Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Turizm

Kapsül Haber Ajansı - Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trabzon, UNESCO Gastronomi Şehri Olma Yolunda Haber

Trabzon, UNESCO Gastronomi Şehri Olma Yolunda

Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri adaylık sürecinde, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'in ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısında şehrin gastronomi vizyonu paylaşıldı. Toplantıda, UNESCO adaylığının yalnızca bir unvan hedefi olmadığı vurgulandı. Trabzon'un yüzlerce yıllık gastronomi mirasını uluslararası ölçekte görünür kılacak, kültürel mirası ekonomik değere dönüştürecek stratejik bir kalkınma vizyonu olduğu ifade edildi. Trabzon'un tarih boyunca İpek Yolu'nun Karadeniz'e açılan kapısı olduğu belirtildi. Deniz, yayla, dağ ve orman kültürünün aynı sofrada buluştuğu kendine özgü mutfak yapısıyla dünyanın sayılı gastronomi miraslarından birini oluşturduğu ifade edildi. Hamsi kültürü, mısır temelli mutfak geleneği, fermente ürünler ve yayla süt ürünleriyle şekillenen Trabzon mutfağının özgün yapısı; coğrafi işaretli ürünleri, köklü işletmeleri ve yaşayan üretim kültürüyle birlikte değerlendirildi. Ayrıca Mehmet Akif Şen'in 'Gelenekten Geleceğe Trabzon Mutfağı (Kültürel Değerler ve Geleneksel Lezzetler)' adlı eserinin bu mirasın kayıt altına alınmasında önemli bir kaynak olduğu belirtildi. Toplantıda, Trabzon'un Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenen 15 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğu ifade edildi. Bunlardan 9'unun gastronomi alanında bulunduğu aktarıldı. Akçaabat Köftesi, Trabzon Kuymağı, Vakfıkebir Ekmeği, Vakfıkebir Külek Peyniri, Tonya Tereyağı, Hamsiköy Sütlacı, Sürmene Pidesi, Arsin Foşa Fındığı ve Yomra Elması'nın yalnızca yöresel ürünler değil, aynı zamanda Trabzon'un kültürel hafızasını ve üretim gücünü temsil eden önemli ekonomik değerler olduğu aktarıldı. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, "Bu adaylık bir tanıtım kampanyası değil, Trabzon'un yüzlerce yıllık gastronomi mirasını dünya kültür haritasına taşıyacak bir kültür diplomasisi hamlesidir. Hedefimiz yalnızca UNESCO unvanını almak değil; gastronomiyi turizmden tarıma, yerel üretimden kültürel mirasa kadar uzanan sürdürülebilir kalkınma modelinin merkezine yerleştirmektir. Trabzon'u yalnızca doğal ve tarihi güzellikleriyle değil, mutfağıyla da dünyanın tercih edilen destinasyonlarından biri haline getirmeyi amaçlıyoruz." dedi. Başkan Genç, adaylık sürecinin temel anlatısının "Trabzon Mutfağı Ömür Uzatır" olduğunu belirterek, bunun bilimsel verilerle desteklenen bir yaklaşım olduğunu ifade etti. TÜİK verilerine göre Trabzon'un, 80,3 yıllık doğuşta beklenen yaşam süresiyle Türkiye'nin en uzun yaşam beklentisine sahip ili olduğunu belirten Genç, Karadeniz beslenme kültürünün modern uzun ömür araştırmalarıyla örtüştüğünü ve Trabzon'un UNESCO ağına "Karadeniz Uzun Ömür Kodu" kavramını kazandırmayı hedeflediğini aktardı. Toplantıda Trabzon mutfağının bilimsel envanterinin hazırlanacağı açıklandı. Dijital gastronomi arşivinin oluşturulacağı, Trabzon Gastronomi Akademisi'nin kurulacağı, her yıl uluslararası Trabzon Gastronomi Festivali'nin düzenleneceği ve UNESCO Gastronomi Şehirleri arasında ortak projelerin geliştirileceği ifade edildi. UNESCO Gastronomi Şehri unvanının Trabzon'un uluslararası turizm rotalarındaki görünürlüğünü artıracağı vurgulandı. Gastronomi odaklı seyahatleri güçlendireceği ve yerli-yabancı ziyaretçi sayısına katkı sağlayacağı; bunun da konaklama, yeme-içme, tarım, yerel üretim, lojistik, perakende ve hizmet sektörlerinde ekonomik hareketliliği artıracağı ifade edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yenilenen Malatya Arkeoloji Müzesi Ziyaretçileriyle Buluştu  Haber

Yenilenen Malatya Arkeoloji Müzesi Ziyaretçileriyle Buluştu 

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Arslantepe Höyüğü ile insanlık tarihinin en önemli yerleşimlerinden birine ev sahipliği yapan Malatya, ikinci kez Türkiye Kültür Yolu Festivali'ni ağırlıyor. Arslantepe Karşılama Merkezi’nde gerçekleştirilen festival açılış programına, Malatya Valisi Seddar Yavuz, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. Festival açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Mezopotamya ile Anadolu arasındaki stratejik konumuyla tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Malatya’nın, insanlık tarihinin önemli dönüm noktalarına tanıklık ettiğini söyledi. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Arslantepe Höyüğü'nün, ilk şehir-devlet yapılanmalarından biri olarak dünya tarihine Malatya'dan ışık tuttuğunu belirten Alpaslan, "Bu festivalle şehrimizin eşsiz somut ve somut olmayan kültürel mirasını herkesle buluşturmayı, Malatya'yı kültür ve sanat alanında bir dünya markası haline getirmeyi hedefliyoruz. Malatya'nın zenginliği yalnızca tarihi eserleriyle sınırlı değildir. Bu toprakların asıl ruhu, kuşaktan kuşağa aktarılan yaşayan kültürel mirasında saklıdır." dedi. Malatya'nın bu yıl Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin on üçüncü durağı olduğunu ifade eden Alpaslan, festival boyunca gerçekleştirilecek 149 etkinlikle kentin kültür ve sanatın önemli buluşma noktalarından biri olacağını vurguladı. Kentin somut olmayan kültürel miras açısından da büyük bir zenginliğe sahip olduğuna dikkat çeken Alpaslan, "İlimizde Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanteri'ne kayıtlı; demircilikten Arguvan türkülerine, geleneksel ayakkabı yapımından cirit oyununa kadar uzanan çok sayıda kültürel değer bulunuyor. Halk Kültürü Bilgi Belge Merkezimizde kayıtlı 2 bin 120 belge ve 89 tescilli sanatçımız, bu mirası yaşatan en önemli gücümüzdür. Festival kapsamında bu köklü mirası sanatseverlerle buluşturacak çok özel etkinlikler hazırladık." ifadelerini kullandı. Festivalin gastronomi ayağında da Malatya'nın köklü mutfak kültürünün öne çıkacağını belirten Alpaslan, etten bulgura, yetmişi aşkın köfte çeşidinden kâğıt kebabına uzanan zengin lezzet mirasının 31 farklı Lezzet Noktası aracılığıyla ziyaretçilerle buluşacağını söyledi. Şef Ömür Akkor ev sahipliğinde düzenlenecek atölye ve tadım etkinliklerinin ise Malatya mutfağının özgün hikayesini ziyaretçilere aktaracağını ifade etti. MALATYA’DA FESTİVAL HEYECANI İKİ ÖNEMLİ AÇILIŞLA TAÇLANDI Festivalin ilk gün programı kapsamında, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan tarafından Arslantepe Kazı Alanı’nda gerçekleştirilen yeni çatı projesinin açılışı yapıldı. Arslantepe Höyüğü Ören Yeri’nde ziyaretçi deneyiminin geliştirilmesi amacıyla yeni çatı projesi ve çevre düzenlemesi tamamlanırken, yürüyüş yolu güzergâhları yeniden düzenlendi ve ziyaretçilerin alan içerisindeki ulaşımını kolaylaştıracak yeni yollar oluşturuldu. Gişe ve güvenlik kuleleri yenilenirken, sarayın içerisindeki kazı alanlarının ziyaret ve güvenlik amacıyla korunmasını sağlayacak yeni çatı eklentisinin yapımı da tamamlandı. Bu düzenlemelerle birlikte Arslantepe Sarayı’nda yer alan kralın taht odası ve yaşam alanı da ilk kez ziyaretçilerin erişimine açıldı. Program, 6 Şubat depremlerinde hasar gören ve kapsamlı restorasyon, güçlendirme ve teşhir-tanzim çalışmalarının ardından yeniden ayağa kaldırılan Malatya Arkeoloji Müzesi’nin açılışıyla devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AJet'in Direkt Uçuşlarıyla Ankara Rus Turizm Pazarında Tanıtılacak Haber

AJet'in Direkt Uçuşlarıyla Ankara Rus Turizm Pazarında Tanıtılacak

AJet’in Ankara ile St. Petersburg arasında başlattığı direkt uçuşların ardından, Başkent ve çevresinin turizm potansiyelinin Rus pazarında tanıtılması amacıyla kapsamlı bir tanıtım organizasyonu hayata geçiriliyor. Pulkovo Havalimanı ve İstantur iş birliğinde düzenlenecek program kapsamında, Rus turizm sektörü temsilcileri Ankara ve Kapadokya’yı ziyaret ederek bölgenin tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerini yerinde deneyimleme fırsatı bulacak. Türkiye ile Rusya arasındaki turizm, ticaret ve kültürel ilişkileri güçlendirecek önemli adımlardan biri daha atılıyor. AJet’in Ankara Esenboğa Havalimanı ile St. Petersburg Pulkovo Havalimanı arasında haftada beş gün olarak başlattığı direkt seferlerin ardından, hattın yolcu potansiyelini artırmak ve Ankara ile çevresinin turizm değerlerini Rus seyahat sektörüne tanıtmak amacıyla geniş kapsamlı bir tanıtım programı düzenleniyor. Pulkovo Havalimanı ve İstantur iş birliğiyle gerçekleştirilecek organizasyonda, Rusya'nın önde gelen tur operatörleri ve seyahat acenteleri Ankara ve Kapadokya'da ağırlanacak. Programın, Ankara'nın uluslararası turizm destinasyonu olarak bilinirliğini artırması, Kapadokya ile birlikte bölgenin turizm çeşitliliğini öne çıkarması ve Rusya pazarından gelen ziyaretçi sayısına katkı sağlaması hedefleniyor. Program kapsamında heyet, Ankara'da Cumhuriyet'in simge mekânlarından Anıtkabir'i ziyaret ettikten sonra Kapadokya'ya geçecek. Konuklar, bölgenin eşsiz doğal oluşumlarını, tarihi ve kültürel mirasını yakından tanırken; sıcak hava balonu deneyimi, panoramik bölge turu, yer altı şehri ziyareti ile yöresel gastronomi ve el sanatlarını tanıtan etkinliklere de katılacak. Pulkovo Havalimanı'ndan Direkt Uçuşlara Tam Destek St. Petersburg ile Türkiye arasındaki hava ulaşımının her geçen gün güçlendiğini belirten Pulkovo Havalimanı Genel Müdür Yardımcısı Asiyat Khalvashi, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "St. Petersburg ile Ankara arasında kurulan bu direkt hava köprüsü, yolcularımıza konforlu ve kesintisiz seyahat imkânı sunuyor. Pulkovo Havalimanı olarak bu hattın sürdürülebilirliğini destekleyen ve yolcu trafiğini artırmayı hedefleyen tüm iş birliklerini memnuniyetle destekliyoruz. Düzenlenecek tanıtım turunun, St. Petersburg'daki seyahat acentelerinin Türkiye'ye yönelik tur paketlerini çeşitlendirmesine ve Ankara ile Kapadokya'ya olan ilgiyi artırmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Büyük Yelken Şölenine Hazırlanıyor    Haber

İstanbul Büyük Yelken Şölenine Hazırlanıyor   

İstanbul'da Marmara Denizi'nin zorlu parkurlarında gerçekleştirilecek 14. TAYK – Eker Olympos Regatta'da; J70, J70 Match Race, Hareketli Salma, IOM (International One Metre) ve Yat sınıflarında birbirinden çekişmeli yarışlar yapılacak. Farklı kategorilerde gerçekleşecek yarışlar, rekabet ve takım ruhunu deniz tutkusuyla bir araya getirerek hem sporculara hem de yelken tutkunlarına unutulmaz bir deneyim sunacak. Yelken rüzgârı hiç dinmeyecek Merakla beklenen 14. TAYK – Eker Olympos Regatta'nın açılışı, 7-8-9 Ağustos günlerinde Kalamış açıklarında saat 12.00’de başlayacak J70 yarışlarıyla yapılacak. Olympos Regatta'nın rekabetçi etaplarından biri olan bu yarışlarda ekipler, hızlarını ve uyumlarını sergileyerek en iyi derecelerini almayı hedefleyecek. Heyecan, 11-12 Ağustos'ta Moda açıklarında saat 12.00'de başlayacak J70 Match Race yarışlarıyla devam edecek. Organizasyonun hareketliliği artarken, 11-12-13 Ağustos'ta Fenerbahçe Yelken Kulübü'nün ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Hareketli Salma yarışlarında genç yelkenciler rüzgâra karşı mücadele edecek. Her gün saat 12.00'de başlayacak yarışlar, gelecek vadeden sporcuların performanslarına sahne olacak. Programın en zorlu etaplarından biri olan Off-Shore Gece Yarışı, 14 Ağustos'ta saat 18.00’de Çınarcık rotasında yapılacak. Karanlıkta uzun mesafeli seyir yaparak doğa ile baş başa kalacak ekipler, dayanıklılıklarını ve stratejik becerilerini sınayacak. 15-16 Ağustos'ta saat 12.00’de Moda Deniz Kulübü açıklarında Olympos Regatta'nın en ilginç kategorilerinden biri olan IOM sınıfı yarışları yapılacak. Kıyıdan yönetilen uzaktan kumandalı model teknelerle yapılan IOM yarışları, organizasyonun renkli ve ilgi çekici kategorilerinden biri olarak öne çıkacak. 15 Ağustos'ta saat 14.00’te ise Yat sınıfları için Şamandıra Yarışı yapılacak. 14. TAYK – Eker Olympos Regatta'nın büyük finali, 16 Ağustos'ta İstanbul Boğazı Yarışı ile gerçekleşecek. Tarihi Yarımada ve Boğaz'ın eşsiz silueti eşliğinde yarışacak tekneler, ihtişamlı yelkenleriyle unutulmaz görüntüler oluşturacak. Aynı gün 19.00’da düzenlenecek ödül töreniyle 14. TAYK – Eker Olympos Regatta sona erecek. Heyecan canlı yayınlarla milyonlara ulaşacak Yelken heyecanı yalnızca denizde yaşanmayacak. Olympos Regatta, önceki dönemlerde ilgiyle takip edilen canlı yayınlarını bu yıl da sürdürecek. Organizasyonun önemli etapları gelişmiş yayın teknolojileriyle ekranlara taşınacak. 2024 Paris Olimpiyatları yayın deneyimine sahip profesyonel ekip tarafından hazırlanacak yayınlarda; 3D modellemeler, grafik destekleri ve uzman analizleri yer alacak. J70 yarışları, J70 Match Race etabında gerçekleşecek soluk kesen mücadeleler ve görkemli İstanbul Boğazı Yarışı, Eker’in Youtube kanalında canlı olarak takip edilebilecek. GoTürkiye ile iş birliği 14. TAYK – Eker Olympos Regatta'nın bu yıl öne çıkan yeniliklerinden biri, GoTürkiye ile hayata geçirilen uluslararası destinasyon tanıtım iş birliği olacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hayata geçirilen resmi küresel turizm tanıtım platformu GoTürkiye'nin medya ve sosyal medya iletişim desteğiyle organizasyonun uluslararası görünürlüğü daha da güçlenecek. Karada festival atmosferi yaşanacak 14. TAYK – Eker Olympos Regatta, yarışların yanı sıra sosyal etkinlikleriyle de sporcuları ve konuklarını bir araya getirecek. Her yarış gününün ardından düzenlenecek İtalyan Gecesi, Türk Gecesi, Festival Gecesi ve Sokak Lezzetleri etkinlikleri organizasyona renk katacak. Sporun birleştirici ruhunu yansıtan bu buluşmalar, yelkencilerin yarış heyecanını sosyal yaşamla buluşturacak. 14. TAYK – Eker Olympos Regatta yarış takvimi 7-8-9 Ağustos: J70 Yarışları (Kalamış Açıkları) 10 Ağustos: Hareketli Salma Kategorileri Kayıtları 11-12 Ağustos: J70 Match Race Yarışları (Moda Deniz Kulübü Açıkları) 11-12-13 Ağustos: Hareketli Salma Yarışları (Fenerbahçe Yelken Kulübü) 14 Ağustos: Olympos Regatta Off-Shore Gece Yarışı (Çınarcık Rotası) 15 Ağustos: Olympos Regatta Şamandıra Yarışı 15-16 Ağustos: IOM Sınıfı Uzaktan Kumandalı Model Tekne Yarışları (Moda Deniz Kulübü) 16 Ağustos: İstanbul Boğazı Yarışı ve Görkemli Ödül Töreni Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başkent Uluslararası Gran Fondo Bisiklet Yarışına Hazırlanıyor Haber

Başkent Uluslararası Gran Fondo Bisiklet Yarışına Hazırlanıyor

Ankara Valiliği Toplantı Salonu'nda, Vali Yardımcısı Adem Öztürk başkanlığında düzenlenen toplantıya; Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü, Ankara İl Jandarma Komutanlığı, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Çankaya Belediyesi, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Türkiye Bisiklet Federasyonu ile organizasyon paydaşlarının temsilcileri katıldı. Tüm Hazırlıklar Gözden Geçirildi Toplantıda yarış parkurunun güvenliği, trafik düzenlemeleri, sağlık ve ambulans hizmetleri, lojistik destek, izin süreçleri ve kurumlar arası koordinasyona ilişkin tüm başlıklar detaylı şekilde değerlendirildi. Yarışın organizasyon planlamasına yönelik gerekli kararlar alınırken, ilgili kurumların görev ve sorumlulukları netleştirildi. Koordinasyon toplantısında, organizasyonun uluslararası standartlarda gerçekleştirilmesi için tüm kamu kurumlarının eş güdüm içerisinde hareket edeceği vurgulanırken, sporcuların ve vatandaşların güvenliğini önceleyen tüm tedbirlerin eksiksiz uygulanması konusunda mutabakata varıldı. Türkiye'nin önemli amatör yol bisikleti organizasyonlarından biri olan 5. Uluslararası Visa Maximum Gran Fondo Başkent, Ankara'nın tarihi ve doğal güzelliklerini bisiklet tutkunlarıyla buluştururken, yerli ve yabancı yüzlerce sporcuyu başkentte ağırlamaya hazırlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ATO'dan Süper Hızlı Tren Güzergâhı İçin Birlik ve Dayanışma Mesajı Haber

ATO'dan Süper Hızlı Tren Güzergâhı İçin Birlik ve Dayanışma Mesajı

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ve ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, ATO Yüksek İstişare Kurulu üyeleri ile ATO Yönetim Kurulu üyelerinin katılımıyla ATO Duatepe Hizmet Binası'nda gerçekleşen toplantının açılışında birer konuşma yaptı. Toplantıda, Ankara ekonomisine ve iş dünyasına ilişkin değerlendirme, görüş ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. ATO Başkanı Baran yaptığı konuşmada, daha önce gerçekleştirilen Yüksek İstişare Kurulu toplantılarında dile getirilen görüşlerin Ankara'nın tanıtımına yönelik somut çalışmalara dönüştüğünü anlattı. Baran, kurulda dile getirilen görüşler doğrultusunda Ankara'nın tarihi ve kültürel değerlerinin tanıtıldığı bir gezi gerçekleştirdiklerini, bu rotanın daha sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Başkent Kültür Yolu etkinlikleri programının da rotası olduğunu ifade etti. Baran, "Bugün de amacımız sadece yaptıklarımızı anlatmak değil, bundan sonra Ankara için birlikte neler yapabileceğimizi konuşmak, yeni fikirleri dinlemek ve ortak aklı ortaya çıkarmaktır" dedi. -ANKARA'YA SERBEST BÖLGE- Ankara ekonomisinin potansiyelini ortaya çıkararak, daha da güçlenmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Baran, Ankara'da bir serbest bölge kurulması gerektiğini her platformda dile getirdiklerini söyledi. Başkent'in coğrafi, lojistik, sektörel ve beşeri sermaye gücüyle serbest bölge kurulması için ideal bir merkez olduğunu belirten Baran, Ankara'nın yaklaşık 40 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle ihracatta da ithalatta da ikinci sırada yer aldığını kaydetti. Baran, "Ankara'da bir serbest bölge kurulmasının tüm Anadolu için stratejik bir adım olacağı, şehrimizin marka değerini artırarak, Başkent ekonomisinde çarpan etkisi oluşturacağı kanaatindeyiz" dedi. -OUTLET KÖYÜ ÖNERİSİ- Baran, Ankara'nın ticaret ve turizm potansiyelini daha da güçlendirecek projeler üzerinde çalıştıklarını belirterek, Avrupa'nın birçok ülkesinde başarıyla uygulanan outlet köyü modelinin Başkent'te de hayata geçirilmesini önerdi. Ankara'nın çevre illerle birlikte milyonlarca kişiye hitap eden önemli bir çekim merkezi olduğuna dikkat çeken Baran, uluslararası standartlarda kurulacak geniş ölçekli bir outlet köyünün kentin turizm ve hizmet sektörüne önemli katkı sağlayacağını ifade etti. "ŞEHİRLER DE ÜLKELER GİBİ REKABET EDİYOR" Dünya ekonomisinin son yıllarda zorlu dönemlerden geçtiğini belirten Baran, "Bu süreçte şehirler de ülkeler gibi rekabet ediyor. Yatırımcılar sadece ülkeye değil şehre de, insan kaynağına da, ulaşım altyapısına da akıyor. Ankara, çok şükür çok yol kat etti. Tamam, 'olduk' demiyorum. Elbette daha çok yolumuz var onun bilincinde olarak söylüyorum" dedi. Temmuz ayı başında gerçekleştirilen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin Ankara'nın tanıtımı açısından önemli bir organizasyon olduğunu belirten Baran, Ankara'nın 2026 yılı Türk Dünyası Turizm Başkenti ilan edilmesinin de Başkent'in yatırım ortamı ve ticaret potansiyelinin tanıtımına katkı sağlayacağını söyledi. Baran, "Biz de Ankara Ticaret Odası olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üyelerimizin üretmesi, ticaretini geliştirmesi, ihracatını artırması ve Ankara'nın uluslararası rekabet gücünün yükselmesi için çalışmayı sürdüreceğiz. Bunu yaparken de ortak akıldan, istişare kültüründen ve sizlerin tecrübelerinden faydalanmaya devam edeceğiz" dedi. -ANKARA'DAN DİREKT UÇUŞLARDA HEDEF YENİ DESTİNASYONLAR- Ankara'nın tanıtımı ve marka değerinin bilinirliği açısından önemli mesafe kat edildiğini ifade eden Baran, Gordion ile Ahi Şerafeddin, diğer adıyla Arslanhane Camii'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girmesiyle Ankara'nın adının ilk kez listeye yazıldığını söyledi. Ankara'dan yurt dışına doğrudan uçuşların artırılmasına yönelik yürüttükleri çalışmalara da değinen Baran, Esenboğa Havalimanı'ndan doğrudan ulaşılabilen destinasyon sayısının 40'a yaklaştığını kaydetti. Baran, "Yeterli mi? Elbette değil. Biz yeni hatlar istemeye devam ediyoruz" diye konuştu. Kızılay'dan Esenboğa Havalimanı'na kesintisiz raylı ulaşım sağlayacak metro projesine de değinen Baran, projenin başlatılmasından memnuniyet duyduklarını kaydetti. -BAŞKENT İHRACATININ YÜZDE 20'Sİ İLERİ TEKNOLOJİ ÜRÜNÜ- Ankara ekonomisinin dünyada yaşanan jeopolitik gerilimlere rağmen gelişimini sürdürmeye devam ettiğini ifade eden Baran, "İhracatımız 18.5 milyar dolara, ithalatımız 20,8 milyar dolara yükseldi. Şehrimizde her 100 dolarlık ihracatın yüzde 20'si ileri teknoloji ürünlerinden elde ediliyor. Türkiye ortalamasının yüzde 3 olduğunu dikkate alırsak bu rakamın önemi daha net bir şekilde görülecektir" dedi. Baran, konuşmasında ATO'nun dış ticaret ve ihracatın geliştirilmesi, dijitalleşme, coğrafi işaretli ürünler, markalaşma ve milli katılımlı fuar organizasyonlarına yönelik çalışmaları hakkında da bilgi verdi. -ATO MECLİS BAŞKANI DERYAL- ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal de yaptığı konuşmada, dünyada devam eden savaşların, ticari sıkıntıların ve ekonomik sorunların Türkiye'ye de yansıdığını ifade ederek, üretim maliyetlerindeki artışların sanayiyi de etkilediğini kaydetti. Yüksek İstişare Kurulu'nun karşılıklı görüş alışverişinde bulunmak amacıyla toplandığını ifade eden Deryal, kurul üyelerinin ATO'nun çalışmalarına ve vizyonuna sağlayacağı katkının önemine dikkat çekti. Deryal, "Burası bir istişare meclisi. Sorunların tespiti, çözüm önerilerinin sunulması gibi her türlü konuyu konuşabiliriz. Biz bugün söylemekten ziyade dinlemeyi tercih ederek sizlere söz vermek istiyoruz" dedi. -AYDIN'DAN "HEDEF ŞEHİR" ÖNERİSİ- ATO Yüksek İstişare Kurulu Üyesi de olan OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın da yaptığı konuşmada, Ankara'nın sanayi ve ticaret alanındaki en önemli eksikliklerinden birinin fuar alanı olduğunu belirterek, fuar alanının bir an önce tamamlanması gerektiğini kaydetti. Ankara'nın üniversiteleri, teknoparkları, teknoloji merkezleri ve yetişmiş insan kaynağıyla Türkiye'nin entelektüel sermayesi en yüksek şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Aydın, Ankara'daki yerli ve yabancı üniversite öğrencilerinin şehrin ekonomisine katkı sağladığını kaydederek, Başkent'teki üniversitelerin ve öğrencilere sunulan imkânların daha etkin şekilde tanıtılabileceğini ifade etti. Farklı ülkelerdeki ticaret ve sanayi odaları ile kardeş oda ilişkilerinin geliştirilmesi önerisini dile getiren Aydın, "Her yıl bir hedef ülke ya da hedef şehir belirleyerek Ankara'nın sanayisini ve ticaretini o pazarda birlikte tanıtabiliriz. Yabancı heyetlerle yapılan görüşmeleri ticarete dönüştürerek sürdürülebilir hale getirmemiz gerekiyor" diye konuştu. CEYLAN: ANKARA-İSTANBUL SÜPER HIZLI TREN HATTININ GÜZERGÂHI ORTAK ÇALIŞMALARIN SONUCU Başkent Ankara Meclisi Başkanı aynı zamanda ATO Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Nevzat Ceylan da konuşmasında, Ankara'da yaşayanların şehre yönelik sahiplik bilincinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ceylan, "Ankara'nın en büyük eksiği nedir diye sorarsanız, sahipsizliğidir. Ankara'da yaşayan insanların böyle bir kentte yaşadığının farkında olması ve sahiplik duygusunu artırmamız lazım" dedi. Ceylan, Ankara'nın sorunlarının çözümünde şehirdeki kurum ve kuruluşların birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekerek, Ankara Valisi, Ankara Ticaret ve Sanayi Odalarının katılımıyla 2021 yılında gerçekleştirilen "Ankara'nın Geleceği için Ortak Akıl Buluşmaları" toplantısında ele alınan İstanbul Süper Hızlı Tren hattı güzergâhı konusunu hatırlattı. Ceylan, Ankara'daki kurumların oluşturduğu kamuoyu ve ilgili makamlarla yapılan görüşmeler sonucunda, hattın Ankara-Ayaş-Beypazarı-Nallıhan güzergâhından geçmesi yönünde sonuç alındığını ifade etti. Ankara'nın metro ağı ve toplu taşıma yatırımlarında geri kaldığını belirten Ceylan, turizm potansiyelinin geliştirilebilmesi için de büyük ölçekli bir müzeye ihtiyaç olduğunu söyledi. Ankara'nın Ahilik tarihindeki önemine de değinen Ceylan, Başkent'e bir Ahilik Müzesi kazandırılması için ATO'nun öncülük edebileceğini ifade etti. Ceylan ayrıca, Ankara'ya Bilişim Vadisi kurulması, EXPO düzenlenmesi, spor tesislerinin geliştirilmesi ve Ankara merkezli büyük firmaların Ankara'da sporun gelişimine destek sağlaması gerektiğini söyledi. ATO'nun Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı'nda üyeler, Ankara'nın ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel gelişimine ilişkin görüş ve önerilerini dile getirerek, şu başlıklara değindi: -Finansmana erişiminin kolaylaştırılması, Nefes Kredisi ve benzeri finansman desteklerinin kapsam ve tutarlarının artırılması, -Ankara'da yüksek teknoloji ve savunma sanayisi odaklı bir serbest bölge kurulması, -Serbest bölge çalışmalarında hava kargo, demir yolu bağlantısı, gümrükleme ve limanlara erişim altyapısının birlikte ele alınması, -Ankara'dan limanlara yapılan taşımacılıkta demir yolu ile yük taşımacılığının geliştirilmesi, -İhracatçıların artan üretim ve lojistik maliyetleri ile döviz kuru arasındaki dengesizlik nedeniyle yaşadığı rekabet sorununun çözülmesi, -Başkent'in yatırım ve üretim kapasitesini geliştirecek teşviklerden daha fazla yararlanmasının sağlanması, -Ankara'dan yurt dışına direkt uçuşların ve ulaşılabilen destinasyon sayısının artırılması, -Esenboğa Havalimanı'na metro hattının tamamlanması ve şehir içi ulaşım imkanlarının geliştirilmesi, -Ankara'nın sanayi, yüksek teknoloji ve ihracat kapasitesinin daha etkin şekilde tanıtılması, -Ankara'nın tarihi ticaret yapılarının yer aldığı bir ticaret ve kültür rotası oluşturulması, -Üniversitelerle iş birliği yapılarak Ankara'nın sorunlarına çözüm üretecek bir kent laboratuvarı kurulması ve "İkinci Yüzyılda Ankara Vizyon Belgesi" hazırlanması, -Ankara'daki spor kulüplerinin ve spor tesislerinin desteklenmesi, -Trafik kurallarına uyulmasının sağlanması için şehir içi trafik denetimlerinin artırılması, ATO Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı'na, ATO Yüksek İstişare Kurulu Üyeleri, Başkent Ankara Meclisi Başkanı ve Ankara Eski Milletvekili Nevzat Ceylan, OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, ODTÜ Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lale Özgenel, ASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Eda Ersoy Tombakoğlu, ATO Yönetim Kurulu E. Üyesi Süleyman Ekinci, ATO E. Meclis Üyeleri Mustafa Kaya, Yunus Altun, Fatih Mert, Sertaç Köleli, SAYOKAN Dünya Federasyonu ve Ankara Tekstil Ürünleri Sanayicileri Dernek Başkanı Yaşar Tanrıverdi ve TÜMSİAD Ankara Koordinatör Şube Başkanı İnan Yürek ile ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay, ATO Meclis Başkan Yardımcısı Vecdet Fehmi Şendil, Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Akça, Ali İhsan Güçlü, Halil İlik, Nihat Uysallı, Doç. Dr. Ömer Çağlar Yılmaz, Yasin Özyolu ve Meclis Başkanlık Divan Katibi Ayşe Nilay Çelik'in katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OYAK Pazarlama’nın Hedefi Hizmet Sektöründe Dijital Dönüşüme Yön Vermek Haber

OYAK Pazarlama’nın Hedefi Hizmet Sektöründe Dijital Dönüşüme Yön Vermek

Dijital dönüşüm ve değişen müşteri beklentileri hizmet sektörünü yeniden şekillendiriyor. Bu dönüşümü yalnızca takip eden değil, dönüşüme yön veren kurumlar arasında yer almayı hedefleyen OYAK Pazarlama Hizmet ve Turizm A.Ş’de OYAK’ın köklü kurum kültürünü geleceğin beklentileriyle buluşturan yeni bir yapı inşa ediliyor. Şirketin turizm, tesis yönetimi ve perakende alanlarında yürüttüğü dönüşüm çalışmalarını değerlendiren OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez, bugün gelinen noktanın yalnızca yeni hizmet alanları oluşturmakla sınırlı olmadığını; iş yapış biçimlerini, teknoloji kullanımını ve müşteri deneyimini yeniden tanımlayan bütüncül bir dönüşüm süreci olduğunu söyledi. Yenilmez “Hizmet sektöründe kalıcı başarı, yalnızca büyümekle değil; değişen ihtiyaçları doğru okuyabilmek ve buna uygun çözümler geliştirebilmekle mümkün” dedi. Entegre bir hizmet ekosistemi kuruluyor OYAK Pazarlama’nın büyüme stratejisinin temelinde faaliyet alanlarını çoğaltmak değil, birbirini besleyen entegre bir hizmet ekosistemi oluşturmak bulunuyor. Turizmden tesis yönetimine, perakendeden dijital platformlara kadar uzanan yapı sayesinde şirketin; müşterilerinin farklı ihtiyaçlarına tek bir yönetim anlayışıyla çözüm sunmayı hedeflediğine dikkat çeken Yenilmez şöyle konuştu: “Bugün artık kurumlar yalnızca hizmet satın almıyor; güvenilir, sürdürülebilir, süreçlerini kolaylaştıracak ve entegre çalışan çözüm ortakları arıyor. Biz de tüm faaliyet alanlarımızı bu bakış açısıyla geliştiriyoruz. Bu doğrultuda OYAK Pazarlama olarak dijitalleşme, süreç entegrasyonu ve operasyonel mükemmellik başlıklarını büyüme stratejisinin temel yapı taşları olarak konumlandırıyoruz.” Dijital dönüşüm kurumsal çevikliği arttırıyor Yusuf Yenilmez, dijital dönüşümün yalnızca yeni sistemlerin devreye alınması anlamına gelmediğini; karar alma süreçlerini güçlendiren ve kurumsal çevikliği artıran bir yönetim anlayışı olduğunu ifade etti. SAP S/4HANA dönüşümü ve dijital platform yatırımlarıyla birlikte OYAK Pazarlama’nın daha veriye dayalı, daha ölçülebilir ve daha entegre bir operasyon yapısına geçişini sürdürdüğüne dikkat çeken Yenilmez “Teknoloji bizim için amaç değil; daha iyi hizmet üretmenin, daha hızlı karar almanın ve müşterilerimize daha yüksek değer sunmanın en güçlü araçlarından biridir.” ifadelerini kullandı. “Turizm, baştan sona tasarlanmış bir deneyimdir.” OYAK Pazarlama’nın ana faaliyet alanlarından turizm sektörünün yalnızca ulaşım ve konaklama hizmetlerinden ibaret olmadığını vurgulayan Yusuf Yenilmez, kullanıcı beklentilerinin artık çok daha kapsamlı bir deneyim üzerine şekillendiğini ifade etti. Bu anlayışla hayata geçirilen OYAK Turizm dijital platformunun uçak bileti, otel, transfer, araç kiralama ve yurt içi-yurt dışı tur hizmetlerini tek çatı altında buluşturarak kullanıcıların tüm seyahat süreçlerini kolaylaştırmayı amaçladığına dikkat çeken Yenilmez “Misafirlerimizin yalnızca bir destinasyona ulaşmasını değil, seyahatin her aşamasında güven, konfor ve memnuniyet hissetmesini önemsiyoruz. Bizim için turizm, operasyonel yönetiminin ötesinde, baştan sona tasarlanmış bir deneyimdir.” şeklinde konuştu. Yenilmez, “Dijitalleşme yalnızca teknoloji yatırımı değil aynı zamanda hizmet kalitesini sürekli geliştiren stratejik bir dönüşüm aracıdır.” dedi Entegre tesis yönetiminde yeni nesil yaklaşım İş dünyasında tesis yönetiminin kapsamının önemli ölçüde değiştiğini ifade eden Yusuf Yenilmez “Tesis yönetimini yalnızca binaların işletilmesi olarak değerlendirmiyoruz. Bugün kurumlar; çalışan deneyimini iyileştiren, operasyonlarını kolaylaştıran, enerji verimliliğini artıran ve süreçlerini daha etkin yöneten çözüm ortaklarına ihtiyaç duyuyor.” ifadelerini kullandı. OYAK Pazarlama’nın geliştirdiği entegre tesis yönetimi modeli; teknik bakım, temizlik, enerji yönetimi, dijital takip sistemleri ve operasyonel süreçleri tek bir yönetim modeli altında buluşturarak müşterilerine sürdürülebilir değer üretmeyi hedefliyor. Yenilmez, bu yaklaşımın şirketi yalnızca hizmet sunan bir kurum değil, müşterilerinin operasyonel başarısına katkı sağlayan stratejik bir iş ortağı konumuna taşıdığına dikkat çekti. KKTC yatırımı, bölgesel büyüme vizyonunun bir parçası OYAK Pazarlama’nın perakende sektöründeki çalışmalarına da değinen Yusuf Yenilmez, “KKTC’de gerçekleştirdiğimiz yatırımlar yalnızca yeni bir mağaza açılışı olarak değerlendirilmemeli. Bu adım, şirketin uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir parçası. KKTC, OYAK Pazarlama’nın ulus çapında büyüme vizyonunda stratejik öneme sahip pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Şirket, bölgedeki varlığını yalnızca ticari bir yatırım olarak değil, uzun vadeli değer üretme yaklaşımının doğal bir uzantısı olarak görüyor.” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Gölyazı İçin Ortak Akıl Buluşması Haber

 Gölyazı İçin Ortak Akıl Buluşması

Nilüfer Belediyesi, kentin en önemli tarihi ve turistik değerlerinden biri olan Gölyazı için çalıştay düzenledi. Aziz Panteleimon Kilisesi’ndeki çalıştayda bölgenin arkeolojik değerleri ve doğal güzellikleriyle dünya standartlarında bir turizm destinasyonuna dönüştürülmesi hedefi vurgulandı. Nilüfer Belediyesi, tarihi ve turistik özellikleri ile öne çıkan Gölyazı için kapsamlı bir çalıştay düzenledi. Gölyazı Aziz Panteleimon Kilisesi’nde gerçekleştirilen çalıştaya; yerel yönetim temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları katıldı. Çalıştay kapsamında kazı çalışmaları süren Gölyazı Antik Tiyatrosu’nda da inceleme gezisi yapılarak yürütülen faaliyetler yerinde değerlendirildi. Çalıştayda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Gölyazı’nın tarihi ve kültürel değerleriyle çok kıymetli olduğunu söyledi. Bu nedenle turizm açısından bakıldığında yeme-içme ve konaklama standardının olması gerektiğini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Ziyaretçilerin daha uzun süre kalmalarını, konaklamalarını amaçlıyoruz. Bölgeyi Fadıllı, Akçalar ve Ayvaköy ile birlikte düşünerek, burasının turizm destinasyonu olması için yatırım yapıyoruz” dedi. HERKESİN GÖRMEK İSTEDİĞİ BİR YER Japon Seyahat Acentalar Birliği’nin dünyada gezilecek 30 yer açıkladığını ve Türkiye’den sadece Gölyazı’nın listede olduğunu ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Gölyazı ismi hep bir yerlerde geçiyor. Burası herkesin görmek istediği bir yer” diye konuştu. Antik tiyatro kazısının da bittiğinde bölgeye değer katacağını anlatan Başkan Şadi Özdemir, “Bölgenin tanıtımına büyük katkı verecektir. Yeter ki akıllarımızı birleştirelim” diye konuştu. Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) Başkan Yardımcısı Mithat Kırayoğlu ise Gölyazı için geçen yıl da çalıştay yapıldığını ve bu süre zarfında neler yapıldığını gözden geçireceklerini söyledi. Kırayoğlu, bölgeyi fark edilen, değerini bulan bir yaşam alanına çevirmek istediklerini belirtti. Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek ise Gölyazı’nın kıyı kenar çizgisi sorununa değindi. Şimşek, “İlgili tüm paydaşlarla, kim olacaksa hiç fark etmeksizin siyaset üstü bir çabayla bu işi toparlamaya çalışıyoruz. Akademik odalarımız ile bu süreci artık doğru noktaya getirmeye kararlıyız. Burasının gerçekten doğal ve kendi kimliğini korumuş bir bölge olmasını hayal ediyoruz” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Arkeoloji Bölümü’nden ve Apollonia ad Rhyndacum Gölyazı Arkeoloji Kazıları’nın başkanlığını yürüten Prof. Dr. Derya Şahin, son durum hakkında bilgilendirme yaptı. Gölyazı Antik Tiyatrosu’nda ne aşamaya geldiklerini anlatan Şahin, “Amacımız, kısa sürede tiyatronun mevcut durumunu tespit edip, uzun vadede kullanımına yönelik çalışma yapmak” dedi. Derya Şahin, bu yıl tiyatro alanına odaklandıklarını, kazıları bitirip, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sunmayı planladıklarını söyledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Şahin de “Antik Tiyatro Restorasyonu Örnekleri” başlıklı sunum yaptı. ANTİK TİYATRO SES GETİRECEK Geçmiş dönem Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Murat Karayalçın da, çalıştayın değerlendirmesini yaptı. Antik tiyatronun tamamlanmasının ulusal ve uluslararası alanda büyük ses getireceğini belirten Karayalçın, Gölyazı’yı ayrı proje olarak ele almak gerektiğini vurguladı. Karayalçın, Gölyazı’nın Türkiye’nin her yerinden ve yurtdışından da insanların gelip uzun süre vakit geçirebilecekleri bir yer olma potansiyeli taşıdığını belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.