Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türeb

Kapsül Haber Ajansı - Türeb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türeb haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Enerji Stratejisi Masaya Yatırıldı Haber

Türkiye’nin Enerji Stratejisi Masaya Yatırıldı

SolarVizyon Enerji Dönüşümü Zirvesi ve Fuarı kapsamında düzenlenen “Rüzgar, Güneş ve Depolama” sunumu sektör profesyonelleri tarafından yoğun ilgi gördü. Ateş Uğurel’in Modertatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda; Rüzgar, Güneş ve Depolama konu başlığında ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, Enerjiyi Yönetmekten Fazlası: Hibrit Varlıkları Karlı Bir İş Modeline Dönüştürmek başlığı ile Senkron Digital Head of Data Nuri Şensoy, Büyük Ölçekli 5.1h Lisanssız GES’lerin Geleceği balığı ile EÜD Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Çalışır, Yurtdışı Yatırımları ve JES-GES Hibritleri konusunda Naturel Holding, CEO / Yönetim Kurulu Üyesi Tolgay Benderli yer aldı. “GÜNEŞ VE RÜZGÂR BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜ BİR POTANSİYEL SUNUYOR” Yenilenebilir enerji sektöründeki dönüşüme dikkat çeken TÜREB Başkan Yardımcısı ve ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, güneş, rüzgâr ve depolama yatırımlarının kritik önemine vurgu yaptı. Arıcı, 19 Kasım 2022 itibarıyla sektörde yeni bir dönemin başladığını belirterek, “Güneş ve rüzgâr için depolamalı santraller dönemiyle birlikte enerji yatırımlarında yeni bir sayfa açıldı. 2035 hedeflerine ulaşma konusunda her zaman şunu söylüyorum: Lisanslı ya da lisanssız, depolamalı ya da depolamasız fark etmeksizin her bir MW’a ihtiyacımız var. Bu nedenle süreci kan kaybetmeden ilerletmemiz gerekiyor,” dedi. TÜRKİYE TARİHİNİN EN YÜKSEK PROJE SAYISINA ULAŞILDI 2019’lu yıllarda ağırlıklı olarak kapasite artışlarının beklendiğini hatırlatan Arıcı, lisanssız projelerin sektöre bir miktar can suyu sağladığını ancak bu projelerin kapasite açısından sınırlı kaldığını ifade etti. Bugün gelinen noktada ise Türkiye’nin, tarihinin en yüksek proje sayısına ulaştığı bir dönemden geçtiğini vurguladı. Hibrit yatırımların gelişimine de değinen Arıcı, “Bu süreci ilk başlatanlar jeotermal yatırımcılar oldu; ancak en büyük faydayı rüzgâr sektörü sağladı. Yaklaşık yüzde 25’lik hibrit kurulum oranıyla santrallerin optimum verimliliğe ulaştığını görüyoruz. Elbette bu oran bölgeden bölgeye değişiklik gösterebiliyor,” değerlendirmesinde bulundu. RÜZGÂRDA 2.200 MW’LIK HİBRİT GÜNEŞ KAPASİTESİ Bugün itibarıyla rüzgâr enerji santrallerinde 1.160 MW’lık hibrit güneş kapasitesinin işletmede olduğunu belirten Arıcı, izin süreçleri devam eden projelerle birlikte bu rakamın toplamda 2.200 MW seviyesine ulaştığını aktardı. Ayrıca rüzgâr yatırımcılarının artık jeotermal ve hidroelektrik yatırımcılarıyla aynı kota içerisinde yer aldığını ve yalnızca açıklanan kapasite tahsislerinden pay alabildiğini ifade etti. Lisanssız projelere ilişkin yaygın bir yanılgıya da dikkat çeken Arıcı, bu projelerin sanılanın aksine lisanslı projelerden daha zor bir sürece sahip olduğunu söyledi. Kamulaştırma süreci bulunmamasına rağmen, ruhsat aşamasına kadar uzanan ciddi bir izin sürecinden geçildiğini vurguladı. “SÜPER İZİN” DÜZENLEMESİ 2026’DA GÜNDEMDE 2035 hedefleri, YEKA yarışmaları ve son iki yılda gündeme gelen “Süper İzin” düzenlemelerine de değinen Arıcı, bu kapsamda en önemli başlıklardan birinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na imar ve ruhsat yetkisinin verilmesi olduğunu belirtti. Bu konuya ilişkin bir yönetmelik taslağının hazırlandığını ve konuşulan tarih olarak 2026 yılı Ocak ayının öne çıktığını aktardı. İmar ve ruhsat sürecinin öncelikle YEKA projeleriyle başlamasının öngörüldüğünü de sözlerine ekledi. Arıcı, sözlerini sektör açısından önemli bir buluşmaya dikkat çekerek tamamladı. “Bu yıl için ‘yuvaya dönüş’ diyoruz” ifadelerini kullanan Arıcı, Türkiye Rüzgâr Enerjisi Kongresi (TÜREK)’in dört yıl aranın ardından 12–13 Mayıs tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirileceğini belirtti. Bu buluşmanın sektör ile kamu arasındaki diyaloğun güçlenmesi açısından önemli bir zemin oluşturacağını vurgulayan Arıcı, etkinliğin yapılacağı yerin ise önümüzdeki günlerde açıklanacağını söyledi.

COP31 Ev Sahipliği, Türkiye’nin Enerji Dönüşümünde Stratejik Bir Aşama Haber

COP31 Ev Sahipliği, Türkiye’nin Enerji Dönüşümünde Stratejik Bir Aşama

TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden “Bu önemli organizasyonun rüzgar enerjisi sektörüne ve Türkiye’nin temiz enerji hedeflerine büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz.” dedi. Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasında iklim politikası alanında son dönemde kaydettiği gelişmeler belirleyici oldu. Türkiye’nin yeni Ulusal Katkı Beyanı (NDC) geçtiğimiz günlerde yayımlanarak güncellenmiş; 2030 yılına yönelik karbon emisyon projeksiyonu güçlü şekilde aşağı yönlü revize edilmişti. Buna göre Türkiye, 2030 yılı için öngörülen emisyon artışından %41’e kadar azaltım taahhüt etmiş ve 2030 yılına ilişkin hedef değerini yaklaşık 500 milyon ton CO₂e seviyesine çekmiştir. Bu gelişme, Türkiye’nin iklim değişikliği alanında atmakta olduğu adımların uluslararası arenada karşılık bulduğunu göstermektedir. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından açıklanan 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi ve 2035 Yenilenebilir Enerji Yol Haritası, COP31 sürecinin temel politika eksenlerini oluşturacaktır. 2022 yılından bu yana yenilenebilir enerji projelerinin lisanssız üretim, YEKA mekanizması ve diğer yatırım modelleri ile desteklenmesi; rüzgar enerjisi sektörünün tedarik zincirinden sanayisine kadar güçlenmesi; ve Türkiye’nin 15 GW’a yaklaşan rüzgar kurulu gücü, Türkiye’yi Avrupa'nın önde gelen üretim merkezlerinden biri haline getirmiştir. COP31, bu birikimin küresel ölçekte tanıtılması ve yatırım fırsatlarının genişlemesi açısından stratejik bir eşiktir. İKLİM POLİTİKASINDA SON GELİŞMELER COP31 SÜRECİNİ GÜÇLENDİRİYOR Türkiye’nin COP31'e ev sahipliği yapmasında iklim değişikliği alanında yürütülen hazırlıkların ve politika dönüşümünün önemli bir etkisi bulunmaktadır. Bu kapsamda, Yeni Ulusal Katkı Beyanı’nın yayımlanması, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın çalışmalarıyla yürürlüğe giren iklim kanunu ve buna bağlı olarak İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından uygulanacak ulusal ve yerel eylem planları, sera gazı azaltımı ve karbon fiyatlama faaliyetleri, Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) çalışmalarının hızlanması, CBAM uyumu ve yeşil dönüşüm finansman mekanizmalarının çeşitlenmesi Türkiye’nin uluslararası iklim politikalarındaki konumunu güçlendirecektir. RÜZGAR ENERJİSİ DEĞER ZİNCİRİ VE 2035 YOL HARİTASI Türkiye’nin 2035 Yenilenebilir Enerji Planı doğrultusunda geliştirilen çerçeve, rüzgar enerjisinin enerji dönüşümündeki kritik rolünü ortaya koymaktadır. Türkiye’de türbin kuleleri, kanatları, jeneratörleri ve diğer ekipmanların üretildiği güçlü bir sanayi altyapısı bulunmaktadır. COP31, bu değer zincirinin uluslararası yatırımcılar ve karar vericiler tarafından daha yakından tanınmasını sağlayacak benzersiz bir fırsat sunmaktadır. Deniz üstü (offshore) rüzgar enerjisi özelinde ise konferans, daha çok gerekli teknoloji, finansman ve düzenleme modellerinin tartışılacağı stratejik bir vitrin niteliği taşıyacak. Bu alanda Türkiye’nin potansiyelinin uluslararası paydaşlarla değerlendirilmesi bekleniyor. ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDE POLİTİKA VE PİYASA GELİŞİMİ Tüm dünyada hızlı bir dönüşümden geçen enerji piyasaları açısından yenilenebilir enerji yatırımlarının ölçeklenmesi ve düşük karbonlu sanayi dönüşümünün desteklenmesi kritik önem taşımaktadır. COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olması, enerji sektöründe; yeşil dönüşüm politikalarının güçlenmesi, finansman kaynaklarının çeşitlenmesi ve emisyon azaltım hedeflerinin daha somut bir çerçeveye oturması gibi alanlarda önemli etkiler yaratacaktır. Türkiye’de son dönemde gelişen rüzgar enerjisi değer zinciri, yerli üretim kapasitesi ve ihracat potansiyeli ile bu dönüşümün temel yapı taşlarından birini oluşturmaktadır. COP31, TÜRKİYE’NİN ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN TEMEL UNSURU COP31’in Türkiye’de düzenlenmesiyle birlikte, yenilenebilir enerji ve rüzgar enerjisi yatırımlarının hızlanması beklenmektedir. TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden, COP31’in önemine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “COP31’in ülkemizde düzenlenecek olması, Türkiye’nin enerji dönüşümündeki kararlılığını uluslararası arenaya güçlü biçimde taşıyan tarihi bir adımdır. 2053 Net Sıfır Emisyon hedefimiz, yeni Ulusal Katkı Beyanı’mız ve 2035 Yenilenebilir Enerji Yol Haritası ile uyumlu şekilde gelişen rüzgar enerjisi sektörümüz COP31 sayesinde uluslararası yatırımcılar tarafından daha görünür hale gelecektir. TÜREB olarak bu sürece katkı sunmaya ve Türkiye’nin enerji dönüşümünü hızlandıracak iş birliklerini desteklemeye hazırız.” TÜRKİYE’NİN TEMİZ ENERJİ GELECEĞİNE YÖN VEREN BİR SÜREÇ COP31’in Türkiye’ye önemli kazanımlar sağlaması beklenmektedir. Konferansın hazırlık süreci, enerji arz güvenliğinden sanayinin karbonsuzlaşmasına; teknoloji transferinden uluslararası iş birliklerine kadar geniş bir yelpazede yeni fırsatlar oluşturacaktır. Türkiye’nin rüzgar enerjisi ekosistemi de bu süreçte güçlü bir şekilde konumlanacaktır.

Depolamalı Rüzgar ve Güneş Enerjisi Yatırımları En Kısa Sürede Devreye Alınmalı  Haber

Depolamalı Rüzgar ve Güneş Enerjisi Yatırımları En Kısa Sürede Devreye Alınmalı 

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, yayınlanan bu kararla arz güvenliği açısından her bir MW’ın ve bu güvenliğin her koşulda sağlanması için gerekli tüm tedbirlerin alınacağını kamuoyuna bir kez daha gösterdiğini belirten TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden, “Kararla birlikte özellikle rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinde azami verimlilik için yapılan ilave mekanik (ya da DC) güç kurulumlarının, belirli bir süreyle de olsa, herhangi bir idari sınıra tabi olmaksızın kullanılabilmesinin önü açıldı” dedi. Bu karar, yalnızca kısa dönemli arz güvenliği ihtiyaçlarından değil, aynı zamanda Türkiye’nin orta ve uzun vadeli enerji bağımsızlığı hedefinin bir sonucudur. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın üç temel sacayağı üzerinde kurduğu enerji stratejisi kapsamında, 2022 yılından bu yana yenilenebilir enerji ve nükleer enerji ülkemizin enerji yol haritasında merkezi bir konumda yer almaktadır. Bundan hareketle, 2022 yılından bu yana lisanssız öz tüketim, depolamalı lisanslı yatırımlar ve YEKA projeleri gibi farklı mekanizmalar üzerinden yenilenebilir enerji projeleri yatırımcılara arz edilmekte; projelerin geliştirme süreçleri adım adım ilerlerken yatırımlar da peyderpey tamamlanarak devreye alınmaktadır. 2035 yılı için güçlü bir vizyon ortaya koyan “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı – 2035 Yenilenebilir Enerji Planı” ile de bu yatırımların kararlılıkla desteklenmesi ve sürdürülmesi hedeflenmiştir. DEPOLAMA DÜZENLEMELERİNDE MEVZUATIN OLUŞUMU Bu minvalde, ulusal 2035 Yenilenebilir Enerji Planı doğrultusunda yapılan depolama düzenlemeleri, santrallerde kurulu ilave mekanik (ya da DC) gücün Kurum’dan ayrıca istisnai izin almadan verimli kullanımının önünü açacaktır. Bu süreç, son yıllarda depolama ve yenilenebilir enerji alanında adım adım oluşturulan mevzuatın doğal bir devamı niteliğindedir. Elektrik depolama faaliyetine yönelik mevzuat hazırlıkları 2020 yılında başlamış; 9 Mayıs 2021 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Elektrik Piyasasında Depolama Faaliyetleri Yönetmeliği” ile depolama ilk kez mevzuat kapsamına alınmıştır. 26 Mayıs 2022 tarihinde gerçekleştirilen “Enerji Yatırımları Takip ve Koordinasyon Kurulu” toplantısında, rüzgar ve güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerine bütünleşik elektrik depolama ünitesi kurulması şartıyla kapasite yarışması yapılmaksızın üretim lisansı alınabilmesine yönelik düzenlemenin kanunlaşmasına karar verilmiştir. Aynı kapsamda, kapasite artışlarına da depolama şartıyla imkân tanınması kararlaştırılmıştır. Bu stratejik kararlar ve ilk düzenlemelerin ardından, 5 Temmuz 2022 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 7417 sayılı Kanun ile, elektrik depolama tesisi kurmayı taahhüt eden tüzel kişilere, kurmayı taahhüt ettikleri depolama tesisinin kurulu gücüne kadar Kurum tarafından rüzgâr ve/veya güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesisi kurulmasına ilişkin ön lisans verilmesi hakkı getirilmiştir. Elektrik depolama faaliyetine ilişkin diğer kapsamlı mevzuat değişiklikleri 19 Kasım 2022 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmış, çok sayıda yönetmelikte depolama faaliyetini kapsayan önemli düzenlemeler yapılmıştır. İlgili mevzuatın yayımlanmasının ardından başlayan başvuru sürecinde yaklaşık bir yıl içinde yüzlerce şirket tarafından binlerce proje başvurusu yapılmış; Kuruma gelen 6.000’in üzerindeki başvurunun toplam büyüklüğü 260 GW seviyelerini aşmıştır. Değerlendirmeler sonucunda 700’ün üzerinde proje ve yüzlerce yatırımcıya 34 GW’a yakın kapasite tahsisi yapılmıştır. Bu tahsisler, rüzgâr ve güneş enerji yatırımlarının küçük ölçekli şirketlere de açılmasını sağlayarak yatırımların tabana yayıldığı rekabetçi bir piyasa yapısının oluşmasına katkı sağlamıştır. DEPOLAMALI YATIRIMLARDA PİYASA GELİŞİMİ VE TEŞVİK ETKİSİ Tüm dünyada büyük ve hızlı bir yapısal dönüşümden geçen enerji sektörü ve piyasalarının geleceğinde daha fazla yenilenebilir enerji entegrasyonu yapılabilmesi için en önemli başlıklardan birisi de ülkemizde de elektrik depolama faaliyetleri olacaktır. Ülkemizde de dünya ile eş zamanlı olarak gelişen elektrik depolama faaliyetine yönelik mevzuat çalışmaları ile birlikte Türk şirketleri de elektrik depolama faaliyeti yatırımları için teknik, finansal ve proje geliştirme çalışmalarına hızlı bir şekilde başlamış, ilgili mevzuat hazırlıklarının yapıldığı dönemde hazırlıklarını büyük oranda tamamlamıştır. Ülkemizde uzun yıllardır on binlerce MW kapasite tahsisinin yapıldığı lisanssız rüzgar ve güneş enerjisi santralleri, hibrit santraller (HES–GES, RES–GES, JES–GES vb.) ve kapasite artış projelerinde uygulananlarla benzer yöntemle depolamalı rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin kapasite tahsisleri de ilgili mevzuat çerçevesinde bir katkı payı ya da benzeri bir edinim maliyeti oluşmadan bedelsiz olarak gerçekleştirilmiştir. Bu uygulama neticesinde yatırımların maliyetlerinin aşağı çekilmesi, finanse edilebilirliğinin kolaylaştırılması ile yatırımların daha hızlı bir şekilde ve daha az öz kaynakla gerçekleştirilmesi sanayicilerimiz için tahsis edilen lisanssız projelerde olduğu gibi enerji santral yatırımcılarımız için önemli bir teşvik aracı olacaktır. DEPOLAMALI YATIRIMLAR ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN TEMEL UNSURU Depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarının kritik önemine dikkat çeken TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden, “Depolamalı rüzgar ve güneş enerjisi santral projeleri, enerjide dışa bağımlılığın ve enerji ithalat maliyetlerinin azaltılması, 2053 net sıfır hedefine ulaşılması, tüketicilere rekabetçi ve uygun fiyatlı elektrik sağlanması ve enerji dönüşümünün sürdürülebilir şekilde ilerleyebilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir. Depolamalı rüzgar ve güneş enerjisi santralleri iletim ve dağıtım sistemine ne kadar hızlı ve güçlü şekilde entegre edilirse, sisteme o ölçüde daha fazla yenilenebilir enerji kaynağı dahil edilebilir. Bu da Türkiye’nin ucuz, temiz ve tükenmeyen enerji kaynaklarından daha fazla yararlanmasına, dolayısıyla cari açığın azaltılmasına önemli katkı sağlayacaktır. Son dönemde Portekiz ve İspanya’da yaşanan kesintilerin de gösterdiği üzere, depolamalı santraller sadece daha fazla yenilenebilir kapasitenin sisteme entegrasyonunu mümkün kılmakla kalmıyor; aynı zamanda iletim sistem güvenliği açısından hayati bir dengeleme ve destekleme görevi üstleniyor. Enerjide 2035 hedefleri için de önemli bir kilometre taşı olan depolamalı rüzgar ve güneş santralleri, 35 milyar doların üzerindeki yatırım hacmiyle Türkiye açısından büyük bir yatırım hamlesidir. Bu yatırımlarla birlikte her yıl düzenlenen 2.500 MW seviyesindeki YEKA RES ve GES yarışmaları, yerli ekipman kullanımının da güçlü şekilde teşvik edildiği bir yapı oluşturarak 10 yılda 25.000 MW yenilenebilir YEKA santralinin devreye alınmasına imkân tanıyacaktır.” dedi. SÜPER İZİN KANUNU YENİ DÖNEMİ BAŞLATIYOR Geçtiğimiz Temmuz ayında yenilenebilir enerji projeleri için ‘Süper İzin’ Kanunu’nun Meclis’te kabul edilerek yasalaşmasıyla birlikte, tüm bu yatırımların önünü açan yeni bir dönem başladığını belirten Erden, "’Süper İzin’ Kanunu, uzun süredir sektörün hızını etkileyen izin süreçlerini hızlandırarak, yatırımcılar için daha net ve öngörülebilir bir çerçeve sunmaktadır. Bu düzenleme, depolamalı projelerin de daha hızlı hayata geçebilmesine imkân tanıyarak, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemine entegrasyonunu kolaylaştıracaktır. Yapılan kanunî düzenlemenin ardından ikincil mevzuatta yapılması beklenen değişikliklerin ivedilikle tamamlanması, yatırımcıların izin süreçlerinde yaşadıkları zorlukların ve gecikmelerin ortadan kaldırılmasını sağlayacak ve depolamalı rüzgar ve güneş enerjisi santrali projelerinin hızla devreye alınmasını sağlayacaktır. Bu durumun ülkemizin orta ve uzun vadede enerji arz güvenliği açısından kritik önemde olduğunu vurgulamak isterim.” DEPOLAMALI SANTRALLERİN ACİL DEVREYE ALINMASI GEREKİYOR Erden; “Ayrıca, ülkemizde son iki senedir yaşanan kuraklık sebebiyle hidroelektrik santrallerde yaşanan su sıkıntısına bağlı olarak üretimlerin ciddi düşüş göstermesi, yatırım ve izin süreçleri hâlen devam eden depolamalı projelerinin tamamlanarak en kısa zamanda devreye alınmasının önemini bir kez daha göstermektedir. Ülkemizin enerjide 2035 hedeflerine ulaşmasında en önemli kilometre taşlarından olan ve geliştirilmesi için yıllardır büyük emek verilen depolamalı rüzgar ve güneş enerjisi santrali projelerinin tüm ilgili kamu kuruluşları ve yatırımcılarımızın koordinasyonu ile hızla hayata geçirileceğine inancımız tamdır” dedi.

Rüzgar Enerjisinde Yerli Teknoloji Hamlesi Haber

Rüzgar Enerjisinde Yerli Teknoloji Hamlesi

Rüzgâr enerjisi alanında Türkiye’deki çatı kuruluş olan TÜREB, üyeleri ile işbirliklerini güçlendirmek amacıyla gerçekleştirdiği ziyaretleri kapsamında Yönetim Kurulu toplantısını Aksaray’da AEMOT Electric Motor & Generator genel merkezinde gerçekleştirdi… Ziyaret kapsamında T.C. Sanayi Bakan Yardımcısı Sayın Kasım Gönüllü de TÜREB heyetine katılarak değerlendirmelerde bulundu. Aksaray Valisi Sayın Mehmet Ali Kumbuzoğlu’nu makamında ziyaret eden TÜREB yönetimi önemli istişarelerde bulundu. TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden: “Üyelerimiz bizim için çok kıymetli. Ülkemizin önemli değerlerinden üyemiz AEMOT firmasını yerinde ziyaret edip bizzat yönetim kurulumuz ile birlikte incelemelerde bulunmak ve gelecekteki işbirlikleri için istişare etmek bizim için çok önemli. Burada Sayın Bakan Yardımcımız ve Sayın Valimiz ile de birebir görüştük. Sektörümüz için sahada olmaya, çalışmalarımızı arttırmaya devam edeceğiz” dedi. AEMOT Motors Yönetim Kurulu Başkanı Osman Altuntaş: “Yüksek verimlilikte elektrik motorları üreterek sanayi işletmelerinin enerji tüketimini azaltmalarına katkı sağlamak, rüzgar türbini generatorleri ve hidro generatorler ile yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin kullanılmasını mümkün kılmak, elektrikli araç motoru üretimimiz ile geleceğin ulaşım teknolojilerine katkıda bulunmak, sürekli Ar-Ge ve yatırım çalışmalarıyla teknolojimizi geliştirmek, daha sürdürülebilir bir gelecek için çalışmak önceliğimiz” dedi. Fabrika ziyareti öncesi bilgi veren AEMOT Motors Genel Müdürü Sami Akdoğan: “Yaklaşık 2 milyon metrekare alanda kurulu fabrikamızda yılda 120 bin motor üretimi gerçekleştiriyoruz. Sanayi endüstrisi için genel maksat elektrik motorları, enerji sektörlerine yönelik yüksek verimlilikte elektrik motorları, yenilenebilir enerji için jeneratörler ve elektrikli araç motorları üretiyoruz. Rüzgar enerjisi sektörü bizim için önemli bir paydaş” açıklamasında bulundu. AEMOT fabrikasında incelemelerde bulunan TÜREB heyeti ziyaretin ardından yönetim kurulu toplantısını yoğun katılım ile tamamladı.

TÜREB Yönetimi Aksaray’da Önemli Ziyaretler Gerçekleştirdi Haber

TÜREB Yönetimi Aksaray’da Önemli Ziyaretler Gerçekleştirdi

Ziyaret kapsamında T.C. Sanayi Bakan Yardımcısı Sayın Kasım Gönüllü de TÜREB heyetine katılarak değerlendirmelerde bulundu. Aksaray Valisi Sayın Mehmet Ali Kumbuzoğlu’nu makamında ziyaret eden TÜREB yönetimi önemli istişarelerde bulundu. TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden: “Üyelerimiz bizim için çok kıymetli. Ülkemizin önemli değerlerinden üyemiz AEMOT firmasını yerinde ziyaret edip bizzat yönetim kurulumuz ile birlikte incelemelerde bulunmak ve gelecekteki işbirlikleri için istişare etmek bizim için çok önemli. Burada Sayın Bakan Yardımcımız ve Sayın Valimiz ile de birebir görüştük. Sektörümüz için sahada olmaya, çalışmalarımızı arttırmaya devam edeceğiz” dedi. AEMOT Motors Yönetim Kurulu Başkanı Osman Altuntaş: “Yüksek verimlilikte elektrik motorları üreterek sanayi işletmelerinin enerji tüketimini azaltmalarına katkı sağlamak, rüzgar türbini generatorleri ve hidro generatorler ile yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin kullanılmasını mümkün kılmak, elektrikli araç motoru üretimimiz ile geleceğin ulaşım teknolojilerine katkıda bulunmak, sürekli Ar-Ge ve yatırım çalışmalarıyla teknolojimizi geliştirmek, daha sürdürülebilir bir gelecek için çalışmak önceliğimiz” dedi. Fabrika ziyareti öncesi bilgi veren AEMOT Motors Genel Müdürü Sami Akdoğan: “Yaklaşık 2 milyon metrekare alanda kurulu fabrikamızda yılda 120 bin motor üretimi gerçekleştiriyoruz. Sanayi endüstrisi için genel maksat elektrik motorları, enerji sektörlerine yönelik yüksek verimlilikte elektrik motorları, yenilenebilir enerji için jeneratörler ve elektrikli araç motorları üretiyoruz. Rüzgar enerjisi sektörü bizim için önemli bir paydaş” açıklamasında bulundu. AEMOT fabrikasında incelemelerde bulunan TÜREB heyeti ziyaretin ardından yönetim kurulu toplantısını yoğun katılım ile tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rüzgar Enerjisinde Yeni Ufuklar Konuşuldu Haber

Rüzgar Enerjisinde Yeni Ufuklar Konuşuldu

TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden başkanlığında gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Toplantısı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Sayın Ramazan Usta, toplantıya ev sahipliği yapan Pomega Enerji Depolama Teknolojileri A.Ş. CEO’su Sami Aslanhan ve TÜREB Yönetim Kurulu üyelerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Toplantıda bu yıl IV.Azerbaycan Enerji Forumu ile ortaklaşa gerçekleştirilen Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK) sonuç raporu da katılımcılar ile paylaşıldı. Bu yıl düzenlenen TÜREK kapsamında 38 ülkeden 3400 katılımcı kongreye yoğun ilgi gösterdi. 18 oturumda 212 konuşmacı sektöre dair önemli konu başlıklarını değerlendirerek sektör ilgilileri ile paylaştı. Öğleden sonra iş dünyasından önemli isimlerin yoğun katılım gösterdiği TÜREB Sanayici Paydaş Toplantısı’na; TÜREB Sanayiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Gökhan Serdar öncülük ederken; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Sayın Ramazan Usta, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Daire Başkanı Sayın İbrahim Kütük, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik Uygulama Genel Müdürlüğü Enerji Dairesi Başkanı Sayın Mustafa Yalçın da katıldı. Toplantıda açıklamalarda bulunan TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden; “Bugün önemli gündem maddelerimiz; yerli malı tebliği, yerli sanayinin finansman güçlükleri ve olası finansman destek paketleri, YEKA’lar ve yerlilik şartları, depolamalı projelerde yerli ekipman destekleri, kulelerde yüzde 25 yerli saç kullanma zorunluluğunun ihracata olası etkileri ve yatırım teşvik belgeleri. Burada birlikte bu konuları değerlendirerek istişarelerde bulunacağız ve gerekli yol haritasını hep birlikte oluşturacağız” dedi. TÜREB Sanayici Paydaş Toplantısı’nda yatırımcıların görüş ve önerileri ele alınırken, sektörün sürdürülebilir büyümesi için kamu-özel sektör iş birliğinin önemi vurgulandı. Türkiye’nin temiz enerjiye geçiş sürecinde kritik rol oynayan yatırımcılar bir araya getirilerek bilgi paylaşımı ve stratejik iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TÜREB Sanayici Paydaş Toplantısına İş Dünyasından Yoğun İlgi Haber

TÜREB Sanayici Paydaş Toplantısına İş Dünyasından Yoğun İlgi

Yatırımcılar, üreticiler ve sektör profesyonellerini bu kapsamda bir araya getiren TÜREB “Sanayici Paydaş Toplantısı” yoğun katılım ile gerçekleştirildi. Pomega Enerji Depolama Teknolojileri A.Ş. ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda; Türkiye’nin rüzgar enerjisindeki mevcut kapasitesi, yatırım stratejileri, küresel enerji dönüşümündeki konumu ve sektörün gelişim sürecine ilişkin güncel veriler kapsamlı şekilde değerlendirildi… TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden başkanlığında gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Toplantısı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Sayın Ramazan Usta, toplantıya ev sahipliği yapan Pomega Enerji Depolama Teknolojileri A.Ş. CEO’su Sami Aslanhan ve TÜREB Yönetim Kurulu üyelerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Toplantıda bu yıl IV.Azerbaycan Enerji Forumu ile ortaklaşa gerçekleştirilen Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK) sonuç raporu da katılımcılar ile paylaşıldı. Bu yıl düzenlenen TÜREK kapsamında 38 ülkeden 3400 katılımcı kongreye yoğun ilgi gösterdi. 18 oturumda 212 konuşmacı sektöre dair önemli konu başlıklarını değerlendirerek sektör ilgilileri ile paylaştı. Öğleden sonra iş dünyasından önemli isimlerin yoğun katılım gösterdiği TÜREB Sanayici Paydaş Toplantısı’na; TÜREB Sanayiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Gökhan Serdar öncülük ederken; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Sayın Ramazan Usta, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Daire Başkanı Sayın İbrahim Kütük, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik Uygulama Genel Müdürlüğü Enerji Dairesi Başkanı Sayın Mustafa Yalçın da katıldı. Toplantıda açıklamalarda bulunan TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden; “Bugün önemli gündem maddelerimiz; yerli malı tebliği, yerli sanayinin finansman güçlükleri ve olası finansman destek paketleri, YEKA’lar ve yerlilik şartları, depolamalı projelerde yerli ekipman destekleri, kulelerde yüzde 25 yerli saç kullanma zorunluluğunun ihracata olası etkileri ve yatırım teşvik belgeleri. Burada birlikte bu konuları değerlendirerek istişarelerde bulunacağız ve gerekli yol haritasını hep birlikte oluşturacağız” dedi. TÜREB Sanayici Paydaş Toplantısı’nda yatırımcıların görüş ve önerileri ele alınırken, sektörün sürdürülebilir büyümesi için kamu-özel sektör iş birliğinin önemi vurgulandı. Türkiye’nin temiz enerjiye geçiş sürecinde kritik rol oynayan yatırımcılar bir araya getirilerek bilgi paylaşımı ve stratejik iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Temiz Enerjinin Geleceği Tartışıldı Haber

Temiz Enerjinin Geleceği Tartışıldı

Türkiye, 2050 yılına kadar güneş ve rüzgâr enerjisi kapasitesini önemli ölçüde artırarak toplam üretimin %77’sini bu kaynaklardan sağlamayı hedefliyor. Bu vizyon doğrultusunda 2030’a kadar 80 GWh enerji depolama kapasitesi oluşturmak, dönüşümün en önemli basamaklarından biri olarak öne çıkıyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinin kesintili üretim yapısı, şebeke dengesinin korunması ve üretim kısıntısının önlenmesi için ileri seviye depolama çözümlerini zorunlu kılıyor. Enerji depolama sistemleri (ESS), arz ve talep dengesini sağlamak, şebekeye daha fazla yenilenebilir kaynak entegre etmek ve enerji güvenliğini teminat altına almak açısından kilit rol üstleniyor. Bu projelerin hayata geçirilmesi yalnızca gelişmiş teknolojiler değil; aynı zamanda güçlü iş birlikleri ve uzman ekiplerin hızlı, verimli çalışmasını da gerektiriyor. Sungrow’un güvenilir, verimli ve sürdürülebilir depolama teknolojileriyle yenilenebilir enerji dönüşümünü hızlandırma misyonunun bir parçası olarak düzenlenen ESS Experience Day, sektörün önde gelen uzmanlarının sürdürülebilir gelecek için fikir alışverişinde bulunmaları açısından önemli bir platform oluşturdu. Yaklaşık 200 sektör profesyonelinin katıldığı etkinlikte örnek uygulamalar, vaka analizleri, güncel trendler ve Türkiye’nin temiz enerji pazarı kapsamlı biçimde ele alındı. Herkes İçin Temiz Enerji Vizyonuyla Sektörün Dönüşümüne Öncülük Edeceğiz Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Sungrow Türkiye Genel Müdürü Candaş Gültekin, şirketin “Herkes için temiz enerji” misyonunu vurgulayarak ekledi: “Sungrow; dünya genelindeki 3 üretim üssü ve 6 Ar-Ge merkezi ile temiz enerji çözümlerinin gelişiminde öncü bir rol üstleniyor. 7 binden fazla Ar-Ge çalışanı, toplam kadromuzun %40’ından fazlasını oluşturuyor. Bugüne kadar yapılan 10 bini aşkın patent başvurusu, sektörde pek çok ilke imza atmamızı sağladı.” Gültekin, 2017’den bu yana Türkiye’de güvene dayalı ve uzun vadeli iş birlikleriyle güçlü bir varlık gösterdiklerini belirterek şunları söyledi: “2017’den bu yana yalnızca ileri teknoloji sunmakla kalmıyor; entegre çözümlerimiz ve kesintisiz operasyonel desteğimizle yatırımların her aşamasında iş ortaklarımızın yanında yer alıyoruz. Ülke genelindeki tamir ve operasyon merkezlerimiz ve ‘Herkes için temiz enerji’ vizyonumuzla Türkiye’nin enerji dönüşümünde öncü bir rol üstlenmeye devam edeceğiz. Bu etkinlik de bu kararlılığımızın önemli bir göstergesidir.” Türkiye’den ve Dünyadan Örneklerle Sektörün Geleceği Tartışıldı Etkinlik, enerji depolama ve şebeke dönüşümü konularında en son gelişmeleri keşfetmek için önemli bir platform sunarken, sektör profesyonellerinin katkılarıyla deneyim aktarımı için önemli bir zemin oluşturdu. Etkinlikte şebeke oluşturma, Türkiye pazar görünümü ve trend analizleri gibi başlıklar işlendi; ayrıca Kırşehir Geycek’teki güneş ve rüzgar hibrit projesi öne çıkan örneklerden biri olarak katılımcılarla paylaşıldı. Son bölümde T-Dinamik Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Tırıs moderatörlüğünde düzenlenen Yatırımcı Perspektifinden Türkiye ESS Pazarı panelinde, TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden, EnerjiSA Enerji Çözümleri Genel Müdürü Batur Yenmez, APLUS Enerji Yönetici Ortağı Volkan Yiğit, Pure Enerji Yönetici Ortağı Argun Karaçay, Ecogreen Genel Müdürü Cem Göçmen ve Genpa Enerji Genel Müdürü Hakan Öz gibi sektör liderleri, Türkiye’nin enerji depolama yatırımlarındaki fırsatları, zorlukları ve uzun vadeli stratejileri değerlendirdi. İstanbul’da gerçekleşen Sungrow ESS Experience Day, şirketin iş ortaklarını destekleme ve temiz, sürdürülebilir bir geleceğe geçişi hızlandırma konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Etkinlik, bilgi paylaşımını teşvik eden ve güçlü iş birliklerine zemin hazırlayan stratejik bir platform olarak öne çıkarken, Sungrow’un güvenilir ve yenilikçi depolama teknolojileriyle yenilenebilir enerji dönüşümünü hızlandırma hedefinde önemli bir dönüm noktası oldu. Türkiye’nin Temiz Enerji Dönüşümünde Güvenilir Partner BloombergNEF’e göre, fotovoltaik (PV) invertörler ile enerji depolama çözümleri ve güç dönüştürme sistemleri alanında dünyanın en güvenilir markası konumundaki Sungrow, Türkiye’de de güvene dayalı uzun soluklu iş modeliyle faaliyetlerini yürütüyor. Türkiye’deki mevcut ve planlama aşamasındaki yatırımlara yanıt verebilecek kapsamlı bir yapılanma ile hizmet veren şirket, proje yaşam döngüsünün tamamını destekleyen yerel bir yapılanma ve konsolide edilmiş satış, teknik destek ve satış sonrası hizmet ağı ile faaliyet gösteriyor. Her ölçekteki projeye kapsamlı teknik ve ticari destek sağlamak için deneyimli profesyonellerden oluşan bir ekiple hizmet veren Sungrow, Türkiye’nin 7 bölgesindeki Teknik servis merkezi ve iki ildeki onarım merkezi ile iş ortaklarının ihtiyaçlarına çözüm üretiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TÜREB Rüzgar Enerjisi Yatırımcı Buluşmasına İş Dünyasından Yoğun İlgi Haber

TÜREB Rüzgar Enerjisi Yatırımcı Buluşmasına İş Dünyasından Yoğun İlgi

Kazancı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Naci Ağbal, TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden, Aksa Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Murat Kirazlı’nın açılış konuşmalarını yaptığı etkinliğin sunum ve moderatörlüğünü TÜREB Yatırımcılardan Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Aksa Yenilenebilir Enerji Genel Müdür Yardımcısı Erinç Kısa yaptı. Panel konuşmacıları arasında Gama Enerji Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Müdürü ve Enerji Üreticileri Derneği (EÜD) Başkanı Tamer Çalışır, SmartPulse CEO’su ve Kurucu Ortağı Önder Akar, Aksa Elektrik Ticareti Grup Müdürü Birol Henden, Entek Elektrik Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Müdürü ve ETD Başkanı Bilal Tuğrul Kaya, APLUS Enerji Yönetici Ortağı Volkan Yiğit yer aldı. Aksa Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Murat Kirazlı: “Biz Aksa Grubu olarak sadece bir yatırımcı veya üretici değil; aynı zamanda sektöre hizmet sağlayan, gelişimine katkı sunmayı amaçlayan bir yapıyız. Bu nedenle bu tür etkinliklerde destekçi olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bugün gerçekleştirilen Yatırımcılar Toplantısı gerek santrallerimizin piyasadaki yeri, gerekse en güncel yatırım alanlarının ele alınması açısından oldukça önemli bizim için” ifadelerini kullandı. SÜPER İZİN KANUNU İLE YATIRIMLAR HIZLANACAK Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden: “Rüzgar enerjisi sektörü önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Son dönemde hem Türkiye’de hem uluslararası arenada birçok toplantıya katıldık. İstanbul’da düzenlediğimiz etkinlikte 500’den fazla yabancı misafiri ağırladık, Berlin’de ise dünya çapında 40’tan fazla kuruluşun başkanlarıyla buluştuk. Ortak hedefimiz; rüzgar enerjisinin ve yenilenebilir kaynakların daha da artması. Ülkemiz kurulu güç ve potansiyel açısından pek çok ülkenin önünde yer alıyor. Yeni kanun yakında Mecliste görüşülecek ve yatırımların hızlanacak. Süreçlerin 2-3 yıla inmesini bekliyoruz. Enerji fiyatlarıyla ilgili de yakın zamanda düzenlemeler olacak. Bugünkü toplantıda, rüzgar santrallerinin piyasa entegrasyonu ve depolama teknolojileri gibi kritik konuları ele alacağız. Ülkemizde 600’den fazla rüzgar ve güneş önlisansı var; ilk lisanslar alınmaya başladı ve tesisler hızla hayata geçiyor. Önümüzde büyük bir finansman ihtiyacı bulunuyor. Önümüzdeki 10 yılda 35 milyar dolarlık yatırım planlanıyor ve bunun için yaklaşık 3 bin 500 megavat kapasite kurulması gerekiyor. Hem sektör hem kamu olarak projelerin gelişimi için üzerimize düşeni yapacağız” ifadelerini kullandı. YENİLENEBİLİR ENERJİ TEKNOLOJİLERİNDE TÜRKİYE ÖNEMLİ ROL ÜSTLENMELİ Kazancı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Naci Ağbal: “Bugün burada özel sektör tarafında yatırım yapan, üretim gerçekleştiren ve enerjinin farklı alanlarında hizmet veren bir şirket yöneticisi olarak bulunuyorum. Yatırım süreçlerinin kısaltılması, sadeleştirilmesi ve yatırımcının önünün açılması uzun süredir gündemimizde olan konular. Rüzgâr kurulu gücümüz 2016’da yaklaşık 1000 MW seviyelerindeyken, bugün 14.000 MW sınırına ulaşmış durumda. Bu, ülkemiz adına önemli bir başarıdır. Artık çok daha hızlı ilerlememiz gereken bir dönemdeyiz. Çünkü sadece biz değil, dünya da bu alanda ilerliyor. Bu açıdan, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’mızın ortaya koyduğu 2035 hedeflerini iddialı ve gerekli buluyorum. Ancak bu hedeflere ulaşmak için yalnızca düzenleme yapmak yetmiyor; hayata geçirilmesi ve uygulamada etkili olması gerekiyor. Finansman tarafı ise en az bu hedefler kadar kritik. Uygun finansman koşullarının sağlanması, finansman maliyetlerinin aşağıya çekilmesi ve yatırımcının erişebileceği finansal enstrümanların çeşitlendirilmesi şart. Diğer yandan yatırım ortamının da iyileştirilmesi gerekiyor” dedi. 2000’li yıllarda başlayan teknolojik kırılmalar ve yeni güç dengelerinin ekonomik büyüme üzerinde etkili olduğunu vurgulayan Ağbal: “Süreç içerisinde yenilenebilir enerji yatırımları artacak. Yenilenebilir enerjinin payı önlenemez biçimde büyüyecek. Burada kritik olan, yenilenebilir enerji teknolojilerinin kimler tarafından elde tutulacağı ve üretileceği. Türkiye’nin de bu teknolojilerin üretimi ve yayılımında güçlü bir rol üstlenmesi gerekiyor. Türkiye ekonomisinde dengelenme süreci devam ediyor. Bu sürecin sonunda daha sağlıklı bir ekonomik yapıya ulaşacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı. TÜREB Rüzgar Enerjisi Yatırımcı Buluşması’nda yatırımcıların görüş ve önerileri ele alınırken, sektörün sürdürülebilir büyümesi için kamu-özel sektör iş birliğinin önemi vurgulandı. Türkiye’nin temiz enerjiye geçiş sürecinde kritik rol oynayan yatırımcılar bir araya getirilerek bilgi paylaşımı ve stratejik iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlandı.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.