Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkçi̇mento

Kapsül Haber Ajansı - Türkçi̇mento haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkçi̇mento haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Varsayılan Değerleri Çimento İhracatı İçin Risk Oluşturuyor Haber

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Varsayılan Değerleri Çimento İhracatı İçin Risk Oluşturuyor

Avrupa Komisyonu tarafından 17 Ekim 2025’te yayımlanan torba yasa değişiklikleri ve Aralık 2025’te yürürlüğe giren uygulama tüzükleri, özellikle üçüncü ülkelere uygulanacak varsayılan emisyon değerleri nedeniyle Türk çimento ihracatı üzerinde ciddi mali baskılar yaratıyor. TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmesinde, “Türkiye çimento sektörü, 2015 yılından bu yana AB ile uyumlu bir izleme, raporlama ve doğrulama (İRD) sistemi kapsamında faaliyet gösteriyor. Tüm tesislerimizde düşük emisyonlu kuru sistem fırınlar kullanılıyor ve fiili emisyon performansımız varsayılan değerlerin oldukça altında seyrediyor. Türkiye için özel bir varsayılan değer tanımlanmadığı için “diğer ülkeler” başlığı altındaki en yüksek emisyon katsayılarının uygulanması, sektörümüzü haksız biçimde dezavantajlı duruma düşürüyor. 2025 yılının ilk 11 ayında, sektörün yaklaşık yüzde 94’ünü temsil eden TÜRKÇİMENTO üyeleri 75 milyon ton klinker üretimi gerçekleştirdi. Türkiye ayrıca, AB’nin klinker ve çimento ithalatının ana tedarikçisi konumundadır.” dedi. Bozay, mevcut varsayılan değerlerin gerçek üretim koşullarını yansıtmadığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye’de SKDM geçiş döneminde AB’ye ihracat yapan üyelerimizin beyan ettiği fiili veriler, gri çimento klinkeri için emisyonların 0,88 tCO₂/ton seviyesinde gerçekleştiğini gösteriyor. Buna karşın AB mevzuatında Türkiye için kullanılan varsayılan değer 1,551 tCO₂/ton. Bu fark, gerçek emisyon performansını yansıtmayan ilave maliyetler doğuruyor ve SKDM’nin adil ve doğru uygulanmasına ilişkin tartışmaları beraberinde getiriyor.” AB Vatandaşlarını da Etkileyecek Fiili değerlerin doğrulanması süreçlerinde aksama yaşanması halinde, fiili değerler ile varsayılan değerler arasındaki farkın ciddi bir mali yüke dönüşeceğini vurgulayan TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, şunları söyledi: “Bu fark, güncel AB ETS fiyatlarıyla hesaplandığında karbon maliyetini bir ton klinker için yaklaşık 20 Avrodan 80 Avroya çıkarıyor. Ortaya çıkan tutar, AB’ye ihraç edilen ürünlerin ortalama birim fiyatını dahi aşarak ihracatın ekonomik sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit ediyor. SKDM bu haliyle uygulanırsa, oluşacak ek maliyetin önemli bir kısmı nihai ürün fiyatlarına yansıyacak ve sonuçta AB’deki tüketicileri de etkileyecektir. Bu nedenle, doğrulayıcı kapasitesinin zamanında devreye alınması ve varsayılan değerlerin gerçekçi şekilde güncellenmesi kritik önem taşıyor. Bu durum, Gümrük Birliği’nin temel prensipleriyle de tam uyumlu olmayan bir sonuç doğurabilir.” Öte yandan Bozay, uygulamada netleştirilmesi gereken bazı teknik konulara da dikkat çekti: “Çimento sektörümüz yenilenebilir elektrik kullanımını artırmaya odaklanıyor. Ancak düşük-orta ölçekli bir çimento fabrikasının öz tüketimini tamamen yenilenebilir enerjiden karşılayabilmesi için yaklaşık 50–70 MW büyüklüğünde bir güneş santrali kapasitesine ihtiyaç duyuluyor. Bu büyüklükte bir yatırımın fabrika sahası içinde veya hemen yakınında yapılması ve doğrudan bağlanması çoğu zaman teknik olarak mümkün olmuyor. Bu nedenle üreticiler yenilenebilir enerji yatırımlarını farklı lokasyonlarda gerçekleştirmek durumunda kalıyor. SKDM kapsamında, bu yatırımların ve beyan edilen fiili üretim verilerinin dolaylı emisyon hesaplamalarında tanınmasını sağlayacak net kurallara ihtiyaç var. Ayrıca nihai ürünün çimento olması durumunda gömülü emisyon metodolojisi, elektrik emisyon katsayıları ve bedelsiz tahsisat ayarlamaları gibi alanlarda mevzuatta belirsizlikler bulunuyor.” Bozay, SKDM’nin çevresel hedefleri korunurken adil rekabet koşullarının sağlanabilmesi için çözüm önerilerini ise şöyle dile getirdi: “Sektörümüzün önceliği, SKDM kapsamında emisyon raporlarının titizlikle hazırlanması ve doğrulanmasıdır. Ancak özellikle ilk yıllarda doğrulama süreçlerinde gecikmeler yaşanması ve doğrulayıcı kapasitesinin yetersiz kalması ihtimali bulunmaktadır. Saha ziyaretleri ve ilk doğrulama işlemleri beklenenden uzun sürebilir. Bu durumda, fiili emisyon performansını yansıtmayan varsayılan değerlerin uygulanması, düşük karbon yoğunluğuna sahip üreticileri orantısız biçimde negatif yönde etkileyebilir. Türkiye’nin 2015 yılından bu yana AB’ye benzer bir İzleme, Raporlama ve Doğrulama (İRD) sistemine sahip olması, gerçek veriler üzerinden değerlendirme yapılabilmesi açısından hem ihracatçılar hem de ithalatçılar için önemli bir güvence sunmaktadır. SKDM’nin fiili bir ticaret engeline dönüşmemesi için, ‘Diğer Ülkeler’ başlığı altındaki genel varsayılan değerler yerine, AB ile uyumlu İRD sistemi verilerine dayalı ulusal değerlerin kullanılmasına imkân tanınması önem taşımaktadır. Doğrulama altyapısı tam işler hale gelene kadar fiili emisyon verilerinin esas alınması ve orantısız mali yüklerin önlenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, düşük karbonlu üretim ile en yüksek karbonu üreteni ayırt edemeyen bir sistem olarak SKDM’nin düşük karbonlu üretimi destekleme amacı sadece tarife dışı teknik engel olmaktan öteye geçemeyecektir. Bu itibarla, uygulamada netleşmeyen SKDM kapsamında akredite kuruluşların nihai listesi gibi akreditasyona dair süreçlerde AB’nin iç mevzuatındaki ikincil düzenlemelerin ve teknik konuların da en kısa sürede açıklığa kavuşturulması büyük önem arz etmektedir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TÜRKÇİMENTO’dan Çimento Sektörünün Karbonsuzlaşmasına Güçlü Adım Haber

TÜRKÇİMENTO’dan Çimento Sektörünün Karbonsuzlaşmasına Güçlü Adım

Türkiye çimento sektörünün sıfıra yakın emisyonlu üretime geçişini hızlandırmayı hedefleyen program, sektörün düşük karbonlu dönüşümünü destekleyecek teknik yardım ve finansman mekanizmalarını bir araya getirdi. Guidehouse Germany liderliğinde yürütülen programda, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) finansman mekanizmasından sorumlu olurken, UNIDO, UNDP ve TÜRKÇİMENTO program ortağı olarak yer aldı. Program, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından destekleniyor. Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedeflerine somut katkı sağlaması hedeflenen programın hazırlık aşaması 2025–2026 yıllarında başladı. 2026–2031 döneminde uygulanması planlanan program kapsamında, düzenleyici çerçevenin desteklenmesi, projeye özgü teknik yardım sağlanması, tekrarlanabilir bir finansman mekanizmasının oluşturulması ve yenilikçi karbonsuzlaştırma projelerinin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Toplantıda, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdür Yardımcısı Ümit Yasin Güven, İngiltere Konsolosluğu Ekonomi ve Refah Birimi Başkanı Carl Spychal, UNDP Türkiye Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic, UNIDO Türkiye Temsilcisi & Bölgesel İşbirliği Merkezi Direktörü Süleyman Yılmaz, EBRD Sürdürülebilir İş, Sanayi, Tarım İşletmeleri ve Ticaret Direktörü Dimitri Koufos açılış konuşmacısı olarak yer aldı. Tanıtım toplantısında bir diğer açılış konuşmacısı olan TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, çimento sektörünün yeşil dönüşüm yolculuğuna ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “TÜRKÇİMENTO olarak, çimento sektörünün ülkemizin kalkınmasında stratejik bir rolü olduğuna inanıyoruz. Yeşil kalkınma modeli doğrultusunda, sektörümüz için kısa, orta ve uzun vadeli düşük karbonlu üretim yol haritamızı belirledik. Alternatif yakıt ve hammadde kullanımı ile yeşil çimento uygulamalarını artırarak karbon salımını azaltmak için kararlılıkla çalışıyoruz. “Türkiye Çimento Sektörünün Karbonsuzlaştırılmasının İlerletilmesi” programı kapsamında sağlanacak teknik yardım ve kurulacak finansal mekanizma, sektörümüzün 2053 net sıfır hedeflerine birlikte ilerlemesi açısından büyük önem taşıyor.” Program kapsamında ayrıca; çimento sektöründe karbonsuzlaştırma projelerine yönelik finansman mekanizmasının detayları, karma imtiyazlı finansman uygulamaları ve Türk çimento üreticilerinin programa katılım koşulları paylaşıldı. Sektör paydaşlarına yönelik kapasite geliştirme, eğitim ve bilgi paylaşımı faaliyetlerinin de programın önemli bileşenleri arasında yer aldığı vurgulandı. Türkiye çimento sektörünün yaklaşık yüzde 95’ini temsil eden TÜRKÇİMENTO, sahip olduğu Ar-Ge altyapısı ve uluslararası iş birlikleriyle sektörün sürdürülebilir, rekabetçi ve iklime dirençli bir yapıya kavuşması için çalışmalarını sürdürüyor.

TÜRKÇİMENTO ve Çin Çimento Birliği’nden Stratejik İş Birliği Haber

TÜRKÇİMENTO ve Çin Çimento Birliği’nden Stratejik İş Birliği

Toplantıda Çin Çimento Birliği (CCA) ile TÜRKÇİMENTO yönetimi bir araya gelerek, iki ülkenin çimento sektöründeki durumu, dönüşüm stratejileri ve geleceğe yönelik ortak çalışma alanlarını değerlendirdi. Toplantıya, TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Çimento İşverenleri Sendikası Başkanı (ÇEİS) ve TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Nihat Özdemir, TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, ÇEİS Genel Sekreteri Serdar Şardan ile Çin Çimento Birliği Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Wang Yutao katılım sağladı. Toplantıda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, TÜRKÇİMENTO olarak Çin Çimento Birliği yetkililerini Antalya’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Dünya çimento üretiminin yaklaşık yarısına sahip olan Çin ile ilişkilerin geçmişten bugüne sürdürüldüğünün altını çizdi. Konukoğlu ayrıca Türkiye’nin stratejik konumu, güçlü ihracat altyapısı ve modern üretim kapasitesinin; Çin’in teknolojik ve dijital dönüşüm alanındaki birikimiyle birleşmesi halinde önemli bir sinerji oluşacağına dikkati çekti. Çin Çimento Birliği Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Wang Yutao ise TÜRKÇİMENTO yetkilileriyle bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Çin Çimento Birliği olarak sektörde dijitalleşme, otomasyon ve yapay zekâ entegrasyonu odağında bir ulusal dönüşüm stratejisi yürüttüklerini vurguladı. Bu kapsamda 2027 yılına kadar şirketlerin %70’inin üretim süreçlerini tamamen otomatikleştirmesi, en az %20’sinin ise ileri seviye dijital dönüşüm olgunluğuna ulaşması hedeflendiğini ifade etti. Ayrıca Çin’de halihazırda 295 fabrikanın “yeşil tesis” statüsü kazandığı da paylaştı. Yapılan toplantıda 2011 yılında iki Birlik arasında imzalanan iyi niyet anlaşmasının güncellenmesi ve kapsamının genişletilmesi de gündeme geldi. Bu doğrultuda; pilot projeler, ortak eğitim programları, teknoloji ve fuar iş birlikleri ile uzman değişim programları için yeni ve daha kapsayıcı bir çerçeve oluşturulması konusunda görüş birliğine varıldı. Bu iş birliğinin, özellikle ETS (Emisyon Ticaret Sistemi) ve SKDM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) süreçlerinde Türk çimento sektörüne rekabet avantajı sağlaması bekleniyor. Toplantının sonunda Çin Çimento Birliği, TÜRKÇİMENTO yetkililerini 13–15 Mayıs 2026 tarihlerinde Fuzhou kentinde düzenlenecek 27. Çin Uluslararası Çimento Endüstrisi Fuarı (CEMENTTECH) etkinliğine resmi olarak davet etti. Önümüzdeki dönemde Türkiye’de gerçekleştirilecek teknik seminerler, atölye çalışmaları ve sektör etkinliklerinin de iki kurum iş birliğiyle düzenlenmesi hedefleniyor. Bu stratejik yakınlaşmanın, sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm, yeşil çimento ve beton teknolojileri alanlarında önemli kazanımlar yaratması ve küresel ölçekte örnek bir model oluşturması öngörülüyor.

TÜRKÇİMENTO ve ASİA’dan Güçlü Adım Haber

TÜRKÇİMENTO ve ASİA’dan Güçlü Adım

Toplantıya, TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Çimento Endüstrisi İş Verenleri Sendikası Başkanı (ÇEİS) ve TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Nihat Özdemir, TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, ÇEİS Genel Sekreteri Serdar Şardan ile Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği Başkanı Henning Sasse katılım sağladı. Toplantıda iki birlik arasında sürdürülebilir çimento üretimi ve düşük karbonlu dönüşüm hedefleri doğrultusunda önemli bir iş birliği süreci başlatılarak iyi niyet sözleşmesi imzalandı. TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, 68 yıldır faaliyet gösteren Birlik olarak uluslararası iş birliklerine verdikleri önemin altını çizdi. Türk çimento sektörünün yaklaşık %95’ini temsil eden TÜRKÇİMENTO’nun küresel ölçekte güçlü bir bilinirliğe sahip olduğuna dikkat çeken Konukoğlu, Azerbaycan Çimento Birliği ile yürütülen iş birliğinden duyduğu memnuniyeti ifade etti. Kardeş ülke Azerbaycan’ın çimento sektörünü daha ileri seviyelere taşıma noktasında her türlü desteği sürdüreceklerini belirten Konukoğlu, özellikle sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaların iki Birlik arasında karşılıklı güç birliğiyle ilerletileceğini vurguladı. Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği (ASİA) Başkanı Henning Sasse, Azerbaycan çimento sektörünün 4 entegre üretici tarafından temsil edilen, genç ve modern bir yapıya sahip olduğunu belirtti. 2024 yılında kurulan birlik çatısı altında bir araya gelen bu üreticilerin, yüksek verimli ve modern fırın teknolojileriyle faaliyet gösterdiğini vurgulayan Sasse, Birliğin misyonunun ise tüm değer zincirinde karbon emisyonlarını azaltmak, yeşil teknolojileri teşvik etmek ve Azerbaycan’da çimento ile betonun üretim ve kullanım şeklini dönüştürmek olduğunu ifade etti. Görüşmede, iki Birlik arasında aşağıdaki alanlarda iş birliği yapılması konusunda mutabakata varıldı: Klinker faktörünün düşürülmesi ve düşük karbonlu çimento geliştirilmesiAlternatif yakıt ve yenilenebilir enerji entegrasyonu Hidrojen ve karbon yakalama/kullanma/depolama (CCUS) teknolojilerine yönelik bilgi paylaşımı Düşük karbon standartlarının oluşturulmasıKamu ve özel sektör ile ortak projelerin geliştirilmesiMevzuat, standartlar ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılması Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği 2024 yılında kurulmuş genç, dinamik ve dönüşüme açık bir yapı olarak öne çıkarken; TÜRKÇİMENTO ise 1957’den bu yana sektörü temsil eden köklü geçmişi, teknik bilgi birikimi, sürdürülebilirlik çalışmaları ve dijital dönüşüm alanındaki örnek uygulamalarıyla dikkat çekiyor. Bu kapsamda, TÜRKÇİMENTO’nun teknik rehberlik, alternatif yakıt kullanımı ve düşük klinker üretimi konularındaki deneyiminin Azerbaycan çimento sektörüne önemli katkı sağlaması bekleniyor. Taraflar ayrıca sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve çimento ve betonun dekarbonizasyonu alanlarında ortak Ar-Ge projeleri yürütmeyi, seminer, konferans ve sergi gibi organizasyonlarda uzman ve temsilci katılımını sağlamayı, karşılıklı eğitim programları, çalıştaylar ve teknik ziyaretler gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu iş birliği hem TÜRKÇİMENTO hem de Azerbaycan çimento sektörünün dönüşüm motivasyonu açısından stratejik önem taşıyor. İyi niyet anlaşmasının ardından 2025 yılı itibarıyla ilk ortak aksiyonların başlatılması ve sürdürülebilir çimento üretimi odağında güçlendirilmiş bir ortaklık modelinin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bu adım, bölgesel ölçekte düşük karbonlu, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir çimento endüstrisi için önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.

Türk Çimento Sektörü 2024 Sürdürülebilirlik Raporu Yayımlandı Haber

Türk Çimento Sektörü 2024 Sürdürülebilirlik Raporu Yayımlandı

Tüm TÜRKÇİMENTO üyelerinin katkı sağladığı raporda, 53 entegre tesisin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) verileri konsolide edilerek sektörün sürdürülebilirlik yolculuğuna kapsamlı bir çerçeve sunuldu. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) dikkate alınarak hazırlanan rapor, TÜRKÇİMENTO’nun benimsediği çifte önemlilik yaklaşımı temelinde şekillendirildi. Bu kapsamda sektörün çevresel ve sosyal etkileri ile bu etkilerin finansal performansa yansımaları kapsamlı şekilde analiz edildi. Farklı paydaş gruplarının katılımıyla gerçekleştirilen anket ve mülakat çalışmaları sonucunda sektörün sürdürülebilirlik öncelikleri belirlendi. Raporda hem etki hem de finansal açıdan yüksek önceliğe sahip konular arasında iklim değişikliği ile mücadele ve uyum, enerji yönetimi ve verimliliği, sürdürülebilir ürünler, döngüsel ekonomi ve atık yönetimi, Türkiye ekonomisine katkı, iş sağlığı ve güvenliği, ürün kalitesi ve yasal mevzuata uyum öne çıkıyor. Ayrıca sektör genelinde sürdürülebilirlik ve iklimle bağlantılı risk ve fırsatlara da yer veriliyor. Alternatif Yakıtla Enerjinin Yüzde 13’ü Karşılandı Türk çimento sektörü geçen yıl itibarıyla, çevresel performansını güçlendirmeye yönelik önemli adımlar attı. Bu kapsamda 2,1 milyon ton alternatif yakıt kullanılarak sektörün ısıl enerji ihtiyacının %13’ü bu kaynaklardan sağlandı. 6,6 milyon ton alternatif hammadde kullanımıyla da yaklaşık %5’lik ikame oranına ulaşıldı. Yenilenebilir enerji yatırımlarında da artış sağlanırken, çimento fabrikalarının elektrik tüketiminin yaklaşık %10’u güneş ve rüzgâr enerjisinden karşılandı. Sektörde 2024 yılı içinde yapılan çevresel yatırımların toplamı 1,6 milyar TL’ye, yıllık çevresel harcamalar ise 300 milyon TL’ye ulaştı. Bu yatırımlar, karbon emisyonlarının azaltılmasının yanı sıra kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamalarının güçlendirilmesi açısından da önemli bir rol oynadı. TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Çimento sektörü olarak, sürdürülebilirliği artık bir tercih değil, temel bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Alternatif yakıt ve hammadde kullanımı, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları ve dijitalleşme çalışmaları, bu dönüşümün en somut göstergeleri. Yayımladığımız 2024 Sürdürülebilirlik Raporumuz yalnızca mevcut performansımızı değil, aynı zamanda risklerimizi, fırsatlarımızı ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritamızı da ortaya koyan stratejik bir rehber niteliği taşıyor.” Yeşil Dönüşüm Türk Çimentosunun Rekabet Gücünü Artırıyor Türk çimento sektörü; Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum süreci, karbon düzenlemeleri, enerji dönüşümü ve sürdürülebilir üretim uygulamaları doğrultusunda küresel rekabet gücünü artırmayı sürdürürken, toplumsal faydayı ve sürdürülebilir kalkınmayı da iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor. TÜRKÇİMENTO 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, sektörün düşük karbonlu ve daha dirençli bir geleceğe geçişinde önemli bir referans doküman niteliği taşıyor.

TÜRKÇİMENTO, Uluslararası Çimento Sektörünü Antalya’da Buluşturdu Haber

TÜRKÇİMENTO, Uluslararası Çimento Sektörünü Antalya’da Buluşturdu

TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, “Çimento sektörü yalnızca üretim yapılan bir alan değil, Türkiye’nin ekonomik, çevresel ve toplumsal dönüşümünde stratejik bir güçtür” dedi. TÜRKÇİMENTO tarafından her yıl düzenlenen Uluslararası Teknik Seminer ve Sergisi Antalya’da başladı. Bu yıl, 18’inci kez Türkiye ve dünyadan çok sayıda çimento markası ve profesyonelini ağırlayan etkinliğin ana teması “Yeni Yüzyılda Yeşil Çimento: Græcement” oldu. Yeşil ve dijital dönüşümden inovasyona, yeni nesil çimentolardan sürdürülebilir üretime kadar sektörün güncel gelişmeleri ve geleceğini şekillendiren çözümlerin ele alındığı etkinlik yine büyük bir başarıya imza attı. Etkinlik 600’ü aşkın katılımcı ve 150’yi aşkın firma katılımıyla gerçekleşti. “Yeşil ve Dijital Dönüşüm, İnovasyon, Sürdürülebilir Üretim ve Yeni Nesil Çimentolar” gibi konu başlıklarının ele alındığı etkinliğin açılışında konuşan TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, “Bugün, sektörümüzün geleceğini şekillendiren yeni bir sayfayı birlikte açıyoruz. Çimento sektörü yalnızca üretim yapan bir alan değil, Türkiye’nin ekonomik, çevresel ve toplumsal dönüşümünde stratejik bir güçtür” dedi. Türk çimento sektörünün tüm küresel zorluklara rağmen büyümeye, üretmeye ve dünyanın en güçlü oyuncularından biri olmaya devam ettiğini belirten Konukoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeşil dönüşüm artık bir tercih değil, sektörümüzün varoluş stratejisidir. Türk çimento sektörü sürdürülebilirlik hedeflerini erteleyen değil, gerçeğe dönüştüren bir sektördür. Biz dönüşümü üç temel eksende yönetiyoruz; yeşil, dijital ve insan odaklı dönüşüm. Artık üçüz dönüşüm yalnızca bir hedef değil, geleceğe açılan ana kapımızdır. Her yıl daha az fosil yakıt, daha fazla geri kazanılmış enerji kullanıyoruz. Attığımız her adım, karbon azaltımından döngüsel ekonomiye kadar geniş bir alanda Türkiye’nin sürdürülebilir geleceğine güç katıyor”. 18’inci Teknik Seminer ve Sergisinin açılışında Çin Çimento Birliği Genel Sekreteri Dr. Wang Yutao ve Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği Başkanı Henning Sasse de konuşmayla yer aldı. Nihat Özdemir: “Gri çimentodan yeşil çimentoya geçmemiz gerekiyor” TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve ÇEİS Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir de açıklamasında, Türk çimento sektörünün iddialı bir yapısı olduğunu belirterek, sektörün Avrupa’daki ve dünyadaki yerinin bunun en önemli göstergesi olduğunu belirtti. Özdemir şunları söyledi: “Sektörün 124 milyon tonluk eşdeğer çimento üretim kapasitesi mevcut. Bu yıl kapasite kullanım oranımızı %77’ye kadar çıkarttık. Bu iyi. Ama kullanamadığımız bir kapasite var. Bu nedenle yeni yatırıma ihtiyaç yok. Ama gri çimentodan yeşil çimentoya geçmemiz gerekiyor. Modernleşmeye ihtiyaç var. Yatırım bu alanda yapılmalı. Firmalarımız son 4-5 yıldır bu anlamda yatırımlar yapmaya başladılar.” Açıklamasında mega projeler konusuna da değinen Nihat Özdemir, Türkiye’de 2013’ten 2021 yılına kadar mega projeler yapıldığını hatırlatarak, pandemi sonrasında bu konuda Türkiye’de ve dünyada yavaşlama olduğunu vurguladı. TÜRKÇİMENTO CEO’su Bozay: “Artış ciro ve net gelire yansımıyor” TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay ise yaşanan depremden sonra sektörün satışların %5’lik bir artış olduğunun altını çizdi. “Ancak bu artış ciro ve net gelire yansımıyor. Borsada yer alan çimento şirketlerinin cirolarına baktığımızda %5’lik bir düşüş var. Net gelirde de %30’luk bir düşüş görüyoruz” diye konuşan Bozay, önümüzdeki dönemde sektörün yeşil dönüşüm için kendi iç imkanları ile finansmanı sağlamakta zorlanacağını, finansman ihtiyacının giderek artacak gibi göründüğünü belirtti. Dr. Wang Yutao: “Sıfır karbon hedefi doğrultusunda sizinle iş birliği yapmayı arzu ediyoruz” Çin Çimento Birliği Genel Sekreteri Dr. Wang Yutao konuşmasına; “Bu etkinliğe yıllardır davet ediliyoruz. Ancak çoğu zaman sadece tebrik ve selamlarımızı iletebildik. Bu yüzden bu yıl bizzat burada bulunmak benim için ayrı bir mutluluk” sözleriyle başlayan Dr. Yutao, Çin’de 2024 yılsonu itibariyle 1543 çimento üretim hattının faaliyette olduğunu söyledi. Ülkesinde çimento üretim kapasitesinin 1,8 milyar ton seviyesinde bulunduğunu hatırlattı. Dr. Yutao, “Biz de ülkemizin karbon nötr hedefinin bir parçasıyız ve karbon emisyonlarını azaltmak için çok fazla çaba gösteriyoruz. 2020 yılından bu yana çimento sektöründen kaynaklanan başlıca kirleticilerin emisyonları sürekli düşüş eğilimi göstermektedir. Sektörümüzün dönüşümü için birlikte daha fazla çaba gösterebileceğimizi umuyoruz. Sıfır karbon hedefi doğrultusunda sizinle iş birliği yapmayı arzu ediyoruz” dedi. Henning Sasse: “Sektör olarak elektrik tüketimimizi yeşil enerjiden sağlamayı hedefliyoruz” Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği Başkanı Henning Sasse, “Türkiye’ye kıyasla daha küçük bir ülke olsak da sektörümüzden güçlü bir temsil burada yer alıyor. Azerbaycan’da net sıfır hedefi doğrultusunda neler yapılabileceğini tartışıyoruz. Henüz bir yıllık bir oluşum olmamıza rağmen ASiA (Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği) olarak net sıfır hedefimizi ilan ettik. Bu sürece hükümet yetkililerini, karar vericileri ve inşaat sektörünü de dahil ettik” dedi. Sasse, Azerbaycan’da yeşil enerji konusunun son dönemin en sıcak gündemi olduğunu belirterek, “Hükümet, yeşil elektrik konusunda önemli adımlar atmış durumda. Biz de sektör olarak elektrik tüketimimizi tamamen yeşil enerji kaynaklarından sağlamayı hedefliyoruz. Petrol zengini bir ülke olmamıza rağmen sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü geleceğin en kritik alanı olarak karşımıza çıkıyor. Türk çimento üreticilerinin LC3 ve çimentomsu malzemeler üzerine yaptığı çalışmaları yakından takip ediyoruz; bunun Azerbaycan için de bir fırsat olabileceğini düşünüyoruz” dedi. Konuşmasına geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz merhum Türkçimento Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yücelik için başsağlığı dileyerek başlayan Avrupa Çimento Birliği CEO’su Koen Coppenholle, etkinlik teması olan inovasyon ve sürdürülebilirlik konularının kendileri için de odak konular olduğunu söyledi. Coppenholle, Avrupa Çimento Birliği’nin rekabetçilik zemininde dekarbonizasyon çalışmalarını yürüttüğünün altını çizdi. 1987 yılından bu yana düzenlenen etkinlik, çimento sektörünün ulusal ve uluslararası tedarikçi firmalarıyla buluştuğu bir platform olarak sektörde yenilikleri desteklemeye devam ediyor.

TÜRKÇİMENTO, Antalya’da Çimento Sektörünü Buluşturuyor Haber

TÜRKÇİMENTO, Antalya’da Çimento Sektörünü Buluşturuyor

TÜRKÇİMENTO’nun geleneksel hale gelen Uluslararası Teknik Seminer ve Sergisi bu yıl 18’inci kez 600’ü aşkın sektör profesyonelini ve 150’yi aşkın firmayı bir araya getirecek. Beş gün sürecek organizasyonda çimento sektörünün geleceğini şekillendiren başlıklar; yeşil dönüşüm, dijitalleşme, inovasyon ve sürdürülebilir üretim ekseninde ele alınacak. TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, etkinlik öncesinde yaptığı değerlendirmede, teknik seminerin sektörel bilgi paylaşımı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Her yıl dünyanın farklı noktalarından gelen uzmanları ve paydaşlarımızı buluşturduğumuz bu etkinlik, sektörümüzün geleceğini birlikte şekillendirdiğimiz güçlü bir platform niteliğinde. Türk çimento sektörü olarak, sürdürülebilir üretim anlayışını dijitalleşme ve inovasyonla güçlendiriyoruz. Antalya’da düzenlenecek 18. Uluslararası Teknik Seminer ve Sergimizde, yeşil dönüşümden alternatif yakıt kullanımına, dijital çözümlerden yeni nesil çimentolara kadar pek çok önemli başlık ele alınacak. Bu seminer, yalnızca bilgi paylaşımını değil, sektörün geleceğini birlikte inşa etme iradesini de yansıtıyor. Çimento sektörü, Türkiye’nin düşük karbonlu ekonomiye geçişinde stratejik bir rol üstleniyor. Bu tür uluslararası platformlar, bilgi paylaşımını güçlendirirken aynı zamanda sektörümüzün küresel hedeflerle uyumlu adımlar atmasını da destekliyor.” dedi. Sektörün Uluslararası Buluşma Noktası Bu yıl da hem yerli hem de yabancı sektör temsilcilerini ağırlayacak etkinlikte Çin, Azerbaycan ve Avrupa Çimento Birliğinden (Cement Europe) üst düzey yöneticiler ile çok sayıda uluslararası konuşmacı yer alacak. Açılış töreninde TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Çin Çimento Birliği Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Wang Yutao, Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği Başkanı Henning Sasse ve Cement Europe Ceo’su Koen Coppenholle konuşma yapacak. Katılımcılar; enerji verimliliği, karbon azaltımı, alternatif hammadde kullanımı, dijitalleşme ve yeşil finansman gibi alanlarda en güncel gelişmeleri yakından takip etme fırsatı bulacak. TÜRKÇİMENTO’nun ev sahipliğinde düzenlenecek seminer, çimento sektörünün bilgi, teknoloji ve iş birliği ekseninde bir araya geldiği en önemli uluslararası organizasyonlardan biri olma özelliğini bu yıl da sürdürecek. Etkinlik, TÜRKÇİMENTO’nun sürdürülebilir büyüme, bilgi paylaşımı ve sektörler arası iş birliği vizyonunu bir kez daha ortaya koyacak.

TÜRKÇİMENTO Akademi Yeşil Dönüşüm Yolunda Sektörü Ankara’da Buluşturdu Haber

TÜRKÇİMENTO Akademi Yeşil Dönüşüm Yolunda Sektörü Ankara’da Buluşturdu

TÜRKÇİMENTO öncülüğünde, Aşkale Çimento ve Oyak Çimento’nun ana sponsorluğunda, Cemtech Global Mühendislik ve Onbiron Endüstriyel Kimyasallar etkinlik sponsorluğunda gerçekleşen toplantı, sektörün farklı alanlarından 200’ün üzerinde uzmanın katılımıyla iki gün boyunca sürdü. Etkinliğin ilk günü, “LC3 Bilgilendirme Günü” kapsamında dünyaca ünlü çimento kimyası uzmanı Prof. Karen Scrivener ve ekibi, kalsine kil ve çimentomsu malzeme üretimindeki rolü, karbon emisyonlarının azaltılmasına katkısı ve Türkiye’nin bu alandaki potansiyeli üzerine kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. “Kalsine kil, sektörün yeşil dönüşümünde stratejik bir dönüm noktası” TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, açılış konuşmasında sektörün dönüşüm yolculuğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Çimento sektörü, karbon salımlarının azaltılması ve sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda dönüşümünü hızla sürdürüyor. Kalsine kil, bu dönüşümde kritik bir dönüm noktası. Bugün burada bilgi paylaşımının yanı sıra ortak bir yol haritası oluşturmak üzere bir aradayız. Çimento sektörünün geleceğini şekillendirecek başlıkları ele almak açısından bu toplantı büyük önem taşıyor. Ayrıca dünya çapında kanaat önderi olan Prof. Karen Scrivener’i ülkemizde ağırlamak bizim için büyük bir gurur.” Karen Scrivener: “Türkiye, LC3 teknolojisiyle düşük karbonlu üretimde büyük bir potansiyele sahip” Ecole Polytechnique Fédérale de Lausanne (EPFL) Üniversitesi’nden Prof. Karen Scrivener ise Türkiye’nin kalsine kil alanında önemli fırsatlara sahip olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Türkiye, sahip olduğu doğal kil kaynakları ve güçlü çimento üretim altyapısıyla LC3 teknolojisinin uygulanması için çok uygun bir ülke. Bu dönüşüm, hem karbon emisyonlarını önemli ölçüde azaltabilir hem de sektörün rekabet gücünü artırır.” Toplantının ikinci gününde ise katılımcılar, karbon düzenlemeleri, iklim kanunu, emisyon ticaret sistemi, sürdürülebilirlik raporlaması, hammadde temini, alternatif yakıt ve enerji kullanımı, dijitalleşme ve yapay zeka gibi öncelikli başlıklarda bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Gün sonunda, katılımcıların görüşlerinden oluşan bir değerlendirme raporu hazırlanarak sektörle paylaşılmak üzere derlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.