Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tüketim

Kapsül Haber Ajansı - Tüketim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüketim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeşilay’dan Sigarayı Bırakma Çağrısı Haber

Yeşilay’dan Sigarayı Bırakma Çağrısı

9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü kapsamında Yeşilay Genel Merkezi Sepetçiler Kasrı’nda konuşan Dinç, sigaranın önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sırada olduğunu ifade etti: “Tütün önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sırada. Önlenebilir ama önlenmediği için çok sayıda insanımızı kaybediyoruz. Dünya çapında her gün 22 bin, yılda 8 milyondan fazla insan tütüne bağlı olarak hayatını kaybediyor. En kötüsü ise bunların 1,2 milyonu pasif içicilik nedeniyle hayatını kaybediyor.” “Gençler için en büyük tehdit e-sigara” E-sigara bağımlılığı konusunda da değerlendirmelerde bulunan Dinç, “Çocuklarımız ve gençlerimiz için en büyük tehditlerden biri e-sigaradır. Çünkü çocuklar ve gençler e-sigarayı yetişkinlerden 9 kat daha fazla kullanıyor. Gençlerin dikkatini çekmek için e-sigaranın daha az zararlı olduğu söyleniyor. ‘Aroması var, güzel kokusu var, tadı var, cazibesi var’ gibi sözlerle algı üreterek çocuk ve gençleri bağımlılığa başlatan bir endüstri var.” dedi. “YEDAM’a gelen 7 kişiden 6’sı bağımlılıktan kurtuluyor” Mehmet Dinç, Yeşilay’ın tütünle mücadeledeki başarısını vurguladı. Yeşilay Danışmanlık Merkezi’ne (YEDAM) yapılan 23 bin başvuru üzerinden yapılan araştırmaların ortaya çıkardığı sayıları açıkladı. 23 bin başvurunun değerlendirildiğini anlatan Dinç, “Analiz çalışmalarına göre sigaraya başlama yaşı 16, ortalama tüketim süresi 23 yıl, günlük tüketim miktarının 22 adet olduğunu görüyoruz. Bunlar çok üzücü rakamlar. Ama bunun yanında sevindirici rakamlarımız da var. Yeşilay’a tedavi için gelen 7 kişiden 6’sı bağımlılıktan kurtuluyor.” ifadelerini kullandı. Etkinlikte yer alan Sağlık Bilimleri Üniversitesi kurucu rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl ise tütünle mücadelenin ulvi bir görev olduğunu vurguladı. Erdöl konuşmasını şöyle sürdürdü: “Eğer biz 10-25 yaş aralığındaki nüfusu iyi kontrol edemezsek bağımlılıkların pençesine bırakırsak, ileride ‘eyvah’ diyeceğimiz günler yaşanır. Yeşilay’ın mücadelesi de tam bu gençlerin bağımsızlık mücadelesidir.” Yasemin Açık Vakfı Kurucusu Prof. Dr. Yasemin Açık, Yeşilay’ın tüm bağımlılıklara karşı önemli bir çaba sarfettiğini belirtti. Ramazan ayı içerisinde sigarayı bırakmak isteyenlere yönelik bir teşvik kampanyası planlandığını bildiren Açık, “Ramazan ayında gün boyunca sigara içmeyen insanların akşam da tütünden uzak kalmalarını sağlamak çok önemli. Biz bu kampanyayla tütün bağımlılığından kurtulmak isteyenlerin yanında olduğumuzu göstereceğiz.” dedi. Yeşilay Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder ise etkinlikte bir sunum yaptı. Tütün bağımlılığında kadınların oranının arttığına dikkati çeken Ergüder, “Dünyada tütün kullanımı azalırken, ülkemizde kadınlarda bu oran ne yazık ki artmaktadır. Erkeklerde eğitim ve statü yükseldikçe sigara içme oranları düşerken, kadınlarda bunun tam tersi bir durum söz konusudur eğitim ve statü yükseldikçe sigara içme oranı artmaktadır.” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin En Çok Satan Otomobili Clio, Yeni Nesliyle Türkiye’de Haber

Türkiye’nin En Çok Satan Otomobili Clio, Yeni Nesliyle Türkiye’de

Bugüne kadar dünya çapında 17 milyon, Türkiye’de ise 600 binden fazla satılan Renault Clio; ilk neslinden bu yana farklı kuşakların hayatına dokunan, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelen modellerden biri oldu. Yıllar içinde değişen beklentilere uyum sağlayarak her jenerasyonda kendini yenileyen Clio, B segmentinde standartları belirleyen güçlü bir referans noktası haline geldi. Bu güçlü bağ ve istikrarlı başarı, 2025 yılında 51.717 adetlik satışla bir kez daha tescillendi. Renault Clio, bu sonuçla Türkiye’nin en çok satan otomobili oldu ve altıncı nesliyle başarı hikayesini bir üst seviyeye taşıyor. Clio; yenilenen tasarımı, artan donanım seviyesi ile 1.799.000 TL’den başlayan liste fiyatları ve ilk 1.000 müşteriye özel 1.749.000 TL’den başlayan fiyatlarıyla Türkiye yollarına çıkıyor. Mevcut Clio sahiplerine özel 50.000 TL takas desteği ile 1.699.000 TL’den sunulurken takas desteğine ek olarak kampanya kapsamında 200.000 TL’ye kadar 6 ay %0 faizli kredi imkânı da sağlanıyor. MAİS A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu "Renault Clio yalnızca bir otomobil değil, Türkiye’de nesiller boyunca, milyonlarca kullanıcının kalbine dokunan ve hikayesine eşlik eden bir yol arkadaşı. Türkiye otomotiv pazarının en güçlü yapı taşlarından biri olan Clio, 2025 yılını Türkiye’nin en çok satan otomobili olarak tamamladı. Clio, Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nın yüksek üretim kalitesi ve ülkemizin sahip olduğu küresel mühendislik tecrübesiyle hayat buluyor. ‘Türkiye’de üretilen, Türkiye’nin en çok sevilen modeli’ ünvanını korumak bizim için büyük bir gurur. Yeni Clio, hem sadık kullanıcılarımızın kalbindeki yerini güçlendiriyor hem de yeni nesil otomobil severlerle güçlü bir bağ kuruyor. Clio ile kurulan bu güçlü bağın, Türkiye yollarında daha uzun yıllar devam edeceğine inanıyoruz” Türkiye’den Dünyaya: Bursa’da Üretiliyor Yeni Clio’nun kalbi, Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda atıyor. Günde 1.000’den fazla Clio’nun banttan indiği ve bugüne kadar 5 milyondan fazla Clio’nun üretildiği tesis, yeni neslin de küresel üretim üssü konumunda. Yeni Renault Clio’nun Bursa’daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilmesi, modelin Türkiye için taşıdığı stratejik önemi bir kez daha ortaya koyuyor. Renault Grubu’nun Türkiye’ye duyduğu güvenin en somut göstergesi olan bu üretim ekosistemi, yerlilik oranıyla da dikkat çekiyor. Fabrikanın satın alma hacminin yüzde 50’sinden fazlası, 90 farklı yerel tedarikçi tarafından karşılanıyor. Ayrıca üretim sürecine ek olarak, Renault Technology Türkiye mühendislik merkezi de Yeni Clio’nun geliştirme aşamalarında aktif rol oynayarak modelin yerli kimliğini güçlendiriyor. Yeni TCe 115 hp Benzinli Motor Yeni Renault Clio, Türkiye pazarında satışa sunulduğu ilk andan itibaren performans ve verimliliği odağına alan yeni nesil motoruyla fark yaratıyor. Önceki nesillerden tamamen ayrışan bu motor; Austral ve Rafale modellerinde kullanılan hibrit sistemlere güç veren içten yanmalı motorla aynı temeli taşıyor. Yüksek Verimlilik: 1,2 litrelik 3 silindirli turbo benzinli motor, direkt enjeksiyon ve Miller çevrimi teknolojileri sayesinde yakıtı en verimli şekilde kullanıyor. Performans: 115 beygir güç ve 190 Nm tork üreten motor, EDC 6 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman ile kombine ediliyor. Tüketim Değerleri: 0’dan 100 km/s hıza 10 saniyede ulaşan bu ünite, 100 km’de ortalama 5,0 litre’den başlayan yakıt tüketimi ve 114 g/km’den başlayan CO₂ emisyon değeri sunuyor. Yeni TCe 115 hp benzinli motora ek olarak, ürün gamı 2026 yılında iki güçlü ve verimli seçenekle daha da genişleyecek: 160 hp Full Hybrid E-Tech: Şehir içi sürüşün %80’ini elektrikli modda yapabilen, 1.000 km menzilli ve 3,9 lt/100 km tüketim değerine sahip hibrit motor, 2026’nın ilerleyen dönemlerinde sunulacak.Eco-G 120 EDC: Benzin/LPG çift yakıtlı ve otomatik vitesli bu seçenek, 50 litrelik yeni LPG tankıyla toplamda 1.450 km’ye varan rekor bir menzil ile 2026 yılı içerisinde aileye katılacak. Yeni Nesil Tasarım: Daha Atletik, Daha Güçlü Renault tasarım ekibi, Yeni Clio’da markanın yeni "duygusal teknoloji" dilini merkeze aldı. Önceki jenerasyona göre belirgin şekilde büyüyen boyutlar ve artan iz mesafesi, araca çok daha oturaklı ve kaslı bir görünüm kazandırıyor: Uzunluk: 4,12 m (+66 mm artış)Genişlik: 1,77 m (+39 mm artış)Aks Mesafesi: 2.591 mm Ön tasarımda kullanılan üç boyutlu elmas desenli ızgara ve yeni ışık imzası, aracın karakterini güçlendiriyor. Kompakt bir coupe hissi veren tavan çizgisi, keskin açılı arka cam ve belirgin omuz hatları, Yeni Clio’nun dinamizmini vurguluyor. 18 inç jantlar ve geniş iz mesafesi aracın yolda daha tok durmasını sağlıyor. Yeni Clio, ikisi yeni olmak üzere yedi renk seçeneğiyle geliyor: Yakut Kırmızı, Zümrüt Yeşil, Beyaz, Kaya Gri, Mineral Gri, Yıldız Siyah ve Demir Mavi. Üst Segment Teknolojisi ve Akıllı Sürüş Deneyimi Yeni Clio’nun iç mekânı, çift 10,1 inçlik ekran kombinasyonu ve Renault Austral ile Rafale modellerinden ilham alan kompakt direksiyon simidiyle premium bir atmosfer sunuyor. 48 renkli ortam aydınlatması ve esprit Alpine versiyonunda sunulan Alcantara döşeme seçenekleriyle kabin, modern bir kimliğe bürünüyor. Dijital Ekosistem ve Gemini Yapay Zekâsı segmentinde standartları belirleyen Google Entegre OpenR Link sistemi; Google Maps, Google Play ve Google Asistan ile eksiksiz bir dijital deneyim sağlıyor. Ayrıca, ilerleyen dönemlerde Google’ın yeni yapay zekâ asistanı Gemini, kablosuz güncellemeyle OpenR Link sistemine dahil olacak. Gemini; doğal sohbet yeteneği ve kesintisiz konuşma algılama özellikleriyle sürüş deneyimini asiste edecek. Yeni Clio, B segmentinde eşi görülmemiş 25 adet gelişmiş sürüş destek sistemi (ADAS) ile donatıldı. GSR2.3 standartlarına tam uyumlu olan modelde; Aktif Sürüş Yardımı, 360° çevre görüş kamerası ve acil duruş asistanı gibi özellikler öne çıkıyor. Renault’nun yenilikçi çözümü My Safety butonu sayesinde sürücüler, yasal olarak her çalıştırmada devreye giren güvenlik ayarlarını tek bir tuşla kişiselleştirebiliyor. Geliştirilmiş Şasi ve Aerodinamik Verimlilik CMF-B platformu üzerinde yükselen Yeni Clio, artırılan aks mesafesi (2.591 mm) ve iz genişliği sayesinde daha kararlı bir sürüş sunuyor. Mühendislik çalışmaları sonucunda sürtünme katsayısı (cW) 0,32’den 0,30’a düşürülerek yakıt verimliliği ve rüzgâr direnci optimize edildi. Yeni Clio’nun akustik konfor ve manevra kabiliyeti de yükseltildi. Ön cam sütunlarında kullanılan yeni yalıtım köpükleri, kabin gürültüsünü üst segment standartlarına çekerken; 10,4 metrelik dönüş çapı şehir içi manevraları kolaylaştırıyor. 391 litreye ulaşan bagaj hacmi ve 40 mm alçaltılan bagaj eşiği ise günlük kullanım pratikliğini artırıyor. Döngüsel Ekonomi ve Sürdürülebilirlik Yeni Clio, çevre dostu üretim vizyonunu her detayında hissettiriyor. Araçta kullanılan malzemelerin yüzde 33,9’u döngüsel ekonomiden elde edilirken, döşeme kumaşlarının yüzde 92’si geri dönüştürülmüş elyaflardan oluşuyor. Esprit Alpine versiyonun jantlarında kullanılan yüzde 50 geri dönüştürülmüş alüminyum, model başına 350 kg CO₂ tasarrufu sağlıyor. Teknik özellikler Boyutlar ve ağırlık Uzunluk: 4.116 mm Genişlik: 1.768 mm Yükseklik: 1.451 mm Aks mesafesi: 2.591 mm Ön uzantı: 859 mm Arka uzantı: 667 mm Yerden yükseklik: 142 mm yüksüz (119 mm yüklü) Ağırlık: 1.155 kilodan başlıyor Bagaj kapasitesi: 391 litre (güç aktarma sistemine bağlı olarak) Yükseklik: 735 mm Çekme kapasitesi: 900 kg Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi’nden Sürdürülebilir Asfalt Projesi Haber

Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi’nden Sürdürülebilir Asfalt Projesi

Türkiye’nin öncü otoyol işletmecilerinden IC Altyapı Grubu bünyesinde yer alan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu, hayata geçirdiği “Yüksek Oranda Asfalt Geri Kazanım Projesi” ile çevre dostu ve yenilikçi bir projeyi daha hayata geçirdi. Proje sayesinde asfaltın yeniden kullanımı sağlanırken doğal kaynak tüketimi azalıyor, karbon emisyonları düşüyor ve ekonomik fayda elde ediliyor. Projenin ilk uygulaması, Türkiye’nin ilk ekolojik köprüsü özelliğini taşıyan Ekolojik Köprü’nün yer aldığı otoyol güzergahında hayata geçirildi. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin çarpıcı bir şekilde hissedilmesi, ekonomik değeri yüksek olan ve otoyollardan kazınan kaplamaların yeniden kullanılabilirliğinin araştırılmasını zorunlu hale getirdi. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu, bu konuda 2024 yılında araştırma ve geliştirme başlattığı çalışmaları, IRF İstanbul Dünya Kongresi’nde sektör ile paylaşmıştı. Bu kapsamda taş mastik asfalt sıcak geri dönüşümü ve sonucunda geri kazanımı alanında önemli ilerlemeler kaydedildi. Geri Dönüşüm Ekonomisine Destek Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu, iklim değişikliğiyle mücadele, döngüsel ekonomi ve sanayide yenilikçilik hedefleri doğrultusunda çevreye duyarlı projeleri iş planlarının merkezine alıyor. Bu proje ile yüksek oranda asfalt geri dönüşümünü saha koşullarında başarıyla uygulayarak sektör için örnek bir model ortaya koydu. Bu yeni proje ile alanda taş mastik asfalt RAP (Reclaimed Asphalt Pavement) saha uygulamasını gerçek saha koşullarında başarıyla gerçekleştirildi. Uygulamada yüksek oranda SMA (taş mastik asfalt) geri kazanımın, kullanılan kazınmış asfaltın yaşlanma etkilerini giderici, çevre dostu gençleştirici ve bağlı özgün tasarım ile üretilmesi sonucunda orijinal ürün özelliklerine kavuşması öngörüldü. Uzun dönem performans sonuçları takibi, laboratuvar sonuçlarının saha performansıyla kıyaslanması çerçevesinde daha geniş kesitlerde farklı tasarımlar ile saha uygulamasına geçiş hedefleniyor. Sektöre Öncü Çevre Dostu Proje Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi Genel Müdürü Alper Akar, “Günümüzde ekonomik değeri yüksek olan otoyollardan kazınan kaplamaların sıcak asfalt karışımlarda yeniden kullanılabilmesi zorunlu hale geldi. Laboratuvardaki çalışmalarımızı alanında uzman profesyoneller yürütürken ilk defa bu öncü projeyi, IRF İstanbul Dünya Kongresinde sektör ile paylaştık. Ardından sahada uygulanabilecek aşamaya gelince pilot bölgemizi belirleyip laboratuvardaki başarımızı teyit etmiş olduk. Bu proje ile asfalt geri dönüşümünü yalnızca teknik bir kazanım olarak değil, çevreye ve ekonomiye katkı sağlayan sürdürülebilir bir dönüşüm modeli olarak ele aldık. Taş mastik asfaltın yeniden kullanımı sayesinde hem doğal kaynak tüketimini hem de karbon salımını azalttık. Laboratuvarda geliştirdiğimiz özgün tasarımı başarıyla uygulayarak Türkiye’de yol alt yapısında yeni dönemin kapısını araladık.” dedi. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin tüm dünyada hissedildiğine dikkat çeken Akar, “Doğa dostu ve sürdürülebilir asfalt uygulaması hem çevresel etkileri azaltıyor hem de ekonomik verimliliği sağlıyor. Geri dönüşüm ekonomisini iş planlarımızın odağına yerleştirerek bu alanda öncü olmayı sürdüreceğiz’’ dedi. Proje BM’nin SKA Amaçlarına da Hizmet Ediyor IC Altyapı Grubu’nun önemli iştiraklerinden Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu, bu projesiyle SKA-9 (Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı), SKA-12 (Sorumlu Üretim ve Tüketim), SKA-13 (İklim Eylemi) ve SKA-17 (Amaçlar için Ortaklıklar) hedeflerine katkı sağlayan somut adımlar atıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kişi Başına Yılda 109 Kilo Domates Tüketiyoruz Haber

Kişi Başına Yılda 109 Kilo Domates Tüketiyoruz

Türkiye'de geçen yıl 14,6 milyon ton domates üretildiğine işaret eden Yumaklı, "Türkiye, domates üretiminde dünyada üçüncü sırada. Kişi başı tüketim olarak da yüksek, milletimiz domates tüketimini seviyor. Kişi başına yaklaşık 109 kilogram domates tüketimi söz konusu. Yeterlilik oranımız yüzde 117. Önemli bir ihracat ürünümüz. 10 yıllık ortalamaya baktığımızda yıllık yaklaşık 535 bin ton civarında ihracat söz konusu." diye konuştu. "KALKINMA DESTEKLERİMİZİ ÜRÜNLERİN MARKALAŞMASINA YÖNLENDİRDİK" Bakan Yumaklı, domates ve benzeri sebze-meyve ürünlerinin aile işletmeleri için önemine dikkati çekerek, verimli ve kaliteli ürün elde edildiğinde gelir anlamında çok önemli katkı sağlandığını söyledi. Sözleşmeli üretimin bu işin olmazsa olmazı olduğunu bildiren Yumaklı, şöyle devam etti: "Özellikle üretim, depolama, paketleme gibi hususlarda kırsal kalkınma desteklerini tamamen, özellikle 2024 yılından itibaren yoğun şekilde ürünlerin markalaşmasına, katma değerli hale gelmesine yönlendirmiş durumdayız. Ayaş domatesi, ünü sadece Türkiye'de değil, ülke sınırlarına da taşmış durumda. Türkiye yanında Avrupa Birliği'nde de coğrafi işaretli. Tadı, aroması ve elde edilen ürünlerin kalitesi her halükârda herkes tarafından biliniyor." Bakan Yumaklı, verimli, sürdürülebilir ve kaliteli ürün elde etmek konusunda var güçleriyle çalıştıklarına işaret ederek, olağanüstü hava koşullarının bitkisel üretimi de etkilemeye başladığını ifade etti. Biyolojik ve biyoteknik mücadeleye verdikleri öneme de işaret eden Yumaklı, şunları kaydetti: "Bakanlığımızın uzun yıllardır devam eden bir projesi var, EKÜY. Bu projeye dahil olanlar, iyi tarım uygulamaları, organik tarım da dahil olmak üzere birtakım avantajlara sahip oluyor. Özellikle pestisitin engellenmesiyle ilgili bu projeye dahil olan üreticilerimize mavi bayrak ve logo veriyoruz. Bu, pazarlama açısından da bir avantaj sağlıyor. Ayrıca bu projeye dahil olan üreticilerimize de sübvansiyonlu krediler sağlıyoruz. Bu projeye dahil olmadıysa, üreticilerimizin mutlaka tarım il ve ilçe müdürlüklerimize giderek bu proje hakkında bilgi sahibi olmalarını istirham ediyorum. Hakikaten eğer verimli ve kaliteli üretimi amaçlıyorsak ki amacımız bu olmalı, bu tür projelerin önemi büyük. Pestisiti azaltma yönünde özellikle kararlıyız. Biyolojik ve biyoteknik mücadele bu anlamda son derece önemli." Bakan Yumaklı, konuşmasının ardından EKÜY Projesi kapsamında üretim yapan üreticilere sertifikalarını verdi.​

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.