Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tüketici Beklentileri

Kapsül Haber Ajansı - Tüketici Beklentileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüketici Beklentileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İkinci Elde İlan Ve Satış Fiyatı Makası Temmuzda Zirve Yaptı Haber

İkinci Elde İlan Ve Satış Fiyatı Makası Temmuzda Zirve Yaptı

Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars, doğru ve gerçekçi fiyatlamanın araç satışında hız, güven ve verimlilik açısından kritik rol oynadığına dikkat çekerken, piyasa koşullarıyla uyumlu fiyat belirlemenin araç sahiplerinin beklentilerini doğru yönetmesine katkı sağladığını belirtiyor. Araç kondisyonu ve piyasa dinamikleri fiyatlara yön veriyor İkinci el araç satışında piyasa koşullarıyla uyumlu bir fiyat belirlemek, sürecin daha sağlıklı ilerlemesinde önemli rol oynuyor. İlan fiyatları olası pazarlık payını yansıtabildiği için yalnızca bu rakamları referans almak, araç sahipleri açısından eksik bir değerlendirmeye yol açabiliyor. Model, yaş, kilometre, donanım ve kondisyon gibi özellikler araç fiyatlarının belirlenmesinde etkili oluyor. Bunun yanı sıra, ilan aşamasında henüz bilinmeyen ve kapsamlı ekspertiz sonucunda ortaya çıkabilen değer kayıplarının da ilan fiyatı ile satış fiyatı arasındaki farkta etkili olabileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte jeopolitik gelişmeler, finansal koşullar ve sıfır araç piyasasındaki rekabetçi kampanyalardan etkilenen piyasa ortamı ise fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor. İkinci el araç pazarı satış hacmi bakımından direncini korusa da fiyatların sert yükselişlerden uzak, kontrollü bir seyir izlemesi ve gerek kur gerekse enflasyondaki artışların önemli ölçüde geride kalması ilanlardaki fiyat beklentileri ile gerçekleşen satış fiyatları arasında farklılıklar oluşmasına neden olabiliyor. Geçmiş dönemlerden taşınan fiyat beklentileri ve olası pazarlık payının ilan fiyatlarına yansıtılması, buna karşılık mevcut piyasa koşullarının bu seviyeleri desteklememesi ilan ve satış fiyatları arasındaki farkın açılmasına yol açıyor. Her 10 araçtan 8’inde fiyat fark oranı yüzde 10’u aştı Son bir yıllık karşılaştırmada, ilan fiyatları ile gerçekleşen satış fiyatları arasındaki makasın açıldığı gözlemlendi. Temmuz 2025’te yüzde 9,6 seviyesinde olan ortalama fark oranı, Temmuz 2026’da 5 puanlık bir artış gösterdi. Bu değişim, incelenen araçların geneline de yansıdı. İlan fiyatı ile satış fiyatı arasındaki farkın ilan fiyatına oranı yüzde 10 ve üzerinde olan araçların payı, Temmuz 2025’te yüzde 42 iken Temmuz 2026’da yüzde 82’ye ulaştı. Bulgular, incelenen yaklaşık 3 bin araca ait verilerle sınırlı olduğundan piyasanın tamamını temsil etmeyebilir. Önümüzdeki dönemde jeopolitik gelişmeler, finansman koşulları ve sıfır araç pazarındaki kampanyaların ikinci el araç fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam etmesi bekleniyor. Bu unsurların seyri ve tüketici beklentileri ilan ve satış fiyatları arasındaki farkın gelecekte nasıl şekilleneceğinde etkili olacak. Ancak zaman içinde beklentilerle piyasa gerçeklerinin uyumlanmasını ve bu makasın daralmasını bekliyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci Elde İlan ve Satış Fiyatı Makası Temmuzda Zirve Yaptı Haber

İkinci Elde İlan ve Satış Fiyatı Makası Temmuzda Zirve Yaptı

Türkiye’nin önde gelen online ikinci el araç platformlarından VavaCars, doğru ve gerçekçi fiyatlamanın araç satışında hız, güven ve verimlilik açısından kritik rol oynadığına dikkat çekerken, piyasa koşullarıyla uyumlu fiyat belirlemenin araç sahiplerinin beklentilerini doğru yönetmesine katkı sağladığını belirtiyor. Araç kondisyonu ve piyasa dinamikleri fiyatlara yön veriyor İkinci el araç satışında piyasa koşullarıyla uyumlu bir fiyat belirlemek, sürecin daha sağlıklı ilerlemesinde önemli rol oynuyor. İlan fiyatları olası pazarlık payını yansıtabildiği için yalnızca bu rakamları referans almak, araç sahipleri açısından eksik bir değerlendirmeye yol açabiliyor. Model, yaş, kilometre, donanım ve kondisyon gibi özellikler araç fiyatlarının belirlenmesinde etkili oluyor. Bunun yanı sıra, ilan aşamasında henüz bilinmeyen ve kapsamlı ekspertiz sonucunda ortaya çıkabilen değer kayıplarının da ilan fiyatı ile satış fiyatı arasındaki farkta etkili olabileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte jeopolitik gelişmeler, finansal koşullar ve sıfır araç piyasasındaki rekabetçi kampanyalardan etkilenen piyasa ortamı ise fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor. İkinci el araç pazarı satış hacmi bakımından direncini korusa da fiyatların sert yükselişlerden uzak, kontrollü bir seyir izlemesi ve gerek kur gerekse enflasyondaki artışların önemli ölçüde geride kalması ilanlardaki fiyat beklentileri ile gerçekleşen satış fiyatları arasında farklılıklar oluşmasına neden olabiliyor. Geçmiş dönemlerden taşınan fiyat beklentileri ve olası pazarlık payının ilan fiyatlarına yansıtılması, buna karşılık mevcut piyasa koşullarının bu seviyeleri desteklememesi ilan ve satış fiyatları arasındaki farkın açılmasına yol açıyor. Her 10 araçtan 8’inde fiyat fark oranı yüzde 10’u aştı Son bir yıllık karşılaştırmada, ilan fiyatları ile gerçekleşen satış fiyatları arasındaki makasın açıldığı gözlemlendi. Temmuz 2025’te yüzde 9,6 seviyesinde olan ortalama fark oranı, Temmuz 2026’da 5 puanlık bir artış gösterdi. Bu değişim, incelenen araçların geneline de yansıdı. İlan fiyatı ile satış fiyatı arasındaki farkın ilan fiyatına oranı yüzde 10 ve üzerinde olan araçların payı, Temmuz 2025’te yüzde 42 iken Temmuz 2026’da yüzde 82’ye ulaştı. Bulgular, incelenen yaklaşık 3 bin araca ait verilerle sınırlı olduğundan piyasanın tamamını temsil etmeyebilir. Önümüzdeki dönemde jeopolitik gelişmeler, finansman koşulları ve sıfır araç pazarındaki kampanyaların ikinci el araç fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam etmesi bekleniyor. Bu unsurların seyri ve tüketici beklentileri ilan ve satış fiyatları arasındaki farkın gelecekte nasıl şekilleneceğinde etkili olacak. Ancak zaman içinde beklentilerle piyasa gerçeklerinin uyumlanmasını ve bu makasın daralmasını bekliyoruz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konut Projelerinde Sosyal Alan Yarışı Haber

Konut Projelerinde Sosyal Alan Yarışı

Yeni nesil konut projelerinde spor alanlarından yürüyüş parkurlarına, çocuk oyun alanlarından dinlenme ve sosyalleşme noktalarına kadar pek çok unsur, konutun değerini belirleyen temel kriterler arasında öne çıkıyor. Konutun değeri dört duvarın ötesine taşınıyor… Konut sektöründe değişen tüketici beklentileri, proje geliştirme anlayışını da dönüştürüyor. Günümüzde konut alıcıları için dairenin büyüklüğü, fiyatı ve konumu kadar; projenin sunduğu sosyal imkanlar, yeşil alanlar, çocuklara yönelik kullanım alanları, spor ve dinlenme imkanları da yaşam kalitesinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, konut projelerinde sosyal alanların giderek daha stratejik bir konuma geldiğini belirterek, "Bir konut projesini değerlendirirken artık yalnızca dairenin metrekaresine bakılmıyor. İnsanlar günün nasıl geçeceğini, çocuklarının nerede oynayacağını, sporunu nerede yapacağını, dinlenebileceği ve sosyalleşebileceği alanların olup olmadığını da düşünüyor. Dolayısıyla konutun değeri, dört duvarın dışına taşan bir yaşam deneyimiyle birlikte değerlendiriliyor" ifadelerinde bulundu. Sosyal alanlar artık projenin tamamlayıcısı değil Konut projelerinde sosyal donatıların geçmişte daha çok tamamlayıcı bir özellik olarak görüldüğünü ifade eden Yılmaz, yeni dönemde bu yaklaşımın değiştiğine dikkat çekti. Yılmaz, "Sosyal alanları artık projenin son aşamasında eklenen unsurlar olarak görmemek gerekiyor. Bunların konutlarla, peyzajla ve ortak kullanım alanlarıyla birlikte düşünülmesi, yaşamın doğal bir parçası haline getirilmesi gerekiyor. Biz Medar İnşaat olarak proje geliştirirken bu bütünlüğü önemsiyoruz" ifadelerinde bulundu. Konut alıcısının beklentisinin yalnızca bugünkü ihtiyaçlarla sınırlı olmadığını belirten Yılmaz, ailelerin uzun vadeli yaşamlarını da dikkate aldığını söyledi. Yılmaz, "İnsanlar satın aldıkları evin kendilerine birkaç yıl sonra da aynı yaşam konforunu sunmasını istiyor. Çocukların büyümesi, farklı yaş gruplarının ihtiyaçları ve günlük yaşam alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte sosyal alanların niteliği daha da önemli hale geliyor" ifadelerinde bulundu. Rekabet yaşam kalitesi üzerinden şekilleniyor Sektörde artan proje çeşitliliğinin geliştiricileri farklılaşmaya yönelttiğini belirten Yılmaz, önümüzdeki dönemde rekabetin yalnızca fiyat ve metrekare üzerinden yürümeyeceğini ifade ederek, "Konut sektöründe rekabetin giderek yaşam kalitesi üzerinden şekilleneceğine inanıyoruz. Aynı bölgede benzer metrekare ve fiyat seçenekleri sunan projeler arasında farkı yaratacak unsur, insanlara nasıl bir yaşam sunduğunuz olacak. Bu nedenle sosyal alanların niteliği, tasarımı ve gerçekten kullanılabilir olması her geçen gün daha fazla önem kazanıyor" ifadelerinde bulundu. Medar İnşaat, konut projelerinde mimari ve teknik özelliklerin yanı sıra sosyal yaşamı destekleyen alanları da bütüncül proje yaklaşımının bir parçası olarak ele alıyor. Şirket, konutun yalnızca fiziksel bir yapı değil, sakinlerinin günlük yaşamına değer katan bir çevre olması gerektiği anlayışıyla hareket ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

53 Milyar Dolarlık Küresel Parfüm Pazarında 30 Milyon TL Ek Yatırım Haber

53 Milyar Dolarlık Küresel Parfüm Pazarında 30 Milyon TL Ek Yatırım

Artan talep ve değişen tüketici beklentileri, üreticileri hem üretim altyapılarını güçlendirmeye hem de kendi markalarını daha rekabetçi bir yapıya taşımaya yönlendiriyor. Bu dönüşüm doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Auran Kozmetik, uluslararası pazardaki gücünü artırmak amacıyla yaklaşık 30 milyon TL'lik yeni makine yatırımıyla bu kapasiteyi tek vardiyada yıllık 7 milyon, üç vardiyada ise 21 milyon adede çıkarmayı hedefliyor. Küresel pazarlarda rekabetin her geçen gün arttığı kozmetik sektöründe ürün çeşitliliğinin artması, üretim süreçlerinde esnekliği ve verimliliği her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Bu doğrultuda teknolojiyi takip eden ve üretim süreçlerine dahil eden markalar sektörde öne çıkıyor. YENİ YATIRIM İLE YILDA 21 MİLYON ÜRETİM Auran Kozmetik Kurucu ve Genel Müdürü Abdullah Karataş, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Kozmetik sektöründe tüketici beklentileri sürekli değişiyor ve bu değişim üreticileri kendilerini sürekli geliştirmeye yönlendiriyor. Üretim kabiliyetimizi geliştirmenin yanı sıra, değişen tüketici ihtiyaçlarını yakından takip ederek ürün gamımızı da bu doğrultuda şekillendiriyoruz. Hedeflerimiz doğrultusunda uluslararası pazardaki gücümüzü artırmak amacıyla yaklaşık 30 milyon TL’lik yeni makine yatırımı yapıyoruz. Yapay zeka destekli üretim bantları ile kapasitemizi daha da büyüteceğiz. Yeni yatırımın devreye alınmasıyla birlikte üretim süreçlerinde verimliliğin artırılması, operasyonel esnekliğin güçlendirilmesi ve büyüyen talebin daha etkin karşılanması planlarımız arasında yer alıyor. Yeni üretim hatları ile birlikte kapasitemiz yılda 21 milyon adet üretime ulaşacak. Önümüzdeki dönemde özellikle kişisel koku kategorisindeki büyümemizi destekleyecek yatırımlarımıza ve ürün geliştirme çalışmalarımıza devam edeceğiz. Hedefimiz, sahip olduğumuz üretim gücünü Auran markasının hem yurt içinde hem de uluslararası pazarlarda büyümesini destekleyecek şekilde değerlendirmek" dedi. Çalışanlarının yaklaşık yüzde 64’ünün kadınlardan oluştuğu ekiple kısa sürede büyük kapasitelere ulaşan Auran Kozmetik’in ürün portföyü ağırlıklı olarak; oda kokuları, oda spreyleri, kolonya, vücut spreyi ve bitkisel içerikli ürünlerden oluşuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

13,8 Milyar Dolarlık Kimya İhracatının Geleceği "Ne Üretmeliyiz Zirvesi"nde Konuşulacak Haber

13,8 Milyar Dolarlık Kimya İhracatının Geleceği "Ne Üretmeliyiz Zirvesi"nde Konuşulacak

Kimya sanayinin en dinamik alanlarından biri olan kozmetik sektörü ise üretim kapasitesi, ihracat performansı ve değişen tüketici beklentilerine uyum kabiliyetiyle büyümesini devam ettiriyor. Artan küresel rekabet, ihracat pazarlarındaki dönüşüm, değişen tüketici beklentileri ve sürdürülebilir üretim anlayışı sektörün geleceğini şekillendirirken, üreticiler için "Ne Üretmeliyiz?" sorusu her zamankinden daha kritik hale geliyor. Bu kapsamda Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği (KÜAD) tarafından düzenlenen 4. Kozmetikte Gelecek: Ne Üretmeliyiz Zirvesi, 18 Haziran 2026 tarihinde İstanbul Ataşehir'deki Selectum City Otel'de gerçekleştirilecek. Sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirecek zirvede, kozmetik pazarının geleceğine yön verecek gelişmeler masaya yatırılacak. KÜAD tarafından düzenlenen ve 500'den fazla sektör profesyonelinin katılımının beklendiği zirve; insan ve çevre sağlığını merkeze alan yüksek katma değerli kozmetik ürünlerin geliştirilmesine katkı sağlamayı, sektörün uluslararası rekabet gücünü artırmayı, bilgi paylaşımını güçlendirmeyi ve kozmetik ekosisteminin sürdürülebilir gelişimini desteklemeyi amaçlıyor. Sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirecek program kapsamında tiyatro sanatçısı Ali Poyrazoğlu da keynote konuşmacı olarak sahne alacak. Poyrazoğlu, değişim, yaratıcılık ve geleceği öngörme becerisinin iş dünyasındaki önemini kendi deneyimleri üzerinden katılımcılarla paylaşacak. VERİ, TREND VE TÜKETİCİ İÇGÖRÜLERİ AYNI SAHNEDE Zirvenin açılış konuşmaları Zirve Başkanı Ü. Belgin Sile ve KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan tarafından gerçekleştirilecek. "Veriden Değere: Kozmetik Sektöründe Trendler" başlıklı ilk oturumda NielsenIQ'dan Merve Gökmen ve Pınar Köseoğlu, Deloitte Türkiye'den Hakan Göl ile WGSN'den Melisa Özlüer; tüketici eğilimlerinden küresel güzellik pazarındaki gelişmelere kadar sektörün bugünü ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunacak. "Kozmetikte Dönüşüm: Üretimden Tüketici Deneyimine" başlıklı ikinci oturumda ise Ashland'dan Şebnem Çakır, Koroplast'tan Ersen Yılmaz ve sektör temsilcileri; sürdürülebilirlik, inovasyon, ambalaj çözümleri ve tüketici deneyimi ekseninde sektörün dönüşümünü ele alacak. KOZMETİĞİN GELECEĞİNE SANAT VE YARATICILIK PERSPEKTİFİ Zirvenin dikkat çeken bölümlerinden biri olan keynote oturumunda, MG International Fragrance Company sponsorluğunda tiyatro sanatçısı Ali Poyrazoğlu katılımcılarla bir araya gelecek. "Kozmetiğin Yeni Rafları" oturumunda Hepsiburada'dan Engin Çağın ve ebebek'ten Can Karadeniz değişen tüketici davranışları ve yeni nesil satış kanallarını ele alırken, KÜAD Talks Stage'de teknoloji, dijital dönüşüm ve perakende ekosisteminin kozmetik sektörüne etkileri farklı sektörlerden uzman isimlerin katılımıyla değerlendirilecek. BUGÜN SADECE NE ÜRETTİĞİMİZ DEĞİL, NASIL FARKLILAŞTIĞIMIZ DA ÖNEM TAŞIYOR Kozmetik sektöründe rekabetin artık yalnızca ürün geliştirme ile sınırlı olmadığını belirten KÜAD Zirve Başkanı Ü. Belgin Sile: "Kozmetik sektörü bugün çok boyutlu bir dönüşümden geçiyor. Tüketiciler artık yalnızca ürünün içeriğine değil; markanın değerlerine, sürdürülebilirlik yaklaşımına, dijital dünyadaki görünürlüğüne ve sunduğu deneyime de bakıyor. Bu nedenle sektörümüz için kritik soru yalnızca 'Ne üretmeliyiz?' değil, aynı zamanda 'Nasıl farklılaşmalı ve nasıl değer yaratmalıyız?' sorusudur. Ne Üretmeliyiz Zirvesi ile amacımız; sektörün geleceğine yön verecek fikirleri, farklı bakış açılarını ve iş birliği fırsatlarını aynı platformda buluşturarak Türk kozmetik sektörünün uluslararası rekabet gücüne katkı sağlamaktır" Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

11 Milyar Dolarlık Kimya İhracatının Geleceği Bu Zirvede Konuşulacak Haber

11 Milyar Dolarlık Kimya İhracatının Geleceği Bu Zirvede Konuşulacak

Kimya sanayinin en dinamik alanlarından biri olan kozmetik sektörü ise üretim kapasitesi, ihracat performansı ve değişen tüketici beklentilerine uyum kabiliyetiyle büyümesini devam ettiriyor. Artan küresel rekabet, ihracat pazarlarındaki dönüşüm, değişen tüketici beklentileri ve sürdürülebilir üretim anlayışı sektörün geleceğini şekillendirirken, üreticiler için "Ne Üretmeliyiz?" sorusu her zamankinden daha kritik hale geliyor. Bu kapsamda Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği (KÜAD) tarafından düzenlenen 4. Kozmetikte Gelecek: Ne Üretmeliyiz Zirvesi, 18 Haziran 2026 tarihinde İstanbul Ataşehir'deki Selectum City Otel'de gerçekleştirilecek. Sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirecek zirvede, kozmetik pazarının geleceğine yön verecek gelişmeler masaya yatırılacak. KÜAD tarafından düzenlenen ve 500'den fazla sektör profesyonelinin katılımının beklendiği zirve; insan ve çevre sağlığını merkeze alan yüksek katma değerli kozmetik ürünlerin geliştirilmesine katkı sağlamayı, sektörün uluslararası rekabet gücünü artırmayı, bilgi paylaşımını güçlendirmeyi ve kozmetik ekosisteminin sürdürülebilir gelişimini desteklemeyi amaçlıyor. Sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirecek program kapsamında tiyatro sanatçısı Ali Poyrazoğlu da keynote konuşmacı olarak sahne alacak. Poyrazoğlu, değişim, yaratıcılık ve geleceği öngörme becerisinin iş dünyasındaki önemini kendi deneyimleri üzerinden katılımcılarla paylaşacak. VERİ, TREND VE TÜKETİCİ İÇGÖRÜLERİ AYNI SAHNEDE Zirvenin açılış konuşmaları Zirve Başkanı Ü. Belgin Sile ve KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan tarafından gerçekleştirilecek. "Veriden Değere: Kozmetik Sektöründe Trendler" başlıklı ilk oturumda NielsenIQ'dan Merve Gökmen ve Pınar Köseoğlu, Deloitte Türkiye'den Hakan Göl ile WGSN'den Melisa Özlüer; tüketici eğilimlerinden küresel güzellik pazarındaki gelişmelere kadar sektörün bugünü ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunacak. "Kozmetikte Dönüşüm: Üretimden Tüketici Deneyimine" başlıklı ikinci oturumda ise Ashland'dan Şebnem Çakır, Koroplast'tan Ersen Yılmaz ve sektör temsilcileri; sürdürülebilirlik, inovasyon, ambalaj çözümleri ve tüketici deneyimi ekseninde sektörün dönüşümünü ele alacak. KOZMETİĞİN GELECEĞİNE SANAT VE YARATICILIK PERSPEKTİFİ Zirvenin dikkat çeken bölümlerinden biri olan keynote oturumunda tiyatro sanatçısı Ali Poyrazoğlu katılımcılarla bir araya gelecek. "Kozmetiğin Yeni Rafları" oturumunda Hepsiburada'dan Engin Çağın ve ebebek'ten Can Karadeniz değişen tüketici davranışları ve yeni nesil satış kanallarını ele alırken, KÜAD Talks Stage'de teknoloji, dijital dönüşüm ve perakende ekosisteminin kozmetik sektörüne etkileri farklı sektörlerden uzman isimlerin katılımıyla değerlendirilecek. BUGÜN SADECE NE ÜRETTİĞİMİZ DEĞİL, NASIL FARKLILAŞTIĞIMIZ DA ÖNEM TAŞIYOR Kozmetik sektöründe rekabetin artık yalnızca ürün geliştirme ile sınırlı olmadığını belirten KÜAD Zirve Başkanı Ü. Belgin Sile: "Kozmetik sektörü bugün çok boyutlu bir dönüşümden geçiyor. Tüketiciler artık yalnızca ürünün içeriğine değil; markanın değerlerine, sürdürülebilirlik yaklaşımına, dijital dünyadaki görünürlüğüne ve sunduğu deneyime de bakıyor. Bu nedenle sektörümüz için kritik soru yalnızca 'Ne üretmeliyiz?' değil, aynı zamanda 'Nasıl farklılaşmalı ve nasıl değer yaratmalıyız?' sorusudur. Ne Üretmeliyiz Zirvesi ile amacımız; sektörün geleceğine yön verecek fikirleri, farklı bakış açılarını ve iş birliği fırsatlarını aynı platformda buluşturarak Türk kozmetik sektörünün uluslararası rekabet gücüne katkı sağlamaktır" Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çay Sektöründe Güven, İzlenebilir ve Şeffaf Üretimle Sağlanıyor Haber

Çay Sektöründe Güven, İzlenebilir ve Şeffaf Üretimle Sağlanıyor

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre dünya genelinde çay üretimi ve tüketimi istikrarlı şekilde artarken, sektör milyonlarca küçük üretici için önemli bir geçim kaynağı olmayı sürdürüyor. Ancak büyüyen sektörle birlikte; ürün güvenliği, izlenebilirlik, uygun depolama koşulları, tüketici bilgilendirme ve denetlenebilir üretim süreçleri de daha görünür başlıklar haline geliyor. 5 bin yılı aşan çay kültürü bugün hâlâ ekonomik ve sosyal değerini korurken, tüketici beklentileri de yalnızca lezzete değil; ürünün hangi koşullarda üretildiğine ve nasıl bir denetim sürecinden geçtiğine odaklanıyor. “Güvenlik, tarladan bardağa uzanan zincirin tamamıdır” BİTKİDEN Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, çayın yalnızca kültürel bir değer değil; aynı zamanda güven ilişkisi üzerine kurulu önemli bir tarım ürünü olduğunu belirterek şunları söyledi: “Çay Türkiye’de yalnızca bir içecek değil; günlük yaşamın, misafirperverliğin ve kültürel alışkanlıkların güçlü simgelerinden biri. Bu neden tüketici çayın üretimden satış noktasına kadar geçen tüm yolculuğunda daha fazla şeffaflık ve güven bekliyor. İnsanlar artık yalnızca çayın aromasına değil; hangi koşullarda üretildiğine, nasıl saklandığına ve hangi süreçlerden geçerek bardağına ulaştığına da dikkat ediyor.” Akdağ ayrıca çay sektörünün dünya genelinde milyonlarca üretici aile için önemli bir geçim kaynağı oluşturduğunu belirterek, özellikle küçük ölçekli üreticilerin desteklenmesi, iklim değişikliğine dayanıklı üretim modellerinin yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının güçlendirilmesinin sektörün geleceği açısından belirleyici olduğunu ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Kahve Tüketimi Son 10 Yılda 4 Kat Arttı Haber

Türkiye’de Kahve Tüketimi Son 10 Yılda 4 Kat Arttı

IPSOS’un Türkiye genelinde gerçekleştirdiği Hane Tüketim Paneli verilerine göre, hanelerin neredeyse tamamı kahve tüketiyor ve kahve satın alma sıklığı düzenli olarak artıyor. Kahvenin günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ortaya koyan veriler, özellikle genç nüfus ve şehirleşmenin etkisiyle tüketimin hız kazandığını gösteriyor. Araştırmalar, Türkiye’de kişi başı kahve tüketiminin son 10 yılda 4 kat artarak yaklaşık 1,5 kilograma ulaştığını ortaya koyuyor. Artan taleple birlikte kahvenin artık yalnızca bir içecekten öte, günlük yaşamın önemli bir parçası haline geldiğini belirten Coffee Factory CEO’su Erol Şahin, “Tüketici beklentileri de bu dönüşümle birlikte değişiyor. İnsanlar kahvenin yanında deneyim, atmosfer ve sürdürülebilir kalite de arıyor. Coffee Factory olarak son dönemde mağazalaşma sürecinde yüzde 113 büyüme kaydederken, her noktada aynı deneyimi sunabilen güçlü ve ölçeklenebilir bir operasyon yapısı oluşturmaya odaklanıyoruz” dedi. “Hedef: 150’nin üzerinde mağaza ve çoklu pazarda büyüme” Coffee Factory, Türkiye’de 100 mağaza, Avrupa’da 20 mağaza ve toplamda 150+ mağazaya ulaşma hedefi doğrultusunda yatırımlarını sürdürürken, uluslararası pazarlarda da büyüme planlarını hızlandırıyor. Avrupa ve Orta Doğu başta olmak üzere birçok bölgede yürütülen marka tescil süreçleri ve iş geliştirme görüşmeleri, markanın global büyüme stratejisinin temelini oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde uluslararası operasyon ağını genişletmeyi hedeflediklerini belirten Erol Şahin, “Önümüzdeki 5 yıl içinde en az 5 ülkede aktif operasyon kurmayı hedefliyoruz. Uluslararası pazarda kalıcı olabilmek için güçlü operasyon modeli, doğru lokasyon stratejisi ve tutarlı marka deneyimi büyük önem taşıyor. Biz de erişilebilir premium yaklaşımımızı koruyarak farklı pazarlarda sürdürülebilir şekilde büyüyen güçlü bir marka yapısı oluşturmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. “Merkezi yapı, ölçeklenebilir büyümenin anahtarı” Coffee Factory, büyüme stratejisinde merkezi operasyon modelini öncelikli alanlardan biri olarak konumlandırıyor. Marka, tüm mağazalarda aynı ürün kalitesini ve müşteri deneyimini sürdürülebilir hale getirmek amacıyla operasyonel süreçlerini daha güçlü bir sistem altyapısıyla yönetiyor. Bu dönüşümün markanın gelecek hedefleri açısından kritik bir rol taşıdığını ifade eden Erol Şahin, “Franchise modeliyle kısa sürede güçlü bir yaygınlığa ulaştık. Geldiğimiz noktada odağımızı daha kontrollü, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir büyüme modeline çevirdik. Merkezi yönetim yaklaşımı sayesinde tüm mağazalarda aynı kalite standardını ve operasyon disiplinini koruyan bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Yerli tedarik ve üretimde sürdürülebilir yapı Coffee Factory, kalite standartlarını korurken yerli üretim gücünü destekleyen bütüncül bir yapı benimsiyor. Dünyanın farklı kahve üretim bölgelerinden özenle seçilen yeşil çekirdekler, İstanbul’da işlenerek tüketiciyle buluşuyor. Bunun yanı sıra marka; süt, gıda, ambalaj ve operasyonel ürün gruplarında güçlü bir yerli tedarikçi ağıyla çalışarak sürdürülebilir bir operasyon modeli oluşturuyor. Yerli tedarik ağının operasyonel sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıdığını vurgulayan Coffee Factory CEO’su Erol Şahin, “Büyümenin sürdürülebilir olması için tedarik zincirinin de aynı ölçüde güçlü olması gerekiyor. Biz üretimden lojistiğe kadar tüm süreci merkezi bir yapı içerisinde yönetmeye odaklanıyoruz. Yerli iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü yapı sayesinde hem operasyonel verimliliğimizi artırıyor hem de kalite standardımızı koruyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Meysu Halka Arz Sonuçları Açıklandı Haber

Meysu Halka Arz Sonuçları Açıklandı

Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin paylarının halka arzına ilişkin talep toplama süreci, 5–6–7 Ocak 2026 tarihlerinde gerçekleştirildi. Şirketin 1 TL nominal değerli payları 7,50 TL fiyattan halka arz edilirken, 175 milyon TL nominal değerli payların satışı sonucunda halka arz büyüklüğü 1 milyar 312 milyon 500 bin TL olarak gerçekleşti. Halka arz sürecinde Meysu’ya yatırımcıların yoğun ilgisi dikkat çekti. Yurt içi bireysel yatırımcı kategorisinde tahsisatın 2,6 katı, yüksek başvurulu yatırımcı kategorisinde 51,4 katı, yurt içi kurumsal yatırımcı kategorisinde ise 4,9 katı talep geldi. Toplamda halka arz büyüklüğünün 8,5 katına ulaşan talep, Meysu’nun iş modeline ve büyüme vizyonuna duyulan güveni ortaya koydu. 648 Bini Aşkın Yatırımcıya Dağıtım Yapıldı Meysu’nun halka arzında; 646.385’i yurt içi bireysel yatırımcı, 1.407’si yüksek talepli yatırımcı ve 211’i yurt içi kurumsal yatırımcı olmak üzere toplam 648.003 yatırımcıya dağıtım gerçekleştirildi. Dağıtıma esas tahsisat oranları; yurt içi bireysel yatırımcılar için yüzde 45, yüksek talepli yatırımcılar için yüzde 10 ve yurt içi kurumsal yatırımcılar için yüzde 45 olarak gerçekleşti. Bu sonuçla birlikte Meysu, geniş bir yatırımcı tabanıyla sermaye piyasalarına güçlü bir giriş yaptı. Güldüoğlu: “Yatırımcılarımızın Gösterdiği İlgi Bizim İçin Güçlü Bir Referans” Halka arz sonuçlarını değerlendiren Meysu CEO’su Osman Güldüoğlu, talep toplama sürecinde ortaya çıkan güçlü yatırımcı ilgisinin, şirketin uzun vadeli büyüme stratejisine duyulan güvenin somut bir göstergesi olduğunu ifade etti. Güldüoğlu, “Meysu olarak halka arz sürecini, uzun vadeli büyüme stratejimizin planlı ve doğal bir devamı olarak ele aldık. Talep toplama sürecinde gördüğümüz yoğun ilgi, bugüne kadar kararlılıkla sürdürdüğümüz yatırım, üretim ve verimlilik odaklı yaklaşımımızın karşılık bulduğunu gösteriyor. Halka arzla birlikte daha şeffaf, daha güçlü ve daha kurumsal bir yapıyla yolumuza devam edeceğiz.” dedi. Yatırımlar ve Kapasite Artışı Ön Planda Osman Güldüoğlu, halka arzdan elde edilen kaynağın kullanım alanlarının net olduğunu belirterek, devam eden yatırım sürecinin büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti. Mevcut üretim kapasitesini 182 milyon litreden 472 milyon litreye çıkaracak yatırımların yaklaşık yüzde 90’ının tamamlandığını kaydeden Güldüoğlu, 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla üretim kapasitesinde belirgin bir artış sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Meysu Hakkında 55 yılı aşkın köklü marka mirasıyla Türkiye’nin önde gelen meyve suyu ve alkolsüz içecek üreticilerinden biri olan Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş., güçlü üretim altyapısı, entegre üretim modeli ve geniş ürün portföyüyle faaliyetlerini sürdürmektedir. Meysu; meyve suları, nektarlar, gazlı içecekler ve enerji içecekleri başta olmak üzere farklı kategorilerde hem kendi markaları ile hem de özel markalı (private label) ürün üretmektedir. Yurt içi pazardaki güçlü konumunun yanı sıra ihracat odaklı büyüme stratejisiyle de öne çıkan Şirket, ürünlerini Asya, Avrupa, Amerika ve Afrika kıtalarında çok sayıda ülkeye ihraç etmektedir. Ara mamul ve tüketime hazır ürün üretimini birlikte gerçekleştiren entegre yapısı sayesinde maliyet, kalite ve tedarik sürekliliği açısından rekabet avantajı sağlayan Meysu, üretim faaliyetlerini Kayseri’de bulunan tesislerinde sürdürmektedir. Teknoloji odaklı yatırım vizyonuyla hareket eden Meysu, değişen tüketici beklentileri ve küresel içecek trendleri doğrultusunda ürün geliştirme çalışmalarına önem vermekte; üretim kapasitesini artırmayı ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirmeyi hedeflemektedir. Şirket, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla uzun vadeli ve istikrarlı büyüme hedefini kararlılıkla sürdürmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.