Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tüketim Alışkanlıkları

Kapsül Haber Ajansı - Tüketim Alışkanlıkları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüketim Alışkanlıkları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk İhracatçıları Çin’e 10 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor Haber

Türk İhracatçıları Çin’e 10 Milyar Dolar İhracat Hedefliyor

Türkiye’nin Çin’e yaptığı ihracatın 2026 yılının ocak – eylül döneminde yüzde 41’lik artışla 2,1 milyar dolardan 3 milyar dolara çıktığını, hedeflerinin orta vadede Çin’e ihracatı 10 milyar dolara çıkarmak olduğunu dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Çin Uluslararası İthalat Fuarı’na 9. kez Türkiye Milli Katılım Organizasyonu yapacaklarını, gıda, kozmetik, tekstil ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren 15 firmayla Türkiye’nin Çin’e ihracatının artması için mesai vereceklerini belirtti. Çin’in, 2025 yılında 3 trilyon 772 milyar dolar ihracatla dünya lideri olduğuna dikkati çeken Öztürk, “Çin, ithalat için uzak bir ülke olmadığı gibi ihracat içinde uzak bir ülke değil. Çin, 2025 yılında 2 trilyon 583 milyar dolarlık ithalatla dünyanın en büyük ikinci ithalatçısı ülke konumunda. Çin’i bir ülke olarak değil, bir kıta olarak değerlendirmek gerekiyor” şeklinde konuştu. Çin’de sağlıklı ürünlere talep artıyor “Son yıllarda Çin pazarına yönelik yoğun çalışma yürüyoruz” diyen Öztürk şöyle devam etti; “Çin pazarında özellikle gıda ürünlerine yönelik tüketim alışkanlıklarında önemli bir dönüşüm yaşanıyor. “Sağlıklı ürünler”, ürün içeriğinin açık ve şeffaf biçimde belirtildiği clean label yaklaşımı ve doğal koruyucuların kullanımı gibi trendler giderek güçleniyor. İhracatımızı mevcut hammaddeden yüksek katma değerli ve tüketici odaklı ürünlere kaydırmakta. Burada üç alan özellikle öne çıkıyor: Kozmetik ve kişisel bakım ürünleri: Türk gülünden elde edilen doğal kozmetik ürünleri, doğal içerikli bakım ürünleri, aromatik ürünler ve premium kişisel bakım ürünleri. Sağlıklı ve fonksiyonel gıda: Kuru meyveler, Antep fıstığı, bal, zeytinyağı, doğal atıştırmalıklar, sağlıklı/organik ürünler ve hazır tüketilebilir gıdalar. Premium Türk gıda ürünleri: Zeytinyağı, kuru meyve, fındık, Antep fıstığı, bal ve seçilmiş işlenmiş gıda ürünleri. Çin'de sağlık odaklı, hazır tüketilebilir ve hazır pişirilebilir gıdalara yönelik talebin arttığına ilişkin güncel tüketim araştırmaları bulunuyor. Türkiye bu sektörlerde güçlü üretici. Çin pazarında sağlıklı gıda ürünleri sektörlerinde büyüyecek potansiyele sahibiz.” Çin’de 300 milyon alım gücü yüksek tüketici var Çin’de alım gücü Avrupalı tüketiciler seviyesinde 300 milyon insan yaşadığını paylaşan Öztürk, “Türk firmalarının Çin pazarında başarılı olması için Çin'in Z kuşağı tüketicilerine kişiselleştirilmiş ve niş ürünlerle ulaşabiliriz. Firmalarımız Çince ambalajları olan Z kuşağının taleplerine uygun ürün gamıyla Çin pazarında daha kalıcı olabilirler. Çin pazarında batı benzeri tüketim alışkanlıkları hızla artmakta. Eskiden tasarruf odaklı olan Çinli tüketiciler, artık kaliteli ve sağlıklı ürünlere daha çok harcama yapıyor, dünyayı geziyor, farklı mutfakları ve yaşam tarzlarını deneyimliyor. Biz de bu değişime cevap verebilmek için, Türk zeytinyağı, kuru incir, üzüm, kayısı, şarap gibi Ege Bölgesi’nin öne çıkan ürünlerini, ayrıca organik tarım ürünlerimizi ve yüksek kaliteli sanayi ürünlerimizi Çinli tüketiciler için potansiyel arz ediyor. Çin’de sosyal medya kullanımı çok yaygın ve Çinlilerin tüketim tercihlerinde etkili oluyor. Bu kapsamda Birliğimizin wechat hesabı üzerinden firmalarımızı ve ürünlerini tanıtmaya devam ediyoruz. İsteyen firmalarımıza da kendi hesabımızdan üzerinden tanıtım yapma olanağı veriyoruz” ifadelerini kullandı. Ülkemizde yetişen pek çok ürünün Çin'in karantina listesinde olduğu için ihraç edilemediğini aktaran Öztürk, Türkiye ile Çin arasında 15 Ekim 2025 tarihinde yetiştiricilik ve avcılık yoluyla elde edilen su ürünlerini kapsayan iki yeni protokol hayata geçirildiğini bu gelişme sonrasında Türkiye’den Çin’e su ürünleri ihracatının 2026 yılının ocak – eylül döneminde 3 kat artışla 18 milyon dolara ulaştığını ifade etti. Türkiye’den defne yaprağı ihracatına olanak sağlayacak anlaşmanın kısa süre önce imzalandığını hatırlatan Öztürk, “Ülkemizden Çin’e yapılan defne yaprağı ihracatı geçtiğimiz yıllarda 15 milyon doları aşmıştı. Bu anlaşmayla defne yaprağı ihracatında bu parlak günlere geri dönmeyi hedefliyoruz. Ülkemizde yetişen pek çok ürün Çin’in karantina listesinde olduğu için ihraç edilemiyor. Kanatlı sektörü, Çin’in karantina listesinden çıkmayı bekliyor. Ülkemizin yıllara göre değişmekle birlikte, yıllık 60–75 bin ton arası işlenmiş tavuk ayağı ihracat kapasitesi bulunmakta. Buna benzer anlaşmaların hızla yürürlüğe girmesi iki ülke arası ticaret dengesi açısından kritik öneme sahip. Çin’e ihracat için bitki sağlığı sertifikası yapılmasını beklediğimiz bir diğer ürün kiraz. Türk ürünlerinin Çin’e ihracatıyla ilgili karşılıklı anlaşmalar hayata geçtiği takdirde Çin’e orta vadede ihracatımız 10 milyar dolara ulaşacak. Çin İthalat Fuarı’nda bu zeminin oluşması için çaba göstereceğiz” dedi. “Türkiye’nin Çin’e yaptığı her 100 dolarlık ihracatın 18 dolarında Ege İhracatçı Birlikleri’nin imzası var” diye konuşan EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Çin Uluslararası İthalat Fuarı sırasında Çin’in en büyük e-ticaret platformlarından JD.com, China General Chamber of Commerce ve Çin’in en büyük kargo firmalarından YTO Express firması ile görüşmeler yapacaklarını sözlerine ekledi. Türk ihracatçılarla Çinli ithalatçılar 9 Kasım’da networking etkinliğinde buluşacak Ege İhracatçı Birlikleri, Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda geçen yıllardaki gibi 2026 yılında da, Türk ihracatçılarla, Çinli ithalatçıların ikili iş görüşmeleri yapabilmesine zemin hazırlayacak Türkiye’nin Çin’e ihracatının ivme kazanmasını sağlayacak networking etkinliği düzenleyecek. EİB, 9 Kasım 2026 Pazartesi günü yapılacak bu etkinlikte Türkiye’nin Çin’e ihracatta sektörel çeşitliliğin artması için mesai verecek. EİB 2026’da Çin pazarında dört kez boy gösterdi Ege İhracatçı Birlikleri 2026 yılında Xiamen International Stone Fuarı ve Çin’in Batıya açılan kapısı olan Urumçi’de ‘2026 Çin Avrasya Expo Fuarı’nın Milli Katılım organizasyonu gerçekleştirmiş, Türkiye İhracatçılar Meclisi’yle iş birliğinde gıda ihracatçılarına yönelik Guanco Gıda Sektörel Ticaret Heyeti düzenlemişti. Türkiye’nin Çin’e ihracatı yüzde 41 arttı Türkiye’nin Çin’e ihracatı, 2026 yılının ocak-eylül döneminde yüzde 41’lik artışla 2 milyar 121 milyon dolardan 2 milyar 994 milyon dolara yükseldi. Madencilik sektörü Çin’e 1 milyar 648 milyon dolarlık ihracatla açık ara zirvede yer alırken, kimya sektörü 618,5 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Türk gıda ihracatçıları Çin’e yaptıkları ihracatla 210 milyon doları hanelerine yazdırdı. 2026 yılının Ocak – Eylül döneminde Ege İhracatçı Birlikleri’nden Çin’e yapılan ihracat yüzde 43’lük artışla 378 milyon dolardan 542 milyon dolara ulaştı. Madencilik sektörü 454 milyon dolarlık ihracatla Ege İhracatçı Birlikleri’nden Çin’e yapılan ihracatın aslan payını aldı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Çin’e 25,5 milyon dolar ihracat yaparken, Çin’e ihracatta üçüncü 10,5 milyon dolarla Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

‘Kadın Sürdürülebilirlik Akademisi’ Tanıtıldı Haber

‘Kadın Sürdürülebilirlik Akademisi’ Tanıtıldı

Küçükçekmece Belediyesi ve Marmara Üniversitesi işbirliğiyle hayata geçirilecek olan ‘Kadın Sürdürülebilirlik Akademisi’ gerçekleştirilen lansman toplantısıyla tanıtıldı. Belediye Başkanlığı 5. Kat Çok Amaçlı Salonu’nda tanıtım programı yapılan akademiyle; sürdürülebilir bir gelecek için kadınların bilgi, farkındalık ve aktif katılımını sağlamak hedefleniyor. Kadın Sürdürülebilirlik Akademisi açılış programına Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, başkan yardımcıları, birim müdürleri, Marmara Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Esra Yüksel Acı, Marmara Üniversitesi Araştırma Görevlisi Dr. Ceren Altuntaş, muhtarlar ve çok sayıda kadın katıldı. Ceren Altuntaş akademi hakkında ayrıntılı bilgi vermek amacıyla katılımcılara sunum yaptı. Kemal Çebi: Kadınlar, kentimizin geleceğini inşa ederken en güçlü çözüm ortaklarımız Kadın Sürdürülebilirlik Akademisini mahalle mahalle, sokak sokak büyüteceklerini belirten Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi programın açılış konuşmasında, ‘’Mutfağımızdaki sudan, evimizdeki enerjiye, çöpümüzün ayrıştırılmasından, çocuklarımıza aşıladığımız çevre sevgisine kadar hayatın her alanında dönüştürücü gücümüz kadınlardır. Yerel yönetimler olarak bizim görevimiz yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Aynı zamanda yarının kentini düşünmek, çocuklarımıza nasıl bir Küçükçekmece bırakacağımızın sorumluluğunu taşımaktır. Bu doğrultuda siz kadınları kentimizin geleceğini inşa ettiğimiz en güçlü çözüm ortaklarımız olarak gördüğümüzü bilmenizi istiyorum. İstiyoruz ki bu akademide öğreneceğiniz her bilgi evinize gitsin, çocuğunuza ulaşsın, komşunuzla paylaşılsın ve günlük hayatınızın bir parçası olsun. “Ben de geleceğimiz için sorumluluk alıyorum” diyerek, bu yolculuğa katıldığınız için hepinize teşekkür ediyor, Kadın Sürdürülebilirlik Akademisi’nin ilçemize ve tüm komşularımıza hayırlı olmasını diliyorum’’ dedi. Esra Yüksel Acı: Kadın Sürdürülebilirlik Akademisi bir ilk! Projenin hayata geçirilmesine destek veren Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi’ye teşekkür eden Marmara Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Esra Yüksel Acı, ‘’Çocukları yetiştirenler, onlara tüketim alışkanlıkları kazandıranlar ve evdeki israfı engellemeye çalışanlar kadınlar olduğu için sürdürülebilirlik konusunda kadınlar taşıyıcı rolünde.İlk defa Küçükçekmece Belediyesiyle birlikte bu projeyi hayata geçiriyoruz bu çok önemli ve gurur verici bir şey’’ dedi. Kadın Sürdürülebilirlik Akademisi; ev hanımları, çalışan kadınlar, sivil toplum kuruluşlarında görev alan kadınlar, kadın kooperatiflerinin üyeleri ve gönüllü eğitmenlerin katılımıyla 10 hafta boyunca sürecek. Haftada bir gün olarak verilecek eğitimlerde; örnek olay analizi, grup çalışmaları ve atölye uygulamalarıyla kadınların günlük yaşamlarında ve yaşadıkları çevrede sürdürülebilir dönüşüme öncülük etmeleri sağlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Kahvesi Kültürünü Dünyaya Taşıyan Arzum OKKA, Çin Pazarında Tüketiciyle Buluşuyor Haber

Türk Kahvesi Kültürünü Dünyaya Taşıyan Arzum OKKA, Çin Pazarında Tüketiciyle Buluşuyor

Arzum, Çinli tüketicilerin Türk kahvesi deneyimine ilişkin içgörüler doğrultusunda şekillendirdiği ürün gamıyla pazardaki varlığını kademeli olarak büyütmeyi hedefliyor. Türk kahvesinin asırlık mirasını modern teknolojilerle buluşturan Arzum OKKA, global büyüme yolculuğuna Çin pazarıyla yeni bir halka ekliyor. Arzum OKKA ürünleri, Çin'in önde gelen e-ticaret platformlarından Taobao üzerinden Çinli tüketicilerin beğenisine sunulmaya başlandı. Arzum Türkiye’de geliştirdiği kahve teknolojisini Çinli tüketicilerle buluşturarak hem uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmeyi hem de Türk kahvesi kültürünün dünyadaki bilinirliğine katkı sunmayı amaçlayarak stratejisini, yerel tüketicilerin beklenti ve damak zevklerinden elde edilen içgörüler doğrultusunda şekillendiriyor. Arzum'un Çin'e yönelik çalışmaları yalnızca satış kanalı oluşturmakla sınırlı kalmadı. Şirket, Mart 2023'ten bu yana Çin'de gerçekleştirdiği üç farklı çalıştay kapsamında 100'ün üzerinde Çinli tüketiciyle bir araya gelerek Türk kahvesine yönelik beklenti, tüketim alışkanlıkları ve damak zevklerine ilişkin içgörüler elde etti. Bu çalışmalar kapsamında farklı lezzet ve aroma profillerine sahip Türk kahvesi tarifleri Çinli tüketicilerin beğenisine sunulurken, öne çıkan tercihler doğrultusunda bu tarifleri hazırlayabilen Arzum OKKA Elite Türk Kahvesi Makinesi, Rich Spin Pro Türk Kahvesi Makinesi ve Master Grind Kahve Öğütücü satışa sunuldu. Kültürel mirası teknolojiyle buluşturuyor UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan Türk kahvesi kültürünün dünyada daha fazla tanınmasına katkı sağlamayı hedefleyen Arzum, geliştirdiği kahve teknolojileriyle geleneksel hazırlama yöntemini modern yaşamın beklentileriyle buluşturuyor. Çin'de Türk kahvesinin özellikle büyük şehirlerdeki kafelerde daha görünür hale gelmesi, Arzum OKKA’nın bu pazara yönelik çalışmalarının da önemli bir parçasını oluşturuyor. Türk kahvesinin hazırlanışından sunumuna, birlikte tüketilmesinden kahve falı geleneğine kadar uzanan kültürel unsurların Çinli tüketicilerde merak uyandırdığı görülüyor. Türk kahvesinin hazırlanış ritüeli, sunum kültürü ve paylaşım geleneğinin Çinli tüketiciler tarafından deneyimlenmesi hedeflenirken, Arzum OKKA'nın teknoloji odaklı kullanıcı deneyiminin de bu kültürel yolculuğu desteklemesi amaçlanıyor. Arzum, bu ilgiyi yalnızca bir ürün kategorisinin büyüme fırsatı olarak değil, Türk kahvesinin kendine özgü kültürel deneyimini yeni tüketicilerle buluşturmak için önemli bir fırsat olarak değerlendiriyor. Global büyümede stratejik pazar Arzum için Çin, üretim ve tedarik ekosisteminin yanı sıra yüksek tüketici potansiyeli ve dijital ticaret altyapısıyla stratejik öneme sahip bir pazar olarak öne çıkıyor. Şirket, Taobao ile e-ticaret odağında başlattığı bu süreçte tüketici geri bildirimlerini yakından takip ederek, marka bilinirliğini artırmayı ve önümüzdeki dönemde ürün gamını kademeli olarak genişletmeyi hedefliyor. Çalıştaylardan elde edilen içgörüler doğrultusunda en çok beğenilen lezzetler ve aromalar belirlenirken, bu tarifleri hazırlayabilen Arzum OKKA ürünleri seçilerek Çin pazarına sunuldu. "Çin'i uzun vadeli bir büyüme pazarı olarak görüyoruz" Arzum Ürün ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Canyiğit Atay, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Arzum olarak global büyüme stratejimizi yalnızca yeni pazarlara ürün sunmak olarak görmüyoruz. Her pazarın tüketicisini anlamayı, onların beklentilerini öğrenmeyi ve bu içgörüleri ürün ve marka deneyimimize yansıtmayı önemsiyoruz. Çin'de Taobao platformu üzerinden resmi satış sürecimizin başlaması bu vizyon açısından önemli bir kilometre taşı. Çin'i uzun vadeli büyüme stratejimiz kapsamında önemli pazarlardan biri olarak değerlendiriyoruz. Mart 2023’ten bu yana düzenlediğimiz üç farklı çalıştayda 100’ü aşkın Çinli tüketiciyle buluşarak Türk kahvesi deneyimine dair beklentileri ve farklı damak tatlarını yakından gözlemledik. Dünyanın en dinamik tüketici pazarlarından biri olan Çin’de, kullanıcıların Türk kahvesi deneyimiyle tanışmasını önemsiyoruz. Bu süreçte tüketici beklentilerini yakından takip ederek, doğru ürünlerle ve sürdürülebilir bir yaklaşımla varlığımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu çalışmalardan elde ettiğimiz veriler doğrultusunda öne çıkan lezzetleri ve bu tarifleri hazırlayabilen ürünlerimizi belirleyerek pazara sunduk. Türk kahvesinin kafelerde artan görünürlüğünü ve gençlerin kahve falına yönelik ilgisini de kültürümüzün Çin’de daha geniş kitlelerle buluşması açısından değerli buluyoruz. Türk kahvesi kültürünü ve deneyimini daha fazla tüketiciyle buluşturmayı amaçlıyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Değişikliği, Enerji Yatırımlarını Şekillendiriyor Haber

İklim Değişikliği, Enerji Yatırımlarını Şekillendiriyor

Artan sıcaklıklar ve değişen tüketim alışkanlıkları, elektrik şebekelerindeki yükü artırıyor. Özellikle klima, elektrikli araç ve ısı pompası kullanımının yaygınlaşması tüketim profilini değiştiriyor. Yapay zeka destekli analizlerle olası yüklenme riskleri önceden tespit edilerek yatırımlarda buna göre planlanıyor. Hizmet Bölgesindeki trafoların yük durumları, uzaktan izleme sistemlerinden elde edilen verilerle düzenli olarak takip ediliyor. Yapılan analizlerle kritik seviyeye ulaşma riski bulunan trafolar önceden belirleniyor. Böylece ihtiyaç duyulan noktalarda kapasite artışı, yüklerin farklı hatlara dağıtılması ve yeni trafo kurulumu gibi yatırımlar planlanarak şebekenin artan elektrik talebine karşı daha güçlü hale getirilmesi hedefleniyor. “Şebekeyi geleceğin ihtiyaçlarına göre planlıyoruz” UEDAŞ Genel Müdürü Cihangir Gençoğlu, iklim değişikliğinin elektrik dağıtım altyapısında yeni bir planlama yaklaşımını zorunlu hale getirdiğini belirterek, “İklim değişikliği, enerji altyapısının planlanmasını da doğrudan etkiliyor. Artan sıcaklıklar ve klima, elektrikli araç ve ısı pompası gibi yeni tüketim alışkanlıkları şebekenin yük profilini değiştiriyor. Bu nedenle gelecekte oluşabilecek yükleri bugünden öngörmek büyük önem taşıyor. Veri analitiği ve yapay zeka destekli modellerle farklı iklim senaryolarını değerlendiriyor, kritik seviyeye ulaşabilecek trafoları önceden belirleyerek yatırımlarımızı gelecekteki ihtiyaçlara göre planlıyoruz.” “2025 yılında 117 trafoda gerçekleştirdiğimiz iyileştirmelerin ardından 2026 ve 2027 yılında da toplam 634 trafoda kapasite artışı ve şebeke iyileştirme çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz. Buradaki temel hedefimiz, tüketici talebi kritik seviyeye ulaşmadan önce gerekli altyapıyı hazır hale getirmek. İklim değişikliğinin getirdiği belirsizlikleri veri ve teknolojiyle yöneterek daha dayanıklı, esnek ve geleceğe hazır bir dağıtım şebekesi oluşturmayı hedefliyoruz.” Bu yaklaşım sayesinde dağıtım şebekesinde kapasite artışı gerektiren noktaların daha erken tespit edilmesi, yatırımların doğru noktaya ve doğru zamanda yönlendirilmesi ve tüketici talebindeki değişimlere karşı şebekenin daha hazırlıklı hale getirilmesi amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimko, Bayilerini Stratejik Pazarlama Eğitimleriyle Geleceğe Hazırlıyor Haber

Çimko, Bayilerini Stratejik Pazarlama Eğitimleriyle Geleceğe Hazırlıyor

SANKO Holding’in çimento ve hazır beton sektöründeki lider şirketi Çimko, sürdürülebilir büyüme anlayışı doğrultusunda iş ortaklarının gelişimine yönelik yatırımlarını “Çimko Bayi Kulübü” çatısı altında hayata geçirdiği eğitim programlarıyla sürdürüyor. Kulübün ilk eğitim programı olarak düzenlenen Stratejik Pazarlama Eğitimi ile bayilerin değişen müşteri beklentilerini doğru analiz etmeleri, pazarlama bakış açılarını güncel eğilimler doğrultusunda geliştirmeleri ve kurumsal yetkinliklerini güçlendirmeleri hedefleniyor. Program kapsamında; marka yönetimi, güçlü marka algısının oluşturulması ve pazarlamanın dönüşen dinamikleri kapsamlı şekilde ele alındı. Geleneksel satış anlayışından müşteri odaklı pazarlama yaklaşımına geçiş süreci değerlendirilirken; Pazarlama 4.0, dijital bağlantılılık, kuşakların tüketim alışkanlıkları ve dijital ekosistemde şekillenen yeni müşteri profilleri gibi güncel başlıklar katılımcılarla paylaşıldı. Gerçekleştirilen eğitimlerde ayrıca müşterinin ürünle ilk temasından satın alma kararına, memnuniyet sürecinden marka bağlılığına uzanan yeni nesil müşteri yolculuğu uygulamalı örneklerle aktarıldı. Başarılı pazarlama uygulamalarının incelendiği oturumlarda, pazarlama faaliyetlerinin etkinliğini ölçmeye yönelik yöntemler ile yapay zekâ teknolojilerinin pazarlama süreçlerine sağladığı katkılar da değerlendirildi. Çimko, Bayi Kulübü ile bayilerinin müşterilerin değişen ihtiyaçlarını daha doğru analiz etmelerine, markalarını yeni dönemin dinamiklerine uygun şekilde konumlandırmalarına ve uzun vadeli müşteri ilişkileri geliştirmelerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençler Kahve Zincirlerinden Uzaklaşıyor: Yeni Neslin Gözdesi Artık Deneyim Sunan Mekânlar Haber

Gençler Kahve Zincirlerinden Uzaklaşıyor: Yeni Neslin Gözdesi Artık Deneyim Sunan Mekânlar

Kahve tüketim alışkanlıkları son yıllarda büyük bir değişim geçirirken, özellikle genç kuşağın tercihleri sektörün yönünü yeniden şekillendiriyor. Standart kahve zincirlerinden uzaklaşan yeni nesil tüketiciler, artık yalnızca kahve içmek için değil; sosyalleşmek, çalışmak, içerik üretmek ve farklı deneyimler yaşamak için özgün mekânları tercih ediyor. Şehir hayatındaki dönüşümle birlikte butik kahveciler, konsept kafeler ve çok amaçlı sosyal alanlar gençlerin yeni buluşma noktaları haline geliyor. Uzmanlara göre bu değişim, yalnızca damak tadıyla sınırlı değil. Genç kullanıcılar mekân seçiminde atmosfer, tasarım, sürdürülebilirlik, dijital uyumluluk ve sosyal medya görünürlüğü gibi kriterleri de ön planda tutuyor. Özellikle Z kuşağı ve genç profesyoneller arasında yükselen “deneyim odaklı tüketim” anlayışı, kahve sektöründe yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Kahve Artık Sadece Bir İçecek Değil Geleneksel kahve kültürü yerini çok yönlü bir yaşam deneyimine bırakıyor. Gençler için bir kafeye gitmek artık yalnızca kahve tüketmek anlamına gelmiyor. Çalışma alanı sunan, estetik tasarıma sahip, sessiz köşeler barındıran ve sosyal etkileşime açık mekânlar daha fazla ilgi görüyor. Özellikle büyük şehirlerde artış gösteren butik kahveciler, kişiselleştirilmiş hizmet anlayışıyla öne çıkıyor. Yerel kahve çekirdekleri, özel demleme yöntemleri ve özgün sunumlar genç tüketicinin ilgisini çekerken, standart menü anlayışına sahip zincir markalar eski cazibesini kaybetmeye başlıyor. Sektör temsilcileri, gençlerin “aynı deneyimi tekrar eden” mekânlardan uzaklaştığını ve daha özgün atmosferler aradığını belirtiyor. Ahşap tasarımlar, doğal ışık kullanımı, vintage dekorasyon ve sanatsal dokunuşlar yeni nesil kahve mekânlarının temel özellikleri arasında yer alıyor. Sosyal Medya Etkisi Mekân Tercihlerini Değiştiriyor Kafelerin tercih edilmesinde sosyal medyanın etkisi her geçen gün daha belirgin hale geliyor. Özellikle Instagram, TikTok ve Pinterest gibi platformlarda paylaşılabilir alanlar sunan mekânlar gençlerin radarına daha hızlı giriyor. Görsel açıdan dikkat çeken sunumlar, estetik kahve bardakları ve konsept dekorasyonlar kullanıcı deneyiminin önemli bir parçası haline geliyor. Uzmanlara göre genç tüketiciler artık bir mekânı seçerken yalnızca ürün kalitesine değil, “hikâye sunup sunmadığına” da dikkat ediyor. Bu nedenle işletmeler sadece kahve satışı değil, aynı zamanda marka kimliği ve yaşam tarzı deneyimi oluşturmaya yöneliyor. Özellikle sessiz çalışma alanları, kitap okuma köşeleri, canlı müzik etkinlikleri ve sanat atölyeleri düzenleyen kafeler yoğun ilgi görüyor. Bu yaklaşım, kahve mekânlarını klasik tüketim alanlarından çıkarıp sosyal yaşam merkezlerine dönüştürüyor. Gençler Zincir Markalar Yerine Yerel İşletmelere Yöneliyor Son dönemde gençlerin yerel işletmelere olan ilgisinde dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Küresel kahve zincirlerinin standart hizmet anlayışı yerine samimi ve özgün deneyim sunan küçük işletmeler tercih ediliyor. Özellikle sürdürülebilir üretim yapan, geri dönüştürülebilir ürün kullanan ve yerel üreticileri destekleyen markalar genç tüketicilerden daha fazla ilgi görüyor. Kahve sektöründe faaliyet gösteren işletmeciler, yeni neslin marka sadakatinden çok deneyim sadakatine önem verdiğini ifade ediyor. Genç kullanıcılar için bir mekânın “trend” olması kadar, kendilerini özel hissettirmesi de büyük önem taşıyor. Bu değişimle birlikte birçok yeni nesil kahve mekânı hibrit konseptlere yöneliyor. Gün içinde çalışma alanı olarak kullanılan kafeler, akşam saatlerinde etkinlik ve sosyalleşme alanına dönüşüyor. Bu çok yönlü kullanım modeli özellikle freelance çalışanlar, öğrenciler ve dijital içerik üreticileri arasında yaygınlaşıyor. Kahve Sektöründe Rekabet Yeni Bir Boyuta Taşınıyor Değişen tüketici alışkanlıkları, kahve sektöründeki rekabeti de yeniden şekillendiriyor. İşletmeler artık yalnızca kaliteli kahve sunarak öne çıkamıyor. Mekân deneyimi, müşteri ilişkileri, dijital görünürlük ve konsept tasarım gibi unsurlar başarı için kritik hale geliyor. Sektör uzmanları, önümüzdeki dönemde deneyim odaklı kahve mekânlarının daha da yaygınlaşacağını öngörüyor. Özellikle genç nüfusun yoğun olduğu bölgelerde açılan konsept kafeler, klasik işletme anlayışının yerini almaya başlıyor. Yeni nesil tüketici profili, kahve sektörünü yalnızca gastronomi alanında değil; mimari, teknoloji ve sosyal yaşam açısından da dönüştürüyor. Bu dönüşüm, kahve kültürünü sıradan bir tüketim alışkanlığından çıkararak modern şehir yaşamının önemli bir parçası haline getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Farkında Mısın?” ile Çevre Bilincine Yaratıcı Çağrı​​​​​​​ Haber

“Farkında Mısın?” ile Çevre Bilincine Yaratıcı Çağrı​​​​​​​

Temiz bir çevre için atıkların azaltılması, doğru yere atılması ve değerlendirilmesi konusunda toplumun hassasiyet ile davrandığı sürdürülebilir bir dünya yaratmak vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren Çöpüne Sahip Çık Vakfı, bu faaliyetleri doğrultusunda Büyük Efes Sanat’ın desteğiyle “Farkında Mısın?” isimli Ulusal Fotoğraf ve Kısa Video Yarışmasının üçüncüsünü başlattı. İlki 2020 yılında düzenlenen ve 2 yılda bir gerçekleştirilmekte olan yarışmanın, fotoğraf ve kısa video olmak üzere iki kategorisi bulunuyor 17 Nisan 2026 tarihinde başlayan başvurular 31 Mayıs 2026 tarihine kadar devam edecek olup, amatör ve profesyonel herkesin katılımına açık olacak. Sıfır Atık için Farkındalık… Sürdürülebilir tüketim alışkanlıkları ve doğru atık davranışlarının benimsenmesi için yürütülen farkındalık çalışmaları, iklim krizinin önleyicilerinden biri olan sıfır atık hedefiyle hem Türkiye’de hem de dünyada devam ediyor. Sıfır atık konusunda doğru mesajlar verebilmek ve farkındalık oluşturmak için görsel araçlar büyük önem taşıyor. Bu çerçevede, herkesin çözümün bir parçası olduğu ve sorumluluk taşıdığı gerçeğine “Farkında Mısın?” yarışmasıyla dikkat çekiliyor. Başvuruları www.farkindamisinyarimasi.org adresinden online olarak yapılabilecek yarışma sonunda, her iki kategoride belirlenen ilk 3 eserin sahibine para ödülleri verilecek. Haziran sonunda sonuçlanacak yarışmanın jürisi Uzman Psikolog Prof. Dr. Zuhal Baltaş, Fotoğraf Sanatçısı Gültekin Çizgen, Çöpüne Sahip Çık Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Emirdağ, Fotoğrafçı Çerkes Karadağ ve Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar’dan oluşuyor. Sıfır Atık Gereksiz Tüketime Dur Demekle Başlar Tüm dünyaya yayılmış olan kullan-at tüketim kültüründen uzaklaşarak atık azaltma ve geri dönüşüm konusunda hızla adımlar atılması gerekiyor. Bu kapsamda, tek kullanımlık ürünlerden, israftan ve gereksiz tüketimden kaçınılarak atıkların azaltılması, üretilen atıkların da mutlaka geri dönüşüme yollanması gerekiyor. Bu alanda farkındalık yaratmak üzere çalışan Çöpüne Sahip Çık Vakfının Genel Müdürü Emrah Bilge “Doğru atık yönetimi gereksiz tüketime ve israfa dur demekle başlar. Geri dönüşüm ise bunun son adımdır. Dünyanın sınırsız tüketim kültürü ve sorumsuz atık davranışlarına toleransı artık kalmadı. Hemen bugün, üzerimize yapıştırılan tüketici kimliğinden sıyrılarak, ihtiyaçlarının farkında, ihtiyaçları kadar tüketen bireyler olmayı tercih etmeliyiz.” diyerek herkesi bu konulara kafa yorarak ortaya çıkardıkları çalışmalarla yarışmaya katılmaya, bu farkındalığa katkıda bulunmaya davet ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üreticiden Yatırımcıya Sektörün Buluşma Noktası Olivtech Oldu Haber

Üreticiden Yatırımcıya Sektörün Buluşma Noktası Olivtech Oldu

Üç gün boyunca 6 bin 500’ü aşkın ziyaretçiyi ağırlayan fuarda; zeytin ve zeytinyağı, süt ürünleri ve tarım teknolojileri alanındaki yenilikler sergilenirken, uluslararası iş bağlantıları ve yeni yatırım fırsatları da gündemin odağı oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, üç gün boyunca sektörün tüm paydaşlarını İzmir’de buluşturdu. Yerli ve yabancı toplam 6 bin 504 ziyaretçinin ağırlandığı fuarda, üretimden paketlemeye ve tüketime uzanan geniş bir çerçevede Türkiye’nin farklı şehirlerinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan 100’ün üzerinde katılımcı yer aldı. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar ve deneyim alanlarıyla zenginleşen Olivtech’te; tarımda dönüşümden markalaşmaya, gıdada kaliteden gastronomiye kadar pek çok konu ele alındı. Üniversiteler, kamu kurumları, kooperatifler ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla hazırlanan etkinlik programı kapsamında; zeytin ve zeytinyağı üretim teknolojileri, süt ve peynir üretiminde değer zinciri, bağcılık ve şarapçılık trendleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ile tüketim alışkanlıkları üzerine oturumlar gerçekleştirildi. Fuarda, İzmir Bağ Yolu’nun da lansmanı gerçekleştirildi. Sektör temsilcileri, fuarın hem ticari hacim hem de uluslararası bağlantılar açısından verimli geçtiğini ifade etti. Ziyaretçi ilgisi GEA Türkiye’den İlker Altıoğlu, fuarın çok verimli geçtiğini belirterek, “Küresel belirsizlikler nedeniyle daha düşük yoğunluk bekliyorduk, ancak beklediğimizden çok daha fazla yatırımcı ve müşteri vardı. Özellikle teknolojiye yatırım yapmak isteyen, ne istediğini bilen profesyonellerle bir araya geldik. Fuarda sergilediğimiz ekipmanlar özellikle kaliteli ve yüksek polifenollü zeytinyağı üretimine yatırım yapmak isteyen üreticilerden ilgi gördü. Bir önceki fuara göre daha yoğun bir ziyaretçi ilgisiyle karşılaşmak bizi çok mutlu etti. Önümüzdeki dönemlerde de Olivtech’te yer almaya devam edeceğiz” dedi. Yeni cihazlar tanıtıldı Haus Makine Türkiye Genel Müdürü Yetkin Ateş, yaklaşık 80 yıllık geçmişe sahip firmanın bugün 80’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini söyleyerek, “Bu yıl Olivtech’te yeni makinelerimizin yanı sıra otomatik tartım cihazımız ve proses analiz sistemlerimizin lansmanını gerçekleştirdik. Özellikle yüksek polifenollü kaliteli zeytinyağı üretimine yönelik geliştirdiğimiz makinemiz yoğun ilgi gördü. Fuar boyunca yeni yatırımcılarla ve müşteri adaylarıyla sürekli temas halindeydik. Katılımın ve geri dönüşlerin yüksek olması bizi çok memnun etti” diye konuştu. “Verimli geçti” Polat Makine Yurtiçi Satış Müdürü Emirhan Polat, 50 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren firmanın bugün 40’a yakın ülkeye ihracat yaptığını belirterek “Olivtech, sektör için çok önemli bir fuar. Hem mevcut müşterilerimizi hem de yeni yatırımcıları burada ağırlıyoruz. Fuar bizim için çok verimli geçti” ifadelerini kullandı. “Fuardan memnun ayrılıyoruz” Tutkun Makine Türkiye Satış Müdürü Hüseyin Gür, 1984 yılında kurulan firmanın sofralık zeytin işleme makineleri ürettiğini belirterek Azerbaycan’dan İtalya’ya Yunanistan’dan, ABD’ye kadar birçok ülkeye satış yaptıklarını söyledi. İzmirli bir firma olarak fuarda yer almaktan mutluluk duyduklarını dile getiren Gür, “Uluslararası belirsizliklere karşın beklentimizin üzerinde bir taleple karşılaştık. Fuardan yeni iş bağlantıları kurarak, memnun ayrılıyoruz Fuarın zeytin ihtisas konusunda daha da büyümesini ve güçlenmesini istiyoruz” şeklinde konuştu. “Sektörün lokomotif fuarlarından” Arma Endüstri Sahibi Tufan İlhan ise butik üreticilere yönelik ekipman çözümleri sunduklarını belirterek, “Zeytinyağı, şarap, meyve suyu, sirke ve sıvı gıda üretimi yapan işletmelere yönelik ürün tedariki yapıyoruz. Olivtech, sektörün lokomotif fuarlarından biri. Yıllardır katılıyoruz. Ticari açıdan yeni projeler geliştirdiğimiz, müşterilerimizle yeniden buluştuğumuz verimli bir fuar oldu” dedi. “Müşteri portföyümüz gelişti” Halıcı Süt Ürünleri sahibi Osman Halıcı, 1981 yılında kurulan firmalarının bugün günlük yaklaşık 120 ton süt işlediğini belirterek, fuarın yeni iş bağlantıları açısından önemli katkı sağladığını belirtti. Halıcı, “Üç gün boyunca hem mevcut müşterilerimiz hem de yeni müşterilerimizle buluştuk. İyi bağlantılar kurduk, müşteri portföyümüzü geliştirdik” diye konuştu. “Bu fuarı çok seviyoruz” Özgün Zeytincilik Satış Sorumlusu Cüneyt Alay da firmanın bu yıl 35’inci yılını kutladığını belirterek, “Olivtech’te, İzmir’de müşterilerimizle bir araya gelmek bizim için çok değerliydi. Büyük ilgi gördük. İzmir’i ve Olivtech’i çok seviyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.