Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkçi̇mento

Kapsül Haber Ajansı - Türkçi̇mento haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkçi̇mento haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜRKÇİMENTO’dan Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Mesajı Haber

TÜRKÇİMENTO’dan Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Mesajı

TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay: “Çimento sektörü olarak yeşil dönüşümü, çevresel sorumluluğun ötesinde, sürdürülebilir büyüme ve rekabet gücümüzün temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve insan odaklı gelişimi birlikte ele alarak geleceği inşa ediyoruz. Alternatif yakıt ve ham madde kullanımının yanı sıra yenilenebilir enerji yatırımlarıyla çevresel etkilerimizi azaltırken aynı zamanda üretim gücümüzü daha verimli ve rekabetçi hale getiriyoruz. Türk çimento sektörü, döngüsel ekonomi uygulamalarıyla üretim süreçlerinde doğal kaynak kullanımını azaltırken farklı sektörlerden çıkan atıkları ekonomiye kazandırıyor. 2025 yılı verilerine göre alternatif yakıt kullanımı 2,3 milyon tona ulaşırken, sektör ısıl enerji ihtiyacının yaklaşık %13,2’sini alternatif yakıtlardan karşılıyor. Aynı dönemde kullanılan 7,7 milyon ton alternatif ham madde sayesinde doğal kaynakların korunmasına katkı sağlanırken, üretim süreçlerinde kaynak verimliliği artırılıyor. Çimento sektörü, enerji yoğun üretim yapısına rağmen yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırarak karbon ayak izini azaltmaya devam ediyor. Güneş enerjisi santralleri, rüzgar enerjisi yatırımları ve atık ısı geri kazanım tesisleri sayesinde sektörün elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10’u yenilenebilir ve geri kazanılmış enerji kaynaklarından sağlanıyor. Yalnızca atık ısı geri kazanım teknolojisi kapsamında, 17 fabrikada faaliyet gösteren 27 hatta kurulu 164,5 MW gücümüz sayesinde, 658 bin hanenin ve yaklaşık 2,6 milyon kişinin günlük elektrik enerjisi tüketimine eşdeğer enerji üretiyoruz. Elde edilen bu enerjiyle, ilgili fabrikalarımızın elektrik ihtiyacının yaklaşık %30’unu karşılıyoruz. Enerji verimliliği uygulamaları ve alternatif enerji kaynakları, sektörün hem çevresel performansını hem de uluslararası rekabet gücünü destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Yeşil Dönüşüm ve Rekabet Gücü Birlikte İlerliyor Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın mali yükümlülük aşamasına geçmesiyle birlikte, düşük karbonlu üretim çevresel bir tercih olmanın ötesine geçerek küresel ticaretin vazgeçilmez gerekliliklerinden biri haline geliyor. Türk çimento sektörü, düşük karbonlu üretim teknolojileri, alternatif yakıt kullanımı, enerji verimliliği projeleri ve dijital izleme sistemleriyle bu dönüşüme hazırlıklarını sürdürüyor. 2053 Net Sıfır Hedefi İçin Kararlı Adımlar Türk çimento sektörü, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Türkiye Çimento Sektörü Düşük Karbonlu Yol Haritası doğrultusunda 2053 net sıfır emisyon hedefine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Yol haritası kapsamında, sektörün karbonsuzlaşma hedeflerine ulaşabilmesi için karbon yakalama, kullanma ve depolama teknolojileri (CCUS), alternatif enerji kaynakları, enerji verimliliği uygulamaları ve yenilikçi üretim teknolojileri alanlarında 2053 yılına kadar yaklaşık 30 milyar ABD doları tutarında yatırım yapılması öngörülüyor. TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bugün sürdürülebilirlik ile rekabet gücü birbirinden ayrılmaz hale geldi. Avrupa Yeşil Mutabakatı, SKDM ve yeni karbon düzenlemeleri, sanayide dönüşümü hızlandırıyor. Türk çimento sektörü olarak bu süreci bir risk değil, ülkemizin üretim gücünü ve ihracat kapasitesini daha ileri taşıyacak stratejik bir fırsat olarak görüyoruz. 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda sektörümüz, düşük karbonlu üretim teknolojilerine yatırım yapmaya devam ediyor. Karbon yakalama teknolojilerinden yenilenebilir enerji yatırımlarına, enerji verimliliğinden dijital dönüşüme kadar geniş bir alanda yürüttüğümüz çalışmalarla hem çevresel sorumluluklarımızı yerine getiriyor hem de Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunuyoruz.” TÜRKÇİMENTO, çevre dostu üretim, dijital dönüşüm, kaynak verimliliği ve insan odaklı gelişim alanlarındaki çalışmalarını sürdürerek Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Çimento Sektörü Küresel Dönüşüm Gündemine Çin’den Mesaj Verdi Haber

Türk Çimento Sektörü Küresel Dönüşüm Gündemine Çin’den Mesaj Verdi

Konukoğlu, sektörün yeşil dönüşüm hedefleri doğrultusunda alternatif yakıt kullanımı, enerji verimliliği ve düşük karbonlu üretim teknolojilerine yönelik yatırımlarını hızlandırdığını vurguladı. Küresel çimento sektörünün en önemli organizasyonları arasında yer alan Cementtech etkinliği, 13 Mayıs’ta Çin’de sektör temsilcilerini bir araya getirdi. TÜRKÇİMENTO Başkanı Adil Sani Konukoğlu, etkinliğin açılış oturumunda gerçekleştirdiği konuşmada Türk çimento sektörünün üretim gücü, sürdürülebilirlik yatırımları ve uluslararası iş birliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında sektörün dönüşüm sürecine dikkat çeken Konukoğlu, “Biz, Türk çimento sektörü olarak bu süreci yalnızca bir uyum zorunluluğu değil, uzun vadeli rekabet gücümüzü belirleyecek stratejik bir dönüşüm olarak görüyoruz” dedi. Sektörün “üçüz dönüşüm” yaklaşımıyla hareket ettiğini belirten Konukoğlu, “Bu dönüşümün merkezinde yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insan odaklı dönüşüm yer alıyor. Türk çimento sektörü dönüşüm sürecini yalnızca takip eden değil, yön veren bir anlayışla ilerliyor” ifadelerini kullandı. “Yeşil dönüşüm, dijitalleşmeden ayrı düşünülemez” Dijitalleşmenin sürdürülebilir üretimde kritik rol üstlendiğini vurgulayan Konukoğlu, veri odaklı yönetim anlayışı, yapay zeka uygulamaları ve ileri üretim teknolojilerinin karbon emisyonlarının azaltılmasından kaynak verimliliğine kadar pek çok alanda belirleyici olduğunu söyledi. Türk çimento sektörünün sürdürülebilirlik yatırımlarına ilişkin güncel verileri de paylaşan Konukoğlu, sektörün 2024 yılı itibarıyla 2,1 milyon ton alternatif yakıt kullandığını ve ısıl enerji ihtiyacının yüzde 13’ünün alternatif kaynaklardan karşılandığını belirtti. Ayrıca Türkiye genelinde 17 fabrikada, 27 hatta kurulu atık ısı geri kazanımı tesisleriyle toplam 164,5 megawatt gücünde enerji üretildiğini ifade eden Konukoğlu, bu üretimin yaklaşık 658 bin hanenin günlük elektrik tüketimine eşdeğer olduğunu kaydetti. “Yeşil çimento kullanımının yaygınlaşması kritik önem taşıyor” Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda sektörün dönüşüm yatırımlarını hızlandırdığını belirten Konukoğlu, alternatif yakıt kullanım oranlarının artırılması, klinker oranının düşürülmesi ve düşük karbonlu yeni nesil üretim teknolojilerinin yaygınlaştırılmasının sektör açısından kritik önem taşıdığını söyledi. Konukoğlu, kamu projelerinde yeşil çimento kullanımını teşvik eden düzenlemeler sayesinde önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 11 milyon ton CO₂ emisyon azaltımı hedeflendiğini de ifade etti. Türkiye-Çin iş birliği vurgusu Konuşmasında Çin Çimento Birliği ile geliştirilen stratejik iş birliğine de değinen Konukoğlu, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ile Çin’in dijitalleşme ve otomasyon alanındaki deneyiminin önemli bir sinerji oluşturacağını belirtti. Konukoğlu, “Türkiye ve Çin arasında kurulan bu güçlü iş birliği, yalnızca iki ülke için değil, küresel çimento sektörünün sürdürülebilir geleceği için de örnek bir model olacaktır” değerlendirmesinde bulundu. Etkinlik kapsamında düzenlenen panel oturumuna TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay da katıldı. Bozay, panelde sektörün sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve uluslararası iş birlikleri odağındaki gelişmelerine ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimento Sektöründe Hidrojenin Rolü Değerlendirildi Haber

Çimento Sektöründe Hidrojenin Rolü Değerlendirildi

Düzenlenen webinarda çimento sektörünün karbon emisyonları içindeki payı ve bu emisyonların azaltılmasına yönelik geliştirilen alternatif çözümler bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirildi. Etkinlikte, enerji verimliliği uygulamaları, karbon yakalama ve depolama teknolojileri ile hidrojen kullanımı gibi başlıklar öne çıktı. HyVise adına konuşmacı olarak katılan Tuğba Onur Dalgöğüsoğlu’nun bilgi ve deneyimlerini paylaştığı webinarın moderatörlüğünü ise Limak Çimento CTO’su Ebru Sipahioğlu üstlendi. Program kapsamında yapılan değerlendirmelerde, çimento üretim süreçlerinden kaynaklanan emisyonların azaltılmasında özellikle yakıt kaynaklı emisyonlar için hidrojenin önemli bir alternatif sunduğu vurgulandı. Bu doğrultuda hidrojenin sektördeki potansiyel kullanım alanları ve dönüşüm sürecine katkısı detaylı şekilde paylaşıldı. Ayrıca hidrojenin yakıt olarak kullanılmasının yanı sıra karbon yakalama sonrasında karbonun başka ürünlere dönüştürülmesi için de kritik bir öneme sahip olacağının vurgusu yapıldı. Webinarda ayrıca, karbon yakalama, kullanım ve depolama (CCUS) teknolojilerinin emisyon azaltımında yüksek potansiyel sunduğu, ancak yatırım maliyetlerinin önemli bir değerlendirme başlığı olmaya devam ettiği ifade edildi. Gerçekleştirilen webinar, çimento sektöründe karbonsuzlaşma yolculuğunda hidrojenin rolüne dair farkındalığı artırırken, sektör paydaşları arasında bilgi paylaşımı güçlendiren önemli bir platform oldu. Dekarbonizasyonu odağına alan TÜRKÇİMENTO hidrojen konulu webinarlarına Nisan ve Mayıs ayında yapacağı oturumlarla devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Varsayılan Değerleri Çimento İhracatı İçin Risk Oluşturuyor Haber

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) Varsayılan Değerleri Çimento İhracatı İçin Risk Oluşturuyor

Avrupa Komisyonu tarafından 17 Ekim 2025’te yayımlanan torba yasa değişiklikleri ve Aralık 2025’te yürürlüğe giren uygulama tüzükleri, özellikle üçüncü ülkelere uygulanacak varsayılan emisyon değerleri nedeniyle Türk çimento ihracatı üzerinde ciddi mali baskılar yaratıyor. TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmesinde, “Türkiye çimento sektörü, 2015 yılından bu yana AB ile uyumlu bir izleme, raporlama ve doğrulama (İRD) sistemi kapsamında faaliyet gösteriyor. Tüm tesislerimizde düşük emisyonlu kuru sistem fırınlar kullanılıyor ve fiili emisyon performansımız varsayılan değerlerin oldukça altında seyrediyor. Türkiye için özel bir varsayılan değer tanımlanmadığı için “diğer ülkeler” başlığı altındaki en yüksek emisyon katsayılarının uygulanması, sektörümüzü haksız biçimde dezavantajlı duruma düşürüyor. 2025 yılının ilk 11 ayında, sektörün yaklaşık yüzde 94’ünü temsil eden TÜRKÇİMENTO üyeleri 75 milyon ton klinker üretimi gerçekleştirdi. Türkiye ayrıca, AB’nin klinker ve çimento ithalatının ana tedarikçisi konumundadır.” dedi. Bozay, mevcut varsayılan değerlerin gerçek üretim koşullarını yansıtmadığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye’de SKDM geçiş döneminde AB’ye ihracat yapan üyelerimizin beyan ettiği fiili veriler, gri çimento klinkeri için emisyonların 0,88 tCO₂/ton seviyesinde gerçekleştiğini gösteriyor. Buna karşın AB mevzuatında Türkiye için kullanılan varsayılan değer 1,551 tCO₂/ton. Bu fark, gerçek emisyon performansını yansıtmayan ilave maliyetler doğuruyor ve SKDM’nin adil ve doğru uygulanmasına ilişkin tartışmaları beraberinde getiriyor.” AB Vatandaşlarını da Etkileyecek Fiili değerlerin doğrulanması süreçlerinde aksama yaşanması halinde, fiili değerler ile varsayılan değerler arasındaki farkın ciddi bir mali yüke dönüşeceğini vurgulayan TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, şunları söyledi: “Bu fark, güncel AB ETS fiyatlarıyla hesaplandığında karbon maliyetini bir ton klinker için yaklaşık 20 Avrodan 80 Avroya çıkarıyor. Ortaya çıkan tutar, AB’ye ihraç edilen ürünlerin ortalama birim fiyatını dahi aşarak ihracatın ekonomik sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit ediyor. SKDM bu haliyle uygulanırsa, oluşacak ek maliyetin önemli bir kısmı nihai ürün fiyatlarına yansıyacak ve sonuçta AB’deki tüketicileri de etkileyecektir. Bu nedenle, doğrulayıcı kapasitesinin zamanında devreye alınması ve varsayılan değerlerin gerçekçi şekilde güncellenmesi kritik önem taşıyor. Bu durum, Gümrük Birliği’nin temel prensipleriyle de tam uyumlu olmayan bir sonuç doğurabilir.” Öte yandan Bozay, uygulamada netleştirilmesi gereken bazı teknik konulara da dikkat çekti: “Çimento sektörümüz yenilenebilir elektrik kullanımını artırmaya odaklanıyor. Ancak düşük-orta ölçekli bir çimento fabrikasının öz tüketimini tamamen yenilenebilir enerjiden karşılayabilmesi için yaklaşık 50–70 MW büyüklüğünde bir güneş santrali kapasitesine ihtiyaç duyuluyor. Bu büyüklükte bir yatırımın fabrika sahası içinde veya hemen yakınında yapılması ve doğrudan bağlanması çoğu zaman teknik olarak mümkün olmuyor. Bu nedenle üreticiler yenilenebilir enerji yatırımlarını farklı lokasyonlarda gerçekleştirmek durumunda kalıyor. SKDM kapsamında, bu yatırımların ve beyan edilen fiili üretim verilerinin dolaylı emisyon hesaplamalarında tanınmasını sağlayacak net kurallara ihtiyaç var. Ayrıca nihai ürünün çimento olması durumunda gömülü emisyon metodolojisi, elektrik emisyon katsayıları ve bedelsiz tahsisat ayarlamaları gibi alanlarda mevzuatta belirsizlikler bulunuyor.” Bozay, SKDM’nin çevresel hedefleri korunurken adil rekabet koşullarının sağlanabilmesi için çözüm önerilerini ise şöyle dile getirdi: “Sektörümüzün önceliği, SKDM kapsamında emisyon raporlarının titizlikle hazırlanması ve doğrulanmasıdır. Ancak özellikle ilk yıllarda doğrulama süreçlerinde gecikmeler yaşanması ve doğrulayıcı kapasitesinin yetersiz kalması ihtimali bulunmaktadır. Saha ziyaretleri ve ilk doğrulama işlemleri beklenenden uzun sürebilir. Bu durumda, fiili emisyon performansını yansıtmayan varsayılan değerlerin uygulanması, düşük karbon yoğunluğuna sahip üreticileri orantısız biçimde negatif yönde etkileyebilir. Türkiye’nin 2015 yılından bu yana AB’ye benzer bir İzleme, Raporlama ve Doğrulama (İRD) sistemine sahip olması, gerçek veriler üzerinden değerlendirme yapılabilmesi açısından hem ihracatçılar hem de ithalatçılar için önemli bir güvence sunmaktadır. SKDM’nin fiili bir ticaret engeline dönüşmemesi için, ‘Diğer Ülkeler’ başlığı altındaki genel varsayılan değerler yerine, AB ile uyumlu İRD sistemi verilerine dayalı ulusal değerlerin kullanılmasına imkân tanınması önem taşımaktadır. Doğrulama altyapısı tam işler hale gelene kadar fiili emisyon verilerinin esas alınması ve orantısız mali yüklerin önlenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, düşük karbonlu üretim ile en yüksek karbonu üreteni ayırt edemeyen bir sistem olarak SKDM’nin düşük karbonlu üretimi destekleme amacı sadece tarife dışı teknik engel olmaktan öteye geçemeyecektir. Bu itibarla, uygulamada netleşmeyen SKDM kapsamında akredite kuruluşların nihai listesi gibi akreditasyona dair süreçlerde AB’nin iç mevzuatındaki ikincil düzenlemelerin ve teknik konuların da en kısa sürede açıklığa kavuşturulması büyük önem arz etmektedir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TÜRKÇİMENTO’dan Çimento Sektörünün Karbonsuzlaşmasına Güçlü Adım Haber

TÜRKÇİMENTO’dan Çimento Sektörünün Karbonsuzlaşmasına Güçlü Adım

Türkiye çimento sektörünün sıfıra yakın emisyonlu üretime geçişini hızlandırmayı hedefleyen program, sektörün düşük karbonlu dönüşümünü destekleyecek teknik yardım ve finansman mekanizmalarını bir araya getirdi. Guidehouse Germany liderliğinde yürütülen programda, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) finansman mekanizmasından sorumlu olurken, UNIDO, UNDP ve TÜRKÇİMENTO program ortağı olarak yer aldı. Program, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından destekleniyor. Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedeflerine somut katkı sağlaması hedeflenen programın hazırlık aşaması 2025–2026 yıllarında başladı. 2026–2031 döneminde uygulanması planlanan program kapsamında, düzenleyici çerçevenin desteklenmesi, projeye özgü teknik yardım sağlanması, tekrarlanabilir bir finansman mekanizmasının oluşturulması ve yenilikçi karbonsuzlaştırma projelerinin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Toplantıda, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdür Yardımcısı Ümit Yasin Güven, İngiltere Konsolosluğu Ekonomi ve Refah Birimi Başkanı Carl Spychal, UNDP Türkiye Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic, UNIDO Türkiye Temsilcisi & Bölgesel İşbirliği Merkezi Direktörü Süleyman Yılmaz, EBRD Sürdürülebilir İş, Sanayi, Tarım İşletmeleri ve Ticaret Direktörü Dimitri Koufos açılış konuşmacısı olarak yer aldı. Tanıtım toplantısında bir diğer açılış konuşmacısı olan TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, çimento sektörünün yeşil dönüşüm yolculuğuna ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “TÜRKÇİMENTO olarak, çimento sektörünün ülkemizin kalkınmasında stratejik bir rolü olduğuna inanıyoruz. Yeşil kalkınma modeli doğrultusunda, sektörümüz için kısa, orta ve uzun vadeli düşük karbonlu üretim yol haritamızı belirledik. Alternatif yakıt ve hammadde kullanımı ile yeşil çimento uygulamalarını artırarak karbon salımını azaltmak için kararlılıkla çalışıyoruz. “Türkiye Çimento Sektörünün Karbonsuzlaştırılmasının İlerletilmesi” programı kapsamında sağlanacak teknik yardım ve kurulacak finansal mekanizma, sektörümüzün 2053 net sıfır hedeflerine birlikte ilerlemesi açısından büyük önem taşıyor.” Program kapsamında ayrıca; çimento sektöründe karbonsuzlaştırma projelerine yönelik finansman mekanizmasının detayları, karma imtiyazlı finansman uygulamaları ve Türk çimento üreticilerinin programa katılım koşulları paylaşıldı. Sektör paydaşlarına yönelik kapasite geliştirme, eğitim ve bilgi paylaşımı faaliyetlerinin de programın önemli bileşenleri arasında yer aldığı vurgulandı. Türkiye çimento sektörünün yaklaşık yüzde 95’ini temsil eden TÜRKÇİMENTO, sahip olduğu Ar-Ge altyapısı ve uluslararası iş birlikleriyle sektörün sürdürülebilir, rekabetçi ve iklime dirençli bir yapıya kavuşması için çalışmalarını sürdürüyor.

TÜRKÇİMENTO ve Çin Çimento Birliği’nden Stratejik İş Birliği Haber

TÜRKÇİMENTO ve Çin Çimento Birliği’nden Stratejik İş Birliği

Toplantıda Çin Çimento Birliği (CCA) ile TÜRKÇİMENTO yönetimi bir araya gelerek, iki ülkenin çimento sektöründeki durumu, dönüşüm stratejileri ve geleceğe yönelik ortak çalışma alanlarını değerlendirdi. Toplantıya, TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Çimento İşverenleri Sendikası Başkanı (ÇEİS) ve TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Nihat Özdemir, TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, ÇEİS Genel Sekreteri Serdar Şardan ile Çin Çimento Birliği Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Wang Yutao katılım sağladı. Toplantıda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, TÜRKÇİMENTO olarak Çin Çimento Birliği yetkililerini Antalya’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Dünya çimento üretiminin yaklaşık yarısına sahip olan Çin ile ilişkilerin geçmişten bugüne sürdürüldüğünün altını çizdi. Konukoğlu ayrıca Türkiye’nin stratejik konumu, güçlü ihracat altyapısı ve modern üretim kapasitesinin; Çin’in teknolojik ve dijital dönüşüm alanındaki birikimiyle birleşmesi halinde önemli bir sinerji oluşacağına dikkati çekti. Çin Çimento Birliği Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Wang Yutao ise TÜRKÇİMENTO yetkilileriyle bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Çin Çimento Birliği olarak sektörde dijitalleşme, otomasyon ve yapay zekâ entegrasyonu odağında bir ulusal dönüşüm stratejisi yürüttüklerini vurguladı. Bu kapsamda 2027 yılına kadar şirketlerin %70’inin üretim süreçlerini tamamen otomatikleştirmesi, en az %20’sinin ise ileri seviye dijital dönüşüm olgunluğuna ulaşması hedeflendiğini ifade etti. Ayrıca Çin’de halihazırda 295 fabrikanın “yeşil tesis” statüsü kazandığı da paylaştı. Yapılan toplantıda 2011 yılında iki Birlik arasında imzalanan iyi niyet anlaşmasının güncellenmesi ve kapsamının genişletilmesi de gündeme geldi. Bu doğrultuda; pilot projeler, ortak eğitim programları, teknoloji ve fuar iş birlikleri ile uzman değişim programları için yeni ve daha kapsayıcı bir çerçeve oluşturulması konusunda görüş birliğine varıldı. Bu iş birliğinin, özellikle ETS (Emisyon Ticaret Sistemi) ve SKDM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) süreçlerinde Türk çimento sektörüne rekabet avantajı sağlaması bekleniyor. Toplantının sonunda Çin Çimento Birliği, TÜRKÇİMENTO yetkililerini 13–15 Mayıs 2026 tarihlerinde Fuzhou kentinde düzenlenecek 27. Çin Uluslararası Çimento Endüstrisi Fuarı (CEMENTTECH) etkinliğine resmi olarak davet etti. Önümüzdeki dönemde Türkiye’de gerçekleştirilecek teknik seminerler, atölye çalışmaları ve sektör etkinliklerinin de iki kurum iş birliğiyle düzenlenmesi hedefleniyor. Bu stratejik yakınlaşmanın, sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm, yeşil çimento ve beton teknolojileri alanlarında önemli kazanımlar yaratması ve küresel ölçekte örnek bir model oluşturması öngörülüyor.

TÜRKÇİMENTO ve ASİA’dan Güçlü Adım Haber

TÜRKÇİMENTO ve ASİA’dan Güçlü Adım

Toplantıya, TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Çimento Endüstrisi İş Verenleri Sendikası Başkanı (ÇEİS) ve TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Nihat Özdemir, TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, ÇEİS Genel Sekreteri Serdar Şardan ile Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği Başkanı Henning Sasse katılım sağladı. Toplantıda iki birlik arasında sürdürülebilir çimento üretimi ve düşük karbonlu dönüşüm hedefleri doğrultusunda önemli bir iş birliği süreci başlatılarak iyi niyet sözleşmesi imzalandı. TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, 68 yıldır faaliyet gösteren Birlik olarak uluslararası iş birliklerine verdikleri önemin altını çizdi. Türk çimento sektörünün yaklaşık %95’ini temsil eden TÜRKÇİMENTO’nun küresel ölçekte güçlü bir bilinirliğe sahip olduğuna dikkat çeken Konukoğlu, Azerbaycan Çimento Birliği ile yürütülen iş birliğinden duyduğu memnuniyeti ifade etti. Kardeş ülke Azerbaycan’ın çimento sektörünü daha ileri seviyelere taşıma noktasında her türlü desteği sürdüreceklerini belirten Konukoğlu, özellikle sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaların iki Birlik arasında karşılıklı güç birliğiyle ilerletileceğini vurguladı. Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği (ASİA) Başkanı Henning Sasse, Azerbaycan çimento sektörünün 4 entegre üretici tarafından temsil edilen, genç ve modern bir yapıya sahip olduğunu belirtti. 2024 yılında kurulan birlik çatısı altında bir araya gelen bu üreticilerin, yüksek verimli ve modern fırın teknolojileriyle faaliyet gösterdiğini vurgulayan Sasse, Birliğin misyonunun ise tüm değer zincirinde karbon emisyonlarını azaltmak, yeşil teknolojileri teşvik etmek ve Azerbaycan’da çimento ile betonun üretim ve kullanım şeklini dönüştürmek olduğunu ifade etti. Görüşmede, iki Birlik arasında aşağıdaki alanlarda iş birliği yapılması konusunda mutabakata varıldı: Klinker faktörünün düşürülmesi ve düşük karbonlu çimento geliştirilmesiAlternatif yakıt ve yenilenebilir enerji entegrasyonu Hidrojen ve karbon yakalama/kullanma/depolama (CCUS) teknolojilerine yönelik bilgi paylaşımı Düşük karbon standartlarının oluşturulmasıKamu ve özel sektör ile ortak projelerin geliştirilmesiMevzuat, standartlar ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılması Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği 2024 yılında kurulmuş genç, dinamik ve dönüşüme açık bir yapı olarak öne çıkarken; TÜRKÇİMENTO ise 1957’den bu yana sektörü temsil eden köklü geçmişi, teknik bilgi birikimi, sürdürülebilirlik çalışmaları ve dijital dönüşüm alanındaki örnek uygulamalarıyla dikkat çekiyor. Bu kapsamda, TÜRKÇİMENTO’nun teknik rehberlik, alternatif yakıt kullanımı ve düşük klinker üretimi konularındaki deneyiminin Azerbaycan çimento sektörüne önemli katkı sağlaması bekleniyor. Taraflar ayrıca sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve çimento ve betonun dekarbonizasyonu alanlarında ortak Ar-Ge projeleri yürütmeyi, seminer, konferans ve sergi gibi organizasyonlarda uzman ve temsilci katılımını sağlamayı, karşılıklı eğitim programları, çalıştaylar ve teknik ziyaretler gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu iş birliği hem TÜRKÇİMENTO hem de Azerbaycan çimento sektörünün dönüşüm motivasyonu açısından stratejik önem taşıyor. İyi niyet anlaşmasının ardından 2025 yılı itibarıyla ilk ortak aksiyonların başlatılması ve sürdürülebilir çimento üretimi odağında güçlendirilmiş bir ortaklık modelinin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bu adım, bölgesel ölçekte düşük karbonlu, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir çimento endüstrisi için önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.

Türk Çimento Sektörü 2024 Sürdürülebilirlik Raporu Yayımlandı Haber

Türk Çimento Sektörü 2024 Sürdürülebilirlik Raporu Yayımlandı

Tüm TÜRKÇİMENTO üyelerinin katkı sağladığı raporda, 53 entegre tesisin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) verileri konsolide edilerek sektörün sürdürülebilirlik yolculuğuna kapsamlı bir çerçeve sunuldu. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) dikkate alınarak hazırlanan rapor, TÜRKÇİMENTO’nun benimsediği çifte önemlilik yaklaşımı temelinde şekillendirildi. Bu kapsamda sektörün çevresel ve sosyal etkileri ile bu etkilerin finansal performansa yansımaları kapsamlı şekilde analiz edildi. Farklı paydaş gruplarının katılımıyla gerçekleştirilen anket ve mülakat çalışmaları sonucunda sektörün sürdürülebilirlik öncelikleri belirlendi. Raporda hem etki hem de finansal açıdan yüksek önceliğe sahip konular arasında iklim değişikliği ile mücadele ve uyum, enerji yönetimi ve verimliliği, sürdürülebilir ürünler, döngüsel ekonomi ve atık yönetimi, Türkiye ekonomisine katkı, iş sağlığı ve güvenliği, ürün kalitesi ve yasal mevzuata uyum öne çıkıyor. Ayrıca sektör genelinde sürdürülebilirlik ve iklimle bağlantılı risk ve fırsatlara da yer veriliyor. Alternatif Yakıtla Enerjinin Yüzde 13’ü Karşılandı Türk çimento sektörü geçen yıl itibarıyla, çevresel performansını güçlendirmeye yönelik önemli adımlar attı. Bu kapsamda 2,1 milyon ton alternatif yakıt kullanılarak sektörün ısıl enerji ihtiyacının %13’ü bu kaynaklardan sağlandı. 6,6 milyon ton alternatif hammadde kullanımıyla da yaklaşık %5’lik ikame oranına ulaşıldı. Yenilenebilir enerji yatırımlarında da artış sağlanırken, çimento fabrikalarının elektrik tüketiminin yaklaşık %10’u güneş ve rüzgâr enerjisinden karşılandı. Sektörde 2024 yılı içinde yapılan çevresel yatırımların toplamı 1,6 milyar TL’ye, yıllık çevresel harcamalar ise 300 milyon TL’ye ulaştı. Bu yatırımlar, karbon emisyonlarının azaltılmasının yanı sıra kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamalarının güçlendirilmesi açısından da önemli bir rol oynadı. TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Çimento sektörü olarak, sürdürülebilirliği artık bir tercih değil, temel bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Alternatif yakıt ve hammadde kullanımı, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları ve dijitalleşme çalışmaları, bu dönüşümün en somut göstergeleri. Yayımladığımız 2024 Sürdürülebilirlik Raporumuz yalnızca mevcut performansımızı değil, aynı zamanda risklerimizi, fırsatlarımızı ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritamızı da ortaya koyan stratejik bir rehber niteliği taşıyor.” Yeşil Dönüşüm Türk Çimentosunun Rekabet Gücünü Artırıyor Türk çimento sektörü; Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum süreci, karbon düzenlemeleri, enerji dönüşümü ve sürdürülebilir üretim uygulamaları doğrultusunda küresel rekabet gücünü artırmayı sürdürürken, toplumsal faydayı ve sürdürülebilir kalkınmayı da iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor. TÜRKÇİMENTO 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, sektörün düşük karbonlu ve daha dirençli bir geleceğe geçişinde önemli bir referans doküman niteliği taşıyor.

TÜRKÇİMENTO, Uluslararası Çimento Sektörünü Antalya’da Buluşturdu Haber

TÜRKÇİMENTO, Uluslararası Çimento Sektörünü Antalya’da Buluşturdu

TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, “Çimento sektörü yalnızca üretim yapılan bir alan değil, Türkiye’nin ekonomik, çevresel ve toplumsal dönüşümünde stratejik bir güçtür” dedi. TÜRKÇİMENTO tarafından her yıl düzenlenen Uluslararası Teknik Seminer ve Sergisi Antalya’da başladı. Bu yıl, 18’inci kez Türkiye ve dünyadan çok sayıda çimento markası ve profesyonelini ağırlayan etkinliğin ana teması “Yeni Yüzyılda Yeşil Çimento: Græcement” oldu. Yeşil ve dijital dönüşümden inovasyona, yeni nesil çimentolardan sürdürülebilir üretime kadar sektörün güncel gelişmeleri ve geleceğini şekillendiren çözümlerin ele alındığı etkinlik yine büyük bir başarıya imza attı. Etkinlik 600’ü aşkın katılımcı ve 150’yi aşkın firma katılımıyla gerçekleşti. “Yeşil ve Dijital Dönüşüm, İnovasyon, Sürdürülebilir Üretim ve Yeni Nesil Çimentolar” gibi konu başlıklarının ele alındığı etkinliğin açılışında konuşan TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, “Bugün, sektörümüzün geleceğini şekillendiren yeni bir sayfayı birlikte açıyoruz. Çimento sektörü yalnızca üretim yapan bir alan değil, Türkiye’nin ekonomik, çevresel ve toplumsal dönüşümünde stratejik bir güçtür” dedi. Türk çimento sektörünün tüm küresel zorluklara rağmen büyümeye, üretmeye ve dünyanın en güçlü oyuncularından biri olmaya devam ettiğini belirten Konukoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeşil dönüşüm artık bir tercih değil, sektörümüzün varoluş stratejisidir. Türk çimento sektörü sürdürülebilirlik hedeflerini erteleyen değil, gerçeğe dönüştüren bir sektördür. Biz dönüşümü üç temel eksende yönetiyoruz; yeşil, dijital ve insan odaklı dönüşüm. Artık üçüz dönüşüm yalnızca bir hedef değil, geleceğe açılan ana kapımızdır. Her yıl daha az fosil yakıt, daha fazla geri kazanılmış enerji kullanıyoruz. Attığımız her adım, karbon azaltımından döngüsel ekonomiye kadar geniş bir alanda Türkiye’nin sürdürülebilir geleceğine güç katıyor”. 18’inci Teknik Seminer ve Sergisinin açılışında Çin Çimento Birliği Genel Sekreteri Dr. Wang Yutao ve Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği Başkanı Henning Sasse de konuşmayla yer aldı. Nihat Özdemir: “Gri çimentodan yeşil çimentoya geçmemiz gerekiyor” TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve ÇEİS Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir de açıklamasında, Türk çimento sektörünün iddialı bir yapısı olduğunu belirterek, sektörün Avrupa’daki ve dünyadaki yerinin bunun en önemli göstergesi olduğunu belirtti. Özdemir şunları söyledi: “Sektörün 124 milyon tonluk eşdeğer çimento üretim kapasitesi mevcut. Bu yıl kapasite kullanım oranımızı %77’ye kadar çıkarttık. Bu iyi. Ama kullanamadığımız bir kapasite var. Bu nedenle yeni yatırıma ihtiyaç yok. Ama gri çimentodan yeşil çimentoya geçmemiz gerekiyor. Modernleşmeye ihtiyaç var. Yatırım bu alanda yapılmalı. Firmalarımız son 4-5 yıldır bu anlamda yatırımlar yapmaya başladılar.” Açıklamasında mega projeler konusuna da değinen Nihat Özdemir, Türkiye’de 2013’ten 2021 yılına kadar mega projeler yapıldığını hatırlatarak, pandemi sonrasında bu konuda Türkiye’de ve dünyada yavaşlama olduğunu vurguladı. TÜRKÇİMENTO CEO’su Bozay: “Artış ciro ve net gelire yansımıyor” TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay ise yaşanan depremden sonra sektörün satışların %5’lik bir artış olduğunun altını çizdi. “Ancak bu artış ciro ve net gelire yansımıyor. Borsada yer alan çimento şirketlerinin cirolarına baktığımızda %5’lik bir düşüş var. Net gelirde de %30’luk bir düşüş görüyoruz” diye konuşan Bozay, önümüzdeki dönemde sektörün yeşil dönüşüm için kendi iç imkanları ile finansmanı sağlamakta zorlanacağını, finansman ihtiyacının giderek artacak gibi göründüğünü belirtti. Dr. Wang Yutao: “Sıfır karbon hedefi doğrultusunda sizinle iş birliği yapmayı arzu ediyoruz” Çin Çimento Birliği Genel Sekreteri Dr. Wang Yutao konuşmasına; “Bu etkinliğe yıllardır davet ediliyoruz. Ancak çoğu zaman sadece tebrik ve selamlarımızı iletebildik. Bu yüzden bu yıl bizzat burada bulunmak benim için ayrı bir mutluluk” sözleriyle başlayan Dr. Yutao, Çin’de 2024 yılsonu itibariyle 1543 çimento üretim hattının faaliyette olduğunu söyledi. Ülkesinde çimento üretim kapasitesinin 1,8 milyar ton seviyesinde bulunduğunu hatırlattı. Dr. Yutao, “Biz de ülkemizin karbon nötr hedefinin bir parçasıyız ve karbon emisyonlarını azaltmak için çok fazla çaba gösteriyoruz. 2020 yılından bu yana çimento sektöründen kaynaklanan başlıca kirleticilerin emisyonları sürekli düşüş eğilimi göstermektedir. Sektörümüzün dönüşümü için birlikte daha fazla çaba gösterebileceğimizi umuyoruz. Sıfır karbon hedefi doğrultusunda sizinle iş birliği yapmayı arzu ediyoruz” dedi. Henning Sasse: “Sektör olarak elektrik tüketimimizi yeşil enerjiden sağlamayı hedefliyoruz” Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği Başkanı Henning Sasse, “Türkiye’ye kıyasla daha küçük bir ülke olsak da sektörümüzden güçlü bir temsil burada yer alıyor. Azerbaycan’da net sıfır hedefi doğrultusunda neler yapılabileceğini tartışıyoruz. Henüz bir yıllık bir oluşum olmamıza rağmen ASiA (Azerbaycan Çimento Üreticileri Birliği) olarak net sıfır hedefimizi ilan ettik. Bu sürece hükümet yetkililerini, karar vericileri ve inşaat sektörünü de dahil ettik” dedi. Sasse, Azerbaycan’da yeşil enerji konusunun son dönemin en sıcak gündemi olduğunu belirterek, “Hükümet, yeşil elektrik konusunda önemli adımlar atmış durumda. Biz de sektör olarak elektrik tüketimimizi tamamen yeşil enerji kaynaklarından sağlamayı hedefliyoruz. Petrol zengini bir ülke olmamıza rağmen sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü geleceğin en kritik alanı olarak karşımıza çıkıyor. Türk çimento üreticilerinin LC3 ve çimentomsu malzemeler üzerine yaptığı çalışmaları yakından takip ediyoruz; bunun Azerbaycan için de bir fırsat olabileceğini düşünüyoruz” dedi. Konuşmasına geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz merhum Türkçimento Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yücelik için başsağlığı dileyerek başlayan Avrupa Çimento Birliği CEO’su Koen Coppenholle, etkinlik teması olan inovasyon ve sürdürülebilirlik konularının kendileri için de odak konular olduğunu söyledi. Coppenholle, Avrupa Çimento Birliği’nin rekabetçilik zemininde dekarbonizasyon çalışmalarını yürüttüğünün altını çizdi. 1987 yılından bu yana düzenlenen etkinlik, çimento sektörünün ulusal ve uluslararası tedarikçi firmalarıyla buluştuğu bir platform olarak sektörde yenilikleri desteklemeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.