Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türk Reasürans

Kapsül Haber Ajansı - Türk Reasürans haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Reasürans haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Depreme Dayanıklı Geleceğin Genç Mühendisleri Ödüllendirildi Haber

Depreme Dayanıklı Geleceğin Genç Mühendisleri Ödüllendirildi

Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK) dokuz yıldır üniversite öğrencileri arasında deprem güvenliği bilincini güçlendirmek amacıyla düzenlediği Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nın üç gün süren final programı tamamlandı. İstanbul’da T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi Külliyesi’nde gerçekleşen ödül törenine İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkan Yardımcısı Ali Burak Kurtulan, Doğal Afet Sigortaları Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ve Üyeleri, Türk Reasürans Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Üyeleri, Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar ve Genel Sekreteri Özgür Obalı ile TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi üyeleri katıldı. Yarışmada birinciliği İstanbul Teknik Üniversitesi kazandı. İkincilik ödülü MEF Üniversitesi’ne, üçüncülük ödülü ise Ondokuz Mayıs Üniversitesi’ne verildi. “Güveni mühendislikte, gücü dayanışmada buluyoruz” temasıyla düzenlenen yarışmanın finalinde, Türkiye’den ve yurt dışından finale kalan üniversite takımları, depreme dayanıklı yapı tasarımı alanındaki projeleriyle jüri karşısına çıktı. Bu yıl yarışmaya 30 üniversiteden 38 takım başvurdu. Yapılan değerlendirmelerin ardından Türkiye’den 21, yurt dışından 4 üniversite olmak üzere toplam 25 takım final etabına kaldı. Üç gün süren final programında öğrenciler, aylar boyunca üzerinde çalıştıkları projelerini, mühendislik yaklaşımlarını ve depreme dayanıklı yapı tasarımına ilişkin çözüm önerilerini jüri üyelerine sundu. Ardından takımların büyük emekle hazırladığı maketler, sarsma masalarında farklı deprem senaryoları altında test edildi. Böylece projelerin yalnızca tasarım yaklaşımı değil, deprem etkisi altındaki gerçek performansı da değerlendirilmiş oldu. Yarışma uluslararası katılımla güçlendi Geçtiğimiz yıl başlatılan uluslararası vizyon, bu yıl daha da güçlenerek devam etti. Final etabında Türkiye’den üniversitelerin yanı sıra Azerbaycan’dan Azerbaijan University of Architecture and Construction, Yunanistan’dan Democritus University of Thrace, Romanya’dan Technical University of Civil Engineering Bucharest ve Kosova’dan University of Prishtina yarıştı. Farklı ülkelerden üniversitelerin aynı platformda buluşması, yarışmanın uluslararası ölçekte teknik ve akademik bir iş birliği zeminine dönüştüğünü ortaya koydu. Bu yılın teması olan “Güveni mühendislikte, gücü dayanışmada buluyoruz” yaklaşımı, yarışmanın üç günlük programına da yansıdı. Öğrenciler, akademisyenler, jüri üyeleri, Teknik Danışma Kurulu üyeleri ve sektör temsilcileri; deprem güvenliği, mühendislik kalitesi ve afetlere karşı ortak sorumluluk başlıklarında bir araya geldi. “Deprem güvenliği, ortak bilgi üretimiyle güçlenir” Yarışma Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erdik, farklı ülkelerden öğrencilerin aynı platformda buluşmasının yarışmanın en kıymetli yönlerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Deprem yalnızca belirli bir coğrafyanın değil, geniş bir bölgenin ortak gerçeği. Bu nedenle mühendislik bilgisi de deneyim de çözüm arayışı da ortak bir zeminde gelişmek durumunda. Bu yarışmada öğrenciler yalnızca proje üretmiyor; tasarladıkları yapıların deprem etkisi altındaki davranışını sorgulamayı ve mühendislik kararlarının sonuçlarını değerlendirmeyi öğreniyor.” “Yarışma artık ortak aklı güçlendiren bir platform” DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan ise yarışmanın artık yalnızca teknik bir öğrenci organizasyonu olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Deprem risk yönetimi artık yalnızca mühendislik perspektifiyle ele alınabilecek bir alan değil. Kamu kurumlarının, akademinin, sigorta sektörünün ve teknik insan kaynağının birlikte hareket etmesi gerekiyor. Bu yıl yarışmamıza dahil ettiğimiz panel ve onur konuşmalarıyla birlikte organizasyonumuz; bilgi paylaşımını, disiplinler arası iş birliğini ve uluslararası akademik dayanışmayı güçlendiren bir etkileşim platformuna dönüştü.” “Dayanıklı şehirler bilgi ve nitelikli insan kaynağıyla inşa edilir” DASK’ın 6 yıldır teknik işleticiliğini yürüten Türk Reasürans Genel Müdür Vekili Özgür Bülent Koç, yarışmanın Türkiye’nin afet dayanıklılığı açısından uzun vadeli bir insan kaynağı yatırımı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Genç mühendis adaylarımız burada yalnızca proje üretmiyor; problem çözmeyi, risk okumayı, doğru karar vermeyi ve mühendislik sorumluluğunu deneyimliyor. Türkiye’nin depreme karşı daha dirençli hale gelmesinde yetişmiş teknik insan kaynağı kritik öneme sahip. Çünkü geleceğin dayanıklı şehirleri yalnızca betonla değil; bilgiyle, bilimle ve nitelikli insan kaynağıyla inşa edilir.” “Deprem dayanıklılığı çok boyutlu bir hazırlık gerektiriyor” DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ise deprem risk yönetiminin yalnızca afet sonrası süreçlerle sınırlı değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak şunları söyledi: “Bugün asıl önemli olan; riskleri önceden analiz edebilen, olası senaryolara hazırlık yapabilen ve kriz anında birlikte hareket edebilen istikrarlı sistemler oluşturabilmektir. Güçlü bir sigorta sistemi, gelişmiş teknik kapasite ve kurumlar arası koordinasyon birlikte güçlendikçe Türkiye’nin deprem dayanıklılığı da daha ileri seviyeye taşınacaktır.” Yarışma kapsamında ilk kez onur konuşması ve panel düzenlendi Bu yıl yarışma programında ilk kez bir onur konuşmacısı da yer aldı. Deprem mühendisliği, yapı güvenliği ve risk azaltma alanındaki çalışmalarıyla tanınan İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alper İlki, final programında onur konuşmasını gerçekleştirdi. Yarışma kapsamında ayrıca ilk kez bir panel düzenlendi. “Deprem Risk Yönetiminde Entegre Yaklaşım: Kurumlar Arası İş Birliği ve Gelecek Perspektifi” başlıklı panelde; afet dayanıklılığı, risk yönetimi, güvenli şehirler, dayanıklı yapılar, sigortacılık sistemi, finansal dayanıklılık ve kurumlar arası koordinasyon konuları ele alındı. DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, SEDDK Grup Başkanı Müge Güleç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürü Yavuz Erdal Kayapınar ve Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Özgür Obalı değerlendirmelerini paylaştı. Ödüller sahiplerini buldu Jüri üyeleri ve Teknik Danışma Kurulu’nun değerlendirmeleri sonucunda DASK 9. Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nda dereceye giren ilk üç takım belirlendi. Yarışmada birincilik ödülünü İstanbul Teknik Üniversitesi, ikincilik ödülünü MEF Üniversitesi, üçüncülük ödülünü ise Ondokuz Mayıs Üniversitesi kazandı. Yarışmada ayrıca özel ödüller de sahiplerini buldu. En İyi Mimari Özel Ödülü Sakarya Üniversitesi’ne, En İyi Deprem Performansı Özel Ödülü ile yarışmaya katılan okulların oylarıyla belirlenen En İyi Yarışma Ruhu Özel Ödülü Kosova University of Prishtina’ya, En İyi İletişim Becerisi ve Sunum Özel Ödülü Ankara Üniversitesi’ne verildi. Türk Reasürans Özel Ödülü’nün sahibi ise Azerbaijan University of Architecture and Construction oldu. Finale kalan tüm takımların, öğrencilerin ve akademisyenlerin katkılarıyla tamamlanan yarışma, genç mühendis adaylarının deprem güvenliği alanındaki bilgi ve deneyimlerini geliştirmelerine önemli katkı sağladı. DASK Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nın, önümüzdeki yıllarda daha geniş bir uluslararası teknik ve akademik iş birliği ağına dönüşmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KOBİ'lerin Tahsilat Sorununa Radikal Çözüm Haber

KOBİ'lerin Tahsilat Sorununa Radikal Çözüm

Ekonomik dalgalanmaların ve nakit akışı baskısının KOBİ'ler üzerinde yoğunlaştığı bu dönemde, Özel Riskler Yönetim Merkezi (ÖRYM) koordinasyonunda hayata geçirilen Devlet Destekli Alacak Sigortası (DDAS) sisteminin önemi her zamankinden daha fazla artıyor. Ticari alacakları devlet güvencesi altına alan DDAS, KOBİ'ler için kritik bir kamu ürünü olarak öne çıkarken DDAS sistemine dahil bir sigorta şirketi olan Prive Sigorta bu güvenceyi çok daha erişilebilir hale getirdi. Bürokratik engelleri ortadan kaldıran dijital altyapı sayesinde başvuru süreçleri hızlanırken, Prive Sigorta'nın "dijital KOBİ" ve "dijital acente" ağı üzerinden yürütülen elektronik başvuru modeliyle Türkiye'nin 81 ilindeki KOBİ'ler DDAS sistemine kolaylıkla erişebiliyor. KOBİ'ler Tek Bir Panel Üzerinden Dijitalleşiyor Prive Sigorta'nın devreye aldığı yeni dijital yapı ile KOBİ'ler artık DDAS başvurularını elektronik ortamda doğrudan kendileri doldurabiliyor; başvurular tek bir platform üzerinden hem sigorta acentelerine hem de eş zamanlı olarak Prive Sigorta tarafından Özel Riskler Yönetim Merkezi'ne iletiliyor. Böylece süreç hem sadeleşiyor hem de önemli ölçüde hız kazanıyor. Bu dönüşüm, yalnızca başvuru süreçlerini kolaylaştırmakla kalmıyor; DDAS'ın çok daha geniş bir tabana yayılmasını sağlayarak sistemin sahadaki etkinliğini belirgin şekilde artırıyor. Prive Sigorta ile E-Fatura Artık Teminat ve Likidite Aracı Prive Sigorta, vadeli alacakları yalnızca sigortalamakla kalmayıp alternatif bir finansman aracına dönüştüren bir yapı sunuyor. Alacağın devri altyapısı sayesinde KOBİ'ler, vadesi gelmemiş alacaklarını DDAS güvencesiyle ödemelerde kullanabilmekte ve banka limitlerine bağlı kalmadan ticaretlerinde likidite üretebilmekte. Dijitalleşme DDAS'ın başarısına olumlu katkı sunuyor Konu ile ilgili değerlendirmede bulunan Türk Reasürans Genel Müdür Yardımcısı Ali Sertaç Canal, Devlet Destekli Alacak Sigortası'nın KOBİ'lerin ticari sürdürülebilirliğini güvence altına alan stratejik bir ürün olduğuna dikkat çekti. Dijitalleşmenin sistem üzerindeki dönüştürücü etkisine de vurgu yapan Canal, "Hayata geçirilen dijital entegrasyonlar sistemin sahadaki erişilebilirliği ve etkinliği önemli ölçüde artıyor. Bu sayede KOBİ'ler sistemi doğrudan kullanma imkanına erişiyor." ifadelerini kullandı. Canal ayrıca, DDAS'ın yalnızca işletmeleri korumakla kalmadığını, aynı zamanda ticari güven ortamını güçlendiren ve ekonomik istikrarı destekleyen bir rol üstlendiğini belirterek, "Kayıtlı ekonominin güçlenmesi, ticari ilişkilerde güvenin artması ve finansal risklerin yönetilebilir hale gelmesi açısından DDAS çok önemli bir enstrüman. Bu yapının yaygınlaşması, ülke ekonomisinin daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir zeminde büyümesine katkı sağlayacaktır" değerlendirmesinde bulundu. Prive Sigorta Genel Müdürü Ahmet Gökhan Kerem ise DDAS'ın sahadaki gerçek ihtiyaçlara doğrudan yanıt veren güçlü bir model olduğuna dikkat çekerek, "DDAS'ın KOBİ'leri yalnızca koruyan değil, aynı zamanda onların büyümesini destekleyen ve ticari hayatlarını sürdürülebilir kılan bir yapı olduğunu gördük. Bu nedenle sistemde aktif rol alma kararı aldık" dedi. Kerem, Özel Riskler Yönetim Merkezi tarafından kurgulanan bu yapının, doğru entegrasyonlarla çok daha geniş bir etki alanına ulaştığını vurgulayarak, "Bugün geldiğimiz noktada, Türkiye'nin 81 ilinde faaliyet gösteren KOBİ'ler vadeli alacaklarını sigorta güvencesi altına alarak işletme sermayesine dönüştürebiliyor. Bu sayede firmalar, banka limitlerine bağımlı kalmadan ticaretlerini daha özgür, esnek ve güvenli bir zeminde sürdürebiliyor" ifadelerini kullandı. Dijital altyapının sağladığı hız ve erişilebilirliğin altını çizen Kerem, "Kurduğumuz dijital KOBİ ve dijital acente ekosistemi sayesinde başvuru süreçlerini sadeleştirirken, sistemin sahadaki yaygınlığını da önemli ölçüde artırıyoruz. Amacımız, DDAS'ı yalnızca bir sigorta ürünü olmaktan çıkarıp KOBİ'ler için aktif kullanılan bir finansal araç haline getirmek" dedi. Kerem ayrıca, bu dönüşümün Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı öneme de değinerek, "KOBİ'lerin tahsilat risklerini yönetebildiği, nakit akışını daha sağlıklı planlayabildiği bir yapı; ticari güveni artırır, üretimi destekler ve ekonomik istikrarı güçlendirir. Biz de Prive Sigorta olarak bu dönüşümün öncülerinden biri olmaktan büyük bir heyecan ve sorumluluk duyuyoruz" diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Reasürans İlk Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı Haber

Türk Reasürans İlk Sürdürülebilirlik Raporunu Yayınladı

T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı sermayesiyle kurulan Türk Reasürans, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na (TSRS) uyumlu ilk sürdürülebilirlik raporunu kamuoyuyla paylaştı. Şirket, sürdürülebilirlik alanındaki performansını ölçülebilir verilerle ortaya koyarak şeffaflık ve hesap verebilirlik kültürünü güçlendirdi. Hazırlanan rapor, Türk Reasürans’ın sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği konularındaki yönetim yapısını, stratejisini, risk belirleme ve yönetim süreçlerini, performans metriklerini ve hedeflerini kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Ayrıca, iklim değişikliğinden kaynaklanan risk ve fırsatların Şirket’in finansal göstergeleri üzerindeki etkileri de somut verilerle değerlendiriliyor. Türk Reasürans, sürdürülebilirlik performansını yalnızca politikalar düzeyinde değil, ölçülebilir sonuçlarla da izlemek amacıyla karbon ayak izini hesapladı. Operasyonel sınırları içindeki doğrudan sera gazı emisyonlarını ölçümleyerek faaliyetlerinin çevresel etkisini somut verilerle ortaya koyan Türk Reasürans, bu çalışmayla iklim değişikliğine uyum ve karbon yönetimi stratejilerinin geliştirilmesine temel oluşturdu. Türk Reasürans Genel Müdür Vekili Özgür Bülent Koç, “İlk raporumuzla birlikte sürdürülebilirlik alanında yürüttüğümüz çalışmaları ölçülebilir bir çerçeveye oturttuk. Karbon ayak izimizi hesaplayarak faaliyetlerimizin çevresel etkilerini somut verilerle değerlendirdik. Bu veriler, önümüzdeki dönemde atacağımız adımlar için yol gösterici olacak. Türk Reasürans olarak amacımız, yalnızca sektörümüze değil, ekonomimize ve toplumumuza da uzun vadeli değer kazandırmaktır.” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Reasürans, 2024 Yılı Vergi Rekortmenleri Listesinde! Haber

Türk Reasürans, 2024 Yılı Vergi Rekortmenleri Listesinde!

Faaliyetlerine 2019 yılında başlamış genç bir şirket olarak ulaşılan bu sonuç hem sigorta sektöründeki hem de ülke ekonomisindeki güçlü konumunun göstergesi oldu. Gelir İdaresi Başkanlığı, geçtiğimiz günlerde 2024 vergilendirme dönemine ilişkin en fazla vergi beyan eden mükellefler listesini yayımladı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın sermayesiyle kurulan Türk Reasürans, 2024 vergi döneminde Türkiye genelinde en fazla kurumlar vergisi ödeyen ilk 100 şirket arasında 78’inci sırada yer aldı. Kuruluşundan bu yana yerli reasürans kapasitesini artırarak ve kaynak verimliliği sağlayarak Türk sigorta sektörünün gelişimine öncülük eden Türk Reasürans, dönem kârlarının desteğiyle 2024 yılı sonunda toplam öz kaynaklarını 6 milyar TL seviyesinin üstüne çıkardı. Aynı dönemde, aktif büyüklüğünü 26,7 milyar TL’ye, net dönem kârını 3,1 milyar TL’ye yükselten Türk Reasürans, 14 ana branşta 17,1 milyar TL brüt prim üretti. 2024 sonunda reasürans payı düşülmüş sonuçlara göre %56 pazar payı elde eden şirket, 1,16 milyar TL’lik vergi ödemesiyle Türkiye genelinde en fazla kurumlar vergisi ödeyen 100 şirketten biri oldu. Türk Reasürans bu sonuçlarla birlikte, ismi açıklanan şirketler arasında listenin en genç kurumu unvanını da elde ederek dikkat çekti. Büyüme yolculuğu 2025’te de devam ediyor Türk Reasürans, 6’ncı yılını kutlamaya hazırlandığı 2025 yılının ilk yarısında da istikrarlı büyümesini sürdürüyor. Bağımsız denetimden geçmemiş sonuçlara göre, toplam öz kaynağını 7,8 milyar TL’nin üzerine çıkaran Türk Reasürans, aktif büyüklüğünü 35,7 milyar TL’ye, brüt prim üretimini ise 11,9 milyar TL’ye yükseltti. Şirketin ilk yarıda net dönem kârı ise 1,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Türk Reasürans Genel Müdürü Selva Eren, “Elde ettiğimiz başarılar Türk Reasürans’ın sigorta sektörü için güvenilir bir çatı, iş ortakları için sağlam bir paydaş ve ülke ekonomimiz için güçlü bir destek konumunda olduğunu bir kez daha göstermektedir. Kurumlar vergisi rekortmenleri arasında yer almamız, üzerimizdeki bu sorumlulukları daha da artırıyor. Kuruluşumuzun 6’ncı yılına yaklaşırken elde ettiğimiz finansal sonuçlar da büyüme yolculuğumuzun hızlı ve sağlam adımlarla ilerlediğinin kanıtıdır. Her adımımızda hem sektöre hem de ülke ekonomisine katkı sunma kararlılığımızı sürdüreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.