Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Turizm

Kapsül Haber Ajansı - Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ATO'dan Süper Hızlı Tren Güzergâhı İçin Birlik ve Dayanışma Mesajı Haber

ATO'dan Süper Hızlı Tren Güzergâhı İçin Birlik ve Dayanışma Mesajı

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ve ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, ATO Yüksek İstişare Kurulu üyeleri ile ATO Yönetim Kurulu üyelerinin katılımıyla ATO Duatepe Hizmet Binası'nda gerçekleşen toplantının açılışında birer konuşma yaptı. Toplantıda, Ankara ekonomisine ve iş dünyasına ilişkin değerlendirme, görüş ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. ATO Başkanı Baran yaptığı konuşmada, daha önce gerçekleştirilen Yüksek İstişare Kurulu toplantılarında dile getirilen görüşlerin Ankara'nın tanıtımına yönelik somut çalışmalara dönüştüğünü anlattı. Baran, kurulda dile getirilen görüşler doğrultusunda Ankara'nın tarihi ve kültürel değerlerinin tanıtıldığı bir gezi gerçekleştirdiklerini, bu rotanın daha sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Başkent Kültür Yolu etkinlikleri programının da rotası olduğunu ifade etti. Baran, "Bugün de amacımız sadece yaptıklarımızı anlatmak değil, bundan sonra Ankara için birlikte neler yapabileceğimizi konuşmak, yeni fikirleri dinlemek ve ortak aklı ortaya çıkarmaktır" dedi. -ANKARA'YA SERBEST BÖLGE- Ankara ekonomisinin potansiyelini ortaya çıkararak, daha da güçlenmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Baran, Ankara'da bir serbest bölge kurulması gerektiğini her platformda dile getirdiklerini söyledi. Başkent'in coğrafi, lojistik, sektörel ve beşeri sermaye gücüyle serbest bölge kurulması için ideal bir merkez olduğunu belirten Baran, Ankara'nın yaklaşık 40 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle ihracatta da ithalatta da ikinci sırada yer aldığını kaydetti. Baran, "Ankara'da bir serbest bölge kurulmasının tüm Anadolu için stratejik bir adım olacağı, şehrimizin marka değerini artırarak, Başkent ekonomisinde çarpan etkisi oluşturacağı kanaatindeyiz" dedi. -OUTLET KÖYÜ ÖNERİSİ- Baran, Ankara'nın ticaret ve turizm potansiyelini daha da güçlendirecek projeler üzerinde çalıştıklarını belirterek, Avrupa'nın birçok ülkesinde başarıyla uygulanan outlet köyü modelinin Başkent'te de hayata geçirilmesini önerdi. Ankara'nın çevre illerle birlikte milyonlarca kişiye hitap eden önemli bir çekim merkezi olduğuna dikkat çeken Baran, uluslararası standartlarda kurulacak geniş ölçekli bir outlet köyünün kentin turizm ve hizmet sektörüne önemli katkı sağlayacağını ifade etti. "ŞEHİRLER DE ÜLKELER GİBİ REKABET EDİYOR" Dünya ekonomisinin son yıllarda zorlu dönemlerden geçtiğini belirten Baran, "Bu süreçte şehirler de ülkeler gibi rekabet ediyor. Yatırımcılar sadece ülkeye değil şehre de, insan kaynağına da, ulaşım altyapısına da akıyor. Ankara, çok şükür çok yol kat etti. Tamam, 'olduk' demiyorum. Elbette daha çok yolumuz var onun bilincinde olarak söylüyorum" dedi. Temmuz ayı başında gerçekleştirilen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin Ankara'nın tanıtımı açısından önemli bir organizasyon olduğunu belirten Baran, Ankara'nın 2026 yılı Türk Dünyası Turizm Başkenti ilan edilmesinin de Başkent'in yatırım ortamı ve ticaret potansiyelinin tanıtımına katkı sağlayacağını söyledi. Baran, "Biz de Ankara Ticaret Odası olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üyelerimizin üretmesi, ticaretini geliştirmesi, ihracatını artırması ve Ankara'nın uluslararası rekabet gücünün yükselmesi için çalışmayı sürdüreceğiz. Bunu yaparken de ortak akıldan, istişare kültüründen ve sizlerin tecrübelerinden faydalanmaya devam edeceğiz" dedi. -ANKARA'DAN DİREKT UÇUŞLARDA HEDEF YENİ DESTİNASYONLAR- Ankara'nın tanıtımı ve marka değerinin bilinirliği açısından önemli mesafe kat edildiğini ifade eden Baran, Gordion ile Ahi Şerafeddin, diğer adıyla Arslanhane Camii'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girmesiyle Ankara'nın adının ilk kez listeye yazıldığını söyledi. Ankara'dan yurt dışına doğrudan uçuşların artırılmasına yönelik yürüttükleri çalışmalara da değinen Baran, Esenboğa Havalimanı'ndan doğrudan ulaşılabilen destinasyon sayısının 40'a yaklaştığını kaydetti. Baran, "Yeterli mi? Elbette değil. Biz yeni hatlar istemeye devam ediyoruz" diye konuştu. Kızılay'dan Esenboğa Havalimanı'na kesintisiz raylı ulaşım sağlayacak metro projesine de değinen Baran, projenin başlatılmasından memnuniyet duyduklarını kaydetti. -BAŞKENT İHRACATININ YÜZDE 20'Sİ İLERİ TEKNOLOJİ ÜRÜNÜ- Ankara ekonomisinin dünyada yaşanan jeopolitik gerilimlere rağmen gelişimini sürdürmeye devam ettiğini ifade eden Baran, "İhracatımız 18.5 milyar dolara, ithalatımız 20,8 milyar dolara yükseldi. Şehrimizde her 100 dolarlık ihracatın yüzde 20'si ileri teknoloji ürünlerinden elde ediliyor. Türkiye ortalamasının yüzde 3 olduğunu dikkate alırsak bu rakamın önemi daha net bir şekilde görülecektir" dedi. Baran, konuşmasında ATO'nun dış ticaret ve ihracatın geliştirilmesi, dijitalleşme, coğrafi işaretli ürünler, markalaşma ve milli katılımlı fuar organizasyonlarına yönelik çalışmaları hakkında da bilgi verdi. -ATO MECLİS BAŞKANI DERYAL- ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal de yaptığı konuşmada, dünyada devam eden savaşların, ticari sıkıntıların ve ekonomik sorunların Türkiye'ye de yansıdığını ifade ederek, üretim maliyetlerindeki artışların sanayiyi de etkilediğini kaydetti. Yüksek İstişare Kurulu'nun karşılıklı görüş alışverişinde bulunmak amacıyla toplandığını ifade eden Deryal, kurul üyelerinin ATO'nun çalışmalarına ve vizyonuna sağlayacağı katkının önemine dikkat çekti. Deryal, "Burası bir istişare meclisi. Sorunların tespiti, çözüm önerilerinin sunulması gibi her türlü konuyu konuşabiliriz. Biz bugün söylemekten ziyade dinlemeyi tercih ederek sizlere söz vermek istiyoruz" dedi. -AYDIN'DAN "HEDEF ŞEHİR" ÖNERİSİ- ATO Yüksek İstişare Kurulu Üyesi de olan OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın da yaptığı konuşmada, Ankara'nın sanayi ve ticaret alanındaki en önemli eksikliklerinden birinin fuar alanı olduğunu belirterek, fuar alanının bir an önce tamamlanması gerektiğini kaydetti. Ankara'nın üniversiteleri, teknoparkları, teknoloji merkezleri ve yetişmiş insan kaynağıyla Türkiye'nin entelektüel sermayesi en yüksek şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Aydın, Ankara'daki yerli ve yabancı üniversite öğrencilerinin şehrin ekonomisine katkı sağladığını kaydederek, Başkent'teki üniversitelerin ve öğrencilere sunulan imkânların daha etkin şekilde tanıtılabileceğini ifade etti. Farklı ülkelerdeki ticaret ve sanayi odaları ile kardeş oda ilişkilerinin geliştirilmesi önerisini dile getiren Aydın, "Her yıl bir hedef ülke ya da hedef şehir belirleyerek Ankara'nın sanayisini ve ticaretini o pazarda birlikte tanıtabiliriz. Yabancı heyetlerle yapılan görüşmeleri ticarete dönüştürerek sürdürülebilir hale getirmemiz gerekiyor" diye konuştu. CEYLAN: ANKARA-İSTANBUL SÜPER HIZLI TREN HATTININ GÜZERGÂHI ORTAK ÇALIŞMALARIN SONUCU Başkent Ankara Meclisi Başkanı aynı zamanda ATO Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Nevzat Ceylan da konuşmasında, Ankara'da yaşayanların şehre yönelik sahiplik bilincinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ceylan, "Ankara'nın en büyük eksiği nedir diye sorarsanız, sahipsizliğidir. Ankara'da yaşayan insanların böyle bir kentte yaşadığının farkında olması ve sahiplik duygusunu artırmamız lazım" dedi. Ceylan, Ankara'nın sorunlarının çözümünde şehirdeki kurum ve kuruluşların birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekerek, Ankara Valisi, Ankara Ticaret ve Sanayi Odalarının katılımıyla 2021 yılında gerçekleştirilen "Ankara'nın Geleceği için Ortak Akıl Buluşmaları" toplantısında ele alınan İstanbul Süper Hızlı Tren hattı güzergâhı konusunu hatırlattı. Ceylan, Ankara'daki kurumların oluşturduğu kamuoyu ve ilgili makamlarla yapılan görüşmeler sonucunda, hattın Ankara-Ayaş-Beypazarı-Nallıhan güzergâhından geçmesi yönünde sonuç alındığını ifade etti. Ankara'nın metro ağı ve toplu taşıma yatırımlarında geri kaldığını belirten Ceylan, turizm potansiyelinin geliştirilebilmesi için de büyük ölçekli bir müzeye ihtiyaç olduğunu söyledi. Ankara'nın Ahilik tarihindeki önemine de değinen Ceylan, Başkent'e bir Ahilik Müzesi kazandırılması için ATO'nun öncülük edebileceğini ifade etti. Ceylan ayrıca, Ankara'ya Bilişim Vadisi kurulması, EXPO düzenlenmesi, spor tesislerinin geliştirilmesi ve Ankara merkezli büyük firmaların Ankara'da sporun gelişimine destek sağlaması gerektiğini söyledi. ATO'nun Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı'nda üyeler, Ankara'nın ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel gelişimine ilişkin görüş ve önerilerini dile getirerek, şu başlıklara değindi: -Finansmana erişiminin kolaylaştırılması, Nefes Kredisi ve benzeri finansman desteklerinin kapsam ve tutarlarının artırılması, -Ankara'da yüksek teknoloji ve savunma sanayisi odaklı bir serbest bölge kurulması, -Serbest bölge çalışmalarında hava kargo, demir yolu bağlantısı, gümrükleme ve limanlara erişim altyapısının birlikte ele alınması, -Ankara'dan limanlara yapılan taşımacılıkta demir yolu ile yük taşımacılığının geliştirilmesi, -İhracatçıların artan üretim ve lojistik maliyetleri ile döviz kuru arasındaki dengesizlik nedeniyle yaşadığı rekabet sorununun çözülmesi, -Başkent'in yatırım ve üretim kapasitesini geliştirecek teşviklerden daha fazla yararlanmasının sağlanması, -Ankara'dan yurt dışına direkt uçuşların ve ulaşılabilen destinasyon sayısının artırılması, -Esenboğa Havalimanı'na metro hattının tamamlanması ve şehir içi ulaşım imkanlarının geliştirilmesi, -Ankara'nın sanayi, yüksek teknoloji ve ihracat kapasitesinin daha etkin şekilde tanıtılması, -Ankara'nın tarihi ticaret yapılarının yer aldığı bir ticaret ve kültür rotası oluşturulması, -Üniversitelerle iş birliği yapılarak Ankara'nın sorunlarına çözüm üretecek bir kent laboratuvarı kurulması ve "İkinci Yüzyılda Ankara Vizyon Belgesi" hazırlanması, -Ankara'daki spor kulüplerinin ve spor tesislerinin desteklenmesi, -Trafik kurallarına uyulmasının sağlanması için şehir içi trafik denetimlerinin artırılması, ATO Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı'na, ATO Yüksek İstişare Kurulu Üyeleri, Başkent Ankara Meclisi Başkanı ve Ankara Eski Milletvekili Nevzat Ceylan, OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, ODTÜ Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lale Özgenel, ASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Eda Ersoy Tombakoğlu, ATO Yönetim Kurulu E. Üyesi Süleyman Ekinci, ATO E. Meclis Üyeleri Mustafa Kaya, Yunus Altun, Fatih Mert, Sertaç Köleli, SAYOKAN Dünya Federasyonu ve Ankara Tekstil Ürünleri Sanayicileri Dernek Başkanı Yaşar Tanrıverdi ve TÜMSİAD Ankara Koordinatör Şube Başkanı İnan Yürek ile ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay, ATO Meclis Başkan Yardımcısı Vecdet Fehmi Şendil, Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Akça, Ali İhsan Güçlü, Halil İlik, Nihat Uysallı, Doç. Dr. Ömer Çağlar Yılmaz, Yasin Özyolu ve Meclis Başkanlık Divan Katibi Ayşe Nilay Çelik'in katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OYAK Pazarlama’nın Hedefi Hizmet Sektöründe Dijital Dönüşüme Yön Vermek Haber

OYAK Pazarlama’nın Hedefi Hizmet Sektöründe Dijital Dönüşüme Yön Vermek

Dijital dönüşüm ve değişen müşteri beklentileri hizmet sektörünü yeniden şekillendiriyor. Bu dönüşümü yalnızca takip eden değil, dönüşüme yön veren kurumlar arasında yer almayı hedefleyen OYAK Pazarlama Hizmet ve Turizm A.Ş’de OYAK’ın köklü kurum kültürünü geleceğin beklentileriyle buluşturan yeni bir yapı inşa ediliyor. Şirketin turizm, tesis yönetimi ve perakende alanlarında yürüttüğü dönüşüm çalışmalarını değerlendiren OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez, bugün gelinen noktanın yalnızca yeni hizmet alanları oluşturmakla sınırlı olmadığını; iş yapış biçimlerini, teknoloji kullanımını ve müşteri deneyimini yeniden tanımlayan bütüncül bir dönüşüm süreci olduğunu söyledi. Yenilmez “Hizmet sektöründe kalıcı başarı, yalnızca büyümekle değil; değişen ihtiyaçları doğru okuyabilmek ve buna uygun çözümler geliştirebilmekle mümkün” dedi. Entegre bir hizmet ekosistemi kuruluyor OYAK Pazarlama’nın büyüme stratejisinin temelinde faaliyet alanlarını çoğaltmak değil, birbirini besleyen entegre bir hizmet ekosistemi oluşturmak bulunuyor. Turizmden tesis yönetimine, perakendeden dijital platformlara kadar uzanan yapı sayesinde şirketin; müşterilerinin farklı ihtiyaçlarına tek bir yönetim anlayışıyla çözüm sunmayı hedeflediğine dikkat çeken Yenilmez şöyle konuştu: “Bugün artık kurumlar yalnızca hizmet satın almıyor; güvenilir, sürdürülebilir, süreçlerini kolaylaştıracak ve entegre çalışan çözüm ortakları arıyor. Biz de tüm faaliyet alanlarımızı bu bakış açısıyla geliştiriyoruz. Bu doğrultuda OYAK Pazarlama olarak dijitalleşme, süreç entegrasyonu ve operasyonel mükemmellik başlıklarını büyüme stratejisinin temel yapı taşları olarak konumlandırıyoruz.” Dijital dönüşüm kurumsal çevikliği arttırıyor Yusuf Yenilmez, dijital dönüşümün yalnızca yeni sistemlerin devreye alınması anlamına gelmediğini; karar alma süreçlerini güçlendiren ve kurumsal çevikliği artıran bir yönetim anlayışı olduğunu ifade etti. SAP S/4HANA dönüşümü ve dijital platform yatırımlarıyla birlikte OYAK Pazarlama’nın daha veriye dayalı, daha ölçülebilir ve daha entegre bir operasyon yapısına geçişini sürdürdüğüne dikkat çeken Yenilmez “Teknoloji bizim için amaç değil; daha iyi hizmet üretmenin, daha hızlı karar almanın ve müşterilerimize daha yüksek değer sunmanın en güçlü araçlarından biridir.” ifadelerini kullandı. “Turizm, baştan sona tasarlanmış bir deneyimdir.” OYAK Pazarlama’nın ana faaliyet alanlarından turizm sektörünün yalnızca ulaşım ve konaklama hizmetlerinden ibaret olmadığını vurgulayan Yusuf Yenilmez, kullanıcı beklentilerinin artık çok daha kapsamlı bir deneyim üzerine şekillendiğini ifade etti. Bu anlayışla hayata geçirilen OYAK Turizm dijital platformunun uçak bileti, otel, transfer, araç kiralama ve yurt içi-yurt dışı tur hizmetlerini tek çatı altında buluşturarak kullanıcıların tüm seyahat süreçlerini kolaylaştırmayı amaçladığına dikkat çeken Yenilmez “Misafirlerimizin yalnızca bir destinasyona ulaşmasını değil, seyahatin her aşamasında güven, konfor ve memnuniyet hissetmesini önemsiyoruz. Bizim için turizm, operasyonel yönetiminin ötesinde, baştan sona tasarlanmış bir deneyimdir.” şeklinde konuştu. Yenilmez, “Dijitalleşme yalnızca teknoloji yatırımı değil aynı zamanda hizmet kalitesini sürekli geliştiren stratejik bir dönüşüm aracıdır.” dedi Entegre tesis yönetiminde yeni nesil yaklaşım İş dünyasında tesis yönetiminin kapsamının önemli ölçüde değiştiğini ifade eden Yusuf Yenilmez “Tesis yönetimini yalnızca binaların işletilmesi olarak değerlendirmiyoruz. Bugün kurumlar; çalışan deneyimini iyileştiren, operasyonlarını kolaylaştıran, enerji verimliliğini artıran ve süreçlerini daha etkin yöneten çözüm ortaklarına ihtiyaç duyuyor.” ifadelerini kullandı. OYAK Pazarlama’nın geliştirdiği entegre tesis yönetimi modeli; teknik bakım, temizlik, enerji yönetimi, dijital takip sistemleri ve operasyonel süreçleri tek bir yönetim modeli altında buluşturarak müşterilerine sürdürülebilir değer üretmeyi hedefliyor. Yenilmez, bu yaklaşımın şirketi yalnızca hizmet sunan bir kurum değil, müşterilerinin operasyonel başarısına katkı sağlayan stratejik bir iş ortağı konumuna taşıdığına dikkat çekti. KKTC yatırımı, bölgesel büyüme vizyonunun bir parçası OYAK Pazarlama’nın perakende sektöründeki çalışmalarına da değinen Yusuf Yenilmez, “KKTC’de gerçekleştirdiğimiz yatırımlar yalnızca yeni bir mağaza açılışı olarak değerlendirilmemeli. Bu adım, şirketin uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir parçası. KKTC, OYAK Pazarlama’nın ulus çapında büyüme vizyonunda stratejik öneme sahip pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Şirket, bölgedeki varlığını yalnızca ticari bir yatırım olarak değil, uzun vadeli değer üretme yaklaşımının doğal bir uzantısı olarak görüyor.” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Gölyazı İçin Ortak Akıl Buluşması Haber

 Gölyazı İçin Ortak Akıl Buluşması

Nilüfer Belediyesi, kentin en önemli tarihi ve turistik değerlerinden biri olan Gölyazı için çalıştay düzenledi. Aziz Panteleimon Kilisesi’ndeki çalıştayda bölgenin arkeolojik değerleri ve doğal güzellikleriyle dünya standartlarında bir turizm destinasyonuna dönüştürülmesi hedefi vurgulandı. Nilüfer Belediyesi, tarihi ve turistik özellikleri ile öne çıkan Gölyazı için kapsamlı bir çalıştay düzenledi. Gölyazı Aziz Panteleimon Kilisesi’nde gerçekleştirilen çalıştaya; yerel yönetim temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları katıldı. Çalıştay kapsamında kazı çalışmaları süren Gölyazı Antik Tiyatrosu’nda da inceleme gezisi yapılarak yürütülen faaliyetler yerinde değerlendirildi. Çalıştayda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Gölyazı’nın tarihi ve kültürel değerleriyle çok kıymetli olduğunu söyledi. Bu nedenle turizm açısından bakıldığında yeme-içme ve konaklama standardının olması gerektiğini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Ziyaretçilerin daha uzun süre kalmalarını, konaklamalarını amaçlıyoruz. Bölgeyi Fadıllı, Akçalar ve Ayvaköy ile birlikte düşünerek, burasının turizm destinasyonu olması için yatırım yapıyoruz” dedi. HERKESİN GÖRMEK İSTEDİĞİ BİR YER Japon Seyahat Acentalar Birliği’nin dünyada gezilecek 30 yer açıkladığını ve Türkiye’den sadece Gölyazı’nın listede olduğunu ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Gölyazı ismi hep bir yerlerde geçiyor. Burası herkesin görmek istediği bir yer” diye konuştu. Antik tiyatro kazısının da bittiğinde bölgeye değer katacağını anlatan Başkan Şadi Özdemir, “Bölgenin tanıtımına büyük katkı verecektir. Yeter ki akıllarımızı birleştirelim” diye konuştu. Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) Başkan Yardımcısı Mithat Kırayoğlu ise Gölyazı için geçen yıl da çalıştay yapıldığını ve bu süre zarfında neler yapıldığını gözden geçireceklerini söyledi. Kırayoğlu, bölgeyi fark edilen, değerini bulan bir yaşam alanına çevirmek istediklerini belirtti. Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek ise Gölyazı’nın kıyı kenar çizgisi sorununa değindi. Şimşek, “İlgili tüm paydaşlarla, kim olacaksa hiç fark etmeksizin siyaset üstü bir çabayla bu işi toparlamaya çalışıyoruz. Akademik odalarımız ile bu süreci artık doğru noktaya getirmeye kararlıyız. Burasının gerçekten doğal ve kendi kimliğini korumuş bir bölge olmasını hayal ediyoruz” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Arkeoloji Bölümü’nden ve Apollonia ad Rhyndacum Gölyazı Arkeoloji Kazıları’nın başkanlığını yürüten Prof. Dr. Derya Şahin, son durum hakkında bilgilendirme yaptı. Gölyazı Antik Tiyatrosu’nda ne aşamaya geldiklerini anlatan Şahin, “Amacımız, kısa sürede tiyatronun mevcut durumunu tespit edip, uzun vadede kullanımına yönelik çalışma yapmak” dedi. Derya Şahin, bu yıl tiyatro alanına odaklandıklarını, kazıları bitirip, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sunmayı planladıklarını söyledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Şahin de “Antik Tiyatro Restorasyonu Örnekleri” başlıklı sunum yaptı. ANTİK TİYATRO SES GETİRECEK Geçmiş dönem Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Murat Karayalçın da, çalıştayın değerlendirmesini yaptı. Antik tiyatronun tamamlanmasının ulusal ve uluslararası alanda büyük ses getireceğini belirten Karayalçın, Gölyazı’yı ayrı proje olarak ele almak gerektiğini vurguladı. Karayalçın, Gölyazı’nın Türkiye’nin her yerinden ve yurtdışından da insanların gelip uzun süre vakit geçirebilecekleri bir yer olma potansiyeli taşıdığını belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Antalya Oyuncak Müzesi 7’den 70’e ziyaretçilerini ağırlıyor Haber

Antalya Oyuncak Müzesi 7’den 70’e ziyaretçilerini ağırlıyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığına bağlı Antalya Oyuncak Müzesi, masalsı atmosferiyle her yaştan ziyaretçiye nostaljik bir yolculuk sunuyor. Araştırmacı, şair, yazar ve Türkiye’nin ilk oyuncak müzesinin kurucusu Sunay Akın öncülüğünde açılan müzede, 1860’lı yıllardan 1980’li yıllara kadar uzanan ve antika değeri taşıyan yaklaşık 3 bin oyuncak sergileniyor. DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN OYUNCAKLAR Müzede Almanya, Amerika ve Japonya başta olmak üzere birçok ülkeden getirilen, oyuncak literatüründe önemli yere sahip seçkin eserler bulunuyor. Sanayi Devrimi sonrasında kurulan ilk fabrikalarda üretilen oyuncaklar, Avrupa’nın önemli müzelerinde sergilenen eserlerin örnekleri ve nadir bulunan bebek evleri ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Tarihe tanıklık eden oyuncaklar, yetişkinleri çocukluk yıllarına götürürken çocuklara da farklı dönemlerin oyuncak kültürünü tanıma fırsatı veriyor. Müzede ayrıca 3 yaş üzeri çocukların bireysel olarak, aileleriyle veya okul gruplarıyla katılabileceği çeşitli atölye çalışmaları gerçekleştiriliyor. Çocukların eğlenerek öğrenmesini sağlayan çalışmalar, aileler tarafından da ilgiyle karşılanıyor. ÇOCUKLUĞUMUZA HİTAP EDEN ESERLER VAR Kayseri’den tatil için Antalya’ya gelen Hanifi Saydam, kenti gezerken Antalya Oyuncak Müzesi’ni keşfettiklerini belirterek, “Müzenin yoğun ilgi gördüğünü fark ettik. Ücretsiz olması da çok güzel. Çocuklarımı gezdirmek için geldim ve çok memnun kaldım. Bizim çocukluğumuza hitap eden çizgi film kahramanları da bulunuyor. Müzenin tasarımı oldukça güzel. Antalya’ya gelen herkesi burayı ziyaret etmeye davet ediyorum” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Murat Çavga: “Çin Turizminde Ektiğimiz Tohumlar Filiz Vermeye Başladı” Haber

Murat Çavga: “Çin Turizminde Ektiğimiz Tohumlar Filiz Vermeye Başladı”

Çavga, Turizm İşletmecileri ve Seyahat Acentaları Derneğimizin girişimleri, Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda;Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA), Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO), yerel yönetimler ve sektör temsilcilerinin ortak çalışmalarıyla son iki yılda Çin pazarına yönelik fuar katılımları, B2B görüşmeleri, tanıtım organizasyonları, sosyal medya kampanyaları ve sektör buluşmaları gerçekleştirildiğini ifade etti. “Çin, dünyanın en büyük yurt dışı turizm pazarıdır. Böyle bir pazardan pay alabilmek sabır, planlama ve istikrarlı çalışma gerektirir. Bugün Sayın Büyükelçinin Trabzon’da yaptığı açıklamalar, bölgemizin artık Çin’de fark edilen ve önemsenen destinasyonlardan biri haline geldiğini göstermektedir. Bu ziyaret, iki yıldır yürüttüğümüz çalışmaların doğru yolda ilerlediğinin uluslararası düzeyde teyididir.” Trabzon ve Doğu Karadeniz’in yalnızca doğal güzellikleriyle değil; tarihi, kültürü, gastronomisi ve İpek Yolu mirasıyla da Çinli turistlerin beklentilerine cevap verebilecek güçlü bir destinasyon olduğuna dikkat çeken Çavga, önümüzdeki dönemde bölgeye yönelik Çinli ziyaretçi sayısında önemli artış beklediklerini söyledi. Çavga, “Turizmde başarı hiçbir kurumun tek başına elde edeceği bir sonuç değildir. Bu başarı; ortak aklın, ortak vizyonun ve güçlü iş birliğinin ürünüdür.” ifadelerini kullanarak sürece katkı sağlayan herkese teşekkür etti. Başta TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı Sayın Adil Karaismailoğlu olmak üzere, Trabzon Valiliğine, Trabzon Büyükşehir Belediyesine, Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansına (TGA), Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansına (DOKA), Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasına (TTSO), Türk Çin Kültür Derneği Başkanı İrfan Karslı’ya, TTSO Başkan Yardımcısı Ali Haydar Baş’a ve sürece emek veren tüm paydaşlara teşekkür eden Çavga, özellikle Türkiye’nin uzak pazarlara yönelik turizm vizyonunu kararlılıkla sürdüren Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy’a şükranlarını sundu. Çavga açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Çin pazarı, Trabzon turizmi için günü kurtaracak değil, geleceği şekillendirecek stratejik pazarlardan biridir. Bugün attığımız adımların gerçek etkisini önümüzdeki yıllarda çok daha net göreceğiz. Aynı kararlılıkla çalışmaya devam ettiğimiz sürece Trabzon ve Doğu Karadeniz, Çin pazarında Türkiye’nin en güçlü destinasyonlarından biri olacaktır. Bu süreç yalnızca turizme değil; ticaretten kültürel ilişkilere kadar birçok alanda bölgemize yeni fırsatlar kazandıracaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uludağ Elektrik'ten Yaz Aylarına Özel Tasarruf Rehberi Haber

Uludağ Elektrik'ten Yaz Aylarına Özel Tasarruf Rehberi

Uludağ Elektrik'in yıllık tüketim verilerine göre, Temmuz ve Ağustos ayları meskenlerde elektrik kullanımının en yoğun olduğu dönem olarak öne çıkıyor. Vatandaşların hem bütçelerini korumaları hem de enerjiyi verimli kullanmaları için tasarruf önerilerinde bulunan Uludağ Elektrik, alınacak basit önlemlerle elektrik tüketiminde önemli ölçüde tasarruf sağlanabileceğine dikkat çekiyor. Müşteri memnuniyeti, dijital hizmetleri ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla faaliyetlerini sürdüren Uludağ Elektrik, Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova' da 5 milyondan fazla kişiye hizmet verirken, serbest tüketici kapsamındaki müşterilerine özel geliştirdiği enerji çözümleriyle Türkiye genelinde de büyümesini sürdürüyor. "Tasarruf, bilinçli enerji kullanımıyla başlıyor" Uludağ Elektrik Genel Müdürü Remezan Arslan, yaz aylarında artan enerji ihtiyacının bilinçli tüketim alışkanlıklarıyla yönetilebileceğini belirterek şunları söyledi: "Yıllık tüketim verilerimiz, temmuz ve ağustos aylarında özellikle meskenlerde elektrik kullanımının en yüksek seviyelere ulaştığını gösteriyor. Uludağ Elektrik Hizmet Bölgesi'nde faturalanan mesken elektrik tüketimi, bir önceki sene yıl haziran ayına göre temmuz ayında yüzde 17, ağustos ayında ise yüzde 35 artış gösterdi. Bu artışta, hava sıcaklıklarının artmasının sonucunda artan klima kullanımının yanı sıra bölgemizin yaz aylarında yoğun sezon yaşayan turizm ve yazlık yerleşim alanlarına ev sahipliği yapmasının da önemli etkisi bulunuyor. Hatta Balıkesir bölgemize baktığımızda haziran ayına göre ağustos ayında %50 oranında artış yaşandığını da söyleyebiliriz. Ağustos ayın mesken elektrik tüketiminin zirve yaptığı bir dönem oluyor, şöyle ki ağustos ayı yılın diğer aylarının ortalamasına göre yaklaşık yüzde 23 daha yüksek seviyede elektrik tüketimi gerçekleşiyor. Yaz aylarında konforu korurken enerji tasarrufu sağlamak da mümkün. Bu noktada klimaların 24 derecede çalıştırılması hem gereksiz enerji tüketiminin önüne geçiyor hem de verimli kullanım sağlıyor. Bu nedenle bu yaz “24 Derece ile Mümkün” mesajıyla vatandaşlarımızı doğru klima kullanımına teşvik ediyoruz. Doğru kullanım alışkanlıklarıyla hem enerji tüketimini azaltmak hem de elektrik faturalarını kontrol altında tutmak mümkün. Elektronik cihazlar kullanılmadığı zamanlarda fişte bırakıldığında 'bekleme modu' nedeniyle gereksiz elektrik tüketimine yol açıyor. Kullanılmayan cihazlar tamamen kapatılmalı ve mümkünse prizden çekilmelidir. Enerji verimliliği yüksek beyaz eşya ve elektrikli ev aletlerinin tercih edilmesi, uzun vadede elektrik tüketimini önemli ölçüde azaltıyor. LED aydınlatmalar da daha düşük enerji tüketimiyle tasarruf sağlıyor. Küçük gibi görünen bu tercihler, yıl sonunda hem aile bütçesine hem de enerji kaynaklarının verimli kullanılmasına önemli katkı sunuyor. Enerji tasarrufu ve güvenliği bilincinin küçük yaşlarda kazanılmasının büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz Enerjini Geleceğe Taşı projemizle; Karagöz-Hacivat gösterileri, eğitici oyunlar ve çocuklara özel hazırlanan etkinlik ile boyama kitapları aracılığıyla doğru enerji kullanımı ve enerji tasarrufu konusunda farkındalık oluşturuyoruz. Bugüne kadar 70 bini aşkın çocuğa ulaşarak enerji kaynaklarının verimli kullanılması konusunda bilinçli nesiller yetiştirilmesine katkı sağladık.” dedi. Klima kullanımında 24 derece önerisi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın enerji verimliliği kapsamında önerdiği üzere, klimaların 24 derece ayarında çalıştırılması hem konforun korunmasına hem de elektrik tüketiminin azaltılmasına katkı sağlıyor. Bunun yanında filtrelerin düzenli temizlenmesi, kapı ve pencerelerin kapalı tutulması ile doğrudan güneş ışığını azaltacak önlemlerin alınması, soğutma ihtiyacını düşürerek enerji verimliliğini artırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Malatya’da Sınırları Aşan Turna Balığı Heyecanı Haber

Malatya’da Sınırları Aşan Turna Balığı Heyecanı

“Yakala, Fotoğrafla, Doğaya Geri Bırak” temasıyla gerçekleştirilen ve 90 sporcunun katıldığı organizasyon, üç gün boyunca festival havasında geçti. İsviçre’den gelen balıkseverlerin de katıldığı yarışma, Karakaya Baraj Gölü’nün doğal güzelliklerini ve Malatya’nın turizm potansiyelini uluslararası platforma taşıdı. Kıyı ve bot kategorilerinde gerçekleştirilen yarışma, toplam 500 bin liralık ödül havuzuyla Türkiye’nin bu alandaki en kapsamlı organizasyonları arasında yer aldı. MALATYA’DA YENİ TURİZM VİZYONU Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Karakaya Baraj Gölü’nün doğal güzellikleri ve zengin su ürünleri varlığıyla Türkiye’nin en önemli tatlı su balıkçılığı merkezlerinden biri olduğunu belirterek, organizasyonun yalnızca bir yarışmadan ibaret olmadığını söyledi. Başkan Er, Malatya’nın turizm potansiyelini çeşitlendirmeyi hedeflediklerini ifade ederek, “Temel hedeflerimizden bir tanesi; ‘Malatya’nın da denizi var artık’ diyebilmek ve Malatya’yı denizle buluşturmak. Önümüzdeki süreç içerisinde bu bölgede hayata geçireceğimiz su sporları merkeziyle Karakaya Baraj Gölü hak ettiği değeri bulacaktır. Hem dikkati bu yöne çevirmek hem de Malatya’mızda su sporlarının yapıldığını göstermek istedik. Bu organizasyon Malatya turizmine de yön verecek önemli bir etkinlik oldu” dedi. Başkan Er, yarışmanın geleneksel hale getirileceğinin de müjdesini verdi. İSVİÇRE’DEN GELDİLER, MALATYA’DA BALIK TUTTULAR Yarışmanın en dikkat çeken yönlerinden biri de uluslararası katılım oldu. İsviçre’den gelen balıkçılar, Karakaya’nın eşsiz manzarası eşliğinde oltalarını suya bıraktı. Onlarca takımın mücadele ettiği organizasyon, Malatya’nın doğa ve su turizmi açısından sahip olduğu potansiyeli gözler önüne serdi. Üç gün boyunca çadır ve karavan kamp alanlarında düzenlenen etkinliklerde çocuklar da unutulmadı. Aileleriyle birlikte yarışmaya katılan çocuklar oltayla balık tutmanın heyecanını yaşarken, at binme, voleybol ve canlı müzik dinletileriyle festival coşkusu yaşandı. BALIKLARI YAKALADILAR, DOĞAYA GERİ BIRAKTILAR Yarışmanın merkezinde ise çevre bilinci vardı. “Yakala, Fotoğrafla, Doğaya Geri Bırak” anlayışıyla gerçekleştirilen organizasyonda katılımcılar, yakaladıkları turna balıklarını tartıp fotoğrafladıktan sonra yeniden suya bıraktı. Başkan Sami Er, bu anlayışın doğa sevgisi ve çevre bilinci açısından önemli olduğuna dikkat çekerek, organizasyonun gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakılması adına da büyük anlam taşıdığını ifade etti. Yarışmanın ardından Başkan Er, Karakaya Baraj Gölü’ne balık salımı gerçekleştirerek doğal yaşamın korunmasına yönelik farkındalık oluşturdu. “MALATYA’NIN İHYA SÜRECİ DEVAM EDECEK” Deprem sonrasında yalnızca konutların değil, geleceğin Malatya’sının da inşa edildiğini vurgulayan Başkan Er, şunları söyledi: “Son dokunuşları yapıyoruz. İnsanlarımız artık evlerine ve iş yerlerine taşınıyor. Bundan sonra şehrimizin ihya süreci devam edecek. Malatya’nın yeniden normalleştiğini göstermek için uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapıyoruz.” Başkan Er, Malatya’nın sadece kayısıyla değil, kültürü, tarihi ve doğal güzellikleriyle de öne çıkan bir şehir olduğunu belirterek, bu tür organizasyonlarla şehrin ulusal ve uluslararası alanda daha görünür hale geleceğini kaydetti. BAŞKAN ER’DEN BALIK EKMEK İKRAMI Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, eşi Sevgi Er ile birlikte yarışma alanında sporcular ve aileleriyle bir araya geldi. Çocukların balık tutma heyecanına ortak olan Başkan Er, katılımcılara balık ekmek ikramında bulundu. Göl kenarında vatandaşlarla sohbet eden Er, üç gün süren festival coşkusuna eşlik etti. ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU Kıyı ve bot kategorilerinde gerçekleştirilen yarışmanın sonunda dereceye giren sporcular ödüllerine kavuştu. Bot kategorisinde birinciliği Şen Bacanaklar takımı elde ederken, takım üyeleri Mustafa Seyyar ve Mustafa Sağır’a ödül ve madalyalarını Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er takdim etti. Yarışmada her iki kategoride de birincilere tekne, ikincilere 50 bin TL, üçüncülere ise 25 bin TL ödül verildi. Dereceye giren takımlar ise şöyle sıralandı: Bot Kategorisi • Şen Bacanaklar • Hısım Team • Master Fishing Kıyı Kategorisi • Yıldız Team • Doğa Çekerler • Muharrem Sefa Doğan ve Ali İzbay Malatya’nın yeni turizm rotalarından biri olmaya aday Karakaya Baraj Gölü’nde düzenlenen 1. Turna Balığı Yakalama Yarışması, hem spor hem doğa hem de turizmi buluşturan yapısıyla hafızalarda yer edinirken, gelecek yıllarda uluslararası ölçekte daha geniş katılımlarla gerçekleştirilmesinin de kapısını aralamış oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AIRCAIRO Tüm İstanbul Operasyonlarını İGA’ya Taşıyor  Haber

AIRCAIRO Tüm İstanbul Operasyonlarını İGA’ya Taşıyor 

İGA İstanbul Havalimanı’na ilk uçuşunu 23 Temmuz tarihinde gerçekleştiren AIRCAIRO, Kahire-İstanbul hattında haftanın her günü karşılıklı sefer düzenleyecek. Stratejik iş birliği kapsamında, Mısır’ın Şarm El-Şeyh şehrine uçuşlar 26 Ekim, Hurgada’ya ise 26 Aralık 2026 itibarıyla başlayacak. İstanbul’dan Mısır’ın üç önemli noktasına düzenlenecek bu uçuşlarla AIRCAIRO, İstanbul’daki tüm operasyonlarını İGA İstanbul Havalimanı üzerinden yürütecek ve 2026 yıl sonu itibarıyla toplam haftalık 11 frekans ile hizmet verecek. AIRCAIRO, Kahire, Şarm El-Şeyh ve Hurgada uçuşları için bilet satışına başladı. Dünyanın dört bir yanından misafirlerine sundukları kesintisiz, konforlu ve eşsiz seyahat deneyimini her geçen gün daha da geliştirmek, İGA’nın küresel liderliğini sürdürülebilir kılmak için çalıştıklarının altını çizen İGA İstanbul Havalimanı Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Server Aydın sözlerini şöyle sürdürdü: “İGA İstanbul Havalimanı olarak, küresel havacılıktaki öncü rolümüzü her geçen gün pekiştiriyor ve ‘Dünyanın buluşma merkezi’ özelliğimizi yeni yatırımlarla sürekli ileriye taşıyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz stratejimizin ve kararlı faaliyetlerin en son halkası olan AIRCAIRO’nun tüm İstanbul operasyonlarını İGA İstanbul Havalimanı’na taşıması çok kıymetli. Böylece, Türkiye ile Mısır arasındaki hava yolu bağlantıları güçlenirken iki ülke arasındaki turizme, ticarete ve kültürel alışverişe de çok yönlü bir katkı sağlanacak.” 2003 yılında kurulan ve 90’dan fazla destinasyona ulaşan AIRCAIRO, konforlu ve bütçe dostu seyahat alternatifleriyle tanınıyor. Mısır’ın bayrak taşıyıcı hava yolu EgyptAir’in iştiraki olan şirket, uluslararası uçuş ağına sahip. AIRCAIRO Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hussein Sherif iş birliğini şu sözlerle değerlendirdi: “İstanbul, bölgenin en önemli havacılık kapılarından biri ve AIRCAIRO’nun tüm operasyonlarının İGA İstanbul Havalimanı’na taşınması, büyüme stratejimizde ve dünya standartlarındaki havalimanlarıyla iş birlikleri yoluyla uluslararası ağımızı genişletme taahhüdümüzde önemli bir kilometre taşını temsil ediyor. Bu adım, müşterilerimize daha güçlü bağlantı, daha yüksek operasyonel verimlilik ve gelişmiş bir seyahat deneyimi sunmamızı sağlıyor. Kahire, Şarm El-Şeyh ve Hurgada’ya direkt erişim sunarak Mısır ve Türkiye arasındaki güçlü bağları daha da pekiştirmekten de memnuniyet duyuyoruz.” Sherif ayrıca, AIRCAIRO’nun genişleyen ağının İstanbul-Kahire pazarındaki mevcut kapasiteyi tamamlayacağını ve yeni seferlerin yolcu trafiğinde önemli bir artışa katkı sağlayarak Mısır’ın Kızıldeniz destinasyonlarına yönelik turizm için önemli fırsatlar yaratacağını belirtti. Misafirlerine daha fazla frekans seçeneği, esneklik ve fiyat alternatifi sunmak için yatırımlarına devam eden İGA İstanbul Havalimanı, dünyanın dört bir yanından önemli hava yolu şirketlerini bünyesine katarak lider küresel aktarma merkezi (hub) konumunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.