Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tüketici Beklentileri

Kapsül Haber Ajansı - Tüketici Beklentileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüketici Beklentileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Keskinoğlu’nu, SIAL Paris’te Avrupa ve Balkan Pazarlarının İlgi Odağı Yaptı Haber

Keskinoğlu’nu, SIAL Paris’te Avrupa ve Balkan Pazarlarının İlgi Odağı Yaptı

Dünyanın önde gelen uluslararası gıda fuarları arasında yer alan SIAL Paris, 17–21 Ekim 2026 tarihlerinde Paris Nord Villepinte Fuar Merkezi’nde düzenlendi. Fuara 45 metrekarelik standıyla katılan Keskinoğlu, Fileturka, Mexico Shots ve Anadolu Tam Tahıllı Çıtır Piliç ürünlerini uluslararası ziyaretçilerin beğenisine sundu. Stantta gerçekleştirilen tadımlarda farklı tüketim alışkanlıklarına hitap eden piliç eti ürünleri öne çıkarken, markanın inovatif ürün portföyü de sektör temsilcileriyle buluştu. Pastörize likit yumurta ürünleri de Keskinoğlu’nun global pazarlardaki farklı ihtiyaçlara yönelik ürün çeşitliliğini yansıttı. “Hedefimiz, yeni iş birlikleriyle sürdürülebilir büyüme” Avrupa Birliği’ne ileri işlenmiş piliç eti ürünleri ve pastörize likit yumurta ihracatına başlaması, Keskinoğlu’nun uluslararası büyüme yolculuğunda önemli bir dönüm noktası oldu. Dünyanın en önemli gıda pazarlarından biri olan Avrupa’da yer almaya başlayan Keskinoğlu, üretim yetkinliğini ve ürün kalitesini global hedef kitlesiyle buluşturmuş oldu. “SIAL Paris, Keskinoğlu için Avrupa pazarlarına yapılan ihracatın yeni ticari bağlantılarla güçlendirildiği değerli bir buluşma noktası oldu” diyen Keskinoğlu Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Can Çakan, fuar sonrası şu değerlendirmelerde bulundu: “Özellikle Avrupa Birliği ve Balkan ülkelerinden gelen sektör profesyonellerinin kaplamalı piliç eti ürünlerimize gösterdiği ilgi, markamızın lezzet ve kalite odaklı ürün yaklaşımının farklı pazarlarda karşılık bulduğunu ortaya koydu; yeni iş birliklerine imza atmamızı sağlarken, kurduğumuz yeni temaslarla potansiyel iş birliklerimizi geliştirmemiz açısından da çok değerli fırsatlar sundu. Keskinoğlu için SIAL Paris, yalnızca ürünlerimizi uluslararası ziyaretçilerimize tanıttığımız bir fuar değil; aynı zamanda müşterilerimizi dinlediğimiz, farklı pazarların beklentilerini değerlendirdiğimiz ve uzun vadeli ticari ilişkilerin temellerini güçlendirdiğimiz bir platform oldu. Önümüzdeki dönemde önceliğimiz, fuarda oluşan ilgiyi sürdürülebilir iş birliklerine dönüştürerek Keskinoğlu’nun Avrupa ve Balkan pazarındaki varlığını büyütmek.” Yenilikçi ürünler farklı pazarlardaki beklentilerle buluşuyor Keskinoğlu, köklü üretim deneyimini değişen tüketici beklentileri ve farklı pazarların ihtiyaçlarıyla buluşturarak ürün portföyünü geliştirmeyi sürdürüyor. Fileturka ve Mexico Shots gibi ürünlerinin yanı sıra Anadolu Tam Tahıllı Çıtır Piliç ile de farklı lezzet ve tüketim beklentilerine yanıt veren marka, ürün inovasyonunu uluslararası büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak görüyor. SIAL Paris boyunca gerçekleştirilen tadımlar, ziyaretçilere ürünleri doğrudan deneyimleme imkânı sunarken Keskinoğlu’nun farklı pazarlardaki beklentileri yakından değerlendirmesine de olanak sağladı. Ürünlerin lezzeti ve kalitesine yönelik ilgi, markanın uluslararası pazarlarda büyüme hedeflerini destekleyen önemli çıktılar arasında yer aldı. Avrupa Birliği’ne ileri işlenmiş piliç eti ihracatıyla uluslararası büyüme yolculuğunu fuarda kurulan bağlantılarla destekleyen Keskinoğlu, önümüzdeki dönemde Avrupa ve Balkanlar’daki varlığını güçlendirmeyi hedefliyor. Marka, ürün kalitesi, lezzet ve yenilikçilik odağında geliştirdiği çözümleri farklı pazarlardaki tüketicilerle buluşturarak ihracatını ve uluslararası iş birliklerini sürdürülebilir biçimde büyütmeye odaklanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Türkiye Kozmetik Pazarı 3,3 Milyar Dolarlık Hacmiyle Yükselişte Haber

 Türkiye Kozmetik Pazarı 3,3 Milyar Dolarlık Hacmiyle Yükselişte

Kozmetik sektörü, değişen tüketici beklentileri ve cilt bakımına yönelik artan ilgiyle yeni bir büyüme dönemine giriyor. Cilt bakımının yanı sıra saç bakımı, makyaj, vücut bakımı ve kişisel bakım ürünlerinde de aktif içeriklerin, çok işlevli formüllerin ve bilimsel fayda iddialarının öne çıkması, ürün geliştirme süreçlerini yeniden şekillendiriyor. BİLİMSEL YAKLAŞIM SEKTÖRÜN REKABET GÜCÜNÜ BELİRLEYECEK Kozmetik sektöründeki büyümenin Türkiye açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan: “Dünya kozmetik pazarı büyürken tüketicilerin ürünlerden beklediği faydalar da çeşitleniyor. Çift haneli büyümesini sürdüren Türkiye kozmetik pazarının önümüzdeki yıllarda hacmini önemli ölçüde artırması öngörülüyor. Skinification yaklaşımı, güzellik ve bakım kategorileri arasındaki sınırları yeniden şekillendirirken bilimsel kanıtları, güvenliği ve şeffaflığı ürün geliştirme süreçlerinin merkezine taşıyor. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısını Ar-Ge yatırımları, yenilikçi aktif maddeler ve yüksek katma değerli formülasyonlarla desteklemesi, küresel pazardaki rekabet gücümüzü artıracaktır. Kongremizde sektörün bu dönüşüme nasıl hazırlanması gerektiğini bilimsel ve ticari boyutlarıyla değerlendireceğiz” açıklamalarında bulundu. KOZMETİK PAZARINDA BİLİMSEL FAYDA DÖNEMİ BAŞLIYOR KÜAD Kongre Başkanı Serdar Mutaf ise kongrenin sektörün bu dönüşüme hazırlanmasında önemli bir buluşma noktası olacağını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: ““Skinification of Cosmetics” ana temasıyla gerçekleştireceğimiz kongremizde skinification yaklaşımının küresel ve yerel pazara etkileri, cilt bakımı aktiflerinin farklı ürün gruplarına entegrasyonu, çok işlevli formülasyonlar, dermokozmetik ürünlerde yeni nesil etken maddeler, sürdürülebilir formülasyonlar, değişen tüketici beklentileri, kişiselleştirilmiş bakım, mevzuat ve güvenlik değerlendirmeleri ele alınacak. Skinification yalnızca cilt bakımını değil; makyajdan saç bakımına, vücut bakımından kişisel bakıma kadar tüm kategorileri dönüştürüyor. Aktif maddeler, çok işlevli formüller ve skinimalism yaklaşımı artık ürün geliştirme süreçlerinin merkezinde yer alıyor. Kongremizde bu dönüşümü bilimsel, ticari ve mevzuata ilişkin boyutlarıyla ele alacak; akademi ile sektör arasında yeni bilgi ve iş birliği alanları oluşturacağız”dedi. Alanında öncü akademisyenlerin bilimsel sunumları ve uluslararası konukların konuşmalarının yer alacağı kongre; paneller, uygulamalı atölyeler, Ar-Ge ve formülasyon çalışmaları ile sektör temsilcilerini buluşturacak networking etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Katılımcılar, üç gün boyunca uzmanlık alanlarına göre farklı oturumları takip ederek bilgi ve deneyim paylaşımında bulunabilecek. 14–16 Aralık tarihlerinde Titanic Deluxe Belek’te düzenlenecek kongre; kozmetik üreticilerini, ham madde ve ambalaj firmalarını, akademisyenleri, araştırmacıları, mevzuat profesyonellerini ve genç bilim insanlarını bir araya getirecek. Bilimsel bildiriler, yenilikçi projeler ve yeni iş birlikleri de kongrenin gündeminde yer alacak. KÜAD – KOZMETİK ÜRETİCİLERİ VE ARAŞTIRMACILARI DERNEĞİ HAKKINDA: KÜAD, Türkiye’de kozmetik alanında çalışan üreticileri, araştırmacıları ve sektör paydaşlarını bir araya getiriyor. Kozmetik ürünlerin güvenli, etkili ve mevzuata uygun biçimde geliştirilmesi için çalışmalar yürüten dernek, sektördeki bilimsel yaklaşımı ve Ar-Ge faaliyetlerini destekliyor. Teknik bilgilendirme çalışmaları, eğitim programları ve sektörel rehberler hazırlayan KÜAD, kamu kurumları ve ilgili paydaşlarla da ortak projeler yürütüyor. Kozmetik mevzuatına katkı veren dernek, tüketici bilincini artıran çalışmalarıyla güvenilir ürün kullanımını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kozmetik Pazarı 3,3 Milyar Dolarlık Hacmiyle Yükselişte Haber

Türkiye Kozmetik Pazarı 3,3 Milyar Dolarlık Hacmiyle Yükselişte

Tüketici bilincinin artması, “skinimalism” trendinin yükselmesi ve cilt sağlığının bütünsel güzellik anlayışının merkezine yerleşmesiyle “Skinification”, küresel kozmetik pazarını şekillendiren temel dinamiklerden biri hâline geliyor. Sektördeki bu dönüşüm, Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği (KÜAD) tarafından bu yıl 10. kez düzenlenecek Uluslararası Kozmetik Kongresi’nin ana gündemini oluşturacak. Bilim insanlarını, üreticileri ve sektör profesyonellerini buluşturacak kongre, 14–16 Aralık tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Kozmetik sektörü, değişen tüketici beklentileri ve cilt bakımına yönelik artan ilgiyle yeni bir büyüme dönemine giriyor. Cilt bakımının yanı sıra saç bakımı, makyaj, vücut bakımı ve kişisel bakım ürünlerinde de aktif içeriklerin, çok işlevli formüllerin ve bilimsel fayda iddialarının öne çıkması, ürün geliştirme süreçlerini yeniden şekillendiriyor. BİLİMSEL YAKLAŞIM SEKTÖRÜN REKABET GÜCÜNÜ BELİRLEYECEK Kozmetik sektöründeki büyümenin Türkiye açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan: “Dünya kozmetik pazarı büyürken tüketicilerin ürünlerden beklediği faydalar da çeşitleniyor. Çift haneli büyümesini sürdüren Türkiye kozmetik pazarının önümüzdeki yıllarda hacmini önemli ölçüde artırması öngörülüyor. Skinification yaklaşımı, güzellik ve bakım kategorileri arasındaki sınırları yeniden şekillendirirken bilimsel kanıtları, güvenliği ve şeffaflığı ürün geliştirme süreçlerinin merkezine taşıyor. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısını Ar-Ge yatırımları, yenilikçi aktif maddeler ve yüksek katma değerli formülasyonlarla desteklemesi, küresel pazardaki rekabet gücümüzü artıracaktır. Kongremizde sektörün bu dönüşüme nasıl hazırlanması gerektiğini bilimsel ve ticari boyutlarıyla değerlendireceğiz” açıklamalarında bulundu. KOZMETİK PAZARINDA BİLİMSEL FAYDA DÖNEMİ BAŞLIYOR KÜAD Kongre Başkanı Serdar Mutaf ise kongrenin sektörün bu dönüşüme hazırlanmasında önemli bir buluşma noktası olacağını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: ““Skinification of Cosmetics” ana temasıyla gerçekleştireceğimiz kongremizde skinification yaklaşımının küresel ve yerel pazara etkileri, cilt bakımı aktiflerinin farklı ürün gruplarına entegrasyonu, çok işlevli formülasyonlar, dermokozmetik ürünlerde yeni nesil etken maddeler, sürdürülebilir formülasyonlar, değişen tüketici beklentileri, kişiselleştirilmiş bakım, mevzuat ve güvenlik değerlendirmeleri ele alınacak. Skinification yalnızca cilt bakımını değil; makyajdan saç bakımına, vücut bakımından kişisel bakıma kadar tüm kategorileri dönüştürüyor. Aktif maddeler, çok işlevli formüller ve skinimalism yaklaşımı artık ürün geliştirme süreçlerinin merkezinde yer alıyor. Kongremizde bu dönüşümü bilimsel, ticari ve mevzuata ilişkin boyutlarıyla ele alacak; akademi ile sektör arasında yeni bilgi ve iş birliği alanları oluşturacağız”dedi. Alanında öncü akademisyenlerin bilimsel sunumları ve uluslararası konukların konuşmalarının yer alacağı kongre; paneller, uygulamalı atölyeler, Ar-Ge ve formülasyon çalışmaları ile sektör temsilcilerini buluşturacak networking etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Katılımcılar, üç gün boyunca uzmanlık alanlarına göre farklı oturumları takip ederek bilgi ve deneyim paylaşımında bulunabilecek. 14–16 Aralık tarihlerinde Titanic Deluxe Belek’te düzenlenecek kongre; kozmetik üreticilerini, ham madde ve ambalaj firmalarını, akademisyenleri, araştırmacıları, mevzuat profesyonellerini ve genç bilim insanlarını bir araya getirecek. Bilimsel bildiriler, yenilikçi projeler ve yeni iş birlikleri de kongrenin gündeminde yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci Elde İlan Ve Satış Fiyatı Makası Temmuzda Zirve Yaptı Haber

İkinci Elde İlan Ve Satış Fiyatı Makası Temmuzda Zirve Yaptı

Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars, doğru ve gerçekçi fiyatlamanın araç satışında hız, güven ve verimlilik açısından kritik rol oynadığına dikkat çekerken, piyasa koşullarıyla uyumlu fiyat belirlemenin araç sahiplerinin beklentilerini doğru yönetmesine katkı sağladığını belirtiyor. Araç kondisyonu ve piyasa dinamikleri fiyatlara yön veriyor İkinci el araç satışında piyasa koşullarıyla uyumlu bir fiyat belirlemek, sürecin daha sağlıklı ilerlemesinde önemli rol oynuyor. İlan fiyatları olası pazarlık payını yansıtabildiği için yalnızca bu rakamları referans almak, araç sahipleri açısından eksik bir değerlendirmeye yol açabiliyor. Model, yaş, kilometre, donanım ve kondisyon gibi özellikler araç fiyatlarının belirlenmesinde etkili oluyor. Bunun yanı sıra, ilan aşamasında henüz bilinmeyen ve kapsamlı ekspertiz sonucunda ortaya çıkabilen değer kayıplarının da ilan fiyatı ile satış fiyatı arasındaki farkta etkili olabileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte jeopolitik gelişmeler, finansal koşullar ve sıfır araç piyasasındaki rekabetçi kampanyalardan etkilenen piyasa ortamı ise fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor. İkinci el araç pazarı satış hacmi bakımından direncini korusa da fiyatların sert yükselişlerden uzak, kontrollü bir seyir izlemesi ve gerek kur gerekse enflasyondaki artışların önemli ölçüde geride kalması ilanlardaki fiyat beklentileri ile gerçekleşen satış fiyatları arasında farklılıklar oluşmasına neden olabiliyor. Geçmiş dönemlerden taşınan fiyat beklentileri ve olası pazarlık payının ilan fiyatlarına yansıtılması, buna karşılık mevcut piyasa koşullarının bu seviyeleri desteklememesi ilan ve satış fiyatları arasındaki farkın açılmasına yol açıyor. Her 10 araçtan 8’inde fiyat fark oranı yüzde 10’u aştı Son bir yıllık karşılaştırmada, ilan fiyatları ile gerçekleşen satış fiyatları arasındaki makasın açıldığı gözlemlendi. Temmuz 2025’te yüzde 9,6 seviyesinde olan ortalama fark oranı, Temmuz 2026’da 5 puanlık bir artış gösterdi. Bu değişim, incelenen araçların geneline de yansıdı. İlan fiyatı ile satış fiyatı arasındaki farkın ilan fiyatına oranı yüzde 10 ve üzerinde olan araçların payı, Temmuz 2025’te yüzde 42 iken Temmuz 2026’da yüzde 82’ye ulaştı. Bulgular, incelenen yaklaşık 3 bin araca ait verilerle sınırlı olduğundan piyasanın tamamını temsil etmeyebilir. Önümüzdeki dönemde jeopolitik gelişmeler, finansman koşulları ve sıfır araç pazarındaki kampanyaların ikinci el araç fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam etmesi bekleniyor. Bu unsurların seyri ve tüketici beklentileri ilan ve satış fiyatları arasındaki farkın gelecekte nasıl şekilleneceğinde etkili olacak. Ancak zaman içinde beklentilerle piyasa gerçeklerinin uyumlanmasını ve bu makasın daralmasını bekliyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci Elde İlan ve Satış Fiyatı Makası Temmuzda Zirve Yaptı Haber

İkinci Elde İlan ve Satış Fiyatı Makası Temmuzda Zirve Yaptı

Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars, doğru ve gerçekçi fiyatlamanın araç satışında hız, güven ve verimlilik açısından kritik rol oynadığına dikkat çekerken, piyasa koşullarıyla uyumlu fiyat belirlemenin araç sahiplerinin beklentilerini doğru yönetmesine katkı sağladığını belirtiyor. Araç kondisyonu ve piyasa dinamikleri fiyatlara yön veriyor İkinci el araç satışında piyasa koşullarıyla uyumlu bir fiyat belirlemek, sürecin daha sağlıklı ilerlemesinde önemli rol oynuyor. İlan fiyatları olası pazarlık payını yansıtabildiği için yalnızca bu rakamları referans almak, araç sahipleri açısından eksik bir değerlendirmeye yol açabiliyor. Model, yaş, kilometre, donanım ve kondisyon gibi özellikler araç fiyatlarının belirlenmesinde etkili oluyor. Bunun yanı sıra, ilan aşamasında henüz bilinmeyen ve kapsamlı ekspertiz sonucunda ortaya çıkabilen değer kayıplarının da ilan fiyatı ile satış fiyatı arasındaki farkta etkili olabileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte jeopolitik gelişmeler, finansal koşullar ve sıfır araç piyasasındaki rekabetçi kampanyalardan etkilenen piyasa ortamı ise fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor. İkinci el araç pazarı satış hacmi bakımından direncini korusa da fiyatların sert yükselişlerden uzak, kontrollü bir seyir izlemesi ve gerek kur gerekse enflasyondaki artışların önemli ölçüde geride kalması ilanlardaki fiyat beklentileri ile gerçekleşen satış fiyatları arasında farklılıklar oluşmasına neden olabiliyor. Geçmiş dönemlerden taşınan fiyat beklentileri ve olası pazarlık payının ilan fiyatlarına yansıtılması, buna karşılık mevcut piyasa koşullarının bu seviyeleri desteklememesi ilan ve satış fiyatları arasındaki farkın açılmasına yol açıyor. Her 10 araçtan 8’inde fiyat fark oranı yüzde 10’u aştı Son bir yıllık karşılaştırmada, ilan fiyatları ile gerçekleşen satış fiyatları arasındaki makasın açıldığı gözlemlendi. Temmuz 2025’te yüzde 9,6 seviyesinde olan ortalama fark oranı, Temmuz 2026’da 5 puanlık bir artış gösterdi. Bu değişim, incelenen araçların geneline de yansıdı. İlan fiyatı ile satış fiyatı arasındaki farkın ilan fiyatına oranı yüzde 10 ve üzerinde olan araçların payı, Temmuz 2025’te yüzde 42 iken Temmuz 2026’da yüzde 82’ye ulaştı. Bulgular, incelenen yaklaşık 3 bin araca ait verilerle sınırlı olduğundan piyasanın tamamını temsil etmeyebilir. Önümüzdeki dönemde jeopolitik gelişmeler, finansman koşulları ve sıfır araç pazarındaki kampanyaların ikinci el araç fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam etmesi bekleniyor. Bu unsurların seyri ve tüketici beklentileri ilan ve satış fiyatları arasındaki farkın gelecekte nasıl şekilleneceğinde etkili olacak. Ancak zaman içinde beklentilerle piyasa gerçeklerinin uyumlanmasını ve bu makasın daralmasını bekliyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konut Projelerinde Sosyal Alan Yarışı Haber

Konut Projelerinde Sosyal Alan Yarışı

Yeni nesil konut projelerinde spor alanlarından yürüyüş parkurlarına, çocuk oyun alanlarından dinlenme ve sosyalleşme noktalarına kadar pek çok unsur, konutun değerini belirleyen temel kriterler arasında öne çıkıyor. Konutun değeri dört duvarın ötesine taşınıyor… Konut sektöründe değişen tüketici beklentileri, proje geliştirme anlayışını da dönüştürüyor. Günümüzde konut alıcıları için dairenin büyüklüğü, fiyatı ve konumu kadar; projenin sunduğu sosyal imkanlar, yeşil alanlar, çocuklara yönelik kullanım alanları, spor ve dinlenme imkanları da yaşam kalitesinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, konut projelerinde sosyal alanların giderek daha stratejik bir konuma geldiğini belirterek, "Bir konut projesini değerlendirirken artık yalnızca dairenin metrekaresine bakılmıyor. İnsanlar günün nasıl geçeceğini, çocuklarının nerede oynayacağını, sporunu nerede yapacağını, dinlenebileceği ve sosyalleşebileceği alanların olup olmadığını da düşünüyor. Dolayısıyla konutun değeri, dört duvarın dışına taşan bir yaşam deneyimiyle birlikte değerlendiriliyor" ifadelerinde bulundu. Sosyal alanlar artık projenin tamamlayıcısı değil Konut projelerinde sosyal donatıların geçmişte daha çok tamamlayıcı bir özellik olarak görüldüğünü ifade eden Yılmaz, yeni dönemde bu yaklaşımın değiştiğine dikkat çekti. Yılmaz, "Sosyal alanları artık projenin son aşamasında eklenen unsurlar olarak görmemek gerekiyor. Bunların konutlarla, peyzajla ve ortak kullanım alanlarıyla birlikte düşünülmesi, yaşamın doğal bir parçası haline getirilmesi gerekiyor. Biz Medar İnşaat olarak proje geliştirirken bu bütünlüğü önemsiyoruz" ifadelerinde bulundu. Konut alıcısının beklentisinin yalnızca bugünkü ihtiyaçlarla sınırlı olmadığını belirten Yılmaz, ailelerin uzun vadeli yaşamlarını da dikkate aldığını söyledi. Yılmaz, "İnsanlar satın aldıkları evin kendilerine birkaç yıl sonra da aynı yaşam konforunu sunmasını istiyor. Çocukların büyümesi, farklı yaş gruplarının ihtiyaçları ve günlük yaşam alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte sosyal alanların niteliği daha da önemli hale geliyor" ifadelerinde bulundu. Rekabet yaşam kalitesi üzerinden şekilleniyor Sektörde artan proje çeşitliliğinin geliştiricileri farklılaşmaya yönelttiğini belirten Yılmaz, önümüzdeki dönemde rekabetin yalnızca fiyat ve metrekare üzerinden yürümeyeceğini ifade ederek, "Konut sektöründe rekabetin giderek yaşam kalitesi üzerinden şekilleneceğine inanıyoruz. Aynı bölgede benzer metrekare ve fiyat seçenekleri sunan projeler arasında farkı yaratacak unsur, insanlara nasıl bir yaşam sunduğunuz olacak. Bu nedenle sosyal alanların niteliği, tasarımı ve gerçekten kullanılabilir olması her geçen gün daha fazla önem kazanıyor" ifadelerinde bulundu. Medar İnşaat, konut projelerinde mimari ve teknik özelliklerin yanı sıra sosyal yaşamı destekleyen alanları da bütüncül proje yaklaşımının bir parçası olarak ele alıyor. Şirket, konutun yalnızca fiziksel bir yapı değil, sakinlerinin günlük yaşamına değer katan bir çevre olması gerektiği anlayışıyla hareket ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

53 Milyar Dolarlık Küresel Parfüm Pazarında 30 Milyon TL Ek Yatırım Haber

53 Milyar Dolarlık Küresel Parfüm Pazarında 30 Milyon TL Ek Yatırım

Artan talep ve değişen tüketici beklentileri, üreticileri hem üretim altyapılarını güçlendirmeye hem de kendi markalarını daha rekabetçi bir yapıya taşımaya yönlendiriyor. Bu dönüşüm doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Auran Kozmetik, uluslararası pazardaki gücünü artırmak amacıyla yaklaşık 30 milyon TL'lik yeni makine yatırımıyla bu kapasiteyi tek vardiyada yıllık 7 milyon, üç vardiyada ise 21 milyon adede çıkarmayı hedefliyor. Küresel pazarlarda rekabetin her geçen gün arttığı kozmetik sektöründe ürün çeşitliliğinin artması, üretim süreçlerinde esnekliği ve verimliliği her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Bu doğrultuda teknolojiyi takip eden ve üretim süreçlerine dahil eden markalar sektörde öne çıkıyor. YENİ YATIRIM İLE YILDA 21 MİLYON ÜRETİM Auran Kozmetik Kurucu ve Genel Müdürü Abdullah Karataş, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Kozmetik sektöründe tüketici beklentileri sürekli değişiyor ve bu değişim üreticileri kendilerini sürekli geliştirmeye yönlendiriyor. Üretim kabiliyetimizi geliştirmenin yanı sıra, değişen tüketici ihtiyaçlarını yakından takip ederek ürün gamımızı da bu doğrultuda şekillendiriyoruz. Hedeflerimiz doğrultusunda uluslararası pazardaki gücümüzü artırmak amacıyla yaklaşık 30 milyon TL’lik yeni makine yatırımı yapıyoruz. Yapay zeka destekli üretim bantları ile kapasitemizi daha da büyüteceğiz. Yeni yatırımın devreye alınmasıyla birlikte üretim süreçlerinde verimliliğin artırılması, operasyonel esnekliğin güçlendirilmesi ve büyüyen talebin daha etkin karşılanması planlarımız arasında yer alıyor. Yeni üretim hatları ile birlikte kapasitemiz yılda 21 milyon adet üretime ulaşacak. Önümüzdeki dönemde özellikle kişisel koku kategorisindeki büyümemizi destekleyecek yatırımlarımıza ve ürün geliştirme çalışmalarımıza devam edeceğiz. Hedefimiz, sahip olduğumuz üretim gücünü Auran markasının hem yurt içinde hem de uluslararası pazarlarda büyümesini destekleyecek şekilde değerlendirmek" dedi. Çalışanlarının yaklaşık yüzde 64’ünün kadınlardan oluştuğu ekiple kısa sürede büyük kapasitelere ulaşan Auran Kozmetik’in ürün portföyü ağırlıklı olarak; oda kokuları, oda spreyleri, kolonya, vücut spreyi ve bitkisel içerikli ürünlerden oluşuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

13,8 Milyar Dolarlık Kimya İhracatının Geleceği "Ne Üretmeliyiz Zirvesi"nde Konuşulacak Haber

13,8 Milyar Dolarlık Kimya İhracatının Geleceği "Ne Üretmeliyiz Zirvesi"nde Konuşulacak

Kimya sanayinin en dinamik alanlarından biri olan kozmetik sektörü ise üretim kapasitesi, ihracat performansı ve değişen tüketici beklentilerine uyum kabiliyetiyle büyümesini devam ettiriyor. Artan küresel rekabet, ihracat pazarlarındaki dönüşüm, değişen tüketici beklentileri ve sürdürülebilir üretim anlayışı sektörün geleceğini şekillendirirken, üreticiler için "Ne Üretmeliyiz?" sorusu her zamankinden daha kritik hale geliyor. Bu kapsamda Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği (KÜAD) tarafından düzenlenen 4. Kozmetikte Gelecek: Ne Üretmeliyiz Zirvesi, 18 Haziran 2026 tarihinde İstanbul Ataşehir'deki Selectum City Otel'de gerçekleştirilecek. Sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirecek zirvede, kozmetik pazarının geleceğine yön verecek gelişmeler masaya yatırılacak. KÜAD tarafından düzenlenen ve 500'den fazla sektör profesyonelinin katılımının beklendiği zirve; insan ve çevre sağlığını merkeze alan yüksek katma değerli kozmetik ürünlerin geliştirilmesine katkı sağlamayı, sektörün uluslararası rekabet gücünü artırmayı, bilgi paylaşımını güçlendirmeyi ve kozmetik ekosisteminin sürdürülebilir gelişimini desteklemeyi amaçlıyor. Sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirecek program kapsamında tiyatro sanatçısı Ali Poyrazoğlu da keynote konuşmacı olarak sahne alacak. Poyrazoğlu, değişim, yaratıcılık ve geleceği öngörme becerisinin iş dünyasındaki önemini kendi deneyimleri üzerinden katılımcılarla paylaşacak. VERİ, TREND VE TÜKETİCİ İÇGÖRÜLERİ AYNI SAHNEDE Zirvenin açılış konuşmaları Zirve Başkanı Ü. Belgin Sile ve KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan tarafından gerçekleştirilecek. "Veriden Değere: Kozmetik Sektöründe Trendler" başlıklı ilk oturumda NielsenIQ'dan Merve Gökmen ve Pınar Köseoğlu, Deloitte Türkiye'den Hakan Göl ile WGSN'den Melisa Özlüer; tüketici eğilimlerinden küresel güzellik pazarındaki gelişmelere kadar sektörün bugünü ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunacak. "Kozmetikte Dönüşüm: Üretimden Tüketici Deneyimine" başlıklı ikinci oturumda ise Ashland'dan Şebnem Çakır, Koroplast'tan Ersen Yılmaz ve sektör temsilcileri; sürdürülebilirlik, inovasyon, ambalaj çözümleri ve tüketici deneyimi ekseninde sektörün dönüşümünü ele alacak. KOZMETİĞİN GELECEĞİNE SANAT VE YARATICILIK PERSPEKTİFİ Zirvenin dikkat çeken bölümlerinden biri olan keynote oturumunda, MG International Fragrance Company sponsorluğunda tiyatro sanatçısı Ali Poyrazoğlu katılımcılarla bir araya gelecek. "Kozmetiğin Yeni Rafları" oturumunda Hepsiburada'dan Engin Çağın ve ebebek'ten Can Karadeniz değişen tüketici davranışları ve yeni nesil satış kanallarını ele alırken, KÜAD Talks Stage'de teknoloji, dijital dönüşüm ve perakende ekosisteminin kozmetik sektörüne etkileri farklı sektörlerden uzman isimlerin katılımıyla değerlendirilecek. BUGÜN SADECE NE ÜRETTİĞİMİZ DEĞİL, NASIL FARKLILAŞTIĞIMIZ DA ÖNEM TAŞIYOR Kozmetik sektöründe rekabetin artık yalnızca ürün geliştirme ile sınırlı olmadığını belirten KÜAD Zirve Başkanı Ü. Belgin Sile: "Kozmetik sektörü bugün çok boyutlu bir dönüşümden geçiyor. Tüketiciler artık yalnızca ürünün içeriğine değil; markanın değerlerine, sürdürülebilirlik yaklaşımına, dijital dünyadaki görünürlüğüne ve sunduğu deneyime de bakıyor. Bu nedenle sektörümüz için kritik soru yalnızca 'Ne üretmeliyiz?' değil, aynı zamanda 'Nasıl farklılaşmalı ve nasıl değer yaratmalıyız?' sorusudur. Ne Üretmeliyiz Zirvesi ile amacımız; sektörün geleceğine yön verecek fikirleri, farklı bakış açılarını ve iş birliği fırsatlarını aynı platformda buluşturarak Türk kozmetik sektörünün uluslararası rekabet gücüne katkı sağlamaktır" Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

11 Milyar Dolarlık Kimya İhracatının Geleceği Bu Zirvede Konuşulacak Haber

11 Milyar Dolarlık Kimya İhracatının Geleceği Bu Zirvede Konuşulacak

Kimya sanayinin en dinamik alanlarından biri olan kozmetik sektörü ise üretim kapasitesi, ihracat performansı ve değişen tüketici beklentilerine uyum kabiliyetiyle büyümesini devam ettiriyor. Artan küresel rekabet, ihracat pazarlarındaki dönüşüm, değişen tüketici beklentileri ve sürdürülebilir üretim anlayışı sektörün geleceğini şekillendirirken, üreticiler için "Ne Üretmeliyiz?" sorusu her zamankinden daha kritik hale geliyor. Bu kapsamda Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği (KÜAD) tarafından düzenlenen 4. Kozmetikte Gelecek: Ne Üretmeliyiz Zirvesi, 18 Haziran 2026 tarihinde İstanbul Ataşehir'deki Selectum City Otel'de gerçekleştirilecek. Sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirecek zirvede, kozmetik pazarının geleceğine yön verecek gelişmeler masaya yatırılacak. KÜAD tarafından düzenlenen ve 500'den fazla sektör profesyonelinin katılımının beklendiği zirve; insan ve çevre sağlığını merkeze alan yüksek katma değerli kozmetik ürünlerin geliştirilmesine katkı sağlamayı, sektörün uluslararası rekabet gücünü artırmayı, bilgi paylaşımını güçlendirmeyi ve kozmetik ekosisteminin sürdürülebilir gelişimini desteklemeyi amaçlıyor. Sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirecek program kapsamında tiyatro sanatçısı Ali Poyrazoğlu da keynote konuşmacı olarak sahne alacak. Poyrazoğlu, değişim, yaratıcılık ve geleceği öngörme becerisinin iş dünyasındaki önemini kendi deneyimleri üzerinden katılımcılarla paylaşacak. VERİ, TREND VE TÜKETİCİ İÇGÖRÜLERİ AYNI SAHNEDE Zirvenin açılış konuşmaları Zirve Başkanı Ü. Belgin Sile ve KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan tarafından gerçekleştirilecek. "Veriden Değere: Kozmetik Sektöründe Trendler" başlıklı ilk oturumda NielsenIQ'dan Merve Gökmen ve Pınar Köseoğlu, Deloitte Türkiye'den Hakan Göl ile WGSN'den Melisa Özlüer; tüketici eğilimlerinden küresel güzellik pazarındaki gelişmelere kadar sektörün bugünü ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunacak. "Kozmetikte Dönüşüm: Üretimden Tüketici Deneyimine" başlıklı ikinci oturumda ise Ashland'dan Şebnem Çakır, Koroplast'tan Ersen Yılmaz ve sektör temsilcileri; sürdürülebilirlik, inovasyon, ambalaj çözümleri ve tüketici deneyimi ekseninde sektörün dönüşümünü ele alacak. KOZMETİĞİN GELECEĞİNE SANAT VE YARATICILIK PERSPEKTİFİ Zirvenin dikkat çeken bölümlerinden biri olan keynote oturumunda tiyatro sanatçısı Ali Poyrazoğlu katılımcılarla bir araya gelecek. "Kozmetiğin Yeni Rafları" oturumunda Hepsiburada'dan Engin Çağın ve ebebek'ten Can Karadeniz değişen tüketici davranışları ve yeni nesil satış kanallarını ele alırken, KÜAD Talks Stage'de teknoloji, dijital dönüşüm ve perakende ekosisteminin kozmetik sektörüne etkileri farklı sektörlerden uzman isimlerin katılımıyla değerlendirilecek. BUGÜN SADECE NE ÜRETTİĞİMİZ DEĞİL, NASIL FARKLILAŞTIĞIMIZ DA ÖNEM TAŞIYOR Kozmetik sektöründe rekabetin artık yalnızca ürün geliştirme ile sınırlı olmadığını belirten KÜAD Zirve Başkanı Ü. Belgin Sile: "Kozmetik sektörü bugün çok boyutlu bir dönüşümden geçiyor. Tüketiciler artık yalnızca ürünün içeriğine değil; markanın değerlerine, sürdürülebilirlik yaklaşımına, dijital dünyadaki görünürlüğüne ve sunduğu deneyime de bakıyor. Bu nedenle sektörümüz için kritik soru yalnızca 'Ne üretmeliyiz?' değil, aynı zamanda 'Nasıl farklılaşmalı ve nasıl değer yaratmalıyız?' sorusudur. Ne Üretmeliyiz Zirvesi ile amacımız; sektörün geleceğine yön verecek fikirleri, farklı bakış açılarını ve iş birliği fırsatlarını aynı platformda buluşturarak Türk kozmetik sektörünün uluslararası rekabet gücüne katkı sağlamaktır" Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.