Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tüketici Davranışları

Kapsül Haber Ajansı - Tüketici Davranışları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüketici Davranışları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gıda Sektörünün Geleceğine  Foodist İstanbul’da Yön Verilecek Haber

Gıda Sektörünün Geleceğine Foodist İstanbul’da Yön Verilecek

Foodist İstanbul 2026, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gıda sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirecek; üreticileri, ihracatçıları, ulusal ve uluslararası satın alma yetkililerini aynı çatı altında buluşturarak Türkiye'nin gıda ihracatına yeni fırsatlar sunacak. 60 Ülkeden 2.000’in Üzerinde Karar Verici Foodist İstanbul’da Buluşacak Avrupa’dan Güney Amerika’ya, Kuzey Afrika’dan Güneydoğu Asya’ya uzanan uluslararası alım heyeti programı kapsamında 60 ülkeden 2.000’in üzerinde satın alma profesyoneli ve karar verici İstanbul’da ağırlanacak. İşlenmiş meyve ve kuruyemişten temel gıdalara, çikolata ve şekerlemelerden yağlara kadar fuarda sergilenen ana ürün kategorilerinde ticaret potansiyeli yüksek pazarlara odaklanan program; Türkiye’nin üretim ve ihracat gücünü dünyanın farklı bölgelerinden profesyonel alıcılarla buluşturacak. Uluslararası heyetler arasında gıda perakende ve dağıtım sektörünün önde gelen oyuncuları, global E-Ticaret ve Horeca firmaları yer alıyor. Türkiye’nin ihracat potansiyelinin en yüksek olduğu ABD, Kanada, İngiltere, İspanya, Almanya, Hollanda, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Irak, Azerbaycan, Japonya, Güney Afrika ve Kolombiya’nın da aralarında bulunduğu 60 ülkeden satın alma profesyonelleri, Foodist İstanbul kapsamında yeni iş fırsatları için İstanbul’da bir araya gelecek. Bununla birlikte Türkiye’nin önde gelen gıda perakende zincirleri, e-ticaret platformları ve otel gruplarının satın alma profesyonelleri B2B Meeting Alanı’nda katılımcı firmalarla planlı ikili iş görüşmeleri gerçekleştirecekler. Böylece Foodist İstanbul, uluslararası pazarlara açılmak isteyen üretici ve ihracatçı firmalar için doğrudan ticari temas imkânı sunacak. Foodist Forum & Show Kitchen ile Sektörün Gündemi Sahneye Taşınıyor Fuarda dört gün boyunca düzenlenecek Foodist Forum & Show Kitchen etkinlikleriyle sektörün gündemi farklı başlıklarla sahneye taşınacak. Akademisyenler, kamu temsilcileri, sektör kuruluşları, üreticiler, ihracatçılar, horeca profesyonelleri ve şeflerin buluşacağı Foodist Forum & Show Kitchen, güncel gelişmelerle birlikte sektörün geleceğine ilişkin de yeni perspektiflerin ortaya konulduğu bir buluşma noktası olacak. Foodist Forum’da Gıda Sektörü Ele Alınacak Foodist Forum’un 13 oturumunda söz alacak 40 konuşmacı ile Türkiye’nin gıda ihracatından dijitalleşmeye, gıda güvenliğinden sürdürülebilirliğe, rejeneratif tarımdan gıda teknolojilerine kadar sektörün geleceğini şekillendiren önemli başlıklar ele alınacak. İlk Günün Gündeminde Gıda İhracatının Geleceği Var Foodist İstanbul’un 1 Eylül’de başlayacak etkinlik programında ilk günün öne çıkan başlığı ihracat vizyonu olacak. Başkanlar Oturumu’nda TİM, TGDF ve ihracatçı birliklerinin başkanları, Türkiye’nin gıda ihracatındaki mevcut konumunu ve küresel pazarlarda rekabet gücünü artırmak için atılması gereken adımları değerlendirecekler. İlk gün aynı zamanda gıda sektörünün küresel ticaretteki konumunun yanı sıra yeni pazar fırsatları ve ihracat stratejileri açısından da önemli mesajlara sahne olacak. 2 Eylül’de Dijitalleşme ve Değişen Tüketici Davranışları Gündemde Olacak Foodist Forum’un ikinci gününde odağa, gıda sektörünün hızla değişen rekabet dinamikleri alınacak. Tüketici alışkanlıkları başlığında NielsenIQ’dan Merve Gökmen, değişen tüketici davranışlarını ve pazar araştırmalarının sektöre sunduğu içgörüleri paylaşacak. “Dijital raflarda rekabet” oturumunda ise PTT AVM’den Hüseyin Tamalı ve Migros One’dan Arda Bayar, e-ticaretin ve algoritmaların alışveriş alışkanlıklarını nasıl dönüştürdüğünü OneIngage Strateji ve İç Görü Direktörü Tahir Emre Kaşlı moderatörlüğünde ele alacaklar. Günün bir diğer önemli gündemi ambalaj inovasyonu olacak. ASD Başkanı M. Zeki Sarıbekir, PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu ve Dr. Orhan Irmak; ambalajın yalnızca ürünü koruyan bir unsur olmaktan çıkarak marka, tüketici ve satış deneyiminin önemli bir parçasına dönüşümünü Xsights Pazar Araştırmaları Departmanı Lideri Yakup Peker moderatörlüğünde değerlendirecekler. Gıda güvenliği de yapay zekâ ve dijital teknolojiler perspektifinden ele alınacak. Prof. Dr. Osman Sağdıç, Dr. Hakan Başdoğan ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda Kodeks ve Yem Mevzuatı Daire Başkanı Selim Kaplan; dijital izlenebilirlik ve yapay zekâ uygulamalarıyla birlikte gıda sektöründe ortaya çıkan yeni kalite standartlarını Doç.Dr. Necati Çetin’in moderasyonunda gündeme taşıyacaklar. 3 Eylül’de Sürdürülebilirlik ve Teknoloji Öne Çıkacak Foodist İstanbul’un üçüncü gününde sektörün geleceğini belirleyen iki temel başlık, sürdürülebilirlik ve teknoloji, farklı oturumlarla ele alınacak. “Sofrada Dönüşüm” oturumunda Nil Tibukoğlu, Sinem Topçu ve Aslıhan Denge; Semra Sevinç moderatörlüğünde gıda israfının azaltılması, sorumlu mutfaklar ve doğru bilginin tüketici davranışlarındaki rolü üzerine değerlendirmelerde bulunacaklar. “Geleceğin Gıdası” oturumunda ise Prof. Dr. Hami Alpas moderatörlüğünde rejeneratif tarım, Ar-Ge ve bitkisel üretimdeki inovasyonlar konuşulacak. HORECA sektörünün gündeminde ise artan maliyetlere rağmen kalite standartlarının nasıl korunabileceği olacak. Soner Kesgin, Umut Karakuş ve Tolga Atalay, “Maliyet Kıskacında Kalite” başlığı altında sektörün karşı karşıya olduğu zorlukları ve çözüm yollarını paylaşacaklar. Oturumu Defne Ertan Tüysüzoğlu modere edecek. Günün teknoloji başlığında ise TAT Gıda’dan Çiğdem Şahin; robotik, otomasyon ve dijital fabrikaların gıda üretimindeki dönüşümünü ele alacak. Foodist Show Kitchen’da Gastronomi Sahneye Taşınacak Foodist İstanbul’un etkinlik programının bir diğer önemli ayağını ise Foodist Show Kitchen oluşturacak. Dört gün boyunca 12 mutfak şovunda 37 şefin yer alacağı sahnede gastronomi, inovasyon ve sosyal katılım bir araya gelecek. Show Kitchen programında geleneksel Türk mutfağı da modern yorumlarla sahneye taşınacak. “Zeytinyağlılar” ve “Türk Kruvasanı: Tereyağlı Simit” gibi şovlar, geleneksel lezzetlerin çağdaş gastronomi anlayışıyla yeniden yorumlanmasına odaklanacak. Down Şefler Mutfakta Programın dikkat çeken başlıklarından biri de “Down Şefler Mutfakta” olacak. Sosyal kapsayıcılığın gastronomi üzerinden görünür kılınacağı oturumda Down sendromlu şefler mutfakta yer alarak gastronominin birleştirici ve kapsayıcı gücünü ortaya koyacak. “Gerçek Gıdanın Hikayesi” oturumunda ise gastronominin kaynağına, toprağa ve üretime odaklanılacak; iyi yemeğin hikâyesinin mutfaktan önce toprakta başladığı vurgulanacak. Foodist İstanbul’dan Gıda Sektörüne Sosyal Fayda Foodist Forum & Show Kitchen, sektörün gündemini konuşmanın yanı sıra toplumsal faydaya da katkı sağlayacak. Program boyunca katkı sunan konuşmacılar, şefler ve markalar adına Türkiye’nin 7 bölgesine yayılan TİDER Gıda Bankacılığı Ağı üzerinden ihtiyaç sahibi ailelerin temel gıda ve ihtiyaçlara erişimine destek olunacak. Bu yönüyle Foodist İstanbul, gıda sektörünün üretim, ticaret ve gastronomi eksenindeki gücünü sosyal dayanışmayla bir araya getirecek. İhracat vizyonundan dijital rekabete, gıda güvenliğinden sürdürülebilir tarıma, yapay zekâdan robotik üretime ve geleneksel gastronomiden sosyal kapsayıcılığa uzanan kapsamlı programıyla Foodist Forum & Show Kitchen, sektörün farklı paydaşlarını aynı platformda buluşturacak ve gıdanın geleceği dört gün boyunca İstanbul’da konuşulacak. Dünyanın en büyük üç gıda fuarından biri olma hedefiyle hazırlanan Foodist İstanbul 2026, 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi'nde Türkiye'nin üretim gücünü uluslararası ticaretle buluşturarak hem sektörün küresel görünürlüğünü artırmayı hem de gıda ihracatına uzun vadeli katkı sağlamayı amaçlıyor. Fuar gıda sektörünün bugünü değerlendirdiği, geleceği tartıştığı ve yeni iş birlikleri için bir araya geldiği sektörün buluşma noktası olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk İş Dünyası ABD Pazarı İçin Çorlu’da Bir Araya Geldi Haber

Türk İş Dünyası ABD Pazarı İçin Çorlu’da Bir Araya Geldi

Türk ihracatçısı ve yatırımcısının dünyanın en büyük ekonomisi olan Amerika Birleşik Devletleri pazarına entegrasyonunu sağlamak ve bölge ekonomisinin küresel ticaret hacmini artırmak amacıyla düzenlenen "ABD Pazarına Eyaletler Bazında Giriş Stratejileri: Fırsatlar ve Tehditler" paneli, 29 Temmuz 2026 tarihinde Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Enis Sülün Konferans Salonu ve Gösteri Merkezi'nde gerçekleştirildi. Türk-Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham) organizasyonunda; Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası (Çorlu TSO) ve Trakya Kalkınma Ajansı (TRAKYAKA) iş birliğiyle düzenlenen panele ABD pazarına açılmak isteyen ihracatçılar, sanayiciler, yatırımcılar, girişimciler ve iş dünyası temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. Sunuculuğunu TABA-AmCham Direktörü Kenan Taban'ın üstlendiği etkinlik kapsamında ABD pazarına giriş yöntemleri, marka konumlandırma, şirket kuruluşu, finansman mekanizmaları ve lojistik altyapı süreçleri kapsamlı bir şekilde masaya yatırıldı. BÖLGE EKONOMİSİNİN KÜRESEL VİZYONU VURGULANDI Programın karşılama konuşmasını TABA-AmCham Tekirdağ Temsilcisi Sedat Güner gerçekleştirdi. İki oturum halinde düzenlenen panelin açılış konuşmaları TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, Çorlu TSO Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Volkan ve TRAKYAKA Genel Sekreteri Mahmut Şahin tarafından yapıldı. Protokol konuşmacıları, bölge ekonomisinin küresel entegrasyonuna dikkat çekerek, Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacminin artırılmasının stratejik önemini vurguladılar. Prof. Dr. Musa Pınar da "ABD Pazarında Marka Konumlandırması ve Eyalet Bazlı Tüketici Davranışları" başlıklı sunumunda ABD pazarında doğru konumlanma, eyalet bazlı tüketici farklılıkları ve markalaşma stratejilerini katılımcılarla paylaştı. İHRACAT FİNANSMANI, TEŞVİKLER VE KÜRESEL LOJİSTİK AĞLARI TARTIŞILDI Moderatörlüğünü Beşir Kemal Ustaoğlu’nun üstlendiği “ABD Pazarına Giriş Stratejileri İhracat Finansmanı ve Küresel Lojistik Çözümleri” başlıklı panelde konuşan İlker Yılmaz ABD'de iş yapma kültürü ve yatırımcı beklentilerini aktardı. Hafize Çiler ise konuşmasında tarım ihracatının finansmanı ve sağlanan kefalet mekanizmalarını değerlendirdi. Küresel lojistik ağları ve Türkiye'nin bu ağlardaki stratejik konumunu Besim Dönmez paylaşırken, Aykut Meriç deniz taşımacılığı ve lojistik çözümlerine dair detayları aktardı. Oturumun son konuşmacısı Kemal Darcan ise kimya ve ambalaj sektöründe ihracat stratejilerini ele aldı. KURUMSALLAŞMA VE HUKUKİ ALTYAPI TÜM YÖNLERİYLE ELE ALINDI Moderatörlüğünü Dr. Ferkan Çelik’in üstlendiği “ABD Pazarında Kurumsallaşma, Hukuki Süreçler ve Sürdürülebilir Büyüme Stratejileri” başlıklı ikinci oturumda ise pazardaki kalıcı başarı faktörleri değerlendirildi. Oturum kapsamında Mahmut Şahin Trakya bölgesinin ihracat ve yatırım desteklerini anlatırken, İlhan Kubilay Geçkil kurumsallaşma adımları ve risk yönetimini aktardı. Zeynep Sönmez İhtiyar, ABD pazarına giriş ile yatırımcı vizeleri süreçlerine değinirken, Mehmet Durdu Akan tedarik zinciri ve ihracat stratejilerini paylaştı. Oturum, Av. Emine Şahin Karakaşlıoğlu’nun ABD’de şirket kuruluşu ve hukuki süreçlere dair bilgilendirmeleriyle tamamlandı. STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI Programın sonunda TABA-AmCham ile Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası arasında Türkiye-ABD ticari ilişkilerini güçlendirecek stratejik bir iş birliği protokolü imzalandı. Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Erdim Noyan ile TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı tarafından imza altına alınan protokol kapsamında; ortak projeler geliştirilmesi, ihracatın desteklenmesi ve eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk İhracatçısını ABD Pazarına Taşıyacak Panel Çorlu'da Gerçekleşecek Haber

Türk İhracatçısını ABD Pazarına Taşıyacak Panel Çorlu'da Gerçekleşecek

Türk-Amerikan İş Adamları Derneği ve Amerikan Ticaret Odası Türkiye (TABA-AmCham) tarafından; Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası (Çorlu TSO) ile Trakya Kalkınma Ajansı (TRAKYAKA) iş birliğinde organize edilen "ABD Pazarına Eyaletler Bazında Giriş Stratejileri: Fırsatlar ve Tehditler" başlıklı panel, 29 Temmuz’da Çorlu TSO Enis Sülün Konferans Salonu ve Gösteri Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Tekirdağ ve çevre illerde faaliyet gösteren iş insanları, yatırımcılar, ihracatçılar, sanayiciler ve girişimcilerin katılacağı programda, ABD pazarına giriş yolları, marka konumlandırma, şirket kuruluşu, finansman ve lojistik gibi pek çok önemli konu masaya yatırılacak. Amerika Pazarı İçin Yol Haritası Çorlu’da Çiziliyor TABA-AmCham Tekirdağ Temsilcisi Sedat Güner’in açılış konuşmasıyla başlayacak olan panelde, TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, Çorlu TSO Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Volkan, TRAKYAKA Genel Sekreteri Mahmut Şahin ile Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Günay bölge ekonomisinin küresel entegrasyonu ve ABD ile ticaret hacminin artırılması yönündeki stratejik değerlendirmelerini paylaşacaklar. TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve Valparaiso Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Musa Pınar da "ABD Pazarında Marka Konumlandırması ve Eyalet Bazlı Tüketici Davranışları" konusunu tüm detaylarıyla anlatacak. ABD Pazarına Giriş, Finansman Çözümleri ve Küresel Lojistik Ağı Masaya Yatırılacak Programın ilk paneli, "ABD Pazarına Giriş Stratejileri, İhracat Finansmanı ve Küresel Lojistik Çözümleri" başlığı altında gerçekleştirilecek. TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Beşir Kemal Ustaoğlu’nun moderatörlüğünde yürütülecek bu oturumda, ABD'de yatırım fırsatları, eyalet bazlı teşvikler ve girişimcilik konuları geniş bir çerçevede ele alınacak. Panelistler arasında yer alan TABA-AmCham Üyesi İlker Yılmaz da ABD'de iş yapma kültürü ve kurumsal başarı için yönetim beklentileri, ilk iletişim, organizasyon yapısı, insan kaynakları ve yatırımcı perspektifini aktaracak. İhracatı Geliştirme A.Ş. (İGE) Genel Müdürü Fatih Tuğrul Topaç, ihracatın finansmanı ve kefalet mekanizmalarını ele alırken, Asyaport Liman A.Ş. Planlama, Operasyon ve Teknik Hizmetler Müdürü Besim Dönmez ile MSC Gemi Acentalığı Tekirdağ Şube Müdürü Aykut Meriç küresel lojistik ağları ve Türkiye’nin bu ağlardaki stratejik konumunu değerlendirecek. Oturumun son panelisti olan TABA-AmCham Üyesi Kemal Darcan ise kimya ve ambalaj sanayinde ihracat ile küresel rekabet stratejilerini katılımcılarla paylaşacak. Kurumsallaşma, Hukuki Süreçler ve Sürdürülebilir Büyüme Modelleri Tartışılacak Etkinliğin ikinci oturumunda ise "ABD Pazarında Kurumsallaşma, Hukuki Süreçler ve Sürdürülebilir Büyüme Stratejileri" konusu masaya yatırılacak. Glokal & Partners Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ferkan Çelik’in moderatörlüğünde başlayacak bu oturumda, sürdürülebilirlik ve Avrupa Birliği politikaları ekseninde önemli değerlendirmeler yapılacak. Oturumun ilk konuşmacısı olan TRAKYAKA Genel Sekreteri Mahmut Şahin, Trakya bölgesinin ABD pazarına açılımını ihracat, yatırım ve kalkınma destekleri bağlamında ele alacak. Ardından, TABA-AmCham Üyesi İlhan Kubilay Geçkil kurumsal yapılanma ve risk yönetimi süreçlerine değinecek. TABA-AmCham Üyesi Zeynep Sönmez İhtiyar, ABD pazarına giriş ile yatırımcı vize süreçlerine ilişkin bilgi verecek. TABA-AmCham Tekstil-Hazır Giyim Komite Başkanı Mehmet Durdu Akan, tedarik zinciri ile ihracat stratejilerini detaylı şekilde anlatacak. Oturum, TABA-AmCham Başkan Başdanışmanı Av. Emine Şahin Karakaşlıoğlu’nun şirket kuruluşu ve yatırımcı vizelerinin hukuki boyutlarını aktarmasıyla tamamlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Malatya’nın Küresel Vizyonu ABD Pazarıyla Buluştu Haber

Malatya’nın Küresel Vizyonu ABD Pazarıyla Buluştu

Türk-Amerikan İş Adamları Derneği (TABA-AmCham) öncülüğünde hayata geçirilen program; Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Malatya Tekstilciler ve Konfeksiyoncular Derneği (MATEK-DER) ile Malatyalı İş İnsanları Derneği (MİAD) iş birliğiyle düzenlendi. Etkinlik; Malatya başta olmak üzere bölge ekonomisinin önde gelen sanayici, ihracatçı, yatırımcı ve iş insanlarını aynı platformda bir araya getirdi. Panel Öncesi Vali Seddar Yavuz’a Makamında Ziyaret Bölgedeki iş dünyası temsilcilerine ABD pazarının kapılarını aralamayı amaçlayan panel öncesinde, TABA-AmCham heyeti Malatya Valisi Seddar Yavuz'u makamında ziyaret etti. Ekonomi Dünyasının Öncü İsimleri Kürsüdeydi Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen ve bölge genelinde faaliyet gösteren sanayiciler, yatırımcılar ve girişimcilere ABD pazarına giriş konusunda yol göstermeyi amaçlayan program, üst düzey açılış konuşmalarıyla başladı. Programın açılış konuşmaları TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ve MATEK-DER Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tüm tarafından gerçekleştirildi. Açılış konuşmalarının ardından, TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Prof. Dr. Musa Pınar, ABD pazarında marka konumlandırması ve eyalet bazlı tüketici davranışları üzerine kapsamlı bir ana konuşma gerçekleştirdi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve ekonomi yazarı Vahap Munyar’ın moderatörlüğünde düzenlenen panelde TABA-AmCham New Jersey Temsilcisi Peter Eyüp Ulu, TABA-AmCham Tekstil-Hammadde Komite Başkanı Mehmet Durdu Akan, TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Tayfun Selen, TABA-AmCham Başkan Başdanışmanı Av. Emine Şahin Karakaşlıoğlu ile TABA-AmCham üyeleri Zeynep Sönmez İhtiyar ve Av. İlhan Kubilay Geçkil konuşmacı olarak yer aldı. Uzmanlar; ABD pazarına giriş stratejileri, yatırım süreçleri, kurumsal yapılanma ve hukuki yol haritasına ilişkin stratejik bilgi ve saha deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Eyalet Bazında Fırsatlar ve Riskler Tartışıldı Panel kapsamında; ABD'nin farklı eyaletlerindeki yatırım ve ticaret fırsatları, sektörel avantajlar, yatırım teşvikleri, şirket kuruluş süreçleri ve hukuki altyapı konuları masaya yatırıldı. Küresel ticarette öne çıkan riskler, lojistik olanaklar ve pazara giriş stratejilerinin uzman isimler tarafından değerlendirildiği oturumda; üretim, tekstil, gıda, tarım, makine, otomotiv yan sanayi, teknoloji, enerji, lojistik, hizmet ve dış ticaret sektörlerine ait güncel veriler ve pazar analizleri paylaşıldı. ABD ile olan ticaretini bir adım ileriye taşımak ve uluslararası rekabet gücünü artırmak isteyen ihracatçılar için kılavuz niteliği taşıyan panelin, bölge ekonomisine yeni ticari bağlantılar kazandırması hedefleniyor. Malatya Ticaret Borsası ile Tarımsal İhracat Masaya Yatırıldı Program kapsamında ayrıca TABA-AmCham heyeti, Malatya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özcan ve yönetimiyle bir araya geldi. Toplantıda; Malatya'nın tarım ve gıda sektöründeki yüksek üretim gücü, kentin ihracat potansiyeli ve Türkiye-ABD ticari ilişkileri kapsamında geliştirilebilecek yeni iş birliği fırsatları değerlendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa’daki Aşırı Sıcaklar Soğutma Açığını Gözler Önüne Serdi Haber

Avrupa’daki Aşırı Sıcaklar Soğutma Açığını Gözler Önüne Serdi

Türkiye’nin en büyük online hizmet platformu Armut.com, Avrupa genelinde yaşanan aşırı sıcaklıklarla paralel olarak platformda yaşanan hareketlilik sonrasında klima sahiplik oranının düşük olduğu Avrupa ülkelerinin “soğutma açığıyla” karşı karşıya kaldığını ortaya koydu. İklim krizinin etkisiyle rekor sıcaklıkların yaşandığı ve termometrelerin Avrupa kıtası genelinde 40°C’nin üzerini gördüğü 2026 yazında, Türkiye’nin en büyük online hizmet platformu Armut.com, ev teknolojileri ve iklimlendirme trendlerine ışık tutan kapsamlı bir bölgesel analiz gerçekleştirdi. Mayıs 2025 – Haziran 2026 dönemini kapsayan bölgesel veri analiz, Avrupa genelinde yaşanan aşırı sıcak hava dalgalarının tüketici davranışları üzerindeki yapısal etkilerini ortaya koydu. Klima sahiplik oranının düşük olduğu Avrupa ülkelerinde yeni klima satın alma yoluna gitmek zorunda kalan tüketicilerin montaj talepleri yoğunlaşırken, klima kültürüne aşina olan Türkiye, bütçe odaklı bir yaklaşımla yeni cihaz almak yerine mevcut olanı yenilemeyi seçti. Sıcak Hava Dalgaları Avrupa’nın “Soğutma Açığını” Ortaya Çıkardı Uluslararası analizler ve Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) verilerine göre, konutların geleneksel olarak sıcaklığı dışarı atmak yerine içeride tutacak şekilde inşa edildiği ve ortalama klima sahiplik oranının yüzde 20 seviyelerinde seyrettiği Avrupa genelinde aniden bastıran sıcak hava dalgası ülkeleri hazırlıksız yakalayarak derin bir "soğutma açığı" olduğunu ortaya çıkardı. Evlerin yalnızca yüzde 7’sinde klimanın bulunduğu ve serin iklimiyle bilinen Birleşik Krallık (İngiltere), rekor sıcaklar karşısında panik satın almasına yöneldi. İngiliz tüketiciler sıfırdan Klima Montajı hizmetine akın etti; ülkede Mayıs ayında Klima Montaj talepleri yüzde 283 artarak tarihi bir rekor kırarken, Haziran ayında geçen yıla kıyasla yüzde 340 gibi rekor bir klima montaj artışıyla bu paniği en net gösteren pazar oldu. Haziran ayında toplam klima hizmet talepleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 150, Mayıs ayına göre ise yüzde 333 gibi sıra dışı bir büyüme kaydetti. Klima penetrasyonunun görece daha dengeli (yüzde 40 civarında) olduğu İspanya'da ise bunaltıcı sıcaklar, tüketicileri mevcut sistemleri yenilemeye veya yeni odalara klima kurmaya zorladı. İspanya'da Haziran ayındaki yeni Klima Montaj talepleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 373 oranında artış göstererek kıta genelinde sıfır cihaz kurulumunun en agresif yaşandığı pazar oldu. Evlerin yaklaşık yüzde 50'sinde klima bulunan ve Akdeniz iklimine en hazır ülke konumundaki İtalya ise paniğe kapılmadan süreci yönetti. İtalya'da Haziran ayında toplam klima hizmetleri geçen yıla göre yüzde 22 artışla daha stabil bir seyir izlerken, Klima Montaj talepleri aylık bazda yüzde 130 büyüdü. Küresel enerji verilerine göre her üç haneden birinde en az bir klimanın bulunduğu (yüzde 32 seviyelerinde) Romanya’da ise tüketiciler, ellerindeki cihazların sınırlarını zorladı. Haziran ayında Romanya'da toplam klima hizmetleri yüzde 144 artarken, mevcut klimaların performansını artırmaya yönelik Klima Gazı Dolumu (Freon) talepleri bir ayda yüzde 482 büyüyerek Avrupa rekoru kırdı. Türkiye Yenisini Almadı, Eskisine Sarıldı Avrupa genelinde tüketiciler sisteme sıfırdan dahil olmak ya da yeni cihazlar satın alma yoluna giderken; Türk tüketicisi, hazırlıklarını son dakikaya (Haziran ayına) bırakmış olsa da tercihini mevcut klimalarının ömrünü uzatmak ve performansını artırmak yönünde kullandı. Türkiye genelinde yeni Klima Montaj talepleri Haziran ayında yüzde 140 gibi güçlü bir artış gösterse de asıl büyük kırılım bakım ve sarf malzemesi kategorilerinde yaşandı. Klimaların soğutma verimliliğini doğrudan belirleyen Klima Gazı Dolumu (Freon) talepleri Haziran ayında aylık bazda yüzde 243 oranında artarak Türkiye'nin en çok yöneldiği hizmet oldu. Benzer şekilde, enerji tasarrufu ve hijyen sağlayan Klima Temizliği ve Bakımı talepleri de Haziran ayında yüzde 180 artış göstererek geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16'lık bir net büyüme yakaladı. İç Pazarda Sanayinin ve Sıcağın Merkezleri En Hızlı Tepkiyi Verdi Türkiye coğrafyasındaki kırılıma bakıldığında, toplam talebin yüzde 41’ini İstanbul, yüzde 18’ini ise İzmir’in oluşturduğu görülüyor. Mayıs ayından Haziran ayına geçişte talebini en çok katlayan bölge ise Anadolu şehirleri oldu. Kavurucu yaz sıcaklarının ve yüksek nemin ani bastırdığı Güneydoğu'nun sanayi merkezi Gaziantep, bir ay içinde klima taleplerini yüzde 328 artırarak Türkiye'nin sıcak dalgasına en hızlı reaksiyon gösteren şehri oldu. Marmara’nın üretim üssü Tekirdağ’da yüzde 295, başkent Ankara’da ise yüzde 265 talep artışı oldu. Turizm ve tarım lokomotifleri Aydın (yüzde 251), Mersin (yüzde 250) ve Antalya (yüzde 229) da son dakika bastıran sıcaklara en hızlı servis çağıran diğer iller olarak öne çıktı. Trafikte de Alarm Verildi: Araç Klimalarına Talep Yüksek Sıcak dalgasının etkisi yalnızca evlerle sınırlı kalmadı; trafikteki bunaltıcı hava sürücüleri de erken önlem almaya itti. Türkiye ve İtalya'daki tüketiciler, evlerinden önce araçlarının iklimlendirme sistemlerine el attı. Mayıs ayından itibaren popülerlik kazanan Araç Klima Hizmetleri, Türkiye'de yüzde 196, İtalya'da ise yüzde 221 oranında artış göstererek yazın en erken başlayan bakım trendlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MSC Cruises Türkiye’den Sektörde Bir İlk Haber

MSC Cruises Türkiye’den Sektörde Bir İlk

Dünyanın lider cruise markalarından MSC Cruises, Türkiye pazarında müşteri deneyimini ve dijital satış kanallarını yeniden tanımlayan önemli bir adım attı. MSC Cruises Türkiye tarafından hayata geçirilen yeni web sitesi, Türkiye’de cruise tatili planlamasında ilk kez uçtan uca online rezervasyon yapılabilen dijital satış platformu olarak öne çıkıyor. Bu gelişme, Türkiye’de yıl boyu kesintisiz konumlandırdığı gemilerinin yanı sıra Türkiye cruise pazarında dijitalleşme açısından bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Cruise rezervasyonunda yeni dönem: Uçtan uca dijital deneyim Yeni platform ile kullanıcılar artık yalnızca bilgi almakla kalmıyor; aynı zamanda tüm rezervasyon sürecini baştan sona online olarak tamamlayabiliyor. Kullanıcılar web sitesi üzerinden: Cruise rotalarını detaylı olarak inceleyebiliyor Gemi ve kabin seçeneklerini karşılaştırabiliyor Güncel kampanyalara erişebiliyor Fiyatları görüntüleyebiliyor Ve doğrudan online rezervasyon yapabiliyor Mobil uyumlu altyapı sayesinde tüm süreçler her cihazdan kesintisiz şekilde yönetilebiliyor. Türkiye cruise pazarında stratejik yatırım Türkiye’de cruise turizmine olan talebin istikrarlı şekilde artması, markaların dijital satış altyapılarını güçlendirmesini hızlandırıyor. MSC Cruises Türkiye’nin yeni web sitesi de bu kapsamda, pazara yönelik uzun vadeli stratejik bir yatırım olarak konumlanıyor. Platform, bireysel yolcular için daha hızlı, daha erişilebilir ve daha şeffaf bir rezervasyon deneyimi sunmayı hedefliyor. MSC Cruises Türkiye Ülke Müdürü Işın Hekimoğlu, yeni platformla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Bugünün yolcuları seyahatlerini hızlı, şeffaf ve tamamen dijital bir deneyimle planlamak istiyor. Türkiye pazarında değişen tüketici davranışları ve dijitalleşme beklentileri, seyahat planlama süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Biz de MSC Cruises Türkiye olarak bu dönüşüme uyum sağlayan değil, onu yönlendiren bir yapı kurmayı hedefledik. Online rezervasyon altyapısına sahip yeni web sitemiz ve yakında devreye alacağımız Türkçe dil seçeneği, bu yaklaşımın somut bir yansımasıdır.” Türkiye’de cruise deneyiminde dijitalleşme hızlanıyor Küresel cruise turizmi büyümesini sürdürürken, Türkiye pazarı da özellikle Akdeniz rotalarına olan ilgiyle dikkat çekiyor. Dijital rezervasyon alışkanlıklarının artması, sektörde kullanıcı beklentilerini de yeniden şekillendiriyor. MSC Cruises Türkiye’nin yeni web sitesi, bu değişen beklentilere yanıt vermek üzere tasarlanarak cruise tatili planlamasını daha hızlı, daha sade ve daha erişilebilir hale getiriyor. MSC Cruises hakkında MSC Cruises, dünyanın en büyük üçüncü kruvaziyer şirketi ve Avrupa pazar lideridir. Aynı zamanda Kuzey Amerika’da güçlü ve giderek büyüyen bir varlığa sahiptir. 23 modern gemiden oluşan filosuyla beş kıtada seferler düzenleyen küresel marka, misafirlerine dünya genelinde 100’den fazla ülke ve 300’den fazla destinasyonu keşfetme fırsatı sunarken unutulmaz anılar ve seçkin misafirperverlik deneyimi yaşatmaktadır. Türkiye’de 20 yılı aşkın süredir ofis olarak faaliyet gösteren ve yaz-kış kesintisiz olarak Türkiye limanlarından hareketli programlar gerçekleştiren tek kruvaziyer şirketidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Lüks Sektöründe Yeni Denge Arayışı Haber

Küresel Lüks Sektöründe Yeni Denge Arayışı

Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain & Company’nin 25 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan ve İtalyan lüks üreticileri birliği Altagamma iş birliğinde hazırlanan “Luxury Goods Worldwide Market Study” raporuna göre, küresel lüks sektörü 2026 yılının ikinci yarısına ekonomik dalgalanmalar, jeopolitik gerilimler ve kültürel dönüşümlerin yarattığı çok katmanlı kriz ortamında giriyor. Bununla birlikte sektörün temel göstergeleri, kademeli bir istikrar sürecine işaret ediyor. Rapora göre küresel lüks harcamaları 2025 yılında 1,443 trilyon euroya ulaştı. 2026 yılında ise pazarın 1,440 ila 1,470 trilyon euro arasında bir büyüklüğe ulaşması ve sabit kur bazında yüzde 0 ila yüzde 2 arasında büyümesi bekleniyor. Araştırma, lüks sektörünü şekillendiren dört temel dönüşüm alanını ortaya koyuyor: sahiplik yerine deneyimlerin ön plana çıkması, büyümenin coğrafi olarak yeniden dengelenmesi, tüketicilerin lükse yüklediği anlamın değişmesi ve yapay zekânın müşteri yolculuğunu yeniden şekillendirmesi. Raporun öne çıkan temel bulguları şöyle sıralanıyor: Kişisel lüks ürünler pazarındaki büyüme bölgeler arasında belirgin şekilde ayrışıyor. ABD merkezli markaların performansı ve genç tüketicilerin güçlü talebi sayesinde Amerika kıtası hızla büyürken, Avrupa ve Orta Doğu genel performansı aşağı çeken bölgeler olarak öne çıkıyor. Lüks sektöründeki performans farklılıkları devam etse de, markalar arasındaki uçurum geçen yıla göre daralıyor. Lüks oyuncuların yaklaşık yüzde 60’ı geçen yılın aynı dönemine göre daha iyi performans gösteriyor. Bu durum, sektörün zorlu bir dönemin ardından yeniden denge bulmaya başladığına işaret ediyor. Tüketici davranışları da pazar kadar hızlı değişiyor. Lüks tüketicilerin yarısı yeni bir ürün satın almadan önce ikinci el pazarını araştırıyor. Aynı şekilde tüketicilerin yarısı satın alma yolculuğunda yapay zekâdan yararlanıyor ve bu kullanıcıların büyük bölümü gelecekte de yapay zekâyı kullanmaya devam etmeyi planlıyor. Spor sponsorluğu, lüks markaların marka inşasında giderek daha önemli bir araç haline geliyor. Son 12 ay içinde spor organizasyonlarına sponsorluk yapan markalar, bugün küresel lüks pazarının değerinin yüzde 80’inden fazlasını temsil ediyor. Küresel Lüks Sektörü Yeni Bir Döneme Giriyor Bain & Company Moda ve Lüks Ürünler Global Lideri ve araştırmanın baş yazarı Claudia D’Arpizio, “Lüks pazarı istikrar kazanıyor ancak bu eski büyüme ritmine dönüş anlamına gelmiyor, yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor. Tüketiciler lüksten uzaklaşmıyor; lüksle kurdukları ilişkiyi yeniden tanımlıyor. Bu yeni ilişki ürünlerden çok anlam üzerine kurulu. Başarılı olacak markalar, hem tüketiciler hem de yapay zekâ destekli ekosistemler nezdinde sürekli olarak kendilerini yeniden anlamlı ve güncel kılabilen markalar olacak” değerlendirmesinde bulundu. Makroekonomik Türbülans Devam Ediyor 2026 yılının ilk yarısı önemli ekonomik ve jeopolitik gelişmelere sahne oldu. Orta Doğu’da yaşanan çatışmalar petrol fiyatlarını yükseltirken, ABD’de enflasyon Nisan 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Tüketici güveni ise tarihî düşük seviyelere geriledi. Avrupa Merkez Bankası (ECB), Haziran ayında 2023’ten bu yana ilk kez faiz artırdı. Küresel ekonomik büyümenin 2026 yılında 2025’e göre daha düşük gerçekleşmesi bekleniyor. Lüks şirketlerinin hisseleri yılın başında yaklaşık yüzde 8 değer kaybederken, Avrupa’ya yönelik uluslararası turizm trafiği Şubat ayında yıllık bazda yüzde 20 geriledi ve ardından kısmi bir toparlanma gösterdi. Deneyimler Güçleniyor, Ürünler Yeniden Konumlanıyor 2026 yılında tüketicilerin deneyimlere yönelik ilgisi, fiziksel ürünlere kıyasla yaklaşık 1,5 kat daha hızlı büyüyor. Bu eğilim, sahip olmaktan çok deneyim yaşamaya yönelik kalıcı kültürel dönüşümü yansıtıyor. Lüks otelcilik, özel jetler, yatlar ve kruvaziyer seyahatleri güçlü talep, yüksek rezervasyon seviyeleri ve yeni müşteri kazanımları sayesinde dayanıklılığını koruyor. Fine dining ve gurme gıda kategorileri ise “daha az ama daha iyi” anlayışından faydalanıyor. Güzel sanatlar pazarı yatırımcıların portföylerini yeniden dengelemesiyle büyüme patikasına geri dönüyor. Buna karşılık lüks varlıklar kategorisi görece daha zayıf seyrediyor. Bu kategoride lüks otomobiller, elektrikli araç dönüşümünün etkisiyle baskı altında kalmayı sürdürüyor. Şarap ve alkollü içki kategorilerinde tüketim sıklığının azalması ve alkolsüz alternatiflere yönelim nedeniyle yavaşlama yaşanıyor. Tasarım ve mobilya kategorileri ise pandemi sonrası biriken talebin azalması ve emlak piyasalarındaki durgunluk nedeniyle ivme kaybediyor. Kişisel Lüks Ürünlerde Kademeli Toparlanma Bekleniyor Kişisel lüks ürünler pazarı 2025 yılında 358 milyar euro seviyesine gerilerken, 2026 yılında yeniden büyüme patikasına girmesi bekleniyor. Bain’in temel senaryosuna göre pazarın yüzde 2 ila yüzde 4 arasında büyüyerek 365-373 milyar euro büyüklüğüne ulaşması öngörülüyor. Yüzde 70 olasılık verilen bu senaryo; Orta Doğu’daki istikrarın sürmesi, yerel tüketimin güçlü kalması ve Çin pazarındaki toparlanmanın devam etmesi varsayımlarına dayanıyor. Daha iyimser senaryoda (yüzde 20 olasılık) büyümenin yüzde 4 ila yüzde 6’ya çıkması mümkün görülürken, bu durum jeopolitik gerilimlerin azalmasına, ABD pazarındaki ivmenin güçlenmesine ve Çin’in daha hızlı toparlanmasına bağlı bulunuyor. Daha olumsuz senaryoda (yüzde 10 olasılık) ise büyümenin yüzde 0 ila yüzde 2 seviyesinde kalabileceği belirtiliyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde (geçen yılın aynı dönemine göre cari kurla yüzde 3 ila yüzde 5 daralma) zayıf bir performans görülse de makroekonomik ve jeopolitik baskıların hafiflemesiyle ikinci çeyrekte koşulların kademeli olarak iyileşmesi bekleniyor. Lüks oyuncularının yaklaşık yüzde 60'ı şimdiden 2025'in ilk çeyreğindeki performansını geride bırakmış durumda. Ayrıca, 2025 yılına damgasını vuran geniş performans farkı da geçen yılın öne çıkan markalarının ivme kaybetmesi ve geride kalan oyuncuların toparlanmasıyla daralmaya başlıyor. Coğrafyalarda Üç Farklı Hız Bölgesel görünüm, Amerika kıtasının güçlü büyüme performansına karşın Avrupa ve Orta Doğu'nun genel büyümeyi aşağı çekmesiyle lüks pazarında belirgin bir ayrışmaya işaret ediyor. ABD’de hazır giyim, mücevher ve daha sınırlı ölçüde güzellik kategorilerinde harcamalar artış gösteriyor. ABD merkezli lüks markalar, dolar kurundaki dalgalanmaların etkisi hariç tutulduğunda, 2026’nın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 10-15 büyüme kaydetti. 35 yaş altındaki tüketiciler büyümenin başlıca itici gücü olurken, lüks harcamaları 35 yaş ve üzerindeki tüketicilere kıyasla yaklaşık 4 yüzde puan daha hızlı artıyor. Üst orta gelir grubundaki haneler ise lüks harcamalarını yüksek gelir grubuna kıyasla yaklaşık iki kat daha hızlı artırıyor. Bu durum, pazarın tüketici tabanını genişletmeyi başardığına işaret ediyor. Çin’de toparlanma devam ediyor. Çevrim içi lüks satışlar ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 25-35 arttı. Tüketiciler, deri ürünlere kıyasla hazır giyim kategorisine yaklaşık iki kat daha fazla yönelirken, statü odaklı satın alımlardan uzaklaşıp aidiyet duygusunu ve kendini ifade etmeyi öne çıkaran tercihlere yöneliyor. Japonya ise özellikle Çinli turist sayısındaki azalma nedeniyle turizm trafiğinde yaşanan yavaşlamanın etkisiyle ivme kaybediyor. Avrupa, sektörün en zayıf halkası olarak öne çıkıyor. Şubat ayında uluslararası turist harcamaları yaklaşık yüzde 20 gerilerken, Orta Doğulu ziyaretçi sayısındaki düşüş dikkat çekti. Körfez bölgesi tüketici tabanı yılın ilk aylarında yüzde 15-25 arasında küçüldü. Bununla birlikte Mayıs ayındaki vergi iadesi verileri, Amerikalı, Çinli ve Orta Doğulu turistlerin harcamalarında yeniden artış yaşandığını gösteriyor. Bu durum Avrupa ve Körfez bölgesinde toparlanmanın başlayabileceğine işaret ediyor. Kategoriler ve Satış Kanalları Yeniden Şekilleniyor Mücevher kategorisi büyümenin lideri konumunda bulunurken, hazır giyim, gözlük ve parfüm kategorileri de güçlü performans sergiliyor. Kozmetik kategorisi geride kalırken, deri ürünler ve ayakkabılarda baskı sürse de toparlanma sinyalleri görülüyor. Saat kategorisinde ise koleksiyoncular artık popülerlikten çok işçilik kalitesi ve nadirliğe odaklanıyor. Bu eğilim ikinci el pazarını da destekliyor. Özellikle vintage çantalara yönelik çevrim içi aramalar son bir yılda iki katın üzerinde arttı. Bugün lüks tüketicilerin yaklaşık yarısı yeni bir ürün satın almadan önce ikinci el seçenekleri değerlendiriyor. Satış kanalları genel olarak yatay bir seyir izlese de, kendi içinde önemli değişimler yaşanıyor. Tek markalı mağazalar deneyim odaklı yapısını korurken satış hacmi baskı altında kalıyor. Seyahat perakendesi toparlanmasını sürdürse de, özellikle Körfez bölgesinde dalgalı bir görünüm sergiliyor. Çok markalı perakendeciler, markaların geri çekilmesi ile tüketici talebi arasında denge kurmaya çalışırken, markaların doğrudan çevrim içi satış kanalları ise doğrudan tüketiciye yönelik dağıtım üzerindeki kontrollerini artırmalarıyla istikrar kazanıyor. Yapay Zekâ Lüks Tüketici Yolculuğunu Dönüştürüyor Yapay zekâ, tüketicilerin lüks markaları keşfetme, karşılaştırma ve satın alma kararlarını doğrulama süreçlerinde giderek daha önemli bir rol oynuyor. Araştırmaya göre lüks tüketicilerin yaklaşık yarısı alışveriş yolculuklarında yapay zekâ kullanıyor ve neredeyse tamamı bunu sürdürmeyi planlıyor. Tüketicilerin dörtte biri marka ve ürün keşfi için yapay zekâdan yararlanırken, üçte ikisi ürün karşılaştırmalarında yapay zekâyı kullanıyor. Bain’e göre yapay zekâ çağında görünürlük ve alaka düzeyini sağlayamayan markalar, tüketicilerin karar süreçlerinden dışlanma riskiyle karşı karşıya kalacak. Spor Sponsorluğu Yeni Bir Marka İnşa Alanına Dönüşüyor Bugün küresel lüks pazarının değerinin yüzde 80’inden fazlası, son 12 ay içinde en az bir spor organizasyonuna sponsorluk yapmış markalardan oluşuyor. Spor sponsorlukları henüz doğrudan satış artışından çok, kültürel görünürlük, marka itibarı ve tüketici nezdinde anlam yaratma amacıyla kullanılıyor. Deneyim Odaklı Lüks: Yeni Formatlarla Lüks Yeniden Tanımlanıyor Deneyim odaklı lüks anlayışı, duygusal ve amaç odaklı deneyimlere yöneliyor. Yemek, eğlence ve seyahat kategorilerindeki sürükleyici deneyim rezervasyonları geçen yıla göre yüzde 30 arttı. Geleneksel turizm destinasyonlarının dışındaki seyahatlere ilgi yüzde 20 yükselirken, çok kuşaklı seyahatler de dikkat çekiyor. Z kuşağının yaklaşık yarısı marka tercihlerinin aileleri tarafından şekillendiğini belirtiyor. Araştırmanın ortak yazarlarından Bain & Company EMEA Moda ve Lüks Ürünler Lideri Federica Levato, “Lükse yönelik iştah güçlü kalmaya devam ediyor. Ancak tüketicilerin hayal kırıklığı yaratan ürün ve deneyimlere tahammülü giderek azalıyor. Lüks tüketimden uzaklaşan müşterilerin yüzde 70’inden fazlası geri dönmeyi planlıyor ancak aynı markalara dönmeleri gerekmiyor. Kritik soru, markaların tüketicilerin geri döndüğü anda tercih edilecek kadar güçlü bir anlam ve yapay zekâ çağında yeterli görünürlük oluşturup oluşturamadıklarıdır” dedi. Kazanan Markalar Anlam Yaratanlar Olacak Bain’in analizine göre lüksün tüketiciler açısından anlamı değişiyor. Toplumsal statü ve başkalarının onayı yerine, bireysel tatmin ve kendini gerçekleştirme ön plana çıkıyor. Lüks artık insanların neye sahip olduğunu değil, nasıl yaşadığını tanımlayan bir kavrama dönüşüyor. Elitizmden başlayıp aspirasyon ve kendini ifade etme aşamalarından geçen lüks anlayışı, bugün “iyi yaşamak” kavramı etrafında yeniden şekilleniyor. Bu yeni dönemde Bain, markalar için üç temel öncelik tanımlıyor: Uzun yaşam, doğayla bütünleşme ve keşif odaklı sürükleyici deneyimler sunmak, Farklı topluluklar için kültürel açıdan anlamlı ve ilgili kalmak, Yapay zekâ destekli yaratıcılık ve kişiselleştirme araçlarıyla müşterilerin marka hikâyesinin ortak yazarı olmasını sağlamak. Sonuç olarak, lüks sektörünün geleceği artık yalnızca ürünlerle değil; anlam, deneyim, kültürel bağ ve yapay zekâ çağındaki görünürlükle şekillenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.