Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türk Yatırımcılar

Kapsül Haber Ajansı - Türk Yatırımcılar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Yatırımcılar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Yatırımcıda Hedef: Schengen İçin Yunanistan, Gelir ve Eğitim için İngiltere Haber

Türk Yatırımcıda Hedef: Schengen İçin Yunanistan, Gelir ve Eğitim için İngiltere

Schengen bölgesinde serbest dolaşım ve yaşam planlamasını önceliklendiren yatırımcılar Yunanistan'a yönelirken, döviz bazlı kira geliri, uzun vadeli sermaye kazancı ve çocuklarının eğitim geleceğini planlamak isteyenler İngiltere'yi tercih ediyor. Uluslararası gayrimenkul danışmanlığı alanında faaliyet gösteren Golden Partner International'ın değerlendirmelerine göre, Türk yatırımcıların son dönemde en fazla ilgi gösterdiği iki Avrupa pazarı Yunanistan ve İngiltere olarak öne çıkıyor. Ancak bu iki ülke, yatırımcıya sundukları avantajlar açısından farklı ihtiyaçlara hitap ediyor. Schengen Erişimi Ve Mobilite Avantajı İçin Yunanistan Son yıllarda özellikle Golden Visa programıyla dikkat çeken Yunanistan, Avrupa'da serbest dolaşım imkânı arayan yatırımcıların öncelikli tercihleri arasında yer alıyor. Görece düşük giriş maliyetleri, Avrupa Birliği içerisinde hareket özgürlüğü sağlaması ve turizm odaklı bölgelerdeki kira geliri potansiyeli, ülkeyi Türk yatırımcılar açısından cazip kılan başlıca unsurlar arasında bulunuyor. Yunanistan'da gayrimenkul yatırımı yapan yabancı yatırımcı sayısındaki artış, yalnızca oturum hakkı elde etme motivasyonuyla değil; aynı zamanda uzun vadeli değer artışı beklentisiyle de destekleniyor. Özellikle Atina ve turistik sahil bölgelerinde gelişen yeni projeler, uluslararası yatırımcı talebini çekmeye devam ediyor. Sterlin Bazlı Gelir, Güçlü Piyasa Ve Eğitim Avantajı İçin İngiltere Öte yandan İngiltere pazarı, daha çok döviz bazlı düzenli gelir ve uzun vadeli sermaye kazancı hedefleyen yatırımcıların radarında bulunuyor. Dünyanın en şeffaf ve regüle edilmiş gayrimenkul pazarlarından biri olarak kabul edilen İngiltere, özellikle Londra merkezli yatırımlarda güçlü talep dinamikleri ve yüksek likidite avantajı sunuyor. Sterlin bazlı kira gelirleri, uluslararası yatırımcılar açısından önemli bir gelir koruma aracı olarak değerlendirilirken; Londra'nın küresel finans, eğitim ve ticaret merkezi olma özelliği, gayrimenkul değerlerini destekleyen temel faktörler arasında gösteriliyor. İngiltere'yi tercih eden yatırımcıların önemli bir bölümünü ise çocuklarının eğitim geleceğini planlayan aileler oluşturuyor. Dünyanın önde gelen üniversitelerine ve köklü eğitim kurumlarına ev sahipliği yapan İngiltere, gayrimenkul yatırımını yalnızca finansal bir araç olarak değil, aynı zamanda ailelerin uzun vadeli yaşam ve eğitim planlarının bir parçası olarak değerlendirmelerine olanak sağlıyor. Özellikle Londra ve üniversite şehirlerinde yapılan yatırımlar, hem eğitim sürecinde konaklama avantajı sunuyor hem de uzun vadede değer artışı potansiyeli taşıyor. Yatırım Kararında Motivasyon Belirleyici Oluyor Sektör uzmanlarına göre yurt dışı gayrimenkul yatırımlarında artık tek bir motivasyon bulunmuyor. Bir grup yatırımcı Schengen bölgesine erişim ve yaşam planlamasını önceliklendirirken, diğer bir grup döviz bazlı gelir yaratmayı, çocuklarının eğitim geleceğini planlamayı ve portföyünü farklı para birimleriyle çeşitlendirmeyi hedefliyor. Golden Partner Genel Müdürü Okan Ersan, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söylüyor: "Bugün yatırımcılar yalnızca bir gayrimenkul satın almıyor; aynı zamanda yaşam planlarını şekillendiriyor. Bazı yatırımcılar Schengen bölgesinde serbest dolaşım ve alternatif bir yaşam seçeneği için Yunanistan'a yönelirken, bazıları sterlin bazlı gelir elde etmek ve çocuklarının eğitim geleceğini planlamak amacıyla İngiltere'yi tercih ediyor. Bu nedenle yatırım kararlarında ülkenin sunduğu yaşam, eğitim ve ekonomik fırsatların birlikte değerlendirilmesi gerekiyor." Avrupa'da Fırsat Arayışı Devam Ediyor Uzmanlar, küresel belirsizliklerin devam ettiği mevcut ortamda Türk yatırımcıların yurt dışındaki alternatif pazarlara ilgisinin önümüzdeki dönemde de süreceğini öngörüyor. Özellikle Avrupa'da yatırım karşılığı oturum programları sunan ülkeler ile güçlü kira piyasalarına sahip merkezlerin, uluslararası yatırımcıların odağında kalmaya devam etmesi bekleniyor. Bu çerçevede Yunanistan ve İngiltere, farklı yatırım hedeflerine sahip Türk yatırımcılar için Avrupa'nın iki stratejik pazarı olarak öne çıkarken; yatırım kararlarında profesyonel danışmanlık ve doğru pazar analizi her zamankinden daha kritik hale geliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Yatırımcıların Yurtdışı Gayrimenkul Yatırımı 2,4 Milyar Doları Aştı Haber

Türk Yatırımcıların Yurtdışı Gayrimenkul Yatırımı 2,4 Milyar Doları Aştı

Küresel ekonomik belirsizlikler ve yatırım tercihlerindeki değişim, Türk yatırımcıların yurtdışı gayrimenkul piyasalarına olan ilgisini artırmaya devam ediyor. Astons tarafından hazırlanan Yunanistan Gayrimenkul Piyasası Analiz ve Trendler raporuna göre, Türk yatırımcıların yurtdışı gayrimenkule ilgisi son yıllarda istikrarlı bir artış gösteriyor. 2024 yılında yatırımlar yüzde 20,5 artışla 2,5 milyar doları aşarken, 2025’te de benzer bir ivmenin devam ettiği görülüyor. Yalnızca Ocak 2025’te Türk vatandaşları yurtdışı gayrimenkule 144 milyon dolar yatırım yaptı. Yılın ilk on bir ayında toplam yatırım 2,4 milyar dolara ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 26 artış gösterdi. Zirve ise ağustos ayında, tek bir ayda yapılan 288 milyon dolarlık yatırımla gerçekleşti. Araştırma, Türk yatırımcıların tercihlerinde coğrafi çeşitliliğin arttığını da ortaya koyuyor. Çin’in ardından Yunanistan öne çıkan destinasyonlar arasında yer alırken, Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere farklı pazarlara yönelik ilginin de güçlendiği görülüyor. Bu tablo, yatırımcıların tek bir pazara bağlı kalmak yerine farklı alternatifleri değerlendirdiğine işaret ediyor. 514 Milyon Euro’luk yatırım ve 3 bin 291 Golden Visa ile Yunanistan öne çıkıyor Küresel ekonomik dalgalanmalar ve yerel para birimlerindeki değişimler, yatırımcıların daha öngörülebilir ve döviz bazlı varlıklara yönelimini etkileyen temel faktörler arasında yer alıyor. Bu eğilim doğrultusunda Avrupa Birliği ülkelerinde gayrimenkul yatırımı, yalnızca finansal getiri değil; aynı zamanda yaşam, mobilite ve uzun vadeli planlama açısından da çok boyutlu bir değer alanı olarak öne çıkıyor. Bu çerçevede AB ülkeleri arasında dikkat çeken destinasyonlardan biri Yunanistan olurken, 2024 yılında Türk yatırımcıların ülkedeki gayrimenkul yatırımı 514 milyon Euro’ya ulaştı. 2025 yılı sonu itibarıyla ise Yunanistan Golden Visa programı kapsamında Türk vatandaşlarına verilen oturum izinleri 3 bin 291’e yükseldi. Bu rakam, toplam başvuruların yüzde 15,9’unu oluştururken Türk yatırımcıları Çin’in ardından ikinci sıraya taşıdı. Bu süreçte Birleşik Arap Emirlikleri ve Yunanistan hem yatırım hacmi hem de sundukları avantajlarla öne çıkan pazarlar arasında yer alıyor. Golden Visa programı sayesinde yatırımcılar yalnızca gayrimenkul edinmekle kalmıyor; aynı zamanda Avrupa’da oturum hakkı ve serbest dolaşım imkânı da elde ediyor. Euro bazlı kira geliri ve değer artışı potansiyeliyle desteklenen bu yapı, Yunanistan’ı Türk yatırımcılar için sadece bir yatırım noktası değil, aynı zamanda uzun vadeli bir finansal güven alanı haline getiriyor. “Golden Visa ile yatırım artık sadece mülk değil, stratejik bir varlık” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, “Bugün Türk yatırımcıların yaklaşımı belirgin şekilde değişmiş durumda. Artık yatırım kararları kısa vadeli kazanç beklentisiyle değil, uzun vadeli değer koruma ve istikrar odağında şekilleniyor. Yunanistan bu noktada güçlü bir alternatif sunuyor. Euro bazlı bir varlığa sahip olmak, düzenli kira geliri elde etmek ve Avrupa Birliği içinde yasal bir statü kazanmak aynı yatırım içinde birleşiyor. Golden Visa programı ise bu tabloyu tamamlayan en önemli unsurlardan biri. Yatırımcılara yalnızca oturum izni değil; Schengen bölgesine erişim, aile bireylerini kapsayan yapı ve hızlı başvuru süreci gibi önemli avantajlar sunuyor. Avrupa’da benzer programların daraldığı bir dönemde, Yunanistan’ın hâlâ gayrimenkul yatırımıyla oturum imkânı sunması, bu ilgiyi daha da artırıyor. Bugün geldiğimiz noktada gayrimenkul yatırımı, yatırımcılar için yalnızca bir mülk edinimi değil; döviz bazlı gelir üreten, hukuki güvenceye sahip ve uzun vadeli değer sunan stratejik bir varlık olarak konumlanıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Türk Yatırımcıların Yurtdışı Gayrimenkul Yatırımı 2,4 Milyar Doları Aştı Haber

 Türk Yatırımcıların Yurtdışı Gayrimenkul Yatırımı 2,4 Milyar Doları Aştı

Toplam yatırımın önemli bir bölümünü oluşturan Yunanistan, 514 milyon Euro’luk hacimle öne çıkıyor. Golden Visa’nın sunduğu oturum izni, Schengen erişimi ve Euro bazlı gelir avantajları bu ilgiyi artırıyor. Yatırımcı davranışındaki değişim, yüksek getiriden çok değer koruma odaklı yeni bir yaklaşımı işaret ediyor. Küresel ekonomik belirsizlikler ve yatırım tercihlerindeki değişim, Türk yatırımcıların yurtdışı gayrimenkul piyasalarına olan ilgisini artırmaya devam ediyor. Astons tarafından hazırlanan Yunanistan Gayrimenkul Piyasası Analiz ve Trendler raporuna göre, Türk yatırımcıların yurtdışı gayrimenkule ilgisi son yıllarda istikrarlı bir artış gösteriyor. 2024 yılında yatırımlar yüzde 20,5 artışla 2,5 milyar doları aşarken, 2025’te de benzer bir ivmenin devam ettiği görülüyor. Yalnızca Ocak 2025’te Türk vatandaşları yurtdışı gayrimenkule 144 milyon dolar yatırım yaptı. Yılın ilk on bir ayında toplam yatırım 2,4 milyar dolara ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 26 artış gösterdi. Zirve ise ağustos ayında, tek bir ayda yapılan 288 milyon dolarlık yatırımla gerçekleşti. Araştırma, Türk yatırımcıların tercihlerinde coğrafi çeşitliliğin arttığını da ortaya koyuyor. Çin’in ardından Yunanistan öne çıkan destinasyonlar arasında yer alırken, Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere farklı pazarlara yönelik ilginin de güçlendiği görülüyor. Bu tablo, yatırımcıların tek bir pazara bağlı kalmak yerine farklı alternatifleri değerlendirdiğine işaret ediyor. 514 Milyon Euro’luk yatırım ve 3 bin 291 Golden Visa ile Yunanistan öne çıkıyor Küresel ekonomik dalgalanmalar ve yerel para birimlerindeki değişimler, yatırımcıların daha öngörülebilir ve döviz bazlı varlıklara yönelimini etkileyen temel faktörler arasında yer alıyor. Bu eğilim doğrultusunda Avrupa Birliği ülkelerinde gayrimenkul yatırımı, yalnızca finansal getiri değil; aynı zamanda yaşam, mobilite ve uzun vadeli planlama açısından da çok boyutlu bir değer alanı olarak öne çıkıyor. Bu çerçevede AB ülkeleri arasında dikkat çeken destinasyonlardan biri Yunanistan olurken, 2024 yılında Türk yatırımcıların ülkedeki gayrimenkul yatırımı 514 milyon Euro’ya ulaştı. 2025 yılı sonu itibarıyla ise Yunanistan Golden Visa programı kapsamında Türk vatandaşlarına verilen oturum izinleri 3 bin 291’e yükseldi. Bu rakam, toplam başvuruların yüzde 15,9’unu oluştururken Türk yatırımcıları Çin’in ardından ikinci sıraya taşıdı. Bu süreçte Birleşik Arap Emirlikleri ve Yunanistan hem yatırım hacmi hem de sundukları avantajlarla öne çıkan pazarlar arasında yer alıyor. Golden Visa programı sayesinde yatırımcılar yalnızca gayrimenkul edinmekle kalmıyor; aynı zamanda Avrupa’da oturum hakkı ve serbest dolaşım imkânı da elde ediyor. Euro bazlı kira geliri ve değer artışı potansiyeliyle desteklenen bu yapı, Yunanistan’ı Türk yatırımcılar için sadece bir yatırım noktası değil, aynı zamanda uzun vadeli bir finansal güven alanı haline getiriyor. “Golden Visa ile yatırım artık sadece mülk değil, stratejik bir varlık” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, “Bugün Türk yatırımcıların yaklaşımı belirgin şekilde değişmiş durumda. Artık yatırım kararları kısa vadeli kazanç beklentisiyle değil, uzun vadeli değer koruma ve istikrar odağında şekilleniyor. Yunanistan bu noktada güçlü bir alternatif sunuyor. Euro bazlı bir varlığa sahip olmak, düzenli kira geliri elde etmek ve Avrupa Birliği içinde yasal bir statü kazanmak aynı yatırım içinde birleşiyor. Golden Visa programı ise bu tabloyu tamamlayan en önemli unsurlardan biri. Yatırımcılara yalnızca oturum izni değil; Schengen bölgesine erişim, aile bireylerini kapsayan yapı ve hızlı başvuru süreci gibi önemli avantajlar sunuyor. Avrupa’da benzer programların daraldığı bir dönemde, Yunanistan’ın hâlâ gayrimenkul yatırımıyla oturum imkânı sunması, bu ilgiyi daha da artırıyor. Bugün geldiğimiz noktada gayrimenkul yatırımı, yatırımcılar için yalnızca bir mülk edinimi değil; döviz bazlı gelir üreten, hukuki güvenceye sahip ve uzun vadeli değer sunan stratejik bir varlık olarak konumlanıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türklerin Yunanistan’daki Golden Visa Payı Yüzde 17,6’ya Ulaştı Haber

Türklerin Yunanistan’daki Golden Visa Payı Yüzde 17,6’ya Ulaştı

Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanında küresel liderlerden biri olan Astons verilerine göre; Yunanistan Golden Visa programı, Türk yatırımcıların en fazla tercih ettiği seçeneklerden biri haline gelmiş durumda. Son yıllarda başvuru sayılarında istikrarlı ve güçlü bir artış dikkat çekiyor. Bu ilgi yalnızca finansal getiri beklentisiyle sınırlı kalmıyor; yaşam kalitesi, eğitim olanakları ve uzun vadeli güven arayışıyla şekilleniyor. İkinci oturum izni yatırımın ötesine geçiyor Yatırımcıların ikinci oturum iznini yalnızca bir yatırım aracı olarak görmediğini belirten Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, bayram dönemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Özellikle bayram döneminde Yunanistan’a giden yatırımcıların, bu seyahatlerini yalnızca bir tatil değil, aynı zamanda yatırım fırsatlarını yerinde değerlendirdikleri bir sürece dönüştürdüğünü görüyoruz. İkinci oturum izni artık iş insanlarının yaşam planlarının önemli bir parçası haline geldi. Süreç çoğu zaman vize kolaylığı motivasyonuyla başlasa da zamanla çok daha kapsamlı bir yapıya evriliyor. Daha öngörülebilir bir yaşam, güvenlik, eğitim olanakları ve uluslararası hareket özgürlüğü bu kararın merkezinde yer alıyor. Artan yaşam maliyetleri ve ekonomik dalgalanmalar, yatırımcıları yalnızca kazanç odaklı değil; aynı zamanda geleceklerini güvence altına alan bir yapı kurmaya yönlendiriyor. Bu tablo, yatırım kararlarının finansal getirinin ötesine geçerek yaşam kalitesini merkeze alan daha bütüncül bir yaklaşımla alındığını gösteriyor.” Yunanistan Türk yatırımcıların radarında Bu süreçte Yunanistan’ın Türk yatırımcılar açısından öne çıkan destinasyonlardan biri olduğuna dikkat çeken Yağız Yiğit, şunları söyledi: “250.000 Euro’dan başlayan yatırım modeli, yatırımcılara yalnızca mülk edinme değil, aynı zamanda Avrupa’da yaşam alternatifine erişim imkânı sunuyor. Schengen bölgesinde serbest dolaşım hakkı, aile bireylerini kapsayan başvuru yapısı ve Avrupa’daki eğitim ile sağlık sistemlerine erişim gibi avantajlar, bu modeli daha cazip hale getiriyor. Minimum ikamet zorunluluğunun bulunmaması ise yatırımcıların mevcut yaşam düzenlerini değiştirmeden bu fırsattan yararlanabilmesini sağlıyor. Özellikle Atina gibi merkezi bölgelerde güçlü kira talebi ve değer artışı potansiyeli, bu ilgiyi destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Yunanistan’ın sunduğu bu avantajlar, yatırımcıların hem kısa vadeli kazanç hem de uzun vadeli yaşam planlarını birlikte değerlendirmesine imkân tanıyor.” Yatırım kararları sahada şekilleniyor Yiğit, yatırımcı davranışlarında son dönemde belirgin bir değişim yaşandığını vurgulayarak, yatırım kararlarının artık masa başında değil sahada şekillendiğine dikkat çekti. Yiğit; ‘‘Projelerin yerinde incelenmesi, bölgenin deneyimlenmesi ve yaşam koşullarının doğrudan gözlemlenmesi, karar süreçlerinde belirleyici rol oynuyor. Bu yaklaşım, yatırımcıların artık yalnızca teorik verilere değil, birebir deneyime dayalı daha bilinçli ve uzun vadeli kararlar aldığını ortaya koyuyor.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türklerin Yunanistan’daki Golden Visa Payı Yüzde 17,6’ya Ulaştı Haber

Türklerin Yunanistan’daki Golden Visa Payı Yüzde 17,6’ya Ulaştı

Bu eğilimin en güçlü yansımalarından biri ise Yunanistan’a olan talepte görülüyor. Ülkede 27 bini aşkın Golden Visa yatırımcısı bulunurken, başvuruların %17,6’sını Türk yatırımcılar oluşturuyor. Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanında küresel liderlerden biri olan Astons verilerine göre; Yunanistan Golden Visa programı, Türk yatırımcıların en fazla tercih ettiği seçeneklerden biri haline gelmiş durumda. Son yıllarda başvuru sayılarında istikrarlı ve güçlü bir artış dikkat çekiyor. Bu ilgi yalnızca finansal getiri beklentisiyle sınırlı kalmıyor; yaşam kalitesi, eğitim olanakları ve uzun vadeli güven arayışıyla şekilleniyor. İkinci oturum izni yatırımın ötesine geçiyor Yatırımcıların ikinci oturum iznini yalnızca bir yatırım aracı olarak görmediğini belirten Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, bayram dönemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Özellikle bayram döneminde Yunanistan’a giden yatırımcıların, bu seyahatlerini yalnızca bir tatil değil, aynı zamanda yatırım fırsatlarını yerinde değerlendirdikleri bir sürece dönüştürdüğünü görüyoruz. İkinci oturum izni artık iş insanlarının yaşam planlarının önemli bir parçası haline geldi. Süreç çoğu zaman vize kolaylığı motivasyonuyla başlasa da zamanla çok daha kapsamlı bir yapıya evriliyor. Daha öngörülebilir bir yaşam, güvenlik, eğitim olanakları ve uluslararası hareket özgürlüğü bu kararın merkezinde yer alıyor. Artan yaşam maliyetleri ve ekonomik dalgalanmalar, yatırımcıları yalnızca kazanç odaklı değil; aynı zamanda geleceklerini güvence altına alan bir yapı kurmaya yönlendiriyor. Bu tablo, yatırım kararlarının finansal getirinin ötesine geçerek yaşam kalitesini merkeze alan daha bütüncül bir yaklaşımla alındığını gösteriyor.” Yunanistan Türk yatırımcıların radarında Bu süreçte Yunanistan’ın Türk yatırımcılar açısından öne çıkan destinasyonlardan biri olduğuna dikkat çeken Yağız Yiğit, şunları söyledi: “250.000 Euro’dan başlayan yatırım modeli, yatırımcılara yalnızca mülk edinme değil, aynı zamanda Avrupa’da yaşam alternatifine erişim imkânı sunuyor. Schengen bölgesinde serbest dolaşım hakkı, aile bireylerini kapsayan başvuru yapısı ve Avrupa’daki eğitim ile sağlık sistemlerine erişim gibi avantajlar, bu modeli daha cazip hale getiriyor. Minimum ikamet zorunluluğunun bulunmaması ise yatırımcıların mevcut yaşam düzenlerini değiştirmeden bu fırsattan yararlanabilmesini sağlıyor. Özellikle Atina gibi merkezi bölgelerde güçlü kira talebi ve değer artışı potansiyeli, bu ilgiyi destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Yunanistan’ın sunduğu bu avantajlar, yatırımcıların hem kısa vadeli kazanç hem de uzun vadeli yaşam planlarını birlikte değerlendirmesine imkân tanıyor.” Yatırım kararları sahada şekilleniyor Yiğit, yatırımcı davranışlarında son dönemde belirgin bir değişim yaşandığını vurgulayarak, yatırım kararlarının artık masa başında değil sahada şekillendiğine dikkat çekti. Yiğit; ‘‘Projelerin yerinde incelenmesi, bölgenin deneyimlenmesi ve yaşam koşullarının doğrudan gözlemlenmesi, karar süreçlerinde belirleyici rol oynuyor. Bu yaklaşım, yatırımcıların artık yalnızca teorik verilere değil, birebir deneyime dayalı daha bilinçli ve uzun vadeli kararlar aldığını ortaya koyuyor.’’ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yunanistan’da Türklerin Bayram Öncesi Altın Vize Talebi Patladı Haber

Yunanistan’da Türklerin Bayram Öncesi Altın Vize Talebi Patladı

Yunanistan’da Türk yatırımcılar 2025 yılında yüzde 160’lık artışla ikinci sıraya yerleşirken, Level Immigration & Properties CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, serbest dolaşım ihtiyacı ve varlık güvenliği arayışının talebi hızlandırdığını söyledi. Ramazan Bayramı öncesinde yurt dışı seyahat planlarının artmasıyla birlikte Schengen vizesi randevularında yaşanan yoğunluk, alternatif çözümlere olan ilgiyi de beraberinde getirdi. Uzun randevu süreleri ve belirsizlikler, özellikle sık seyahat eden ve Avrupa ile iş bağlantısı bulunan yatırımcıları yatırım yoluyla oturum programlarına yöneltiyor. Bu eğilimin en güçlü yansımalarından biri ise Yunanistan’ın Altın Vize programında görüldü. 2025 yılında program kapsamında verilen toplam izin sayısı 8 bin 879’a yükselirken, Türk yatırımcılar 3 bin 291 izin ve yüzde 15,9 payla ikinci sıraya yerleşti. Toplam başvurular yüzde 95 arttı Yunanistan’da Altın Vize kapsamında verilen izin sayısı 2024 yılında 4 bin 535 iken, 2025’te yüzde 95 artarak 8 bin 879’a ulaştı. Programda en büyük yatırımcı grubu Çin olurken, Türk vatandaşları son yılların en hızlı yükselen yatırımcı profili olarak öne çıktı. Verilere göre Türkiye’den yapılan başvurularda 2025 yılında yüzde 160’lık artış yaşandı. Böylece Türk yatırımcılar toplam başvurular içinde yüzde 15,9 paya ulaştı. “Talebin arkasında varlık güvenliği ihtiyacı var” Konuyu değerlendiren Level Immigration & Properties Danışmanlık Hizmetleri CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, Türkiye’den gelen talebin ekonomik ve operasyonel nedenlerle arttığını belirtti. Almarioğlu, “Son dönemde yüksek gelir grubuna sahip yatırımcıların en önemli önceliği varlıklarını korumak ve farklı para birimleri üzerinden yatırım yapabilmek. Enflasyonist ortam, yatırımcıları portföylerini yurt dışına çeşitlendirmeye yönlendiriyor. Bunun yanında Schengen vizesi randevularında yaşanan yoğunluk ve belirsizlikler de sık seyahat eden yatırımcıları daha kalıcı çözümler aramaya itiyor,” dedi. Schengen avantajı talebi artırıyor Yatırımcıların karar sürecinde hareket serbestisinin belirleyici olduğunu vurgulayan Alamarioğlu, şunları söyledi: “Altın Vize programı, yatırımcılara Schengen Bölgesi içinde vizesiz dolaşım imkânı sağlıyor. Bu durum hem iş dünyası hem de aileler için önemli bir esneklik yaratıyor. Eğitim, sağlık ve yaşam planlaması açısından Avrupa’da bir alternatif oluşturması talebi hızlandıran başlıca faktörlerden biri.” Talep artışı 2023’ten bu yana hızlandı Türk yatırımcı ilgisindeki yükselişin 2023 yılından itibaren ivme kazandığı görülüyor. Uzmanlara göre ekonomik faktörlerin yanı sıra siyasi belirsizlikler, yaşam standardı beklentisi ve Avrupa’da uzun vadeli oturum imkânı da yatırım kararlarını etkileyen unsurlar arasında yer alıyor. Alamarioğlu, “Bugün yatırım yoluyla oturum programları yalnızca bir seyahat kolaylığı değil, uzun vadeli yaşam ve güvenlik planının bir parçası olarak değerlendiriliyor,” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Yatırımcılar Yunanistan’da Altın Vize’de İkinci Sıraya Yükseldi Haber

Türk Yatırımcılar Yunanistan’da Altın Vize’de İkinci Sıraya Yükseldi

Level Immigration& Properties CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, artan ilginin arkasında enflasyona karşı varlık koruma arayışı ve Schengen Bölgesi’nde serbest dolaşım talebinin bulunduğunu söyledi. Yatırım yoluyla oturum programlarına yönelik küresel talep artarken, Türkiye’den Avrupa’ya yönelen yatırımcı hareketi dikkat çekici boyutlara ulaştı. Yunanistan’ın Altın Vize programında 2025 yılında onaylanan toplam izin sayısı 8 bin 879’a yükselerek bir önceki yılın neredeyse iki katına çıktı. Program kapsamında Türk yatırımcılar 3 bin 291 izin ve yüzde 15,9 payla ikinci sıraya yerleşti. Artan talebin arkasında ekonomik ve finansal risklere karşı varlık güvenliği arayışı ile Avrupa’da hareket serbestisi isteği öne çıkıyor. Toplam başvurular yüzde 95 arttı Yunanistan’da Altın Vize kapsamında verilen izin sayısı 2024 yılında 4 bin 535 iken, 2025’te yüzde 95 artarak 8 bin 879’a ulaştı. Programda en büyük yatırımcı grubu Çin olurken, Türk vatandaşları son yılların en hızlı yükselen yatırımcı profili olarak öne çıktı. Verilere göre Türkiye’den yapılan başvurularda 2025 yılında yüzde 160’lık artış yaşandı. Böylece Türk yatırımcılar, toplam başvurular içinde yüzde 15,9 paya ulaştı. “Talebin arkasında varlık güvenliği ihtiyacı var” Konuyu değerlendiren Level Immigration & PropertiesDanışmanlık Hizmetleri CEO’su Haitham Ahmet Alamarioğlu, Türkiye’den gelen talebin ekonomik ve stratejik nedenlerle arttığını belirtti. “Son dönemde yüksek gelir grubuna sahip yatırımcıların en önemli önceliği varlıklarını korumak ve farklı para birimleri üzerinden yatırım yapabilmek. Enflasyonist ortam, yatırımcıları portföylerini yurt dışına çeşitlendirmeye yönlendiriyor. Yunanistan bu noktada hem yakınlığı hem de öngörülebilir yapısıyla öne çıkıyor,” dedi. Schengen avantajı talebi artırıyor Yatırımcıların karar sürecinde hareket serbestisinin belirleyici olduğunu vurgulayan Alamarioğlu, şunları söyledi: “Altın Vize programı, yatırımcılara Schengen Bölgesi içinde vizesiz dolaşım imkânı sağlıyor. Bu durum hem iş dünyası hem de aileler için önemli bir esneklik yaratıyor. Eğitim, sağlık ve yaşam planlaması açısından Avrupa’da bir alternatif oluşturması talebi hızlandıran başlıca faktörlerden biri.” Talep artışı 2023’ten bu yana hızlandı Türk yatırımcı ilgisindeki yükselişin 2023 yılından itibaren ivme kazandığı görülüyor. Uzmanlara göre ekonomik faktörlerin yanı sıra siyasi belirsizlikler, yaşam standardı beklentisi ve Avrupa’da uzun vadeli oturum imkânı da yatırım kararlarını etkileyen unsurlar arasında yer alıyor. Alamarioğlu, “Bugün yatırım yoluyla oturum programları yalnızca bir seyahat kolaylığı değil, uzun vadeli yaşam ve güvenlik planının bir parçası olarak değerlendiriliyor,” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pakistan Büyükelçisi Junaid, ATO Başkanı Baran'ı Ziyaret Etti Haber

Pakistan Büyükelçisi Junaid, ATO Başkanı Baran'ı Ziyaret Etti

ATO Başkanı Gürsel Baran, Pakistan'ın Ankara Büyükelçisi Dr. Yousaf Junaid, İstanbul Başkonsolosu Khawaja Khurram Naeem ve Müsteşar Qazi Saleem Ahmed Khan'ı makamında konuk etti. Türkiye ile Pakistan arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi konularının ele alındığı görüşmede ATO Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Tırpancı da yer aldı. ATO Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ile Pakistan arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 1,5 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirterek, bu rakamı daha yukarılara taşımayı hedeflediklerini kaydetti. Baran, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile Pakistan arasındaki ticaret hacminin kısa vadede 5 milyar dolara çıkarılması yönünde bir hedef ortaya koydu. Ankara Ticaret Odası olarak bu hedef doğrultusunda, ülkelerimiz arasındaki ticareti geliştirmeye hazırız. Mevcut ticaret hacmimizin 570 milyon dolarlık, yani yaklaşık üçte birinden fazlasının Ankara üzerinden gerçekleşiyor olması bizleri ayrıca memnun ediyor. Bu rakam, Ankara iş dünyasının Pakistan ile ticarette ne kadar aktif olduğunu gösteriyor" dedi. -EKONOMİK İŞ BİRLİKLERİ İÇİN GÜÇLÜ ZEMİN- Türkiye'de yaklaşık 5 bin Pakistanlı öğrencinin eğitim gördüğünü hatırlatan Baran, eğitim, kültür ve ticaret alanlarında gelişen ilişkilerin ekonomik iş birliklerine de güçlü bir zemin oluşturduğunu vurguladı. Baran, Türkiye ile Pakistan'ın dost ve kardeş iki ülke olduğunu belirterek, Türkiye'nin Pakistan'ı ilk tanıyan ülkelerden biri olduğunu hatırlattı. Türk şirketlerinin Pakistan'daki yatırımlarının 2 milyar doları aştığını, müteahhitlik ve müşavirlik hizmetleri kapsamında da yaklaşık 3,5 milyar dolarlık proje gerçekleştirildiğini kaydeden Baran, "Havalimanları, demiryolları, altyapı projeleri, tekstil, ihracat odaklı sanayi, hizmet sektörü ve tarımsal sanayi, iş birliğimizi daha da geliştirebileceğimiz alanlar arasında yer alıyor" dedi. Savunma sanayi alanında da önemli iş birliği fırsatları bulunduğunu ifade eden Baran, Pakistan ordusunun modernizasyon ihtiyaçlarının bir kısmının Türk savunma sanayi firmaları tarafından karşılandığını söyledi. Baran, Türk dizilerinin Pakistan'da gördüğü ilgiden memnuniyet duyduklarını da dile getirdi. -TÜRKİYE KAZANIRSA PAKİSTAN KAZANIR- Pakistan'ın Ankara Büyükelçisi Dr. Yousaf Junaid da yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki iş birliklerinin daha somut ve verimli hale getirilmesi için kurumsal bir çerçeve oluşturulması gerektiğini belirterek, ATO ile Pakistan'ın Başkonsolosluğu arasında doğrudan bir irtibat mekanizması kurulmasının süreci hızlandıracağını söyledi. Pakistan ekonomisinin son yıllarda belirgin bir iyileşme sürecine girdiğini ifade eden Junaid, ülkesinde iş yapma maliyetlerinin ciddi biçimde azaldığını kaydetti. Türkiye ile Pakistan arasındaki ekonomik iş birliğinin "kazan?kazan" modeliyle geliştirilebileceğini dile getiren Junaid, "Türkiye'nin teknoloji ve üretim tecrübesi ile Pakistan'ın iş gücü, ham madde ve lojistik avantajlarını birleştirmemiz gerekiyor" dedi. Tekstil, gıda ve seramik sektörlerinde ortak üretim modellerinin geliştirilebileceğini dile getiren Junaid, tekstilde Türkiye'nin makine ve teknolojisinin Pakistan'daki üretim gücüyle birleştirilerek, nihai ürünlerin Türk markasıyla dünya pazarlarına sunulabileceğini söyledi. Junaid, Pakistan'ın ham madde maliyetleri ve 240 milyonluk nüfusuyla Türk firmalar için büyük bir iç pazar sunduğunu ifade etti. Seramik sektöründe de Pakistan'ın sahip olduğu ham madde kaynaklarının önemli bir avantaj oluşturduğunu dile getiren Junaid, bu alanda kurulacak ortaklıkların hem maliyetleri düşüreceğini, hem de Körfez ülkeleri başta olmak üzere üçüncü pazarlara erişimi kolaylaştıracağını kaydetti. Lojistik açıdan Pakistan'ın Körfez bölgesine yakınlığının navlun maliyetlerini ciddi ölçüde düşürdüğüne dikkat çeken Junaid, bu avantajın Türk yatırımcılar için rekabet gücü oluşturduğunu söyledi. Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluğun ekonomik iş birlikleriyle daha da güçlenmesi gerektiğini vurgulayan Junaid, "240 milyonluk nüfusumuzla Pakistan, Türk firmaları için büyük bir pazar. Türkiye kazanırsa Pakistan kazanır, Pakistan kazanırsa Türkiye kazanır" dedi.

KIRCAALİSİAD, 1. Güç Birliği Toplantısını Gerçekleştirdi Haber

KIRCAALİSİAD, 1. Güç Birliği Toplantısını Gerçekleştirdi

Derneğin resmi faaliyetlerinin başlamasının ardından düzenlenen ilk büyük buluşma, birlik ve dayanışma ruhuyla gerçekleşti. “Sadece bugünün değil, yarının da derneği olacağız” Toplantının açılış konuşmasını yapan KIRCAALİSİAD Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Osman Güler, KIRCAALİSİAD’ın misyonunu “Sadece bir dayanışma ağı kurmak değil; aynı zamanda katma değerli üretimi, inovasyonu ve sürdürülebilir yatırımları teşvik ederek hem Türkiye hem de Bulgaristan ekonomisine güç katmak” olarak özetleyen Güler, derneğin güçlü bir iş ailesi olduğunu vurguladı. Derneğin, iki ülke arasında sağlam bir ekonomik köprü kurma vizyonunu vurgulayan Başkan Güler, “Bilindiği üzere Bulgaristan, Türk yatırımcılar için Avrupa Birliği pazarına açılan stratejik bir kapı. Türkiye ise Bulgaristan için dinamik bir ticaret ortağı. İki ülke arasındaki ticaret hacmi her geçen yıl artıyor, ancak potansiyel çok daha büyük” değerlendirmesinde bulundu. Tarihsel ticari ilişkilere de değinen Güler, “Türkiye'nin komşuları arasında yaptığı ilk ticaret anlaşması Bulgaristan ile yapılmış olup, 1924 yılına dayanmaktadır. 2024 yılında 5.151.000.000 $ ihracat ve 2.664.000.000 $ ithalat gerçekleşmiştir. Baktığımızda resmî olmayan verilere göre, son 23 yılda Bulgaristan’dan göç edenlerin sayısı 3,5 milyonu aşmış durumda. Türkiye, 700 bin ile bu göçün en büyük adresi. Bugün Türkiye’de 3,5 milyona yakın Bulgaristan kökenli vatandaşımızın yaşadığı tahmin ediliyor. Hatta dünyada en fazla Bulgaristan vatandaşının yaşadığı şehirler sıralamasında Sofya’dan sonra ikinci sırada Bursa geliyor. Böyle büyük bir iş dünyasını ve potansiyeli doğrudan temsil edecek bir oluşum bulunmuyordu. Bizler, geçmişten bugüne taşıdığımız kültürel mirası, Atalarımızdan bize emanet kalan değerleri, ekonomik, sosyal ve ticari bir sinerjiye dönüştürme hedefiyle bu yola çıktık” ifadelerini kullandı. “Sadece bir dernek değil, aynı zamanda bir aile” KIRCAALİSİAD’ın yalnızca bir dernek değil, aynı zamanda bir aile olduğunu vurgulayan Güler, “KIRCAALİSİAD’ın gerçek gücü, üyelerinin katılımcılığı, sahiplenmesi ve ‘bu dernek benim’ diyerek sorumluluk almasıdır. Çünkü bu yapı, ancak omuz omuza verildiğinde anlam kazanır. Her üyemizin fikri, önerisi ve emeği bu yapıyı daha ileriye taşıyacaktır. Bu yolculukta birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğimiz sürece aşamayacağımız engel, ulaşamayacağımız hedef yoktur. bir dayanışma platformu ve ortak geleceğimizi birlikte inşa edeceğimiz güçlü bir yuvadır” diye konuştu. “Her zaman desteğe hazırız” Toplantıda söz alan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, “Öncelikle böyle anlamlı bir günde sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. KIRCAALİSİAD'ın, Bursa'mızın ve ülkemizin ekonomik çeşitliliğine ve uluslararası bağlarına çok önemli bir katkı sunacağına inanıyorum. Bu değerli sinerjiye her zaman destek olmaya ve projelerde iş birliği yapmaya hazırız" dedi. “Şehrimizin ekonomik dokusunu güçlendiren, yeni köprüler kuran her girişimin yanındayız” Toplantıda konuşan Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ise “Bursa Ticaret Borsası olarak, şehrimizin ekonomik dokusunu güçlendiren, yeni köprüler kuran her girişimin yanındayız. KIRCAALİSİAD'ın da tam olarak bu misyonla yola çıktığını görmek son derece sevindirici. Bursa, tarihi ticaret yollarının ve canlı bir sanayi kültürünün şehridir. Balkan coğrafyası ile olan derin bağlarımız ise bu kimliğimizin ayrılmaz bir parçası. Bu anlamda KIRCAALİSİAD, Bursa'mızın uluslararası ticaret hacmine de önemli bir katkı sunacaktır” ifadelerini kullandı. “KIRCAALİSİAD’ın stratejik bir köprü olacağına inanıyorum” Toplantıda konuşan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, “Bu anlamlı güç birliğinde, sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Balkanlardan gelen kültürel ve insani miras, şehrimizin sosyal dokusunun da ayrılmaz bir parçasıdır. Bu anlamda KIRCAALİSİAD’ın stratejik bir köprü olacağına inanıyorum. Yenişehir Belediyesi olarak, derneğinizin çalışmalarını her zaman desteklemeye hazırız” dedi. “Hem Bursa’mız hem de Balkanlar için hayırlı olmasını diliyorum” Toplantıda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Nilüfer Belediyesi olarak, Bursa'mızın sosyal ve ekonomik dokusuna değer katan her oluşumun yanındayız. KIRCAALİSİAD’ın da bu anlamda çok önemli bir misyon üstlendiğine inanıyorum. KIRCAALİSİAD’a Bursa’mıza, ülkemize ve iki dost ülke arasındaki dayanışmaya hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. “Atalarımızın aziz hatıralarına destek çıkan tüm iş insanlarına teşekkür ediyoruz” Daha sonra söz alan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ise “Atalarımızın aziz hatıralarına destek çıkan tüm iş insanlarına teşekkür ediyoruz. Sivil toplum kuruluşlarımız bu noktada gerçekten çok önemli işlere imza atıyor. Bu anlamda KIRCAALİSİAD'ın tekrardan hem Bursa’mız hem de Balkanlar için hayırlı olmasını diliyor, nice güzel ve faydalı işlere imza atmasını temenni ediyorum” dedi. “Yatırımlara ve karşılıklı büyümeye dönüştürecek güçlü bir platform olacağına inanıyorum” Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ise “KIRCAALİSİAD’ın kuruluşunu ve bu ilk büyük buluşmasını içtenlikle kutluyorum. KIRCAALİSİAD gibi dinamik bir yapının, ülkemiz ve Balkanlar arasındaki potansiyeli somut iş birliklerine, yatırımlara ve karşılıklı büyümeye dönüştürecek güçlü bir platform olacağına inanıyorum. Emeği geçenleri kutluyor, derneğe ve tüm üyelerine başarılar diliyorum” diye konuştu. “KIRCAALİSİAD’ın çok faydalı projelere imza atacağına inancım tam” Gecede konuşma yapan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de “Öncelikle bu güzel toplantıyı yapan KIRCAALİSİAD'ı gönülden kutluyorum. Bugünkü hem tanıtım hem de birlikte olma buluşması, inanıyorum ki bundan sonra da geleceğe hep birlikte hareket etme duygusuyla daha da güçlenecek. Biz büyük bir aileyiz. Balkanlar, sadece bir geçmiş değil, aynı zamanda ortak bir gelecek vizyonudur. KIRCAALİSİAD beni ilk ziyaret ettiğinde altyapısını hazırlamış yola çıkmıştı, o günden sonra epey faaliyet gösterdiğini görüyoruz. Hem kentimize hem kentimizin ticari hayatına hem de Balkanlarla olan ilişkileri daha da güçlendirecek bir amaçla, çok faydalı projelere imza atacaklarına inancım tam” ifadelerini kullandı. Gecenin konuklarından biri olan Bulgaristan'ın Bursa Konsolosu Momchil Rusinov da yaptığı açıklamada, “Bursa, Bulgaristan için sadece coğrafi olarak yakın bir şehir değil; sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan tarihî ve son derece güçlü bağlara sahip olduğumuz bir kardeş şehirdir. Buradaki canlı Bulgaristan kökenli toplum, iki ülke arasındaki bu köprünün en değerli temsilcileridir. Ekonomik ve ticari ilişkilerimizin potansiyeli her geçen gün artıyor. KIRCAALİSİAD gibi dinamik bir yapının, bu potansiyeli somut iş birliklerine, yatırımlara ve karşılıklı büyümeye dönüştürecek güçlü bir platform olacağına inanıyorum” açıklamalarında bulundu. Öte yandan, birlik ve beraberliğin ön plana çıktığı geceye; Osmangazi Kaymakamı Ali Partal, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen, Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Olcay Özgön, Bal-Göç Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, Bursa BUSADER, BALKANTÜRKSİAD, RUMELİSİAD, ERİAD, ARSİAD, BİZSİAD Yönetim Kurulu Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerinin yanı sıra çok sayıda önemli isim katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.