Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türk Yatırımcı

Kapsül Haber Ajansı - Türk Yatırımcı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Yatırımcı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dubai’de Savaş Gölgesine Rağmen Konut Satışları Sürdü Haber

Dubai’de Savaş Gölgesine Rağmen Konut Satışları Sürdü

Gerilimin yoğun şekilde hissedildiği son 3 haftada 9,4 milyar dolarlık gayrimenkul satışı yapılırken, Türk yatırımcılar da Dubai’de alımlarını sürdürdü. Angel Shine Property Kurucusu ve Uluslararası Gayrimenkul Uzmanı Betül Işık, Dubai’nin güçlü altyapısı, hızlı kriz yönetimi ve uluslararası yatırımcı güveni sayesinde bölgesel risklere rağmen dayanıklılığını koruduğunu belirtti. Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan, İran’ın misillemeleriyle bölgesel ölçekte daha da derinleşen gerilim, yatırım piyasalarında yakından takip edilirken, Dubai gayrimenkul sektöründe satışların durmadığı görüldü. Birleşik Arap Emirlikleri Arazi ve Emlak Dairesi verileri ile sektörün haftalık piyasa özetlerine göre 28 Şubat-22 Mart 2026 dönemini kapsayan üç haftalık süreçte Dubai gayrimenkul piyasasında toplam işlem hacmi 34,5 milyar dirhemi aştı. ABD dolarına sabit kurla bağlı olan BAE dirheminde 1 doların 3,6725 dirheme eşit olması dikkate alındığında bu tutar yaklaşık 9,4 milyar dolara karşılık geliyor. Aynı dönemde 2-8 Mart haftasında 8,29 milyar dirhem (yaklaşık 2,26 milyar dolar), 9-15 Mart haftasında 15,66 milyar dirhem (yaklaşık 4,26 milyar dolar) ve 16-22 Mart haftasında 10,54 milyar dirhem (yaklaşık 2,87 milyar dolar) seviyesinde işlem hacmi oluştu. Söz konusu üç haftalık görünüm, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilime rağmen Dubai emlak piyasasında yatırım iştahının tamamen ortadan kalkmadığını, aksine piyasanın güçlü işlem kapasitesini koruduğunu ortaya koydu. Gerilimin en yoğun hissedildiği günlerden biri olan 2 Mart tarihinde, Dubai’ye füze düştüğü yönündeki haberlerin gündeme gelmesine rağmen yaklaşık 670 milyon dolarlık gayrimenkul satışı gerçekleşti. Sektör temsilcileri, bu verilerin Dubai emlak piyasasının kriz dönemlerinde dahi yatırımcı talebini koruyabildiğini gösterdiğine işaret ediyor. Türk yatırımcı ilgisi devam etti Bölgedeki gelişmelere rağmen Türk yatırımcıların Dubai’ye ilgisinde belirgin bir zayıflama yaşanmadı. Sektörden edinilen bilgilere göre Türk vatandaşları söz konusu bir haftalık dönemde iki ayrı projeden, biri villa olmak üzere yaklaşık 10,5 milyon dolarlık gayrimenkul satın aldı. Bu alımların 7’sini lüks segmentte yer alan stüdyo daireler oluşturdu. Türk yatırımcıların son yıllarda Dubai gayrimenkul piyasasındaki ağırlığının giderek arttığını belirten Betül Işık, 2025 yılında Türk vatandaşlarının Dubai’den konut satın alan yabancılar arasında ikinci sıraya yükselmesinin de bu eğilimi açık şekilde ortaya koyduğunu ifade etti. “Panik satışları ya da iptal dalgası görmüyoruz” Angel Shine Property Kurucusu ve Uluslararası Gayrimenkul Uzmanı Betül Işık, jeopolitik gelişmelerin yatırımcı psikolojisi üzerinde kısa vadeli etkiler oluşturabileceğini ancak bunun piyasada sert bir kırılmaya dönüşmediğini belirterek, “Bölgede yaşanan gelişmeler doğal olarak yatırımcıların karar süreçlerinde daha temkinli hareket etmesine neden oluyor. Ancak sahada gördüğümüz tablo, panik satışları ya da yaygın iptal talepleri yönünde değil. Türk yatırımcılar başta olmak üzere birçok alıcı, süreci yakından izliyor fakat yatırımlarını tamamen askıya almıyor.” değerlendirmesinde bulundu. Mevcut projelerde inşaat faaliyetlerinin sürdüğünü, satış süreçlerinde belirgin bir duraksama yaşanmadığını ve yatırımcıların daha çok seçici davranarak hareket ettiğini vurgulayan Işık, Dubai piyasasının kriz anlarında refleks gösterme kapasitesinin yüksek olduğunu söyledi. “Dubai yatırımcı güvenini koruyan bir merkez” Betül Işık, Dubai’nin yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte güçlü bir yatırım merkezi haline geldiğine dikkati çekerek şunları kaydetti: “Dubai, kriz dönemlerinde dahi işleyen sistemi, güçlü altyapısı ve yatırımcı dostu yapısıyla öne çıkıyor. Günlük hayatın büyük ölçüde normal akışını koruması, projelerin planlandığı şekilde ilerlemesi ve resmi kurumların hızlı aksiyon alabilmesi yatırımcı açısından güven veriyor. Bu nedenle kısa vadeli jeopolitik dalgalanmalar, alım iştahını tamamen ortadan kaldırmıyor.” Dubai’nin uluslararası yatırımcılar açısından cazibesini korumaya devam ettiğini belirten Işık, vergi avantajları, döviz bazlı kira geliri, yüksek talep ve güçlü likiditenin bu dayanıklılığı destekleyen temel unsurlar arasında yer aldığını söyledi. “Birçok yatırımcı için Dubai artık yalnızca bölgesel bir pazar değil, küresel ölçekte güvenli ve erişilebilir bir yatırım merkezi. Bu nedenle belirsizlik dönemlerinde dahi talep tamamen kaybolmuyor. Hatta bazı yatırımcılar bu tür süreçleri, doğru proje ve doğru fiyatla pozisyon almak adına fırsat olarak değerlendirebiliyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkler Yunanistan Golden Visa’da İkinci Sıraya Yükseldi Haber

Türkler Yunanistan Golden Visa’da İkinci Sıraya Yükseldi

Level Immigration & Properties CEO’su HaithamAhmet Alamarioğlu, artan ilginin yalnızca turizm değil, uzun vadeli oturum ve yatırım stratejilerinden kaynaklandığını söyledi. Ramazan Bayramı tatilinde Türk vatandaşlarının yurt dışı seyahat planlarında Yunanistan öne çıkan destinasyonlardan biri oldu. Schengen vizesine yönelik yoğun talep ve artan seyahat isteği, kısa vadeli ziyaretlerin ötesinde kalıcı oturum ve yatırım seçeneklerine olan ilgiyi de artırdı. Bu eğilim, Yunanistan’ın Golden Visa programına yansıdı. 2025 yılı itibarıyla Türk yatırımcılar, yüzde 160’lık artışla programda ikinci sıraya yükselirken, toplam başvurular içindeki payları yüzde 15,9’a ulaştı. Türk yatırımcılar ilk 2’de Verilere göre Yunanistan’da Golden Visa kapsamında verilen izin sayısı 2025 yılında 8 bin 879’a yükselirken, Türk vatandaşları 3 bini aşan başvuru sayısı ile Çin’in ardından en büyük ikinci yatırımcı grubu oldu. Son yıllarda hızlanan talep, Türkiye’den gelen yatırımcıların program içindeki ağırlığını belirgin şekilde artırdı. “Bayram talebi yatırım ilgisini de tetikliyor” Konuyu değerlendiren Level Immigration & PropertiesDanışmanlık Hizmetleri CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, bayram dönemlerinde artan seyahat talebinin yatırım kararlarını da etkilediğini belirtti. “Ramazan Bayramı gibi dönemlerde yurt dışına olan ilgi ciddi şekilde artıyor. Yunanistan hem yakınlığı hem de kültürel benzerliği nedeniyle ilk tercih edilen ülkelerden biri. Ancak bu ilgi yalnızca turizmle sınırlı kalmıyor. Yatırımcılar bu süreçte ülkeleri daha yakından tanıma fırsatı buluyor ve sonrasında oturum veya gayrimenkul yatırımı gibi daha uzun vadeli kararlar alabiliyor,” dedi. “Türk yatırımcı artık pazarın belirleyici aktörü” Türk yatırımcıların Yunanistan pazarındaki konumunun güçlendiğini vurgulayan Alamarioğlu, şunları söyledi: “Türk yatırımcılar artık alternatif değil, pazarın ana oyuncularından biri haline geldi. Son dört yılda çok hızlı bir artış var ve bu talep geçici değil. Yatırımcılar euro bazlı varlık edinmek, portföylerini çeşitlendirmek ve Avrupa’da bir yaşam alternatifi oluşturmak istiyor.” Schengen avantajı talebi artırıyor Yunanistan Golden Visa programının sunduğu en önemli avantajlardan birinin Schengen erişimi olduğunu belirten Alamarioğlu, şu değerlendirmede bulundu: “Bu program yatırımcılara yalnızca bir oturum izni değil, aynı zamanda 26 Schengen ülkesinde serbest dolaşım imkânı sunuyor. Bu da iş dünyası ve aileler açısından önemli bir esneklik sağlıyor. Eğitim, sağlık ve yaşam planlaması açısından Avrupa’da güçlü bir alternatif oluşturuyor.” Talep yapısal olarak büyüyor Uzmanlara göre Türkiye’den Yunanistan’a yönelik Golden Visa talebinin arkasında yalnızca kısa vadeli faktörler değil, daha derin ekonomik ve stratejik nedenler bulunuyor. Enflasyona karşı varlık koruma ihtiyacı, döviz bazlı yatırım arayışı ve Avrupa’da uzun vadeli yaşam planı, bu talebin temel dinamikleri arasında yer alıyor. Alamarioğlu, “Bugün yatırım yoluyla oturum programları yalnızca seyahat kolaylığı değil, aynı zamanda uzun vadeli bir güvenlik ve yaşam stratejisinin parçası olarak görülüyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde talebin güçlü kalmaya devam etmesini bekliyoruz,” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dubai Gayrimenkul Piyasası 2025’i Rekorlarla Kapattı Haber

Dubai Gayrimenkul Piyasası 2025’i Rekorlarla Kapattı

Küresel gayrimenkul piyasasının en aktif merkezlerinden biri olan Dubai, 2025 yılını rekorlarla tamamlarken 2026’ya da güçlü bir başlangıç yaptı. Dubai Tapu Dairesi’nin açıkladığı resmi verilere göre, 2025 yılı boyunca emirlikte gerçekleşen toplam gayrimenkul işlem hacmi 624 milyar AED’nin(Yaklaşık 170 milyar dolar) üzerine çıktı. Bu performans, Dubai’yi dünya genelinde en yüksek hacimli gayrimenkul pazarlarından biri haline getirdi. 2026’nın ilk haftasında açıklanan rakamlar ise bu güçlü tablonun yeni yılda da devam ettiğini gösterdi. 5–12 Ocak 2026 döneminde Dubai’de 3 bin 704 gayrimenkul satışı gerçekleşirken, haftalık toplam işlem hacmi yaklaşık 21,67 milyar AED, yani 5,9 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Söz konusu hacim; satışların yanı sıra ipotek ve hibe işlemlerini de kapsayarak piyasanın derinliğine işaret etti. “2025 rekorları, 2026’nın güçlü başlangıcını hazırladı” Verileri değerlendiren Parcel Estates CEO’su Özden Çimen, Dubai gayrimenkul piyasasında görülen bu ivmenin tesadüfi olmadığını vurguladı. “2025 yılı, Dubai gayrimenkul piyasası açısından tarihi bir yıl oldu. Resmi rakamlara baktığımızda 624 milyar AED’yi aşan işlem hacmi, küresel yatırımcı güveninin en somut göstergesi. 2026’nın ilk haftasında açıklanan 5,9 milyar dolarlık hacim ise bu ivmenin yeni yılda da devam ettiğini net biçimde ortaya koyuyor,” dedi. Haftalık veriler: Likidite yüksek, talep yaygın Dubai Tapu Dairesi’nin haftalık verileri, piyasanın yalnızca satış tarafında değil, finansman ve devir işlemlerinde de yüksek bir hareketliliğe sahip olduğunu gösteriyor. 5–12 Ocak haftasında: Satış işlemleri toplam hacmin büyük bölümünü oluştururken, İpotek işlemleri milyarlarca AED seviyesinde gerçekleşti, 383 milyon dolarlık gayrimenkul ise hibe yoluyla el değiştirdi. Özden Çimen’e göre bu tablo, piyasanın kısa vadeli dalgalanmalardan ziyade sürdürülebilir ve dengeli bir talep yapısına sahip olduğunu gösteriyor. Lüks segmentte milyon dolarlık satışlar 2026’nın ilk haftasında açıklanan veriler, Dubai’de lüks konut segmentine olan ilginin de güçlü şekilde sürdüğünü ortaya koydu. Haftanın en yüksek bedelli üç satışı şu şekilde gerçekleşti: Palm Jumeirah’daki Atlantis Resort & Residences’ta bir daire 17,7 milyon dolara, Yine Palm Jumeirah’ta yer alan AVA at Palm Jumeirah projesinde bir daire 14,7 milyon dolara, Burj Khalifa bölgesindeki Mercedes-Benz Places/Binghatti projesinde bir daire 13,6 milyon dolara satıldı. Çimen, bu işlemlerin Dubai’nin yalnızca orta segmentte değil, prime ve branded residence alanında da küresel ölçekte güçlü bir alıcı kitlesine hitap ettiğini belirtti. 2025 Yapısal büyüme yılı oldu Parcel Estates CEO’su Özden Çimen, 2025 resmi verilerinin Dubai’deki büyümenin geçici değil, yapısal olduğuna işaret ettiğini söyledi: “2025’te işlem hacminin rekor seviyelere ulaşması, talebin hem off-plan projelerde hem de tamamlanmış konutlarda yaygınlaştığını gösterdi. Bu tablo, Dubai’nin artık dönemsel bir yatırım alternatifi değil, küresel gayrimenkul liginde kalıcı bir merkez olduğunu kanıtlıyor.” 2026’da Beklentiler güçlü Sektör verileri ve sahadaki gözlemler, 2026 yılına ilişkin beklentilerin de yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle: • Lansman aşamasındaki projelere yoğun ilgi, • Ortalama 2,5–3 yıl olan proje teslim süreleri, • Döviz bazlı kira gelirleri ve yatırımcı dostu vergi yapısı, Dubai gayrimenkul piyasasında talebin yıl genelinde canlı kalmasını destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Türk yatırımcı ilgisi sürüyor Özden Çimen, Türk yatırımcıların Dubai’ye olan ilgisinin 2025’te olduğu gibi 2026’da da devam ettiğine dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Türk yatırımcılar artık Dubai’ye daha bilinçli yaklaşıyor. Kira getirisi, amortisman süresi, güvenlik ve yaşam kalitesi birlikte değerlendiriliyor. Bu da talebi daha sağlıklı ve kalıcı hale getiriyor.” Resmi 2025 verileriyle tarihi bir yılı geride bırakan Dubai gayrimenkul piyasası, 2026’ya yüksek işlem hacmi ve güçlü yatırımcı ilgisiyle başladı. Haftalık 5,9 milyar dolarlık satış, Emirlik’in küresel ölçekte neden öne çıktığını bir kez daha ortaya koyarken; piyasanın likiditesi, çeşitliliği ve sürdürülebilir talep yapısı, önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri de güçlendirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kira İçin Konut Yatırımı Cazibesini Kaybediyor: Dubai'ye İlgi Arttı Haber

Kira İçin Konut Yatırımı Cazibesini Kaybediyor: Dubai'ye İlgi Arttı

Buna karşılık Dubai’de daha öngörülebilir kira piyasası ve döviz bazlı getiri, Türk yatırımcıların rotasını yurt dışına çeviriyor. Uzmanlara göre, iki ülke arasındaki kira getirisi farkı artık sadece oranlarla değil, yatırımın sürdürülebilirliğiyle ölçülüyor. Türkiye’de uzun yıllar boyunca güvenli liman olarak görülen “konut al, kiraya ver” modeli, son dönemde yatırımcı açısından cazibesini kaybetmeye başladı. Konut fiyatlarındaki hızlı artışa rağmen kira gelirlerinin aynı oranda yükselmemesi, yatırımın geri dönüş süresini uzatırken, Türk yatırımcıları alternatif piyasalara yöneltiyor. Bu alternatiflerin başında ise Dubai geliyor. Türkiye’de kira artıyor ama yatırımın geri dönüşü uzuyor TÜİK verilerine göre Türkiye’de kira artış oranları yüksek seyrini korurken, uzmanlar bu artışın yatırımcıya reel anlamda güçlü bir getiri sunmadığına dikkat çekiyor. Konut fiyatlarının geldiği seviye, bakım ve yenileme giderleri, vergiler ve tahsilat riskleri bir araya geldiğinde, kira gelirinin yatırım maliyetini karşılama süresi giderek uzuyor. Sektörde “kira çarpanı” olarak adlandırılan ve bir konutun kira geliriyle kendini kaç yılda amorti ettiğini gösteren gösterge, Türkiye genelinde yatırımcıyı zorlayan seviyelere işaret ediyor. Büyük şehirlerde bu sürenin 18–25 yıl bandına kadar uzadığı görülüyor. İstanbul–Dubai kıyası: Aynı metrekare, farklı kira gerçeği Bu farkın, rakamlarla somutlaştığında daha net görüldüğünü söyleyen Uluslararası Gayrimenkul Uzmanı ve AngelshineProperty Kurucusu Betül Işık, “İstanbul’da merkezi bir ilçede aylık kirası 20–30 bin TL bandında olan ortalama bir 1+1 dairenin satış fiyatı 5–7 milyon TL seviyelerinde bulunuyor. Buna karşılık Dubai’de benzer nitelikte, aylık kirası 6 bin–8 bin dirhem (yaklaşık 1.600–2.200 dolar) olan 1+1 bir konutun satış fiyatı ise ortalama 250 bin–350 bin dolar bandında seyrediyor. Döviz bazında değerlendirildiğinde, Dubai’de kira gelirinin konut fiyatına oranla daha dengeli bir geri dönüş sunduğu görülüyor. Bu durum, yatırımın geri dönüş süresini kısaltırken, kira gelirinin sürdürülebilirliği açısından da yatırımcıya daha öngörülebilir bir tablo sunuyor. Ortaya çıkan tablo, “aynı metrekare, benzer kira” algısının yatırım maliyeti ve geri dönüş açısından pratikte geçerli olmadığını net biçimde ortaya koyuyor.” dedi. Dubai’de denge daha öngörülebilir Dubai’de ise tablo farklı bir seyir izliyor. Güçlü arz planlaması, yüksek işlem hacmi ve yabancı yatırımcı dostu yapı sayesinde kira piyasası daha öngörülebilir bir zeminde ilerliyor. Konut fiyatları ile kira gelirleri arasındaki denge, yatırımcıya daha kısa geri dönüş süresi sunabiliyor. Dubai’de özellikle daire segmentinde kira çarpanlarının 11–15 yıl aralığında seyretmesi, yatırımcı açısından dikkat çekici bir fark yaratıyor. Ayrıca kira gelirlerinin döviz bazlı olması, Türk yatırımcı için ek bir güven unsuru olarak öne çıkıyor. “Artık yatırımcı brüt oranlara değil, net getiriye bakıyor” Dubai’de gayrimenkul alım satımı alanında faaliyet gösteren Angelshine Property Kurucusu Betül Işık, yatırımcı davranışındaki değişimi şu sözlerle değerlendirdi: “Türkiye’de kiralar artsa bile, konutun toplam maliyeti yatırımcıyı yoruyor. Vergiler, bakım giderleri, boş kalma riski ve belirsizlikler, kira gelirinin anlamını zayıflatıyor. Dubai’de ise yatırımcı daha öngörülebilir bir piyasa, daha net kurallar ve daha disiplinli bir yapı görüyor. Artık kararları brüt kira oranları değil, net getiri belirliyor.” Kâğıt üzerinde benzer, pratikte farklı Uzmanlara göre Türkiye ve Dubai arasındaki kira getirisi farkı, yalnızca yüzdesel oranlarla açıklanamıyor. Kâğıt üzerinde birbirine yakın görünen brüt kira getirileri, uygulamada ciddi şekilde ayrışıyor. Dubai’de kira sözleşmelerinin daha net olması, tahsilat süreçlerinin düzenli işlemesi ve piyasadaki yüksek likidite, yatırımcıya hem gelir hem de çıkış kolaylığı sağlıyor. Türkiye’de ise yatırımcı, kira gelirinin sürekliliği konusunda daha temkinli davranmak zorunda kalıyor. Türk yatırımcı neden yön değiştiriyor? TCMB ödemeler dengesi verileri, Türk yatırımcıların yurt dışı gayrimenkul alımlarında belirgin bir artışa işaret ediyor. Uzmanlara göre bu eğilimin temelinde; döviz bazlı gelir beklentisi, daha kısa geri dönüş süresi ve varlık çeşitlendirme isteği yer alıyor. Betül Işık’a göre bu yön değişimi geçici değil: “Yatırımcı artık ‘bugün ne kadar kira alırım’ sorusundan çok, ‘bu yatırım beş yıl sonra beni nerede konumlandırır’ sorusunu soruyor. Bu açıdan bakıldığında Dubai, Türk yatırımcı için sadece alternatif değil, yeni bir denge noktası haline geliyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dubai’de Türk Yatırımcı 1+1’e Odaklandı  Haber

Dubai’de Türk Yatırımcı 1+1’e Odaklandı 

Resmi Dubai Land Department verileri Dubai’nin küresel yatırımcı için cazibesini koruduğunu, Türk alıcıların ise daha çok kira getirisi yüksek, erişilebilir bütçeli konutlara yöneldiğini ortaya koyuyor. Parcel Estates CEO’su Özden Çimen, “2025, Türk yatırımcının Dubai’de artık ‘metrekare değil getiri’ konuştuğu yıl oldu” dedi. Dubai Land Department tarafından yayımlanan güncel verilere göre, 2025 yılı boyunca Dubai genelinde konut ve gayrimenkul satışları rekor seviyelere ulaştı. Yılın ilk yarısında 125 binin üzerinde gayrimenkul işlemi gerçekleşirken, yıl geneline yayılan satış değerinin 500 milyar AED seviyesini aşarak tarihi zirvelere taşındığı görülüyor. Satışların önemli bir bölümünü off-plan projeler oluştururken, yatırımcıların erken aşama projelere olan ilgisi 2025’te de hız kesmedi. Parcel Estates CEO’su Özden Çimen, bu tabloyu şöyle değerlendirdi: “Dubai artık sadece fiyat artışıyla değil, işlem sayısı ve likiditesiyle de öne çıkan bir piyasa. 2025’teki veriler, Dubai’nin küresel gayrimenkul liginde üst sıralardaki yerini sağlamlaştırdığını net biçimde gösteriyor.” Türklerin yurt dışı konut alımı 2025’te yüksek seyrini korudu TCMB’nin yayımladığı ödemeler dengesi verilerine göre, Türklerin yurt dışı gayrimenkul alımları 2025 boyunca güçlü bir ivme sergiledi. En güncel resmi verilere göre, yalnızca Ekim 2025’te Türk yatırımcılar yurt dışında yaklaşık 225 milyon dolar tutarında gayrimenkul alımı gerçekleştirdi. Yılın ilk aylarından itibaren bakıldığında, 2025 genelinde Türklerin yurt dışı konut yatırımlarının milyar dolar seviyelerini aştığı görülüyor. Özden Çimen, bu eğilimin arkasındaki motivasyonu şu sözlerle anlattı: “Türk yatırımcı artık sadece gayrimenkul almıyor; döviz bazlı gelir, varlık koruma ve uluslararası çeşitlendirme hedefiyle hareket ediyor. Dubai bu anlamda en net adreslerden biri.” Türk yatırımcının Dubai tercihi net: Stüdyo ve 1+1 2025 verileri, Türk yatırımcının Dubai’de en çok stüdyo ve 1+1 dairelere yöneldiğini ortaya koyuyor. Bu tercihin arkasında; daha düşük giriş bütçesi, yüksek kira talebi, kısa sürede kiralanabilme ve yönetilebilir aidat maliyetleri bulunuyor. Business Bay, Downtown Dubai, Dubai Marina, Jumeirah Village Circle (JVC) ve Palm Jumeirah gibi bölgeler, Türk yatırımcının en çok ilgi gösterdiği lokasyonlar arasında yer alıyor. Fiyat açısından bakıldığında, özellikle JVC ve çevresinde stüdyo ve 1+1 dairelerin yaklaşık 750 bin AED ile 1,5 milyon AED bandında yoğunlaştığı görülüyor. Bu segment, hem uzun dönem kiralama hem de kısa dönem kiralama açısından yatırımcıya esneklik sunuyor. Özden Çimen, konut tipi tercihini şu sözlerle özetledi:“2025’te Türk yatırımcı için ‘büyük ev’ değil, ‘hızlı kiralanan ev’ ön plana çıktı. 1+1’ler bu yüzden açık ara önde.” Kira getirisi hâlâ ana motivasyon Dubai’de özellikle stüdyo ve 1+1 konutların yüksek doluluk oranlarıyla kiraya verilebildiği, kira getirilerinin döviz bazında güçlü seyrettiği belirtiliyor. Uzmanlara göre, bu durum Türk yatırımcı açısından yalnızca değer artışı değil, düzenli döviz geliri anlamına geliyor. Parcel Estates CEO’su Özden Çimen’e göre 2026’ya girerken yatırımcı davranışı daha da seçici olacak: “Dubai’de fırsat bitmedi ama artık doğru proje, doğru lokasyon ve doğru teslim tarihi çok daha kritik. Türk yatırımcı bilinçli, hesap yapan ve getiriyi önceliklendiren bir noktaya geldi.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.