “Sürdürülebilir finansman hedeflerimizi yükselttik” Güçlenen sürdürülebilir finansman performansı doğrultusunda Banka hedeflerini yukarı yönlü güncellediklerini belirten Murathan, “2030 yılına kadar 10 milyar ABD doları olarak belirlediğimiz SKA bağlantılı finansman hedefimizin yüzde 70’ini gerçekleştirerek hedefimizi 15 milyar ABD dolarına yükselttik. İklim finansmanı alanında ise 4 milyar ABD doları olarak belirlediğimiz hedefi 5 milyar ABD dolarına çıkardık. Bu hedeflerimizle aynı dönemi kapsayacak şekilde 3 milyar ABD doları tutarında yeni sosyal finansman hedefi belirledik. Uluslararası kalkınma finansmanı kurumlarından ülkemize sağladığımız başta iklim ve çevre olmak üzere temalı kaynak anlaşmalarını artırmaya devam ederken, sürdürülebilir finansman hedeflerimizi de önümüzdeki yıllarda da iddialı tutmaya devam edeceğiz. COP31’i ülkemizde ağırlamaya yaklaşırken, tüm paydaşlarımızla doğa pozitif dönüşümü hızlandırarak iklim riskleri azaltımı ve uyumu ile sosyal sermayenin güçlendirilmesi alanlarında çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.