Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tskb

Kapsül Haber Ajansı - Tskb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tskb haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TSKB Üçüncü Çeyrekte Türkiye’nin Çok Boyutlu Kalkınmasına Desteğini Büyüttü Haber

TSKB Üçüncü Çeyrekte Türkiye’nin Çok Boyutlu Kalkınmasına Desteğini Büyüttü

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. 76 yılı geride bırakan, Türkiye’nin ilk özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankası TSKB’nin yılın ilk 9 ayında uzun vadeli nakdi kredileri aracılığıyla Türkiye ekonomisine sağladığı desteği 1,8 milyar ABD dolarına ulaşırken, kurdan arındırılmış bazda kredi büyüme oranı %8,1 oldu. Banka’nın toplam aktif büyüklüğü 398,5 milyar TL’ye ulaşırken, toplam aktifler içerisinde %71’lik paya sahip kredi portföyü ise 238,9 milyar TL oldu. Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma öncelikleriyle uyumlu faaliyetlerini sürdüren Banka; üretim sektörü ve değer zincirinde döngüsel ekonomi, adaptasyon, iş gücü gelişimine katkı sağlayarak kadın ve genç istihdamına kadar pek çok stratejik kalkınma alanındaki projeleri finanse etmeye devam etti. Böylelikle, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) bağlantılı kredilerin toplam kredi portföyündeki oranı %93 seviyesinde gerçekleşti. Yılın üçüncü çeyreğinde, 2,7 milyar TL net kar açıklayan TSKB’nin 9 aylık net dönem karı 8,5 milyar TL’ye ulaştı. %22,3 özkaynak karlılık oranı elde eden Banka’nın hali hazırda yasal yükümlülüklerin oldukça üzerinde olan %19,4 oranındaki sermaye yeterliliği Banka’nın hedeflerini desteklemeye devam etti. Yılın ilk Dokuz Ayında 1,8 milyar ABD dolarını Aşan Fonlama TSKB’nin yılın üçüncü çeyreğinde T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın geri ödeme garantisiyle temin edilen Dünya Bankası ile imzaladığı 200 milyon Euro tutarındaki “Dağıtık Enerji için Piyasa Dönüşümünün Hızlandırılması Ek Finansman” kredi anlaşmasıyla Türkiye genelindeki dağıtık yenilenebilir enerji yatırımları ile batarya enerji depolama sistemlerinin finansmanının desteklenmesi hedefleniyor. 2024 yılında Dünya Bankası’ndan temin edilen ve Türkiye’de ilk kez başarıyla uygulanan Sonuç Odaklı Program kapsamındaki finansmanın devamı niteliğindeki bu anlaşmayla birlikte yılın ilk dokuz ayında kalkınma finansmanı kurumlarından (KFK) sağlanan kaynaklar 1,1 milyar ABD dolarına ulaştı. Bu tutarla, önceki yılın tamamında imzalanan KFK kredi tutarı aşıldı. Yılın üçüncü çeyreğinde, Bankanın uluslararası piyasalardaki fonlama faaliyetleri kapsamında ise temmuz ayında 300 milyon ABD doları tutarında, beş yıl vadeli tahvil ihracı başarıyla gerçekleştirildi. Banka ağustos ayında ise toplam 229 milyon ABD doları tutarındaki sendikasyon kredisini %110 çevirme oranıyla yeniledi. Yılbaşından bu yana temin edilen toplam fonlama tutarının 1,8 milyar ABD dolarını aşması yılın tarihi seviyelerde tamamlanacağını gösteriyor. Türkiye Yeşil Fonu’ndan Yatırımlar Devam Ediyor Aynı dönemde, TSKB’nin ana yatırımcısı olduğu ve T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde Dünya Bankası’ndan sağlanan kaynakla hayata geçirilen Türkiye Yeşil Fonu, üçüncü yatırımını tıbbi malzeme sektörünün önde gelen oyuncularından Disera Tıbbi Malzeme Lojistik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye gerçekleştirdi. Tamamı sermaye artırımı yoluyla sağlanan 10 milyon ABD doları değerindeki bu yatırımla şirketin yeşil dönüşüm projelerinin desteklenmesi hedefleniyor. Fonun dördüncü yatırımı ise Maxis yönetimindeki Atlas Büyüme Sermayesi Fonu ile Cevher Jant’a dönüşümü güçlendirmek amacıyla gerçekleştirildi. COP31 Raporu Yayımlandı Bu yıl ilk kez Türkiye ev sahipliğinde 9-20 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek COP31 için de hazırlıklarını sürdüren TSKB, iştiraki Escarus iş birliği ile "COP31’e Doğru: Öncelikli Gündem Konuları ve Türkiye İçin Dönüşüm Fırsatı" başlıklı raporunu da bu dönemde yayımladı. Rapor, COP31 hazırlık sürecini Paris Anlaşması kapsamındaki ilk Küresel Durum Değerlendirmesi (Global Stocktake) sonrasında başlayan yeni uygulama döneminin önemli bir aşaması olarak ele alırken, iklim hedeflerinin belirlenmesinden çok uygulanmasına odaklanan yeni döneme dikkat çekiyor. Raporda, Bonn İklim Konferansı'nın ardından Londra İklim Eylemi Haftası'nda uluslararası paydaşlarla paylaşılan COP31 Eylem Gündemi kapsamında Türkiye'nin benimsediği "Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon" vizyonuyla COP31'i bir "Uygulama COP'u" olarak konumlandırdığı belirtiliyor. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar: “İklim finansmanı öncelikli odağımız olmaya devam ediyor” Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar şunları söyledi: “Ülkemizin kalkınma rotasında sağladığımız finansman ve sunduğumuz danışmanlık faaliyetleriyle iş ortaklarımızın yeşil ve kapsayıcı dönüşüm yolculuğuna eşlik ediyoruz. Son dört yıldır pozitif değer ve etki yaratmaya odaklanarak büyümemizi sürdürüyoruz. Sosyal, çevresel ve ekonomik kalkınma hedeflerimizi izlerken, iklim finansmanı öncelikli odağımız olmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde de insan kaynağımız başta olmak üzere tüm sermaye öğelerimizle Türkiye için kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası Üst Yönetiminde Yeni Atamalar Haber

İş Bankası Üst Yönetiminde Yeni Atamalar

İş Bankası Grubu üst yönetiminde yapılan değişikliklerle Bankanın İcra Kuruluna dört yeni Genel Müdür Yardımcısı atandı. Bankanın Yönetim Kurulu toplantısında Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Genel Müdürü Ozan Uyar, İş Yatırım Genel Müdürü Kenan Ayvacı, Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan ve Bankanın İştirakler Bölümü Müdürü Murat Doğan’ın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK) gerekli bildirimlerin yapılması ve izinlerin alınmasını takiben Genel Müdür Yardımcısı olarak atanmalarına karar verildi. Ayrıca gerekli başvuru ve izinlerin ardından geçerli olmak üzere Bankada Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Sezgin Yılmaz, Anadolu Hayat Emeklilik’te; Sezgin Lüle ise Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nda (TSKB) Genel Müdür olarak görevlendirildi. Genel Müdür Yardımcısı Gürler Özkök de görevine İş Bankası İç Sistemler Koordinatörü olarak devam edecek. Ozan Uyar 1974 yılında Eskişehir’de doğan Ozan Uyar, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Profesyonel kariyerine 1997 yılında İş Bankası Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda Müfettiş Yardımcısı olarak başladı. 2006-2015 yılları arasında Ticari Krediler Tahsis Bölümü’nde Müdür Yardımcısı ve Birim Müdürü olarak görev yapan Uyar, 2015’te Krediler Portföy Yönetimi Müdürü, 2017’de Kurumsal Bankacılık Pazarlama ve Satış Müdürü, 2020’de Kurumsal Krediler Tahsis Müdürü, 2021’de Proje Finansmanı Müdürü oldu. 2022-2025 yılları arasında Maslak Kurumsal ve İstanbul Kurumsal şubelerinde müdürlük görevini sürdüren Uyar, 21 Ocak 2025 tarihinde TSKB’de Kredi Tahsis, Finansal Analiz ve Kredi Operasyonları departmanlarından sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Ozan Uyar, 1 Ağustos 2025’ten bu yana TSKB Genel Müdürü olarak görev yapıyordu. Kenan Ayvacı 1975 yılında Eskişehir’de doğan Kenan Ayvacı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisansını Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İktisat alanında tamamladı. Profesyonel kariyerine 1998 yılında İş Bankası Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda Müfettiş Yardımcısı olarak başlayan Ayvacı, 2006-2019 yılları arasında bankanın Sermaye Piyasaları Bölümü’nde sırasıyla Müdür Yardımcısı, Birim Müdürü ve Bölüm Müdürü olarak görev yaptı. 31 Mayıs 2019’da İş Yatırım’a Genel Müdür Yardımcısı olarak atanan Kenan Ayvacı, 1 Şubat 2024 tarihinden itibaren İş Yatırım Genel Müdürü olarak görev yapıyordu. Z. Mehmet Tuğtan 1977 yılında Adana’da doğan Zekai Mehmet Tuğtan, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. İş yaşamına 2001 yılında İş Bankası Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda Müfettiş Yardımcısı olarak başladı. 2009 yılında Bireysel Bankacılık Satış Bölümü’nde Müdür Yardımcılığı, 2013 yılında aynı bölümde Birim Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Tuğtan, 2017 yılında Çarşı-Bakırköy Şube Müdürü olarak görev yaptıktan sonra 2018’de Bireysel Bankacılık Ürün Müdürü, 2021’de Bireysel Bankacılık Pazarlama Müdürü oldu. 2022 yılında Harvard Business School’da Advanced Management Programını tamamlayan Z. Mehmet Tuğtan, 20 Ocak 2023 tarihinden bu yana Anadolu Sigorta Genel Müdürü olarak görev yapıyordu. Murat Doğan 1977 yılında Samsun’da doğan Murat Doğan, İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Doğan, 2000 yılında İş Bankası İştirakler Bölümü’nde Yatırım Uzman Yardımcısı olarak göreve başladı. 2009’da aynı bölümde Müdür Yardımcısı, 2014’te Birim Müdürü oldu. Murat Doğan, 30 Kasım 2021’den bu yana İştirakler Bölümü Müdürü olarak görev yapıyordu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB’nin Yeni Genel Müdürü Sezgin Lüle Oldu Haber

TSKB’nin Yeni Genel Müdürü Sezgin Lüle Oldu

TSKB üst yönetiminde görev değişimi gerçekleşti. 2021 yılından bu yana İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Sezgin Lüle, TSKB’nin yeni Genel Müdürü oldu. Sezgin Lüle gerekli yasal başvuru ve izinlerin alınmasını takiben TSKB Genel Müdürlük vazifesine başlayacak. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar ise Türkiye İş Bankası’nda Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapacak. Sezgin Lüle 1976 yılında Trabzon'da doğan Sezgin Lüle, 1998 yılında Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü'nden, 2004 yılında ise University of Birmingham'da Uluslararası Bankacılık ve Finans yüksek lisans programından mezun oldu. Profesyonel kariyerine 1998 yılında İş Bankası Organizasyon Müdürlüğü'nde Organizasyon ve Metot Uzman Yardımcısı olarak başlayan Lüle, 1999 yılında Teftiş Kurulu Başkanlığı'nda Müfettiş Yardımcısı oldu. 2008-2011 yılları arasında Proje ve Değişim Yönetimi Başkanlığı'nda Müdür Yardımcısı ve Birim Müdürü olarak görev yaptıktan sonra Nisan 2017'de Kurumsal Mimari Müdürlüğü görevini üstlendi. 2019 yılında Harvard Business School'da Advanced Management Programını tamamlayan Sezgin Lüle, 28 Ocak 2021 tarihinde İş Bankası Genel Müdür Yardımcılığına atandı ve Dijital Bankacılık, Ödeme Sistemleri ve Bireysel Bankacılık alanlarında sorumluluk aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB, “Teknolojik Dönüşümü Anlamak”  Başlıklı Raporunu Yayımladı Haber

TSKB, “Teknolojik Dönüşümü Anlamak” Başlıklı Raporunu Yayımladı

TSKB Ekonomik Araştırmalar tarafından hazırlanan “Teknolojik Dönüşümü Anlamak” başlıklı rapor dünya ekonomisindeki potansiyel büyüme hızındaki yavaşlama ve sanayideki dönüşüm ihtiyacına dikkat çekiyor. Yüksek teknoloji üretiminin yaygınlaştırılmasının yanı sıra radikal teknolojilerin geliştirilmesinin de önemine vurgu yapan çalışma, yeni teknolojilerin ekonominin geneline yayılmasını sağlayacak teknoloji politikalarına da ağırlık verilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Raporda, Türkiye imalat sanayisinde yüksek teknoloji üretiminin artış göstermesine rağmen toplam üretim içindeki payının sınırlı kaldığına ve teknoloji açığının sürdüğüne dikkat çekiliyor. Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin hızlı yayılımıyla birlikte küresel ölçekte stratejik teknolojilerde yoğunlaşmanın arttığı belirtilirken, yapay zekâ kaynaklı dönüşümün özellikle kadınlar ve gençler üzerindeki olası istihdam etkilerine yönelik destekleyici politikaların önemine vurgu yapılıyor. Çalışmada ayrıca, yapay zekâ, yarı iletkenler, kritik mineraller ve temiz teknolojiler gibi stratejik alanların doğrudan yabancı yatırımları giderek daha fazla yönlendirdiğine dikkat çekiliyor. Teknolojik dönüşümün ekonominin geneline yayılması ve verimlilik artışının sağlanması için yeni teknolojilerin geliştirilmesine yönelik politikaların, teknoloji difüzyonunu destekleyen yaklaşımlarla birlikte ele alınması gerektiği ifade ediliyor. Raporun öne çıkan başlıkları şöyle sıralanıyor: 2010-2025 döneminde imalat sanayinde reel üretim yıllık ortalama %5,5 büyürken, yüksek teknoloji üretimi %11,5 artış gösterdi. Bu yüksek artışa rağmen, düşük başlangıç seviyesi nedeniyle yüksek teknoloji ürünlerinin toplam üretimden satışlar içindeki payı 2025 yılında %3,6 düzeyinde kaldı ve bu gruptaki dış ticaret açığı sürekliliğini korudu. Bilgisayar ve internete kıyasla çok daha hızlı yayılan yapay zekâ ile dijitalleşme ivme kazanırken; model geliştirme, çip üretimi ve veri merkezi altyapılarında ciddi bir küresel yoğunlaşma dikkat çekiyor. Küresel istihdamın yaklaşık beşte birinin üretken yapay zekâdan etkileneceği tahmin ediliyor. Üretken yapay zekâyla doğrudan örtüşen alanlarda kadın çalışan oranı yüksek seyrederken, 22-25 yaş grubundaki genç istihdamında düşüş gözleniyor. Buradan hareketle bu gruplara yönelik özel destekleyici önlemler önem arz ediyor. Yapay zekâ, yarı iletkenler, kritik mineraller ve temiz teknolojileri kapsayan stratejik alanların toplam sıfırdan yatırımlar içindeki payı 2020’deki %16 seviyesinden 2025’te %44’e yükseldi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Disera’ya 10 Milyon ABD Doları Yatırım Haber

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Disera’ya 10 Milyon ABD Doları Yatırım

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde Dünya Bankası’ndan sağlanan kaynakla kurulan Türkiye Yeşil Fonu’nun 10 milyon ABD doları tutarındaki üçüncü yatırımını, Disera Tıbbi Malzeme Lojistik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye gerçekleştirdi. Tamamı sermaye artırımı yoluyla sağlanan ve doğa pozitif üretime katkı sunan bu yatırımla Disera’nın yeşil dönüşüm ve büyüme stratejilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Türkiye Yeşil Fonu ile Türkiye’nin kalkınma planı doğrultusunda büyüme ve gelişme potansiyeli taşıyan alanlarda katma değer sağlayan firmalara orta-uzun vadeli yatırımlar yaparak sera gazı salımlarının azaltılması ile Türkiye ekonomisinin yeşil ve kapsayıcı dönüşümü amaçlanıyor. AB Yeşil Mutabakatı kapsamına giren sektörlerde faaliyet gösteren verimli üretim süreçlerine sahip firmaların çevre dostu üretimi desteklenirken eş zamanlı olarak Türkiye Yeşil Fonu ile sermaye piyasalarının iklim finansmanı odağında derinleşmesinde ve çeşitlenmesinde etkin rol üstlenilerek özel sermayenin harekete geçirilmesi hedefleniyor. 30 yılı aşkın tecrübesiyle tıbbi malzeme sektörünün önde gelen oyuncularından biri olan Disera, bu ortaklık kapsamında karbon ayak izini azaltmaya, yenilenebilir enerji kullanımını artırmaya, üretim verimliliğini geliştirmeye ve atık ile su yönetimini güçlendirmeye yönelik projeleri hayata geçirecek. Yatırım aynı zamanda, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Hedefi doğrultusunda sanayide yeşil dönüşümün kapsayıcı bir anlayışla hızlandırılmasına yönelik önemli bir adım niteliği taşıyor. Anlaşmaya dair değerlendirmelerde bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “75 yılı aşkın süredir ülkemizin ve sanayimizin çok yönlü kalkınması için pek çok ilke imza atmanın gururunu yaşadık. Bunlardan birini de kalkınma ve yatırım bankacılığı alanındaki uzmanlığımızı birleştirerek kurduğumuz Türkiye Yeşil Fonu oluşturuyor. Dünya Bankası ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizin önemli bir adımı olan Türkiye Yeşil Fonu kapsamında ortak çalışmalarımızı güçlendirirken, ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik katkımızı da kararlılıkla artırıyoruz. Disera ile sağladığımız bu iş birliğinin, sanayimizin yeşil dönüşümüne ivme kazandırmanın yanı sıra tıbbi cihaz düzenlemeleri prensiplerine uygun çevre dostu ürünlerle toplum sağlığını da ileriye taşımaya yönelik bir adım olduğuna inanıyoruz. Bu kıymetli anlaşmanın Disera başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. Türkiye Yeşil Fonu’nun Disera Tıbbi Malzeme Lojistik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye yaptığı yatırımın şirketin sürdürülebilirlik vizyonuyla güçlü bir uyum içinde olduğunu belirten Disera A.Ş. Genel Müdürü Kenan Deniz Büyükakman, “Bu yatırım, sürdürülebilir üretim ve büyüme hedeflerimize duyulan güvenin önemli bir göstergesidir. Türkiye Yeşil Fonu ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği sayesinde çevresel etkimizi azaltırken üretim ve ihracat kapasitemizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” açıklamasını yaptı. Maxis Girişim Sermayesi Genel Müdürü Özgür Temel, Türkiye Yeşil Fonu’nun, karbonsuzlaşma ve kapsayıcı dönüşüm hedefleri doğrultusunda şirketlerin yeşil dönüşüm süreçlerini desteklemeye devam ettiğini belirterek, Disera’ya gerçekleştirilen yatırımın Fon’un sağlık sektöründeki ilk yatırımı olma özelliğini taşıdığını aktardı. Yaklaşık 30 yıllık sektörel deneyimi, tıbbi cihaz alanındaki uzmanlığı ve teknoloji geliştirme kabiliyetiyle sağlık sektöründe önemli bir konuma sahip olan Disera’nın bugüne kadar yenilenebilir enerji ve ileri teknoloji alanlarında attığı adımların önemini vurgulayan Temel, bu adımların önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan yeşil dönüşüm yatırımları için sağlam bir temel oluşturduğuna dikkat çekti. Temel, “Bu yatırımla Disera’nın büyüme hedeflerine katkı sağlarken enerji ve kaynak verimliliğinin artırılmasını, çevresel etkinin azaltılmasını ve sürdürülebilirlik yaklaşımının şirketin gelecek dönem yatırımlarında daha da güçlendirilmesini hedefliyoruz. Disera yatırımının, sağlık sektöründe büyüme ve yeşil dönüşümün birlikte ilerlemesine yönelik önemli bir örnek teşkil edeceğine inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Jean-Christophe Carret ise “İklim eylemi ve sürdürülebilir büyüme için özel sektör sermayesinin harekete geçirilmesi, Türkiye’nin yeşil dönüşümünün hızlandırılması açısından kritik önem taşımaktadır. Türkiye Yeşil Fonu aracılığıyla Disera’ya yapılan yatırım, yenilikçi finansman mekanizmalarının şirketlerin çevresel ayak izlerini azaltmalarına yardımcı olurken aynı zamanda rekabet güçlerini artırabileceğini, istihdam yaratabileceğini ve kapsayıcı büyümeyi destekleyebileceğini göstermektedir. Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefine katkı sağlayan ve sağlık sektöründe daha sürdürülebilir üretim uygulamalarının yaygınlaşmasını destekleyen bu iş birliğini desteklemekten memnuniyet duyuyoruz. Bu yatırımın yeşil ve dayanıklı kalkınma alanında özel sektör tarafından yapılacak ilave yatırımları teşvik etmesini ümit ediyoruz.” dedi. Hâlihazırda Disera’nın yatırımcısı olan Azimut LCP I Özel Sermaye Fonu adına değerlendirmelerde bulunan Azimut Portföy Genel Müdürü Murat Salar, şunları söyledi: “Portföy yönetim sektörünün en büyük bağımsız şirketi olan Azimut Portföy’de, alternatif yatırım fonlarını da stratejik önceliklerimiz arasına aldık. Yönetmekte olduğumuz 13 milyar ABD doları varlık büyüklüğü yanında, alternatif fonlarda da kısa sürede 1 milyar ABD doları büyüklüğe ulaşmayı hedefliyoruz. Türkiye’de özel sermaye alanındaki stratejik ortağımız Lycian Capital Partners ile kurduğumuz LCP I GSYF, 3 milyar TL’yi aşkın fon büyüklüğüne ulaşırken, Fon’un ilk yatırımı olan Disera’nın bugüne kadar sergilediği performans, Azimut Grubu’nun Türkiye reel sektörüne ve özel sermaye piyasasına duyduğu güveni daha da pekiştirdi. TSKB’nin ana yatırımcısı olduğu Türkiye Yeşil Fonu’nu Disera’nın yeni yatırımcısı ve ortağımız olarak aramızda görmekten büyük memnuniyet duyuyor, bu ortaklığın Disera’nın büyüme yolculuğuna ivme kazandıracağına inanıyoruz.” Lycian Capital Partners Yönetici Ortağı Gökhan Arıkoç ise şunları ekledi: “Lycian Capital olarak önceliğimiz, portföy şirketlerimize uzun vadeli ve sürdürülebilir değer katmak. Yeşil dönüşümü de değer yaratma stratejimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Disera’yı kendi alanında küresel bir oyuncu haline getirme hedefimizde, TSKB’nin ana yatırımcısı olduğu Türkiye Yeşil Fonu gibi vizyonumuzu paylaşan güçlü bir kurumsal yatırımcıyı ortaklarımız arasına katmaktan memnuniyet duyuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB’de Önemli Atama Haber

TSKB’de Önemli Atama

Türkiye’nin ilk özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankası olarak 76 yıldır çalışmalarını sürdüren Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın (TSKB) Sermaye Piyasaları Müdürlüğü’nde yeni bir atama gerçekleşti. Kurumsal müşterilere sermaye piyasaları alanında portföy yönetimi, tahvil/bono ihracı ve finansal aracılık hizmetleri sunan TSKB Sermaye Piyasaları Müdürlüğü’ne 31 Temmuz 2026 itibarıyla Uğur Aydın Ünüvar atandı. Atılım Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Uğur Aydın Ünüvar, yüksek lisans eğitimini İngiltere’de University of Greenwich’te İnşaat Mühendisliği alanında tamamladı. Mühendislik altyapısını finans ve yönetim alanındaki akademik çalışmalarla güçlendiren Ünüvar, Koç Üniversitesi’nde MBA ve Finans Yüksek Lisansı (Master of Finance) programlarını bitirdi. Kurumsal finansman ve sermaye piyasaları alanında uzun yıllara uzanan bir deneyime sahip olan Ünüvar; halka arzlar, borçlanma aracı ihraçları, proje finansmanı, şirket değerlemeleri ve finansal modelleme konularında uzmanlaştı. 2021 yılından bu yana Türkiye Sınai Kalkınma Bankası bünyesinde farklı pozisyonlarda görev alan Uğur Aydın Ünüvar; halka arzların yapılandırılması ve koordinasyonu, borçlanma aracı ihraçlarının yürütülmesi ile şirket değerlemeleri başta olmak üzere farklı sektörlerdeki şirketlerin sermaye piyasalarına erişimine yönelik projelerde aktif rol üstlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB Gayrimenkul Değerleme “Bir Bakışta Konut Piyasası 2026 İlk Yarıyıl” Araştırmasını Yayımladı Haber

TSKB Gayrimenkul Değerleme “Bir Bakışta Konut Piyasası 2026 İlk Yarıyıl” Araştırmasını Yayımladı

Çalışma; konut satışları, fiyatlama eğilimleri, finansman koşulları, yabancıya satışlar, yapı ruhsatları, yapı kullanma izin belgeleri ve inşaat maliyetleri gibi temel göstergeler üzerinden konut piyasasının mevcut görünümünü değerlendirirken, sektörün önümüzdeki döneme ilişkin dinamiklerine de ışık tutuyor. Araştırmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, şu açıklamalarda bulundu: “2026 yılının ilk yarısında toplam konut satışları 699.516 adet olarak gerçekleşirken, geçen yılın yüksek bazına rağmen güçlü görünümünü korudu. Konut kredisine yönelik kısıtların devam etmesine rağmen ipotekli satışlarda sınırlı da olsa bir toparlanma gözlendi. 2026 yılı ilk altı ayı için baktığımızda her 5 evden biri ipotekli satış olarak gerçekleşti. İpotekli satışların içinde yer alan tasarruf finansman şirketlerinin de etkisi bu yıl itibarıyla daha fazla hissedilmeye başlandı. İlk el satışlar son dört yılın en yüksek seviyesine ulaşsa da toplam satışlar içindeki payı %32 seviyesinde kaldı. Güvenli ve yeni yapılara yönelik talep ile kentsel dönüşüm faaliyetleri, yeni konut piyasasını desteklemeye devam etse de ilk el satışların oranının son 7 yıldır %30 ile %33 arasında değiştiği görülüyor. Bu rakamın en yüksek seviyeye ulaştığı 2014 ve 2018 yıllarında oran %48 olarak gerçekleşmişti. İpotekli satışlarda ılımlı toparlanma sürüyor Araştırmaya göre, 2026 yılının ilk yarısında ipotekli konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %32 artarak 142.794 adede ulaştı. İpotekli satışların toplam satışlar içindeki payı %15’ten %20’ye yükselirken, buna rağmen geçmiş yıllardaki seviyelerin altında kalmaya devam etti. Toplam satışların %80’i ise ipotek dışındaki satış yöntemleriyle gerçekleşti. İlk el satışlar son dört yılın en yüksek seviyesinde 2026 yılının ilk yarısında ilk el konut satışları 221.487 adet ile son dört yılın en yüksek seviyesine ulaşsa da oran olarak ilk el satışların toplam konut satışları içindeki payı %32 seviyesinde kaldı. Bu oranın en yüksek olduğu 2014 ve 2018 yıllarında bu oran %48 seviyesine kadar çıkmıştı. 2020 yılından itibaren ilk el konut satışlarının toplam satışlar içinde aldığı pay %30 ile %33 arasında değişiyor. Güvenli ve yeni yapılara yönelik talebin devam etmesi ile kentsel dönüşüm kapsamında yenilenen konut stokuna olan ilginin ilk el konut satışlarını desteklediği görülse de, 2020 yılı öncesi oranlara dönülmesinin şu an için mümkün olmadığını ifade edebiliriz. Reel konut fiyatlarında düzeltme sürüyor Konut fiyat endeksinin reel bazdaki yıllık değişimi, son 29 aylık dönemde yalnızca Kasım 2025’te pozitif gerçekleşirken diğer aylarda negatif bölgede kaldı. Son aylarda negatif seyrin şiddeti azalmakla birlikte, reel fiyat değişimi henüz kalıcı olarak pozitif bölgeye geçmedi. Konutun kira gelirine göre geri dönüş süresi ise yaklaşık 16 yıl seviyesine gerilerken son aylarda bu göstergede yatay seyir öne çıktı. Yabancıya satışlarda gerileme devam ediyor Yabancılara yapılan konut satışlarının toplam satışlar içindeki payı 2026 yılının ilk yarısında %1,3 seviyesine gerileyerek son yılların en düşük düzeylerinden birine indi. Toplam konut satışları içinde yabancı talebinin ağırlığı önemli derecede azalırken, satışlar ağırlıklı olarak İstanbul ve Antalya’da yoğunlaşmaya devam etti. Konut arzında artış sinyalleri güçleniyor 2025 yılında yapı ruhsatı verilen daire sayısı 1.187.924 adede ulaşırken, 2026 yılının ilk çeyreğinde ruhsat verilen daire sayısı 169.580’den 232.252 adede yükseldi. Yapı kullanma izin belgesi verilen daire sayısı ise aynı dönemde 148.206’dan 163.227 adede çıktı. Bu görünüm, yeni konut arzının önümüzdeki dönemde güçlenmeye devam edebileceğine işaret ediyor. Maya, arz görünümüne ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi verilerindeki artış, yeni konut arzının önümüzdeki dönemde güçlenmeye devam edebileceğine işaret ediyor. Bununla birlikte, yeni arzın piyasaya yansıması inşaat süreleri nedeniyle zamana yayılacaktır.” İnşaat maliyetlerinde işçilik etkisi öne çıkıyor 2026 yılı Mayıs ayı itibarıyla inşaat maliyet endeksindeki yıllık artış %29,8 olarak gerçekleşti. İşçilik maliyetlerindeki yıllık artış %32,6 ile maliyet artışında belirleyici olurken, aynı dönemde yıllık ÜFE %28,9 seviyesinde gerçekleşti. Buna göre inşaat maliyetlerindeki artış üretici enflasyonuna yakın, tüketici enflasyonunun ise bir miktar altında seyretti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB, COP31 Raporunu Yayımladı Haber

TSKB, COP31 Raporunu Yayımladı

Raporda, COP31 hazırlık sürecinde küresel iklim gündemini şekillendiren başlıklar değerlendirilirken, Türkiye'nin düşük karbonlu kalkınma hedefleri doğrultusunda öncelikli politika alanları, iklim finansmanı, enerji dönüşümü, sanayide karbonsuzlaşma ve iklim değişikliğine uyum alanlarında öne çıkan dönüşüm fırsatları kapsamlı şekilde ele alınıyor. Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın (TSKB), global sürdürülebilirlik yaklaşımlarını Türk iş dünyasına entegre ederek, şirketlere stratejik ve operasyonel sürdürülebilirlik danışmanlığı sunan iştiraki Escarus iş birliği ile hazırladığı, "COP31’e Doğru: Öncelikli Gündem Konuları ve Türkiye İçin Dönüşüm Fırsatı" başlıklı raporu yayımlandı. Rapor, COP31 hazırlık sürecini Paris Anlaşması kapsamındaki ilk Küresel Durum Değerlendirmesi (Global Stocktake) sonrasında başlayan yeni uygulama döneminin önemli bir aşaması olarak ele alırken, iklim hedeflerinin belirlenmesinden çok uygulanmasına odaklanan yeni döneme dikkat çekiyor. Raporda, Bonn İklim Konferansı'nın ardından Londra İklim Eylemi Haftası'nda uluslararası paydaşlarla paylaşılan COP31 Eylem Gündemi kapsamında Türkiye'nin benimsediği "Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon" vizyonuyla COP31'i bir "Uygulama COP'u" olarak konumlandırdığı belirtiliyor. Bu doğrultuda sıfır atık, temiz enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme, iklim dirençli şehirler ve İklim Uygulama Köprüsü girişimi öncelikli uygulama alanları arasında öne çıkıyor. İklim eyleminin özel sektörün, finans kuruluşlarının ve teknolojik yeniliklerin birlikte yön verdiği çok paydaşlı bir dönüşüm süreci olarak öne çıktığı vurgulanan raporda, bu çerçevede Türkiye'nin iklim finansmanına erişim kapasitesini güçlendirmeye ve sanayide düşük karbonlu yatırımları destekleyecek proje portföyünü geliştirmeye yönelik çalışmalarını hızlandırdığı ifade ediliyor. Raporda ayrıca enerji dönüşümünün iklim politikalarının yanı sıra, ekonomik güvenliğin, sanayi politikalarının ve ulusal güvenlik stratejilerinin de temel unsurlarından biri haline geldiğine dikkat çekiliyor. Jeopolitik gerilimlerin enerji arz güvenliği risklerini petrol ve doğal gazın ötesine taşıyarak elektrik altyapısı, kritik mineraller ve temiz enerji teknolojilerini de kapsayan daha geniş bir kırılganlık alanı oluşturduğu ifade ediliyor. Bu kapsamda, fiyat istikrarı ve enerji güvenliği açısından elektrifikasyonun özellikle sanayi ve ulaşım sektörlerinde yaygınlaştırılması ile enerji ve şebeke yatırımlarının birlikte ele alınmasının öneminin altı çiziliyor. Rapora ilişkin değerlendirmede bulunan TSKB Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Meral Murathan “Bu yıl ilk kez ülkemiz ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31’e giderken TSKB ve Escarus olarak hazırladığımız bu kıymetli raporla pek çok önemli başlığı detaylandırıyoruz. Raporda, ülkelerin Ulusal Katkı Beyanları'nın (NDC) uygulanmasını desteklemeyi, ulusal öncelikleri yatırım yapılabilir proje portföylerine dönüştürmeyi ve iklim finansmanına erişimi kolaylaştırarak uygulama kapasitesini güçlendirmeyi hedefleyen yenilikçi bir girişim olarak Türkiye liderliğinde geliştirilen İklim Uygulama Köprüsü mekanizması gibi pek çok önemli konu yer alıyor. Bir yandan küresel iklim yönetişimindeki güncel gelişmeleri detaylıca değerlendirirken diğer yandan jeopolitik ve ekonomik dinamiklerin iklim politikaları üzerindeki etkilerine ilişkin stratejik bir perspektif sunuyoruz. Bu çalışmanın COP31’e doğru ülkemizin çok yönlü kalkınma hedefleri doğrultusunda değer yaratan tüm paydaşlarımıza fayda sağlamasını umuyoruz.” diye kaydetti. Rapordan öne çıkan değerlendirmeler: İklim eylemi kamu politikalarının ötesine geçerek özel sektör, finans sektörü ve teknolojik yeniliklerin yön verdiği çok paydaşlı bir dönüşümü gerektiriyor. Türkiye, iklim finansmanına erişim kapasitesini güçlendirmeye ve sanayide düşük karbonlu yatırımları destekleyecek proje portföyünü geliştirmeye yönelik çalışmalarını hızlandırıyor. Bu kapsamda yürütülen ulusal kapasite geliştirme ve sanayide karbonsuzlaşma girişimleri, politika çerçeveleri ile finansal sistem arasındaki uyumu güçlendirerek özel sektör yatırımlarının önünü açmayı hedefliyor. Fiyat istikrarı ve enerji güvenliği açısından kritik bir konu olan elektrifikasyonun başta sanayi ile ulaşım sektörlerinde yaygınlaştırılması ve enerji-şebeke yatırımlarıyla birlikte ele alınması gerekiyor. İklim değişikliğine uyum yatırımlarının hızlandırılmasında kamu ve özel sektörün eşgüdümlü hareket etmesi, özel sektör yatırımlarının artırılması ve finansal teşviklerin güçlendirilmesi, uyum finansmanının ölçeklenebilmesinde önemli bir rol oynuyor. Finans kuruluşlarının fiziksel iklim risklerini; kredi tahsis, yatırım ve risk yönetimi süreçlerine entegre etmeleri ve sermaye akışlarını iklime dayanıklı yatırımlara yönlendirmeleri önem kazanıyor. Gelişmekte olan ülkelerde iklim değişikliği ile mücadeleye yönelik; sermaye maliyetlerinin düşürülmesi, garanti ve sigorta gibi risk paylaşım araçlarının yaygınlaştırılması ve çok taraflı finans kuruluşlarının daha etkin rol üstlenmesi öncelik kazanıyor. Finansmanın tekil projeler yerine ülke düzeyindeki stratejik yatırım planlarıyla ilişkilendirilmesi, teknik kapasite, veri altyapısı ve ortak standartların geliştirilmesi de yatırım akışlarının hızlandırılmasında belirleyici hale geliyor. Su yönetimi, iklim değişikliğine uyum politikalarının temel bileşenlerinden biri olarak ele alınıyor. Su güvenliğinin sağlanması için iklim dirençli altyapıların yaygınlaştırılması, dijital teknolojilerden yararlanılması ve alternatif su kaynaklarına yönelik yatırımların hızlandırılması önem taşıyor. Adil geçiş, iklim hedeflerine ulaşırken yeni sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri önlemeyi hedefliyor. Düşük karbonlu ekonomiye geçişin sektörler ve bölgeler üzerindeki farklı etkileri dikkate alınarak geliştirilecek politika ve destek mekanizmaları, dönüşümün daha kapsayıcı ve uygulanabilir şekilde ilerlemesini sağlayacak temel unsurlar arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.