Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tuba

Kapsül Haber Ajansı - Tuba haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tuba haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2026 Yılı TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Başvuruları Uzatıldı Haber

2026 Yılı TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Başvuruları Uzatıldı

2026 yılında TÜBİTAK tarafından verilecek Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri kapsamında başvurular 4 Haziran 2026 tarihine kadar uzatıldı. 2026 yılında Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından; Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri olmak üzere dört kategoride ödül verilecek. Bilim Ödülü: Ülkemizde yaptığı çalışmalarla bilime uluslararası düzeyde önemli katkılarda bulunmuş hayattaki bilim insanlarına verilir. Geçmiş yıllarda TÜBİTAK Bilim Ödülü alanlar için tıklayınız. Özel Ödül: Bilim Ödülü eş değeri olarak yurt dışında yaptığı çalışmalarla bilime uluslararası düzeyde katkıda bulunmuş, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, hayattaki bilim insanlarına verilir. Geçmiş yıllarda TÜBİTAK Özel Ödülü alanlar için tıklayınız. Hizmet Ödülü: Ülkemizde bilim ve teknolojinin gelişmesine üstün hizmetlerde bulunmuş kişilere verilir. Hizmet Ödülü için hayatta olmayan bilim insanları da aday gösterilebilir. Geçmiş yıllarda TÜBİTAK Hizmet Ödülü alanlar için tıklayınız. Teşvik Ödülü: Yaptığı çalışmalarla bilime gelecekte uluslararası düzeyde önemli katkılarda bulunabilecek niteliklere sahip olduğunu kanıtlamış, ödülün verildiği yılın ilk gününde 40 yaşını geçmemiş, Türkiye’de yerleşik hayattaki bilim insanlarına verilir. Geçmiş yıllarda TÜBİTAK Teşvik Ödülü alanlar için tıklayınız. Başvuru ve Değerlendirme Süreci: Teşvik Ödülü’ne adaylar kişisel olarak başvurabilir veya aday gösterilebilirler. Bilim, Özel ve Hizmet Ödüllerine kişisel başvuru yapılamamakta, aday gösterilmek gerekmektedir. Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödüllerine; Geçmişte TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet Ödülü veya TÜBİTAK-TWAS Bilim Ödülü almış olanlar, Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Türkiye Bilimler Akademisi Konseyi, Üniversitelerin Senatoları veya Yönetim Kurulları, Bilimsel ve teknolojik alanlarda faaliyet gösteren kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşlarının en üst karar alma organları,TÜBİTAK Ar-Ge ve Ar-Ge Kolaylık Birimleri Yönetim Kurulları ve TÜBİTAK Araştırma Grupları Yürütme Komiteleri (kendi faaliyet alanlarında) aday gösterebilirler. TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödüllerine başvurular Başvuru Sistemi üzerinden gerçekleştirilmektedir. Ödüle başvuru yapacak aday ve aday gösteren kişi veya kurum/kuruluşun en üst yetkilisinin ARBİS’te güncel kaydının olması, yoksa “Yeni Kullanıcı Kaydı” gerçekleştirmesi ve talep edilen belgelerin “Başvuru Sistemi”ne eksiksiz yüklenmesi gerekmektedir. Başvuru aşaması tamamlandıktan sonra “Kabul Taahhüt ve Beyan Formu” aday ve aday gösteren kişi veya aday gösteren kurum/kuruluşun en üst yetkili yöneticisi tarafından e-imza ile imzalanmalıdır. Başvuru esnasında yurt dışında olup ve e-imza kullanamayan adaylar, başvuru formunun çıktısını imzaladıktan sonra ilgili formun taranmış hâlini öncelikle e-postayla daha sonra aşağıdaki iletişim adresimize posta ya da kargoyla iletebilirler. (Başvuru dosyası, başvuru süresi içerisinde posta ya da kargoya verilmiş olmalıdır.) Geçmişte TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet Ödülü veya TÜBİTAK-TWAS Bilim Ödülü almış kişi aday gösteriyorsa TÜBİTAK’tan aldığı ödül türünü ve ödül alma yılını başvuru sisteminde ilgili sekmeye eklemelidir. Aday gösteren üniversite senatosu/yönetim kurulu ise başvuru sisteminde rektörün imzası olmalıdır. TÜBİTAK ödül başvurularına ilişkin iş ve işlemler hakkında rektör yardımcısına vekâlet verilmişse ya da başvurunun yapıldığı esnada rektör yardımcısı rektöre vekâlet ediyorsa ilgili vekâlet belgesi sisteme yüklenmelidir. Vekâlet geçerlilik tarihleri başvurunun e-imza ile tamamlandığı tarihi kapsamalıdır. Aynı dönemde Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülü kategorilerinden yalnızca birine başvurulabilir. Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödüllerinden her bir ödül türüne en çok 3 kez başvuru yapılabilir. 2010 yılından önceki başvurular bu sayıya dâhil değildir. 1985 yılı ve öncesi doğumlu adaylar, Teşvik Ödülüne başvuru yapamaz. Ancak, kadın başvuru sahiplerinin yapmış olduğu her doğum için 40 yaş sınırına bir yıl ilave edilir. 2026 yılında TÜBA-Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülleri (GEBİP) ve/veya Uluslararası TÜBA Akademi Ödüllerine başvuru yapanlar 2026 yılı TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödüllerine başvuru yapamaz. Adayın bu ödüllere başvurusunun tespit edilmesi durumunda başvurusu geçersiz sayılacaktır. Bilim, Özel ve Teşvik Ödülleri için: Adayların ödülü hak etme gerekçelerinin en fazla 750 kelimeyle açıklanması ve bu açıklamanın, hazırlanmasında birinci derecede katkı sağlanan yayınlarla desteklenmesi beklenmektedir. “Gerekçe Çerçevesinde Seçilmiş Yayın Bilgileri” başlığında yer alan ve hazırlanmasında birinci derecede katkı sağlanan 5 yayının birer örneği, “Ek Dosyalar” başlığına yüklenmelidir. Adayın bu 5 yayınla yaptığı katkılar ile bu yayınlardaki katkı payı en fazla 250 kelimeyle açıklanmalıdır. Eğer adayın birden fazla konuda katkısı varsa asıl önemli katkısı dışındakiler konulara göre ayrılmalıdır. “Gerekçe Çerçevesinde Diğer Bilimsel Yayınlar” başlığında yer alan en fazla 15 yayının birer örneği “Ek Dosyalar” başlığına yüklenmeli ve konulara göre ayrılan katkılar hakkında 500 kelimeyi geçmeyen bir açıklama yazısı eklenmelidir. Bir adayın başvurusundaki asıl önemli katkıda birinci derecede esas olan yayınlar (Gerekçe çerçevesinde seçilmiş 5 yayın), başka bir adayın aynı türde ödüle başvurusunda kullanılamaz. TÜBİTAK, birinci derecede katkı sağlandığı beyan edilen yayınlar için bu beyanı araştırma hakkına sahiptir. İlgili yayında birinci derecede katkı sağlandığı beyan edilmesine karşın, bu yayınlardan herhangi birinde adayın birinci derecede katkısı olmamasının tespit edilmesi durumunda başvuru değerlendirmeye alınmaz. Ayrıca, gerekçe çerçevesinde seçilmiş 5 yayının, adayın doktora çalışmasından bağımsız olması gerekmektedir. Hizmet Ödülü için: Başvurular, adayların ödülü hak etme gerekçeleri ve varsa bu gerekçeyi destekleyen ilgili dokümanı içermelidir. Gerekçede; adayın bilim insanı yetiştirmek, mensup olduğu bilim dalının kurumsallaşması için çalışmalar yapmak, bilimsel kurum ve kuruluşlar kurmak veya kurulmasına önemli ölçüde katkıda bulunmak bakımlarından ülkemizdeki bilim ve teknolojinin gelişmesine ne şekilde üstün hizmette bulunduğu en fazla 750 kelimeyle açıklanmalıdır. Bilim, Özel, Hizmet Ödülleri; Temel Bilimler, Mühendislik Bilimleri, Sağlık Bilimleri ile Sosyal ve Beşeri Bilimler alanlarında, Teşvik Ödülü; Temel Bilimler, Mühendislik Bilimleri, Sağlık Bilimleri, Sosyal ve Beşeri Bilimler ile Kutup Çalışmaları alanlarında verilir. Bilim Ödülü sayısı sekizi, Özel Ödül sayısı dördü, Hizmet Ödülü sayısı dördü ve Teşvik Ödülü sayısı yirmiyi geçemez. Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik ödüllerinin türüne göre plaket ve berat verilir. Bilim ve Özel Ödülleri için 10 tam altın karşılığı, Teşvik Ödülü için 5 tam altın karşılığı tutar Türk Lirası olarak banka hesaplarına yatırılır. Bilim ve Teşvik Ödülü alanlara ayrıca, her yıl Yönetim Kurulunca belirlenen miktarda (2026 yılı için 3.000.000 TL) yurt içinde yürüteceği araştırmalarda kullanılmak üzere araştırma desteği verilir. Ödül değerlendirme sürecinde yapılan tüm değerlendirme ve oluşturulan görüşler ile değerlendirmelerine başvurulan hakem/danışman isimleri ve bunlar tarafından verilen görüşler gizli olup sayılanlar 4982 sayılı kanunun 26’ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Başvurular 4 Haziran 2026 Perşembe günü saat 16.00’ya kadar kabul edilecektir. Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödüllerini kazananlar aynı yıl içinde açıklanır ve ödüller düzenlenecek bir törenle sahiplerine verilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak’a uluslararası prestijli ödül Haber

Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak’a uluslararası prestijli ödül

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, dünyanın saygın akademik ödüllerinden biriyle onurlandırıldı. Uluslararası Politik Psikoloji Derneği’nin (ISPP), 2026 yılı Nevitt Sanford Award ödülüne, bu yıl Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak’a layık görüldü. Nevitt Sanford ödülü, akademik alandaki en prestijli ödüllerden birisi ve politik psikoloji alanındaki kalıcı ve dönüştürücü katkıları onurlandırmak amacıyla veriliyor. 1978 yılında kurulan ve dünya genelinde akademisyenler ve uzmanları bir araya getiren ISPP, politik davranışın psikolojik temellerini inceleyen en önemli uluslararası platform olarak kabul ediliyor. Dernek, yıllık konferansları ve “Political Psychology” dergisi aracılığıyla alanın teorik ve uygulamalı gelişimine de yön veriyor. Nevitt Sanford Ödülü’nü daha önce kimler almıştı? ISPP Nevitt Sanford Ödülü ise geçmişte Ralf Dahrendorf, Vamık D. Volkan, Ole Holsti, Jerrold Post, Robert Jervis, Philip E. Tetlock ve Margaret G. Hermann gibi alanın önde gelen isimlerine verilmesiyle dikkat çekiyor. Bu yönüyle ödül, yalnızca akademik üretimi değil, aynı zamanda düşünsel etkiyi ve disiplinler arası katkıyı da tescil eden güçlü bir referans niteliği taşıyor. Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak’ın çalışmaları, uluslararası ilişkiler ile politik psikolojiyi kesiştiren yaklaşımıyla öne çıkıyor. Politik gelişmeleri yalnızca güç dengeleri üzerinden değil; algı, kimlik ve kolektif hafıza üzerinden de okuyan bu perspektif, özellikle günümüzün karmaşık krizlerini anlamada yeni bir analitik çerçeve sunuyor. Ödül temmuz ayında Prof. Dr. Kaynak’a takdim edilecek Bu ödül, Türkiye’de politik psikoloji alanında yapılan çalışmaların uluslararası görünürlüğü açısından da önemli bir eşik. Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak’a ödülü temmuz ayında Birleşik Krallık, University of New Castle’da yapılacak büyük kongrede takdim edilecek. Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, halen Üsküdar Üniversitesi Politik Psikoloji Merkezi direktörü ve İnsan ve Toplum Bilgileri Fakültesi Dekanı olarak görev yapıyor. Prof. Dr. Kaynak, 2015- 2025 yılları arasında Oxford Üniversitesi CRIC Merkezi kıdemli üyesi olarak Çatışma Çözümü alanında akademik çalışmalarını sürdürdü. Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, halen toplumsal çatışmanın incelenmesine ve iyileştirilmesine psikolojik bir bakış açısı getiren psikanalistler, akademisyenler, diplomatlar ve diğer profesyonellerden oluşan uluslararası, çok disiplinli grup olan IDI (International Dialogue Initiative) bünyesinde uluslararası çalışmalarına devam ediyor. Prof. Dr. Kaynak aynı zamanda, TÜBA Uluslararası İlişkiler Çalışma Grubu ve Dünya Sanat ve Bilimler Akademisi (WAAS) üyesi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa’nın Fethine Uluslararası Bakış Haber

Bursa’nın Fethine Uluslararası Bakış

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’nda, yerli ve yabancı akademisyenler tarafından 14. yüzyıl Bursa’sı tarihsel, kültürel ve siyasal boyutlarıyla ele alınıyor. Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olan ve erken dönem Osmanlı mimarisinin seçkin örneklerine ev sahipliği yapan payitaht Bursa’nın fethinin 700. yılı, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yıl boyunca çeşitli etkinliklerle 17 ilçede kutlanıyor. Etkinlikler kapsamında Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), Türk Tarih Kurumu (TTK) ve Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’ düzenleniyor. YERLİ VE YABANCI AKADEMİSLER ANLATIYOR Bursa’nın fethinin yıl dönümünün kutlandığı 6 Nisan haftası öncesinde gerçekleştirilen sempozyumda, Türkiye, Hollanda, Sırbistan, İngiltere, İtalya ve Amerika’dan alanında yetkin 48 akademisyen ve araştırmacı bir araya geliyor. 3–5 Nisan tarihleri arasında düzenlenen programda, toplamda 13 oturum yapılarak 40 bildiri sunulacak. İlk dört oturum, Osmanlı tarihine önemli katkılar sunmuş değerli bilim insanları Halil İnalcık, Robert Ousterhout, Yusuf Oğuzoğlu ve yakın zamanda vefat eden İlber Ortaylı anısına gerçekleştiriliyor. GÜÇLÜ MİRAS BİLİMSEL ÇALIŞMALARLA YORUMLANIYOR Yıldırım Bayezid Salonu’ndaki açılış töreninde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, sempozyumla köklü bir medeniyetin doğuşuna tanıklık eden Bursa’nın 700 yıllık hafızasını anlamayı, anlatmayı ve geleceğe taşımayı amaçladıklarını söyledi. Bursa’nın tarih boyunca ticaretin, kültürün ve medeniyetin kesişim noktalarından biri olduğunu hatırlatan Mehmet Yıldız, güçlü mirası bilimsel, kültürel ve sanatsal çalışmalarla yeniden yorumladıklarını ifade etti. “BURSA’NIN FETHİ’NİN 700. YILI HEPİMİZE KUTLU OLSUN” Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yıl boyunca çok yönlü ve kapsamlı bir etkinlik programı yürüttüğünü hatırlatan Yıldız, “Yürüttüğümüz projelerle, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kurmayı hedefliyoruz. Sempozyum da çalışmaların en önemli ve en güçlü ayaklarından biridir. Bilimsel üretimin ve akademik paylaşımın bu tür buluşmalarla güçlenmesinin, kent hafızasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından son derece önemli olduğuna inanıyoruz. Bursa’nın Fethi’nin 700. yılı hepimize kutlu olsun. Köklerimizden aldığımız güçle, ortak akılla ve dayanışmayla geleceğe birlikte yürüyoruz” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi ise, Bursa’nın yaklaşık 8500 yıllık bir tarihi birikimi barındırdığını dile getirdi. Birçok farklı topluma ve kültüre ev sahipliği yapan şehre en fazla 700 yıllık Türk varlığının damga vurduğunu anlatan Çiftçi, 1326 yılında Orhan Bey tarafından fethedilen Bursa’nın kısa sürede büyüyüp önemli bir kültür ve ticaret merkezi haline geldiğini aktardı. Danışma Kurulu adına konuşan Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar da Bursa’nın Osmanlı için çok önemli bir kent ve mihenk taşı olduğunu belirtti. Osmanlı’nın ilk payitahtı olan Bursa’nın 700 yıllık tarihi birikiminin sempozyumda konuşulacağını anlatan Yaşayanlar, katkı sunan herkese teşekkür etti. Program konuşmaların ardından açılış oturumuyla devam etti. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Cafer Çiftçi’nin üstlendiği bölümde Prof. Dr. Mehmet Öz, Prof. Dr. Murat Keçiş, Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar ve Prof. Vedat Turğut tarafından Bursa’nın fethi tarihsel bakış açılarıyla değerlendirildi. Bizans İmparatorluğu, haçlı seferleri, Osmanlı beyliğinin ortaya çıkış süreci, Moğol istilası ve Orta Doğu hakkında da bilgi veren akademisyenler, Osmanlı’nın bölgedeki gelişimini ve kalıcı olmasını sağlayan etkenleri anlattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Yılda Sağlıklı Yaşam Önerileri Haber

Yeni Yılda Sağlıklı Yaşam Önerileri

Yeni bir yıla girerken takvim değişir; ama çoğumuz için asıl soru şudur: Hayatımızda gerçekten ne değişir? Uzmanlara göre yeni yıl, sadece hedef listeleri yapmak ya da kısa süreli motivasyonlarla yola çıkmak için değil; bedenimizi, zihnimizi ve yaşam alışkanlıklarımızı bütüncül bir şekilde yeniden değerlendirmek için motive edici bir neden. Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, yeni yılda sağlıklı beslenmeyi hayatına kalıcı şekilde dâhil etmek isteyenler için öncelikle gerçekçi bir hedefin belirlenmesi gerektiğini ifade ediyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Talha Özdoğan, check up’ın “test yaptırmak” tan öte bir sağlık yönetimi olduğunu vurguluyor ve özellikle ailesinde erken yaşta kalp krizi, kanser ya da kronik hastalık bulunan bireyler için check up’ın bir “kırmızı bayrak” niteliği taşıdığını söylüyor. Klinik Psikolog Aycan Koç ise yeni yılda daha güçlü bir ruh sağlığı için 3 temel alışkanlığa dikkat çekiyor. İşte 2026’da tabağınızdan ruhunuza daha sağlıklı bir yaşam için basit ama etkili alışkanlık… Yeni yılda sağlıklı beslenmeyi kalıcı hale getirin Yeni yılda sağlıklı beslenmeyi hayatına kalıcı şekilde dâhil etmek isteyenler için öncelikle gerçekçi bir hedefin belirlenmesi gerektiğini ifade eden Acıbadem Kartal Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, “Günde 2 litre su içmek, öğün atlamamak, her öğünde sebze tüketmek veya haftada 3 gün yürüyüş yapmak gibi hedeflerle başlanabilir. Haftalık yemek planı oluşturulup, alışveriş buna göre yapılmalıdır. Etiket okuma alışkanlığı edinilmeli ve temiz içerikli ürünler tercih edilmelidir. Yasaklar veya aşırı kısıtlamalar yerine, denge kurulduğunda sürdürülebilir bir beslenme alışkanlığı geliştirilebilir. Mesela, yemek tabağının dörde bölünmesi alışkanlık haline getirilmelidir. Tabağın yarısını sebzeler, dörtte birini protein kaynakları, dörtte birini ise kompleks karbonhidratlar oluşturmalıdır. Yemeğe mutlaka sebze ile başlanmalı, proteinle devam edilmeli, karbonhidrat en sona bırakılmalıdır” diyor. Yeni yılda bu beslenme hatalarını yapmayın! Kilo verme sürecinde sık yapılan hatalar arasında; hızlı- şok diyetleri uygulamak, sosyal medyadaki detoks ya da kürleri denemek, aç kalarak kilo vermeye çalışmak veya çok düşük kalorili diyetlere yönelmenin yer aldığını belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, “Önemli olan, sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinerek sürdürülebilir bir beslenme düzeni ile yaşam tarzı değişikliğidir” ifadelerini kullanıyor. Gizli şeker ve maskelenmiş hipertansiyona dikkat! Check up kavramının yalnızca “test yaptırmak” olarak algılandığını, oysa asıl amacın sağlık yönetimi olduğunu vurgulayan Acıbadem Kartal Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Talha Özdoğan’a göre, asıl farkı yaratan unsur sürekliliktir. Ailesinde erken yaşta kalp krizi, kanser ya da kronik hastalık bulunan bireyler için check up’ın bir “kırmızı bayrak” niteliği taşıdığını söyleyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Talha Özdoğan, “Klinik pratikte en sık karşılaşılan sinsi problemler ise gizli şeker ve maskelenmiş hipertansiyondur. Bazı durumlarda laboratuvar sonuçları normal görünse bile fizik muayene hayat kurtarıcı olabilir. Ele gelen bir tiroit nodülü, tansiyon düzensizlikleri ya da karın muayenesinde fark edilen bir sertlik erken tanı açısından kritik ipuçlarıdır. Çünkü her zaman rakamlar konuşmaz; muayene konuşur” diyor. Spor salonuna gitmeden de küçük ama etkili alışkanlara odaklanılabilir! Yeni yıla girerken sağlığı güçlendirmek için büyük değişimler yerine küçük ama etkili alışkanlıklara odaklanılmasını öneren Dr. Talha Özdoğan, “Düzenli hareket bunun temel taşlarından biridir; spor salonuna gitmek şart değildir. Dengeli kardiyo ve direnç egzersizlerinin günlük hayata eklenmesi yeterlidir. Vücudun kendini onardığı en kritik zaman dilimi ise uykudur; gece uykusundan ödün vermemek gerekir” diye konuşuyor. Hedeflerde yapılan en büyük hata: Motivasyon Yeni yıl hedeflerinde yapılan en büyük hatanın motivasyona güvenmek olduğunu vurgulayan Acıbadem Kartal Hastanesi Klinik Psikoloğu Aycan Koç, “Bir hedef size “yük” gibi geliyorsa yanlış, “mantıklı” geliyorsa doğrudur. Ayrıca, hedef belirlemede önemli bir kriter de şudur: Hedef beni büyütüyor mu yoksa kendime karşı borçlandırıyor mu? Borçlandıran hedef uzun sürmez. Büyüten hedef davranışa dönüşür” diyor. Yeni yılda ruh sağlığını güçlendiren küçük alışkanlıklar Ruh sağlığını güçlendirmek için büyük değişimlerden ziyade küçük ama düzenli davranışların etkili olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog Aycan Koç, üç temel alışkanlığa dikkat çekiyor. Bunları; gün içinde ne hissettiğini fark etmek, mikro kararlar almak ve ilişkisel netlik olarak sıralıyor. Gün içinde en az bir kez “Şu an ne hissediyorum?” sorusunu sormanın sinir sistemini düzenlediğini, mikro kararlar almanın kişinin ihtiyaçlarıyla temasını artırdığını ve ilişkisel netliğin duygusal yükü ciddi şekilde azalttığını ifade ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.